Yapay zekâ, veri merkezleri ve enerji dönüşümü büyürken, küresel fonlar ve dev bankalar teknolojinin görünmeyen altyapısına odaklanmaya başladı. Talep patlıyor, arz yetişemiyor.
Yapay zekâ yatırımları, veri merkezlerinin küresel ölçekte hızla çoğalması ve enerji altyapısının baştan aşağı yenilenmesi, 2026’ya yaklaşırken dünya ekonomisinin merkezine yeni bir DENGE taşıyor. Bu dönüşüm yalnızca teknoloji hisselerini değil, bu teknolojiyi mümkün kılan hammaddeleri ve o alandaki şirketleri de öne çıkarıyor.
Küresel fon akımlarına bakıldığında, son dönemde dikkat çeken eğilim net: Büyük para, artık yalnızca yazılıma değil, yazılımın arkasındaki fiziksel altyapıya akıyor.
Küresel Tarafta Hangi Şirketler Öne Çıkıyor?
Uluslararası piyasalarda bu dönüşümden en çok etkilenmesi beklenen şirketler, doğrudan üretim yapan dev madenciler ve bakır odaklı büyüme hikâyesi olan firmalar.
ABD & Global borsalarda öne çıkanlar:
BHP Group (BHP) – Dünyanın en büyük madencilik gruplarından biri
Southern Copper (SCCO) – Rezerv gücüyle öne çıkan bakır odaklı dev
Rio Tinto (RIO) – Küresel baz metal ve maden üretiminde lider
Freeport-McMoRan (FCX) – Bakır denince dünyada ilk akla gelen isimlerden
Teck Resources (TECK) – Bakır ve kritik metaller tarafında agresif büyüme
Hudbay Minerals (HBM) – Amerika kıtasında güçlü üretim ağı
Ero Copper (ERO) – Yüksek büyüme potansiyelli bakır projeleri
Ivanhoe Electric (IE) – Yeni nesil bakır keşif ve teknoloji odaklı model
Taseko Mines (TGB) – Gelişen projeleriyle öne çıkan üretici
Bu şirketler, son dönemde küresel fon raporlarında ve emtia temalı yatırım sepetlerinde en sık geçen isimler arasında yer alıyor.
Talep Patlıyor, Arz Aynı Hızda Gelmiyor
Özellikle yapay zekâ altyapısının kalbi olan veri merkezleri, soğutma ve güç sistemleriyle birlikte devasa bir hammadde ihtiyacı yaratıyor. Küresel raporlar, bu alandaki talebin önümüzdeki yıllarda katlanarak artacağına işaret ediyor.
Buna karşılık arz tarafında tablo daha karmaşık. Büyük madenlerde yaşanan üretim kazaları, grevler ve cevher kalitesindeki ciddi düşüşler üretimi baskılarken, yeni bir madenin devreye alınması ortalama 10–12 yıl sürüyor. Bu da piyasada yapısal bir açık riskini güçlendiriyor.
Dev Bankalar Ne Diyor?
Küresel yatırım bankalarının son analizlerinde ortak vurgu dikkat çekiyor:
Önümüzdeki dönemde bazı kritik emtialarda kalıcı arz-talep dengesizlikleri oluşabileceği ve bunun fiyatlar üzerinde uzun vadeli yukarı yönlü baskı yaratabileceği.
Bazı büyük kurumlar 2026 için şimdiden yüksek açık senaryoları ve tarihi fiyat seviyeleri telaffuz etmeye başladı.
🇹🇷 Borsa İstanbul’da Kimler Dolaylı Etkilenebilir?
Türkiye’de doğrudan büyük ölçekli bakır üreticisi halka açık şirket bulunmuyor. Ancak bu küresel dönüşüm, Borsa İstanbul’da bazı sektörleri ve şirketleri dolaylı olarak öne çıkarıyor:
Enerji & Altyapı
ENJSA, AKSEN, ZOREN, GWIND – Elektrik üretimi ve enerji yatırımları
ASTOR, SMRTG, KONTR – Trafo, şalt, enerji ekipmanları
Sanayi & Kablo / Ekipman
PRKAB, EMKEL, OYLUM, ARDYZ (altyapı yazılım tarafı)
ALARK, TKFEN – Büyük altyapı ve taahhüt projeleri
Ağır Sanayi & Girdi Duyarlılığı
EREGL, KRDMD, TUPRS, PETKM, SISE – Küresel emtia döngülerine duyarlı büyük üreticiler
Bu şirketler doğrudan üretici olmasalar da, enerji şebekeleri, sanayi yatırımları, veri merkezi projeleri ve küresel emtia döngüsü üzerinden bu temaya daha açık grupta yer alıyor.
2026’ya yaklaşırken piyasanın ana hikâyesi değişiyor. Artık yalnızca yapay zekâyı yazan şirketler değil, o yapay zekânın çalışmasını sağlayan fiziksel altyapı ve hammaddeler de yatırım denklemine giriyor. Bu yüzden önümüzdeki dönemde küresel borsalarda madencilik devleri, Borsa İstanbul’da ise enerji, altyapı ve sanayi şirketleri bu büyük dönüşümün dolaylı yansımalarını daha net hissetmeye başlayabilir.



