Hindistan’da Şubat 2026 itibarıyla yatırımcı alışkanlıkları kökten değişti. Altın ETF girişleri, tarihinde ilk kez hisse senedi fonlarını geride bırakarak yaklaşık 24.050 crore ₹ (Hindistan Rupisi) ile rekor kırdı. Bir zamanlar sadece "takı" olarak görülen altın, artık Hindistanlı portföylerin ana koruma kalkanı haline geldi.
Hindistan yatırım dünyasında 2026 yılı, yüzyıllardır süregelen geleneklerin finansal bir ihtilalle sarsıldığı tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçiyor. Dünyanın en büyük altın tüketicisi olan bu dev ekonomide, yatırımcılar artık altını sadece düğünlerde takılan bir ziynet eşyası olarak değil, portföylerini koruyan stratejik bir finansal kale olarak görüyor. Şubat 2026 verileri, Hindistan finans piyasalarında bir devrin kapandığını ve "Altın ETF" (Borsa Yatırım Fonu) döneminin resmen başladığını kanıtlıyor.

Borsada Tarihi Makas Değişimi: Altın, Hisse Senetlerini Tahtından İndirdi
Yıllardır Hindistanlı bireysel yatırımcıların ana oyun alanı olan yerel borsa (Nifty), ilk kez altının finansal gücü karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Bloomberg tarafından yayımlanan güncel analizler, Hindistan’daki Altın ETF girişlerinin tarihinde ilk kez hisse senedi fonlarını (Equity Funds) geride bıraktığını ortaya koyuyor. Şubat 2026 itibarıyla altın fonlarına akan net miktar 24.050 crore ₹ seviyesine ulaşarak rekor kırarken, bir zamanların gözdesi olan hisse senedi fonları aynı dönemde 24.028 crore ₹ seviyesinde kalarak ikinci sıraya geriledi. Bu durum, sadece bir miktar paranın yer değiştirmesi değil, bir halkın yatırım psikolojisinin kökten değişmesi anlamına geliyor.
Performans Uçurumu ve FOMO Etkisi
Yatırımcıların bu sert rotasyonunun arkasında yatan temel neden, 2025 yılındaki getiriler arasındaki dramatik farkta gizli. Hindistan borsası geçtiğimiz yılı %10,5 gibi sönük bir kazançla kapatırken, altın aynı dönemde %75’lik astronomik bir yükseliş sergiledi. Borsanın durağanlığına karşılık altının Rupisi bazında sürekli yeni zirveler test etmesi, yatırımcılarda "yükselişi kaçırma korkusunu" (FOMO) tetikledi. Birikimlerinin borsa endekslerinde erimesini izlemek istemeyen milyonlarca Hintli, çareyi hisse senedi satıp portföylerine dijital altın eklemekte buldu.
Küresel Belirsizlikler ve '6.300 Dolar' Beklentisi
Piyasadaki bu "güvenli limana hücum" hareketi, sadece yerel değil küresel gelişmelerle de besleniyor. Küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı 2026 yılında, finans devlerinden gelen raporlar Hindistan’daki bu ateşi daha da körüklüyor. J.P. Morgan'ın yıl sonu altın hedefini 6.300 dolara revize etmesi, altının sadece mevcut değerini korumakla kalmayıp, önümüzdeki dönemde de en çok kazandıran varlık olmaya devam edeceği beklentisini güçlendirdi. Analistler, Hindistan'ın bu devasa talep artışının küresel piyasalarda bir "arz şoku" yaratabileceğini ve ons fiyatlarını orta vadede 6.000 doların üzerine taşıyacak en güçlü motorun Hindistanlı yatırımcı olacağını belirtiyor.
Geleceğin Portföy Yapısı: Takıdan Fonlara
Hindistan'daki bu dönüşümün en önemli sonucu, altının "finansallaşması" sürecinin tamamlanmasıdır. Yatırımcılar artık fiziksel altının saklama maliyeti, çalınma riski ve saflık derecesi gibi sorunlarıyla uğraşmak yerine, borsada tek bir tuşla alıp satabildikleri likit fonları tercih ediyor. Uzmanlara göre 2026, Hindistan’da altının bilekten çıkıp dijital cüzdanlara girdiği yıl olarak anılacak. Bu yeni dönem, Hindistan ekonomisinin küresel emtia fiyatları üzerindeki domine edici etkisini de hiç olmadığı kadar artıracak gibi görünüyor.



