Avrupa Birliği, 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni “Kritik Hammadde Dijital Pasaportu” uygulamasıyla metal piyasalarında köklü bir dönüşüm başlattı. Yeni düzenleme kapsamında Avrupa pazarında kullanılan her bir gram platin ve paladyumun, kaynağı, üretim yöntemi, karbon ayak izi ve etik madencilik kriterlerine uygunluğu dijital olarak kanıtlanmak zorunda olacak.
AB Komisyonu yetkilileri, bu adımın yalnızca çevre politikası değil; aynı zamanda Avrupa’nın kritik metallere erişimde stratejik bağımsızlık hamlesi olduğuna dikkat çekiyor.
Her Metale “Dijital Kimlik” Geliyor
Yeni sistemle birlikte platin ve paladyum, klasik sertifika süreçlerinin ötesine geçerek, blokzincir tabanlı altyapılar üzerinden oluşturulan dijital pasaportlarla piyasaya sunulacak. Bu pasaportlarda:
Metalin çıkarıldığı maden ve ülke
Üretim sürecindeki karbon salımı
Kullanılan enerji türü (kömür, nükleer, yenilenebilir)
Taşıma ve rafinaj zinciri
Çalışma koşulları ve etik uygunluk belgeleri detaylı biçimde kayıt altına alınacak.
Bu kriterleri karşılamayan metaller, 2026’dan itibaren AB sanayisinde kullanılamayacak veya yüksek karbon vergileriyle karşı karşıya kalacak.
Geri Dönüşüm Sektörü Sanayi Devi Haline Geliyor
Yeni yasa, özellikle ikincil üretimi yani geri dönüşüm kaynaklı metal üretimini stratejik bir konuma taşıdı. Hurda araç katalizörleri, elektronik atıklar ve endüstriyel artıklar üzerinden platin ve paladyum geri kazanımı yapan tesisler, AB fonlarından milyarlarca euroluk teşvik almaya başladı.
AB Komisyonu verilerine göre:
2025’te PGM arzının %18’i geri dönüşümden gelirken,
2030 hedefi bu oranın %35’in üzerine çıkarılması.
Bu kapsamda Almanya, Belçika, Hollanda ve Polonya’da yeni nesil yüksek saflıkta metal geri kazanım tesisleri hızla kuruluyor. Sektör, klasik madenciliğin aksine hem daha düşük karbon ayak izine sahip olması hem de jeopolitik risk taşımaması nedeniyle öne çıkıyor.



