Milenyumun başına, 2000 yılına döndüğümüzü hayal edin. "Y2K" korkusunun sona erdiği, internetin dünyayı değiştirmeye başladığı o günlerde, cebinizdeki 10.000 doları geleceğiniz için bir yere park etmeniz gerekiyordu. Önünüzde üç büyük seçenek vardı: Dünyanın en büyük şirketlerini barındıran S&P 500 Borsası, güvenli liman Altın veya genellikle altının gölgesinde kalan Gümüş.
Çoğu finans uzmanı o gün size, "Hisse senedi her zaman en iyisidir, Amerika'nın dev şirketlerine ortak olun," derdi. Ancak aradan geçen 24 yılın ardından ortaya çıkan karne, finans dünyasındaki ezberleri yerle bir etti.
BORSANIN "MÜTEVAZI" YÜKSELİŞİ
Eğer 2000 yılında o 10.000 doları, Apple, Microsoft ve Amazon gibi devlerin bulunduğu S&P 500 endeksine yatırmış olsaydınız, bugün hatırı sayılır bir servetiniz olacaktı.
Endeks, o günden bugüne %655 oranında bir getiri sağladı. Yani başlangıçtaki paranız bugün yaklaşık 75.500 dolara ulaşırdı. Kulağa hiç fena gelmiyor, değil mi? Ancak bu getiri, rakiplerinin yanında ne yazık ki yarışın sonuncusu olarak kalıyor.

GÜVENLİ LİMAN ALTININ ŞAHLANIŞI
Eğer hisse senetlerinin volatilitesinden korkup, klasik bir refleksle "yastık altı" yöntemini, yani Altın'ı seçseydiniz, bugün çok daha zengin bir yatırımcıydınız. Altın, 2000 yılından bu yana krizlere, savaşlara ve enflasyona meydan okuyarak %1075'lik muazzam bir yükseliş kaydetti.
Bu senaryoda, 2000 yılındaki 10.000 dolarınız, bugün 117.500 dolara dönüşmüş olacaktı. Sadece güvenli limanı seçerek, dünyanın en büyük şirketlerine yatırım yapanlardan %40 daha fazla kazanmış olacaktınız.

VE YARIŞIN SÜRPRİZ LİDERİ: GÜMÜŞ
Ancak asıl şok edici sonuç, genellikle göz ardı edilen "grinin" yükselişinde saklı. Ne borsa ne de altın... 21. yüzyılın ilk çeyreğinde yatırımcısına en çok kazandıran varlık, sessiz sedasız ilerleyen Gümüş oldu.
Veriler, Gümüş'ün aynı dönemde %1268 oranında değer kazandığını gösteriyor. Eğer 2000 yılında 10.000 dolarınızı gümüşe yatırma cesaretini gösterseydiniz, bugün portföyünüzün değeri tam 136.800 dolar olacaktı. Bu rakam, borsa yatırımcısının kazancını neredeyse ikiye katlıyor.

PEKİ NEDEN BÖYLE OLDU?
Analistler bu tabloyu "başlangıç noktası" ile açıklıyor. 2000 yılında hisse senetleri "Dot-com balonu" nedeniyle tarihin en pahalı seviyelerindeyken; altın ve gümüş, yatırımcıların ilgisizliği nedeniyle tarihin en ucuz seviyelerinde, diplerde geziniyordu.
Sonuç olarak bu 24 yıllık maraton bize borsada her zaman fırsat olduğunu, ancak "ne aldığınız" kadar "ne zaman aldığınızın" da servetiniz üzerinde belirleyici olduğunu bir kez daha kanıtladı. 2000 yılının kazananı teknoloji devleri değil, toprağın altından çıkan metaller oldu.



