Bundan yarım asır önce atılan bir imza, bugün teknoloji tarihinin en çarpıcı "Keşke" hikayelerinden birini anlatıyor. Steve Jobs ve Steve Wozniak'ın Apple'ı resmen kurduğu sözleşme, aradan geçen 50 yılın ardından yeniden gündeme gelirken, bu belgede yer alan üçüncü bir isim ve onun aldığı karar, milyarlarca dolarlık bir fırsatın nasıl geride bırakıldığını gözler önüne seriyor.
Bundan 50 yıl önce Steve Jobs ve Steve Wozniak, Apple’ın kuruluşunu resmileştiren sözleşmeye imza attı. Yarım asır sonra bu tarihi belge, Christie's tarafından düzenlenen bir müzayedede yaklaşık 2 milyon dolara alıcı bularak yeniden gündeme geldi.
Sözleşmede yalnızca iki Steve'in değil, bugün pek az kişinin hatırladığı üçüncü bir ortağın imzası da yer alıyordu: Ronald G. Wayne. Jobs'ın yakın arkadaşı olan Wayne, Apple'ın hukuki kuruluş sürecini üstlendi ve sözleşmeyi kaleme aldı. Bu emeği karşılığında şirkette yüzde 10 pay aldı. Jobs ve Wozniak ise yüzde 45'er hisseye sahipti.

12 GÜN SONRA ORTAKLIKTAN AYRILDI
Ancak Wayne, imzaların atılmasından sadece 12 gün sonra şirketten ayrıldı. Sahip olduğu yüzde 10'luk hisseleri 800 dolar karşılığında sattı. Daha sonra Apple üzerindeki tüm hak iddialarından vazgeçmek için 1.500 dolar daha aldı.

BUGÜNKÜ DEĞERİ 400 MİLYAR DOLAR OLABİLİRDİ
Günümüzde piyasa değeri yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşan Apple'daki yüzde 10'luk pay, teorik olarak 400 milyar dolarlık bir servete karşılık geliyor. Elbette Apple'ın 1980'de halka arz edilmesi ve yıllar içinde yeni yatırımcıların devreye girmesiyle kurucuların payları zamanla seyrelmişti. Wayne şirkette kalsaydı benzer bir süreç yaşayacaktı, ancak yine de onu dünyanın en zengin isimleri arasına sokacak bir servete ulaşması muhtemeldi.

SATIŞ KARARININ ARKASINDAKİ RİSK KAYGISI
Wayne'in hisselerini satma kararı, bugünden bakıldığında büyük bir fırsatın kaçırılması olarak görülse de, o dönem için bir risk yönetimi hamlesiydi.
Wayne'in aktardığına göre Apple'ın ilk günlerinde Jobs, Byte Shop adlı bir mağazaya 50–100 bilgisayar teslim etmek için 15 bin dolar borç aldı. Ancak mağazanın borçlarını ödememe sicili vardı.
Wayne, "Eğer paramızı alamazsak 15 bin doları nasıl geri ödeyeceğiz?"sorusunu gündeme getirdi. Jobs ve Wozniak'ın maddi varlıklarının olmadığını, kendisinin ise ev, araba ve banka hesabına sahip olduğunu belirterek olası bir batışta kişisel varlıklarının risk altında olacağını düşündüğünü anlattı.

GERİ PLANDA KALACAĞINI DÜŞÜNMÜŞ!
Ayrılık kararı yalnızca finansal nedenlere dayanmıyordu. O dönemde 41 yaşında olan Wayne, Jobs ve Wozniak’ın kendisinden neredeyse yarı yaşta olduğunu ve hızla ön plana çıkacaklarını öngörüyordu. Kendisinin ise geri planda kalacağını düşünüyordu.
Wayne, CNN'e verdiği röportajda "Apple'da kalsaydım muhtemelen mezarlıktaki en zengin adam olurdum" dedi. Business Insider'a ise şu sözlerle konuştu:
"Devlerin gölgesinde kalacağımı biliyordum. Kendi projem olmayacaktı. Önümüzdeki 20 yıl boyunca evrak işleriyle uğraşan biri olmak istemedim."

"HİÇ ZENGİN OLMADIM AMA HİÇ AÇ DA KALMADIM"
Ronald Wayne, kararından pişmanlık duymadığını söylese de, sonradan maddi açıdan daha rahat bir hayatın kötü olmayacağını kabul etti. Geçimini sağlamak için mülkünün bir bölümünü kiraya verdiğini ve sosyal güvenlik ödemelerinden yararlandığını belirtti.
"Hiç zengin olmadım ama hiç aç da kalmadım" diyen Wayne'in hikayesi, teknoloji tarihinin en büyük kaçırılmış finansal fırsatlarından biri olarak anılmaya devam ediyor.



