PDA

View Full Version : Kaçış Planı



Pages : [1] 2 3

açık-pozisyon
18-10-2006, 15:01
Merhaba, yeni bir konu ile değerli arkadaşların görüş, yorum ve fikirlerini almak istiyorum. Şimdi efendim, bendeniz İstanbul'da maaşlı olarak çalışan, evli bir zat'ım. Fakat gelin görün ki 7 göbekten beri İstanbul'lu olmamıza rağmen (şaka değil) ben bu İstanbul'dan sıkıldım. Şimdi diyeceksiniz ki İstanbul kadar güzel yer mi var, paranız da var işte İstanbul'un tadını çıkarın, vs... Evet, haklı olabilirsiniz, İstanbul'un varoşlarında yaşamıyorum, param Allah'a şükür üç kuruş var ama İstanbul'un bu keşmekeşinden, trafiğinden, insanların kabalığından, pahalılığından ve malumunuz birçok şeyden sıkıldım. Mesela ben de gidip birşeyler yetiştirmek istiyorum, devlet paramı paşa paşa versin istiyorum, az para verince meydanlarda bağırmak istiyorum :D Bu kısmı şaka idi tabi... Planımın adı "Kaçış Planı"... Fakat bu planda bazı belirsizlikler var, amacım da zaten sizlerin tavsiyeleri ile o boşlukları doldurmak... Aslında buna bir plan değil de bir hayal olarak da bakabiliriz. Belirsizlikleri dolduramazsak, hayal balonunu söndürürüz, önemli değil. Ben maddeleri aşağıya yazıyorum, sizlerden de yorum bekliyorum. Dahası böyle bir planı gerçekleştirmiş biri varsa onun da başarı hikayesini dinlemek isterim. Plan şöyle;
İstanbul'da ne varsa satılıp savılır, taşrada bir ev alınır. Eveet, daha ilk maddeden tıkandık, nereye yerleşeceğiz? Ben Ege bölgesini çok severim, Bursa ve Balıkesir'de hanımın akrabaları var o yüzden az çok biliyorum, İzmir'de benim akrabalarım var ama İzmir istemiyorum, orası da en az İstanbul kadar keşmekeş bir yer... Bir köy mü, kasaba mı, yoksa daha başka bir yer mi. Ve burası hangi şehirde olmalı? Bu problemi hallettikten sonra gelelim ikinci ana problemimize; yeni yurdumuza :D yerleşirken ne iş yapacağız? Şu anda eşim de mühendis olarak çalışıyor ama yeni düzende onun oturup yemek yapmasını, çocuklara bakmasını düşünüyorum. O konuda ikna edilmeye yatkın duruyor, problem yaratacağını sanmıyorum. En büyük problem ben ne iş yapacağım? Şu anda özel bir şirkette yazılım mimarı olarak (mimar değil aman :D yazılım mimarı, yani bilgisayar programlarının sistemsel tasarımlarını yapıyorum) çalışıyorum. Şehirli olduğum için bağ, bahçe işinden anlamam ama çabuk öğrenirim. Her türlü eziyete hazırım ama asıl soru işareti şurada, ben oradan kazandığımla doyar mıyım? Veya bir kasabada bir dükkan açıp, orada ne bileyim örneğin süt-peynir satmak beni doyurur mu? Veya ne doyurur? Mesela bir yazılım şirketi kursam taşrada nasıl iş yapar ki? Her halükarda ev kirası da olmayacağına göre çok zorluk çekmem diye düşünüyorum... Bu hayali kafamda oturtabilirsem, bu riski almayı düşünüyorum ve "adios İstanbul" demeyi... Acaba devletten tersine göç projesi ile hibe fon mu alsam :D

wsx
18-10-2006, 15:12
hep yapmak istediğim şeydir. Bir gün yaşlanıp emekli olunca - aslında yaşlanmadan önce yapmak isterdim ama- sanırım yapacağım. Kesinlikle ege bölgesi olmalı. Mesela sakin deniz kenarında bir ege kasabası olabilir. Örneğin tercih edeceğin yer FOÇA (eski) gibi bir yer olabilir. Ama burada yapacağın iş kesinlikle tarım olmalı. Zeytincilik olabilir. Aynı zamanda bir taka sahibi olursan balıkçılıkta yapabilirsin. Ben eminim ki aç kalmazsınız. Evinde kesinlikle bir internet bağlantılı bilgisayarında bulunmalı bu arada. Neyse sanırım kendi planlarımdan bahsettim.

cetvel
18-10-2006, 15:16
ben de doğma büyüme istanbulluyum ama istanbuldan, özellikle de trafiğinden nefret eden biriyim... "buraya kadarmış" deyip teyzemin baskısıyla :D Muğla Milas'a bağlı Güllük beldesine yerleştim...

Ama burası zeytin ve balık çiftliği dışında herhangi bir işe uygun değil... O yüzden nişanlımın kasabası olan Havsa'ya gideceğiz... Yapacağımız iş de kayınpederin işi olan besi hayvancılığı...

Küçük bir yerde yaşamak çok güzel, bence masrafı da fazla değil... eğer ev alabilirseniz mutlu mesut bir şekilde yaşayabilirsiniz...

Saygılar...

açık-pozisyon
18-10-2006, 15:19
Sn. wsx, yani bu kadar olur, Foça'da benim akrabalarım var, en iyi bildiğim yerlerden biri. Orada gayrimenkul ve toprak çok pahalı, zeytin bahçeleri özellikle... Zeytin konusunda özel ilgim var zaten :D Yalnız foça'ya gitmek istemiyorum çünkü orası yazları inanılmaz pahalı ve kalabalık oluyor. Daha sakin ve nispeten ucuz bir yer olmalı ama ege sahillerine yakın olmalı. Mesela Balıkesir - Burhaniye/Ayvalık'ın köyleri/Akçay'ın köyleri veya etrafı gibi... Veya buralarda esnaflık vs yapılabilecek bir kasaba... Neresi, neresi, neresiii :düsün: ve hangi iş?

açık-pozisyon
18-10-2006, 15:23
Sn. cetvel, Edirne Havsa mı? Orayı da çok severim :D Havsa'yı çok bilmiyorum ama Edirne Osmanlı'nın ruhumu okşayan atmosferi, mistik ortamı ile hep beni büyülemiştir. Hanımın, Enez-Karaincirli köyünde akrabaları var. Besi hayvancılığında nasıl bir sermaye gerek bir aileyi geçindirebilmek için? Bir de siz "küçük yer çok masraflı değil" demişsiniz. Mesela 3-4 kişilik bir aile o tip bir yerde ev kirası hariç maksimum kaç paraya geçinir?

cetvel
18-10-2006, 15:36
Sn. cetvel, Edirne Havsa mı? Orayı da çok severim :D Havsa'yı çok bilmiyorum ama Edirne Osmanlı'nın ruhumu okşayan atmosferi, mistik ortamı ile hep beni büyülemiştir. Hanımın, Enez-Karaincirli köyünde akrabaları var. Besi hayvancılığında nasıl bir sermaye gerek bir aileyi geçindirebilmek için? Bir de siz "küçük yer çok masraflı değil" demişsiniz. Mesela 3-4 kişilik bir aile o tip bir yerde ev kirası hariç maksimum kaç paraya geçinir?


sevgili açık-pozisyon, evet Edirne Havsadan bahsediyorum. Edirne gibi güzel bir şehre de yakınsınız, İstanbul'a da yakınsınız... Ustelik büyük marketler de (mesela Kipa) Edirne için hazırlıklarını bitirmek üzereler... Sınır ticareti kapsamında hem Yunanistan'dan hem Bulgariatan'dan alışverişe geliyor insanlar...

Kışın kar yağısı var... Şu anda yapmaya başladığımız evde bahceye bakan boydan boya bir cam var, şöminden gelen sıcaklık ve kar yağısını seyrederek uyumayı planlıyoruz... :gulen:

Yaşam şeklinizi bilmiyorum ama eğer para harcama alışkanlığınız savurganlık veya hastalık ederecesinde değilse, çoookk rahat geçinirsiniz... bence yerleşmek istediğiniz yere gidip, keşif için bikaç hafta kalın, vakit geçirmeye çalışın... Evlere bakın...

Hayvancılık zaten trakyanın belkemiği denecek kadar önemli bir iş kolu... Biz ortalama 70-80 baş hayvan ile besi yapacağız... Yem için kendi ürünümüzü yetiştiriyoruz... işin bu kısmı çok ayrıntılı, burda yazmakla anlatılmaz... :gulen: ama isterseniz sonradan yazışabiliriz...

saygılar...

Survival
18-10-2006, 16:13
Sn Acik pozisyon bizim de hayalimiz bu esimle beraber, ama henuz planlarimiz netlesmedi cunku henuz yeni sayiliriz istanbulun calisma hayatinda, 6 yil gibi bir sure oldu universite biteli...
benim eski calistigim ozel sirkette Genel mudurun altindaki koordinatorlerden en onemlisi (sanirim 7~8 yaslarinda bir cocugu vardi ama bahsettigim kisi 40'dan fazlaydi) bu tasi taragi satip memlekete donme isini yapti. Genel Md ki kendi sektorunde bilinen biridir epeyce ugrasti adami vazgecirmek icin ama tabii karar verilmis. bizim yonetici yerlesti memleketine, ama deniz kenari degildi sadece adamin memleketi. orada bir acenta acti kendi sirketinde patron oldu. SAdece istanbulun bu kesmekesinden kurtuldu. Yani demem sudur ki; geliri gayet iyi ist'da iyi bir muhitte oturan bir yonetici bile butun bunlari eliyle itip rahat trafiksiz gurultusuz bir hayat icin bu isi yapabiliyor..

Umarim hepimiz hayallerimizi gerceklestirebiliriz ama ben bu sehirde cocugumu buyutmek yetistirmek istemiyorum! bu sehrin kulturu dili dini bir bozuk kardesim.. bu sehirdeki insanlari ben belirli bir sinifa sokamiyorum.

wsx
18-10-2006, 16:31
bravoooo

cenkog
18-10-2006, 16:59
Kesinlikle genelleme kaldırmayan , her bireyin kendi kararını kendisi vermesi gereken , tek bir doğrusu olmayan , çok tartışmalı ve konuştukça çok su götürebilecek bir konu ...O kadar farklı ruhlar var ki bu dünyada çok derin bir mevzu bu ...

SALESMAN
18-10-2006, 17:11
en iyi yer büyüdüğün yerdir , büyüdüğün yer guzel bir yer ise istanbulada new york a da gitsen dönünce daha mutlu olursun .. ama mutlu olabileceğin ve hayat standartında fazla değişiklik yaratmayacak bir getirisi olması gerek yaptığın işin yoksa zor...
ben size bursayı öneririm , fabrikalarla dolu bir yer burası teknik beceri her zaman para ediyor ..

ardahan
18-10-2006, 17:12
Klasik yazılımcı düşleri :) (Ben kebapçı olmak istiyom ama Abap Kebap :)) Abi tarım işini de bi ara düşünmüştüm devlet bazı bölgelerde teşvikler veriyo bunları inceleyebilrisin.

Yerleşeceğin şehir de tamamen köy olmasın. Aradığını bulabileceğin ama sakin bi yer. Genelde memurların yaşadığı yerler olabilir mesela... Şahsen Adapazarında yaşamak isterdim.

Yazılım mimarı isen webde freelancerlar aranıyor. Onlara bakıp istediğin işleri alabilirsin

Acheron
18-10-2006, 17:28
6 sene hazırdan yemeye ve söylediğim sistemi kurmaya paranız varsa Manisa/Alaşehir'i öneriyorum.10 dönüm üzüm bağı,yüksek sistem ortalama yılda 60 ton parmak üzüm veriyor. (Görüntüsü muhteşem). Alıcısı, toptan gelip dalından kesiyor,siz keyifle karşıdan seyrediyorsunuz.Bu yaz kilosu 0,75 kuruşdu.Etrafını çitle çevirip içine şirin bir evde kondurdunuzmu inanın içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıcaksınız.

ceng
18-10-2006, 17:55
bu kacis planini ben de izliyim olur ya nasiplaniriz:)
maslak trafigi cekilmiyor:(

gençgirişim
18-10-2006, 18:19
Benim hayalimde de hep bu bağ evi var :D Bu işin maliyeti nedir peki yaklaşık olarak.Bi de paramız o kadara yetmez belki onun için soruyum 3-4 dönümle olmaz mı bu iş ? 6 yıl fazla değil mi beklemek için,hazır bağ alsak pahalı mı olur ?

Acheron
18-10-2006, 18:47
1 dönüm değil 1 tanede asma dikseniz 3. senesinde verim vermeye başlıyor.3-5 dönümde olur. Hazır bağda olur ama benim söylediğim sistem bu bölgede yeni yaygınlaşmaya başladı. (Getirisi çok güzel olduğu için). Amaç israilliler gibi en az topraktan en fazla verimi almak.Yeni bir düzen kurmak zor.Pahalımı derken;arazinin mevkiisine göre fiyatları değiştiği için şuan bir bilgim yok.

açık-pozisyon
19-10-2006, 08:11
en iyi yer büyüdüğün yerdir , büyüdüğün yer guzel bir yer ise istanbulada new york a da gitsen dönünce daha mutlu olursun .. ama mutlu olabileceğin ve hayat standartında fazla değişiklik yaratmayacak bir getirisi olması gerek yaptığın işin yoksa zor...
ben size bursayı öneririm , fabrikalarla dolu bir yer burası teknik beceri her zaman para ediyor ..

Sn. salesman, görüşleriniz için teşekkür ederim, hanım Bursalı zaten :D 2 gün sonra oradayız ama inanın Bursa İstanbu'dan beter, yeni çevre yolu yapıldı da biraz rahatladı gibi, her yer bat-çık kavşak yine de yetmiyor, belki daha balıkesir ve egeye doğru olabilir...


6 sene hazırdan yemeye ve söylediğim sistemi kurmaya paranız varsa Manisa/Alaşehir'i öneriyorum.10 dönüm üzüm bağı,yüksek sistem ortalama yılda 60 ton parmak üzüm veriyor. (Görüntüsü muhteşem). Alıcısı, toptan gelip dalından kesiyor,siz keyifle karşıdan seyrediyorsunuz.Bu yaz kilosu 0,75 kuruşdu.Etrafını çitle çevirip içine şirin bir evde kondurdunuzmu inanın içinde zamanın nasıl geçtiğini anlamıcaksınız.

Sn. acheron, Manisa - Salihli'de de tanıdıklar/akrabalar var :D Üzüm işini soruşturdum, dönümü 4-5 bin YTL'ye üzüm bağları var, geçen sene bizimkiler kilosunu dalından 40 kuruşa vermişler, tabi çok çok kaliteli değil ama ihracata gitmiş yine... Keyifle seyretme işi biraz zor, çünkü işin iç yüzü çok zahmetli, yağmur çok önemli, eğer hasat zamanından önce, olgulaşma döneminde yağmur yağmazsa üzümler ufacık kalıyor ve kurutarak satılmak zorunda kalınıyor. Kuruturken de yağmur yağmaması gerek, kurtlanmaması için :D Daha esnafımsı, tüccarımsı işler olabilir belki direk toprak değil de... Mesela alım-satım gibi... Bilemiyorum ki :düsün:

zeus
19-10-2006, 10:44
kesinlikle dikili bergama arasını öneririm.Bu bölgede hem toprak çok kaliteli, hem sıcak su var(sera işi için birebir), hem dikili limanı çok yakın hem de deniz var

açık-pozisyon
19-10-2006, 11:46
Sn. zeus, sera işi derken biraz açabilir misiniz? Sizin tecrübeniz var mı? Nedir bu seracılık işinin aslı?

Acheron
19-10-2006, 16:02
sn açık pozisyon üzeri açık yaptığınız her işte risk oranı yüksektir. Akrabalarınızdan çekirdekli üzüm hakkındada bilgi alın.
Bergamada sıcak su varmış.Sıcak su meyve ve sebze kurutma sistemlerindede kullanılır.Türkiyede daha gelişmemiş bir sektör. Yurtdışına kuru soğanın kurusu,enginar yaprağı kurusu bile ihraç ediliyor.

VOLVO
28-10-2006, 17:15
Hay ALLAH süper bir topik olmuş. Hanımla 4-5 gündür en fazla konuştuğumuz mesela.Tipik herkesin hayali olsa gerek bu:D

Söylemesi ayıp bayramda hanımın memleketi Kayserideydik. Satılık ev fiyatlarından muhabbet açıldı orada. Dedimki 20-30 yıllık binalara 300.000 YTL isteniyor.Kafayı yediler.Şimdi aranızda kayseriyi görenler varmı bilmem ama ben böyle düzenli bir şehir görmedim hayatımda. İşim gereği tüm şehirleri hatta neredeyse tüm dünyayı dolaştım.Sonuç : En güzel şehir İstanbul.Ama günümün 3-4 saatini bu şehir boş yere yiyor desem yeridir. Eee kazık mı atacağız bu dünyaya:oley:
Şimdiki çalıştığım firma uluslarası bir dev desem yeri var. Bende orta kademe yöneticiyim.Gelirim iyi yani. Üst düzey yöneticilerle konuşuyorum hepsi sanki tek bir ağızdan "Ahlayıp vahlıyorlar.Geçen zamanlarına yanıyorlar.Şimdiki aklım olsa daha mütevazi bir yerde kendi işimi yaparım diyorlar. Sonuçta amaç huzurlu ve bir nebze doymak değil mi diyorlar:gulen:

Valla Kayseri kafama yatmaya başladı desem yeri var. 300.000 YTL ev fiyatını duyunca kafayı yiyen hanım akrabaları şöyle bir akıl verdi. Gel burada 3-4 ev al.Birinde otur 2-3'ünü kiraya ver. Böylece hiç çalışma yan gel yat. Rahat rahat geçin eline geçecek parayla.Düz mantık ama doğruluk payı olan bir mantık.

Evleri görmelisiniz. Muhteşem lüksler.Acaip büyükler.300.000 ytl'ye en kralını alıyor ve üstüne paran kalıyor. Akmerkez'den güzel alış veriş merkezleri yapılmış. Korkunç gelişiyor şehir. En önemlisi insanlık daha ölmemiş oralarda.Vs.vs.

Kafamda 2-3 proje var. Valla gidebilirm gibi geliyor.İç güveysi olmayız dimi bu durumda arkadaşlar:D :D Onların parası değil kendi paramla geçineceğim elbette.

serkant
28-10-2006, 21:37
Iyice düşünülmesi gerekir bence.

Benim arkadasım 5 sene once Istanbul daki evi ve dukkanını satıp Ege bolgesinde turistlik bir bolgede hem işe hemde yaşamaya başladı. Fakat Bir türlü memnun olamadı ve bu sene Istanbul'a tekrar geri dönüş yaptı. ,5 sene once 200 bin dolara sattıgı ev ve dükkanın fiyatı şu an neredeyse 650-700 bin dolar arasıymış. O 200 bin dolardanda pek bir şey elinde kalmamış. Bin pişmanım dedi bana. Kötü bir örnek ama anlatayım dedim..

Dikkatlice karar verirmesi gerekir. Birazda şanş meselesi....

VOLVO
28-10-2006, 22:32
Iyice düşünülmesi gerekir bence.

Benim arkadasım 5 sene once Istanbul daki evi ve dukkanını satıp Ege bolgesinde turistlik bir bolgede hem işe hemde yaşamaya başladı. Fakat Bir türlü memnun olamadı ve bu sene Istanbul'a tekrar geri dönüş yaptı. ,5 sene once 200 bin dolara sattıgı ev ve dükkanın fiyatı şu an neredeyse 650-700 bin dolar arasıymış. O 200 bin dolardanda pek bir şey elinde kalmamış. Bin pişmanım dedi bana. Kötü bir örnek ama anlatayım dedim..

Dikkatlice karar verirmesi gerekir. Birazda şanş meselesi....

Burada kurulu düzeni yani evi,işyeri olan için belki riskli olabilir.Ancak ben sıkıntıdan patlasam 5 sene sonra yine döner ve yine bir kiralık ev bulur ve yine bir iş bulurum diye düşünüyorum.
Aslında işin püf noktası şu: Gittiğinizde kafanızda bir projeyle gitmelisiniz.Başarılı olursanız sizden iyisi yok.Mesela Kayseriden Istanbul'a hergün tam 7 uçak kalkıyor. 49 YTL'ye hemde. Atla gel,gez dolaş vs.vs.

Mesela bende bir örnek vereyim.Karşı komşumuz 8 ay önce karısıyla birlikte İzmir'e göçtü. Geçen gün burdaydılar. Istanbul'un altını üstünü getirmişler.Bu kadarı yeter dediler. Ben bizzat burada yaşamama rağmen tadını daha fazla çıkarmışlar. Herneyse Pancarlı da bir kiralik yer tutmuş.2 hafta önce de Tayvan'daymış. İki makina siparişi vermiş. Şimdi kendi işini kuruyor.Yüzüne kan gelmiş. Acaip ümitli.Umarım başarılı olur. Bu arada izmir'de olmaktan acaip derecede memnunlar. Hayırlısı olsun haklarında.

Çetin Sürel
28-10-2006, 23:25
müthiş bir topik olmuş.aman boş bırakmayalım.benim gidecek yerim belli ama yinede belli olmaz tabii.
bana göre sevdiğiniz devamlı yaşamaktan zevk duyacağınız bir kendi memleketiniz varsa ve çocuklarınızın eğitimindende şüphe duymayacağınız şartlar mevcutsa
istanbuldaki malı mülkü satıp yeni risklere ne gerek varki,verin mülkleri kiraya gidin memleketteki aile mekanında veya bedavaya yakın kiralarla(çoğu yerde)mis gibi yatın aşağıya:)yerleşilecek yere göre uğraşılar çıkar zaten mutlaka...

forges
28-10-2006, 23:25
sn.açık pozisyon
topiğiniz bir bakıma hayat akışınızı değiştirme isteğinizi gösteriyor inşallah dilediğiniz yönde gelişim ve değişim olur.
Taşraya gitme konusunda benim görüşüm tamamen ücra bir yer olmamalıdır , istanbuldan giden biri en azından eğitim,sağlık gibi temel ihtiyaçlarını çok fazla problem yaşamadan karşılayabilmelidir.O açıdan Ege bölgesi merkezli düşünmenizi anlayabiliyorum ama Marmara bölgesini de ihmal etmeyin derim. Bu arada ben Erdek i çok seviyorum :D Dayımların yazlığı var gerçi yazın çok kalabalık ama yaşanabilecek birr yer diyebilirim

adnanfd
29-10-2006, 01:24
bende doğma büyüme istanbul'luyum.1994 te bu şehirden kaçtım.şimdi çok huzurluyum.ne ist. içindeyim nede istanbul'dan çok uzaktayım.bayramda istanbul'a gittim.bu şehir artık yaşanmaz olmuş.bana göre Çanakkale,Tekirdağ ve Yalova yaşamak için güzel şehirler.bu 3 şehir emeklliler için idealdir.hangisini tercih edersin diye soracak olursanız çanakkale derim.

cenkog
29-10-2006, 08:57
Problem de bu aslında : Sadece emekliler için idealler , İstanbul'dan kira alıp orada otururlar işte canları sıkılana kadar :D



Bu 3 şehir emekliler için idealdir...

çilek
29-10-2006, 10:42
Ben kaçmıyorum, belki de kaçamıyorum bağlarım var !

O halde ne yapıyorum?

Diz boyu sorun çevremde almış başını gidiyor. Şikayet?
Hayır kimi kime şikayet edip de sinirlerimi yıpratayım?

Şükür iyi çalışan bir kafam, dik duran bir başım var birçoğumuz gibi..

Nerede terslik, düzensizlik, haksızlık var ise hepsini düzeltmekle uğraşıyorum.
" Ama 16 senedir bu böyle idi siz neden karşısınız?" diyebiliyorlar da, az düşünüp eğri ile doğruyu çözemiyorlar. Çözemeyeni çözmeyi düşünmeye hiç zorladınız mı? Yüz ifadesindeki sancıyı görebildiniz mi?

Bir faydamız olsun, bizden sonraki bir adım önde olsun. Zaten bu şekilde iyiye ulaşabiliriz.

Bahsettiklerim ucuz çözümler, bölgesel! Koca şehrin dişinin kovuğuna bile yetmez!
Olsun! "Ben neyi düzeltebilirim" in bir alternatifi en azından. Ya da basit bir teselli!:)

Ama kaçanlara, bunalanlara da bir çift sözüm var:

Siz de haklısınız. Yaşam sizin ,tat tuz sizin! Huzurlu olun yeter ki!

gençgirişim
29-10-2006, 11:18
GİTMEK

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.

"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel

CAN YÜCEL :)

Paylaşmak istedim sizinle, hem gitmeyi "istemek de güzel" bir şey:tamam:

cenkog
29-10-2006, 11:33
:bravo::tamam::bravo:
GİTMEK

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,
Bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey...
Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

Öyle "yanına almak istediği üç şey" falan yok.
Bir kendisi.
Bu yeter zaten.
Her şeyi, herkesi götürdün demektir.
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınmıyor.

Böyle gidiyoruz işte.
Bir yanımız "kalk gidelim",
öbür yanımız "otur" diyor.

"Otur" diyen kazanıyor.
O yan kalabalık zira...
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma duygusu...
En kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,
Monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz...
Kuş olup uçmak isterken, ağaç olup kök salıyoruz.

Evlenmeler...
Bir çocuk daha doğurmalar...
Borçlara girmeler...
İşi büyütmeler...
Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.

Misal ben...
Kapıdaki Rex'i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,
İki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki...
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında,
Herkes onu, o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

"Sırtında yumurta küfesi olmak" diye bir deyim vardır;
Evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin,
Kendi imalatımız küfeler.

Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım,
İnadına kök salmak lazım.

Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar, ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Hepimiz kaçabilsek...
Bütçe, zaman, keyif... Denk olsa.
Gün içinde mesela...
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün.
Sabah 9, akşam 18
Sonra başka mecburiyetler
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli
Bu kadar ağır olmamalı.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı, bir ömür yani.
Ne saçma...
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç,
Ama olsun... İstemek de güzel

CAN YÜCEL :)

Paylaşmak istedim sizinle, hem gitmeyi "istemek de güzel" bir şey:tamam:

açık-pozisyon
30-10-2006, 08:42
Arkadaşlar, herkese katkıları için teşekkür ediyorum, tabi yazmaya devam :D Güney Marmara ve Ege bölgesi kesin düşündüğüm yerler, İstanbul'da yaşamış biri için başka yer çok zor. Aslında şimdilik sadece "acaba?" düşüncesi var kafamda. Birkaç sene hem maddi anlamda para biriktirmem gerekiyor, hem de ödenecek borçlar, tahsil edilecek alacaklar var, vadeleri birkaç yıl... Bir balance-sheet ancak birkaç yıl ortaya çıkar, bu aralar belirsiz, aynen seçim Türkiye'si gibi :D Akçay, Altınoluk, Ayvalık, Sarımsaklı, Burhaniye, Erdek, Balıkesir, Mudanya güney marmarada aklımıza gelen yerler. İzmir (büyükşehir istemiyorum ama), Foça, Dikili, Selçuk, ege bölgesinde aklımıza gelen yerler. Tabi bunların çoğu turistik yerler, buralara yakın daha az kalabalık yerler daha uygun olabilir ya da şeytan diyor git turistik bir yere, aç kapalıçarşıdan getirdiğin kilim tezgahını :D yaz mevsimi turistlerin önüne, yazın çalış, kışın yat... Ne ala memleket :D Neyse, şimdilik İstanbul'a devam, mesai zamanı :D

Realtor
30-10-2006, 16:27
Sevgili Arkadaşlar,

Bu topiği bende takip edeceğim. Ortak noktayı sonunda bulmusuz.

Fakat radikal bir yaşam, sehir değişikliği, sorumlulukları dusununce cok zor. (en azından simdilik)

Bu tarz radikal bir değişikliği emekliliğe saklıyorum ama, omrumun egzos dumanı ve saygısız insanlar içinde geçmemesi için haftasonlarını İstanbulda geçirmiyorum.

Bu luks bir durum değil inanın. Evim bir koyde. Ne villa ne bir site. Bildiğiniz koyde basit bir ev. Etraf inek keçi, komsular koyluler. ;kucuk bir bahce var, onunla mesgul oluyorum. Isıtma soba. Haftasonu odun bitmişti ormandan dal topladım kırıp onu yaktık.

Bu tip bir alternatif yaratabilirseniz, İstanbulla daha az muhatap oluyorsunuz, ev en azından Emekliliğe kadar verimli cağınızı İstanbulda değerlendirebilirsiniz.

Haftasonu koyde iki gun çecirmek bana inanılmaz huzur ve enerji veriyor. O yuzden bu tip arzusu olan arkadaslara kesinlikle yazlık site, yazlık ev, normal ev konforu ve sehirli tiki komsular olan site onermem. Gidin bir koyde haftasonu evi edinin. Butce buna su an musati değilse gidin bu tip bir koyde arsa alın. Arsaya gidip gelmeye baslarsınız. Yok citiydi, agac ekmesiydi, vb gide gele koye alısırsınız. Bir bakmıssınız ev yok ama koylulerle balıga cıkıyorsunuz, yada haftasonlarını bahce işleri ile geçiriyorsunuz. Mevsimleri, dogayı takibe baslarsınız. Sonra yavas yavas butceye uygun bir evide yaparsınız.

Birde bu iş haftasonunu istanbulda geçirmekten daha hesaplı.

Belkide bu ev İstanbula yakın emeklilik adresiniz olur yıllar sonra.

açık-pozisyon
30-10-2006, 16:33
Sevgili realtor, aslında benim böyle arsalarım var şu anda, Tayakadın köyünde... Etraf dediğiniz gibi keçi, inek vs... Ama hep yatırım gözü ile baktığımdan ev fikrini sindiremedim bir türlü. Aslında ykaında terkos gölü de var, balığa gidilebilir :D Dediğiniz gibi çiti boyası vs iyi uğraş oluyor, bu kasımda kısmetse kiraz ağacı dikeceğim yeni aldığım yere... Bu arada sizin köy nerede?

korayozel2000
30-10-2006, 16:46
İzmir İstanbuldan daha güzel (Yaz sıcakları hariç) ve düzenli bir şehir olmasına rağmen bence Büyükşehir olması hasebiyle pek bir fark yok aralarında diye düşünüyorum.

Burada kurulu düzeni yani evi,işyeri olan için belki riskli olabilir.Ancak ben sıkıntıdan patlasam 5 sene sonra yine döner ve yine bir kiralık ev bulur ve yine bir iş bulurum diye düşünüyorum.
Aslında işin püf noktası şu: Gittiğinizde kafanızda bir projeyle gitmelisiniz.Başarılı olursanız sizden iyisi yok.Mesela Kayseriden Istanbul'a hergün tam 7 uçak kalkıyor. 49 YTL'ye hemde. Atla gel,gez dolaş vs.vs.

Mesela bende bir örnek vereyim.Karşı komşumuz 8 ay önce karısıyla birlikte İzmir'e göçtü. Geçen gün burdaydılar. Istanbul'un altını üstünü getirmişler.Bu kadarı yeter dediler. Ben bizzat burada yaşamama rağmen tadını daha fazla çıkarmışlar. Herneyse Pancarlı da bir kiralik yer tutmuş.2 hafta önce de Tayvan'daymış. İki makina siparişi vermiş. Şimdi kendi işini kuruyor.Yüzüne kan gelmiş. Acaip ümitli.Umarım başarılı olur. Bu arada izmir'de olmaktan acaip derecede memnunlar. Hayırlısı olsun haklarında.

Realtor
30-10-2006, 17:11
Sevgili realtor, aslında benim böyle arsalarım var şu anda, Tayakadın köyünde... Etraf dediğiniz gibi keçi, inek vs... Ama hep yatırım gözü ile baktığımdan ev fikrini sindiremedim bir türlü. Aslında ykaında terkos gölü de var, balığa gidilebilir :D Dediğiniz gibi çiti boyası vs iyi uğraş oluyor, bu kasımda kısmetse kiraz ağacı dikeceğim yeni aldığım yere... Bu arada sizin köy nerede?

Sile - Karacakoy

Soyle cevreye hakim, meyilli bir araziniz varsa evi o tip araziye dusunun. Cok ferah olur. Kucuk olmalı zaten. Buyugu ne ısınır ne temizlenir. Ulasımda 1.5 saatten fazla olmamalı. Yoksa gunubırlık gıdıp gelmek yorar.

Anlayamıyorum mailkane formatında koca koca villaları. Ve hakikaten uzuluyorum alanlara. Kesinlikle kısın kullanılamazlar. Binanın kendisi 3 gunde anca ısınır neyle ısıtırsan ısıt.

Tayakadın Catalca tarafındamıydı? Google E. den bakayım detay verirseniz

açık-pozisyon
30-10-2006, 17:22
Evet Çatalca tarafında fakat kuzeyde Terkos gölüne gelmeden, aslında Gaziosmanpaşa'ya bağlı ama pek alakası yok tabi
http://www.saglamarsaofisi.com/ adresinden de haritalara bakabilirsiniz. Web sitesi benim, oradaki arsaların alım-satımı ile ilgileniyorum (bir arkadaş ile ortak olarak) malum yeni trakya otobanı, 3. köprü, 3. havaalanı vs... Geleceği çok parlak bölgenin...

Realtor
30-10-2006, 17:45
Evet Çatalca tarafında fakat kuzeyde Terkos gölüne gelmeden, aslında Gaziosmanpaşa'ya bağlı ama pek alakası yok tabi
http://www.saglamarsaofisi.com/ adresinden de haritalara bakabilirsiniz. Web sitesi benim, oradaki arsaların alım-satımı ile ilgileniyorum (bir arkadaş ile ortak olarak) malum yeni trakya otobanı, 3. köprü, 3. havaalanı vs... Geleceği çok parlak bölgenin...


Siteniz guzel. Tebrikler
Kendinizmi alıp satıyorsunuz. Yoksa aracımı oluyorsunuz alım satıma?
Tayakadından uskumrukoye ulasım varmı, kac km arası var?

açık-pozisyon
30-10-2006, 17:54
Tayakadın'da az bir kısmı benim arsaların, diğer kısmı ise diğer arkadaşın. Ama telefonlara arkadaşlar bakıyor, ben özel talepler ile ilgileniyorum. Tabi köylü geliyor "ben toprak satmak istiyorum" diyor bazen onlara da aracılık etmiyor değiliz... Uskumruköy'e, Zekeriyaköy'e, Göktürk'e, Kemerburgaz'a her yere ulaşım var, km olarak tam ölçmedim ama 20 km diye tahmin ediyorum çünkü 70-80 km hızla (yol biraz virajlı) 10-15 dk sürüyor... Ama buraya yeni trakya otobanı uzanacak, buradan 2. köprüye (Kemerburgaz üzerinden) bağlantı verilecek ve 3. köprü ile RumeliKavağı-Yuşa Tepesi (sadece tahmin) arasından karşıya geçecek ve Riva(çayağzı)'nın altından karadeniz otobanına bağlanacak...

cautionary
30-10-2006, 18:07
Vay be topiğe bak..amma kaçmaya meraklı adam varmış:D

evet bende kaçmaya niyetlenenlerdenim...ama benim motivasyon daha farklı.

ailemizin çoğunluğu kanser ya da kalp rahatsızlığı gibi irsi nedenlerle ortalama 55-65 yaşlarına kadar yaşamış en fazla.

eh bendeki stres, sinir diz boyu..buı nedenle kendime 60 lı yaşları göremem diye düşünüyorum.(daha önce gitmeyeceğimizin de garantisi yok tabi.)

bu durumda benim kaçış planım şu..35 yaşına kadar çalış...(şu an 29 yaşındayım,ist de iyi sayılabilecek bir evim, arabam ve birikmiş bir miktar param var. birikmiş paramla köyümdeki evimi restore edip, mini villa kategorisine sokacağım:D )

aylık getirisi 1000$ olacak bir kapital ile köyüne dön...yılın 6 ayını ist de finansal al-sat larla geçir, diğer 6 ayını bağ bahçe işleri ile uğraşarak köyünde geçir.

buradaki kritik konu şu..ne ist de, ne de köyünde yaptığın işten ekmek bekleme, sadece hobi olarak ilgilen.

böylece çocukların hem büyükşehirde okumuş, hem orda yetişmiş olsun..hem de köy hayatının güzelliklerini yaşasın.

özet::::bence hem ist de, hem de köy hayatı yaşayacak yerde evi-barkı-meşgaleyi hazır edip...birikmiş paranın getirisi ile de geçinebilmelsin.....yani kazanma derdin olmamalı..yoksa küçük yerlerde parasızlık çok daha koyar adama....küçük yerlerin en güzel yanı hazır parayı yemek için mükemmel yerler olmalarıdır:D

dediğim gibi 55 ime kadar deli gibi çalışıp, sonra kalpten ya da kanserden ölmek istemiyorum...hayatımın 15-20 senesini de yatarak geçirmek, "bir öküz gibi kırlarda, bağlardfa, bahçelerde gezinerek geçirmek istiyorum":D

çilek
30-10-2006, 18:51
cautionary;

Yaşam, ya da bizleri bekleyen hayat; yukarıda belirlediğin borsa analizleri gibi gerçekleşmeyebiliyor:)O kadar çok hedefden sapmalar oluveriyor ki! İnan ki borsa daha kolay. Çünkü sözünü ettiğimiz piyasalarda, şapkanı alıp gidebiliyorsun istediğin an.

Öğrendim ki...
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle
Her işin iki yüzü var


Ama yine de, herşeyin planladığın gibi gönlünce olması dileklerimle.

pltz
30-10-2006, 22:44
Bu forum galiba İstanbul'da yaşayan bütün burjuva sınıfı insanların son yıllardaki ortak hissiyatını yansıtan bir yer gibi.
Bunda, yaşanan ve muhtemel depremlerinde etkisi var mı ne? Hemen hepimiz çocuklarımız için kaygılıyız.
Zeytincilik, üzüm yetiştirmek, besicilik en çok rağbet gören hayaller. Ben de hiç tarımla uğraşmamış olsam da bu hayalleri kuruyorum. Zeytincilik fena değil gibi. Üzüm yetiştirmek kendi şarabını yaparsan karlı olabilirdi. Ama iktidardakilerin dünya görüşünden dolayı çıkardığı yeni vergiler, şarapçılığa büyük darbe vurdu. Besicilik de bence çok tartışmalı koruma duvarlarıyla ayakta tutulmaya çalışılan bir sektör. Arjantin'den 1 Euro'ya en kaliteli etler gelebilecekken, birkaç yüzbin besiciyi korumak uğruna konan koruma duvarları yüzünden bu ülkenin genç kuşakları et yiyemiyor. Ne kadar sürer, bilinmez.
Benim hayalimde yatan iş, Artisan peynircilik. Hayatımda peynir yapmadım. Ama bu konuda İnternet'te veya yazılı, o kadar çok kaynak var ki. Üstelik ülkemizin peynir geleneği de çok zengin. Yabancılar gelip Türk peynirleri üzerine kitap yazıyor. Bu konuda, bilimsel yöntemleri de kullanarak yapılacak çok iş var bence. Besicilikten çok daha katma değerli bir iş üstelik.
İşte bu da benim hayalim.

açık-pozisyon
31-10-2006, 08:11
Sevgili pltz, güzel yazmışsın da bir yanlışı düzelteyim dedim :D Şaraptaki verginin "iktidakilerin dünya görüşü" ile hiç alakası yoktur. Madem adamlar içki istemiyor garezleri sadece şaraba mıdır? Rakı ve bira'ya neden birşey yapmamışlardır? 2005 yılında Tekel'in içki kısmı özelleştirildi ve yepyeni rakı markaları çıktı, pazar birden renklendi, Efe, Burgaz, Sarı Zeybek gibi markalar daha önceden var mıydı? Bu şaraba vergi koyan dünya görüşü nasıl bunlara izin vermektedir?

"Alkollü içkide üretim şampiyonu bira"
Geçen yılın Ocak-Kasım döneminde 824,4 milyon litre bira üretilirken, rakı üretimi 38,8 şarap üretimi ise 23,1 milyon litre oldu.
kaynak: http://www.ntvmsnbc.com/news/357247.asp

Konumuzun bu olmadığını belirterek tekrar konumuza dönüyorum. Sevgili cautionary, dediklerinze katılıyorum aynı hastalıklar benim ailemde de mevcut ve bu şehrin stresi beni de o yaşa gelmeden götürecek gibi. Taşrada hazır yemek güzel fikir ama ayda 1000 USD getirecek kapital, hangi yöntemle 1000 USD getirecek, var mıdır somut bir plan, yoksa sadece alternatif olarak mı söyledin? Bir de "kentte-köyde ev ve birikmiş parayı hazır etmek" çok parası olanların işidir diye düşünüyorum, ha çalışınca belli bir yaştan sonra olabilir tabi ama benim söylemek istediğim çok parası olan adam zaten İstanbul dışında, İstanbul kadar hareketli olmayan bir yerden sıkılmaz mı yılın 6 ayı? Aslında benim düşündüğüm tamamen bağları koparmak, çocuklar bile okumasın İstanbul'da :D

VOLVO
31-10-2006, 10:14
Sabahki trafik de neydi öyle İstanbul'da?
3 Dk'lık yeri 45 dk'da gidebildik.

Hiç düşündünüzmü yaşamımızdan kaç saat geriye kaldığını?? Elbette kimse bilemez ama diyelimki 70 yıl yaşadık.Ve şimdi 35 yaşındayız. Bu da 600.000 saat ömrümüzün 300.000 saatini geçirmişik anlamına gelir.:D

Sabah da kalan ömrümüzün 1 saatini daha istanbul'a verdik:oley: :gulen:

kaldı 299.999 saat.Hayt ne kadar çabuk geçiyor değil mi? Hatta siz okurken 299.995 saat bile kalmış olabilir.:eek:

pltz
31-10-2006, 10:57
Sevgili pltz, güzel yazmışsın da bir yanlışı düzelteyim dedim :D Şaraptaki verginin "iktidakilerin dünya görüşü" ile hiç alakası yoktur. Madem adamlar içki istemiyor garezleri sadece şaraba mıdır? Rakı ve bira'ya neden birşey yapmamışlardır?


Rakı fiyatı olan 22,5 YTL'nin 16 YTL'si devlete vergi olarak gidiyor. Tüm alkollü içkilerde yüksek vergi var.

cenkog
31-10-2006, 13:05
Alkol ve sigaraya konulan yüksek vergiler(şimdikiler kesinlikle yeterli değildir) ile sosyal güvenlik ve sağlık sistemi açıkları kapatılmalıdır. Aynı zamanda birden çok çocuk yapmanın da vergisel bir karşılığı olmalıdır ...




Rakı fiyatı olan 22,5 YTL'nin 16 YTL'si devlete vergi olarak gidiyor. Tüm alkollü içkilerde yüksek vergi var.

Bullitnuts
31-10-2006, 14:03
Sabahki trafik de neydi öyle İstanbul'da?
3 Dk'lık yeri 45 dk'da gidebildik.

Hiç düşündünüzmü yaşamımızdan kaç saat geriye kaldığını?? Elbette kimse bilemez ama diyelimki 70 yıl yaşadık.Ve şimdi 35 yaşındayız. Bu da 600.000 saat ömrümüzün 300.000 saatini geçirmişik anlamına gelir.:D

Sabah da kalan ömrümüzün 1 saatini daha istanbul'a verdik:oley: :gulen:

kaldı 299.999 saat.Hayt ne kadar çabuk geçiyor değil mi? Hatta siz okurken 299.995 saat bile kalmış olabilir.:eek:


sn.Volvo ben bundan bir yıl önce o hesabı yapmıştım. Günde 4 saatimi(evden çıkıp işyerine girdiğim süre) trafiğe veriyordum. 4 saat *25 gün * 12 ay= 1200 saat yılda trafikte geçen zamanım.

Bu rakamı güne vurursak 1200 saat / 24 saat= 50 gün.

Evet yılda 50 günüm, gece ve gündüz trafikte geçiyormuş. Yani servisin koltuğuna bir oturup 50 gün gece gündüz oturup, 50 gün sonra kalkıyormuşum o koltuktan!

Şu an İstanbul'da değilim. Kaçtım bu yaz dönmemek üzere. Çok uzakta da değilim, Tekirdağ'da.


Uyku düzenim değişti, daha çok gülüyorum, daha çok kitap okuyorum, grafiklere daha çok bakıyorum. Her akşam arkadaşlarımla buluşup çay içip sohbet ediyorum. Yaz aylarında da her akşam denize giriyorum iş çıkışı. 96 kilodan 84 kiloya indim 2-3 ay içinde, daha sağlıklı hissediyorum kendimi.

Kısacası İstanbul'un benden aldığı ne varsa geri kazanmaya başladım yavaş yavaş.


Vazgeçeceğimiz şeylerin karşılığında neleri kazanıcağımızı düşünerek herkes aslında "kaçış"ın muhasebesini en azından bir kez yapmalı hayatı boyunca.

açık-pozisyon
31-10-2006, 15:04
Sn. Bullitnuts, şu anda Tekirdağ'da ne işle meşgulsunuz, yani yeni bir düzen mi kurdunuz (yeni ev, yeni iş, vs) yoksa bir süreliğine hazır mı yiyorsunuz?

VOLVO
31-10-2006, 22:59
Sn.Açık pozisyon siz anlaşılan eşeğinizi sağlam kazığa bağlamadan bir yere kıprıdamaya niyetiniz yok:D Aşağıdaki yazı dün Dünya gazetesinde çıkmıştı.

HAFTANIN KONUSU: Girişimcilik
30/10/2006 09:45:08 Geri dön gönder yazıcı

Arif UĞUR/ YATIRIMCI KÖŞESİ
Arif.ugur@gmail.com

Gerçekten zengin olmak istiyor musunuz? Peki bunun için ne yapmanız gerektiği biliyor musunuz?


Girişimci olmak zor iştir. Hayata büyük bir istekle başlarsınız ve başarıdan çok daha fazla engelle karşılaşırsınız; bu kesindir.


Herkes hayatının bir döneminde girişimci olabilir. Okulda başarılı olamayan, sınavlardan zar zor geçen biri eski bir mobilyayı alıp tamir edip satabilir. Bu da küçük bir girişimcilik örneğidir. Hele bu işten iyi bir para da kazanırsa bu işi yapmaya devam eder.


Her şey fikirle başlar. Bu fikir birden zihninizde yıldız gibi parlar ve işe koyulursunuz. O an zihniniz çılgın gibi çalışmaya başlar. Kalp atışlarınız hızlanır. Gözleriniz hızla oraya buraya dönmeye başlar.


O günden sonra hayalinizi gerçekleştirmek için çalışmaya başlarsınız. Farklı şeyler denersiniz. Bunların çoğunda başarısız olursunuz. Ama bir gün bu işlerden birinde başarılı olursunuz.


Girişimcilik koparılamayacak bir parçanızdır. Hayallerinizi sizden başka kimse gerçekleştiremez. Eğer kendi kendinizin patronu olmak istiyorsanız, o zaman kolları sıvamalısınız. Karşınıza aşması güç görünen engeller mutlaka çıkacaktır. Bu süreçte işin tehlikeli olacağını söyleyenler, sizi küçümseyenler, beğenmeyenler, eleştirenler olacaktır. Birçok kişi bırak bu işi diye salık verecektir. Eşiniz dostunuz, anne babanız sizden güvenli işinizi bırakmamanızı isteyeceklerdir. Çoğu kişi bu insanların sözünü dinler ve bir daha girişimci olmaya cesaret edemez. Geri dönerseniz, bu insanlar size “ne iyi yaptın da kendini riske atmadın” diyecektir. Siz bunların hepsini kulak arkası edin ve yolunuza devam edin.


Haftalar geçtikçe sizi işten vazgeçirmeye çalışacak bir çok insan bir çok durum karşınıza çıkacak. Bazen direnciniz kırılır gibi olacak, kendinizde devam edecek cesareti bulamayacaksınız. Ama siz yine de zor da olsa yolunuza devam etmelisiniz.


Yolun sonunda ışığı göreceksiniz. Zamanla her şey yoluna girecek ve sizi yolunuzdan çevirmeye çalışan her şeyi ve herkesi yenmiş olacaksınız. Eğer bu zorlu süreci atlatır ve başarılı olursanız çok zengin olacaksınız. Pahalı arabalara binecek, çok şık kıyafetler giyeceksiniz.


Başarısız olmanızı bekleyenlerin yüzlerindeki yenilgi, takdir ve şaşkınlığı görüp keyif alacaksınız. Sizin gibi girişimci olmaya karar verip de her şeyi yarıda bırakan insanların yüzlerindeki kıskanç ifadeyi göreceksiniz.


Sonra yolunuza devam edip muhteşem ofisinize gireceksiniz. Rahat sandalyenize oturup banka hesaplarınızı kontrol edeceksiniz. Arkanıza yaslanıp sürüyü seyredip onları geçtiğinizi düşüneceksiniz.


Tüm bunları başarmanın tek yolu, bunun olabileceğine olan inancınızı kaybetmemenizdir.


Zengin insanların çoğu sizden daha zeki değildir. Aksine sıradan insanlardır. Onlarında bir gün zihninde bir ışık doğar ve asla o ışığı izlemekten vazgeçmezler.


Düşlerinizdeki hayatı gerçek dünyada yaşayabilirsiniz. Eğer cesaretiniz ve kendinize inancınız varsa...


İyi şanslar...

Bullitnuts
31-10-2006, 23:55
Sn. Bullitnuts, şu anda Tekirdağ'da ne işle meşgulsunuz, yani yeni bir düzen mi kurdunuz (yeni ev, yeni iş, vs) yoksa bir süreliğine hazır mı yiyorsunuz?

sn. açık-pozisyon kamuda çalışıyorum. dolayısıyla buraya gelmek zor oldu denilebilir kamuda olduğum için... çünkü hiçbir aklı başında memur İstanbul'da çalışmayı istemiyor. gitmek isteyen çok olunca sıranın size gelmesi uzun zaman alıyor.


burada ailem vardı, onların yanına yerleştim. bir süre sonra da kendi evime taşınıyorum. uygun fırsat olursa kendi işimi yapmak istiyorum çünkü burada az çok herkes herkesi tanıyor, bu da iş yapmayı hem kolay kılıyor hem de zor. rekabet açısından müşteri çalmak zor ancak bir kez güven kazandıktan sonra da kolay bir şekilde müşteri sizden vazgeçmiyor. isminiz herkesçe biliniyor.
istanbuldaki gibi sattığı malı bir daha sahiplenmeyen satıcıyı burada fazla barındırmazlar en basitinden.

tarım konusunda da düşüncelerim var ancak o işler dışardan göründüğü kadar kolay değil ve değişen şartlar çok dinamik ve sermaye-donanım açısından çok iyi durumda olmanızı gerektiriyor. en basitinden bu bölgede yetişen üzümlerin en kalitelilerini bile bu yıl özelleşen tekel almamaya karar verdi(Cabarnet Sauvignon tipi). ve pek çok çiftçi kaç yılda emek verdikleri bağlarını bozmaya başladı.


çocuğu olanlar açıından söylemek istediğim bir şey var aslında. istanbulda çocuğunuzu çok çok iyi semtte oturmuyorsanız iyi bir okula vermeniz zordur. her tür tip insanla birlikte okumak zorundadır çocuklarınız.

burada liseye kadar, çocuğunuz evinize en fazla 2-3 dakikalık mesafedeki bir okulda okuyabilir. ve öğrencilerin dağılımı daha homojendir. üstelik o okuldaki hocaları adlarıyla tanır ve hangisi iyi, hangisi kötü onu bile bilerek çocuğunuzu okula verirsiniz. dershaneye verirken dershane hocalarını tüm şehir tanır ve en iyi hocanın sınıfına kaydedebilme şansınız vardır çocuğunuzu. üniversite okurken siz bulunduğunuz yerde, maddi olarak çok yüksek bir harcama yapmadığınız için de çocuğunuz istanbulda ya da başka bir büyükşehirde gayet iyi bir üniversite hayatı yaşayabilir.(bunu da kendimden biliyorum:gulen: )

açık-pozisyon
01-11-2006, 08:04
Sn. Volvo, pek de öyle değil, benim aradığım sadece sizin yazınızdaki "fikir"... Kendi kendimin patronu olmaya veya zengin olmaya da niyetim yok esasen. Ama mesleğim yazılım üzerine olduğu için taşrada maaşla çalışmama imkan yok. Ancak ya mesleğimle ilgili kendi işimi yapıcam ya da başka bir iş... Ben kafama o "fikri" koyamadım henüz, sadece "acaba olabilir mi" sorusunun cevaplarını arıyorum. Bir de tabi bu olayı daha önceden yaşamış birileri varsa, deneyimleri çok önemli şüphesiz...

Sn. Bullitnuts, açıklamalarınız için teşekkür ederim...

misterno
03-11-2006, 18:02
Vaybe

NY ta 1970 lerin basinda konusulan konular simdi Istanbul'da konusuluyor. Aradan 35 sene gecti NY ta beyaz kalmadi heryer tuhaf insanla doldu ve butun emekliler ortadirek falan ABD nin iclerinde yasiyor artik. Ve NY 2000 lerin basindan itibaren yani bu trend basladiktan 30 sene sonra nufus kaybetmeye basladi.

Demekki Istanbul da bu trend de ilerliyor. Esasinda Ege ve Akdenize yerlesen cok Istanbullu var bunlar temmelli yerlesmis olanlar evini satip oralara giden ve emekli olmayan cok insan taniyorum. Madem bu kadar insan tasiniyor hala nasil Istanbul'un nufusu patlama gosteriyor. Demekki korkunc bir goc var Istanbul'a. Urkutucu bir durum valla.

açık-pozisyon
06-11-2006, 08:49
E biz de niye kaçıyoruz buradan :D O korkunç göç yüzünden... Saygısız, eğitimsiz, pahalı, zor bir şehir İstanbul... Eskiden şöyle düşünürdüm; "Bu İstanbul parası olana güzel, paran varsa boğaz da senin" derdim, Allah'a şükür 3-5 kuruşla da boğazın tadını çıkarırdım, fakat artık kazın ayağı öyle değil, farzedelim çok zenginim, neye yarar, ben Emirgan-Maslak-Levent(10 km bile değil) hattını 1 saatte gidebiliyorsam... Daha çabuk gitmem için helikopter tutmam gerek, ama onunla da çözülmüyor, yolun ortasına indiremeyeceğimize göre... Çarşı-pazarda sebze-meyvenin en adisi 3 katı fiyatla satılıyor, ben istediğimi bulamadıktan sonra neye yarar... Hadi parayı geçtik, ya kalite, bari verdiğim paraya değse... İnanır mısınız ekmeği evde kendim yapıyorum, ekmek makinasında :D Ucuz gelsin diye mi, yoo bilakis daha pahalıya geliyor, sadece sağlıklı olsun diye... Ekmek diye içi boş, hamura benzer bir nesne yiyoruz, ne olduğu belli değil... İstanbul babayı yemiş gardaş, bu gidişle birkaç sene sonra elveda fotoğrafını çekeceğim boğaza nazır...

cenkog
06-11-2006, 14:07
Şehre gerçek anlamda tek bir ulaşım ve altyapı yatırımı yok... Çok az sayıda ve yetersiz yapılan kavşaklarla millet uyutulmaya çalışılıyor...Bu şehrin şimdiye kadar en az 5-10 adet köprüsü olmalıydı ve çok geniş ve yeterli bir yeraltı metro hattı heriki yakada bitirilmiş olmalıydı ... Yemekten yıllardır dişe dokunur hiçbir şey yapılamadı İstanbul'a geçmiş ve bugünkü iktidarlar döneminde maalesef ...Borçlar artıyor ama bir şey göremiyoruz ortada ...TOKİ binlerce konut yapıyor her yere ama hala kavşaklar yollar hiçbir şey yok ortada ...Belediye her önüne gelen yere bir ışık koyarak tafiğin daha da kilitlenmesine sebep oluyor. Ben belediye başkanı olsam ışık dikmeyi yasaklarım ve her ışık dikilmesi gereken yere yonca ve kavşaklar yaparım ... Ataşehir , Kadıköy Nautilus ve Salı pazarı bölgesi büyük yonca kavşakların yapılması gereken yerler olarak ilk aklıma gelenler ama nerdeee...



E biz de niye kaçıyoruz buradan :D O korkunç göç yüzünden... Saygısız, eğitimsiz, pahalı, zor bir şehir İstanbul... Eskiden şöyle düşünürdüm; "Bu İstanbul parası olana güzel, paran varsa boğaz da senin" derdim, Allah'a şükür 3-5 kuruşla da boğazın tadını çıkarırdım, fakat artık kazın ayağı öyle değil, farzedelim çok zenginim, neye yarar, ben Emirgan-Maslak-Levent(10 km bile değil) hattını 1 saatte gidebiliyorsam... Daha çabuk gitmem için helikopter tutmam gerek, ama onunla da çözülmüyor, yolun ortasına indiremeyeceğimize göre... Çarşı-pazarda sebze-meyvenin en adisi 3 katı fiyatla satılıyor, ben istediğimi bulamadıktan sonra neye yarar... Hadi parayı geçtik, ya kalite, bari verdiğim paraya değse... İnanır mısınız ekmeği evde kendim yapıyorum, ekmek makinasında :D Ucuz gelsin diye mi, yoo bilakis daha pahalıya geliyor, sadece sağlıklı olsun diye... Ekmek diye içi boş, hamura benzer bir nesne yiyoruz, ne olduğu belli değil... İstanbul babayı yemiş gardaş, bu gidişle birkaç sene sonra elveda fotoğrafını çekeceğim boğaza nazır...

espanyol
10-11-2006, 11:46
arkadaşlar,
ben taşınılacak yerde öncelikle kafa dengi,güzel muhabbet edebileceğim,yeri geldiğinde king-briç oynayabileceğim insanlar olsun istiyorum,

üniversite mezunu biri için marmara ege bölgesinde bu tarz bir kasaba neresi vardır acaba?

tabi adsl,digiturk de olmalı :roll:

vay be taşınırken alışkanlıkları da taşımak istiyorum galiba,
olmaz ki böyle ama :gulen:

Realtor
10-11-2006, 13:36
arkadaşlar,
ben taşınılacak yerde öncelikle kafa dengi,güzel muhabbet edebileceğim,yeri geldiğinde king-briç oynayabileceğim insanlar olsun istiyorum,

üniversite mezunu biri için marmara ege bölgesinde bu tarz bir kasaba neresi vardır acaba?

tabi adsl,digiturk de olmalı :roll:

vay be taşınırken alışkanlıkları da taşımak istiyorum galiba,
olmaz ki böyle ama :gulen:

Siz bence üniversiteye geri donun.

mumkunse yeni modern tipte yurtlardan birine.

tum bu imkanlar oralarda var cunki :)

guneysu
11-11-2006, 05:18
arkadaşlar,
ben taşınılacak yerde öncelikle kafa dengi,güzel muhabbet edebileceğim,yeri geldiğinde king-briç oynayabileceğim insanlar olsun istiyorum,

üniversite mezunu biri için marmara ege bölgesinde bu tarz bir kasaba neresi vardır acaba?

tabi adsl,digiturk de olmalı :roll:

vay be taşınırken alışkanlıkları da taşımak istiyorum galiba,
olmaz ki böyle ama :gulen:

karaca mehmet i tavsiye ederim :oley: :oley:

yeter
11-11-2006, 06:15
Şehre gerçek anlamda tek bir ulaşım ve altyapı yatırımı yok... Çok az sayıda ve yetersiz yapılan kavşaklarla millet uyutulmaya çalışılıyor...Bu şehrin şimdiye kadar en az 5-10 adet köprüsü olmalıydı ve çok geniş ve yeterli bir yeraltı metro hattı heriki yakada bitirilmiş olmalıydı ... Yemekten yıllardır dişe dokunur hiçbir şey yapılamadı İstanbul'a geçmiş ve bugünkü iktidarlar döneminde maalesef ...Borçlar artıyor ama bir şey göremiyoruz ortada ...TOKİ binlerce konut yapıyor her yere ama hala kavşaklar yollar hiçbir şey yok ortada ...Belediye her önüne gelen yere bir ışık koyarak tafiğin daha da kilitlenmesine sebep oluyor. Ben belediye başkanı olsam ışık dikmeyi yasaklarım ve her ışık dikilmesi gereken yere yonca ve kavşaklar yaparım ... Ataşehir , Kadıköy Nautilus ve Salı pazarı bölgesi büyük yonca kavşakların yapılması gereken yerler olarak ilk aklıma gelenler ama nerdeee...

İstanbul a 10 tane köprü mü? Bugün İstanbul da ilk Boğaziçi köprüsünün daha aşağısına köprü yapmak hem pratik hem de teorik olarak mümkün değil. Çünkü ilk önce tarihi bölgeye giriyorsunuz diğer yandan iki yaka arasındaki mesafe açılıyor. Burada aşağıya inebileceğiniz maksimum yer 3 km aşağısı. İstimlak edilecek yüzlerce yapıyı da dikkate almak lazım. Her iki köprü arasındaki mesafede dik olarak yaklaşık 6 km.

Buradan yukarısı Beykoz ilçe sınırları içersinde ve nüfus ise ortalama 200bin kişi cıvarında. Karşı taraf ve bu cıvarı kullanacak yerleri de saysanız Beykoz ve Sarıyer in üst taraflarına yapılacak köprüler en fazla 1 milyon kişinin trafik yükünü hafifletebilir. Bu arada her iki tarafta da ormanlık arazilerin de betonlaşacağı ayrı bir gerçek. Sadece boğaz mesafelerini dikkate alsanız bile mevcut iki arasına (sizin hesaba göre) 3 tane yeni köprü koymanız gerekecek. Nüfus yoğunluğuna göre ise 5 tane köprü yapılması gerekecek. Pratik olarak o bölgeyi gözünüzün önüne getirdiğinizde bırakın 3 taneyi 1 tane bile köprü yapmak mümkün olur mu? Diğer şekilde her km de bir köprü. Ben 2 köprü arasında üçüncü bir köprü ve bağlantı yollarını düşünüyorum da. Bunun pratik olarak yapılabilmesi ve yol bağlantıları vs, başlı başına çok ciddi bir olay. 1984 de İkinci köprü yapılırken bu köprü ve bağlantı yollarının çevresinde neredeyse hemen hiçbir şey yoktu. Artık böyle bir kolaylık yeni yapılacak köprüler için mevcut değil.

Kavşaklar yapılabilir. Bir de ilk köprünün ne kadar ömrü kaldı bilinmez. Ama en doğrusu artık bu köprünün hemen yanına 8 şeritli ve çift katlı yeni bir köprü eski köprünün bağlantı yolları buraya verildikten sonra eskisinin kaldırılması. Mevcut durumda köprüye 8-10 yerden gelen yollar köprüde 3 şerite düşüyor. Devamında da yol genişletilemeyeceğine göre ana yerlerdeki bazı yolları çift katlı düşünmek gerekebilir.

çilek
11-11-2006, 12:03
Bu planınız içinde karadeniz bölgemizde yer alabilse!
Neden hep güney? Ya da batı sahilleri? Oralardaki fiyatlar zaten tavanlara yakın!

Takip edenler daha iyi bilirler, ama konu gayrimenkul ve kaçış olunca, karadeniz önplana çıkıyor, hatta belki geç bile kalınıyor.

İstanbuldaki fiyatlar, yaşam stresi malüm! Batı ve güney kıyılarımız da neredeyse 2 senedir alınıp alınıp satılıyor. Peki, bu güzel ülkede, güzel ve ucuz kalan karadeniz ne yapıyor?

Yörede fiyatlar olanca hızıyla yükseliyor biliyor musunuz? Aslında kaçış ve yatırımın yeri bana göre bu bölge! Bu bölgenin seçilmiş yöreleri!

http://www.dogadayasam.com/Geziler/D.Karadeniz/1.jpg

alienoz
12-11-2006, 22:46
İstanbuldan ayrılmayı tasarlayıp da tarımla ilgilenmeyi düşünenlere tavsiyem:
tarım zor iştir: erdek'te 10 dönüm zeytinliğimiz var. İşçinin ücreti, ilaç masrafı,
bir sene rekolte iyidir, bir kötüdür derdi, tarımı cazip olmaktan çıkarıyor.
üretici kazanamıyor, bunun ticaretini yaparsanız ayrı.
Tarım arazisi ancak spekülatif amacla alınabilir kanaatindeyim.

misterno
12-11-2006, 22:50
zeytincilik nasil para kazandirmiyor anlamiyorum butun dunyada cilginca bir zeytinyagi tuketimi basladi fiyatlar artiyor her sene artiyor ama TR de uretici agliyor

cok ilginc gercekten

keske su Cinliler biran once zeytinyagini ogrenseler

Çetin Sürel
12-11-2006, 23:03
sn çilek
karadenizin seçilmemesinin en büyük nedeni sanırım mevsimsel,yazı kısa kışı çok ıslak:)yoksa tabiat çok güzel,hatta yakın yerler de var.karasu, kefken,akçakoca gibi...

cenkog
13-11-2006, 01:03
Ham zeytin satıp, zeytinyağı markası olmazsak oturur ağlarız işte böyle ülke olarak...Organik ve nitelikli üretim yapıp hızla markalı yağ satmamız lazım ...



zeytincilik nasil para kazandirmiyor anlamiyorum butun dunyada cilginca bir zeytinyagi tuketimi basladi fiyatlar artiyor her sene artiyor ama TR de uretici agliyor

cok ilginc gercekten

keske su Cinliler biran once zeytinyagini ogrenseler

misterno
13-11-2006, 01:41
esasinda bir suru Turk markasi var ABD de

ama lezzetli degiller

Bir tane Kirlangic guzel ama o da Italyan Yunan markalarindan bile pahali o yuzden kimse almiyor

yani Turk mallari pahali ama kimse almiyor

Lio markasi normal fiyatinda ama kalitesiz

ama Italyan markalari normal fiyatinda ve guzel ve kutusunda icinde turk mali yag vardir diyor

gelde cik bu isin icinden

paradoxX
13-11-2006, 02:23
Anlaşabileceğiniz 4 5 aile ile birlikte sıfırdan küçük bir site kurmanın ist dışındaki en iyi yerleşim şekli olduğunu düşünüyorum.

açık-pozisyon
13-11-2006, 08:26
Herkese fikirleri için çok teşekkür ediyorum. Markalı zeytinyağı işi aklımda araştırmasını yapıyorum, balıkesir'deki akrabalarla görüşüyorum, yurtdışında zeytinyağı satabilmek için asit 0.01'in altında olmalı... Mutlaka markalı olmalı, iyi bir tanıtım ile desteklenmeli ki bu da çok para gerektiriyor, 500.000 YTL civarında yatırım lazım... Bunun yerine üreticiden alınıp ihracatçıya verilebilir, fakat verilen emek karşılığı kazanılan para biraz düşer... Aslında benim bu konuyu açarkan ki amacım "çok para kazanmak" değildi. Allah'a şükür zaten İstanbul'da yetecek kadar para kazanıyorum fakat derdim stresten kurtulmak... Sn. paradoxx'un önerisi güzel fakat şu an için 4-5 aile yok anlaşabileceğim :D yerleşimden öte iş de bir problem... Şöyle eksantrik bir kasabada, eksantrik bir iş lazım...

cenkog
13-11-2006, 23:01
Internet yakında freelance işlerin sınırlarını çok genişletecek ve home office'lerin sayısı çok artacak.Çocuklar üniversiteyi bile kasabada oturup Amerika'da bitirebilecek ;sadece sene sonu sınavları için oraya gitmeleri gerekecek ...



Herkese fikirleri için çok teşekkür ediyorum. Markalı zeytinyağı işi aklımda araştırmasını yapıyorum, balıkesir'deki akrabalarla görüşüyorum, yurtdışında zeytinyağı satabilmek için asit 0.01'in altında olmalı... Mutlaka markalı olmalı, iyi bir tanıtım ile desteklenmeli ki bu da çok para gerektiriyor, 500.000 YTL civarında yatırım lazım... Bunun yerine üreticiden alınıp ihracatçıya verilebilir, fakat verilen emek karşılığı kazanılan para biraz düşer... Aslında benim bu konuyu açarkan ki amacım "çok para kazanmak" değildi. Allah'a şükür zaten İstanbul'da yetecek kadar para kazanıyorum fakat derdim stresten kurtulmak... Sn. paradoxx'un önerisi güzel fakat şu an için 4-5 aile yok anlaşabileceğim :D yerleşimden öte iş de bir problem... Şöyle eksantrik bir kasabada, eksantrik bir iş lazım...

misterno
14-11-2006, 16:42
Internet yakında freelance işlerin sınırlarını çok genişletecek ve home office'lerin sayısı çok artacak.Çocuklar üniversiteyi bile kasabada oturup Amerika'da bitirebilecek ;sadece sene sonu sınavları için oraya gitmeleri gerekecek ...

senin bahsettigin cinsten universite ABD de bolca var kimse itibar etmiyor ama

cenkog
14-11-2006, 18:55
Etmezler tabii canlısı varken gençler :D ...Standartların konulması , tanınmaları falan gerekiyor ama gene de üniversite havası solumak ayrı bir konu tabii gençler için ...2. bahar üniversitesi olarak ise mükemmel olabilir ...



senin bahsettigin cinsten universite ABD de bolca var kimse itibar etmiyor ama

misterno
14-11-2006, 19:08
abicim ABD de 3 binden fazla universite var hepside rekabet icinde
ayrica internet uzerinden Allahbilir kac universite var onlarda rekabet icinde

ama gercegi varken online ne gerek varki? Neyse bu konu uzadi :)

sadaret
14-11-2006, 22:55
Emlakla alakası yok ama..Teknoloji hele internet eğitim dünyasını baştan yenilenmeye mecbur bıraktı..Bunun sonucu dünyda 'butik ' üniversite kavramı falan ön plana çıktı .. Ama bu uzaktan eğitim işi olayın biraz abartılmışı ..Alın benzeri Türkiye de açık öğretim fakültesi var :D Sağlam bir bil. teknolojileri desteği ile dünyayla rahatlıkla boy ölçüşür..3 . senemi doldurduğum ve çoğu kez de etrafında dolaşıp içine girmediğim kampus ortamının gene de eğitim için çok önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum..1 sene sonra ayrılacak olmak bile insana acı geliyor..

Pizza_King
15-11-2006, 00:51
Benimde amacim bir 10 sene sonra yas 40'a yaklasinca Amerika'dan Ege tarafina gocmek. Denizin, doganin guzelligin bol oldugu bas agrisi olmayan bir yer burasi.... (Elbet bulunur)
Ne is yapabilirime gelince ben biraz farkli dusunuyorum. Isi, gucu, kendini gecindermeyi yeni tasinacak yere birakmaktansa, eger mumkunse su andaki yerde yapmakta fayda vardir. O Nasil olucak? Belki herseyini bildigin bu yerde varolmakta olan veya olacak olan isyerinin yuzdezini baskasina devrederedk aylik gelir getirmek, veya almis oldugun isyeri mulkuyetinin veya evin getirecegi kirayla yeni yerde gecinebilmek. Bundan sonra yeni yerde neyle ugrasirsan ugras kardir diyorum.

Belirli bir yere gelmedikten sonra, hicbiseyini bilmedigin, imkanlarin az ve kisitli oldugu bir yerde hayata tekrar baslamak bana gore buyuk bir risk.

Pizzaniz eksik olmasin.

SALESMAN
15-11-2006, 10:16
arkadaşlar,
ben taşınılacak yerde öncelikle kafa dengi,güzel muhabbet edebileceğim,yeri geldiğinde king-briç oynayabileceğim insanlar olsun istiyorum,

üniversite mezunu biri için marmara ege bölgesinde bu tarz bir kasaba neresi vardır acaba?

tabi adsl,digiturk de olmalı :roll:

vay be taşınırken alışkanlıkları da taşımak istiyorum galiba,
olmaz ki böyle ama :gulen:

kasabaya gerek yok , bursa mudanyaya gel yerleş 60 -70 milyara ev alırsın yada 400 e kiralarsın;
eğer mühendis veya finanscı vs. isen sabah 15 dakikada bursaya işe gider akşamda 18,00 da işten çıkıp ; balkonundan denize bakarak 19 da mangaldan pirzolaları topluyor olursun..

istanbulda ne ararsan burdada var sadece daha ucuz ;

ama tabi bir mesleğin varsa, yok duyduğum kadarıyla zeytinyağı güzel işmiş bende bi zeytinyağı markası yaratıp ihracat yapayım falan gibi boş hayallerden başka elde bir proje yoksa olmaz..

albica
15-11-2006, 10:37
merhaba

ben İstanbul dan 2000 yılında 40 yaşında eşim ve iki çocuğumla ayrılıp
çok güzel bir balıkçı köyü olan SIĞACIK a yerleştim...
İzmir e 45 km.mesafede 6 yıldır burada yelken hocalığı yapıyorum....
sizlere sığacık ı tavsiye ederim..araştırın sorun...
gerekirse bende buradan yardımcı olurum...

Sevgiler selamlar...

kuzu_fan
15-11-2006, 10:45
Keyifle takip ettigim basliklardan biri. Günün birinde kacmak isteyip te, kacamayan herkesin hislerine tercüman oluyorsunuz. Deneyimlerden, ve fikirlerden yararlaniyoruz. Lütfen devam.

kaleci1
15-11-2006, 10:49
Ben Karadeniz bölgesine yerleşip ziraatyada hayvancılk işlerinden biriyle ilgili b
irşeyler yapmak amacındayım.şunun şurasında emekliliğe de az kaldı.

SALESMAN
15-11-2006, 10:59
Benimde amacim bir 10 sene sonra yas 40'a yaklasinca Amerika'dan Ege tarafina gocmek. Denizin, doganin guzelligin bol oldugu bas agrisi olmayan bir yer burasi.... (Elbet bulunur)
Ne is yapabilirime gelince ben biraz farkli dusunuyorum. Isi, gucu, kendini gecindermeyi yeni tasinacak yere birakmaktansa, eger mumkunse su andaki yerde yapmakta fayda vardir. O Nasil olucak? Belki herseyini bildigin bu yerde varolmakta olan veya olacak olan isyerinin yuzdezini baskasina devrederedk aylik gelir getirmek, veya almis oldugun isyeri mulkuyetinin veya evin getirecegi kirayla yeni yerde gecinebilmek. Bundan sonra yeni yerde neyle ugrasirsan ugras kardir diyorum.

Belirli bir yere gelmedikten sonra, hicbiseyini bilmedigin, imkanlarin az ve kisitli oldugu bir yerde hayata tekrar baslamak bana gore buyuk bir risk.

Pizzaniz eksik olmasin.

iyi pizza yapmasını biliyorsan başka iş düşünmene gerek yok; ege ve guney marmarada az bulunan birşey varsa o da pizza yapmasını bilen pizza dükkanı ;
buralarda işletmecilerin kendisi de dominos pizza ve pizza hut gibi fast food cular dışında bir yerde pizza yemedikleri için kendi dükkanlarında da fast food pizzası yapmaya çalışıyorlar

çilek
15-11-2006, 11:00
Karadeniz bölgesi zaten hareketlenmeye başlamış bile. Eskiden hiç yok denecek kadar azken, şimdilerde 34 plakalıların dolandığını söylüyorlar. Arsa fiyatları da HIZLA yukarı gidiyormuş. Ordulu yerleşik bir fındık üreticisinin aktarımları bunlar!
Geçmiş mesajlarımın birinde, bu yüzden karadenize değinmiştim, yoksa tesadüfi değildi.

Ziraat işini düşünürken, yeni çıkan tohumculuk kanununu (Tohumculuk kanunu 31 Ekim 2006 yasalaştı) da iyi incelemek gerekebilir.

çilek
15-11-2006, 11:06
fast food, bir dönemdi. Bu beslenme şeklinin davul gibi şişirdiği artık kanıtlanmaya başladı. Ötesinde, dengeli beslenme kültürü de bazı kitlelerce benimsendi, hızla da yayılıyor.

Bana soracak olursanız, bu , modası geçmiş, her geçen gün negatif noktaları ön plana çıkartılan fast food değil de, daha farklı, beslenmede ön plana çıkmaya başlayan yeni akımlar da düşünülebilir, çok iyi bir araştırma yapıldıktan sonra elbette!

kaleci1
15-11-2006, 11:25
Karadeniz bölgesi zaten hareketlenmeye başlamış bile. Eskiden hiç yok denecek kadar azken, şimdilerde 34 plakalıların dolandığını söylüyorlar. Arsa fiyatları da HIZLA yukarı gidiyormuş. Ordulu yerleşik bir fındık üreticisinin aktarımları bunlar!
Geçmiş mesajlarımın birinde, bu yüzden karadenize değinmiştim, yoksa tesadüfi değildi.

Ziraat işini düşünürken, yeni çıkan tohumculuk kanununu (Tohumculuk kanunu 31 Ekim 2006 yasalaştı) da iyi incelemek gerekebilir.

Sayın Çilek ben sinobu düşünüyorum toprağın durumuna göre kivi,erik,ceviz
yanısıra arıcılığı düşünüyordum.Tohumculuk kanununu da incelemedim ulasabileceğim bir adres verebilrseniz . Saygılar.

çilek
15-11-2006, 12:20
Sadece karadeniz bölgesinde yetişen ve yeni yeni tanınmaya başlayan ürünler de var. Likipa.İleriye dönük ne gibi artı-eksileri olur bilgimi aşar, ama takip ettiğimden değindim.

Yeni çıkan yasa için ise;

http://www.iyibilgi.com/index.php?s=dosya&id=6417&k=16

SALESMAN
15-11-2006, 12:35
Sadece karadeniz bölgesinde yetişen ve yeni yeni tanınmaya başlayan ürünler de var. Likipa.İleriye dönük ne gibi artı-eksileri olur bilgimi aşar, ama takip ettiğimden değindim.

Yeni çıkan yasa için ise;

http://www.iyibilgi.com/index.php?s=dosya&id=6417&k=16

likapa için tubitak destek yapıyor; yaban mersini -blue berry adıyla bilinen üzümsü bir meyve ; en çok reçel yapımında ve franboaz gibi pastacılıkta kullanılıyor;
asitli toprak ve ormanaltı alanlarda iyi yetişiyor..
dönüm başına oldukça yüksek ciro elde edilebilir bir ürün ( fındıktan 8 kat daha yüksek dönüm başına getiri var) olduğu söyleniyor ..

SALESMAN
15-11-2006, 12:47
esasinda bir suru Turk markasi var ABD de

ama lezzetli degiller

Bir tane Kirlangic guzel ama o da Italyan Yunan markalarindan bile pahali o yuzden kimse almiyor

yani Turk mallari pahali ama kimse almiyor

Lio markasi normal fiyatinda ama kalitesiz

ama Italyan markalari normal fiyatinda ve guzel ve kutusunda icinde turk mali yag vardir diyor

gelde cik bu isin icinden


italyan lobisinin kendileri dışındaki üreticiler için koydurduğu ağır vergi yükü ve fonlar yüzünden bizimkilerin satış şansı yok;
italyan aynı yağı italya üzerinden sattığında bize ton başına dünyanın parası fonları ödemiyor ; bu haksız rekabet ortamı düzelmeden bizim markalı üründe tutunmamız zor abd pazarında yapılacak en iyi şey italyada küçük bir şirketi satın alarak bu şirketler üzerinden kendi markalarımızla ama bottled in italy olarak abd ye girip rekabet edebilirken markalaşmak .bunuda önümüzdeki dönemde yapar zaten Türk şirketleri

abd de italyan ve yunan lobileri yüzünden uygulanan fonlar yüzünden dünyada kimsenin şansı yok bu ürünlerde , para kazanarak 1 kilo zeytin bile satamıyoruz vergiler yüzünden . halbuki abd de her ay 5 milyar adet yeşil zeytin sadece martini kadehlerine süs olarak konuluyor..
makarnada da aynı durum var.

çilek
15-11-2006, 14:26
likapa için tubitak destek yapıyor.

Bu çok güzel bir haber SALESMAN. Bu ürün birçok tariflerde var, Ülkemizde de yaygınlaştırmaya çalışılıyor ama ürünü bulmak zor ... du diyebileceğiz sanırım..:)

Getirisi yüksek olabilir çünkü çok çeşitli tariflerde kullanılabiliyor.
teşekkür ederim bu bilgiler için.

açık-pozisyon
15-11-2006, 15:55
Sn. albica, yelken hocalığı nasıl, geçindiriyor mu kazanç olarak? Bir de orada yelken aktivitesi fazla mıdır? Bu sığacık tam olarak nerededir, sosyo-ekonomik statüsü nedir? Teşekkür ederim...

misterno
15-11-2006, 16:42
yahu bu kadar adam kacmak istiyor ama Istanbul'un nufusu neden dusmuyor?

kaleci1
15-11-2006, 18:27
sn çilek ve sn salesman verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim.saygılar

alienoz
15-11-2006, 19:10
yahu bu kadar adam kacmak istiyor ama Istanbul'un nufusu neden dusmuyor?

Gayri resmi rakamlara göre İstanbul, 20 milyon.
Böyle giderse önümüzdeki 15-20 yılda 30 milyona ulaşacak.
Karıncalar gibi üstüste yaşarız artık. :gulen:

VOLVO
15-11-2006, 23:03
Olur da birisi tarımcılık,hayvancılık ile uğraşmak isterse fena olmayan kaynaklara aşağıdan ulaşabilir.:D :D

www.hasad.com.tr

kaleci1
15-11-2006, 23:32
yahu bu kadar adam kacmak istiyor ama Istanbul'un nufusu neden dusmuyor?

nasıl düşsün ki kaçmak isteyenden fazla istanbula göçmek isteyen var bir de istanbulda yeni doğanyavruları düşünürsek istanbul un nüfuzu nasıl azalsın ki.

albica
16-11-2006, 12:08
sayın açık pozisyon
Sığacık izmir seferihisar a bağlıdır...
Google da araştırabilirsiniz ilginizi çekecektir...
Bence alaçatıdan çok daha iyi bir sörf ve yelken alanıdır..
Mandalin i balığı rüzgarı ve denizi meşhurdur...
Yelken hocalığı benim hobimdir...geçimimi oradan sağlamıyorum...borsa benim için daha ilginçtir
Çok yakında 450 tekne kapasiteli yat limanı açılacaktır...
Her zaman beklerim....

Pizza_King
17-11-2006, 00:10
fast food, bir dönemdi. Bu beslenme şeklinin davul gibi şişirdiği artık kanıtlanmaya başladı. Ötesinde, dengeli beslenme kültürü de bazı kitlelerce benimsendi, hızla da yayılıyor.

Bana soracak olursanız, bu , modası geçmiş, her geçen gün negatif noktaları ön plana çıkartılan fast food değil de, daha farklı, beslenmede ön plana çıkmaya başlayan yeni akımlar da düşünülebilir, çok iyi bir araştırma yapıldıktan sonra elbette!


Evet dogrudur ve kanitlanmistir fast food un dogru bir beslenme kulturu olmadigi fakat modasi gecmis kensinlikle diyemeyiz. Fast Foodun, (Pizzanin, hamburgerin, donerin, modasi geccegini dusunmek mumkun degildir. Herseyin hizlastigi su dunyada fast food’a ihtiyac her gun daha cok artacaktir.

Salata ve sebzeli yemekler ellbette daha sagliklidir ama fast food daha tatlidir. Su foruma sorsak eminimki yuzde doksani fast foodu secerdi.

Fast Food, normal restaurantlardan cok daga hizli buyumektir basit bir ornek olarak MCDonald her 3 saatta bir Restaurant acmaktadir.
Bugun MCDonald’in kotu bir aliskanlik oldugunu Amerikalilar cok cok iyi bilmektedir ama gel gorku McDonladin’in geliri son 20 quarter yukariya cikiyor.(Yeni acilan yerlerin getirdigi buyume haric)

Sunuda cok samimi olarak soyleyebilirimki Turkiye’de kisiye ait gelirlerin artisiyla birlikte cogu insan evlerine pizza sparisi etcektir. Turkiye’nin her yerinde, Doner ve Pide gibi Pizzacilar zinciride olacaktir. Dunyada en cok sevilen hickimsenin kolay kolay hayir diyemiycegi sey pizzadir. Dunya Pizza Sectoru su anda gozunu Cine ve Hindistana dikmistir ve cok basarilidirlar orda.


Pizzaniz eksik olmasin.

açık-pozisyon
17-11-2006, 08:19
McDonalds'ın her 3 saatte bir restaurant açması pek inandırıcı gelmedi bana Sn. Pizza_King, bu veriyi nereden aldınız? Aksine kar marjı azaldığı için sıkı verimlilik politikaları uyguladığını ve bazı pazarlarda küçüldüğünü hatırlıyorum... Pizza konusunda ise size katılıyorum, PizzaMax(istanbul) yükselmekte olan yerel bir pizzacı bence :D

çilek
17-11-2006, 11:53
Çook haklısınız.! Kesinllikle farklılaşma şart. Yukarıda hoşa gitmeyen " modası geçmiş " deyiminin içermesi gereken anlamı da bu idi.

Vazgeçilecek olan elbette Pizza, börek, tatlı , dondurma v.s değildir. Burada vazgeçilmesi gereken; alışageldiğimiz, ama artık hepimizce zararlı olduğu kanıtlanmış içeriklerle yapılmış besinlerdir.

Pizzamızı ya da tatlımızı yiyeceğiz. Ama bunları yaparken farklılaşma yı seçeceğiz. Onu da" pizza yapıcılar" düşünsün diyelim. Ve buna başladılar bile! (isim vermem doğru olmaz)

Örnekleme adına en basitini belirteyim; pizza da hamur yerine artık" patates" kullanılıyor, yağ yerine .. kullanılıyor v.s ve o pizza farklı bir tada sahip oluyor hemde daha sağlıklı oluyor .

fast food da devir değişiyor, öncü olan kazanacak! "PizzaMax" a tebrikler

Pizza_King
17-11-2006, 21:44
McDonalds'ın her 3 saatte bir restaurant açması pek inandırıcı gelmedi bana Sn. Pizza_King, bu veriyi nereden aldınız?... Pizza konusunda ise size katılıyorum, PizzaMax(istanbul) yükselmekte olan yerel bir pizzacı bence

Isin acikcasini soylersek bundan sonra verdigim istatistikleri yanimda bulundurucam. Iki saat aradim okumus oldugum yerden “restaurant News . www.nrn.com ” dan degilde zor bela baska biryerden bulabildim, yoksa millete yalanci cikacaktimki hayatta en nefret ettigim seydir.

http://www.multiunitfranchises.com/mcdon.html (2inci numarada bulabilirisin)



Aksine kar marjı azaldığı için sıkı verimlilik politikaları uyguladığını ve bazı pazarlarda küçüldüğünü hatırlıyorum”

Sayin Acik Pozisyon malesef yanlis hatirliyosunuz. McDonalds son 25 senenin en pozitif saglikli gelismesini yasiyor. Elbette is yapamadigi kapattigi restaurantlarda vardir.
www.nrn.com dan October 16 2006 “Golden Chain” den bulabilirsiniz bu alintilari.

“in its most recent quarter, ended Sep 30, Mcd. Earned $843.3 million or 68cents per share, up from year earlier profits of $735.4 million or 58cents per share. Total revenues ros 10.4 percent……..stock price to new 52week high.”
“McDonalds has major growth plans ahead, especillay internationally, with some 600 new units expected to open by the end of 2006” 2006 bitmesine az bir zaman kalmasina ragmen adamlar 600 tane daha USA haric disarida acacaklarmis.

Sakin bu soylediklermi Mcdonlad’a hastaymisim gibi veya Mcdonaldin hisselerini oneriyormusum gibi algilamayin lutfen sadece aciklama geregi ihtiyaci duydugum icindi. Bence restaurant sektorinde cok daha cazip ve buyume potensiyeli yuksek firmalar vardir.

Pardon sizi gercek konunuzdan biraz cikardim.

misterno
18-11-2006, 05:10
Ben Amerikada yasayan biri olarak bir sey soylemek istiyorum. McDOnalds ABD de bitmistir. Bilmiyorum aranizda buralari gorenler oldumu gercei gormekle olmaz yasamaniz lazim. Mcdonalds'a gidenler ABD nin alt kesimidir zavalli kesimidir ve mcdonalds yiyen bir TURK EVLADINA da acirim hemde cok acirim. Plastik gibi bir et uzerine suni sos suni zamazingolar patates kizartmasi donmus yagin eritilmisi icinde kizartiliyor. Neden satislari artiyor cunku INANILMAZ ucuz. 99 cente patetes kizartmasi 99 cente hambruger ki bu hemen hemen her zaman bu fiyatlarda icecekler de aynen cok ucuz. Ancak bir dilenci bir zenci veya akilsiz McDonalds dan yer baska hicbir izahi yok bunun.

Ben 13 yildir ABD de yasiyorum cok cok ama cok cok zorunda olmadikca yemedim ASLA da agzima koymam. Eger o hamburgerin uzerine sos koymasinlar zerre kadar lezzet olmaz ve buna Amerikalilar et degil patties der. Bu zavali seyin uzerine sos koymayin sokak kopegine verin yemez inanin yemez.

Her MCdonalds in onunde zenciler vardir hele buyuk sehirlerdekilerde kapida zenciler veya dilenciler bekler cunku topladiklari cent lerle bigmac yerler. 100 kisi birer cent verse plastik yiyebilirde ondan. McDonalds inanilmaz ucuza satar ama sattigi sey organik yani gida degildir. Yersiniz acliktan sizi kurtarir ama korkunc zararlidir. (MCdonalds ta 3 ay calistim hatirlamak bile istemiyorum)

Bir Turk evladina yakistiramiyorum boylesine igrenc birseyi vucuduna koymasina.

Mcdonalds da bir menuyu 3-4 dolara yiyebilirsin ama kebap yemeye kalkiyorsun 30 dolar, aradaki kalite farki bariz belli.

Size bir hikaye anlatacagim;

Bundan 10 sene once 96 senesi ben ve kardesim San Diego ya goc ettik Boston dan. Aralik ayimiydi neydi bir oteldeyiz kendimize ev bakmamiz lazim falan bende altin rehberi karistiriyorum kiralik evlere telefon acicam. Neyse kardesim birden dedi ki "ya ben TR deyken bir ekonomist vardi ismi Yilmaz Erolgac bak kitabi da yanimda, adam kitabinin arkasinda San Deigo da yasadigini yazmisti"

Bir bakalim dedim adamin soyadini 411 den sordum ve cikti sonra o numarayi aradim adamla muhabbete basladik adam bizi evine cagirdi. Hic unutmuyorum Rancho Benesquitos diye bir yere tasinmis. Atladik arabaya evine gittik yeme icme muhabbet sohbet derken olay Amerikadan TR ye ne goturebilirize geldi.

Karisi Danimarkali tam bir Turk hayrani. Adam emekli olmus Salomon Smith Barney den adam bana aynen sunu dedi.

Ben 80 lerin basindayken Salomon Smith Barney nin genel mudur yardimcisiydim ve bana Mcdonalds dan teklif geldi". Hatta adamin evine gelmisler "sen Turksun sen Mcdonalds'i TR de biziim icin ac biz sana parada veririz herturlu yardimi yapariz"

Adamin karisi bana dondu dedi ki "Allahim Amerikalilar o kadar salakki hic Turk millet bu rezil hamburgeri yermi?, biz Yilmazla onlara bakip alay ettik dunyadan haberleri yok bir bilseler Turk yemeklerinin lezzetini o essiz Anadolu sofrasini"
Ben Yilmazla bunu hep konusurum biz Amerikalilarla bayagi alay ettik, hakikaten cok aptallar"

"Sonra aradan 3-4 sene gecti baskasi Mcdonalds in TR olayini eline almis bir suru dukkan acmis diye duyduk inanamadik merak ettik nasilolur da Turk milleti boylesi kotu bir seyi agzina alabilir diye Taksime gittik."

Yasli kari koca Taksime gidip mcdonalds dan iceri girip insanlarin suratina saskin saskin uzun sure bakmislar. Bir Turk evladi nasil bu kadar kotu bir sacmaligi agzina koyabilir diye. Kadin bunlari anlatirken suratindaki saskinlik ifadesini anlatmaya kelimeler yetmez.

Velakin simdi tabi cok pismanlar, salomon smith barney nin genel mudur yardimcisi bile globalizasyondan haberi yokmus demekki. Simdi kendisi diyorki "Taksimdeki Mcdonalds'a girdigimde icerideki genc genc Turkce konusan gencleri gorunce hayal gordugumu sandim sanki ruya veya halusunasyon oluyor sandim, bu soku atlatmam uzun sure aldi " dedi.

Bilmem bu hikayeden pay cikarabildiniz mi? Velakin ben hala o saskinlik icindeyim. Inaniyorum ama inanmak istemiyorum.

Baydisiplin
18-11-2006, 06:01
Mc Donalds birçok türk lokantasından ve kebapçısından 10 kat temizdir, bizim kebapçılar ne kadar sakatat varsa çekip kıyma yapıp şişe dizip ADANA URFA diye satıyorlar, hemde bunu en büyüklerinden yapanda var, temizlik desen %90nında hak getire, koca istanbulda temizlik konusunda iyi 3-5 kebapçı ancak vardır,dolayısı ile mcdonaldsda yiyenlere ucube gözüyle bakmak büyük haksızlık.

loyd
18-11-2006, 08:28
bir defasında dondurma almak için içeri girdiğimde çok kötü yağ kokusu vardı ne kullanıyorlarsa yiyenlerin nasıl boğazından geçiyor hayret...

SENOL
18-11-2006, 10:29
bir defasında dondurma almak için içeri girdiğimde çok kötü yağ kokusu vardı ne kullanıyorlarsa yiyenlerin nasıl boğazından geçiyor hayret...

nasıl bir çelişkidir acaba anlamıyorum ...diyorsunuz ki dondurma almak için acaba dondurma neden ve nasıl yapılıyor biliyormusunuz yağ kokusu diyorsunuz hamburger her ne varsa orada pek mc donalds ve pizza kültürüm olmadığı için pek bilmiyorum kusura bakmayın kötü , dondurması çok iyi mi demek istiyorsunuz acaba ...enteresan ...

yeter
18-11-2006, 10:58
Mc Donalds birçok türk lokantasından ve kebapçısından 10 kat temizdir, bizim kebapçılar ne kadar sakatat varsa çekip kıyma yapıp şişe dizip ADANA URFA diye satıyorlar, hemde bunu en büyüklerinden yapanda var, temizlik desen %90nında hak getire, koca istanbulda temizlik konusunda iyi 3-5 kebapçı ancak vardır,dolayısı ile mcdonaldsda yiyenlere ucube gözüyle bakmak büyük haksızlık.

Aynen katılıyorum. Bugün McDonalds dediğiniz gibi pekçok türk lokantasından çok daha temiz. Bildiğim hem de büyük bazı yerli restaurantlarda adana urfa beyti gibi (işlenmiş et kullanılan) yiyeceklerde bahsettiğiniz sakatat vs kullanıldığından (gözlerimle görmediğim halde) emin olduğumu söyleyebilirim. Gittiğiniz yer göze hitap ediyor, şık garsonlar, güzel görüntülü ve soslu yemekler, ama sonrasında bir kalitesizlik varsa bunu kısa süre sonra doğrudan midemde hissediyorum. :(.. Böyle yerlerde cebinizden çıkan para da yerine göre 25-30YTL yi buluyor. USD olarak 20-25USD. Hem cebinize hem de sağlığınıza zarar bir durum. Eğer Türkiye de seçmem gereken 2 yer olsaydı ve diğeri ile ilgili tereddütüm olursa bir fastfood zincirini seçerim. Bu arada burda bile bir menü 8YTL cıvarında, yani ABD ile aynı fiat. Avrupa da yine hatırladığım kadarı ile menüler 6Euro cıvarında. ve kalite yine buradaki gibi. Bu tür yiyecek sektörü büyük ölçüde işletmecisinin insafına kalmış yerler oluyor bizim gibi ülkelerde. Bahsettiğim gibi pahalı bir fiata güzel bir görüntü servisi, kötü bir yemek hizmeti alabileceğiniz gibi, salaş çok göze hitap etmeyen yerlerden çok kaliteli bir yemek hizmeti de alabiliyorsunuz.

Diğer yandan, Sayın MisterNo nun yazdıklarına şöyle bir eklenti yapabilirim. Burada hamburger meraklısı bir arkadaşımın ABD kaldığı kısa süre içersinde fastfood zincirleri hakkında anlattıkları MisterNo nun anlattıkları ile benzer. Kalitesizlik, hijyen felaketi, fakir ve dilencilerin uğrak yerleri. Kendisi de orada kesinlikle gidilmeyecek bir yer olduğunu söylemişti. Orada ucube yer gibi anlattıkları burada çok geçerli olmayabiliyor. Demekki Türkiye de veya Avrupa da durum daha farklı.

çilek
18-11-2006, 11:13
Konuya; yiyecek ve içeriklerinin sağlığımız üzerine etkileri ( yapılışında kullanılan yağlar, unlar v.s) açısından mı , yoksa mekanın temizliği açısından mı yaklaşıyorsunuz?

alienoz
18-11-2006, 11:17
McDonald's ve Burger King gibi restoranlar, Türk Halkının alım gücünün üzerinde hizmet veriyorlar. Bir ortalama menü 6-7 ytl'den aşağı değil. Simit dünyasında simit menüyü ortalama 1,5 ytl'ye alıyorsun. Fast Food Dönerciler 4 ila 5 ytl.

alienoz
18-11-2006, 11:25
Dolayısıyla Türkiye'de McDonald's, Burger King ve Kentucky Fried Chicken restoranlar, orta ve orta üst gelir grubunun tercihine giriyor. Türkiye'de bir dilencinin Mcdonalds'a girdiğini göremezsiniz.

Pizza_King
18-11-2006, 19:52
McDonald's ve Burger King gibi restoranlar, Türk Halkının alım gücünün üzerinde hizmet veriyorlar. Bir ortalama menü 6-7 ytl'den aşağı değil. Simit dünyasında simit menüyü ortalama 1,5 ytl'ye alıyorsun. Fast Food Dönerciler 4 ila 5 ytl.

Bunlarin icine pizzada dahil, belki pizza hepsindende daha pahali. Isin guzelide pizzanin kar marjini donere ve pideye gore cok daha yuksektir. Alti ustu hamur, peynir...
Sirf disaridan geldigi icin, disariya donuk ozellikleri oldugu icin malasef bizim millet extra para vermeyi cok gormuyo. Tabi bizim firsatlardan istifade etmesini bilen uyanik isletmecilerin payi oldugunuda unutmamak gerek.
Ama size soyleyim bu boyle gitmez. Zamanla etrafta pizzacilarin cogalmasiyla birlikte pizza fiyatlarininda obur yiyeceklere gore es fiyata dustugunu goreceksiniz.

Pizza_King
18-11-2006, 20:16
McDonalds oyledir boyledir ama gunun sonunda yuzleri gulen yine onlar.
Evet dogrudur MCdonalda alt tabakalar(benim gibi):) ,ust tabaklardan daha cok ziyaret eder.

Americada annelerin cocuklarini en cok restauranta goturdugu yer McDonalddir. Niye? Cocuk hem yemek yer hemde oynar ordaki cocuklarla ve oyuncaklarla.
Cocuk zirlayip MCdonaldi isterse anne neyapabilir? Malesef cocuklar cok ufak yasta alistiriliyo Mcdonldsa nerdeyse bebekken diyebiliriz. Cocuklarin ilk ogrendigi sey, Anne, Babba ondan sonra McDonald. Televizyonlardaki cocuga yonelikli reklamlar, cizgi filimler, oyuncaklar................ Her sokak basinda bir McDonald. Eeee? anne nasil durdursun cocugu?
Niye Americada dunyanin en cok obizleri var? Cunku cocukken alistirliyoruz bu sekilde yemeye. Gelecegin Fast Foodcu kusagi Dunya.

Gecenlerde sisman bir kiz MCdonld'i sisman oldugu icin sucladi tabiki kaybetti. Kaybetmemekle kalmadi Kongress Hamburger Kanunu cikardiki hicbirkisi Hamburger yiyorum ve sismanliyorum diye hic bir restauranti suclayamaz. Bugun Mcdonald American Captialisimin onde gelen firmalarindan birisidir diyebiliriz. Niye devlet zarar vermek istesinki? Insanlrin cogu McDonaldi sevmeyip istmese, sigara firmalari gibi kaybederdi.

Ben McDonaldi yiyormuyum? Ara sira ayda 2 defa diyebiliriz.

alienoz
18-11-2006, 20:32
Ray Kroc denilen adam (Mc Donald's kurucusu 1902-1984)
TAM BİR DEHA. quotelerini arayıp okuyun.
"We are not in hamburger business, we are in show business"

Bu arada konu McDonald's a kaydı. İstanbul'dan kaçmakla Fast food'un ne ilişkisi var?

misterno
19-11-2006, 00:33
aranizda cok ilginc insanlar var

Adamlar plastigi temiz temiz satiyorlar diye yemek niyetine yenir mi ya? hic boyle sey duymadim

Adam gibi gercek olan yemegi temiz yerde ye olsun bitsin

Simdi neden plastik kelimesini kullanip duruyorsun diyeceksiniz. Hamburger denen meret kiymadan yapiliyor bunun ne tur etten geldigi ve bu hamburgerin yuzde kacinin yag oldugu belli mi? Hayir degil

Ama lezzetli olduguna eminim

Sizin karistirdiginiz nokta kalite, lezzet ve hijyen olayi

Kaliteli gida demek icinde besin degeri yuksek olan ve taze olan demek

Lezzetli demek damaginizin beyne gonderdigi sinyallerin pozitif olmasi demek

Hijyen ise temiz demek yani kirli pislik pasak olmayacak

Bunlarin ucude bir arada olabilir bazilarida ayni anda olabilir.

KALITE LEZZET asla ve asla asla ayni sey degildir bunu karistirmayalim lutfen

Mcdonalds urunlerinin HIJYENIK olduguna yuzde yuz eminim. Eee evimdeki kapinin kulpunu da temizlerim adam gibi sabunla yikarim temiz ve hijyenikk olur bu onun kaliteli gida oldugunu gostermez.

Mcdonalds insanoglu tarihindeki en ucuza maledilebilecek kalitesi saibeli ve bana gore kategori disi ama ayni zamanda korkunc lezzetli ve super hijyenik gida satiyor.

Yani sonuc olarak super hijyenik super lezzetli plastik veya kapi kulpu yada monitor kapagi yiyorsunuz ama farkinda degilsiniz.

Sizleri dusunmeye davet ediyorum, daha once Mcdonalds ta calismis biri olarak. Hadi bunu gectim sirketinizde calisan bir Amerikali varsa o size yuzunuze baka baka anlatsin bak bir daha Mcdonaldsa gidiyormusunuz. Neden Amerikali cunku bazi tecrubeler nesilden nesile kanser ola ola obez ola ola beyne isleniyor. Bizden sonraki 2-3 jenerasyon bunu ogrenecek ama ben sizin yani benim jenerasyonum ogrensin /anlasin istiyorum.

Baydisiplin
19-11-2006, 10:30
yemek yiyeceksen evinde ızgara kebap yapacaksan kendin piknikte yapacaksın kardeşim 15 milyon nüfuslu yerde doğru düzgün hizmet veren ve "AYDA YILDA BİR KEREDE OLSA GİTMELİYİM" dediğim hiçbir yer kocaköy İstanbulda!

cenkog
19-11-2006, 10:34
Et yenilecekse haşlama veya buharda pişirilmiş etler tercih edilmelidir.Izgara edilmiş ,kızartılmış , yağları yanmış etler inanılmaz ölçüde insan sağlığı için zararlıdır .Küçük bir not sadece :tamam:

Baydisiplin
19-11-2006, 11:17
Et yenilecekse haşlama veya buharda pişirilmiş etler tercih edilmelidir.Izgara edilmiş ,kızartılmış , yağları yanmış etler inanılmaz ölçüde insan sağlığı için zararlıdır .Küçük bir not sadece :tamam:

evet Cenkog haklısın ama ille de yemek isteyenler içinde en sağlıklısı kendi yaptığındır:) işim gereği İstanbulda her hafta başka bir semtteyim,dolayısı ile son 4yıldır gezmediğim semt ve girmediğim yeme-içme yeri kalmadı:) İstanbulda olupta benim kadar restaurant lokanta gezen olmamıştır, dolayısı ile İstanbul bu restaurant işinde sınıfta kaldı, şimdi reklam olarak algılanmasın ama istisna ve çok iyi yerlerde var, ama sayıları bu şehre göre çok az. Mesela en bilindik lahmacun yiyipte memnun kaldığım tek bir yok, varsa arkadaşlar yazsında gidip deneyelim:)

Ayrıca SN MİSTERNO lastik lastik diye tutturmuş mc donaldsı beğenmiyor, oysaki elin yavurunu eleştirmeye gerek yok meşhur et köftemiz, Sultanahmet Köftesici adı altında onlarca mantar lokantada lastikoğlu lastik olarak vatandaşa yediriliyor,SULTANAHMET KÖFTESİCİnin en klas ve tescilli yeri SULTANAHMETTEKİ TARİHİ SULTANAhMET KÖFTECİSİDİR, (FULL ÜNLÜ+DEVLET ADAMI uğrak yeridir.) olumsuz birşey yazmak istemiyorum sadece gidin görün hizmeti ve sonra elin yavurunu eleştirin,Misterno nedense bir MC Donalds düşmanlığı güdüyor, zamanında orda çalışmış acaba neden ordan ayrılmış yoksa atılmışmı da bu düşmanlığı yapıyor çok merak ediyorum:)

kaleci1
19-11-2006, 11:50
Merhaba, yeni bir konu ile değerli arkadaşların görüş, yorum ve fikirlerini almak istiyorum. Şimdi efendim, bendeniz İstanbul'da maaşlı olarak çalışan, evli bir zat'ım. Fakat gelin görün ki 7 göbekten beri İstanbul'lu olmamıza rağmen (şaka değil) ben bu İstanbul'dan sıkıldım. Şimdi diyeceksiniz ki İstanbul kadar güzel yer mi var, paranız da var işte İstanbul'un tadını çıkarın, vs... Evet, haklı olabilirsiniz, İstanbul'un varoşlarında yaşamıyorum, param Allah'a şükür üç kuruş var ama İstanbul'un bu keşmekeşinden, trafiğinden, insanların kabalığından, pahalılığından ve malumunuz birçok şeyden sıkıldım. Mesela ben de gidip birşeyler yetiştirmek istiyorum, devlet paramı paşa paşa versin istiyorum, az para verince meydanlarda bağırmak istiyorum :D Bu kısmı şaka idi tabi... Planımın adı "Kaçış Planı"... Fakat bu planda bazı belirsizlikler var, amacım da zaten sizlerin tavsiyeleri ile o boşlukları doldurmak... Aslında buna bir plan değil de bir hayal olarak da bakabiliriz. Belirsizlikleri dolduramazsak, hayal balonunu söndürürüz, önemli değil. Ben maddeleri aşağıya yazıyorum, sizlerden de yorum bekliyorum. Dahası böyle bir planı gerçekleştirmiş biri varsa onun da başarı hikayesini dinlemek isterim. Plan şöyle;
İstanbul'da ne varsa satılıp savılır, taşrada bir ev alınır. Eveet, daha ilk maddeden tıkandık, nereye yerleşeceğiz? Ben Ege bölgesini çok severim, Bursa ve Balıkesir'de hanımın akrabaları var o yüzden az çok biliyorum, İzmir'de benim akrabalarım var ama İzmir istemiyorum, orası da en az İstanbul kadar keşmekeş bir yer... Bir köy mü, kasaba mı, yoksa daha başka bir yer mi. Ve burası hangi şehirde olmalı? Bu problemi hallettikten sonra gelelim ikinci ana problemimize; yeni yurdumuza :D yerleşirken ne iş yapacağız? Şu anda eşim de mühendis olarak çalışıyor ama yeni düzende onun oturup yemek yapmasını, çocuklara bakmasını düşünüyorum. O konuda ikna edilmeye yatkın duruyor, problem yaratacağını sanmıyorum. En büyük problem ben ne iş yapacağım? Şu anda özel bir şirkette yazılım mimarı olarak (mimar değil aman :D yazılım mimarı, yani bilgisayar programlarının sistemsel tasarımlarını yapıyorum) çalışıyorum. Şehirli olduğum için bağ, bahçe işinden anlamam ama çabuk öğrenirim. Her türlü eziyete hazırım ama asıl soru işareti şurada, ben oradan kazandığımla doyar mıyım? Veya bir kasabada bir dükkan açıp, orada ne bileyim örneğin süt-peynir satmak beni doyurur mu? Veya ne doyurur? Mesela bir yazılım şirketi kursam taşrada nasıl iş yapar ki? Her halükarda ev kirası da olmayacağına göre çok zorluk çekmem diye düşünüyorum... Bu hayali kafamda oturtabilirsem, bu riski almayı düşünüyorum ve "adios İstanbul" demeyi... Acaba devletten tersine göç projesi ile hibe fon mu alsam :D

Arkadaşlar anafikirden uzaklaşıyoruz galiba.

SENOL
19-11-2006, 13:28
evet Cenkog haklısın ama ille de yemek isteyenler içinde en sağlıklısı kendi yaptığındır:) işim gereği İstanbulda her hafta başka bir semtteyim,dolayısı ile son 4yıldır gezmediğim semt ve girmediğim yeme-içme yeri kalmadı:) İstanbulda olupta benim kadar restaurant lokanta gezen olmamıştır, dolayısı ile İstanbul bu restaurant işinde sınıfta kaldı, şimdi reklam olarak algılanmasın ama istisna ve çok iyi yerlerde var, ama sayıları bu şehre göre çok az. Mesela en bilindik lahmacun yiyipte memnun kaldığım tek bir yok, varsa arkadaşlar yazsında gidip deneyelim:)

Ayrıca SN MİSTERNO lastik lastik diye tutturmuş mc donaldsı beğenmiyor, oysaki elin yavurunu eleştirmeye gerek yok meşhur et köftemiz, Sultanahmet Köftesici adı altında onlarca mantar lokantada lastikoğlu lastik olarak vatandaşa yediriliyor,SULTANAHMET KÖFTESİCİnin en klas ve tescilli yeri SULTANAHMETTEKİ TARİHİ SULTANAhMET KÖFTECİSİDİR, (FULL ÜNLÜ+DEVLET ADAMI uğrak yeridir.) olumsuz birşey yazmak istemiyorum sadece gidin görün hizmeti ve sonra elin yavurunu eleştirin,Misterno nedense bir MC Donalds düşmanlığı güdüyor, zamanında orda çalışmış acaba neden ordan ayrılmış yoksa atılmışmı da bu düşmanlığı yapıyor çok merak ediyorum:)

sayın baydisiplin ,sakın beni yanlış anlamayın acaba SultanAhmet köftecisine gittiğiniz güzel bir hizmet bekleyip güzel derken böyle bir yere giderken kendi kafanızda çok güzel hizmet veriyordur kesinlikle deyip kendinizi bu duruma hazırlamanızdan dolayı normal bir hizmet oluncada beğenmemek gibi olabilir mi acaba ?nedenine gelince hiç sevmediğiniz bir yemek karnınız çok aç kaldığı zaman size dünyanın en lezzettli yemeği gibi gelebilir yada ne bilim aç olduğunuz bir zaman yemek yiyecek yer bulamamadan dolayı bir köy lokantasındaki hizmet size çok iyi gelebilir çünkü öyle bir yere girerken insanlar daha dogrusu şehirden giden insan dudak bükerek yada ne bilim nasıl bir hizmet verebilir diyerek girer ama içerideki sıcak ortam onu büyüler beklenti olmadığı için o köy lokantısı onun gözünde o an çok güzel yer olarak gelir...büyük beklentiler her zaman hüsrana uğratabilir...

Survival
19-11-2006, 16:13
Ray Kroc denilen adam (Mc Donald's kurucusu 1902-1984)
TAM BİR DEHA. quotelerini arayıp okuyun.
"We are not in hamburger business, we are in show business"

Bu arada konu McDonald's a kaydı. İstanbul'dan kaçmakla Fast food'un ne ilişkisi var?

biz bu emlak topiklerinde tum hayati konusuyoruz cogu zaman :) emlak topiginde yazan cok fazla uye yok ama eminim okuyucumuz cok...

bu arada istanbulda trafikteki arac sayisi 2,5 milyonlara vardi, biz artik atasehir civarindan mkoy'e 1 saat 45 dk ortalama ile geliyoruz :düsün:

kacis planlarimizi hizlandiralim :D
ben delirmek uzereyim haftaici sabahlari :oley:

misterno
19-11-2006, 16:16
evet Cenkog haklısın ama ille de yemek isteyenler içinde en sağlıklısı kendi yaptığındır:) işim gereği İstanbulda her hafta başka bir semtteyim,dolayısı ile son 4yıldır gezmediğim semt ve girmediğim yeme-içme yeri kalmadı:) İstanbulda olupta benim kadar restaurant lokanta gezen olmamıştır, dolayısı ile İstanbul bu restaurant işinde sınıfta kaldı, şimdi reklam olarak algılanmasın ama istisna ve çok iyi yerlerde var, ama sayıları bu şehre göre çok az. Mesela en bilindik lahmacun yiyipte memnun kaldığım tek bir yok, varsa arkadaşlar yazsında gidip deneyelim:)

Ayrıca SN MİSTERNO lastik lastik diye tutturmuş mc donaldsı beğenmiyor, oysaki elin yavurunu eleştirmeye gerek yok meşhur et köftemiz, Sultanahmet Köftesici adı altında onlarca mantar lokantada lastikoğlu lastik olarak vatandaşa yediriliyor,SULTANAHMET KÖFTESİCİnin en klas ve tescilli yeri SULTANAHMETTEKİ TARİHİ SULTANAhMET KÖFTECİSİDİR, (FULL ÜNLÜ+DEVLET ADAMI uğrak yeridir.) olumsuz birşey yazmak istemiyorum sadece gidin görün hizmeti ve sonra elin yavurunu eleştirin,Misterno nedense bir MC Donalds düşmanlığı güdüyor, zamanında orda çalışmış acaba neden ordan ayrılmış yoksa atılmışmı da bu düşmanlığı yapıyor çok merak ediyorum:)


Sultanahmet koftecisine gittim hic begenmedim. Kuru bir kofte koydular onume, taa Amerikalardan gelmisim ben neler bekliyordum. O kadar ozlemini cekmisim ama o kofte vasat bir seydi.

O gunden sonra millet "abi su lokantaya gittik soyle super surasi manyak" falan dedigi zaman gulup geciyorum. Turk insaninin damak tadi degismis. Bundan 4 sene once Istanbula 2 haftaligina gittim tatile canim iskembe cekti yahu 3 yerde iskembe yedim bir taneside hosuma gitmedi. Su gibi bir sey getiriyorlar. Hatta ogrenciyken Fenerbahce Iskembe slonu vardi Kadikoy de oraya da gittim su verdiler sanki.

Ogrenciyken onunden gectigim bir gun param olursa giricem lan buraya dedigim Bagdat Caddesindeki Emmim Lokantasi, gittik onumuze kebap koydular vasat lezzetsiz bir sey. Yahu biz buna mi ozenmisiz? Istanbul'da adam gibi yemek yapan yer kalmamis ve kalmadigi icin de Turk gencleri Mc Donalds taki plastigi begenir olmus. E heralde iskembe niyetine suyun satildigi bir sehirde mcdonalds tabiki ilgi gorur.

cenkog
19-11-2006, 16:59
Bağdat Caddesi Suadiye SAHAN 'ı (Remzi Kitabevi karşısı) şiddetle tavsiye ederim en iyi kebapçı bence İstanbul'da ve mezeleri de bir harika ...Yoksa söylemese miydim acaba gizli kalsa ve bir tek ben mi yeseydim :) ...




Sultanahmet koftecisine gittim hic begenmedim. Kuru bir kofte koydular onume, taa Amerikalardan gelmisim ben neler bekliyordum. O kadar ozlemini cekmisim ama o kofte vasat bir seydi.

O gunden sonra millet "abi su lokantaya gittik soyle super surasi manyak" falan dedigi zaman gulup geciyorum. Turk insaninin damak tadi degismis. Bundan 4 sene once Istanbula 2 haftaligina gittim tatile canim iskembe cekti yahu 3 yerde iskembe yedim bir taneside hosuma gitmedi. Su gibi bir sey getiriyorlar. Hatta ogrenciyken Fenerbahce Iskembe slonu vardi Kadikoy de oraya da gittim su verdiler sanki.

Ogrenciyken onunden gectigim bir gun param olursa giricem lan buraya dedigim Bagdat Caddesindeki Emmim Lokantasi, gittik onumuze kebap koydular vasat lezzetsiz bir sey. Yahu biz buna mi ozenmisiz? Istanbul'da adam gibi yemek yapan yer kalmamis ve kalmadigi icin de Turk gencleri Mc Donalds taki plastigi begenir olmus. E heralde iskembe niyetine suyun satildigi bir sehirde mcdonalds tabiki ilgi gorur.

VOLVO
19-11-2006, 21:09
Bağdat Caddesi Suadiye SAHAN 'ı (Remzi Kitabevi karşısı) şiddetle tavsiye ederim en iyi kebapçı bence İstanbul'da ve mezeleri de bir harika ...Yoksa söylemese miydim acaba gizli kalsa ve bir tek ben mi yeseydim :) ...

Bence Sahan tadı ve kalitesine göre aldığı parayı çok da haketmiyor.Benim orada yediğimle ilgili kötü bir anım var. Ancak yine yanıbaşındaki Emmim'de fırsat bulursanız birgün pizza yiyin. Kebabçı ama pizzası daha güzel.Tuhaf bir çelişki.:gulen:

Birde konumuza geri dönsek. Kaçış planları çok daha zevkliydi.:oley: :oley:

Realtor
19-11-2006, 21:47
Sultanahmet koftecisine gittim hic begenmedim. Kuru bir kofte koydular onume, taa Amerikalardan gelmisim ben neler bekliyordum. O kadar ozlemini cekmisim ama o kofte vasat bir seydi.

O gunden sonra millet "abi su lokantaya gittik soyle super surasi manyak" falan dedigi zaman gulup geciyorum. Turk insaninin damak tadi degismis. Bundan 4 sene once Istanbula 2 haftaligina gittim tatile canim iskembe cekti yahu 3 yerde iskembe yedim bir taneside hosuma gitmedi. Su gibi bir sey getiriyorlar. Hatta ogrenciyken Fenerbahce Iskembe slonu vardi Kadikoy de oraya da gittim su verdiler sanki.

Ogrenciyken onunden gectigim bir gun param olursa giricem lan buraya dedigim Bagdat Caddesindeki Emmim Lokantasi, gittik onumuze kebap koydular vasat lezzetsiz bir sey. Yahu biz buna mi ozenmisiz? Istanbul'da adam gibi yemek yapan yer kalmamis ve kalmadigi icin de Turk gencleri Mc Donalds taki plastigi begenir olmus. E heralde iskembe niyetine suyun satildigi bir sehirde mcdonalds tabiki ilgi gorur.

İstanbulda dışarıda yemek pek makbul değil.

Ancak balık yenir.

İstanbulda sebze sebze değil, et et değil.

Ancak İstanbul dısına cıktığımda lezzetli yemek yiyorum. İstanbul dışında nerede yersem yiyim, en salaş basit yerde bile cok lezzetli seyler yiyebiliyorum.

kaleci1
20-11-2006, 02:04
Arkadaşlar sakın kusuruma bakmayın ama bu topik kaçış planı mıydı yoksa lezzet planı mıydı ben yanlış adrestemiyim. yolumu kaybettim herhalde.saygılarımla.

rafetkarkas
20-11-2006, 02:08
çoğu kaçtı bi sen kaldın :oley:

misterno
20-11-2006, 04:07
Istanbuldan bende kactim ve yemin ediyorum hergun iyi yapmisim diyorum

sonra

ne bilim

sanki bazi seyler ozleniyor dayanamiyorsunuz gidiyorsunuz

trafige insanlara cevrenize yemeklerin lezzetsizligine kufredip yabanci ulkeye geri donuyorsunuz

4-5 sene sonra tekrar caniniz cekiyor vs vs vs

ve hayat geciyor :)

açık-pozisyon
20-11-2006, 10:29
Herkese selamlar, evet haftasonu konudna biraz uzaklaşmışız :D Ama konu kendi içinde yine yolunu bulmuş, akan su misali, dönmüş dolaşmış, kalitesiz, kirli, pahalı hizmete geri gelmiş :D İşte bir kaçış sebebi daha. Yaw param var, güzel hizmet almak istiyorum, güzel bir yemek yemek istiyorum, yok, yok, yok oğlu yok. Adam tabağı önüme nasıl koyacağını bilmiyor, garsonu eğitimsiz, hesap alırken toplama yapamıyor, kredi kartı kullanmasını bilmiyor, iyi pişmiş diyorsun inadına çiğ getiriyor ve bunu belirtince en ufak bir utanma/üzülme belirtisi göstermiyor. Neden? Nedeni çok açık ve basit, çünkü İstanbul 15 milyonluk bir şehir, biri gelmezse öteki gelir nasıl olsa, sen şikayetçi olsan, olay patrona kadar gitse, adam boşver diyecek, örgütlenip kimsenin gitmesine izin vermesen yine umurunda olmayacak, çünkü adamın dükkanının önünden haftaiçi 50.000 kişi, haftasonu 2.000.000 kişi geçiyor (Taksim-Bakırköy-Kadıköy vs gibi yerlerde) Biri mutlaka içeri girecek, adam bir şekilde yolunu bulacak. Onun için bu şehir yaşanmaz şehir yolunda hızla ilerliyor. Kaçış Planı hakkında çeşitli fikirler geldi ama iş için pek analitik düşünemedik henüz. Hangi sermaye ile, hangi işi, hangi RoI ile yapacağız? Edremit-Akçay-Altınoluk üçgenini iyiden iyiye araştırıyorum, en kısa zamanda gidip yerinde görmeyi düşünüyorum...

cenkog
20-11-2006, 10:44
Aldığı para derken 2 kişi çok güzel bir sofra alkolsüz 30-35 YTL'ye çıkıyorsunuz bence hiç fazla değil bu kaliteye ...Fast food fiyatı bu ...


Bence Sahan tadı ve kalitesine göre aldığı parayı çok da haketmiyor.Benim orada yediğimle ilgili kötü bir anım var. Ancak yine yanıbaşındaki Emmim'de fırsat bulursanız birgün pizza yiyin. Kebabçı ama pizzası daha güzel.Tuhaf bir çelişki.:gulen:

Bir de konumuza geri dönsek. Kaçış planları çok daha zevkliydi.:oley: :oley:

cenkog
20-11-2006, 10:46
Şehirdeki insan kalitesi gerçekten inanılamayacak kadar düşük ; dünyada az örneği vardır bu durumun ... Tam bir varoş kültürü kenti oldu maalesef ...


Herkese selamlar, evet haftasonu konudna biraz uzaklaşmışız :D Ama konu kendi içinde yine yolunu bulmuş, akan su misali, dönmüş dolaşmış, kalitesiz, kirli, pahalı hizmete geri gelmiş :D İşte bir kaçış sebebi daha. Yaw param var, güzel hizmet almak istiyorum, güzel bir yemek yemek istiyorum, yok, yok, yok oğlu yok. Adam tabağı önüme nasıl koyacağını bilmiyor, garsonu eğitimsiz, hesap alırken toplama yapamıyor, kredi kartı kullanmasını bilmiyor, iyi pişmiş diyorsun inadına çiğ getiriyor ve bunu belirtince en ufak bir utanma/üzülme belirtisi göstermiyor. Neden? Nedeni çok açık ve basit, çünkü İstanbul 15 milyonluk bir şehir, biri gelmezse öteki gelir nasıl olsa, sen şikayetçi olsan, olay patrona kadar gitse, adam boşver diyecek, örgütlenip kimsenin gitmesine izin vermesen yine umurunda olmayacak, çünkü adamın dükkanının önünden haftaiçi 50.000 kişi, haftasonu 2.000.000 kişi geçiyor (Taksim-Bakırköy-Kadıköy vs gibi yerlerde) Biri mutlaka içeri girecek, adam bir şekilde yolunu bulacak. Onun için bu şehir yaşanmaz şehir yolunda hızla ilerliyor. Kaçış Planı hakkında çeşitli fikirler geldi ama iş için pek analitik düşünemedik henüz. Hangi sermaye ile, hangi işi, hangi RoI ile yapacağız? Edremit-Akçay-Altınoluk üçgenini iyiden iyiye araştırıyorum, en kısa zamanda gidip yerinde görmeyi düşünüyorum...

rafetkarkas
20-11-2006, 12:44
tum sıkıntının nedeni mali sorunlardır. Halkımız buna rağmen anadolu da cok huzurlu bir şekilde hayat paylaşmaktadırlar neredeki cok zengin ve cok fakir bir araya gelirse ikiside o şehrin ve ya bolgenin altını ustune getirirler.. ıstanbul da zengini bol fakiride bol bir şehrimiz bizi birbirimize düşüren bu mali sorunun sebebini soylemek istemiyorum.. Ama bu forumda ve bir çok yerde de sebebi bulabilirsiniz umit ediyorum ki seneyede cozulecek saygılar...

HALLAÇ
20-11-2006, 13:11
The Village filmindeki gibi.. ama veya biraz daha abartisiz.. daha az yalitilmis.. bir koy kursak.

Sakinleri olarak trafik, kavga, uc kagit, asiri nufus vs. olmayacak diye herkes soz verse.. anlasma yapsak.

Gecimimizi saglamak icin tarim, fabrika kurup uretim yapsak. Ideal okullarimiz, ilgili saglik merkezlerimiz, lezzetli restoranlarimiz olsa icinde.

Biz, cocuklarimiz, torunlarimiz.. oylece yuzyillarca mutlu-mutlu yasasak?

deep
20-11-2006, 13:30
Biraz gec gordum konuyu...

13 sene cukurovada yasadim... istanbul ile kiyaslama yaparsak acikara onde gider... Sizi anliyor ayni gorusleri paylasiyorum...

Benim aklimda da ayni fikirler var... Aslinda cok problem edecek seyler degil... Akilli insan her türlü yaşar taşrada... Oncelikle yaşayacaginiz ortami secin... Gidin gorun gezin... Bir takim eksiklikleri goreceksiniz... O eksiklikleri giderecek bir is acarsaniz belki istanbulda oldugundan daha iyi bir yaşam tarzi yakalamaniz bile mümkün... Hatta mesleğinizle alakalandirabileceğiniz bir is dali bile cikar karsiniza... Hic olmazsa seracilik veya zeytincilik yaparsiniz :)

Bahce isleriyle aram var... Yasadigim sure icinde edindigim bilgiler hali hazirda güncelliğini koruyor... O kadar kafa yoracak isler degil... Daha cok fiziki gucunuzu harcamanizi gerektiren islerdir genelde...

Oncelikle gidin ve gorun derim... zaten bütün düğümler çözülecektir... Su an tasidiginiz endiselerin cogunu atacaksiniz kafanizdan... Oncelikle bir adim atmakla baslayin derim...

Selamlar...

ergenplan
20-11-2006, 13:49
The Village filmindeki gibi.. ama veya biraz daha abartisiz.. daha az yalitilmis.. bir koy kursak.

Sakinleri olarak trafik, kavga, uc kagit, asiri nufus vs. olmayacak diye herkes soz verse.. anlasma yapsak.

Gecimimizi saglamak icin tarim, fabrika kurup uretim yapsak. Ideal okullarimiz, ilgili saglik merkezlerimiz, lezzetli restoranlarimiz olsa icinde.

Biz, cocuklarimiz, torunlarimiz.. oylece yuzyillarca mutlu-mutlu yasasak?

sayın HALLAÇ

thomas moore un ütopyasındaki gibi galiba...

HALLAÇ
20-11-2006, 15:13
sayın HALLAÇ

thomas moore un ütopyasındaki gibi galiba...

thomas moore'un utopyasini bilmiyorum, nasil birsey acaba?

alienoz
20-11-2006, 15:38
Herkese selamlar, evet haftasonu konudna biraz uzaklaşmışız :D Ama konu kendi içinde yine yolunu bulmuş, akan su misali, dönmüş dolaşmış, kalitesiz, kirli, pahalı hizmete geri gelmiş :D İşte bir kaçış sebebi daha. Yaw param var, güzel hizmet almak istiyorum, güzel bir yemek yemek istiyorum, yok, yok, yok oğlu yok. Adam tabağı önüme nasıl koyacağını bilmiyor, garsonu eğitimsiz, hesap alırken toplama yapamıyor, kredi kartı kullanmasını bilmiyor, iyi pişmiş diyorsun inadına çiğ getiriyor ve bunu belirtince en ufak bir utanma/üzülme belirtisi göstermiyor. Neden? Nedeni çok açık ve basit, çünkü İstanbul 15 milyonluk bir şehir, biri gelmezse öteki gelir nasıl olsa, sen şikayetçi olsan, olay patrona kadar gitse, adam boşver diyecek, örgütlenip kimsenin gitmesine izin vermesen yine umurunda olmayacak, çünkü adamın dükkanının önünden haftaiçi 50.000 kişi, haftasonu 2.000.000 kişi geçiyor (Taksim-Bakırköy-Kadıköy vs gibi yerlerde) Biri mutlaka içeri girecek, adam bir şekilde yolunu bulacak. Onun için bu şehir yaşanmaz şehir yolunda hızla ilerliyor. Kaçış Planı hakkında çeşitli fikirler geldi ama iş için pek analitik düşünemedik henüz. Hangi sermaye ile, hangi işi, hangi RoI ile yapacağız? Edremit-Akçay-Altınoluk üçgenini iyiden iyiye araştırıyorum, en kısa zamanda gidip yerinde görmeyi düşünüyorum...

sn. açık pozisyon ne iş yaparsınız bilemem ama Erdek'i tavsiye ederim. İstanbul'a yakındır, (Bandırma-Yenikapı feribotu). Nispeten düşük yoğunluklu bir yerleşimdir. Arsa fiyatları henüz pahalanmadı. İş yapacaksanız fazla bir ciro beklemeyeceksiniz. Yazları hareketleniyor piyasa, orta ve alt gelirli turistlerin uğrak yeri.

açık-pozisyon
20-11-2006, 16:00
Sevgili alienoz, teşekkür ederim, Erdek'i biliyorum, oraya ve Avşa'ya gitmişliğim var. Ben yazılım mimarı olarak çalışıyorum, yani yazılım sistemleri tasarlıyorum ve sistemlerin birbirine entegrasyonu ile uğraşıyorum ama amacım 3-4 sene içinde buralarda kaçmak ve başka bir iş kurmak, mesela Akçay'da bir ev alıp, bir esnaf işi yapmak gibi... Ama şu andaki işlerim, borçlarım, alacaklarım, ailevi ilişkilerim sebebi ile enaz birkaç yıl daha bir yere kıpırdayamam. En azından beyin fırtınası yapıyoruz, başta da yazmıştım, hiç uygulamaya koyamazsak bile yeni fikirler edinmiş oluruz... Katkısı olan herkese teşekkürler...

VOLVO
20-11-2006, 20:39
içerenköy carrefour'un oradan Ataşehir'e giderken kenarda bir BP benzin istasyonu vardır.Bazılarınız biliyordur.Bugün oradaki bir firmaya gittim. Arabayı park ettim hemen güvenlik görevlisi geldi.Arabanızda poşet gibi şeyler bırakmayın dedi. Neden dedim? Camınızı 30 sn'de patlatırlar dedi. Tırstım tabii. Sonra arabadan firmanın giriş kapısına doğrı yürümeye başladım. Elimde laptop.Yanımda 5-6 çingene belirdi. Sert bakışlarla savdım. Cüsseliyim ALLAH'tan bulaşmadılar. Uzaktan seyrettim. Motoksikletli tiplerle selamlaşmalar mı dersiniz , tofaş marka arabalara el sallamalar vs. vs. Bunlar da kapkaçcı tayfaları herhalde.Firmadakiler dediki, soyulmayanımız kalmadı.Acaip tehlikeliler. Neyse çıkışta yoklardı. Arabam da sağlamdı.Hemen fıydım oralardan. Evet muhtemelen işe çıkmışlardı. Bugün kurtuldum ama yarın sıra bende,sizde olabilir.Polis bilmiyor mu yerlerini, sağır sultan bile biliyor.

Yanda plazalar, karşıda Ağaoğlu Myworld ve biryandan da hayvanın barınmayacağı gecekondular. ALLAH sonumuzu hayır etsin.Tehlike çok fazla Istanbul'da.

SENOL
21-11-2006, 19:05
Herkese selamlar, evet haftasonu konudna biraz uzaklaşmışız :D Ama konu kendi içinde yine yolunu bulmuş, akan su misali, dönmüş dolaşmış, kalitesiz, kirli, pahalı hizmete geri gelmiş :D İşte bir kaçış sebebi daha. Yaw param var, güzel hizmet almak istiyorum, güzel bir yemek yemek istiyorum, yok, yok, yok oğlu yok. Adam tabağı önüme nasıl koyacağını bilmiyor, garsonu eğitimsiz, hesap alırken toplama yapamıyor, kredi kartı kullanmasını bilmiyor, iyi pişmiş diyorsun inadına çiğ getiriyor ve bunu belirtince en ufak bir utanma/üzülme belirtisi göstermiyor. Neden? Nedeni çok açık ve basit, çünkü İstanbul 15 milyonluk bir şehir, biri gelmezse öteki gelir nasıl olsa, sen şikayetçi olsan, olay patrona kadar gitse, adam boşver diyecek, örgütlenip kimsenin gitmesine izin vermesen yine umurunda olmayacak, çünkü adamın dükkanının önünden haftaiçi 50.000 kişi, haftasonu 2.000.000 kişi geçiyor (Taksim-Bakırköy-Kadıköy vs gibi yerlerde) Biri mutlaka içeri girecek, adam bir şekilde yolunu bulacak. Onun için bu şehir yaşanmaz şehir yolunda hızla ilerliyor. Kaçış Planı hakkında çeşitli fikirler geldi ama iş için pek analitik düşünemedik henüz. Hangi sermaye ile, hangi işi, hangi RoI ile yapacağız? Edremit-Akçay-Altınoluk üçgenini iyiden iyiye araştırıyorum, en kısa zamanda gidip yerinde görmeyi düşünüyorum...


valla bende o taraflarda burhaniye ,edremit ,pelitköy yada küçükkuyu taraflarına kaçmayı düşünüyorum ama eşimde bende aynı şirkette olduğumuz için o taraflarda şirketin büyümesini bekliyorum ...burada bir ikinci dairemi alırsam ozaman hiç beklemeden giderim diye düşünüyorum ...

Çetin Sürel
21-11-2006, 19:30
içerenköy carrefour'un oradan Ataşehir'e giderken kenarda bir BP benzin istasyonu vardır.Bazılarınız biliyordur.Bugün oradaki bir firmaya gittim. Arabayı park ettim hemen güvenlik görevlisi geldi.Arabanızda poşet gibi şeyler bırakmayın dedi. Neden dedim? Camınızı 30 sn'de patlatırlar dedi. Tırstım tabii. Sonra arabadan firmanın giriş kapısına doğrı yürümeye başladım. Elimde laptop.Yanımda 5-6 çingene belirdi. Sert bakışlarla savdım. Cüsseliyim ALLAH'tan bulaşmadılar. Uzaktan seyrettim. Motoksikletli tiplerle selamlaşmalar mı dersiniz , tofaş marka arabalara el sallamalar vs. vs. Bunlar da kapkaçcı tayfaları herhalde.Firmadakiler dediki, soyulmayanımız kalmadı.Acaip tehlikeliler. Neyse çıkışta yoklardı. Arabam da sağlamdı.Hemen fıydım oralardan. Evet muhtemelen işe çıkmışlardı. Bugün kurtuldum ama yarın sıra bende,sizde olabilir.Polis bilmiyor mu yerlerini, sağır sultan bile biliyor.

Yanda plazalar, karşıda Ağaoğlu Myworld ve biryandan da hayvanın barınmayacağı gecekondular. ALLAH sonumuzu hayır etsin.Tehlike çok fazla Istanbul'da.

polis bir işe yarıyormu ki bu ülkede...
en uyuz olduklarımda trafik polisleri...

ceng
21-11-2006, 19:38
valla bende o taraflarda burhaniye ,edremit ,pelitköy yada küçükkuyu taraflarına kaçmayı düşünüyorum ama eşimde bende aynı şirkette olduğumuz için o taraflarda şirketin büyümesini bekliyorum ...burada bir ikinci dairemi alırsam ozaman hiç beklemeden giderim diye düşünüyorum ...

kucukkuyuyu cok sevmistim:) sirin.
ve guzel yasanacak bir belde.

açık-pozisyon
22-11-2006, 08:13
Nasıl biryer bu küçükkuyu, nasıl gidilir :D

ceng
22-11-2006, 12:16
Nasıl biryer bu küçükkuyu, nasıl gidilir :D

walla bi arkadasla gidip bi pansiyonda 5-6gun takilmistik.
kesan yolundan feribotla karsiya gectik canankkaleye sonra 1-2saat bisi tutmustu zaten yolustu. heryer 34 plaka. deniz kiyisi. asosun otesi altinolukun berisi.

http://www.bozcaada.info/harita.html

SENOL
22-11-2006, 14:10
Nasıl biryer bu küçükkuyu, nasıl gidilir :D

Çanakkale balıkesir arasında sınır çanakkale sınırları arasında diye biliyorum arada bir köprü var köprünün bir tarafı küçükkuyu bir tarafı altınoluk...

dealer333
14-12-2006, 21:17
polis bir işe yarıyormu ki bu ülkede...
en uyuz olduklarımda trafik polisleri...

benim evden laptopum, iki sefer araba aynaları, annemim komple cüzdan, ablamın çanta....
yaşanacak yer değil artık istanbul...nereye gitsek ?? yaw burası yedi ceddimin toprağı kimsenin racon kesememesi lazım. dedem bu topraklar için savaşmış ben de mümkünse forumdan adam toplayıp gece halk intikam tugayını kurup örneğin dalacaz inönü stadının oradaki parkın içine hepsini toplayıp ormanda yakacaz varmı baba yiğit... bu birinci çözüm...
gizli olacak tabii.özelime atarsınız ilk hareketimizi yılbaşı gecesi taksimde milleti rahatsız edenleri cezalandırmakla başlayabiliriz. endeksin düştüğü günlerde geceleri kol gezer tipsiz adamlardan kimlik sorar veremezse ormana götürür keseriz.
Geçenlerde biri ölmüştü de benim içim bile cız etmemişti. oturdum bir güzel j. daniels içmiştim. içeri giren çıkar misali.

ikinci çözüm ufak bir yere kaçmak, sırası ile yakın mesafe in yerler : şile, sapanca, maşukiye, bolu, çorlu
uzak mesafe güzel yerler bodrumun turgutreis, izmir, antalya, trabzon, rize, çayeli (bizim hanım oradan, güzel yerler çok rahat edersiniz doğa harika sıkıntı stres yok uşağım, tam gün çay içiyonuz, gülüyonuz.) karadeniz veya ege tek geçerim
emeklilikte sapanca maşukiye hayalim var bir saatte evde veya dağdayım veya bahçemde...
syg...

Karan YILMAZ
15-12-2006, 19:06
Selam..
Ben yillarca New York'ta kaldim. Bu yakinlarda tasi taragi toplayip ulkeme dondum. Zeytin ve nar bahcem var. Ayrica 80 donum yerde tarla tarimi (misir, soya fasulyesi, yer fistigi, aycicegi) ile mesgulum.
Iyi derecede ingilizce bilgimin yaninda, hazir gida konusunda satis pazarlama konusunda deneyimim var. Adana ve civarinda iyi bir is olursa calisayim dedim.
Gorusmeye gittigim yerlerde ilk soru AMERIKA'DAN NEDEN GELDIN?? Oranin sartlariyla burasi bir mi?? Buraya asla alisamazsin gibi sozlerle ahkam kesen onlarca insanla tanistim.
New York'ta insanlarin nasil calistigini, nasil vergi odedigini, hayatin nasil pahali oldugunu hic kimse aklina getirmmiyor.
Hayat o kadar hizli ilerliyor ki, hic bir seye vaktiniz yok. Sebzeler meyveler kimyasal, hormonlu.. Kesinlikle duzenli beslenemiyorsunuz.. Hamburgerin anavatanininin Amerika olmasi bosuna degil.. Hizli bir sekilde atistirip, ise yetismeye calisiyorlar.. Gercekten orada vakit nakittir. Kiralar cok pahali. Maasinizin yuzde 30 u kiraya gidiyor. Kazandiginizin yuzde 25 i vergiye gidiyor. Arac sigortasi en dusuk yilda $1200. Kira yerine uzun vadeli kredi kullanip ev alayim deseniz, evler $400.000 ve 30 yil odeyip sahibi olabiliyorsunuz. Faizle beraber o ev size $1,000,000 a geliyor ve evi tamamen odediginizde artik 65 yasindasiniz..
Ben, New York'un hizli ve acimasiz yasamini takip etmekten yoruldum ve kendi mustakil evimde kira, taksit odemeden, birikimlerimle aldigim tarladan, bahceden gelen gelirimle mutlu bir yasantim var.. Ustelik tamamen organik, saglikli sebze, meyve tuketiyorum. Geri donmeyi de dusunmuyorum...
Buyuk sehirlerden kacmak isteyenleri anlayisla karsiliyorum..

Çetin Sürel
15-12-2006, 19:36
benim evden laptopum, iki sefer araba aynaları, annemim komple cüzdan, ablamın çanta....
yaşanacak yer değil artık istanbul...nereye gitsek ?? yaw burası yedi ceddimin toprağı kimsenin racon kesememesi lazım. dedem bu topraklar için savaşmış ben de mümkünse forumdan adam toplayıp gece halk intikam tugayını kurup örneğin dalacaz inönü stadının oradaki parkın içine hepsini toplayıp ormanda yakacaz varmı baba yiğit... bu birinci çözüm...
gizli olacak tabii.özelime atarsınız ilk hareketimizi yılbaşı gecesi taksimde milleti rahatsız edenleri cezalandırmakla başlayabiliriz. endeksin düştüğü günlerde geceleri kol gezer tipsiz adamlardan kimlik sorar veremezse ormana götürür keseriz.
Geçenlerde biri ölmüştü de benim içim bile cız etmemişti. oturdum bir güzel j. daniels içmiştim. içeri giren çıkar misali.

ikinci çözüm ufak bir yere kaçmak, sırası ile yakın mesafe in yerler : şile, sapanca, maşukiye, bolu, çorlu
uzak mesafe güzel yerler bodrumun turgutreis, izmir, antalya, trabzon, rize, çayeli (bizim hanım oradan, güzel yerler çok rahat edersiniz doğa harika sıkıntı stres yok uşağım, tam gün çay içiyonuz, gülüyonuz.) karadeniz veya ege tek geçerim
emeklilikte sapanca maşukiye hayalim var bir saatte evde veya dağdayım veya bahçemde...
syg...

şu birinci çözüm iyiymiş ama şu sevmediğim polisler ayağımıza dolanırlar sonra:):)!

ceng
15-12-2006, 19:48
Selam..
Ben yillarca New York'ta kaldim. Bu yakinlarda tasi taragi toplayip ulkeme dondum. Zeytin ve nar bahcem var. Ayrica 80 donum yerde tarla tarimi (misir, soya fasulyesi, yer fistigi, aycicegi) ile mesgulum.
Iyi derecede ingilizce bilgimin yaninda, hazir gida konusunda satis pazarlama konusunda deneyimim var. Adana ve civarinda iyi bir is olursa calisayim dedim.
Gorusmeye gittigim yerlerde ilk soru AMERIKA'DAN NEDEN GELDIN?? Oranin sartlariyla burasi bir mi?? Buraya asla alisamazsin gibi sozlerle ahkam kesen onlarca insanla tanistim.
New York'ta insanlarin nasil calistigini, nasil vergi odedigini, hayatin nasil pahali oldugunu hic kimse aklina getirmmiyor.
Hayat o kadar hizli ilerliyor ki, hic bir seye vaktiniz yok. Sebzeler meyveler kimyasal, hormonlu.. Kesinlikle duzenli beslenemiyorsunuz.. Hamburgerin anavatanininin Amerika olmasi bosuna degil.. Hizli bir sekilde atistirip, ise yetismeye calisiyorlar.. Gercekten orada vakit nakittir. Kiralar cok pahali. Maasinizin yuzde 30 u kiraya gidiyor. Kazandiginizin yuzde 25 i vergiye gidiyor. Arac sigortasi en dusuk yilda $1200. Kira yerine uzun vadeli kredi kullanip ev alayim deseniz, evler $400.000 ve 30 yil odeyip sahibi olabiliyorsunuz. Faizle beraber o ev size $1,000,000 a geliyor ve evi tamamen odediginizde artik 65 yasindasiniz..
Ben, New York'un hizli ve acimasiz yasamini takip etmekten yoruldum ve kendi mustakil evimde kira, taksit odemeden, birikimlerimle aldigim tarladan, bahceden gelen gelirimle mutlu bir yasantim var.. Ustelik tamamen organik, saglikli sebze, meyve tuketiyorum. Geri donmeyi de dusunmuyorum...
Buyuk sehirlerden kacmak isteyenleri anlayisla karsiliyorum..

insan gipta ediyor.
guzel hayat:)
anama-babama ozendim simdi hep bu yaram depresiyor boyle seyler okuyunca, biberi isirinca aldigin lezzet var ya o cikan ses, domateslerin arasinda dolasirken aldigin koku...
herseye degiyor.

istanbul 000
15-12-2006, 20:24
Nedense kimsenin kaçış planı denizleri içermiyor... Ben bir kaç sene sonra bir yat alayım, bir çıkıp boyumun ölçüsünü göreyim diyorum. Sararsa devam ederim gibilerden. Cruising World abonesiyim bir yıldır. Okudukça kaçası geliyor insanın. Toprak da iyi ama beni yeni yerler görüp yeni insanlar tanımak, yeni şeyler yaşamak daha çok çekiyor... Deniz daha çok macera ve daha çok heyecan içeriyor bence.

Gördüğüm kadarı ile herkes bir aile düzeni içerisinde burada ama gene de yapılamayacak birşey değil; tam aksine bu söylediğim dergide yazı yazan veya kendilerinden bahsedilen nerdeyse herkes eşi ve bazıları da çocukları ile gerçekleştiriyor bu kaçışı... Ekim sayısında "7 Adımda Kaçış Planı" adında bir makale vardı. Hatta Ekim ayı sayısı kendisine tamamen "Kaçışı Gerçekleştirmek" konusunu almıştı...

Ekim sayısını komşuya vermişim; nette makaleleri bulamadım ama editörün yazısı şu adreste:

http://www.cruisingworld.com/article.jsp?ID=44361&typeID=422&catID=0

Oradaki yedi adımdaki kaçış planı buradaki arkadaşların hayalleri içinde kullanılabilir. Yazıyı bulunca kopyalayacağım ama kısaca adımların şöyle bir izleği vardı: Paranı hazırla. Hayatını hazırla. Yatı (arsayı, evi) al. Yatta yaşamaya başla (evi yaşanacak hale getir). Kaçış için gün belirle. Kaç.

Yatı aldıktan sonra evi terk edip, birkaç sene orada yaşayıp, 25-40 m2 arası bir alanda hayatınızı geçirip geçiremeyeceğinizi sınamanız ve geçirebilecekseniz bu hayata alışmanız gerekiyor.

Kaçış günü için bir iki yıl sonrasında kesin bir günü belirlemek ve o gün geldiğinde tak diyip demir almak en iyisi imiş. Şu gün giderim, bu gün giderim derseniz, gitme gününüz geldiğinde kendinizi Karacaahmet Mezarlığına doğru seyreden yeşil bir arabada bulabilirsiniz... :)

Pozitif
15-12-2006, 22:12
Bir süre yaşadığım için, özellikle İstanbul'da yaşayan arkadaşları çok daha iyi anlıyorum. Şimdi daha sakin bir yerdeyim ama yine de kaçmak istiyorum :)
Kimseler yazmamış , bir ada olabilir kaçılacak yer (Robinson vari) veya bir dağda küçük bir dere-göl kenarı olabilir yada alt resimdeki gibi bir yer (Machu Picchu)...

http://img166.imageshack.us/img166/1188/machupicchu13yj8.jpg

dealer333
15-12-2006, 22:20
Nedense kimsenin kaçış planı denizleri içermiyor... Ben bir kaç sene sonra bir yat alayım, bir çıkıp boyumun ölçüsünü göreyim diyorum. Sararsa devam ederim gibilerden. Cruising World abonesiyim bir yıldır. Okudukça kaçası geliyor insanın. Toprak da iyi ama beni yeni yerler görüp yeni insanlar tanımak, yeni şeyler yaşamak daha çok çekiyor... Deniz daha çok macera ve daha çok heyecan içeriyor bence.

Gördüğüm kadarı ile herkes bir aile düzeni içerisinde burada ama gene de yapılamayacak birşey değil; tam aksine bu söylediğim dergide yazı yazan veya kendilerinden bahsedilen nerdeyse herkes eşi ve bazıları da çocukları ile gerçekleştiriyor bu kaçışı... Ekim sayısında "7 Adımda Kaçış Planı" adında bir makale vardı. Hatta Ekim ayı sayısı kendisine tamamen "Kaçışı Gerçekleştirmek" konusunu almıştı...

Ekim sayısını komşuya vermişim; nette makaleleri bulamadım ama editörün yazısı şu adreste:

http://www.cruisingworld.com/article.jsp?ID=44361&typeID=422&catID=0

Oradaki yedi adımdaki kaçış planı buradaki arkadaşların hayalleri içinde kullanılabilir. Yazıyı bulunca kopyalayacağım ama kısaca adımların şöyle bir izleği vardı: Paranı hazırla. Hayatını hazırla. Yatı (arsayı, evi) al. Yatta yaşamaya başla (evi yaşanacak hale getir). Kaçış için gün belirle. Kaç.

Yatı aldıktan sonra evi terk edip, birkaç sene orada yaşayıp, 25-40 m2 arası bir alanda hayatınızı geçirip geçiremeyeceğinizi sınamanız ve geçirebilecekseniz bu hayata alışmanız gerekiyor.

Kaçış günü için bir iki yıl sonrasında kesin bir günü belirlemek ve o gün geldiğinde tak diyip demir almak en iyisi imiş. Şu gün giderim, bu gün giderim derseniz, gitme gününüz geldiğinde kendinizi Karacaahmet Mezarlığına doğru seyreden yeşil bir arabada bulabilirsiniz... :)


paran varsa : 6 ay sapanca da yaşıyorsunuz gündüzleri hafif borsa endeks çıtırlarla idare biraz da eurobond geliri. tam gün spor dağda kayak. spanca da ufak az manzara temiz hava. yaz oldumu kalamış marinadaki teknene gidiyonuz arkadaşın bol, marinada hafif bir yemek üstü j. daniels falan az bi sigara üzerine teknene biniyon boğaz bayarsa direk vuruyon yunan adalarına her limanda sevgili. gelsin eurobond geliri. sonracıma geçiyon çeşme dalyan, bodrum, akyarlar falan fıstık kışa kadar ekim sonu istanbul tekneye bakım kışın hopp bir daha dağa sonbahar ilkbahar hafif seanslara takılıyon. elliotçulardan tiyo biraz dalgaları yakalıyon. gelsin çıtırlar dolardan hopp hemen tekrar sapanca dan kartepeye snowboarda..

paran yoksa : böyle oturmuş parası olana anlatıyo.

orta karar ise : direkt çözüm istanbul adalarda evin var. dinleniyon veya yine diyorum 40 yaşındasın 500.000 us den varsa direk sapanca, sıkıldın mı bir saat sonra istanbul veya sabiha gökçen... kaçış planı budur.

yurt dışında da isviçre de iki yıl kaldım, kitabını yazar sokak sokak bilirim. zurich iyi bir alternatif ama oraları da öldürmüşler, ne yazık ki diğer ülke vatandaşları ülkeyi neredeyse talan etmişler. araştırmalarda yaşanılır kentlerde ilk beşte her zaman.
ahhh bir de alaçatı izmir nasıl unuturum yaw... süper bir yerdir tam gün sörf yapıyon. sonuç : karavan alıyonuz tüm dediklerimi geziyonuz sonracıma karar veriyonuz... kolay gele... teknede yaşama fikrini de sevdim bana göre.

misterno
15-12-2006, 23:13
Ne kadar komik

Butun Turkiye Istanbul'a kacmaya calisiyor ama butun Istanbullular'da Turkiye'nin obur taraflarina kacmaya calisiyor.

Acaba bir gun gelecek mi soyle Istanbul'a gelenlerin sayisinin gidenlerden az oldugu iste NY su anda onu yasiyor. Keske mortgage ciksa ev fiyatlari 10 katina ciksada ancak parayi verebilenler kalsa orada gerisi Anadoluya.

Bu arada ABD den donen Karan Yilmaz arkadasim bana barisakocan@hotmail.com dan ulasabilirmisin? bende donmek uzereyim bir iki sorum olacak.

kentuf
15-12-2006, 23:25
Ahh akinonya ahh.

sadaret
15-12-2006, 23:32
Pek keşfedilmemiş bir yer olduğu ve hala talana uğramadığı için Karabiga derim:D dingin bir yer arayanlara.. Yelkenden falan da az buçuk anlıyorsanız tam hzuur dolu ve keyifle yaşanası bir yerdir..Bense kaosu, karmaşasına rağmen İstanbul'dan uzaklaşınca kötü hissediyorum kendimi ..Siz gidin şehir benim olsun:D

VOLVO
16-12-2006, 12:49
Bir süre yaşadığım için, özellikle İstanbul'da yaşayan arkadaşları çok daha iyi anlıyorum. Şimdi daha sakin bir yerdeyim ama yine de kaçmak istiyorum :)
Kimseler yazmamış , bir ada olabilir kaçılacak yer (Robinson vari) veya bir dağda küçük bir dere-göl kenarı olabilir yada alt resimdeki gibi bir yer (Machu Picchu)...

http://img166.imageshack.us/img166/1188/machupicchu13yj8.jpg

ADSL Varmı burada?? :gulen: :oley: :D

Karan YILMAZ
17-12-2006, 07:52
insan gipta ediyor.
guzel hayat:)
anama-babama ozendim simdi hep bu yaram depresiyor boyle seyler okuyunca, biberi isirinca aldigin lezzet var ya o cikan ses, domateslerin arasinda dolasirken aldigin koku...
herseye degiyor.

tesekkurler...

Pozitif
17-12-2006, 21:33
ADSL Varmı burada?? :gulen: :oley: :D

Siz yeterki isteyin, direkt uyduya çıkış verelim (yaklaşık 3000m yükseklik var daha rahat olur ) :) Şimdi de elektrik falan istersiniz ama benden bu kadar :D :D :D

açık-pozisyon
18-12-2006, 11:04
Katkıda bulunanlara tekrar teşekkür ediyorum... Yalnız zamanla kaçış planım zayıflıyor, haftasonu düşündüm bu şehir beni bırakmıyor, ben de onu bırakamıyorum, sanki zincirler varmış gibi bileklerimden... Emekli olmadan kaçamayacakmışım gibi geliyor, ama o domates, biber kokusu (Enez'deki akrabaların tarlasında) çilek, kiraz, şeftali kokusu (Bursa'da hanımın akrabalarının bahçesinde) zeytin ve zeytinyağı kokusu (Edremit, Havran, Burhaniye'deki akrabaların bahçelerinde) yok mu :D beni çekiyor da çekiyor, bir yanım güney marmara-kuzey ege'de kalıyor, bir yanım İstanbul'da... Çarmıha gerilmiş gibi oldum yahu :D 3 metre oldu boyum... Yalnız kesinlikle şuna katılıyorum; gidiyorum deyip gideceksin, yok o zaman giderim, yok şu zaman giderim lafı yalandır bir İstanbul'lu için...

cetvel
18-12-2006, 11:52
....... Yalnız kesinlikle şuna katılıyorum; gidiyorum deyip gideceksin, yok o zaman giderim, yok şu zaman giderim lafı yalandır bir İstanbul'lu için...


kesinlikle doğru sn.açık-pozisyon... ben işten istifa ettiğimde bütün yönetim kadrosunu şoke etmiştim... can alıcı hareketi yapmadan İstanbul'dan ayrılamazsınız... :gulen:

VOLVO
18-12-2006, 15:31
Amaaan boşverin gitsin. Bende öyle gaçcam gaçcam deyom birturlü gidemiyom. Ha şu projeyi de bitireyim ha şu işi de bitireyim derken ömrümü bitiriyorum.

Öyle yada böyle ne fark edecek gi ? :oley: :oley: :gulen:

yücekayalı
24-12-2006, 11:54
Bütün kaçış Planı Yapanlara duyurulur........

Şehir stresinden bunalanlar her zaman böyle kaçış planları yaparlar.Ama bunu gerçekleştirmek öyle kolay birşey değildir.Böyle bir düşünce her zaman Kortex den (üst beyin) söylenir.İşi alt beyinde bitirmek gerekir.İşte insan o zaman böyle bir kaçışa hazırdır denilebilir. Bende yıllarca kaçış planları yaptım durdum....Nihayet birgün artık kaçıyorum dedim ve herşeyi izmirde bırakarak nobel ödüllü yunanlı yazar Yorgo Seferis' in memleketi urla ya kaçtım....şu anda çok mutluyum...arada geçen yıllar da acıyorum....Urla'yı aşağıdaki link den bir inceleyin bakalım beğenecekmisiniz.
Saygılar.

http://www.urlaonline.com/urlaaktif/content/category/7/28/163/

Bu da bir urla resmi.
http://img85.imageshack.us/img85/6308/clipboard01mx6.jpg (http://imageshack.us)

geliboluemlak
25-12-2006, 17:55
Sn. wsx, yani bu kadar olur, Foça'da benim akrabalarım var, en iyi bildiğim yerlerden biri. Orada gayrimenkul ve toprak çok pahalı, zeytin bahçeleri özellikle... Zeytin konusunda özel ilgim var zaten :D Yalnız foça'ya gitmek istemiyorum çünkü orası yazları inanılmaz pahalı ve kalabalık oluyor. Daha sakin ve nispeten ucuz bir yer olmalı ama ege sahillerine yakın olmalı. Mesela Balıkesir - Burhaniye/Ayvalık'ın köyleri/Akçay'ın köyleri veya etrafı gibi... Veya buralarda esnaflık vs yapılabilecek bir kasaba... Neresi, neresi, neresiii :düsün: ve hangi iş?
Size Çanakkale, Gelibolu ilçesini öneririm . Ben orda yaşıyorum. Yapmak istediğiniz işlere çok uygun Ve söylediğiniz yerlere göre de çok ekonomik. Ayrıca Çanakkale ye yapılan Kepez Limanı sayesinde buraları çok yakında cazibe Merkezi haline gelecek. Fizibilite için Gelirseniz Hem yardımcı olurum Hem tanışmış Oluruz. Çay içmeye Beklerim...

ceng
25-12-2006, 18:35
bursa-gemlik konusunda bilgisi olan var mi?
ne is yapilabilir?
gemlikli var mi aramizda?
her turlu dataya eyvallah.
saygilar.

adnanfd
26-12-2006, 01:51
karşıdaki köy bayırköy mü?;)



Size Çanakkale, Gelibolu ilçesini öneririm . Ben orda yaşıyorum. Yapmak istediğiniz işlere çok uygun Ve söylediğiniz yerlere göre de çok ekonomik. Ayrıca Çanakkale ye yapılan Kepez Limanı sayesinde buraları çok yakında cazibe Merkezi haline gelecek. Fizibilite için Gelirseniz Hem yardımcı olurum Hem tanışmış Oluruz. Çay içmeye Beklerim...

açık-pozisyon
26-12-2006, 08:12
Sn. ceng, hanım Bursa'lı olduğundan Gemlik'te akrabaları var, Gemlik'in çoğu zeytincilikle geçinir, Gemlik zeytininin çekirdeği küçük, yağı azdır dolayısı ile eti çoktur, sofralık zeytinin şahıdır diyebiliriz. Daha batı bölgelerin zeytini (Edremit, Ayvalık, vs) ise çekirdeği büyük, dolayısı ile yağı bol ve inanılmaz lezzetlidir. Hiç asit oranı %1'in altındaki bir zeytinyağından iki damla salataya koydunuz mu, ya da üzerine kekik koyup taze ekmek bandınız mı? Amanın :D Neyse konudan uzaklaşmayalım, Gemlik toprak sahipleri ile dolu olduğundan zeytin ekonomik can damarıdır. Geri kalanlar ise esnaflık, vs ile uğraşırlar. Gemsaz denilen yerde Borusan'ın boru döküm fabrikası var bir de, orada iş fırsatı oluyor Gemlik'lilere... Bir de son olarak faya çok yakın bir deprem bölgesi olduğunu buna rağmen sahilin doldurularak yeni evler yapıldığını son emlak furyasında pıtırak gibi binaların dikildiğini hatırlatmak isterim. Bilemiyorum yardımcı olur mu verdiğim bilgiler...

açık-pozisyon
26-12-2006, 08:14
Sn. geliboluemlak, inşallah olası güney marmara turumda size de uğrarım...

ceng
26-12-2006, 09:15
Sn. ceng, hanım Bursa'lı olduğundan Gemlik'te akrabaları var, Gemlik'in çoğu zeytincilikle geçinir, Gemlik zeytininin çekirdeği küçük, yağı azdır dolayısı ile eti çoktur, sofralık zeytinin şahıdır diyebiliriz. Daha batı bölgelerin zeytini (Edremit, Ayvalık, vs) ise çekirdeği büyük, dolayısı ile yağı bol ve inanılmaz lezzetlidir. Hiç asit oranı %1'in altındaki bir zeytinyağından iki damla salataya koydunuz mu, ya da üzerine kekik koyup taze ekmek bandınız mı? Amanın :D Neyse konudan uzaklaşmayalım, Gemlik toprak sahipleri ile dolu olduğundan zeytin ekonomik can damarıdır. Geri kalanlar ise esnaflık, vs ile uğraşırlar. Gemsaz denilen yerde Borusan'ın boru döküm fabrikası var bir de, orada iş fırsatı oluyor Gemlik'lilere... Bir de son olarak faya çok yakın bir deprem bölgesi olduğunu buna rağmen sahilin doldurularak yeni evler yapıldığını son emlak furyasında pıtırak gibi binaların dikildiğini hatırlatmak isterim. Bilemiyorum yardımcı olur mu verdiğim bilgiler...


cok tesekkur ederim sayin açık-pozisyon.
iyi bir havada bir hafta sonu gunubirlik gidip dolasicam.
saygilar.

not:hasan huseyin korkmazgil zeytine comertler anasi:) demistir.
http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=1347186&postcount=43

geliboluemlak
31-12-2006, 16:10
Sn. geliboluemlak, inşallah olası güney marmara turumda size de uğrarım...
Beklerim. İyi Çalışmalar.

VOLVO
11-02-2007, 22:25
çoktandır birşey yazılmamış. Kaçan oldu mu hiç bu sürede?:he: :he:

Yoksa herkes kendini hayatın akışına mı kaptırdı gene kendini:yes: :yes:

açık-pozisyon
13-02-2007, 08:01
hayatın akışına kapılmış gidiyoruz valla... Biryere kaçamadık henüz, bakalım zaman neler gösterecek...

Karan YILMAZ
04-03-2007, 14:16
Insanin aliskanliklarindan kurtulup, yeni bir yere alismasi cok zordur. Baska bir yere gitmeye kararli insanlarin bir cogu bu planini emekli olunca uygulamaya koyar. Ornegin ben yillarca yurtdisinda kaldim.. Kurulu bir duzenim vardi. Iyi de kazaniyordum. Fakat sevdiklerimden uzaktim.. Bircok seye zaman ayiramiyordum. Farkina vardim yasadigim HAYAT DEGIL, SADECE YAVAS OLUM. Simdi ulkemde daha mutluyum. Fakat hic bir yerde cennet yok.

kantar
04-03-2007, 14:25
benim evden laptopum, iki sefer araba aynaları, annemim komple cüzdan, ablamın çanta....
yaşanacak yer değil artık istanbul...nereye gitsek ?? yaw burası yedi ceddimin toprağı kimsenin racon kesememesi lazım. dedem bu topraklar için savaşmış ben de mümkünse forumdan adam toplayıp gece halk intikam tugayını kurup örneğin dalacaz inönü stadının oradaki parkın içine hepsini toplayıp ormanda yakacaz varmı baba yiğit... bu birinci çözüm...
gizli olacak tabii.özelime atarsınız ilk hareketimizi yılbaşı gecesi taksimde milleti rahatsız edenleri cezalandırmakla başlayabiliriz. endeksin düştüğü günlerde geceleri kol gezer tipsiz adamlardan kimlik sorar veremezse ormana götürür keseriz.
Geçenlerde biri ölmüştü de benim içim bile cız etmemişti. oturdum bir güzel j. daniels içmiştim. içeri giren çıkar misali.

ikinci çözüm ufak bir yere kaçmak, sırası ile yakın mesafe in yerler : şile, sapanca, maşukiye, bolu, çorlu
uzak mesafe güzel yerler bodrumun turgutreis, izmir, antalya, trabzon, rize, çayeli (bizim hanım oradan, güzel yerler çok rahat edersiniz doğa harika sıkıntı stres yok uşağım, tam gün çay içiyonuz, gülüyonuz.) karadeniz veya ege tek geçerim
emeklilikte sapanca maşukiye hayalim var bir saatte evde veya dağdayım veya bahçemde...
syg...

"emeklilikte sapanca maşukiye hayalim var bir saatte evde veya dağdayım veya bahçemde... "
Bana Maşukiye ile ilgili bilgi verebilecek dostlar var mı acaba çok güzel diye söyleniyor. (deprem bölgesi değil mi oralar) bilgi veriirseniz teşekkür ederim.

trusty
04-03-2007, 16:14
Insanin aliskanliklarindan kurtulup, yeni bir yere alismasi cok zordur.

Baska bir yere gitmeye kararli insanlarin bir cogu bu planini emekli olunca uygulamaya koyar. Ornegin ben yillarca yurtdisinda kaldim..

Kurulu bir duzenim vardi. Iyi de kazaniyordum. Fakat sevdiklerimden uzaktim.. Bircok seye zaman ayiramiyordum.

Farkina vardim, yasadigim HAYAT DEGIL, SADECE YAVAS OLUM. Simdi ulkemde daha mutluyum. Fakat hic bir yerde cennet yok.

Dogrusun Yilmaz Bey,

Benim yurtdisinda 17. senem, gercekten yasam degil, YAVAS OLUM.

Intiharlarin , yuksek yasam standardi olan ulkelerde nicin yuksek oldugunu hep merak etmisimdir.

Sebeb, herhalde bu olsa gerek.

misterno
04-03-2007, 18:33
cokilginc

bende TR de yasamim gecerken yavas yavas oldugumu hissediyordum sonra yurtdisina gidince yasama zevkine vardim.

Demek herkes farkli

she-19
04-03-2007, 21:28
maşukiye daha çok kafkas kökenlilerin yaşadığı bir yer.çok güzel doğası var.istanbul a da çok yakin.fakat pahalı bir yer

trusty
04-03-2007, 21:36
cokilginc

bende TR de yasamim gecerken yavas yavas oldugumu hissediyordum sonra yurtdisina gidince yasama zevkine vardim.

Demek herkes farkli

Evet, yazdiklarinizdan belli oluyor.

VOLVO
07-03-2007, 00:17
Evet, yazdiklarinizdan belli oluyor.

:D :D :D :D

Realtor
08-03-2007, 19:34
Evet, yazdiklarinizdan belli oluyor.

Size kotam dolmus, itibar ekleyemedim.

Allahda sizi guldursun

COVAR
08-03-2007, 23:45
kardeşim singapurda yaşıyor. çok güzel bir yer. orada geçerli bir mesleğim olsa durmam giderim. ama malezya-taylanda çok ucuz. gelişme potansiyeli yüksek. nazik insanlar. güvenli yerler. kartpostallarda gördüğünüz cennet adalar var. zaten amerikalı-ingiliz-alman-hollandalı bunlar akıllı adamlar. istila etmişler oraları. tayland da göbekli almanın yanında bi genç kız görmek çok alışılmış bir şey. yanlış anlaşılmasın karı kocalar. adam amerikada emekli oluyor. ikramiyeyi alıyor. cennet bi yerde süper bi ev alıyor. amerikada 1500 dolara çalıştıracığı hizmetliyi 15 de birine istihdam ediyor. babamın bi lafı vardır. uzun yolda kamyoncunun yediği yerde yemek yiyeceksin. bu da benim lafım. amerikalının yaşadığı yerde yaşayacaksın.

qba1976
09-03-2007, 01:32
Bence emeklilik ve ya kaçış planları için en mantıklı çözüm ege bölgesinde zeytin işiyle uğraşmaktır... Özellikle bağcılık vs gibi işlere nazaran büyütmesi bakımı son derece kolay yüksek getirisi olan bir sektör.. Bu işten hiç anlamayan birisi bile yağlık zeytin yetiştirebilir (sofralık zeytin daha bir özen ister) . Benim nacizane tavsiyem eğer ki hem hayatın tadını çıkarayım hem para kazanayım diyosanız minimum 50 dönüm zeytinlik almanız ve yahut kurmanız..daha büyük olsa tabii daha da iyi olur ama bence para kazanıyorum diyebilmeniz için 50 dönüm veya yukarısına bakmanız lazım..50 dönüm arazi içeirisine de bir tane taş ev ben bundan süper emeklilik düşünemiyorum :) 50 dönüm yerden 15 ton yağ alırsınız minimum ki bu da bugünün parasıyla Tariş'e bile dökseniz hiç başınızı ağrıtmadan 70 bin ytl civarı tutar...İyi bakıp dalında satarsanız bu miktar katlanır , ben zeytin işiyle hem çiftçi hemde toptancı olarak ilgilendiğim için bu konudaki bilgilerim sağlamdır..70-80 yaşındaki doktorlar bile 100 lerce dönüm zeytinlikleri idare ediyorlar (doktorlar arasında zeytinlik de çok modadır bilmem bilirmisiniz, zeki insanlar ne de olsa :) ...
Bunlardan biriyl konuşmamızda bana şöyle demişti;
-zeytin sezonu biter ben paramı cebime koyarım ve haritada bir yer seçip oraya giderim (dünya haritasından bahsediyor :)

kantar
09-03-2007, 08:06
Bence emeklilik ve ya kaçış planları için en mantıklı çözüm ege bölgesinde zeytin işiyle uğraşmaktır... Özellikle bağcılık vs gibi işlere nazaran büyütmesi bakımı son derece kolay yüksek getirisi olan bir sektör.. Bu işten hiç anlamayan birisi bile yağlık zeytin yetiştirebilir (sofralık zeytin daha bir özen ister) . Benim nacizane tavsiyem eğer ki hem hayatın tadını çıkarayım hem para kazanayım diyosanız minimum 50 dönüm zeytinlik almanız ve yahut kurmanız..daha büyük olsa tabii daha da iyi olur ama bence para kazanıyorum diyebilmeniz için 50 dönüm veya yukarısına bakmanız lazım..50 dönüm arazi içeirisine de bir tane taş ev ben bundan süper emeklilik düşünemiyorum :) 50 dönüm yerden 15 ton yağ alırsınız minimum ki bu da bugünün parasıyla Tariş'e bile dökseniz hiç başınızı ağrıtmadan 70 bin ytl civarı tutar...İyi bakıp dalında satarsanız bu miktar katlanır , ben zeytin işiyle hem çiftçi hemde toptancı olarak ilgilendiğim için bu konudaki bilgilerim sağlamdır..70-80 yaşındaki doktorlar bile 100 lerce dönüm zeytinlikleri idare ediyorlar (doktorlar arasında zeytinlik de çok modadır bilmem bilirmisiniz, zeki insanlar ne de olsa :) ...
Bunlardan biriyl konuşmamızda bana şöyle demişti;
-zeytin sezonu biter ben paramı cebime koyarım ve haritada bir yer seçip oraya giderim (dünya haritasından bahsediyor :)
Peki böyle bir işe kalkışsak nereyi önerirsiniz ( Edremit, Ayvalık, Aydın v.s.) en uygun yer neresidir. Tahmini dönüm maliyeti nedir. Selamlar

açık-pozisyon
09-03-2007, 10:07
Yağlık zeytin için Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Pelitköy, hasılı Balıkesir'in batısından Dikili'ye kadar olan bölge, hatta Foça bölgesi de çok iyidir. Klasik Akdeniz iklimi, Yunanistan, İtalya ve İspanya'nın da zeytinyağlarının kaliteli olmasının sebebi budur. Eğer olgun ağaçlı alacaksanız dönümü 15-25 bin ytl, eğer boş arazi alacaksanız dönümü 10 bin ytl civarındadır. 50 dönüm için en az 500.000 ytl gerekir, zaten bu kadar param olsa burada bi dakka durmam :D

qba1976
09-03-2007, 11:10
Yağlık zeytin için Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Pelitköy, hasılı Balıkesir'in batısından Dikili'ye kadar olan bölge, hatta Foça bölgesi de çok iyidir. Klasik Akdeniz iklimi, Yunanistan, İtalya ve İspanya'nın da zeytinyağlarının kaliteli olmasının sebebi budur. Eğer olgun ağaçlı alacaksanız dönümü 15-25 bin ytl, eğer boş arazi alacaksanız dönümü 10 bin ytl civarındadır. 50 dönüm için en az 500.000 ytl gerekir, zaten bu kadar param olsa burada bi dakka durmam :D
Bu dediğiniz fiyatlar istanbullu fiyatı :)
bu miktarların çok daha azına mükemmel tesisler kurulabiilir..nitekim ben çandarlı da (dikili) 155 dekar zeytinlik tesis ettim..eğer emekliliğinize veya kaçış planınıza 4 sene gibi bi süre varsa ben boş arazi alıp başlamanızı öneririm gerçekten zeytinliklerin fiyatı yüksektir ki ZATEN İYİ MAHSUL VEREN BİR ZEYTİNLİĞİ KİMSE SATMAZ.. çünkü fiyatı 15 de olsa 20 de olsa iyi bir bakımla 4-5 sene içerisinde kendisini amorti eder verimli zeytinlikler..dediğiniz gibi çandarlı körfezinden başlayıp ayvalıka kadar uzanan hat yunanlıların deyimiyle dünyanın en iyi zeytinyağlarının üretildiği bölgedir...Zeytin yatırımı düşünenlerin bu bölgeden özellikle denize yakın yani deniz havası alabilen yerlerden arazi almalarını tavsiye ederim.. deniz havası zeytin kabuğunu nispeten inceltir ve çıkan yağın kalitesi daha da yüksek olur...istanbulda bir daireye 700 -1 milyon doalr verenlere şaşıyorum bu kadar parayı bir tarlaya yatırsalar 4 seneden sonra her sene 1 daire alabilirler...köylülerin çok sevdiğim bir lafı vardır; ev tarla almaz ama tarla ev alır

borsamania
09-03-2007, 11:56
peki söylediğiniz bölgede arazi masrafları nasıldır ve ortalama 50 dönüm zeytinliği kendimiz kursak kabaca masraflar nasıl olur şimdiden cevabınıza teşekkürler saygılar

qba1976
09-03-2007, 12:09
peki söylediğiniz bölgede arazi masrafları nasıldır ve ortalama 50 dönüm zeytinliği kendimiz kursak kabaca masraflar nasıl olur şimdiden cevabınıza teşekkürler saygılar

3-4 milyara dönümü yerler bulununabilir...
diğer masraflar elektriğin yakınlığı uzaklığı tarlada su olup olmamasına göre değişkenlik gösterir ama 50 dönüm yer için bence 250 milyar yeterli olur

kantar
09-03-2007, 12:10
Sn.açık-pozisyon ve Sn. qba1976
verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.
"eğer emekliliğinize veya kaçış planınıza 4 sene gibi bi süre varsa ben boş arazi alıp başlamanızı öneririm"
Peki boş arazinin fiyatı, dönümü ne tutar sayın qba1976 ?

kantar
09-03-2007, 12:11
ben yazarken cevabı vermişsiniz teşekkürler sayın qba1976

borsamania
09-03-2007, 12:18
Bilgi için teşekkürler Sn qba1976 hep niyetleniyoruz ama şimdiye kadar kısmet olmadı yazın ayvalık tarafına gelince detaylı incelemek lazım sizin önerdiğiniz bir bölge olurmu burhaniye altınova dikili vb

cenkog
09-03-2007, 12:33
250.000 YTL boş arazi fiyatı mı? 4 sene ve emek gerekecek üstüne değil mi zeytin elde etmek için bu emekler nedir ne kadar zaman alır ve ne kadar para tutar ? Teşekkürler ...



3-4 milyara dönümü yerler bulununabilir...
diğer masraflar elektriğin yakınlığı uzaklığı tarlada su olup olmamasına göre değişkenlik gösterir ama 50 dönüm yer için bence 250 milyar yeterli olur

MAŞALI
09-03-2007, 12:39
babalar benim artık şu zorlunun aldığı arsadan bi payım var..işler ters giderse gidip gs bayrağını dikecem oraya:D

Smyrna
09-03-2007, 13:42
Bence emeklilik ve ya kaçış planları için en mantıklı çözüm ege bölgesinde zeytin işiyle uğraşmaktır... Özellikle bağcılık vs gibi işlere nazaran büyütmesi bakımı son derece kolay yüksek getirisi olan bir sektör.. Bu işten hiç anlamayan birisi bile yağlık zeytin yetiştirebilir (sofralık zeytin daha bir özen ister) . Benim nacizane tavsiyem eğer ki hem hayatın tadını çıkarayım hem para kazanayım diyosanız minimum 50 dönüm zeytinlik almanız ve yahut kurmanız..daha büyük olsa tabii daha da iyi olur ama bence para kazanıyorum diyebilmeniz için 50 dönüm veya yukarısına bakmanız lazım..50 dönüm arazi içeirisine de bir tane taş ev ben bundan süper emeklilik düşünemiyorum :) 50 dönüm yerden 15 ton yağ alırsınız minimum ki bu da bugünün parasıyla Tariş'e bile dökseniz hiç başınızı ağrıtmadan 70 bin ytl civarı tutar...İyi bakıp dalında satarsanız bu miktar katlanır , ben zeytin işiyle hem çiftçi hemde toptancı olarak ilgilendiğim için bu konudaki bilgilerim sağlamdır..70-80 yaşındaki doktorlar bile 100 lerce dönüm zeytinlikleri idare ediyorlar (doktorlar arasında zeytinlik de çok modadır bilmem bilirmisiniz, zeki insanlar ne de olsa :) ...
Bunlardan biriyl konuşmamızda bana şöyle demişti;
-zeytin sezonu biter ben paramı cebime koyarım ve haritada bir yer seçip oraya giderim (dünya haritasından bahsediyor :)


arkadaş çok teşekkür ederim verdiğin bilgiler için ben izmir yakınlarından 10 milyar civarı ufak bir yer alacak olsam en uygun yer neresi olur bu 1.

hazır ağaçları falan ne kadar? tutar boş arazi ne kadar tutar bu 2.

tarlayı aldık diyelim, bunun sulaması bakımı bakım masrafları nedir, ne yapılıyor, alcağı zaman nedir, ne kadar zaman ayırmamız gerekecek, kime satıcaz bu ürünü daha ayrıntılı bilgi verebilirmisin, bu konuda en iyi yardımı nerden kimden alabiliriz bunlarda 3.:)

Smyrna
09-03-2007, 16:00
bu konuda bir topik varmış zaten.

http://www.hisse.net/forum/showthread.php?t=7004

qba1976
09-03-2007, 16:34
Bilgi için teşekkürler Sn qba1976 hep niyetleniyoruz ama şimdiye kadar kısmet olmadı yazın ayvalık tarafına gelince detaylı incelemek lazım sizin önerdiğiniz bir bölge olurmu burhaniye altınova dikili vb

ayvalıka kadar ki bölgeyi önerebilirim...mesela çanakkale tarafları da iyidir ancak zeytin çok soğuğu sevmez , iki sene önceki soğuklarda çanakkale tarafındaki zeytinlikler kurudu anc anca kendini toparlıyor..onun için bölgenin ılıman olması çok önemli..ayvalıka kadar ki bölge dediğim, ayvalıkın güneyi, izmir ayvalık arası

qba1976
09-03-2007, 16:37
arkadaş çok teşekkür ederim verdiğin bilgiler için ben izmir yakınlarından 10 milyar civarı ufak bir yer alacak olsam en uygun yer neresi olur bu 1.

hazır ağaçları falan ne kadar? tutar boş arazi ne kadar tutar bu 2.

tarlayı aldık diyelim, bunun sulaması bakımı bakım masrafları nedir, ne yapılıyor, alcağı zaman nedir, ne kadar zaman ayırmamız gerekecek, kime satıcaz bu ürünü daha ayrıntılı bilgi verebilirmisin, bu konuda en iyi yardımı nerden kimden alabiliriz bunlarda 3.:)

valla 10 milyara 2 dönüm bi yer bulabilirsin ancak ..çünkü ufak parça araziler toplulardan daha çok para ediyor herkes alabilir çünkü 2 dönüm yeri.. seferihisar tarafları güzel ama anca 1 dönüm parası oralarda 10 milyar..tire, bayındır olabilir..

qba1976
09-03-2007, 16:47
250.000 YTL boş arazi fiyatı mı? 4 sene ve emek gerekecek üstüne değil mi zeytin elde etmek için bu emekler nedir ne kadar zaman alır ve ne kadar para tutar ? Teşekkürler ...

250 milyar toptan bir zeytinlik sahibi olunabilecek miktar yani dikim,etrafı çitle çevirme , makinesel işler için araziyle beraber toplam harcanan para.. yeraltı suyunuz çok derinde değilse ve elektrik hattı da yakından geçiyorsa elk+su bile bu masrafın içinde kaynayabilir, fazla etkilemez yani....
Zeytin ekimini tamamladıktan sonra ne kadar bakım yaparsanız ağaç ürüne o kadar erken yatar yani toprak masrafını inkar etmez , diyelim 1 sene önce ürün verir ve yaptığınız tüm masrafları amorti eder o 1 senelik fark..
Ben tarlama elektrik çektim 1 kilometreden su çıkardım etrafını çitle çevirdim damlama sulama sistemini kurdum evet ilk masrafım yüksek oldu ama şu anda yazın sulamaya gidiyorum akşam 7 de düğmeye basıyorum ertesi gün sabah tekrar gidip düğmeye basıyorum 3000 adet ağacım sulanmış oluyor :yes:
Yani demem , masraf yapmak istemiyorum kendi kendine büyüsün derseniz bile bunlar büyür ama 4 senede vereceğine 7 senede verir bu karar size kalmış.. masraf da abartılacak bişey değildir zaten senelik 4-5 milyar işinzi görür

Smyrna
09-03-2007, 16:54
ellerine sağlık, ama bu işte bana göre çıkmadı:)

ilk etapta hep gözüme mantıklı görünen her iş dalında mutlaka bir olumsuzlık

oluyor, beni baştan yıldırıyor, tembellikmi diyelim sermaye yetersizliğimi

diyelim her neyse işte, nasip diyelim en nihayetinde....

artık bilmiyorum...

borsamania
09-03-2007, 16:54
bir şey daha sorayım sizi bulmuşken ağaç başına getiri ortalama yetişkin ağaç için ne olur birde toplam hasatın temiz getirisi nasıldır yüzde 50 si 60 gibi(40 50 dönümün size getirisi brüt net ) tşk. Ya bu işe kafa basıyo ama hayırlısı sanırım bizim gibi çömezler başka bi gelir olmadan bu işe girse zorlanacak ama hayırlısı

bide otaraflarda bu işlerden anlayan köylü bulabilirmiyiz sizce çok sordum alacağınız olsun

borsamania
09-03-2007, 17:00
Şöyle bir ilan buldum ağaçlar yetişkin fiyat lar uygun denebilirmi birde bu arsa için konuşursak sizce burası yılda temiz ne bırakır ilginize tekrar teşekkürler

http://emlak.milliyet.com.tr/Ilan.aspx?IlanNo=355541

qba1976
09-03-2007, 17:02
bir şey daha sorayım sizi bulmuşken ağaç başına getiri ortalama yetişkin ağaç için ne olur birde toplam hasatın temiz getirisi nasıldır yüzde 50 si 60 gibi(40 50 dönümün size getirisi brüt net ) tşk. Ya bu işe kafa basıyo ama hayırlısı sanırım bizim gibi çömezler başka bi gelir olmadan bu işe girse zorlanacak ama hayırlısı

bide otaraflarda bu işlerden anlayan köylü bulabilirmiyiz sizce çok sordum alacağınız olsun

köylü bulunur tabii ama işi bilmediğinizi anlarlarsa hem çok para isterler hem savsaklarlar.. yani tabii ben sürekli işçiden bahsediyorum yoksa verirsiniz dönüme 15-20 ytl sürme parası adam gelir tarlanızı sürüverir yani traktör almaya bile belki gerek yok(tabii kendi traktörünüz olsa bu masraf 10 da 1 e düşer:)
getirisi gerçekten çok yüksek hele ağaçlar büyüdümü % 90 a kadar çıkar

borsamania
09-03-2007, 17:10
:super:


köylü bulunur tabii ama işi bilmediğinizi anlarlarsa hem çok para isterler hem savsaklarlar.. yani tabii ben sürekli işçiden bahsediyorum yoksa verirsiniz dönüme 15-20 ytl sürme parası adam gelir tarlanızı sürüverir yani traktör almaya bile belki gerek yok(tabii kendi traktörünüz olsa bu masraf 10 da 1 e düşer:)
getirisi gerçekten çok yüksek hele ağaçlar büyüdümü % 90 a kadar çıkar
% 90 derken maliyetini mi kastetdiniz ozaman yukarıdaki ilandaki ağaçlar yetişmişse baya iyi bir getirisi oluyor

açık-pozisyon
09-03-2007, 17:11
Sn. qba1976, katkılarınız için teşekkürler... Bu arada kaçış planımız devam ediyor :D

qba1976
09-03-2007, 17:11
Şöyle bir ilan buldum ağaçlar yetişkin fiyat lar uygun denebilirmi birde bu arsa için konuşursak sizce burası yılda temiz ne bırakır ilginize tekrar teşekkürler

http://emlak.milliyet.com.tr/Ilan.aspx?IlanNo=355541

yetişkin ağaçlar mı???:he: bu fidanlar dün dikilmiş herhalde...
13 dönüm yere 1650 ağaç , dönüme 120 ağaç oluyor biraz traş bu iş.. yani 2 şer metre arayla dikillmesi lazım bu fidanların olmayacak iş.. bunlar işte hep katakulli işler..yüksek yoğunluklu dikim vardır ama bu kadar da değil yani ..

qba1976
09-03-2007, 17:12
Sn. qba1976, katkılarınız için teşekkürler... Bu arada kaçış planımız devam ediyor :D

bu tamam sus artık oluyor heralde :he:

borsamania
09-03-2007, 17:16
ne demek arkadaşım bir harf öğrensek bir harf bir harftir bilgilendirmeniz için teşekkür ederim. benimki biraz balıklama oldu tabi ama alternatifleri araştırıp deneyimli arkadaşların fikirlerini almakta bu işin tek yolu

açık-pozisyon
09-03-2007, 17:51
bu tamam sus artık oluyor heralde :he:

Estağfurullah, yanlış anladınız... Katkısı olan herkese selam olsun...

beykoz
12-03-2007, 12:14
bu konuyu sonra kendimde açacağım.ben taşrada eczacıyım.buradaki dedikodu ve insan çekişmelerinden bıktım.eczaneyi istanbula taşımak istiyorum.istanbuldan ev almak istiyorum.bildiğiniz eczane açılabilecek yer varmı görüşlerinizi bekli
yorum.

gemici
12-03-2007, 12:16
bu konuyu sonra kendimde açacağım.ben taşrada eczacıyım.buradaki dedikodu ve insan çekişmelerinden bıktım.eczaneyi istanbula taşımak istiyorum.istanbuldan ev almak istiyorum.bildiğiniz eczane açılabilecek yer varmı görüşlerinizi bekli
yorum.

her yer uygun

SALESMAN
12-03-2007, 12:24
bu konuyu sonra kendimde açacağım.ben taşrada eczacıyım.buradaki dedikodu ve insan çekişmelerinden bıktım.eczaneyi istanbula taşımak istiyorum.istanbuldan ev almak istiyorum.bildiğiniz eczane açılabilecek yer varmı görüşlerinizi bekli
yorum.

ben size uzun yıllar istanbulda da taşradada dönüşümlü olarak yaşamış biri olarak istanbula gitmenin hayatınızın hatası olacağını hemen söyleyeyim.

hayatınızın hatası olur diyorum , umarım bu sözümü kendiniz deneyerek test etmezsiniz.

ayrıca sizin mesleğinizin çok yakın bir gelecekte yaşayacağı yapısal değişim sonucuda istanbula giderseniz işinizden olmanız daha hızlı olur zira bir kaç yıla kadar eczasüpermarketleri bütün istanbula yayılır bunların anadoluya yayılması ise o kadar hızlı olmaz sizin emekliliğinize kadar eczacılığa devam etmeniz için başka bir küçük ama sevimli kasaba bulup işi oraya taşımanızı öneririm ,

taşrada eczacılar yörenin ileri gelenleri arasındayken istanbulda mahallenin tekel bayisi ve bakkalından az bişey önemli kişilerdir, sosyal sınıf anlamında da istabula gidip bu kadar basamak kaybetmenize gerek yok..

cetvel
12-03-2007, 12:26
bu konuyu sonra kendimde açacağım.ben taşrada eczacıyım.buradaki dedikodu ve insan çekişmelerinden bıktım.eczaneyi istanbula taşımak istiyorum.istanbuldan ev almak istiyorum.bildiğiniz eczane açılabilecek yer varmı görüşlerinizi bekli
yorum.

ama geldiğinize geleceğinize pişman olursunuz... sonra geri dönüş şansınızda kalmaz... bence bir daha düşünün... yine de gelmek istiyorsanız Hurriyet ya da Sabah Gazetelerinin İstanbul baskılarında, Seri İlanlar / Devredenler bölümüne bakın; hemen hergün eczane ilanı bulmak mümkün...

açık-pozisyon
12-03-2007, 13:40
Sn. salesman'a bu konuda katılıyorum, eczacı taşrada daha sevilir, sayılır kanımca... Drugstore olayı da cabası tabi... Ama ev almak istediğinizden bahsetmişsiniz, çok paranız varsa İstanbul'dan iyi bir ev alın, kirası ile de taşrada güzel güzel yaşayın...

cenkog
12-03-2007, 15:11
Ben büyük şehirlerin çok sayıda avantajları da olduğunu düşünen bir insanım;yıllarca taşrada görev yaptım şimdi İstanbul'dayım ve bundan çok memnunum ...Yazlık bir yer , ara sıra kaçış çok iyi ; ama sürekli taşra bence zor iş ...



ben size uzun yıllar istanbulda da taşradada dönüşümlü olarak yaşamış biri olarak istanbula gitmenin hayatınızın hatası olacağını hemen söyleyeyim.

hayatınızın hatası olur diyorum , umarım bu sözümü kendiniz deneyerek test etmezsiniz.

ayrıca sizin mesleğinizin çok yakın bir gelecekte yaşayacağı yapısal değişim sonucuda istanbula giderseniz işinizden olmanız daha hızlı olur zira bir kaç yıla kadar eczasüpermarketleri bütün istanbula yayılır bunların anadoluya yayılması ise o kadar hızlı olmaz sizin emekliliğinize kadar eczacılığa devam etmeniz için başka bir küçük ama sevimli kasaba bulup işi oraya taşımanızı öneririm ,

taşrada eczacılar yörenin ileri gelenleri arasındayken istanbulda mahallenin tekel bayisi ve bakkalından az bişey önemli kişilerdir, sosyal sınıf anlamında da istabula gidip bu kadar basamak kaybetmenize gerek yok..

cetvel
12-03-2007, 15:18
Ben büyük şehirlerin çok sayıda avantajları da olduğunu düşünen bir insanım;yıllarca taşrada görev yaptım şimdi İstanbul'dayım ve bundan çok memnunum ...Yazlık bir yer , ara sıra kaçış çok iyi ; ama sürekli taşra bence zor iş ...

bu ne iş yaptığınıza bağlı... asgari ücretliler için ya da geliri büyükşehirde yaşamaya uygun olmayanlar için Istanbul sürgün yerinden beter...

Smyrna
12-03-2007, 15:33
http://www.zeytincilik.com/


burda güzel bilgiler varda;

arazilerin bu kadar para pahalı olduğunu bilmiyordum 40 milyardan başlıyor

vasat 3-4 dönüm araziler, var memleketim vay...

qba1976
12-03-2007, 16:57
http://www.zeytincilik.com/


burda güzel bilgiler varda;

arazilerin bu kadar para pahalı olduğunu bilmiyordum 40 milyardan başlıyor

vasat 3-4 dönüm araziler, var memleketim vay...

40 milyardan başlayan yerler imarlı deniz kıyısı arazilerdir..
zeytinliklerin fiyatı o kadar değil...

beykoz
12-03-2007, 17:19
ben size uzun yıllar istanbulda da taşradada dönüşümlü olarak yaşamış biri olarak istanbula gitmenin hayatınızın hatası olacağını hemen söyleyeyim.

hayatınızın hatası olur diyorum , umarım bu sözümü kendiniz deneyerek test etmezsiniz.

ayrıca sizin mesleğinizin çok yakın bir gelecekte yaşayacağı yapısal değişim sonucuda istanbula giderseniz işinizden olmanız daha hızlı olur zira bir kaç yıla kadar eczasüpermarketleri bütün istanbula yayılır bunların anadoluya yayılması ise o kadar hızlı olmaz sizin emekliliğinize kadar eczacılığa devam etmeniz için başka bir küçük ama sevimli kasaba bulup işi oraya taşımanızı öneririm ,

taşrada eczacılar yörenin ileri gelenleri arasındayken istanbulda mahallenin tekel bayisi ve bakkalından az bişey önemli kişilerdir, sosyal sınıf anlamında da istabula gidip bu kadar basamak kaybetmenize gerek yok..
kendim daha önce istanbulda okudum orada askerlik yaptım.arada gidip geliyorum.istanbulu unutamıyorum.ne olursa olsun gelmek istiyorum.istanbula gidiş planım ne olmalıdır.

cetvel
12-03-2007, 17:24
........istanbula gidiş planım ne olmalıdır.


öncelikle İstanbul'un acımasız ve yokedici çarklarına - dişlilerine karşı tedbir almalısınız... muhakkak bir ev sahibi olmalısınız ve bu şart yerine geldikten sonra en az (en kötü) 2-3 bin YTL kazancınız olmalı ki, sıradan bir hayat sürebilesiniz... tabii hayat standartınız daha yüksek veya düşükse gelirinizin de bu yönde değişmesi gerekir...

Smyrna
12-03-2007, 17:29
peki bir soru sorayım, tarla fiyatlarının gayrimnkul fiyatlarıyla kolerasyonu nedir

daha doğrusu varmıdır bu yüksek tarla fiyatlarını şu sırlara çok yüksek seyreden emlak piyassıyla ilişkilendirebilirmiyiz,

yani ilerde yaşanak bir emlak fiyatları düşüşü tarla fiyatlarınıda düşürürmü????

qba1976
12-03-2007, 17:36
peki bir soru sorayım, tarla fiyatlarının gayrimnkul fiyatlarıyla kolerasyonu nedir

daha doğrusu varmıdır bu yüksek tarla fiyatlarını şu sırlara çok yüksek seyreden emlak piyassıyla ilişkilendirebilirmiyiz,

yani ilerde yaşanak bir emlak fiyatları düşüşü tarla fiyatlarınıda düşürürmü????

bence pek alakası olmaz.. köylü mahsulü para ediyorsa tarlasını emlak fiyatları düştü diye ucuza satmaz.. diyelim ki pamukçu 2 senedir zarar ediyor (ki öyle) adamın elinden tarlasını çok ucuza alabilirsin ama bir kirazcı bir zeytinci mahsulü gelir getirdiği için toprağını satmaz satsa da çok pahalıya satar..

cetvel
12-03-2007, 17:44
bence pek alakası olmaz.. köylü mahsulü para ediyorsa tarlasını emlak fiyatları düştü diye ucuza satmaz.. diyelim ki pamukçu 2 senedir zarar ediyor (ki öyle) adamın elinden tarlasını çok ucuza alabilirsin ama bir kirazcı bir zeytinci mahsulü gelir getirdiği için toprağını satmaz satsa da çok pahalıya satar..

Güllük'ten zeytinlik alacaktım, fiyat bölgenin yerlisine farklı, şehirliye farklı uygulanıyordu... Orda yaşayan birisine yaklaşık 5 dönüm, arazi eğimi oldukça fazla olan (traktör giremez) ve yer yer çam ağacı olan bu zeytinliği 20 milyara bırakırlarken, bana yaklaşık 35 milyar fiyat çekildi...

Ben de lafımı esirgemeden mevcut durumu anlatınca, önce utandılar sonra İstanbullu da para olur diye yüksek fiyat çektiklerini söylediler... Yerse... (o amcanın zeytinliği 2 senedir hala aynı fiyata duruyor)

Demem odur ki, bu tip beldelerde arazi alırken büyükşehirden geldiğinizi söylemeyeceksiniz ve muhakkak yanınızda yerli halktan birisi olacak...

açık-pozisyon
12-03-2007, 17:44
emsallerine göre ucuz olan toprağın mutlaka bir problemi vardır, ayrıca tarla ve arsa fiyatları arasındaki korelasyon da büyük yerleşim yerine yakınlığı ile koreledir :D Yani yozgatın yandımçavuş köyündeki tarlanın tabi ki emlak fiyatları ile doğrusal ilişki içinde bulunması beklenmez ama İstanbul'un tayakadın köyündeki tarla, yerleşim bölgesi olma ihtimalinden, burhaniyedeki, dikillideki zeytinlik turizm potansiyeli yüzünden emlak fiyatları ile korelasyon içindedir. Çünkü oralara imar gelme ihtimali ve imar geldiğine yüksek kazanç ihtimali her zaman vardır...

qba1976
12-03-2007, 17:52
Güllük'ten zeytinlik alacaktım, fiyat bölgenin yerlisine farklı, şehirliye farklı uygulanıyordu... Orda yaşayan birisine yaklaşık 5 dönüm, arazi eğimi oldukça fazla olan (traktör giremez) ve yer yer çam ağacı olan bu zeytinliği 20 milyara bırakırlarken, bana yaklaşık 35 milyar fiyat çekildi...

Ben de lafımı esirgemeden mevcut durumu anlatınca, önce utandılar sonra İstanbullu da para olur diye yüksek fiyat çektiklerini söylediler... Yerse... (o amcanın zeytinliği 2 senedir hala aynı fiyata duruyor)

Demem odur ki, bu tip beldelerde arazi alırken büyükşehirden geldiğinizi söylemeyeceksiniz ve muhakkak yanınızda yerli halktan birisi olacak...

çok doğru .. :super:

Smyrna
12-03-2007, 17:56
o vakit izmir bergama seferihisar urla çeşme civarı turgutluya kadar köylü aranmaktadır :oley:

qba1976
12-03-2007, 17:57
emsallerine göre ucuz olan toprağın mutlaka bir problemi vardır, ayrıca tarla ve arsa fiyatları arasındaki korelasyon da büyük yerleşim yerine yakınlığı ile koreledir :D Yani yozgatın yandımçavuş köyündeki tarlanın tabi ki emlak fiyatları ile doğrusal ilişki içinde bulunması beklenmez ama İstanbul'un tayakadın köyündeki tarla, yerleşim bölgesi olma ihtimalinden, burhaniyedeki, dikillideki zeytinlik turizm potansiyeli yüzünden emlak fiyatları ile korelasyon içindedir. Çünkü oralara imar gelme ihtimali ve imar geldiğine yüksek kazanç ihtimali her zaman vardır...

istanbulu bilmem ama dikili veya burhaniyedeki yerlerdede emlak fiyatalrının bir alaksı olmaz tarla fiyatlarıyla..sadece dediğiniz gibi imar gelebilecek olması fiyatı etkiler.

cenkog
12-03-2007, 18:27
Doğru :yes:



emsallerine göre ucuz olan toprağın mutlaka bir problemi vardır, ayrıca tarla ve arsa fiyatları arasındaki korelasyon da büyük yerleşim yerine yakınlığı ile koreledir :D Yani yozgatın yandımçavuş köyündeki tarlanın tabi ki emlak fiyatları ile doğrusal ilişki içinde bulunması beklenmez ama İstanbul'un tayakadın köyündeki tarla, yerleşim bölgesi olma ihtimalinden, burhaniyedeki, dikillideki zeytinlik turizm potansiyeli yüzünden emlak fiyatları ile korelasyon içindedir. Çünkü oralara imar gelme ihtimali ve imar geldiğine yüksek kazanç ihtimali her zaman vardır...

yozgatlı
12-03-2007, 18:33
yaw yozgatı küççük görmeyin dabi oranında ilişkisi vatandaş ev almak için köydeki tarlayı satıyor emlak piyasası artıkca tarla fiyatları düşüyor :)

Smyrna
13-03-2007, 09:43
yaw yozgatı küççük görmeyin dabi oranında ilişkisi vatandaş ev almak için köydeki tarlayı satıyor emlak piyasası artıkca tarla fiyatları düşüyor :)

yozgatlı dostum bu söylediğini daha önce hiç düşünmemiştim mantıklıda gelmedi değil. amma velakin fiyatlar öyle demiyor:yes:

belki araştırmayı sadece internet piyasasında yaptığımdan öyledir çoğu zaman dışarda piyasa araştırması yapılınca iyi fiyata bişeyler bulunabiliyor.

ceng
13-03-2007, 10:27
cebine parayı koyacan, gercek alıcı olacan.
ondan sonra gor neler oluyo.
ilk fiyat sorgusunda 150 denir daireye.
sonra siz en son bu mu falan diye mırıldandıgınızda 145 olur. 140olur.
yani yine yarım agızla.
gercek alıcı oldugunuz anlasıldıgında 100e kadar yolu var.
misaldi.
interneti, ilanları bosverin, onlar okumus cocuk isi:)

3sene once bir arsaya talip olmustuk 15falan istiyorlardı, 380kusur metrekare. kose arsa.
istanbul degil atlamayın memleket.
dedik kim bunlar akraba es dost kimleri var.
adam biraz da sıkısmıs. babam da bir yandan guzel falan diyo.
aha 12ydi 10du derken pesindir sudur budur 8e aldık.

oncelikle satıcı paranın pesin odenmeyecegini taksit vade falan derken durumdan renk vermez.
ama siz gercek alıcı iseniz, durum piyasa degerine hatta altına bile oturur.

hatta ordaki iliski ozeldir.
adam toksa, satıcı degilse sansınız yaver gitmez. gecenki tok satıcı ornegi.
ama tersi ise yani adamın ihtiyacı var siz niyetli alıcı iseniz durum degisir.

istanbul gayrimenkul piyasasında gerceklesen durum hep 1. formdu.
2.forma donusmesini satıcılar istemiyor, istiyorlarki cekirge surusu hep saldırsın.
sabredip bekleyeceksiniz. bekleyin biraz doysun cekirgeler. arz yonune egilsin piyasa.

Smyrna
13-03-2007, 10:50
cebine parayı koyacan, gercek alıcı olacan.
ondan sonra gor neler oluyo.
ilk fiyat sorgusunda 150 denir daireye.
sonra siz en son bu mu falan diye mırıldandıgınızda 145 olur. 140olur.
yani yine yarım agızla.
gercek alıcı oldugunuz anlasıldıgında 100e kadar yolu var.
misaldi.
interneti, ilanları bosverin, onlar okumus cocuk isi:)

3sene once bir arsaya talip olmustuk 15falan istiyorlardı, 380kusur metrekare. kose arsa.
istanbul degil atlamayın memleket.
dedik kim bunlar akraba es dost kimleri var.
adam biraz da sıkısmıs. babam da bir yandan guzel falan diyo.
aha 12ydi 10du derken pesindir sudur budur 8e aldık.

oncelikle satıcı paranın pesin odenmeyecegini taksit vade falan derken durumdan renk vermez.
ama siz gercek alıcı iseniz, durum piyasa degerine hatta altına bile oturur.

hatta ordaki iliski ozeldir.
adam toksa, satıcı degilse sansınız yaver gitmez. gecenki tok satıcı ornegi.
ama tersi ise yani adamın ihtiyacı var siz niyetli alıcı iseniz durum degisir.

istanbul gayrimenkul piyasasında gerceklesen durum hep 1. formdu.
2.forma donusmesini satıcılar istemiyor, istiyorlarki cekirge surusu hep saldırsın.
sabredip bekleyeceksiniz. bekleyin biraz doysun cekirgeler. arz yonune egilsin piyasa.

:cool: bende onu kastettim internet piyasası cilalı, internet piyasası beyaz yakalı oğlan işi kuzunun deyimiyle.

açık-pozisyon
13-03-2007, 11:07
Kaçış planını da emlak topic'ine döndürdük ya helal olsun bize :D :D :D Bu arada sayın ceng'e içten katılıyorum... Ben alışverişlerimi hep peşin para ile para yanımda yaparım, hatta bir keresinde banknotları aldım yanıma, köylüyü de aldım, satıcı ile buluştuk, "abi ciddi alıcıyım, işte para dedim" adam 100.000'den 50.000'e düşürdü 15 saniyede, çok ciddiyim... Paranın yüzü her zaman sıcaktır... Bu arada hala kaçamadık, yok mu hiç kaçma denemesinde bulunan, deneyimlerini paylaşacak?

beykoz
13-03-2007, 11:20
Benİm Gİbİ İstanbula YerleŞmek İsteyende Çok.

Smyrna
13-03-2007, 11:24
Kaçış planını da emlak topic'ine döndürdük ya helal olsun bize :D :D :D Bu arada sayın ceng'e içten katılıyorum... Ben alışverişlerimi hep peşin para ile para yanımda yaparım, hatta bir keresinde banknotları aldım yanıma, köylüyü de aldım, satıcı ile buluştuk, "abi ciddi alıcıyım, işte para dedim" adam 100.000'den 50.000'e düşürdü 15 saniyede, çok ciddiyim... Paranın yüzü her zaman sıcaktır... Bu arada hala kaçamadık, yok mu hiç kaçma denemesinde bulunan, deneyimlerini paylaşacak?

açıkpozisyon benim bu zeytin işi kafama yatmaya başladı ama sermayeyi artıtrmak gerekiyor, onun dışında benim memlket izmir görev nedeniyle izmir dışındayım 1-2 sonra geçicem izmire,böyle birşey yapabilirsem hem ticaret anlamında iyi olucak hemde araziye bu uğur dündarın programında yaptığı prefabrik villa tarzı evler var bir tanede içine ucuz yollu bunlardan yaptım
mı, her hafta sonu gider gelirim çokta uzağa gitmeden iyi bir kaçış planı olur, artık arazi çeşmemi seferihisarmı kuşadasımı kemalpaşamı urlamı bayındır foçamı olur bilmiyorum:)

qba1976
13-03-2007, 12:09
açıkpozisyon benim bu zeytin işi kafama yatmaya başladı ama sermayeyi artıtrmak gerekiyor, onun dışında benim memlket izmir görev nedeniyle izmir dışındayım 1-2 sonra geçicem izmire,böyle birşey yapabilirsem hem ticaret anlamında iyi olucak hemde araziye bu uğur dündarın programında yaptığı prefabrik villa tarzı evler var bir tanede içine ucuz yollu bunlardan yaptım
mı, her hafta sonu gider gelirim çokta uzağa gitmeden iyi bir kaçış planı olur, artık arazi çeşmemi seferihisarmı kuşadasımı kemalpaşamı urlamı bayındır foçamı olur bilmiyorum:)

:super: tam süper olur :)

borsamania
13-03-2007, 12:13
Arkadaşlar ortalama 40 50 dönüm zeytinlik iyi günde kötü günde ne getirir fikirlerinizi alalım bu iş adamın yüzünü güldürürmü süründürür mü? :cool:

Smyrna
13-03-2007, 12:16
:super: tam süper olur :)

İşallah Allah razı olsun, her ne kadar sizin gibi 2000-3000 ağacımız olmasada :) bana 5-10 dönüm 200-300 ağaç yeter bide evi yaptımmı tamam olur borsamania arkadaşın sorusunun cevabını bende merak ediyorum....

borsamania
13-03-2007, 12:22
Buyrun Sayın Smyrna bi göz atın isterseniz http://emlak.milliyet.com.tr/Ilan.aspx?IlanNo=249342

demekki dönümü 2 ye bile zeytinlik bulmak olası :cool:

qba1976
13-03-2007, 12:28
Arkadaşlar ortalama 40 50 dönüm zeytinlik iyi günde kötü günde ne getirir fikirlerinizi alalım bu iş adamın yüzünü güldürürmü süründürür mü? :cool:

50 dönüm zeytinlik yağlık zeytin olarak 1000-1200 arası ağaç alır edremit..
bunların en verimli olduğu 20-25 yaşdan sonra ağaç başı 100kg zeytin alırsınız..
ama 5. seneden sonra minimum 30 max 60 kg alabilirsinizde..
şimdi 4 kg dan 1 kilo zeytinyağı hesabıyla zeytinyağının da şu sıra piyasa fiyatı 4,5 ytl civarı hesabınızı yapın

Smyrna
13-03-2007, 12:28
Buyrun Sayın Smyrna bi göz atın isterseniz http://emlak.milliyet.com.tr/Ilan.aspx?IlanNo=249342

demekki dönümü 2 ye bile zeytinlik bulmak olası :cool:

evet güzel ama zannetmiyorumki ben 5000 metre kes albuda 12500 lira parası dediğimde kabul edeceğini:he:

qba1976
13-03-2007, 12:30
Buyrun Sayın Smyrna bi göz atın isterseniz http://emlak.milliyet.com.tr/Ilan.aspx?IlanNo=249342

demekki dönümü 2 ye bile zeytinlik bulmak olası :cool:

fotosunu koysalar paftanın yerine daha iyi olurdu ama :)
dağbaşlarını bu fiyata vermezler ..

Smyrna
13-03-2007, 12:33
50 dönüm zeytinlik yağlık zeytin olarak 1000-1200 arası ağaç alır edremit..
bunların en verimli olduğu 20-25 yaşdan sonra ağaç başı 100kg zeytin alırsınız..
ama 5. seneden sonra minimum 30 max 60 kg alabilirsinizde..
şimdi 4 kg dan 1 kilo zeytinyağı hesabıyla zeytinyağının da şu sıra piyasa fiyatı 4,5 ytl civarı hesabınızı yapın

peki sevgili kardeşim biz bunu ürettik nasıl satıcaz kim alıyor bir birliği varmı kilosunu 4,5 ytl den toptan satabilirmiyiz zeytinyanın

velhasılı hasat aşamasından sonraki para cebe girinceye kadar olan çalışmadan bahsetsen:he:

borsamania
13-03-2007, 12:34
aslında fiyat kazanca göre bakınca ucuz görünüyor birde şu dikkatimi çekiyor arsa büyüdükçe fiyat ucuzluyor :cool:

Getiri hesabında ortalama maliyet %25 dersek fiyat iyi görünüyor tabii dağbaşımı ovamı o da önemli :wink:

qba1976
13-03-2007, 12:37
peki sevgili kardeşim biz bunu ürettik nasıl satıcaz kim alıyor bir birliği varmı kilosunu 4,5 ytl den toptan satabilirmiyiz zeytinyanın

velhasılı hasat aşamasından sonraki para cebe girinceye kadar olan çalışmadan bahsetsen:he:

Yağ işi yapacaksanız dünyanın en kolay işi..
Dikkat edin herhangi bir tarım işinde yaptığınız işin kooperatifi varsa sorun yok..
mahsulunuz olgunlaşır ,toplarsınız götürür yağhaneye sıktırırsınız veya onlar gelip ayağınızdan alır daha sonra TARİŞ e dökersiniz yağınızı bu kadar basit.. hatta TARİŞ piyasa fiyatlarının üstünde alır genelde hatta yağınızı tarişe verecekseniz yağınızı bile neredeyse bedavaya kendi tesislerinde sıkar..

qba1976
13-03-2007, 12:40
Konu:300 Dekar Zeytin Bahçesi için 10 Yıllık Projeksiyon


Not: Hesaplar 6100 Edremit tipi zeytin ağacına göre yapılmıştır. Dikim aralığı 7*7.

Hesaplanan ilk yatırım maliyeti = 1,125,000 YTL.

Dekar başı ilk yatırım maliyeti = 1,125,000/300 = 3,750 YTL /dekar

SENE GELİR GİDER GİDERLERİN AÇIKLAMASI
1 0 30,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama vb
2 0 40,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama vb
3 0 40,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama vb
4 31 ton 60,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara
5 62 ton 70,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara
6 124 ton 70,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara
7 150 ton 80,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara
8 210 ton 100,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara
9 248 ton 100,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara
10 310 ton 100,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara
, . .
, . .
, . .
30 600 ton 150,000,- Tarla bakımı, sürme,çapalama, toplama,ara


Yukarıdaki tabloda; 300 dönüm bir zeytin bahçesinin tesis edilmesi halinde, yıllar boyunca elde edilecek mahsul ve bunun karşılığında yapılan giderlerin bir karşılaştırması mevcuttur. Görüldüğü gibi zeytin, kısa vadede ürüne yatan ve de verdiği ürüne (kazandırdığı paraya) göre de az masraflı bir meyve çeşididir. Biz yukarıdaki hesaplamalarda zeytin ağacının 4. senede mahsule yatacağını göz önüne aldık (3. senede de bakıma göre mahsule yatabilir) ve 4. senede her ağacın 5’er kilo zeytin verdiğini hesapladık. Zeytin ağacı yaklaşık 15 yaşına kadar artan ivmeli bir verim gösterir yani 4 yaşında 5 kilo veren ağaç 5 yaşında en az 2 misline çıkartır bu verimini. Basit bir hesaplamayla 10. seneye kadar tarladan toplanan zeytin miktarı 1135 ton dur ( günümüzde Edremit tip zeytin hem sofralık hem yağlık olarak değerlendirilmekte özellikle yağı dünyanın en güzel yağı kabul edilmektedir) , bu 1135 ton zeytin eğer istenirse hem sofralık olarak hem yağlık da kullanılabilinir. Tabii ki sofralık istenirse biraz daha fazla bakım masrafı ve işçilik gerekecektir ancak yağlık tipe göre getirisi daha fazla olacaktır. Misal olarak ;
1135 ton zeytin sofralık olarak …. Kg fiyatı ortalama 2 YTL ..1135,000*2 = 2,270,000.-
1135 ton zeytin yağlık olarak ( 1/5 oranında yağ alındığı kabuluyle) 227 ton yağ elimize geçer, haziran 2006 fiyatlarıyla yağın tonu 3500 euro kabul edersek ….
227 ton * 3500 = 795,000 Euro gibi bir miktar ortaya çıkar ki bu iki rakamda zeytin bahçesinin ; bu tarlayı kurarken harcadığımız ilk yatırım maliyeti ve de 10 sene boyunca yaptığımız masrafları karşılayıp üstüne kara geçirdiğini gösterir üstelik şu anki fiyatlarla dekarı 3,750 ytl ye aldığınız tarlanız gelişkin meyve veren ağaçlarıyla 10,000 ila 15,000 ytl etmekte bir başka deyişle 920,000 ytl ye alınan bahçenin değeri 10 yaşında 3,000,000 ytl ila 4,500,000 ytl etmektedir. Bu hesaplamalardan da anlaşılacağı gibi oldukça karlı bir yatırım.

borsamania
13-03-2007, 12:42
fotosunu koysalar paftanın yerine daha iyi olurdu ama :)
dağbaşlarını bu fiyata vermezler ..


Fiyat bana iyi görünmüştü bunun oluru ne olur arkadaşım :yes: :yes:

qba1976
13-03-2007, 12:42
Yukarıdaki çalışma benim geçen sene yaptığım bir örnek çalışmaydı.. İstanbuldan bikaç kişi istemişti yer bulup zeytinlik kurmam için ama tabii arsa fiyatları biraz daha yüksek şu anda o zaman kelepir bikaç yer vardı bu fiyata çıkıyordu zeytinlik yine de bir örnek olması fikir vermesi açısından faydalı diye düşünüyorum..

cenkog
13-03-2007, 13:37
Bu işin hastalığı iklim şartları vs gibi özellikleri yok mu?



Yukarıdaki çalışma benim geçen sene yaptığım bir örnek çalışmaydı.. İstanbuldan bikaç kişi istemişti yer bulup zeytinlik kurmam için ama tabii arsa fiyatları biraz daha yüksek şu anda o zaman kelepir bikaç yer vardı bu fiyata çıkıyordu zeytinlik yine de bir örnek olması fikir vermesi açısından faydalı diye düşünüyorum..

ercan
13-03-2007, 16:28
Zeytinlik hakkında hep pozitif yorumlar gelmiş bende biraz negatif konuşayım

Zeytin ve yağ fiyatlarının 2-3 senedir yüksek olma sebeplerinden biri İspanya'da pek çok ağacın kanser nedeniyle ağır budamaya uğramış olması

Tüm Akdeniz havzasında Türkiye,Mısır,İsrail,Tunus,Cezayir dağa taşa zeytin ekiyor.Hatta A.B.D,Arjantin,Çin hatta Rusya bile zeytin üretme çalışmaları yapıyor. Tamam zeytinyağı talebi çok uzun bir süre sürekli olarak artmaya devam edecek ama bu 5-10 yıl içerisinde çabucak olacak birşey değil.Oysa bu dikilen ağaçların meyveleri 4-5 sene sonra pazara yağmaya başlayacak.Yani önce yağ fiyatları düşecek ancak 10-12 sene sonra tekrar düzenli olarak artmaya başlayabilecek.

İspanya başta tüm ülkeler,olaya bilimsel yaklaşıp ağaç verimi ve yağ oranı yüksek soğuğa hastalığa dayanıklı aroması güzel türler üretmeye çalışıyor.Biz ise Adana'ya Mersin'e bile trilye(gemlik) ekiyoruz.

Dünyada pek çok yere dönüme 180-200 ağaç sığdırılabilen,3. yılında yemiş veren, budaması ve hasadı iş makineleriyle çok hızlı bir şekilde yapılabilen bodur yağlık ağaçlar ekiliyor. Biz dönüme 20-30 arası ağaç dikerek, bunları toplamak için çalışan yokluğundan ağaçları sırıklarla döverek,filizleri kırarak periyodisiteyi arttırarak nereye kadar rekabet edebileceğiz.

Daha pek çok minör risk ve fırsat mevcuttur.Tüm bunlara rağmen zeytinlik tesisi karlı olabilir, ve bence karlıdır da.Ama herşey toz pemde ve kesinlikle risksiz değil.

qba1976
13-03-2007, 18:08
Bu işin hastalığı iklim şartları vs gibi özellikleri yok mu?
Elbette her sektörde olduğu gibi soğuk hastalık gibi faktörler üretimi etkileyecektir ama bu deprem olacak diye ev almamaya benzer... bir de bu kadar uzun vadeli yatırımda bu faktörler kolaylıkla gözardı edilebilecek faktörler!

qba1976
13-03-2007, 18:15
Zeytinlik hakkında hep pozitif yorumlar gelmiş bende biraz negatif konuşayım

Zeytin ve yağ fiyatlarının 2-3 senedir yüksek olma sebeplerinden biri İspanya'da pek çok ağacın kanser nedeniyle ağır budamaya uğramış olması

Tüm Akdeniz havzasında Türkiye,Mısır,İsrail,Tunus,Cezayir dağa taşa zeytin ekiyor.Hatta A.B.D,Arjantin,Çin hatta Rusya bile zeytin üretme çalışmaları yapıyor. Tamam zeytinyağı talebi çok uzun bir süre sürekli olarak artmaya devam edecek ama bu 5-10 yıl içerisinde çabucak olacak birşey değil.Oysa bu dikilen ağaçların meyveleri 4-5 sene sonra pazara yağmaya başlayacak.Yani önce yağ fiyatları düşecek ancak 10-12 sene sonra tekrar düzenli olarak artmaya başlayabilecek.

İspanya başta tüm ülkeler,olaya bilimsel yaklaşıp ağaç verimi ve yağ oranı yüksek soğuğa hastalığa dayanıklı aroması güzel türler üretmeye çalışıyor.Biz ise Adana'ya Mersin'e bile trilye(gemlik) ekiyoruz.

Dünyada pek çok yere dönüme 180-200 ağaç sığdırılabilen,3. yılında yemiş veren, budaması ve hasadı iş makineleriyle çok hızlı bir şekilde yapılabilen bodur yağlık ağaçlar ekiliyor. Biz dönüme 20-30 arası ağaç dikerek, bunları toplamak için çalışan yokluğundan ağaçları sırıklarla döverek,filizleri kırarak periyodisiteyi arttırarak nereye kadar rekabet edebileceğiz.

Daha pek çok minör risk ve fırsat mevcuttur.Tüm bunlara rağmen zeytinlik tesisi karlı olabilir, ve bence karlıdır da.Ama herşey toz pemde ve kesinlikle risksiz değil.

Şu anda amerikada zeytinyağı tüketimi % 1 olarak gözüküyor söylenen odur ki bu oran % 2 ye çıksa dünya üretimi bunu karşılayabilecek güçte değil, dahası çin ve uzakdoğu gibi zeytinyağının ne olduğunu bilmeyen bakir bölgelerdede italyanlar sayesinde zeytinyağı talep patlaması yaşanıyor... Ülkemizde bile zeytinyağı tüketilmiyor.. açıkçası rusya çin gibi ülkelerde çok küçük boyutlarda ekimler var ama sonuçta zeytin bir akdeniz meyvesi piyasası burda yani en üstün kalite zeytinler akdeniz çanağında onlar sadece denedikleriyle kalır..

Yüksek yoğunluklu dikimde(dönüme 180-200 gibi ) daha çok ticari yani 15 sene sonra bu ağaçları sökmeniz lazım yani şeftali bahçeleri gibi ama ben o kadar emek verilen birşeyin yani belki yüzyıllarca yaşayan bir ağacın 15 sene için dikilmesini pek mantıklı bulmuyorum (ama karlı bir yatırım olabilir)

qba1976
13-03-2007, 18:17
ayrıca ispanyadaki olay dal kanserinden değil don zararındandır onlarda 2 senede toparladılar işi..

misterno
13-03-2007, 18:27
Amerikadaki tuketim artiyormu azaliyormu bilmiyorum ama ben burada yani Amerikada cok cok kaliteli mis gibi kokan organik olmayan ama cok yakin zeytinyaginin yarim litresini 4 dolara aliyorum

Bu bence inanilmaz ucuz bir rakam ve TR bu fiyatlarla rekabet edebilecegini zannetmiyorum

Bu arada zeytinyagi Yunan maliydi, Turk mallarida var ama iki kati daha pahali neden bilmiyorum

cenkog
13-03-2007, 18:48
Kesinlikle marka olup ambalajlı satmak zorundayız ama AB bunu Türkiye için engelliyormuş duyduğuma göre ; bizden bidonda markasız alıp kendileri ambalajlayıp(yani katma değerleyip) bizim üreticiden daha çok kazanıyorlarmış oturdukları yerde ...



Amerikadaki tuketim artiyormu azaliyormu bilmiyorum ama ben burada yani Amerikada cok cok kaliteli mis gibi kokan organik olmayan ama cok yakin zeytinyaginin yarim litresini 4 dolara aliyorum

Bu bence inanilmaz ucuz bir rakam ve TR bu fiyatlarla rekabet edebilecegini zannetmiyorum

Bu arada zeytinyagi Yunan maliydi, Turk mallarida var ama iki kati daha pahali neden bilmiyorum

qba1976
13-03-2007, 19:21
Kesinlikle marka olup ambalajlı satmak zorundayız ama AB bunu Türkiye için engelliyormuş duyduğuma göre ; bizden bidonda markasız alıp kendileri ambalajlayıp(yani katma değerleyip) bizim üreticiden daha çok kazanıyorlarmış oturdukları yerde ...

çok doğru...
türkiye ürettiği yağın %20 sini zannedersem ihracaat edebiliyor o da dökme olarak yani katmadeğeri düşük halde..yunanistan % 60 ispanya % 80 , italyanlarsa % 200 :)
evet adamlar üretimlerinin 2 katı kadar ihracaat yapıyorlar ..nasıl acaba?:)

qba1976
13-03-2007, 19:24
[QUOTE=misterno;1503107]Amerikadaki tuketim artiyormu azaliyormu bilmiyorum ama ben burada yani Amerikada cok cok kaliteli mis gibi kokan organik olmayan ama cok yakin zeytinyaginin yarim litresini 4 dolara aliyorum

Bu bence inanilmaz ucuz bir rakam ve TR bu fiyatlarla rekabet edebilecegini zannetmiyorum

Bu arada zeytinyagi Yunan maliydi, Turk mallarida var ama iki kati daha pahali neden bilmiyorum[/QUO

AB kendi bünyesindeki ülkelere yağda litre başı 2 avro prim veriyor ..evet adamlar yağlarını bedavaya satsalar bile litrede 4 ytl para kazanıyorlar ...
ama buna almanya ingiltere vb gibi AB üyeleri karşı çıkmaktalar ve yakın zamanda kesilecek bu musluk gibi o zaman görün siz fiyatları..

misterno
13-03-2007, 20:59
[QUOTE=misterno;1503107]Amerikadaki tuketim artiyormu azaliyormu bilmiyorum ama ben burada yani Amerikada cok cok kaliteli mis gibi kokan organik olmayan ama cok yakin zeytinyaginin yarim litresini 4 dolara aliyorum

Bu bence inanilmaz ucuz bir rakam ve TR bu fiyatlarla rekabet edebilecegini zannetmiyorum

Bu arada zeytinyagi Yunan maliydi, Turk mallarida var ama iki kati daha pahali neden bilmiyorum[/QUO

AB kendi bünyesindeki ülkelere yağda litre başı 2 avro prim veriyor ..evet adamlar yağlarını bedavaya satsalar bile litrede 4 ytl para kazanıyorlar ...
ama buna almanya ingiltere vb gibi AB üyeleri karşı çıkmaktalar ve yakın zamanda kesilecek bu musluk gibi o zaman görün siz fiyatları..

Anladim, o zaman gider bende Turk mali zeytinyagi alirim ama abi o da cok pahali be. Bilmiyorum ya insaallah AB tesvikleri kesmez alistik ucuz zeytinyagina biz.
BIr de songunlerde Misir israil lubnan tunus mali zeytinyaglari gorur oldum daha once hayatta hic karsimiza cikmayan ulkelerin zeytinyaglari ve zeytinlerini goruyorum hayirdir???? Zeytinyagi uretmek ele ayaga mi dustu nedir?

cenkog
13-03-2007, 21:08
Üretim artıyor ama insanlar bilinçlendikçe tüketimi de patlama tarzında artıyor ... Çok güzel bir ürün zeytin ,yaratana sonsuz şükür ...





Anladim, o zaman gider bende Turk mali zeytinyagi alirim ama abi o da cok pahali be. Bilmiyorum ya insaallah AB tesvikleri kesmez alistik ucuz zeytinyagina biz.
BIr de songunlerde Misir israil lubnan tunus mali zeytinyaglari gorur oldum daha once hayatta hic karsimiza cikmayan ulkelerin zeytinyaglari ve zeytinlerini goruyorum hayirdir???? Zeytinyagi uretmek ele ayaga mi dustu nedir?

qba1976
13-03-2007, 21:19
[QUOTE=qba1976;1503226]

Anladim, o zaman gider bende Turk mali zeytinyagi alirim ama abi o da cok pahali be. Bilmiyorum ya insaallah AB tesvikleri kesmez alistik ucuz zeytinyagina biz.
BIr de songunlerde Misir israil lubnan tunus mali zeytinyaglari gorur oldum daha once hayatta hic karsimiza cikmayan ulkelerin zeytinyaglari ve zeytinlerini goruyorum hayirdir???? Zeytinyagi uretmek ele ayaga mi dustu nedir?

akdeniz çanağındaki her ülke üretebilir bu zeytinyağını ama zannetmiyorum ki ilerde rus , çin yağlarını görebilelim :)

qba1976
13-03-2007, 21:21
[QUOTE=qba1976;1503226]

Anladim, o zaman gider bende Turk mali zeytinyagi alirim ama abi o da cok pahali be. Bilmiyorum ya insaallah AB tesvikleri kesmez alistik ucuz zeytinyagina biz.
BIr de songunlerde Misir israil lubnan tunus mali zeytinyaglari gorur oldum daha once hayatta hic karsimiza cikmayan ulkelerin zeytinyaglari ve zeytinlerini goruyorum hayirdir???? Zeytinyagi uretmek ele ayaga mi dustu nedir?

Ben size bir de zeytin fiyatlarını sorayım amerikadaki?
Hani o martiniye konan iri yeşil zeytinler veyahut ne bileyim biberli zeytinler siyah zeytinler nasıldır acaba orda fiyatları?

cetvel
13-03-2007, 21:31
ayrıca ispanyadaki olay dal kanserinden değil don zararındandır onlarda 2 senede toparladılar işi..

kesinlikle don değil... toplam ağaç sayılarının neredeyse %80i kesildi... öyle kolay kolay düzelecek gibi değiller... işte o yüzden bizden dökme zeytinyağı alıp piyasayı kaptırmak istemiyorlar... Sabri Madra'nın da kavgası bu yüzdendi.. Bizim zeytinyağ sektörünün duayeni bir insan, sektörün kalbine hançeri sokmak için, dökme yağ ihracatı için elinden geleni yapıyordu...

Bence aynı tekstilde yapmaya başladığımız markalaşma çalışmalarını zeytinyağı içinde yapmamız lazım... Nasıl fındıkta dünya piyasasını yönlendirebiliyorsak, zeytinde de uzun dönemli bir planla ve devlet desteği ile bu piyasayı ele geçirebiliriz... Tabii yetişmiş ağaçları villa uğruna kesmezsek!...

qba1976
13-03-2007, 21:36
kesinlikle don değil... toplam ağaç sayılarının neredeyse %80i kesildi... öyle kolay kolay düzelecek gibi değiller... işte o yüzden bizden dökme zeytinyağı alıp piyasayı kaptırmak istemiyorlar... Sabri Madra'nın da kavgası bu yüzdendi.. Bizim zeytinyağ sektörünün duayeni bir insan, sektörün kalbine hançeri sokmak için, dökme yağ ihracatı için elinden geleni yapıyordu...

Bence aynı tekstilde yapmaya başladığımız markalaşma çalışmalarını zeytinyağı içinde yapmamız lazım... Nasıl fındıkta dünya piyasasını yönlendirebiliyorsak, zeytinde de uzun dönemli bir planla ve devlet desteği ile bu piyasayı ele geçirebiliriz... Tabii yetişmiş ağaçları villa uğruna kesmezsek!...

sayın cetvel zeytinyağı piyasasındanmısınız?
eğer öyleyse % 80 inin kesildiğini ben duymadım herhalde kimsede duymamıştır :)
ben ispanyadan gelen profesörlerle konuştum geçen hafta onların bile haberi yok demekki bundan :)