Fon odaklı manipülasyon tartışmaları ve soruşturmalar sermaye piyasasında taşları yerinden oynattı. Sistemi hedef alan "Fonzi" çarkına hiç bulaşmayan, portföyünde tek bir fon payı dahi bulundurmayan bireysel ve kurumsal yatırımcılar da krizin enkazı altında kaldı.
Doğrudan fonlardaki erime 850 milyar TL olarak hesaplanırken, yaratılan güven bunalımı nedeniyle Borsa İstanbul'da yaşanan toplam piyasa değeri kaybı 3 trilyon lirayı buldu.
Hafta sonu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bazı şirket ve kişilere uygulanan mal varlığı tedbirleri, piyasadaki endişeyi tavan yaptırdı.
Listede daha önce fonlarla ilişkilendirilmemiş isim ve şirketlerin yer alması panik satışlarını tetikledi.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) müdahalesiyle söz konusu tedbir kararları geri çekilse de piyasadaki "korku endeksi" düşmedi.
Soruşturmanın hangi şirketlere sıçrayacağını öngöremeyen yatırımcıların satışa geçmesiyle endekslerdeki günlük kayıplar yüzde 3'e yaklaştı. Yaşanan süreçte Astor ve Ulusoy Un gibi hisselerde sert satış baskısı gözlendi.
BIST 30’DA 2 HAFTADA YÜZDE 15’LİK ÇÖKÜŞ
Krizin derinleşmesiyle birlikte likiditesi en yüksek dev şirketlerin yer aldığı BİST 30 endeksi Eylül başındaki 17.000 puan seviyelerinden 15.600’lü seviyelere kadar çekilerek yaklaşık yüzde 15 değer kaybetti.
BİST 100 endeksi ise 14.500 puan bandından 12.500 seviyelerine geriledi.
Krizin borsa geneline yayılmasının arkasında yatan temel faktörler şunlar oldu:
• Sistemik Güven Kaybı: "Benim şirketim temiz ama yarın ne olacağı belli değil" algısıyla yatırımcıların masadan kalkması.
• Kredili Pozisyon Sıkışması: Soruşturmaya konu hisselerde kilitli kalan ve kredili işlem yapan yatırımcıların, nakit ihtiyacını karşılamak için Koç Holding, Sabancı Holding ve Türk Hava Yolları gibi likit dev hisselerde zorunlu satışa geçmesi.
• Düşen İşlem Hacmi: Likit hisselerde dahi işlem hacimlerinin dip seviyelere inmesi ve tepki alımlarının cılız kalması.

PİYASADA "KAMUSAL MÜDAHALE" BEKLENTİSİ
Uzmanlar, fondaki 850 milyar liralık buharlaşmanın 3 katından fazla bir zararın borsa genelinde oluştuğuna dikkat çekiyor.
Soruşturmanın sınırlarını ve etkileyeceği kurumları öngöremeyen yatırımcının bekle-gör moduna geçtiği belirtilirken; piyasaya yeniden güven tesis edilmesi adına Kamu Bankaları veya Türkiye Varlık Fonu (TVF) kanalıyla yapılacak destek alımlarının kritik önem taşıdığı vurgulanıyor.
Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgi ve analizler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.



