İran ateşkesinin ardından altın 4.815 dolara ulaştı. Dolar zayıflaması, Fed belirsizliği ve müzakerelerin seyri önümüzdeki iki haftayı şekillendirecek. Analistler, altın fiyatlarında yükseliş için senaryoları da açıkladı.
ABD ile İran arasında varılan iki haftalık ateşkes anlaşması altın piyasasında beklenmedik bir etki yarattı. Pek çok analistin “jeopolitik risk azalır, altın düşer” beklentisinin aksine, sarı metal çarşamba günkü Asya seansında üç haftanın en yüksek seviyesi olan 4.815 dolara yaklaştı. Bu tablonun arkasındaki dinamikleri ve önümüzdeki iki haftanın altın için ne anlama geldiğini mercek altına alıyoruz.
NELER YAŞANDI?
28 Şubat’ta başlayan ABD-İran çatışması küresel enerji piyasalarını derinden sarstı. Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte dünya petrol tedariğinin yaklaşık yüzde 20’si sekteye uğradı ve Brent petrolün varil fiyatı 110 doların üzerine fırladı. Bu süreçte altın, bir yandan jeopolitik belirsizliğin güvenli liman talebi, öte yandan yükselen enflasyon baskısıyla karmaşık bir seyir izledi.

Trump, haftalarca süren müzakereler ve ultiomatumların ardından salı günü Truth Social’dan yaptığı paylaşımda İran ile iki haftalık ateşkes üzerinde anlaşıldığını açıkladı. Pakistan’ın arabuluculuğuyla şekillenen anlaşma kapsamında İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı kabul etti. Müzakerelerin İslamabad’da cuma günü başlayacağı ve her iki tarafın onayı halinde uzatılabileceği belirtildi.

ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM
Ons altın gün içinde en yüksek 4. 857 dolar, en düşük 4.709 dolar seviyesini gördü Ons altın saat 08.10 itibarıyla 4.809 dolar seviyesinde seyrediyor.
Gram altın ise aynı saat itibarıyla 6.875,86 TL seviyesinde seyrediyor.

ALTIN NEDEN DÜŞMEDİ?
Ateşkes haberlerinin gelmesi normalde güvenli liman varlıklarından çıkışı hızlandırır. Nitekim petrol bu beklentiyle sert geriledi. Ancak altın farklı bir yol izledi. Bunun birkaç temel nedeni var.
İlk olarak dolar zayıfladı. Ateşkes haberiyle birlikte ABD Dolar Endeksi 99,80 seviyesine gerilerken dolar bazlı varlık olan altın bundan doğrudan yararlandı. Dolar ile altın arasındaki ters korelasyon bu kez altın lehine işledi.
İkinci neden ise enflasyon baskısının hâlâ masada olması. Petrol fiyatlarındaki yüksek seyir çatışma boyunca enflasyonu besledi ve Fed’in para politikasını baskı altına aldı. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack ve Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee, enflasyonun istihdamdan daha büyük bir risk haline geldiğini açıkça vurguladı. Piyasalar, Fed’in 2026 yılı boyunca faiz indirmeyebileceğini fiyatlamaya başladı. Bu tablo altın için tehdit gibi görünse de belirsizliğin sürmesi yatırımcıları tamamen uzaklaştırmadı.
Üçüncü neden ise ateşkesin kalıcı olmadığına dair şüpheler. İki haftalık geçici anlaşma, piyasalarda “sonrası ne olacak” sorusunu canlı tutuyor. Müzakerelerin çöküp çökmeyeceği belirsizliğini korurken bu belirsizlik altını desteklemeye devam ediyor.

TEKNİK GÖRÜNÜM
Altın, 23 Mart’ta gördüğü 4.099 dolar dip seviyesinden bu yana yaklaşık yüzde 17 yükseldi. 10 Mart’ta ulaştığı 5.238 dolar rekor zirvenin oldukça altında olsa da momentum değişiyor. TradingView analistlerine göre 4.800 doların üzerinde tutunulabilirse ilk hedef 5.045 dolar seviyesi. Bu eşiğin altında kalınması halinde ise 4.580 ile 4.540 dolar bandı önemli destek bölgesi olarak öne çıkıyor.

ÖNÜMÜZDEKİ İKİ HAFTA NEYİ BELİRLEYECEK
İki haftalık ateşkes aslında piyasalar için bir nefes alma süresi değil, bir belirsizlik penceresine dönüştü. Bu süreçte altın fiyatlarını şekillendirecek üç kritik faktör öne çıkıyor.
Müzakerelerin seyri birinci sırada geliyor. İslamabad’daki görüşmelerin kalıcı bir anlaşmayla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı belirleyici olacak. Anlaşma çöküp çatışma yeniden alevlenirse güvenli liman talebi altını sert yukarı itebilir. Kalıcı barış sağlanırsa petrol düşer, enflasyon baskısı azalır ve altın üzerinde aşağı yönlü baskı oluşabilir.
Fed’in tutumu ikinci sırada. Yüksek enerji fiyatlarının beslediği enflasyon verilerinin önümüzdeki haftalarda açıklanacak PCE ve TÜFE rakamlarına yansıması, merkez bankasının elini nasıl oynayacağını netleştirecek. Faiz indirimi beklentilerinin tamamen masadan kalkması altın için ciddi bir baskı unsuru olabilir.
Merkez bankası alımları üçüncü faktör. Yılın ilk üç ayında merkez bankalarının altın alımlarının geçen yıla kıyasla yüzde 80 azaldığı ve altına dayalı yatırım fonlarının 90 ton altın sattığı bir ortamda sarı metalin 4.000 doların üzerinde tutunabilmesi analistler tarafından yapısal gücün göstergesi olarak değerlendiriliyor. Bu altyapı, yılın ikinci yarısındaki olası yükselişe zemin hazırlıyor.
ANALİSTLER NE DİYOR? İKİ FARKLI SENARYO VAR
Piyasa uzmanları önümüzdeki dönem için iki farklı senaryo çiziyor. Kısa vadede 4.800 dolar direncinin kırılamaması ve Fed’in sıkı duruşunu koruması halinde 4.540 dolar desteğine doğru geri çekilme ihtimali gündeme gelebilir. Orta ve uzun vadede ise tablo daha iyimser. Uzman analistler, mevcut konsolidasyonun yılın ikinci yarısındaki yeni bir yükseliş dalgası için zemin hazırladığını ve 6.000 dolar hedefinin hâlâ geçerliliğini koruduğunu vurguluyor.
Altın piyasasında tek bir parametreye bakarak karar vermek yanıltıcı olabilir. İran ateşkesinin etkisi, Fed politikası ve dolar hareketleriyle birlikte düşünüldüğünde, önümüzdeki iki hafta hem yukarı hem aşağı sürprizlere açık bir dönem olarak şekilleniyor.



