Yastık altında bekleyen milyarlarca dolarlık altın için yeni model masada. Altınını kiraya veren yatırımcılar, düzenli gelir elde edebilecek.
Türkiye’de uzun süredir gündemde olan “yastık altı altınların ekonomiye kazandırılması” hedefi, yeni bir finansal modelle yeniden hız kazanıyor. Son dönemde konuşulan altın kiralama sistemi, bireylerin birikimlerini yalnızca saklamak yerine gelir üreten bir araca dönüştürmeyi hedefliyor.
Altın artık “çalışan varlık” olabilir
Bugüne kadar daha çok güvenli liman ve değer saklama aracı olarak görülen altın, bu modelle birlikte yeni bir rol üstlenebilir. Sistem devreye girerse yatırımcılar, fiziki ya da bankadaki altınlarını belirli kurumlar aracılığıyla kiraya vererek düzenli bir getiri elde edebilecek.
Bu durum, özellikle uzun vadeli yatırımcılar için önemli bir zihniyet değişimini de beraberinde getiriyor. Çünkü artık altın sadece fiyat artışı beklentisiyle tutulan bir varlık değil, aynı zamanda nakit akışı sağlayan bir yatırım aracına dönüşebilir.

Sistem nasıl işleyecek?
Kulislerde konuşulan modele göre sistem, altın sahiplerinin birikimlerini finansal sisteme dahil etmesine dayanıyor. Yatırımcılar altınlarını belirli vadelerle kiraya verirken, bu altınlar reel sektör ya da finansal işlemler içinde kullanılıyor. Karşılığında ise yatırımcıya altın bazlı bir getiri sunuluyor.
Bu getirinin TL yerine doğrudan altın cinsinden olması, özellikle enflasyon karşısında varlığını korumak isteyen yatırımcılar açısından dikkat çekici bulunuyor. Vade sonunda ise ana altın miktarının korunması ve üzerine ek kazanç sağlanması hedefleniyor.
300 milyar dolarlık potansiyel
Türkiye’de yastık altında yaklaşık 300 milyar dolar değerinde altın bulunduğu tahmin ediliyor. Bu büyüklük, yeni sistemin yalnızca bireysel yatırımcılar için değil, ülke ekonomisi için de kritik bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.
Bu kaynakların finansal sisteme dahil edilmesiyle birlikte bankacılık ve reel sektörde likidite artışı sağlanabilir. Aynı zamanda dış finansman ihtiyacının azalması ve iç kaynakların daha etkin kullanılması da mümkün hale gelebilir.



