Piyasalarda "Kripto Başkan" olarak anılmaya başlanan Donald Trump, Bitcoin’i "dijital altın" olarak tanımlayıp ulusal rezerv planlarını açıkladıktan sonra, rotayı beklenmedik ama bir o kadar da tanıdık bir alana kırdı. Finans dünyası Bitcoin ve altındaki yükselişi konuşurken, BEYAZ Saray’dan gelen sinyaller "Likit Altın" ve "Stratejik Enerji" kavramlarını yeniden gündemin tepesine taşıdı.
Trump’ın her fırsatta "ayaklarımızın altındaki servet" diyerek işaret ettiği o emtia: Enerji ve Nadir Toprak Elementleri.
Trump’ın yeni ekonomik vizyonunda bu kalemler sadece birer ticaret malı değil, ABD’nin teknolojik üstünlüğünü koruyacak birer "ulusal güvenlik rezervi" olarak görülüyor. İşte bu stratejinin satır başları:

"Drill, Baby, Drill" (Kaz, Bebeğim, Kaz): Trump, petrol ve doğal gazı sadece bir yakıt değil, Bitcoin madenciliği ve yapay zeka veri merkezleri için gereken devasa enerjinin anahtarı olarak görüyor.
Yapay Zeka Yarışında Enerji Üstünlüğü: Trump’a göre, geleceğin en değerli emtiası "Elektrik" olacak. Bu elektriği sağlamak için fosil yakıtların tam kapasite kullanımı hedefleniyor.
Çin'e Karşı Nadir Element Kartı: Altın ve Bitcoin’in yanına, savunma sanayi ve batarya teknolojileri için kritik olan Lityum ve Kobalt gibi madenlerin "stratejik stok" kapsamına alınması planlanıyor.
"BITCOIN REZERVİ YETMEZ, ENERJİ REZERVİ ŞART"

Trump’ın son dönemdeki açıklamaları, ABD’nin sadece dijital varlıklarda değil, bu varlıkları üreten fiziksel kaynaklarda da tekel olma isteğini yansıtıyor. Analistler, Trump’ın "Enerji Bağımsızlığı 2.0" planıyla beraber enerji şirketlerinin hisselerinde ve emtia piyasalarında sert hareketler bekliyor.
"Altın binlerce yıldır oradaydı, Bitcoin geleceği temsil ediyor; ancak bu ikisini de ayakta tutan tek bir şey var: Ucuz ve bol enerji."



