Kırmızı altın bakır fiyatları rekor seviyelere yaklaşırken Deutsche Bank'tan 22 bin 50 dolarlık tahmin geldi. Yapay zeka yatırımları ve arz sıkıntısı fiyatları nasıl etkileyecek? İşte detaylar...
Altın ve gümüşün ardından küresel emtia piyasalarında gözler bakıra çevrildi. Londra'da bakır fiyatları rekor seviyelere yakın seyrederken, Deutsche Bank, UBS ve JPMorgan'dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Yapay zeka veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacı, elektrik altyapısı yatırımları ve madenlerde yaşanan üretim sorunları bakır piyasasında yeni bir yükseliş beklentisini gündeme taşıdı. Deutsche Bank'ın 2027 yılı için açıkladığı rekor 22 bin 50 dolarlık tahmin ise fiyatların ulaşabileceği seviyeye ilişkin tartışmaları artırdı.
DEUTSCHE BANK'TAN BAKIR İÇİN REKOR 22 BİN 50 DOLARLIK TAHMİNİ
Deutsche Bank Metal Araştırmaları Başkanı Daniel Ghali, küresel bakır stoklarının olağanüstü düşük seviyelere gerilediğine dikkat çekti.
Ghali'ye göre ABD ve Çin'in bakır stoklarını artırması, diğer bölgelerde kullanılabilir metal miktarını sınırlandırıyor.
Banka, Londra piyasasında bakırın ton fiyatının 2027 yılının ikinci çeyreğinde 22 bin 50 dolara ulaşabileceğini öngörüyor.
Bu tahmin, bakır fiyatlarının önümüzdeki dönemde güçlü bir yükseliş potansiyeli taşıdığına yönelik beklentileri yansıtıyor. Ancak söz konusu rakam, gerçekleşmesi kesin bir fiyat seviyesi değil, bankanın piyasa koşullarına dayalı öngörüsü niteliğinde.

YAPAY ZEKA VERİ MERKEZLERİ BAKIR TALEBİNİ ARTIRIYOR
Bakır piyasasındaki yükseliş beklentisinin arkasında yalnızca geleneksel sanayi talebi bulunmuyor.
Yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerine yapılan yatırımların artması, elektrik altyapısında kullanılan bakıra yönelik talebi de büyütüyor.
Veri merkezlerinin enerji bağlantıları, elektrik dağıtım sistemleri ve soğutma altyapılarında bakır önemli bir rol oynuyor.
UBS'in ABD hisse senedi danışmanlığı ekibinden Théa Ziegler, bakırı uzun vadede güçlü potansiyel taşıyan emtia temalarından biri olarak değerlendiriyor.
Ziegler'e göre elektrifikasyon yatırımlarının hızlanması ve yeni veri merkezlerinin kurulması, bakır tüketimini artırmaya devam edebilir.
Ancak yeni madenlerin faaliyete geçmesinin uzun zaman alması, üretimin artan talebe aynı hızda yanıt vermesini zorlaştırıyor.

ŞİLİ'DEKİ GREV BAKIR FİYATLARINI ETKİLEYEBİLİR
Bakır piyasasında arz tarafındaki gelişmeler de fiyat beklentileri üzerinde belirleyici oluyor.
Dünyanın önemli bakır üreticilerinden Şili'de, Antofagasta şirketine ait Centinela madeninde başlayan grev üretim kesintisi riskini gündeme getirdi.
JPMorgan Latin Amerika Kurumsal Kredi Araştırmaları Başkanı Natalia Corfield, grevin sürmesi durumunda madendeki üretimin etkilenebileceğine işaret etti.
Bloomberg'in sendika kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre iş bırakma eyleminin devam etmesi halinde yaklaşık iki hafta içerisinde üretim kesintileri başlayabilir.
Böyle bir gelişme, halihazırda arz sıkıntısı endişelerinin yaşandığı bakır piyasasında fiyatlar üzerinde ek baskı oluşturabilir.

BAKIRDA ARZ AÇIĞI 2030'LU YILLARA UZANABİLİR
Analistlerin değerlendirmelerine göre bakır piyasasındaki arz ve talep dengesizliği yalnızca kısa vadeli bir sorun olmayabilir.
Elektrikli araç üretimi, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji nakil hatları ve yapay zekâ veri merkezlerinin yaygınlaşması bakır tüketimini desteklerken, yeni üretim kapasitesinin devreye alınması zaman gerektiriyor.
Bu nedenle bakır arzındaki sıkışıklığın 2030'lu yılların başlarına kadar devam etmesi ihtimali üzerinde duruluyor.
UBS, bu uzun vadeli görünüm doğrultusunda Freeport-McMoRan, First Quantum, Hudbay ve Teck Resources gibi bakır üreticilerinin olası yükseliş döngüsünden yararlanabilecek şirketler arasında bulunduğunu değerlendiriyor.

BAKIR FİYATLARI YÜKSELİRSE HANGİ SEKTÖRLER ETKİLENİR?
Bakır fiyatlarındaki olası yükseliş, yalnızca emtia yatırımcılarını değil, metali yoğun biçimde kullanan sektörleri de ilgilendiriyor.
Elektrik kablosu üreticileri, enerji altyapısı şirketleri, otomotiv üreticileri ve elektronik sanayisi için bakır önemli bir girdi maliyeti oluşturuyor.
Bu nedenle bakır fiyatlarındaki artış, üretici şirketlerin maliyetlerini yükseltebilir. Ancak maliyet artışlarının satış fiyatlarına yansıtılabilmesi, şirketlerin kârlılık üzerindeki etkisini farklılaştırabilir.
Bakır üretimi ve madencilik faaliyetlerinde bulunan şirketler açısından ise yüksek fiyatlar, üretim maliyetleri ve satış hacimleri uygun olduğu ölçüde gelirleri destekleyebilir.
Türkiye'de de özellikle kablo, elektrik ekipmanları ve enerji altyapısı sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler açısından küresel bakır fiyatları önem taşıyor.

BAKIR ALTIN VE GÜMÜŞ GİBİ YÜKSELEBİLİR Mİ?
Altın ve gümüşten farklı olarak bakırın fiyatlamasında sanayi talebi belirleyici bir rol oynuyor.
Bu nedenle bakırın yükseliş beklentisi, yalnızca yatırımcıların değerli metallere yönelmesine değil, küresel üretim ve altyapı yatırımlarının geleceğine de bağlı bulunuyor.
Yapay zeka ve elektrifikasyon yatırımlarının sürmesi talebi destekleyebilirken, küresel ekonomik büyümenin yavaşlaması, özellikle Çin'deki sanayi faaliyetlerinin zayıflaması veya yeni üretim kapasitesinin beklenenden hızlı devreye girmesi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Deutsche Bank'ın 22 bin 50 dolarlık tahmini, bakır piyasasında uzun vadeli yükseliş beklentisinin ne kadar güçlendiğini gösterse de fiyatların bu seviyeye ulaşacağı kesinlik taşımıyor.



