Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonun daha hızlı bir şekilde aşağı çekilmesinin teknik olarak mümkün olduğunu ancak böyle bir tercihin büyüme, istihdam ve toplumsal DENGE üzerinde ciddi maliyetler doğuracağını ifade etti. Bu nedenle hükümetin, ekonomik ve sosyal dengeleri gözeterek, kademeli ve kontrollü bir dezenflasyon sürecini bilinçli biçimde uyguladığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul'da ekonomi basını ile bir araya gelerek, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Enflasyonu çok hızlı düşürürüz ama..." diyerek açıkladı! "Maliyeti büyük olur" 1

Türkiye'nin milli gelirinin 2025'te 1,5 trilyon doları aşmasını beklediklerini vurgulayan Yılmaz, "Kişi başına düşen gelirimiz de 17 bin doların üstünde. OVP rakamı 17 bin 748 dolar." diye konuştu.

"Öngördüğümüz takvim çerçevesinde 2024 yılı Haziran ayından itibaren dezenflasyon süreci başlamış olup bu tarihten itibaren enflasyon oranı 44,6 puan düşmüştür. Dengeli büyüme politikamızla uyumlu olarak büyümenin kompozisyonunda yurt içi talebin katkısı azalırken cari işlemler açığının milli gelire oranı (%1,4) beklentimizle uyumlu gerçekleşmektedir. İktisadi faaliyetteki dengelenme eğilimine rağmen işsizlik oranı tek haneli seviyelerde (%8,5 civarı) seyretmektedir. Bütçe açığındaki görünüm, kamu harcamalarında etkinliği artırıcı önlemler ve gelir performansımızla öngörülenden daha olumludur. Makroekonomik göstergelerdeki iyileşen görünümle yatırımcıların ülkemize olan bakışı olumlu anlamda değişmiş; ülkemizin kredi risk primi (CDS) düşmüş, ulusal rezervlerimiz artmıştır"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Enflasyonu çok hızlı düşürürüz ama..." diyerek açıkladı! "Maliyeti büyük olur" 2

2026 HEDEFLERİNİ YENİDEN HATIRLATTI

Yılmaz uygulanacak parasal ve mali politikalar, gerçekleştirilecek reformlar sayesinde sayesinde 2026 yılında da hedeflere ulaşılacağını söyledi. Yılmaz'ın verdiği bilgiye göre 2026 ekonomik hedefleri şöyle:

Yüzde 3,8 oranında reel büyüme. 1,7 trilyon dolara yaklaşan milli gelir. 19 bin dolara yaklaşan kişi başı milli gelir. 410 milyar doları aşan mal ve hizmet ihracat. 68 milyar dolara ulaşan turizm geliri. Cari açığın mili gelire oranı yüzde 1,3. 700 bini aşan ilave istihdam. 8,4 düzeyinde işsizlik oranı. Yüzde 20'lerin altında yıllık enflasyon...

Yılmaz enflasyonun inmeye devam ettiğini ve önemli ekonomik göstergelerde iyileşme olduğunu ifade ederek "Türkiye'nin risk göstergelerinde önemli iyileşme var, cari açığında önemli iyileşme var, bütçe performansında önemli iyileşmeler, rezervlerinde önemli iyileştirmeler, dolayısıyla bunların doğal olarak kredi değerlendirmelerine de yansımasını bekliyoruz" dedi.

OVP'DE GÜNCELLEME GÜNDEMDE DEĞİL

Enflasyon hedefiyle ilgili bir OVP güncellemesinin gündemde olmadığını ifade eden Yılmaz "Burada bir güncelleme ihtiyacı şu anda görmüyoruz doğrusu. Ocak ayında ve izleyen aylardaki eğilimler buradaki gidişatı daha netleştirecektir. İlk çeyrekte sağlayacağımız enflasyondaki iyileşmenin beklentilere de yansıyacağını bekliyoruz. Yani beklentiler de sabit değil malum, onlar da dinamik. Dolayısıyla bu ilk çeyrekteki enflasyon performansının beklentiler ve de daha fazla yansımasını bekliyoruz. Dolayısıyla şu an itibariyle böyle bir güncelleme gündemimizde yok" dedi.

Finansal piyasalar rahatladıkça, belli mesafeler alındıkça normalleşmeye doğru adımlar atılmasının beklenmesi gereken bir durum olduğunu söyleyen Yılmaz "Ancak bir es gibi bir şey söz konusu değil, es verme diye bir şey programımızda söz konusu değil. Programda ince ayarlar her zaman yapılabilir. Bütün programlar dinamiktir, gelişen şartlara göre, ihtiyaçlara göre ince ayarlar -yönetim bunun için var- her zaman yapılabilir, ama programımızın esasında hiçbir şekilde bir es verme, duraksama söz konusu değil. Dolayısıyla programımızı biz kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz." diye konuştu.

Yılmaz yapabilecekleri ince ayarların ana fikrinin "Üretimi, yatırımı, ihracatı daha fazla destekleme, tüketimi bir miktar daha ılımlı hale getirme" olabileceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz enflasyonda 2024 yılı mayıs ayındaki zirveden 45 puana yakın bir düşüşün sözkonusu olduğu ifade ederek şunları söyledi:
"Ama tam arzu ettiğimiz yerde miyiz? Az önce de söyledim, tabii ki geçen yılın sonu itibarıyla 20’li rakamları hedefliyorduk biz ama, 30'un bir miktar üzerinde kaldık. Ama onun da en önemli sebebi, tarım sektöründe yaşadıklarımız. Bu yıl hem tarımsal don, hem de kuraklık oldu. O da tarımın yılı yüzde 6'lık bir daralmayla kapatmasına neden olacak. Tarımsal etki olmasa muhtemelen bugün çok daha olumlu bir rakamı konuşuyor olacaktık."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz eğitim ve kira başta olmak üzere hizmet fiyatlarındaki yüksek seyrin de manşet enflasyona olumsuz etki yaptığının altına çizdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Enflasyonu çok hızlı düşürürüz ama..." diyerek açıkladı! "Maliyeti büyük olur" 3

ÖZEL OKULLAR MANŞET ENFLASYONU YUKARI ÇEKİYOR

Türkiye'de eğitim veren özel okulların sistemdeki ağırlığının yüzde 10 olduğunu ifade eden Yılmaz "Eğitim çağındaki nüfusun yüzde 90’ı bu hizmeti dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş şekilde ücretsiz alıyor. Dolayısıyla eğitimdeki enflasyon dediğimizde toplumun yüzde 10'unu aslında ilgilendiren bir konu, ama manşet enflasyonu yukarıya çekiyor tabii." diye konuştu.

Yılmaz enflasyona önemli etki yapan bir banka kalemin de kira olduğunu ifade ederek "Toplumun yüzde 27'si kiracı. Ancak kira konusunda önümüzdeki perspektifte daha olumlu bir beklentimiz var, bu konut arzıyla da birlikte, sosyal konutla birlikte orada da daha olumlu bir perspektifimiz var" dedi.

"ENFLASYONU ÇOK DAHA HIZLI DÜŞÜRÜRÜZ AMA..."

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz enflasyonun çok daha hızlı düşürülmesinin de mümkün olduğunu belirtmekle birlikte bunun doğuracağı büyük sosyal ve ekonomik maliyetlere de dikkat çekti. "Büyümeyi, istihdamı, diğer sosyal dengeleri gözden çıkarıp sadece ve sadece hızla enflasyonu düşürelim derseniz, tabii ki bu mümkün" diyen Yılmaz şöyle devam etti:

"Ama bunun doğuracağı büyük sosyal ve ekonomik maliyetler var. Dolayısıyla biz bu süreci hem ekonomik, sosyal etkileriyle birlikte ele alıyoruz ve kademeli bir şekilde bir düşüş trendi içinde enflasyon. Geldiğimiz nokta önemli bir nokta diye inanıyorum. 2025'te yaşadığımız birtakım olumsuz koşulların ortadan kalkması, hizmet enflasyondaki katılıkların kırılması, beklentilerdeki iyileşme süreci 2026 hedeflerimizi gerçekçi hale getiriyor diye düşünüyorum."

Cumhurbaşkanı Cevdet Yılmaz enflasyonla mücadele konusunda şirketlerin, hane halklarının ve özellikle hassas kesimlerin bu işlerden daha az etkilenerek başarıya ulaşılması için böyle bir tasarım yapıldığının söylenebileceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz "Enflasyonu çok hızlı düşürürüz ama..." diyerek açıkladı! "Maliyeti büyük olur" 4

DAHA ETKİLİ İLETİŞİME İHTİYAÇ VAR

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz beklenti anketlerinin özellikle reel sektör ve hane halklarının önümüzde 12 aylık enflasyon beklentilerinin hedeflerin çok üzerinde olduğunu gösterdiğini belirterek "Bu konuda daha etkili bir iletişime ihtiyacımız var" dedi. İletişim konusunda herkese görev düştüğünü belirten Yılmaz şunları söyledi:

"Hepimize görev düşüyor, kurumlara da görev düşüyor. Reel sektörün çatı kuruluşlarına da görev düşüyor bence. İşte bugün burada yaptığımız da belki bunun bir parçası. Dolayısıyla bütün bakanlarımızın, bakanlıklarımızın, yine özel sektör çatı kuruluşlarının bunu yapması önemli. Sosyal bilimlerde bir kavram var, self-fulfilling prophecy diyorlar. Kendini gerçekleştiren kehanet. Şimdi herkes yarın şöyle bir şey olacak diye beklediğinde olmayacak bir şey ise bile oluyor. Dolayısıyla bu beklentileri iyileştirmek bu anlamda çok kıymetli. Burada yanlış anlamayın, iyi bir düzelme de var bakın, 12.8 puan düşmüş beklenti. Yani tamamen hani bir olumsuzluk söz konusu değil, ama arzu ettiğimiz yerde değiliz henüz. Trend aşağıya doğru. Bu güzel bir şey. Bunu daha da hızlandırmamız lazım, o anlamda söylüyorum. Bütün dünyada da bir iletişim açığı var maalesef. Bu şunu gösteriyor: Geldiğimiz düzeyle beklentiler arasındaki fark zaten bir iletişim ihtiyacını ortaya koyuyor bence çok net bir şekilde. Dolayısıyla BIZIM daha fazla reel sektöre bu konuları anlatmamız, onlarla konuşmamız lazım."

(AA)