Bitcoin’de aylardır tekrar eden sert düşüşlerin arkasında ne var? ABD açılış saatlerinde gelen satışlar, milyar dolarlık ETF pozisyonları ve Luna çöküşüne uzanan iddialar kripto dünyasını karıştırdı. Jane Street merkezli tartışma, Bitcoin fiyatının gerçekten serbest piyasada mı oluştuğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
Kripto para piyasasında son günlerde yabancı yatırımcıların en çok konuştuğu konu, Bitcoin fiyatının aylardır sistematik biçimde baskılanmış olabileceğine dair ortaya atılan iddialar oldu.
Özellikle ABD merkezli büyük piyasa yapıcı Jane Street’in adı bu tartışmaların merkezine yerleşti.
Konu yalnızca kısa vadeli fiyat hareketleri değil; Luna çöküşünden ETF mekanizmasına uzanan daha geniş bir piyasa yapısı sorgulanıyor.
Ortada henüz kanıtlanmış bir manipülasyon yok. Ancak zincir verileri, fiyat davranışı ve kurumsal pozisyonlar bir araya getirildiğinde kripto dünyasında “Bitcoin gerçekten serbest piyasada mı fiyatlanıyor?” sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlandı.

HER GÜN AYNI SAATTE GELEN SERT SATIŞLAR
Özellikle yabancı kripto topluluklarında paylaşılan analizlerde dikkat çeken ilk unsur, ABD piyasalarının açılışına yakın saatlerde görülen tekrar eden fiyat hareketleri oldu.
İddialara göre kasım ayından bu yana neredeyse her işlem gününde New York saatiyle sabah 10 civarında Bitcoin’de birkaç dakika içinde yüzde 2–3’e varan sert satışlar yaşanıyor. Bu satışların çoğu zaman:
• Likiditenin nispeten ince olduğu anlarda gelmesi
• Kaldıraçlı long pozisyonları likidasyona zorlaması
• Stop emirlerini tetiklemesi
• Algoritmik satışları devreye sokması sonucunda zincirleme düşüşlere yol açtığı öne sürülüyor.
Kripto piyasasında yüksek kaldıraç kullanımı nedeniyle küçük bir satış dalgası bile büyük bir likidasyon zincirine dönüşebiliyor.
Bu da fiyatın kısa sürede aşağı itilmesine ve ardından dip bölgelerde yeniden alım fırsatı oluşmasına neden oluyor.
Piyasadaki iddiaya göre bu döngü aylar boyunca tekrarlandı: sert satış → likidasyon → düşüş → dipten kurumsal alım. Bu mekanizmanın özellikle büyük likidite sağlayıcılar için ciddi kazanç üretmiş olabileceği konuşuluyor.

JANE STREET VE DEV ETF POZİSYONU
Bu tartışmanın merkezine yerleşen kurum ise Jane Street. Küresel ölçekte en büyük piyasa yapıcılardan biri olan firma, özellikle Bitcoin ETF’leri üzerinden kripto piyasasında kritik bir rol oynuyor.
Piyasa verilerine göre Jane Street’in BlackRock’ın spot Bitcoin ETF’i IBIT’te milyarlarca doları bulan bir pozisyonu bulunuyor. Bazı analizlerde bu pozisyonun bir dönem 2,5 milyar dolar seviyesine yaklaştığı ifade ediliyor.
Yabancı yatırımcılar arasında konuşulan senaryoya göre, ABD açılış saatlerinde gelen agresif satışlar fiyatı kısa süreli baskılıyor. Bu baskı sırasında ETF hisseleri ile spot Bitcoin arasındaki fiyat farkı genişliyor ve büyük oyuncular ETF tarafında daha düşük maliyetle birikim yapabiliyor.
Birçok trader bu nedenle sabah saatlerindeki sert satışların “likidite süpürme” amacı taşıyabileceğini düşünüyor. Yani kaldıraçlı pozisyonlar stop olurken büyük oyuncuların daha ucuz maliyetle ETF ve spot biriktirdiği iddia ediliyor.
Bu iddia kesinleşmiş değil. Ancak son dönemde fiyat davranışı ile kurumsal ETF akışlarının çakışması tartışmayı büyütmüş durumda.
GÖRÜNEN POZİSYONLAR VE TÜREV GERÇEĞİ
Jane Street’in büyük ETF pozisyonu ilk bakışta “kurumsal Bitcoin birikimi” gibi görünse de piyasa profesyonelleri bu verinin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.
ABD’de açıklanan 13F raporları yalnızca hisse ve ETF pozisyonlarını gösteriyor. Opsiyon, vadeli işlem ve swap gibi türev işlemler bu raporlarda yer almıyor. Bu nedenle görünen büyük ETF pozisyonunun hedge edilmiş olması oldukça olası. Bir piyasa yapıcı aynı anda:
• ETF hissesi taşıyıp
• Futures tarafında short açabilir
• Opsiyon yazarak riskini nötrleyebilir
Bu durumda bilanço üzerinde büyük bir long pozisyon görülse bile net etkinin sıfır ya da negatif olması mümkün. Bu model piyasa yapıcılar için standart bir strateji olarak biliniyor.
Dolayısıyla bazı uzmanlara göre Jane Street’in amacı Bitcoin biriktirmekten ziyade volatiliteden ve fiyat farklarından kazanç sağlamak olabilir.

LUNA GEÇMİŞİ NEDEN YENİDEN GÜNDEMDE?
Jane Street tartışmasının büyümesinde 2022’deki Terra (Luna) çöküşü de etkili oldu. ABD’de açılan davalarda Terra ekosisteminin çöküşü öncesinde bazı büyük trading firmalarının kritik saatlerde pozisyonlarını hızla kapattığı iddiaları yeniden gündeme geldi.
Dava dosyalarında, TerraUSD likiditesinin çekildiği anlarda bazı büyük oyuncuların piyasadan hızla çıktığı ve sistem çökmeye başlamadan önce risklerini azalttığı öne sürülüyor.
Bu iddialar henüz mahkeme tarafından kanıtlanmış değil ve yargı süreci devam ediyor. Ancak kripto topluluklarında kurumsal oyuncuların piyasa yapısını ne kadar etkileyebildiği sorusu yeniden tartışılmaya başlandı.
Bu geçmiş tartışmaların tekrar gündeme gelmesi, Bitcoin tarafındaki iddiaların da daha geniş bir çerçevede ele alınmasına yol açtı.
BİTCOİN ARTIK TAMAMEN KURUMSAL BİR PİYASA
Tüm bu iddialar ve tartışmalar tek bir gerçeği net biçimde ortaya koyuyor: Bitcoin piyasası artık tamamen kurumsal finans dünyasının içinde.
ETF’ler, türev işlemler, yüksek frekanslı trading firmaları ve büyük likidite sağlayıcılar fiyat keşfinin önemli bir parçası haline geldi. Bu yapı içinde kısa vadeli fiyat hareketlerinin yalnızca bireysel yatırımcı davranışıyla oluştuğunu söylemek artık mümkün değil.
Ancak şu aşamada Jane Street’in Bitcoin fiyatını bilinçli olarak baskıladığına dair doğrulanmış bir manipülasyon kararı bulunmuyor. Tartışma daha çok piyasa davranışı, veri yorumları ve kurumsal yapı analizlerinden oluşuyor.
Yine de kripto dünyasında sorulan soru giderek daha yüksek sesle dile getiriliyor:
Bitcoin gerçekten doğal arz-talep dengesiyle mi fiyatlanıyor, yoksa modern finansın büyük oyuncuları kısa vadeli fiyat hareketlerini yönlendirebiliyor mu?
Bu sorunun net cevabı henüz yok. Ancak kesin olan bir şey var: Bitcoin piyasası artık yalnızca kripto yatırımcılarının değil, Wall Street devlerinin de sahası.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.


