Bank of America, Türkiye piyasalarına ilişkin son değerlendirmesinde Borsa İstanbul’un mevcut seviyelerde iskontolu olduğunu belirtirken, enflasyonda düşüş ve risk priminde gerileme senaryosunda endekste %25–30 bandında yükseliş potansiyeli oluşabileceğine dikkat çekti.

ABD merkezli yatırım devi Bank of America (BofA), yayımladığı son değerlendirme notunda Türkiye piyasalarına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Raporda, Borsa İstanbul’un mevcut seviyelerinin tarihi ortalamalara kıyasla iskontolu olduğu belirtilirken, yılın geri kalanında güçlü bir toparlanma potansiyeline işaret edildi.

İSKONTO VURGUSU: “BENZER ÜLKELERE GÖRE UCUZ”

BofA analistleri, Türkiye hisse senedi piyasasının gelişmekte olan ülkelere kıyasla önemli bir çarpan iskontosu taşıdığını belirtti. Özellikle banka ve sanayi hisselerinde fiyat/kazanç (F/K) oranlarının uzun vadeli ortalamaların altında seyrettiği vurgulandı.

Bank of America Borsa İstanbul için açıkladı: “Yüzde 30’a yakın yükseliş kapıda” 1

Raporda, makro dengelenme süreci ve para politikasındaki sıkı duruşun korunması halinde yabancı yatırımcı girişlerinin artabileceği ifade edildi.

%30’A YAKIN POTANSİYEL SENARYOSU

Bankanın baz senaryosuna göre, enflasyonda aşağı yönlü eğilimin güçlenmesi ve risk priminin gerilemesi durumunda Borsa İstanbul’da %25–30 bandında bir yükseliş potansiyeli oluşabileceği öngörülüyor.

Özellikle şu başlıklar öne çıkarıldı:

Reel faizlerin pozitif kalması

CDS primlerinde gerileme

Bankacılık sektöründe kârlılıkta toparlanma

Yabancı payında artış

Analistler, endekste yukarı yönlü hareketin öncülüğünü bankacılık ve ihracatçı sanayi şirketlerinin yapabileceğini belirtiyor.

RİSKLER DE MASADA

Raporda, küresel faiz görünümü, jeopolitik gelişmeler ve içeride enflasyon beklentilerindeki bozulmanın potansiyel risk unsurları olduğu hatırlatıldı. Özellikle gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akışlarının ABD tahvil faizlerine duyarlı olduğu vurgulandı.

YABANCI GİRİŞİ KRİTİK OLACAK

Bank of America değerlendirmesinde, Borsa İstanbul’daki yabancı yatırımcı oranının halen geçmiş dönem ortalamalarının altında olduğuna dikkat çekildi. Bu oranın artması halinde endekste daha kalıcı bir yükseliş zemini oluşabileceği ifade edildi.

Piyasalarda gözler şimdi hem Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın atacağı adımlarda hem de küresel risk iştahında olacak.

Not: Bu haber yatırım tavsiyesi değildir. Değerlendirmeler ilgili kurumun analiz notlarına dayanmaktadır.

enpara