İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Körfez ülkelerine düzenlenen saldırılara ilişkin açıklamada bulunarak, "BIZIM Müslüman ülkelerle bir savaşımız yok. Bizim mücadelemiz, saldırılarını desteklemek için Müslüman ülkelerin topraklarını kullanan saldırganlara karşıdır" dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran’ın kritik günlerden geçtiğini belirten Bekayi, "Çok inişli çıkışlı ve aynı zamanda İran için onurlu günler yaşıyoruz. Bugün gerçekleşen en önemli gelişmelerden biri İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü dini liderinin ilan edilmesidir" şeklinde konuştu.
"KIRMIZI ÇİZGİLER AŞILIRSA BUNA UYGUN KARŞILIK VERİLECEĞİNİ DAHA ÖNCE DE SÖYLEDİK"
Bekayi, ABD ve İsrail’in İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırılarına değinerek, "Silahlı kuvvetlerimiz insani ve etik ilkelere bağlıdır ve hiçbir zaman savaş suçu işlemedi. Buna karşılık karşı taraf ilk saldırılarda sivilleri ve çocukları HEDEF aldı ve altyapımıza saldırdı.
Bu yalnızca çevreye değil, insanlığa karşı da işlenen bir suçtur. Kırmızı çizgiler aşılırsa buna uygun karşılık verileceğini daha önce de söyledik. ABD üslerine yönelik saldırılar konusunda ise bir kez daha vurguluyorum, bizim Müslüman ülkelerle bir savaşımız yok. Bizim mücadelemiz, saldırılarını desteklemek için Müslüman ülkelerin topraklarını kullanan saldırganlara karşıdır. Meşru müdafaa kapsamında bu üsler hedef alınmaktadır" dedi.
"TRUMP’IN AÇIKLAMALARI SAVAŞ SUÇLARININ İTİRAFIDIR"
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik açıklamalarına tepki gösteren İsmail Bekayi, "ABD Başkanı’nın İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik son küstah açıklamaları, İran halkına karşı işlenen savaş suçlarının açıkça bir itirafıdır. Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlaliyle ülkemize dayatılan savaşın ortasında ABD Başkanı, sosyal medyada yaptığı açıklamada daha önce hedef alınmayan bazı bölgeler ve halk gruplarının tamamen yok edilmek ve kesin ölüm için değerlendirildiğini ifade etmiştir" ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, "Bu suç teşkil eden ifade, ABD’nin kendi başarısızlıkları karşısındaki çaresizliğinin açık bir göstergesidir. Bu sözler, dünyanın ABD ve İsrail’in İran’daki okullar, hastaneler, konutlar, altyapılar, spor salonları ve yardım merkezlerine yönelik askeri saldırılarına tanıklık ettiği bir dönemde dile getirilmektedir. Söz konusu saldırılarda şu ana kadar kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere yüzlerce masum sivil hayatını kaybetmiştir" diye konuştu.
"BİN 300’DEN FAZLA SİVİL HAYATINI KAYBETTİ"
İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51’inci maddesi uyarınca saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam ettiğini belirten İranlı sözcü, "Saldırılar sonucu bin 300’den fazla sivil hayatını kaybetmiş, 9 bin 669 sivil hedef tahrip edilmiştir. Bunlar arasında binlerce konut, ticari merkez, sağlık ve eğitim kurumu ile Kızılay binaları da bulunmaktadır. Bu nedenle ABD Başkanı’nın söz konusu açıklamaları, 28 Şubat’tan bu yana İran’da işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara ilişkin sorumluluğun açık bir itirafı niteliğindedir" dedi.
İsmail Bekayi, "ABD, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4 maddesinde yer alan güç kullanma tehdidi yasağını açık şekilde ihlal etmiştir. Ayrıca ABD Başkanı’nın halk gruplarını yok etmekle tehdit etmesi yaşam hakkının ihlali olduğu gibi sivillere yönelik saldırıların önünü açmaktadır. İran ise Güvenlik Konseyi sorumluluğunu yerine getirene kadar meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edecektir. Bu açıklamalar ABD’nin uluslararası sorumluluğunu ve ABD Başkanının uluslararası cezai sorumluluğunu doğurmaktadır" şeklinde konuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi ayrıca İran’ın BM ve BM Güvenlik Konseyi’nden uluslararası barış ve güvenliğin korunması kapsamında gerekli adımları atmalarını talep ettiğini belirterek, "Böylece devam eden savaş suçlarının sona erdirilmesi ve ABD ile başkanının hesap vermesinin sağlanması mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.
"ABD BÖLGE ÜLKELERİNE DEĞER VERMİYOR"
Trump’ın İran haritasının değiştirilmesine yönelik açıklamalarına da değinen İsmail Bekayi, "İran halkının iradesi önemlidir. ABD Başkanı ve diğerleri dünyanın başka bölgeleri hakkında da benzer açıklamalar yaptı. Sanki bütün dünya değerli bir arsa ve devletler de birer emlak şirketi gibi görülüyor. Oysa ülkeler halkların iradesi ve kendi geleceğini tayin hakkı temelinde şekillenir. İran milleti vatanını nasıl savunacağını bilir. Ancak dünyanın bazı ülkeleri yalnızca seyirci kalabileceklerini düşünüyorsa yanılıyorlar. Adaletsizlik karşısında kayıtsız kalmak, kayıtsızları zalimlerin suç ortağı haline getirir" dedi.
ABD’nin bölgedeki askeri varlığının güvenlik sağlamadığını belirten Bekayi, "Aksine güvensizlik ve bölge ülkeleri arasında ayrışmaya neden olmaktadır. Tarih, Ramazan ayında bölge ülkeleri üzerinden bir Müslüman ülkeye saldırı gerçekleştirildiğini hatırlayacaktır. ABD bölge ülkelerine hiçbir değer vermiyor, tek amacı İsrail’i korumaktır. Bu nedenle bölge ülkelerinin topraklarının İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermemeleri gerekmektedir" açıklamasında bulundu.
"Müzakerelerin ortasındayken bu savaş bize dayatıldı"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, savaşı İran’ın başlatmadığını belirterek, "Biz müzakerelerin ortasındayken bu savaş bize dayatıldı. Böyle bir durumda savunmadan ve ABD ile Siyonist rejimin hegemonya arayışına karşı direnme kararlılığımızı göstermekten başka bir seçenek yoktur. Şu anda tüm gücümüz, dikkatimizi ve kapasitemizi İran’ın varlığını savunmaya yöneltmiş durumdayız. Askeri saldırılar devam ederken savunma ve düşmana güçlü bir karşılık dışında başka bir konudan söz etmenin bir anlamı yoktur" diye konuştu.


