Fon soruşturmasında kritik tarih 14 Ekim! 455 bin 758 yatırımcıyı ilgilendiren 131 fon için 1 milyon TL'lik ara ödeme ve enflasyon farkı görüşülecek.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 12-16 Ekim haftasında finans piyasalarını ve yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren önemli bir düzenlemeyi gündemine alacak.
AK Parti tarafından TBMM'ye sunulan "Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi", 14 Ekim Çarşamba günü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınacak.
Teklif, SPK'nın 17 Eylül 2026 tarihli kararları doğrultusunda tasfiyesine karar verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye ve ödeme süreçlerine ilişkin hukuki çerçeveyi oluşturmayı amaçlıyor.
1 MİLYON TL'YE KADAR ARA ÖDEME YAPILABİLECEK
Kanun teklifinin yatırımcıları doğrudan ilgilendiren maddelerinden biri ara ödeme uygulaması olacak.
Teklife göre tasfiye kapsamındaki fonlarda:
- Net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılara, net yatırım tutarlarını aşmamak üzere ara ödeme yapılabilecek.
- Net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin üzerinde olan yatırımcılara en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek.
- İlk ara ödeme tutarı hesaplanırken enflasyon endekslemesi uygulanmamış net yatırım tutarı esas alınacak.
Bu kapsamda 1 milyon TL, bütün yatırımcılara koşulsuz ödenecek sabit bir tutar değil, ara ödeme için belirlenen üst sınır niteliğinde olacak.
Ödemelerin uygulanmasına ilişkin ayrıntılar ise tasfiye süreci ve SPK tarafından belirlenecek esaslar çerçevesinde şekillenecek.
YATIRIMCILARIN PARASI ENFLASYONA GÖRE HESAPLANACAK
Teklifte yatırımcıların nihai alacaklarının hesaplanmasına ilişkin önemli bir düzenleme de bulunuyor.
Buna göre nihai ödeme tutarının belirlenmesinde net yatırım tutarlarının, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) değişimlerinin aritmetik ortalaması esas alınarak endekslenmesi öngörülüyor.
Böylece tasfiye sürecinde yatırımcıların net yatırım tutarlarının enflasyon karşısındaki değerinin hesaplamaya dahil edilmesi amaçlanıyor.
Ancak bu hesaplama yöntemi, her yatırımcının endekslenmiş tutarın tamamını kesin olarak ve hemen alacağı anlamına gelmiyor.
Yapılacak ödemeler, fonların mevcut varlıkları ile tasfiye kapsamında geri kazanılan, tahsil edilen veya iade edilen değerlerden karşılanacak.
FON PAY SAHİPLERİ NASIL BELİRLENECEK?
Tasfiye kapsamındaki fonlarda hak sahipliğinin tespiti de düzenlemenin önemli başlıklarından biri olacak.
Teklife göre yatırımcıların fon pay sahipliği, tasfiye ile görevlendirilen kuruluşlar tarafından farklı kurumlardaki kayıtların karşılaştırılması yoluyla belirlenecek.
Bu süreçte şu kuruluşların kayıtları esas alınacak:
- Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK)
- Takasbank
- Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS)
- Portföy saklama kuruluşları
- Fonların dağıtımını gerçekleştiren kuruluşlar
Kayıtlar fon ve hesap bazında karşılaştırılarak yatırımcıların hak sahipliği tespit edilecek.
Bu uygulamayla ödeme yapılacak yatırımcıların ve sahip oldukları fon paylarının belirlenmesi hedefleniyor.
SPK'YA TASFİYE VE ÖDEME SÜRECİNDE YETKİ VERİLECEK
Kanun teklifine göre 131 yatırım fonunun tasfiye işlemleri SPK'nın gözetim ve denetiminde yürütülecek.
Kurul, tasfiye sürecinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisine sahip olacak.
Bu yetki kapsamında fon varlıklarının tespiti, nakde çevrilmesi, değerleme yöntemleri, hak sahiplerinin belirlenmesi, ara ve nihai ödemeler ile dağıtım sırası düzenlenecek.
Böylece fonların tasfiye işlemlerinde izlenecek yöntemlerin merkezi bir denetim çerçevesinde yürütülmesi amaçlanıyor.
FON ZARARLARINDAN SORUMLU OLANLARA ÖDEME YAPILMAYACAK
Düzenlemede, fonlardaki kayıp ve zararların sorumlulardan tahsil edilmesine ilişkin hükümler de bulunuyor.
Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediği ya da bu fiillere iştirak ettiği tespit edilen kişi ve kurumlara ödeme yapılmaması öngörülüyor.
Ayrıca fon varlıklarındaki kayıp veya zararlardan sorumlu olan kişilerden tahsilat yapılmasına yönelik süreç de teklifin kapsamına giriyor.
Bu düzenlemelerle tasfiye sürecinde elde edilebilecek varlıkların yatırımcı alacaklarının karşılanmasında kullanılması hedefleniyor.



