HSBC, Türkiye ekonomisine ilişkin yapıcı görünümünü koruduğunu belirtirken, dezenflasyon sürecinin kademeli ilerleyeceğini ve enflasyonun tek haneye 2028'den önce gerilemesinin zor olduğunu öngördü. Kurum, dolar/TL'nin yıl sonunda 48 seviyesine yaklaşmasını beklerken, Türk hisselerinde "Ağırlığını artır" tavsiyesini sürdürdü.
HSBC Global Investment Research, Türkiye'ye ilişkin yayımladığı değerlendirme raporunda makroekonomik zeminin destekleyici olduğunu ancak siyasi ve jeopolitik risklerin yüksek seyrettiğini belirtti. Raporda, güçlenen politika tamponlarının bu riskleri kısmen dengelediği ifade edilirken, Türk Lirası, yerel faizler ve hisse senetlerine yönelik yapıcı görüşün korunduğu bildirildi.

ENFLASYONDA TEK HANE İÇİN 2028'İ İŞARET ETTİ!
Raporda, 2025 yılında iç ve dış şoklara rağmen ekonominin dirençli kaldığı, 2026'da ise güçlü büyümenin devam edeceği ancak dezenflasyon sürecinin daha yavaş bir tempoda ilerleyeceği öngörüldü.

Banka ekonomistleri, 2026 yıl sonu itibarıyla enflasyonun yüzde 20 seviyesine gerilemesini bekliyor. Bu düşüşün yıl boyunca toplamda 1.150 baz puanlık agresif faiz indirimlerine zemin hazırlayacağı tahmin ediliyor.
Tüketici enflasyonunun Türkiye standartlarında "Normal" kabul edilen yaklaşık yüzde 10 seviyesine ise 2028'den önce dönmesinin beklenmediği kaydedildi.
DOLAR/TL BEKLENTİSİNİ AÇIKLADI
HSBC'nin döviz strateji ekibi, dolar/TL'nin yıl sonunda 48,0 seviyesinde olacağını öngördü. Raporda, bu tahminin enflasyonun yüzde 30'un üzerinde seyrettiği bir ortamda kurda sınırlı bir reel değerlenmeye işaret ettiği vurgulandı.

TÜRK HİSSELERİNDE "AĞIRLIĞINI ARTIR" TAVSİYESİ
HSBC, Türk hisse senetleri için "Ağırlığını artır" (overweight) tavsiyesini sürdürdüğünü açıkladı. Enflasyonun tepe noktasından gerilemesi ve faiz indirimlerinin hız kazanmasıyla birlikte piyasada anlamlı bir yeniden değerleme süreci yaşanabileceği belirtildi.
Faizlerdeki düşüşün Türkiye'nin özkaynak maliyetini azaltarak hisse değerlemelerinde güçlü bir toparlanmayı destekleyeceği ifade edildi. Mevcut durumda Türk hisselerinin gelişmekte olan piyasalara kıyasla tarihsel olarak düşük seviyelerde işlem gördüğü kaydedildi.
Hisse senetlerinde yılbaşından bu yana 1,5 milyar dolarlık giriş yaşandığı, geçen yıl toplam girişin 2,3 milyar dolar olduğu aktarıldı.

YEREL TAHVİLLERE İLGİ ARTTI
Raporda yerel tahviller ve gelişmekte olan piyasa hisseleri için olumlu görüş yinelendi. Ocak ayında girişlerin hızlandığı, yılbaşından bu yana yerel borçlanma araçlarına 1,2 milyar dolar yabancı girişi olduğu, 2025 genelinde ise bu rakamın 2,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği belirtildi.

"STRATEJİK KONUM TAM FİYATLANMADI"
HSBC, 2026 ve sonrasında Türkiye yatırım hikayesinin yalnızca bir "Carry trade" temasından dezenflasyon ve ardından yapısal dönüşüm sürecine evrilip evrilemeyeceğinin belirleyici olacağını vurguladı. Para politikasındaki ortodoks duruşa güven duyulduğu ifade edilirken, kalıcı yapısal dönüşüm için daha iddialı reform adımlarına ihtiyaç bulunduğu belirtildi.
Raporda ayrıca makroekonomik normalleşmenin en büyük kazananının bankacılık sektörü olacağı ifade edildi. Faiz indirimlerinin mevduat maliyetlerine kredi faizlerinden daha hızlı yansıyacağı, bunun da bankaların kar marjlarını ve hisse başı kar büyümesini destekleyeceği öngörüldü.
HSBC, Türkiye'nin stratejik konumunun henüz piyasa tarafından tam fiyatlanmadığı görüşünü paylaşırken, Suriye, Gazze, Ukrayna ve Lübnan'ın yeniden inşasında Türkiye'nin kilit rol oynayabileceği, bunun özellikle çimento, sanayi ve enerji sektörleri için yukarı yönlü sürprizler barındırabileceği ifade edildi.



