Merkez Bankası’nın enflasyon tahminini yukarı yönlü revize etmesi, fiyat artışlarının beklenenden daha kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Gıda, akaryakıt ve ulaşım maliyetlerinde yüksek seyrin sürmesi ihtimali vatandaşın cebine nasıl yansıyacak sorusunu gündeme taşıdı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ilk Enflasyon Raporu’nda 2026 sonu enflasyon tahmin aralığını yukarı yönlü revize ederek yüzde 13–19 bandından yüzde 15–21 aralığına çıkardı. Ara hedeflerde değişiklik yapılmazken, tahmin aralığındaki bu yükseliş “fiyat artışları beklenenden daha kalıcı mı olacak?” sorusunu gündeme taşıdı.
Peki bu karar ne anlama geliyor? Sokaktaki vatandaşa nasıl yansır? Market fiyatları, ulaşım ve akaryakıtta yeni zamlar kapıda mı?
Enflasyon Tahmini Neden Yükseltilir?
Merkez Bankası enflasyon tahminini;
İç talep görünümü
Döviz kuru hareketleri
Küresel enerji fiyatları
Ücret artışları
Vergi ve kamu fiyat ayarlamaları gibi birçok faktörü analiz ederek belirler.
Tahmin aralığının yukarı çekilmesi, fiyat artış hızının daha yavaş düşeceğine veya beklenenden daha dirençli kalacağına işaret eder. Bu doğrudan bir zam kararı değildir; ancak fiyat baskısının devam ettiğini gösterir.
Gıda Fiyatları: Sofraya Etkisi Ne Olur?
Türkiye’de enflasyonun en hızlı hissedildiği alanların başında gıda geliyor. Özellikle:
Et ve süt ürünleri
Sebze-meyve
Ekmek ve temel tüketim ürünleri
Gıda fiyatları; tarımsal üretim maliyetleri, enerji fiyatları, nakliye giderleri ve döviz kuruna bağlı olarak şekilleniyor.

Enflasyon beklentisinin yükselmesi, üretici maliyetlerinin yüksek kalabileceğine işaret eder. Bu da zincirleme şekilde market raflarına yansıyabilir. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda fiyat oynaklığı sürebilir.
Ancak burada mevsimsellik ve arz koşulları da belirleyici olacaktır.
Akaryakıt ve Ulaşım: Kritik Bağlantı
Akaryakıt fiyatları üç temel faktöre bağlıdır:
Brent petrol fiyatı
Döviz kuru
Vergi düzenlemeleri
Enflasyon beklentisinin yükselmesi, döviz ve maliyet tarafında baskının sürdüğüne işaret edebilir. Eğer petrol fiyatları veya kur yukarı yönlü hareket ederse, bu durum pompaya zam olarak yansıyabilir.

Akaryakıttaki her artış ise:
Şehir içi ulaşım ücretleri
Lojistik maliyetleri
Kargo fiyatları
Ürün dağıtım giderleri üzerinden dolaylı şekilde tüm ürün fiyatlarını etkileyebilir.
Kiralar ve Hizmet Sektörü
Enflasyonun kalıcı seyretmesi durumunda kira artışları ve hizmet sektöründeki fiyatlar da yüksek kalabilir. Restoran, kuaför, özel eğitim, sağlık gibi hizmet kalemleri genellikle maliyet artışlarına hızlı tepki verir.
Hizmet enflasyonu düştüğü zaman genel enflasyonda da kalıcı düşüş görülür. Bu nedenle Merkez Bankası açısından hizmet fiyatları kritik önemdedir.
Maaşlar ve Alım Gücü
Enflasyon tahmininin yükselmesi, ücret politikaları açısından da önemlidir. Eğer maaş artışları enflasyonun altında kalırsa:
Reel gelir düşer
Tüketim gücü zayıflar
Hane bütçesi daha fazla zorlanır
Vatandaş açısından asıl mesele enflasyonun kaç olduğu değil, maaş artışının fiyat artışlarını karşılayıp karşılamadığıdır.
Hemen Zam mı Gelir?
Hayır. Enflasyon tahmini artışı otomatik bir zam kararı değildir. Ancak şunu gösterir:
Fiyat artışlarının beklenenden daha yavaş düşmesi öngörülüyor.
Bu da özellikle gıda, ulaşım ve enerji kalemlerinde fiyatların yüksek kalma ihtimalini artırır. Zam olup olmayacağını belirleyecek olan ise önümüzdeki aylarda: Döviz kuru, Petrol fiyatları, İç talep ve Kamu fiyat ayarlamaları olacaktır.
Pahalılık Sürecek mi?
Merkez Bankası’nın tahmin revizyonu, enflasyonla mücadele sürecinin beklenenden daha uzun sürebileceğine işaret ediyor. Bu, “yarın büyük zam geliyor” anlamına gelmese de fiyatların kısa vadede hızlı bir şekilde düşmeyeceğini gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde ekonomik dengeleri belirleyecek en kritik unsur; enflasyonun gerçekten düşüş trendine girip girmeyeceği olacak. Vatandaş için ise temel soru aynı:
Gelir artışı fiyat artışını yakalayabilecek mi?



