Altında yaşanan geri çekilme piyasada yatırımcıların farklı davranmasına neden oldu. İki ülke altın alımlarını hızlandırırken, küçük yatırımcılar satışa yöneldi. Merkez bankaları düşüşü alım fırsatı olarak görüyor.
Altın piyasasında son dönemde yaşanan fiyat düşüşü yatırımcıların stratejilerini farklılaştırdı. Bireysel yatırımcılar fiyatlardaki gerilemenin etkisiyle satış yapmayı tercih ederken, merkez bankaları altın rezervlerini artırmaya devam etti.
KÜÇÜK YATIRIMCI SATIŞTA, MERKEZ BANKALARI ALIMDA
Altın fiyatlarındaki düşüşün ardından özellikle bireysel yatırımcıların satış eğilimi güçlendi. Çin'de faaliyet gösteren altın yatırım fonlarından haziran ayında yaklaşık 2,2 milyar dolarlık çıkış yaşanırken, yatırımcıların bir kısmının yükseliş gösteren hisse senedi piyasalarına yöneldiği belirtildi.
Buna karşın merkez bankaları ise altındaki geri çekilmeyi uzun vadeli bir fırsat olarak değerlendirdi.

Kaynak: Investing
POLONYA'DAN 82 TONLUK DEV ALIM
Polonya Merkez Bankası Başkanı Adam Glapinski, yılın ilk altı ayında 82 ton altın satın aldıklarını açıkladı. Glapinski, fiyatlardaki düşüşü rezervleri artırmak için önemli bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti.
Bu alım, son dönemde merkez bankalarının altına yönelik güçlü talebinin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

ÇİN ALTIN ALIMLARINA ARA VERMEDİ
Merkez bankalarının altın alımları Polonya ile sınırlı kalmadı. Çin Merkez Bankası, haziran ayında rezervlerine 15 ton daha altın ekledi. Böylece Çin'in kesintisiz altın alımları 20'nci aya ulaşmış oldu.
Dünya genelindeki merkez bankaları ise mayıs ayında toplam 41 ton net altın alımı gerçekleştirdi.
Merkez bankalarının altına olan ilgisinin önümüzdeki dönemde de devam etmesi bekleniyor. Dünya Altın Konseyi'nin gerçekleştirdiği ankete göre, merkez bankalarının yüzde 45'i önümüzdeki 12 ay içinde altın rezervlerini artırmayı planlıyor. Bu oran, anket tarihindeki en yüksek seviyelerden biri olarak öne çıkıyor.

MERKEZ BANKALARI ALTINDA NE GÖRÜYOR?
Uzmanlara göre merkez bankaları altını kısa vadeli fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli bir rezerv ve güvenli liman varlığı olarak değerlendiriyor. Jeopolitik risklerin sürmesi, küresel ekonomide belirsizliklerin devam etmesi ve rezerv çeşitlendirme ihtiyacı, altına olan talebi destekleyen başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Bireysel yatırımcılar fiyat hareketlerine daha hızlı tepki verirken, merkez bankaları fiyat düşüşlerini satış nedeni değil, rezerv artırmak için alım fırsatı olarak değerlendirmeyi sürdürüyor. Bu tablo, altın piyasasında kısa vadeli yatırımcılarla uzun vadeli kurumsal alıcılar arasındaki belirgin ayrışmayı gözler önüne seriyor.
Kaynak: Dünya



