PDA

View Full Version : Turkiye'den yatirim haberleri



alkazar
07-10-2007, 19:58
Ekonomik buyumenin temeli artan yatirimlardir. Borsada ekomonik buyumeye gore yukselis gosterir. Fabrika,sanayi,enerji,ulasim ve gayrimenkul gibi her turlu yatirim haberini buraya ekleyelim.

alkazar
07-10-2007, 19:59
Kibar'dan 500 milyon dolara demir çelik-tesisi

Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar "Karasu'yu sanayi kompleksi yapacağız" dedi.

Kibar Holding Adapazarı Karasu'da 2 milyon ton kapasiteli demir-çelik fabrikası kurmak için kolları sıvadı. 2010'da faaliyete geçecek tesis için ortaklık görüşmeleri sürüyor

Kibar Holding 500 milyon dolarlık yatırımla demir-çelik fabrikası kurmak için çalışmalara başladığı Adapazarı'nın Karasu ilçesini holdingin üretim üssü haline getirmeye karar verdi. Ekonomist dergisinin haberine göre İstanbul'daki üretim tesisleri de kademeli olarak Karasu'ya taşınırken, holdingin buradaki operasyonları Adapazarı'nda hayata geçirilecek bir liman projesi ile lojistik olarak desteklenecek. Kibar Holding bunun yanı sıra 2008 yılı içinde halka açılmaya hazırlanıyor.
Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar, Adapazarı Karasu'da 2 milyon ton kapasiteli bir demir çelik fabrikası kurmak üzere çalışmalara başladıklarını belirterek şunları söyledi:
"Erdemir kapasitesinin tamamını kullansa da, ülke ihtiyacını karşılayamıyor. Demir çelikte yeni yatırıma zaten ihtiyaç var. Yerli sanayi bizim tesisle ithalat yerine ithal ikamesi yapacak. Bu, kendi işimiz, bildiğimiz, 35 yıldır içinde olduğumuz bir sektör. Bu işi belki yabancı ortak ile ya da tek başımıza yaparız. Sektörde bilinen bir kuruluşla belli bir sinerjiyi yakaladığımız takdirde ortak gireriz ya da kendimiz yaparız. Belki Erdemir'e talip olanlardan biriyle yüzde 50-50 ortak olabiliriz. Yerli ortak düşünmüyoruz. Başlangıçta 500 milyon doların üstünde yatırım düşünülüyor ancak zamanla bu miktar milyar dolarları bulacak."


Liman da inşa edilecek
Düşündükleri yabancı ortağını adını vermeyen Kibar "Erdemir'in özelleştirilmesi sürecinde görüştüğünüzü söylediğiniz Rus grup vardı. Yine aynı kuruluşla mı görüşüyorsunuz?' sorusunu ise ''Satıraralarını iyi okuyorsunuz' diye yanıtladı.
Ali Kibar inşasına 2008'in başında başlayacakları tesisin 2010 gibi de faaliyete geçeceğini belirterek "Buradan hem kendi işlerimize hem de iç ve dış piyasaya hammadde vereceğiz. Kendi lojistiğimizi de kendimiz sağlayacağız. Adapazarı Karadeniz sahilinde bir liman inşaatına başlayacağız. Karasu'yu ciddi bir sanayi kompleksi haline getirmek niyetindeyiz. İstanbul'daki tesislerimizi de kademeli bir şekilde Karasu'ya taşıyacağız" dedi. Kibar Holding önümüzdeki dönemde Hyundai Assan ile önemli oyuncularından biri haline geldiği otomotiv sektöründe de yatırıma devam edecek.
Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar 2007 yılında otomotiv pazarında yüzde 7-7.5'luk bir paya sahip olacaklarını belirterek "2008 ve 2009'da kapasite artırımı ile ilgili rutin yatırımlarımız sürecek. 2010 yılında da yeni bir ana model yatırımı düşünüyoruz" diye konuştu.

alkazar
07-10-2007, 20:02
İSTANBUL'A 13 KATRİLYONLUK 733 PROJE

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2007-2011 yılları arasında 169'u etüd, 173 'ü devam eden, 391'i de yeni olmak üzere toplam 733 projeyi yatırım programına aldı. Bu projeler için 2011 yılına kadar 13 milyar 220 milyon 322 bin YTL harcama öngörüldü. Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı Stratejik Planlama Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Mecli-si'nde de kabul edilen 5 yıllık yatırım planı ve 2007 yılına ait uygulama...


İstanbul'a 13 katrilyonluk 733 proje

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2007-2011 yılları arasında 169'u etüd, 173 'ü devam eden, 391'i de yeni olmak üzere toplam 733 projeyi yatırım programına aldı. Bu projeler için 2011 yılına kadar 13 milyar 220 milyon 322 bin YTL harcama öngörüldü.

Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı Stratejik Planlama Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve İstanbul Büyükşehir Belediye Mecli-si'nde de kabul edilen 5 yıllık yatırım planı ve 2007 yılına ait uygulama planında, 8 milyar 407 milyon 856 YTL ile ulaşım sektörü ilk sırada yer alırken, 3 milyar 557 milyon 102 bin YTL ile hizmet sektörü ikinci sırada, 1 milyar 255 bin 364 YTL ile altyapı, rekreasyon, satı-nalma ve spor sektörleri üçüncü sırada bulunuyor. Devam eden projeler için 2006 yılı sonuna kadar 1 milyar 801 milyon 514 bin YTL, 2007 yılı yatırımları için de 4 milyar 263 milyon 263 bin YTL harcama yapılacak.

Yatırım programında 332 proje ve yüzde 33 yatırım payı ile ikinci sırada yer alan hizmet sektöründe bu yılın sonuna kadar 417 milyon 814 bin YTL harcama öngörülürken, 2007'de 1 milyar 406 milyon 798 bin YTL, 2008'de 986 milyon 785 YTL, 2009'da 693 milyon 185 bin YTL, 2010'da 31 milyon 635 bin YTL, 2011'de de 20 milyon 885 YTL harcama yapılacak. 332 projeden 117'sini etüd proje, 51'ini devam eden proje, 164'ünü de yeni projeler oluşturuyor. Bu sektördeki yatırımlar arasında veterinerlik, harita, planlama ve imar hizmetleri, kültür-sanat merkezleri ve hizmet binaları inşası, katı atıklar ve tarihi çevreyle ilgili projeler yer alıyor.

DİĞER YATIRIMLAR
Yatırım programında yüzde 2 paya sahip 9 altyapı projesi için toplam 152 milyon 950 bin YTL yatırım öngörülüyor. Bu yılın sonuna kadar 26 milyon 600 bin YTL, 2007 yılında 84 milyon 550 bin YTL, 2008 yılında da 41 milyon 800 bin YTL harcamanın öngörüldüğü altyapı sektöründe 5 yeni proje kapsamında dere ıslahları yer alırken, 4'ünü ise diğer altyapı yatırımları oluşturuyor. Yatırım programında 108 proje ile yüzde 6.3 paya sahip olan rekreasyon yatırımları için toplam 544 milyon 933 bin YTL harcama öngörülüyor. Bu harcamaların 175 milyon 357 bin YTL'sini bu yıl yapılan yatırımlar oluştururken, 2007'de 267 milyon 526 bin YTL, 2008'de 101 milyon 950 bin YTL, 2009'da da 100 bin YTL harcama öngörülüyor. AA

YATIRIMIN YARISI ULAŞIMA
Yatırım programında ulaşım sektöründe 116'sı yeni toplam 223 proje yer alıyor. Projeler arasında raylı sistemler, tünel yol, viyadük, köprü, kavşak ve yol inşaatları ile bakım ve onarımlar bulunuyor.

Devam eden raylı sistem yatırımları arasında İstanbul Metrosu Taksim-Unkapanı ile Unkapanı-Yenikapı arası inşaatının yanı sıra 70 adet muhtelif metro ve tramvay aracı temini için 158 milyon 198 bin YTL, İstanbul Metrosu Taksim-Yenikapı arası elektromekanik sistemler temin montaj ve işletmeye alma işleri için de 396 milyon 900 bin YTL dış kredi kullanılacak.

Yatırım programında, projesi tamamlanan ve 2007 yılında başlayıp 2010 yılında bitirilmesi planlanan yeni raylı sistem hatlarından Bakırköy-Beylikdüzü hafif metro sistemi inşaatı ve elektromekanik işleri, 1 milyar 87 milyon 800 bin YTL dış kredi ile yapılacak.

alkazar
08-10-2007, 09:11
Türkiye, 'havyar üreten ülke' oluyor
Kılıç Deniz, kültür balığı, havyar, et, süt ve tavuk eti üretimi için 3 yılda 250 milyon dolarlık yatırım yapacak


Bodrum'da bulunan tesislerinde 17 bin ton kültür balığı ve 100 milyon adet yavru balık üretme kapasitesi ile Akdeniz'in en büyük balıkçı firması Kılıç Deniz'in sahibi Orhan Kılıç, yeni yatırımlarla et, süt, tavuk eti ve havyar üretmeye hazırlanıyor.
22 ülkeye balık ve yavru balık satan Orhan Kılıç, 2010 yılına kadar 250 milyon dolarlık yatırım yaparak ürün yelpazesini genişletecek.
Orhan Kılıç, yeni yatırımlar konusunda şöyle konuştu:
"Muğla'da balık tarlasında havyar üreteceğiz. Şu anda anaç mersin balıklarımız özel havuzlarda büyüyor. Bunların yumurtalarından çıkacak balıklardan havyar elde edeceğiz. Muğla'da yaptığımız yatırımla, mersin balıklarını açık arazide hazırladığımız toprak havuzlarda büyüterek sezaryenle onların yumurtalarını alacağız. Böylece Türkiye, İran ve Rusya gibi havyar üreten bir ülke olacak."


Avustralya'dan inek geliyor
Kırmızı et ve süt işine de girmeye karar veren Orhan Kılıç, bu konuda da Muğla'da yatırım yaptı. 1000 başlık bir büyükbaş besi tesisi kuran Kılıç, "Avustralya'dan ithal ettiğimiz 480 adet damızlık inek gemiyle yola çıktı, geliyor. İneklerin tanesini, nakliye dahil 2 bin 500 dolara aldık" dedi.
Orhan Kılıç, Mersin'de yaptığı yatırımla açık denizdeki kafeslerde çipura ve levrek balığı yetiştirecek. Adana'da 100 bin ton/yıl kapasiteli bir balık yemi fabrikası kuran Orhan Kılıç, Kahramanmaraş'ta yatırım yapıyor. Kılıç, Kahramanmaraş'ta barajda alabalık üretecek.

Ege'nin suyuyla balık kralı oldu

Bodrum'da mandalina üreticisiyken ağaçlar kesilip villalar inşa edilince 1991'de balıkçılığa başlayan Orhan Kılıç, yılda 10 bin ton balık üretiyor, ABD'den Avrupa'ya kadar pek çok ülkeye balık satıyor.
Geçen yıl 10 bin ton balık, 60 milyon adet balık yavrusu üreten Avrupa'nın en büyük entegre balık üretim şirketi Kılıç Deniz, 100 milyon dolar ciro elde etti. Bu yılki hedeflerinin 16 bin ton balık üretimi ve 150 milyon dolar ciro olduğunu kaydeden Kılıç, üretimin yüzde 60'ını yurtdışına sattıklarını söyledi.
16 yıl önce Gölköy'de yılda 50 ton kültür balığı üreterek işe başladığını belirten Orhan Kılıç, "Mandalina bitince balıkçı oldum. En önemli girdimiz Ege Denizi'nin suyu" dedi. Kılıç şöyle devam etti:
"Çipura ve levrek balığı üretimimiz geçen yıl 10 bin tona ulaştı. Fransa'nın yavru balık üretimi 100 milyon adet, bizim üretimimiz ise 60 milyon adet. Çalışan sayımız 800. Geçen yıl Ege Bölgesi ihracat birincisi olduk. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, İsrail ve Ortadoğu ülkelerine balık satıyoruz."


16 balık çiftliği var
Kılıç Deniz şirketi, dünyanın en büyük yavru balık kültür balıkçılığında dünyada söz sahibi olan Yunanistan'ın yavru balık ihtiyacını da karşılıyor. Firmanın 40 adet irili ufaklı teknesinin yanı sıra, tek seferde 2 milyon adet yavru balık taşıyan bir de gemisi var. Türkiye'nin balık ihracatının yarısını Kılıç Deniz firması yapıyor.
Şirketin çatısı altında kurulan Kılıç Deniz Ürünleri'nin ise Bodrum yöresinde değişik kapasitelerde 16 balık çiftliği var. Bu çiftliklerin yıllık 16 bin ton balık ve 150 milyon adet yavru kapasiteleri bulunuyor. Orhan Kılıç kültür balıkçılığı hakkında şu bilgileri verdi: "Tüm dünyada kültür balıkçılığı hızla gelişiyor. Türkiye de bu konuda yatırım yapmalı. Dış pazarda satış sıkıntısı çekmeyiz. Kültür balıkçıları olmasa 5 yıldızlı oteller yaz aylarında kilosu 50 YTL'ye bile balık bulamazlar."
Mersin ve Kahramanmaraş'ta yeni balık çiftlikleri kuracaklarını açıklayan Kılıç, bu tesislerin devreye girmesiyle kültür balıkçılığında dünya lideri olmayı planlıyor.

Mudurnu'yu satın aldı, balık marketleri kuruyor

Bolu'daki Mudurnu Tavukçuluk tesislerini 16 milyon YTL ödeyerek satın alan Kılıç bu konuda da şöyle konuştu:
"140 bin metrekare kapalı alana sahip olan bu tesisi, 10 milyon YTL harcayarak yeniledik. Tesis, şubat ayında günlük 20 bin adet kesimle faaliyete geçecek. Daha sonra 25 milyon YTL harcayarak günlük kapasiteyi 70 bin adede çıkaracağız. Kanatlı sektöründe 3 yıl içinde ilk üç firma arasına girmek istiyoruz."
Şu anda Bodrum'da açtığı iki balık markette perakende satış yapan Orhan Kılıç, yeni yatırımlar tamamlanınca balık, havyar, et, süt, yumurta ve piliç eti satan özel bir market zinciri kurmayı planlıyor.

alkazar
08-10-2007, 19:07
sabancı holding ve avusturyalı verbund ortaklığındaki enerjisa,
bandırma'da kurmayı planladıkları 919 megawatt (mw) kapasitedeki doğalgaz santralı projesinin anahtar teslimi yapımı işi
için öncelikli teklif sahibi olarak a-tec power plant systems ag -mitsubishi heavy industries
konsorsiyumunu seçtiğini açıkladı.
enerjisa'dan yapılan açıklamada, "enerjisa, bandırma doğal gaz santralı’nın 2010 yılında faaliyete geçebilmesi için
gerekli olan ekipman ve mühendislik kapasitelerini a-tec pps-mitsubishi heavy industries konsorsiyumu nezdinde rezerve
ederek projenin en kısa sürede tamamlanmasını güvence altına alıyor" denildi ve santral için epdk'ya başvuru yapıldığı
belirtildi.
sabancı ve verbund, enerjisa ile türkiye'deki elektrik enerjisi üretimi, dağıtımı, toptan ve perakende ticareti alanlarında
2015 yılında minimum yüzde 10 pazar payı ile yaklaşık 5,000 mw kurulu güce ulaşmayı hedefliyorlar. enerjisa ayrıca elektrik
dağıtım özelleştirmelerinde yer almak istiyor.
a-tec tarafından yapılan yazılı açıklamada santralin toplam değerinin 450 mln euro (634 milyon dolar) olduğu ve
a-tec'in hissesinin 315 milyon euro (443 milyon dolar) olduğu belirtildi.
"bu görüşmelerin karşılık amacı a-tec'in bu siparişi gelecek yıl ağustos'a kadar almasıdır" denilen açıklamada, a-tec'in
mühendislik, teslimat ve inşaat hizmetleri ile enerji santralinin devreye alınmasını üstleneceği, mitsubishi'nin ise gaz
türbinleri ve bir 300 mw buhar türbini sağlayacağı belirtildi.
sabancı holding enerji grup başkanı selahattin hakman bugünkü açıklamasında enerjisa'nın elektrik sektörünün
gelecekteki lideri olmak istediğini ve enerjisa olarak türkiye'nin enerji tedariki konusunda özellikle gelecek yıllarda içinde
bulunacağı kritik durumu gördüklerini ve bunu göz önüne alarak, "çok hızlı hareket etme ve en kısa sürede projelerin hayata
geçirilmesi sorumluluğunu taşıdıklarını" bildirdi.
hakman ayrıca, proje çalışmaları sürdürülen yerel kaynaklara dayalı enerjisa santrallarına ek olarak, bandırma doğalgaz
santralı ile türkiye’nin gelecek elektrik enerjisi ihtiyacını en verimli ve çevreyle uyumlu bir şekilde karşılamaya yönelik katkı
sağlanacağını vurguladı.
hakman, ağustos'taki açıklamasında, söz konusu 5,000 mw için toplam 2.7 milyar dolar civarında yatırım planlandığını
ve bu rakama bandırma santrali için ayrılan 600-700 milyon doların da dahil olduğunu söylemişti.
hakman, enerjisa olarak 2015'te türkiye'de tüketilen toptan ve perakende elektriğin de yüzde 10'unu kendilerinin
satmasını planladıklarını söylemiş ve "bu elektriğin de yüzde 80-85'ini kendimiz üretmek, kalanını da başka kaynaklardan
satın almak hedefindeyiz" demişti.
toplam 455.5 mw kurulu güce sahip enerjisa'nın 370 mw kurulu güçte 4 doğalgaz santralinin yanı sıra yeni satın aldığı ve
85.5 mw güce sahip 4 de hidroelektrik santrali de faaliyet gösteriyor. bunların dışında şirket eüaş'tan satın aldıkları 450
mw gücündeki tufanbeyli santralinde yerli linyit ile 2011-12 yıllarında üretim yapmaya başlayacak.
ayrıca halen inşa ve proje aşamasında olan ve toplamı 900 mw gücünde 10 hidroelektrik santralin de 2011-12'de devreye
alınması programlandı. şirket herbiri 30 mw'lik 2 adet rüzgar santrali de kurmak istiyor.
enerjisa'nın mevcut elektrik üretim maliyetlerinde doğalgazın payı yüzde 75 düzeyinde bulunuyor.

mtaskin1973
09-10-2007, 20:24
80 yıllık kiremitçi yeni yatırım yapacak

TÜRKİYE’nin en köklü ve en büyük kiremit üreticisi Kılıçoğlu 80’inci kuruluş yıldönümünü kutluyor. 80 yılda 2 milyar civarında kiremit üreten firma 80 yıllık sanayicilik macerasını ’Topraktan Marka Yaratmak’ adıyla kitaplaştırdı. Kılıçoğlu Yönetim Kurulu Üyesi Barış Özaydemir, "Eski fabrikamızın yerine de 50 milyon dolarlık yatırımla bir alışveriş merkezi kuracağız. Ayrıca kırmızı tuğla üretimi için de 15 milyon dolarlık bir yatırım planladık" dedi.

mtaskin1973
09-10-2007, 20:28
Sütaş Aksaray’da üretime başlıyor

09 Ekim 2007 Salı
Aksaray’a yatırım yapan Sütaş’ın yıllık 500 bin ton kapasiteli entegre süt tesisinin ilk ünitesi, aralık ayında üretime geçecek. Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Aksaray Grand Eras Otel’de yaptığı toplantıda, Entegre süt tesislerinin süt ve yem fabrikalarında

alkazar
17-10-2007, 21:53
Sabancı enerjide liderliğe oynuyor

Ahmet Dördüncü, Michael Pistauer ve Selahattin Hakman (solda sağa) Enerjisa'yı anlattı.

Avusturyalı Verbund ile ortak olan Sabancı Grubu, 2011 yılı sonuna kadar 2.5 milyar dolarlık enerji yatırımı yapacak.

Avusturyalı Verbund ile enerjide ortaklığı giren Sabancı Grubu 2011 yılı sonuna kadar 10'u hidroelektrik olmak üzere 12 santrala toplam 2.5 milyar dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.
Halen 455 megawatt kurulu güce sahip olan Sabancı grubu söz konusu yatırımı tamamladıktan sonra kurulu gücü 2 bin 750 megawatt'a çıkacak. Grup 2015 yılında ise 6.5 milyar dolarlık toplam yatırım tutarı ile 5 bin megawatt kurulu güce sahip olup sektörde lider konuma geçmeyi hedefliyor. Sabancı Holding ve Avusturyalı enerji devi Verbund'un ortak yatırımı olan Enerjisa'nın faaliyetleri hakkında düzenlenen toplantıya Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Sabancı Holding İcra Kurulu Başkanı Ahmet Dördüncü, Sabancı Holding Enerji Grubu Başkanı Selahattin Hakman ve Verbund İcra Kurulu Başkanı Michael Pistauer katıldı.


Liderlik hedefliyor
Toplantının açılış konuşmasını yapan Güler Sabancı, enerjinin kendileri için çok önemli ve öncelikli olduğunu söyledi. Toplantıda Enerjisa'nın yatırımları ve hedefleriyle ilgili bilgi veren Ahmet Dördüncü ise, 2015 yılında Türkiye'de enerji sektöründe lider kuruluş olmayı hedeflediklerini ve bu süreçte toplam 6.5 milyar dolarlık yatırımla 5000 megawatt kurulu güce ulaşacaklarını söyledi. Sözlerine 'Türkiye'ye inanıyoruz' diye başlayan Michael Pistauer ise Avrupa'da böyle bir ekonomik büyüme bulunmadığını buna karşın Türkiye'de kişi başına elektrik tüketiminin Avrupa'nın dörtte biri olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye'de çok büyük potansiyel var. Gerekirse 6.5 milyar dolarlık yatırımı artırabiliriz" diye konuştu. Pistauer, ertelenen özelleştirmelerin hatırlatılması üzerine, "Kısmi çözümler sektörün gelişimini önler" dedi.

alkazar
17-10-2007, 21:55
İtalyan döküm teçhizatı üreticisi danieli , türkiye'de iki
çelik tesisinin inşası için rusya'dan magnitogorsk iron and steel works ve türkiye'den
atakaş'ın oluşturduğu ortak girişim ile 374 milyon euroluk (531.2 milyon dolar) bir anlaşma
imzaladığını açıkladı.
danieli'nin dün yaptığı açıklamaya göre, planlanan tesislerde yıllık 2.4 milyon ton yassı ürün
üretilecek.

alkazar
20-10-2007, 12:32
Philips'ten yeni yatırım


Philips Türkiye ve Ortadoğu İcra Kurulu Başkanı Fridus Vest, Gebze'deki fabrikaya aydınlatma armatürü için 50 milyon avro yatırım yapacaklarını açıkladı.
Vest, "Sadece Türkiye pazarı için değil Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Avrupa'ya da bu fabrikadan ihracat yapılacak" dedi. Philips'in yeni televizyonu Aurea'nın tanıtımı nedeniyle düzenlenen toplantıda konuşan Vest, her zaman kârlılığını artırarak büyümeyi hedefleyen Philips'in büyüme oranının yüzde 7, Türkiye'deki büyüme oranınınsa yüzde 20 olduğunu söyledi. Vest, Türkiye'de son beş-altı yıldır çok pozitif gelişmeler yaşandığını, ekonomide istikrar sağlandığını, Philips'in de büyüdüğünü vurguladı.

arunnatal
20-10-2007, 13:14
İtalyan döküm teçhizatı üreticisi danieli , türkiye'de iki
çelik tesisinin inşası için rusya'dan magnitogorsk iron and steel works ve türkiye'den
atakaş'ın oluşturduğu ortak girişim ile 374 milyon euroluk (531.2 milyon dolar) bir anlaşma
imzaladığını açıkladı.
danieli'nin dün yaptığı açıklamaya göre, planlanan tesislerde yıllık 2.4 milyon ton yassı ürün
üretilecek.

Sayin Alkazar,

oncelikle harika bir topik oldugunu ifade etmek isterim, cok tesekkurler aktariyor oldugunuz bilgiler icin,

DANIELI uretim ussunu nerede kuracak? bununla ilgili bilginiz var mi?

selamlar,

natal,

alkazar
22-10-2007, 09:01
dünyanın en büyük çelik üreticisi arcelormittal ,
türkiye'de borusan ile 500 milyon dolarlık sıcak haddehane yatırımı yapacağını açıkladı.
açıklamada, yüzde 50-50 oranında ortak yatırımla yapılacak tesisin 2010 yılının ilk yarısında
faaliyete geçmesinin ve kapasitesinin 4.8 milyon ton olmasının planladığı belirtildi.
arcelormittal'in yönetim kurulu üyesi michel wurth yaptığı açıklamada, "türkiye'nin çelik piyasası
güçlü ve önümüzdeki 10 yılda, her yıl en az yüzde 6 oranında büyümesi bekleniyor" dedi

alkazar
22-10-2007, 09:17
Demir çelik üreticisi MKK-Atakaş, İtalyan inşaat şirketi Danieli'ye Türkiye'de iki fabrika kurulması için 374 milyon euro tutarında sipariş verdi.
Danieli'den yapılan açıklamaya göre, İskenderun kurulacak yılda 2.4 milyon ton çelik üretim kapasiteli fabrika ile İstanbul'da kurulacak boyama fabrikasının mühendislik, makina ve elektrik ekipmanları Danieli tarafından sağlanacak.
Rusya merkezli Magnitogorsk ile Türkiye'den Atakas, MKK-Atakaş ortaklığı ile Türkiye'de demir çelik sektörüne yatırım kararı almışlardı.


Sayin Alkazar,

oncelikle harika bir topik oldugunu ifade etmek isterim, cok tesekkurler aktariyor oldugunuz bilgiler icin,

DANIELI uretim ussunu nerede kuracak? bununla ilgili bilginiz var mi?

selamlar,

natal,

alkazar
22-10-2007, 09:23
Erdemir ve Borcelik sirketlerinden sonra Icdas sirketi de Turkiye'de yassi celik uretmek icin yatirima basladi.

"SEKTÖRLER | METAL, METAL İŞLEME SANAYİİ
İÇDAŞ 1 milyar dolarlık yatırımla yassı çelik üretecek

Türkiye'nin Ereğli Demir Çelik tesislerinden sonra ikinci büyük çelik üreticisi olan İÇDAŞ, Çanakkale Biga'da yassı çelik üreteceği dev tesisler için 1 milyar 166 milyon dolarlık yatırım yapıyor. Halihazırda 450 milyon dolarlık yatırımı gerçekleştiren İÇDAŞ, 2009 sonuna kadar tüm yatırım işlemlerini tamamlamayı planlıyor. Kurulacak tesiste yılda 2 milyon ton yassı çelik üretilmesi ve bu sayede 500 milyon dolar olan ihracatın 1 milyar 100 milyon dolara çıkarılması bekleniyor. Şirket 2005 yılını 1 milyar 329 milyon YTL ciroyla tamamladı.
1930'larda Haliç'te gemi tamiri ve servisi yapmak amacıyla kurulan İÇDAŞ'ın Genel Müdürü Bülend Engin, Biga'da yapılan yatırımın bölgede 7500 kişiye yeni istihdam sağlayacağını, nakliye ve diğer taşeronluk hizmetleriyle bu rakamın 10 bini bulacağını söylüyor. İÇDAŞ, yeni tesislerinde elektrik ihtiyacını da kendi santralından karşılamayı planlıyor ve bunun için Biga'da 118 MW kurulu güçte akışkan yataklı bir kömür santralını 1 Kasım 2005'te işletmeye açtı. Kendi kaynaklarıyla ayakta durmayı tercih ettiklerini belirten Engin, "Türkiye gibi ülkelerde yatırımlar risk taşıyor. Biz mümkün olduğunca özkaynak kullanmaya özen gösteriyoruz ve krediden kaçınıyoruz" diyor. Biga'daki yeni tesiste yassı çelik üretiminin dışında yılda 10 gemi inşa edebilecek bir tersane kurulması da planlanıyor.
Güneşli tesisi devreden çıkarılacak
Bu arada İÇDAŞ, zaman içerisinde İstanbul Güneşli'de çarpık kentleşme sonucu evlerin arasına sıkışan tesisini devreden çıkarmayı planlıyor ama bunun için belirlenmiş bir tarih ya da plan yok. Bülend Engin, "İstanbul Haliç’te tersanecilikle başlayan serüven, şehrin ve göçün zorlaması ile İstanbul Güneşli ve Tuzla’da devam etti. Halen Çanakkale'nin Biga ilçesi Değirmencik Köyü'nde bu zorunlu endüstriyel göçün devamı yaşanmakta. Bu zorunlu taşınmaların sona ermesini talep ediyoruz. Devletimizden hiçbir destek almadan günün gerektirdiği sanayileşme ve büyüme ufkuna hizmet edecek bir alanda kaynaklarımızı göçe ve taşınmaya değil ekonomiye aktarmak istiyoruz" diyor. İstanbul Sanayi Odası'nın "500 Büyük Sanayi Kuruluşu" listesinde ilk 15'te yer bulan firma, Dış Ticaret Müsteşarlığı verilerine göre Türkiye'nin en fazla ihracat yapan kuruluşları sıralamasında 2004'te 9., 2005'te ise 13. sırada yer aldı."

alkazar
22-10-2007, 09:26
--------------------------------------------------------------------------------

Ekonomide hizli buyume ve insaatda fevkalade talep/arz patlamasi cimento sanayisinde bircok yeni buyuk-olcekli cimento fabrikalarin yatirimina neden oldular. Su an Sanko (Kahramanmaras'ta; 3.3 milyon ton), Kipas (Kahramanmaras'ta; 2 milyon ton), Soyak (Kirklareli'nde; 2 milyon ton) ve Icdas (Canakkale'de; 2,5 milyon ton) sirketleri her biri 2-3 milyon kapasiteli cimento fabrikalarin yatirimini surduruyorlar. Bu fabrikalar tamamlandiginda, Turkiye'nin cimento uretim kapasitesine hemen 10 milyon ton eklenecek.

ÇİMKO’nun inşaatı sürüyor
SANKO Holding’in inşaat sektöründeki şirketi ÇİMKO Çimento ve Beton Sanayi Ticaret A.Ş., Kahramanmaraş’ın Pazarcık İlçesi’ne bağlı Narlı Beldesi’nde günlük 10 bin ton çimento üretim kapasiteli fabrika kuruyor.
İnşaatına 2006 Haziran ayında başlanan çimento fabrikasının, 13 ayda tamamlanarak üretime geçirilmesi öngörülüyor. Tek hatta; diğer bir ifade ile tek fırında, Türkiye’nin en büyük kapasitesine sahip olacak fabrikanın inşaatında ve montajında 850 kişi istihdam ediliyor.
Sektördeki son teknoloji makineler kullanılan fabrika, doğaya saygının da ifadesi ve sembolü olacak. Çevresel etkilere duyarlı projelendirilen fabrikadaki tüm büyük torbalı filtreler, AB normlarının çok altında toz emisyonuna göre dizayn edildi.
ÇİMKO Çimento’nun, Adıyaman ve Bartın çimento fabrikaları ile Türkiye çimento sektöründe yüzde 2.5 olan payı, Kahramanmaraş - Narlı Çimento Fabrikası’nın devreye alınması ile yüzde 7’yi geçecek."




KÇS holdingimizin Çimento ve Klinker fabrikasıdır. Tesis şu an inşaat halindedir. Yaklaşık 120 milyon dolara mal olması beklenen tesis, yıllık 1 milyon 500 bin ton klinker ve 2 milyon ton da çimento üretim kapasitesine sahip olacaktır. Yatırımın 2007 yılının sonunda devreye sokulması planlanmaktadır. Tesiste yaklaşık 200-250 kişi istihdam edilebilecektir.
ÇEVREYE SAYGI
KÇS çimento fabrikası planlanırken çevre dostu bir tesis olarak planlanmıştır. Bacalara takılacak filtre sistemleri ile zararlı tozların çevreye yayılması engellenecektir".


Kısa Şirket Tanıtımı
Tracim Çimento San.A.Ş , Soyak Holding A.Ş ve TBS Taşıma Beton ve Ürünleri A.Ş ortaklığıdır. Kırklareli İli, Vize İlçesi, Evrencik Köyü, Papazpınarı Mevkiinde yer alacak olan entegre çimento fabrikası yıllık 1,650,000 ton klinker üretim ve 2,000,000 ton çimento üretim kapasitesine sahip ve teknolojik açıdan full otomasyon sistemli ve sektörünün en modern fabrikalarından biri olacaktır.Yaklaşık 180 personelin çalışacağı tesis de tüm hammaddeler kapalı stokhol içinde ve otomatik karışım (online analizör) esasına göre istiflenecektir.
Kapasite açısından Türkiye nin ilk 10 u arasına girecek olacak fabrikamız şuan yatırım aşamasında olup,2008 yılında devreye girmesi planlanmaktadır.
Yeni kurulmakta olan 5000 t/g kapasiteli Çimento fabrikasının montajında,montaj sonrası devreye alınmasında,devreye almadan önceki hazırlıkların planlanması ve yapılmasında,montaj sonrası bakım onarım işlerinde görev verilecektir.

alkazar
22-10-2007, 09:53
Yıltaş'tan 250 milyon dolarlık golf tesisi
Yıltaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım, Bodrum’da 250 milyon dolarlık yatırımla 3 bin dönümlük bir arazi üzerine 3 adet golf sahası ve 3 bin konut yapacaklarını açıkladı.
Yıldırım, Şile’de faaliyete geçen Dememan Oteli’nin açılışı sırasında gazetecilere, Yıltaş’ın önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği yatırımlara ilişkin bilgi verdi. Bodrum’daki Uyku Vadisi denilen alanda, çok geniş bir golf tesisi kurmayı amaçladıklarını belirten Yıldırım, 250 milyon dolara mal olacak proje kapsamında 3 golf tesisi ve 100-200 metrekare büyüklüğünde 3 bin konut inşa edeceklerini kaydetti.
Yıldırım, toplam 3 bin dönümlük arazinin bin 500 dönümünün golf alanları için, geri kalan bin 500 dönümünün ise konut alanı olarak düşünüldüğünü ifade etti. Yıldırım, 250 milyon dolarlık yatırımın 100 milyon dolarının golf tesislerine, 150 milyon dolarlık kısmının ise villaların yapımına harcanacağını da sözlerine ekledi.
Yıldırım, proje aşamasındaki tesisin Milas Havaalanı’na 14 kilometre uzaklıkta olacağını ve içinde bir otel de bulunacağını belirterek, çevre otellere de golf kulübü için üyelik verileceğini söyledi. Projenin hayata geçirilmesi için yabancı bir firmayla işbirliği yapabileceklerini dile getiren Yıldırım, şöyle konuştu:
"Görüştüğümüz birkaç firma var. Bunların arasında Kazak şirket de var, İspanyol şirket de. Ama şu an en sık görüştüğümüz ve olma ihtimali yüksek olan İspanyol firma. Bu firmayla anlaşma sadece yapım aşamasında olacak. Ama işletme için de yine yabancı bir şirketle ortaklık düşünüyoruz. Dünya çapında 30-40 ülkede golf tesisi bulunan, dünyada golf işletmeciliği yapan şirketler var. İşletme için bu şirketlerden biriyle ortaklık düşünüyoruz."

mtaskin1973
23-10-2007, 00:35
Meiller, Doğuş Otomotiv ile Türkiye’de üretime başlayacak

22 Ekim 2007 Pazartesi 17:35
İSTANBUL -ANKA- Doğuş Otomotiv ve Avrupa’nın damper ürünleri konusunda uzman kuruluşu F. X. Meiller arasında, Sakarya’da tesis hariç yapacağı 4 milyon Euro’luk yatırım ile 2008 yılında Türkiye’de üretime başlamak üzere anlaşma imzaladı.
Anlaşmaya göre, Türkiye’de kamyon üzeri ve semi-treyler damper üretimi gerçekleştirmek üzere yüzde 51’i Meiller, yüzde 49’u Doğuş Otomotiv hissedarlığında bir limited şirket kurulacak ve Sakarya’daki fabrikada 2008 Ocak ayında üretim başlayacak. Gayrimenkul hariç, yaklaşık 4 milyon Euro’luk yatırımla Sakarya 1. Organize Sanayi Bölgesinde kurulacak üretim tesisinin yıllık kapasitesi başlangıçta 3 bin adet olarak belirlendi. Kamyon üstü damper ve semi-treyler damper üretimi yapılacak fabrikada, Avrupa standartlarında metal şekillendirme, boyama ve montaj bölümleri de yer alacak.

“DÜNYA STANDARTLARINDAKİ İLK YATIRIMIMIZ”
Doğuş ve Meiller’in ortaklığına ilişkin düzenlenen imza töreninde konuşan Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar, ortaklık çerçevesinde yatırımlarının Sarkarya’da yapacaklarını belirterek, şirket olarak otomotivin değer zincirinin her halkasına yatırım yapacaklarını söyledi. Bunun en önemli ayağını Meiller ile yaptıkları ortaklığın oluşturduğunu vurgulayan Acar, Meiller’in ağır vasıta ve inşaat sektöründe önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. Türkiye’de inşaat sektörünün önemli bir yere gelmesinin Meiller’le işbirliğine gitmeye götürdüğünü vurgulayan Acar, Sakarya’daki fabrikanın Avrupa standartlarında üretim yapacağını kaydetti.

ÜRETİMİN YÜZDE 90’I İHRACATA YÖNELİK
Acar, “Dünya standartlarındaki ilk yatırımımız. Dünya standartlarında damper üretiminde Ortadoğu ve Balkanların en büyük üretim tesisine sahip olacağız. Üretimimizle inşaat sektörüne önemli katkımız olacak” dedi. Acar, fabrikadaki üretimin yüzde 90’ının ihracata yönelik olacağını kaydetti.

140 KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK
Acar, sorular üzerine, ağır vasıta sektörünün Türkiye’de gelişme kapasitesinin çok yüksek olduğunu belirterek, artan nüfus ve inşaat sektörünün gelişmesiyle birlikte ağır vasıtaya ihtiyacın daha çok olacağını ifade etti. “Bu sektörün hızlı bir şekilde büyümesini bekliyoruz” diyen Aclan Acar, Doğuş Otomotiv’in ağır vasıtada ve tamamlayıcı ürünlerinde yer alacağını söyledi. Acar, ortaklıkla birlikte 140 kişilik bir istihdam yarattıklarını ifade etti.

“GÜÇLÜ PARADAN KORKMAMAK LAZIM”
Acar, doların düşmesi ve TL’nin değerlenmesinin sektöre etkisine ilişkin soruyu yanıtlarken, değerli TL’nin ihracata önemli katkı sunduğunu, otomotiv sektörünün ihracatının yılsonunda 20 milyar doların üzerine çıkacağını söyledi. Meiller ile ortaklıklarına ilişkin ise Acar, “Bizim yatırımımız sınırsız bir süreci ifade ediyor. Uzun dönemli bir ortaklığa imza atıyoruz. Döviz kuruna göre ise şirketimiz risk yönetimi yapıyor. Güçlü paradan korkmamak lazım. İlerde bu bizi daha güçlü kılar” dedi.

KRONE İLE İŞBİRLİĞİNDE YATIRIM EGE BÖLGESİNE YAPILACAK
Acar, gazetecilerin Krone ile yapacakları anlaşmayı sorması üzerine de, 35 milyon Euro yatırım öngörün bu anlaşmanın sonuçlanmak üzere olduğunu vurgulayarak, Krone ile ortaklıkları sonucu yapılacak yatırımın Ege Bölgesi ve İzmir civarında olacağını bildirdi.

İL ÜRETİM 2008 OCAK BAŞINDA
Meiller Yönetim Kurulu Başkanı Frank Hiller, ortaklıkla birlikte ağır vasıta sektörüne, inşaat alanında üstün kaliteli ürünler sunmayı ve sektör standartlarını yükseltmeyi hedeflediklerini söyledi. Doğuş ile ortaklıklarının uzun dönemli ve kapsamlı ihale çalışmalarının ardından yapıldığını vurgulayan Hiller, Meiller’in Avrupa’daki lider damper üretici olduğunu, aynı zamanda orijinal parça imalatçısı konumunda da bulunduğunu ifade etti. Hiller, “Ortaklık çerçevesinde 9 ay içerisinde uygulamaya başlamayı planlıyoruz. İmalatımızın ilkini 2008 Ocak başında planlıyoruz” dedi. Hiller, Türkiye’deki atık firmalarının ve belediyelerin yeni atık araçlarıyla çalışacaklarını vurguladı.
Sakarya’da damper gövdelerinin üretileceğini, bunların Meiller merkezine gönderileceğini, dağıtımın ise buradan gerçekleştirileceğini anlatan Hiller, Türkiye’yi bölgesinin üretim merkezi haline getirip, buradan İran ve Irak gibi ülkelere ihracat yapmayı planladıklarını söyledi. Hiller, “Türkiye bizim için önemli bir karar. Burada önemli bir damper pazarı bulunuyor. 5 yıl gibi bir süredir Türkiye’de pazarı takip ediyoruz. Türkiye’yi sadece Doğuş’la ortaklık vasıtasıyla Türkiye piyasasına hitap eden bir üretim yeri değil, üretim merkezi olarak düşünüyoruz. Yüksek kalitedeki ürünlerimizle sadece Türkiye pazarını değil, bölge ülkelerini de hedefliyoruz. Sakarya’da üretilecek üst yapıları Avrupa’daki fabrikalarımıza da yollayacağız” diye konuştu. Hiller, Sakarya ve Türkiye’yi bu yatırımla bölgesinde üretim merkezi haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Meiller Genel Müdürü Tolga Senyücel ise, Türkiye’de üretimde de varlık göstermek istediklerini, Doğuş ile ortaklığın bu halkanın ilk zincirini oluştuğunu ifade ederek, Türkiye’de yaklaşık olarak 7-8 bin damper üst yapı ve alt yapı pazarı bulunduğunu kaydetti. Senyücel, Türkiye’nin ekipman sektörünün Ortadoğu ve Rusya’nın dahil olduğu bölgede en büyük 4. pazara sahip olduğunu dile getirerek, “Meiller olarak aktif 3.5 aydır satış yapıyoruz. 100 adet damper satışı yaptık, yılsonuna kadar 50 adet ilave satışımız var” dedi.
Doğuş Otomotiv CEO’su Ali Bibaloğlu da, Sakarya’daki fabrikada kamyon şaseleri üzerine direk montajı sağlayacak yüksek bir teknolojinin kullanılacağını kaydetti

alkazar
23-10-2007, 05:23
Gemlik'e 500 milyon dolarlık sac yatırımı
Dünya çelik devi ArcelorMittal ve Borusan Holding, Gemlik'te 500 milyon dolarlık sıcak haddeleme tesisi kuruyor. 2010'da sıcak sac üretimi başlayacak

Hintli Mittal ve Lüksemburglu Arcelor'un birleşmesiyle oluşan dünyanın en büyük çelik üreticisi ArcelorMittal ile Borusan Holding, 500 milyon dolar yatırımla Türkiye'de bir 'sıcak haddeleme tesisi' kurma kararı aldı. Tesiste sıcak haddelenmiş sac üretilecek.
Yüzde 50 ortaklıkla Borusan'ın Gemlik tesislerinde yapılacak olan yatırımın, 2010 yılı ortasında üretime başlaması planlanıyor. Tesis, yılda 4.8 milyon ton sıcak sac üreterek 3 milyar dolarlık ciro yaratacak. 2012'de tam kapasiteye ulaşacak tesisin 2015'te pazarın yüzde 20 - 25'ine sahip olması bekleniyor. Tesis 450 kişilik istihdam yaratacak.
ArcelorMittal Grup İcra Kurulu Üyesi Michel Wurth, gelecek 10 yıl boyunca Türk çelik pazarının yılda ortalama yüzde 6 büyüyeceğini belirterek, "Yatırım, Türkiye'nin artan ihtiyaçlarına cevap vermek için" dedi. Yatırım kararının açıklandığı toplantıda konuşan Wurth, ArcelorMittal'in çelik sektöründe lider olduğunu, 314 bin çalışanıyla bu yılın ilk yarısında 55.7 milyon ton ham çelik ürettiğini söyledi.


'Cari açık düşecek'
Borusan Holding Başkanı Ahmet Kocabıyık da, yeni tesis sayesinde Borçelik ve boru şirketleri için ithal ettikleri hammaddeleri kendilerinin üretebileceğini ve bu durumun Borusan içinde ciddi sinerji yaratacağını ifade etti.
Yatırımın Türkiye'nin cari açığına da olumlu katkı yapacağını dile getiren Kocabıyık, "Daha önce ithal ettiğimiz sıcak sac ile bundan sonra ithal edeceğimiz 'slap' arasında 100 dolar fark var. Bu da 5 milyon tonda 500 milyon dolar eder. Cari açık 50 milyar dolar olduğuna göre, cari açığı yüzde 1 kapatabileceğiz" dedi.


450 kişilik istihdam
Tesiste yurtdışından temin edecekleri yüksek fırında işlenmiş çelik kütlesini sıcak haddelenmiş saca dönüştüreceklerini ve hammaddenin çoğunu ArcelorMittal'den temin edeceklerini vurgulayan Borusan CEO'su Agah Uğur ise, "Toplam üretimin yarısını kendimiz kullanabiliriz. Otomotiv, genel endüstri ve boru sektörüne hizmet vereceğiz. Üretimin yüzde 15'ini de ihraç edeceğiz. Tesis Borçelik'in yanına kurulacak" diye konuştu.


Erdemir hisseleri yüzde 8 düştü

Yatırım kararı sonrası, Erdemir hisseleri yüzde 8 civarında geriledi. Yatırımın, Erdemir'e rakip bir gücün ortaya çıkması şeklinde yorumlandığı belirtildi.
Agah Uğur, sıcak sac üretimini Türkiye'de sadece Erdemir'in yaptığını ancak Erdemir'in kapasitesinin talebi karşılamadığını söyledi.
Bu yıl Türkiye'nin sıcak sac ihtiyacının 8 milyon ton, üretimin 4 milyon ton olacağını vurgulayan Uğur, "Kalanı ithal ediliyor. Yatırım, arz eksiğini kapayacak" dedi.
Michel Wurth ise, yatırımın Erdemir'e karşı bir karar olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, "Erdemir'e son derece saygı duymaktayız. Biz Erdemir'de hâlâ hisse sahibiyiz. Erdemir'in başarısı bizi mutlu eder" dedi.

alkazar
23-10-2007, 05:24
Balığa 200 milyon dolar yatıracak

Kılıç Holding, Adana, Mersin ve Kahramanmaraş'a alabalık, çupra ve levrek üretimi ile yem sanayisinde toplam 200 milyon dolarlık yatırıma hazırlanıyor.
Kahramanmaraş'ta kurulan ve üretim kapasitesi yıllık 3-4 bin ton olan alabalık üretim tesislerini 13 bin 500 ton ile tam kapasite çalıştırmayı planlayan holding, Mersin'e yıllık 30 bin ton kapasiteli çupra ve levrek üretim tesisi, Adana'ya ise yıllık 100 bin ton kapasiteli yem fabrikası kuracak.
Kılıç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Kılıç, Adana'da balık yeminin yanı sıra tavuk yemi de üreteceklerini belirtti. Kılıç, "Mudurnu'yu almamız nedeniyle doğan tavuk yemi ihtiyacımızı buradan karşılayacağız" dedi.

alkazar
24-10-2007, 07:35
GAP'a 'Milyoner Fabrikası' banka da geliyor
GAP'a yatırım yapmak isteyenler arasına İtalyanlardan sonra 28 milyar dolarlık fon yöneten Avustralyalı yatırım bankası Macquarie da katıldı

GAP'ı gıda üretim üssü yapmak için 2 milyar avroluk yatırıma hazırlanan İtalyanların ardından 28 milyar dolarlık fon yöneten Avustralya'nın en büyük yatırım bankası Macquarie de geliyor.
Macquarie, Doğu Avrupa için ayırdığı 8 milyar dolarlık yatırım portföyünden GAP'a da yatırım yapmayı planlıyor. Dünyanın en kârlı yatırım bankalarından olan Macquarie, yöneticilerini astronik primlerle zengin ettiği için 'Milyoner Fabrikası' olarak adlandırılıyor. GAP İdaresi Başkanı Muammer Yaşar Özgül, yatırım faaliyetleri hakkında bilgi verdi.

Mermercilikle ilgileniyorlar
Bir süredir Japonya, Çin, ABD, Hindistan, Malezya, Endonezya, Güney Kore, Fransa, Almanya, Yeni Zelanda gibi ülkelerde gerçekleştirdikleri GAP'ı tanıtım etkinliklerinin meyvelerini vermeye başladığını anlatan Özgül, son olarak Avustralya'da yatırımları bulunan Avustralya-Türk Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Ali Karamemiş'in de yönlendirmesiyle, bu ülkenin en büyük yatırım bankası olan Macquarie'yi Türkiye'ye davet ettiklerini belirtti.
Bu bankanın Doğu Avrupa'daki yatırım olanaklarını değerlendirmek için bölgeye 8 milyar dolarlık fon ayırdığını kaydeden Özgül, bu paranın önemli kısmını Türkiye'de kullanmak istediklerini söyledi. Avustralyalı yatırım heyetinin Ankara'da beş bakanla Türkiye'de yatırım olanaklarını görüştüklerini anlatan Özgül, Diyarbakır'da da GAP bölgesinde yatırım olanaklarını araştırdıklarını belirtti.
Avustralyalıların madencilik yatırımlarıyla yakından ilgilendiklerini, bu çerçevede Diyarbakır'ın mermercilik potansiyelini değerlendirmek istediklerini ifade eden Özgül, GAP bölgesinde şu ana kadarki yabancı yatırım toplamının 1 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Özgül, ABD ve Alman firmalarının başı çektiği yabancı yatırımcıların daha çok gıda ve tarıma dayalı sanayiye yatırım yaptıklarını söyledi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya da Avustralyalılar'ın önceki gün Diyarbakır'da gerçekleştirdikleri temasların olumlu geçtiğini, gelecek hafta tekrar gelerek daha detaylı görüşmeler yapacaklarını anlattı.
Kaya, Diyarbakır'da Alman ve Hollanda firmalarının da inşaat teknolojisi alanında yatırım planladıklarını belirterek, son zamanlarda kentteki yatırımlarda yaşanan hareketlenme nedeniyle birinci organize sanayi bölgesinin dolmak üzere olduğunu, ikinci için başvuru yapmaya hazırlandıklarını kaydetti.


Kilis'te gıda üssü
İtalyan Gıda Üreticileri Birliği de bir süre önce GAP'taki tarım potansiyelini değerlendirmek üzere Kilis'i gıda üretim üssü haline getirecek bir yatırım kararı aldı. Kilis'te kurulacak organize sanayi bölgesinde tarımsal sanayiye dönük 80 fabrika kurmayı planlayan İtalyan gıda üreticileri, ilk etapta 2 milyar avroyu bulacak yatırımları Türklerle yüzde 50-50 ortaklıkla gerçekleştirecekler.


1.2 milyar YTL kamu yatırımı
GAP İdaresi Başkanı Muammer Yaşar Özgül, 2002'den bu yana Türkiye'deki toplam kamu yatırımlarının yaklaşık yüzde 7'sinin GAP bölgesine ayrıldığını, bu çerçevede 2007'de 1.2 milyar YTL tutarında yatırım gerçekleştiğini söyledi. Gelecek yıl da 1 milyar YTL'nin üzerinde yatırım beklediklerini kaydeden Özgül, GAP'ta şu an kamu yatırımlarıyla 263 bin hektar alanın sulama imkânına kavuştuğunu anlattı.
Çiftçilerin kendi olanaklarıyla ve yeraltı sularıyla birlikte sulanan alanın 500 bin hektara ulaştığını belirten Özgül, GAP'taki sulama projelerinin tamamlanmasıyla toplam 1.8 milyon hektar alanın suya kavuşacağını açıkladı. Özgül, son yıllarda GAP bölgesindeki yatırımların istihdamı da olumlu etkilediğini aktardı. Özgül, 2002'de 10 işçi ve üzerinde çalıştıran imalat sanayisi işyeri sayısının yüzde 80 artttığını söyledi.

alkazar
25-10-2007, 10:02
TSKB VE YKB'den HES projelerine 48 milyon dolarlık kredi

Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş (TSKB) ve Yapı Kredi Bankası, Tektuğ Elektrik Üretim A.Ş'nin Adıyaman ve Kahramanmaraş'taki hidroelektrik santrali (HES) projeleri için 48 milyon dolar tutarında kredi sağladı.
TSKB'den yapılan yazılı açıklamada, Tektuğ Elektrik Üretim A.Ş'nin Adıyaman'ın Karanlık Deresinde inşa edeceği Erkenek ve Kahramanmaraş'ın Keşiş Çayı üzerinde inşa edeceği Andırın HES projeleri için, her iki bankanın yüzde 50 oranında pay ile yer aldığı, krediyle finanse edilecek barajlardan Erkenek HES (12 MW) projesinin 2008 yılında, Andırın HES (42 MW) projesinin ise 2010 yılında hizmete girmesinin öngörüldüğü bildirildi.

TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye'nin gündeminde önemli yer tutan yenilenebilir enerji kaynaklarından su, rüzgar ve jeotermal kaynaklara dayalı enerji tesislerine aynı anda finansman sağlayan ilk ve tek banka olarak, enerji projelerine artan oranda kaynak aktarmaya devam edeceklerini kaydetti.

alkazar
26-10-2007, 08:50
TSKB ve Akbank'tan enerjiye 66 milyon dolar kredi
TSKB ve Akbank, Enova Enerji Üretim A.Ş.’nin Ceyhan Nehri’nde inşa edeceği Ceyhan HES projesi için 66 milyon ABD Doları tutarında kredi sağladı.

Türkiye’nin ilk özel yatırım ve kalkınma bankası olan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası A.Ş. (TSKB) ve Akbank, hidroelektrik santrali (HES) projesi için 66 milyon ABD Doları tutarında kredi sağladı. TSKB'den yapılan yazılı açıklamada, Nurol ve Özaltın Grupları'nın ortak iştiraki konumundaki Enova Enerji Üretim A.Ş. firmasının, Ceyhan Nehri üzerinde inşa edeceği, 60 megavat kurulu güce sahip olacak Ceyhan HES projesi kredisinde, her iki bankanın %50 oranında pay ile yer aldığı; krediyle finanse edilecek baraj projesinin ise 2010 yılında hizmete girmesinin öngörüldüğü belirtildi.


TSKB Genel Müdürü Halil Eroğlu, TSKB'nin enerji projelerinin finansmanında çok deneyimli olduğunu ve bugüne kadar hidroelektrik, rüzgar ve jeotermal olarak toplam 30 enerji projesinin TSKB tarafından finanse edildiğini ya da edilmekte olduğunu belirtti. Eroğlu, TSKB’nin, üretimden dağıtıma, enerjinin farklı kollarından yatırım projelerine, artan oranda kaynak aktarmaya devam edeceğini söyledi.

alkazar
31-10-2007, 16:59
doğuş otomotiv'in bugün alman krone treyler firması ile imzaladığı ortak girişim
anlaşmasıyla kurulan ve 35 milyon euroluk yatırımla türkiye'de treyler üretecek olan krone doğuş treyler, üretime başlayacağı 2009 yılında 60
milyon euro, 2010 yılında ise 100 milyon euro ciro hedefliyor.
İzmir tire organize sanayi bölgesinde yüzde 49 doğuş grubu ve yüzde 51 krone ortaklığıyla mart 2008'de temeli atılacak tesis, iki
vardiyada yıllık toplam 10,000 treyler üretim kapasitesine sahip olacak ve yüzde 80 ihracat, yüzde 20 iç tüketim hedefiyle üretim yapacak.
İstanbul'da bugün yapılan imza töreninde konuşan doğuş otomotiv ceo'su ali bilaloğlu, türkiye'nin en büyük ve en modern treyler üretim
tesisi olacağını belirttiği tesiste en az yüzde 50 yerli ham madde kullanacağını ve böylece üretilecek katma değerin daha da artacağını
söyledi.
krone ile 2003'ten bu yana distribütör olarak çalışan doğuş otomotiv, 2006 yılında türkiye'de 810 adet satış yaparken, 2007'nin ilk 9
ayında 650 adetten fazla üretim yaptı ve yıl sonunda geçen yılın üzerinde satış gerçekleştirmeyi hedefliyor.
krone ceo'su jürgen föhrenbach, ihracatta güney ve doğu avrupa ve rusya gibi şirketin geleneksel pazarlarının kısa vadede türkiye
için de hedef olduğunu ve daha sonra suriye, irak gibi komşu ülkelere de girmeyi amaçladıklarını söyledi.
doğuş otomotiv krone marka genel müdürü tolga senyücel, almanya'daki treyler pazarının 11 milyar euroluk büyüklüğüne karşılık,
türkiye'de 500 ile 750 milyon euro arasında ve 6,000 adetlik bir pazar olduğunu ve bunun da önlerinde çok uzun bir yol olduğunu gösterdiğini
söyledi.
doğuş otomotiv yönetim kurulu başkanı aclan acar ise, şirket olarak araç üretimini de amaçladıklarını ve distribütörü oldukları
volkswagen'e teklif götürdüklerini ancak umutlu oldukları kararın volkswagen'e ait olduğunu belirtti.

alkazar
01-11-2007, 15:38
bosch, bursa'daki fabrikasına 2009 yılı sonuna kadar 28 milyon euroluk yatırım
yaparak türkiye'deki üretim faaliyetlerini genişletme kararı aldığını açıkladı.
şirketten yapılan yazılı açıklamada, söz konusu yatırımın benzinli motorlarda kullanılan benzin püskürtme valflerinin
üretiminin bursa'da gerçekleştirilmesi amacıyla yapılacağı belirtildi.
açıklamada ayrıca bosch'un bu yıl yaklaşık 900,000 adet benzin direkt püskürtme sistemi teslimatı gerçekleştirmeyi
planladığı vurgulandı ve 2010 yılında bu rakamın 2 milyon adedi aşmasının öngörüldüğü ifade edildi.
yazılı açıklamada görüşüne yer verilen bosch’un türkiye temsilcisi hermann butz, "amacımız, bursa’daki bosch
fabrikalarının 30 yılı aşkın üretim tecrübesini ve rekabetçiliğini benzin püskürtme sistemleri iş alanına da taşımak" dedi
ve ekledi: "ülkenin sürekli gelişen altyapısı, kalifiye ve deneyimli işgücümüz ve türkiye’deki kaliteli ve geliştirmeye açık
tedarikçilerin bilgisi, bu yatırım kararında önemli rol oynadı."
bosch grubunun türkiye pazarındaki cirosu 2006'da 667 milyon euro olmuştu. net toplam ciro ise 1.4 milyar euro
olmuştu.
bosch, türkiye’ de otomotiv teknolojileri, elektrikli ev aletleri, endüstriyel teknoloji ve ısıtma teknolojileri alanlarında
üretim gerçekleştiriyor. ayrıca elektrikli el aletleri, güvenlik sistemleri ve araç içi ses ve görüntü sistemlerinin de
satışını gerçekleştiriyor.

alkazar
01-11-2007, 16:18
Borçelik

Borçelik Türkiye'nin Erdemir'den sonra ikinci büyük yassı çelik üreticisi. Yılda 1 milyon ton yassı çelik üretiyor. Yassı çelik (halk arasında buna sac deniliyor) sanayi için çok önemli bir hammadde. Otomotivde, beyaz eşyada, radyatör, boru sanayiinde kullanılıyor. Yassı çeliğin bir bölümü de galvanizleniyor. Buna da halk arasında galvanizli sac deniliyor.
Önce, öğrendiğim kadarıyla, demir çelik üretimindeki aşamaları anlatayım. Demir cevheri entegre tesislerde (yüksek fırınlarda) eritiliyor. Kütük oluyor.
Kütük (yassı çelik için doğru adı ile "slab"), sıcak (yüksek ısıda) haddelenerek rulo haline getiriliyor. Buna "sıcak rulo" deniliyor. Sıcak rulo, soğuk haddelemeyle (ezilerek/preslenerek) belli inceliğe kadar indiriliyor. Buna da soğuk sac deniliyor.
Erdemir şimdilerde cevherden başlayarak yılda 4 milyon ton sıcak rulo üretiyor. Bir bölümünü kendi tesislerinde yassı çeliğe (saca) dönüştürüyor. Bir bölümünü sıcak rulo halinde satıyor.

Yassı çelik önemli bir ürün
Erdemir'den sonra Türkiye'de yassı çelik (soğuk sac) üretmek için kurulan ilk tesis Borçelik. Borçelik tesislerinde sıcak ruloyu haddeleyerek soğuk sac elde ediliyor.
Borusan'ın kurucusu Asım Kocabıyık, Borçelik'in kuruluşunu anlatırken, "1985'li yıllarda Erdemir'in soğuk çekme kapasitesi 500 bin tondu. Kapasiteyi 1 milyon tona çıkarmaya çalışıyordu. Memleket ihtiyacı ise 1.5 milyon tona ulaşmıştı. Özal'a, 'Soğuk çekilmiş sac imal edecek bir yatırım yapmak istediğimi' söyledim. Özal, 'Asım Bey... Sen market aç... Bu iş zor iştir beceremezsin' dedi. Fransız çelik firması Usinor'u da ortak alarak fabrikayı kurmaya başlayınca da, 'Ereğli'yi de ortak edin. Rakip olmayın. Size destek olurlar" diye ısrarcı oldu" der.
Borçelik'in şimdilerdeki yabancı ortağı (dünyaca ünlü demir çelik devi ArcelorMittal firması) Borusan grubuyla yüzde 50-50 ortaklık esasına dayalı olarak Gemlik'te sıcak haddeleme tesisi kurulması için el sıkıştı.

Rüyaydı, gerçek oldu
Yaklaşık 500 milyon dolar yatırımla 2010 yılında üretime geçecek tesis kütükten (doğru adıyla slab'den) sıcak haddelemeyle yılda 4.8 milyon ton sıcak rulo üretecek. Sıcak rulonun bir kısmı Borçelik'te soğuk çekim ile belli incelikteki levhaya dönüştürülecek. Yeni tesisin yılda 4.8 milyon ton sıcak rulo üretmesi hedef alınmış.
Yeni tesiste üretilecek sıcak rulonun yarısını Borçelik tesisleri kullanarak yassı çeliğe dönüştürecek. Borçelik'in kapasitesi de 2 milyon tona çıkarılacak. Böylece Borusan grubunun ve Borçelik tesislerinin kurucusu Asım Kocabıyık'ın 20 yıllık rüyası gerçekleşecek. Borusan grubunun 350 bin ton üretimiyle başlayan yassı çelik kapasitesi, 6.4 milyon tona yükselecek.
Yassı çelik üretmek için Borusan grubu yanında başka gruplar da yeni yatırımlar gerçekleştiriyor. Erdemir, İskenderun tesislerini yılda 2 milyon ton sıcak rulo üretecek şekilde yapılandırıyor.
Çolakoğlu, Gebze'deki eski ark tesisleri yerine yılda 3 milyon ton sıcak rulo üretecek bir tesis kuruyor. Yeni yatırımlar sonucu 2010'da Türkiye'de sıcak ruloda 14 milyon ton dolayında bir üretim kapasitesi ortaya çıkacak. Kapasitenin tam kullanılmasıyla yassı çelikte iç talebi karşılandıktan sonra ihracat da mümkün olabilecek.

alkazar
08-11-2007, 03:56
Borusan enerjiye iddialı girdi, 700 milyon dolar yatırım göründü


Boru, çelik, lojistik, telekom ve iş makineleri alanlarında faaliyet gösteren Borusan Holding, enerji sektörüne de giriyor.


Brightwell Holdings’in iştiraklerinden Maya Enerji’nin yüzde 70 hissesini satın alarak enerji sektörüne giren Borusan, ilk etapta yapacağı 300 milyon dolarlık yatırımını, 500 megawattlık hidroelektrik ve rüzgar santralleri gücüne ulaşmak için zamanla 700 milyon dolara çıkaracak.

İLK HEDEF 500 MEGAWATT:

Borusan Holding’in CEO’su Agah Uğur, EPDK’dan izinlerin çıktığını ve Brightwell Holdings’in yüzde 70 hissesini satın aldıklarını belirterek, şu anda Maya Enerji’nin elinde bulunan 118 megawattlık lisansı, 500 megawatt’a çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. İlk yatırımı hidroelektrikte Kuzeydoğu Anadolu’da, Erzurum’da yaptıklarını aktaran Uğur, hidroelektrik ve rüzgarda 500 megawatt’a çıkmak istediklerini, bu megawatt’ı aşınca da diğer enerji kaynaklarına yönelerek bu alanda daha kapsamlı faaliyet göstereceklerini kaydetti.

ÇÖPTEN ENERJİ:

Brightwell Holdings BV Başkanı Alphan Manas Mart da 2006’da kurulan şirketin Hollanda, ABD ve Türkiye’de enerji, denizyolu nakliyatı teknolojileri ve yenilikçi teknoloji çözümleri alanlarında faaliyet gösterdiğini bildirdi. Enerji alanında Türkiye’yi birçok yenilikle tanıştıracaklarını vurgulayan Manas, "Bunlardan en çarpıcı olanı, Türkiye’de bir ilk olan ABD’de patentlenmiş yeni bir yöntemle çöpten enerji elde etmek. Çöp dışında mikro hidro tribünlere de yatırım yapacağız" dedi.

2009’da enerji darboğazı görünüyor

Borusan Holding CEO’su Agah Uğur, Türkiye’de uzun yıllardır ne kamunun ne de özel sektörün enerji alanına yatırım yaptığını vurgulayarak şöyle konuştu: "Türkiye 2009-2011 yılları arasında başlayacak bir enerji darboğazına girecek. Arzın bu dönemde ne kadar azalacağı belli değil. Bu yüzden son zamanlarda çılgın fiyatlarla enerji yatırımları yapılıyor. 2 milyar doların altında yatırım yok gibi. Bu açıdan bir abartı var" diye konuştu. Rüzgar enerjisi üretmek için EPDK’ya 700 başvuru yapıldığını hatırlatan Uğur, başvuranların büyük kısmının KOBİ’lerden oluştuğunu, bu alanda yatırım yapmaktan çok "lisans ticareti"ne talep olduğunu söyledi.

alkazar
13-11-2007, 00:18
hisselerinin ek satış hakkıyla birlikte yüzde 34.5'inin halka arz edilmesi
planlanan tekfen holding, ceyhan'da yeni kurulacak bir rafineride yüzde 10 pay sahibi olmayı planlıyor; yılda 10
milyon ton kapasiteli rafineri yatırımının 4 milyar dolar dolayında olacağı tahmin ediliyor.
tekfen holding'in halka arz öncesi hafta sonunda gazetelerde yer alan ilanında ceyhan'da hangi rafineri
projesinde yer alabilecekleri belirtilmedi.
tekfen holding'ten bugün yapılan açıklamada ceo erhan öner, "ceyhan’da kurulacak bir petrol rafinerisinde,
inşaatında müteahhit olarak da yer almak koşuluyla, yatırımcı ortak olmayı planlıyoruz" dedi ve ekledi:
"ceyhan ve samsun’daki mevcut terminallerimizi ek kapasite artırımı ile genişleteceğiz. kimyevi gübre
konusunda fosforik ve sülfürik asit üretim tesisi ve samsun’da da sülfürik asit fabrikası kurmayı planlıyoruz.
emlak geliştirmede de, amerikalı ortağımız och-ziff ile İstanbul ve anadolu kentlerinde yeni emlak projelerine
imza atacağız."
öner, ekim sonunda reuters ile yaptığı söyleşide, enerji sektöründeki olası yatırımlarının müteahhitliğini
yaptıkları işlerden birinde olabileceğini belirterek, şunları söylemişti:
"zaman zaman böyle teklifler de geliyor; 'bu projeyi siz yapın ve belli bir miktarda ortak olun' diye.
ceyhan'da rafineri yatırımı olacaksa, bunun için başvuru yapanlardan birisi de bizim azerbaycan'daki ortağımız
socar; onlarla zaten azfen adlı ortak şirketimiz var. bu rafineriyi yaparsak azınlık hisse sahibi de olabiliriz,
ama enerji santrali kurmak ya da dağıtım yapmak gibi bir projemiz yok. nükleer enerjide de yatırımcı olmayız,
ancak müteahhit olarak projede yer alabiliriz."
azeri petrol şirketi socar, turcas ile birlikte ceyhan'da rafineri kurmak için epdk'dan izin
almışlardı. ayrıca, çalık-oic , petrol ofisi ve cevahir grubu ceyhan'da rafineri yatırımı
planlayan gruplar arasında yer alıyorlar.
tekfen holding verdiği ilanda, oluşacak fiyata göre halka arzdan 313.8 milyon ytl ile 387.3 milyon ytl
arasında bir gelir beklediğini belirtti.
sermaye piyasası kurulu (spk) cuma günü yayınladığı haftalık bülteninde, halka arzda fiyat aralığının hisse
başına 4.7-5.8 ytl olarak belirlendiğini açıkladı. İş yatırım menkul değerler liderliğinde yüzde 30'u halka arz
edilecek holdingin halka açıklık oranı ek satış hakkıyla birlikte yüzde 34.5'e yükselebilecek.
tekfen holding'in sermayesinin 230 milyon ytl'den 296.78 milyon ytl'ye artırılması yoluyla ihraç edilecek
hisselerin halka arzında açıklanan fiyat aralığına göre holdingin piyasa değeri 1.2 ile 1.4 milyar dolar arasında
oluşacak. halka arzda teklifler 14-16 kasım arasında toplanacak.
halka arz edilecek hisselerin yüzde 69.5'i yabancı, yüzde 30.5'i ise yerli yatırımcılara ayrıldı.

tarimsal sanayİ, emlak gelİştİrme
öte yandan, tekfen holding, toros tarım'ın ceyhan ve samsun liman terminallerinin geliştirilmesi için toplam
273 milyon dolarlık yatırım yapılmasının planlandığını belirtti. bu kapsamda, 2008-2010 döneminde toros
ceyhan terminaline toplam 223 milyon dolarlık yatırım yapılması ve bunun yüzde 40'ının özkaynaklardan
karşılanması planlanıyor. toros samsun terminalinde ise 2008-2009 döneminde yine yüzde 40'ı özkaynak ile
karşılanacak 50 milyon dolarlık bir yatırım yapılacak.
toros tarım'ın fas'ta yerel bir firma ile yüzde 50-50 ortak olarak 330,000 ton kapasiteli fosforik asit ve
925,000 ton kapasiteli sülfürik asit tesisi kurmayı planladığı belirtilen ilanda, toplam yatırımın 150 milyon dolar
olacağı ve 60 milyon dolarının özkaynaklardan karşılanacağı belirtildi.
öner reuters ile söyleşisinde, tarımsal sanayide toros markası ile faaliyet gösteren holdingin stratejik
ortaklık için bir-iki çok uluslu firma ile görüştüklerini belirterek, anlaştıkları takdirde tercihlerinin kontrol
hissenin kendilerinde kalması yönünde olduğunu söylemişti.
grubun diğer bir ana faaliyet alanı olan emlak geliştirmede, tekfen emlak geliştirme grubu ekim ayı başında
new york merkezli varlık yönetimi şirketi och-ziff (oz) ile ortaklık anlaşması imzaladı. ortaklığın ardından
tekfen, emlak projelerini yeni kurulacak tekfen-oz emlak geliştirme çatısı altında sürdürecek ve İstanbul'un
yanı sıra türkiye'nin diğer büyük şehirlerinde de konut ve ticari gayrimenkul projeleri geliştirecek.
tekfen-oz emlak geliştirme'de tekfen'in payı yüzde 17 olacak; ancak, her proje özelinde karar verme
hakkına sahip olarak tekfen hissesini toplamda yüzde 26'ya kadar yükseltebilecek. 400 milyon dolarlık
finansman sağlayacak şirketin gayrimenkul yatırım ortaklığına dönüştürülerek halka açılması da planlanıyor.

alkazar
23-11-2007, 14:02
eren holding iştiraki eren enerji, zonguldak'ta halen yapımı süren 160 mw'lık termik
santralin üretim kapasitesini 1,360 mw'a çıkartacak proje için İş bankası ve garanti bankası ile
3.5 yılı geri ödemesiz 12 yıl vadeli 850 milyon dolarlık kredi anlaşması imzaladı.
kredinin imzası için düzenlenen basın toplantısında konuşan İş bankası genel müdürü ersin özince, kömür gibi doğalgaza
alternatif kaynaklardan yapılacak elektrik üretiminin kaynak çeşitliliğine ve arz güvenliğine katkı sağlayacağını söyleyerek,
bu tip projeleri desteklemeye çalıştıklarının altını çizdi.
eren enerji'nin bu büyük projenin gerektirdiği finansmanın yaklaşık üçte birini kendi öz kaynaklarıyla karşıladığını
belirten özince, verilen kredinin çok uygun koşullar içerdiğini ve geri dönüşü ile ilgili olarak hiçbir endişe taşımadığını ifade
etti.
garanti bankası genel müdürü ergun özen ise türkiye'nin artan elektrik ihtiyacına ve gerçekleşmeyi bekleyen yeni
projelere dikkat çekerek, "elektrik üretiminde yeni yatırıma ihtiyaç var. elektrik piyasasında otomatik fiyat mekanizmasına
geçilmesi gerekiyor; bu uygulama yeni yatırımların önünü açabilir" dedi ve ekledi:
"son iki yıllık süreçte toplam yatırım tutarı yaklaşık 2 milyar dolar olan 1,850 mw kurulu güce sahip çok sayıda elektrik
üretim projesine 1 milyar dolar tutarında finansman desteği sağladık."
konuşmasında alım garantisi olmaması sebebiyle yabancı bankaların ilk başlarda bu projeye destek vermekten kaçındığını
ifade eden eren holding yönetim kurulu başkanı ahmet eren, "bu projeyi iki türk bankası finanse etti. bu proje hem türk
yatırımcısının hem de türkiye'nin finans gücünün eriştiği noktayı gösteriyor" dedi.

lİman projesİ
öte yandan konuyla ilgili olarak reuters'ın sorularını yanıtlayan eren holding teknik koordinatörü ali İhsan araslı, üç yıl
sonunda santralin tam kapasiteyle çalışmaya başladığında yıllık 3-3.5 milyon ton kömür tüketeceğini kaydederek bu proje
kapsamında zonguldak'ta inşa edilmekte olan limandan ithal kömür ihtiyacının karşılanacağını belirtti ve şöyle dedi:
"üç rıhtımlı bir liman inşa ediyoruz. bu rıhtımlardan ikisi kömür boşalmak diğeri ise kuru yükler için. dolayısıyla limanın tek
fonksiyonu santralin kömür ihtiyacını karşılamak olmayacak. bölgedeki şirketlerin de bu limana ilgi duyacağını düşünüyoruz.
örneğin karabük demir çelik de bu limandan faydalanabilir" dedi.
zonguldak'taki mevcut kömür üretiminin yılda yaklaşık 2 milyon ton olduğuna dikkat çeken araslı, santral tam kapasiteye
ulaştığında ithalatın bir zorunluluk olacağını vurgulayarak, "ancak bu, doğalgazdaki gibi dışa bağımlı olacağız anlamına
gelmez. kömürü dünyanın öbür ucundan da oldukça uygun fiyata satın alabilirsiniz. ama doğalgazda inisiyatif, vananın başında
oturandadır" diye konuştu.

alkazar
24-11-2007, 09:02
Alım garantisiz 1.5 milyar dolarlık santrala, iki bankadan büyük destek

Zonguldak’ta 1.5 milyar dolara kömürle çalışan en büyük elektrik santralını yapan Eren Enerji, Garanti ve İş Bankası’ndan 850 milyon dolar kredi aldı. Bu boyutta bir yatırımın Türkiye’de ilk kez enerji alım garantisi olmadan yapılacağını belirten Eren Enerji Başkanı Ahmet Eren, "Yabancılar, alım garantisi yok diye kredide tereddüt etti. İş ve Garanti bize güvendi" dedi.

EREN Holding iştiraklerinden Eren Enerji, Zonguldak’ta yapacağı enerji yatırımı için Türkiye Garanti Bankası ve Türkiye İş Bankası’ndan aldığı toplam 850 milyon dolarlık 12 yıl vadeli krediyle önemli bir anlaşmaya imza attı. Eren Enerji’nin Zonguldak’ta hayata geçireceği ve halen yapımı süren yatırımların toplam kapasitesi 1360 megavat güce ulaşacak. "Özel sektörün sahip olduğu kömürle çalışan en büyük elektrik santralı" olma özelliğine sahip tesis için Eren Enerji’ye Garanti Bankası 500 milyon dolar kredi sağlarken, Türkiye İş Bankası 350 milyon dolarlık kredi verecek. Eren Enerji’nin bölgedeki toplam yatırımı da 1.5 milyar dolara ulaşacak.

YABANCILAR TEREDDÜT ETTİ: Eren Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eren, kreditör bankalar İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ile Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen’in katıldığı imza töreninde, bu kadar büyük bir yatırımın enerji alım garantisi olmadan yapılmasının Türkiye’de ilk olduğuna dikkat çekti. Yabancı herhangi bir kuruluşa ihtiyaç duymadan iki Türk bankasıyla yapılan bu yatırım finansmanının, Türk finans kesiminin geldiği noktanın en iyi kanıtı olduğunu vurgulayan Eren, sözlerine şöyle devam etti: "Her ne kadar yabancıların Türkiye’ye çok inandığı, güvendiği söylense de, Türkiye’de bu gibi finans projelerine ancak Türkler inanmakta. Çünkü, çimento yatırımımız için kredi vermek isteyen yabancı firmalar, alım garantisi olmayınca krediyi vermekte tereddüt ettiler. Ama bu iki kuruluş Türkiye’ye, bize güvendiği için verdi ve ’biz bunu finanse etmek için fazlasıyla güçlüyüz, istekliyiz’ dediler. Bu projenin finans kaynağının Türk bankaları olması çok önemli. Türk ekonomisin çok iyi noktalara gelmeye başladığınının en önemli göstergelerinden biri."

KENDİMİZE GÜVENİYORUZ: Eren, "Alım garantisi olmadan neye güvenerek böyle büyük bir yatırıma girdiniz" sorusuna ise, "Eren Grubu, finans açısından muhafazakar bir gruptur. Bu iki bankaya güvenmekle birlikte Türkiye’nin elektrik piyasasına, Türkiye’ye ve kendimize güveniyoruz" yanıtını verdi.

150 MİLYON DOLAR ÇOK GELİRDİ: İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ise, Ahmet Eren şirketi ilk kurduğunda şirket hisse senedi aldığını, ayrıca Eren sanayiciliğe başladığı yıllarda Zonguldak’ta öğrenci olduğunu söyledi. Özince, şöyle konuştu: "Uluslararası piyasalarda yaşanan sıkıntılar malum. Son dönemlerde vadelerde yaşanan kımıldamalar göz önüne alındığı zaman böyle bir finansmanın yapılması çok önemli. Eskiden 150 milyon doları bile çok bulurken, Türk bankacılığının da nereye geldiğini gözlemleyebiliyoruz. Bu yüzden çok mutluyuz."

Türkiye’nin elektriğe ihtiyacı var

İLK elektriği 2009’da vereceklerini açıklayan Ahmet Eren, tesisin birkaç yıl içerisinde tam kapasite ile devreye gireceğini söyledi. "Türkiye’nin elektriğe ihtiyacı olduğu ortada" diyen Eren, şöyle konuştu: "Elektrikte bu fiyatların gerçek olmadığını herkes biliyor. Ancak devlet büyük bir sübvansiyon yükünü göze alıp fiyatı tutar, ya da ben ’özel sektörü batıracağım’ diye karar verirse biz elimizdeki elektriği satamayız."

Keban Barajı’nın 2 katı üretim yapacak

DÜNYADA ve Türkiye’de enerji sorunlarının tartışıldığı, projelerin masaya yatırıldığı bir dönemde yatırım yaptıklarına dikkat çeken Ahmt Eren, "Eren Enerji’nin yeni yatırımı, Türkiye’ye Keban Barajı’nın ürettiği enerjinin 2 misli kadar, Atatürk Barajı’nın ürettiği enerjinin ise yüzde 30 fazlası kadar yeni enerji kazandırmış olacak. İlk etabı Ocak 2009’da devreye girecek projede, 1500 kişiye doğrudan istihdam sağlaması planlanıyor" dedi. Yatırımla birlikte bir de liman inşaatının başladığını belirten Eren, Zonguldak’tan alacakları kömürün santral ihtiyacını karşılayamayacağını, bu nedenle 1.200 megavatlık yeni yatırımın ihtiyacının büyük bölümünün yurtdışından kömür ithalatıyla karşılanacağını açıkladı.

Ne yapar eder finansman sağlarız, işi kaçırmayız

TÜRKİYE’de enerji sektörünün son dönemlerde büyük gelişmeler kaydettiğini vurgulayan Garanti Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, "Bu proje ile yılda yaklaşık 10 milyar kilovat saatlik elektrik üretilecek ve 4 milyon kişinin ihtiyacı karşılanacak. Bir ülkede altyapı yatırımları yoksa, o ülkede kriz var demektir. Bu tür yatırımlar ülke ekonomisinin iyi seyrettiğinin göstergesi" diye konuştu. Gelecekte çok büyük enerji projelerinin bankaların önüne geleceğinin açık olduğunu aktaran Özen, "Bir atom enerjisi yatırımı 3-4 milyar dolardan aşağı değil. Türk bankaları olarak bunları finanse etmeye hazırız. Bu tür projelerde 10 yıl ve üstüne çıkmak gerekir. Bunların pasiflerini de uluslararası piyasalardan finanse edeceğiz. Yatırım doğru olsun Türk bankaları ne yapar eder finansman sağlar. Biz hiçbir işi kaçırmayız" diye konuştu. Eren Enerjiye 850 milyon doların defaten verilmediğini, proje yatırımı sürdükçe kredinin kullandırılacağını belirten Özen, Türkiye’de birçok büyük projenin finansmanında yer aldıklarını ve son 3 yılda altyapı yatırımlarına 4 milyar dolarlık destek verdiklerini kaydetti.

Yurtdışında para var yer yarılıp kaybolmaz

GARANTİ Bankası Genel Müdürü Ergun Özen, yurtdışında yaşanan likidite ve kredi sıkışıklığının Türkiye’ye etkileri konusunda, "Bize etkileri ne olacak diye bakarsanız, 2008 yılında maliyetlerin artması yönünde olacak" dedi. Yıl sonuna doğru bankaların risk azalttığını, bunun da kredi veya bono maliyetlerini yukarıya çektiğini kaydeden Özen, bunun 2008’e yansıyacağını ifade etti. Sermaye piyasalarında eskiden ucuza bulunan kaynağın önümüzdeki dönemde biraz daha pahalı bulabileceklerine dikkat çeken Özen, bu konuda en kötü unsurun yurtdışı piyasalardaki belirsizlik olduğuna dikkat çekti. Bu süreçten sonra bir problem yaşanacağını düşünmediğini dile getiren Özen, "Yurtdışında likidite var, yer yarılıp da kaybolmaz. Bu, belirsizliğin azalmasıyla alakalı bir şey. Belirsizliğin azalması her geçen gün lehimizedir" görüşünü aktardı.

alkazar
07-12-2007, 16:57
390 milyon dolarlık tersane Çin’le Gelibolu’dan savaşacak

Gelibolu Gemi Endüstrisi Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Cevizli köyü yakınlarındaki 847 bin 430 metre karelik alana kurulacak olan ve 5 yılda 390 milyon dolarlık yatırımın planlandığı tersane inşaatının 2008’de başlayıp, 4 etapta 2012 yılında tamamlanması planlanıyor.

Yeni tersanede ham petrol taşıma kapasitesine sahip büyük tonajlı gemiler, büyük tonajlı kuru yük gemisi, 150 bin metre küp kapasiteli sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ile sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri, konteyner gemisi, lüks ve modern yolcu gemisi, özel ve lüks tekne üretilecek. Tersanede ayrıca, yüksek teknolojiye, kapasiteye ve görünmezlik teknolojisine sahip firkateynler ile korvetler de imal edilebilecek. Şirket, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının hedef planında olan ihtiyaçları ile üçüncü dünya ülkelerin savaş gemisi tasarımını ve inşaatını gerçekleştirmeyi de hedefliyor.

10 BİN KİŞİYE İŞ: Proje Yürütme Kurulu Temsilcisi Ahmet Kalkavan, Gelibolu’ya Orta Doğu’nun en büyük tersanesini kuracaklarını söyledi. Kalkavan, tersanenin 5 bin kişiye istihdam sağlayacağını, yan sanayi işçileriyle birlikte 10 bin kişiye iş kapısı olacağını belirtti. Tersanenin bölgeye sağlayacağı toplam istihdamın yaklaşık 12-15 bin işçi olacağını anlatan Kalkavan, tersanenin bölgede lokomotif sektör olacağını bildirdi. Bölge piyasalarının canlanmasının devlete ayrı bir katkı sağlayacağını dile getiren Kalkavan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu tersane, Türkiye’deki tersanelere rakip değil, Çin, Japonya ve Kore gibi ülkelere, alternatif bir tersane olacak. Şirket olarak, milli, çevresel, tarihsel, kültürel değerlerimizi korurken, ülkemize yeni bir bakış açısıyla yeni gemi inşa sanayisini kazandırmayı hedefliyoruz. Çevrenin gelişmesi modern yerleşimin oluşturulması, seçilmiş insan gücü için gerekli kuruluşlarla eğitim programlarının hazırlanmasını ve uygulamaya konulmasını amaç edindik."

ULAŞIM VE TAŞIMA: Kalkavan, tersanenin söz konusu bölgede kurulmasındaki en önemli nedenlerden birinin de ulaşım ve taşımacılık olduğunu söyledi. Gelibolu’nun, Çanakkale Boğazı’nda yerleşik bir ilçe olması nedeniyle denizden ulaşım olanağı bulunduğunu, Ege Denizi’ne açılan bir kapı ve deniz ticaret yolu üzerinde bulunduğunu ifade eden Kalkavan, bölgenin kara yoluyla ulaşım imkanlarının mevcut olduğunu, Çanakkale’de rahatlıkla kullanılabilecek bir hava alanının yer aldığını anımsattı. Kalkavan, tersaneye çok yakın mesafede 34,5 kilovat hat ile Kumlu Limanı ve Gelibolu arasındaki 154 kilovatlık bir enerji hattının bulunduğunu söyledi. Tersanenin kendi trafo merkezi ile ana şebekeden trifaze güç alacağını belirten Kalkavan, bununla birlikte tersanenin kendi enerjisini üretebilmesi için rüzgar enerjisi çalışmalarının da yürüttüğünü ifade etti.

5 yılda tamamlanacak

AHMET Kalkavan, tersanenin Cevizli köyü yakınlarındaki şirkete ait 406 bin 365 metre karelik arazi ile, devlete ait arazi ve dolgudan elde edilecek sahayla birlikte toplam 847 bin 430 metre karelik alan üzerine kurulacağını bildirdi. Tersanede 3 adet kuru havuzla birlikte bir adet gemi asansör sisteminin yer alacağını belirten Kalkavan, tersanede 165 bin metre karelik kapalı alanın bulunacağını, rıhtım boyunun 1220 metre olacağını söyledi. Kalkavan, tersanenin maksimum kreyn kaldırma kapasitesinin 1400 ton, yıllık çelik işleme kapasitesinin 225 bin ton olacağını, her yıl 8 adet gemi inşa edilebileceğini kaydetti. Tersanenin, tamamlanması için 5 yıl içinde 390 milyon dolarlık yatırımın planlandığını, 2008-2010, 2010-2011, 2011-2012, 2012-2013 yılları olmak üzere 4 etapta tamamlanacağını belirtti.

alkazar
11-12-2007, 06:36
Gama ve GE'den enerjiye 3 milyar dolar


Gama Holding ve General Electric'in iştiraki GE Energy yüzde 50-50 ortak oldukları Gama Enerji ile üç yılda 3 milyar dolarlık enerji ve su projesine imza atacak

Gama Holding ve General Electric'in (GE) iştiraklerinden GE Energy Financial Services, yüzde 50-50 ortak oldukları Gama Enerji ile üç yılda 3 milyar dolarlık enerji ve su projesine imza atacak.
Ortaklığın imza töreninde konuşan Gama Holding Yönetim Kurulu Başkanı Erol Üçer, Gama Holding'in 50 yıldır Türkiye ve yurtdışında müteahhitlik projeleri gerçekleştirdiğini, 20 yıldır da enerji sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirtip, "Bu sahada önemli bir yere sahip olan şirketimizin GE gibi dünyanın en büyük şirketlerinden birinin iştirakli ile daha güçleneceğini düşünüyoruz" dedi.


'Rüzgâr tribünü ihtiyaç'
Gama Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ergül Ersü de Türkiye'de elektrik üretiminde arz sorunu baş gösterdiğine işaret edip GE ortaklığı ile hem yenilenebilir enerji kaynakları hem de fosil yakıtları kullanacaklarını söyledi.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ersü, rüzgâr tribünü üretip üretmeyeceklerine ilişkin bir soruya, "Türkiye'de rüzgâr enerjisine çok ciddi bir yatırım talebi var, tirbün ihtiyacı da artıyor. Gama Enerji ve GE Financial Services'la değil ama başka iştiraklerimizle rüzgâr tribünü üretimini düşünüyoruz" yanıtını verdi. Ersü, rüzgar santralları için özellikle Batı Anadolu'da iyi rüzgâr alan bölgeleri tercih edeceklerini sözlerine ekledi.
Türkiye'nin kısa ve orta vadede elektrik ve su yatırımlarına ihtiyaç duyduğuna işaret eden Ersü, nükleer enerji konusunda da kanuni mevzuatın tamamlanmasındın ardından, çok geniş ortaklıklar söz konusu olursa düşünebileceklerini söyledi.
GE Energy Genel Müdürü James F. Burgoyne ise Gama Enerji'deki ortaklığın, GE'nin Türkiye ve çevre ülkelerde büyümesi için mükemmel bir platform oluşturduğunu söyledi. GE Energy olarak her yıl enerji ve su sektörüne 5 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını ifade eden Burgoyne, "Yıllık 4 bin MW'lık yıllık ek üretim ihtiyacı, Türkiye'de büyüme potansiyelinin açık göstergesi" dedi.


Gama Enerji 24 santral yapacak
Gama Enerji'nin halen işletmede olan iştirakleri hakkında da bilgi veren Ersü, Gama Enerji'nin Birecik Barajı ve Hidroelektrik Santralı, Trakya Doğalgaz Çevrim Santralı ve İrlanda'da kurulu Tynagh Kombine Çevrim Santralı ile toplam 1550 MW kurulu gücü bulunduğunu kaydetti.
Ergü, "Kısa dönemde Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik vereceğiz. Bu kapsamda toplam 365 MW'lık 13 adet hidroelektrik ve toplam 490 MW'lık 9 adet rüzgâr santralı yatırımını programladık. 54 MW'lık iki hidroelektrik santral projesinin de inşaatına başladık" diye konuştu.
Şirketin Ürdün'de ise yap-işlet-devret modeliyle yaptıkları 100 milyon meatreküp kapasiteli DİSİ Amman Su Temin projesinin de yapımının devam ettiğini bildiren Ersü, "Ürdün'de önümüzdeki dönemde ihalesine katılacağımız bir proje var. Hedeflerimiz geniş. Her ülkede yatırım yapabiliriz yeter ki proje ve ülke koşulları uygun olsun" değerlendirmesinde bulundu. Ersü, Gama Enerji olarak 2011 yılına kadar elektrik üretim kapasitesini 4 bin MW'a çıkarmayı hedeflediklerini kaydederek, "Ürdün'deki proje ile birlikte bu hedefe ulaşmak için planladığımız yatırım tutarı yaklaşık 3 milyar dolar. Bu miktarın henüz programlanmamış yatırımlarla daha da artacağını düşünüyoruz" dedi.

alkazar
05-01-2008, 05:11
Çimsa'dan Eskişehir'e 115 milyon YTL yatırım

Sabancı Topluluğu bünyesinde faaliyet gösteren Çimsa, Eskişehir Fabrikası'nın ek yatırım ve modernizasyon sürecini tamamladı. Yapılan açıklamada, 17 aylık bir çalışma döneminin sonucunda yeni üretim hattı yatırımları tamamlanarak ikinci döner fırınının devreye alındığı, 115 milyon YTL'lik yatırımın Çimsa'nın özkaynaklarından karşılandığı kaydedildi.
Yatırımların tamamlanmasıyla Çimsa'nın toplam klinker üretim kapasitesi 3.4 milyon tondan 4.8 milyon tona çıkmış bulunuyor. Çimsa'nın, kapasite artışına paralel olarak çimento satışlarının da 2008 yılında 5.5 milyon tona ulaşması bekleniyor.

alkazar
05-01-2008, 05:14
İstanbul'daki yakıt parasına, Anadolu'ya yatırım yapıyor
Aynur Bektaş Türk kadınlarına rol modeli olmak istiyor, ama bence o, girişimci erkeklerimiz için de mükemmel bir rol modeli


Yeni yılın ilk iş görüşmesini, önümüzdeki dönemde hep birlikte çok alkışlayacağımız bir kadınla, Aynur Bektaş'la yaptım.
Bektaş'ı, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği TGSD'ye başkan olduğunda tanımıştım. Ancak o dönemde çok daha sık ekonomi yazdığım halde, Aynur Hanım'ın son dönemde yaptıkları, beni çok daha fazla heyecanlandırıyor. Anadolu'ya her gidişimde, büyük kentlerdeki yatırımcı için "fındık-fıstık parası" sayılabilecek küçük meblağlarla Anadolu'da iş kurmak, istihdam yaratmak ve tabii ki kâr etmek mümkün olduğu halde, bunun neden yapılmadığına hayıflanmışımdır.
İşte Aynur Hanım şimdi bütün enerjisi, birikimi, becerisine ilaveten tüm içtenliğiyle kolları sıvamış, Anadolulu kadının ayağına "işi" götürüyor. Kendisi kadınlarımız için "rol modeli" olmak istediğini belirtse de, girişimci erkeklerimiz de onu mutlaka örnek almalı; çok kârlı çıkarlar. Benden söylemesi...

Benzine ayda 100 bin YTL
Bektaş'ın kurduğu Hey Tekstil'in düne kadar İstanbul'da 3 tesisi, 1450 çalışanı vardı. Bugün Anadolu'da da 3 tesisi ve toplam 3 bin çalışanı var. Yarın eminim Anadolu'da 3 - 5 tesisi ve 2 - 3 bin çalışanı daha olacak. Çünkü Aynur Hanım işin püf noktasını bulmuş:
"İstanbul'da işçileri getirip götürmek için ödediğimiz yakıt parasıyla Anadolu'da yatırım yapılıyor! Ben burada işçiyi işe 2 saatte getirip, 2 saatte götürüyorum. Her ay 100 bin YTL benzin parası veriyorum. Bu parayla Anadolu'da bir tekstil atölyesi işletirim!"
Aynur Hanım'ın İstanbul dışına ilk çıkışı, kendi baba ocağı Çerkeş ve eşinin baba ocağı Hacıbektaş'a vefa borcu olarak kurduğu 2 tesis.
Geçtiğimiz 29 Ekim'de Türkiye Odalar Birliği'nin Kadın Girişimciler Kurulu Başkanlığı'na seçilince "sosyal sorumluluk" olarak Batman'a yatırım gündeme gelmiş. Önce 300 kadına istihdam diye yola çıkmış, ama gelinen son nokta Batmanlı bir işadamıyla ortak olarak 600 kadına istihdam sağlayacak 5 milyon dolarlık yatırım.

Esprit, Reebok, GAP
Batman duyulunca Tosya'dan teklif gelmiş. "Yerimiz de var, işi bilen 100 makine işçimiz de" diye... "Bir ay sonra Tosya'da atölye kuruyorum" diyor Bektaş ve ekliyor: "Yeri ve işçisi hazır olan herkes bir alo desin. Türkiye'nin neresi olursa olsun yatırıma hazırım. Bundan sonra hedefimiz, böyle küçük atölyeler kurmak. Bu yatırımlarla hem biz, hem yöre kazanıyor."
Peki burada üretilen mallar nerede satılacak?
Türkiye'nin ve dünyanın her yerinde! Çünkü Hey Tekstil, zaten böyle bir ağın içinde. 95 milyon dolarlık ihracatıyla Türkiye'nin en fazla ihracat yapan 88. firması; örme konfeksiyonda Türkiye şampiyonu. İngiltere, Milano, Paris, Barcelona'da tasarım ofisleri açmış; Almanya ve Japonya da yolda.
Hazırladığı koleksiyonlarını Esprit, H&M, Calvin Klein, Armani Junior, Tommy Hilfiger, GAP, Reebok gibi firmalara pazarlıyor.
Bektaş'ın formülü şu: "Sektör olarak artık kendi koleksiyonumuzu satacağız; bunu da götürüp Anadolu'da ürettireceğiz. Yabancı firmaların inanılmaz büyük tasarım giderleri var. Tasarımlarına talip olacağız."
Yolu açık olsun.

alkazar
26-01-2008, 18:29
Türkiye’ye 750 milyon dolarlık yatırım geliyor

İngiltere’de yayımlanan The Times gazetesi, Tesco’nun Türkiye’deki yatırımını üçe katlamaya hazırlandığını ve bunun için de 750 milyon dolarlık bir fon ayırdığını duyurdu.

Ünlü süpermarket zincirinin önümüzdeki 5 yıl içinde Türkiye’deki mağaza sayısını 150’nin üzerine çıkartmayı planladığını kaydeden The Times gazetesi, Tesco’nun İstanbul’a da girmeye ve hipermarketlerinin sayısını arttırmaya karar verdiğini bildirdi.


Halen emlak fiyatlarının nisbeten ucuz olduğu İzmir ve çevresinde 46 mağazası bulunan Tesco’nun Türkiye’de Kipa adıyla hizmet verdiği ve 2007 yılında 500 milyon sterlin ciro elde ettiğini hatırlatan gazete, Tesco sözcüsünün “Türkiye son derece hızlı büyüyen ve heyecan verici bir pazar. Tesco olarak Türkiye’deki faaliyetlerimizden memnunuz. Tesco’nun İstanbul piyasasına girmesi Kipa’nın hizmet ve kalitesinin daha geniş kitlelere ulaşmasına yardımcı olacak” şeklindeki sözlerine yer verdi.

İstanbul’daki ilk marketini Mayıs ayında açması beklenen Tesco’nun, Polonya, Kore ve Çin’in de aralarında bulunduğu İngiltere’nin dışındaki 13 ülkede marketleri bulunuyor.

Gazete Tesco’nun yanı sıra Almanya’nın Metro, Fransa’nın Carrefour marketleriyle ünlü mobilya mağazası IKEA’nın da Türkiye’deki yatırımlarını arttırmaya hazırlandıklarını duyurdu.

alkazar
06-02-2008, 11:39
alarko holding genel koordinatörü ayhan yavrucu, enerji sektöründeki
büyüme stratejileri doğrultusunda çanakkale'nin karabiga beldesinde 1,260 megawattlık (mw) bir kömür santrali
kuracaklarını açıkladı.
borsa yatırımcıları derneği'nin boryad dergisi'ne verdiği röportajda yavrucu, ayrıca samsun'da kurmayı planladıkları 500
mw'lık doğalgaz santralinin yeri için de müracaatta bulunduklarını belirterek, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilmesi
beklenen nükleer santral projesiyle ilgilendiklerini vurguladı ve şöyle dedi:
"nükleer santral konusunda uzman abd'li, avrupalı ve koreli firmalarla görüşmelerimiz devam ediyor. bu firmalardan
biriyle anlaşarak ihalede yer alacağız."
yavrucu, kırklareli'ndeki doğalgaz santralinin kapasitesini de yüzde 100 artıracaklarını söyledi.

alkazar
17-02-2008, 15:12
Turizme 200 milyon dolarlık yeni yatırım yapıyor
Doğuş, Romanya'da 70 şubeli banka kuruyor

Doğuş Grubu'nun 2008 gündemi oldukça yoğun. Üçüncü yurtdışı banka geliyor. Grubun Hollanda'daki bankasının Romanya'daki 40 şubesi ile üç finansman şirketi birleştiriliyor ve şube sayısı artırılarak 70 şubeli bir banka kuruluyor. Romanya makamlarına başvurulmuş.
Her an Ukrayna'dan bir banka satın alma haberi gelebilir.
Doğuş Grubu, gayrimenkulde de sürpriz alımlar yapabilir. Bu alanda projeler de var. Doğuş konut üretimine iyice ısınmış gözüküyor. İstanbul Kartal'da ve Bursa'da konut üretimine başlıyor.


Uluslararası oto pazarlama
Doğuş Oto, çok özel bir otomotiv şirketi oldu. Kahire ve Lozan'da satış servis noktaları açarak uluslararası bir otomotiv pazarlama şirketine dönüştü. İki yeni pazara (Amerika ve Kuzey Afrika) bakıyor.
Doğuş turizmde de hızlanıyor. 200 milyon dolarlık proje yürütüyor.
Grubun gündemini CEO Hüsnü Akhan'la konuştuk.

Doğuş Grubu'nun 7 sektörde yatırımları var. Bunların grubun iş hacmi içindeki büyüklükleri nedir? Ağırlıkları değiştirme gibi bir niyet var mı?
Esas ağırlığımız finans ve otomotivde. 5 - 6 yıl önce toplam ciromuz içinde finansın payı yüzde 70-75'lerdeydi. Finansı daraltmadan genel ciromuz içindeki payını düşürdük. 2007 sonunda 4.8 milyar dolar grup cirosunun yüzde 44'ü finanstan geldi. Yüzde 46'sı otomotivdir. Kalan yüzde 10 diğer sektörlerin payıdır. İnşaat yüzde 5 (yalnız yıllara sari işler, proje büyüklükleri dolayısıyla bu oran değişebiliyor. Şu anda 2.1 milyar dolarlık proje var elinde) Turizm ve medya yüzde 3 - 2 düzeyindedir.
Grubun işlerinin sektörel dağılımında bir değiştirme girişimi söz konusu değil. Sektörlerimizde derinleşeceğiz. Cirolar büyüyecek. 2008 yılı için 5.9 milyar dolar hedef koyduk. İlla ki bir sektörde payımızı artıralım diye bir hedef yok. Gayrimenkul sektöründe genişleyebiliriz.

Finansta Garanti dışında iki de yurtdışı banka var. Bölgesel banka hedefine göre yurtdışında finans alanında genişleme söz konusu olmalı. Nedir planlar?
Yurtdışındaki 2 bankamızın yüzde 100 sahibi Garanti'dir. Garanti'de stratejik ortağımız GE'dir (General Electric). Buradaki ortaklık yapısı yurtdışı bankalarımıza da yansımaktadır. Garanti Bank Moscow'un toplam aktifleri 500 milyon doları aştı. Türkiye ile Rusya arasındaki ticaretin finansmanı alanında çalışıyor. Rus firmaları ile de çalışıyor.
Merkezi Amsterdam'da bulunan GarantiBank International N.V. (GBI) başarılı bir banka oldu. 3 milyar euro üzerinde aktif büyüklüğe sahip. Ticaret finansmanı, özel bankacılık ve kurumsal bankacılık alanında önemli bir banka. İlginçtir iş hacminin 3'te 2'si Türkiye'den olmayan işlerdir. Bizim çok memnun olduğumuz bir bankadır.

Bölgesel banka hedefi için bu bankaların büyütülmesi, yeni bankalar satın alınması olacak mı?
Garanti Bankası'nın bölgesel banka olma hedefi var. Bu konuda ortağımızla mutabıkız. İlk başta Romanya var. Bu ülkede önemli bir çalışma yürütüyoruz. Garanti Bankası'nda GE'ye ait yüzde 4.65 oranındaki hissenin Doğuş tarafına alınması sürecine paralel ikinci bir işlem gerçekleşti. GE, Romanya'da 3 finansman şirketi (Domenia-mortgage, Estima ve Motoractive) satın almıştı. Biz de onların yüzde 49.9'unu aldık. Planımız şöyle:
GarantiBank International N.V'nin Romanya - Bükreş'te 2 şubesi vardı. Şubeleri çoğalttık 40 şubeye ulaştı. Romanya Merkez Bankası'na banka kurmak için başvurumuz yapılıyor. 3 finans şirketi ile 40 şubeyi birleştiriyoruz. Böylece önemli büyüklükte bir banka ortaya çıkacak. Nihai ortaklık yapısı Doğuş, Garanti Bankası ve GE üç eşit ortak olacak. Yıl sonuna doğru 2 milyar dolar aktif büyüklüğü olan 70 şubeli bir banka kurmuş olacağız. Ayrıca Ukrayna'ya bakıyoruz. Bir banka satın alma planımız devam ediyor. Daha önce bir banka ile ilgilenmiştik, o olmadı, yeni bir banka bakacağız.

GE'nin Garanti'de hisse satmak istemesi sizin için bir sürpriz miydi, yoksa öngörülen bir süreç miydi?
Öngörülen bir şey değildi. GE, yüzde 5'e kadar hisse satmak istedi. Biz de talip olduk. Ödemeleri yapıldı. Şimdi GE'nin payı yüzde 20.85, Doğuş'un payı yüzde 30.5 olarak netleşti. Yönetimde eşit kontrol ilkesi devam ediyor.

Doğuş - GE GYO'nun yeni projeleri var mı?
Üzerinde çalıştığımız projeler var. Bursa'da 50 dönüm arazi üzerinde 60 bin metrekare kiralanabilir alanı olan bir alışveriş merkezi, yine 80 bin metrekare satılabilir alanı olan iki bloklu bir rezidans yapacağız. Bu projenin büyüklüğü 150 milyon dolar civarındadır.
Maslak'ta bu sene bir ofis bloku yapılacak. Bu yıl özellikle ticari gayrimenkulde el değiştirmeler bekliyoruz. O zaman GYO'nun portföyünü genişletme yoluna gidebiliriz. İddialı planlarımız var. Fırsatları değerlendiriyoruz.
İstinye Park, GYO'nun portföyünde değil. Arsa bizimdi. Konsept olarak ve yerli yabancı yatırımcıdan gördüğü ilgi olarak memnun olduğumuz bir proje.
Gayrimenkul alanında iki önemli projemiz daha var. Doğuş Holding'in portföyündeki arsalardan birinde (Kartal) konut, diğerinde (Gebze) alışveriş merkezi ve otel yapacağız.

Mortgage kaynaklı finansal sıkıntılar var. Projelerinizi geciktirme söz konusu mu?
Hayır. Hepsinde takvim işliyor. Mortgage yasası gecikti ama iyi bir yasa oldu. Talep biraz ertelenmişti, yeni projeler müşterisini bulacaktır.
Esas sıkıntı uzun vadeli konut kredileri için uzun vadeli kaynak bulmak. Bankalar alacaklarına dayalı menkul kıymet çıkarabilmeli ve bu kaynakları bulabilmeli. Bu önemli. Eğer bu sağlanırsa, Türkiye'de orta ve alt orta gelir grubuna yönelik konut projeleri yapılabilir. Biz Kartal'da bunu yapacağız.
Oradaki projemiz 800 konutluktur. Çalışmaları yapılıyor. Gebze'de 58 bin metrekare kiralanabilir alan ortaya çıkacak. Orta gelirliye yönelik bir alışveriş merkezi olacak. Oteli bir uluslararası zincirle işleteceğiz. 150 odalı, kongre oteli olacak. Gebze'deki iş arsa hariç 55 milyon euro'luk bir iştir. Kartal'daki konut projesi de 60 milyon dolar olarak planlanmıştır.

Ana iş kollarınızdan birisi otomotiv. Doğuş Oto oldukça ilginç bir şirket oldu. Bir çeşit uluslararası otomotiv pazarlama şirketi olmaya doğru gidiyor. Yine yurtdışı yatırımları olacak mı?
Uluslararası genişleme projesi çerçevesinde Kahire'de Volkswagen'in hafif ticari araç satışlarını ve servis istasyonlarını hayata geçirdik. Lozan'da Porsche satacağız. İnşaatına başladık. Diğer ülkelere doğru dağıtım ağını genişleteceğiz. Doğuş Oto, şimdi Amerika ve Kuzey Afrika'ya bakacak.
Krone ile treyler, Meiller ile damper üretim hatlarını açacağız.
Volkswagen otomobillerinin üretimi ile ilgili konu sık gündeme geliyor ama bu konuda karar şirketindir. Biz Doğuş olarak olumlu baktığımızı söyledik. Geçtiğimiz günlerde yetkililerinin de açıklaması oldu. Şu sıralar gündemlerinde yok.
Araç muayene istasyonlarının açılması konusu var. Elazığ ve Trabzon açıldı. Kırklareli açılıyor. Hızlı bir şekilde 189 sabit, 81 mobil istasyon açacağız. bunları eylül ayı sonuna kadar tamamlayacağız. Sabit istasyonların arsaları bulundu. İnşaatları başladı. Arsa buluyor, bina, makine ve teçhizat yerleştiriyoruz. Her istasyonumuzda araçlara 100 nokta çekap uygulaması yapılabilecek.

Bu istasyonlar için ne kadar bütçe kullanılacak?
300 milyon dolar, arsalar hariç. 552 milyon dolar da imtiyaz ödemesi yapıldı. Mobil istasyonların her biri 400 - 500 bin dolar arasında olabiliyor. Mobiller araç filosu olan yerlerde önemli bir işlev görecek. Yine 100 nokta çekap yapacak. Diyelim çok fazla sayıda aracı bulunan gruplar, filolar, bu şekilde, bizzat gidilerek muayene edilecek. Bu konuda biliyorsunuz Akfen ve TÜVSÜD-Almanya ile ortağız. Diğer illerde arsa sahipleri ile iş ortaklığı gibi bir iş modeli uyguluyoruz. İstanbul'da 12 istasyon olacak. 8'inde inşaat başladı. 3 - 4 ayda devreye alacağız. 2 - 4 -6 kanallı oluyorlar.

Turizmde yeni yatırımlar var mı?
Turizm bizim çok inandığımız bir sektör. 4 bin 600 yatak kapasiteli otellerimiz ve tatil köylerimiz var. Bir de marinalar var biliyorsunuz. Didim Marina'yı bitireceğiz. Bodrum'daki D-Marin Turgutreis faaliyette. Bu yıl sonunda Dalaman Marina'ya başlıyoruz. Maçka Palas, butik otel olacak. 2 - 3 ay içinde açılacak. Otellerimizi yenileyeceğiz. Turizm tarafında yatırımlarımız devam edecek. 200 milyon dolarlık yatırım gündemimizde. Didim Marina, tek başına 60 milyon dolarlık bir projedir.

İnşaatta gündeminiz nedir?
Marmaray projesinde konsorsiyum olarak varız. Otogar - Bağcılar metro projesini Doğuş Grubu ve Gülermak olarak hayata geçiriyoruz. Kadıköy - Bostancı metro konsorsiyumunun içindeyiz. Yusufeli baraj ve HES projesi var.
Fas, Ukrayna ve Kazakistan'da işlerimiz var. Bulgaristan'da yol yaptık, yeni projelere bakıyoruz. Sofya Havaalanında bir uluslararası ticaret merkezi yapacağız. İlk faz olduğu için bunun arkası gelir. Bulgaristan'da bir demiryolu projesi ile ilgileniyoruz. Ukrayna'da Dinyeper üzerinde bir demiryolu köprüsü projesini tamamlamaktayız. Bazı altyapı projeleri ile ilgileniyoruz. Fas'ta yeni otoyollar yapacağız. 150 milyon dolarlık iş bitti. 200 milyon dolarlık bir iş var elimizde. Libya, Katar, Dubai gibi bölgelere bakıyoruz.

Medyada gazete planı var mı?
Medya alanında Türkiye'de büyük potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Penetrasyon henüz düşük. Teknolojinin sektöre önemli etkisi oluyor. Yeni ürünler çıkıyor. Bizim medya grubumuz da işlerini büyütüyor. Capital Radyo bize katıldı. Aylık magazinler artıyor. NTV Kitap grubunda pozitif geri dönüşler alıyoruz. Gazete projemiz yok.

Bir ara Dünya gazetesi ile ilgilenmiştiniz...
Evet ama olmadı. Gündemimizde yok. Mevcut işlerimizi büyütmek daha anlamlı.

Enerjide dörtlü konsorsiyum var. Bütün işlere konsorsiyum olarak mı bakıyorsunuz?
Evet. Özellikle özelleştirmelerde aktif olmayı planlıyoruz. Takvimin işlemesini bekliyoruz. Daha önce iki baraj işi aldık. Aslancık ve Boyabat. Aslancık bu yıl üçüncü çeyrekte başlar. 150 milyon dolarlık bir yatırım oluyor. 90 megavat gücünde olacak. Boyabat daha büyüktür. Yıl sonunda başlamayı planlıyoruz. 950 milyon dolarlık bir yatırım olacak. 510 megavat gücünde olacak. Elektrik üretim projelerini de takip ediyoruz.

Nükleer enerji ile ilgilenmiyor musunuz?
Nükleer konusu yoğun bir şekilde gündemimizde yok. Rüzgârda 250 megavat başvurumuz var.

Merkez Bankası'nın görev ağırlığı hükümetle ilgili

İstanbul'un finans merkezi olması gündemde. Bu çerçevede Merkez Bankası'nın da taşınması konusu var. Siz eski bir merkez bankacı olarak taşınma konusuna nasıl bakıyorsunuz?
İstanbul'un finans merkezi olması kulağa hoş gelen bir şey ama ulaşım, sağlık, eğitim gibi altyapılar gerekli. Sadece yerli finans oyuncularının toplandığı bir yerden bahsetmiyoruz. Dünyanın önemli finans kurumlarının toplanacağı bir yer... Bu çok önemli altyapılar ister. Londra bir finans merkezidir. Birkaç düzine İngiliz bankasının yanında yüzlerce yabancı finans kurumu vardır. Bir de yabancıların tercihlerinde önemli rol oynayan finansal işlemlerle ilgili mali yükler vardır. Burada rekabet edebilir olmak gerekir. BSMV ve KKDF gibi vergileri düşünün. Bunlar daraltıcı etki yapıyor.
Türkiye'de makro istikrar yakalandı. Finansal sistem de sağlıklı işliyor. Bunda BDDK, SPK gibi kurumların gayreti takdir edilecek düzeyde.
Merkez Bankası konusuna gelince... Taşınma işini siyasi otorite bankanın yönetimi ile değerlendirmeli. Merkez Bankası kökenli olarak bakıyorum. Merkez Bankası'nın denetim fonksiyonu yok. Başlıca görevi hükümete makro ekonomi politikalarda destek vermek. Fiyat istikrarını sağlamak Merkez Bankası'nın asıl görevi. Bu hükümetle ilişkisinin daha önemli olduğunu gösteriyor. Hükümete yönelik sorumlulukları daha büyük. Bu nedenlerle taşınmaması seçeneği biraz daha ağırlık basıyor. Bankalarla ilişki için burada olması gerekmiyor. Günümüz teknolojisinin bunun için çok önemli çözümleri var.

Ekonomimiz, bankacılığımız iyi durumda, dalga sarsmaz

Ekonomi için ne bekliyorsunuz bu yıl. Biraz daralma olur mu?
2008'de büyüme devam eder. Yüzde 4 - 4.5'u yakalar diye düşünüyorum. Yeter ki dış piyasalarda ciddi sorunlar çıkmasın. Son 6 yılda makroekonomik istikrar sağlandı. Burada hükümetin makroekonomik politikalara ilişkin doğru ve kararlı tutumu sonucunda Türkiye dış piyasalara güven verdi. Finans sistemi sağlıklı bir yapıya kavuştu. Şimdi subprime krizi ve global finans oyuncularının zorlandığı bir dönemde reel sektör ne kadar sağlıklı olursa, Türkiye bu sorunlara o kadar direnebilecek.
Çok olumsuz etkilenmeyeceğimizi düşünüyorum. Finans sektöründe iç kârlılık iyi olduğu için sektör uluslararası riskli mali enstrümanlara yatırım yapmadı. BDDK'nın yönlendirmesi de çok önemli. Likidite akışında problem gözükmüyor. Maliyetinde biraz artış oldu. Ama libor düştüğü için dengeleniyor. Türkiye'ye yönelik risk alma iştahında azalma yok.

Konut kredisi faizleri aşağı gidiyordu. Dün bir bankadan ufak çaplı bir artış geldi. Faizler çıkar mı?
Bence aşağı gider. FED faiz indiriyor. İngiliz Merkez Bankası indirdi. Japonya artırmıyor. Avrupa Merkez Bankası daha fazla direnemeyecek ve indirecektir. Bizim merkez bankası indiriyor.
Eğer talep de daralıyorsa faizlerin yukarı gitmesi zor. Trend aşağı yöndedir. Türkiye'de endişeye gerek yok. Ekonominin geldiği güçlü seviye, hükümetin mali disiplindeki tavizsiz tutumu, finans kesiminin deneyimi sayesinde Türkiye minimum seviyede etkilenecektir.

Merkez'den Doğuş'a

Hüsnü Akhan, ODTÜ İşletme mezunu. Ekonomi dalında yüksek lisansını University of Miami'den aldı. Merkez Bankası Londra Ofisi'nde temsilcilik, Dış İlişkiler biriminde Genel Müdür Yardımcılığı yaptı.
1994'te Doğuş Grubu'na katıldı. Garanti'de Hazine, Operasyon ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1998'da Körfezbank'ın Genel Müdürlüğü görevine atandı.
2001-2005 yılları arasında Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve CFO olarak görev yaptı. Ocak 2006'dan bu yana Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO olarak görev yapıyor.
Akhan ayrıca Doğuş GE GYO'nun Yönetim Kurulu Başkanlığı ve TÜV-TURK, Doğuş İnşaat, GarantiBank Moscow, GarantiBank International N.V. Yönetim Kurulu üyeliği görevlerini de sürdürüyor.

Rakamlarla Doğuş Grubu


2007'de 4.8 milyar dolar ciro
2008 hedefi 5.9 milyar dolar
İstihdam 18 bin kişiyi aştı


Faaliyet gösterdiği sektörler
Bankacılık, finans
Otomotiv
Gayrimenkul
İnşaat
Turizm
Enerji
Medya


İş hacminde sektör payları
Finans yüzde 44
Otomotiv yüzde 46
Diğer yüzde 10

Doğuş'un gündemi


Romanya'da 70 şubeli banka kuruyor
Ukrayna'da banka bakıyor
Bursa'da alışveriş merkezi ve konut projesi başlattı
Maslak'ta ofis bloku yapacak
Ticari gayrimenkulde satın alma fırsatlarına bakıyor
Kartal'da konut, Gebze'de alışveriş merkezi ve otel yapacak
Doğuş Oto Amerika ve Kuzey Afrika'ya bakıyor
Ortaklarıyla birlikte 189 sabit, 81 mobil muayene istasyonu açacak.
Turizmde 200 milyon dolarlık yatırım var

alkazar
23-02-2008, 05:03
Magna’yı Türkiye’ye çektik yeni sürprizlerimiz olacak

Türkiye Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, "1 yıl 4 aylık faaliyet süremizde 600’den fazla yatırımcıyla görüştük. İlk kez Türkiye’ye yatırım yapmaya ikna ettiğimiz Kanadalı otomotiv devi Magna International gibi yeni sürprizlerimiz olacak. Bir yandan sıfırdan yatırımlar çekeceğiz, diğer taraftan mevcutların Türkiye’de daha da büyümesini sağlayacağız" dedi.

TÜRKİYE Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, kısa süre önce Kanadalı otomotiv devi Magna International’in 400 milyon dolarla başlayıp kimi görüşlere göre 1 milyar dolara kadar çıkabilecek yatırımını Türkiye’ye çekmeyi başardıklarını belirterek, "Ajansımızın 1 yıl 4 aylık bir geçmişi var. Bu sürede 600’den fazla yatırımcıyla görüşmelerimiz oldu. Önümüzdeki dönemde yeni sıfırdan yatırım sürprizlerimiz olacak" dedi. Korkmaz, Türkiye’de yatırımı bulunan Hintli bir ambalaj devininin Romanya’ya yönlendirmeyi düşündüğü yeni yatırımının yönünü de Türkiye’ye çevirdiklerini ifade ederek, "Yakında İspanya’dan 300 milyon dolarlık bir yatırımın da müjdesini vereceğiz. Sıfırdan olacak bu yatırımın yeri için Karadeniz’i öne çıkarmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

MAGNA TEMELİ BU YIL ATAR: Batı İsviçre’nin Yatırım Ajansı’nda Başkan Yardımcısıyken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın transfer ettiği Alpaslan Korkmaz, Kanadalı otomotiv yan sanayi devi Magna International’ı Türkiye’ye çekme öyküsünü şöyle anlattı: "Magna International’in Doğu Avrupa’da yatırım düşündüğünü öğrendik. Hemen kendileriyle temasa geçtik, yönetim kurullarına bir sunum yaptım. Kendilerine 4 farklı yatırım arazisi gösterdim. Türkiye’ye gelmeleri halinde hiçbir pürüz yaşamayacakları garantisi verip, ’İsteyin, Başbakanımızla da görüştürelim’ mesajı verdim. 20-30 kez gelip gittiler, Sayın Başbakanımızla da görüştüler. Sonunda yatırımlarını Türkiye’ye yönlendirmeye ikna oldular. Binlerce kişiye istihdam kapısı olacak yatırım için temel bu yıl atılır."

DAHA ÇOK MAGNA GELİR: Türkiye’deki tüm otomotiv kuruluşlarını ziyaret edip, "Daha fazla yatırım için neler istersiniz?" sorusuna yanıt aradığını kaydeden Alpaslan Korkmaz, şunları söyledi: "Otomotiv, Türkiye için stratejik sektör. Bu sektörde sıradan montajdan çok Türkiye’de daha fazla katma değer bırakacak yatırımları artırmamız gerekiyor. Türkiye’nin mevcut yan sanayi üretim ağı, otomotiv sektörünün daha da büyüme şansı veriyor. Biz gerekli adımları attıkça, Türkiye’ye otomotivde Magna International gibi daha çok gelen olur."

HİNTLİ’Yİ TUTTU, İSPANYOL GELİYOR: Korkmaz, temel hedeflerinin Türkiye’ye sıfırdan yabancı yatırımlar çekip, istihdam yaratmak olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Sıfırdan yatırıma yeni örnek olarak bir İspanyol şirketini verebilirim. 300 milyon dolarlık yatırım söz konusu olacak. Yatırım yeri için büyük olasılıkla Karadeniz bölgesi seçilecek. Bunun yanısıra, Türkiye’de yatırımı bulunan yabancı kuruluşların büyümelerini de burada sürdürmeleri için çaba harcıyoruz. Örneğin Hintli ambalaj devi Polyplex’te böyle bir durum oldu. 150 milyon dolarlık yeni yatırımlarını Romanya’ya yönlendirmek üzere olduklarını öğrenir öğrenmez harekete geçtik. Bu yatırımı da Türkiye’de yapmaları konusunda ikna ettik."

En az üç dil bilen eleman aradı, 10 dil konuşuluyor

BAŞBAKANLIK Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, Batı İsviçre’de Yatırım Ajansı Başkan Yardımcısıyken bazı işadamlarının tavsiyesiyle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini davet ettiğini belirterek, şunları söyledi: "Türkiye için çalışmak benim hayalimdi. Teklifi alınca hemen kabul ettim. Ajans kadrosunu kurarken, özel sektör kuruluşu gibi ilan verdim, ’en az üç dil bilen elemanlar arıyoruz’ dedim. 720 başvuru geldi. 500’ünü eleyip, 220 kişiyle birebir görüştüm. Sayı 60’a inince, Yatırım Ajansı için çalışacaklarını açıkladım, şok oldular. Görüşmeleri otellerde falan yaptım. 25’yle el sıkışıp işe başlattım. Şimdi Yatırım Ajansımızda Rusça, Çince ve Japonca dahil, 10 dil çok iyi konuşuluyor."

Beş yıldızlı otel odalarına ’yatırıma gelin’ davetiyesi

ALPASLAN Korkmaz, 11 ülkede kimi danışman, kimi doğrudan kendilerine bağlı temsilcilerinin olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi: "Türkiye’de yatırımı olan bütün yabancı sermayeli kuruluşların CEO’ları veya diğer üst düzey yöneticilerinden ’Neden Türkiye’yi anlatmalarını istedik. Bunları dünya medyasına verdiğimiz ilanlarda kullandık. Yabancılara Türkiye’yi en iyi yine yabancılar anlatabilirdi. Ayrıca ABD’de, Avrupa’da Körfez ülkelerinde televizyon anonslarımızla Türkiye’ye yatırım çağrısı yaptık. Bunlar yeni adımlarla sürecek. THY’de de tanıtımlara başlardık, business class’da koltuk ceplerine ’yatırıma gelin’ broşürleri koyacağız. Aynı broşürleri Türkiye’deki beş yıldızlı otellerin odalarına da koymak için görüşmeler yapacağız."

alkazar
24-02-2008, 07:17
23 gemi, 400 TIR, 400 vagonla ihracat taşıyor

Arkas, İzmir merkezli önemli firmalarından biri. İzmir'in, Türkiye ekonomisinde bugünkünden çok daha önmeli rol oynadığı bir dönemde, 1900'lü yılların başında kuruldu. Türkiye'de 100 yaşını aşan şirket sayısı azdır. Arkas 106 yaşında. Gabriel J. B. Arcas'ın 1902'de kurduğu Arkas, 1944'ten itibaren Lucien Gabriel Arcas'ın öncülüğüyle uluslararası taşımacılığa geçti. Önce Mısır'a doğru yol aldı gemileri, sonra yedi denize açıldı.
1964'te şirketin başına, halen Yönetim Kurulu Başkanı olan Lucien Arkas geçti. Türk Taşımacılık Sektörü'ne yenilikleri taşıyan şirket 1978'de Türkiye'den Avrupa'ya ilk konteyner yüklemesini yaptı. Faaliyetleri geliştikçe şirket sayısı arttı. 2000'li yılların başında holding oldu. 42 şirketi çatısı altında birleştiriyor.
Arkas kuşaktan kuşağa geçen bir aile şirketi. Lucien Arkas'ın oğlu ve büyük kızı da grupta. Bernard Arkas, Holding İcra Kurulu Üyesi ve Acente Hizmetleri Başkan Yardımcısı; Diane Arkas, İcra Kurulu Üyesi. Küçük kızı Claire Arkas Dumitrescu ise sanatçı. Resimle uğraşıyor.
Arkas'ı konuşurken, şirketin karakteristiği de ortaya çıkıyor. Arkas hizmet sektöründe (ağırlıkla lojistikte) faaliyet gösteren entegre bir yapı. Deniz yoluyla kendi gemisiyle getiriyor. Limanına indiriyor, TIR'larına yüklüyor, istasyonlarında bekleyen vagonlarına yükleyip demiryolu ile naklediyor, depolarda tutuyor ve teslim ediyor.
Bu iş tarzını yeni kurduğu Otoport limanında da görüyoruz. Sadece otomobil ithalat ve ihracatı için özel olarak tasarlanan bu limana gelen araçlar, geldikleri gibi sevkedilmeyecek. Tozu, pası alınacak, taşımada hasar görmüşse onarılacak ve sevk edilecek.
Lucien Arkas'ın özelliği bu. İhtiyacı görmek ve bütün aşamalarında operasyon yapacak sistemleri kurarak, akan bir hizmet zinciri ile teslimat!
Lucien Arkas'la İzmir'deki grup merkezinde buluştuk. Oldukça neşeli, şen bir işadamı. Ofisi gemi eskileri ve tablolarla dolu. Bir şirket merkezinden çok müzeyi andırıyor. Binlerce kitabı var. Gemi eskileri için bir müze hazırlığı yaptığını söyledi. Çocuklarının da katıldığı sohbette grubu anlattı:

Siz karada, havada, denizde, demiryolunda, her yerde varsınız. İsterseniz önce hava işinden başlayalım...
Havacılık işimiz gelişiyor. CEO'ların maaşları artınca günlerinin kıymeti de artıyor. Havaalanında saatlerce bekleyiş astronomik masraflar yaratıyor. Bizim hizmet verdiklerimizin yüzde 90'ı yabancılar. 7 kişilik Learjet 60 ve Challenger 604'le uçuyoruz. Filoyu Challenger 300'le genişleteceğiz. Nisan'da geliyor. Müşterilerimiz daha çok Ruslar, Körfez'deki Araplar. Kişiler kendi uçaklarını almayı tercih ediyor. Biz onları da kiralıyoruz.
Grubun faaliyet alanları nasıl dağılıyor?
42 şirket var. 8-9 birbirine yakın iş kolundayız. Deniz acentelikleri bizim baba mesleğimiz. Acenteliklerin getirdiği avantajla 7 bin müşteriyle iletişim içindesiniz. Piyasanın nabzını tutuyorsunuz. 1.5 milyon dolu konteynır yükledik, boşalttık geçen sene. 750 bin TIR demek. Bu konuda lideriz. Onun ihtiyaçlarını karşılamak için İstanbul'da liman inşa ettik. Talep ve sıkışıklık vardı. Türkiye'nin en büyük limanı (Ambarlı) halen. Akdeniz'de dağıtım için gemiler aldık. Limanla müşteri arasındaki zinciri tamamlamak için eksik halka kara nakliyesiydi. Onu da zamanında kurmuştuk. 400'ün üstünde TIR'ımız liman ve müşteri arasında iş görür. Depo ve yan hizmetler de sunuyoruz. Gemilere yakıt veriyoruz. Petrol Ofisi ile yola çıktık, devam ediyoruz. Türkiye'de en büyük özel sektör demiryolu şirketiyiz.

Demiryolu işletmecilğinde sistem nedir? Lokomotifiniz var mı?
Lisansa tabi olmak üzere vagon sahibi olabiliyorum. Şu an lokomotif için müsaade yok. 2 senedir beklediğimiz bir kanun var. Demiryolunu özel sektöre açıyor. Şu an TCDD'den başka işletma yapma hakkı olan kimse yok. Bu bir tekel. Bu değişince lokomotif alacağız.
Bizde 400 vagon var. Özel sektörün en çok vagonu olan biziz. Özel sektörün vagonlarının yüzde 25'i bizde.

Peki istasyon kurabiliyor musunuz?
Kendi istasyonlarımız kurmak zorundayız. Vagonlarımızı parkedecek istasyonlarımız olmalı. TCDD'nin en iyi müşterisi oluyorum. O da benim altyapımı oluşturuyor.
Kanun 2008 çıkar diye ümit ediyorum. Türkiye için çok değerli bir yasa. Anadolu'nun yeni filizlenen sanayi bölgelerine demir yoluyla taşımacılık yapabilmeliyiz. Anadolu insanı geliyor İstanbul'a fabrika yapıyor. Gitsin kendi memleketinde yapsın. Ben de hammaddeyi daha ucuza getirebilmeliyim. Çin'den aldığım malı acentemle gemiyle Kayseri'ye kadar getireyim.

Sizin iş alanlarınıza bakıldığında birbirini tamamlayan entegre bir sistem ortaya çıkıyor...
Gemiye bindirmek İstanbul ya da İzmir'e getirmek bizim işimiz. Limana gelip mala hasar vermeden sevk etmek bizim işimiz. Malı limandan tekrar sevk ederken bunu trenle yapabiliyorsak bu büyük avantaj. Son kısmı da kamyonla yaparız.

Kaç gemi var, yeni gemi alım planlarınız vardı...
320 milyon dolarlık bir yatırım. 23 gemi var. Bu sene için 2 sipariş. 2009'da 2 tane daha gelecek. İhtiyaç oldukça alıyoruz. Bu sene çalkantılı bir sene olacak gibi. Biz en son sparişi 2 sene önce verdik, şimdi durduk.
İşimizin yüzde 80'i taşımada. Bunun içine sigorta, hizmetler gibi artı değerler de giriyor.
Denizcilikte, Arkas Denizcilik 5 büyük hattın uluslararası temsilcisi. Mediterranean Shipping Company'nin temsilcisiyiz. MSC Acenteliğimiz, İstanbul, İzmir, Mersin Bursa, Antalya ve Trabzon'da yaklaşık 160 çalışanı ile hizmet veriyor.

Sebze - meyve taşıması da yapıyor musunuz?
Frigo konteyner kısmına geçtik. Türkiye'nin çok büyük bir sebze- meyve ihracatı var. Ya eski açık gemiyle ya da kamyonla gidiyor. Bin 500 firigo konteynır siparişi verdik. Rusya, Türkiye, İzmir, Antalya, Mersin ve tamamlamak için de Mısır arasında çalışıyor. Kasalar çıktığı yerde kapanıyor geldiği yerde açılıyor, ürün ilk günkü tazeliğinde oluyor.
Müşteriyle temas için 9 ülkede Arkas'ın şubesini açtık. İspanya'nın Rusya'nın derdini biz çözüyoruz. İspanya'da cezayir, Mısır, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Ukarayna, Rusya'nın Karadeniz kıyısında var. Bu sene Fas, Kanarya Adaları ve Suriye'de açacağız. Bunu yapan ilk Türk firmasıyız.

Grupta istihdam ne kadar?
Burada 3 bin, yurtdışında toplam 300 çalışanımız var.

Yeni bir sektöre girme planı var mı?
Bir sektör daha düşünüyoruz. Gemi bakım ve inşaat. Yalova'da bir yer almıştık. Devlet yer tahsis etti tersana bölgesinden. Bu sene yapımına başlayacağız. 2-3 senede tamamlayacağız. 70- 80 milyon dolarlık yatırım. Her açılımımız 50- 60 milyon dolar. Gemi sayısı artınca bakımı problem oluyor. Ben senede kendi gemilerim dışında 4 bin gemiye bakarım. Bunların ihtiyaçları da var. 80'lerde yaşanan turizm hamlesiyle tavukçuluk, otelcilik yaptım, çıktım.

Enerji çok gözde, bu sektöre girmeyi düşünüyor musunuz?
Enerjiyle ilgilenmiyoruz. Ama deniz yakıtında iddiam var. Tanklar kiralayıp gemilere mazot vermek. Limanlarda yakıt veriyoruz. 2008'de açıkta da vereceğiz. Şirketleri birleştirip azalmaya çalışıyoruz. Sayı çok olunca yönetim zorlaşıyor. Her biri bir adım atsa her sene zaten başlı başına bir iş oluyor.

2008 gündeminizi nasıl?
Anadolu projesi dedik, demir yolu projesine ağırlık veriyoruz. Sanayi bölgelerinde, Anadolu yatırımcısına destek planımız var. Birçok yerde ilk başta bilgilendirme çalışmasıyla başlayacağız. Ankara önemli bir sanayi bölgesi olma yolunda. Kayseri(Orada yeni depo yaptık), Malatya, Antalya, Konya, Eskişehir, Erzurum (Depo yapmak istedik. TCDD onay vermedi), Trabzon. Toplam 14 ilde. Demiryoluyla gidebildiğimiz yere kadar gideceğiz, kalanı kamyonla yapacağız.
Limanlarla direkt bağlantı kurulabilecek. Bilgi- işlem merkezleri olacak. Fatura, gümrükleme işlemleri burada yapılacak. Gümrükleme için İstanbul'a gitmeye gerek kalmayacak.

Demiryolu ile yük taşımacılığında payınız nereye geldi?
Özel sektörün payı yüzde 23.5. Özel sektör içinde Arkas'ın payı yüzde 25. Türkiye çapında pazar payımız yüzde 5-6 arasında.

Bu yıl toplam yatırım ne kadar olur?
2008- 2009 yatırım bütçesini çıkarmak için genel müdürlerimiz kendi şirketinin vergiden önceki karını sunuyor. Bu sene yatırınmları kısacağız. Dolar kazanıp TL harcıyorum. Bu sene ne olacağını bilmiyorum. Bu sene bir ağırlaşma olşacak. Ülkenin gidişatına göre adım atacağız. Sene ortasında bir iyileşme olursa hızlanırız.

2007'yi nasıl kapattınız?
Yüzde 20 büyüme sağladık. 2008 hedefi bunun altına düşmemek. Ocak parlak değildi. Sırf Türkiye odaklı olmadığımız için belki açığı yurtdışıyla kapatabiliriz. Ciro 1.5 milyar dolar civarı.

Hiç ortaklık teklifi geldi mi?
Ortaklık teklifleri geliyor, ortaklıklar da yapıyoruz. Özellikle bilgisayar konularında geliyorlar. Programın en iyi kullanıcısı biziz. Ben hiç bir şeye kendi dalımdaysa 'hayır' demem. Autoser'i Hollandalı bir ortakla yapacağız. Yönetim her zaman bizde. Autoport'ta yüzde 28 Japon ortağım var. Ortaklıklara açığız. En eski ortağımız 20 senelik.

Sizin turizmde de faaliyetiniz var
İtalya'nın en büyük özel kruvaziyer şirketi MSC Cruises, 2005 yılında turizm faaliyetlerine Türkiye'de başlama kararı aldı.
Onlarla acente hizmetlerini yürütmek için MSC Kruvaziyer Turizm'i kurduk. MSC Cruises, yaz boyunca İstanbul hareketli Ege ve Adriyatik seferleri düzenliyor.
Biz burada acentelerle anlaştık. Onlar biletleri sattı. Geçen sene 2 binin üstünde yolcu, bu gemilerle seyehat yaptı. Marmaris, Bodrum, Antalya'ya yolcu gemileriyle yolcu taşıyoruz.
Bu sene Marmaris'e 10 sefer yapacağız. Marmaris'e gemi geldi, kalkış düdüğü çaldığında yer yerinden oynadı. Korna sesleri, insan sesleri, gürültü. Halk Fenerbahçe'nin galibiyeti nedeniyle düdük çaldığını sanmış. Ne bilsin İtalyan kaptan Fenerbahçe'yi?



Rakamlarla Arkas


Grupta 42 şirket var.
Sektörel ağırlığı lojistik.
7 bin müşteriyle çalışıyor
İstihdam 3300 kişi
2007'yi yüzde 20 büyüme ile kapattı
Cirosu 1.5 milyar dolar


SEKTÖRLER
Deniz, kara, hava ve demiryolu taşımacılığı
Liman işletmeciliği
Sigortacılık
Otomotiv
Turizm
Akaryakıt hizmetleri
Bilgi teknolojileri
İş makineleri


Otomotive özel liman yapıyor

Otomotive de girdiniz. Ne yapmak istiyorsunuz?
Opel bayiliğimiz vardı. Ben sadece bayilik yaparım, distribütör değilim. Türkiye'nin otomotiv ihracatında, ithalatında taşımacılığın önemli bir kısmını biz yapıyoruz. Araba gemimiz var. Yüzer garaj gibi, içinde 9 kat araba var. 400 bin araba taşırız. En çok araba taşıyan şirketiz.
Otomotivde Türkiye'nin daha yolu var. Markalarımız Opel, Volvo, Ford, Peugeot, Citroen, Renault kamyon. Birçok markayı temsil edebilme konsepti. 16 bayilik var. Servis, satış, yedek parça. Eksik halka liman. İthal edilen arabaya limanda işlem (temizlik, bakım..) yapamıyoruz. Yer yok. Artık limanlar tıkandı. O yüzden Gölcük'te Ford'un yanında liman inşaa ediyoruz. Nisanda açılacak. 400 bin arabalık kapasite. Çalışması 2 yıl sürdü. Üretim artıyor, 400 bin kapasite yetmez.
Gölcük'teki limanımızın adı Otoport, sonra
Otoser'i açacağız. Araba inecek bayiye gitmek için
ihtiyacı olan herşey buralarda giderilecek. 60 dönüm Otoser için aldık. Liman nisanda çalışmaya başlayacak. Outoser, önümüzdeki sene açılacak. Toplam yatırım
40 milyon dolar.
Bu sene sadece tanesi 6 milyon dolardan Ambarlı'ya 5 tane büyük vinç getirdik. Gerekli altyapılar var, ihtiyaç var bu yatırımlara. Hizmet zincirinin halkalarını tamamlamak prensibimiz. Schenker'le ortağız. Dünyada ikinci büyük firma. Kargoyu onlarla yapıyoruz. Gümrükleme, depolama ihtiyaçlarını da gideriyoruz.
Tuzla-Orhanlı'da 50 bin metrekarelik depo inşa ediyoruz. Bu yıl açacağız. Mallar ithal etmeden bu depolarda tutulabilecek. Depoculuk gibi. Bunların hiçbiri tek başına bir iş değil, hepsi bir zincir. 44 senedir bu işin içindeyim. Bu işin içinde ihtiyaç tespit etme önemli. Bunlar bir buluş değil. Bütün sektörler birlikte büyümeye mecbur. Bu zincir büyürken tüm halkalar aynı şekilde büyümeli. Limanları büyütüp kamyon filosunu büyütmeden olmaz. Vagon aldım, istasyon yapmazsam olmaz. Entegre bir sistem bu.



Arkas Holding'in 2008 gündemi


Hava taksi işini büyütecek. Nisanda yeni bir uçak geliyor
Gölcük'te Otoport'u bu yıl açıyor
Otomobilleri satışa hazır hale getirecek Otoser'i tamamlayacak.
320 milyon dolarlık gemi yatırımını tamamlayacak.
Otomotivde bayilik sistemini yaygınlaştıracak.
Tuzla-Orhanlı'da 50 bin metrekarelik depo inşa edecek.
Sebze - meyve taşımacılığı için 1500 konteynırlık firigo konteyner siparişi verdi.
9 ülkede Arkas'ın şubesini açtı. Bu yıl Fas, Kanarya Adaları ve Suriye'de açacak.
Gemi bakım ve inşaa işine giriyor. Yalova'da yer aldı.
Anadolu'nun 14 sanayi kentine depolar yapacak.

alkazar
25-02-2008, 06:20
İçdaş’tan Çanakkale’ye 1.5 milyar dolarlık yatırım



İÇDAŞ Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş., Çanakkale’ye 2011 yılına kadar 1.5 milyar doları bulacak yeni yatırımlar yapacak. Çanakkale’de 9 yıldır faaliyette bulunan İçdaş’ın bu ilde yeni yatırımlara başlayacağını söyleyen İçdaş Genel Müdürü Bülend Engin, Çanakkale’yi üretim üssü seçtiklerini ve halen 6 bin 500 kişi olan istihdamı yeni yatırımlarla 10 bin kişiye çıkaracaklarını açıkladı. Çanakkale Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ÇASİAD) 16’ncı kuruluş yıldönümü etkinliklerinde dernek tarafından ’2007 Yılının Şirketi’ seçilen İçdaş adına ödülü dernek Başkanı Hüseyin Yalman’ın elinden alan Engin, halen Çanakkale’de kurulu tesislerinin potansiyel değerinin 3 milyar Amerikan Doları olduğunu hatırlattı ve "2011’e kadar 1200 MW’lık süper kritik enerji üretim tesisi ve gemi sacı üretim tesislerimiz devreye girecek. Ayrıca 250 bin DWT tonluk gemi yapımı için 3 kuru havuz inşaası da sözkonusu" dedi.

alkazar
25-02-2008, 06:20
İçdaş’tan Çanakkale’ye 1.5 milyar dolarlık yatırım



İÇDAŞ Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi A.Ş., Çanakkale’ye 2011 yılına kadar 1.5 milyar doları bulacak yeni yatırımlar yapacak. Çanakkale’de 9 yıldır faaliyette bulunan İçdaş’ın bu ilde yeni yatırımlara başlayacağını söyleyen İçdaş Genel Müdürü Bülend Engin, Çanakkale’yi üretim üssü seçtiklerini ve halen 6 bin 500 kişi olan istihdamı yeni yatırımlarla 10 bin kişiye çıkaracaklarını açıkladı. Çanakkale Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (ÇASİAD) 16’ncı kuruluş yıldönümü etkinliklerinde dernek tarafından ’2007 Yılının Şirketi’ seçilen İçdaş adına ödülü dernek Başkanı Hüseyin Yalman’ın elinden alan Engin, halen Çanakkale’de kurulu tesislerinin potansiyel değerinin 3 milyar Amerikan Doları olduğunu hatırlattı ve "2011’e kadar 1200 MW’lık süper kritik enerji üretim tesisi ve gemi sacı üretim tesislerimiz devreye girecek. Ayrıca 250 bin DWT tonluk gemi yapımı için 3 kuru havuz inşaası da sözkonusu" dedi.

alkazar
29-02-2008, 13:34
Yabancı sermayeden Manisa'ya AVM yatırımı
Hollanda kökenli gayrimenkul geliştirme sektörü Redevco’nun Manisa’da 200 milyon avro yatırımla bir alışveriş merkezi kuracağı belirtildi.
Yatırımla ilgili Büyük Saruhan Otel’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Redevco Türkiye Genel Müdürü Patrick Van Dooyeweert, firmanın büyük şehirlerdeki portföyünü artırmayı planladığını belirtti.
Avrupa’da 20 ülkede faaliyet gösteren Redevco’nun Manisa’da yapacağı yatırımın yaklaşık 200 milyon avroya mal olacağını ifade eden Dooyeweert, "Redevco, yatırım yaptığı tüm şehirlerde toplum ve ekonomi için katma değer yaratmayı hedeflemektedir. Bu nedenle şirket seçici davranarak çevre dostu projeler yürütmektedir" dedi.
Redevco Türkiye İnşaat ve Arazi Geliştirme Direktörü Muharrem Polat, Ege Bölgesi’nin endüstri alanında en gelişmiş şehri olarak gördükleri Manisa’da planlanan yatırımın açılış tarihini 2009 yılının son çeyreği olarak belirlediklerini ifade etti.
Yatırımın İstanbul-İzmir yolunda, yerleşimin en yoğun olduğu bölgede konumlanacağını kaydeden Polat, "Manisa Alışveriş Merkezi, bölgedeki ilk alışveriş merkezi olarak gerek Manisa gerekse de komşu illerde yaşayanlar için yeni bir alışveriş alanı ve sosyal çevre oluşturacak.
Yatırımımız bölgede yaklaşık bin kişiye istihdam sağlayacak" dedi.
Merkezin 90 bin metrekarelik alanda kurulacağını 54 bin metrekarenin kiralanabilir kapalı alanlardan oluşacağını dile getiren Polat, şöyle konuştu:
"Bu alanda bulunan 125 mağazanın yanı sıra 11 bin metrekarelik hipermarket, 5 bin metrekarelik yapı market, 3 bin metrekarelik teknoloji marketi, 10 salonlu sinema ve 2 bin 500 araçlık otoparkın bulunması planlanıyor. Kurulacak kojenerasyon tesisiyle merkezin kendi enerjisini karşılaması amaçlanıyor." Manisa Ortak Girişim Gurubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Yumrukaya ise yatırımın yapılacağı arazi üzerinde davanın sürdüğünü, ancak bunun yatırıma engel olmadığını belirterek, iki ay içinde belediyeden ruhsat alınarak temel atmanın planlandığını ifade etti.
Sümerbank Pamuklu Mensucat fabrikası arazisini özelleştirme ihalesi yoluyla alan Manisa Ortak Girişim Grubu, araziyi Redevco’ya satmış ancak ÖİB, Manisa Valiliği kanalıyla mahkemeye yaptığı başvuruyla tapu kaydına satışa ilişkin tedbir koydurmuştu.

alkazar
04-03-2008, 12:06
atakaş şirketler grubu, rusya'nın üçüncü büyük çelik üreticisi magnitogorsk
iron and steel (mmk) ile yüzde 50-50 ortaklıkla ve 1.4 milyar dolarlık
yatırımla İskenderun'da kuracağı demir-çelik tesisinin temelinin 15 mart'ta atılacağını bildirdi.
şirketten yapılan yazılı açıklamaya göre söz konusu tesis 2,500 kişiye istihdam sağlayacak.
dünyanın en büyük 20'inci büyük çelik üreticisi olan mmk'nın piyasa değeri 11.1 milyar dolar. şirket, 2006
yılında 12.5 milyon ton çelik üretimi yaparak, dünyanın en büyük dördüncü çelik üreticisi olan rusya'nın çelik
ihtiyacının yüzde 17.6'sını karşıladı.
mmk, türk şirketi atakaş ile 1.1 milyar dolardan fazla yatırımla türkiye'de yılda 2.6 milyon ton üretim
kapasitesine sahip olacak soğuk ve sıcak haddehane kuracağını mayıs 2007'de açıkladı.
mmk'nın yaptığı yazılı açıklamada, projenin hem İstanbul hem de İskenderun'da olacağı, inşa edilecek
tesislerde galvanizleme de yapılacağı ve üretime geçilmesinin en az üç yıl alacağı belirtildi.
mmk genel müdürü ve şirketin çoğunluk hissedarı viktor rashnikov konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada,
"dinamik ve hızla büyüyen türk piyasasında yeterli metalurji üretim kapasitesi bulunmuyor ve (türkiye) çelik
üreticileri için kesinlikle çekici" demişti.

danieli İle anlaşma
öte yandan İtalyan döküm teçhizatı üreticisi danieli , türkiye'de iki çelik tesisinin inşası için
rusya'dan mmk ve türkiye'den atakaş'ın oluşturduğu ortak girişim ile ekim 2007'de 374 milyon euroluk
(531.2 milyon dolar) bir anlaşma imzaladı.
danieli'den yapılan açıklamada, planlanan tesislerde yıllık 2.4 milyon ton yassı ürün üretileceği ifade
edilmişti.

alkazar
04-03-2008, 12:07
akbank , soyak grubu bünyesinde faaliyet gösteren senerji enerji üretim
aşâ€™nin inşa edeceği iki hidroelektrik santrali için 230 milyon dolar tutarında 3.5 yıl geri ödemesiz, toplam 11 yıl vadeli kredi
tahsis ettiğini açıkladı.

alkazar
18-03-2008, 03:02
Ülker’den 20 milyon YTL’lik mama yatırımı
Ülker Grubu şirketlerinden Hero Gıda Genel Müdürü Nasuh Önal, 20 milyon YTL yatırımla Türkiye’de ilk kavanoz maması fabrikasını Ankara’da kuracaklarını söyledi.
MURCIA - İsviçreli Hero’nun, İspanya Murcia’daki Ar-Ge merkezinde düzenlenen toplantıda konuşan Nasuh Önal, yaklaşık 300 milyon YTL’lik Türkiye bebek maması pazarının yüzde 28’inin Ülker Hero Baby’ye ait olduğunu anlattı.
Haberin devamı

Ülker’in bebek ürünleri içinde yüzde 47 ile bebek bisküvisinin ilk sırada yer aldığını aktaran Önal, biberon mamaları, Ankara’daki fabrikada üretilen tahıllı kaşık mamaları, kavanoz püre mamaları ve bebek bisküvisinden oluşan 4 ana kategoride ürün sunduklarını kaydetti.

Geçen yıl üretimlerinin yüzde 16’sını ihraç ettiklerini ifade eden Önal, yine Hero ile işbirliğine giderek kurdukları Ankara’daki tahıllı kaşık mama fabrikasının yanına kavanoz mama fabrikası kuracaklarını belirterek, “20 milyon YTL yatırım yaptığımız bu ikinci fabrikamızı 2008 yılının sonunda Ankara’da kuruyoruz. İleri teknolojiye sahip olacak bu ikinci fabrikada günde 137 bin, yılda 50 milyon adet kavanoz maması üreteceğiz” dedi.

Kavanoz mamasının fiyatını 1 YTL olarak belirlediklerini kaydeden Nasuh Önal, 2010 yılına kadar kavanoz maması kategorisinde 2.5 kat büyümeyi ve yüzde 64 pazar payına ulaşmayı hedeflediklerini, 2009 yılında da 10 milyon adet kavanoz maması ihraç edeceklerini kaydetti.

HERO CEO’SU: TÜRKİYE’NİN BÜYÜK POTANSİYELİ VAR
Hero CEO’su Stefan F. Heidenreich da Türkiye’de “bebeğim için en iyi olanı ben pişiririm” anlayışının aşılması gerektiğini, yetişkinlere verilen yemeğin bebek için sağlıklı olup olmadığının bilinemeyeceğini belirterek, “Türkiye’nin büyük bir potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Bu amaçla Türkiye’ye yatırım yapıyoruz” dedi.

Hero Grubu Başkan Yardımcısı Rene Banziger ise üretimlerinin her aşamasında güçlü bir kontrol mekanizmasına sahip olduklarını, 400 kişinin çalıştığı bir Ar-Ge departmanları bulunduğunu ve bu departmanın tüm dünyadaki Hero şirketlerine hizmet verdiğini dile getirdi.

alkazar
18-03-2008, 03:03
Erdemir 1.9 milyar dolarlık yatırım yapacak
Erdemir Genel Müdürü Özgen, 2012’ye kadar 1.9 milyar dolar daha yatırım yapacaklarını ve bu çerçevede bu yıl 800 milyon dolarlık harcama öngördüklerini açıkladı.
Basın toplantısı düzenleyen Erdemir Genel Müdürü Oğuz Özgen, şirketin yatırım programının, şimdiye kadar yapılan 2.3 milyar dolarlık harcamayla birlikte 2012’de 4.2 milyar dolara ulaşacağını belirtti. Yatırımlar kapsamında Erdemir’de üçüncü fırın Nisan ayında faaliyete geçecek.
Haberin devamı

Özgen, bu yıl 2007’nin üzerinde kar ve ciro hedeflediklerini ancak rakam veremediğini, çünkü belirsizlikler nedeniyle 1 ay sonrasını göremediklerini söyledi.

Özgen, bu yıl üretimlerinin ise Ereğli’de 2007 seviyesinde kalacağını, İsdemir’de daha fazla olacağını açıkladı. Erdemir 2007’de yassı çelik üretimini 2006’daki 3.9 milyon tondan 4.2 milyon tona, sıvı çelik üretimini de 5.3 milyon tondan 5.5 milyon tona çıkardı. İsdemir’deki uzun çelik üretimi ise 2006’daki 2.1 milyon tondan 2007’de 1.9 milyon tona geriledi. Özgen, İsdemir’de uzun çelik üretimini tamamen durdurmayacaklarını da vurguladı.

2010 yılında Türkiye’deki toplam yassı çelik talebinin 16 milyon tona ulaşmasını beklediklerini söyleyen Erdemir Genel Müdürü, daha önce 10 milyon ton öngördükleri toplam üretimin ise yeni oyuncularla 15 milyon tona çıkacağını söyledi.

alkazar
07-04-2008, 00:56
İpek Kağıt’tan Manisa’ya fabrika

ECZACIBAŞI bünyesindeki temizlik kağıdı şirketi İpek Kağıt, Yalova ve Kazakistan fabrikalarının ardından üçüncü fabrikasını Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde kuracak. 225 dönüm arazi üzerine yapılacak fabrikanın 40 milyon dolar tutarındaki ilk aşaması 2009 yılında tamamlanacak. İpek Kağıt, gelecek yıllarda iç ve özellikle de dış piyasa ağırlıklı olarak artırılması planlanan satışlarının Manisa’dan karşılanacağını bildirdi. Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, Manisa yatırımının İpek Kağıt’ın tarihindeki en büyük projesi olacağını belirterek, "Temizlik kağıdının da içinde olduğu hedef sektörlerde büyümemizi sürdüreceğiz. Ekonomide gerek küresel, gerekse de yerel pazarlarda kendini hissettiren olumsuz gelişmeler, uzun vadede başarılı olacağımıza inandığımız sektörlere yatırım yapmamızı engellemeyecek" dedi.

alkazar
07-04-2008, 00:58
Tat, Harran’da 1 milyon ton domates üretip, 80 milyon dolar yatırımla salça yapacak

Urfa’daki Harranova Çiftliği’nde hayvancılıktan sonra domates üretimine odaklanan Koç Topluluğu, Tat Konserve ile iddiasını artırdı.

Tat Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, 80 milyon dolara mal olan fabrikanın ilk bölümünü haziranda açmayı planladıklarını belirtirken, "Dekar başına 10 ton domates elde ediyoruz. Hedefimiz Şanlıurfa’da 100 bin dekar alanda domates üretmek" dedi.

ATA Grubu ve Ethem Sancak’la ortak olduğu çiftliğe Harranova adını verip, tümüyle devralan Koç Grubu, Şanlıurfa’da hayvancılıktan sonra domates üretiminde önemli yol almaya başladı. Koç Holding’in "gıda grubu" haline gelen Tat Konserve’nin Genel Müdürü Güçlü Toker, "Geçen yıl 4 bin dekar alanda domates üretimi denedik ve başarılı olduk. Önümüzdeki sezonda ekim alanını 15 bin dekara çıkaracağız. Hedefimiz Şanlıurfa’da başta Harran olmak üzere 100 bin dekar alanda domates üretmek" dedi. Dekar başına 10 ton domates elde ettiklerini belirten Toker, bölgede başladıkları 80 milyon dolarlık salça fabrikası yatırımında haziran ayında üretim aşamasına gelmeyi planladıklarını bildirdi.

5 YILLIK KİRALAMA: Güçlü Toker, Şanlıurfa’da domates üretimi için tarla kiralama yoluna gittiklerini ifade ederek, şunları dile getirdi: "Kiralamayı 5 yıllığına yapıyoruz. Süreyi böyle koyma nedenimiz, sulama alt yapısının 5 yılda bir değişme aşamasına gelmesi. Bizim domates üretimi yaptığımız alanlarda sulamayı ’toprak altı damlama’ şeklinde gerçekleştiriyoruz. Dekar başına 150-170 dolar sulama yatırımı yapıyoruz. Toprak kiralama yöntemi, bizim açımızdan sözleşmeli çiftçilikten daha verimli yürüyor."

BU YIL 150 BİN TON: Bu yıl 15 bin dekar alanda domates üretmeyi planladıklarını kaydeden Toker, şöyle konuştu: "80 milyon dolara yaptığımız fabrikamızın ilk bölümünü bu yıl haziran ayında üretime açmamız gerekiyor. Bu amaçla yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Çünkü, 15 bin dekarlık alanda bu yıl 150 bin ton domates elde ederiz. Bu domatesi Batı’daki fabrikaya taşıyıp, salça yapacak halimiz yok. Üretimi orada gerçekleştirmemiz gerekiyor."

’OLMAZ’ DEDİLER: Güçlü Toker, Türkiye’nin en büyük yatırımlarından biri olan GAP’ın sulama kanallarının devreye girmesinden sonra bölgenin pamuk üretimine yüklendiğine dikkat çekerek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Orada pamuktan başka birşey üretilmez diye düşünülmüş. Oysa bu büyük bir yanılgı. Biz domates üretimini denemeye başladığımızda, ’olmaz, başaramazsınız’ diye tutturdular. 4 bin dekar alanda deneme yaptık, başarılı olduk. Eminim 15 bin dekar alanda da iyi verim alacağız. Böylelikle her yıl ekim alanımızı genişleteceğiz."

200 KİŞİ ÇALIŞTI: 4 bin dekar alanda domates üretimi sırasında 200 kişinin çalıştığını vurgulayan Toker, istihdam yönünü şöyle anlattı: "Bu yıl 15 bin dekara çıkınca, çalışan sayısı da ona göre artacak. 100 bin dekar alana yayıldığımızda yine aynı şekilde istihdam kapısı daha da açılacak."

Bölgeye yatırımları 120 milyon doları buluyor

TAT Konserve’nin Şanlıurfa’ya 80 milyon dolara salça fabrikası kurmasıyla Koç Grubu’nun kentteki yatırımının boyutu 120 milyon dolara çıkacak. Koç Grubu, Şanlıurfa’ya ilk adımını Harran’da Koç-Ata Çiftliği’ni Ata Grubu’yla ortaklaşa kurmasıyla attı. Süt ve et hayvancılığı yapılan çiftliğe daha sonra Ethem Sancak üçüncü ortak olarak girdi. Zamanla Koç Grubu, "Burada kára geçemedik" düşüncesiyle çiftlikteki hisselerini satmayı düşündü. Bölgede hayvancılık konusunda örnek olmak amacıyla, biraz da sosyal sorumluluk çerçevesinde giden Koç Grubu, daha sonra ortaklarının hisselerini devralıp, çiftliğin adını Harranova yaptı. Harranova Çiftliği, yeni stratejisiyle sadece et hayvanlığına yöneldi ve 12 bin baş hayvan varlığına ulaştı. Koç Grubu’nun bu alana yaptığı yatırım toplam 40 milyon dolara ulaştı. Tat Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, hayvan varlıklarını 24 bin başa çıkarmayı planladıklarını söyledi.

Kaliforniya’da 150 milyar dolar dönüyor, GAP’a örnek olabilir

TAT Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, GAP Bölgesi’nin tarım alanı olarak ABD’nin Kaliforniya eyaletini çok andırdığını ifade ederek, şunlara dikkat çekti: "Kaliforniya’da tarım cirosu bugün 150 milyar dolar dolayında. 50 yıl önce Kaliforniya’da bugün Türkiye’nin GAP’ta yaşadığı sıkıntılar gündeme gelmiş. Suya kavuşan toprağın salma sulama yüzünden tuzlanması orada da görülmüş. GAP’taki tuzlanma sadece salma sulamadan değil, yoğun pamuk ekiminden de de kaynaklanıyor. Kaliforniya’da da aynı sorun yaşanmış, sonra ürün çeşitlemesine gitmişler. Başta Şanlıurfa olmak üzere bölgede başka tarım ürünleri de yetişebilir. Biz domatesi başlattık, bir başkası örneğin çilekte yoğunlaşabilir. Kaliforniya’da bugün her birinin yıllık cirosu 1 milyar doları aşan en az 20 tarım ürünü var. GAP’ta biz neden böyle bir çeşitlenme yaratmıyoruz. GAP’ta sulanabilir alanlar, Kaliforniya’nın yarısından biraz fazla. Öyleyse doğru bir stratejiyle GAP’ta 50-75 milyar dolarlık bir tarım cirosuna ulaşmak mümkün."

Harranova’ya Koç Ailesi önem veriyor

TAT Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, "Bir dönem Koç Grubu Şanlıurfa’daki hayvancılık yatırımını elden çıkarmayı düşünüyordu. Şimdi Harranova Tarım’a farklı mı bakıyorlar?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Şimdi durum geçmişteki gibi değil. Özellikle domates projemizle birlikte Şanlıurfa’daki, GAP Bölgesi’ndeki potansiyel daha iyi anlaşıldı. Şanlıurfa’da süren salça fabrikası yatırımının yanısıra, Maret de bir kesimhane kuruyor. Koç Ailesi, bu konuya özel önem veriyor. Nitekim Temel Ticaret, Harranova Tarım’ın yüzde 25’inin sahibi durumunda."

alkazar
10-04-2008, 13:57
yıldırım group ceo'su robert yüksel yıldırım, şubat
ayında satın aldıkları İsveçli vargon alloys tesisindeki kapasite artırım yatırımlarının
tamamlanmasının ardından, grubun yıllık toplam üretiminin 370,000 tona çıkmasını
beklediklerini söyledi.
vargon'un yıllık üretimi 145,000 ton ve yıldırım group'un türkiye içindeki üretimi de
80,000 ton ferrokrom düzeyinde bulunuyor.
yıldırım group'un şubat ayında aldığı İsveçli metal alaşımı üreticisi vargon'daki,
2009'un ikinci çeyreğine kadar tamamlanması beklenen yeni yatırımların ardından buradaki
üretimin 220,000 ton olması, şirketin türkiye içindeki üretiminin de, 2009'un üçüncü
çeyreğine kadar tamamlanması beklenen yatırımların ardından 150,000 tona çıkması
bekleniyor.
reuters'ın sorularını yanıtlayan yıldırım, "bu yatırımların tamamlanmasının ardından
toplam üretimin yıllık 370,000'e çıkmasını bekliyoruz" dedi.
robert yüksel yıldırım, etikrom'un da çin'e 2008 yılında 500,000 ton krom cevheri
ihraç etmesini beklediklerini söyledi ve "İhraç edebileceğimiz 1 milyon tonluk materyalimiz
bulunuyor ve bunların yarısını çin'e, 1,000 tonunu rusya'ya ve 300,000 tonunu İsveç'e ihraç
edeceğiz" dedi.

alkazar
16-04-2008, 04:41
GAP’tan 150 milyon dolarlık domates ürünü satacağız


Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, 5 yıl içinde GAP bölgesine 84 milyon dolarlık yatırım yaparak, yılda 1 milyon ton domates işler hale geleceklerini söyledi. Koç, "Bölgeden yıllık 150 milyon dolarlık domates ürünü ihraç edeceğiz" dedi.

KOÇ Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, önümüzdeki 5 yılda bölgeye 84 milyon dolarlık yatırım yaparak 1 milyon ton domates üretir ve işler hale geleceklerini söyledi. Koç, GAP bölgesinden yıllık 150 milyon dolarlık domates ürünü ihracatı yapacaklarını belirtti.

KOÇ, 400 BAYİSİ İLE BULUŞTU: Koç Holding’in farklı bölgelerdeki bayileri ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunmak ve fikir üretmek amacıyla düzenlenen ’Anadolu Buluşmaları’nın 13’üncüsü Mardin’de yapıldı. Toplantıda, Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da, Koç Topluluğu’na ait Arçelik, Aygaz, Beko, Ford Otosan, Tofaş, Opet ve Koç Allianz gibi şirketlerin 400 bayisi ile biraraya geldi.

HARRANOVA’YI AVRUPA’DA

YÜKSELTECEĞİZ: Mustafa Koç, toplantıda yaptığı konuşmada GAP bölgesi için çok önemli bir atılımı gıda sanayinde Tat Konserve ile gerçekleştireceklerini belirterek, şunları söyledi: "Bildiğiniz gibi GAP bölgesinde şimdiye kadar yapılmış olan tek ziraat ile ilgili yatırımı 2000 yılında Harranova Besi işletmesi ile biz yaptık. İki yıldır da domates üretimi ile ilgili çalışmalar yaptık. Deneme üretimimizin başarıyla sonuçlanması ile 2008 yılında 130 bin ton domates üretimini hedefliyoruz. Önümüzdeki 5 yılda bölgeye 84 milyon dolarlık yatırım yaparak 1 milyon ton domates üretir ve işler hale geleceğiz. Urfa’daki Harranova tesisimizi ise Avrupa’da birinciliğine taşıyacağız."

KAYBEDECEK VAKİT YOK: Bölgeyi kalkındırmak için gerekli politikaların hayata geçirilmesi için kaybedecek vakit olmadığının altını çizen Mustafa Koç, "Bölgesel kalkınmada geri kalmış bölgelere dönük, merkezden kamusal müdahale ve teşvik sisteminden oluşan yaklaşımın artık iş yapmadığının, doğru olanın bölgelerin rekabet gücünün artırılması olduğunun görüldü" dedi. Bölgesel gelişme farklılıklarının önüne geçerek, bunun toplumda yol açtığı kutuplaşmanın da önüne geçileceğini belirten Koç, bölgede yatırımda bulunacak iş dünyası oyuncularına da büyük görevler düştüğünü söyledi.

İNSANA YATIRIMA İNANIYORUZ: Topluluk olarak insana yatırımın en önemli ve en doğru yatırım olduğuna inandıklarını dile getiren Mustafa Koç, bu bölgeyi kalkındıracak esas unsurun iş gücüne vasıf kazandırmak olduğuna inandıklarını belirtti. Koç, bunun için bölgeye eğitimle de katkıda bulunduklarını ve bulunmaya da devam edeceklerini vurguladı.

Doğu ve Güneydoğumuz varsa biz de varız

VEHBİ Koç’un ’Ülkem varsa ben varım’ sözünün Koç Topluluğu’nun temel ilkelerinden olduğunu ve bu sözü Türkiye’nin her bölgesi için yeniden tekrar edebileceklerini vurgulayan Mustafa Koç, "Doğu ve Güneydoğu Anadolumuz varsa biz varız. Koç Grubu olarak en az 50 yıldır bu bölgede varız. Bayiliklerimizle, acentelerimizle, yetkili servislerimizle varız ve büyüyerek var olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

Birçok üründe iç talep geriledi

KOÇ Holding CEO’su Bülent Bulgurlu, yıl içiinde yaşanan belirsizliklere bağlı olarak birçok üründe iç talebin gerilediğine dikkat çekti. Bulgurlu, Topluluğun kombine cirosunun ülke milli gelirinin yüzde 9’una eş değer olduğunu, ülke toplam ihracatının yüzde 11’ini, tüm vergi ödemelerinin yüzde 15’ini gerçekleştirdiğini söyledi. Bulgurlu, şöyle konuştu: "2007 yıl sonu sonuçlarına göre, Koç Holding’in konsolide cirosu 51.4 milyar YTL’ye yükselirken, net faaliyet gelirleri yüzde 20 artışla 3.6 milyar YTL’ye, net kárı yüzde 309 artışla 2.3 milyar YTL’ye yükseldi. 2007 yılını başarıyla tamamladık. Önümüzdeki dönemde, küresel rekabet şartlarının etkilerini daha da fazla hissedeceğiz. Stratejilerimizi bu şartlara en iyi uyumu sağlayabilecek şekilde planlıyoruz."

alkazar
16-04-2008, 04:43
Türkiye’de 3 kat hızlı büyüdü, 150 milyon Euro yatırım yapacak

Bosch büyümede yüzde 6 olan dünya ortalamasını 3’e katlayarak Türkiye’de 1.6 milyar Euro’luk ciroya ulaştı.

Yüzde 17’lik büyümeyi desteklemek için bu yıl Türkiye’ye 150 milyon Euro’nun üzerinde yatırım yapmayı hedefleyen Bosch, Bursa’da 28 milyon Euro’luk benzin püskürtme fabrikası açacak.

BOSCH, büyümede yüzde 6 olan dünya ortalamasını 3’e katlayarak 1.6 milyar Euro’luk ciroya ulaştığı Türkiye’ye 28 milyon Euro’luk benzin püskürtme fabrikası yatırımına hazırlanıyor. Dünyada yaşanan global krizden tüm ülkelerin etkileneceğini söyleyen Bosch Sanayi Ticaret Genel Müdürü Hermann Butz, "Biz uzun ve orta vadeye bakıyoruz. Bu nedenle Türkiye’de yatırımları hızla sürdürüyoruz. Türkiye’ye bu yıl 150 milyon Euro’nun üzerinde yatırım yapacağız" dedi.

HEDEF YÜZDE 15: 2007’de yüzde 17 artış gösteren Bosch’un cirosunun 2008’de yüzde 15 artacağını öngördüklerini söyleyen Butz, "Bursa tesislerinde üretilen dizel enjeksiyon sistemleri, dünyada Bosch dizel sistemleri kullanılan yolcu araçlarındaki enjektörlerin yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Şimdi yine Bursa’da da benzin püskürtme sistemleri üreteceğiz" dedi

AR-GE’YE 37 MİLYON EURO: Son 5 yıl içerisinde Türkiye’de 37 milyon Euro Ar-Ge harcaması yaptıklarını belirten Butz, Türkiye’de 5 yılda 70 patent başvurusunda bulunduklarına dikkat çekerek, şunları söyledi: "Türkiye’deki yabancı firmalar arasında en yüksek rakam bizde. 2007 yılında Ar-Ge bölümümüzde 67 kişi çalışırken, bu çalışan sayısını 2008 ve 2009’da devamlı artırmayı hedefliyoruz. 2008 yılında 30 tane yeni mühendis alıyoruz. Bu 30 yeni mühendisle birlikte hem ilave yeni teknolojiler geliştirmeye hem de sıfırdan ürün geliştirmeye başlıyoruz."

ÇİFT HANELİ BÜYÜDÜK: Sadece 2007 yılında değil son 5 yılda tüm faaliyet alanlarında istikrarlı büyüme gösterdiklerini vurgulayan Butz, son 5 yılda hep çift haneli büyüdükleri Türkiye’de 1.1 milyar Euro ihracat hedeflediklerini söyleyerek 2008 hedeflerini şöyle özetledi: "Bosch Grubu Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi etkin yatırımlar, yenilikçi, çevre dostu ürünler ve servisler ile büyümeyi sürdürecek. Büyük yatırımları Türkiye’ye getirmeye devam edeceğiz. Kapasite artışları gerçekleştireceğiz. Yeni ürünler ve yeni projelerimiz var. Bursa’daki fabrikamızı da geliştireceğiz." Butz, Bosch’un Türkiye cirosunun yüzde 55’ini otomotiv-teknoloji, yüzde 37’sini dayanıklı tüketim malları elde ettiğini belirtti.

Butz: Ekonomik ve politik istikrar önemli

BOSCH Grubu’nun Türkiye’deki istikrarlı büyümesine ve grubun Türkiye ve dünya çapındaki faaliyetlerindeki paralelliğe dikkat çeken Hermann Butz, "Üretimdeki yüksek kalite ve verimlilik, yaratıcılık, yüksek motivasyon, nitelikli iş gücü ve geçmiş dönemlerde uygulanan cazip teşvikler başarımızı destekledi. Diğer taraftan bölgenin orta ve uzun vadede gelişme potansiyeli ve Bosch markasının yüksek itibarının da Grubun Türkiye’de büyümesine katkıda bulundu. Politik, ekonomik istikrar ve reformlar devam ederse Türkiye yatırımlar için cazip yer olmaya devam edecektir" dedi. Türkiye’de yatırımcılar açısından geliştirilmesi gereken noktalara da değinen Butz, "Fikri mülkiyet haklarının korunması, sanayicilerin ülkeye yeni teknoloji ve ürünleri getirebilmesi için meslek eğitim sisteminin iyileştirilmesi, kayıt dışı ekonomiden kaynaklanan haksız rekabetin önlenmesi, imalat sektörü için proje bazlı yatırım teşvikleri sağlanması, artan işgücü ve enerji maliyetlerinin azaltılması gerekiyor" diye konuştu.

alkazar
16-04-2008, 04:43
Türkiye, yatırımda Romanya ile yarışıyor

ERNST & Young tarafından yapılan Güney Doğu Avrupa Yatırım Çekiciliği Anketinde Türkiye, yatırım çekiciliği sıralamasında ikinci sırada yer alırken, birinci Romanya ile arasındaki fark gittikçe kapanıyor. Anketin 2007 sonuçları, Ernst & Young Türkiye Genel Müdürü Osman Dinçbaş ve Ernst & Young Fransa Kıdemli Müdürü Fabrice Reynaud tarafından açıklandı. Doğrudan yabancı yatırımlar açısından Güney Doğu Avrupa ülkelerini yatırım cazibesi açısından karşılaştırmak, gerçek yatırım ortamı ile yatırımcıların algılamalarını karşılaştırmak ve bölge ülkeler için potansiyel fırsatları belirlemek amacıyla gerçekleştirilen anket kapsamında, 216 üst düzey yönetici ile mülakat yapıldı. Güney Doğu Avrupa ülkelerinin yatırım çekiciliklerinde yüzde 52 ile Romanya yine ilk sırada yer alırken, Türkiye yüzde 50’lik oran ile ikinci sırada bulunuyor. Bu oranın 2006’da Romanya’da yüzde 58 olduğu ve geçen yıl yüzde 52’ye indiği, 2006’da yüzde 49 olan Türkiye’de ise yüzde 1’lik artış yaşandığı belirtiliyor.

alkazar
16-04-2008, 19:14
Medicana, 200 milyon dolara dört hastane kuruyor

Sağlık sektörünün önemli oyuncularından olan Medicana Hastaneler Grubu, İstanbul’da iki, Ankara ve Konya’da da birer tane olmak üzere dört ayrı hastane yatırımına soyundu.


Toplam 200 milyon dolara mal olacak hastaneler, 2009’a kadar açılacak. Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Grubu, Balkan ülkelerini de yatırım için incelemeye aldı.

Ekonomist Dergisi'nden Aysel Alp'in haberine göre İstanbul Avcılar’da Hayat Hastanesi ile sağlık sektörüne adım atan Bozkurt Ailesi, sektörde emin adımlarla ilerliyor. Adını geçtiğimiz yıllarda Medicana olarak değiştiren grup, halihazırda İstanbul’da dört hastane ile faaliyet yürütüyor.

Ağırlıklı hisseleri Bozkurt Ailesi’ne ait olan Medicana Hastaneler Grubu, dört ayrı hastane yatırımına start verdi. İki hastane yatırımını İstanbul Beylikdüzü ve Bahçelievler’de gerçekleştiren Medicana, Ankara ve Konya’da da birer hastane kuracak. Yeni kurulacak hastanelerin toplam yatırımı, 200 milyon doları buluyor.

Grup, devlet ve üniversite hastanelerinin çokluğu nedeniyle özel hastane yatırımının sınırlı olduğu Başkent’e iddialı bir giriş yapıyor. Birkaç ay içinde hizmete girecek olan Ankara Medicana, yaklaşık 60 milyon dolara malolacak. İlk etapta 500 personelin hizmet vereceği hastane, tam kapasiteyle çalışmaya başladığında personel sayısı 800 ila bine yükselecek. Tüm branşlarda hizmet verecek olan Medicana, özellikle organ nakli, kalp, kanser, tüp bebek, yanık ünitesi, nükleer tıp gibi alanlarda iddialı.

Onkolojide iddialı

Halka açılacak ve üniversite kuracak
Son yıllarda özel sağlık yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte, halk arzlar da artmaya başladı. Medicana da tüm hastaneleri tek bir şirket adı altında toplayarak, halka arzın altyapısını hazırlıyor. Ancak yabancı yatırımcılardan çok sayıda teklif alan grup, halka arzı küçük bir blok satışın ardından yapmayı planlıyor.

Türkiye’de ciddi bir sağlık personeli açığından söz edilirken; Medicana, bu alanda eğitim verecek bir üniversite açmayı hedefliyor. Tıp, hemşirelik, hastane işletmeciliği gibi sağlık sektörüyle ilgili fakültelerin yer alacağı üniversitenin en büyük hayali olduğunu belirten Hüseyin Bozkurt, “Bugün bir hemşirenin okuldan mezun olduğu gün işi hazır. Türkiye’de iş garantisi olan tek meslek hemşirelik belki de. Bu nedenle personel açığı olan branşlarda bir gün biz de eğitim vereceğiz inşallah” diyor.

Medicana Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Bozkurt, “Türkiye önemli bir destinasyon. Çok önemli bir yerde. Kısa zamanda sağlık üssü olacak potansiyele sahip” diyor.

Medicana; İstanbul’da Avcılar, Bahçelievler ve Çamlıca hastanelerinden sonra yakın zamanda Beylikdüzü’nde de bir hastaneyi devreye sokacak. Dünyanın en büyük özel sağlık yatırımlarından biri olduğu ifade edilen bu hastane, özellikle onkolojide uzmanlaşacak.

Bahçelievler hastanesi ise çocuk hastalıkları üzerinde ihtisaslaşan bir hastane olarak planlanıyor.

Beylikdüzü ve Ankara’nın ardından 2009 yılı sonunda hizmete girecek olan Konya hastanesi ise İç Anadolu’nun en büyük özel hastanesi olacak. Hüseyin Bozkurt, Beylikdüzü, Ankara ve Konya’nın özellikle kanser, kalp cerrahisi ve organ naklinde, tüp bebekte dünya ölçeğinde iddialı olacağını belirtiyor. Grup, önümüzdeki dönemde büyükşehirlerden başlamak üzere yeni hastane yatırımlarını devreye sokacak.

Yurt dışına açılıyor

Hükümetin özel sağlık sektörüne dönük son dönemde aldığı kararlar pekçok yatırımcı gibi Medicana Grubu’nun da yeni stratejiler geliştirmesine neden olmuş. Amaçlarının Türkiye’de dünya çapında sağlık hizmeti vermek olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söylüyor:

“Türkiye’deki yatırım ortamı, yeni düzenlemelerle devletin kontrolüne geçiriliyor. Bu iş ancak kademeli yapıldığı sürece yararlı olabilir. Özel sağlıkta kimi kuruluşlar know how ihraç eder hale geldi. Biz de Balkan ülkelerinde ve Rusya’da yatırım ortamını araştırıyoruz. Birkaç yıl içinde bu bölgelerde birden fazla tesis kurabiliriz.”

alkazar
17-04-2008, 16:27
Samand Türkiye'de üretilecek

“Samand” marka otomobili üreten İran'ın Khodro Company (IKCO) firmasının, Türkiye'de yatırım kararı aldığı bildirildi.


IKCO'nun Türkiye Distribütörü MYS Otomotiv Genel Müdürü Yiğit Seskır, İran Sanayi ve Maden Bakanlığının Türkiye'de otomobil üretimine yönelik kararı onayladığını, konuya ilişkin duyurunun firmanın resmi internet sitesinde yer aldığını belirtti.

IKCO'nun Türkiye'de bir otomobil fabrikası kurmasını sağlamak amacıyla yaklaşık 2,5 yıldır görüşmelerde bulunduklarını dile getiren Seskır, “İlk olarak Bulgaristan'a yapılması düşünülen yatırımı, uzun süren görüşmelerin ardından Türkiye'ye getirmenin gururunu yaşıyoruz” dedi.

Seskır, fabrikanın kurulmasına yönelik MYS Otomotiv ile IKCO arasında tüm imzaların atıldığını ifade ederek, şöyle konuştu:
“2009 yılında faaliyete geçmesi planlanan fabrikanın Marmara Bölgesi'ne kurulması düşünülüyor. Faaliyete geçtiğinde Rusya, Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya'ya ihracat bu fabrikadan yapılacak. Fabrikanın, 300 milyon dolarlık ihracat kapısını açması bekleniyor. 'Samand'ın yanı sıra 'Soren' ve yeni çıkacak modeller de burada üretilebilecek. İlk planda yaklaşık 1000 kişi istihdam edilecek.”

IKCO'nun büyüme ve dünyaya açılma kararı doğrultusunda son 2 yılda Azerbaycan, Arjantin, Belarus ve Suriye'ye yatırım yaptığını anlatan Seskır, bunların arasında en büyük yatırımın Türkiye'de gerçekleştirileceğini bildirdi.

FABRİKA YERİ

Seskır, özellikle “Samand”ın yılbaşından bu yana 1600'ün üzerinde satış adedine ulaşmasının, IKCO'nun Türkiye'ye yatırım yapma kararında büyük etkisi olduğuna değinerek, şunları kaydetti:

“İran, Türkiye'ye çok büyük önem veriyor. 19 bin 900 YTL'den satışına başladığımız 'Samand'a Türk tüketicisinin ilgisi çok olunca, bize verdikleri önem daha da arttı. Türkiye'nin her yerinden yatırım yapacağımız yerle ilgili teklifler alıyoruz. Fabrika, incelemelerimizin ardından en iyi yere yapılacak. Bununla ilgili çalışmalarımız aralıksız devam ediyor.”

alkazar
18-04-2008, 15:40
avustralyalı otto energy önderliğindeki bir konsorsiyum tarafından geliştirilen edirne'deki kuzey
arpacı-1 kuyusunda "tahmin edilenden iki kat fazla" potansiyele sahip doğalgaz bulundu.
otto energy'den yapılan açıklamaya göre, 5 kuyuluk sondaj çalışmasından ikincisi olan kuzey arpacı-1'de 297 metre ve 505 metre
derinliklerde 40 metreden daha büyük gaz katmanlarına rastlandı. ancak açıklamada rezerve ilişkin bilgi yer almadı.
açıklamada söz konusu 5 kuyuluk sondajlardan üretimin 2009 ortalarında yapılmasının hedeflendiği belirtildi.
otto energy direktörü jaap poll, "bu sahadaki tüm kuyularda gaz bulundu. bu küçük sahalar birbirlerine yakın olduğu için tek bir üs üzerinden
gaz üretilebilecek" dedi.
edirne gaz projesindeki konsorsiyumda otto'nun yüzde 35, diğer avustralyalı firma incremental petroleum'un yüzde 55, türk ortak
ile petraco'nun ise toplam yüzde 10 payları bulunuyor.
konsorsiyum bu saha için lisansı 2004 yılında almıştı.
sahadaki diğer kuyular batı yağcı, ortakçı, İkihöyük ve arpacı 2 olarak biliniyor.

alkazar
18-04-2008, 16:51
Türkiye'ye çok büyük yabancı yatırımcılar gelecek

Başbakanlığa bağlı Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, önümüzdeki aylarda Türkiye'ye, istihdam ağırlıklı, sıfırdan büyük yatırımlar geleceğini bildirdi.

Korkmaz bu arada, dünyanın önde gelen sağlık, gençleşme ve güzellik merkezi yapmak için İzmir'in Çeşme ilçesine, yabancı yatırımcılardan büyük ilgi olduğunu söyledi.

Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, Türkiye'ye yabancı yatırımcı ilgisi ve doğrudan yatırımlar konusundaki sorularını yanıtladı.

Türkiye'deki turizm merkezlerinin, yabancılar açısından önemli ilgi odağı olduğunun altını çizen Korkmaz, “Çeşme üzerinde çok büyük bir projeyle ilgileniyoruz. Buraya, sağlık ve güzellikle ilgili uluslararası önemli bir yatırımcı ilgisi var. Bu yatırım, Çeşme'yi, gençleşme, sağlık, güzellik ve termal tedavi merkezi haline getirmeyi amaçlıyor” şeklinde konuştu.

“DOĞRUDAN YATIRIMLARIN BİRİNCİ AMACI İSTİHDAM OLACAK...”

Doğrudan yatırımlardaki birinci öncelik ve yatırımlardaki stratejik yaklaşımın 'istihdam sağlayıcı' yatırımlar olacağını belirten Korkmaz, Türkiye'nin istihdam artırıcı yatırımlarına acil ihtiyacı bulunduğunu söyledi.

Korkmaz, önümüzdeki aylarda, Türkiye'ye, istihdam ağırlıklı, sıfırdan büyük yatırımlar geleceği müjdesini de verdi.
Türkiye'nin, büyüyen otomotiv sektörünün yassı çelik ihtiyacının her geçen gün arttığını vurgulayan Korkmaz, “Türkiye'deki otomotiv sektörü, yassı çelik ihtiyacının yüzde 55'ini yurt dışından ithal ediyor, şimdi biz bunun Türkiye'de üretimini amaçlıyoruz.

Önümüzdeki haftalarda, Mersin'de olduğu gibi, Karadeniz'de de önemli bir yassı çelik yatırımını açıklayabileceğiz” dedi.

Erdemir'in yıllık 3,5 milyon ton üretiminin dışındaki yassı ürün ihtiyacı ithalatla karşılanıyor. Otomotiv sektöründeki hızlı gelişme nedeniyle ise Türkiye'nin yassı ürün ihtiyacı her geçen yıl artıyor.

Türkiye'de yatırım yapan ya da yapmaya hazırlanan otomotiv şirketlerinin teknik araştırma-mühendislik birimlerine de talip olduklarını belirten Korkmaz, “biz, yabancı şirketlerin, yabancı otomotiv şirketlerinin mühendislik birimlerini de Türkiye'ye getirmelerini istiyoruz ve bu hizmetlerin, Türkiye'den yurt dışına ihraç edilmesini istiyoruz, çünkü bu alanların katma değer oranı çok yüksek düzeydedir” şeklinde konuştu.

TÜRK KOBİ'LERİNE YENİ İŞ FIRSATI...

Türkiye'deki KOBİ'lerin dünyaya açılmasını hızlandırmak ve yatırım imkanları artırmak için yeni bir çalışma içinde olduklarını ifade eden Korkmaz, yeni çalışmaları konusunda şöyle konuştu:

“Yatırımları daha da arttırmayı amaçlayan ve WEB temeline dayalı yeni bir planımız var. Bir iki ay içinde uygulamaya başlayacağımız bu yeni plan çerçevesinde, uluslararası alana açılmak isteyen ve stratejik partner arayan tüm şirketlerimizi WEB sayfasında sergileyerek, ortak ticaret ve yatırım imkanlarını geliştireceğiz.
İlleri ziyaret ederek, her ile özel yatırım potansiyelini yerinde görüyoruz. Amacımız tüm illeri ziyaret ederek, Türkiye'nin yatırım haritasını çıkarmak olacak.”

AJANSIN ÇALIŞMALARI...

Türkiye'ye daha çok yabancı sermaye çekmek için, stratejik ülkelerde bir ağ kurduklarını belirten Korkmaz, ABD'de Amerikalı, Almanya'da Alman, İtalya'da İtalyan, Japonya'da Japon, Çin'de Çinli uzman personelden oluşan 15 kişilik bir ekip kurduklarını kaydetti.

Fiili olarak göreve başladıkları 2007'nin başından buyana 600 uluslararası yatırımcıyla görüşerek, Türkiye'deki yatırım hacmini arttırmaya gayret ettiklerine dikkati çeken Korkmaz, “Magna şirketinin, Türkiye'ye sıfırdan ve doğrudan yatırım yapması için ikna ettik. Otomotiv şirketi Magna gibi büyük yatırımcıları Türkiye'ye getirmek için gayretlerimiz devam ediyor. Büyük boyutlu yatırımları, önümüzdeki 2-3 ay içinde Türkiye'ye getireceğiz” dedi.

Alpaslan Korkmaz, bir ülkeye doğrudan yatırım çekebilmenin üç ana unsuru bulunduğunu belirterek, bu unsurları, “global şartlar, eğitim ve tedarik zincirinin iyi bir analizi” olarak sıraladı.

15 kişilik yurt dışı ekibin, yatırımcıları Türkiye'ye getirmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını vurgulayan Korkmaz, Ajansın çalışmaları konusunda şu bilgiyi verdi:
“Bu arkadaşlar, dokuz sektörel ana eksen çerçevesinde, 50 milyon doların üzerinde sermaye sahip şirketlerle temasa geçerek, Türkiye'de yatırım için bilgilendirmede bulunuyorlar. Yabancı ülkelerde faaliyet gösteren uzman arkadaşlar, yatırımcıları ikna ettikten sonra, bulundukları ülkeden uçağa bindirerek Türkiye'ye gönderiyorlar. Biz de bu yatırımcıları, hava alanında karşılayarak programlarını organize ederek, Türkiye'deki yatırım alanlarını gösteriyoruz.
Yatırımcının Türkiye'ye gelmesinden önce ve yatırımda bulunmasına kadar tüm işlemleri tek elden en hızlı şekilde gerçekleştiriyoruz.

Türkiye'de, doğrudan yatırım açısından kurumsal bir altyapıyı kurmuş durumdayız. Türkiye'ye gelen yatırımcı artık 20-25 masa dolaşmıyor, biz tüm işlemleri tek elden tamamlıyor ve yatırımcının istediği istihdam için gerekli olan çalışma iznini bile alarak yatırımcının ayağına getiriyoruz.

Ajansın misyonu, dünyada, Türkiye açısından bir farkındalık yaratmaktır. Yani Avrupa'yı, Orta Asya'yı, Kafkasları, Orta Doğu'yu, Balkanları ve Kuzey Afrika'ya yatırım yapmayı düşünüyorsanız, Türkiye, ilişkileriyle, altyapısıyla ve genç-eğitimli işgücüyle Türkiye 'doğru ülkedir' imajını yerleştiriyoruz.”

TÜRKİYE'NİN TANITIMI BÜYÜK ŞİRKETLERLE YAPILIYOR...

Bu arada Türkiye'de başarılı olmuş yabancı yatırımcılarla birlikte reklam yapmaya başladıklarını vurgulayan Korkmaz, “Hyundai'ye, Fiat'a, Toyota'ya gittik. Yüksek teknoloji şirketleriyle görüştük, örneğin Microsoft Türkiye'ye 79 ülke bağlı durumda, bu tanıtım açısından büyük bir avantaj, Microsoft'un, Seattle'daki merkezi dışındaki en büyük ve stratejik merkezi Türkiye'de bulunuyor. Biz Microsoft yetkililerine, tanıtım olayını 79 ülkede bizimle paylaşma önerimizi kabul ettiler” dedi.

Büyük uluslararası şirketlerin Türkiye'yi tanıtmalarının önemine dikkat çeken Korkmaz, bu farklı tanıtım kampanyaları konusunda şöyle konuştu:

“The Financial Times gazetesinde ilk aşk öyküsünü biz yazdık, bu karşılıklı sevgiye dayalı tanıtımla ilgili çok olumlu tepkiler aldık. 'Microsoft-Türkiye'yi, Türkiye de Microsoftu seviyor' diye kırmızı kalpli bir reklam tanıtımı gerçekleştirdik.

Microsoft'un üst yöneticisi, reklamlarda, Türkiye'ye neden geldiklerinin sebebini anlatarak, 79 ülkeyi Türkiye'den yönettiklerini ifade ediyor. Mango, dünya üretiminin yüzde 30'unu Türkiye'de yaptığı ve tüm dünya gençleri tarafından sevildiği için, Mango'nun da Türkiye tanıtımında desteğini aldık.

Hazırladığımız WEB sayfasına, iki alda 50 binin üzerinde ziyaretçi girişi oldu. Biz, hangi ülke daha çok hangi sektöre giriyor diye kontrol ediyor ve en çok ziyaret edilen alanları daha da genişletiyoruz.”

“ÇİN'DE, YETERLİ EĞİTİMLİ İŞ GÜCÜ YOK...”

Öte yandan dünyanın en çok yatırım çeken ülkelerinden Çin faktörünü de değerlendiren Korkmaz, Çin'in, dünyanın en büyük ülkesi olmasına rağmen, yeterli oranda eğitimli nüfusunun olmadığının altını çizdi.

Korkmaz, “Pekin'de doğru dürüst bir bilgisayar mühendisi dahi bulamazsınız, ayrıca dünya ile iletişim kurabilecek bir yabancı dil bilgisine de sahip değiller, işte burada, Türkiye'deki eğitimli iş gücünün önemi rekabet açısından ortaya çıkıyor. Türkiye'nin teknisyen, yani ara iş gücü ihtiyacına sahip bulunuyor” şeklinde konuştu.

Korkmaz ayrıca, siyasi istikrarı bozucu hareketlerin, uzun uğraşı sonrası kazanılan güven ortamını bozacağı ve yatırım kararlarını olumsuz etkileyebileceğini sözlerine ekledi.

alkazar
19-04-2008, 00:03
Şölen de kek ve bisküvi pazarında

İsmail Çoban, İstanbul Silivri'de yaptırdığı fabrikada kek ve bisküvi üreteceğini açıkladı.
Gaziantepli Şölen Çikolata, çikolata üretimi yaptığı iki fabrikasından sonra, 90 milyon YTL yatırımla, 2008'de İstanbul'da hizmete açacağı fabrikasında, kek, bisküvi ve krakerden oluşacak unlu mamullerin üretimini yapmaya hazırlanıyor. Şölen Çikolata Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Çoban, İstanbul Silivri'de açılacak olan yeni fabrika için şu ana kadar 50 milyon YLT'lik yatırım yaptıklarını söyledi. Ayrıca Çoban, "İlk etapta günlük 120 ton üretim yapılacak olan unlu mamullerle, Şölen'in günlük toplam üretim kapasitesinin 500 tona çıkmasını hedefliyoruz" dedi.


'Zam kaçınılmaz'
Beklenen krizin onları korkutmadığını belirten Çoban "Hammadde fiyatlarında tabii ki artış olacaktır. Ama bu sadece Türkiye'de beklenen bir şey değil tüm dünyada bekleniyor. Biz krizi fazla düşünmüyoruz önümüze bakıyoruz. Çünkü bizim yatırım yapmamız gerekiyor" dedi. Maliyette artışlarının olduğunu belirten Çoban, "Fiyatlarımızda artış yapmaya mecburuz başka şansımız yok, yüzde 40 gibi bir artış oldu. Ama tüketiciyle aramızda çok iyi bir bağ oluştu. Bu artışlar onları fazla etkilemiyor" dedi.


'Şeker fabrikalarına talibiz'
Çoban ayrıca, özelleştirilmesi birkaç yıldır gündemde olan şeker fabrikalarının tek tek özelleştirilmesi durumunda talip olacaklarını söyledi.

alkazar
21-04-2008, 19:18
Anadolu’ya Otel Yağacak


Çok değil 5 yıl öncesinde dek sadece yabancıların ilgi gösterdiği şehir otelciliğinde yatırım fırtınası esiyor. İnşaat ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren işadamları ve şirketler, yeni otel projelerinde adeta birbirleriyle yarışıyor. Sadece, İstanbul’da 69, Ankara’da ise 19 yeni şehir oteli yapılması planlanıyor. Yatırımlar zamanında biterse, 2009’da Kayseri, Gaziantep, Şanlıurfa ve Eskişehir gibi Anadolu illeri Ibis, Novotel, Radison SAS, Dedeman gibi büyük zincirlerin işlettiği otellerle dolacak. Araştırmalar 3 büyük şehir ve 19 Anadolu şehrinde önümüzdeki yıllarda 274 yeni otel yapılacağını ortaya koyuyor.

Türkiye’nin önde gelen turizm gruplarından birinin genel müdürü, “Şehir otelleri yatırımında önemli bir gelişme var. Bu dikkatlerden kaçıyor. Akdeniz’de turizm yatırımlarına tekstil şirket ve inşaat gruplarının sahipleri öncülük etmişti. Şimdi aynı sektörlerden değişik gruplar bu kez Anadolu’nun dört bir yanına otel yatırımına yöneldiler” sözleriyle önemli bir gelişmeye dikkat çekiyordu. Ona göre, illerde canlanan iş hayatı, tekstil ve inşaat kökenli işadamlarını yeni bir sektör yaratmaya itiyordu.

Rakamlar da aynı mesajları veriyor. Trabzon’da 18, Bursa’da 16 yeni otel için yatırım izni alınmış durumda. Gaziantep ve Çanakkale gibi çok da turistik olmayan şehirlerde de büyük canlılık var. Anadolu’nun dört bir yanında yeni yatırımlar yükseliyor.

Şehir otelciliğindeki bu yükselişin ardında ise ekonomik canlılıkla artan iş seyahatleri ve bu bölgelerin turizm potansiyelinin keşfedilmesi yatıyor. Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Başkanı Seçim Aydın’a göre dünyada kültür turizmi, termal tedavi, trekking, spa ve dağ turizminin gelişmesi Anadolu şehirlerinin bu alandaki potansiyelini ortaya çıkardı.

Bu iki faktörün yanı sıra pek çok dinamik son yıllarda şehir otelciliğinin adeta roket gibi yükselmesine neden oldu. Ağaoğlu’ndan Limak’a, Çeçen Group’tan Taş Yapı ve Rönesans İnşaat’a kadar Türkiye’nin en önemli inşaat şirketleri şehir oteli yatırımlarına yönelmiş durumda.

Pagi Giyim, Özak Tekstil ve Eren Holding gibi eski tekstilcilerden de turizme yönelenler çok. Sadece onlar değil, dünyaca ünlü zincirler de başta İstanbul olmak üzere Anadolu’daki şehir ve iş oteli yatırımlarıyla yakından ilgileniyor. Mal sahipleriyle anlaşan ünlü zincirler, ardı ardına işletme hakkını satın alıyor.

Türkiye’de şehir otelciliği yatırımıyla yakından ilgilenen gruplardan biri de Amerikalı ünlü otel zinciri Hawthorn… Hyatt’ın kardeş grubu olan Hawthorn, Türkiye’de yatırım yapmak isteyen diğer yabancı zincirler gibi büyük şehirlerdeki mal sahipleriyle görüşüyor. Türkiye’de iş otellerinin çok hızlı büyüyeceğini söyleyen Hawthorn Ortadoğu Afrika ve Türkiye Başkanı John Mavrak, Türkiye’deki otellerin büyük kısmının mal sahipleri tarafından işletilmesini ise eleştirmeden edemiyor. Bu durumu hatalı bulduğunu söyleyen Mavrak, “Hem yatırım yapıp hem de işletmek verimliliği azaltıyor” diyor.

Verimli çalışma için işbirliği kuranların sayısı da hiç azımsanacak gibi değil. Bugüne dek Four Seasons, Astay Yatırım ile bir işbirliğine gitti. Hilton Amplio Mövenpick ise Makyol’la birlikte hareket ediyor. Şehir otelciliği alanındaki diğer ikili işbirlikleri arasında ise Marriott-Büyükhanlılar, Holiday Inn-Ali Bozatlı, Starwood- Serdar Bilgili, Doğuş Grubu- Hyatt ve Fransız Accor- Akfen var. Bu ikililer şehir otelciliğinde iddialı projeleri hayata geçiriyor.

Şehir otelciliği yatırımlarından İstanbul aslan payını alıyor.

İstanbul’a 69 Yeni Otel
Anadolu Otelciler Birliği’nin verilerine göre, inşa ve proje halindeki 437 yeni otelin 69’u İstanbul’da bulunuyor. Yaptığımız araştırma bu 69 otelin yatırım tutarının 2 milyar dolara yakın olduğunu ortaya koyuyor.

Limak International Hotels & Resorts Genel Koordinatörü Kaan Kavaloğlu, “Şu an İstanbul’un cazibe merkezine dönüşmesiyle yatırımcılar özellikle gayrimenkul ve otel yatırımlarına ağırlık verdiler. Özellikle son 5 yıl içerisinde Ankara ve İstanbul’daki şehir oteli yatırımları çok ciddi artış trendi gösterdi” diyor.

İstanbul’un 2010 Avrupa kültür başkenti seçilmesi ve turist sayısının 10 milyona çıkması yatırımcıların sayısını artırıyor. İstanbul’daki yeni yatırımlar İstanbul Avrupa yakasında Atatürk Havalimanı, İkitelli ve Beylikdüzü bölgelerinde yapılıyor. Havalimanı ve çevresinin gelecekte bir kongre merkezine dönüşebileceği konuşuluyor. Beylikdüzü’nde ise 1’i Yakuplu, 1’i Beykent’te olmak üzere 2 otelin inşaatına başlanmış durumda.

Anadolu yakasında ise Pendik, Kartal ve Gebze şehir otellerinin en gözde yatırım bölgeleri. Pendik’te 5, Maltepe’de 2 otel projesi var. İkitelli’de tekstilciler de otelci olma yolunda hızla ilerliyor. Pagi Giyim, Özak Tekstil ve Macro Ayakkabıcılık’ın bu bölgede 5 yıldızlı 3 büyük yeni şehir oteli yatırımı devam ediyor.

Yatırımcının İstanbul Tutkusu
Yatırımcıların İstanbul’un her bölgesine ilgisi sürüyor. Önümüzdeki günlerde Han Yapı, Nuh Çimento, İstanbul’da otel ve konut projelerine başlamayı düşünüyor. Kimi yatırımcılar “exclusive” ve “ultra lüks” işlerle diğer projelere fark atmayı en baştan aklına koymuş durumda.

Örneğin Hattat’ın Maslak’taki Diamond of İstanbul projesi tamamlandığında, Türkiye’nin ve Avrupa’nın en yüksek oteli olacak. İstanbul Maslak’ta devam eden projenin 150 milyon dolara mal olması planlanıyor. 7 yıldızlı otelin yanı sıra alışveriş merkezleri ve rezidanslar da olacak. Projenin 2010’da bitmesi planlanıyor.

Dünyanın en lüks ve pahalı otellerinden W, Avrupa’daki ilk otelini yine İstanbul’da Beşiktaş Akaretler’de açmaya hazırlanıyor. W Otel’in Türkiye’deki iş ortağı ise Serdar Bilgili’nin şirketi. Dünyanın en ünlü otel zincirlerinden Four Seasons da, İstanbul’daki ikinci şehir otelini Mesut Toprak’ın sahibi olduğu Astay Yatırım’la Mayıs ayında Beşiktaş’ta hizmete sokacak.

Sheraton, yıllar sonra Maslak oteliyle İstanbul’a geri döndü. Son yılların gözde zincirlerinden Rixos da, İstanbul Mecidiyeköy’de yeni şehir oteli açma arayışında… Ankara’da 19, İzmir’de ise 8 yeni otel için yatırım belgesi alınmış durumda.

Anadolu’ya Yayılma Planı
Türkiye’de faaliyet gösteren yerli ve yabancı 15 grubun Anadolu illerine yönelik ilgisinin yüksek düzeyde olduğu görülüyor. Ramada İstanbul Old City Genel Müdürü Mustafa Bol, “Bugün İstanbul'da yoğunlaşan uluslararası marka ve yatırımlar yakın gelecekte Türkiye geneline yayılacak” diyor. Bol’a göre, kesinlikle 10 yıl sonra uluslararası zincirlerin Türkiye’de sahip olacakları otel ve oda sayısı bugünkünden en 10 kat daha fazla olacak.

Anadolu’ya yayılmak isteyen yerli gruplar da yabancı zincirler gibi işletmecilik yaparak büyüme formülünü seçiyor. Accor, Amplio, Dedeman, Divan, Residor, Rixos, Marmara gibi bazı zincirler Anadolu’ya yayılmak konusunda çok istekli. Anadolu’da Garden Inn ve Hampton markalarıyla büyümeyi hedefleyen Hilton da bu alandaki önemli oyunculardan.

Grupların ilgisini de Anadolu Otelciler Birliği’nin rakamlarından görmek mümkün. Buna göre Ankara’da 23, Trabzon’da 18, Bursa’da ve Çanakkale’de 16’şar yeni otel için izin alınmış durumda. Bu illeri 11 otelle Balıkesir, 9 otelle Gaziantep takip ediyor. Nevşehir, Kapadokya nedeniyle turistik bir bölge ve orada da 9 yeni otel açılacak. Artvin’de de 9 yeni otel için izin alınmış durumda.

Anadolu Otelciler Birliği’nin verilerine göre Afyon, Edirne, Erzurum, Kars, Konya ve Şanlıurfa’da 6’şar yeni otel projesi gündemde. Kısacası yerli yabancı çok sayıda otel zincirinin hedefinde Türkiye’nin anahtar şehirlerinde olmak var. 2008’in yeni şehir oteli projelerini araştırdık. Hangi zincirinin nerelere yatırım yapacağını, projelerin büyüklüğünü ortaya koyduk.

Anadolu’nun En Şanslı İlleri
Şehir otellerinin gelişmesi, Türkiye ekonomisiyle doğru orantılı olarak ilerliyor. Ekonomik bakımdan gelişmiş illerde şehir otellerinin yoğunluk kazandığı görülüyor. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Başkanı Seçim Aydın, “Dünyada turizmin itici gücü olan yeni trendleri sektör olarak izliyoruz. Kültür, termal, trekking, spa, doğa ve dağ turizmi gibi yeni kavramlar gelişti ve potansiyellerin bulunduğu şehirler ve destinasyonlarla özdeşleşti” diyor.

Seçim Aydın, önümüzdeki yıllarda 3 büyük il ve 19 Anadolu ilinde, toplam 274 adet yeni otel yapılacağını söylüyor.

Aydın, yatırımların yönünün Antalya’dan İstanbul ve Anadolu’ya doğru döndüğüne dikkat çekiyor ve ekliyor: “Yeni yatırımlar İstanbul ve Anadolu’ya kayıyor. Ocak-mayıs 2007 döneminde komple yeni turizm yatırımı olarak 550 milyon YTL’lik 48 proje teşvik belgesi almış durumda. Yatırımlar Antalya’da azalırken, İstanbul ve Anadolu’da artış gösteriyor. Anadolu’da özellikle 3-4 yıldızlılara ilgi var. En çok yatırım ise Gaziantep, Kayseri, Şanlıurfa ve Diyarbakır’a olacak” diyor.

Kayseri ve Gaziantep’te Akfen, toplam 35 milyon dolarlık yatırımla, 2009’da Ibis ve Novotel’i hizmete açmayı planlıyor. Ayrıca, Trabzon’da da Novotel projesi bulunuyor. Ayrıca, Gaziantep’te Divan ve Rönesans inşaatın da otel yatırımları gelecek yıl açılacak. Rönesans İnşaat’ın yaptığı Zeugma 5 yıldızlı şehir otelinin 60 milyon dolara bitmesi planlanıyor. Divan’ın ise Özkeleş grubuyla hayata geçirdiği 5 yıldızlı otelinin yatırım maliyeti 15 milyon dolar seviyesinde. Şanlıurfa Hilton’un ise 2009'da hizmete girmesi planlanıyor. Otelin Balıklı Göl'ün yanında olacağını belirtiliyor. Hızla yayılan yerel perakende zinciri Kiler’in de Afyon da otel projesi bulunuyor.

Şehir Otelciliğinin Cazip Hale Getiren 4 Gelişme
Timur Bayındır/ Turob Başkanı

1. İş Seyahatlerinin Artış Trendi
Yapılan istatistiklere göre, iş seyahatleri toplam seyahatlerin içinde ciddi bir orana ulaştı. İş seyahatleri arttıkça, şehir turizmine olan talep de artıyor. Hava yolları uçuşlarındaki indirimler ve yeni destinasyonlara ulaşım olanağı sağlayan uçuş bağlantıları “şehir turizmi”ne olan ilginin artmasında önemli rol oynuyor.

2. 2008’de Yoğun Kongre Trafiği
Örneğin, İstanbul otellerinde konaklayan misafirlerimizin yarıya yakını iş amaçlı geliyor. Son yıllarda uluslararası başarılı organizasyonlara, kongrelere ve toplantılara ev sahipliği yapan İstanbul’da, özellikle bu yıl mart ayından ekim sonuna kadar çok önemli uluslararası kongreler ve zirveler gerçekleşecek.

Murat Dedeman/TTYD Başkanı

3. İstanbul’un Başarılı Grafiği
İstanbul’da gelen yabancı turist sayısının 2010 yılında 10 milyonu aşacağını tahmin ediyoruz. 2010 Kültür Başkenti olan İstanbul, bu çıkış döneminde yatak fiyatlarını da artırmayı başardı. Son iki yıl içinde İstanbul’da 5 bin yeni yatak için teşvik belgesi alındı.

4. Yatak Fiyatlarındaki Yükseliş
Abartılı olmayan ve talebe paralel giden yatak arzındaki artışlar nitelik ve nicelik açısından gelişmeyi beraberinde getiriyor. İstanbul bir yandan turist artışı yaşarken, diğer yandan fiyatlarını arttırmakta, hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyetinde de düzeyini yükseltmekte.

İstanbul’da Hangi Bölgede Kim Yatırım Yapıyor?
Nişantaşı’nda İddialı Bir Otel Daha

Nişantaşı
The Sofa Oteli’nin ardından lüks bir otel daha açılacak. Bu yıl içinde tarihi Maçka Palas binası içinde Park Hyatt İstanbul’u açacaklarını söyleyen Doğuş Turizm Grubu Şirketleri Başkanı Doğan Günay, “2008 baharında tamamlanacak Park Hyatt, İstanbul’un yeni konfor, zarafet ve ayrıcalık mekanı olacak” diyor. Doğuş Turizm Grubu’nun halihazırda 6 oteli bulunuyor.

Beşiktaş ve Levent
Serdar Bilgili, bu yıl Beşiktaş Akaretler’de Starwood zincirinin butik otel markası W’yu açacak. Avrupa’da ilk kez İstanbul’da açılacak olan W, Starwood zincirinin en pahalı markası. Mövenpick markasıyla şehir otelciliğine giren Saffet Çebi’nin Makyol Grubu, Etiler Akatlar’da şehir oteli projesi üzerinde çalışıyor.

Taksim – Mecidiyeköy
Ciner Grubu, Beyoğlu’ndaki 5 yıldızlı İstanbul Park Otelleri’nden sonra yine aynı bölgede yeni şehir oteli açmayı planlıyor. The Marmara Otelleri ise son olarak Mecidiyeköy’de Conti Oteli devraldı. Zey Port Projesi’nin sahibi Rönesans İnşaat da Mecidiyeköy’de 40 milyon dolara 5 yıldızlı bir şehir oteli açmaya hazırlanıyor. Polat İnşaat’ın İstanbul’daki yeni oteli ise Kasımpaşa’da olacak. Çeçen Group bünyesindeki İçtaş İnşaat, İstanbul Bomonti Otel’u hayata geçirecek.

Havaalanı Bölgesi
Halkalı, İkitelli, Ataköy de çok sayıda yeni proje bulunuyor. Ali Bozatlı, geçen yıl Mahmutbey’de açtığı Holdiay Inn İstanbul Airport North Otel’den sonra, şimdi de havalimanı bölgesinde ikinci bir otel için hazırlık yapıyor. Net Holding de İstanbul’da şehir oteli yapmak için havalimanı bölgesinde yer arıyor. Ayrıca Eren Holding, Pagi Giyim ve Özak Tekstil’in İkitelli bölgesinde önemli otel projeleri dikkat çekiyor.

Beylikdüzü-Büyükçekmece
Beylikdüzü’ndeki Akfen Grubu’nun İbis Otel yatırımının 2009’da tamamlanması planlanıyor. Beykent Üniversitesi’nin Beylikdüzü’nde Avalon Otel adlı bir projesi var. Keleşoğlu Group’un da bölgede 100 milyon dolarlık yaşam ve alışveriş projesi bulunuyor. 2009’da tamamlanacak proje kapsamında 4 katlı alışveriş merkezi, 13 katlı konut ve 13 katlı otel yapılması planlanıyor. Büyükçekmece’de otel yatırımı yapanlardan biri de Yapı Endüstrisi. 5 yıldızlı otel ağırlıklı olarak golf turizmine hizmet verecek. Dedeman’da 2008’in nisan ayında Büyükçekmece’deki otelini açacak.

Anadolu Yakası
Anadolu yakasında Ağaoğlu, Cevahir, Dedaman, Taş Yapı, Divan gibi yerli ve yabancı pek çok zincirinin yatırımları bulunuyor. Anadolu yakasında 2 oteli bulunan Ağaoğlu, Ümraniye’de 100 milyon dolarlık yatırımlı ve 2008 yılında açılması planlanan 500 yataklı bir kongre otelini hayata geçiriyor. Ağaoğlu’nun Ataşehir ve Çamlıca’da 2009 yılında açılması planlanan iki otel projesi bulunuyor. The Green Park ise Pendik’te dördüncü otelini açmaya hazırlanıyor. Ayrıca, bu bölgede, Şahsuvaroğlu, Aygün ve Tahincioğlu gruplarının da projeleri var.

Zeytinburnu
Burada 3 milyar dolarlık Sea Port Projesi yürütülüyor. Rönesans İnşaat ve Koçhan Danışmanlık tarafından yürütülen Sea Port Projesi 3 milyar dolara mal olacak. Proje kapsamında 3, 4 ve 5 yıldızlı toplam 4 bin yataklı üç otel yapılması planlanıyor.

alkazar
24-04-2008, 01:55
Koreli sigara devi KT&G Türkiye'yi ihracat üssü yapacak
Güney Koreli sigara şirketi KT&G, ülke dışındaki ilk fabrikasını Türkiye'de kurdu. 50 milyon dolarlık yatırımla kurulan fabrika yılda 2 milyar adet sigara üretecek. Kore Savaşı gazilerinin açılışına yaptığı fabrika üretiminin yüzde 60'ını ihraç edecek. Fabrikada üretilecek sigaralar Türkiye pazarının yanı sıra Avrupa ve Ortadoğu pazarına da satılacak.

Tire Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikanın dün gerçekleşen açılış töreninde konuşan KT&G CEO'su Kwak Young Kyoon, Esse ve This markalarıyla 4 çeşit sigara üretip, Türkiye'de 130 bin noktada satışa sunacaklarını söyledi. Firmalarının dünyanın ilk 10 sigara firması arasında olduğunu, 20'den fazla markayı 40 ülkeye ihraç ettiklerini dile getiren Kyoon, Türkiye yatırımını da global marka olma yolunda önemli bir adım olarak gördüklerini kaydetti.



Üretimin yüzde 60'ı ihracat

Kyoon, "Fabrika 50 milyon dolarlık yatırım yaptık. 100 kişi istihdam ediliyor. Bu ileriki süreçte artacak. Şu an 2 markayla yola çıktık. Bu daha da çoğalacak. Hedefimiz Türkiye üzerinden ihracata çalışmak. İlk etapta İran'a işlenmiş tütün göndereceğiz. Bulgaristan, İspanya, Macaristan, Orta Avrupa'nın diğer ülkeleri ile Ortadoğu'ya sigara göndereceğiz. Üretimin yüzde 60'ı ihracata yönelik" dedi. İlk etapta yüzde 3 pazar payına sahip olmayı planladıklarını dile getiren Kyoon, 3 sene sonra yüzde 5 paya ulaşacaklarını kaydetti. Bu yatırımlarının Güney Kore ile Türkiye arasındaki ilişkileri de güçlendireceğine dikkat çeken Kyoon, Türkiye'ye yatırımlarının devam edeceğini, bunun diğer Koreli yatırımcılara da örnek olacağını ifade etti.



Vergiden korkmuyoruz

Türkiye'deki pazarı etüd ettiklerini belirten Kyoon, "Zor olsa da başarılı olacağımıza inanıyoruz. Yüksek vergilerin problem yaratacağını sanmıyorum. Çok iyi bir kalite ve fiyat politikasına sahibiz. Vergi oranları bizi fazla ilgilendirmiyor" dedi. Kyoon, Türk hükümetinin yatırımlar konusunda yabancı sermayeye ve kendilerine çok yardımda bulunduğunu da sözlerine ekledi.

KT&G Türkiye Genel Müdürü Bok in Baek de Güney Kore'nin bir numaralı sigara şirketi olduklarını belirterek, "40 milyar adeti ihracat olmak üzere toplam 100 milyar adet satış yapıyoruz. Aynı zamanda jinseng, ilaç ve gayrimenkul gibi değişik sektörlerde yatırımlarımız var. Global bir tütün şirketi olabilmek için yurtdışı direk yatırımlarına çok önem veriyoruz. İlk yatırım yeri olarak kardeş Türkiye'yi tercih ettik" diye konuştu.

Açılışta konuşan Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanı Kazım Çalışkan ise Güney Koreli firmanın Türkiye tütün sektörüne yatırımının devam etmesini istedi.



Türkiye, Koreli firmayı global marka yapacak

KT&G Türkiye'nin en büyük hissesine sahip olan KT&G Kore, sigara üretimine 1899 yılında başladı. 20. yüzyıl boyunca ülkenin tek sigara üreticisi ve dağıtıcısı olan firma, Kore sigara pazarının yüzde 70'lik bölümüne sahip. Rusya ve Çin gibi büyük sigara tüketicisi ülkelere açılmak isteyen firma, Türkiye fabrikası ile Ortadoğu ve Avrupa'da güçlenmeyi hedefliyor.

alkazar
24-04-2008, 01:57
Akdeniz'in en büyük tersanesi için çalışmalara başlandı
Eski BJK yöneticisi İhsan Kalkavan'ın sahibi olduğu Beşiktaş Denizcilik Grubunun, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesinde 320 bin metre kare alanda, uçak gemisinin de havuzlanabileceği, yılda 100 geminin bakım ve onarımının gerçekleştirileceği tersane kurmak için çalışmalara başladığı bildirildi.

Beşiktaş Denizcilik Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yavuz Kalkavan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tersane yatırımlarında son aşamaya geldiklerini ve yatırım için gerekli izinleri aldıklarını, önümüzdeki günlerde kira sözleşmesinin imzalanacağını söyledi.

Yumurtalık Serbest Bölgesinde 320 bin metre kare alan kiraladıklarını ve buraya Akdeniz'in en büyük bakım ve onarım tersanesini kuracaklarını belirten Kalkavan, birinin uzunluğu 400 eni 70 metre, diğeri ise uzunluğu 350 eni 70 metre olan iki havuz yapacaklarını bildirdi.

Kalkavan, tersane yapılacak 320 bin metre kare alanın 100 bin metre karesinin kara, 220 bin metre karesinin ise deniz dolgusu olacağını kaydetti.

Tersanenin ana görevinin yöreye gelecek 300-400 metre uzunluğundaki süper tanker gemilerin bakım ve onarımını yapmak olduğunu ifade eden Kalkavan, "Tersane, uçak gemisinin de havuzlanabileceği yapıda olacak. Burada yılda 400 bin DWT'lik 100 geminin bakım ve onarımı yapmayı, ayrıca 2 geminin de üretimini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" dedi.



3 yıl içinde tamamlanacak

Kalkavan, yaklaşık 100 milyon dolara inşa edecekleri tersane için gerekli izinlerin alındığını ve önümüzdeki günlerde Yumurtalık Serbest Bölgesi yetkilileriyle kiraladıkları alanın sözleşmesini imzalayacaklarını ifade etti.

Kira sözleşmesinin ardından gerekli olan ÇED raporunun alınması için başvurularını yapacaklarını anlatan Kalkavan, "Bu raporu almamız için gerekli olan süreç 6-8 ayı bulur. Yıl sonuna doğru tersanenin temelini atmayı hedefliyoruz" dedi.

Yatırımın yöreye canlılık getireceğini belirten Kalkavan, 3 yıl içinde tamamlamayı planladıkları tersanede 3 bin kişiyi istihdam edeceklerini bildirdi.

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı'nın devreye girmesinin ardından Ceyhan ve çevresinin enerji üssü olduğunu ve yöreye yüksek tonajlı tanker gemilerin gelmeye başladığını kaydeden Kalkavan, şöyle konuştu:

"Bu tanker gemilerin haliyle bakım ve onarım ihtiyaçları ortaya çıkacak. Akdeniz çanağında da bu çaplı çok az tersane bulunuyor ve en yakınları Yunanistan, İspanya ve Portekiz'de. Ancak buralarda da iş gücü pahalı. Bu boşluğu doldurmak için stratejik ve Türkiye'nin gurur duyacağı bir tersane yapacağız."

Kalkavan, tersaneyi kredi kullanmadan tamamen öz sermayeleriyle yapacaklarını, serbest bölgenin dışarısında, çalışanların ihtiyaçlarına yönelik sosyal tesisler için de 30 dönümlük yer arayışlarının sürdüğünü sözlerine ekledi.

alkazar
29-04-2008, 00:18
Çinli Chery Türkiye’de üretim yapacak
Türkiye, otomotiv firmaları için adeta bir üs haline geliyor. Yollarımızda artık yerli Çin arabaları da dolaşacak. Çin’in otomotiv devi Chery, Kimo, Tiggo ve Alia otomobillerini Mermerler grubu ile birlikte Türkiye’de üretmeye hazırlanıyor.

Chery Grubu’nun Başkan Yardımcısı Zhou Biren ve Türkiye’deki distribütörü Mermerler Şirketler Grubunun Başkan Yardımcısı Murat Mermer, 10. Pekin Otomotiv Fuarı ve Chery Uluslararası Basın Konferansı için Pekin’de bulunan Türk gazetecilerine açıklamalarda bulundu.
Haberin devamı

Türkiye’ye çok önem verdiklerini kaydeden Biren, ülkemizin kendileri için ekonomik anlamda büyük bir pazar, coğrafi açıdan da Asya ile Avrupa arasında köprü durumunda bulunan stratejik bir ülke olduğunu anlattı.

‘TÜRKİYE’DE ÇİN’DEKİ FABRİKANIN BENZERİNİ YAPACAĞIZ’
Zhou Biren, şöyle devam etti: “Türkiye’ye bizim için ‘en önemli ülke’ konumunda bakıyoruz. Türkiye’de başarılı olmak, bizim için Avrupa’da da başarılı olmanın bir göstergesi. Çünkü Türk müşterisinin tercihleri, AB ile birebir. Bu nedenle, Türkiye bizim açımızdan, AB pazarından önceki ilk durak. Chery, Türkiye’de başarılı olursa, Avrupa’ya geçmemiz de çok kolay olur. Amacımız Türkiye üzerinden Avrupa’ya geçmek.

Şu an Türkiye’ye sadece ihracat yapıyoruz. Şimdi herkes bana ‘yatırım ne zaman’ diye soruyor. Türkiye’de Başbakanla da bir görüşmemiz oldu. Bizim diğer ülkelerdeki yatırımlarımız montaj üzerine. Ama biz, Türkiye’de Çin’deki fabrikamızın benzerini yapmak istiyoruz. Fabrikamızı çok kısa sürede kurup, içine de Çin lokantası yapacağız. Sizler Çin yemeklerini, biz de Türk yemeklerini yiyeceğiz, bu arada da arabalarımızı satacağız. Türkiye’de büyük bir yatırım düşünüyoruz ve Chery olarak, Renaut ve Fiat’tan daha yerli bir marka olmayı istiyoruz.”

YATIRIM HACMİNİ ARAŞTIRMA BELİRLEYECEK
Yerli ortakları durumundaki Mermerler Otomotivin Türkiye’deki fabrika için fizibilite çalışması yaptığını kaydeden Zhou Biren, yatırım hacminin bu çalışma sonrasında belirleneceğini ifade etti. Biren, Mermerler Otomotiv ile yatırım yapılabilecek alternatif yerlerde incelemelerde bulunduklarını da vurguladı.

Bir ülkeye yatırım yaparken, özellikle lojistik duruma, işgücüne, enerji başta olmak üzere üretim girdilerine baktıklarını anlatan Chery Başkan Yardımcısı, ancak Türkiye’nin öncelikle AB’ye ihracat üssü olarak değerlendirildiğini söyledi.

YEDEK PARÇA FABRİKALARI DA KURULACAK
Biren, bir soru üzerine, Chery’nin yan sanayini de Türkiye’ye getirmek istediklerini bildirdi. Chery’nin halen Çin’de 40 yedek parça fabrikası bulunduğunu kaydeden Biren, “Yatırım yaparken, bu 40 fabrikamızın da orada yerleşmesini sağlayacağız. Çünkü nakliye çok yüksek rakamlar tutuyor. Koltuk, döşemelik gibi yan ürünlerde Türkiye’deki yerli sanayiyi de kullanabiliriz. Hangi yan ürünleri Türkiye’den sağlayacağımız, yerli üreticilerin bize vereceği fiyata bağlı” diye konuştu.

Chery Başkan Yardımcısı, bir başka soru üzerine, ürettikleri arabaların yeterince ucuz olduğunu, dizel ve hibrit araç için de çalışmalar yaptıklarını anlattı.

Biren, Türk ekonomisine ilişkin bir soruyu yanıtlarken de, Türkiye’nin geçmişte krizlerle yaşadığını, ancak günümüzde ekonominin daha stabil hale geldiğini vurguladı.

alkazar
01-05-2008, 00:40
Alkim Kimya leonit gübre üretimine başlıyor
Alkim Kimya, Türkiye'de üretilmediği için 2007'de 40 bin tonluk ithalat gerçekleştirilen leonit (potasyum sülfat-magnezyum sülfat çift tuzu) gübre üretimine Konya Cihanbeyli'deki tesislerini genişleterek başlıyor. Alkim Kimya, Türkiye'de tamamı ithal edilen leoniti, 1 Haziran'da piyasaya sunacak. Konya'daki Bolluk Gölü üzerinde bulunan sodyum sülfat tesislerine entegre edilen bir ünite ile üretilecek olan leonite, özellikle muz, ayçiçeği ve patates üreticilerinden yoğun talep gelmesi bekleniyor.

Alkim Kimya Genel Müdürü Nihat Erkan, "Sadece leonit üretimi için başka bir tesis açmaya kalkışsak masrafı 30 milyon doları bulurdu. Biz entegre bir tesis üzerinde yeni bir alan yarattığımız için düşük bir maliyetle ülkemizin leonit ihtiyacının yarısını karşılamış olacağız" dedi. 2007 yılında Türkiye'nin ithal ettiği leonit miktarının 40 bin ton civarında olduğunu belirten Erkan, yıllık 20 bin ton leonit üretimiyle 10 milyon dolarlık bir satış hedeflediklerini açıkladı. Birkaç yıl içinde leoniti ithal girdi olmaktan çıkaracaklarını vurgulayan Erkan, ilk yıl Türkiye ihtiyacının yarısını karşılayacaklarını, her yıl üretimi artırarak, birkaç yıl içinde Türkiye'nin leonit ihtiyacını tek başına karşılayabileceklerini belirtti.



Çalışan sayısı 250'ye çıkacak
Leonit üretimi için uzun yıllardır araştırmalar yaptıklarını kaydeden Erkan, leonit ünitesinin bir ecza ve ilaç fabrikası kadar temiz ve özenerek hazırlandığını söyledi. "Madenlerimizin iyi kullanılması, hükümetin de programında yer alıyor" diyen Erkan, "Biz de Türkiye'ye sadece ithalat yoluyla sağlanabilen potasyumlu gübrelerin bir bölümünün ikame edilmesini sağlayacağız" diye konuştu.

Nihat Erkan, Alkim'in Konya tesisinin 2006-2007 yıllarında komple revize edildiğini, kapasitesinin 80 bin tona yükseltildiğini ve kademeli evoparosyon sistemi ile yüksek bir verimliliğe ulaşıldığını anlattı. Erkan, leonit üretim ünitesiyle birlikte Alkim'in Cihanbeyli tesislerinde istihdam edilen kişi sayısını 150'den 250'ye çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.



Çevreye duyarlı ürün

Alkim Kimya Cihanbeyli Tesisleri Müdürü İsmail Kandemir de, ocak ayında başarılı deneme üretimleri gerçekleştirdiklerini ve 30 Ocak'ta Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan üretim tescil ve lisans belgelerini aldıklarını söyledi. Kandemir, "Leonit üretimiyle birlikte ülkemiz çiftçisine büyük bir destek olacağız. Halen yüzde 100'ünü ithal ettiğimiz leonit, muz, ayçiçek ve patates yetiştiriciliğinde çok önemli bir gübre. Damla sulama için de en uygun bir gübre olan leonitin, en önemli özelliği yüzde 100'ünün erimesi. Yani çevreye de çok duyarlı" diye konuştu.

Öte yandan, Maden Tetkik Arama'nın (MTA), Ankara-İstanbul hızlı tren hattı için çalışmalar yaparken, Ankara Çayırhan bölgesinde bulduğu sodyum sülfat yataklarının işletme ihalesini kazanan Alkim Kimya'nın, bölgede 100'ün üzerinde sondaj yaptırdığı ve kısa süre sonra üretim için tesis yatırımına gideceği açıklandı. MTA tarafından kesin olarak hesaplanmış 190 milyon ton sodyum sülfat rezervine sahip olan Çayırova bölgesinde yapılacak üretimle, dünya sıralamasında ilk 3'e girmeyi hedefleyen Alkim Kimya, kısa süre önce aldığı otoprodüktör lisansıyla da kendi enerjisinin büyük bir bölümünü üretmeye başladı.

alkazar
03-05-2008, 00:35
Kütahyalı madeni yağ üreticisine, Uzakdoğu'dan ortaklık teklifi
Oksello adlı markasıyla madeni yağ sektörünün Türkiye'deki en büyük üretici firmaları arasında yer alan Özçınarlar Petrol Ürünleri Sanayi, Kütahya 2. Organize Sanayi Bölgesi'ne 25 milyon dolarlık yatırımla ek tesis kurma kararı aldı. Özçınarlar, temmuz ayında temeli atılacak ve 2010'da faaliyete geçecek olan tesisle, Türkiye'nin en büyük madeni yağ üretim kapasitesine sahip olmayı planlıyor. Şirket tesiste, yılda 40 bin ton nitelikli sentetik bazlı ürünler üretmeyi planlıyor. Özçınarlar, Uzakdoğulu bir petrol şirketinden gelen eşit ortaklık görüşmelerine de yeşil ışık yaktı.
Özçınarlar Genel Müdürü Göksel Özçınar, halen Kütahya'da 27 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulu fabrikada yıllık 27 bin ton madeni yağ üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi. Türkiye'nin ihtiyacını dikkate alarak ve ihracatta ağırlıklarını artırmak için ikinci bir tesis kurma kararı aldıklarını belirten Özçınar, bu sayede Türkiye'nin en büyük madeni yağ üretim tesisinin de sahibi olacaklarını kaydetti. Özçınarlar, "Şu anda 60 çeşit ürünümüz var. Başta yabancılar olmak üzere bir çok firmayı madeni yağ konusunda geride bıraktık. Yeni tesisimizle konumumuzu daha da güçlendireceğiz ve kendi alanımızda dünyanın sayılı firmalarından biri haline geleceğiz" dedi. Temmuz ayında temeli atılacak tesisin 2010 yılında faaliyete geçeceğini anlatan Özçınarlar, çalışan sayısının da 98'den 200'e çıkacağını, tamamen son teknoloji ile donatılacak olan fabrikanın cep telefonunda bir tuşa basarak bile çalışabilir durumda olacağını ifade etti.

500 dolarlık ürünü 50 dolara üretecek
Türk madeni yağ sektörünün en büyük üreticilerinden biri olan Özçınarlar, iç pazarın yanı sıra İsrail'den Makedonya'ya kadar 40'tan fazla ülkeye ihracat yapıyor. Geçen yıl 50 milyon dolar ciro elde eden şirket, bunun yüzde 5'ini ihracattan sağladı.
Ar-Ge alanında da oldukça iddialı olduklarını vurgulayan Göksel Özçınar, bugüne kadar 2 Ar-Ge projesinin TÜBİTAK tarafından onaylandığını, üçüncü proje için de TÜBİTAK'a başvuruya hazırlandıklarını ifade etti. Özçınar, "Onaylanan 2 projemiz antifriz ve motosiklet yağları ile ilgili. Üçüncü projeyi ise, son çalışmaları bitmediği için açıklayamıyorum. Ancak özel bir gres yağı üzerinde çalışıyoruz. Şu anda yurtdışından getirilen gres yağı Türkiye'de 500 dolara satılıyor. Biz hayata geçireceğimiz proje ile gres yağını 50 dolardan piyasaya sunacağız" diye konuştu.
Yabancı firmalardan ortaklık teklifi aldıklarını da açıklayan Özçınar, Uzakdoğulu bir firmayla ortaklık konusunda görüşmeye başlayacaklarını söyledi. Şirketin menşeini ve ismini açıklamayan Özçınar, şözlerini şöyle sürdürdü: "Ortaklık için görüşeceğimiz şirket, Uzakdoğu'nun en büyük ilk 10 petrol şirketi arasında yer alıyor. Bizim herhangi bir finansman sıkıntımız yok. Ancak hammadde üreten ve rafinerisi olan bir firmayla ortaklık yapmak istiyoruz. Uzakdoğulu bu şirket de bu özelliklere sahip. Yüzde 50 eşit ortaklık için yakında görüşmelere başlayacağız. Biz onların rafinerisinden yararlanacağız, onlar da bizim üzerimizden Afrika, Avrupa ve Balkanlar'a açılacak."

alkazar
03-05-2008, 01:11
Hazine Müsteşarlığı, Mart ayında çeşitli sektörlere yönelik toplam 2 milyar 670.4 milyon YTL tutarındaki 426 yatırım projesini teşvik belgesine bağladı.

Hazine Müsteşarlığı tarafından Mart ayına ilişkin düzenlenen yatırım teşvik belgelerinin listesi Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, Mart ayında teşvik belgesine bağlanan 2 milyar 670.4 milyon YTL tutarındaki 426 yatırım kapsamında 12 bin 71 kişilik istihdam sağlanacağı belirtildi. İçdaş Elektrik Enerjisi Üretim ve Yatırım A.Ş.'nin, Çanakkale'de gerçekleştireceği 500 milyon YTL'lik komple yeni yatırım, geçen ay teşviğe bağlanan en yüksek tutarlı proje oldu. Bunu 99.9 milyon YTL ile Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi ve Ticaret A.Ş., 76.4 milyon YTL ile Sedef Gemi İnşaatı A.Ş izledi.

Hazine Müsteşarlığı ayrıca Mart ayında çeşitli sektörlere yönelik toplam 224.9 milyon YTL tutarındaki 14 yabancı sermayeli firmaların yatırımları için yatırım teşvik belgesi verdi.

alkazar
08-05-2008, 04:41
Saray Bisküvi’den 20 milyon Euro’luk yatırım

Saray Bisküvi ve Gıda’da, kapasite artırmaya yönelik 20 milyon Euro tutarındaki yatırımla, üretim kapasitesinde 15 bin tonluk artışın hedeflendiği bildirildi.

Saray Bisküvi’den yapılan açıklamada, Karaman ve Kırklareli üretim tesislerinde yaklaşık 75 bin metrekarelik kapalı alanda, günlük 400 ton kurulu kapasiteye ulaşan tesislerinde üretim yapan Saray Bisküvi’nin, yurt içi ve yurt dışında genişleyen pazarlarına daha iyi cevap verebilmek amacıyla Kırklareli fabrikasında kapasite artırmaya yönelik yatırım yaptığı kaydedildi. İnşasına 2006 yılı ortalarında başlanan projenin tamamlandığı ve son teknolojiye sahip makinelerle donatılmış 3 üretim biriminden oluşan toplam 7 bin metrekarelik bir tesisin ortaya çıkarıldığı ifade edilen açıklamada, yaklaşık 20 milyon Euro tutarında yatırımla hayata geçirilen yeni ek tesislerin, şu anda yıllık 60 bin ton olan kurulu üretim kapasitesine 15 bin tonluk katkı sağlamasının hedeflendiği aktarıldı.

alkazar
08-05-2008, 04:42
Kartal’a 120 milyon dolarlık ’Vizyon’ kulesi

Dumankaya İnşaat, Anadolu yakasında 10 milyar dolarlık kentsel dönüşümün başlayacağı bölgenin bitişiğinde; 120 milyon dolarlık Vizyon Residence-Alışveriş Merkezi projesine başlıyor. Proje; zemin artı 33 katlı, zemin artı 25 katlı ve zemin artı 18 katlı üç gökdelenden oluşuyor.

KONUT sektöründe durgunluk yaşandığı haberlerine inat, Dumankaya İnşaat 2008’de 7 ayrı projeye kazma vuruyor. Bunlardan ilki, dün açıklanan Kartal’da E-5 kenarındaki Dumankaya Vizyon projesi. ’Kat karşılığı’ gerçekeştirilen projede 120 milyon dolara malolacak. Dumankaya Vizyon’da, rezidans daireleri, home ofis ve alışveriş merkezi bulunacak. Toplam 3 kuleden oluşacak projede, 350 rezidans dairenin bulunduğu 2 rezidans kulesinde satışlar yarın başlıyor. En küçük daire 39 metrekarelik stüdyo tipi daire olacak. Loft tipi daireler 199 metrekareye kadar çıkacak. Metrekare fiyatları 2 bin 900 YTL ile 3 bin 700 YTL aralığında değişiyor. Projeye, şubat ayında yapılan 10’uncu Konut ve İşyeri Fuarı’nda 2 bin 500 adet ön talep gelmişti.

Kartal gökdelen bölgesi

Projenin tanıtımı için düzenlenen toplantıda konuşan Dumankaya inşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, "Tüm projelerde olduğu gibi bu proje öncesi de ciddi araştırma, çalışma yaptık. Kartal bölgesi Maslak’tan sonra, İstanbul’un ikinci gökdelen bölgesi olacak. Projelerde ufak tefek revizyonlar yapmakla beraber biz kendimizi maraton koşucusu olarak görüyoruz. Hedeflerimizi koyduk ve koşuya devam ediyoruz. Bu sene 7 projenin lansmanını yapacağız. Hatta bu 7 projeden, Gizli Bahçe Konakları içindeki villaların inşaatı başladı, lansmanı yapılmadı" dedi.

Temkinli davranış var

Yatırımcıların artık arsa alırken, ev alırken temkinli davrandığını ifade eden Ali Dumankaya, "Bizim anketlerimize göre kısmen tedirginlik var. Faiz oranları artacak beklentisi ile Mart ayına kadar ciddi satış grafiği devam etti. Nisanda durulma oldu. İnsanlar ’Acaba’ dedi. Ama şu an çalışmalar normal şekilde devam ediyor. Sektör dalgalanmalara alıştı. Bu uzun maratonda koşuda soluklanmalar olacaktır" diye konuştu. Ali Dumankaya, projelerinden alım yapanların yüzde 20-30’unun daha önce diğer projelerinden alım yapanlar olduğunu ifade etti, "Proje ilk satışa çıktığında ön satışta konut alanlar kazanıyor. Bizi takip edenler kazanıyor" dedi.

Yüzde 50’si yatırımcıya

Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu üyesi Uğur Dumankaya da, konut projelerinden ortalama yüzde 40-50’sinin yatırımcı tarafından alındığını, bunun kendilerinde yüzde 80’e ulaştığını söyledi. Dumankaya, "Oturum için alanlar her zaman temkinli. Tek atımlık silahları var. Yatırımcı da istikrarsızlıktan etkilenir. Şu an çok başarılı projeler var. Vizyon projesi de bunlardan" diye konuştu.

Bu yıl fırsat yılı

UĞUR Dumankaya, Kartal’da 10 milyar doları aşan kentsel dönüşüm yapılan bölgenin komşu parselinde yer alan Vizyon’un çok farklı bir proje olduğunu ifade ederek, "Pazarın sesini dinleyen, pazarı çok iyi araştıran projeler yapıyoruz. Şu an şartlar 2001 öncesinden iyi. Trend projemizden 2.5 yıl önce alanlar yüzde 100’e varan oranda kazandı. Bu sene fırsat yılı, biz de her zaman kazandırıyoruz" dedi. İstanbul’da metrekaresi 9 bin dolardan rezidans daireleri satıldığını ekleyen Uğur Dumankaya, "Biz metrekaresi 2900-3700 YTL’den satışa çıkan dairelerin metrekaresinin 5 bin YTL’ye çıkmasını hedefliyoruz" ifadesini kullandı.

alkazar
08-05-2008, 08:48
hollandalı gayrimenkul şirketi corio nv malatya'da 110 milyon euroluk bir
yatırım gerektirmesi beklenen bir alışveriş merkezi projesi üstlendiğini açıkladı.
corio, 2010 yılının ikinci yarısında açmaya planladığı alışveriş merkezinin, türkiye'deki dokuzuncu alışveriş merkezi projesi
olacağını belirtti.

alkazar
09-05-2008, 13:32
Emaar’dan 800 milyon dolarlık yatırım
Libadiye’de Toprak Grubu’na ait araziyi alan Emaar Türkiye, 700-800 milyon dolarlık yatırımla rezidans, alışveriş merkezi ve beş yıldızlı otel yapacak.
Dubai Şeyhi El Maktum ve Cihan Kamer’in ortakları arasında olduğu Emaar Türkiye, TMSF’den aldığı Libadiye arazisine rezidans, alışveriş merkezi ve 5 yıldızlı otelden oluşan karma proje yapacak.
Haberin devamı

CNBC-e’nin sorularını yanıtlayan Emaar Türkiye Genel Müdürü Ozan Balaban, “Araziye 403 milyon dolar civarı bir para yatırdık. Bunun yanında 700-800 milyon dolar inşaat maliyeti öngörüyoruz. Toplam yatırımımız 1.1-1.2 milyar dolar planlanmış durumda” dedi.

Balaban, New York ve Londra’daki örnekleriyle yarışacak kadar iddialı bir proje hazırladıklarını, 2011 sonuna kadar bitirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Balaban, küresel krize rağmen Türkiye’de yatırımlarını süratle sürdüreceklerini kaydetti. Emaar’ın Toskana ve Libadiye’nin ardından üçüncü yatırımı Bodrum’da bir otel olacak. Balaban, “3 proje toplam olarak 2.5 milyar dolar. 2009 içinde en az Libadiye kadar büyük 1 veya 2 projenin peşindeyiz” dedi.

2009’DA HALKA ARZ PLANI
Kayseri, Bursa ve İzmir’de de yatırım arayışında olan Emaar Türkiye, 2009 sonunda halka arzı hedefliyor. Emaar Türkiye’ye 5 yılda 5 milyar dolarlık yatırım hedefini koruyor.

alkazar
20-05-2008, 10:52
ode yalıtım sanayi yönetim kurulu başkanı orhan turan, İş girişim sermayesi'nin yüzde 17 sermaye
ortaklığıyla ve 40 milyon dolarlık yatırımla çorlu'da kurmakta oldukları yıllık 21,000 ton kapasiteye sahip olacak camyünü tesisinin ekim ayında
faaliyete geçeceğini söyledi.
ode yalıtım sanayi'den yapılan yazılı açıklamada demeci yer alan turan, camyünü fabrikasının kapasitesini 3-4 yıl içinde 30,000 tona,
daha sonraki dönemde ise 50,000 tona yükseltmeyi hedeflediklerini belirtti ve şöyle dedi:
"eylül ayında tüm hazırlıklarımızın biteceğini ve ekim itibariyle üretime geçeceğimizi öngörüyoruz. ekimde öncelikle şilte ve levha camyünü
üretimi ile başlayacağız. 2009 ocak ayından itibaren boru tipi camyünü üretimine geçeceğiz. İlk etapta 20,000 ton levha ve 1,000 ton boru
olmak üzere toplam 21,000 ton üretim kapasitemiz var. önümüzdeki 3-4 yıl içerisinde kapasitemizi 30,000 tona çıkarma hedefindeyiz. daha
sonraki dönemlerde ise bu rakam 50,000 tona ulaşacak."
yalıtım sektöründe en çok kullanılan ürünlerden olan camyünü, ergitilmiş camdan elde edilen, ısı ve ses izolasyonunda kullanılan
bükülebilir, ateşe dayanıklı cam liflerinden oluşuyor.

alkazar
20-05-2008, 20:05
astaş gayrimenkul, tayland kökenli anantara spa ile gelecek yıl türkiye'de yaklaşık
100 milyon dolarlık yatırım hedeflediğini bildirdi.
astaş'tan yapılan yazılı açıklamada, şirket tarafından türkiye'ye getirilen anantara spa'nın ilk şubesinin açılışı ve
yatırım planlarının açıklanması amacıyla yarın İstanbul'da bir basın yapılacağı belirtildi.
açıklamada astoria alışveriş merkezi'nin içindeki 3,500 metrekare alana sahip spa işletmesinin açılışının astaş
yönetim kurulu başkanı vedat aşçı tarafından gerçekleştirileceği belirtildi.

alkazar
21-05-2008, 05:04
Hükümetin GAP atağı yabancı yatırımcının iştahını kabarttı

Hükümet GAP'a ilgisi yabancı yatırımcıların arayışlarını hızlandırdı. Suudi Arabistan, İsrail, Çin, Fransa gibi ülkelerden yatırımcılar potansiyel araştırması yaparken İtalyan Gıda Üreticileri Birliği ise 85 gıda imalathanesi kuruyor.

Hükümetin Güneydoğu Anadolu Projesi'ni (GAP) tamamlamak üzere bölgeye 12.5 milyar dolarlık kaynak aktarılacağını açıklaması, uzun yıllardır kalkınma yarışında çok gerilerde kalan Güneydoğu'nun umudu oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın GAP bölgesine ilişkin hazırlanan yeni eylem planını yakın zamanda açıklaması beklenirken, uluslararası yatırımcılar da gözünü Güneydoğu'nun bereketli topraklarına dikti. Aralarında İtalya, Avustralya, İsrail ve Çin'in bulunduğu birçok ülke, GAP bölgesindeki yatırım fırsatlarını araştırıyor.
İtalyan Gıda Üreticileri Birliği Kilis'te 25 bin dönüm arazi üzerine 85 gıda imalathanesi kurmak için kolları sıvarken Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'a göre sulanabilir alanlar Kaliforniya'nın yarısı kadar olan GAP'ta 50-75 milyar dolarlık bir tarım cirosuna ulaşmak mümkün.
1970'lerin başında su ve toprak kaynaklarını geliştirmek amacıyla projelendirilen GAP, bugün bir kalkınma projesi olarak gündemde. 9 ili ve 75 bin kilometrekarelik alanı kapsayan bölge, Türkiye nüfusunun da yüzde 10'unu barındırıyor. 22 baraj projesini içeren GAP'ta hedef toprakların yüzde 57'sini sulamak. Ancak sulama kanalı yatırımların yapılamaması nedeniyle proje bir türlü tamamlanamadı. AK Parti Hükümeti'nin GAP'a 12.5 milyar dolar ayırarak projeyi yeniden canlandırma kararı, yatırımlarda da hareketlendirdi.
Türkiye'ye gelmesi beklenen uluslararası yatırımcıların en önemlilerinden biri İtalyan Gıda Üreticileri Birliği Türk, İtalyan ve Dubai ortaklığı ile 85 gıda imalathanesi projesini hayata geçirmeyi planlıyor. Proje için resmi prosedürler tamamlanma aşamasında. Proje için harcanması planlanan toplam paranın 8-10 milyar dolara ulaşması beklenirken, ilk etap yatırımları için 3 milyar dolar harcanacağı belirtiliyor.

Avustralyalı mermere geliyor
Geçen günlerde Güneydoğu'ya yatırım yapacağı açıklanan Suudi Arabistan Kralı Abdullah, bakanlarına "GAP'a yoğunlaşın" talimatı verirken, Suudi Arabistan Tarım Bakanı Fahd Balganim'in ağustosta bölgeyi ziyareti bekleniyor.
Bu arada yaklaşık 1 yıldır sürekli olarak Diyarbakır, Şanlıurfa ve Mardin'de incelemelerde bulunan Avustralyalı bir grup da mermer yatırımı için gün sayıyor. Avustralya-Türk Sanayici ve İşadamları Derneği'nin yönlendirmesi ile bölgeye gelen Avustralyalı işadamlarının Şırnak'ta bir kömür santralı kurmayı da düşündüğü belirtiliyor.
Öte yandan nar ve badem üretimi için İsrail'den ve Hindistan'dan yatırımcılar bölgeyi karış karış gezerek yatırım olanaklarını araştırırken, Fransız üreticilerin de organik pamuk üretimi için GAP İdaresi ile görüşüyor. Henüz kesinleşmiş yatırımlar olmaması nedeniyle bölgeyi gezen şirketlerin isimleri gizli tutuluyor.

Güneydoğu için "Kaliforniya" modeli
Yerli yatırımcıların da enerji, gıda ve tekstil alanında Güneydoğu'ya yaptıkları yatırımlar her geçen gün hız kazanıyor. Koç Holding, nisanda Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç ve kurul üyeleri ile birlikte Mardin'e çıkarma yaparak, GAP yatırımları konusundaki kararlılığını gösterdi. Koç, bölgede gıda, otomotiv ve yan sanayi yatırımları planlıyor. Gıdada Tat Konserve ile 5 yılda 84 milyon dolarlık yatırım yapma kararı alan Koç, 2008'de 130 bin ton domates üretimi ve 150 milyon dolarlık ihracat hedefliyor.
Mardin ve çevesinde eğitime dönük yatırımlara da hız verecek olan Koç, Güneydoğu'nun kalkınmasında "Kaliforniya" örneğinin uygulanmasını öneriyor. 50 yıl önce ABD'nin Kaliforniya eyaletinin de Güneydoğu'nun yaşadığı sorunları bire bir yaşadığını hatırlatan Koç yetkilileri, "Kaliforniya'da bugün her birinin yıllık cirosu 1 milyar doları aşan en az 20 tarım ürünü var. GAP'ta sulanabilir alanlar, Kaliforniya'nın yarısından biraz fazla. GAP'ta 50-75 milyar dolarlık bir tarım cirosuna ulaşmak mümkün" diyor.

Botan Çayı enerji merkezi oluyor
Bölgede en fazla ilgi çeken yatırım tarım ve gıdadan sonra enerji. Limak Holding, Siirt ile Van arasında uzanan Botan Çayı üzerinde 2 hidroelektrik santralı kuracak. Bu kapsamda inşaatına başlanan Alkumru Barajı ve Hidroelektrik Santralı'nın yapımı sürerken, Kirazlı regülatör santralının etüd çalışmalarına başlandı. 2010'da tamamlanması beklenen iki barajın inşaatı, 2 bin kişiye iş kapısı açacak.
Savunma sanayi, sağlık, medya ve turzm sektörlerinde faaliyet gösteren Saran Holding ise Tunceli ve Şırnak'ta elektrik santralı kuracak. Holding'in, bölgedeki elektrik dağıtım özelleştirmelerine yabancı bir ortakla girmesi bekleniyor.
Global Yatırım Holding de enerji yatırımı için kolları sıvayan şirketlerden biri. Siirt Çetin, Bitlis Aksar ve Van Ilıca'da yapılması planlanan baraj ve hidroelektrik santrallarının 2011'e kadar tamamlanması ve her birinin ortalama 400 milyon dolara mal olması bekleniyor. Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kutman'ın GAP bölgesindeki yatırımlara büyük önem verdiği için, önümüzdeki dönemde holdingin merkezini Mardin'e taşımayı bile düşündüğü biliniyor.
Hey Tekstil'in Güneştekin Şirketler Grubu ile ortaklaşa açtığı Batman'daki tekstil fabrikası da iyi bir örnek.
Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin en büyük yağ tesislerine sahip olan Gaziantepli Sayınlar Gıda, Orta Doğu, Afrika ve Kıbrıs'ın yanısıra, dünyanın en büyük ekonomisi ve en fazla nüfusa sahip ülkelerinden Çin'e de ihracat yapmaya hazırlanıyor.

2.5 MİLYAR DOLAR GEREKLİ
GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı Ekonomik Kalkınma ve Girişimcilik Koordinatörü Ahmet Zahir Erkan, kalkınmanın öncelikle arazilerinin sulanması ile mümkün olduğunu belirtti. Erkan, topraktan istenen verimin alınması için bölgede 5 yıl boyunca her yıl 2.5 milyar dolarlık sulama yatırımı gerektiğini söyledi.

TURİZM İÇİN İDEAL BÖLGE
Gaziantep Ticaret Odası Başkanı Başkanı Mehmet Aslan yatırımların sevindirici ancak yeterli olmadığını söyledi. Aslan Irak, İran, Suriye ve Arap pazarına yakın bölgenin turizm ve enerji açısından ideal olduğunu kaydetti. Aslan öncelikle sulamadaki eksikliklerin giderilmesini istedi.

alkazar
26-05-2008, 05:42
Şanlıurfa’da dünyanın beşinci büyük salça fabrikası yükseliyor

Koç Holding’in gıdadaki çatı şirketi Tat Konserve’nin Şanlıurfa’da ilk bölümünü bitirme noktasına getirdiği Harranova Salça Fabrikası, 5 yıl sonra 1 milyon ton domates işleme kapasitesine ulaşınca dünyanın 5’inci büyük salça fabrikası olacak. Harranova Salça, bu yıl üretime 150 bin tonla başlayacak

KOÇ Holding’e bağlı gıda şirketlerini çatısı altında toplayan Tat Konserve’nin Şanlıurfa’da ilk bölümünü bitirme aşamasına geldiği Harranova Salça Fabrikası, dünyanın beşinci büyüğüklüğüne aday olacak hedefle yükseliyor. Tat Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, "Dünyada 1 milyon tonun üzerinde domates işleyen dört büyük salça fabrikası var ve hepsi Kaliforniya’da. Bunlardan 3’ü, Tat’ın yüzde 10 ortağı olan ABD’li The Morning Star’a ait. Bizim fabrikanın tüm aşamaları tamamlandığında bugünkü ölçeklere göre dünyanın 5’inci büyüğü olabilecek" dedi.

150 bin tonla başlıyor

Tat Konserve’nin Balıkesir’deki fabrikayı sökerek başlattığı, yeni ekipmanlarla geliştirdiği salça fabrikası, önümüzdeki temmuz ayında başlayacak sezonda toplam 150 bin ton domates işleyecek. Fabrikanın işleyeceği ürünün tamamı Harranova Tarım ve Hayvancılık şirketi tarafından 12-13 bin dönüm alanda yetiştirilecek sanayi tipi domatesten oluşacak. Fabrikanın kapasitesi 5 yıl sonra 1 milyon ton domates işlemeye yükselecek. Harranova Salça Fabrikası, bu kapasiteye ulaştığında Türkiye’deki mevcut fabrikalardan 30’una bedel olacak. Öte yandan, Harranova Tarım’ın Şanlıurfa’daki domates üretimi 100 bin dönüm alan üzerinde gerçekleşecek.

125 milyon dolar

Tat Konserve ve Harranova Tarım, bir yandan domates üretimi ile salça fabrikasına yüklenirken, diğer taraftan halen 12 bin büyükbaş kesim hayvanı kapasiteli çiftliği de büyütmek için adımlar atıyor. Güçlü Toker, Harranova Çiftliği’ndeki hayvan varlığını 25 bine yükseltmek için yatırımlarını sürdürdüklerini belirterek, şunları söyledi: "Maret’in kesimhanesini Şanlıufa’ya taşıdık. Şimdilik karkas şeklinde Maret’e gönderdiğimiz etleri önümüzdeki dönemde paketlemeye de başlayacağız. Şanlıurfa’daki domates, salça ve hayvancılığa yaptığımız yatırımımız toplam 120-125 milyon doları bulacak. Harranova Çiftliği’ne bugüne kadar harcanan para 40 milyon doları buldu."

En az 200 kiloluk paketler

Harranova Salça Fabrikası, ürettiği domates salçasını en küçüğü 200 kiloluk olmak üzere büyük paketlerle bir bölümü Bursa ve İzmir’deki kendi fabrikaları olmak üzere paketleme tesislerine pazarlayacak. Harranova Salça A.Ş., ihracatını da yine en küçüğü 200 kiloluk paketlerle gerçekleştirecek. Güçlü Toker, üretilecek salçanın özellikle The Morning Star aracılığıyla dünyanın neresine gönderilirse gönderilsin, üzerinde Şanlıurfa adının yazılacağını vurguladı.

3 bin 200 dönüm arazisini Harranova’ya kiraya verdi

HARRANOVA Tarım İşletmesi, Şanlıurfa’da domates yetiştirmeye dönük 12-13 bin dönüm arazinin tamamını 5-6 toprak sahibinden 5 yıllığına kiraladı. Topraklarını Harranova Tarım’a ilk kiralayanlardan biri Yaşar Demirkol oldu. Asıl mesleği öğretmenlik olan Yaşar Demirkol, ailesine ait 3 bin 200 dönümlük arazinin Harranova Tarım’a kiralanmasına öncülük etti. Bir yandan evinin yanıbaşındaki arazisinde fıstık üretimi yapan Yaşar Demirkol, diğer taraftan da Harranova Tarım’la sıkı bir işbirliğine girdi. Demirkol ailesi, dönümü 100 dolardan, Harranova Tarım’dan yılda 320 bin dolar kira bedeli alıyor. Topraklarının bilinçli ellerde, üstelik toprak altı damlama sulama yöntemiyle işlenmesi, Demirkol Ailesi’ni memnun ediyor. Yaşar Demirkol, Harranova Tarım’ın yeni alanlar kiralamasında da çevredeki toprak sahiplerinin ikna edilmesinde rol oynuyor.

Normalin 10’da biri kadar su ve gübre rahat yetiyor

HARRANOVA Tarım, bölgedeki toprak sahiplerinden kiraladığı 12-13 bin dönüm alana damlama sulama için 6 bin 500 kilometre boru döşedi. Tat Konserve Genel Müdürü Güçlü Toker, "Toprak altı damlama sulama yöntemiyle, salma sulama yapan çiftçilere oranla 10’da bir daha az su ve gübre kullanıyoruz. Kimyasal gübreyi, damlama sulama gerçekleştirdiğimiz şebekeye bağladığımız tanklara atıyoruz. Gübre eriyip, suyla birlikte doğrudan bitkinin küküne yöneliyor. Toprak hem gereksiz sulamadan, hem de aşırı kimyasal gübreden korunmuş oluyor" dedi.

Toprak satın almıyoruz köylü öğrensin istiyoruz

GÜÇLÜ Toker, Koç Holding’in Şanlıurfa’da büyük ölçekli tarım arazisi almasının söz konusu olmadığını belirterek, bu konudaki bir soruyu şöyle yanıtladı: "Harranova Çiftliği’nin kapalı alanlarının bulunduğu yer ile Harranova Salça Fabrikası’nı kurduğumuz alan bizim. Domates fidesi diktiğimiz 12-13 bin dönümlük alanı tümüyle kiralık. Domatesten sonra bu alanlara yemlik bitki ekeceğiz. Köylüler, çiftçiler Harranova Salça’ya uygun domates üretmeye başlarsa, biz doğrudan işin tarımından çekiliriz, alımı onlardan yaparız. Hedefimiz buradaki, çiftçinin bölgede çok iyi domates de yetiştiğini görmesi."

Dikim ve domates toplama makinelerle gerçekleşiyor

HARRANOVA Tarım, Şanlıurfa’da ilk kez büyük ölçekte domates üretimini götürürken, makineli tarımda da öncülük ediyor. Kiralanan tarlalarda domates fidesi dikimi İtalya’dan satın alınan makinelerle gerçekleşiyor. Aynı anda olgunlaşan domatesler de, bitkisiyle birlikte makinelerle tarladan sökülüyor. Makine domatesle bitkiyi birbirinden ayırıyor. Domates makineden kamyon kasasına akarken, bitkisi de yine makinede parçalanıp, tarlaya bırakılıyor. Bitki atıkları tarlanın besini olarak kullanılıyor.

alkazar
26-05-2008, 07:58
hilton hotels corporation, kosifler grubu ile türkiye'nin farklı yerlerinde yaklaşık
3,500 odadan oluşan 25 yeni hilton garden inn oteli kurmak için stratejik işbirliği sözleşmesi imzaladı.
hilton tarafından dün yapılan açıklamaya göre söz konusu oteller önümüzdeki 5 yıl içinde yapılacak.
hilton otelleri avrupa başkanı wolfgang neumann, "türkiye bugün bizim için dikkat çekici büyüme fırsatları sunmaya
devam ediyor. kosifler grubu ile kurulan bu birlikteliğin, hilton ailesi otellerine ait yeni markalar yaratarak genişleme
planlarımızı hızlandırmamıza yardımcı olacağına inanıyoruz" dedi.
bu sözleşmeye ek olarak taraflar ekim 2010'un ikinci yarısında kütahya'da açılması planlanan, iki şirketin ortak ilk oteli
121 odalı hilton garden inn için bir yönetim sözleşmesi de imzaladılar.
neumann, "bu ortaklık ile beş yıl gibi kısa bir zamanda türkiye'deki varlığımızı üç katına çıkarabilmeyi ve aynı zamanda
hilton garden inn markamız ile yüksek kalitede ekonomik konaklama talebini karşılayabilmeyi umut ediyoruz" dedi.
hilton garden inn son altı ay içerisinde dördüncü yönetim sözleşmesini imzalayarak türkiye çapında hızlı genişleme
planlarını güçlendirecek bir adım atmış oldu. geçtiğimiz aralık ayında imzalanan bir başka stratejik işbirliği sözleşmesi
kapsamında hilton, bursa, manisa ve diyarbakır'daki yeni otellerin yönetimi için farklı bir türk şirketi ile anlaşma yapmıştı.
hilton grubu şu anda türkiye'de yedi hilton oteli ve bir conrad oteli olmak üzere altı farklı noktada sekiz otel işletiyor.
önümüzdeki beş yıl içinde, ülke çapında 40'tan fazla hilton ailesi oteli açılması öngörülüyor. hilton oteli aynı zamanda kısa
süre önce ankara'da bir iş geliştirme ofisi açtı.

alkazar
26-05-2008, 23:19
Beypiliç 30 milyon dolar yatırım yapacak


Beypiliç Genel Müdürü Sait Koca, 2008’de 30 milyon dolarlık yatırım planlandığını bildirerek, ayrıca Konya’da bulunan bir firmayla da yumurta üretimi için anlaştıklarını duyurdu.

Beypiliç bünyesinde kümes kurmak için proje aşamasına geçildiğini de aktaran Koca, “600 bin adet tavuk kapasiteli kümesimizi 8 milyon euroluk yatırımla 2009’da tam kapasite ile faaliyete geçirmeyi planlıyoruz” dedi.

Türkiye’nin ikinci en büyük piliç eti üreticisi Beypiliç, 2008’de 30 milyon dolarlık bir yatırım planladığını ve Bolu’da dünyanın en büyük kesimhanelerinden birini yapacağını açıkladı. Beypiliç, aynı zamanda 8 milyon euroluk yatırımla yumurta üretimine de giriyor.

Beypiliç Genel Müdürü Sait Koca, kuş gribi dolayısıyla piliç eti ihracatının yapılamamasından yakınarak, hükümetin, kuş gribi konusundaki engelleri bir an önce kaldırması ve ihracata destek vermesi halinde ihracatta büyük bir potansiyelin yakalanacağını söyledi.

"BURGER KİNG'İN TEDARİKÇİSİ OLDUK"

Beypiliç’in üretim merkezi olan Bolu’da düzenlenen basın toplantısında şirketin gelecek planları hakkında bilgi veren Sait Koca, Amerikan Fast Food şirketi Burger King ile tedarikçilik anlaşması imzaladıklarını bildirdi. Koca, “Bir ay kadar önce dünyadaki bütün Burger King’lerin tedarikçisi olma yetkisini aldık. Şirketimiz Arby’s, Dominos Pizza, Little Ceasar’s ve Popeyes gibi firmaların da yetkili tedarikçisi konumunda. Şu anda sadece Azerbaycan’da Beypiliç markalı ürünlerimiz satılıyor. Burger King üzerinden tüm dünyaya ihracat yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Kanatlı et sektörüne yönelik yatırımlara bu yıl da devam edileceğini vurgulayan Koca, geçen yıl 13 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini kaydetti. Koca, 2008’de 30 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını belirterek, Konya’da bulunan bir firmayla da yumurta üretimi için anlaştıklarını duyurdu. Kendi denetim ve kontrollerinde yumurta üretimi yapılacağını ve Beypiliç markasıyla piyasaya sürüleceğini anlatan Koca, “Pilot il olarak Ankara’yı seçtik. Daha sonra Türkiye geneline satışımız olacak. Bu arada kendi kümesimizi de kurmak için proje aşamasına geçtik. 600 bin adet tavuk kapasiteli kümesimizi 8 milyon euroluk yatırımla 2009’da tam kapasite ile faaliyete geçirmeyi planlıyoruz” dedi.

“2008’DE 400 MİLYON CİRO HEDEFLİYORUZ”

Koca, 2008 için mevcut kesimhanelerin üretim kapasitesini artırmayı, yeni kuluçkahane ve damızlık kümesleri kurmayı planladıklarını belirterek, “Şu anda mevcut kesimhanede saatte 10 bin piliç kesilebiliyor. Kapasite artırımı ile saatte 24 bin piliç kesilebilecek. Kesimhane tamamen yeni makineler, yeni sistem ve yeni teknolojilere odaklandı. Bunları destekleyen yem yatırımları ile de devam edeceğiz” diye konuştu.

Kuş gribinin yaşandığı 2006’da üretimde kısmi bir gerileme yaşandığına işaret eden Koca, sektörle ilgili bilgi verirken 2007’de toplam 1 milyon 20 bin ton olan tavuk üretiminin 2008’de 1 milyon 200 bin tona çıkmasını beklediklerini söyledi. Koca, firmalarının, üretimde ikinci sırada yer aldığını dile getirerek, Beypiliç’in 2000 yılında yüzde 5.5 olan toplam üretim içindeki payının, 2007’de yüzde 10.9’a ulaştığını ifade etti. Net satış tutarının, 2006’da 219 milyon YTL olduğunu, 2007’de ise 347 milyon YTL’ye çıktığını bildiren Koca, “Bu yıl ise 400 milyon YTL’nin üzerine çıkmasını bekliyoruz. Şu anda günlük 265 bin adet piliç kesimi yapıyoruz. Temmuz ayında bu rakam günde 300 bin adede çıkacak” dedi.

“İHRACATÇI ÜLKELER PAZARINA GİRMEMİZ İÇİN DEVLET DESTEĞİ ŞART”-

Türkiye’nin piliç eti ihracatının olması gerekenin çok altında olduğunu kaydeden Koca, yaklaşık 25 bin ton olan Türkiye ihracatında Beypiliç’in payının da yüzde 20 olduğunu belirtti. Koca, ithalatçı ülkeler pazarına girebilmek için devlet desteği isteyerek, “Biz diyoruz ki bir ihracat desteği belirlensin, bu destek bizim pazara girmemize yardımcı olsun. Belirlenen rakam her yıl azaltılarak 5 yıl sonra sıfırlansın. Bu teklifimiz yetkililer tarafından ikili görüşmelerde olumlu karşılanıyor. Fakat sonrasında gelişme olmuyor” dedi.

AB ihracatı için AB tarafından yapılan denetlemelerin olumlu geçmesine karşın uygulanan bürokratik engellerden dolayı Türkiye’nin ihracat yapmasının geciktirildiğini söyleyen Koca, sorunun bir an önce çözülmesini beklediklerini vurguladı. Koca, ihracat önündeki bir diğer engelin ise kuş gribi vakaları olduğuna dikkat çekerek, ihracatın durmasının engellenmesi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın birçok ülkede uygulanan bölgeselleşme uygulamasını başlatmasını istedi. Koca, “Bu uygulamayla ‘Türkiye’de kuş gribi çıktı’ denmiyor. Örneğin Diyarbakır’da kuş gribi çıktı deniyor. Sadece o bölgeden ihracata engel geliyor. Bu uygulama sektörün önünü açacak” diyerek, AB’nin 500 bin ton, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) 700 bin tonluk ithalat potansiyeli olduğuna işaret etti. Koca, ihracatın önündeki engellerin kaldırılması ve devlet desteğinin sağlanması halinde Brezilya, ABD gibi güçlü rakiplerin olduğu pazarlarda rekabet edebileceklerini kaydetti. Koca, halen Azerbaycan’a 250 tonluk ihracat yapıldığını, hedeflerinin ise başta AB ülkeleri, Suudi Arabistan, Rusya gibi büyük pazarlar olmak üzere tüm dünyaya ihracat yapmak olduğunu söyledi.

alkazar
28-05-2008, 06:28
Ülker Bisküvi 2008'de 56 milyon YTL yatırım hedifliyor
Ülker Grubu'nun ilk halka açık şirketi ve amiral gemisi konumunda olan Ülker Bisküvi, 2008 yılında toplam 56 milyon YTL'lik yatırım gerçekleştirilmeyi hedefliyor. Ülker Bisküvi, dün gerçekleştirdiği Genel Kurul Toplantısı'nda 2007 yılı sonuçlarını hissedarlarıyla paylaştı. Şirketin, 2007 yılında Topkapı ve Ankara fabrikalarında yeni tesis kurulması, kapasite artırımı, yenileme, üretim hatlarının tadilatı, verimlilik artışı, hijyen ve depolama gibi alanlarda yapılan toplam 29 milyon YTL tutarındaki yatırımların 2008 yılında da devam ettiği belirtildi. Öte yandan, Ülker Bisküvi'nin 2007 yılında brüt esas faaliyet kârı 322 milyon YTL olarak gerçekleşirken, net dönem kârı ise bir önceki yıla kıyasla yüzde 30 artışla 116 milyon YTL'ye ulaştı. Ayrıca, brüt kar marjında 2, FAVÖK (Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar) marjında ise 1,6 puanlık artış yaşandı. Ülker Bisküvi Genel Müdürü Cafer Fındıkoğlu yaptığı açıklamada, Ülker Bisküvi'nin iştirakleriyle birlikte 2007 yılı toplam pazar payının ciro bazında yüzde 57,2 olarak gerçekleşti. Şirketten yapılan açıklmada, 2007 yılında, İstanbul ve Ankara fabrikaları toplamında 129 bin 741 ton üretime ulaşılırken, yüzde 82 kapasite kullanımına ulaşıldığı belirtildi.

Ülker Grubu'nun ilk halka açık şirketi ve amiral gemisi konumunda olan Ülker Bisküvi, 2008 yılında toplam 56 milyon YTL'lik yatırım gerçekleştirilmeyi...
( KB)

alkazar
28-05-2008, 06:30
Güneydoğu Anadolu Projesine, 5 yılda 27 milyar YTL akacak
Hükümetin uzun zamandır gündeminde bulunan GAP Eylem Planı'yla 5 yılda bölgeye yaklaşık 27 milyar YTL kaynak aktarılacak. Başbakan Erdoğan'ın 'yüzyılın en büyük bölgesel kalkınma projesi' olarak sunduğu eylem planı 3.8 milyon kişiye de iş imkanı sağlayacak.

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) için uzun süredir hazırlanan eylem planıyla 2008-2012 arasında bölgeye 14 milyar 533 milyon YTL'si merkezi bütçeden olmak üzere toplam 26 milyar 702 milyon YTL aktarılacak. Bu rakamın 7 milyar 287 milyon YTL'si 2012 sonuna kadar verilmesi öngörülen kaynaktan oluşurken, eylem planı için gerekli olan ek 19 milyar 415 milyon YTL'lik rakamın 4 milyar 882 milyon YTL'si bütçe dışı finansmandan 14 milyar 533 milyon YTL'si merkezi bütçeden sağlanacak kaynakla finanse edilecek.
Bütçeden ayrılacak kaynağın 10.5 milyar YTL'lik kısmı altyapı yatırımlarına giderken, 2.6 milyar YTL sosyal gelişmenin sağlanması, 1 milyar YTL'si de ekonomik kalkınmanın gerçekleştirilmesi için harcanacak. Okul, sulama sistemleri, sağlık merkezleri gibi birçok yatırımın tamamlanmasını öngören eylem planı kapsamında, merkezi Ankara'da bulunan GAP Bölge Kalkınma İdaresi de bölgeye taşınacak. Eylem planı kapsamında bu yıl bütçeden GAP'a 1 milyar YTL ek ödenek ayrılırken, GAP'ın kamu yatırımları içindeki payı yüzde 7'den yüzde 12'ye çıkarıldı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan GAP Eylem Planı'nda, 4 ana eksen olacak. Buna göre ekonomik kalkınmanın geliştirilmesi çerçevesinde cazibe merkezleri kurulacak. İlk aşamada Diyarbakır şehri pilot uygulama olarak cazibe merkezi olacak. Gelecek yıl ise Gaziantep ve Şanlıurfa cazibe merkezi yapılacak. GAP bölgesindeki işletmelerin ve girişimcilerin rekabetini artırmak için rekabete erişim kolaylaştırılacak. Ziraat Bankası tarafından tarımsal işletmelere yönelik kredilerle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın sübvansiyonlu kredileri artırılacak. Ayrıca, 2008-2010 arasında KOSGEB, KOBİ'lerin yatırım projelerini destekleyecek. Bu kapsamda bini aşkın işletmenin desteklenmesi hedefleniyor. Ayrıca, destek sistemi de bölgenin ihtiyaçları çerçevesinde yapılandırılacak. 2012 sonuna kadar 30 bin hektarlık mayınlı arazi temizlenecek.
Eylem planı kapsamında sulama alanındaki altyapı yatırımlarına ivme kazandırılacak. Bölgedeki enerji iletim ve dağıtım altyapısı güçlendirilirken, devam eden ve proje halindeki sulama yatırımlarına ödenek aktarılacak. GAP Eylem Planı finansman tablosuna göre, en fazla finansman ihtiyacı hissedilen "alt yapının geliştirilmesi" konusunda, en büyük harcama 10.3 milyar YTL ile sulamaya yapılacak. Mevcut sulama yatırımları için öngörülen olağan kaynak miktarı 600 milyon YTL iken, eylem planı sonucunda ek finansman ihtiyacı 10.7 milyar YTL olarak hesaplandı. Toplu Konut İdaresi (TOKİ) de 2012'ye kadar Adıyaman, Batman, Diyarbakır'ın da aralarında bulunduğu GAP illerine konut yapacak. Devam eden organize sanayi bölgeleri (OSB) Projeleri de tamamlanacak.

Hastanelere oda sistemi
Sosyal gelişmenin sağlanması içinse, okul öncesi okullaşma oranı yüzde 50'ye, orta öğretimde okullaşma oranı yüzde 90'a çıkartılacak. Üniversite kampüsleri yenilenirken, işgücü yetiştirme programları ve kendi işini kurmak isteyenlere dönük eğitim programları uygulamaya geçecek. Bölgenin sağlık alanındaki altyapısı da yenilenecek. Bu kapsamda 10 bin nüfusa düşen yatak sayısı 20'ye çıkartılırken, mevcut hastanelerdeki koğuş sistemi yerini 1-3 kişilik oda sistemlerine bırakacak.
Kurumsal kapasitenin geliştirilmesi kapsamında ise bölgede kalkınma ajansları kurulacak. Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Batman, Mardin, Siirt, Şırnak ve Diyarbakır, Şanlıurfa illerinde kalkınma ajansları kısa süre içinde faaliyete geçecek. GAP Bankacılık Okulu'nun bu yıl içinde faaliyete geçmesi hedeflenirken, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nın da GAP'taki kurumsal yapısı güçlendirilecek.


EYLEM PLANININ ANA HATLARI

SULAMA-TARIM
- Sulama hedefinin ilk etabı 2010'a kadar tamamlanacak.
- Sulamada açık kanalet sistemini kaldırılacak, kapalı sisteme geçilecek.
- Yağmur ve damla sulama sistemi tüm bölgelere yayılacak.
- Erzurum Kuzgun, Malatya Çat, Iğdır sulama projeleri desteklenecek.
- Tarımsal örgütlenme ve organik tarım yaygınlaştırılacak.
- Mayınlı araziler temizlenerek tarıma kazandırılacak.
- Tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi planlanıyor.

YATIRIM
- Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa cazibe merkezleri oluşturulacak.
- Teşvikler bölgesel potansiyele göre şekillendirilecek.
- KOBİ'lere önemli destekler verilecek, yatırım projeleri desteklenecek.
- Ziraat Bankası'ndan ticari ve sübvansiyonla kredi kullanımı artırılacak.
- Gaziantep, Şanlıurfa, Harran üniversitesinde tekno-park kurulacak.

SANAYİ VE TİCARET
- Sanayi ve ticaret altyapıları geliştirilecek.
- OSB, küçük sanayi siteleri güçlendirilecek
- Sınırlarda sınır ticaret bölgeleri inşa edilecek.
- Sınır ticaretini kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılacak.

ULAŞTIRMA-KONUT
- Karayolunda altyapı güçlendirilmesine hız verilecek.
- GAP Uluslararası Havaalanı'nın eksik tesisleri bitirilecek.
- Batman Havaalanı terminal binasını tamamlanacak.
- Konut ihtiyacı TOKİ tarafından ele alınacak.
- İçme suyu, atık su, katı atık altyapısı geliştirilecek.
- Mavi tünel öncelikli proje olarak bitirilecek.

ENERJİ
- Yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanma yaygınlaştırılacak.
- Artvin, Gümüşhane ve Muş'taki baraj inşaatleri süratle desteklenecek.
- Cizre ve Silvan barajları için adımlar atıldı, süratla bitirilecek.
- Elektrik ve doğalgaz şebekeleri yenilecek, hatlar rehabilite edilecek

EĞİTİM - SAĞLIK
- 1565 adet yeni derslik yapılacak, 9 bin 43 öğrenci okula kazandırılacak.
- İlköğretimde yüzde 100, ortaöğretimde yüzde 90 okullaşmaya ulaşılacak.
- Tüm üniversitelerin fiziki-beşeri altyapısı güçlendirilecek.
- Adıyaman, Batman, Mardin, Siirt'te 1000'er kişilik öğrenci yurdu açılacak.
- Sağlık hizmetleri görünümü ülke ortalamasına yaklaştırılacak.
- Hastanelerde koğuş sisteminden oda sistemine geçilecek
- 35 bin kişiye mesleki beceri kursu verilmesi hedeflendi.



GÖRÜŞLER


Eylem planı oldukça olumlu / TUSKON Başkanı Rızanur Meral
Planı çok olumlu buldum. Geniş kapsamlı bir proje. Özellikle yarım kalmış projelerin tamamlanması milli gelire ciddi katkı sağlayacak. Gıda fiyatlarındaki artışı dikkate aldığımızda tarıma dönük bu yatırımları çok olumlu buluyoruz. Kaynaklar oluşturulduktan sonra proje ortaya konulduğu için bu sefer uygulanabilir olma ihtimali yüksek. Ziraat bankası kredileri de bölgeyi canlandıracaktır.

Cazibe merkezleri çok önemli / ASKON Başkanı Mustafa Koca
Plan son derece iyi hazırlanmış. Bundan sonrasında uygulamaların esas olduğunu düşünüyoruz. Doğru uygulanırsa ve takipçisi olunursa hem bölgeye hem ülkeye katma değer sağlanır. Özellikle cazibe merkezleri bölgeye ciddi bir katma değer sağlayacaktır. Eğer uygulama sürecinde doğru adımlar atılırsa hem bölgeye hem ülkeye ciddi bir katkı sağlanmış olur.

Plan talebe karşılık veriyor / Diyarbakır TSO Başkanı Mehmet Kaya
Yeni GAP Eylem Planı, taleplerimizin büyük kısmına cevap veriyor. Sadece sulama kanallarının hedefinde biraz küçülme olduğunu gördük. Ayrıca, teşvik politikası detaylı olarak belirtilmemiş. Umarız sadece bölgeyi kapsar. Aksi takdirde eskisi gibi 50 ili kapsarsa bölgeye katkısı olmaz. Planda çok önemli sorunlar tespit edilmiş ve çözüm önerileri sunulmuş.

Acilen uygulamaya geçilmeli / DOGÜNSİFED Başkanı Şehmus Akbaş
Sadece bölgeyi değil, tüm Türkiye'yi ilgilendiren çok önemli bir proje.Bölge halkı olarak planın acilen uygulamaya geçirilmesini bekliyoruz. Planı çok olumlu bulduk. Sulama kanallarının tamamlanacak olması büyür bir olay. Bu kanalın tamamlanması tarım ve tarıma dayalı sanayinin gelişmesini sağlayacaktır.

Kürtçe yayın çok olumlu / GÜNSİAD Başkanı Şah İsmail Bedirhanoğlu
Proje, bölgeler arası gelişmişlik farklarının kapatılması için son derece önemli bir girişim. Teşvik politikasını detaylı öğrenemedik. O konunun da bölge gerçekleri doğrultusunda uygulanmasını istiyoruz. Ayrıca Kürtçe yayın yapacak yeni bir televizyon kanalının kurulması önemli bir girişimdir. Genel anlamda olumlu ancak bazı eksik yönleri de bulunuyor.

Ulaşım altyapısı geliştirilmeli / DİSİAD Başkanı Raif Türk
Eylem planında sulama kanallarının kısa sürede içerisinde tamamlanacak olması, sulama tekniklerinin değiştirilmesi, sosyal altyapı ile eğitim ve sağlığa önem verilecek olması çok sevindirici. Özellikle bölgenin ulaşım altyapısının iyileştirilmesi konusunun yer almadığını tespit ettik. Kara ve havaulaşımı konusu bölge için son derece önemlidir. Bu da planda yer almalıydı.

Pozitif bir süreç başlayacak / Gaziantep Sanayi Odası Başkanı Nejat Koçer
Sanayi cazibe merkezleri doğru şekilde yönlendirilirse, teşvik edilirse ve projelendirilirse bölge ve Türkiye için bir milat olacak. İş, istihdam, üretim ve ihracat sağlayan bir cazibe merkezi olacak. Bölgede yatırım politikaları bu ajansta konuşulacak, sivil toplum örgütleri bunun içinde yer alacak. Bunların içi iyi doldurulduğu taktirde pozitif bir süreç yaşanacak.

İnandırıcı ve samimi değil / İktisatçı Mustafa Sönmez
Plan, açlık sorunu da yaşayan nüfusla ilgili bugünden yarına hiçbir önlem içermediği için samimi değil, inandırıcı değil. Bölge insanı, kendini adil bir toplumun eşit vatandaşı olarak hissedebileceği bir önlemi hemen görmek isterdi. Şimdi ise, önce yatırımı bekle, yatırım iş olsun, iş gelir olsun, gelir de sofraya ekmek olsun sabrı gösterilmek zorunda.

alkazar
03-06-2008, 11:29
fiba holding yönetim kurulu başkanı hüsnü özyeğin, 5 yıl içinde 500-1,000
megawattlık (mw) üretim yapabilecek 600 milyon euro ile 1.2 milyar euro dolayında rüzgar enerjisi yatırımı hedeflediklerini
söyledi.
gazetelerde yer alan haberlere göre, finansbank'ın yüzde 46'sını 2.3 milyar euro bedelle national bank of greece'e
(nbg) sattıktan sonra sahibi olduğu fiba holding'te yeni sektörlere yönelen özyeğin, tahsisler yapılmadan ekipman siparişini
verdiğini söyledi ve "1 mw rüzgar enerjisi için 1.2 milyon euro yatırım gerekir; 500-1,000 mw için 600 milyon ila 1.2 milyar
euro arasında yatırım gerekiyor" dedi ve ekledi:
"ekipman siparişini verdik, çünkü bugün versek 2010-2011'de ancak alabilecektik. biz ekipmanları 2009'un son
çeyreğinde alacağız. çünkü, tüm avrupa'da 38,000 mw'lik rüzgar enerjisi üretimi var. türkiye'de ise 78,000 mw müracaat
toplandı. rüzgar enerjisinde...78,000 mw üretim için 93-94 milyar euro yatırım gerekir. biz de, türkiye'nin toplam elektrik
üretiminin yüzde 2.5'ine talibiz; konya, trakya, ege gibi bölgelere başvurduk."
dünya ticaretindeki patlamanın ardından yıldızı en çok parlayan sektör haline gelen gemiciliğe de adım attıklarını belirten
özyeğin, tuzla'daki sedef tersanelerinin sahibi kalkavan ailesiyle ortak olarak her biri 180,000 dwt hacminde toplam 285
milyon dolar maliyetli üç dökme kuru yük gemisi inşa ettirdiklerini belirtti.
denizcilik dünyasında "cape size" (çok büyük) olarak tanımlanan 170,000-180,000 tonluk gemilerle demir cevheri, kömür
ve buğday gibi malları taşınıyor. özyeğin, gemilerden birinin 2010 yılının mart, ikincisinin ağustos ve üçüncüsünün de kasım
ayında denize indirileceğini ekledi.

alkazar
16-06-2008, 06:15
oyak grubu ceo'su coşkun ulusoy, enerji
sektöründe sadece elektrik üretimi konusunda yatırım yapacaklarını nükleer santral
projesini değerlendirdiklerini ancak bu konuda kesin bir karar vermediklerini söyledi.
reuters'ın karadeniz ereğli'de sorularını yanıtlayan ulusoy, "elektrik ya da doğalgaz
dağıtım faaliyeti ile ilgilenmiyoruz. bizim bu sektöre yapacağımız yatırımlar üretime dönük
olacak" dedi.
ulusoy ayrıca "nükleer santral projesini değerlendiriyoruz ama henüz kesin kararı
vermiş değiliz. nükleer'in yükümlülükleri çok büyük. sigorta şirketleri nükleer santrallerin
tamamını sigortalamıyor. henüz kesin kararı veremedim. ayrıca geri dönüşü çok uzun bir
yatırım. üyelerin parasını bu kadar uzun bir süre bağlamak konusunda da kararsızız" dedi.
rüzgar santralleri konusunun da değerlendirildiğini belirten ulusoy, ancak bu konuda da
kesin bir karara henüz varmadıklarını sözlerine ekledi.
ulusoy İsdemir'deki yassı mamül üretimine ilişkin halen devam etmekte olan yatırımlarla
ilgili olaraksa, "İsdemir'de yassı mamül üretimine başlamak için yaklaşık 3 milyar dolarlık
yatırım yaptık. bu yatırım tamamlanmak üzere. temmuz'un ikinci yarısında deneme
üretimine başlanacak. ağustos ayı sonuna doğru da buradan, ilk yassı ürünleri almayı
hedefliyoruz" diye konuştu.
son 7 yılda türkiye ekonomisine 9 milyar dolardan fazla kaynak sağladıklarını belirten
ulusoy, "borçlu durumda olan küçük bankaları satın aldık. onlara daha sonra sümerbank'ı
ekledik ve böylece oyakbank'ı kurduk, büyüttük. sıfırdan 2.7 milyar dolarlık bir değer
yarattık. bankamızı satarak türkiye'ye tek seferde gelen en büyük yabancı yatırımlardan
birinin önünü açtık... ayrıca erdemir'in yaklaşık yüzde 50 hissesi için 3 milyar dolar ödedik.
şimdi de elimizde yatırımlar için kullanmaya hazır 3.5 milyar dolar para var diyoruz" diye
ekledi.
oyak, dünyanın önde gelen demir-çelik üreticilerinden ereğli demir çelik fabrikaları'nın
(erdemir) yüzde 46.12 oranındaki kamu hissesini 2.770 milyon dolara 2005
yılında satın almıştı.

alkazar
19-06-2008, 06:06
Bayrampaşa’ya 275 milyon Euro’luk eğlence merkezi


Ora İstanbul Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme, Bayrampaşa’da 275 milyon Euro yatırımla eğlence merkezi kuruyor.

70 bin metrekarelik alan üzerine inşa edilen proje bünyesinde, alışveriş, konaklama, eğlence, toplantı ve kongre merkezi bulunuyor. Yıllık toplam 550 milyon Euro’nun üzerinde ciro yapması beklenen merkezin, yılda 12 milyonu aşan ziyaretçi sayısı ile ekonomiye 1 milyar Euro katkı yapması hedefleniyor. Koray İnşaatı’ın yapımını üstlendiği projenin 2010’da bitmesi planlanıyor.

İstihdam yaratacak

Ora İstanbul Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme Yönetim Kurulu Üyesi Emine Kıray, Merkez’le en az 2 bin 500 kişiye sürekli istihdam sağlayacaklarını belirterek, "Ekonomiye yılda 1 milyar Euro katkı yaratmayı hedefliyoruz. Proje için yüzde 40 öz kaynak sağladık, Garanti Bankası da 3 yıl geri ödemesiz, 10 yıl vadeli olarak 165 milyon Euro kredi verdi" dedi.

İşletmeciler yabancı

Projenin bugünkü maliyetinin 275 milyon Euro olduğunu aktaran Kıray, dört kompleksten oluşan projenin 2010’da ise 450 milyon Euro’nun üzerine çıkacağını kaydetti. Ora İstanbul Kentsel Eğlence Merkezi’nin yaratıcıları, yatırımcı ve finansörü yerli, geliştiricileri, uygulayıcıları ve işletmecileri ise yerli ve yabancı ekipten oluşuyor. Emine Kıray, projedeki çocuk eğlence parkının işletmesini ABD kökenli International Theme Park Services, gösteri merkezinin işletmesini The Partners ve Fırat Kasapoğlu, alışveriş ile ilgili bölümü İngiltere kökenli DTZ grubu, otelleri ise Crowne Plaza ve Holiday Inn Express’in işleteceği bilgisini verdi.

Ortak alan yaratılacak

ORA İstanbul Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan, projenin ünlü Türk Mimarı Şefik Birkiye, projede insanların yaşam kalitelerini yükselten, zevklerine hitap eden ve ihtiyacı olan fonksiyonları bir araya getirerek ortak mahal yaratmayı hedeflediklerini söyledi. Birkiye, sözlerini şöyle sürdürdü: "Geleneksel mimariden esinlenerek hem yaratıcı, hem de tarihsel devamlılığın sağlanabileceği bir çalışma yaptık. Galeriler, açık ve kapalı dolaşım alanları, çok renkli seramikli, Osmanlı ve Türk mimarisine uygun ortak yaşam alanları etrafında dönen fonksiyonlar, gösteriler, eğlenceler ve konserlerle yaşayacak meydanlar ile değişik kitleleri ve değişik sosyo ekonomik grubuna ait insanları, bir arada ortak mahalde buluşturduk."

alkazar
20-06-2008, 17:52
Sakarya’da dev damper yatırımı
Dünyanın ikinci büyük damper üreticisi Meiller ile Doğuş Otomotiv, 10 milyon Euro’luk yatırımla Sakarya’da damper fabrikası açtı. Tesisteki damperlerin yüzde 70’i ihraç edilecek.

Dünyanın ikinci, Avrupa’nın en büyük damper üreticisi olan Meiller ile Doğuş Otomotiv Sakarya’da damper fabrikası açtı. Fabrikanın açılışı nedeniyle düzenlenen törende konuşan Doğuş Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, fabrikanın Türkiye’nin ilk kurumsal damper üretim tesisi olma özelliği taşıdığını belirterek, “Meiller’in en büyük ikinci fabrikasının Türkiye’de olması, yerli üreticiler için de büyük önem taşıyor” dedi.
Haberin devamı

Dünyada parmak ısırtan Türkiye’nin artık kendi içine sığmadığına dikkat çeken Şahenk, şunları söyledi: “En büyük markalar Türkiye’yi artık yatırım merkezi olarak seçmektedir. Türk insanının, Türk milletinin kenetlenmesi, Türkiye’ye daha fazla inanması en önemli faktör olarak önümüzde duruyor. Bölge ülkeleri de hedefleyen tesisin, Sakarya’yı Türkiye ve bölgenin lider üretim merkezi haline getirdiği inancını taşıyoruz. Meiller ile ortaklığın ülkemize istihdam ve ekonomik fayda sağlamasını hedefliyoruz. Fabrikanın Türk inşaat sektörüne de katkıda bulunacağına inanıyoruz.”

HILLER: SAKARYA’YI MERKEZ YAPMAK İSTİYORUZ
Meiller CEO’su Frank Hiller da, Sakarya’daki yeni fabrikanın Meiller Grubu için büyük stratejik öneme sahip olduğunu ve hedeflerinin Sakarya’yı Türkiye ve çevre ülkeler için merkez haline getirmek olduğunu kaydetti. Fabrikanın Meiller’in global tedarik zincirini güçlendireceğini kaydeden Hiller, “Bu fabrika Doğuş Otomotiv’le kurduğumuz ortak girişimin meyvesi. Fabrika Türkiye’de damperli kamyon sanayiine büyük katkı sağlayacaktır. Bugünkü sloganımız “Meiller Türkiye’de, yolun açık olsun yeni şirket” dedi.

ÇAĞLAYAN: MEILLER İYİ Kİ TÜRKİYE’DE
Törende bir konuşma yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Meiller Grubu’nun kendini evinde hissedeceğini belirterek, “Meiller Grubu iyi ki Türkiye’de. Bu fabrika son beş yıldaki gelişimin bir göstergesi. Türkiye dünyanın otomotiv üssü olma konusunda önemli mesafe kat etti. Dünyadaki her 1.000 aracın 15’i Türkiye’de üretiliyor. Bu ortaklığı fazlasıyla önemsiyorum. Bu yatırım 50 milyon dolarlık bir ithalatın Türkiye’de ikamesinin yapılması demektir” dedi.

ACAR: İLK ÜRETİMİ YAPIYORUZ
Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar, Türkiye’nin lider otomobil ithalatçısı olan Doğuş Otomotiv’in ilk kez üretime başladığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Artık otomotivin her alanında çalışır hale geldik. Buradaki ürünleri iç ve uluslararası pazara sunacağız. Yakında Krone ile ortak kuracağımız fabrikanın temelini atacağız. Doğuş Otomotiv yeni stratejisinde üretimi de ön plana aldı.”

YÜZDE 70’İ İHRAÇ EDİLECEK
İlk üretimin sıfır hatayla yapıldığını kaydeden Acar, tesisle ilgili şu bilgileri verdi: “10 milyon Euro’luk yatırımla yapılmış olan fabrika yıllık 3 bin adetlik kapasiteye sahip. Burada üretilecek damperlerin yüzde 70’i ihraç edilecek. İlk damperler İspanya için üretildi. Tesis 150 kişiye istihdam sağlayacak.”

MEILLER 1850’DE KURULDU
1850 yılında kurulmuş bir aile şirketi olan Alman Meiller damper, konteyner ekipmanları, hidrolikler ve asansör kapıları üretiyor. Avrupa’da 2005 ve 2006 yıllarında yılın damper markası seçilen Meiller’in 750’si Almanya’da, 710’u Çek Cumhuriyeti’nde, 80’i çeşitli ülkeler olmak üzere 1540 çalışanı bulunuyor. Ayrıca Almanya’da 4, Fransa’da 1, Avusturya’da 2 ve Çek Cumhuriyeti’nde 1 adet fabrikası yer alıyor.

mehmet.altin
24-06-2008, 09:11
Volkswagen'den 1 milyar euroluk yatırım sinyali
Uzun zamandır konuşulan ancak bugüne kadar net bir biçimde açıklanmayan "otomotivde 1 milyar euroluk" yatırımın adresi belli oldu. Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar, Volkswagen'in (VW) birkaç yıl içinde üretim için Türkiye'ye gelebileceğini belirterek, "Adapazarı civarında 1 milyar eurodan az olmayan bir yatırımla, ticari araç üretimi yapılması söz konusu" dedi.


Referans'ta yer alan habere göre, geçen cuma günü Doğuş Meiller Damper Fabrikası'nın açılışından önce gazetelerin ekonomi müdürleriyle bir sohbet toplantısı düzenleyen Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk ve Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar, fitilini Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'ın ateşlediği "Büyük bir otomotiv firması Türkiye'de 1 milyar euro yatırımla üretim yapacak" söylentisine yönelik ciddi bir sinyal verdi.

Yaklaşık 6 ay önce 2 büyük otomotiv markasının Türkiye'de üretim yapması için ciddi girişimler olduğunu açıklayan Bakan Çağlayan, "Magna" firmasının 400 milyon dolarlık bir yatırım yapmayı planladığını, diğer firmanın da Türkiye'ye 1 milyar euroluk bir yatırım yapacağını söylemiş, ancak isim açıklamamıştı.

VW eninde sonunda gelecek

Türkiye distrübütörlüğünü Doğuş Otomotiv'in yaptığı dünyanın en büyük beşinci otomobil üreticisi Alman Volkswagen'in eninde sonunda üretim için Türkiye'ye geleceğini vurgulayan Aclan Acar, "Volkswagen, bizi dikkate alıyor ve izliyor. Önümüzdeki dönemde büyük olasılıkla Türkiye'de de yatırım yapacaklarına ve ülkemize geleceklerine inanıyoruz. Ama bu bir fabrikayı kapatıp komple Türkiye'ye getirmekle olmaz, ancak mutlaka bir üretim hattını Türkiye'ye taşıyacaktır diye öngörüyoruz. Doğuş Otomotiv olarak bizde onları çağırmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Volkswagen'in üretim tesisinin 3-4 yıl içinde Adapazarı civarında kurulabileceğini ve ticari araç üretimi üzerine yoğunlaşacağını belirten Acar, "Yapılırsa, yatırım 1 milyar eurodan aşağı olmaz" dedi. VW AG'nin Brezilya, Hindistan, Çin ve Rusya'da üretim yaptığına dikkat çeken Acar, Türkiye'nin de artık ucuz iş gücüyle ön plana çıkan herhangi bir ülke olmadığını vurguladı.

Otomotiv ve inşaatta bölgesel büyüyeceğiz

Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk de, Doğuş Grubu olarak bugüne kadar hizmet ve servis sektöründe başarılı olduklarını, bununla birlikte gönüllerinde sanayiciliğin de her zaman yer aldığını söyledi. Şahenk, "2000 yılından sonra dünyanın ve ülkemizin gerçeklerini bilerek, yeni iş kollarına açılacağımız köklü bir iş anlayışını benimsedik. Bilmediğimiz işlerde de bu işi çok iyi yapan ortaklarla yürümeye karar verdik. Bu noktada hem otomotivde hem inşaat sektöründe bölgesel büyümeye karar verdik" dedi.

Doğuş Otomotiv ilk üretim üssünü açtı

Doğuş Otomotiv, 2007 yılında üretim anlaşması imzaladığı Meiller ile ilk üretim merkezini Sakarya'da hizmete açtı. Doğuş Otomotiv'in damper üreticisi Meiller ortaklığında kurduğu "Meiller Doğuş Damper Fabrikası"nın açılışı, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'ın da katılımıyla gerçekleştirildi. 10 milyon euroya mal olan fabrikanın 2008 yılı sonunda 16 milyon euro ciro elde etmesi hedefleniyor. Doğuş Otomotiv'in "il üretim merkezi" olma özelliği taşıyan fabrikanın 5 yıl sonunda 180 milyon euro ciroya ve 57 milyon euroluk ihracata ulaşması bekleniyor. Fabrikanın açılış töreninde konuşan Doğuş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ferit Şahenk, üretilecek damperlerin yüzde 60-70'inin ihraç edileceğine işaret ederek, "Türkiye ekonomisine belki küçük de olsa katkı sağlayacağımız çok mutlu ve gururluyuz" dedi.

Doğuş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Aclan Acar da, Doğuş'un üretici kimliğiyle doğrudan yabancı sermayeyi Türkiye'ye çekmeyi başardıklarını belirterek, "Bu hedefimize ilişkin ikinci büyük adımımızı dünyanın önde gelen treyler firması Krone ile İzmir'in Tire bölgesinde 35 milyon euroluk sıfırdan yapılandırılmış yatırımla atıyoruz. 2009 yılında treyler üretimine başlayacağımız İzmir'deki üretimin yüzde 80'ini ihraç edeceğiz" diye konuştu.
F.X Meiller GmbH CEO'su Frank Hiller ise, "Amacımız Sakarya'yı 1. sınıf damper, semi treyler üretimi ve geri-dönüşüm yönetimi konusunda Türkiye ve çevresindeki damper pazarlarında öncü bir merkez haline getirmek" dedi.

alkazar
26-06-2008, 03:51
İspanyol Essentium Türkiye’de çimentoya 400 milyon Euro yatıracak


Universal Çimento şirketini satın alan İspanyol Essentium Grubu Türkiye’ye 400 milyon Euro’luk yatırım yapacağını açıkladı.

İki çimento fabrikası kurma kararı alan İspanyol şirket fabrikaların yerlerini de belirledi. Bilecik ve Osmaniye’ye kurulacak şirketlerin inşaatına bu yıl içinde başlanacak. İki yıl içinde tamamlanması hedeflenen fabrikaların 2011’de üretime geçmesi ve yılda 4 milyon ton çimento üretmesi planlanıyor. Grup, yatırım kararını Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ve 70 Türk işadamının katıldığı Türkiye-İspanya ikili ekonomik ve ticari ilişkiler seminerinde açıkladı. İki ülkenin ekonomik işbirliğinin getireceği sonuçların konuşulduğu seminerin sonunda Tüzmen, "Yeterince şarkı söyledik, şimdi dans edelim" diyerek sözü Essentium Grubu direktörü Eugenia Hernandez’e bıraktı. Hernandez, yatırımlarının, İspanya’dan Türkiye’ye yapılan en büyük yatırım olduğuna işaret ederken, fabrikaların öncelikle iç pazara üretim yapacağını, bir kısmının da ihraç edileceğini söyledi. Bilecik’teki fabrikanın Marmara bölgesinin çimento ihtiyacını karşılayacağını belirten Hernandez, Osmaniye’deki üretimin ise güney Anadolu’nun yanı sıra Suriye ve Irak’a yönlendirilebileceğini, Rusya çimento tüketiminin de dikkate alındığını ifade etti. Tüzmen, seminerde yaptığı konuşmada ise 2007’de İspanya’nın Türkiye’yi hedef pazar olarak seçtiğine işaret ederek, 2010 yılına kadar en az 10 milyar Euro dış ticaret hacmine ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Tüzmen, dünya tarihine yön veren iki ülkenin şimdi dünya ticaretinden pay alan iki ülke konumuna geldiğini belirtti.

alkazar
28-06-2008, 02:23
Sayalar’ın rüzgárı 40 milyon Euro’luk yatırımla elektrik üretmeye başladı


Manisa’nın Sayalar ilçesinde Polat Enerji ile Demirer Enerjinin ortak yatırımı olan 34.2 megawat (mw) kurulu güçteki Sayalar Rüzgár Santralı devreye girdi.

Santralın açılış törenine, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler de katıldı ve enerjide büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye’nin, enerjide bir kurtuluş, bir bağımsızlık savaşı verdiğini, bu savaşın da yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilerek kazanılacağını söyledi. Sayalar’da binlerce yıl bu rüzgarın estiğini ama santral kurmanın kolay olmadığını anlatan Güler, "Ben de özel sektördeyken bir ucundan bu işe girmiştim. Ama bürokrasi çok zorladı. Göreve geldiğimde bürokratik engelleri çözmeye çalıştım. Türkiye’nin bütün noktalarında rüzgarın hangi hızla estiğini tespit ettik ve bir rüzgar haritası çıkardık. Yani özel sektörün yapacağı işleri biz yaptık. Türkiye’de 48 bin mw rüzgar enerjisi potansiyeli var. Göreve geldiğimde rüzgar enerjisi kurulu gücü 17 mw’dı. Yakın zamanda 475 mw’a ulaşacak" dedi.

Sıra güneş enerjisinde

Bundan sonra jeotermal ve güneş enerjisi üzerinde çalışacaklarını belirten Güler, Ege bölgesinin bu enerjiler bakımından da çok zengin bir bölge olduğunu söyledi. Türkiye’de güneş enerjisi konusunda da bilimsel bir haritanın hazırlandığını ifade eden Güler, ülkede 380 milyar kilowatsaatlik bir güneş enerjisi potansiyeli bulunduğunu, bunun 10’da 1’inin enerjiye dönüşmesinin büyük kazanç sağlayacağını kaydetti.

10 yıl önce başladık

Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat da rüzgar enerjisi işine 10 yıl önce başladıklarını ve o günlerde ortada rüzgar enerjisiyle ilgili kanunun bile bulunmadığını söyledi. Yenilenebilir Enerji Yasası çıkana kadar 5 hükümet dönemi yaşadıklarını anlatan Polat, sağladıkları katkıdan dolayı AK Parti hükümetine teşekkür etti. Demirer Enerji Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erol Demirer ise gelecek ay Datça, Susurluk ve Ezine’de de rüzgar santralleri kuracaklarını bildirdi. Demirer, "Sadece bu santral 66 bin ton karbondioksit salınımını engelliyor. Ayrıca, bu rüzgar santrali 31 bin ton mısırdan üretilen biyoyakıta da eşit" dedi.

Manisa’nın Sayalar ilçesinde kurulan ve 34.2 mw kurulu güce sahip santral, 40 milyon Euro yatırımla yapıldı.

alkazar
30-06-2008, 08:28
923 milyon Euro’luk alışveriş merkeziyle Anadolu’ya yerleşiyor
Hollanda kökenli gayrimenkul geliştirme şirketi Acteeum Group, İstanbul Anadolu Yakası’ndaki 360 milyon Euro’luk alışveriş merkezi yatırımını sürdürürken, Samsun’da da 140 milyon Euro’luk yeni bir projenin temelini attı.

Türkiye’de gayrimenkul yatırımlarının cazibesini yitirdiği söylense de bu gurubun Türkiye’de yatırımlarını sürdüreceği bildiriliyor.

Toplam 923 milyon Euro

Acteeum Group Türkiye Genel Müdürü Tomasz Szewczyk, "Türkiye’de, İstanbul, Kahramanmaraş, Samsun, Şanlıurfa, Tokat, Adana ve Malatya ’da yatırım yapıyoruz. Bu toplam 923 milyon Euro’luk bir yatırım programıdır ve toplamda 300 bin metrekarelik kiralanabilir alan ortaya çıkaracağız. Yıl sonuna kadar birkaç yeni proje daha ilan edebiliriz. Anadolu’daki nüfusu, ekonomisi ve coğrafi konumu bizce uygun olan kentlerde alışveriş merkezleri yapıyoruz. Bunlarda ana yatırımcımız Avusturyalı gayrimenkul yatırım fonu Meinl European Land" dedi.

Tomasz Szewczyk, "Neden Anadolu’ya yatırım yapıyorsunuz?" sorusunu da şöyle yanıtladı: "Anadolu’da orta büyüklükte gelişmiş kentler var. Bize bu soruyu soranlara ’Bu şehirlerde neden kimse bugüne kadar böyle yatırımlar yapmadı’ diye soruyoruz. Biz Türkiye’de yatırım kararını 2 yıl önce almıştık. Küresel krizi de tahlil ediyoruz ve Türkiye’nin buna çok iyi dayandığını görüyoruz. Hatta Avrupa kadar bile etkilenmedi. Bize göre Türkiye’de fotoğraf değişmedi. Zaten bu tür yatırımlar 10-15 yıllık öngürüyle yapılır."

Malatya’yı bilmezler

Acteeum Group Türkiye Yönetim Direktörü Özgür Üreten de "Biz bir bakıma Avrupalılar’ın tasarruflarıyla Türkiye’de Anadolu’da yatırım yapıyoruz. Onlar Tokat’ı Malatya’yı bilmezler bile. Biz gayrimenkul geliştirme şirketi olarak Meinl European Land’i, Anadolu’daki yatırımların kárlı olacağına inandırdık" diye konuştu.

alkazar
30-06-2008, 08:29
10 milyar Euro’ya 25 alışveriş merkezi yapacak



Avrupa gayrimenkul sektöründe lider Hollandalı Multi Corporation’un Türkiye iştiraki olan Multi Turkmall, Türkiye’de 10 milyar Euro yatırımla 25 tane forum alışveriş merkezi açacak. 2004’te kurulan Multi Turkmall bugüne kadar 3.5 milyar Euro’luk alışveriş merkezi yatırımı gerçekleştirdi.

türkiye’nin çeşitli illerinde halen 21 projesi daha bulunan Multi Turkmall, 10 yılda 10 milyar Euro’luk alışveriş merkezi yatırımına ulaşmayı ve 33 bin kişiye istihdam sağlamayı hedefliyor. Multi Turkmall CEO’su Levent Eyüboğlu, ’Forum’ isimli alışveriş merkezleri, ofisler ve konutu içeren çok amaçlı projeler geliştirdiğini söyledi.

Sırada 21 proje var

Eyüboğlu, "Multi Turkmall’ın 2006’da İzmir’de, 2007’da Mersin’de, 2008’de Denizli ve Trabzon’da açılan alışveriş ve yaşam merkezlerinin yanı sıra Ankara, Aydın, İstanbul, Antalya, Kayseri, Diyarbakır, Nevşehir, Gaziantep, Çanakkale, Çorum ve Elazığ gibi Türkiye’nin çeşitli illerinde inşa ve geliştirme aşamasında bulunan 21 projesi daha bulunuyor."

1 milyar Euro’luk ek yatırım

Levent Eyüboğlu, Türkiye’de gerçekleştirdikleri alışveriş merkezi yatırımlarına ilişkin şunları kaydetti: "Bugüne kadar yaptığımız yatırımların toplamı 3.5 milyar Euro’yu buluyor. 2008’de 1 milyar Euro’luk daha yatırım yapmayı hedefliyoruz. Türkiye’de 10 yılda 10 milyar Euro yatırıma ulaşmayı planlıyoruz. Bugüne kadar açtığımız 4 forum projemizde toplam 7 bin 500 kişiye istihdam olanağı sağladık. Türkiye’deki yatırımlar sonucunda yaklaşık 33 bin kişiye istihdam sağlamayı hedefliyoruz."

2009’da hizmete girecek

Forum Gaziantep Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin temelinin 3 Temmuz’da atılacağını ve 2009 yılında hizmete gireceğini belirten Eyüboğlu, yaklaşık 44 bin metre karelik kiralanabilir alana sahip Forum Gaziantep’in 3 katlı alışveriş ve eğlence merkezi olarak tasarlandığını ve 1.500 kişiye istihdam sağlanacağını anlattı.

Türkiye önemli bir pazar

Perakendenin ekonomiler için lokomotif bir sektör olduğuna işaret eden Eyüboğlu, son yıllarda gelir düzeyinin artması ve gelir dağılımının dengelenmesiyle birlikte Türkiye’nin perakende sektörü açısından önemli bir pazar haline geldiğini vurguladı. Levent Eyüboğlu, şunları söyledi: "Yakın zamana kadar yatırımcılar Anadolu’daki şehirlere yatırım yapmayı riskli buluyordu. Ancak, Anadolu’da büyük bir potansiyel ve gelişmeye açık şehirler var. Bu potansiyel, alışveriş merkezi yatırımlarını Anadolu’ya çekmeye başladı. Multi Turkmall olarak yatırımlarımızda şehir farkı gözetmiyoruz."

alkazar
30-06-2008, 08:43
Çeşme'nin rüzgârı altın değerinde
Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enerji; en önemli gündem maddesi.
Arayışlar yoğun. Hatta o yüzden Karadeniz petrolü ciddi bir umut. Ama... Türkiye'nin avantajları da var. Yakın gelecekte ciddi bir enerji krizi ile karşı karşıya kalmamak için bazı açılımlar.
Bu çerçevede özel sektörün enerji alanındaki yatırımları da hızla artıyor.
Son yıllarda genellikle yenilebilir, çevreci enerji santralleri ön plana çıkıyor. Daha çok rağbet görüyor. Nitekim, Çeşme Yarımadası'nın rüzgârı da adeta altın oldu. Avrupa'nın karasal anlamda en yüksek rüzgâr verimliliğine sahip bölgesi olan Çeşme Yarımadası'nda, başvuruları geçen yıllarda yapılan ve ekonomik büyüklüğü 460 milyon euroya varan 15 rüzgâr santralı yapılması için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) izin çıktı.

Zengin rüzgâr potansiyeli
Zengin rüzgâr potansiyeli olmasına rağmen, bölgede mevcut bağlantı ve iletim hattı kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle yaklaşık 5-10 yıldır sonuçlandırılmayı bekleyen Çeşme Yarımadası'ndaki bu rüzgâr santralı yatırım başvuruları, şirketlerin bağlantı ve iletim hattını kendilerinin yapmayı taahhüt etmesiyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından karara bağlandı.
Böylece şu anda 39,5 megavatlık (MW) 3 rüzgâr santralının faaliyet gösterdiği Çeşme'nin boşa giden rüzgârının değerlendirilmesi için önemli bir adım atılmış oldu.
Rüzgâr enerji santralının kurulduğu ilk il olan İzmir, Elektrik İşleri Etüd İdaresi'nin yaptığı ölçümler sonrası çıkarılan Rüzgâr Enerjisi Potansiyel Atlası'nda rüzgâr potansiyeli en yüksek iller arasında yer aldı.
Kentte toplam 4 bin 742 MW rüzgâr enerjisi potansiyeli tespit edildi. Türkiye'de ilk rüzgâr enerji santralını tek türbinle duayen iş adamı Selçuk Yaşar kurmuştu.
Demir Holding ise, 1998'de Çeşme'de 1.5 MW'lık santral kurdu. Bu kuruluşun hemen ardından Güçbirliği Holding 7,2 MW'lık Alaçatı Rüzgâr Enerji Santralı'nı faaliyete geçirdi.

Büyük gruplar sırada
EPDK, geçen günlerde aldığı kararla, Çeşme bölgesinde kurulu güçleri 10 MW ile 50 MW arasında değişen 15 proje için, aralarında Egeli işadamlarının güç birliği ile kurduğu Enda Enerji Holding ile birlikte Çalık Grubu, Güriş ve Bilgin Enerji'nin de bulunduğu şirketlere üretim lisansı verilmesini kararlaştırdı.
Böylece 3 yıl içinde tamamlanması planlanan bu yatırımlarla bölgede toplam 426 MW gücünde rüzgâr tesisi kurularak yılda yaklaşık 1 milyar 600 milyon kilovatsaat elektrik enerjisi üretilecek.
Enda Enerji Holding, bölgede toplam 68 MW'lık 5 santral için lisans aldı. Çalık Grubu 72 MW kurulu gücünde 2 santral, Bilgin Grubu ise 49,5 MW kurulu gücünde bir santral yapacak. Ayen Enerji'nin Karaburun'da kuracağı santral ise, 30,7 MW gücünde olacak.

100 milyon dolarlık yatırım
Çeşme Yarımadası'ndaki 15 yeni santralın 5'ini Enda Holding kuracak. Holding bu 5 santral için 100 milyon dolar civarında yatırım yapacak.
Enda Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı Samim Sivri, yatırıma en kısa sürede başlayacaklarını söylüyor. Sivri, yatırım için rüzgâr santralı ekipmanı üretimi yapan firmalarla görüşmelere de başladıklarını dile getiriyor.
Bölgede mevcut bağlantı ve iletim hattı kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle bu 15 santral için yapılan başvuruların yıllardır sonuçlandırılması bekleniliyordu.
EPDK Başkanı Hasan Köktaş ise Türkiye'de devreye giren 249 MW kurulu gücünde 13 rüzgâr santralının işletmede olduğunu ve yıl sonuna kadar bu rakamın yeni devreye alınacak 4 santralla birlikte 470 MW'ı aşacağını dile getiriyor.
Enerji ithalatçısı bir ülke olarak yerli kaynaklardan azami ölçüde yararlanmak gerektiğine dikkat çeken Köktaş, "Kendi kaynaklarımıza yönelik pozitif ayırımcılık yapmamız lazım. Bunun için rüzgâr potansiyelimizin yatırımlara dönüşmesini çok önemsiyorum" yorumunu yapıyor.
Bu değerlendirmeler ve girişimler önemli. Başvurular sürüyor. Rüzgâr gözde. 78 bin MW'lık çoğunluğu aynı bölge için birden fazla şirketin başvurduğu 751 proje var.
Temiz ve çevreci enerjiden yararlanma konusunda Türkiye atak yapmalı. Bu kesin... Eee, yağ var, un var,şeker var... Öyleyse helvayı niye yapmayalım?
Dünya "enerji, enerji" diye inlerken, biz elimizdeki kozları niye doğru kullanmayalım? Ve bu anlamda "öksüz Ege"ye yeni bir fırsat kapısı aralamayalım?

alkazar
30-06-2008, 21:34
trakya cam , 49.5 milyon euro
yatırımla, tarsus'taki buzlu cam fabrikasının yanına yıllık 61,000 ton kapasiteli "enerji
buzlu cam fabrikası" ve burada üretilecek camları işleyebilmek için "enerji camları işleme
fabrikası" kurma kararı aldı.
şirketin İmkb'ye yaptığı açıklamaya göre, söz konusu fabrikaların 2009'un son
çeyreğinde devreye alınması planlanıyor.

alkazar
13-07-2008, 04:25
Tüm Ekonomi Haberlerini Okumak İçin

Dost, rüzgára 52 milyon Euro yatırdı, siftahı ayda 1 milyon Euro’yla yaptı

Dost Enerji, rüzgár enerjisi üretimi için ilk yatırımını dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in de katıldığı törenle hizmete açtı.

İzmir Bergama’da 52 milyon Euro’ya kurulan rüzgar santralı tam kapasiteli üretime geçen ay başlamıştı. Santral haziran ayında 1 milyon Euro ciro elde etti.

MURAT Vargı (MV) Holding, Muzaffer Akpınar ve Ruhi Doğusoy ortaklığıyla 2006 yılı aralık ayında kurulan Dost Enerji, rüzgar enerjisine dönük 52 milyon Euro’luk ilk yatırımını dün Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in katıldığı törenle devreye aldı. Dost Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Akpınar ile Genel Müdürü Ruhi Doğusoy, mart ayından beri elektrik ürettikleri İzmir Bergama Yuntdağı’ndaki 17 türbinden oluşan santralın tam kapasiteli ilk üretimini geçen ay gerçekleştirdiğini bildirdi. Akpınar, santralın haziran cirosunun 1 milyon Euro olduğunu söyledi.

En yüksek kapasiteli

Muzaffer Akpınar, Türkiye’de halen rüzgar enerjisinde toplam kurulu gücün 333 megavat olduğunua dikkat çekerek, şöyle konuştu: "Yuntdağı Rüzgar Enerji Sanralı, 42.5 MW ile en yüksek kapasiteli santral olarak öne çıktı. Yatırımımızı Alman Nordex firmasının ürettiği her biri 2.5 MW kapasiteli, 17 N90 türbinle gerçekleştirdik. Yatırım bedelinin 11 milyon 250 bin Euro’sunu özsermayeden karşıladık. 40 milyon 750 bin Euro’yu da Garanti Bankası’ndan 10 yıllık proje finansmanı olarak sağladık."

İkinci santral 2009’da

Muzaffer Akpınar, yenilenebilir enerji kaynaklarından rüzgar enerjisine yatırım yapmaktan mutlu olduklarını ifade ederek, şunları dile getirdi: "Dost Enerji’ye bağlı ikinci santralımız İzmir Çeşme yolu üzerindeki Zeytinler mevkiindeki Kocadağ’da kuruluyor. Kores adlı şirketimizin yürüttüğü bu yatırım çerçevesinde her biri 2.5 MW’lık 6 türbin kullanılacak. 15 MW’lık bu santralımız da 21.8 milyon Euro’ya tamamlanacak. Bu santralımız 2009’un ilk çeyreğinde devreye girecek."

Hedef 5 yılda 250 MW

Dost Enerji’nin hedefinin 5 yılda 250 MW elektrik üretecek toplam yatırım büyüklüğüne ulaşmak olduğunu vurgulayan Akpınar, şunları söyledi: "1 Kasım 2007’de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na (EPDK) 6 lisans başvurusu yaptık. Bu lisanslarla ilgili kararları bekliyoruz. Dost Enerji olarak yatırımcıya ihtiyacı olan lisans sahipleri ile de işbirliğine hazırız."

Türkiye’nin rüzgár gücü Avrupa ikincisi

DOST Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Akpınar, Türkiye’nin Avrupa’da İngiltere’den sonra en büyük ikinci rüzgar potansiyeline sahip ülke olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: "Türkiye’nin 2007 ölçümlerine göre rüzgar enerjisi japasitesi 40 bin 777 MW’a ulaşıyor. Bugün itibariyle devreye alınmış bulunan 333 MW’lık toplam üretim, oldukça kısıtlıdır. Özellikle petrol ve doğalgaz bakımından dışa bağımlı olan ve toplam enerji üretiminin yarıdan fazlasını doğalgaz çevrimiyle elde eden ülkemizde rüzgar enerjisi yatırımlarının hızla artırılması gerekmektedir."

Karbon salmıyoruz diye yılda 1.1 milyon Euro alacağız

MUZAFFER Akpınar, rüzgar enerjisi ile üretilen elektriğin yeşil olduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi:

Yuntdağı projemiz üreteceği elektrik ile yılda 113 bin ton karbondioksit salımını engellemiş olacak.

Santralımızı gold sertifika ile akredite ettik. VER sertifikasını Almanya’daki çevreye karbon salan firmalara satıyoruz.

Sertifikamızı sattığımız kuruluşlardan yılda 1.1 milyon Euro kaynak geri dönüşü olacak.

Yuntdağı Efsanesi ile 56 bin evin elektriği sağlanacak

DOST Enerji’nin Yuntdağı yatırım serüveninin aynı zamanda bir ’Yuntdağı Efsanesi’ olduğunu söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, şöyle konuştu: "Bu kuleleri dikmek, bu tepelere yerleştirmek, bunları çalıştırmak, her biri 45 metre olan kanatçıkları 6 metrelik yollardan geçirerek bu tepelere taşımak muazzam bir mühendislik harikasıdır. İnnores firmasının bu yatırımı ile 56 bin evin elektriği karşılanacak. Yenilenebilir enerji konusunda çok ciddi adımlar attık. "

Don Kişot sayısı artıyor

ENERJİ Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) Başkanı Hasan Köktaş, yılda yaklaşık 160 milyon kw/saat elektrik enerjisi üretecek olan Yuntdağı Rüzgar Enerji Santrali’nin Türkiye’nin en büyük rüzgar santrali olduğunu vurguladı. Hasan Köktaş, şöyle konuştu: "Bundan çok değil, 10 yıl önce dağbaşlarında esen rüzgardan enerji üreteceğini söyleyen girişimcilere tebessümle bakılıyordu. Bu girişimciler akılları yeldeğirmenlerine takılmış Don Kişotlar olarak görülüyordu. Ne mutludur ki, bugün Yuntdağı’ndaki yatırım gibi büyük eserlere imza atan Don Kişotlarımızın sayısı artıyor."

alkazar
15-07-2008, 08:32
İstanbul’a 100 milyon dolara otel kuracak turistlere ’tur’lu konaklama sağlayacak

Tekstilci işadamı Ahmet Akbalık, geçen yıl Antalya’da açtığı Ela Quality Resort’un ardından İstanbul’da yaklaşık 100 milyon dolara mal olacak yeni bir butik otel hizmete sokmaya hazırlanıyor.

Otelin, İstanbul’un dünya kültür başkenti seçildiği 2010 yılına yetiştirileceğini belirten Ela Quality Resort Otel Genel Koordinatörü Vadi Karatopraklı, otelin yerini henüz belirlemediklerini ancak iki alternatif bulunduğunu, otel yatırımını var olan bir binayı yeniden giydirme yöntemi ile tamamlamayı planladıklarını açıkladı. Karatopraklı, 100 milyon dolara mal olacak otelde, turistlere tur hizmetlerinin de sunulacağını, bu şekilde İstanbul’un tanıtımının yapılacağını da söyledi.

İstanbul’u turizm amaçlı ziyaret eden yabancı turist sayısının son yıllarda artış gösterdiğini dile getiren Vadi Karatopraklı, turistlere konaklamanın yanı sıra kentin kültürel zenginliğini tanıtacak bir konsept sunacaklarını kaydetti. Karatopraklı, "Turistler lüks otellerde konaklıyorlar ve ellerinde harita ile Ayasofya, Topkapı, Rumelihisarı gibi yerleri arıyorlar. Bizim önceliğimiz zaten en kalitelisini sağlayacağımız konaklama değil, İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginliğini tüm dünyaya tanıtmak olacak, önce gezdirip sonra yatıracağız" dedi. İsmi henüz belirlenmeyen otelin en az 150 oda kapasitesi bulunacağını aktaran Karatopraklı, yıllık 54 bin 750’lik satış kapasitesi bulunacak otelde, yılda 25 bin ziyaretçi ağırlamayı hedeflediklerini kaydetti. Karatopraklı, "Otel yüzde yüz kalite hedefiyle butik tarzda ve pahalı olacak. Kişi başına gecelik konaklamanın maliyeti en az 400 dolar, turun da dahil olduğu bir paketin bedeli de 7 bin dolar civarında olacak" diye konuştu.

Hedef 30 bin turist

Antalya Belek’teki Ela Quality Resort’un 2008 yılı ilk altı aylık performansını da değerlendiren Vadi Karatopraklı, şunları söyledi: "24 ayrı milletten insana hizmet verilen otelde hedeflerimizin hepsini gerçekleştirdik. Geçen yıl yaklaşık 20 bin turisti ağırladık. Bu yıl hedef 30 bin turist" Bir çok işadamı ve ünlünün tatil için Ela Quality Resort’ü seçtiklerinin söyleyen Karatopraklı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü ailesi ile birlikte otelde ağırladıklarını da sözlerine ekledi.

alkazar
15-07-2008, 08:33
Dedeman’dan Yozgat’a termal otel yatırımı

YOZGAT’ın Boğazlıyan ilçesindeki jetermal kaynaklar için termal tesis kurulacak. Özkarataşlar Grup, Dedeman A.Ş. ve Universal Hospitals konsorsiyumu tarafından Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde jeotermal kaynakların bulunduğu Cavlak bölgesinde yapımı öngörülen termal ve sağlık turizm tesislerinin temeli düzenlenen törenle atıldı. Dedeman Yatırım Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Rifat Dedeman, Anadolu’ya açılımın hızla sürdüğünü belirterek, "Oteller zincirimize jeotermal kaynaklarıyla ünlü Yozgat’ta yeni bir halka daha ekliyor olmanın mutluluğunu duyuyorum" dedi. Rifat Dedeman, Dedeman Cavlak Termal’in, Türkiye’nin önemli kuruluşlarından olan Kartaş Termal A.Ş., Universal Hospital Grup ve Dedeman Turizm Yatırım A. Ş’nin uyumlu bir işbirliğinin sonucu olduğunu söyledi. Dedeman şöyle konuştu: "Kartaş Termal A.Ş. tarafından inşa edilecek bu tesis Dedeman tarafından uluslar arası standartlarda gerçekleştirilip işletilecektir. "

alkazar
26-07-2008, 06:36
Koreli Kiturami, 20 milyon dolara Türkiye’de kombi fabrikası kuruyor

Güney Koreli ısıtma-soğutma üreticisi Kiturami, Türkiye’de 20 milyon dolara fabrika kuruyor.

Türkiye dağıtıcısı İlhanlı Group’la yüzde 50 iş ortaklığına giden Kiturami, fabrikanın 2012’de faaliyete geçmesini planlıyor. Firma Türkiye’de üreteceği, kombi, klima, güneş sistemleri gibi ürünleri ihraç edecek.

2012’de açılacak

Yapılan iş ortaklığı ve hedeflerin açıklandığı toplantıda konuşan Kiturami Türkiye Genel Müdürü Mehmethan Akan, şu bilgileri verdi: "Şu anda Güney Kore’den gelen Kiturami markalı ürünlerin montajını yaparak pazara sunuyoruz. Fabrikanın devreye girmesiyle birlikte Avrupa ve Ortadoğu’ya ihracat yapmayı planlıyoruz. Fabrikanın faaliyete geçtiği 2012 yılındaki hedefimiz, 50 bin adet ürün ihracatı gerçekleştirmek." Kiturami CEO’su Kyu Won Kim de, firmanın ısıtma soğutma sektöründe 800 milyon dolar ciroya sahip olduğunu dile getirerek, 1.5 milyon birimlik üretimiyle Japonya, Rusya, Portekiz, Uruguay, Şili ve Brezilya gibi ülkelere ihracat yaptığını söyledi. Kim, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye ve Güney Kore arasındaki güçlü bağları, bir tutkuyla ortak firmaya taşıdık. Bu ortaklıkla Türkiye’de bir üs oluşturarak Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine ihracat yapmayı planlıyoruz. Hayal ettiğimiz başarıyı İlhanlı Group’la elde edeceğiz."

Yarısı İlhanlı’nın

Kiturami markalı kombilerin satışına 2002 yılında başladıklarını belirten Kiturami Türkiye Genel Müdürü Mehmethan Akan ise, fabrika için yapılan toplam 20 milyon dolarlık yatırımın 10 milyon dolarını İlhanlı Group’un karşılayacağını açıkladı. Fabrikanın Çatalca veya Çerkezköy’de kurulacağını bildiren Akan, şöyle konuştu: "Kiturami firması Kore’deki fabrikasının benzerini yapmayı düşünüyor. Kendi teknik altyapısına uygun bir inşaat yapmayı istiyorlar. Fabrika da çalışacak personelin yüzde 15’ini Güney Koreli mühendis ve işçiler oluşturacak."

İlk etapta yüzde 5 pay

Mehmethan Akan, üretime başladığında yaklaşık 400 yeni istihdam sağlayacak fabrikada yılda 150 bin adetlik üretim planladıklarını kaydetti. Akan, bugün ısı sektöründe 30 firma ile rekabet ettiklerine de değinerek, şunları söyledi: "2007’de sattığımız 4 bin adet kombi sayısını bu yıl 10 bin adete çıkaracağız. Bu ortaklıkla birlikte kuracağımız fabrika ile de yüzde 5 pay ile pazara girmek hedeflerimiz arasında."

alkazar
28-07-2008, 03:52
Yatırım Ajansı, ilk temeli 66 milyon Euro’ya Fransız Areva’ya attırdı


Türkiye’nin yabancı doğrudan yatırımları çekmek için kurduğu, Başbakanlığa bağlı Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı vasıtasıyla gelen ilk yatırımın temeli dün Gebze’de atıldı. Fransız transformatör firması Areva T&D, Gebze’deki 66 milyon Euro’luk yatırım yapıyor.

DOĞRUDAN yabancı sermaye yatırımlarına Türkiye’yi tanıtmak, yatırım fırsatlarını anlatmak ve yatırımlar için hızlı ve kolay çözüm üretmek amacıyla kurulan Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı vasıtasıyla gelen ilk yatırımın temeli dün atıldı. Fransız Areva T&D Enerji Endüstri A.Ş. (Areva), Kocaeli’nin Çayırova ilçesindeki Taşıt Araçları Yan Sanayi Organize Sanayi Bölgesi’nde 66 milyon (125 milyon YTL) Euro yatırımla, dağıtım transformatörleri fabrikası kuracak. Temel atma törenine katılan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, burada yaptığı konuşmada, Areva firmasının yatırımının Türkiye açısından son derece önemli olduğunu ifade etti ve fabrikada, transformatör üretileceğini, transformatörün aldığı enerjiyi başka bir yere en az kayıpla nakleden cihaz olduğunu söyledi.

100 ülkeye ihracat

Bakan Çağlayan "Fransa’nın bu konudaki teknolojisini ve bilgi birikimini ülkemize getiriyoruz. Türkiye, bu konuda burada yapacağı üretimi, dünyanın 100 ülkesine ve sektöründe yüzde 10’luk paya sahip olan bir firma vasıtasıyla yapacak" dedi. Fransa ile Türkiye arasında tarihten gelen ekonomik ve ticari ilişki bulunduğunu dile getiren Bakan Çağlayan, Türkiye’de 600’e yakın Fransız firmasının bulunmasının buna kanıt olduğunu vurguladı. Bu firmaların yarısına yakının 80 yıllık Cumhuriyet tarihinde, yarısının da 2002 yılından itibaren Türkiye’ye geldiğini anlatan Çağlayan şöyle konuştu: "Yatırım ortamının cazip hale getirilmesi, istihdamın, üretimin desteklenmesi, Ar-Ge ve teknolojinin desteklenmesiyle beraber ardından elde edilen ekonomik ve siyasi istikrarla yabancı yatırımcı çekilmiştir."

Hedef daha çok yatırım

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz ise 1.5 yıl önce faaliyete geçen bir tanıtım ajansı olarak ilk yatırımın sonuçlanmasından mutluluk duyduklarını ifade etti. Hedeflerinin Türkiye’ye yeni yatırımların yapılması olduğunu dile getiren Korkmaz, bu yatırımların istihdam ve teknolojik gelişme sağlayacağını, Türkiye’ye yeni vizyonlar kazandıracağını vurguladı. Korkmaz şöyle konuştu: "Hedefimiz bir koordinasyon sağlamak. Areva T&D’ye bu kararından dolayı teşekkür ediyorum. Aralık 2007’de Areva ile temasa geçtik, Nisan 2008’de sonuçlandı, bugün temelini atıyoruz. Burada sadece üretim değil özel mühendislik ve dizayn alanında da çalışma yapılacak. Türkiye, güçlü insan kaynakları, verimli insan gücü ile katma değeri yüksek yatırımlar çeken ülke haline gelecek."

Size güveniyoruz100’ü mühendis 600 kişi çalışacak

AREVA Başkanı Daniel Marchand da Türkiye’ye güvendikleri için bu yatırımı yaptıklarını söyledi. 43 ülkede endüstriyel varlığı ve 100’den fazla ülkedeki satış ağıyla nükleer enerji üretimi ve elektriğin iletimi ve dağıtımı için müşterilerine güvenilir teknolojik çözümler sunduklarını bildiren Marchand, "Teknoloji liderliğimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Dünyadaki 71 binden fazla çalışanımızla sürekli olarak büyümeyi ve gelişmeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. Areva Türkiye Genel Müdürü Dursun Özman da 1967’de Gebze’deki mevcut fabrika ile yola çıktıklarını ifade ederek, bugün 1.600 çalışanla ihracatı yüzde 85’e yükselttiklerini söyledi. Özman şöyle konuştu: "Yeni fabrika 66 milyon (125 milyon YTL) Euro’luk bir yatırımla gerçekleştiriliyor. 600 kişi istihdam edilecek ve bunların 100’ü mühendis kadrosunda yer alacak. Bu yatırımla büyümemizi sürdüreceğiz. Türkiye’nin en büyük 500 şirketi sıralamasında 2007 rakamlarına göre 83’üncü durumdayız ve bu yatırımla daha ön sıralara ulaşacağız."

43 milyar Euro cirosu var

YÜZ ülkede satış ağı, 43 ülkede faaliyeti bulunan Fransız Areva’nın yıllık cirosu 43 milyar Euro. Areva, güç üretimi ve elektrik iletim ve dağıtımı alanında teknolojik çözümler sunuyor. Nükleer enerjide dünya lideri olan şirketin 71 bin çalışanı bulunuyor. Areva’nın iletim ve dağıtım bölümü (T&D), elektrik transferinde, her alanda sistem geliştirip, hizmet verirken, ekipman üretimi ve tasarımı da yapıyor.

alkazar
28-07-2008, 03:53
Şehir otelleriyle 1 milyar dolarlık oldu, Balkanlar’dan Avrupa’ya girecek

The Green Park otellerinin patronu Adil Üstündağ, 15 yılda 4 otelli bir turizm grubu yarattı.

Pendik’te dev bir kongre oteli inşaatı sürdüren Üstündağ, Çankaya’da da 1 ay önce otel yapmak için arsa aldı. Üstündağ, "Grubumuzun piyasa değeri 1 milyar dolara yaklaştı. Halka arz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Önce yüzde 30’u halka açacağız. Hedefimiz, Sofya ve Saraybosna’da otel açarak Avrupa’ya yayılmak" diyor.

TÜRKİYE’nin ilk ’otomobil ampul’ üreticilerinden işadamı Adil Üstündağ, 1993’te giriş yaptığı turizm sektöründe ’şehir otelleriyle’ 1 milyar dolarlık piyasa değeri yakaladı. Halen Taksim, Merter, Bostancı ve Kocaeli Kartepe’de 4 oteli bulunan Adil Üstündağ, Pendik’te inşaatını sürdürdüğü dev kongre otelini de önümüzdeki Formula 1 yarışlarından önce açmayı planlıyor. Ankara’da da 1 ay önce Çankaya’da bir arsa satın alan ve buraya da otel yapacak olan Üstündağ, turizm gurubunun halka arzı için gerekli çalışmaları da başlattı. Üstündağ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, "Halka arz için gerekli çalışmaları ilgili kurumlarla tamamladık. Yaklaşık 1 milyar dolar piyasa değeri ortaya çıkıyor. Bunun da yüzde 30’luk dilimini halka arz etmek istiyoruz. Henüz halka arz sürecini resmen başlatmadık ama yabancı kurumsal ve bireysel yatırımcıların ilgisi çok büyük. ABD’li ve Dubai’li yatırımcılar bizim halka arzla yakından ilgileniyor. Hedefim önce Sofya, Saraybosna ve Kosova’da otel yapmak ve işletmek. Sonra da Avrupa’ya yayılacağız" diyor.

Sanayiciliğe devam

Otelciliğe 1993’te Taksim’deki 180 odalı oteli açarak adım attığını belirten Adil Üstündağ şöyle konuşuyor: "Ben sanayiciyim. Otomotiv yan sanayisinde halen devam ediyorum. Yedek parça işi yapıyoruz. Türkiye’nin tek oto ampul fabrikasının sahibiyim. Kolektör, marş motoru, dinamo da üretiyoruz. Bu konuda İtalyanlarla ortağız. Fabrikamız Kaynaşlı’da ve orada 300 kişilik istihdamımız var. Bu fabrikamızın yanında yeni bir sanayi yatırımı da düşünüyoruz. Endüstriyel mutfak işine de gireceğiz. Çünkü otel zincirimiz çok hızlı büyüyecek."

Merter başarısı

Otelcilikte, Taksim’den sonra The Green Park Merter’i inşa ettiğini ve bunun sur dışında D-100 Karayolu’nun üst kısmındaki ilk 5 yıldızlı otel olduğunu söyleyen Adil Üstündağ, "Burası bizim için dönüm noktası oldu. Çünkü bu işi en iyi şekilde yapabileceğimize inandık ve bu işe odaklandık. Burada 900 üyeli bir sağlık kulübü de kurduk. Çevresiyle uyumlu yüzde 95 doluluk yakalayan bir otel oldu.

Anadolu Yakası

Adil Üstündağ, herkes Güney’e kitlesel turizme yatırım yaparken kendisinin İstanbul’a yatırımı tercih ettiğini belirtiyor ve "Çünkü ben şehir otelciliğinin geleceğine inanıyordum. Bu nedenle Anadolu Yakası’ndaki ilk 5 yıldızlı oteli de ben yaptım. 2001’de Bostancı otelimizi açık. Orası da yüzde 95 doluluk yakaladı ve 25 toplantı salonu 400 yatağı olan bir otel oldu. Şu anda Anadolu Yakası için 18 otel projesi yürütülüyor. Bana göre bir o kadarını daha kaldırır" diyor.

Siyasete bakmıyoruz yatırıma devam

ADİL Üstündağ, Ankara’da Çankaya’da aldıkları arsada 50 milyon dolarlık yatırımla 200 odalı 400 yataklı bir otel yapacaklarını söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Biz siyasete bakmıyoruz. Sadece bürokrasiden korkuyoruz. Örneğin Çankaya ile Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin arası iyi değil. Ama biz yatırım söz konusu olunca ikisinin de bize destek olacağını umuyoruz" diyor. Yurt dışında da Sofya, Saraybosna ve Kosova üzerinde de yoğunlaştım. Sofya’da bir sözleşme yaptık arsa için anlaştık. Dışa açılırken bölgesel açılmak istiyoruz. Olursa mesela Mostar’da da bir otel açmayı çok istiyorum. Yeni yatırımlarımız arasında Tepekent’teki 2.800 villalık Villakent projesinde bir alışveriş merkezi kurmak da var. Onu da bu yıl içinde başlayıp bitireceğiz. İstanbul’da mutlaka otel yapmak istediğim yerler var; Eyüp, Küçükçekmece, Balat çok güzel semtler."

Ak Parti Greenpark’ta kurulmuştu şimdi parti kuran geliyor

ÜSTÜNDAĞ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, The Green Park Merter’in çok özel anıları olduğunu söylüyor ve şöyle konuşuyor: "Ak Parti ilk kuruluş toplantılarını burada yapmıştı. Bizim otel Ak Parti’ye uğurlu geldi ve hemen iktidar oldu. Şimdi son zamanlarda parti kurmaya çalışanlar da buraya geliyor. Mesela geçenlerde Tuncay Özkan’ın ekibi geldi. Bin 200 kişilik bir toplantı için görüşme yaptılar. Üstelik onlar da hemen iktidar olacaklarına inanıyorlar."

Sapanca Maşukiye Kartepe arasında teleferik projesi

ÜSTÜNDAĞ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, Sapanca, Maşukiye, Kartepe arasında 9 kilometrelik bir teleferik projesi de olduğunu, 50 milyon dolarlık bu projeyi hayata geçirmek istediğini söylüyor. Üstündağ, "Ancak teleferikin güzergahında direk yerleri v.s. için bürokrasinin evet demesi gerekiyor. Bunu başarabilirsek dünyanın en güzel teleferik projelerinden birini hayata geçirmiş oluruz" diyor.

Pendik’te bürokrasiye takıldık 18 ay geciktik, Formula 1’e yetişecek

ÜSTÜNDAĞ Grup Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, Pendik’te yapımını sürdürdüğü kongre otelini 2009’un ilk çeyreğinde bitirmeye çalıştığını ancak bürokrasinin bir kez daha inşaatı durdurma riski bulunduğunu söylüyor. Üstündağ şöyle konuşuyor: "Bu otelimizde bürokrasiye çok takıldık. Arsayı 2005’te almıştım. 1 yılda bitirirdim. Ancak inşaat bürokrasi yüzünden çok aksadı. 18 ay kadar gecikmiş durumdayız. Şimdi 2009 Formula 1 yarışlarından önce açmak istiyoruz. Şu an bütün otellerimizde bin kişi çalışıyor. Sadece Pendik’e 700 kişi alacağız. Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım. Daha bir 40 milyon dolar harcarız. Bin araçlık otopark, 47 salon var. 3.500 kişi aynı anda yemek yiyebilecek. O oteli bürokrasi engellemeseydi şu an açmıştık. 1.5 yıl gecikmiş durumdayız."

alkazar
31-07-2008, 06:40
Akfen, 100 milyon dolarlık krediyi yerliden buldu

Fransız otel zinciri Accor ile yaptığı anlaşmayla Türkiye'nin değişik illerinde 10 yılda 50 otel yapmayı hedefleyen ve şimdiye kadar 4 oteli faaliyete giçeren Akfen Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), yeni otel projelerinde kullanmak üzere Türkiye Sinai Kalkınma Bankası (TSKB) ve Türkiye İş Bankası'ndan 100 milyon euroluk bir kredi tahsis anlaşması yaptı. Libor artı 3 faiz oranıyla sağlanan kredi, 2 yılı ödemesiz 10 yıl vadeli olacak. Kredi her 2 bankanın da eşit katılımıyla oluşturuldu.
Kredi sözleşmesinin imza töreninde konuşan Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, "10 yılda 50 otel için toplam 700-800 milyon dolarlık bir yatırım planlıyoruz. 2009 yılının ilk çeyreğinde Gaziantep'te 2, Kayseri'de 2 olmak üzere 4 oteli hizmete açacağız. İstanbul Beylikdüzü İbis Otel, Bursa İbis Otel ile İzmit İbis Otel projelerimizin temellerini de 2008 yılında atacağız" dedi. Accor ile işbirliklerini Rusya'ya da taşıdıklarını kaydeden Akın, "Rusya'da 2008 yılı içinde 4 şehirde temel atacağız. 10 şehirde otel yatırımımız olacak. Bunun toplam bedeli de 1 milyar dolar. Rusya'dan sonra Gürcistan, Azarbeycan ve Ukrayna gibi bölgelerde de anlaşma yapmak için Accor ile görüşmelerimiz sürüyor" diye konuştu.
Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Halil Eroğlu, Çok ince eleyip sık dokudukları için krediyi vermelerinin 18 ayı bulduğunu ifade etti. Akın'ın Eroğlu'na yanıtı ise "18 aydır bu krediyi almak için para harcıyoruz. Bu arada birkaç otelimizi de bitirdik ama hala ortada para yoktu" diye cevap verdi. Bugün artık Türkiye'de projelerin boyutu büyüdükçe hiçbir bankanın bu finansmanı tek başına yapamaz hale geldiğini dile getiren Eroğlu, bunun son 5-6 yıldır Türkiye'de artan finansman ihtiyaçlarından kaynaklandığını vurguladı.

Para yok çalkantı çok
İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince ise "Bugünlerde para yok, çalkantı çok, sermaye yok, yurtdışı piyasalarda kredi imkanları daraldı" değerlendirmesinde bulunarak, "Bu kredi ulusal ekonomiyi, ulusal sermayedarlığı yaratmaya çalışanların ruhunun şad olduğu bir andır" dedi.
Türkiye'de bankaların son dönemde kredi verme konusunda çok da hevesli olmadığının altını çizen Özince, ancak bu tarz projelerde kaynak sağlamak istediklerini söyledi. Dünyada kaynak arzı konusunda bir sıkıntı olduğunu belirten Özince, "Yabancı bankaların Türkiye'ye olan ilgisinin azalması, Türkiye'nin içindeki sorunlardan ziyade uluslararası konjonktürden kaynaklanıyor" şeklinde konuştu.
Özince, dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmeler nedeniyle şu anda bu tür projelerde faiz oranlarının henüz değişmediğini, ancak çok seçici davrandıklarını ifade etti. İş Bankasının TSKB'nin büyük ortağı olduğunu hatırlatan Özince, Hamdi Akın'ın konuşmasında, "Eğer satılırsa TSKB'yi ben almak isterdim" ifadesi üzerine, "İş Bankası, sermayedar olarak Türkiye'de bankacılıktan çekilmeyecek. Dolayısıyla satılık bankamız yok. Zaten sizin almaya da ihtiyacınız yok" dedi.

Kurda revizyon şart
İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, kur faiz dengesinde denge olmadığını belirterek, "Kimse bu politikanın geçerliliğine inanmıyor. Revizyon şart" dedi. Özince, enflasyonun Türkiye'de artık eskisi gibi bir dinazor olmadığını, "Bunun olsa olsa artık yılan gibi" nitelendirilebileceğini kaydederek, enflasyonun tekrar hortlamasından korkmadığını söyledi. Kur politikasının Türkiye'nin dış ticaretini rahatlıkla yapabileceği bir şekilde olması gerektiğini vurgulayan Özince, "Kur faiz dengesi denge değildir. Kimse bu politikanın geçerliliğine artık inanmıyor. Revizyon şart. Bu işe yeni bir yaklaşım getirmek lazım. Cari açığının finanse ederken yüksek faiz politikasının bedeli vergisini ödeyenin sırtına yükleniyor. Kur ne olmalı diye sorarsanız? Türkiye'nin dış satımıyla alımı arasında bir denge oluşmalı" şeklinde konuştu. Cari açık konusunun enflasyon gibi bir canavar haline geleceğini öngeremediği özeleştirisinde bulunan Özince, "Bunun bu kadar büyüyüp Türkiye'nin üzerine bir problem olacağını, ithalatı böylesine kamçılayacağını, istihdamı ve teşebbüs gücünü baltalayacak haline geleceğini öngörememiştim. Ben de bu işin varsa az da olsa günahkarlarından biriyim" dedi

alkazar
03-08-2008, 06:06
394 milyon dolar yatırdı sıra atık çamurundan kömür üretmeye geldi

Türk iş dünyasının başarılı profesyonellerinden Atalay Şahinoğlu, 9 yıl önce başına geçtiği Nuh Çimento Grubu’nda toplam 394 milyon dolarlık yatırıma imza attı.

Şahinoğlu şimdi de Nuh Çimento’da fabrikanın baca ısısıyla yılda 400 bin ton çamuru kurutup, 40 bin ton kömür elde edecek bir tesis kurmak için harekete geçti.

BİR zamanlar bulundukları yörelerin başına ’beyaz bela’ olan çimento fabrikaları artık çevreyi kirletmeyebiliyor, çevrenin başına bela olan bazı atıkların bertaraf edildiği tesislerin de yatırımcısı olabiliyor. "Tek çatıda" dünyanın en büyük çimento klinker üretim tesislerinden biri olan, grup cirosu 800 milyon doları bulan Hereke’deki Nuh Çimento, ekim ayında Türkiye’de ilk kez ’atık çamurundan, kömür elde eden’ bir tesisi üretime alacak. 9 yıl önce Nuh Çimento Grubu’nun kurucu ortakları tarafından grubun başına getirilen Atalay Şahinoğlu, Hereke’deki tesislerde, kapasite artırımı, enerji, arıtma ve çevre teknolojileri alanında 9 yılda toplam 394 milyon dolarlık yatırıma imza attı. Şahinoğlu’nun son adımı ’çamurdan kömür yapan tesis’ hem Nuh Çimento için kárlı bir yatırım olacak hem de İzmit Su (İSU) başta olmak üzere Gebze bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık çamurlarını değerlendirecek. İlk etapta yılda 250 bin ton çamuru kurutacak olan tesis için 25 milyon dolar harcanıyor. Kapasite kısa sürede 400 bin tona çıkarılacak.

Belediye ve Çevre Bakanlığı

Böyle bir tesisi kurma fikrinin Çevre ve Orman Bakanlığı ile İzmit Büyükşehir Belediyesi’nden empoze edildiğini söyleyen Nuh Çimento Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu, şöyle konuştu: "Arıtma çamurlarını kurutma yatırımı yapıyoruz. Malum belediyelerin su şirketlerinin ve büyük fabrikaların su arıtma tesisleri vardır. Su temizlenir ama büyük bir çamur tortu kalır. O çamur da çevre için büyük sorundur. Bu atığı kimileri gizlice bir yerlere atar, kimileri de birilerine verir ’nereye götürürsen götür’ olur. Biz İsviçre ve İtalyan firmalarıyla görüştük ve bunun yatırımına başladık. Biz bu çamuru kurutup kömür üreteceğiz. Çünkü bizim çimento fabrikasında kurutma için ekstra enerji kullanılması gerekmiyor. Nuh Çimento’da tüm fabrikanın ısıtma ve soğutmasını bacadan aldığımız enerjiyle yapıyoruz. Çünkü bacadan 180 derece atıyoruz. Şimdi bacalardan aldığımız ısıyla çamuru da kurutup, sıkıştırıp 3 bin kalori birim değerde kömür yapacağız. Onu da fabrikamızda tekrar kullanacağız. Çamuru getiren tesisler bize ayrıca ücret de ödeyecek."

Karbon hakkı da satacağız

Bu tesislerin dünyada çok özel olduğunu söyleyen Atalay Şahinoğlu, "Bu tür yatırımlar karbon salımını pozitif etkilediği için ’gönüllü karbon piyasası’ diye bir piyasa oluşmuş. Kyoto Sözleşmesi’ni imzalamış ülkeler bu tür tesislerin ’karbon hakkını’ satın alıyor. Bunun için de bize yılda 400 bin dolar teklif edildi. Şimdi bu tesis sayesinde yılda 400 bin dolar da böyle bir ’karbon hakkı kira gelirimiz’ olacak" dedi.

Rusya’ya silo kuruyoruz, fabrika düşünüyoruz

NUH Çimento Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Atalay Şahinoğlu, Rusya’ya çimento ihracatının son dönemde önem kazandığını ancak bu ülkeye çimentonun dökme gönderilemediğini söyledi. Şahinoğlu, "Rusya’nın liman altyapısı uygun değil. Taşıma maliyetleri aşırı artmış durumda. Ancak ciddi potansiyele de sahip. Çimento fabrikaları eski ve az. Rusya’ya ihracatımızı kalıcı kılmak için Rostov’da nehir limanı kenarında bir ortakla silo kuruyoruz. 10 bin tonluk iki silo olacak. Gemilerle oraya dökme çimento götürüp, silolayacağız. Onun yanına bir tane de beton santralı kuruyoruz. Ayrıca liman işletmeciliğine de ortak oluyoruz. Bu 20 milyon dolarlık bir yatırım oluyor. Oradan 400 kilometre yukarıda Kalaç kasabasına da öğütme tesisi kuruyoruz. Oraya da klinker göndereceğiz. İleri de bir çimento fabrikası da kurabiliriz" dedi.

Nuh’tan Bostancı’ya otel Güneşli’ye iş merkezi

ATALAY Şahinoğlu, Nuh Çimento Grubu olarak inşaat işine de girdiklerini belirtti ve şunları söyledi: "Bizim kendi arsalarımız var. Uzunçiftlik’teki arsamızı 135 lüks villa yapıyoruz. Bostancı’da 17 dönümlük arazimize otel yapıyoruz. Dedeman işletecek, 340 odalı otel olacak. Hafriyatı başladı. İkitelli’de de bir arazimiz var. Yanımızda Polat’ın bir yeri olduğu için belki onunla birleşip bir iş merkezi ya da konut projesi yapacağız."

Çamur kurutan tesiste bir taşla kaç kuş vuruluyor

Çevreyi kirleten binlerce ton atık çamur çevreyi kirletmeden yok edilecek.

Nuh Çimento, çamurları yok edeceği için atık çamur üretenlerden ton başına ücret alacak.

Kurutulan çamur sıkıştırılıp yılda 40 bin ton kömüre dönüştürülecek.

Bu kömür ’bedava enerji yakıtı’ olarak Nuh Çimento tarafından kullanılacak.

Nuh Çimento bacasından gökyüzüne atılan 180 derecelik ısı tekrar enerjiye dönüşmüş olacak.

Uluslararası gönüllü karbon piyasasından yılda 400 bin dolar ’hak satış geliri’ elde edilecek.

Bu örnek tüm çimento fabrikalarında uygulanabilecek ve genel ekonomi kazanacak.

İhracat için büyüdü, 3 yılda kapasitesi iki katına çıktı

ATALAY Şahinoğlu, Nuh Çimento Grubu’nda 9 yıldır yönetimde olduğunu belirtti ve bu süre içinde kurucu ortakların da tam desteği ile 394 milyon dolarlık yatırıma imza attıklarını anlattı. Şahinoğlu, bu yatırımlar nedeniyle oluşan borcun ise 100 milyon dolar civarında, 10 yıl vadeli ve libor artı 0.5 faizli olduğunu vurguladı. Şahinoğlu Nuh’un yeni yatırımları hakkında da şunları söyledi: "Son üç yıl içinde üretim kapasitemizi yüzde 100 büyüttük. Büyümeyi de ihracat için yapmıştık. Klinker üretimimizi 2 milyon tondan 4.5 milyon tona, çimento kapasitemizi ise 2.5 milyon tondan 6 milyon tona çıkardık. 3 yıl içindeki toplam yatırımımız 160 milyon doları buldu. Göreve geldiğimden beri 400 milyon dolara yakın yatırım yapmışız. Çimento dışında, gaz beton için 30 milyon dolarlık, kireç fabrikamızı yenilemeye 15 milyon dolarlık, eektrik santralımızı büyütmek için önce 50 milyon dolarlık yatırım yaptık, şimdi bir 40 milyon dolarlık daha yatırım yapıyoruz."

Denizden tatlı su üretiyor gerekirse Herekeli kullanacak

NUH Çimento’nun ’su ihtiyacını karşılamak için’ bir başka yatırım daha yaptığını anlatan Atalay Şahinoğlu, bu yatırımı da şöyle anlattı: "Fabrikamızda çok su kullanmak zorundayız. Hereke’de viyadük altında, yamaçta Sümerbank’ın bir artezyeni vardı. Biz oraya bir tesis kurmuştuk ve hem Hereke hem de biz oradan su alırdık. Sonra İzmit’teki meşhur baraj devreye girince, bütün ilçelerin bu barajdan su alması şart koşuldu. Hereke’deki su da Hereke tarafından kullanılmaz oldu. Son olarak orası 2 dönüm arsa olarak satılıyordu. Birileri bedavaya yakın fiyata alırken devreye girdik ve iyi bir fiyatla aldık. Suyun tamamını biz kullanır olduk. Ancak malum kuraklık başlayınca halkın ihtiyacı oldukça yeniden Hereke’ye su vermeye başladık. Nuh Çimento bu suya mahkum olmasın diye de kendi suyumuzu ’başka türlü karşılayalım’ dedik. Bu nedenle deniz suyundan tatlı su üreten tesis yatırımı yaptık. 6 milyon dolarlık yatırım oldu. Yarın su kıtlığı olursa hem bizim hem Herekeli’nin suyu var artık. Şimdi buraya 4 milyon dolar daha ekliyoruz ve daha güçlü bir tesis haline getiriyoruz."

Anayasa Mahkemesi Türkiye için iyisini yaptı, ekonomiye dönelim

ATALAY Şahinoğlu, güncel konu olan "Anayasa Mahkemesi’nin AKP hakkındaki kapatmama kararı" için de "Bence son derece bilinçli davrandılar, çok aklı başında bir karar çıkardılar. Memleket için çok olumlu bir karar oldu. Dileğimiz bundan sonra siyasi gündemden uzaklaşırız. Çünkü Dünya ile rekabet için tekrar dünyayla boğuşur hale gelmeliyiz. Dünyada özellikle hammadde fiyatları, enerji fiyatları çok yükselmiş durumda. Rekabet çok daha zorlaştı. Şimdi ülkemizin ekonomiye odaklanması hükümetin de üretimi, ihracatı, istihdamı, cari açığı düşünmesi lazım."

alkazar
04-08-2008, 10:31
sabancı holding ile avusturyalı
verbund'un ortaklığı olan enerjisa, kahramanmaraş'ta gerçekleştirilecek
yaklaşık 452 megawatt (mw) kurulu gücündeki enerjisa kandil grubu olarak adlandırılan üç
hidroelektrik santralının inşaat hizmetleri için yüksel İnşaat'ı tercih etti.
enerjisa'dan yapılan yazılı açıklamada, anlaşmanın türkiye'nin enerji üretimi açısından en
önemli havzalarından ceyhan nehri havzası üzerinde kurulacak kandil, sarıgüzel ve
hacınınoğlu hidroelektrik santralları'nın anahtar teslim hidromekanik donanımı ile inşaat
hizmetlerini kapsıyor.
yapım çalışmaları başlatılan 142 mw kurulu gücündeki hacınınoğlu regülatörü ve
hidroelektrik santralının 2010 yılında faaliyete geçeceği belirtilen açıklamada, sarıgüzel
barajı ve hes'in 2011 yılında, kandil barajı ve hes'in ise 2012 yılında işletmeye alınmasının
hedeflendiği kaydedildi.
açıklamada, kandil grubu santrallarının anahtar teslim tüm elektro-mekanik ekipman
teminini kapsayan teslimat/rezervasyon anlaşması ise mayıs ayında andritz va tech
hydro önderliğindeki konsorsiyum ile yapıldığı hatırlatıldı.
sabancı-verbund ortaklığı, türkiye'deki elektrik enerjisi üretimi, dağıtımı, toptan ve
perakende ticaretini işlerini geliştirerek 2015 yılında minimum yüzde 10 pazar payı ile
yaklaşık 5,000 mw kurulu güce ulaşmayı hedefliyor.
mevcut kurulu gücü 455 mw olan enerjisa'nın kurulu gücünün 370 mw'ı kocaeli, adana,
çanakkale ve mersin'de faaliyet gösteren doğalgaz kombine çevrim santrallarına, 85 mw'ı
antalya, mersin ve kahramanmaraş'taki hidroelektrik santrallarına ait. buna ek olarak
1,000 mw kurulu gücünde dokuz adet hidroelektrik santralı, 450 mw kurulu gücünde
tufanbeyli termik santralı, 920 mw kurulu gücünde bandırma doğal gaz santralı ve 155
mw kurulu gücünde rüzgar santralı projeleri planlama ve yapım aşamasında bulunuyor.
yüksel İnşaat'ın bugüne kadar tamamladığı projeler arasında altınkaya barajı ve hes
tesisleri (samsun), muratlı barajı ve hes tesisleri (artvin), borçka barajı ve hes
tesisleri (artvin), karkamış barajı ve hes tesisleri (gaziantep), sultansuyu barajı
(malatya), karadere barajı (kastamonu) yer alıyor.

alkazar
04-08-2008, 13:14
Aygün Grup 'Titanic' konsepti ile şehir otelciliğine odaklandı

Restoran zincirleri ile adını duyuran Aygün Grup, şimdi de 60 milyon dolarlık yatırım yaptığı şehir otelciliğine odaklandı. İlk beş yıldızlı otelini 'Business Titanic' markasıyla Kartal'da açan Grup, Taksim, Bakırköy ve Berlin'de de 'Titanic' konseptiyle oteller açmaya hazırlanıyor.

Antalya'da Titanic gemisinin bir benzerini yaparak turizm sektörüne de adım atan Aygün Grup, şimdi de şehir otelciliğinde büyüme planları yapıyor. İlk 5 yıldızlı şehir otelini mayıs ayında Kartal'da "Business Titanic" markası ile açan grup, ardından Taksim ve Bakırköy'deki otel yatırımlarına odaklandı. Bu 3 otel için 60 milyon euro yatırım yapan grubun planları arasında, turizm alanında yurtdışına açılmak da var. Bu amaçla da ilk etapta, şirketin temellerinin atıldığı Berlin'de bir otel inşaa etmek üzere arazi satın alındı.
Almanya'da kurduğu restoran zinciri ile adını duyuran Aygün Grup'un Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün, hedeflerinin bundan sonra şehir otelciliğinde büyümek olduğunu söyledi.
Almanya'da hizmet sektöründe faaliyet gösteren Aygün Grubu, bu ülkede "Hasır" ismi ile 8 adet restoran işletiyor. Aygün Grubu'nun bir tane de İtalyan restoranı bulunuyor.

Konsept ve stil aynı olacak
Turizm sektöründe geri dönüşü yazlık otellere göre daha fazla olan şehir otelciliğinin ağırlık kazandığını kaydeden Aygün, bu alandaki yatırımlarını artıracaklarını ifade etti. Kartal'da açtıkları otelin dışında 2 otel yatırımının daha devam ettiğini anlatan Aygün, "Bunlardan birisi Taksim Talimhane'de. Burası açıldığında Titanic City olacak. Burada daha önce bir otelimiz vardı. Bunu tamamen yıktık ve yeniden yapıyoruz. Bir diğer yatırım ise Bakırköy'de, Capacity Alıveriş Merkezi'nin yanında devam ediyor. Burası da 1 Aralık 2009 tarihinde açılacak. Bu otelin ismi Titanic Port olacak" diye konuştu.
Aygün, şehir otelciliğinde büyürken bir kategori belirlediklerini ve 4 yıldızlı otellere Titanic City adını verdiklerini kaydetti. Bunun yanında Şişli'de 15 yıldır faaliyet gösteren 3 yıldızlı bir otelleri olduğunu hatırlatan Aygün, bunun da adını Titanic Comfort olarak değiştirdiklerini söyledi. 2009 yılından itibaren İstanbul'da 4, Antalya'da da 1 otele ulaşmış olacaklarını ifade eden Aygün, şehir otellerinin hepsinin aynı kopsept ve stilde olmasına dikkat ettiklerini vurguladı.

Kartal'da hedefe ulaştık
Kartal Business Titanic Otel'de yeni açılmış olmasına rağmen hedefledikleri seviyeye ulaştıklarını vurgulayan Aygün Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün, "Geçtiğimiz hafta aynı anda bin 500 kişiyi otelimizde ağırladık. Özellikle eylül ayı için doluluk oranları iyi gözüküyor. Kartal gelişmeye açık bir bölge. Birçok holdingin merkezi de burada. Anadolu yakasında Marriott'tan sonra ikinci 5 yıldızlı otel bizim. Özellikle gruplar otelimizi çok tercih ediyor" diye konuştu.
Güneyde yer bulmaları halinde resort otel de yapmak istedikleri bilgisini veren Aygün, Antalya'daki otellerinde konaklayanların yüzde 30'unu Rusların, yüzde 60'ını Avrupalıların, yüzde 10'unu da Türklerin oluşturduğunu ifade etti.
Antalya'nın turizmde altın yılını yaşadığını, Kundu bölgesinde yer bulmakta sıkıntı olduğunu kaydeden Aygün, Titanic Otel'de yıl boyunca doluluk oranının yüzde 95'leri bulduğunu anlattı.


BERLİN'DEKİ OTEL
PROJE AŞAMASINDA
Aygün Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aygün, Berlin'deki otellerinin şu anda proje aşamasında olduğunu söyledi. Berlin için oldukça iddialı bir konsept hazırlamak istediklerini kaydeden Aygün, bu otelin markasının da "Titanic" olacağını ifade etti. Berlin'i şirket olarak iyi tanıdıkları için tercih ettiklerini vurgulayan Aygün, "Berlin'in önemli avantajları var. Örneğin Türk Büyükelçiliği Berlin'de. Her yıl Türkiye'den çok sayıda işadamı Berlin'e geliyor. En büyük turizm fuarı yine Berlin'de yapılıyor. Bütün bunlar Berlin'i tercih etmemizde etkili oldu" değerlendirmesinde bulundu. Aygün, Anadolu'daki diğer illerde de fırsat görmeleri halinde Titanic markası ile otel açabileceklerini, ilk düşündükleri yerler arasında ise Ankara ve İzmir'in geldiğini belirtti.

alkazar
04-08-2008, 13:14
Bahçeşehir'e 20 milyon dolarlık yaşam merkezi

Bahçeşehir yeni bir alışveriş merkezine daha kavuşuyor. Avrupa İnşaat tarafından Bahçeşehir 2. Kısım'da (Boğazköy) inşaatı süren Verde Molino Yaşam ve Alışveriş Merkezi, butik bir alışveriş merkezi olma özelliği taşıyor. Toplam 20 milyon dolarlık bir yatırımla gerçekleştirilen projede "tırmanma kayası"ndan, buz pistine kadar çocuklar ve gençler için birçok eğlence imkanı da bir arada sunuluyor.
Mimarisi Güray İnangil ve Cemal Hanedan tarafından gerçekleştirilen Molino Alışveriş Merkezi, dinamik tasarımının yanı sıra Akdeniz mimarisinin de özeliklerini taşıyor. Alışveriş merkezinin metal kullanılmadan doğal taşlarla oluşturulmuş sokakları dikkat çekiyor. 25 bin metrekarelik inşaat alanı üzerine oturan Verde Molino toplam 11 bin bin metrekarelik alanda hizmet verecek. Eylül ayında hizmete girecek olan alışveriş merkezinde 122 mağaza yer alıyor.

Her caddeye ayrı meydan
Verde Molino, "yeşil yel değirmeni" anlamına geliyor. Merkezin yel değirmeni bölümünde bar-restaurant bulunuyor. Tavandan yansıyacak mavi ışık özel efektler ve özel sokak aydınlatmalarıyla dört mevsim yaşanacak olan Verde Molino Yaşam ve Alışveriş Merkezi, özel peyzaj düzeni ve Akdeniz yeşillikleri ile "müze sera" ortamı ile de doğayla uyumlu bir görüntü sergiliyor. Birbirinden bağımsız caddelerin bir araya gelmesinden oluşan Verde Molino; Manolya, Orkide, Leylak, İris, Nilüfer ve Ortanca isimleriyle anılan altı farklı caddenin birleşmesinden meydana geliyor. Her caddenin ise kendine ait bir meydanı bulunuyor.
Verde Molino'nun en önemli özelliklerinden biri de sokaklarda yer alacak kafeler. Alışveriş merkezinde Fransız kafesinden Çin lokantasına, restoran, bar ve gece kulübünün dışında banka, güzellik salonu ve 2 bin metrekare büyüklüğünde bir market de var. Merkezde ayrıca ünlü Café Chocolota da bir yer açacak.

Bahçeşehir, Avrupa İnşaat tarafından yapılan Verde Molino Yaşam ve Alışveriş Merkezi ile butik bir alışveriş merkezine kavuşuyor...

alkazar
06-08-2008, 14:58
model enerji, american superconductor corporation
(amsc) lisansı ile türkiye'nin ilk rüzgar türbini üretimine 2009'da başlayacak.
amsc'nin bsw'ya yaptığı açıklamaya göre model enerji, 1.65 megavatlık wt1650
türbinlerinin türkiye'de üretim, satış, kurulum, çalıştırma ve bakım haklarına sahip olacak
ve ürettiği türbinleri akdeniz ülkeleri ve doğu avrupa ülkelerinde de satabilecek.
açıklamaya göre, İstanbul merkezli model enerji üretimi ankara'da yapmayı, ilk
prototipleri 2009 ortasında faaliyete geçirmeyi, 2009 sonunda da üretime başlamayı
planlıyor.

alkazar
06-08-2008, 15:07
Borusan'a 170 milyon dolar kredi


Borusan, 8 bankadan oluşan bir konsorsiyumdan 170 milyon dolar tutarında sendikasyon kredisi sağladı. Kredi, Borusan'ın enerji, lojistik ve çelik sektörlerinde yapacağı yatırımlarda kullanılacak.


Borusan Holding Yönetim Merkezi olarak kullanılan, “Perili Köşk” olarak bilinen Rumelihisarı'ndaki tarihi Yusuf Ziya Paşa Köşkü'nde düzenlenen toplantıda konuşan Borusan Holding Üst Yöneticisi Agah Uğur, Türkiye'nin değişen yapısına ve konjonktürüne rağmen ülkenin önde gelen bankalarının kendilerini desteklemeye devam ettiğini söyledi.

Uğur, Borusan'ın 1990'lı yıllardan başlayan hızlı büyümesine devam ettiğini belirterek, “Geldiğimiz boyut, bundan sonrası için bize güvence veriyor” dedi.
Mevcut işlerinin güçlenmesi ve farklılaşması için uğraştıklarını dile getiren Uğur, ortakları ArcelorMittal ile yola çıktıkları sıcak haddehane yatırımını başlangıçta 500 milyon dolar şeklinde duyurduklarını, şu anda geldikleri boyutun 850 milyon dolar olduğunu ve piyasanın değişmesinden dolayı bunun 1 milyar dolara ulaşabileceğini kaydetti.

Uğur, ikinci ana işlerinin boru fabrikalarının yurt dışına açılması ve Türkiye'deki mevcut yapılanmanın tamamlanması olduğunu ifade ederek, üçüncü önemli faaliyetleri olan lojistik konusunda da limanlarını 2,5 misli büyütecek 100-110 milyon dolarlık bir yatırıma başladıklarını belirtti.

Yenilenebilir enerjinin çok önemli olduğunu ve bunun portföylerini tamamlayıcı bir iş kolu olduğunu dile getiren Uğur, buraya da yatırım yapmaya karar verdiklerini söyledi.

Uğur, “Bizim ana prensibimiz mutlaka ortaklarla büyümek. Bu, hem riski azaltıyor hem büyümenin boyutunu hızlandırıyor” diye konuştu.

Enerji sektöründe görüşmelere başladıklarını ve mutlaka bir ortakla yola çıkacaklarını belirten Uğur, şöyle konuştu:

“Bütün bunları üst üste koyduğunuz zaman 2008'den 2013 sonuna kadarki 6 yıllık süreç içinde 3 milyar dolarlık bir şey çıkıyor önümüze. 3 milyar dediğiniz zaman bugünkü Borusan'ın aşağı yukarı aktif toplamı 2,6 milyar dolar. Yani, bir Borusan daha 6 yıl içinde gelecek ve karlı bir şekilde gelecek. Biz buna inanıyoruz.”

Uğur, projelerin, kredilerini çok rahat ödeyebileceğine inandığını sözlerine ekledi.

AKBANK GENEL MÜDÜRÜ KURTUL

Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul da konuşmasında Türkiye'de özel sektörün dinamizmi ve yatırım vizyonunun herkesi çok etkilediğini belirterek, tüm bankaların ilk amaçlarının özel sektörü daha fazla desteklemek olduğunu söyledi.

Borusan Holding kredisinde Mart 2008 tarihinde yetkilendirildiklerini anlatan Kurtul, kredi toplamının 150 milyon dolar olduğu bu yetkilendirme sırasında, piyasaların oldukça problemli bulunduğunu ifade etti.

Kurtul, 150 milyon dolar krediye, problemli döneme rağmen bankalardan 200 milyon doların üstünde katılım isteği geldiğini belirterek, Borusan'ın 170 milyon dolara çıkarmayı kabul etmesiyle kredinin bu şekilde imzalandığını kaydetti.

alkazar
09-08-2008, 04:27
Bitlis Çimento’ya 28 milyon dolara girdi, 50 milyon dolara çıkacak

Bitlis’in ilk ve tek sanayi yatırımı olan Bitlis Çimento’ya 28 milyon dolar yatıran Limak Holding, 50 milyon dolarlık bir ek yatırım daha planlıyor. Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, ek tesisin tamamlanmasıyla birlikte 400 bin ton olan kapasitesinin 1 milyon tona çıkacağını açıkladı.

İNŞAAT turizm, enerji, çimento, gıda ve havacılık sektörlerinde faaliyet gösteren Türkiye’nin önde gelen gruplarından Limak Holding, 5’inci çimento fabrikası yatırımını Bitlis’e yaptı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılışı gerçekleşen fabrika, ilk etapta 28 milyon dolarlık bir yatırım ve yılda 400 bin ton çimento üretme kapasitesi ile faaliyete geçti.

Bitlis’in ilk sanayi tesisi

Limak Bitlis Çimento Fabrikası, Bitlis’in ilk ve tek sanayi yatırımı olma özelliği taşıyor. Yaklaşık 74 bin metrekare alan üzerine kurulu Bitlis Çimento Fabrikasında, bölgenin çimento ihtiyacına göre portland ve katkılı tip çimento üretilecek. Fabrika, 80 kişiye direkt, 2 bin kişiye endirekt istihdam sağlayacak. Limak Holding, Bitlis, Muş, Van illeri ve çevrelerinin çimento talebini karşılamanın yanı sıra Irak ve İran’a ihracat yapmayı hedefliyor.

2000 kişiye iş imkanı

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, bu tesisin klinkerinin ağırlıklı olarak Siirt Kurtalan ve Diyarbakır Ergani fabrikalarından geleceğini, çimento üretimi için gerekli olan diğer hammaddelerin de Bitlis yöresinden temin edileceğini belirten Özdemir, şu bilgileri verdi: "Yılda 400 bin ton çimento üreten tesisimiz 32 milyon YTL’ye mal olmuş oldu. Bu fabrika ile birlikte Siirt Kurtalan, Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır Ergani çimento fabrikalarından oluşan Limak Çimento Grubu klinker üretiminin yılda 3 milyon tona, çimento üretiminin ise 5 milyon tona ulaştı. Ürettiğimiz çimentonun yüzde 40’ını da ihraç ediyoruz. Çimento grubumuzun ihracatı 100 milyon dolara ulaştı."

Hedef 1 milyon ton

Bu tesisin tam bir çimento fabrikasına dönüşmesi için tek eksiğinin döner fırın olduğunu söyleyen Özdemir, geçen yıldan bu yünü süren çalışmalardan şöyle söz etti: "Fabrikanın yanındaki şahıs arazileri satın alınmış ve bu sayede toplam mevcut arazimiz 74 dönüme ulaşmış; hammadde ocakları tespit edilerek buna uygun makina ekipmanlar için sipariş aşamasına gelindi. Herhangi bir aksilik olmadığı takdirde bu ilave tesisin tamamlanma zamanını da 15 ay olarak planlayarak, 2009 yılı sonuna yetiştirmeyi hedefliyoruz. Böylece bu tesisimizin çimento üretim kapasitesi 1 milyon tona ulaşacak. Bu ilave tesis şirketimize 50 milyon dolara mal olacak. Çalışan sayımız 200’e ulaşacak. Bu sayede de bu fabrikamız, katma değeri ile birlikte 5 bin kişiye aş ve iş imkanı sağlamış olacak."

Erdoğan: Yılların bedeli ödeniyor

BİTLİS Çimento Fabrikası’nın açılışına yapan Başbakan Tayyip Erdoğan, taş üstüne taş koyanı "baştacı" yaptıklarını söylerken, konuşmasında "GAP, DAP ve KOP"a değindi. 49 ili kapsayan projelerin Türkiye’yi daha da geliştireceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Bu adımlarla Türkiye bir sıçramanın içinde ve bu süreç hızla devam ediyor ve devam edecek" dedi. 12.5 milyar dolarlık proje ile bölge büyük bir değişimi ve dönüşümü yaşayacağını söyleyen Erdoğan, şunları söyledi: "Bu sadece devlet olarak yaptıklarımız, bütçeden yapılanlar hariç. Özel sektörün yatırımlarını karıştırmıyorum. Bunları da buna dahil ettiğimizde Türkiye’de bugüne kadar ihmal edilmiş olan Güneydoğu Anadolumuz, Doğu Anadolumuz inşallah çok kısa zamanda değişimi, dönüşümü, gelişimi yaşayacak. 5.5 yıl içinde GSYH’de bire üç katlayan bir Türkiye var. Bundan sonraki süreçte bu artarak devam edecektir. Eksikliklerimiz yok mu? Var. Bu eksiklikleri de süratle gidereceğiz. On yılların bedeli ödeniyor. On yılların faturası bunlar. Bunları da süratle gideriyoruz, gidereceğiz. Üniversitemizin de inşaatı yakın zamanda başlayacak ve bitecek. Üniversite gençliğinin de yer aldığı bir Bitlis olacak."

Fenerbahçeli Özdemir’e sarı lacivert fabrika

LİMAK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, konuşmasında Doğu ve Güneydoğunun kalkınmasında devmletin yanı sıra özel sektöre de önemli görevler düştüğünü, bu anlamda Başbakan Erdoğan’ın kendisini Bitlis’e yatırım yapma konusunda ikna ettiğini söyledi. Bu arada Başbakan Tayyip Erdoğan da, aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulubü 2’nci Başkanı olan Nihat Özdemir tarafından yaptırılan fabrikanın, sarı lacivert renklere boyandığına dikkat çekti. Hem Erdoğan’ın hem de Özdemir’in dikkat çektiği bir nokta ise, açılış tarihinin 3 tane 08’in yanyana geldiği güne gelmesi oldu. Özdemir, "Geçen yıl ağustos ayında sade bir törenle temel atarken açılışını da gelecek yıl Bitlis’in kurtuluşu olan 08 Ağustos 2008’e yetiştirmeyi hedefledik. Ağır kış şartlarına rağmen, üstün ve hızlı bir çalışma programı uygulayarak, 20 Haziran 2008’de fabrikamızı deneme üretimine açtık" dedi.

alkazar
10-08-2008, 07:21
Kilit kralı fabrikayı taşıyor, büyük gayrimenkul projelerine giriyor

Kale Kilit dünya kilit sektöründeki en büyük 3 entegre tesisten biri. Şimdi rekor büyüklükte yeni bir fabrikanın yapımına başlıyor.



55 yıllık bir şirket. Kurucusu Sadık Özgür, kısa süre önce Onursal Başkanlık koltuğuna geçerek, Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı oğlu Sedat Özgür’e bıraktı. Kızlarından Sema Safiye Gürün ve Seza Sefa Çizer de yönetimde.
Fakat grupta yönetimle ilgili başka yenilikler de var. İki eski Koç Holding profesyoneli Kale’ye katıldı. Başka bazı holdinglerin de yönetim-istişare gibi kurullarında yer alan Cengiz Solakoğlu, Kale Endüstri Holding’in yönetim kurulu üyesi oldu. Koçbank ve Yapı Kredi’nin bir dönem genel müdürlüklerini yapan Kemal Kaya da yönetime katılıyor.

Gayrimenkul projeleri
Kale Endüstri Holding’in asıl işi Kilit. Bu konuda Türkiye’nin bir numarası, hem üretim hem ihracatta en önemli şirket. Suudi Arabistan, Rusya, Ukrayna, İran, Kazakistan, Cezayir, Romanya, Libya, Suriye, Irak gibi ülkelerde 50, bazılarında daha yüksek oranda pazar payına sahip.
Türkiye’de, böyle özel bir iş kolunda uzmanlaşmış şirket sayısı azdır. Kale Kilit, bunlardan biri. Genç patronu, kilit işinde de büyük yatırım ve yeniliklere hazırlanıyor.
Bununla birlikte, ilgisini çeken başka bir iş alanı da var; gayrimenkul! Bu röportajda, Kale Kilit, çok ciddi bir gayrimenkul portföyüne sahip... İstanbul- Güzelce’de, Topkapı’da, Çobançeşme’de, Firuzköy’de, Gürpınar’da çok büyük arazi ve arsaları var. Bunların bir ikisinde gayrimenkul projeleri başlamış.
Diğerleri için de hazırlık yapılıyor. Kale’yi önümüzdeki dönemde gayrimenkul sektörünün büyük oyuncuları arasında görebiliriz. Kale Kilit söz konusu olduğunda ortaklık ve satın alma tekliflerine çok soğuk bakan Sedat Özgür, gayrimenkul tarafında uzman şirketlerle ortaklıklara açık



Kale Kilit, başka sektörde de faaliyet gösteriyor mu?
Bizim kapı kilitleri ve çelik kapı üretimimiz var. Para kasaları, kapı pencere bağlantı elemanları, vida üretimi var. Yanı sıra dış ticaret bölümümüz de grubumuzda olmayan ürünlerin ithalatını üstlendi. Her şeyi bünyemizde yapmıyoruz. Onları da tedarik ediyoruz sektöre. Esas ana üretim alanımız, lokomotifimiz kilit üretimidir.
Bununla beraber gayrimenkul işimiz var. Zaman içinde aldığımız yerleri durum müsait oldukça, fırsat buldukça değerlendiriyoruz.
Ne yapıyorsunuz?
Genelde iş merkezi ağırlıklı çalıştık bugüne kadar, kiraya veriyoruz. Gelirleriyle bekleyen arazileri değerlendiriyoruz. Kendi içinde dönen bir sistem kurduk. 700-800 bin metrekare kapalı alanlı yerimiz var.
En son alışveriş merkezi (AVM) yaptık Güngören’de. Türkiye’nin en lüks AVM’lerinden birini yaptık. Altına bir tekerlek koyarak Etiler’e götürseler Türkiye’nin en lüks alış veriş merkezlerinden biri olur. 90 bin metrekare kapalı alanı, 120’nin üzerinde mağazası var. Türkiye’nin en büyük atriumu. Gündüz girdiğinizde sanki sokakta gezer gibisiniz. Mimarisi çok güzel. Kim, hangi dükkâna gitmek istiyorsa, çok kolay bulabiliyor.
Konut düşünmüyor musunuz?
Elimizde bulunan bazı arazileri de konutta değerlendirmek istiyoruz. 170 dairelik bir konut işimiz var Gürpınar’da. Villa ve daire yapıyoruz.
Önümüzdeki dönemde Güzelce’de başlayacak. Ayağa kalktığınızda denizi görebileceğiniz bir yerde bin dairelik bir projemiz var. Daha başlamadı ama bürokratik prosedürleri tamamlandı. Kendi içinde AVM’’si de olacak.
Sizin inşaat şirketiniz de var...
Grubumuzun işlerini yapıyor. Kale Yapı, gayrimenkul işlerinin sahibidir. Taşeronu da Kale İnşaat’tır.
Başka önemli gayrimenkulleriniz var mı?
Topkapı’da Yeşil Kundura Fabrikası’nın yerini almıştık. Arkasında da Man Fabrikası vardı. Orayı daha önce almıştık. Bir de tekstil fabrikası yeri almıştık. Şimdi orada 44 bin metrekare arazimiz oldu. 2010’un içerisine programlıyoruz. Oraya bir gayrimenkul projesi geliştireceğiz. Ofis ve rezidans da olabilir. Mimarlarla görüşüyoruz. Enteresan bir yer olacak.
Çobançeşme’de açık oto pazarının yeri bizim. Orası da aşağı yukarı 10 bin metrekaredir. Proje geliştirmeyi düşünüyoruz. Orası da ofis ve otel olur. İki bloklu bir şey de olabilir. Geçen hafta iddialı bir mimarla görüştük. Bize bir hazırlık yapacak.
Firuzköy yolu üzerinde BMV Borusan’ın karşısında 436 dönüm vardır. Orada belki rezidans tarzı bir şey olabilir. Bunların hepsi gündemimizde. Sanıyorum 6 ay, 1 yıl içinde bunları nasıl geliştireceğimizin planları netleşmiş olabilir. Bir gayrimenkul yatırım ortaklığına gidebilir, belki bir ortaklık olabilir, bir fonla da olabilir.
Peki sektör için biraz sıkıntı olduğu söyleniyor. Siz bu kadar proje geliştiriyorsunuz....
İnşaatta da bir durulma vardı ama önü açılmış sayılır. Kapatma davası olumlu bitti. Tedirginlik geçiyor. Türkiye büyüdüğü sürece, inşat sektörü de büyüdüğü sürece biz de büyüyeceğiz.
Bu fabrikayı taşımayı düşündüğüzü açıklamıştınız....
Güngören’deki kilit fabrikasını Çerkezköy’e taşıyacağız. Buraya (Güngören) geldikten sonra 100 dönüm arazi almıştık. Bir kısmını kendimize ayırdık, diğerlerini parsellemiştik ama bu fabrikada zaman içinde sıkışmaya başladık.
Elimizdeki diğer binalara da makineler koyduk ama taşımacılık çoğaldı. Buraya sığamaz duruma geldik. Şehir içinde kaldık. Buranın avantajları da var. İşçi bulmak kolay, evlerimize yakın ama gitmeye mecburuz.
Çerkezköy’e taşınırsak çelik kapı ve zırhlı kasaları burada kalacak. Kilit ve pencere aksesuarları üretimi Çerkezköy’e gidecek.
380 dönüm fabrika arazisi aldık. Bu fabrikayı herhalde bitirince metrekare olarak dünyanın en büyük kilit fabrikası olacak. Tek bir alanda bu büyüklükte bir kilit fabrikası yok. Hedeflerimiz var.
Dünyada daha iyi yerlere gelmek istiyoruz, birinciliğe de oynuyoruz, odaklanmış durumdayız. Türkiye pazarının yüzde 70’e yakınını biz karşılıyoruz. Teknolojiyi hiç geri bırakmıyoruz. Ar-Ge’miz tam gaz çalışıyor. Çok sürpriz şeyler olacak.
Nasıl bir sürpriz?
Elimizdeki proje gelişirse, cep telefonu ile belli şifreleri vererek uzaktan kapınızı açabileceksiniz. Bu bir elektronik sistem, bir program. Turkcell ile çalışıyoruz. Vodafone ile başka bir çalışmamız devam ediyor. Bütün sistemlerinde bizim kilitlerimizin kullanılacağı, bilgi işlemlerini koruyan bir sistem... Şu an çok ham.
İhracatınız nasıl?
Yurtdışına asıl ciddi ölçekte açılmamız İran ve Irak’la, Özal’ın hamlesiyle başladı. O zaman gayet güzel siparişler aldık. Zaman içinde kendimizi yeniledik, ödün vermedik, en iyi makineleri getirdik. Ortadoğu’ya açıldık. İhracat departmanı kurduk. Çok seyahat ettim. 90’dan fazla ülke gezdim. Biniş kartlarım 3-5 bini geçmiştir. Kale Kilit’i tanıttık.
Afrika’nın en ufak ülkelerinden Güney Amerika’ya kadar kilitlerimizi görebilirisiniz. 100’ü aşkın ülkeye ihracat yaptık, her yıl 60’tan çok ülkeye ihracatımız oluyor. Türkiye’nin kilit ihracatının yüzde 70’ini yapıyoruz. Bu yl yüzde 80’i bile bulabilir. Türkiye’de 15-20 irili ufaklı kilit fabrikası var. Rolex saate pim üreten makinelerle bize kilit pimi üreten makineler aynıdır. Bu yüzden rolex kalitesinde üretim yaptığımızı söyleyebiliriz.
Size de ortaklık teklifi geldi mi?
Geldi. Dünyanın en büyük kilit fabrikası, İsveç kökenli Assa Abloy’dan geldi. Bize ilk 1999’da gelmişlerdi. “Yüzde 100’ünü satın alırız, prensibimiz bu. Türkiye ve siz ilgimizi çekiyorsunuz” dediler. O teklifi kabul etmedik. Fabrikamızı satma düşüncemiz yok. Çok üstümüze geldiler ve gördüler ki sıcak bakmıyoruz.
Babama, fuarda ‘Gün gelecek bu fabrikayı bize vereceksiniz, bütün dünyada alıyoruz, siz tek başına kalacaksınız’ dediler. Ama satmamakla daha iyi ettik. Babam, ‘İyi para verirlerse kurucusu olduğum halde satarım, otomotiv fabrikası kurarım’ dedi. Hepimiz karşı çıkmıştık.
Bu son birkaç yılda gelmedi mi?
Son yıllarda da geldi. Yüzde 100 satın alma istiyorlar. Biz şu anda o işe sıcak bakmıyoruz. Yapacağımız daha çok işler var. Kendi konumuzda gelişiyoruz.
Elektronik kilitlere doğru yönleniyoruz. Şimdiye kadar ağırlıklı olarak mekanik kilit yaptık. Üretim mallarını hammaddeyi sürekli içerden alırız. Dışardan daha iyi teklifler de gelse içeriyi tercih etmeye çalışırız. Girdilerimizin yüzde 90’ını içerden alıyoruz.
Teknolojimiz, makine parkımız İtalyan ve İsviçre ağırlıklı. Çok hassas, seri ve kaliteli makineler. Türkiye’de kilit normları ağırlıkla İtalyandır. Kendi geliştirdiğimiz kilitler de var. Patentini alıyoruz. Her yıl geliştiriyoruz. Faydalı modelini de alıyoruz. Kilitlerimiz çok taklit ediliyor, mecbur olduk.
Dışarıda üretim var mı?
Almanya’da aldığımız bir kilit fabrikası vardı, küçük ortağımıza devrettik. Yeri binası bize ait, Düsseldorf’ta. Ekonomik değildi. Dışarıda yatırımı düşünmedik.
Çin’de ofisimiz var ama ağırlıkla Kale’nin 5-6 yıl önce yaptığı malların taklitleri çıktı, onları kovalıyor. Taklit mallar bazı ihracat pazarlarına girebiliyor. Bunun üzerine hızlı gittik. Araştırmacı ekipler var, kiraladık, gümrüklerle görüştük.
Marka imajını bozduğu için bunu yapmak zorundaydık. Neredeyse kökünü kuruttuk. Çok mallarını yakalattık. Şimdi yapamaz duruma geldiler. Kale Kilit üreten fabrikayı bile gezdim. Müşteri gibi gittim.
Birçok sektörde ucuz işçilik ülkelerinde üretim yaptırma eğilimi var...
Dışarıda üretim, ileride olmaz demiyorum, şu anda yok. Kalitemize çok güveniyoruz. Türk cumhuriyetlerinde çok iyiz. Kazakistan’da bir numarayız. Ama o civarda üretim yatırımı şimdilik gündemimizde yok.
Ne kadarlık bir yatırım planı var gündeminizde?
2009’a kadar 100 milyon doları geçen bir yatırımımız olacak. İki arazi aldık. 40 milyon dolar. Fabrika binası 30-40 milyon dolardan aşağı çıkmaz. 10 küsur milyon eruo’luk makine siparişi verdik. İnşaat yatırımları var. Güzelce projesi 100 milyon doların altında değil.
Gürpınar’da fabrikayı taşımak için 150 bin metrekare yer almıştık fakat çok konut bölgesi oldu ve fabrika yapmaktan vazgeçtik. Onu da konut olarak değerlendireceğiz. Satın almak isteyenler, ortak yapmak isteyenler var.
Kale Kilit, gayrimenkulde ciddi bir yatırımcı olacak gibi gözüküyor.
Sistemi güzel kurarsak gayrimenkul tarafı da gelişebilir. Önümüzdeki dönemde gayrimenkul yatırım ortaklığı kuruluşu gerekebilir.

Cengiz Solakoğlu, Kemal Kaya Kale Endüstri’nin yönetiminde
Hissedarlık yapısı nasıl?
Kale Kilit bir aile şirketi. Babam kurucusu. Dört kardeşiz, üçü kız. Annem de hayatta. Kız kardeşlerden ikisi yönetim kurulunda. Küçük kız kardeşimin çocukları ufak, onlarla ilgileniyor. Halka açılma planımız şimdilik yok.
Yönetimde profesyonel var mı?
Ceniz Solakoğlu yönetim kurulu üyesi ve danışmanı oldu. Eski Koçbank ve Yapı Kredi Genel Müdürü Kemal Kaya da danışman ve yönetim kurulu üyesidir. Bu konuda çalışmalarımız var.
Sosyal sorumlulukta neler yapıyorsunuz?
Babam Sadık Özgür Sivas-Divriği’den. Annem Rodoslu. Sadık Bey ilk olarak ekonomik olarak zayıf ama başarılı çocukları getirerek İstanbul’da yatılı okutmakla başladı. Divriği’de bir ilkokul, sonra bir ortaokul, daha sonra meslek ticaret lisesi, bir öğrenci yurdu yaptı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağlı Divriği Maden Yüksek Okulu’nun binasının tamamına yakınını yaptı.
Yine Divriği’de ilçe hastanesi için röntgen cihazı aldık. Belediye’ye, Gazi Lisesi’ne araçlar aldık.
Babam, kendi köyüne 15 km’den içme suyu getirtti. Divriği’de 100 yataklı bir hastane yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde temelini atıyoruz. Protokolü imzalandı. Sadık bey, İstanbul’da 8 katlı bir bina alarak köyünün vakıf binası olarak verdi. Kirasından gelen paralarla vakıf dönüyor. 55 öğrenciye bu vakıf aracılığıyla 10 yıldır burs veriliyor. Yaşlı, yoksul kimselere destek oluyoruz.




Kendini imha eden kilit
Kilit teknolojisinde başka sürprizler var mı?
Elektronik kilit için çalışmalar yapıyoruz. Yüksek güvenlikli kilitler geliştiriyoruz. Oteller, hükümet binaları, askeri binalar, uçak kokpit kapıları, konsolosluk binaları...
Çelik kapı hırsızlık problemlerini çözmedi. Bir çareniz var mı?
Çelik kapıyı biz başlattık. Kalitemizden ödün vermedik. Piyasada boru işi yapan da kapıya girdi ama kilitlerini yine bizden alıyorlar. Güvenli olduğunu söylemek zor.
Kilit sisteminde yenilikler var mı?
Yeni bir kilit çalışmamız var. Piyasaya verdiğimiz zaman hırsızların ağırlıklı açma yöntemlerinden birini tamamen kaldırıyor. Kırsa da mekanizmasını açamayacak. Kapı kendini bloke ediyor. Çalışmaları bitti. Patentleri alınıyor. OBS (otomatik blokaj sistemi) dediğimiz bu sistemli kilit, anahtarı dışında herhangi farklı bir cisim sokulduğunda yarım turda kendini imha ediyor. Yabancı cisimi fark ediyor. Bozuluyor ve açılamıyor. Ancak matkap kullanması gerekir.
Kumandalı giriş sistemi X10 tamamen yerli üretimle gerçekleştirildi. X3 ürününde uzaktan kumanda ile tüm elektronik cihazları yönetebilmek mümkün.
Bir de çelik takviyeli barel kitimiz var. Kırmaya karşı çok güçlendirilmiştir.
Kutularımıza yeni bir sistem getirdik. Sigara gibi ilk alıcısı ilk açanıdır. Dolayısıyla anahtar kopyalaması için bir güvencedir. Kutu açılmışsa bu tehlike vardır.



Sedat Özgür kimdir?
İş hayatına 1984 yılında aile şirketi Kale Endüstri Holding’de başlayan Sedat Özgür, şirketlerde ihracat ve ithalat departmanlarının yönetimi, genel müdürlük gibi görevlerde bulundu. Grubun teknoloji yatırımlarıyla ilgili araştırma geliştirme faaliyetlerini organize etti ve yatırımların hayata geçmesini sağladı.
1990’da Kale Kilit Yönetim Kurulu Üyesi Murahhas Üyeliği’ne seçildi. 2001- 2008 yılları arasında Kale Endüstri Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. 2008 yılından itibaren Kale Endüstri Holding AŞ Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla grubun bütün şirketlerinin yönetimini yürütüyor.



Rakamlarla Kale Kilit
- Kapı kilitleri, çelik kapı ve kasalar, kapı pencere bağlantı elemanları üretiyor
- Kale Endüstri Holding’ın altında 7 şirket var
- 2007 yılında 235 milyon dolar ciro yaptı
- 2008 hedefi 285 milyon dolar
- 2007’de 20 milyon adet kilit üretti
- 2008’de 27 milyon üretim hedefliyor
- Çalışan sayısı 2 bin 500
- 2008 yılı yatırım planı 100 milyon dolar



Kale Kilit’in gündemi
- İstanbul- Güzelce’de bin dairelik bir proje başlayacak
- Topkapı’da Yeşil Kundura Fabrikası’nın yerinde büyük bir gayrimenkul projesi geliştirecek
- Çobançeşme’de açık oto pazarının yerine ofis ve otel planlıyor
- Firuzköy’de bulunan 436 dönüm arazisine rezidans tarzı bir proje planlıyor
- Güngören’deki kilit fabrikasını Çerkezköy’e taşıyacak, 380 dönüm arazi aldı.
- Gürpınar’da 150 bin metrekarelik arazisi üzerinde konut projesi geliştiriyor
- Kilit geliştirdiği yüksek güvenlikli modelleri piyasaya verecek.
- Strateji departmanı kurarak, farklı iş kollarını değerlendirecek

alkazar
11-08-2008, 02:37
Durgunluktan ürkmedi, káğıda 400 milyon dolar daha yatıracak

Son iki yılda káğıt ve ambalaj sektörüne yaptığı yatırımlar 400 milyon doları bulan Eren Holding, birkaç yıl içinde 400 milyon dolarlık daha yatırım yapmaya hazırlanıyor. Modern Karton Genel Müdürü Hamdullah Eren, durgunluk döneminde bile 1 milyar dolara yakın yatırım yapmalarını ’Türkiye’nin ve sektörün geleceğine güvenmek’ sözleriyle açıklıyor.

EREN Káğıt, Modern Karton ve Modern Ambalaj olmak üzere kağıt sektöründe üç şirketi bulunan Eren Holding, son iki yılda bu sektörde yaptığı 400 milyon dolarlık yatırıma ek olarak önümüzdeki yıllarda 400 milyon dolarlık daha yatırım planlıyor. Modern Karton Genel Müdürü Hamdullah Eren, dünyada ve Türkiye’de durgunluk yaşanan yıllarda 800 milyon doları bulan yatırımları, ’Türkiye’nin ve sektörün geleceğine güvenmek’ sözleriyle açıklıyor. Son iki yılda yapılan 400 milyon dolarlık yatırımın 365 milyon dolarının Modern Karton’un yeni káğıt makinasına yapıldığını aktaran Eren, dünyanın en ileri teknolojisine sahip ve büyük şirketlerinden biri olduklarını söyledi.

Yeni yatırım planları

Söz konusu makinanın 4’üncü káğıt makinesi olduğunu hatırlatan Eren, "Bu kadar büyük bir yatırım yaptık ama 5’inci kağıt makinesiyle ilgili planlara da başladık. Çorlu’da mı olacak başka bir yerde mi bunun fizibilitesini yapıyoruz. Kesinlikle Marmara Bölgesi’nde olacak" dedi. Modern Ambalaj’ın da 2 farklı noktada yatırım planladığını açıklayan Eren "Bu yatırımlardan biri Marmara’da olacak, diğeri için ise henüz karar vermedik. Önümüzdeki bir kaç yılda yapacağımız yeni yatırımların tutarı da 400 milyon doları bulucak" diye konuştu.

Yüzde 250 büyüdü

1980’de káğıt sektörüne girdiklerini belirten Hamdullah Eren Modern Karton’la ilgili şu bilgileri verdi: "Çorlu’da 24 bin ton üretim kapasitesine sahip olan bir tesisimiz vardı. Bu oluklu mukavva kağıdı üretiyor. 1991 yılında ikinci káğıt makinesi devreye girdi. 2000’de devreye giren üçüncü makineyle kapasite 300 bin tona çıktı. Nisan 2008’de ise dördüncü kağıt makinesi devreye girdi ve kapasite 700 bin tona çıktı. Bu rakam, Türkiye’nin oluklu mukavva káğıdı ihtiyacının yüzde 50’sine denk. Kapasite ve teknolojide dünyanın en ileri tesislerden biriyiz. Türkiye’nin oluklu mukavva kağıdı ihracatının hemen hemen tamamını Modern Karton yapıyor. Türkiye’de ambalaj büyük bir sektör. Modern Karton pazardan daha hızlı büyüdüğü için ihracata da yöneliyor. 2008’de ihracatımız yüzde 250 artarak 100 bin tonu bulacak ve 2009’da da yüzde 100 artışla 175-200 bin tona çıkacak."

Bir ton atık káğıt 5 ağacı kurtarıyor

EREN Káğıt’ın atık káğıt toplamasının önemine işaret eden Hamdullah Eren şöyle konuştu: "Türkiye’deki tüketim alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte bizler atık kağıtları yerinde, alıyoruz. Avrupa’da yüzde 75 olan geri dönüşüm oranı Türkiye’de yüzde 45. Bu düşük bir oran. Eğitim ve gelir seviyesinin yükselmesiyle geri dönüşümle ilgili hassasiyet artıyor. Evlere girmeye çalışıyoruz. Farklı renkte çöp torbaları ile kağıt, metal, plastik ve diğer çöplerin kaynağında ayrıştırılmasını teşvik ediyoruz. Káğıdın diğer atıklarla karışmadan, elyaf özelliğini yitirmeden toplanması çok önemli. Dünyanın kaynakları sonsuz değil. Bunları geri dönüştürmek önemkazanıyor. Topladığımız her 1 ton atık kağıtla 8 metre boyunda 40 santimetre çapında 5 ağacın kesilmesine engel oluyoruz. Yıllık ihtiyacımız 800 bin ton. Çevreye, ormana ve ekonomiye önemli katkıda bulunuyoruz."

Ambalajda 5’inci tesis de geliyor

EREN Holding’in káğıt sektöründe Eren Káğıt, Modern Karton ve Modern Ambalaj olmak üzere üç şirketi bulunuyor. Eren Káğıt, Modern Karton’un ihtiyacı olan atık kağıdı topluyor ve bununla ilgili organizasyonu gerçekleştiriyor. Modern Karton oluklu mukavva káğıdı üretimi yaparken, Modern Ambalaj da 4 tesiste oluklu mukavvadan ambalaj üretimi gerçekleştiriyor. Çorlu, Silivri, Bursa ve Manisa’daki tesislere, Kayseri’de yapılan ve ekim ayında devreye girecek 20 milyon dolarlık yatırımla 5’incisi eklenecek.

Yabancı taliplere ’hayır’ diyoruz

HAMDULLAH Eren, yabancı yatırımcılarından teklifler aldıklarını ancak böyle bir ortaklık düşünmediklerini belirterek şunları söyledi: "Yabancılar gelip talip oluyorlar ama eğer bir ortaklık yapacaksak, bu sadece finansal bir ortaklık olmamalı. Ortağın para dışında da bize yeni bir vizyon kazandırmak ya da üçüncü pazarları açmak gibi bir takım katkıları olmalı."

Ormana dayalı káğıtların tamamı ithal ediliyor

HAMDULLAH Eren Türk káğıt sektörüne ilişkin şu bilgileri verdi:

Türkiye’de ormana dayalı kağıtların tamamına yakını, gazete káğıdı da dahil ithal ediliyor.

Ormanlar devletin kontrolünde olduğu için özel sektör ormana dayalı yatırım yapamıyor.

Girişimci hammaddeye ulaşımda sıkıntı olan sektöre yatırım yapmaz.

Türkiye’de 2007 yılında toplam 4.5 milyon ton káğıt tüketildi.

2.3 milyon ton üretim yapan Türkiye, ürettiği kadar káğıdı ithal ediyor.

Tüm sektörler zorda

AMBALAJ sanayinde faaliyet gösterdikleri için hemen her sektör için üretim yaptıklarını belirten Hamdullah Eren "Türkiye’deki belirsizlik ve kurlardaki durum yerli girdisi yüksek olan sektörleri ciddi anlamda sıkıntıya sokuyor. Özellikle küçük ve orta boy işletmelerin zorlanmasına neden oluyor. Elbette kur her şeyin ilacı değil ama değerli YTL büyük sorun yaratıyor" dedi.

alkazar
26-08-2008, 09:23
hollandalı gayrimenkul şirketi corio , İskenderun projesinin ardından
mersin'in ilçesi tarsus'ta 50 milyon euro yatırımla yeni bir alışveriş merkezi (avm) yatırımı yapacağını duyurdu.
türkiye'de bundan başka 10 alışveriş merkezi daha işleten corio'dan yapılan açıklamaya göre, tarsus'un ilk alışveriş
merkezi olma özelliğini taşıyan projeye bu yılın son çeyreğinde başlanacak ve 2011'in ilk yarısında tamamlanacak.
alışveriş merkezi 25,000 m2 kiralanabilir bir alan üzerinde acteeum grup ortaklığıyla inşa edilecek.
corio türkiye ve acteeum grup, türkiye genelinde toplam 300 milyon euroluk yatırım değeri taşıyan alışveriş
merkezleri inşa etmeyi hedefliyor.
corio türkiye ceo'su koray özgül, acteeum grup tarafından yürütülecek projenin yüzde 100 hissesinin corio
türkiye'ye ait olacağını söyledi.
corio'nun amsterdam borsasına yaptığı açıklamaya göre projenin tamamlanması sonrasında getirinin en az yüzde
8 olacağı bildirildi. bu getiri corio'nun türkiye'de yaptığı diğer yatırımlarla da paralellik gösteriyor.
hollanda dışında fransa, İtalya, İspanya ve türkiye'de de faaliyet gösteren corio'nun 7 milyar euro değerindeki
yatırımlarının yüzde 84'ü alışveriş merkezlerinden oluşuyor. alışveriş merkezlerine odaklı bir strateji izleyen corio
alışveriş merkezlerinin kiralama ve yönetimini kendisi yaparak bu gayrimenkullerin değerini daha da arttırmayı
hedefliyor.
corio türkiye, İstanbul akmerkez'in yüzde 46,92, denizli teras park'ın yüzde 40, adapazarı ada'nın yüzde 100,
İstanbul akasya projesinin yüzde 7, İstanbul akkoza alışveriş merkezinin yüzde 50, ankara 365'in yüzde 100 ve
tekirdağ tekira'nın yüzde 100'üne sahip bulunuyor. corio, devam eden projeleri arasında yer alan anatolium
bursa'nın, malatya ve İskenderun projelerinin de yüzde 100 yatırımcısı durumunda bulunuyor.

alkazar
28-08-2008, 20:14
Borasco Elektrik 500 milyon euro yatırımla santral kuracak

Borasco Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş., Türkiye piyasasında elektrik üretimi ve ticareti amacıyla 890 MW kurulu güce sahip doğal gaz kombine çevrim santrali yatırımı gerçekleştireceğini açıkladı. Samsun'da, Karadeniz kıyısında ve Mavi Akım doğalgaz boru hattı çıkış noktasının yakınında inşa edilecek projenin toplam 500 milyon Euro'nun üzerinde bir yatırımla gerçekleştirileceği bildirildi.
2007 yılında sanayici Celal Metin yönetimindeki Met Group tarafından Türkiye'de enerji sektöründe yatırımlar yapmak amacıyla kurulan ve EPDK tarafından Şubat 2008'de 49 yıllık üretim lisansı alan Borasco Elektrik'e, 2008 yılının Mart ayında global yatırım bankası Lehman Brothers, yüzde yüz iştiraki olan Turcap Investments ile yüzde 50 oranında ortak olmuştu. Konuyla ilgili yapılan açıklamada kurulacak enerji santralinde, Türkiye'de ilk defa son teknoloji ürünü olan General Electric 9FB ekipmanları kullanılacağı, proje inşaatına bu yıl başlanmasının ve santralin de 2010 yılının sonunda faaliyete geçmesinin planlandığı belirtildi.

LEHMAN BROTHERS ENERJİ SEKTÖRÜNE İLGİLİ
Borasco Elektrik ve MET Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Celal Metin, projeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "En son teknolojiye sahip olan Borasco Elektrik Doğal Gaz Enerji Santrali, yüksek verimliliği ve düşük emisyon değerleri ile uzun yıllar boyunca Türkiye enerji sektörünün önemli bir yapı taşı olacaktır. Yatırımımızı şu an bulunduğu aşamaya getirmek bizler ¬için oldukça güç, bir o kadar da heyecan verici bir süreçti. Hepimiz, gurur duyacağımız bu tesisin en kısa zamanda başarılı bir şekilde faaliyete geçmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu.
Lehman Brothers Türkiye CEO'su Uzay Kozak da, "Bu ortaklık, Lehman Brothers'ın Türkiye'ye ve yerel enerji sektörüne olan inancını göstermektedir. Bu heyecan verici projenin başlangıç aşamasında Met ile bir araya gelmekten ve deneyimleriyle Borasco'nun başarısına katkıda bulunacak olan OMV ile ortaklık kurmaktan dolayı kıvanç duymaktayız" dedi.

alkazar
30-08-2008, 09:33
İhlas Madencilik’ten Salihli’ye 20 milyon dolarlık yatırım

İhlas Madencilik A.Ş., Salihli’de cevher zenginleştirme tesisi kurmak üzere çalışma başlattı.

Tesisin 2009 yılında faaliyete geçeceği ve 20 milyon dolara mal olacağı bildirildi. İhlas Madencilik Genel Koordinatörü Macit Birlik, Salihli ve yöresinin altını bol olarak bilinen bir saha olduğunu belirterek, "Burada yıllardan beri yeterli çalışmalar yapılmamış. Biz sondaj çalışmaları yaparak 1577 metrede 1900 numune bulduk. Bu numunelerin 400’ü üzerinde çalışma yapabildik. 1500 numune üzerinde ise çalışmalarımız devam ediyor. 420 hektarı ruhsatlı 45 hektarı çalışma alanı olan sahada 111 milyon 540 bin ton rezerve rastlandı. Bu rezervin 21.19 tonu altın, 452.85 tonu gümüş olduğu belirlenmiştir. Ayrıca 644.500 ton titanyum, 24 bin 500 ton zirkonyum, 6 bin 172 bin ton demir, 25 milyon 600 bin ton kuvars metalleri söz konusudur. Bu rezervin toplam metal değeri yaklaşık 4.5 milyar dolardır. Böylece yurdumuzda ekonomimize 3 milyar dolar katkı sağlayacağız" dedi.

Laboratuvar kurulacak

Bölgede teknoloji geliştirme merkezi laboratuvarı da kuracaklarını aktaran Macit Birlik, eylül ayında başlayacak laboratuvar yatırımının maliyetinin 2 milyon dolar olduğunu ifade etti. Macit Birlik, İzmir’in Urla ilçesinde kurulacak Ar-Ge merkezinin bilimsel çalışmalar yanında madencilikte arama ve araştırmaya yönelik projelerin hazırlanacağı bir tesis olacağını da dile getirdi.

Siyanür kullanmıyoruz

İhlas Madencilik İcra Kurulu Başkanı Orhan Güçkan, 2 yıldır üzerinde çalıştıkları bir teknoloji ile Salihli’de üretim yapacaklarını kaydederek, "Biz kesinlikle siyanür ile maden üretimi yapmıyoruz. Sart ve yöresi ülkemiz için büyük önem arz etmektedir. Çünkü 500 yıl önce Sart’ta altın ve gümüş olduğu için dönemin insanları evlerinin çatısında bile altın ve gümüşten kaplıyorlardı" dedi. İhlas Madencilik A.Ş. Genel Müdürü Yavuz Özgün de, tesisin kurulması için ilk adımı 2007 yılında attıklarını söyledi. Özgün, ilk ruhsatı Hakkari Çukurca bölgesi için aldıklarını, burada krom madeni işlediklerini, bugün 100’e yakın arama ruhsatına sahip olduklarını dile getirdi.

alkazar
03-09-2008, 02:15
Akçansa 30 milyon dolara atık gazdan enerji üretecek

Sabancı Grubu bünyesindeki çimento, hazır beton ve agrega üreticisi Akçansa, Çanakkale’deki tesisinde atık sıcak gazlardan elektrik üretimi ve rüzgar santrali projesi için 30 milyon dolarlık yatırım yapacağını açıkladı.

Akçansa Genel Müdürü Hakan Gürdal, enerji tesislerinin bitmesinin ardından üretim tesislerinde ek yakıt harcamayacaklarını, atmosfere bırakılan gazlardan elektrik üretecek santralin 15 megavat kapasitesi olacağını söyledi. Çanakkale’de 10 megavatlık rüzgar santrali projesi için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna (EPDK) gerekli müracaatı yaptıkları bilgisini de veren Gürdal, her iki santralin Çanakkale’deki fabrikanın 50-55 megavatlık enerji ihtiyacının yarısını karşılayabileceğini aktardı. Gürdal, her iki projenin de gelecek yıl devreye alınacağını kaydetti.

30 milyon dolarlık yatırım

Gürdal, bu yılki yatırım bütçelerinin 60 milyon YTL olduğunu ve bunun 20 milyon dolarını yılın ikinci yarısında yapacaklarını aktararak, 30 milyon dolara mal olacak enerji yatırımlarının bu yılki yatırım bütçelerinde yer almadığına işaret etti. Gürdal, yılın ikinci yarısında dört beton tesisi daha açacaklarını ve bir agrega ocağını daha devreye alacaklarını dile getirdi. Gürdal, yılın ilk altı ayında 405 milyon YTL ciro yaptıklarını, yıl sonu ciro hedeflerinin ise 850 milyon YTL olduğunu açıkladı. Gürdal, Türkiye çimento pazarında geçen yıl yüzde 10 olan pazar paylarını, bu yıl yüzde 14’e çıkardıklarını da aktardı.

alkazar
04-09-2008, 07:20
Global'den Şırnak'a 400 milyon dolarlık santral yatırımı

Global Yatırım Holding'in iştiraklerinden Galata Enerji Üretim A.Ş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na, Şırnak bölgesinde yakıt teminini yine Holding iştiraklerinden Geliş Madencilik Enerji İnşaat Ticaret A.Ş.'den sağlayacak 270MW gücünde asfaltit bazlı elektrik santrali kurmak amacıyla üretim lisansı başvurusunda bulundu. Global Yatırım Holding Enerji Grubu Başkanı Saygın Narin, gerçekleşen satın almanın Global Yatırım Holding'in Güney Doğu illerindeki üçüncü projesi olduğunu söyledi. Narin, "Şırnak ilindeki asfaltit yataklarından beslenecek projenin 36 ay gibi kısa bir sürede, yaklaşık 400 milyon dolar toplam yatırım ile üretime geçmesini planlıyoruz. Akışkan yatak teknolojisinin kullanılacağı yatırımımız, Avrupa Birliği çevre standartlarına göre projelendirilmiştir" dedi. Alınacak lisansa bağlı olarak Galata Şırnak Santrali'nin inşaatına 2009 yılında ve ilk elektrik üretimine de 2012 yılında başlanması planlanıyor. Santralın yıllık 1,575 GWh elektrik enerjisi üretmesi bekleniyor. Global Yatırım Holding enerji, altyapı ve finansal servisler olmak üzere üç temel faaliyet alanında faaliyet gösteriyor.

alkazar
07-09-2008, 03:19
Sanko, Yedigöze Barajı’nı 600 milyon dolara bitirecek


Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, yenilenebilir enerji üretimi yapan hidroelektrik santralların büyük önem taşıdığını belirterek, "İmamoğlu Ovası sulaması ile yeni bir Çukurova oluşmasını sağlayacak Yedigöze Sani Bey Barajı ve HES, 600 milyon dolara mal olacak" dedi.

Sanko Holding şirketlerinden Yedigöze Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ tarafından inşa edilen Yedigöze Sani Bey Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nde (HES), derivasyon tünellerine su verildi.

Çevre dostu

Konukoğlu, Adana’nın Aladağ, İmamoğlu ve Kozan ilçeleri arasında, Seyhan Nehri üzerinde sulama ve enerji amaçlı olarak projelendirilen Yedigöze Sani Bey Barajı ve HES’te bundan sonraki süreçte enerji santralı binası, su alma yapısı ve gövde inşaatının yapılacağını belirtti. Konukoğlu, şöyle konuştu: "İmamoğlu Ovası sulaması ile yeni bir Çukurova oluşmasını sağlayacak Yedigöze Sani Bey Barajı ve HES, 600 milyon dolara mal olacak. Enerji ihtiyacının kesintisiz, kaliteli, güvenilir, ekonomik ve çevreyi mümkün olan en az düzeyde etkileyecek şekilde karşılanması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında temiz, çevre dostu ve yenilenebilir enerji üretimi yapan hidroelektrik santraller büyük önem taşıyor."

Sanko Holding’in rüzgar enerji santralı da kurduğunu anımsatan Konukoğlu, "Dağlardaki rüzgarın esintisini, nehirlerdeki suyun serinliğini enerji olarak evlere, iş yerlerine, yaşam alanlarınıza getireceğiz" dedi. Abdulkadir Konukoğlu, enerji yatırımlarının özel sektöre açılması sonrasında "su akar, Türk bakar" anlayışının yerini, "su akar, Türk yapar" anlayışına bıraktığını sözlerine ekledi.

alkazar
07-09-2008, 13:04
Avustralyalı Goodman Türkiye'de 5 yeni lojistik merkezi kurmayı planlıyor

Türkiye pazarına 300 milyon euroluk yatırımla geçen yıl sonunda giren küresel gayrimenkul grubu Goodman, Türkiye'de gaza basacak. 50 milyon euroluk ilk yatırımını İzmit'te gerçekleştiren Goodman'ın projeleri arasında, Hadımköy, İzmir, Bursa, Gebze ve Orhanlı'da 500 bin metrekare büyüklüğünde lojistik merkezleri yapmak yer alıyor. Goodman'ın Avrupa Lojistik CEO'su Danny Peters, "Kredi krizine rağmen güçlü getirilerimizle büyümeyi başardık. Türkiye bu büyümenin ardındaki anahtar bölgelerimizden biri. Buraya gelen bir çok yabancı şirket özellikle perakendeciler, uluslararası standartlarda ofis yeri, depo gibi yatırımlara ihtiyaç duyuyor. Biz de projelerimizin sayısını artırarak kalıcı olacağımızı anladık" dedi.

Büyük şirketler müşterimiz
Avustralya'nın borsaya kote olmuş en büyük endüstriyel gayrimenkul yatırım fonu Goodman, Türkiye'de endüstriyel gayrimenkul sektörünün lideri olmayı hedefliyor. Türkiye'de lojistiğin yanı sıra büyük ofis projeleri, endüstriyel depolar gibi bir çok projeyle ilgilendiklerini anlatan Peeters, "Türkiye giderek büyüyen ekonomisi, dinamik nüfusu ve artan satın alma gücüyle yabancı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ediyor. Bizim amacımız da bir yandan bu yabancı şirketlerin global standartlarda ihtiyaçlarını karşılamak diğer yandan da yerel pazara da entegre olup kalıcılığımızı artırmak dedi.
Peeters şöyle devam etti: "Sadece uluslararası değil, yerel şirketlerin de bu tür tesislere ihtiyacı var. Türkiye ekonomisi hızla büyüyor ve uluslararası şirketler de Türkiye'ye geliyor. Bu tür ihtiyaçları olan ve yurtdışı ilişkisi bulunan çok sayıda şirket ile anlaşmak için görüşme halindeyiz. DHL, Sony, Amazon gibi büyük müşterilerimiz var. Kiralamada ise seçim yaparken yabancı ve yerli firmalara yarı yarıya alan ayıracağız."

Marmara'ya odaklandık
140 bin metrekarelik İzmit Projesi'ni tamamladıklarını söyleyen Peeters, "Türkiye'nin en büyük şirketlerinden biriyle çalışıyoruz. Yakında kamuoyuna açıklayacağız" dedi.
Bundan sonra 5 yeni projeyle ilgilendiklerini anlatan Peeters, "Her bir projenin büyüklüğü 50 milyon euroluk olacak. 10 ay içinde yeni projelere başlamayı planlıyoruz. Bir çok projeyle daha ilgileniyoruz. Türkiye'de uzun soluklu planlarımız var" dedi.
Dünyada en küçük projelerinin 20 bin metrekarelik inşaat alanına sahip olduğunu söyleyen Peters, özellikle Marmara Bölgesi'nde yatırıma odaklandıklarını ve arsa aramaya devam ettiklerini de sözlerine ekledi.

Goodman Grubu'nun piyasa değeri 11.8 milyar euro
- Goodman International Limited ve Goodman Industrial Trust birleşik işletmelerinden oluşan Goodman Grubu'nun piyasa değeri yaklaşık olarak 11,8 milyar Avustralya doları.
- Şirket, Avustralya Menkul Kıymetler Borsası'nın en büyük endüstriyel gayrimenkul grubu ve endüstriyel ve iş alanı varlıkları konusunda küresel ölçekte ikinci en büyük kote edilmiş fon yöneticisi konumunda.
- Goodman'ın, 20 ülkede, 30 ofiste, 1290'dan fazla çalışanı var.
- Şirketin İngiltere, Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Fransa, İspanya, İtalya, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Türkiye ve Macaristan'da ofisleri bulunuyor.
- Geçen yıllarda Arlington Securities, Eurinpro international, Akeler ve Rosemound Developments şirketlerini bünyesine kattı.
- Avrupa'daki genişlemesini satın almalarla ve organik büyümeyle gerçekleştirdi. Toplam varlık değeri 26.1 milyar euroyu buluyor. DHL, Sony, Amazon gibi şirketlere hizmet veriyor.
- 2009'da piyasa koşullarında çok büyük bir olumsuzluk olmadığı takdirde hisse başına yüzde 6'lık değer artışı hedefliyor.

alkazar
07-09-2008, 13:06
Perfect Wind'den Kırşehir'de yatırım kararı

Fransız Perfect Wind, Kırşehir'de 210 milyon euro tutarında rüzgar enerjisi yatırımı yapma kararı aldı.

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı ile Perfect Wind Türkiye tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, yenilenebilir enerji alanında faaliyet gösteren Fransız kökenli Perfect Wind Türkiye'nin (Al-Yel Enerji Üretim A.Ş.) Kırşehir'in Geycek köyünde rüzgar enerjisinden elektrik üretmek amacıyla ilk etapta 210 milyon euro'luk yatırımla 150 megavat (MW) gücünde modern bir santral kurma kararı aldığı kaydedildi.
Açıklamada, Türkiye'de 2011 yılı sonuna kadar 550 milyon euro değerinde 400 MW'lik yatırım planlayan Perfect Wind Türkiye'nin, 5 yıla yayılan planda toplamda asgari 1.5 milyar euro değerinde yenilenebilir enerji yatırımı yapmayı öngördüğü belirtildi.
Perfect Wind Türkiye Temsilcisi Gazi Kalkan, yatırımın değişik aşamalarında karşılaştıkları sorunların aşılması konusunda Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'ndan aldıkları desteğe teşekkür ederek, Yatırım Ajansı ile yaptıkları işbirliğinin olumlu sonuçları konusundaki memnuniyetini dile getirdi.
Kalkan, yeni yatırımın firma için özel bir önem taşıdığını ve Türkiye'nin geleceğine olan inançlarının bir göstergesi olmak anlamında son derece kilit role sahip bir yatırım olduğunu vurguladı.
Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz ise değerlendirmesinde, ajansın önceliğinin Türkiye'ye katma değer, istihdam ve vizyon katacak yatırımları kazandırmak olduğunun altını çizerek, Türkiye'nin rüzgar potansiyelinin 10 bin megavat civarında olduğu hesaplanması paralelinde, bu projeyi yenilenebilir enerji adına ülkede atılmış önemli bir adım olarak değerlendirdiklerini ifade etti.

Verilen bilgiye göre, 2003 yılında Fransa'da kurulan Perfect Wind şirketini, 2004 ve 2005 yıllarında sırasıyla Perfect Wind Türkiye ve Perfect Wind Polska izledi.

600 MW büyüklüğünde olan Fransa'nın 2'nci büyük rüzgar tarlasını oluşturan Perfect Wind Fransa, 2006 yılında Iberdrola firması tarafından satın alındı.

Yine aynı yıl, Perfect Wind vizyonu ile kurulan Akuo Energy, Kuzey ve Güney Amerika'da yenilenebilir enerji tesisleri (güneş, rüzgar, hidroelektrik, biyo ethanol, biyo kütle) yatırımcısı, işleticisi ve geliştiricisi olarak faaliyet göstermeye başladı. Akuo Energy, 2007 yılında Amerikan AEM Wind ile bir ortaklık kurdu..

alkazar
07-09-2008, 13:07
Novron Bodrum'da dünya sosyetesine ev satacak

İngiliz ve Finlandiya ortaklı Novron İnşaat Türkiye, Bodrum ve Belek'te hayata geçirdiği villa projelerinin ardından, Bodrum Yalıkavak'ta da Ardesco Evleri projesine start verdi.

Firma projedeki evleri yerli alıcıların yanı sıra Finlandiya, İrlanda, Belçika, Almanya, İngiltere, Norveç, Türkiye ve Rusya'daki satış temsilcilikleri kanalıyla dünya jet-setine de satacak. 6 milyon euro yatırımla hayata giçirilecek proje 24 villadan oluşacak. 2009 yazında sahiplerine teslim edilecek evlerin fiyatı 379 bin il 985 bin euro arasında olacak. Evler, 1 Ekim tarihine kadar yüzde 10 indirimli lansman fiyatıyla satılacak.
İlk kez dün basının karşısına çıkan Novron İnşaat'ın Genel Müdürü Röstem Hairedin, "İnşaat sektöründe yaşanan durgunluğa rağmen, Türkiye'deki yatırımlarımız devam edecek. Çünkü Türkiye'de her türlü konut tipinde ihtiyaca yönelik projeler var. Türkiye 'ye 1 yılda 55 milyon euro yatırım yapacağız" dedi.
Hairedin, 2007 Haziran ayında 12 milyar dolar malvarlığına sahip Cheyne New Europe Fund'un yüzde 20'lik payla Novron'la ortaklık kurduğunu belirterek, Türkiye başta olmak üzere Rusya, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Hırvatistan ve diğer eski Sovyet ülkelerinde gayrimenkul yatırımları yapacaklarını açıkladı.
Önümüzdeki iki üç yıl içinde bölgesel konut geliştirme ve inşaat firması olmayı hedeflediklerini dile getiren Hairedin, önemli miktarda arazi alımı yapacaklarını söyledi. Hairedin, "Hedef bölgelerimiz Türkiye, Türki Cumhuriyetleri, Doğu Avrupa ve nüfusu 1 milyonu aşan Rusya Ural bölgesindeki petrol şehirleri" dedi.

alkazar
07-09-2008, 13:09
Sönmez Holding, Bursa'da hotel yapacak



Sönmez Holding, Bursa'ya otel yatırımı yapacağını bildirdi..

Sönmez Endüstri Holding iştiraklerinden Sönmez Gıda Turizm Ticaret A.Ş'den yapılan yazılı açıklamada, son yıllarda "Marka Şehir" olma yolunda önemli adımlar atan Bursa'nın çehresinin, İstanbul yolu üzerindeki As Merkez'in hemen yanında yükselecek yepyeni bir otelle değişeceği ifade edildi.
Yönetim Kurulu Başkanlığını Celal Sönmez'in yaptığı Sönmez Endüstri Holding'in bir iştiraki olarak Sönmez Gıda Turizm Ticaret A.Ş bünyesinde kurulması planlanan "Hotel Bursa Baia"nın, As Merkez'in yanındaki toplam 8 bin 713 metrekare alan üzerine projelendirildiğinin kaydedildiği açıklamada, otelin projesinin mimarlar Mithat ve Engin Kırayoğlu tarafından hazırlandığı belirtildi. Temeli 14 Ağustos'ta atılacak ve 154 oda kapasiteli olacak otelin, 7 ay içinde tamamlanmasının planlandığı bildirildi.

alkazar
07-09-2008, 13:15
İspanyol Essentium Grubu, Türkiye'de iddialı
Universal çimento şirketini satın alan İspanyol Essentium Grubu, Türkiye 'ye 400 milyon avroluk yatırım yaparak, 2 büyük çimento fabrikası kuracağını açıkladı.

Türkiye 'de 400 milyon avroyla en büyük yatırım yapan İspanyol firması olmayı hedefleyen Essentium, Türkiye 'deki fabrikaların Bilecik ve Osmaniye 'ye kurulacağını ve gerekli izinlerin alınıp, çevreye en duyarlı şekilde hareket edeceklerini duyurdu . Bilecik 'teki fabrikanın Marmara bölgesinin, Osmaniye 'deki fabrikanın da güney Anadolu 'nun çimento tüketime yönelik faaliyet göstermesini öngören İspanyol firması, bu yıl içinde inşaatlarına başlanacak fabrikaların iki yıl içinde hazır hale getirilerek 2011 yılında üretime başlanacağını bildirdi.

Essentium Grubu Başkanı Susana Monje yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye 'nin dünyada yükselmekte olan 10 büyük ekonomiden biri olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye 'nin dinamik ekonomisi ve coğrafi konumu nedeniyle kuracağımız fabrikalar büyük bir potansiyele sahip olacak. Türkiye 'nin yanı sıra Rusya , ve Irak 'taki çimento tüketimini de dikkate alıyoruz" dedi. Monje ayrıca, Türkiye 'de çimento sektörü dışında enerji başta olmak üzere başka sektörlere de dönük yatırım planlarının bulunduğunu kaydetti.

Universal Çimento'un sermayesinin yüzde 88 oranında kontrol eden ve bu oranı kısa zamanda yüzde 100'e çıkartmayı amaçlayan Essentium, Türkiye 'de kuracağı 2 fabrikada yılda toplam 4 milyon ton çimento üretilmesini ve bunun büyük oranının Türkiye 'de tüketilmesini planlıyor.

alkazar
07-09-2008, 13:19
Magna İzmit'e yatırım yapacak
Aurora merkezli dünyanın dördüncü büyük otomotiv parça tedarikçisi Magna International Inc., Türkiye'de yatırım yapma kararı aldı.


Aurora merkezli dünyanın dördüncü büyük otomotiv parça tedarikçisi Magna International Inc., Türkiye’de yatırım yapma kararı aldı.
İlk etapta 500 milyon dolarlık bir yatırım yapmayı planlayan şirket, İzmit’te arsa bakmaya başladı. 3 bin kişiye iş imkanı sağlayacak bu yatırım için Türkiye ile Slovakya arasında müthiş bir savaş yaşandı. Yatırım konusunda Türkiye, Slovakya, Romanya ve Polonya arasında kararsız kalan firma yetkililerini ikna etmek için Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alparslan Korkmaz ve ekibi 9 ay uğraştı. Son aşamada adayları Türkiye veya Slovakya olarak ikiye indiren Magna International yetkilileri, uzun süren görüşmelerin sonunda tercihlerini Türkiye’den yana kullandı. Tanıtım Ajansı tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, yatırım kararında Türkiye’nin geniş tedarikçi ağı, etkin lojistik altyapısı ve bölgenin otomotiv sektörünün yüksek potansiyelinin öncelik taşıdığı kaydedildi.

Yıllık cirosu 25 milyar dolar
Liberal Parti Aurora milletvekili olan Belinda Strocah’ın babası Frank Stronach’ın sahibi olduğu Magna, otomobil yedek parça üretimi ile montajında faaliyet gösteriyor ve dünyanın sayılı şirketleri arasında sayılıyor.
Otomotiv sistemleri, modülleri ve parçalarını dizayn etme, geliştirme ve üretim alanlarında uzmanlaşan firma, aynı zamanda araç montajı ve mühendislik hizmetleri de sunuyor.
Satışlarını Kuzey Amerika, Avrupa, Asya, G.Amerika ve Afrika’da faaliyet gösteren başlıca otomotiv ve kamyon üreticilerine gerçekleştiriyor.
Kuzey Amerikalı firmanın yetkinlikleri arasında; oturma, kilit, metal gövde ve şasi, görüntü, elektronik, güç aktarma, tavan ve otomotiv iç ve dış sistemleri ile komple araçların mühendislik ve montajlarının dizayn, mühendislik, test ve üretim faaliyetleri yer alıyor. 240 üretim tesisi, 62 ürün geliştirme ve mühendislik merkeziyle 23 ülkede yaklaşık 83 bin çalışanı ile faaliyet gösteren firmanın yıllık cirosu 25 milyar dolar

alkazar
07-09-2008, 13:24
10 Milyon Avroluk Yatırım Yapacak

Malatya 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde, 10 milyon avro yatırım yaparak, yüksek teknolojili sarf tıbbi malzeme işletmesi kuracak.

Yalova'da üç işletmesi bulunan ve 1 milyon sarf tıbbi malzeme ihracatı yapan Progroup International, Malatya 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde, 10 milyon avro yatırım yaparak, yüksek teknolojili sarf tıbbi malzeme işletmesi kuracak.
Progroup International Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Karaaslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1991 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra Washington D.C'de Walter Reed Medical School'da araştırma görevlisi olarak çalıştığını, daha sonra İsviçre'de Cenevre Tıp Fakültesi'nde Kalp Damar Cerrahisi bölümünde görev yaptığını ve 1998 yılında Türkiye'ye dönüp tıbbi malzeme üreten Progroup International'ı kurduğunu söyledi.
Yalova Handere, Kirazlı ve Taşköprü'de yüksek teknolojili sarf tıbbi malzeme üreten üç işletmesinin bulunduğunu belirten Karaaslan, şöyle konuştu:
''2. Organize Sanayi Bölgesi'nde 40 dönüm arsa aldık, işletmeyi oraya kuracağız. 10 milyon avroluk bir yatırım olacak. Şu anda işletmelerimiz entegre değil, Malatya ile birlikte bu iş entegre bir hal alacak. Çoğu firma ham maddeleri, yedek parça ve aksamları yurt dışından getirterek burada sadece montaj, paketleme ve sterilizasyon işini yapıyor. Bir de bu işin entegre şekilde yapılarak tüm parçalarının, montajının, paketlemesinin ve sterilizasyonunun Türkiye'de yapılarak marka şeklinde satılması var.
Bu parça ve aksamları üretebilmek için çok değişik teknoloji ve iş kollarından imalatın gelmesi, bu fabrikalardan birinin sisteme plastik parça imal etmesi gerekiyor. Sektörde bu işin metal parça ve aksamlarını yapanlar, plastik kısmını yapanlar, montajını yapanlar ve sterilizasyonu yapanlar ayrı ayrı işletmeler olarak çalışıyor. Bizim sistemimizde ise tüm bu işle ilgili parça ve aksamlar bu entegre sistemin içinde üretilecek.''
Malatya'da kurulacak işletmede üretimi yapılan tıbbi malzemenin montajının yapılacağına işaret eden Karaaslan, ''Malatya'daki fabrika istihdam ağırlıklı olacak. Çünkü diğer işletmelerdeki iş, ağırlıklı olarak makine ile yapıldığı için oralarda daha az işçi çalışıyor. Diğer taraflarda üretilen parça ve aksamlar Malatya'da monte edilecek, daha sonra Taşköprü'deki fabrikada sterilizasyon edilip yurt dışı ve yurt içi piyasaya dağıtılacak'' dedi.
Şu anda 55 ülkeye ihracat yaptıklarına değinen Karaaslan, ''Yılda 1 milyon kateter yani yüksek teknolojili sarf tıbbı malzeme üretiyoruz ve tamamını ihraç ediyoruz. Tek kullanımlık olan kateter üretiminde 300 kişi istihdam ediyoruz'' dedi.
ABD, Japonya ve AB ülkelerine kateter ihraç ettiklerine işaret eden Karaaslan, Malatya'da kurulacak fabrikada 600 kişi istihdam edeceklerini, 2009 yılı başında fabrikanın kurulmuş olacağını, 2009 yazında da üretime geçeceğini belirtti.
Karaaslan, şöyle devam etti:
''Kataterler, insandan bir biyopsi için parça alınacaksa ya da herhangi bir şey enjekte edilecekse kullanılıyor. Malatya'daki kurulacak işletmede yılda 5 milyon kateterin montajı yapılacak. Şirketimiz dünya ölçeğindeki pazarlama yapan firmalarla çalışıyor. Bu firmalar ürün spektrumlarını getirirler, ya teknik anlamda her işlerini çözüp getirirler, siz onun istediğini çalışırsınız, ya da sadece ürünü tanımlarlar teknik detaylarını size bırakırlar. Şu anda bize gelen her türlü tıbbi malzemeyi üretecek altyapısıyı sağlamış durumdayız.''

-''TEKNOLOJİ BİRİKİM OLMALI''-

Türkiye nüfusunun kalabalık oluşunun ve sağlık harcamalarının her geçen gün artmasının Türkiye'yi sarf tıbbi malzeme tüketiminde iyi bir pazar haline dönüştürdüğünü aktaran Karaaslan, şöyle konuştu:
''Yerli üreticiler, entegre olmadan üretim yaptıkları için pazardan payımızı istediğimiz gibi alamıyoruz. Çünkü bunlar yüksek teknolojili ürünler. Bunları üretecek insanların teknoloji birikimleri olmalı. Teknoloji hızlı değişiyor, teknolojideki değişmelere de ayak uydurmaları lazım. Onun için bir işletmede mutlaka bir araştırma geliştirme laboratuvarının olması lazım. En azından bu araştırma geliştirmenin içinde hekim kökenli bir grubun olması lazım. Benim yurt dışındaki üniversite arkadaşlarımdan oluşan ciddi bir ekibim var.''
Karaaslan, şirket olarak akciğer kanserinde nefes yollarındaki tümörü temizlemeye yönelik bir cihazı geliştirdiklerini, bu işlemin, hastanın ömrünü 5 yıla kadar uzatabildiğini, bundan dolayı Japonya'da uluslararası bir kongrede ödül aldıklarını kaydetti.

alkazar
07-09-2008, 13:25
BELÇİKA'LI FİRMA ÇİLİMLİ'YE YATIRIM YAPACAK
Belçika kökenli bir poliüretan firması Çilimli'de 15 milyon ytl'lik yatırım yapmaya hazırlanıyor.


Recfoam Poliüretan Sünger Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. firması Çilimili'ye 15 milyon 348 bin 360 ytl'lik yatırım gerçekleştirecek. Hazine Müsteşarlığı'nın yayımladığı Mayıs ayı yabancı sermayeli yatırım teşvik belgeleri listesinde yer alan Belçikalı firma, gümrük muafiyeti ve kdv istisnasından faydalanacak.
Çilimli'den oldukça geniş bir arazi alan firma kuracağı işletmede 40 kişi istihdam edecek.

alkazar
07-09-2008, 13:28
Tofaş, 350 milyon € yatırım yapacak
Önde gelen otomotiv üreticilerinden Tofaş, 2009 yılında 350 milyon Euro yatırım yapmayı hedefliyor. Böylece biten ve devam edenlerle birlikte Tofaş'ta yapılan yatırım 1.4 milyar Euro'ya ulaşacak.

Tofaş'ın altı aylık sonuçları ve yılın geri kalanına ilişkin faaliyet ve hedeflerinin açıklandığı toplantıda konuşan şirketin üst yöneticisi (CEO) Ali Pandır, 2005-2007 dönemini kapsayan üç yılda toplam 775 milyon Euro'luk yatırım yapıldığını söyledi. 2008'deki 332 milyon Euro ve 2009'daki 350 milyon Euro eklendiğinde son beş yıl içinde şirketin yapmış olduğu yatırım 1,45 milyar Euro seviyesine ulaşıyor. Pandır, 2008 yılında ihracat gelirlerinin 2 milyar Euro olarak gerçekleşmesini beklediğini belirterek, "Bu yıl ilk yarıdaki ihracat geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 101 artışla 1,07 milyar Euro oldu. İkinci yarıda da yaklaşık o kadar gerçekleşir." dedi.

Ali Pandır, bu yılın ilk 6 ayında 172 bin 367 adetlik satış gerçekleştiren şirketin 2,8 milyar yeni liralık ciro elde ettiğini söyledi. Türkiye'de siyasi belirsizliğin ortadan kalktığını, otomobil piyasasında bir kıpırdanma olduğunu ifade eden Pandır, "Bir ay önceki karamsarlık tablosu daha iyimser tabloya dönüşmeye başladı. Biz de geçen yıl yapmış olduğumuz yatırımların meyvelerini toplamaya başladık. Yukarıya doğru çıkan bir görüntümüz var." şeklinde konuştu. Pandır, Tofaş'ın 2007 yılının tamamında gösterdiği başarılı performansa ve 2007 yılı toplam kârına bu yılın ilk yarısında ulaştığını, net kârın yüzde 108 artış göstererek, 152,7 milyon yeni liraya yükseldiğini, üretimin de yılın ilk yarısında Tofaş tarihinin en yüksek seviyesine ulaşarak, 169 bin 573 adede çıktığını anlattı. Toplam üretim kapasitesinin, 2008 Haziran itibarıyla 250 bin adetten 360 bine yükseldiğini kaydeden üst yönetici, üretim kapasitelerinin yıl sonunda 400 bin adede çıkacağını söyledi. Pandır'ın verdiği bilgiye göre, şirketin faaliyet kârı yüzde 183 artışla 178,8 milyon yeni liraya yükseldi. Tofaş; Fiat, Alfa Romeo ve Lancia markalarıyla yurtiçi pazarda otomobil satışlarında yüzde 9,2'lik pazar payı ile üçüncü, hafif ticari araç satışlarında ise yüzde 19,6'lık pazar payı ile ikinci sırada yer alıyor.

Ali Pandır, Tofaş'ın bugün sadece Avrupa ülkelerine araç ihracatı değil, Rusya gibi hızlı büyümekte olan pazarlardaki Fiat fabrikalarına yönelik ihracatın yanında mühendislik desteği de verdiğini kaydetti. Şirketin, yılın ilk yarısında ihracatı yüzde 98'lik artışla 136 bin 788 adede yükselirken, ihracat gelirleri de yüzde 101'lik artışla 1,07 milyar Euro oldu.

Pandır, Tofaş olarak yıl sonuna kadar koydukları hedeflerinin tamamını gerçekleştireceklerini ifade ederek, "Geçen yılın aynı dönemine göre pazar, yüzde 12,6 büyürken, Tofaş olarak yüzde 20 artış kaydettik." dedi. Pandır, kârlılığa ilişkin bir soru üzerine, "Dünya ortalaması 3,2 diye biliniyor. 6,2 operasyonel kâr yani faaliyet kârı bizim sektörümüzde çok iyi bir kâr." ifadelerini kullandı. Pandır ayrıca Türkiye'nin toplam otomobil ve hafif ticari araç pazarının bu yıl 590 bin adet olacağını tahmin ettiklerini açıkladı.

alkazar
07-09-2008, 13:30
ABD'li yatırım şirketi İzmir'de yatırım yapacak

Otomotiv ve inşaat sektörüne yönelik cam üretiminde dünyanın en büyük grupları arasında gösterilen ABD'li Guardian Industries grubunun, yalıtım sektöründe İzmir'de BTM şirketiyle birlikte yatırım yapacağı belirtildi. BTM Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez, Guardian'ın Türkiye ve Orta doğu temsilciliğini aldıklarını, anlaşma kapsamında 3-4 yıllık periyotta İzmir'de yalıtım malzemesi üretimine geçileceğini belirtti.

Guardian tarafından patenti alınan ve yalıtımda daha düşük maliyetle yüksek verim sağlayan sistemin Türkiye'ye getirileceğini dile getiren Ürkmez, şu bilgileri verdi:

“Guardian'ın ürettiği sistem, diğer yalıtım malzemelerine göre yüzde 10 ile 25 arasında daha az maliyetle yüzde 10 daha verimli olabiliyor. ABD'de şirket yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde Türkiye ve Orta doğu pazarının potansiyeli hakkında bilgi verdik. Bu bölgede bir yatırım yapılmasının öneminden bahsettik. Yaptığımız girişimler sonucu ilk etapta ithalat ardından da 3-4 yıllık süre içinde İzmir'de ortak yatırım konusunda anlaşma yaptık. Böylece hem yeni istihdam alanı açılacak hem de yeni bir teknoloji uygulanmaya başlanacak.”

Ürünlerin ithal edilmesine başlandığını, uygulama konusunda eğitim verdiklerini ifade eden Ürkmez, fabrika yatırımının İzmir'de planlandığını dile getirdi.

Yaklaşık 50 milyon dolarlık fabrika projesi üzerinde durduklarını ifade eden Ürkmez, üretimin bir bölümünün ihracata yönlendirileceğini kaydetti.

Ürkmez, 3,5 milyar dolar yıllık ciroya sahip Guardian'ın dünya üzerinde 6 fabrikada üretim yaptığını, fabrika kurma kararıyla Türkiye'nin de stratejik merkezler arasına girdiğini, önümüzdeki dönemde büyüme planlarının da söz konusu olduğunu ifade etti.

DİĞER YATIRIMLAR

Ürkmez, raylı taşımacılık, kara yolu tünelleri, gölet gibi altyapı yatırımlarında kullanılan yalıtım malzemelerinin üretimini yapan ve Ankara'da faaliyet gösteren bir firmanın makinelerini alarak, bu sektöre de girdiklerini söyledi.

Bu sektörde üretim yapan tek yerli firma olduklarını dile getiren Ürkmez, 15 bin ton yıllık kapasite ile üretim yapacaklarını, üretimin üçte birlik bölümünü dış pazara yönlendireceklerini ifade etti.

Su için yapılan yatırımların önemini giderek artırdığına dikkat çeken Ürkmez, “Şu anda altyapı yatırımlarında kullanılan yalıtım ürünlerinin yüzde 70'e yakın bölümü ithalatla karşılanıyor. Hedefimiz ilk etapta bu ithalat oranını azaltmak. Gelecekte bu konuda bir otorite haline gelmek istiyoruz” diye konuştu.

Ürkmez, sektörde Türkiye'nin üç analiz laboratuvarından birine sahip olduklarını kaydederek, şunları söyledi:

“Araştırma Geliştirme faaliyetleri için 15 mühendisten oluşan bir ekip oluşturduk. Yeni ürün projemiz sonuçlanmak üzere. Geçen yıl 150 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen ciroyu 2008'de 200 milyon dolara çıkarmayı planlıyoruz. 25 milyon dolarlık ihracat hedefimiz var. Grubun çalışan sayısı yeni yatırımlarla bin kişiye ulaşacak.”

alkazar
07-09-2008, 13:33
İTALYANLAR ANTALYA’DA YATIRIM YAPACAK
İtalyan mega yat üretim şirketi Fipa, Antalya Serbest Bölgesinde en az 20 milyon Avro tutarında yatırım yapacak.

Tacar Ticaret Yatçılık Taşımacılık Tekstil Sanayi ve Limited Şirketi Sahibi Tuğrul Tacar, mega yat üreten İtalyan Fipa Şirketi ile Türkiye'de yatırım yapması konusunda anlaşma sağladıklarını söyledi. Fipa şirketinin Ukrayna, Rusya, Türk cumhuriyetleri ile Türkiye'deki tek satıcısının kendileri olduğunu belirten Tacar, bu firmanın 38 metre uzunluğundaki ''Maiora'' marka motoryatın da Antalya Serbest Bölgesinde üretileceğini bildirdi.



Tuğrul Tacar, şunları söyledi: ''Fipa firması bu motoryatı Avrupa'da 9-10 milyon Avroya mal ediyor. Bundan sonra bu yatlar Türkiye'de, Türk işçisinin emeğiyle üretilecek. Antalya Serbest Bölgesi'nde en az 20 milyon Avro harcama ile tersane kurulacak. Tersanenin yapım çalışmaları başlandı. Üretime gelecek yıl başlayacağız.'' Fipa şirketinin, Arap şeyhleriyle Avrupa'da ünlü iş adamlarına mega yat sattığını ifade eden Tacar, ''Fipa Şirketi'nin İtalya'da metrekare imalat toplamı Antalya Serbest Bölgesinde yapacağı tersaneyle aynı. Bu firma İtalya'da yılda 40 mega yat üretiyor. Antalya Tersanesi'nde ise yılda 3 adet 38 metre uzunluğunda Maiora marka motoryat üretilecek'' dedi. Tacar, İtalya'daki tersanelerinde 1200 kişiyi istihdam eden Fipa'nın Antalya Serbest Bölgesi'ndeki tersanesinde, taşeronlarla birlikte 250 işçinin istihdam edileceğini sözlerine ekledi.

alkazar
07-09-2008, 13:36
Bir dünya devi daha Türkiye'de yatırım yapacak
Otomotiv devi Peugeot'tan sonra yatırıma gelecek ikinci firma da belli oldu. İşte o dünya devi...

Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı, “Şu anda benimle temas halinde üç yabancı otomotiv şirketi var; bunların her birinin 800 milyon ile 1.2 milyar euro yatırım planları var” açıklamasının ardından yatırıma gelecek markalar merak konusu oldu. Geçtiğimiz günlerde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, bu şirketlerden birinin Pegeuot olduğunu ve Samsun'da yatırım yapacağını açıklamasının ardından, ikinci otomobil markasını da belli oldu.

Türkiye'de iki ayrı fabrikası bulunan Mercedes, üçüncü önemli yatırımına hazırlanıyor. Kınalı Otoban geçişlerinin hemen ilerisinde 300 dönüm arazi toplayan Mercedes, edinilen bilgiye göre buraya Jeep üretimini taşıyacak. İstanbul'a bağlı olan ve sanayi alanı olarak belirlenen Kınalı'nın en büyük avantajlarından biri limanlara yakın olması. Yine edinilen bilgiye göre Kınalı yakınlarında büyük bir liman projesi de yakın zamanda hayata geçecek.

Öte yandan, Bakan'ın, “Görüşüyorum” dediği diğer şirketin de yine Alman Volkswagen olduğu ifade ediliyor. Türkiye pazarında Doğuş Grubu ile hızla büyüyen Alman şirketin, yatırıma sıcak baktığı belirtiliyor.

GLOBAL PİYASALAR VE MALİYETLER TAŞINMAYI ZORUNLU KILIYOR

Dünyaca ünlü otomotiv markalarının Uzakdoğu ve Türkiye gibi ülkeleri seçmelerinin en önemli gerekçesi ise Avrupa'da oldukça yüksek olan işçilik maliyetleri ve euro/dolar paritesi arasındaki fark. Geçtiğimiz günlerde de Almanya'da iki yıl içinde işçi sayısı yüzde 7,5 azaltma kararı alan Alman otomotiv firması BMW, öte yandan ABD'deki üretimini yüzde 50'den fazla artırmayı planlıyor.

1986'DAN BERİ TÜRKİYE'DE

1986 yılında Aksaray'da kamyon fabrikası üretime geçen Mercedes 1990 yılında şirketin ticari unvanı Mercedes-Benz Türk A.Ş. olarak değiştirdi. 470 Milyon euroyu aşan yatırım hacmiyle Mercedes-Benz Türk A.Ş. bugün Türkiye'nin en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biri olarak biliniyor. 4 bin 200 personel istihdam eden Mercedesi'in ülke çapındaki bayi ve satış sonrası hizmetler ağında da 2 bin 500 kişi çalışıyor. İstanbul'da Hoşdere Fabrikası'nda şehirlerarası ve belediye tipi otobüsler, Aksaray Fabrikası'nda ise hafif, orta ağır ve ağır sınıf kamyonlar ve çekiciler üreten Mercedes-Benz Türk'ün yılda 30 bine yakın aracı Türkiye'de üretiyor.

alkazar
10-09-2008, 10:08
yapı kredi bankası (ykb) , bilgin enerji yatırım holding'in 90
megawatt (mw) kurulu güce sahip üçüncü rüzgar enerji santrali (res) projesi için bergama rüzgar enerji üretim
santrali'ne 110 milyon euro tutarında iki yılı geri ödemesiz toplam 12 yıllık proje finansmanı kredisi sağladı.
ykb'den yapılan yazılı açıklamaya göre, bilgin grubu'nun, İzmir bergama’da inşa edeceği res projesi, herbiri 2.5
mw'lık toplam 36 türbinden oluşacak. İlk 18 türbininin 2009 yılı sonunda kalan 18 türbinin ise 2010'un ilk yarısında
devreye girmesi ve 315 milyon gwh (gigawatsaat) üzerinde üretim yapması planlanıyor.
açıklamada ayrıca, söz konusu santralin enerji üretimi ile 200,000 nüfuslu orta boy bir kentin tüm elektrik
ihtiyacının karşılanabileceği ve yılda 220,000 ton karbon emisyon salınımının engellenebileceği belirtildi.
yapı kredi bankası murahhas üyesi ve genel müdürü tayfun bayazıt ise söz konusu kredi sözleşmesiyle ilgili yazılı
açıklamasında, "res ve buna benzer diğer projeler, ülkenin enerji açısından dışa bağımlılığını azaltacak ve istihdam
alanı sağlayacaktır. yapı kredi olarak res projesi gibi çevreye, sosyal ve ekonomik alanlara olumlu katkılar sağlayacak
her türlü çalışmaya her zaman destek vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.

alkazar
11-09-2008, 07:05
Baxi Grup, Fransa ve Danimarka’yı bıraktı 150 milyon dolar getirdi

Baymak, İngiliz ortağı Baxi Group’un Avrupa’daki yatırımlarını Türkiye’ye kaydırmaya devam ediyor.

Son 5 yılda 150 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını açıklayan Baymak Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akdoğan, "Fransa ve Danimarka’daki kazan üretimini Türkiye’ye kaydırıyoruz. 2010 yılında 500 milyon dolar ciro ve 150 milyon dolar ihracat yapacağız" dedi.

ISITMA sektöründe faaliyet gösteren Baymak, İngiliz ortağı Baxi Group’un, Avrupa’daki yatırımlarını Türkiye’ye taşımaya devam ediyor. İstanbul’daki ikinci üretim tesisinin açılışını yapan Baymak, 5 yılda 150 milyon dolarlık yatırımı tamamladı. Önümüzdeki iki yıl içerisinde 100 milyon dolarlık yeni bir yatırım yapacaklarını söyleyen Baymak Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akdoğan, "2010 hedefimiz çok büyük. 500 milyon dolarlık ciroya ulaşmak istiyoruz. İhracatı 150 milyon dolara çıkarabiliriz. İhracat yaptığımız ülke sayısını 70’e çıkartacağız" dedi.

Yatırımlar Türkiye’ye

Kombi pazarında önemli çalışmalara imza attıklarını söyleyen Murat Akdoğan şöyle konuştu: "Baxi ile yaptığımız ortaklıktan çok memnunuz. Bizim kafamızda hayal ettiğimiz şey onların yatırımlarını buraya taşımaktı. Fransa ve Danimarka’daki kazan üretimlerini Türkiye’ye kaydırmaya başardık. 5 yıllık süre içerisinde toplam 150 milyon dolarlık yatırım tamamlandı. Önümüzdeki yıl Bursa’daki üretim tesisinin de açılışını yapacağız. İstanbul’daki tesislerimizin toplam büyüklüğü 60 bin metrekareye ulaştı. Bursa’daki tesisin büyüklüğü de 40 bin metrekare olacak."

Müşteri taşıdık

Bu yatırımların Türkiye’ye gelebilmesi için çok büyük bir mücadele verdiklerini dile getiren Murat Akdoğan şöyle devam etti: "Türkiye’de yatırım konusunda karşı tarafı ikna etmek çok zordur. Ancak biz bunun üstesinden geldik. Yatırımların Türkiye’ye gelmesi bir çok önemli işbirliğini de peşinden sürüklüyor. Biz buraya sadece yatırım getirmedik. Aynı zamanda müşteri ve teknoloji taşıdık. İtalyan, İspanyol ve Alman müşteriler de Türkiye’ye gelmeye başladı. Tesislerde teknolojiye büyük yatırımlar yaptık. 2010 yılında 2 bin kişiyi istihdam edeceğiz."

Genç nüfus çok önemli

Türkiye’deki üretim avantajlarını anlatan Murat Akdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Danimarka ve Fransa’daki üretimlerden sonra Türkiye’de yapılan yatırımlar İngiliz ortaklarımız tarafından çok önemsendi. Sonuç olarak biz daha kaliteli ürünler ürettik. Kaliteli ürün için yeni teknolojiler kazandırdık. Danimarka’da 55 yaşındaki kaynakçı Türkiye’de 20 yaşında. Genç nüfus verimi artırdı. "

Kombi pazarı 700 milyon dolar

TÜRKİYE’de yüzde 100 verimlilik sağlayan kombilerin satışlarının her geçen yıl arttığını söyleyen Baymak Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akdoğan, şu bilgileri verdi: "Bugün Avrupa’nın birçok ülkesinde yüzde 100 verimlilik sağlayan kombiler kullanılıyor. Türkiye’de bu kombilerin pazarı yüzde 1’den yüzde 15’e kadar çıktı. Bu verimli kombilerin satışı daha da artacak. Türkiye’de 2007 yılında 700 milyon dolarlık 450 bin kombi satışı gerçekleşti."

Danimarka vize vermedi

YATIRIMLARI Türkiye’ye çekmenin türlü zorlukları olduğunu belirten Murat Akdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: "Avrupa’da bir üretim tesisin durması çok kolay bir şey değil. Çünkü bu bölgede sendikalar ve hükümet üretim tesisleri konusunda çok hassas. Biz Danimarka’daki üretimi Türkiye’ye taşırken görevli arkadaşlarımıza vize bile verilmedi."

alkazar
21-09-2008, 02:33
İş GYO’dan İzmir’e 150 milyon dolarlık alışveriş merkezi

İSTANBUL’daki Eczacıbaşı’yla ortaklaşa Kanyon Alışveriş Merkezi’ni yapan İş Gayrimenkul Yatırım, şimdi de İzmir’deki Salhane-Turan bölgesine 150 milyon dolarlık yatırım yapmaya hazırlanıyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, planlaması tamamlanan Liman arkası bölgesinin canlanması için ilk adımın bu projeyle atılacağı, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun bölgede öncü olması beklenen projeyle yakından ilgilendiği belirtildi. İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. Genel Müdürü Turgay Tanes ve Müşavir Hüseyin İlhan ile görüşen Kocaoğlu, "Yaşanan küresel krize, ekonomideki son olumsuz gelişmelere rağmen, İş Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı buradaki projesini gerçekleştirme iradesini devam ettirdi" dedi.

alkazar
22-09-2008, 05:30
Krizlere rağmen Honda Türkiye’de ’Civic’le milyar dolar ligine giriyor

Türkiye’de üretilen Civic’lerin Rusya’da büyük talep görmesi, Honda’yı 2009 yılında Türkiye’nin milyar dolarlık ihracatçıları arasına sokacak.

1 yılda ikinci kez Türkiye için yatırım kararı alan Honda, 2007 yılında 30 bin adet olan kapasiteyi 70 bine çıkartıyor. Böylece 2006 yılında 86 milyon dolar ihracat yapan şirket, 2009 yılında milyar dolara ulaşacak.

AMERİKA’dan yayılarak Avrupa’da otomobil satışlarının daralmasını sağlayan finansal kriz yüzünden bir çok otomotiv şirketi üretimlerini düşürüp işçi çıkartırken, Japon Honda ise krize karşı Türkiye kozunu kullanıyor. Gebze fabrikasında üretilen Civic Sedan modeli Rusya’da talep patlaması yaşayınca Türkiye’de 1 yılda ikinci kez yatırım kararı alan Honda, 2009 yılında kapasitesini 50 binden 70 bin adede çıkartıp, 500 yeni işçi alımı yapacak. Honda Türkiye, 2009 yılında 70 bin adetlik üretiminin yüzde 70’ini ihraç ederek Türkiye’de milyar dolarlık ihracat yapan devler arasına girmiş olacak. 2006 yılında 86, geçtiğimiz yıl ise yaklaşık 135 milyon dolar ihracat gerçekleştiren Honda Türkiye, böylece ihracat gelirini 3 yılda 10 katın üzerinde artırmış olacak.

City, Ağustos’ta bitti

Yeni Jazz’ın Frankfurt’ta gerçekleşen uluslararası tanıtımında konuştuğumuz Honda Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Ümit Karaarslan, Honda’nın Türkiye’de Civic Sedan ve City’i ürettiğini belirterek, "City üretimini Ağustos ayında bitirdik. Onun yerine daha kárlı bir operasyon olan Civic Sedan üretimiyle devam kararı aldık" dedi. 2007 yılında 30 bin adet olan kapasiteyi 50 bin adede çıkarttıklarını hatırlatan Karaarslan şunları söyledi: "Özellikle Rusya’da Civic Sedan talebinin artmasıyla Honda’yla yeniden masaya oturup, kapasiteyi bir yılda ikinci kez artırma kararı aldık. Bu kararla birlikte binaların, makinaların ve diğer tesislerin genişletilmesi için 22 milyon 360 bin YTL yatırım daha yatırım yapıyoruz. Böylece Honda’nın Türkiye’de bugüne kadar yaptığı yatırım tutarı 173.8 milyon doları bulacak. Fabrikamız 70 bin adetlik kapasiteyle üretime 2009 Mart’ta başlayacak."

Çalışan sayısı 1700 olacak

Yeni yatırımla birlikte Gebze fabrikasına 500 yeni işçi alınacağını ve böylece Honda Türkiye’de çalışan sayısının 1700’e çıkacağını kaydeden Karaarslan, 2009 yılında 70 bin adetlik üretimle birlikte ihracatta da büyük artış olacağını belirtti. Karaarslan şöyle konuştu: "İhracatımız Rusya ve Ukrayna ağırlıklı olarak artacak. 2009 yılında Rusya’daki talep patlamasına bağlı olarak 50 bin adetlik ihracat hedefliyoruz. Bu da bizim Türkiye’de milyar dolarlık ihracat sınırına ulaşmamız anlamına geliyor."

Yeni yatırımla birlikte Civic modelinde yerlilik oranının yüzde 40 seviyesine taşınacağını ifade eden Karaarslan, önümüzdeki dönemde yatırımın daha büyümesi halinde mevcut fabrika alanının yeterli olmayacağını ve yeni bir alana ihtiyaç duyulacağını dile getirdi. Ihracatın yanısıra iç pazarda da büyüdüklerini söyleyen Karaarslan, Türkiye’de geçen yıl yüzde 17.2’lik artışla 22 binin üzerinde otomobil sattıklarını bu yıl sonunda ise bu rakamı 23 bin 500’e çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.

alkazar
22-09-2008, 05:30
Otel zincirleri Anadolu'ya fark etti, il il dolaşıp yatırımcı arıyorlar

Turizm sektöründe özellikle şehir otelciliğinde büyüme atağı içine giren yerli ve yabancı otel zincirleri, gözünü iş potansiyeli artan Anadolu illerine çevirdi. Şehir otelciliğinde büyüme planları yapan Divan, The Marmara, Accor, Dedeman ve Hilton gibi otel zincirleri, uygun bir yatırımcı bularak kendi markalarıyla yeni oteller işletmek için özellikle Gaziantep, Denizli, Çorlu, Eskişehir, Konya ve Mardin gibi illerde yoğun bir rekabete girişti.
Anadolu'yu karış karış gezerek potansiyeli olan illeri belirleyen otel zincirlerinin iş geliştirme direktörleri, İstanbul ve Antalya gibi şehirlerden sonra Anadolu illerinde potansiyelin daha yüksek olduğunu vurguladı.

Rekabet Anadolu'ya yarayacak
Yerli ve yabancı otel zincirleri arasında Anadolu'da yeni oteller açmak için ciddi bir rekabet olduğunu kaydeden Dedeman Turizm Yatırımları AŞ İş Geliştirme Direktörü Mihail Liakof, "Ama Anadolu'daki potansiyel bu rekabeti kaldıracak güçte. Çünkü Anadolu'daki birçok il otel anlamında ihtiyaca cevap veremiyor" dedi. Liakof, yerli ve yabancı otel zincirlerinin Anadolu'daki rekabetinin şehirlerin gelişimi açısından da oldukça önemli olduğunu ifade etti.
Anadolu'da otel açmak için çalışmalara başladıkları ilk yıllarda yatırımcıları bulmanın ve ikna etmenin çok zor olduğuna dikkat çeken Liakof, "Son dönemlerde ise yatırımcılar arsalarına otel yapımına sıcak bakıyor. Belediyeler de destek veriyor" diye konuştu. Liakof, Anadolu'da büyüme planları yapan yerli ve yabancı zincirler arasında yerlilerin şansının daha yüksek olduğunu savunarak, "Çünkü bizim insanımız duygusal. Kendilerini yerli zincirlere daha yakın buluyor" dedi.

Otelin ismi ve grubu önemli
Otel zincirlerinin Anadolu'da ekonomik açıdan gelişmiş ya da gelişmekte olan 4 ve 5 yıldızlı otellerin bulunmadığı illere rağbet ettiklerini belirten Divan Hotels Genel Müdür Yardımcısı Murat Gün de, rekabetin yerel yatırımcılar için de avantajlı olduğunu söyledi. Gün, Anadolu'da yerel bir yatırımcı ile anlaşırken otel zinciririn isminin hem de bağlı bulunduğu grubun isminin çok önemli olduğunun altını çizdi.
Anadolu'nun birçok ilinin 4 ve 5 yıldızlı otele ihtiyacı olduğunu kaydeden Gün, "Birkaç oteli kaldırabilecek potansiyel de var. Ancak, artan arsa fiyatları nedeniyle yatırım maliyetleri yükseldiği için yatırımcılar daha yüksek ve çabuk geri dönüş istiyor. Bu durum da işletmecileri zorluyor, beklentileri karşılamak zorlaşıyor" şeklinde konuştu.

Yabancı zincirler de atakta
Anadolu'da büyüme planları yapan yabancı otel zincirleri arasında Accor ve Hilton da dikkat çekiyor. Türkiye'de Akfen Holding ile işbirliği yapan Accor özellikle İbis ve Novotel markaları ile Anadolu şehirlerinde büyüme planları yapıyor. Hilton da Hilton Garden Inn markası ile Anadolu'da yayılma politikası izliyor. Hilton otel sayısını artırmak için Türkiye'de Amplio ve Kosifler ile ayrı ayrı anlaşma yaptı.
Otel zincirlerinin son yıllarda Anadolu'da özellikle sanayinin geliştiği şehirlerde yoğun bir rekabet içinde olduğunu belirten Amplio'nun kurucu ortağı ve CEO'su Alaeddin Babaoğlu, "Özellikle Gaziantep, Adana, Trabzon, Samsun ve Konya en çok ilgi gören iller. Bu şehirlerde kıran kıran bir yarış var. Her zincir bu illerde yatırımcıların peşinde" dedi.
İlk etapta yapacakları yatırımın 350 milyon dolar olacağını belirten Babaoğlu, 2012'ye kadar 20 otelin işletmeye açılacağını söyledi.

Hangi otel zinciri, ne yapıyor

DEDEMAN: 2009 yılı sonunda otel sayısını 20'den 28'e çıkarmayı hedefliyor. Grubun yurtiçinde anlaşmalarını yaptığı diğer oteller ise İstanbul Bostancı, Yozgat, Gaziantep, Gebze, Çeşme ve Zonguldak yer alıyor. Büyüme planı yapılan iller arasında Samsun, Trabzon ve Ordu bulunuyor. Yozgat'ta bir termal otel yapımı planlanıyor.

ACCOR: Akfen GYO, Accor ile yaptığı anlaşma sonucunda İstanbul Zeytinburnu'nda 2, Eskişehir'de ve KKTC'de 1'er otelin yatırımını tamamladı. Grup 10 yılda 50 otel için 700-800 milyon dolarlık yatırım planlıyor. Akfen, 2009'da Gaziantep'te 2, Kayseri'de 2 otel açacak. İstanbul Beylikdüzü, Bursa ve İzmit İbis'in temelleri de yıl sonunda atılacak.

THE MARMARA: Grubun hedefi 10 yılın sonunda 40 otele ulaşmak. Şu anda Taksim, Pera, Bodrum, Antalya, Şişli ve Manhattan'da 6 otel, Pendik, Suadiye ve Çamlıca'da 3 Residence ve Esma Sultan olmak üzere 10 tesisi var. Hedefler arasında ise, Türkiye'de İstanbul başta olmak üzere ekonomisi canlanmaya başlayan tüm şehirler yer alıyor.

DİVAN: Divan Grubu'nun 5 oteli var. İnşaatı devam eden projelerle birlikte bu sayı 8'e çıkacak. Yeni açılacak oteller Çorlu ve Ankara Çukurhan'da. Grubun hedefleri arasında ise Adana, İstanbul, Kayseri, Bursa, Malatya, Samsun, Diyarbakır gibi iller var. Grup, 2010'a kadar 21 otele ulaşmayı planlıyor.

HİLTON: Geçen yıl Hilton'la anlaşma imzalayan Amplio, ilk otelinin yatırımına Diyarbakır'da başladı. Amplio, 9 ilde daha Hilton Garden Inn markası ile otel açmak için anlaşmalarını tamamladı. Kosifler Grubu'nun Türkiye'de kilit illerde 25 yeni Hilton Garden Inn oteli kurma planı bulunurken, grup ilk oteli 2010 yılında Kütahya'da açmayı planlıyor.

alkazar
25-09-2008, 14:26
Havacılığın duayenleri hangara 80 milyon dolar yatırdı

Havacılığa gönül veren isimler, MyTechnic ile Türkiye'yi uçak bakım sektöründe bölge lideri yapmayı hedefliyor. Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Başkanı Yavuz Çizmeci ve ismi açıklanmayan sektöre yakın isimlerin kurduğu MyTechnic, Türkiye'nin en büyük uçak bakım hangarını devreye sokuyor.
25 milyon doları ABD'li HBK hedge fondan (HBK Investments) sağlanan 80 milyon dolarlık yatırımla kurulan hangar, 47 bin 500 metrekarelik kullanım alanı ve aynı anda 10 uçağa bakım yapabilme kapasitesine sahip. Eski THY Genel Müdürü Yusuf Bolayırlı'nın da başkan olarak görev aldığı şirket, sivil havacılıkta bakım-onarım hizmet pazarının yüzde 48'ini oluşturan, Ortadoğu, Avrupa, Asya, Rusya ve Kuzey Afrika'da operasyon yapan Airbus ve Boeing tipi hava araçlarına bakım hizmeti sunacak.
Uçak bakımının dünyada 70 milyar dolar, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgede ise 13.3 milyar dolarlık pazar büyüklüğüne ulaştığını söyleyen MyTechnic Yönetim Kurulu Başkanı Çizmeci, "Bu rakamın yüzde 3'ünü çekmek ilk hedefimiz, Türkiye bu pastadan mutlaka pay almalı. Bölgedeki diğer ülkelere de hizmet ihraç edilmesiyle birlikte Türkiye önemli miktarlarda gelir elde edecek" dedi. MyTechnic, önümüzdeki yıllarda başta uçak iniş takımları olmak üzere bazı parçaların imalatını da yapmayı planlıyor.

Hedef 300 milyon dolar ciro
Ulusal firmaların kapasite yetersizliği sebebiyle yabancı ülkelere kayan uçak bakım operasyonlarının MyTechnic ile beraber Türkiye'ye yönleneceğini söyleyen Çizmeci, "Türkiye'yi uçak bakımı konusunda bölgenin lideri yapacağız. Şirketlerle ikili görüşmelere başladık. Pegasus, Onur Air, Sky ile görüşüyoruz. Şu anda hangarımızda Best ve ACT Air'e ait 3 uçak var. Tam kapasiteye ulaşıldığında başta mühendis ve uçak teknisyeni olmak üzere havacılık konusunda uzmanlardan oluşan bin kişiye istihdam sağlayacağız. Hedefimiz 300 milyon dolar ciro" dedi.
Bakım merkezinin gelişmiş bir teknolojik altyapıya sahip olduğunu belirten Çizmeci, "Hava yolu firmalarının işletme giderlerinin yüzde 10-15'ini oluşturan bakım maliyetleri yakıt giderlerinden sonraki en büyük harcama kalemi. Tüm uçaklar yılda bir kez 3-4 hafta süren (C) bakımına giriyor ve hava yolu şirketleri uçak tipine göre yaklaşık 300 ile 600 bin dolar civarında bakım masrafı ödüyor. MyTechnic teknoloji odaklı üretimi ile bu maliyetleri azaltma olanağı sunacak" dedi.

Havacılığa gönül veren isimler, MyTechnic ile Türkiye'yi uçak bakım sektöründe bölge lideri yapmayı hedefliyor...

alkazar
13-10-2008, 23:14
Kriz dinlemedi, traktörü Manisa’ya sürdü
Traktör üreticisi Hintli TAFE, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde traktör üretim ve montaj tesisi yatırımı yapacak.

Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Hintli dünya devi Tractors and Farm Equipment Limited (TAFE) şirketinin Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde, yıllık 15 bin traktör üretimi planı ile bir traktör üretim ve montaj tesisi yatırımı gerçekleştireceğini duyurdu.
Haberin devamı

Yapılan ortak açıklamada, TAFE’nin Türkiye pazarına en kısa sürede tüm traktör serisi (45 - 80 HP arası) ürünlerini sunması doğrultusunda planlamanın devam ettiği, üretime 2009’un ilk çeyreğinde başlanacağı, detaylı istihdam bilgisinin bir sonraki dönemde paylaşılacağı belirtildi.

Hindistan merkezli TAFE, 100 HP altı traktör segmentinde, yıllık 80 bin adede ulaşan, Güney Asya, Afrika ve Kuzey Amerika ülkelerindeki satışları ile dünyanın en büyük ikinci traktör üreticisi. 50 yıla yakın bir süredir traktör tasarım, üretim ve pazarlamasında, bir milyon üzerinde müşteriye hizmet veren TAFE, tüm dünyada her türlü agro-klimatik ortama uygun, düşük ve orta güçte ürünleri ile tanınıyor.

TAFE CEO’SU: TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR PAZAR
TAFE Direktör ve CEO’su Mallika Srinivasan konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, Türkiye’nin diğer pazarlara ulaşmada son derece önem taşıyan uluslararası jeolojistik ve stratejik konumuna dikkat çekerek; “Türkiye traktör pazarı bizler için, TAFE’nin deneyim ve ürün gamı ile örtüşümü açısından son derece önemli bir pazar. Türkiye gerçek anlamda yatırım-sever bir ülke.”

Srinvasan ayrıca, Manisa’nın Türkiye’nin son derece gelişmiş oto yedek parça üretim merkezlerine yakın olması sebebi ile de tercih edildiğini belirterek, TAFE’nin gerek yerel gerekse global ihityaçlarını bölgeden karşılamayı planladığını sözlerine ekledi. Türkiye’de halen 2000’in üzerinde TAFE markalı traktör kullanılıyor.

Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz ise Hindistan’ın dünyanın önde gelen traktör üreticileri arasında olduğunu vurgulayarak, bu nedenle Hindistan’ın bu alandaki öncü kuruluşu TAFE’nin sıfırdan bir yatırımla ülkemize gelme kararı almasının ayrıca memnuniyet verici olduğunu belirtti.

alkazar
19-10-2008, 08:28
Gates Corporation yan sanayide üç aşamalı yatırıma geliyor


Dünyanın en büyük otomotiv ve sanayi ürün, sistem ve parça üreticilerinden olan Gates Corporation, Türkiye’de yatırım kararı aldı.

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (Yatırım Ajansı) ve Tomkins PLC’ye bağlı Gates Corporation birlikte yaptıkları açıklamada, şirketin üç aşamalı bir yatırım kararı aldığını bildirdi. Yatırımların, Gebze ve Tuzla bölgelerinde kurulacak bir adet Dağıtım Merkezi ve bir adet Likit Yakıt Mühendislik ve Hizmet Merkezi’nin yanı sıra İzmir Serbest Ticaret Bölgesi’nde kurulacak yeni bir Yağ Pompası ve Kayış Üretim Tesisi’ni kapsadığı kaydedilen açıklamada, Gates yatırım projesi kapsamında hayata geçirilecek yeni üretim tesisinin, ilk etapta özellikle Avrupa’da hızlı bir şekilde artan talepleri destekleyeceği ifade edildi. Bu yılın son çeyreğinde temel atmayı hedefleyen Gates’in, 2010 yılında üretime geçeceği belirtildi. Gates Corporation Başkanı John Bohenick, Türkiye’nin, ülke ve bölgelere ulaşmada bulunduğu önemli merkezi ve stratejik konumun altını çizerek, bu girişimlerinin, Avrupa otomotiv sektöründe giderek artan ürün ve hizmet taleplerini karşılamalarına olanak vereceğini bildirdi. Bohenick, "Gerek kaliteli iş gücü, gerekse güçlü tedarik zeminiyle Türkiye gerçek anlamda dinamik bir coğrafya. Ayrıca var olan müşteri tabanımız için de Türkiye giderek gelişen bir üretim üssü. Dolayısıyla güvenilir bir tedarikçi ve iş ortağı olarak Gates’in Türkiye’de olması, üreticilerin operasyonları için de önemli" dedi.

Sıfırdan yatırım

Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz da Gates’in Türkiye’de yatırım kararı almasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade etti. korkmaz, "Gates projesi en başından beri ajansımızın takibinde olan, ’Greenfield’ tabir ettiğimiz sıfırdan bir yatırım. Yatırım Ajansı olarak bu projenin Türkiye’de başarıyla hayata geçirilmesi amacıyla kendilerine A’dan Z’ye son derece kapsamlı bir hizmet verdik" dedi.

25 ülkede faaliyet 5.8 milyar dolar gelir

DÜNYANIN en büyük otomotiv ve sanayi ürün, sistem ve parça üreticilerinden olan Gates Corporation, 25 ülkede 60 noktada faaliyet gösteriyor. Kuzey Amerika’nın en büyük kauçuk olmayan lastik üreticisi şirketin, Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Asya, Avustralya ve Körfez bölgelerindeki tüm büyük otomotiv pazarlarında satış ve pazarlama faaliyetleri bulunuyor. Geçen yıl gelirleri 5.8 milyar dolara ulaşan şirket, dünyada 34 bin kişiyi istihdam eden Tomkins plc’ye bağlı.

alkazar
19-10-2008, 08:31
Limak-Bilgin 170 milyon dolar yatırdı ’Peri Suyu’ elektrik üretmeye başladı

Limak Holding ve Bilgin Enerji’nin 170 milyon dolarlık yatırımla kurduğu Doğu Anadolu Peri Suyu Havzası’nın ilk büyük özel sektör hidroelektrik santralı dün Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle hizmete girdi.

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, "Peri Suyu’nun üzerinde Seyrantepe’yi devreye aldık. Pembelik ve Tatar santrallarını da kuracağız" dedi.

LİMAK Holding ve Bilgin Enerji Yatırım Holding’in yüzde 50 ortaklığı ile kurulan Darenhes Elektrik Üretim A.Ş.’nin 170 milyon dolarlık yatırımla inşa ettiği Seyrantepe Hidroelektrik Enerji Santralı dün düzenlenen törenle hayata geçirildi. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla açılan Doğu Anadolu Bölgesi Peri Suyu Havzası’nın ilk büyük özel sektör hidroelektrik santral yatırımı olan 52 megavatlık Seyrantepe Hidroelektrik Enerji Santralı’nda (HES) yılda 180 milyon kilovatsaat enerji üretilecek. Elazığ-Tunceli sınırında bulunan ve 23.5 milyon metreküp rezervuar hacmine sahip hidroelektrik enerji santralının inşası sırasında ortalama 500 kişiye istihdam sağlandı.

Ülkemize yarar sağlayacak

Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, "Bu yatırımı, kalkınma ihtiyacının öncelikli olduğu Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde gerçekleştirmemiz ülkemize büyük yarar sağlayacaktır" dedi. Özdemir, Seyrantepe Barajı ve Hidroelektrik Enerji Santralı’nda çevreye ve bölge halkının haklarına özenle yaklaştıklarını söyledi.

Peri Suyu’nda 3 yatırım

Bölgede Fırat nehrinin bir kolu olan Peri Suyu üzerinde Seyrantepe’nin yanı sıra Pempelik ve Tatar Barajları ve Hidroelektrik Santrallarının de inşa edileceğini bildiren Özdemir, bu santrallerın işletmeye alma tarihlerini 2010 yılı sonu olarak planladıklarını belirtti. Özdemir, bu şekilde Peri Suyu üzerinde yatırımlar tamamlandığında kurulu gücün 310 megavata, üretimin ise yılda 1 milyar kilovat saate ulaşacağını kaydetti.

Özel balık geçidi yaptık

Yapımda kamulaştırma ve ortaya çıkan ticaret nedeniyle bölge halkına önemli katkılar sağlandığını söyleyen Özdemir, şöyle konuştu: "Ayrıca çevreye verilen önem konusunda Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi. Balıkların nehrin üst tarafına geçişi için özel bir balık geçidi yapıldı. Bu da çevreye ve doğal hayata verdiğimiz önemin bir göstergesi. Küresel krize rağmen Limak ve Bilgin Grupları olarak Peri Suyu üzerinde yapmaya devam ettiğimiz iki baraj ve hidroelektrik enerji santrallerını 2010 yılı sonuna kadar tamamlamayı planladık. Böylece kurulu gücümüz 310 Megavata, üretimimiz yılda 1 milyar kilovatsaate ulaşmış olacak."

5 yıl yatırım indirimi gerek

BİLGİN Enerji Holding Yönetim Kurulu Başkanı M. Vehbi Bilgin, "Enerji yatırımlarında temin edilen krediler çok uzun vadeli. Bu tür yatırımlarda en azından geri ödeme döneminde, asgari 5 sene yatırım indirimi uygulanması gerek" diye konuştu.

2010’a kadar toplam yatırım 550 milyon doları bulacak

DARENHES ortaklığının inşası devam eden Tatar Barajı ve Hidroelektrik Enerji Santralı ile Pembelik Hidroelektrik Enerji Santrallarının yapım süresinde de 2 bin kişiye istihdam sağlanacak. 2010 yılı sonunda tamamlanması planlanan projelerin toplam yatırım tutarı 550 milyon dolar olacak. Limak Enerji Grubu’nun 2013 yılına kadar toplam yatırım hedefi 2 milyar dolar. Limak Holding ve ortaklıkları, önümüzdeki beş yıl içinde enerji sektöründe kurulu gücü 1300 megavata, üretimi en az 4 milyar kilovatsaate çıkaracak. Devam eden projeler 2010 yılı sonunda tamamlandığında yerli ve yenilenebilir kaynaklardan yılda 2.3 milyar kilovatsaat elektrik üretilecek.

alkazar
25-10-2008, 00:54
Oschatz’dan Kocaeli’ne 30 milyon dolarlık yatırım

Global demir-çelik, demir olmayan metal prosesleri (bakır, kalay, çinko, kurşun), kimya, petrokimya ve gübre endüstrilerine tesis, proje ve altyapı üreteni, sektörün pazar lideri ve teknoloji devi Oschatz’ın, büyüme stratejileri doğrultusunda Türkiye’ye yeni bir yatırım yapacak.

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (Yatırım Ajansı) ile Oschatz Enerji ve Çevre Koruma Tesisleri tarafından yapılan ortak açıklamada, Kocaeli Serbest Bölge’de, toplamda 30 milyon dolar tutarında gerçekleşecek yeni yatırımın, 450 istihdam sağlayacağı belirtildi. Açıklamada Oschatz’ın yatırım kararının, Türkiye’de 13. yılını dolduran firma için yeni bir dönemi işaret ediyor. Oschatz’ın uygulamaya aldığı yeni strateji kapsamında, ürün gamını ve üretim kapasitesini genişleterek, iş ve ihracat hacmini artırmayı hedeflediği, üretime 2009 üçüncü çeyreğinde geçileceği kaydedildi. Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz yaptığı açıklamada, firmanın öncelikle emek-yoğun üretimleri çerçevesinde, iyi eğitimli, kaliteli ve sıfır hata ile çalışabilecek teknik bir kadro ve eksiksiz altyapı talebi olduğundan söz ederek, "mevcut uluslararası yatırımcıların genişleme projelerinin, böylesi bir global gündemde çok önemli olduğunu görüyoruz. Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı olarak son 5 aydır üzerinde çalıştığımız, Oschatz’ın genişleme projesi de buna güzel bir örnektir. Ülkemiz,bu kaliteli insan kaynağına ve uluslararası dev isimlerin ihtiyaç duyduğu altyapı zenginliğine sahiptir" dedi.

alkazar
25-10-2008, 00:55
İtalyan lüks outletçi İstanbul’a 100 milyon Euro yatırımla giriyor

İtalya’nın en büyük tekstil şirketlerinden olan ve İtalya’daki 4 outletinde Armani, Prada, Gucci, Bulgari gibi en lüks markaları barındıran Fingen, Türkiye’nin ilk lüks outletini açacak. Krizin outlet konsepti için doğru zaman olduğunu belirten Fingen’in Direktörü Massimo Gardel, İstanbul’da 100 milyon Euro yatırımla 2010’da ilk outleti açacaklarını söyledi.

İTALYA’nın en büyük tekstil ve gayrimenkul şirketlerinden, milyarlarca Euro cirosu bulunan Fingen, Türkiye’nin ilk lüks outlet (indirim ve seri sonu ürünlerin satıldığı mağaza) alışveriş merkezini açmaya hazırlanıyor. Fingen’in Direktörü Massimo Gardel, tam olarak yerini açıklamadığı outletin İstanbul’da bulunacağını söyledi. 80-100 milyon Euro yatırımla 2010 yılında açılması planlanan outlete dünyanın en önemli lüks markalarının geleceğini söyleyen Gardel, "Türkiye böyle bir şey daha önce görmedi" dedi.

Armani, Prada, Gucci

İtalya’da 4 outlet yatırımları olduğunu ve burada Armani, Prada, Gucci, Bulgari gibi lüks markaların mağazaları olduğunu anımsatan Gardel, "Söz konusu markalar Türkiye’ye gelmemizle birlikte bizi izleyeceklerdir. Şu anda bir isim veremem ama bizim projemizde yer alacaklarını düşünüyorum" dedi. İtalyan Frattini Ailesi’ne ait olan Fingen SpA, tekstilin yanı sıra kumaş ve gayrimenkul alanlarında faaliyet gösteriyor. Holdingin en büyük faaliyet alanı şu anda RDM (Real Estate Development Management) isimli şirketi üzerinden yürüttüğü gayrimenkul.

Krize rağmen Türkiye

Outletler açmaya 10 yıl önce başlayan RDM, İtalya’nın ardından Türkiye’yi seçmiş. İlgilendiği bir başka ülke ise Çin. İtalyan şirket Türkiye’deki yatırımlarını MAG ile işbirliğiyle gerçekleştirecek. Krize rağmen Türkiye’ye gelme nedenlerini Gardel şöyle açıkladı: "Ekonomik kriz her yerde; İtalya, ABD, Almanya... Tüketici krizleri önemser. Tasarruf etmeye çalışır. Outletler böyle dönemlerde çok daha fazla önem kazanır. Bu nedenle de doğru bir konseptle geliyoruz. Kriz dönemlerinde ’Hadi 12 yeni yatırım yapalım’ diyemiyorsunuz ama bir şekilde faaliyetlerinizi sürdürmeniz lazım. Türkiye pazarına güveniyoruz. Krizin ardından bu pazarın çok ilginç olacağına inanıyoruz."

Gardel, Türkiye pazarının yeterince olgun olduğuna inandıkları için bir yıl önce yatırım kararı aldıklarını açıkladı. Açacakları lüks outlet ile bir alışveriş destinasyonu yaratmayı amaçladıklarını vurgulayan Gardel, restoranlar ve eğlence mekanları ile bunu destekleyeceklerini söyledi. Mimari olarak da farklılık yaratmayı amaçladıklarını kaydeden Gardel, İstanbul’un ardından İzmir ve Ankara gibi büyük şehirleri hedeflediklerini belirtti.

Lüks oteller geliyor

Massimo Gardel, lüks markaların otellerini açtıklarını belirterek, "Armani, Bulgari, Salvatore Ferragamo anlaşmamız olan markalar. Türkiye’yi bu açıdan da inceliyoruz. Doğru bir lokasyonda bu değerli markaların otelerini açabiliriz" dedi. İngiliz kravat ve eşarp markası Tie Rack’i satın alan Fingen, daha çok havalimanı mağazalarıyla bilinen zinciri Türkiye’ye getirmek için görüşmeler de yapıyor.

alkazar
25-10-2008, 00:58
Telekom ihalesinde önemli rol oynadım enerjiye 1.4 milyar Euro yatıracağım

Türk Telekom’da ihale sürecinde başlamak üzere önemli rol oynadığı için adı ’Becerikli Abdullah’a çıkan Abdullah Tivnikli, "O ihaleye Saudi Oger ve Etisalat’ın ayrı ayrı katılmasını sağlayan Kuveyt Türk olarak biziz. Kuveyt Türk, Türk Telekom’a ortaklığı düşündü, varlık satışı olmayınca vazgeçti. Benim de hissem yoktur" dedi. Tivnikli, enerjiye 1.4 milyar Euro yatırım yapacağını söyledi.

TÜRK Telekom’un yüzde 55’inin özelleştirilmesi sırasında Saudi Oger (Oger Telecom) ile Etisalat’ı ihaleye çeken, şirkette yüzde 10 hisse sahibi olduğu söylentileriyle adı "Becerikli Abdullah"a çıkan Abdullah Tivnikli, Hürriyet’e konuştu. Tivnikli, "Ben Kuveyt Türk’ün Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısıyım. Başta Kuveyt olmak üzere, Körfez Bölgesi’nde çok iyi ilişkilerim var. Türk Telekom ihalesine Oger Telecom ile Etisalat’ın dikkatini çeken ben oldum. İhalede iyi çekişme oldu, yüzde 55’lik hissenin fiyatı 6 milyar 550 milyon dolara çıktı. Türk Telekom’a Kuveyt Türk olarak ortak girmeyi düşündük, varlık satışı olmadığı için vazgeçtik" dedi. Tivnikli, aile şirketi Eksim Grup olarak enerjiye önümüzdeki 4 yılda 1.4 milyar Euro’luk yatırım planladıklarını söyledi.

7 milyar dolar getirdik

1984-85’ten beri Körfez ülkelerinde dolaştığını, 19 yılda Kuveyt Türk’ün 600 milyon dolarlık sermayeye ulaştığını, 6-7 milyar dolarlık kaynağın Türkiye’ye gelişine yol açtığını belirten Abdullah Tivnikli, şöyle konuştu: "Kuveyt Türk, bu sürede Kuveyt’e sadece 4.6 milyon dolar götürdü. Kuveyt Türk’ün büyük ortağı, Kuveyt Finance House’dur. Bu şirkete devlet de ortak ama halka açık. Türkiye’ye Körfez sermayesi getirmek benim idealimdi."

Dosyalar hazırladık

Başta Türk Telekom olmak üzere, Tüpraş ve Petkim özelleştirmelerinde de dosyalar hazırlayıp, ekipler oluşturduklarını ifade eden Tivnikli, şunları dile getirdi: "Kuveyt Türk’te oluşturduğumuz ekip, Körfez’e gidip özelleştirme ihalelerine ilgi çekmek üzere çalışmalar yaptı. Türk Telekom’da, Oger Telecom ile Etisalat’ın dikkatini buraya çeken biz olduk. Nitekim ihalede en çok onlar çekişti. Fiyat da iyi bir noktaya geldi."

Ortaklığı düşündük

Tivnikli, "Türk Telekom’da yüzde 10’luk hisseniz olduğu söyleniyor. Doğru mu?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Aslında Kuveyt Türk olarak Türk Telekom’da hisse almayı düşündük. Ancak, Türk Telekom’da varlık satışı söz konusu değildi. Sadece belirli bir süreliğine işletme satışı söz konusuydu. Varlık satışı olmayınca da ortaklıktan vazgeçtik. Daha sonra kamu hisselerinin bir bölümü halka arz edilirken bizimkilere ’alalım’ dedim, yine istemediler."

Ben ortak değilim

Tivnikli, "Asıl iddialar sizin Türk Telekom’da gizli ortak olduğunuz yolunda" hatırlatmamız üzerine, "Şahsen Türk Telekom’da ortaklığım söz konusu değil. Aile şirketimiz Eksim Grup’ta ortaklığım var. Ayrıca, Kuveyt Türk’te Başkan Yardımcısıyım. Burada küçük bir hissem var" yanıtı verdi. Tivnikli, asıl faaliyet alanı hububat ve gıda olan Eksim Grup’ta önümüzdeki 4 yılda 1.4 milyar Euro’luk rüzgar ve hidroelektrik enerjisine dönük yatırım planladıklarını vurguladı.

Eksim Grubu’nun cirosu 400 milyon doları buluyor

Abdullah Tivnikli, Kuveyt Türk’teki etkin görevinin yanısıra, abisiyle birlikte Eksim Grup çatısı altında toplanan aile şirketlerini de yönetiyor.

Eksim Grubu’nun faaliyet gösterdiği sektörler arasında enerji, gıda, inşaat-gayrımenkul ve madencilik bulunuyor.

Eksim Dış Ticaret, yurtdışı ve yurtdışında yılda 1 milyon tonun üzerinde tahıl ürünü satışı gerçekleştiriyor.

Eksim Grubu, yarısı yurtdışı kaynaklı olmak üzere toplam 400 milyon dolar yıllık ciroya ulaşıyor.

Eksim Grubu inşaat ve madende de büyüyor

Abdullah Tivnikli’nin verdiği bilgiye göre, Eksim Grubu alışveriş merkezi, otel, rezidans gibi bazı projelerde yatırım ortaklığı içinde yer alıyor. Grubun kendisine ait ve ortak olduğu projelerin toplam inşaat alanı 550 bin metrekareyi aşıyor.

Eksim Grubu’nun Kayseri’deki Stoneks şirketi, 350 bin metrekarelik yıllık doğal taş işleme kapasitesine sahip bulunuyor. Grup ayrıca kendine ait mermer ocağı da işletiyor.

Eksim Grubu ayrıca krom madenine dönük yatırım faaliyetinde de bulunuyor.

İlk hidroelektrik santralı 2008 sonunda devreye giriyor

2000 yılından beri Türkiye’nin birçok bölgesinde rüzgar ölçümleri yapan Eksim Grubu, 950 MW’lık bölümü rüzgar olmak üzere, toplam 1200 MW’lık yenilenebilir enerji portföyüne ulaştı. Abdullah Tivnikli, Karadeniz Bölgesi’ndeki 64 MW’lık ilk hidroelektrik enerji santralını 2008 sonunda devreye alacaklarını söyledi.

Türk Telekom’a genel müdür aranırken mülakatlara girdim

ABDULLAH Tivnikli, "Sizin Türk Telekom üzerinde çok etkili olduğunuz, yönetim kurulu toplantılarına girdiğiniz söyleniyor" hatırlatması üzerine şunları söyledi: "Ben Türk Telekom’da yönetim kurulu üyesi değilim. Dolayısıyla yönetim kurulu toplantılarına girmem söz konusu değil. Ancak, Türk Telekom’a bir ara genel müdür arayışı vardı. O sırada bazı mülakatlara ben de girdim. Daha sonra Yönetim Kurulu Başkanı Paul Doany, genel müdürlüğü de yürütme yolunu seçti."

Babam akrabaya kefaletten battı, faiz fobimiz oldu

ABDULLAH Tivnikli, babası Sıddık Tivnikli’nin geçmişte bir yakınına kefil olduğunu, bu yüzden batışı yaşadığını ifade ederek şunları anlattı: "Biz aslında varlıklı bir aileydik. Babam, kefalet yüzünden tam anlamıyla battı. Daha sonra hamdolsun yeniden kendimizi toparladık. Ancak, o batış olayından sonra bizde bir faiz fobisi oluştu. Hatta ben İstanbul Teknik Üniversitesi’ni mühendis olarak bitirdikten sonra işletme masterimi yaparken, tez konusu olarak batıdaki yatırım ortaklıkları modelini seçtim. Yani, faiz dışı bir sistem üzerinde çalıştım."

Faizsiz sistemin Türkiye’ye gelişinde payım var

8’inci Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın babasıyla olan dostluğu nedeniyle kendisini de yakından tanıdığını belirten Abdullah Tivnikli, şunları anlattı: "23 Nisan 1983’te babamı kaybettik. Yurtdışında eğitim görüyordum. Hemen döndüm, işlerimizle ilgilenmeye başladım. O dönemde Başbakan Yardımcısı olan Turgut Özal, beni çağırıp, ’Faizsiz bankacılık sistemini getirmeyi planlıyoruz, senin bu konuda çalışmaların vardı, gel bu konudaki çalışmaların içinde ol’ dedi. O zamanki adı ’Özel Finans Kurumu’, şimdiki adı ’Katılım Bankacılığı’ olan modelin Türkiye’ye gelmesinde böylece rol aldım."

Refik Hariri ile görüştüm cenazesine kendim gittim

ABDULLAH Tivnikli, Lübnan’ın suikaste kurban giden eski Başbakanı ve Sadu Oger-Oger Telecom’un kurucusu Refik Hariri ile geçmişte görüşmeleri olduğunu ifade ederek, "Cenazesine de gittim. Giderken kendim gittim. Dönüşte Sayın Abdullah Gül’le (o dönemde Dışişleri Bakanı’ydı) birlikte döndüm. Cenaze üzerinden iş bağlantısı kurulması söz konusu olamaz" dedi.

Katılım bankaları reel ekonomiye dayalı çalışıyor

TÜMÜYLE faize dayalı sistemin "balon gibi şiştiğini" savunan Abdullah Tivnikli, şu yorumu yaptı: "İşte dünyada yaşanan finans krizi bunu ortaya koydu. Faize dayalı bankacılık sistemini asla kötülemek istemem. Onlar da kendi işlerini yapıyorlar. Ancak, özel finans kurumları ya da şimdiki adıyla katılım bankaları tüm faaliyetlerinde reel ekonomiye dayalıdır. Herkes parayı ’havuz’a atar. Havuzda toplanan paralar binlerce reel işte kullanılır. Ortaya gelir çıkar. Böyle bir sistemin batma ihtimali yok."

Tivnikli, ABD’nin Körfez’den 3.5 trilyon dolar, İngiltere’nin 1.5-2 trilyon dolar, İspanya’nın ise 650 milyon dolar kaynak çekebildiğini ifade ederek, "Ben oradaki birikimleri Türkiye’nin de hizmetine sunmak istiyorum" dedi.

alkazar
28-10-2008, 16:11
avrupa İmar ve kalkınma bankası (ebrd), yatırımlarından yararlanabilen ülkeler arasına
kabul ettiği türkiye'ye 2010 yılı sonuna kadar 600 milyon dolarlık yatırım sağlamaya karar verdiğini açıkladı.
banka, yatırımların büyükşehir bölgelerinin dışına yönelik olacağını ve özel sektörün daha da geliştirilmesi amacıyla,
küresel ve yerel piyasalardaki çalkantılardan etkilenen küçük ve orta ölçekli işletmelere yöneleceğini bildirdi.
ebrd başkanı thomas mirow bugün yaptığı yazılı açıklamada şöyle dedi:
"türkiye'de dinamik bir piyasa ekonomisinin varlığı, sadece ülke halkına yarar sağlamakla kalmayacak, bu ülkenin
ekonomik önemi göz önüne alındığında, ebrd bölgesindeki diğer ekonomilerin güçlenmesine de yardımcı olacaktır...
bölgemizdeki ülkeler için güvenli bir ekonomik gelecek sağlamaya katkı sağlayacak böyle bir adım, küresel bir ekonomik
güvensizliğin yaşandığı bugünlerde daha da büyük önem kazanmaktadır."
ebrd, eski sovyetler birliği'nin ekonomik güdümü altındaki orta ve doğu avrupa ülkelerinin piyasa ekonomilerini
kurmalarına yardımcı olmak amacıyla 1991 yılında oluşturuldu.
şimdi avrupa birliği üyesi olan sekiz doğu avrupa ülkesinden bazıları ebrd desteğini bıraktılar. diğerlerinin aldığı ebrd
fonları ise 2010 yılına kadar kesilecek. ancak bazı ülkelerin yeniden uluslararası para fonu (imf) gibi uluslararası kredi
kuruluşlarının desteğini istemeleriyle, bu bölge halen süren küresel finansman krizine karşı en hassas bölgelerden biri
olarak görülüyor.
ebrd'nin kurucu hissedarlarından olan türkiye, banka'nın fonlarından yararlanmak için nisan ayında başvuru yapmıştı.
diğer gelişmekte olan ekonomiler gibi türkiye'nin de maruz kaldığı sermaye çıkışları ülke parasının değerini son üç
haftada düşürdü ve borsaya bu yıl içinde yarı yarıya değer kaybettirdi. ancak analistler, türkiye'nin bankacılık sisteminin,
doğu avrupa ülkelerinin pek çoğuna oranla daha az riskli olduğu görüşündeler.
merkez bankası başkanı durmuş yılmaz dün yaptığı açıklamada, türkiye'nin imf ile mayıs ayında sona eren anlaşmasının
yerine bir başka düzenleme yapılmasını olumlu karşılayacağını ifade etti.
imf yetkilileri halen ankara'da temaslarını sürdürüyor. analistler, bu konuda bir açıklamanın gelecek hafta
yapılabileceğini belirtiyorlar.
yaklaşık 60 batılı ülkenin hissedarı olduğu ve bölgenin her yerinde yatırımları bulunan ebrd de süren krizden
etkileniyor. mirow, financial times gazetesine yaptığı açıklamada, 1998 yılında rusya'da meydana gelen mali krizden bu
yana ebrd'nin ilk kez mali zarar yaşayabileceğini söyledi.

alkazar
28-10-2008, 16:12
hilton hotels cooperation avrupa ve afrika bölgesi geliştirmeden sorumlu
kıdemli başkan yardımcısı patrick fitzgibbon, önümüzdeki beş yıl içinde türkiye'deki hilton otelleri ailesine 40'dan fazla
yeni otel eklemeyi planladıklarını söyledi.
konuyla ilgili olarak düzenlenen basın toplantısı öncesi gazetecilere dağıtılan bültende fitzgibbon, "türkiye, hilton için
her zaman çok özel bir pazar olmuştur. yarım yüzyıldan fazla bir süredir varlığımızı sürdürdüğümüz bu ülkede, artık sadece
İstanbul'da değil ülke genelinde kaliteli konaklama için artan bir talep olduğunu düşünüyoruz. bu talebin önemli bir
parçasını karşılamayı hedefliyoruz" dedi.
hilton hotels cooperation ayrıca, anlaşmaları bugün imzalanacak hgi çorlu ve hgi çorum projeleri ile birlikte gelecek
10 ay içinde 11 adedi bulması planlanan yeni yatırım anlaşmalarıyla, türkiye'deki toplam yatırımını iki yıl içinde iki katından
fazla artırmayı planlıyor.

oldwolf
28-10-2008, 17:05
Güzel bir topic olmuş..Katkı yapmaya çalışacağım..

************************************************** ****************

HATTAT HOLDİNG'DEN ÇİNLİ DATONG'LA KÖMÜR ÜRETİMİNE 2.5 MİLYAR EUROLUK YATIRIM


Hattat Holding -Hema Enerji ve Datong Coal Mining Şirketleri, "Batı Karadeniz Enerji Projeleri" Adı Altında Zonguldak, Amasra,bartın'da Yürütülen ve Yılda 5 Milyon Kömür Çıkarmayı Hedefleyen 2.5 Milyar Euro'luk Bir Projeye İmza Attılar.



Hattat Holding-Hema Enerji ve Datong Coal Mining şirketleri, "Batı Karadeniz Enerji Projeleri" adı altında Zonguldak, Amasra,Bartın'da yürütülen ve yılda 5 milyon kömür çıkarmayı hedefleyen 2.5 milyar Euro'luk bir projeye imza attılar.
Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığına son verebilmek amacıyla bu projeye başladıklarını belirten Hattat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat, hedefleri arasında Türkiye'nin zengin yeraltı kaynaklarını en verimli şekilde işlemek olduğunu söyledi. Projeyi "Çılgınlar Çılgını" olarak adlandıran Hattat, "Yerli taş kömürünü, metan gazını, petrol ve doğalgazı çıkarmak, ekonomik, kaliteli, sürekli ve çevreye duyarlı bir şekilde elektrik üretmek ve bunun dağıtımını yaparak ekonomiye katkıda bulunmak istiyoruz" dedi. Projenin içeriği hakkında düzenlenen basın toplantısında bir konuşma yapan Mehmet Hattat, "Projenin ilk devresi için Datong'la birlikte 600 milyon Euro'luk bir yatırım yapacağız. Şu ana kadar bu miktarın yüzde 25'ini kuyuların açılmaya başlanması, Çin'den makinaların gelmesi ve enerji nakil hatlarının yapılması işlemleri için harcadık. Buradaki amacımız 3 Mega derin kuyu açma, yer altı mekanizasyon sistemleri ile kömür üretimini Bartın, Tarlaağzı, Karadeniz Ereğli ve Kandilli bölgelerinden çıkarmak" diye konuştu.


-1 YILDA 5 MİLYON TON KÖMÜR ÇIKARACAK-

"Bugün itibariyle bin 800 işçi çalıştırılan projede zaman içerisinde 11 bin istihdama kadar yer açılacak" diyen Hattat, şöyle konuştu: "Çalışmalarımız geçen yıl başladı. Çalışmalarımız dahilinde de 1 yıl sonrada kömüre ulaşmayı hedefliyoruz. Türk ve Çin iş gücü ile birlikte yılda başlangıç olarak toplamda 5 milyon ton kömür çıkaracağız. İlerleyen yıllarda ise bu rakamı 10 milyon ton kömüre yükselteceğiz. Hedefimiz enerji konusunda büyümek ve dışa bağımlılığa son vermek"

-AMASRA VE BARTIN KÖMÜR KALİTESİ DÜNYA STANDARTLARINDA-

Amasra ve Bartın'daki kömür kalitesinin dünya standartlarında olduğunu vurgulayan Datong Yönetim Kurulu Başkanı Wu Yongping, Dadong olarak yılda 120 milyon ton kömür ürettiklerini ve Çin'de kömür üretiminde 2., dünyada ise 6. sırada yer aldıklarını söyledi. Hattat ile yapmaya devam ettikleri yatırımın ilerleyen dönemlerde büyüyeceğini ileten Yongping, proje dahilinde bin 200 megawatlık bir elektrik santrali kurma çalışmalarının da devam ettiğini kaydetti. Yongping, şöyle konuştu: "Batı Karadeniz'deki kuyular açıldıktan sonra kömürü birlikte çıkarıp değerlendireceğiz. Kuyu bitiminden sonra kuyu içi dizaynı, galerilerin açılması, panoların hazırlanması, Çin'den getireceğimiz yer altı ekipmanlarıyla kömürü dışarı çıkarmayı hedefliyoruz. Hema'nın böyle bir yerde bu tarz projeye imza atması Türkiye için büyük başarı teşkil ediyor. Çin hükümeti ve Türk hükümetinin desteğiyle bu projenin daha iyi bir yere geleceğini düşünüyoruz."

-"METAN GAZI PROJESİ İÇİN ABD'Lİ FİRMAYLA GÖRÜŞÜYORUZ"-

Tüm dünyada enerjiye artan talebin kendileri için yatırım konusu haline geldiğini söyleyen Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Hattat ise, Amasra'da metan gazı çıkarma hedefleri doğrultusunda ABD'li Blackstone firmasıyla yeni bir anlaşma yapmak için çalışmalara başladıklarını söyledi. Anlaşma sonuçlarının gelecek aylarda belli olacağını kaydeden Hattat, bu yatırımla ülke ekonomisine büyük bir katkı sağlayacaklarının altını çizdi. Ayrıca yer altındaki erişilmeyen bozuk kömürleri yer altında yakarak gazını alma işlemine başlayacaklarını bildirdi. Gazifikasyon adı verilen bu yönetimin dünyada birkaç yerde başarılı olduğunu ileten Hattat, bu projenin de gelecek dönemlerde şekilleneceğini belirtti. (ANKA)

alkazar
30-10-2008, 03:44
Rohm and Haas’tan Gebze’ye 20 milyon dolarlık fabrika


TÜRKİYE, Orta ve Doğu Avrupa’da 30 yıldan beri faaliyet gösteren kimyasal maddeler üreticisi Rohm and Haas, Gebze’de 20 milyon dolarlık yatırımla kurduğu ’Plastik Katkı Maddeleri Akrilik Mukavemet Artırıcılar ve İşlem Yardımcıları üretim tesisini hizmete açtı.

Bir yılda tamamlanan yeni üretim tesisi, yerel-yurt içi ve komşu pazarlardaki plastik endüstrilerinin akrilik mukavemet artırma ve işlem yardımcılarına yönelik giderek artan talebi karşılamayı amaçlıyor. Tesiste üretilen plastik katkı maddeleri yapı ve inşaat, paketleme ve bir çok farklı endüstride nihai ürünlerin kalitesini artırmak için kullanılacak. Rohm and Haas Operasyonlardan Sorumlu Dünya Başkanı (COO) Pierre Brondeau, "Türkiye pazarı ve Orta ve Doğu Avrupa pazarlarında lider konuma gelmek stratejilerimiz içerisinde. Bu yeni tesisimiz ile, Türkiye pazarının artan ihtiyaçlarına cevap verecek verimlilik, maliyet ve performansta, yeni ve yenilikçi ürünler sunmaya odaklanabileceğiz" dedi.

XTRADERX
01-11-2008, 13:18
Körfez bölgesinin üç finans kurumu Ithmaar Bank, Abu Dabi Investment House ve Gulf Finance'ın oluşturduğu Vision 3, Türkiye'ye 6 milyar dolar tutarında yatırım yapmak üzere niyet anlaşması imzaladı. 6 milyar dolarlık fonun kaldıraç etkisiyle 9 milyar doları da bulabileceğini söyleyen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Nazım Ekren, "Türkiye bu niyet anlaşmasıyla cazip bir yatırım ülkesi olduğunu da göstermiş oldu. Türkiye sadece bir finansal liman değil, reel sektör için de tercih edilebilir olduğunu ortaya koydu" dedi. Niyet mektubunun ilk kez Türkiye ile imzalandığına dikkat çeken Türkiye Yatırım, Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, Türkiye'nin fonun gözleyeceği ülkeler arasında en atik ve hızlı davranan ülke olacağını söyledi. "Elimizde somut projelerimiz var. Vision 3, sadece tarım alanındaki yatırımlara 3 milyar dolar ayırdı. Türkiye 1 - 2 yıl içerisinde bu yatırımın büyük bir bölümünü çeker" diyen Korkmaz, 2009'un en geç ikinci çeyreğinde modern tarım ve hayvancılık alanında bitirecekleri projelerle yatırımı çekeceklerini dile getirdi

XTRADERX
01-11-2008, 13:21
Ekonomik kriz sebebiyle, Akpet’e ödeme yapamayan Lukoil, yeni teklifle gelecek. Rus petrol devi, akaryakıt şirketi Akpet’in tamamını satın aldığını temmuz sonunda duyurmuştu. Rus şirketi, Akpet için yaklaşık 500 milyon dolar ödeyecekti. Fakat Lukoil, ödeme tarihini geçirince, bu satın almadan vazgeçildiği sonucuna ulaşılmıştı. Ancak, Lukoil’ün niyetinin yeni bir teklifle Akpet’e gelmek olduğu öğrenildi. Rusya’nın ikinci büyük petrol şirketi, Türkiye pazarını stratejik görüyor ve Türk akaryakıt dağıtım pazarına girmekten vazgeçmek istemiyor.

Lukoil, Türkiye’nin 6. akaryakıt dağıtım şirketi olan Akpet’i satın aldıklarını Temmuz sonunda kamuoyuna duyurmuştu. Akpet Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Aytemiz ise, satın almanın duyurulduğu basın toplantısının hemen ardından pişman olduğunun sinyalini veren ifadeler kullanmıştı.

Lukoil’ün Akpet'le istasyon sayısı 750'yi geçecek

Söz konusu anlaşmayla Lukoil, Akpet’in toplam 300 bin metreküp kapasiteli 8 petrol ürünleri terminalini, 7.650 metreküp toplam kapasiteli 5 LNG depolama tankını, toplam 7 bin metreküp kapasiteli 3 jet yakıtı terminalini ve yıllık 12 bin ton kapasiteli madeni yağ üretim tesisini de satın almış olacaktı. Lukoil’ün uzun süredir Türk akaryakıt dağıtım ağına girmek istediği biliniyordu. Rus şirketi, Akpet’ten önce de Moil ile görüşüyordu.

Yıllık 100 milyon tonluk petrol üretim kapasitesine sahip olan Lukoil’ün Rusya, Bulgaristan ve Ukrayna’da toplam 8 rafinerisi bulunuyor. Şirket, yılda 16 milyar metreküp de doğalgaz üretiyor. Lukoil’ün ayrıca, Türkiye’de 60 civarında akaryakıt istasyonu bulunuyor.

Akaryakıt dağıtımına 1997 yılında faaliyete başlayan Akpet’in ise yurt genelinde 700 akaryakıt istasyonu bulunuyor. Akpet, dağıtım lisansına sahip 50 şirket arasında pazar büyüklüğü bakımından 6. sırada, depolama kapasitesi bakımından 3. sırada, depo sayısı bakımından da 2. sırada yer alıyor.

akhun
02-11-2008, 19:52
http://bigpara.ekolay.net/M3/haber_detay.asp?id=650032

Morallerle birlikte anlaşmalar da bozuldu

Global kriz, Türk şirketlerine yabancı iştahını kesti. Likidite bolluğunda gerçekleşen milyar dolarlık satışlar durdu. Bazı satışlar anlaşma aşamasında beklemeye alındı. Satıştaki şirketler erteleme kararı aldı.

Selma ŞENOL / MİLLİYET

Global krizle başlayan belirsizlik ve moralsizlik, Türk şirketlerinin yabancı gruplarla daha önce yaptığı veya planladığı, evlilik ve işbirliği anlaşmalarını sekteye uğrattı. Satışa çıkan şirketlerin piyasa değerleri konusunda oluşan belirsizlik ve bankaların satın alma kredilerini yavaşlatması, alıcıların da satıcıların da beklemeye geçmesine yol açtı. Son dönemde pek çok şirket evliliği ve anlaşmalar bu nedenle ya iptal edildi ya da ertelendi.

Vestel ile Whirpool Europe arasında eşit sermayeli şirket kurulması konusundaki 2007’den beri süren görüşmelerden hala sonuç alınamazken, Borusan Holding, telekom şirketi Borusan Telekom’un Hindistan’ın telekom şirketlerinden Dhanus Technologies’e satışı sürecini durdurdu.

Yine Set Grup’taki hisselerin OJSC Holding Company Sibirskiy Cement’e satışının 20 Ekim itibariyle tamamlanması bekleniyordu ancak bu satış da iptal edildi. Yapı Kredi Bankası, bünyesindeki Yapı Kredi Sigorta ve Yapı Kredi Emeklilik’i elden çıkarma ya da ortaklıkla ilgili çalışmaları sona erdirdi.

Rus petrol şirketi Lukoil, satın aldığı Akpet’in ödemesini 2009 sonuna erteledi. GSD Holding’in Tekstilbank’ta sahip olduğu hisselerinin tamamı veya bir kısmının satış sürecinde de aynı gerekçelerle sonuç alınamadı. Çoğunluk hisselerine Kuwait Finance House’un sahip olduğu Kuveyt Türk katılım bankasının yüzde 18.3 hissesinin halka arzı da belirsiz bir tarihe ertelendi.

Satıcı da, alıcı da istemiyor

Dünyanın en büyük özel sermaye yatırım fonlarından Carlyle Group Türkiye Genel Müdürü Can Deldağ, bunların dışında da yeni erteleme haberlerinin gelebileceğini söyledi. Deldağ belirsizlik ortamı ve bankaların kredi kullandırma isteksizliğinin etkili olduğunu açıkladı.

Tarafların daha önce anlaştıkları şartları yeniden değerlendirme ihtiyacı belirdiğini anlatan Deldağ, “Mevcut belirsizlik şirketlerin değerlerine de yansıyacağı için satıcılar da beklemeyi tercih ediyor. Bu alımları satın alma kredisiyle yapmayı planlayan alıcılar da beklemeyi tercih ediyor. Belirsizlik fiyatı düşürecek, beklemeliyim diyen alıcı, aynı zamanda bankaların kredi kullanımındaki isteksizliği yüzünden de bu kararı alıyor” dedi.

3 ay daha işlem olmaz

Can Deldağ, aynı gerekçelerle önümüzdeki üç aylık dönemde çok fazla işlem olmayacağını öne sürdü. Türkiye’de yatırım yapmaya istekli bir fon olan Carlyle Group olarak pazarda aynı analizleri yaptıklarını ifade eden Deldağ, bu niyetlerinde ve ileriye dönük beklentilerinde ise önemli bir değişiklik olmadığını söyledi. Deldağ, “Bu belirsizlik ortadan kalkınca Türk şirketleri yatırımcıları çekmeye devam edecek” diye konuştu.
Mevcut durumun 2001 kriziyle karşılaştırılamayacağını da anlatan Can Deldağ şunları söyledi:

“2001 yılının tamamında Türkiye’de meydana gelen birleşmelerin değeri 1 milyar doların altındaydı. Oysa sadece son 3 yılda 20 milyar dolarlık birleşme oldu. Yani 2001 yılında Türkiye bu kadar dışa açık bir ekonomiye sahip değildi, ortada proje yoktu, Türkiye yatırım yapılabilir bir yer değildi”

Yarı fiyata satış istenmiyor

Tacirler Menkul Değerler Pazarlama Müdürü Mert Yılmaz, Türkiye’de en büyük ilginin mali sektördeki şirketlere olduğunu, ancak o sektörde de Tekstilbank’ın haricinde satılacak şirket kalmadığını söyledi. Yılmaz, sanayi tarafında ise yabancı yatırımcıların ilgilendiği birkaç şirket bulunduğunu ama onların da bu saatten sonra gerçekleşme ihtimalinin zayıfladığını öne sürdü.

Yılmaz, “Çünkü ilgilenenlerin büyük kısmı, Avrupa ve Amerika kökenli şirketlerdi. Böyle bir likidite krizi varken, satın almalara parayı bağlamak istemiyorlar. Yerli firmalar açısından ise rakipleri daha önce daha yüksek fiyattan satılmışken kendi şirketlerini yarı fiyata satmak istemiyorlar” dedi.

Yılmaz’a göre, bunun tek istisnası işletme sermayesi ihtiyacından dolayı satış yapması gerekenler olacak. Eğer kaynak ihtiyacı duyarlarsa, o zaman yerli şirketler piyasa şartlarına rağmen satışı deneyecekler.

Global krize takılanlar

Rus petrol şirketi Lukoil
28 Temmuz’da akaryakıt dağıtım şirketi Akpet’i almak üzere anlaşma imzaladı. Ancak global kriz nedeniyle ödemeyi 2009 sonuna sarkıttı. Lukoil, Akpet’in ödemesinde kullanmak üzere yüzde 6.5 faizle 3 yıl vadeli 250 milyon dolar kredi alıyor.

Borusan Holding
Borusan Telekom’un Hindistan merkezli Dhanus Technologies’e satış sürecini durdurmaya karar verdi. Krizden önce Dhanus Technologies ile Borusan Holding, EFG İstanbul’un danışmanlığıyla Borusan Telekom’un yüzde 100 oranındaki hissesinin değişimi için anlaşma sağlamışlardı.

GSD Holding’in Tekstilbank’ta sahip olduğu hisselerinin tamamı veya bir kısmının satış sürecinde ilk teklifler alındı. 900 milyon dolarlık satış konusunda Doha Bank süreçten çekildi. Emirates ile Lübnanlı Kassar’a ait Fransa Bank’ın satışla ilgilendiği öne sürüldü ancak 2007’den beri süreçte ilerleme olmadı.

Set Grup’un 600 milyon euro’ya Rus Sibirskiy Cement şirketine satışı konusunda Nisan 2008’da varılan anlaşma sonuçsuz kaldı. Set Grup’un ortaklarından Ciments Français, Set Grup’taki hisselerinin OJSC Holding Company Sibirskiy Cement’e satışının daha önce belirlenmiş olan 20 Ekim tarihi itibariyle gerçekleşmediğini duyurdu. Ruslar, finansman sağlayamadıkları için süre istemişlerdi.

Yapı Kredi Sigorta ve Yapı Kredi Emeklilik’in satışıyla ilgili çalışmalar sona erdi. Yapı Kredi Bankası’ndan yapılan açıklamada, mevcut küresel piyasa koşullarında, arzu edilen değerlere ulaşılamayacağı anlaşıldığından bankanın satış çalışmalarını sona erdirdiği belirtildi.

Bank Asya ve Albaraka Türk'ten sonra halka açılan üçüncü katılım bankası olmaya hazırlanan Kuveyt Türk, dünya borsalarında ABD'den kaynaklanan küresel dalgalanma sebebiyle yapacağı halka arzı erteledi. Çoğunluk hisselerine Kuwait Finance House'un sahip olduğu Kuveyt Türk katılım bankasının yüzde 18,3 hissesinin halka arzının ne zaman yapılacağı belli değil. Albayrak GYO da bu yılın ilk yarısında planlanan halka arzı ileri bir tarihe kaldı.

alkazar
11-11-2008, 07:57
Çanakkale'de yeni rüzgar santralleri

Demirer Holding tarafından Çanakkale'nin Ezine ilçesinde kurulacak olan "Çamseki Rüzgar Enerji Santrali"nin kuleleri ve jeneratörlerinin montajına başlandı.
Bozcaada, İntepe ve Gelibolu'da rüzgar santralleri yapan Demirer Holding'in, Ezine'nin Üvecik köyünde kuracağı santralin bir kulesi tamamlanırken, 2 kulenin dikim çalışmaları sürüyor. Holding Enerji Projeleri Koordinatörü Ahmet Araçman, inşaatına ağustos ayında başlanan rüzgar santralinde 11 tane türbin olacağını ve 20.8 megavat kurulu güç bulunacağını belirtti. Hava şartlarının uygun gitmesi halinde santralin kurulumunun 1.5 ayda tamamlanacağını ifade eden Araçman, "Bu santralden yılda 82 milyon kilovat saat enerji elde edilecek. Çanakkale'de bunun dışında Bozcaada'da 30 milyon, İntepe'de 100 milyon, Gelibolu'da ise 50 milyon kilovat saat enerji elde eden türbinlerimiz bulunuyor. Böylelikle Çanakkale yöresinde yılda 262 milyon kilovat saat yenilenebilir temiz enerji elde edilmiş olacak" diye konuştu.
Araçman, bugüne kadar dünyada tüm enerjilerin fosil yakıtlardan sağlandığını, bu yakıt türlerinin doğaya bol miktarda karbondioksit saldığını ve atmosferi kirlettiğini anlattı. Yenilebilir enerjinin, mekanik gücü kinetiğe çevirerek hiçbir yakıtı kullanmayıp, elektrik elde ettiği için tamamen temiz olduğunu anlatan Araçman, şu anda Türkiye'de yıllık 250-300 megavat temiz enerji elde edildiğini belirtti. Araçman, bu üretim 2 yıl içinde 1500-2000 megavat dolaylarına gelmesini umduklarını ifade etti.

Demirer Holding tarafından Çanakkale'nin Ezine ilçesinde kurulacak olan "Çamseki Rüzgar Enerji Santrali"nin kuleleri ve jeneratörlerinin montajına baş...

alkazar
12-11-2008, 03:32
Messer yeni tesisle geliri ikiye katlamayı hedefliyor

Türkiye'de 1990'dan beri Aligaz'la ortak endüstriyel gaz üretimi yapan Messer Grup, 20 milyon euroluk yatırımı haziran ayında devreye almaya hazırlanıyor. Kriz olmadığı bir dönemde yatırım kararı aldıklarını söyleyen Messer Group CFO'su Dr. Hans-Gerd Wienands, "Şimdi olsa yatırım için beklerdik. Ancak biz Türkiye'nin krizden daha az etkileneceğine inanıyoruz" dedi.
Gebze'de bir hava ayrıştırma ünitesi kuracak grup, burada havayı üç elementi olan oksijen, nitrojen ve argon'a ayırıp 150 kilometre civardaki bütün bölgeye dağıtım yapacak. Dondurulmuş gıda, otomotiv, demir çelik gibi birçok sektörde kullanılan azot, argon ve oksijen gibi gazları üretecek hava ayrıştırma tesisine ilave olarak, modern bir tüp dolum tesisi ve yönetim binası da yatırım içinde yer alacak. Geçen yıl 12 milyon YTL satış geliri olan grup, Haziran 2009'da devreye girecek ünitenin ardından bu rakamı ikiye katlamayı hedefliyor.

Türkiye'nin küçük depresyonu bizi yıldırmadı
Messer Group CFO'su Dr. Hans-Gerd Wienands 20 milyon euroluk yatırım kararının ardında uzun soluklu bir fizibilite çalışması yattığını söyledi. Türkiye operasyonlarına Aligaz ile beraber1990'larda başladıklarını, bu dönemde de küçük depresyon olarak adlandırabilecekleri bir krize tanıklık ettiklerini dile getiren Wienands, "Türkiye'nin 2001'de geçirdiği küçük depresyon diye adlandıracağım dönemden sonra, son 4-5 senede çok güçlü bir toparlanmaya tanıklık ettik. Çok iyi büyüme hızı, giderek artan yabancı sermaye yatırımları bunun da kanıtı. Bu sayede Türkiye'deki işimizi büyütmeye karar verdik. Çünkü Türkiye'de bizim müşteri portföyümüz olan otomotiv, tersane, çelik gibi sektörlerde büyüme var" dedi.
12 ay önce önce bu yatırıma karar verdiklerinde böyle bir krizin gündemde olmadığını da söyleyen Wienands, "Ancak bizim yatırımımız 30-40 yıl hayatı olan bir operasyon. Eğer bu yatırımı 'bugün yapar mıydınız?' deseydiniz 'Hayır beklemeyi tercih ederim' derdim. Ama hâlâ kötü bir durumda olduğumuza inanmıyorum. Önümüzdeki bir iki yıl mutlaka kötü geçecek. Ama bizim işimizin ömrüne baktığımızda hala kârlı bir iş yapıyor olacağız" dedi.

Çalışan sayımız 120 olacak
Dünya çapında 32 ülkede 4 bin 500 çalışanı olan grup, Türkiye'de 70 kişiye istihdam sağlıyor. Yeni ünitenin açılmasının ardından 40 kişinin işe alınması planlanıyor. Temeli atılan ünite Haziran 2009'da faaliyete geçecek. Havayı üç ana parçası olan oksijen, nitrojen ve argona ayıracak olan hava ayrıştırma ünitesinde üretilecek olan ürünleri, İstanbul bölgesindeki müşterilerine ulaştırmak hedefinde olduklarını anlatan Wienands, "Geçen yıl 12 milyon YTL net satış yaptık, Türkiye genelinde 150-200 müşterimiz var. Bu tesisin faaliyete geçmesinin ardından satışlarımızı ikiye katlamak ve kârımızı artırmak hedefindeyiz" dedi.
Türkiye'nin kendileri için son derece ilgi çekici bir pazar olduğunu ifade eden Wienands, "Bizim için en önemli 3 şey var: Zorluklar olmasına rağmen otomotiv, çelik ve tersane gibi pazarlar büyüyor. Yüksek alım gücüne sahip genç bir nüfus var. Ve de gıda alışkanlıkları değişiyor. Artan nüfusla beraber yemek tüketim alışanlıkları değişecek. Donmuş gıdaların pazardaki payı giderek artıyor, bu da bizim için fırsat demek, çünkü bu ürünler için nitrojene ihtiyaç var" dedi.
Yaşanan krizden, portföylerinin farklı bölgelerde olması ve kendileri için önemli sektörlerde büyük kriz yaşanmadığı için etkilenmediklerini de söyleyen Wienands, "Bütün Avrupa, Asya bizim müşteri portfoyümüzde. Ayrıca gıdadan, sağlığa bir çok sektöre hizmet ediyoruz. Bu da bizi güçlü kılıyor" dedi.

alkazar
12-11-2008, 07:21
Danone, Diyarbakır’a 3 milyar dolar yatıracak
Tarım Bakanı Eker, Diyarbakır’a 3 milyar dolarlık yatırım yapılması için bir Fransız şirketle anlaşma imzaladıklarını söyledi. Söz konusu şirketin Danone olduğu öğrenildi


Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, özellikle dünyadaki gıda krizi sonrasında Körfez ülkeleri ve Ortadoğu ülkelerinden Türkiye’de tarım yatırımı konusunda yoğun talep aldıklarını, Türkiye’nin menfaatlerini düşünerek projeler istediklerini ve bunları değerlendirdiklerini kaydetti.
Eker, önceki gün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının bütçesi görüşülürken tarıma olan yabancı ilgisi hakkında bilgi verdi.
Eker, tarımda yatırım taleplerinin gittikçe arttığını, içeriden olduğu kadar yabancı ülkelerden de yatırım talepleri geldiğini belirterek şöyle konuştu: “Özellikle Körfez ülkeleri ve Ortadoğu ülkeleri, dünya çapında yaşanan gıda krizinin ardından üretim yapacak alanlar arıyor. Biz de bunlardan proje istiyoruz. Tabii ki kendi menfaatlerimiz nasıl gerektiriyorsa ona göre değerlendirme yapacağız. Son olarak yabancı bir grupla Diyarbakır’da 3 milyar dolarlık yatırım öngören bir proje imzaladık.”

Son söz Maliye’de
Söz konusu projenin Fransız Danone grubuyla imzalandığı, grubun Türk firmalara tanınan bazı teşviklerden yararlanmayı talep etiği, bu konuda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın gerekli desteği sağlama sözü verdiği ancak Maliye Bakanlığı’ndan onay beklendiği öğrenildi.
Eker, önceki gece yarısı tamamlanan görüşmeler sırasında milletvekillerinin eleştirilerini de yanıtladı.
Kuraklık dolayısıyla 2007’in tarım sektörü açısından “çok kötü bir yıl” olduğunu söyleyen Eker, “Bunun sorumlusu ne benim, ne de benim hükümetim.
Doğal afettir, kuraklıktır. Bunda hiç kimsenin kabahati yok. Yağmur yağmadı, üretim düştü” dedi. Buna rağmen, tarımın milli gelir içindeki payının, 2002’de 23 milyar dolar iken, 2007’de 49.4 milyar dolar olduğunu belirten Eker, bu süre içinde bazı ürünlerde üretim artışları yaşandığını bildirdi.

alkazar
13-11-2008, 14:25
türkiye'de önde gelen araç kiralama şirketi intercity, japonya'nın önde gelen gruplarından
mitsubishi corp <8058.t> ve mitsubishi ufj <8306.t> ile 4 yılda 3 milyar dolarlık yatırım yaparak kiralık araç pazarını daha da
büyütmeyi hedeflediğini açıkladı.
şirketlerden yapılan ortak açıklamaya göre, intercity, mitsubishi grubu şirketleriyle yapılacak ortaklıkla gelecek yıllarda sadece
araç kiralayan bir şirket olmaktan çıkarak, "çok çeşitli ürünlerde" operasyonel kiralama hizmeti de verebilen bir kuruma
dönüşecek.
yatırımın detayları gelecek hafta açıklanacak.
internet sitesinde yer alan bilgilere göre İstanbul merkez olmak üzere İzmir, ankara, adana, fethiye, antalya ve alanya
şehirlerinde ofisleri bulunan ve toplam 300 kişi istihdam eden intercity, araç kiralama pazarında yüzde 23'e yakın pazar payına
sahip.
dünya bankası kuruluşu olan international finance corporation (ifc) ve hollanda kalkınma bankası (fmo) ile kfw
bankengruppe'ye bağlı alman kalkınma bankası'ndan (deg) oluşan uluslararası bir konsorsiyum, 2005 yılında intercity'ye ortak
olmuştu.

alkazar
14-11-2008, 06:44
IKEA, Bursa’ya 80 milyon dolar yatırdı

Dünya genelinde franchise sistemiyle mobilya ve ev aksevarları mağazaları açan İsveçli IKEA, Türkiye’deki dördüncü mağazasını Bursa’da açtı.

’Dört yılda 4 mağaza ve 1500 çalışan’ hedefiyle Türkiye pazarına giren IKEA, böylece hedefini de gerçekleştirdi. Bursa Anatolium Alışveriş Merkezi’nin Birinci Fazını oluşturan Ikea Bursa Mağazası için yaklaşık 80 milyon dolarlık yatırım yapıldı. Bursa IKEA da Maya Holding’in sahibi olduğu ve Ikea Türkiye Franchise’ı olan Mapa Mobilya ve Aksesuar tarafından faaliyet geçirildi. Böylece, Mapa İstanbul’da 2, İzmir ve Bursa’da birer mağaza olmak üzere Türkiye’de toplam 4 IKEA mağazasına sahip oldu.

İsveç elçisi de katıldı

Bursa IKEA’nın açılış törenine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Bursa Valisi Şahabettin Harput, Bursa Belediye Başkanı Hikmet Şahin ve İsveç Büyükelçisi Urban Andersson katıldı. 2005 yılında Türkiye’de ilk mağazasını açan IKEA, Bursa mağazasının ardından Türkiye’de büyümeye devam edeceğini açıkladı. IKEA’nın, önümüzdeki 4 yıl içinde 3 büyük şehirde daha mağaza açmayı hedeflediği belirtildi.

400 milyon dolarlık ihracat

Ikea, tedarik ve ihracat alanında Türkiye’de kurduğu IKEA Dış Ticaret Ltd. Şti. ile 1988 yılından beri faaliyet gösteriyor. IKEA’nın Türkiye’de birçok üretici firmayla yapılan anlaşmalar gereği bugün yıllık 400 milyon dolarlık ihracat haçmine ulaştığı belirtiliyor.

alkazar
15-11-2008, 02:04
Bolu’ya 75 milyon dolarlık tesis

Bolu Dağı’nda bulunan tesislerin sahipleri tarafından kurulan şirket, Bolu Dağı’na 75 milyon dolarlık tesis kuracak. Bolu Dağı Tüneli’nin ulaşıma açılmasıyla birlikte Bolu Dağı’nda bulunan esnaf zor anlar yaşamaya başladı.

Zamanla Bolu Dağı esnafının bir çoğu kepenk kapattı. Şu anda Bolu Dağı’nda faaliyet gösteren az sayıda esnaf ayakta kalmanın mücadelesini veriyor. Bolu Dağı esnafının mağdur olmayacağının sözünü veren hükümet, Bolu Dağı’na plaza yapılması için çalışma başlattı. Bunun üzerine Bolu Dağı’nda bulunan esnaflardan 56’sı bir araya gelerek Bolu Dağı A.Ş adı altında şirket kurdu. Kurulan şirketle esnaf, plazanın yapım ihalesine girdi ve ihaleyi kazandı. Bolu Dağı A.Ş’i Bolu Dağı’na 75 milyon dolarlık yatırımla plazayı yapacak. Plazanın yapım çalışmalarına 2009 yılının Nisan ayında başlanacak ve plaza 24 ayda tamamlanacak.

alkazar
18-11-2008, 11:44
Zonguldak'a Dedeman geliyor

Zonguldak'ta, maden şirketinin inşa ettirdiği Dedeman Zonguldak Oteli ve alışveriş merkezinin 75 milyon dolara mal olması bekleniyor.

Kozlu beldesi sahil yolunda Demir Madencilik AŞ tarafından 420 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otelin inşaatının 2009'un temmuz ayında tamamlanması planlanıyor.

Yaklaşık 40 milyon dolara mal olacak otelin 1200 kişilik salonundan kongre merkezi olarak faydalanılması, Karabük'ün Safranbolu ve Bartın'ın Amasra ilçesini de kapsayan bölgede alternatif turizm alanlarının geliştirilmesi amaçlanıyor.

Otelin ve alışveriş merkezinin 75 milyon dolar harcanarak hizmete açılmasının ardından yaklaşık 900 kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor.

Zonguldak Valisi Erdal Ata, otelin 2009'da hizmete açılacağını, bölge turizminin gelişmesi açısından da tesisin önemli katkılar sağlayacağına inandığını söyledi.

Kentin yüzde 55'inin ormanlarla kaplı olduğunu, Türkiye'nin hiçbir bölgesinde olmayacak kadar mağara zenginliği bulunduğuna dikkati çeken Ata, şöyle konuştu:
“İlimizde 21 adet mağara var. Ancak, maalesef bunların çok az kısmı ziyarete açılmış. Kültür ve Turizm Bakanlığının yanı sıra İl Özel İdare Müdürlüğünün imkanları ölçüsünde her yıl 1 mağarayı turizme açmayı amaçlıyoruz. Otel hizmete girerse insanlar bu turistik alanlara konaklama sorunu olmadan rahatlıkla gelebilecekler. Otelin hizmete açılması mağara ve doğal güzelliklerin turizme kazandırılması noktasında önemli altyapı sağlayacaktır. Kentimizde 5 yıldızlı otelin faaliyete geçmesi turizmi hareketlendirecektir.”

Ata, kente yeni otellerin yapılmasına öncü olması açısından da tesisin önem taşıdığını, şehrin turizmden daha fazla pay alması için herkesinin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.

İSTİHDAMA KATKI

Zonguldak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı ve Demir Madencilik AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Salih Demir, 27 Eylül 2006'da İstanbul'da sözleşme imzaladıkları Dedeman grubu tarafından otelin işletileceğini söyledi.

Manzarası ve sosyal tesisleriyle bölgenin önemli yapıları arasında yer alacak tesisin 2009'un temmuz ayında açılacağını anlatan Demir, şöyle devam etti:
“Tesisin 1600 kişi kapasiteli balo salonu, güzellik merkezi, 1100 araçlık otoparkı var. Çevre illerdeki tek 5 yıldızlı otel konumundaki tesisimiz önemli toplantılara da ev sahipliği yapacaktır. Otelin 1200 kişilik salonundan kongre merkezi olarak faydalanılması, alternatif turizm alanların gelişmesi açısından önemlidir. Ayrıca, diğer etkinliklerde kullanılmak üzere 7-8 adet salon daha olacak. Sağlıklı yaşam merkezleri, kapalı yüzme havuzu, kafeterya ve restoran gibi her türlü konfora sahip inşa edilecek otelin turizme katkı sağlaması bizleri de mutlu edecektir. Bölgede zorlu madencilik sektöründen kazandığımızı yine kente yatırım olarak yansıtmaya devam edeceğiz.”

YAT LİMANI PROJESİ

Demir, otel önündeki sahil kenarında da düzenleme yaparak plajı halkın hizmetine açmayı amaçladıklarına işaret ederek, şunları söyledi:
“Kentimizde denize girilebilecek fazla plaj yok. Bunun attırılması da turizme katkı sağlayacaktır. Ayrıca, planladığımız yat limanıyla da özellikle Ankara'nın denize açılan penceresi olacağız. Bu projeyle ilgili belediye ve ilgili bakanlıklardan bütün izinler alındı. Yerin tahsisini bekliyoruz. Yaşanan kriz ortamından etkilenmeden yatırımımız hızlı sürüyor. Yatırımda kullandığımız malzemeleri daha önce satın almanın avantajını yaşıyoruz. Şu anda sadece işçilik masraflarımız kaldı. Tesisimiz faaliyete geçtiğinde 900 kişiye istihdam sağlayacağız.”

Zonguldak Belediye Başkanı Secaattin Gonca da kentin sahili, ormanları ve mağaralarıyla önemli turizm alanlarına sahip olmasına karşın yeterli turistin bölgeye gelmediğini belirterek, “Büyük şehirlerin yanı sıra tarihi ve turistik ilçelere yakınlığıyla kentimizin kongre turizminde cazibe merkezi olmasını arzuluyoruz. İlk 5 yıldızlı otele kavuşacak ilimizde kongre turizminin gelişmesinin ekonomik ve sosyal açıdan da katkısı yadsınamaz” dedi.

alkazar
20-11-2008, 15:26
mecidiyeköy'deki ali sami yen stadı arazisine karşılık seyrantepe'de
galatasaray için yeni bir stadyum inşa edilmesini kapsayan projeyi birlikte yürütmek için birleşik arap emirlikleri
(bae) merkezli dhabi group ve al zarooni grup ile bir ortaklık kuran eren talu/alke İnşaat ortaklığı'nın başkanı
eren talu, yeni ortakları sayesinde proje finansmanı konusunda sorun yaşamayacaklarını söyledi.
dhabi group ve al zarooni grup'un, 75 milyon ytl sermaye ile kurulan dhabi-eren talu/alke İnşaat a.ş.'ye
yüzde 51 oranında iştirak etmesine ilişkin anlaşmanın imza töreninin ardından reuters'ın sorularını yanıtlayan talu,
seyrantepe'ye yeni bir stadyum inşa etmenin yaklaşık 200 milyon dolarlık yatırım gerektirdiğini belirterek, "1 kasım
itibariyle seyrantepe'de yürüttüğümüz çalışmalara 55 milyon dolarlık yatırım yaptık. bu yatırımı özkaynaklarımızla
karşıladık. bae'li ortaklarımızla yaptığımız anlaşma, projeye bugüne kadar yapılmış yatırımları da kapsıyor. İhaleye
birlikte girmiş gibi bir ortaklık kurduk" dedi ve ekledi:
"gelecek yıl tamamlamayı hedeflediğimiz stadyum projesi için gereken kaynağı kredi ile karşılamayı planlıyoruz.
bunun için yurtdışı ve yurtiçi finansman olanaklarını araştıracağız. yeni ortaklarımızla finansman konusunda bir
sorun yaşacağımızı düşünmüyorum."
ali sami yen stadı'nın üzerinde bulunduğu araziye karşılık seyrantepe'ye yeni bir stadyum inşa edilmesini
öngören projeye ilişkin ağustos ayında düzenlenen ihaleyi, toplu konut İdaresi'ne (tokİ) 234.57 milyon ytl ile en
yüksek payı ödemeyi ve 777.78 milyon ytl'lik gelir garanti etmeyi teklif eden eren talu-alke konsorsiyumu
kazanmıştı.
seyrantepe'ye yeni stadyum ve mecidiyeköy'e rezidans ve alış-veriş merkezi inşası projelerinin toplam yatırım
bedelinin 700 milyon dolar olduğunu kaydeden talu, 5 yıl içinde tamamlanacak projelerden yaklaşık 1.4 milyar
dolar gelir beklediklerini belirtti.
talu, "seyrantepe'de inşa edeceğimiz stadyum, ali sami yen stadı'nın arazisinin karşılığıdır. yeni stadyumdan
herhangi bir gelir elde etmeyeceğiz. 1.4 milyar dolarlık geliri, mecidiyeköy'deki araziye inşa edeceğimiz
gayrimenkullerden sağlamayı planlıyoruz" dedi.
mecidiyeköy'de inşa edilecek alışveriş merkezi için şimdiden çok sayıda teklif aldıklarını vurgulayan talu, "bae'li
ortaklarımızla birlikte türkiye ve komşu ülkelerde başka gayrimenkul projeleri de gerçekleştirmeyi planlıyoruz. bu
amaçla bir anonim şirket kuruldu. ortaklığımız sadece seyrantepe projesi ile sınırlı kalmayacak" diye konuştu.
galatasaray için seyrantepe'ye inşa edilmekte olan yeni stadyumun, gelecek yıl 29 ekim'de hizmete açılması
planlanıyor. mecidiyeköy'deki ali sami yen stadı arazisine rezidans ve alışveriş merkezi inşaatı ise gelecek yıl
başlayıp 3 yıl içinde tamamlanacak.

alkazar
20-11-2008, 17:35
Pakmaya’dan 17.5 milyon dolarlık çevre yatırımı

EKMEK mayası üreticilerinden Pakmaya, Düzce Cumayeri fabrikasında sahip olduğu biyolojik arıtma sistemine ek olarak 17.5 milyon dolarlık yatırımla Türkiye’de sadece 10 üreticinin sahip olduğu evaporatif arıtma tesisi kurdu. Tesisin açılışında konuşan Pakmaya Yönetim Kurulu Başkanı Canan Pak, üretim tesislerinin tümünde çevreyi azami seviyede korumak için gereken her türlü önlemi aldıklarını söyledi.

alkazar
21-11-2008, 12:00
Eras Holding çimento fabrikası kuracak

Eras Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Eraslan, Kayseri'nin Bünyan ilçesine çimento fabrikası kuracaklarını açıkladı.

Eraslan, Eras Otel'de düzenlediği basın toplantısında, yıllardan beri inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini ve bu sektörde büyümeye devam edeceklerini, bunu yaparken de eğitim ve turizm sektöründen çekileceklerini söyledi.
Bünyan ilçesinde kuracakları çimento fabrikası için 680 bin metre kare fabrika sahası satın aldıklarını, ham madde ihtiyacını karşılayabilmek için de 2 milyon 700 bin metre kare alan için de işletme ruhsatı aldıklarını kaydeden Eraslan, şöyle devam etti: "Çimento fabrikamız çok büyük kapasiteli olmayacak. Yaklaşık 80 trilyon liralık bir yatırımla 150 kişinin çalışacağı bir fabrika kuracağız. Sektörümüzde çok büyük firmalar var ancak biz de kendimize göre pazardan pay alacağız. Biz ayrıca bu yıl yaklaşık 40 trilyon liralık bir yatırımla Kayseri Organize Sanayi Bölgesine boya fabrikası kurduk. Ayrıca Mimar Sinan Organize Sanayi Bölgesine de strafor fabrikası kurduk. Bu fabrikanın binası tamam, makine alım çalışmalarımız devam ediyor."
Kayseri kamuoyunda kendi gruplarının krizde olduğu yönünde çeşitli dedikodular üretildiğini ve kimseye borçları bulunmadığını söyleyen Mustafa Eraslan, şirket olarak küçülmeye gittiklerini söyledi. Eraslan, sözlerini şöyle tamamladı: "Bizim kimseye borcumuz yok. Bir tane bile çekimiz dönmedi ancak birileri dedikodu üretiyor. Aksaray'daki otelimizi ve Erciyes'teki otelimizi satacağız. Eğitim sektöründen çıkacağız. İşimiz olan inşaat sektöründe yatırımlara devam edeceğiz. Herkes bu ekonomik krizden etkilenmiştir. Biz de akaryakıt istasyonumuzu sattık. İnşallah daha büyük zararlar görmeden ülkemiz bu krizi atlatır."

alkazar
25-11-2008, 04:48
Kriz, ’cips’e dokunmadı, Frito Lay, 110 milyon dolar yatıracak

Türkiye ’de cips pazarında, yaşanan ekonomik krize rağmen bir daralma olmadığını ve cirosal bazda iki haneli rakamlarla büyümeyi hedeflediklerini söyleyen Frito Lay Türkiye Genel Müdürü Ece Aksel "Yeni yatırımlarımıza devam edeceğiz" dedi.

Yaşanan ekonomik krize rağmen tüketim de herhangi bir daralma söz konusu olmadığını söyleyen Aksel, "2011 yılına kadar 110 milyon dolar yatırım yapacağız. Bunun 20 milyon doları da çevreye olacak. Bu yatırımlarda dünyadaki diğer PepsiCo üretim tesislerinden de önde gidiyoruz. Pepsico’nun tüm Frito Lay üretim tesisleri için 2015 yılına kadar verdiği tasarruf hedefi bulunuyor. Bu hedefe göre su ve elektik kullanımında yüzde 20, yakıt kullanımında yüzde 25 tasarrufa gidilmesi öngörülüyor. Biz ise bu hedefleri 2011 yılına kadar geçeceğiz. 2011 yılında enerji kullanımında yüzde 23, su kullanımında ise yüzde 26 tasarruf planlıyoruz" diye konuştu.

Avrupa’nın altında

Frito Lay Türkiye’nin organik atıkları enerjiye dönüştürmesi amaçlı hayata geçirdiği Kocaeli Suadiye Fabrikası Organik Atık Arıtma Tesisi’nin açılışında konuşan Ece Aksel, şunları söyledi: "Su tasarrufu, atık su dönüşümü, enerji tasarrufu, enerji üretimi ve alternatif enerji kaynakları kullanımı olmak üzere pek çok çevresel konuda yatırımları hayata geçiriyoruz. Tüketim değerlerimiz Avrupa ortalamasının altında. Fabrika organik atıklarının kofermantasyonla organik gübre, biyogaz ve biyogazdan da elektrik enerjisi üretimi projesi, TÜBİTAK Bilim Kurulu tarafından onaylanarak Ar-Ge projelerinin teşviki kapsamında desteklenecek projeler arasına alındı. Organik Atık Yönetimi Projes 1.5 milyon dolara gerçekleşti. Frito Lay’ın dünyada ilk kez Türkiye’de hayata geçirdiği bu tesis ile kullanılamayan atıklar doğaya ve yaşadığımız çevreye katkıda bulunuyor."

111 milyon litre su tasarrufu

ECE Aksel, "Frito Lay Türkiye olarak çevresel sürdürebilirlik alanındaki yatırımlarımız hızlı bir şekilde devam edecek. 2007-2011 arasındaki toplam yatırımımız 20 milyon doları bulacak. 2011 yılında su tüketimimiz 2005’e oranla yüzde 26, enerji tüketimimiz ise yüzde 23 azalacak. Bu sayede toplam 24.5 milyon kilowatsaat enerji tasarrufu sağlayacağız. Bu 28 bin 500 adet 100 waltlık ampulün yıllık kullanımına eşdeğerdir. Ayrıca 111 milyon litre yani yaklaşık 12 bin 200 kişinin yıllık azami kullanımı kadar su tasarrufu sağlamayı hedefliyoruz. 2011 yılına kadar fabrika atık geri dönüşümünü yüzde 96.5’e çıkartmayı amaçlıyoruz" dedi.

nunu74
25-11-2008, 05:36
sn. alkazar, topiginize iflas, batik, el koyma gibi haberler de eklerseniz, cok faydali olur diye dusunuyorum:). Lakin boyle bir donemde onem kaydediyor boyle haberler. Sevgiler.

alkazar
26-11-2008, 17:49
Siemens Türkiye'de yeni fabrika kuruyor

Yaşanan küresel krizin şirketlerin kısa vadeli yatırımlarını ertelemelerine neden olabileceğini ifade eden Gelis, Siemens'in uzun vadede planlarına devam edeceğini dile getirdi.


Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş Genel Müdürü Hüseyin Gelis, küresel krizin, kısa vadeli yatırımları etkileyebileceğini ancak, şirket olarak Siemens'in uzun vadeli yatırımlardan vazgeçmeyeceğini söyledi.

Gelis, dünyanın artık bir ekonomik kriz içinde olduğunu ve bu durumun tüm şirketleri etkilediğini belirterek, Siemens'in aslında kriz olmadan önce bu durumu gözden geçirdiğini belirtti.

“Biz, şirketimizde yılda 4 kez bir araya geliriz, (Dünya pazarında neler oluyor, bizi nasıl etkiler?) şeklinde konuşuruz. Aslında krizin konuşulmadığı aylar öncesinden, riskler olduğuna dair planlarımızı hazırladık” diyen Gelis, maliyet konusuna dikkat ettiklerini, hedeflerini de buna göre belirlediklerini bildirdi.

Gelis, “Ancak bunu biz sırf kriz olduğu zaman yapmıyoruz. Proaktif olarak hareket ediyoruz. Bence Siemens'in en kuvvetli taraflarından biri budur” dedi.

GEBZE'YE 100 MİLYON EUROLUK YATIRIM

Yaşanan küresel krizin şirketlerin kısa vadeli yatırımlarını ertelemelerine neden olabileceğini ifade eden Gelis, Siemens'in uzun vadede planlarına devam edeceğini dile getirdi.

Gelis, şöyle konuştu:
“Şirket olarak uzun vadede biz planlarımıza devam edeceğiz. Yani Türkiye'den vazgeçmeyeceğiz. Çünkü Türkiye bizim için çok önemli bir ülke. Türkiye pazarına önem veriyoruz. Türkiye'de 100 milyon euroluk büyük bir yatırım yapıyoruz. Gebze'de yeni bir fabrika kuruyoruz.

Bu fabrika Türkiye ve Avrupa'nın en önemli en modern fabrikalarından birisi olacak. Türkiye'de organik büyümeye devam edeceğiz. Bunun yanı sıra, her zaman pazarı takip ediyoruz. Müşterilerimiz neredeyse biz orada yatırım yapıyoruz ve Türkiye'de sırf Gebze'de değil, diğer bölgelerde de büyümeye devam ediyoruz.”

AR-GE ÇALIŞMALARI

Siemens'in AR-GE yatırımlarında dünyada her zaman lider olduğuna dikkat çeken Gelis, şirketin dünya çapında toplam 32 bin 500 AR-GE çalışanı ve 17 bin 500 yazılım mühendisi çalıştırdığını dile getirerek, “Böylece Siemens dünyada en büyük yazılım şirketi olarak belirlenmiştir. Ortalama günde 20'den fazla buluşumuz mevcuttur. Bu buluşlarımızın hepsi müşterilerimizin en zor problemlerine bir çözüm bulmaya yöneliktir” şeklinde konuştu.
Gelis, sözlerini şöyle tamamladı:

“2008 yılı itibariyle faaliyetlerimizi endüstri, enerji ve sağlık olmak üzere 3 sektör altında 15 alt bölüme ayırarak sürdüreceğiz. Amaç, yeni ve daha farklı şirket yapısı, karlılık ve şeffaflık ve müşterilerimize daha yakın olmak, daha hızlı olmak.”

alkazar
27-11-2008, 19:18
İşten Çıkarma ve Fabrika Kapatma Haberleri!!! Seklinde bir topik mevcut. Ben rastladikca o tip haberleri oraya ekliyorum.

Saygilar...


sn. alkazar, topiginize iflas, batik, el koyma gibi haberler de eklerseniz, cok faydali olur diye dusunuyorum:). Lakin boyle bir donemde onem kaydediyor boyle haberler. Sevgiler.

oldwolf
28-11-2008, 09:19
Turkiye'nin savunma sanayi mustesarligi ve deniz kuvvetleri komutanliginin
birlikte yuruttugu milgem (milli gemi) projesi kapsaminda gelistirdigi
turkiye'nin ilk korvet sinifi savas gemisinin, pakistan deniz kuvvetleri'ne de
(pdk) tedariki konusunda pakistan ile yeni isbirligi basliyor.
Pakistan'in karaci kentinde duzenlenen 5'inci uluslararasi savunma
fuari'na (ideas 2008) katilan turk firmalari, urunlerini uluslararasi pazarlara
tanitma imkani buluyor.
Savunma teknolojileri muhendislik ve ticaret a.s. (stm) milgem projesi
yoneticisi emekli tugamiral savas onur, fuarda turk gazetecilere yaptigi
aciklamada, turkiye'nin fuarda cok buyuk katilima sahip oldugunu belirterek,
''burada sergiledigimiz projeler icerisinde pakistan ile ortak korvet projemiz
var. Milgem projesi turkiye'nin son yillarda yarattigi en onemli projelerden
biridir'' dedi.
Savunma sanayi mustesarligi ve deniz kuvvetleri komutanliginin birlikte
gelistirdigi bu projenin turkiye'deki gemi insaati ve savunma sanayini
ilerletecek buyuklukte olduguna isaret eden onur, ''bu projenin surdurulmesi ve
devami acisindan pakistan'in da benzer gemilere ihtiyaci var. Bu korvetlerle
ilgili olarak pakistan ile bir proje surdurmeyi dusunuyoruz'' diye konustu.
Milgem projesinde, basta turkiye'nin en onemli savunma sanayi firmalari
olan aselsan, havelsan ve stm olmak uzere 50'nin uzerinde muhendislik ve imalat
sanayi firmasinin rol aldigina ve savas gemisi insasi konusunda onemli tecrube
kazanildigina dikkati ceken onur, sunlari kaydetti:
''bu uc firma pakistan'in korvet ihtiyacini karsilamak icin bir araya
geldi. Bu proje, pakistan deniz kuvvetlerinin ihtiyaci olan korvetlerin
turkiye'de tasarlanmasi, birinci geminin turkiye'de insa edilmesi, diger uc
geminin ise pakistan askeri tersanesinde insa edilmek suretiyle 4 gemilik bir
korvet projesi. Bu gercekten cok kapsamli ve prestijli bir proje. Bunun yaklasik
10 yil surmesi bekleniyor.''
turkiye'deki bircok firmanin bu projede milgem projesinde oldugu gibi rol
alacagini ifade eden onur, sozlerini soyle tamamladi:
''bu projeyle ilgili gorusmelerimiz pakistan ile 2 yildir suruyor. Bu
gorusmelerin olumlu bir duruma geldigini soyleyebiliriz. Umarim bu projeyi
basariyla hayata gecirecegiz. Turk savunma sanayi bu tip projelerin altindan
kalkabilecek kapasiteye sahip.''


-aa-

alkazar
30-11-2008, 00:21
Nestle yatırıma devam edecek, krizde Türkiye’yle büyüyecek

Türkiye’de 100 yıldır faaliyet gösteren Nestle’nin Dünya Başkanı Paul Bulcke, 2009’da 75 milyon YTL’lik yatırımla kapasite artıracaklarına dikkat çekerek, "Kriz ne olursa olsun, Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler büyümeyi sürdürecek. Türkiye’de bir 100 yıl daha hedefliyoruz" dedi.

TÜRKİYE’de 100’üncü yılını kutlamaya hazırlanan İsviçreli Nestle’nin Dünya Başkanı Paul Bulcke, yeni bir yüzyıla hedefiyle faaliyet gösterdikleri Türkiye’ye 2009 yılında 75 milyon YTL’lik yatırım planladıklarını söyledi. Bu ortamda hiçbir şirketin krizden bağımsız kalamayacağının altını çizen Bulcke, "Kriz döneminde mzellikle gelişmekte olan ülkeler bizim için çok önemli. Kriz ne olursa olsun, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bu ülkeler büyümeyi sürdürecek" dedi.

Büyümenin parçasıyız

2009 yılında Çin, Hindstan ve Türkiye üçgeninde çok enteresan büyüme oranları beklendiğini dile getiren Bulcke, şunları söyledi: "Bu pazarlarda biz de büyümenin bir parçası olacağımızı biliyoruz. Bunu sağlamak için gelişmekte olan ülkelerde güçlenen tüketicilere odaklanacağız. Onların isteklerine yönelik ürünler geliştireceğiz."

6 fabrikamız var

6 fabrika ile faaliyet gösterdikleri Türkiye’ye son 3 yılda 250 milyon YTL’Lik yatırım yaptıklarını anlatan Bulcke, şöyle konuştu: "Bir 100 yıl daha bu topraklarda varlık göstereceğiz. Türkiye’de yapılacak çok şey var. Ancak faaliyetlerimiz kısıtlı. Büyüyen bir toplumsunuz ve bu büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemlerde daha fazla istihdam, yatırım ve fırsat bekliyoruz. Önümüzdeki dönem için ayırdığımız 75 milyon YTL kapasite artırımı için kullanılacak."

Güçlü rakipler var

Faaliyet gösterdikleri pazarlarda işin tadının rekabet ortamında çıktığını dile getiren Bulcke, Türkiye’de rakiplere bakışını da şu şekilde açıkladı: "Türkiye de güçlü rakiplerin olduğu bir ülke. Rekabetin çok zor olduğu piyasalarda çalışanlarımız da tutkulu oluyor. Piyasada varlık gösteren diğer ürünler kendi ürünlerimizi karşılaştırıyoruz. Faaliyet gösterdiğimiz piyasalarda paylaşılan değerler yaratmaya, yerel toplumun ihtiyacını karşılayacak üretimler yapmaya odaklanıyoruz. Bizim zaten bir ülkede uzun dönemli kalabilmemmizin en önemli gerekçesi orda tüketicilerin ihtiyaçlarına odaklanmak."

En az yüzde 5 büyürüz

2008 yılının ilk dokuz ayında, tüm dünyada yüzde 8.9’luk bir organik büyüme ve yüzde 3.4’lük gerçek iç büyüme gerçekleştirdiklerini belirten Bulcke, "Dünyada bir türbülans yaşanırken bunun bir parçasıyız. Ancak, bizim çok güçlü büyüme platformlarımız var. Nestle modeliyle önümüzdeki yıllarda da her yıl sürekli olarak yüzde 5 ila 6 arası büyüme hedefimize bağlıyız" dedi.

Rakamlarla Nestle

1867 yılında İsviçre, Vevey’de Henri Nestle tarafından kuruldu

1875’de Türkiye’deki ticari varlığı başladı.

1927’de de Türkiye’deki ilk fabrikasını kurdu.

1933 yılında Türkiye’nin ilk antepfıstıklı çikolatası Damak’ı üretti.

1968’de bunu ilk sürme çikolata Chokella izledi.

1984’de ilk hazır kahve Nescafe Türkiye’ye geldi.

Emtianın yükünü yüksek besin değeriyle aşarız

İKİ yıl önce emtia fiyatlarında ani yükselişler yaşandığını ve maliyet yapılarının bundan etkilendiğini hatırlatan Paul, Bulcke şöyle konuştu: "Hálá dünyanın pek çok bölgesinde emtia fiyatları eskisine oranla yüksek seyrediyor. Bu çok kötü bir şey değil. Çünkü fiyatlar düşük seyrettiğinde öyle bir seviyeye gelinmişti ki, çiftçilerin üretim motivasyonları düşmüştü. Şu anda ise daha sürdürülebilir ve istikrarlı bir hale geldi. Emtiaların bir çok ülkede dolarla fiyatlandırılması ve dolardaki yükseliş emtia fiyatlarındaki düşüşün etkisini nötralize etti. Modelimizi öyle bir yapılandırdık ki daha düşük gelir seviyesindeki tüketicilerimize, besleyiciliği yüksek, katma değeri olan ancak hesaplı ürünler sunduk."

Açlık konusunda çok duygusalım

16 yıl boyunca Latin Amerika’da yaşadığını ve açlık konusunda çok duygusal olduğunu ifade eden Paul Bulcke, şunları söyledi: "Peru, Ekvador, Şili gibi ülkelerde tahminlerin üzerinde yoksul yaşamlara tanıklık ettim. Biz nereye gidersek gidelim inandığımız şeyleri yaptık. Doğru olduğunu düşündüğümüz değerler etrafında bir çerçeve çizdik. Özel beslenme ihtiyaçlarına yönelik özel olarak geliştirilmiş ürünler yarattık. Örnek olarak Afrika’daki yaygın iyot eksikliği sorununu tespit ederek iyotla zenginleştirilmiş bulyon küpleri ürettik ve piyasaya sunduk. Brezilya’da da aneminin yaygın olduğu bir bölgede sütlerimizi anemi için en önemli mineral olan demirle zenginleştirdik. Bir toplumda uzun süreli iş yapabilmek için faaliyetlerimizi dürüstlük üzerine inşa etmeye büyük önem veriyoruz. Topluma değer katma anlayışımız balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek üzerine kurulu."

AR-GE’ye her yıl 2.4 milyar dolar yatırım yapıyor

İSVİÇRE merkezli global derinlikli AR-GE çalışmalarını, Türkiye dahil çeşitli merkezlerde 280 uygulama grubu ile gerçekleştirdiklerini belirten Paul Bulcke bu konuda şunları söyledi: "Yıllık ortalama 2 milyar (2.4 milyar dolar) İsviçre Frangı AR-GE yatırımı yapıyoruz. Yerelleşmeye yönelik bir firmayız ve girdiğimiz piyasalarda uzun vadeli bir yaklaşımımız var. Yerel üretime ve yerel tüketiciye odaklı bir şirketiz. Herhangi bir ülkeye girdiğimizde bomboş bir araziye fabrika kuruyoruz. O ülke insanlarını işe alıyoruz. Onları eğitiyoruz. Bilgi birikimlerini artırıyoruz. Onları donanımlı hale getiriyoruz. Kalite standartlarımıza uygun bir üretim yapabilmemiz bu şekilde mümkün oluyor. Sonuç olarak İsviçre ve Türkiye’deki ürünler arasında hiçbir kalite farkı olmuyor. Böylelikle ticari faaliyetlerimizi ve pazarlama yaklaşımımızı geliştiriyoruz. Doğrudan ve dolaylı olarak iş ortaklarımızın da işini geliştirmek için fark yaratıyoruz."

oldwolf
01-12-2008, 09:04
Star gazetesinin haberine gore; socar ve ortagi turcas, aliaga’da rafineri
kurmak icin epdk'ya basvurdu.
Gazetede bugun yayinlanan haber soyle:

Petkim'i 2 milyar dolara satin alan azeri sirketi socar ve ortagi turcas,
aliaga’da rafineri kurmak icin epdk'ya basvurdu. Socar-turcas, 3.5 milyar
dolarlik yatirim planliyor. Rafineri icin arazinin hazir oldugu belirtildi.
Kuresel kriz basta abd ve ab ulkeleri olmak uzere tum dunya ulkelerindeki
yatirimlarin durmasina neden olurken, enerji sirketlerinin turkiye'deki
rafineri kurma talepleri artiyor. Turkiye'de rafineri kurmak isteyen gruplara
petkim de katildi. Yuzde 51'lik hissesi socar-turcas grubu'na 2 milyar dolara
satilan petkim, tesislerinin bulundugu aliaga bolgesi'nde rafineri kurmak icin
epdk'ya basvuruda bulundu. Petkim'in, rafineri icin 3.5 milyar dolarlik yatirim
planladigi ogrenildi. Petkim’in yuzde 51’ini 2008 yilinin mayis ayinda
devralan socar-turcas grubu'nun, sirkette bugune kadar 50 milyon dolarlik
yatirim yaptigi bildirildi. Petkim'in kurulu bulundugu tesislerde, rafineri,
santral ve dogalgaz boru hatti gibi bircok yeni projeyi hayata gecirmek isteyen
petkim'in yeni sahipleri, ilk olarak rafineri projesini hayata gecirme karari
aldi. Bu kapsamda petkim, gectigimiz gunlerde, tesislerinin bulundugu bolgede
rafineri kurmak icin enerji piyasasi duzenleme kurulu'na (epdk) basvuruda
bulundu. Epdk tarafindan basvurunun onaylanmasi halinde, rafineri kurulmasi
icin harekete gecilecek. Petkim'in sahibi olan socar-turcas'in, ayni bolgede
elektrik santrali kurulmasi ve dogalgaz ithalati konusunda da calismalarinin
oldugu bildirildi. Petkim’in yeni sahibi olan socar-turcas, daha once de
yumurtalik'ta rafineri kurmak icin epdk'ya basvuruda bulunmustu. Grup,
rafinerinin kurulmasi icin epdk tarafindan istenilen ced raporunu almakta
sikinti yasadi. Bu nedenle, epdk'dan uc aylik sure istemisti. Socar-turcas
konsorsiyumu'nun, petkim icin yeni bir rafineri basvurusunda bulunmasinda,
yumurtalik'ta ced raporu alinmasinda cikan sorunlarinda etkili oldugu
belirtildi. Yine grup, petkim tesislerinin yaninda rafineri kurulmasiyla
birlikte, hem arazi bedelinden hem de kamulastirma bedelinden kÁr edecek.
Socar-turcas grubu temsilcileri, gectigimiz gunlerde yaptiklari aciklamalarda,
rafineri konusundaki onceliklerinin petkim olacagini aciklamisti.
Socar-turcas'in, petkim adina yeni bir rafineri basvurusunda bulunmasi, grubun
ceyhan icin yaptigi rafineri basvurusunu tekrar gundeme getirdi. Epdk
yetkilileri, grubun ceyhan talebini geri cekmedigini, ancak ceyhan'daki
basvurunun ikinci plana dustugunu bildirdiler. Epdk yetkilileri, grubun
aliaga'da rafineri kurulmasi konusunda daha istekli oldugunu dile getirdiler.
Izmir ekonomisine yon veren petkim'e ozellestirilene kadar tek civi
cakilmamisti. Petkim'i ozellestirme ihalesinden satin alan ortak girisim
grubunun uyelerinden turcas petrol'un yonetim kurulu baskani erdal aksoy, socar
baskani rovnag abdullayev ve suudi yatirim grubu injaz projects ceo'su ameen
killidar, petkim'de onumuzdeki 7-8 yil icinde 10 milyar dolarlik bir yatirim
kapasitesi programinin soz konusu oldugunu aciklamisti. Onumuzdeki yillarda
roterdam gibi olmasi beklenen ceyhan'da, calik grubu, socar-turcas grubu,
cevahir grubu ve poas-omv grubu olmak uzere dort ayri grubun, rafineri
basvurusu bulunuyor. Epdk'dan rafineri izni alan calik grubu'nun rafineri kurma
konusundaki calismalari, kamulastirma asamasinda bulunuyor. Yine ceyhan
bolgesi'nde rafineri kurmak isteyen socar-turcas grubu da ced raporu konusunda
sikinti yasiyor. Poas ile cevahir grubu'nun rafineri talepleri ise ayni bolgede
elektrik santrali kurulmasi talebinin de bulunmasi nedeniyle askiya alinmisti.
Bu arada, dogan grubu'nun enerji konusundaki stratejik ortagi olan avusturyali
enerji sirketi omv'nin yeni donemde rafineriden cok, nabucco projesi'nin bir an
once hayata gecirilmesi konusunda calismalarda bulundugu belirtildi.

-matriks-

alkazar
04-12-2008, 00:48
Boğaz’a, ikinci tüp geçidi Yapı Merkezi ile Koreli el ele yapacak


İstanbul Boğazı’ndan raylı sistemle suyun altından ulaşım sağlayacak olan Marmararay’ın yanısıra, lastik tekerlekli taşıtlar için yapılacak olan tüp geçidin ihalesi tamamlandı.

Ulaştırma Bakanlığı, ihaleye en iyi teklifi veren Cengiz İnşaat-Makyol-Doğuş İnşaat ve Fransa’dan Vinci’den oluşan ortak girişim grubuna değil, ikinci en iyi teklifi veren Yapı Merkezi ile Güney Kore’li TKJV grubu konsorsiyumuna verdi. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, İstanbul Boğazı’na ikinci tüp geçit projesi ile ilgili ihalenin sonuçlandığını ve ihaleyi Türk-Kore ortalığı bir firmanın kazandığını bildirdi. Yıldırım, Atatürk Havalimanı’nda konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Marmararay Projesinin yanı sıra biraz daha güneyden, Haydarpaşa-Sarayburnu arasında araçların geçişine uygun bir tüp geçit projesi ihalesinin yapıldığını anımsattı.

5 yılda bitecek

İhaleye Türk-Fransız ve Türk-Kore ortaklığı 2 firmanın katıldığını kaydeden Yıldırım şöyle dedi: "Bu ihale nihayet sonuçlandı. 30 Haziran’dan beri değerlendirme süreci devam ediyordu. Bugün itibarıyla da bunu ben onayladım. Şu anda karar verilen firma Türk-Kore ortaklığıdır. Bu proje yap-işlet-devret modeli ile yapılacak. Dolayısıyla bir kamu kaynağı çıkmadan yapılacak bir proje... Türkiye’de bugüne kadar, tek bir proje olarak yap-işlet-devret ile yapılacak en büyük proje olma özelliğini taşıyor. Maliyeti 1 milyar 75 milyon dolar. Proje yaklaşık 4.5-5 yıl gibi bir sürede tamamlanacak, ondan sonra da işletmeye açılacak."

30 yıl işletilecek

Yıldırım, işlemlerin tamamlanmasından sonra projeye 2009 yılının ilk çeyreğinde başlanabileceğini kaydetti. Projenin tek tünel içinde 2 gidiş 2 geliş ve 2 katlı olacağını ifade eden Yıldırım, alttan gidiş, üstten geliş olarak planlanan tünel için günlük kapasitenin 75 bin araç olarak öngörüldüğünü kaydetti. 2 köprünün yükünü alacak geçidin, Avrupa Yakası’nın güney kesiminde Aksaray, Topkapı, Eminönü, Sultanahmet gibi yoğunluğu olan bölgelerden direkt karşıya geçiş sağlayarak şehir içi trafiği hafifleteceğini belirten Yıldırım, tüp geçitten minibüs ve küçük araçların geçişinin yapılacağını söyledi. Bakan Yıldırım, firmanın işletme süresinin 30 yıl olduğunu kaydetti.

6 kez ertelenmişti

İkinci tüp geçit ihalesi 5 Ağustos’ta yapılmış ve en iyi teklifi Cengiz İnşaat-Makyol-Doğuş İnşaat ve Fransa’dan Vinci’den oluşan ortak girişim vermişti. İhaleye ikinci en iyi teklifi ise Yapı Merkezi ile Güney Kore’den TKJV grubu konsorsiyumu yapmıştı. Ulaştırma Bakanlığı’nın en büyük projelerinden biri olan ve denizin altından iki kıtayı birleştirecek karayolu tünelinin ihalesi, firmaların jeoteknik çalışmalarının uluslararası standartlarda gerçekleştirilmesi ve daha rekabetçi bir ortamın sağlanması amacıyla 6 kez ertelenmişti.

En kısa sürede projeyi tamamlamak istiyoruz

YAPI Merkezi Holding Başkan Vekili Emre Aykar, "Tebligatı bugün (Çarşamba) aldık. Çok mutlu olduk. En kısa zamanda bu projeyi tamamlamak istiyoruz. İki grup ihaleye iştirak ettik. Yap-İşlet-Devret modelinde fiyat sözkonusu değil, süre açısından en uygun teklif ihaleyi kazanıyor. Bizim teklif süremiz inşaat dahil 30 yıl" diye konuştu.

Sadece hafif araç geçebilecek

SADECE hafif araçlar tünelden geçiş yapabilecek, ağır vasıtalar ise tüneli kullanamayacak. Karayolu Boğaz Tüp Tünel Geçişi Projesi, Avrupa yakasında, Florya-Sirkeci Sahil Yolu’nun Kazlıçeşme mevkisinden başlayarak, Anadolu tarafında Ankara Devlet Yolu’nun Göztepe Kavşağı mevkiinde bitecek. Proje kapsamında, Avrupa ve Anadolu tarafında havalandırma şaftları, Avrupa yakasında ücret toplama gişeleri, tünel işletme binası da inşa edilecek.

Dünyadaki diğer tüp geçitler

Cross Harbour Tüneli: Dünyada ilk sualtı tünel projesi olarak anılan Cross Harbour Tüneli 1972 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Hong Kong’daki bu tünel hala Hong Kong’da en fazla kullanılan yolların başında geliyor. 1.8 kilometre uzunluğundaki tünel Kowloon ile Hong Kongadası arasındaki ilk yol olma özelliği taşıyor. 1999 yılına kadar projeyi gerçekeltiren Cross-Harbour Tunnel Company’nin işlettiği tünel 9 yıldır devletin kontrolünde bulunuyor.

Seikan Tüneli: 1988 yılından bu yana faaliyette olan Japonya’daki Seikan Tüneli 23.3 kilometresi yer altında olmak üzere 53.85 kilometre uzunluğa sahip. Dünyanın en uzun denizaltı tüneli olarak anılan proje 3.6 milyar dolara mal olmuş. Ancak tünelin bu uzunluk rekorunu 2018’de bitecek Gotthard Base Tüneline kaptırması bekleniyor.

Eiksund Tuneli: Geçen şubatta açılan tünel 287 metrelik derinliği ile dünyanın en derin tüneli. Norveçe bağlanan bu tünel 7.7 kilometre uzunluğa sahip

alkazar
04-12-2008, 11:48
dünyanın önde gelen uçak üreticilerinden airbus ve türk havacılık
ve uzay sanayi (tusaş/tai), airbus'un geliştirdiği a-350 civil uçaklarının kanatçık ihtiyacının tai'nin
tesislerinden üretilmesi için bir anlaşma imzaladı.
anlaşmaya göre tusaş, söz konusu işbirliğinden 500 milyon dolar gelir elde edecek ve doğrudan 400 kişiye,
dolaylı olarak da 1,200 kişiye istihdam sağlayacak.
anlaşmanın imza töreninde yaptığı konuşmada airbus başkanı ve ceo'su tom enders, varılan anlaşma
çerçevesinde tusaş'ın, a-350'ler için dünyada kanatçık üreten tek şirket olacağına işaret ederek, tusaş
yönetim kurulu başkanı atalay efeer'in ifade etmiş olduğu 1,000 uçaktan "çok daha fazlasını" üretip satmayı
beklediklerini söyledi.
airbus'ın ana ortağı ead'ın ceo'su louis gallois ise yaptığı konuşmada, imzalanan anlaşma ile tusaş'ın da
a-350 projesinde risk paylaşan bir ortak haline geldiğini belirtti.
kurulan ortaklık, risk paylaşımcılığı esasına dayanıyor. üretilecek parçaların lisansı tusaş'a ait olurken,
satılacak olan her uçaktan da tusaş pay alacak.

alkazar
07-12-2008, 02:30
Sinop’a 1 milyar Euro’luk santral

ANADOLU Grubu iştiraklerinden Anadolu Termik Santralları Elektrik Üretim, Sinop’un Gerze ilçesinde 1 milyar Euro yatırımla termik santral kuracak.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan (EPDK) alınan 49 yıllık üretim lisansıyla kurulacak 1020 megavat gücündeki termik santralde yılda yaklaşık 6.5 milyar kilovatsaat elektrik üretilecek. Bu miktar düşük kalorili kömür ile çalışan eşdeğerdeki bir yerli santralın dörtte biri oranında. 4.5 yılda tamamlanması beklenen santralın inşaat aşamasında iki bin kişiye istihdam yaratılacak. Santral devreye alındıktan sonra 500 kişi çalışacak. AB normlarına uygun yapılacak santralın çevreye etkisinin yok denecek seviyede olması için en ileri teknoloji kullanılacak.

alkazar
07-12-2008, 02:30
Mondi’den 8 milyon Euro’luk yatırım


AVRUPA’nın önde gelen oluklu ambalaj malzemesi üreticilerinden biri olan Mondi Corrugated Packaging, Türkiye’de kurduğu oluklu mukavva fabrikasına 8 milyon Euro’luk yatırım yapıyor.

Geçtiğimiz ağustos ayında başlanan İzmit’teki oluklu ambalaj fabrikası, Mondi Grubun iştiraki Tire Kutsan’a ait Türkiye’deki altı fabrikasından biri. Tesiste, dakikada 400 metre uzunluğunda oluklu ambalaj mukavvası üretebiliyor" dedi.

alkazar
12-12-2008, 02:10
Krize rağmen yatırım yapıyor, en büyük gazbetoncu olacak

İzmir ve Kırıkkale’de gazbeton üretim tesisleri olan Akgerman Grubu Çorlu’da üçüncü fabrika yatırımını krize rağmen sürdürüyor. Toplam 25 milyon Euro’luk yatırım tamamlandığında AKG Gazbeton, Avrupa’nın en büyük üreticisi olacak.

İZMİRLİ Akgerman Ailesi’nin şirketi AKG Gazbeton, Çorlu’daki yeni tesisi tamamladığında Avrupa’nın en büyük gazbeton üretici olacak. Halen İzmir ve Kırıkkale’deki fabrikalarında üretim yapan AKG Gazbeton, 25 milyon euroluk Çorlu yatırımını 2009’un ortalarında üretime alacak. Tuğlanın muadili duvar malzemesi olan gazbetonun yalıtımı baştan çözümlediğini söyleyen AKG Gazbeton A.Ş’nin Yönetim Kurulu Üyesi Levent Akgerman, "Şu anda Türkiye’deki 2 milyon 100 bin metreküp gazbeton üretiminin 950 bin metreküpünü tek başına biz gerçekleştiriyoruz. Üçüncü fabrikamız 2009’un ikinci yarısından itibaren hizmete girecek ve tek bantta 400 bin metreküp gazbeton üreterek Avrupa’nın en büyüğü olacağız" dedi.

Sektörün önü açık

Daha önce İtalyanlara sattıkları gazbeton tesislerini 2001’de 15 milyon dolara geri aldıklarını hatırlatan Levent Akgerman, AKG Gazbeton’un pazara girmesinden sonra gazbeton işinde pazara rekabet geldiğini belirtti. Levent Akgerman, "Bu tarihe kadar iç pazarda bir tek üretici vardı. Bizim girmemizle hem gazbeton pazarı yüzde 3’lerden yüzde 10’lara kadar çıktı. Hem de rekabet başlamış oldu. İç pazarda şu anda ikinciyiz ama 20 ülkeye ihracat yapıyoruz. Ürettiğimizin yüzde 15’ini Avrupa başta olmak üzere Körfez ülkeleri ve Rusya’ya satıyoruz" diye konuştu.

Depremden sonra büyüdü

Gazbetonun tuğlaya göre üçte bir oranında hafif ve esnek malzeme olduğunu, binaların ağırlığının bu ölçüde hafiflediğini ve yüksek katlara doğru depreme karşı esneklik kazandığını anlatan AKG Gazbeton Yönetim Kurulu Üyesi Levent Akgerman, özellikle depremden sonra gazbeton pazarının hızla büyüdüğüne dikkat çekti. Akgerman, "Duvar ve çatı panellerinde gazbeton kullanılan binalar tuğla binalara göre üç kat daha hafif ve yüksek katlar da bir o kadar depreme karşı esnek durumda" dedi.

Tuğla lobisi var

Avrupa’da çok yaygın kullanımı olan gazbetonun Türkiye’de tuğla lobisi yüzünden yeterince yaygınlaşamadığını öne süren AKG Gazbeton Yönetim Kurulu Üyesi ve Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği Başkanı Levent Akgerman, "Gazbeton tuğlaya göre daha pahalı ama tuğla ile örülen duvarın ısı yalıtımı olmadığı için mantolama yapmak gerekiyor. Mantolama maliyetini koyarsanız gazbetonla neredeyse aynı fiyata geliyor. Oysa gazbeton kendiliğinden ısı yalıtımlı olduğundan ekstra masraf gerektirmiyor. Ayrıca tuğla üzerine mantolanmış bir duvar yangına karşı korunmasız durumdadır. Oysa gazbetonda yangına karşı da çok daha dayanıklıdır. Amerika ve Kanada’da yangın merdivenlerinin yalıtım özelliğinden dolayı gazbetondan yapılması tercih ediliyor. Vatandaşın gazbetonun fonksiyonlarını bilip alacağı evin duvarında ne kullanıldığını sorgulaması gerekir. Ancak o zaman müteahhitler tuğla yerine gazbetonu tercih ederler. Maalesef şu anda bu iş müteahhitlerin insiyatifine kalmış durumda."

Palmiye Adaları’nın gazbetonu AKG’den

AKG Gazbeton yurt içinde ve dışında birçok prestij projesinin gazbeton tedarikçiliğini yapıyor. Romanya’da 100 bin konutun duvarları AKG Gazbeton’la kaplanırken, Ukrayna, Bulgaristan ve Yunanistan’a AKG ürünleri ihraç ediliyor. AKG Gazbeton Dubai’de ise inşa halindeki Palmiye Adaları’na 200 bin metreküp gazbeton göndererek büyük bir başarıya imza attı. Türkiye’de ise son dönemde inşa edilen birçok AVM ve kamu binasında AKG gazbetonun ürünleri kullanıldı.

11 Eylül’den bir gün önce fabrikaları sattık

AKG Gazbeton Yönetim Kurulu Üyesi Levent Akgerman, babası Öner Akgerman’ın, İzmir’deki Çimentaş çimento fabrikası ve alt şirketlerini komple İtalyanlara sattıktan bir gün sonra, 11 Eylül saldırıları olduğunu hatırlatarak yaşadıkları tesadüfü şöyle anlattı: "Biz Çimentaş’taki hisselerimizi satmıştık. Bir gün sonra uçaklar ikiz kulelere çarptılar. Allah’tan biz çoktan fiyat pazarlığımızı yapıp bir gün önce paramızı almıştık."

alkazar
16-12-2008, 08:48
Araplar aç kalmaktan korkunca Türkiye’ye 9 milyar dolar ayırdı

Mineks International Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Göktuna, Körfez Bölgesi’nin global finans devleri Ithmaar Bank, Abu Dhabi Investment House ve Gulf Finance House’un stratejik işbirliğiyle oluşturulan Vision 3’ün Türkiye’ye tarım alanında yatırım için 3 milyar dolar ayırdığını, kaldıraç etkisiyle bunun 9 milyar dolara çıkabileceğini söyledi.

7 milyara yaklaşan dünya nüfusunun 2020’de 8, 2050’de ise 15 milyara çıkacağını hatırlatan Göktuna, "Geçen yıl dünyada mısır, buğday bulunamadı. Araplar aç kalmaktan korkuyor. Petrol içemeyeceklerini biliyorlar. Biz Arapları stratejik ortaklığa getirdik. GAP’a yönlendirdik. Tahıl, bakliyat, hayvancılık ve yaş sebze-meyve üretimi düşünüyorlar. Onların sadece danışmanı değil, Türk ortaklarından biri olacağız. Yatırıın yanında teknoloji de getireceğiz" dedi.

Yatırım Ajansı yüz vermemişti

Araplar’ın yatırım için Sudan’a girdiklerini de hatırlatan Göktuna, Araplar’ı Türkiye’ye getirme çabalarını şöyle anlattı: "Çok ciddi lobi yaptık. Türkiye’nin avantajlarını anlattık. En batıdaki, en gelişmiş müslüman ülke, kültürel yakınlık var. Kendilerine yakın başarılı bir hükümet... AB ile entegrasyon olabilir. Bunları ciddi bir avantaj olarak gördüler. Hükümet, ’Arap fonlarını getirin’ diye bize gelmedi. Hatta Başbakanlık Yatırım, Tanıtım ve Destek Ajansı’na çok zor ulaştık. Mesajlar bıraktık, aradık. Geri dönmediler. Peşlerinden çok koştuk. Yatırımı karşılarında görünce sahiplendiler. Sonra bu bizim işimiz, siz geri çekilin dediler." Paranın hazır olduğunu belirten Göktuna, Yatırım Ajansı’ndan çıkacak raporla hemen yatırıma başlayacaklarını söyledi. Tarım Bakanı Mehdi Eker ile de görüştüklerini anlatan Göktuna, Bakanlığın TİGEM’leri teknoloji getirerek daha da büyütmek istediğini, bunun kendilerine de çok uyduğunu söyledi.

Dört bir yandan yatırım

Göktuna, yatırım ajansı gibi çalıştıklarını söyledi. Nükleer enerjide Kanadalı Candu’nun da içinde yer aldığı konsorsiyum ile çalıştıklarını belirten Göktuna, "Ancak geçen ihalede uygun şartlar oluşmadığı için girmediler. Türkiye’nin ciddi olmadığını düşünüyorlar. Türkiye doğal uranyum ve toryum cenneti. Kanada teknolojisi uranyumu alıp direkt kullanıyor" dedi. Diğer yatırımları Göktuna şöyle anlattı: "Avrupa veya Körfez’den bir ortakla Türkiye’de 1 milyar dolarlık altyapı yatırımı yapabiliriz. Lübnan’ın suikaste kurban giden eski Başbakanı Refik Hariri’nin ortağı olduğu gayrimenkul şirketi Solidere’yi Yatırım Ajansı ile tanıştırdık. Bodrum’da 3-6 milyar dolarlık yatırım yapmak istiyorlar. Ayrıca konsept şehirler projesi yürütüyoruz. Enerjicity konsepti var. Enerjiyle alanında çalışanların, araştırma merkezlerinin kümelendiği bölgeler. 8 tane var dünyada. Bir tane de Ceyhan’da yapacağız. Kendimiz projelendirdik. Yabancı yatırımcılarla görüştük. Finansör olarak katılacaklarını söylediler. 1.5 milyar doları aşan projenin 3 ay içinde tamamlanır. Ceyhan’da bir tane 5 yıldızlı otel yok. Dünyanın en büyük şirketleri geliyor, liman var. Nükleer merkez kuruluyor. Ofis, konaklama ve sosyal tesis yok. Sağlık alanında da yatırımlarımız olacak."

Golf yatırımı 500 milyon Euro’ya çıkacak

NATIONAL Golf Club Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Göktuna, Türkiye’de 16 golf sahası olduğunu ve yapımı devam edenlerle 20’ye çıkacağını belirtti. Göktuna, "Bugüne kadar Türkiye’de golf tesislerine 400 milyon Euro yatırıldı. 20 tesise ulaşınca 500 milyon Euro olacak" dedi. Krizin golfü de vurduğunu anlatan Göktuna, "Formula1’deki gibi Avrupa’da bazı golf turnuvaları iptal edildi. Krizin etkilerini gelecek yıl daha çok hissedeceğiz. Türkiye’ye 2007’de 250 bin, 2008’de 300 bin kişi golf oynamaya gelmişti. 2009’da bu rakam 100 bine inebilir" dedi.

alkazar
16-12-2008, 08:50
Vezirköprü’ye 100 milyon Euro yatırdı, filtre ve poşet çay káğıdı da üretecek

Türkiye’nin krizli ekonomisine alışık sanayiciler arasında yer alan Fuat Turan, 1995’te devletten satın aldığı Vezirköprü Orüs tesislerine son olarak 100 milyon Euro’luk yeni yatırım yaptı.

Fuat Turan’ın tesislerinde, Türkiye’de üretilmeyen ve Almanya’dan Çin’e kadar üreticisi de olmayan ’poşet çay ve otomobil hava filtrelerinde’ kullanılan hassas kağıt da üretilecek.

ÇAYKARALI üç kardeşin babalarının İstanbul’da kurduğu keresteci atölyesinde başlayan ticaretleri Vezirköprü’de ağaca dayalı 12 farklı ürünü üretebilen entegre bir ’orman sanayi tesisi’ yarattı. 1995’te devletten satın aldıkları Vezirköprü Orüs tesislerine sürekli yatırım yaptıklarını söyleyen Fuat Turan, Vezirköprü Orman Ürünleri ve Kağıt Sanayi A.Ş.’ye son 1.5 yıl içinde 100 milyon Euro’luk "devrim niteliğinde bir yatırımı" da tamamladıklarını söylüyor ve Türkiye’de üretilmeyen, Almanya’dan Çin’e kadar da üreticisi olmayan ’poşet çay ve otomobil hava filtrelerinde’ kullanılan hassas kağıtları da Vezirköprü’de üreteceklerini belirtiyor. Hasan ağabeyi vefat ettiği için şirketleri kardeş Nihat ve üç kardeşin 9 çocuğu ile birlikte yönettiklerini söyleyen Fuat Turan, Side’deki turizm yatırımlarıyla birlikte 1000 civarında kişiye istihdam sağladıklarını belirtiyor ve "Çaykaralıyız, 1953’te rahmetli babam İstanbul’a gelmiş ve Bayrampaşa’da kereste ticaretine başlamış. Sonra ağabeyim rahmetli Hasan, kardeşim Nihat ve ben babamızın yanında çalıştık. Ağabeyim iktisat, kardeşim mimarlık okudu. Ben liseden itibaren kendimi işe verdim. Farklı dallarda ticaret yaptık ama her zaman esas işimiz ağaç oldu. Ancak ağaç bize göre çok kutsaldır. Bu konuda Fatih Sultan Mehmet’in bedduasını biliriz. O yüzden ağaca zarar vermeyiz, ağacı israf etmeyiz. Bu piyasada öyle yapmayanların sonu hiç iyi olmadı."

Önce ticaret sonra sanayi

1965’ten 1970’li yıllara kadar kereste ticareti ve imalatı yaptıklarını söyleyen Fuat Turan, daha sonra İstanbul’da bir kontrplak fabrikası alarak sanayide ilerlediklerini anlatıyor. Turan, şöyle devam ediyor: "1995’te de Özelleştirme İdaresi’nden Orüs’ün Vezirköprü fabrikasını aldık. Kontrplak, sunta ve kereste üreten entegre bir tesisti. Vezirköprü Anadolu’nun unutulmuş, fakir yörelerinden biridir ve işsizlik çok yüksektir. Biz fabrikayı aldıktan sonra Vezirköprülüler de endişe etmişti. ’Acaba fabrikayı kapatırlar mı’ diye. Biz aldıktan sonra tevsi yatırımları yaptık. Makineleri yeniledik. Son olarak da öyle bir aşamaya geldik ki bu işi ya büyüteceğiz ya da bırakacağız. Biz büyütmeyi tercih ettik ve 1.5 yılda 100 milyon Euro’luk bir yatırımı tamamladık. MDF, HDF, Parke, Tutkal tesisleri kurduk. 12 farklı ürün üreten bir entegre tesis ortaya çıktı. Vezirköprü’de 400 kişi çalışıyor. Yeni yatırımlarla birlikte ciromuz 150 milyon doları aşacak."

Üretilmeyeni üretip ihracat yapacağız

VEZİRKÖPRÜ’deki yeni yatırımlar arasında ’poşet çaylarda ve otomobillerin hava ve yağ filtrelerinde kullanılan çok özel filitre kağıtları’ da üreteceklerini söyleyen Turanlar Grup Yönetim Kurulu Üyesi Murat Turan, "Bu üründe Almanya’dan Çin’e kadar çok geniş bir coğrafya’da üretici olmadığını gördük. Hava geçirgenliği yüksek, filtre özelliği güçlü ve suda çözülmeyen kağıt üretiyoruz. Yıllık 3 bin tonluk kapasitemiz var. Ortadoğu ve Rusya’ya ihracat yapacağız. Şu anda diğer ürünlerde ihracatımız var. Ciromuzun yarısı ihracattan sağlanacak."

Side’de iki otelimiz var Halkalı’ya şehir oteli yapacağız

TURANLAR Grup Başkanı Fuat Turan, halen Side’de iki turizm tesisine sahip olduklarını da belirterek, "Vezirköprü dışında İstanbul’da da kontrplak ve laminant fabrikamız var. Side’deki turizm yatırımımızdan çok memnunuz. Bunlarda yaklaşık 600 kişi çalışıyor. Şimdi İstanbul’da da bir şehir oteli planlıyoruz. Halkalı civarında kendi yerimiz var" diyor.

alkazar
18-12-2008, 11:25
CPPIB invests in Turkey mall developer
Canada Pension Plan Investment Board injecting $431-million in company that plans to build 21 shopping centres

December 18, 2008 at 5:00 AM EST

The Canada Pension Plan Investment Board (CPPIB) is investing $431-million in a property fund that plans to develop 21 shopping malls in Turkey.

The $117.4-billion Canadian pension plan is the first investor in the fund, which was established by Europe's largest retail developer, Multi Corp., to raise equity to help build the centres.

When the malls are completed, the fund is expected to have a value of $7.4-billion, according to Multi.

The strength of the developer, the size and quality of the assets, and good long-term prospects for the retail sector in Turkey attracted the CPPIB's investment, said Graeme Eadie, senior vice-president of real estate investments.

“I would say Turkey is a little like Mexico, in that it's the upper tier of the emerging markets. It's very close to a developed market. It's not there, but it's getting there, and very different than some Asian countries where things are just starting,” Mr. Eadie said in an interview.

The CPPIB has been selectively interested in emerging markets, including Turkey, for a few years, he added.

In February, 2007, for example, the CPPIB and the Ontario Teachers' Pension Plan each committed just under $130-million to a private equity fund focused on finding investment opportunities in Turkey.

In tough economic times around the world, it's hard to say that any real estate markets will be good in the near term, Mr. Eadie said.

However, Turkey's prospects are attractive due to its strong middle class and current dearth of shopping malls, he said.

“They're going from an environment where there really is very little organized retail in the sense that we know it to getting these new shopping centres that are enclosed, multi-level, have food courts, theatres, the whole bit,” he said.

Many of the most recognizable retailers in Europe, including popular Spanish-owned clothing store chain Zara, are or will be tenants, Mr. Eadie added.

A second investor is lined up to make a smaller investment in the Multi fund than that being made by the CPPIB, Mr. Eadie said.

Multi says it may seek more investors, but will retain a majority interest in the fund.

Equity from the CPPIB and the second investor will help fund development of 13 of the 21 shopping centres. Five of these are near completion, and are open and fully leased, and eight more are under development. The remaining eight are in the early planning stages.

As of Sept. 30, when it reported its most recent financial results, the CPP fund had 6.2 per cent, or $7.3-billion, invested in real estate assets.

With its strong equity base, the pension plan has said it will look for acquisition opportunities as asset prices come down and buyers who need a large amount of debt exit the market.

In October the CPPIB set aside at least $1.4-billion to look for opportunities in the hard-hit United States and United Kingdom property markets.

The pension plan is looking for both fund investments and direct investments, and prices are becoming more attractive, Mr. Eadie said.

However, the CPPIB is still proceeding with caution, and will make sure any assets it buys right now are of high quality and fit with all of the fund's investment goals, he said.

alkazar
20-12-2008, 12:37
Bay Vitali’nin sözünü tuttu, yeni fabrikaya 30 milyon dolar yatırdı


Vakko’nun yeni üretim merkezi İstanbul Esenyurt’ta açıldı. Yaklaşık 30 milyon dolarlık bir yatırımla faaliyete geçen üretim merkezinde 400 kişi istihdam edilecek.

Vakko’nun kurucusu Vitali Hakko’nun 1’inci ölüm yıldönümünde açılan merkezin kriz ortamında bir moral olabileceğini dile getiren Vakko Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, "Bay Vitali, açılışın ekonomide yaşanan böyle güç günlerde olmasından eminim ayrıca mutlu olacaktır. Bizim ondan öğrendiğimiz şudur: ’Zor günler, doğru işlere inanmaya devam ederek geçer. Buna biz inanmazsak, müşteriler inanmazsa, krizler nasıl biter.’ Çalışmalarımıza ara vermeden devam edeceğiz" dedi.

Moda merkezi de açılacak

Merter’den taşındıktan sonra onun iki katı büyüklüğünde biri İstanbul Esenyurt’ta diğeri Nakkaştepe’de iki yeni merkez kurduklarını hatırlatan Cem Hakko şunları söyledi: "En büyük hedefimiz, teknolojinin değişimiyle ortaya çıkan yeni imkanlardan en iyi şekilde yararlanarak, üretime verdiğimiz öncelikli önemi devam ettirmek. Yeni açılan bu merkez bu anlayışla gerçekleşti. Çünkü biz bu ülkeye mal olmuş kendi markamıza titizlikle sahip çıkmayı gelecekte de sürdürmeye kararlıyız. Bu küresel zor günlere rağmen, inşası bitmek üzere olan Vakko Nakkaştepe Moda Merkezi’ni 2009’un ilk aylarında açacağız. Dünyanın en sayılı moda merkezlerinden biri olması en büyük hedefimiz."

Merkezin açılışında konuşma yapan Başbakan Tayyip Erdoğan, Vitali Hakko’nun yaşam hikayesinin girişimciler için örnek teşkil edebileceğini belirterek, "Eksinin altında bir güçle girilen hayat mücadelesinden buralara kadar geliyorsunuz. Bu azmin ve kararlılığın önünde bir şey duramıyor. Bunu görebilmenin gelecek nesil için örnek teşkil edeceğine inanıyorum. Vakko 1934 yılında Şen Şapka’dan çıkmış. Ama bu şapka içinden tavşan değil, Vakko devi çıkmış ve marka haline gelmiş" dedi.

Beyoğlu’ndan taşındığını unuttu

VAKKO’nun geçtiğimiz yıllarda İstanbul Beyoğlu’ndaki binasının başka bir yere taşındığını unutan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Vakko’nun kurucusu Vitali Hakko ile bir anısını şöyle anlattı: "İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı dönemimde Vitali Bey’i yakından tanıdım. İstanbul sevdalısıydı. Bende Beyoğlu sevgisiyle büyümüş biri olarak kendisinden bir şey rica ettim. İstiklal Caddesi’ndeki Vakko binasının dış cephesine eski görünümünü kazandırmasını istedim. Kendisi ünlü bir İtalyan tasarımcıya projeyi çizdirdi. Sonra bana gösterdi. Hakikaten bina Beyoğlu’nun eski görünümünü yansıtıyordu. Ancak bu projenin uygulamaya geçme imkanı olmadı. Dilerimki Hakko ailesi bu işi gerçekleştirir."

alkazar
21-12-2008, 11:49
Metro’dan Ankara Mamak’a 20 milyon Euro’luk dev mağaza

Toptan satış zinciri Metro Toptancı Market, 13’üncü mağazasını 20 milyon Euro yatırımla Ankara’da açtı.

Ergin, Mamak Metro Toptancı Market’te biyoçözünür (geri dönüşümlü) torba bulundurduklarını, bunu diğer mağazalara yayacaklarını söyledi. Ankara Mamak mağazası, 9 bin 467 metrekarelik satış alanına sahip ve yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlıyor.

30 bin çeşit

30 binin üzerinde ürünün satışa sunulduğu Mamak mağazasının 33 binin üzerinde kayıtlı müşterisi bulunuyor. Metro Toptancı Market Genel Müdürü Hakan Ergin, "Ekonomik durgunluktan söz edildiği bir ortamda, Türkiye’ye değer kazandırmanın önemine gönülden inanıyoruz. Metro, Türkiye’nin en zorlu dönemeçlerinde bile yatırımlarına ara vermedi" dedi. Ergin, önümüzdeki dönemde yatırım için her türlü yatırım imkanını araştırmaya devam edeceklerini belirtti. Cirolarının yarıdan fazlasının esnaftan sağlandığız belirten Ergin, esnafın hayatta kalmasının kendileri için çok önemli olduğunu vurguladı. Ergin, şöyle konuştu: "Onların işinin iyi olması, bizim işimizin de iyi olması anlamına gelir. Mağazamızda ’örnek bakkal modeli’ oluşturduk. Bakkallara, bakkalda bulunması gereken ürünler, bu ürünlerin yerleri konusunda bilgi veriyoruz. Bizim bakkallara olan satışımızda düşme yok, artış var. Başvuru olması halinde bakkallara eğitim veriyoruz. Ürün yerleştirmesi ve bakkal düzeni hakkında bilgilendiriyoruz. 2003 yılından bu yana 2 binin üzerinde bakkal düzenledik."

alkazar
24-12-2008, 16:31
Akdeniz'in en büyük tersanesinde geri sayım

Eski BJK yöneticisi İhsan Kalkavan'ın sahibi olduğu Beşiktaş Denizcilik Grubu'nun, Adana-Yumurtalık Serbest Bölgesi'nde kurmayı planladığı Akdeniz'in en büyük tersanesi için çalışmalarda son aşamaya gelindi. Beşiktaş Denizcilik Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İhsan Kalkavan, ÇED raporunu ocak ayının ilk haftasında alacaklarını belirterek "Daha sonra dolgu yapmak için ilgili yerlere başvurup şubat veya mart ayı içerisinde de çalışmalara başlayacağız" dedi. Kalkavan, 3 yıl içinde tamamlamayı planladıkları tersanenin yaklaşık 100 milyon dolara mal olacağını söyledi.

alkazar
29-12-2008, 17:19
Krizde 10 milyon euroluk Alman yatırımı

Almanya'nın taşınabilir yapılar konusundaki önde gelen firmalarından Röder, Düzce'de 10 milyon euroluk bir yatırımla çadır üretim tesisi kurdu.

Röder CEO'su Rüdiger Blassius, en büyük Röder tesisini Türkiye'de kurduklarını belirtirken, Türkiye'yi hem ticari, hem de üretim üssü olarak gördüklerini söyledi.

Yaşanan küresel kriz ortamına rağmen Türkiye'ye yatırım kararından son derece memnuniyet duyduklarını ifade eden Blassius, 2009'un Röder Türkiye, açısından fırsat yılı olacağını kaydetti.

Düzcede kurulan fabrikadaki üretimin yaklaşık yüzde 90'ının ihraç edileceğine işaret eden Blasisus, Gümüşova Sanayi Bölgesinde toplam 38 bin metre karelik alanda, ilk aşamada yılda 600 bin metre karelik bir üretim gerçekleştireceklerini belirtti.

Müşterilerin her türlü yapı beklentilerini binlerce metre kare büyüklüğünde, günlerle ifade edilebilecek zamanlarda karşıladıklarını anlatan Blassius, Türkiye'de de başta KOBİ'ler olmak üzere tüm firmaların depo ihtiyaçlarını çok kısa zamanlar içinde karşılayacaklarını bildirdi.

Tüm dünyada birçok büyük organizasyonda Röder imzası bulunduğuna dikkati çeken Blassius, Türkiye'de de konser, parti, spor karşılaşmaları gibi etkinliklerde de bu markanın daha çok görüleceğini söyledi.

“SON YILLARDA TÜRKİYE'DE BÜYÜK GELİŞİM GÖRÜYORUZ”

Röder'in 1959 yılında kurulduğunu ve olgunlaşmış piyasalar yerine gelişmekte olan piyasalara yatırım yapmayı tercih ettiklerini belirten Blassius, geçen yılki cirolarının 60 milyon avro olduğunu bildirdi.

Alman firması olmaktan çok uluslararası bir şirket olarak anılmayı tercih ettiklerini ifade eden Blassius, Türkiye'yi de bu kapsamda gördüklerini ve çok önem verdiklerini söyledi.

Son yıllarda Türkiye'de büyük gelişim gözlemlediklerini belirten Blassius, şöyle devam etti:
“ Yabancı yatırımların artmasıyla birlikte uluslararası organizasyonlar da bir ivme yaşanıyor. 2005 yılında Türkiye'de düzenlenen UEFA Şampiyonlar Ligi Finali ve Formula 1'de Röder çadırları kullanıldı. Tabi Türkiye'ye yaptığımız yatırımda bize sağlanan kolaylıkların da payı büyük oldu. Devletin sağladığı teşvikler çok önemli. Ne yazık ki Alman firmaları bu avantajların farkında değil. Türkiye'yi Doğu Avrupa'ya, Orta Doğu'ya, Türk Cumhuriyetlerine açılmak için bir köprü olarak görüyoruz ve son derece güveniyoruz. Yaşanan bu küresel kriz ortamına rağmen yatırım kararımızı uyguladık ve bundan da son derece memnunuz.”

Röder Türkiye Pazarlama Direktörü Yaşar Polat da amaçlarının başta lojistik sektörü olmak üzere tüm firmaların yapı maliyetlerini düşürmek olduğunu söyledi. Sanayi sektörünün en önemli maliyet kalemlerinden birini depolama alanlarının oluşturduğuna işaret eden Polat, Röder yapılarının, kalıcı yapılar kalitesinde çok kısa zaman içinde bürokratik işlemlere maruz kalmadan ekonomik çözümler sunduğunu söyledi.

“TÜRKİYE'DE 2009'DA YÜZDE 30'LUK BÜYÜME BEKLİYORUZ”

Röder'in uluslararası büyüme hedefinin yüzde 10 olduğunu anlatan Polat, Türkiye'de ise 2009 yılında yüzde 30'luk bir büyüme beklediklerini kaydetti.

Türkiye Röder olarak orta vadede hedeflerinin ise Röder Grubu toplam cirosunun yüzde 25'ini oluşturmak olduğunu belirten Polat, şöyle konuştu:
“Türkiye'de bu konuda ciddi bir açık var. Ekonomik kriz beklentisi büyük bütçeli yatırımların kısılmasını da beraberinde getirecek. Bu noktada Röder yapıları ciddi bir alternatif oluşturuyor. Bu anlamda 2009 bizim açımızdan tam bir fırsat yılı. Şimdiden başta otomotiv firmaları olmak üzere pekçok büyük firmadan gelen siparişler bu öngörümüzün doğruluğunu gösteriyor”

FUARLARDAN LOJİSTİK DEPOLARA, KONSERLERDEN LOKANTALARA ÜRETİM

Düzce fabrikasından tüm dünyaya çadır üreteceklerini ifade eden Polat, KOBİ'lerin yanı sıra büyük firmaların da depo ihtiyaçlarını karşıladıklarını belirtti.

Düzce fabrikasından tüm dünyaya çadırlar için gerekli konfeksiyonu yapılmış örtüler ihraç edeceklerini anlatan Polat, ürettikleri ürünlerin fuarlar başta olmak üzere, spor salonları, lojistik depolar, lokantalar ve konser organizasyonlarında kullanıldığını kaydetti.

Türkiye'de kullanım anlamında büyük bir potansiyel olduğunu belirten Polat, Röder'in Türkiye'yi üretim üssü olarak seçmesinin de bu potansiyelinin keşfedilmesinden kaynaklandığını söyledi.

Polat, “2009 yılında yapacağımız 2 milyon avroluk ihracatla Düzce ekonomisine de önemli katkılarda bulunacağız” dedi.

alkazar
03-01-2009, 14:39
Hintli tarım kralı GAP’a ve nara geldi

Hindistan’dan Türkiye’ye büyük - ve ilginç - bir yatırım geliyor. Söz konusu yatırımcı, Hindistan’ın dev tarım şirketi Jain...

Başbakan Tayyip Erdoğan’la kasımdaki Hindistan gezisi sırasında görüşerek son pürüzleri de gideren Jain yönetimi, İstanbul’da şirketini kurdu, Levent’te bir villa tuttu ve yatırımlar için düğmeye bastı.
Jain, dünyanın ikinci büyük damla sulama şirketi. Bitkilerin köküne damla damla su vererek, büyük tasarruf ve verim artışı sağlayan damla sulamaya, Türkiye’de de devlet teşviki var.
Hindistan’da damla sulama yapılan yaklaşık 16 milyon dönüm toprağın yarısını Jain’in ürettiği damla sulama sistemleri suluyor. Jain’in bir diğer özelliği, çiftçilere sözleşmeli tarım yaptırması. Örneğin, Hintli çiftçilere nar yetiştirten Jain, bu narı fabrikalarında işliyor ve Cappy gibi dev üreticilere konsantre olarak satıyor.

Türkiye üs olacak
Jain bir aile şirketi. Yönetimi elinde tutan Jain ailesinin şirkette yüzde 32 hissesi var. Kalanı ise başka yatırımcılarda. Jain’in piyasa değeri 1 milyar doları buluyor. Geçen yıl, 545 milyon dolar gelir elde eden şirketin en büyük rakibi ise damla sulamada dünya lideri olan İsrailli Netafim firması.
Jain’in Türkiye’yi üs seçmesinin bir nedeni de artık Netafim’i geçmek istemesi. 2006’dan bu yana bu uğurda ABD, İsrail ve İsviçre’de sulama bağlantılı 6 şirket alan Jain, İsrail’in pek giremediği Ortadoğu’ya da Türkiye üzerinden açılacak. Jain’in, Türkiye operasyonunun başında sulama sektörünün duayen ismi Abdurrahman Güngör var.
Güngör, 1987’de Alman Hoechst’le damla sulamayı Türkiye’ye ilk getiren isim... Jain Türkiye’yi, Dünya Bankası’ndan ayrılan kızı Yaprak Güngör Adamoğlu ve damadı Can Adamoğlu ile yapılandırdıklarını söyleyen Güngör şunları anlatıyor:

Hedef mayhoş Türk narı
“Jain, tarımı komple ele alıyor. Türkiye’de sulama ekipmanı imalatı ve meyve işleme gibi tüm üretim işlerimizi yapmayı düşünüyoruz.
Yatırımlar yüzlerce milyon doları bulabilir. Türkiye, üs olacak. Ortadoğu ve Avrupa’ya, buradan ulaşılacak. Fabrika için 150 - 200 dönüm yer bakıyoruz. Adana’da karar kıldık. Seçilen yerlere bakmak için Jain yöneticileri Türkiye’ye geldi.
Adana’yı seçme nedenimiz, nar meyvesine yakın olmak istememiz. Çiftçilere alım garantili, sözleşmeli tarım yaptıracağız. Nar ve domatesle başlayıp, üzüm ve şeftali gibi ürünlerle devam edeceğiz. Çiftçilere sulama ekipmanı ve tohum sağlayıp, ürettiği ürünleri de alıp işleyeceğiz.
Tesisimizde örnek bahçeler olacak. Çiftçileri misafir edip, eğiteceğiz. Narla başlama nedeni, Hint narının tatlı olması. Türk narı ise asitli. Bu mayhoş tat tercih ediliyor. Jain, dev üreticilere nar suyu konsantresi sattığı için bu iş önemli. Türk ve Hint nar sularını karıştıracağız.

‘Nazım Ekren’e anlattık’
Diğer hedefimiz de damla sulama, özellikle de GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) bölgesi. Türkiye pazarı damla sulamada çok büyüdü. 1987’de 5 bin metre, bu sene 700 bin metre damla sulama borusu satıldı.
GAP’ta 2.6 milyon hektar sulanabilir alan var. Salma sulamayla sularsak toprak tuzlanır. Çaresi damla sulama. Devlet Bakanı Nazım Ekren’e endişemizi anlattık. Onlar da GAP’ta salma sulamayı yasaklamak istiyor. Doğru sulama da olursa GAP, terörü bitirir.”



Patron her sabah dağda yogada
Jain şirketinin kurucusu, Bhavarlal Hiralal Jain...
71 yaşındaki B. H. Jain, şirketi artık 4 oğluna devretse de hâlâ bilfiil işlerin içinde. Çiftçi bir babanın oğlu olan Jain, ticaret ve hukuk eğitimi görmüş. Ancak annesi, doğayla içiçe yaşamasını vasiyet edince tarım araç ve gereçleri alıp satmaya başlamış. 1985’te ABD’de bir fuarda damla sulamayla tanışınca da hayatı değişmiş. Hindistan’a damla sulamayı getiren isim olmuş.
B. H. Jain’in sade bir hayatı var. Hatta yaşamındaki sadelik, Hindistan’ın efsanevi lideri Gandhi’ye bile benzetiliyor.

Tavuskuşlu fabrika
Sıkı bir vejeteryan olan B.?H. Jain, bisküvi ve çikolata gibi işlenmiş ürünlere dahi el sürmüyor. Yalnızca pamukla dokunmuş giysiler giyiyor.
B.H. Jain, her sabah mango ağaçlarıyla bezeli, içinde tavuskuşu ve geyiklerin dolaştığı şirket merkezine hâkim bir tepeye çıkarak yoga yapıyor. Yogaya çıkarken kendisine eşlik eden yöneticilerden de brifing alıyor.



Tivnikli’nin Arap ortağı inşaata da girdi
Son dönemde adından çok söz ettiren işadamı Abdullah Tivnikli’nin kısa süre önce organik tarım yapmak için Türkiye’ye getirdiği Arap yatırımcılar şimdi de inşaata girdi!
Körfez ülkelerinde güçlü bağlantıları olan Tivnikli, bir süre önce Suudi Arabistanlı girişimcileri Türkiye’de tarım yatırımına çekmişti. Türk - Suudi ortaklığı ile Tivnikli’nin başkanı olduğu ‘Baleks Tarımsal Yatırım’ şirketi kurulmuştu.
Tivnikli’nin bu şirketteki ortağı olan Yaser Bugshan, otomobil ticaretinden emlaka kadar çok geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Suudi Arabistanlı Bugshan Grubu’ndan bir isimdi.

Yeni ortak kuyumcu
Yaser Bugshan, geçen ay da ‘Capital Gate İnşaat’ adlı bir şirket kurarak Türkiye’deki yatırım atmosferine alıştığını gösterdi. Bugshan’ı bu şirkette dışarıdan destekleyen isim ise Tivnikli değil, Fibula Mücevher’in sahibi Öztürk Şerefoğlu...
Şerefoğlu, “Yatırımcı arkadaşları 3 yıldır tanıyorum. Bugshan’ın 5 milyar dolarlık büyüklüğü var. Gayrimenkul yatırımı ve inşaat düşünüyoruz. Ekonomik krizin seyrine göre hareket edilecek. Şu an hissedar değilim. İleride olabilirim” diyor.

AKP’li Gündüz çekiyor...
Bugshan’ın, Tivnikli’yle ortak tarım yatırımında da iddialı olduğu belirtiliyor. Arap yatırımcıların Suudi Arabistan Kralı’nın yönlendirmesiyle tarıma yöneldiği, bu yatırımların Türkiye’ye gelmesinde AKP Milletvekili İrfan Gündüz’ün rolünün olduğu belirtiliyor.

alkazar
05-01-2009, 05:15
Krizlerin de bir ömrü var’ dedi, 215 milyon dolar yatırıma soyundu

"Krizlerin de bir ömrü var. Eski günlere bir iki yıla kadar dönülür. Bu yüzden yatırımlarımızı ertelemedik" diyen Bursalı Sönmez Holding’in Başkanı Celal Sönmez, tekstilde küçüldüklerini, yeni odaklandıkları turizm, çimento, teknoloji perakendesi ve enerji sektöründeki 215 milyon dolarlık yatırımlarını 2009’da devreye sokacaklarını söyledi.

SON dönemde Sönmez Filament’i kapatmasıyla gündeme gelen Bursalı Sönmez Holding, krize karşın yatırımlarında hız kesmedi. Tekstilde hedef küçülten grup, turizm, çimento, enerji ve elektronik perakendesinde 2008’den devam eden ve 2009’daki yeni projeleri için 215 milyon dolarlık yatırım yapacağını açıkladı. Holding, yeni yatırımlarında bin kişiye de istihdam sağlayacak.

Krizin bir ömrü var

Bursa Uludağ’daki Monte Baia Oteli’nin sezon açılışı için düzenlenen toplantıda konuşan Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez, 2009 ve 2010’da 215 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını belirterek, "Krizlerin de bir ömrü var. Dünyada yaşanan kriz sonsuza kadar sürmez. Eski günlere bir iki yıla kadar dönülür. Bu yüzden yatırımlarımızı ertelemedik" dedi. Sönmez, "Kriz başlayınca devam eden yatırımlarını bir süreliğine askıya alıp almamayı değerlendirdik. Önce bir yıl ertelemeyi düşündük. Ancak geleceği düşünerek planlarımızda değişiklik yapmadık" diye konuştu.

215 milyon dolarlık yatırım

Sönmez, yatırımlarıyla ilgili de, "Bilecik’te 125 milyon dolarlık çimento fabrikasının yatırımı sürüyor. Haziran başında 70 milyon dolara mal olan Antalya Lara’da resort oteli, 1 Temmuz’da ise Bursa’da 20 milyon dolarlık bir şehir otelini hizmete açıyoruz. Karadeniz Bölgesi’ndeki iki hidroelektrik santrali için ise 90 milyon dolarlık yatırım bütçemiz var" bilgisini verdi. Sönmez, Bodrum ve Uludağ’da bulunan Baia otel zincirini 10’a çıkartmak istediğini de vurgulayarak, Antalya Lara ve Bursa’daki otel dışında, yine Bursa Çekirge’de termal otel yatırımı da düşündüklerini, İstanbul, Ankara ve İzmir’de de fırsat çıkarsa var olmak istediklerini aktardı.

Enerjiye 90 milyon dolar

Enerji sektörüne iki yıl önce Uşak’ta kurdukları doğalgaz çevrim santralı ile adım attıklarını anımsatan Sönmez, şunları söyledi: "Rize ve Ordu’da iki tane nehir tipi hidroelektrik santral yapımı için 31 Aralık itibarıyla lisansımızı aldık. 2009’da temellerini atıyoruz. Bunlardan Rize’deki 34.5, Ordu’daki ise 10 megawatt olacak. Yatırım tutarı ise yaklaşık 90 milyon doları bulacak."

Bin kişiye yeni istihdam

2008’da 350 milyon dolar ciro elde ettiklerini aktaran Celal Sönmez, yeni yatırımlarla birlikte 2010 yılında 600 milyon dolarlık bir ciroya ulaşacaklarını kaydetti. Şu anda 2 bin 100 kişiyi istihdam ettiklerini de dile getiren Sönmez "Yeni yatırımlarımızla iki yıl içinde bine yakın yeni istihdam sağlayacağız. Ciromuzun yüzde 25’ini tekstil, yüzde 25’ini enerji, yüzde 25’ini elektronik perakendeciliğinden elde ediyoruz. Geri kalan yüzde 25’i ise turizm, taşımacılık ve diğer faaliyet alanlarından geliyor."

Uludağ’da hedef 200 bin turist, 50 milyon dolar gelir

GEÇEN yıllarda daha çok Türklerin tercih ettiği Uludağ’da bu yılbaşında yüzde 50 Türk, yüzde 50 oranında Rus turisti ağırladıklarını belirten Sönmez Holding Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez, şu bilgileri verdi: "19 otele sahip Uludağ, Türkiye’deki kış turizmiyle ilgili 14 bin yatak kapasitesinin 8 binini barındırıyor. Bu yıl krize karşın 200 bin turist ve 50 milyon dolar gelir hedefleniyor. Ruslar bu sezon bölgeye ilgi gösteriyor. Uludağ’ı bu yıl Ruslar kurtardı. Ruslar gelen turistlerin büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Bölgeye Rusya dışında Kazakistan ve Ukrayna’dan turist geliyor."

Filament’in makinelerine Suriyeliler talip

ON yıl önce cirosunun yüzde 95’ini tekstilden elde eden Sönmez Holding’te bu oran bugün yüzde 25’lere düşmüş durumda. Firmanın kapanışı sırasında yaklaşık 200 kişiyi işten çıkarmak zorunda kaldıklarını hatırlatan Celal Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tekstil sektöründen tamamen çıkmadık, iki fabrikamız Sönmez ASF ve Sönmez Pamuklu yoluna devam ediyor. Tekstil sektöründe yetiştiğim için bu sektörle duygusal bağım var. Üç yıl önce Filament’in makine parkına da 32 milyon dolarlık yatırım yaptık. Şu anda bu makineler kapalı fabrikada duruyor. Geçen günlerde Suriye’den bir grup gelerek fabrikadaki iki makineye talip oldu. Bundan üç ay önce olsaydı herkes bu makineleri almak isterdi. Şimdi kriz ortamında her şey değişti."

İşsizlik oranı sanal

KRİZLE ilgili sorulara Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı olarak cevap veren Celal Sönmez, Bursa’nın kriz sürecinde otomotiv ve tekstilde kan kaybettiğini kaydetti. Sönmez, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak kamuoyuna yansıyan "Bursa’da 50 bin kişi kriz sebebiyle işinden oldu’ şeklindeki ifadeler abartı. İşletmeler eleman çıkarmamak için direniyor. Bunun yerine ücretli ya da ücretsiz izin yöntemlerine başvuruyor. Büyük firmalarda yaşanan gelişmeler daha çok duyuluyor ancak küçük şirketler sıkıntılarının çok fazla dışa yansıtılmasını istemiyor. Kriz, ocak, şubat, mart aylarında etkisini yoğun bir şekilde hissettirmeye devam edecek."

alkazar
06-01-2009, 01:30
Aksa, krize rağmen 1.1 milyar dolarlık yatırımı tamamlayacak

Antalya Doğalgaz Kombine Çevrim Santralı’nın birinci etabını açan Aksa Enerji, yıl sonuna kadar 1 milyar 150 milyon dolarlık yatırım yapacak. Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, "Enerji ihtiyacı artacak. Talebi karşılamak için üretime yatırım yapmak gerekiyor" dedi.

ANTALYA’da Aksa Enerji tarafından inşa edilen Antalya Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali’nin birinci etabı açıldı. Toplam üç etaptan oluşan yatırımın 1 milyar 150 milyon doları bulacağını söyleyen Aksa Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Kazancı, "Krizden önce aldığımız bir yatırım kararıydı. Biz her şeye rağmen bu yatırımı tamamlayacağız. Çünkü enerji ihtiyacı daha da artacak ve bu talebi karşılamak için üretime yatırım yapmak gerekiyor" dedi.

Tüketim artacak

Enerji sektörünün krizden etkilendiğini ancak yatırımların devam etmek zorunda olduğunu dile getiren Cemil Kazancı, sektör hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: "Enerji sektörü de krizden olumsuz etkilenmeye başladı. Ama unutmayalımki Türkiye’nin krizden önce enerji açığı vardı. Bu açık krizle beraber kapanma durumuna geldi. Üretimle, tüketim birbirini karşılama noktasında. Ancak krizin hafiflemesiyle birlikte tüketim talebi üretimin çok üstünde kalacak. Enerji sektöründe yapılan yatırımlar biran önce tamamlanmıyor. Genelde uzun soluklu projeler oluyor. Yaptığımız bu yatırımlar geleceğe yönelik çalışmalarımızı etkileyecek."

Yıl sonu bitecek

1 milyar 150 milyon dolarlık yatırımın Türkiye’nin son dönemlerdeki en önemli enerji yatırımlarından biri olduğuna dikkat çeken Cemil kazancı, şu bilgileri verdi: "Bu yatırımın birinci etap çalışmaları tamamlandı. Haziran sonu gibi de ikinci etap bitecek. Yılsonuna kadar da üçüncü etap çalışmalarımız tamamlanacak. Enerji üretimine ihtiyaç var. Bu ihtiyaç doğrultusunda da belirlenen yerlere yatırım yapmaya çalışacağız. Çevreci santraller inşa ediyoruz. Bu yatırımı bitirip önümüzü görmek istiyoruz. Daha sonra yeni yatırımlar içinde düğmeye basabiliriz."

Jeneratör pazarı yüzde 35 daraldı

TÜRKİYE’de jeneratör piyasasında son dönemlerde daralmalar yaşandığını ifade eden Cemil Kazancı, şöyle konuştu: "Son rakamlara bakılınca pazarda yüzde 35’lik bir daralma söz konusu. İhracatımız devam ediyor. Ekonomik kriz nedeniyle bazı yerlerde sıkıntılar yaşanabiliyor. Yıllık jeneratör üretimimiz 10 bin adet. Çoğunu ihraç ediyoruz. Çin’de kurduğumuz fabrikada yaptığımız üretim de 25 bini buldu. Son dönemlerde pazarda daralma yaşansa da Türkiye’nin toplam jeneratör pazarı 350 milyon dolara kadar çıktı."

alkazar
06-01-2009, 07:12
Redevco’dan 1 milyar Euro yatırım


TÜRKİYE’nin genç nüfusu ve dinamik ekonomik yapısı ile gelecek vaat eden bir ülke konumunda olduğunu söyleyen Redevco Genel Müdürü Patrick Van Dooyeweert, "Türkiye çok stratejik bir ülke ve biz alışveriş merkezi inşasına yoğunlaştık. 2009’da Türkiye’de 1 milyar Euro yatırım hedefliyoruz. Krize rağmen yatırımlar sürecek" dedi.

alkazar
07-01-2009, 04:24
»
Girişime Devam mı?


Girişim sermayesi fonları, geçen yıl Türkiye’de 4 milyar dolardan fazla harcadı. Şimdi herkes 2009’da fonların ne yapacağını merak ediyor. Fonlarla şirketler arasında kriz nedeniyle anlaşma ortamının “zor” olduğunu düşünenler de var. Fonlar ise krizle birlikte oluşan yeni ortamda şirket değerlemelerinin yeniden yapılmasını bekliyor. Bu nedenle şimdilik ‘bekle gör’ stratejisi ağır basıyor. 2009’un ikinci yarısından sonra ise hareket başlayacak. Fonların ilgisinde ise özellikle sektörlerinde lider orta ve küçük işletmeler var. Borçlu şirketler de fırsat kapısı olarak görülüyor. Gayrimenkul fonlarında ise uzun bir kış uykusuna yatılacak.

3,3 milyar dolar… Bu rakam, 2008’de girişim sermayesi fonlarının sadece 2 satın alma işlemi ile Türkiye’ye yaptığı yatırımın miktarı. Girişim sermayesi fonları, özellikle son 3 yıldır Türk şirketleri için finansman bulmanın ve büyümenin en avantajlı yollarından biri olarak görülüyor.

Gerçekten de bu fonların yatırımları yıldan yıla artıyor. 2006 yılında 2,3 milyar dolar olan girişim sermayesi yatırımı, 2007’de 26 işlemle 2,7 milyar dolara ulaştı. 2008’de, Migros’un yüzde 50,8’inin Londra merkezli BC Partners’a 1,98 milyar YTL’ye satılması en yüksek hacimli işlem olarak dikkat çekti. Geçen yıl yapılan 19 yatırım işleminin toplamı açıklanan rakamlara göre 4 milyar doların üzerinde.

Şimdi herkes fonların, bu yıl nasıl pozisyon alacağını, hangi sektörlere ve şirketlere yatırım yapacağını merak ediyor. “Şu anda uzunca bir süre private equity anlaşmalarının, yangın söndürme amaçlı olanlar dışında çok yavaşlayacağını düşünüyorum. Satan satıcı olmayacak, alan da bugünün piyasasında çok gaddar olmak zorunda. Anlaşma ortamları azalacak.” Boyner Holding CEO’su Cem Boyner, kriz ortamında fonlarla şirketlerin anlaşma ortamında biraz “zor” buluşacağını düşünüyor. Fonlar, çok “gaddar” olacak mı, bilinmez ama yeni koşullarda şirket değerlemelerinin yeniden gözden geçirilmesini bekledikleri açık. Dolayısıyla bu yıl fonlar, öncelikle şirket değerlemelerinin yeniden yapılmasını bekleyecek, yeni oluşan fiyatlarla işlem yapacak.

Global likidite ile beslenen fonlar için 2009, hem ciddi fırsatlar sunuyor hem ihtiyatlı olmalarını gerektiriyor. Türkiye’deki girişim sermayesi fonlarının yöneticileri, 2009’da global likiditenin ve satın alma finansmanının azalacağını, stratejik finansal yatırımcıların yeni yatırım yapma konusunda daha dikkatli davranacağını düşünüyor. Bu yüzden fonların yatırım miktarında azalma olabileceği belirtiliyor.

Carlyle Group Türkiye Genel Müdürü Can Deldağ, “Fonların önemli bir kısmının bekle gör stratejisi izleyeceğini düşünüyoruz. Ancak Türkiye’de yerleşik ekipleri olan fonların, yatırım konusunda daha istekli ve yetkin olacağını bekliyoruz” diyor.

Zorlu Bir Yıl mı?
2009, Türkiye ile ilgilenen fonlar için bir sınav yılı olacak… Türkiye’de yatırımları bulunan fonlar, bir yandan reel sektörün yaşadığı zorlukları paylaşacak diğer yandan kaynaklarını doğru şirketlere aktarmak için çalışacak. Son 18 ayda 6 yatırım gerçekleştiren Turkven Genel Müdürü Seymur Tarı, “Yatırım yaptığımız 10 şirketle reel sektörün bir parçasıyız. Bir tarafta şirket sahibiz, onlarla beraber canımız sıkılıyor. Diğer tarafta ise yeni şirketlere bakıyoruz” diyor.

Bedminster Capital Management Fon Yöneticisi Ergül Ercan da 2009 yılını, “Yatırım fonlarının hem iyi fırsatlar kolladığı hem ellerindeki şirketleri yönetmeye çalıştığı zor bir yıl” olarak niteliyor.

Aslında en büyük zorluk, kaldıraç etkisi ile yatırım yapan fonların, kredi ödemelerindeki olası sıkışıklıktan kaynaklanıyor. Türkiye’ye özgü fonlar, genellikle sermaye üzerinden yatırım yaptıkları için biraz daha şanslı durumda. Ancak kaldıraç etkisiyle çalışma prensibi olan ve büyük şirketlerle ilgilenen global fonlar için bu yıl, Türkiye’de dahil dünyada bir duraklama yaşanması bekleniyor.

Hepsinin Elinde Fonu Var
Bütün olumsuz tabloya rağmen Türkiye’ye odaklı olan fonlar, yatırım planlarına aynen devam ediyor. Nispeten yeni oluşturuldukları için hepsinin elinde yatırım yapabilecek sermayeleri var ve şirketlerle görüşmelerini “kısık ateşte” de olsa sürdürüyorlar.

Örneğin, Actera Group, 2009 yılı ilk çeyreğinde imza aşamasında olan 2 yeni yatırımını lanse etmeyi planlıyor. Turkven, 3-4 yeni yatırım için görüşüyor. Carlyle fonu da ilk çeyrekte en az 2 işlem gerçekleştirmeyi hedefliyor. NBK Capital fonunun yanında diğer yabancı fonlara da danışmanlık hizmeti veren NBK Capital’in Türkiye başkanı Ahmet Tataroğlu, 2009’un ikinci yarısından itibaren hareketli ve verimli bir dönem başlayacağını düşünüyor.

Bu beklentinin nedenlerinden birini ekonomideki yavaşlama oluşturuyor. Ayrıca borçların ödenmesinde yaşanabilecek sıkıntı sonucu, Türk şirketlerinin sermaye ihtiyacına gireceği ve fonlarla anlaşmak isteyeceği ihtimali üzerinde de duruluyor. Fon yöneticileri, şu an finansal açıdan iyi durumda olan, ancak gelecekteki borçları nedeniyle risk almak istemeyen Türk şirketlerinin, iyi birer yatırım fırsatı olabileceğini düşünüyor. Supem fonu yöneticilerinden Kerem Göktan, “Borcumu ödeyemeyebilirim şüphesiyle proaktif davranarak içeriye sermaye ve dolayısıyla ortak alayım diyen şirketler var. Son 2 ay içinde bu mantıkla 1-2 şirketle görüşmeye başladık” diyor.

Fiyatlar Gözden Geçiriliyor
2009’un ikinci yarısında fon yatırımlarının hareketleneceği beklentisinin bir diğer nedeni de şirket fiyatlarının yeniden gözden geçirilecek olması. 2008’de fonların en büyük sıkıntısı, şirket sahiplerinin değerleriyle ilgili beklentilerinin yüksekliğiydi. Artan yerli ve yabancı fon talebi ile şirketlerin fiyatları yükselişe geçmişti.

Bugün halka açık şirketler yeniden fiyatlandı. Ancak, halka açık olmayan şirketlerde henüz yeniden değerlemeler yapılmadı. Tataroğlu, “Kriz daha birebir hissedilmediği için şirket sahipleri, hala 2 ay ya da 1 yıl önceki emsal değerleri örnek alıyor. Ama 4-5 ay sonra bu krizin kalıcı olacağını algılayıp değer beklentilerini gerçek anlamda düzeltecekler” şeklinde konuşuyor.

İşte şimdi tüm fonlar, bu yeniden fiyatlama sürecini bekliyor. Şirketlerin 2009’un ikinci yarısına kadar bu değerlemeleri, gerçekleşen diğer fon işlemlerini de görerek kendiliğinden yapmaları söz konusu olacak. 10 milyar dolarlık fona sahip Abraaj Capital’in Türkiye’den sorumlu direktörü Selçuk Yorgancıoğlu, girişim sermayesi işlemlerinin Türkiye’de başlaması için mutlaka yeniden fiyatlama sürecinin oluşması gerektiğini belirtiyor ve “Oluşacak fiyat çarpanları, geçen yıllardaki kadar yüksek olmayacak” diyor.

Geri Çekilenler Olabilir
Yeniden değerlemeler, gelecek için ne kadar fırsat sunsa da bugünkü şirket anlaşmaları için tehlike yaratabiliyor. Şirketler ve hissedarları, değerlerinin düştüğü zamanlarda bu tür işlemlerden kaçınıyor. Özellikle aile şirketlerinde nesiller arası değişim nedeniyle satış ya da ortaklık arayan hissedarlar, kriz sürecinde bekleme kararı alıyor. Kriz dönemlerinde, fon ve şirketlerin fiyat beklentileri birbirinden ayrılıyor. Fiyat beklentilerinin düşmesi nedeniyle pek çok şirket de fon ile ortaklık kararında geri adım atıyor. Tataroğlu, “Şu anki işlemlerde zaman uyuşmazlığı var. Bundan 6 ay önce değer üzerinde mutabık kalınıp devam edilmiş görüşmelerde, sadece Türkiye’de değil, dünyada da şirketlerin geri çekildiğini görüyoruz” diye anlatıyor.

Bu durumda ya fonlarla yeniden müzakerelere başlanıyor ya da yatırım kararı beklemeye alınıyor. Bugün şirketler, krizin etkilerini biraz daha iyi analiz edebilmek için genelde beklemeyi tercih ediyor. Ercan Ergül, şirketlerle fonların fikren buluşmalarının zaman alacağını belirtiyor. Şirketlerin önümüzdeki 3-4 ay içinde kendi durumlarını daha sağlıklı görerek adım atmaya başlamaları öngörülüyor.

Küçükler Gözde Olacak
Bu yıl yatırımların niteliğinde de değişiklik görülmesi bekleniyor. Getirilerini maksimize etmek için kaldıraç etkisi ile kredi bulan fonların, bu yıl kriz nedeniyle çok zor borçlanacakları tahmin ediliyor. Hal böyle olunca yatırımların ölçekleri de küçülüyor. Fonların direkt sermaye koydukları orta ve küçük ölçekli yatırımların daha çok görülmesi bekleniyor. Ergül, “Borç bulunması çok zor olacağı için büyük işler olmaz, sadece sermaye ile iş yapılır” diyor ve Türkiye’deki fonların hepsinin sadece sermaye ile iş yaptığını, bu yüzden yerli fonlarda büyük sorun yaşanmayacağını belirtiyor.

Kredi bulma sorunu, genelde kaldıraç etkisi ile işlem yapan gayrimenkul fonlarının işini de zora sokuyor. Turkven olarak gayrimenkul alanında da yatırım yaptıklarını hatırlatan Seymur Tarı, “Gayrimenkulde uzun bir kış uykusu olacak. Kaldıraçla yatırım yapıldığından bu alanda çok insanın canı yandı” diyor. Bankalar, tüketici kredilerini açmazlarsa gayrimenkul alanında 2009’da ciddi işlem yapılması beklenmiyor. Kredilerin açılma süresi ile ilgili olarak farklı varsayımlar yapılıyor. Ahmet Tataroğlu, finansman olanaklarının minimum 4-5 ayda rahatlayacağını öngörürken Selçuk Yorgancıoğlu, ocak ayı itibarıyla bankaların iştahının açılmasını bekliyor.

Sıkıntıya Özel Fon
Global krizin getirdiği bir diğer yenilik de finansal açıdan zor durumdaki şirketlerin kurtarılmasına yönelik yardımcı fonların, Türkiye’de daha etkin görülmesi olacak. Bu fonlar, geçici likidite sıkıntısı döneminde, kurumsal olarak iyi yönetilen, işleri iyi olan şirketlere yatırım yapıyor ya da kredilerini sürdürülebilir şartlarda yeniden yapılandırıyor.

Türkiye’de ofisi bulunan ADM Capital, bu tip fonlardan. ADM Capital, geçtiğimiz yıllarda Dardanel Gıda ve Işıklar Holding’e bu mantıkla yatırım yaptı. 2009’da fon, bu tip fırsatların artacağı öngörüsüyle fon büyüklüğünü 500 milyon ile 1 milyar dolar arasında artırmayı hedefliyor. Hong-Kong merkezli ADM fonunun yatırım kurulu başkanı(CIO) Robert Appleby, bu yılı 97-98 yıllarındaki Asya krizinden sonra kendileri için ikinci harika fırsat yılı olarak görüyor. “Sağlıklı kazanç için garip yerlere gitmeye, yüksek riskler almaya gerek yok. Yatırım fırsatları hemen yanı başınızda: Hong Kong, Çin, Hindistan ve Türkiye” diyor. Türkiye’de U.N Ro-Ro ile yatırımı bulunan KKR’nin ortağı John Pfeffer de “Şu an yaşadığımız gibi pazarın değişken olduğu dönemler, bize sorunlu varlıkları olan şirketlere yatırım yapma fırsatı veriyor. Bu zamanlarda zor durumdaki şirketlere yardımcı olabileceğimize inanıyoruz” diye konuşuyor.

Çıkışlar 2 Yıl Ertelenecek
2009 yılında fonların alımları kadar çıkışlarında da azalma olacak. Türkiye’de uzun zamandır faaliyet gösteren ve yatırımları bulunan fonlar, çıkış yapmak için daha uygun bir dönem bekleyecek. Krizden hemen önce yatırım yapan fonların istedikleri değerleri bulmaları için projeksiyonlarını ötelemeleri gerekiyor. Tataroğlu, “Diyelim ki bir fon, şirkete 10 dolar üzerinden yatırım yaptıysa şu an yatırım değeri 6 dolara düşmüş durumda. İstediği 15 dolarlık getiri için fon, projeksiyonlarını 3 yıl için yaptıysa bugün bu süre 5 yıla uzadı. Şirketlerden çıkış planlarının bu ortamda en az 2 yıl ileri atıldığını düşünüyorum” diyor.

Ancak tersini düşünen fon yöneticileri de var. Tarı, krizden etkilenmemiş şirketlerden, düzgün teklifler gelebildiğini ve çıkış kararlarında çok da tutucu olmamak gerektiğini söylüyor. Tarı, “Bence önümüzdeki haftalarda güzel haberler olabilir. Biz şirket çıkışları için ‘güzel teklif olan işlerde neden olmasın’ diyoruz” şeklinde konuşuyor.

Aynı şekilde yeni fonların da oluşması, bu yıl için pek mümkün görünmüyor. Fon yöneticileri, eldeki fon miktarı ile yola devam edileceği ve en yakın 2010’da yeni fon toplanmaya başlanacağı konusunda hemfikir.

Yabancı Fonlar Gider mi?
Bu ortamda global fonların başka ülkelere kayması da ihtimal dahilinde. Global krizin Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’yı daha derinden etkilemesi nedeniyle bu bölgelerdeki şirketlerde, yeni yatırım fırsatları oluşması bekleniyor. Actera Partners Yönetici Ortağı Murat Çavuşoğlu, bu yıl, bölgesel ve global fonların, Batı’da kriz dolayısıyla ortaya çıkacak fırsatlara yönelebileceklerine dikkat çekiyor. Ercan Ergül ise yabancı fonların 2009 stratejisini kestirmenin zor olduğunu belirtiyor ve “Kendi ülkelerinde pek çok fırsat çıkacak. Diğer taraftan Türkiye hem cazip hem YTL nedeniyle riskli” diye konuşuyor. Ancak başka ülkelere kayış olsa bile bunun 2 yıl sonra eski haline geleceği tahmin ediliyor.

Zaten Türkiye’de yatırımları bulunan yabancı fonlar, Türk şirketlerine taleplerinin devam edeceğini açıklıyor. KKR’nin Ortağı John Pfeffer, “Türk pazarı ile yakından ilgileniyoruz. Yakın gelecekte U.N Ro-Ro gibi yatırım fırsatları bulacağımızı umuyoruz” diye konuşuyor. Advent Yönetici Ortağı Joanna James de nisan ayında oluşturdukları yeni 1,3 milyar dolarlık fon ile Türkiye’yi de dahil ettikleri Orta ve Doğu Avrupa bölgelerine olan ilgilerinin sürdüğünü açıklıyor. Yabancı fonlara danışmanlık veren Tataroğlu da gelişmiş ülkelerde büyüme iyice yavaşladığından, fonlara sermaye vermeyi alışkanlık haline getiren sermayedarlar için Türkiye’nin ilginç olacağını düşünüyor.

Fonların İlgisini Çeken Sektörler

Her Sektöre Şans
Bu yılın ortasına kadar girişim sermayesi fonlarının, belli gözde sektörleri vardı; bu sektörlerde yatırım fırsatı arıyorlardı. Ancak global kriz, bu arayışa yeni bir yön getirdi. Fonlar artık sektörden çok, şirketin finansal potansiyeline bakıyor. Actera Partners Yönetici Ortağı Murat Çavuşoğlu, “Bazen dinamiği elverişli olan ve bulunmak istediğimiz sektörlerde, yatırım fırsatı yakalayamadığımız oluyor. Bazen de ilginç bulmadığımız sektörlerde, şirketin özel durumundan dolayı fırsat çıkabiliyor” diyor.

Lideri Yakalamak
Fonların bugün en önemli sıkıntısı, geçmişte gözde olarak gördükleri inşaat yan sanayi ve otomotiv yan sanayi gibi sektörlerde, gelecek projeksiyonu yapamamaları. Fonlar, bu ortamda daha çok sektöründe lider durumda olan ve marka bilinilirliği yüksek şirketlere ortak olmak istiyor. Supem fonu yöneticilerinden Kerem Göktan’a göre krizden daha az etkilenecek gıda, sağlık, banka dışı finansal hizmetler leasing ve faktoring alanları fonların daha çok ilgisini çekiyor.

50 Milyon Euro
Şirket büyüklükleri açısından da genelde 50 milyon Euro ve üstü değeri olan fırsatlar talep topluyor. Bu rakamın altında şirket değeri olanlara ise ancak çok hızlı büyüme potansiyeli varsa ilgi gösteriliyor. Fonların belirledikleri bir diğer kriter, şirketin iyi bir yönetime sahip olması, çünkü yatırım sonrasında bu yönetimle beraber orta vadede değer yaratma potansiyeli taşıması gerekiyor.

Selçuk Yorgancıoğlu/Abraaj Capıtal Türkiye Direktörü

“Yeni Fon Topladık, Yatırıma Devam”

Türkiye’nin Önemi Yüksek
Abraaj Capital, gelişmekte olan ülkelere özgü bir fon. Biz MENASA olarak adlandırdığımız, Mısır’dan başlayıp Güneydoğu Asya ülkeleri Pakistan ve Hindistan’a kadar giden bir bölgede, gelişmekte olan piyasalarla ilgileniyoruz. Türkiye bölgede Hindistan’dan sonraki en büyük ikinci ekonomi, dolayısıyla fonumuz için Türkiye’nin önemi yüksek. 2009’da yatırımlarımıza devam edeceğiz. Türkiye, bölgedeki diğer ülkelere göre stabil olduğu müddetçe fonlar gelmeye devam edecek.

Yeni Fon 3 Milyar Dolar
Ekim ayında açıkladığımız 3 milyar dolarlık yeni bir fon topladık. Toplam fon miktarımız 10 milyar dolar. MENASA bölgesine yatırım yapmaya devam edeceğiz. Prensip olarak nakit akışı pozitif, iyi yönetilen, konsolidasyon yapabilecek, Türkiye’de ve bölgesinde liderlik potansiyeli olan, orta ve üst ölçekli şirketlerin hepsiyle ilgiliyiz. Tekstil ve gayrimenkul dışı tüm sektörleri izliyoruz. Genellikle 50 milyon doların altındaki yatırımlara bakmıyoruz.

Yatırımlar İyi Gidiyor
Bu yıl Acıbadem Sağlık Grubu ve Numarine’ye yatırım yaptık. Sağlık, kriz dönemlerinde çok esnek bir alan. Acıbadem Grubu çok iyi gidiyor ve bizim bütçe planımız doğrultusunda büyümeye devam edeceğiz. Yat üreticisi Numarine ise ihracata yönelik iş yapıyor. Faaliyet gösterdiği kategoride, o yatların alıcıları bu krizden etkilenmedi. Zaten 2009 sonuna kadar tüm üretilecek yatlar satılmış durumda.

Paul Rapello/Great Cırcle Ortağı

“2010’da Şahane Fırsatlar Göreceğiz”

Önce Yavaşlama
Global ticaretin daralmasını ve dünya ekonomisinin yavaşlamasını bekliyoruz. Yakın gelecekte bir resesyona gireceğimiz kesin. Bu nedenle girişim sermayesi fonlarında da bir yavaşlama dönemi göreceğiz. Bu dönemde fonlar, ellerindeki mevcut işlere odaklanarak krizden sağlam çıkmak için çalışıyor. Sürdürülen görüşmelerde ise yeni pazar koşullarına göre şirket değerlemeleri yapılması için geri adım atılıyor.

Fırsatlar Kapıda
Bundan sonraki adımda fonlar, oluşan yeni değerlemelerin satıcılar, yani şirketler tarafından kabul edilmesini bekleyecek. Ama eninde sonunda bu yıl ya da 2010’da fon pazarında şahane fırsatlar göreceğiz. Bizim 2009’da ana stratejimiz, mevcut portföyümüzü yönetmek olacak. Halen yatırıma yönlendirebileceğimiz sermayemiz var ve çekici fiyat fırsatları sunan şirketlerle ilgileniyoruz.

Gözde Sektörler
Türkiye’deki fırsatlarla da yakından ilgileniyoruz. Daha çok altyapı ve ulaştırma sektörlerinde fırsat arıyoruz. Zaten ana yatırım bölgemiz Orta Avrupa, Doğu Avrupa, Türkiye ve Orta Asya. Bu ülkelerde çeşitli şirketlerle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. 190 milyon dolarlık bir fona sahibiz. Yeni ek fonlar oluşturmak için çalışmalarımız sürüyor.

Murat Çavuşoğlu/ Actera Partners Yönetici Ortağı

“Krizden Sonra da Yatırım Yaptık”

500 Milyon Dolarlık Fon
Yaklaşık yarım milyar dolar büyüklüğünde bir fonumuz var. Bugüne kadar 3 yatırım yaptık ve toplamda fonumuzun yarısından azını yatırmış durumdayız. Bu büyüklükte bir kriz olacağını, önceden tahmin ettiğimizi söylemek doğru olmaz. Ama geçtiğimiz 12 ay içinde baktığımız yatırım fırsatlarında, şirket sahiplerinin fiyat beklentilerinin potansiyel ekonomik kırılganlık da hesaba katıldığı zaman oldukça yüksek olduğunu düşünmüştük. Bu yüzden yatırım hızımızı normalin altında tuttuk.

20 Şirketle Görüşüyoruz
Bu yıl 2-4 arasında yatırım yapmayı hedefliyoruz. Kriz ortamı olmasaydı da aynı miktarda yatırımı hedefleyecektik. Şu anda 20 kadar şirketle çeşitli safhalarda görüşmelerimiz var. Biliyorsunuz TPG ile Mey’de ortağız. Karma Açıkhava Reklamcılık’ın yüzde 100’ünü News Corporation’dan bu yılın nisan ayında satın aldık. Ayrıca ekim sonunda henüz adını açıklamadığımız, ev dışı tüketim sektörünün lideri bir şirkete daha yatırım yaptık.

Krizden Sonra Yatırım
Bu yatırımımızı kriz başladıktan sonra yaptık. Şirketin önünde, önemli büyüme fırsatları olduğunu ve krizin bu fırsatlara yenilerini ekleyeceğini düşünüyoruz. Kriz sebebiyle Türk şirketleri için pazarda kuvvetli pozisyon elde etme, iç ve dış piyasalarda büyüme fırsatları oluştu. Şirket hissedarlarının, büyümeye katkı sağlayacak ve rekabet avantajı oluşturabilecek bir ortaklık arayışını, değerleme konusundaki endişelerinden dolayı ertelemeden önce fırsat maliyetini iyi değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum.

Seymur Tarı/ Turkven Genel Müdürü

“2009’da 3-4 Yatırım Daha Yapmak İstiyoruz”

İmtihan Yılı
2009’un ekonomi açısından zor bir yıl olacağını düşünüyorum. Bankaların tekrar reel sektörü desteklemesi için belli bir zaman gerekecek. Yatırım yapma, işleri büyütme noktasında sıkıntılar olacaktır. Bu yıl nakit yönetiminde güçlü olan, hesabını bilen şirketler öne çıkacak. 2009 hepimiz için bir imtihan yılı… Turkven olarak biz 10 şirketle reel sektörün bir parçasıyız. Yatırım yapmaya da devam ediyoruz. Biz satın almalarda kaldıraç etkisi kullanmadığımız için finansal bir sorunumuz yok. Hiçbir projemizi durdurmuyoruz.

Yatırımda Antremanlıyız
2009 yılında 3-4 yeni şirket yatırımı yapmayı çok isteriz. Bu konuda bayağı antremanlıyız. Son 18 ayda, 6 yatırım yaptık. Stratejimiz gereği 26 yatırım profesyonelimiz ile pek çok şirketle görüşüyoruz. Biz 2000 yılında kurulduk ve en kötü yıllarda Türkiye’de sermaye fonu olarak yatırım yapıyorduk. 2009 yılı da durulacak bir yıl değil. Tam tersine sektörünün lideri olan tüm firmaların ciddi adımlar atması gerekiyor. Bugüne kadar yatırım yaptığımız Migros, Mavi, İntercity ve Pronet gibi markalara bakarsanız, hepsi tüketiciye mal olmuş lider şirketler. Bundan sonra da yatırımlarımızda bu kriterlerden taviz vermeyiz. Marka bilinirliliği yüksek, sektörün tartışılmaz liderleri ile iş yapmak istiyoruz.

Şirketlerimiz Büyüyecek
Çok doğru yatırımlar yaptığımızı düşünüyorum. 2007 yılı sonu aldığımız Probus, bankalara outsourcing hizmeti vererek mevcut ortamda olabilecek en iyi işi yapıyor. Uluslararası pazarlara baktığımızda kriz dönemlerinde en kârlı iş alanının tüketim malları satan zincirler olduğunu görüyoruz. Bu yüzden Migros’un da çok iyi bir yatırımı olduğu düşüncesindeyim. Tekstilde Mavi Jeans, gençliğin en beğendiği 5 marka arasına giriyor. Tekstilde rakiplerimizin hissettiği sıkıntıyı hissetmiyoruz, hatta ihracat dolar ve Euro’nun değer kazanmasıyla daha ilginç hale geliyor. Mavi Jeans krizden daha da güçlenerek çıkacak. Tekin Acar da kozmetik perakendenin açık ara lideri. Bu liderliği 2009’da yeni mağazalar açarak daha da pekiştireceğiz.

alkazar
07-01-2009, 04:32
“Petrol Üretimine Girmek İstiyoruz”


Koç Holding, Tüpraş ile başlayan enerjideki çıkışını sürdürüyor. Hedefte ise yeni alanlar var. Enerji grubu başkanı Erol Memioğlu, “Petrol alanının her aşamasında olmak ve dikey entegrasyonumuzu tamamlamak için petrol üretimine girmek istiyoruz” diyor. Irak pazarına işaret eden Memioğlu, dev petrol şirketlerinin oluşturduğu bir konsorsiyumda yer alabileceklerini söylüyor. Bunun dışında grup, doğal gaz, maden alanlarında da fırsat arayışı içinde. Memioğlu, elektrik üretiminde de büyümek istediklerini açıklıyor.

Tüpraş’ın satın alınmasıyla birlikte enerji sektörü, Koç Holding’in ana işlerinden biri haline geldi. Öyle ki 2007 yılında holding cirosunun yüzde 45’ini enerji şirketleri gerçekleştirdi. Bu oran ileride daha da artacak. Çünkü holding, enerjinin her alanında iddialı yatırımlar yapmaya hazırlanıyor. Koç Enerji Grubu Başkanı Erol Memioğlu, “Mevcut işlerimizin çoğunda zaten sektör lideriyiz. Lider olduğumuz alanlarda, mevcut konumumuzu korumak ve ana iş alanlarımızla ilintili işleri büyütmek istiyoruz” diyor.

Bu hedef doğrultusunda da enerji grubu, sinerji yaratabilecek her alanda yeni yatırım planları yapıyor. En önemli hamlelerden biri de önümüzdeki 5 yıl içinde orta vadede petrol üretmek. “Yurtiçinde ve yurtdışında bu alanda çeşitli yatırım olanaklarını değerlendirmeyi planlıyoruz” diyen Memioğlu, “Irak’ın ispatlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 10’una sahip olduğu biliniyor. Bu ülkede kurulacak konsorsiyumlar içinde olmak istiyoruz” şeklinde konuşuyor. Böyle bir projenin gerçekleştirmesi durumunda Koç Enerji Grubu, yaratılacak entegrasyonla ham madde ihtiyacının bir kısmını temin edip şirketlerini daha güvenli duruma getirmeyi hedefliyor.

Akdeniz havzasındaki rafinerilerle rekabet eden Tüpraş’ta da 1,5 milyar dolarlık bir yatırımla Fuel Oil Dönüşüm Projesi başlatılıyor. Memioğlu, bu projenin yıllık 300 milyon doların üstünde kâr getireceğini belirtiyor. Ayrıca yine bu projede, yan ürün olarak üretilecek petrokok ile 300-350 mw kapasitede elektrik santrali yapılması planlanıyor.

Koç Enerji Grubu Başkanı Erol Memioğlu ile yeni yatırım alanlarını, Tüpraş’taki kârlılık çalışmalarını ve 2009 planlarını konuştuk:

*Tüpraş’ın alınmasıyla enerji, Koç Holding’in ana işlerinden biri haline geldi. Bugün enerjinin, holding içindeki payı ve yeri nedir?
Tüpraş, Koç Holding’in amiral gemilerinden biri haline geldiği gibi enerji grubu da topluluğun en büyük grubu oldu. Koç Enerji Grubu olarak petrolden gaza, elektrikten madenciliğe enerjinin her alanında faaliyet gösteriyoruz.

Enerji grubu olarak 2007 ciromuz 23,6 milyar dolar. Bu rakamın yüzde 66’sı Tüpraş, yüzde 21’i Opet ve yüzde 10’u Aygaz tarafından gerçekleştirildi.

Tüpraş alınmadan önce 2005’te, enerjinin holding cirosu içindeki payı yüzde 20’nin altındaydı. 2007 sonu itibarıyla bu oran, yüzde 40-45 seviyelerine çıktı. 2008 için gerek sürekli değişen petrol fiyatları gerek holdingin diğer iş kollarındaki gelişim nedeniyle şu an kesin bir pay vermemiz mümkün değil.

*Enerjide orta ve uzun vadede ne gibi hedefleriniz var?
Geleceğe yönelik olarak temel stratejilerimizi, güçlü olduğumuz alanlarda gücümüzü pekiştirip verimliliğimizi artırmak, büyüme potansiyeli olan alanlarda büyümek ve ekonomik stratejik uygunluğu olan alanlarda dikey entegrasyona gitmek şeklinde özetleyebilirim. Mevcut işlerimizin çoğunda zaten sektör lideriyiz. Lider olduğumuz alanlarda, mevcut konumumuzu korumak ve ana iş alanlarımızla ilintili işleri büyütmek istiyoruz.

Şirket bazında konuşursak, Aygaz topluluğumuza en büyük katma değer sağlayan amiral gemisi şirketlerimizden. Yüzde 30 pazar payı ile LPG sektörünün lider şirketi Aygaz, oto gaz pazarında da süratle büyüyor. Türkiye’de şu anda 2 milyon araç LPG kullanıyor. Pazar 2008’de yüzde 7 büyüdü ve bugün 2 milyon tona ulaştı. Aygaz ve Mogaz markalarıyla yaklaşık 1.000 istasyonumuzla en geniş oto gaz dağıtım ağına sahibiz. Bu büyümenin devam edeceğini tahmin ediyoruz.

Opet, sektörünün en hızlı büyüyen şirketi. Müşteri memnuniyetinde 2 yıldır olduğu gibi bu yıl da sektöründe liderliğini korudu. Yüzde 16 pazar payı ile 3’üncü büyük konumuna ulaştı. Opet’in bu yıl gireceği yeni alan jet yakıtı olacak. Avrupa’nın en modern madeni yağ üretim tesisini kuruyoruz. Uluslararası akaryakıt ticareti faaliyetlerimizi geliştirmek üzere de yeni bir yapılanma çerçevesinde İngiltere ofisimizin yanı sıra Singapur’a bir ofis açtık.

Entek, şirketimizin 2 elektrik santrali var. Elektrik üretimi üzerinde çalıştığımız yeni santral projelerimiz de bulunuyor. Madencilik ve doğal gaz alanları da büyüme hedefimiz içinde.

Tüpraş’ta en önemli yatırımımızın, katma değeri daha yüksek ürünler üretmeyi amaçlayan Fuel Oil Dönüşüm Projesi olacağını söyleyebilirim. 2013 yılında devreye girmesi planlanan bu tesis, Tüpraş’ın ürettiği fuel oil ve asfaltı, motorin ve benzin gibi daha değerli ürünlere dönüştürmeyi hedefliyor.

*Ana iş alanlarımızla ilintili işleri büyütmek istiyoruz dediniz. Hangi alanlarda büyümek istiyorsunuz?
Aygaz ve Opet ile güçlü bir dağıtım ağımız var. Tüpraş ile rafineri işinde de güçlüyüz. Petrol alanının her aşamasında olmak ve dikey entegrasyonumuzu tamamlamak için petrol üretimine de girmek istiyoruz.

Petrolcülükte arama işinde başarı oranı düşük olup riskler büyüktür. Ciddi yatırım yapar, büyük risk alırsınız. Riskler nedeniyle genelde petrol şirketleri konsorsiyumlar oluşturur, hem arama ve ülke riskini hem tecrübelerini paylaşır. Petrol bulduğunuz anda elde ettiğiniz kârda limit gökyüzüdür.

Biz de yurtiçinde ve dışında bu alanda çeşitli yatırım olanaklarını değerlendirmeyi planlıyoruz. Irak’ın ispatlanmış dünya petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 10’una sahip olduğu biliniyor. Bu ülkede kurulacak konsorsiyumlar içinde olmak istiyoruz. Şüphesiz böyle bir konsorsiyumda, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ile birlikte yer almayı da çok isteriz. Bu tür bir projeyi gerçekleştirmemiz durumunda yaratılacak entegrasyonla ham madde ihtiyacımızın bir kısmını temin edip, şirketlerimizi daha güvenli duruma getirebileceğiz.

Petrol üretimi projelerinde yer almayı orta vadede, 5 yıllık hedeflerimiz arasında görüyoruz.

Doğal gazı ise şu anda Botaş’tan alıp satıyoruz. Bu alanda fırsatlar olursa yatırım yaparız.

*Maden yatırımlarınız da var. Burada planlarınız nasıl?
Maden şirketimiz Demir Export ile kömür, bakır, krom ve çinko çıkarıyoruz. Hem madenciliği hem santral üretimini biliyoruz. Burada bir sinerji oluşturabiliriz. Yeni bir saha ya da mevcut sahalardan iyi bir proje bulursak ilgileniriz. Türkiye’de bu tip yatırımların ciddi arayışı içindeyiz.

Devlet mevcut termik santralleri özelleştirmeyi planlıyor. Maden ile santrali bir arada vermek gibi bir formül düşünüyorlar. Böyle bir projeye ciddi ilgimiz olur.

*Tüpraş’a dönersek… Özelleştirme sonrası nasıl bir değişim yaşandı?
Yeni yönetim olarak yatırımları hızlandırdık ve dinamizm kazandırdık. Öncelikle Tüpraş’ın potansiyelini ortaya çıkardık. Tüpraş’ı devraldığımızda özelleştirme nedeniyle yavaşlayarak durma noktasına gelen yatırımları, yeniden ele alarak ivme kazandırdık. 2005 sonundan 2008 sonuna kadar yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım harcaması gerçekleştirdik. 2009’da planlanan 300 milyon dolarlık yatırımımız var.

2006-2012 yıllarını kapsayan 7 yıllık dönemde yaklaşık 3,2 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmiş olacağız. Bu rakam, 1989-2005 arasındaki 16 yıllık dönemde gerçekleştirilen 1,95 milyar dolarlık yatırımın yüzde 61 fazlasının 6 yıl içinde tamamlanması anlamına geliyor.

Enerji verimliliği başta olmak üzere etkinlik ve verimlilik artırmaya yönelik 100’ü aşkın proje uygulamaya konuldu. İşletme mükemmelliği projesi kapsamında, 2008’in 9 aylık döneminde 120 milyon dolar ilave kazanç elde edildi. Yılın sonunda bu rakamın, 140 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Tüpraş’ta ticarette de büyüme sağladık. Örneğin 2005’te 917 bin ton olan ithalattan ürün satışı, 2007 sonunda 2,2 milyon tona yükseldi.

Rafinerilerimizde şimdiden 2009 Avrupa normlarında tonda 10 miligram kükürt içerecek şekilde motorin ve benzin üretiyoruz. Bu yıl ihracatımız 4,5 milyar dolar civarında olacak. Teknik yatırımlarımızın yanı sıra çalışanları ayırt etmeksizin uygulama ve yatırımlarımızla çalışma ortamının iyileştirilmesini gerçekleştirdik. Yönetimde ve yaklaşımda büyük bir değişim oldu, zordu ama başardık. Sevgi olmayan bir ortamı veya sistemi yukarıya taşımanız çok zor.

*Fuel Oil Dönüşüm Projesi ile Tüpraş’ın kârlılığı ne kadar artacak?
Şu an için Türkiye’de motorin talebininin tümünü karşılayacak kapasitemiz yok. Üretimimizin yüzde 68’i kâr marjı yüksek olan beyaz ürün olarak sınıflandırılan benzin, motorin ve jet yakıtı. Türkiye’de motorin eksikliği ithalatla karşılanıyor. Fuel Oil Dönüşüm Projesi ile 3,2 milyon ton fuel oil ve asfaltı yaklaşık 1,9 milyon tonu motorin olmak üzere 2,5 milyon ton beyaz ürüne çevirmiş olacağız. Ayrıca yan ürün olarak da tamamı ithalatla karşılanan 600 bin ton petro-kok üretimi gerçekleştireceğiz. Projeyi 2013 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Böylece İzmit rafinerisinde optimizasyona gidilirken diğer rafinerilerden İzmit’e ham madde sağlanarak kapasite kullanımları da artırılabilecek. Yani bir projeyle bütün rafinerilerde ürün esnekliği ve maksimizasyon imkanı oluşacak.

Bu proje, 6 ay önceki hesaplamalara göre, yıllık 300 milyon dolar üstünde ilave kazanç getirecek. 1,5 milyar doları aşması planlanan yatırımın geri dönüşü de yaklaşık 5 yıl olacak. Bu projeyle rafineri marjını da artırmış olacağız. Hem kârlı hem rekabette avantajlı olacağız.

*Doğal gaz alanında Norveçli Statoil ile ortaklığınız vardı, ancak eylül ayında Statoil’deki hisseleri alacağınızı açıkladınız.
Statoil şirketi ile işbirliğimiz 2000’de, Türkiye’de zamanla oluşması planlanan serbest doğal gaz piyasasında bir oyuncu olmak ve Statoil’in Azerbaycan’da sahip olduğu doğal gazın Türkiye’ye getirilip satış ve pazarlamasını yapmak amacıyla başlamıştı. Ancak doğal gaz piyasasının serbestleşmesini sağlayan kanun 2001’de çıkartılmasına rağmen liberalleşme bir türlü gerçekleşmedi. Statoil’in, Azerbaycan’da sahip olduğu gazı Türkiye’ye ithal etmesi de mümkün olmadı.

Bu arada sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yurtiçinde piyasası oluşmaya başladı. Bu alana girmek için 2004’te Koç Statoil şirketi kuruldu. Bu faaliyete daha sonra sıkıştırılmış doğalgaz (CNG) dağıtımı işi de ilave edildi. Ancak zaman içerisinde Aygaz’ın ana faaliyet alanıyla yakınlığından dolayı önem verdiğimiz LNG ve CNG dağıtımı işine devam etmek istememiz, fakat bu faaliyetlere Statoil’in ilgisinin azalması ve devam etmek istememesi nedeniyle kendileriyle görüşerek yollarımızı ayırmaya karar verdik. Ama ileride farklı doğal gaz faaliyetlerinde yeniden beraber çalışmayı düşünebiliriz.

*Türkiye’nin petrol maliyetlerinde bu yıl nasıl bir değişim yaşanacak?
Ekimde gerçekleşen hızlı düşüşe rağmen 2008 yılı ortalama ham petrol varil fiyatı 102,7 dolar düzeyinde. 2007 ortalaması ise 72,5 dolar olmuştu. Bu Türkiye’nin 2008’de her bir varil ham petrole bir önceki yıla göre yaklaşık 30 dolar daha fazla ödeme yaptığı anlamına geliyor. Bu da yılda yaklaşık 22 milyon ton ham petrol işlediğimiz dikkate alınırsa toplam maliyetin 12,7 milyar dolardan 18 milyar dolara çıkması demek. Ayrıca petrol ürünü tüketimimizin 3’te 1’ini ithal etmek durumundayız. Ağırlıklı olarak ithal edilen motorinle birlikte diğer ürünler de dikkate alındığında fark 10 milyar dolar seviyesine kadar çıkıyor. 2009 yılında petrol fiyatları bugünkü seviyelerde seyrederse Türkiye’nin petrol maliyeti 2007 yılının da altına iner. Ne var ki ham petrol fiyatlarının nereye gideceğini bugünden kestirmek mümkün değil.

*Bu yıla ilişkin nasıl tahminleriniz var? Yatırımlara devam edecek misiniz?
Ben bu yıla ilişkin olarak kötümser değilim. Türkiye’nin avantajı finans kurumlarının sağlam yapıya kavuşmuş olması. Diğer yandan Türkiye eskisi kadar kırılgan değil. Kriz akıllı politikalarla, özveriyle çok rahat geçirilir. Bu yılı tedbiri elden bırakmadan geçirmek lazım. 2009 yılı tabii ki geçmiş 5-6 yıl gibi olmayacak, zor bir yıl olacak.

Şu da var ki, enerji yaşamın en temel gereksinimlerinden. Gelişmeye paralel olarak enerji ihtiyacı da artıyor. Dünya enerji tüketiminde birincil enerji çeşitlerinin ağırlığına baktığımızda en önemli pay yüzde 90 ile fosil yakıtlara ait, bunlar içinde petrol yüzde 36 ile en büyük orana sahip. Yakın gelecek için fosil yakıtların yerini alabilecek alternatif bir enerji kaynağı mevcut değil. Alternatif yakıtların ticari olarak kullanımına imkan sağlayacak teknolojilerin gelişimi için zamana ihtiyaç var. Sonuç olarak, fosil yakıtların öneminin artarak devam edeceği, yani dünyamızda uzun yıllar boyunca petrol, doğal gaz ve kömüre bağlı bir yaşamın süreceği öngörülüyor.

Biz Tüpraş’ta yeni proje yatırımımız için mühendislik çalışmalarımıza ve diğer şirketlerimizde plandığımız ve mevcut olan yatırımlarımıza devam ediyoruz.

“Afşin-Elbistan’ı Yeniden Değerlendireceğiz”

Zaman İstemiştik
Afşin-Elbistan C ve D santralleri, Türkiye’deki en büyük enerji projelerinden. Bundan önceki ihalede, son teklif verme tarihinin ertelenmesi ve ihale şartnamesindeki bazı koşulların mevcut piyasa koşullarına uyumlu hale getirilmesi yönünde taleplerimiz olmuştu. 1200-1500 MW arası değişen bir proje, dünyanın her yerinde büyük bir projedir.

İptal Edilmezdi
Teklif süreci sadece ekipman tedarikçilerinden teklif alınmasını değil, projeye ortak gireceğiniz firmalarla çeşitli anlaşmaların yapılmasını, bankalarla ön finansman görüşmelerinin yürütülmesini ve mühendislik çalışmalarını da içeriyor. Benzer talepler sadece bizden değil, diğer firmalardan da gelmişti. Bu istekler o zaman kabul edilmiş olsa ihaleye daha çok teklif gelir ve ihalenin iptal edilmesine gerek kalmamış olabilirdi.

Kalitesi Düşük
Afşin-Elbistan’da büyük kömür yatakları var, ancak kalitesi ve verimliliği çok düşük. O kömürü yakabilecek kazanları imal eden firmalar da sınırlı. Sonuçta yapılan ihaleler defalarca iptal edildi, bu da yabancı yatırımcı nezdinde itibar kaybı yaratıyor. Yeni ihalenin ne şekilde yapılacağı henüz netleşmiş değil. İhalenin koşulları belli olunca ihale projeyi yeniden değerlendireceğiz. Katılıp katılmayacağımız ancak ondan sonra belli olur.

“Dağıtıma Mevcut Ortamda İlgi Göstermiyoruz”

Tam Liberalleşme Yok
Elektrik dağıtımının özelleştirilmesini savunuyoruz. Ancak biliyorsunuz, elektrik üretiminin yüzde 80’inden fazlası dolaylı veya dolaysız yolla devlet tarafından kontrol ediliyor. Piyasa tamamen liberalleşmediği sürece elektrik dağıtımının özelleştirilmesinin sağlıklı olmadığını düşünüyoruz ve mevcut ortamda ilgi göstermiyoruz.

Elektrik Üretecek mi?
Türkiye’de öncelikle ve ivedilikle üretim tesislerinin özelleştirilmesi ya da üretim ve dağıtımın birlikte özelleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Elektrik üretiminde önemli hedeflerimiz var. Bugün Koç Enerji Grubu olarak toplam 300 mw kapasiteli 2 santralimiz var ve bu büyümek istediğimiz bir alan. Tüpraş’ta yapacağımız Fuel Oil Dönüşüm Projesi’nde yan ürün olarak petrokok elde edeceğiz. Bu petrokok ile 300-350 mw kapasitede elektrik üreten bir santral yapmamız mümkün. Şu an bu projenin mühendislik ön çalışmalarını yapıyoruz. 2013 yılında Fuel Oil Dönüşüm Projesi ile paralel olarak elektrik santrali projesini bitirmeyi hedefliyoruz.

“Nükler İşine Girenin Tek Başına Yatırımı Üstlenmesi Gerekiyor”

Yatırım Maliyeti Yüksek
Nükleer santral projeleri, yüksek maliyetli ve çok uzun vadeli. Sadece yapım öncesi lisans ve izin aşamaları 4 yıl alıyor, inşaat süreleriyle bir nükleer santralin devreye girmesi 7-10 yılı buluyor. Ayrıca kurulacak nükleer santralin kapasitesi çok yüksek, 3 bin ila 5 bin mw kapasite isteniyor. Bu kapasite için 10 milyar doların üstünde yatırım gerekiyor.

Ortak Bulmak Zor
Dünyada nükleer santral için kabul edilen birkaç 2-3 teknoloji var. Bu teknolojilerde lisans ve deneyimi olan firmalar sayılı ve yatırımcı olmaktan ziyade teknolojilerini satmak istiyorlar. Operasyonu yapacak şirketin de deneyimi olması gerekiyor. Bu şirketler de benzer şekilde yatırımcı olmak istemiyor. Yani Türkiye’de, bu işe giren şirketin neredeyse tek başına bu yatırımı üstlenmesi gerekiyor. İstenen kapasite 750-1.500 megavatlık olsaydı daha gerçekçi ve yapılabilir bir proje olabilirdi.

Riski Artıran Unsurlar
Türkiye’nin ilk nükleer santrali olacak bu santralin büyüklüğü, ihale süresinin kısalığı da potansiyel yatırımcılar tarafından dikkate alındı ve projeye ilgi beklenin altında kaldı. Çok yüksek olan bu yatırım bedellerinin kendini geri ödemesi uzun yıllar alıyor. Bu kadar uzun vadeler söz konusu olunca böyle bir yatırım türlü riskleri de getiriyor. Bu süreç içerisinde ekonomilerdeki dalgalanmalarla, kanun ve yönetmeliklerdeki olası değişikliklerin her biri riskleri artıran unsurlar.

Devlet Desteği Lazım
O yüzden de dünyada nükleer santral projeleri çok yoğun devlet desteğiyle yürütülüyor. Türkiye’nin, nükleer enerjide hiçbir tecrübesi olmadığını ve elektrikte serbest piyasanın da tam işlemediğini düşündüğünüz zaman şartnamedeki devlet desteğinin yetersiz kaldığı görülüyor. Bilgili şirketler bu konuyu defalarca devlet mercileriyle konuştu. Ayrıca zamanlama da çok önemli. İhaleye çıkılırken dünya finans piyasalarının içinde bulunduğu durum da dikkate alınmalı. Finans kurumlarından kredi bulmakta yaşanan zorluklar düşünüldüğünde böyle bir ihalenin zamanlaması konusunda biraz daha gerçekçi hedefler konulması uygun olacaktır.

“Akdeniz’deki Bütün Rafineriler Bizim Rakibimiz”

Yüzde 65’i Karşılıyoruz
Tüpraş, Türkiye ihtiyacının yüzde 65’ini sağlıyor. Buna göre bir ihtiyaç var diye değerlendirmek çok doğal. 2002-2003 yıllarında ürün taleplerinin gelişimine bakılarak ikinci bir rafineri kurulması planlanıyordu. Yeni rafineri yatırımını, gelişen otomobil teknolojileri paralelinde ürün talebini ve gelişmiş ülkelerde yeni çevreci yasalarla istenen normları da düşünerek değerlendirmek daha doğru.

Motorine İhtiyaç Var
Türkiye’de fuel oil ve benzinden çok motorine ihtiyaç var. Bu talebe cevap verebilecek yeni bir rafineri ileri teknoloji gerektiren, kompleks ve büyük bir yatırım olacaktır. Bugün sadece İzmit rafinerisinin yapımı 8-10 milyar dolarlık yatırım gerektirir. Bir rafinerinin yapımı da en az 4 yıl sürer.

Yeni Rafineri Esneklik Sağlar
Yeni bir rafineri için hiçbir zaman olumsuz bir görüş vermedik, gerçekleşirse bize esneklik de sağlar. Bizim pazar hedefimiz sadece Türkiye değil. Bildiğiniz gibi bu sektörde tam liberalleşme var, ithalat tamamen serbest. Akdeniz’deki bütün rafineriler bizim rakibimiz. Performansımız onlardan daha iyi. Daha da iyi olmak için bu yatırımları yapıyoruz.

Avrupa Üretimi Emiyor
Akdeniz havzasında yatırımlar yapılıyor, ama tüketim çok yüksek. Avrupa pazarı üretimi adeta emiyor. Gerçek şu ki uzun yıllardır gereken ölçüde rafineri yatırımları yapılmadı. Mevcut rafinerilerin genişletilmesi ya da iyileştirmeleri yapıldı. Doğu Bloğu ülkelerdeki rafineriler eski ve çoğunda iyileştirmeler yapılmadı. Değişen normlarla istenen düşük kükürtlü ürün talebinin karşılanmasında darboğaz yaşanacak. Mevcut finans temini zorlukları nedeniyle süratle bu yatırımların yapılabilmesi de kolay değil.

reaktör
07-01-2009, 20:57
Çinli Chery Türkiye'de yer baktı

Türkiye'de fabrika kurmak için yer arayışlarını sürdüren Chery, Sakarya Karasu'da arazi incelemesinde bulundu.
Reklam

Türkiye'de otomobil üretmek için yer arayışlarını sürdüren Çinli Otomotiv Grubu Chery'nin Batı Avrupa ve Ukrayna Genel Müdür Yardımcısı James Guo ve Batı Avrupa Satış Müdürü Michael Zhou, Sakarya'nın Karasu ilçesinde belirlenen 2 bin 185 dönümlük arazide incelemelerde bulundu.

Mad Air'e ait bir helikopterle Karasu'ya gelen grup, Belediye Başkanı Ahmet Genç'i ziyaret etti. Guo ve Zhou'ya, Chery Mermerler Otomotiv Başkan Yardımcısı Murat Mermer, Chery Sakarya Bölge Distribütörü Şükrü Bülbül ve Mermerler Genel Müdürü Oğuz Eken eşlik etti.

Genç, yatırım bakımından Karasu'nun avantajları olan liman, duble yol, tren yolu, OSB ve uygun arazi yapısı konularında konuk heyeti bilgilendirdi. Genç ayrıca, Demiryolları Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğünün (DLH) üzerinde çalıştığı Sakarya Nehri ağzının genişletilmesiyle, burada yapılması düşünülen yeni dalgakıranlar ve depolama alanları projesi hakkında ayrıntılı bilgi sundu. Genç, yatırım kararı alınması durumunda her türlü kolaylığı göstermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

Chery Mermerler Otomotiv Başkan Yardımcısı Murat Mermer ise, Çinli grupla ortak olarak Türkiye'de otomotiv yatırımı yapmak için Tekirdağ, Bursa ve Sakarya illerinde araştırmalar yaptıklarını belirtti.

Bu iller arasında Sakarya ve dolayısıyla Karasu'yu, deniz ve kara ulaşımı yönünden elverişli bulduklarını ifade eden Mermer, Karasu Limanı'nın 10 kilometre batısında Denizköy mevkisinde 2 bin 185 dönümlük bir arazi belirlediklerini söyledi.

Diğer yandan, Çinli yöneticilerin ziyarette, özellikle ilçedeki işçi potansiyeli ve ortalama işçi ücretleri konularında bilgi edindikleri gözlendi.

Mermerler Genel Müdürü Oğuz Eken de, yatırım için Karasu adının öne çıktığını ve gerçekleşmesi durumunda grubun kendi limanını inşa edeceğini söyledi.

Konuk heyet daha sonra, helikopterle Denizköy'de Kibar Holding'in demir çelik fabrikası kurmak için yatırım yaptığı arazinin bitişiğindeki yerde incelemelerde bulundu.

alkazar
12-01-2009, 12:03
Alman devi Türkiye'ye yatırıma geliyor

Tüm dünya kriz ve üretim durdurma haberleri ile boğuşurken Türkiye'ye Alman otomotiv tedarik devinden iyi bir haber geldi.


Sektörün en büyük firmalarından biri olan 158 yıllık Alman devi C. Rob. Hammerstein, Türkiye’ye sıfırdan yatırım yapma kararı aldı.

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (Başbakanlık Yatırım Ajansı) ile C.Rob.Hammerstein GmbH& Co. KG (CRH) tarafından yapılan ortak açıklamada, CRH'nin Türkiye'de sıfırdan bir yatırım için düğmeye bastığı belirtildi.

Motorlu araçlar alanında dünyanın sayılı ful koltuk yapıları, manuel ve elektronik koltuk ayarları, direksiyon mili ayarları, entegre çocuk koltuğu ve hava yastığı panelleri üreticisi olan CRH, büyüme stratejileri paralelinde gerçekleştireceği yatırımla, üretiminin büyük bir bölümünü Marmara Bölgesi’ne taşıyor. CRH tarafından gerçekleşecek ‘greenfield’ yatırımın her aşamasında T.C. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nın devrede olduğu kaydedildi.

Yaklaşık 3 bin 200 çalışanı ile dünya pazarlarına hizmet veren Alman CRH; proje kapsamında Gebze’de 15.000 metrekarelik yeni bir üretim tesisi yatırımına başladı. Yapılacak olan yatırımın 15 milyon euroya ulaşması ve bu yeni yatırımla 400 kişi için iş imkanı yaratılacağı belirtiliyor.

Bu yeni tesisle, CRH Türkiye’deki otomobil üreticilerinin sevkiyat kanallarını önemli ölçüde kısaltmış olacak. CRH ayrıca, Gölcük’te yer alan Ford’un ticari araç modeli Transit'in parçalarının biraraya getirildiği Ford fabrikalarına da ürün tedarik edecek.

TÜRKİYE ÇOK ELVERİŞLİ

CRH Yönetim Kurulu Başkanı Robert Houston, yatırımla ilgili olarak, "Türkiye CRH’in ihtiyaç duyduğu üretim koşullarını sağlama konusunda son derece elverişli. Büyük üreticilerin yakın olması ve üretim maliyetlerinin diğer ülkelere oranla daha uygun olması Türkiye’yi seçmemizde büyük rol oynadı. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı’nın vermiş olduğu desteğe minnettarız. Yatırım Ajansı yatırım projemizin yer seçiminden, yasal uyumluluk kurallarına ve en ince detayına kadar her önemli adımımızda bize yardımcı oldu." şeklinde konuştu.

TÜRKİYE DOĞRU ÜLKEDİR

Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz ise, kriz gündemine rağmen yatırımların devam edeceğine dikkat çekti. Korkmaz, "Türkiye, dünyada yaşanan olumsuzluklara rağmen yatırımcılar için ideal koşullar sunuyor. CRH’nin Türkiye’de yatırım kararı almasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu dönemlerde stratejik adımlar atan kuruluşlar uluslararası dalgalanmalar geçtikten sonra, bu süreçten güçlü olarak çıkacaklardır. Türkiye bu açıdan bir çok yatırımcının seçeceği doğru bir ülkedir" dedi

alkazar
19-01-2009, 19:28
Enpay'dan 40 milyon euroluk yatırım

Kocaeli'de kurulu Endüstriyel Pazarlama ve Yatırım AŞ (ENPAY Grubu), 40 milyon avroluk yatırım ve 250 kişilik ek istihdam ile yılda 10 bin ton transformatör ham maddesi üretmeyi hedefliyor.


Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı ile ENPAY tarafından yapılan ortak yazılı açıklamada, transformatör sanayisinin ana girdilerinden olan transformerboard (trafo içi yalıtkan karton plaka) ham maddesini genişleyen tesislerinde üretmeyi planlayan ENPAY'ın yatırım kararının, Türkiye'de 30. yılını dolduran firma için yeni bir döneme işaret ettiği, yıllık 10 bin ton olarak planlanan ham madde üretimine, haziran ayında başlanacağı bildirildi.

ENPAY Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Yürekten, yatırım kapsamında faaliyete geçecek üretim tesisinin, dünyada çığ gibi büyüyen elektrik enerjisi talebi paralelinde, artan üretim ve dağıtım ihtiyaçları ile bire bir örtüştüğünü vurguladı.

Enerji sektörünün “dama taşlarının”, orta, yüksek ve çok yüksek gerilimli trafo olarak tabir edilen transformatörler olduğunu ifade eden Yürekten, şunları belirtti:
“Ülkemizde trafo üretimi gerçekleştiren irili ufaklı 40 civarında fabrika bu sektörü oluşturmakta, ancak trafoların ana girdisi olan transformerboard yalıtkanları halihazırda ithal edilmektedir. Bu alanda, global çapta sayılı oranda tedarikçinin varlığı ise artan ihtiyacı karşılamada yeterli olamamaktadır.
Bizler, stratejik yatırımımız ile ülkemizin bu yöndeki bütün ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, ihracatta ciddi başarılara imza atarak, ekonomimize katkıda bulunmayı hedeflemekteyiz.”

Planlanan yıllık üretimin, Türkiye'nin halen ithal ettiği miktarı karşılayacağını, dünyada sayılı noktada gerçekleşen toplam üretimin ise yüzde 15'ine tekabül edeceğini kaydeden Yürekten, yatırımda kendilerine destek veren Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'na teşekkür etti.

“TÜRKİYE'Yİ DÜNYA GÜNDEMİNE TAŞIYACAK YATIRIM”

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz da ajansın Türkiye'ye katma değer, istihdam ve vizyon katacak yatırımları kazandırmak önceliği ile bire bir örtüşen projenin, Türkiye'yi bir kez daha dünya gündemine taşıyacağını, yatırımcılar nezdinde son derece olumlu tepkiler uyandıracağını belirtti.

Korkmaz, sadece Türkiye'de yerli sanayinin ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, ihracat girdisi de sağlayacak böyle stratejik bir yatırımın önemli bir kazanım olduğunu, Türkiye'nin dış ticaret dengesi açısından lehte sonuçlar doğuracağını ifade etti.

ENPAY, 50'DEN FAZLA ÜLKEDE İHTİYACA CEVAP VERİYOR

ENPAY, dünya trafo sektörünün birkaç önemli tedarikçisi arasında yer alıyor. Firma halen yüksek teknolojili manyetik ürünler ve çok yüksek gerilimli trafolar için yalıtkan komponentler üreterek 50'den fazla ülkede ABB, Areva, Hyundai, Hyosung, Hitachi, Siemens, Toshiba ve TBEA gibi global dev grupların ihtiyaçlarını karşılıyor.

2008 yılı cirosu yaklaşık 120 milyon euro olarak gerçekleşen firmanın, ihracat kapasitesinin yüzde 70'lerin üzerinde olması projenin önemini ayrıca artırıyor. 1000'e yakın çalışanı ile hizmet veren ENPAY, 140'ın üzerindeki mühendis ve akademisyen kadrosu ile AR-GE çalışmaları yürütüyor.

alkazar
04-02-2009, 08:43
Gülcan Mobilya yeni fabrika ile Avrupa'ya açılacak
Yıllar önce şimşir kaşık üretimi ile temelleri atılan Kastamonulu Gülcan Mobilya, Türkiye'nin alanında beşinci büyük tesisini Kastamonu'da kuruyor.
30 milyon euro yatırımla hayata geçirilecek tesis, 3 aşamadan oluşacak. 2018 yılında tümüyle bitirilmesi planlanan yatırımın ilk ayağı bahar aylarında tamamlanacak. Kastamonu'da üreteceği çeşitli ev mobilyalarıyla uluslararası pazara açılmayı planlayan tesis, tüm birimleriyle faaliyete geçtiğinde yaklaşık bin 500 yöre gencinin de ekmek kapısı olacak.
Bugün bir hayalini gerçekleştirmenin gururunu yaşadığını belirten Gülcan Mobilya Yönetim Kurulu Başkanı Saim Gülcan, bundan sonraki hedefinin ise Roselife markasıyla dış pazarlara açılmak olduğunu anlatıyor.

Kaşık yapmayana kız da yok
Şenpazar ilçesinin Dereköy'ünde 1948 yılında doğan Saim Gülcan, tahta kaşık yapmaya 8 yaşında babasının yanında çırak olarak başlamış. O dönemlerde bölgede tahta kaşık yapımı o kadar yoğunmuş ki, çevredeki 8 köy de tahta kaşık yapımıyla geçiniyormuş. Hatta, tahta kaşık yapmayana kız bile verilmiyormuş. Bölgeden 1. ve 2. Dünya Savaşı öncesinde Avrupa'ya savaştaki askerler için kepçe ve kaşık bile gönderilmiş.
12 yaşında şimşir kaşık yapmayı öğrenen Gülcan, 18 yaşında ilk marangoz atölyesini, 30 yaşında ise Cide'de ilk fabrikasını kurmuş. Haftada 150 kaşıktan kapı ve çerçeve yapımına geçen Gülcan, şimdi yeni yatırımla hedeflerini daha da büyüttüğünü belirtiyor.
Tüm çabasını Kastamonu Organize Sanayi Bölgesi'ndeki yeni fabrikasına harcadığını vurgulayan Gülcan, "Hayalimde yaşattığım yatırımın temeli 3 yıl önce bölgeye gelen Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından atıldı. Fabrikamız 28 bin 800 metrekare kapalı alan üzerine kuruluyor. Yatırımın birinci ayağı tamamlandı. Bahar ayında deneme üretimine geçeceğiz. İlk aşamada 100 kişinin çalışacağı fabrikada personele dönük eğitim çalışmalarına başladık. Bir yıl içinde çalışan sayısı 300'e ulaşacak. Tesis yılda 500 metreküp tomruk işleme kapasitesine sahip olacak. Yatırım tamamlandığında tam bir entegre işletme olacak tesise, bir kapıdan giren tomruk diğer taraftan işlenip paketlenmiş yemek odası, oturma odası, yatak odası ve mutfak dolabı olarak çıkacak" diye konuşuyor.

Hedef Avrupa pazarı
Şirketinin ISO 9001:2000 ve ISO 14001:2004 uluslararası belgeleri, müşteri memnuniyeti ve teknolojiye verdiği değerle yurt geneline hitap eder konuma geldiğini ifade eden Gülcan, fabrikada çocukları Erdal, Ahmet, Fatma ve Gülcan ile çalıştığını ve onların kendinden teslim alacağı bayrağı daha ileri noktalara taşıyacağına inandığını söylüyor.
Bundan sonraki tek hedefinin uluslararası pazarlar olduğunu vurgulayan Gülcan, şöyle devam ediyor: "Avrupa ülkeleri hedef pazarımız olacak ve bu ülkelerde kendi bayilerimizi oluşturacağız. Çünkü ürün kalitemiz çok yüksek. Katıldığımız dış fuarlarda diğer ülke imalatlarını görüyor ve kıyaslama yapıyoruz. Türkiye mobilya üretim kalitesinde dünya pazarlarında ABD ve İtalya'dan sonra geliyor. Uluslararası arenada markamız Roselife olacak."
Yıllar önce şimşir kaşık üretimi ile temelleri atılan Kastamonulu Gülcan Mobilya, Türkiye'nin alanında beşinci büyük tesisini Kastamonu'da kuruyor. 30...
( KB)

alkazar
11-02-2009, 01:10
Acıbadem ’krizde büyümeye devam’ dedi , 310 milyon dolarlık yatırıma imza attı


Acıbadem Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar, bu ay sonunda hasta kabulüne başlayacak olan Acıbadem Maslak ile birlikte 2010 yılı başına kadar 6 yeni hastaneyi devreye sokacaklarını belirterek, "Küresel kriz nedeniyle herkesin üretimi durdurduğu ve işçi çıkardığı bir ortamda 310 milyon dolarlık yatırım yapıyoruz" dedi.

Aydınlar, Acıbadem Maslak’ın 115 milyon dolarlık bir yatırımla hayata geçtiğine işaret ederek, "Bu hafta içerisinde 70 milyon dolarlık Adana, 1-2 hafta içerisinde 55 milyon dolarlık Kayseri, bu yıl içerisinde 50 milyon dolarlık Beşiktaş ve Eskişehir, 2010 yılı başında ise 20 milyon dolarlık Bodrum hastanelerini hizmete sokacağız" diye konuştu.

Yarısı öz kaynaklardan

Hizmete girecek olan 6 yeni hastane için yarısı öz kaynaklardan karşılanan toplamda 310 milyon dolar yatırım yaptıklarını söyleyen Aydınlar, şöyle konuştu: "İstanbul’da Acıbadem Kadıköy, Kozyatağı, Bakırköy hastaneleri ve International Hospital, İstanbul dışında Kocaeli, Bursa hastaneleri ve tıp merkezleriyle toplam 21 noktada hizmet veriyoruz. Beşiktaş, Adana, Kayseri, Eskişehir ve Bodrum hastaneleriyle birlikte bu rakamı 27’ye çıkaracağız." Aydınlar, 2008 yılında ise 150 milyon dolar yatırım yaptıklarına dikkat çekerek, "Buna ek olarak 3 hastanemizin yenilenmesi için de 35 milyon dolar harcadık" dedi.

Son nokta

Aydınlar, 191 yataklı Acıbadem Maslak’ın dünyada hastaneciliğin gelebileceği son nokta olduğunu belirterek, "Burası bir mükemmeliyet merkezi olarak Türkiye ve Acıbadem’in gururudur" dedi. Grubun dünyada bir rol model olduğunu söyleyen Aydınlar, "Türkiye’nin en büyük biyokimya ve patoloji laboratuarları bünyemizde yer alıyor. Brüksel ile Japonya arasındaki bölgede en gelişmiş 2 kök hücre laboratuar da sahibiz" diyo konuştu.

Tıp Fakültesi 1 numara olacak en fazla bursu biz vereceğiz

ACIBADEM Üniversitesi’nin 2009-2010 döneminde eğitime başlayacağını belirten Mehmet Ali Aydınlar, "Üniversitemizde Tıp ve Sağlık Bilimleri fakültelerine ek olarak Sağlık Meslek Yüksek Okulu bulunacak. 160 öğretim görevlisinin eğitim vereceği Acıbadem Üniversitesi 5 yıl içerisinde Türkiye’nin bir numaralı Tıp Fakültesi’ne sahip olacak" diye konuştu. Aydınlar, Acıbadem Üniversitesi’nin önümüzdeki yıl 400 öğrenci alacağına işaret ederek, şunları söyledi: "Öğrencilerin yüzde 28’ine burs vererek vakıf üniversiteleri arasında ilk sıraya çıkacağız. Tıp Fakültesi’ne 60 burslu öğrenci alacağız. Sağlık Meslek Yüksek Okulu’na da alınacak 100 öğrencinin de tamamı burslu olacak."

Rakamlarla Acıbadem

Hastane sayısı: 6

Tıp merkezi sayısı: 15

Yatak sayısı: 1367

Cirosu: 425 milyon TL

Çalışan sayısı: 7000

Hasta sayısı: 1.5 milyon

alkazar
19-02-2009, 10:49
5 yeni yatırım 3 bin kişiye istihdam sağlayacak

İzmir'de, aralarında ABD otomotiv yan sanayi devi Gates, Türk-Hollanda ortaklı Kapadokya Tekstil ve İtalyan otomotiv elektroniği şirketi Eldor'un da bulunduğu 5 firma, fabrika kurma kararı aldı.

Yatırımların 2010 yılına kadar 3 bin yeni istihdam yaratacağı belirtildi.

ESBAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Kaya Tuncer, 2004 yılında kaldırılan serbest bölgelere vergi avantajlarının yeniden sağlanması ve yurt dışında yaptıkları tanıtım çalışmalarının bir sonucu olarak uzun süredir görülmeyen büyüklükte yatırımlar almaya başladıklarını dile getirdi.

Tuncer, bölgede halen 75'i yabancı 300'e yakın firmanın 14 bin 500 kişi istihdam ederek yıllık 3,8 milyar dolarlık ticaret hacmi yarattığını, bu firmalardan 8'inin 2008 yılı içinde kapasite artırma yatırımlarına başladığını bildirdi.
Bölgeye yatırımcı çekmek amacıyla ABD, Avrupa ve Çin'de uzun süredir tanıtım çalışması yürüttüklerini, bu çalışmalara Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın yaptığı çalışmaların da eklenmesiyle somut sonuçlar almaya başladıklarını dile getiren Tuncer, bölgede 2009 ve 2010 yılları için yatırım hareketliliği beklediklerini söyledi.
Tuncer, bölgede yatırım yapması kesinleşen şu anda 5 firmanın bulunduğunu, yakın dönemde yeni firmaların da buna ekleneceğini, sıcak takipte olan 217 şirketle yazışmaların sürdüğünü ifade etti.

Yatırımı kesinleşen firmalar hakkında bilgi veren Tuncer, şöyle konuştu:
“ABD'li otomotiv şirketi Gates, uzun bir süredir yatırım alanı arıyordu. Bizden önce değişik ülkeleri ve Türkiye'de başka bölgeleri incelemişler. Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın yönlendirmesiyle ESBAŞ'ı inceledikten sonra hemen yatırım kararı aldılar. Dünyada 11 ülkede yatırımı bulunan Gates, İzmir'deki fabrikasında motor gömleği ve piston üretimi yapacak, üretimini Avrupa, Ortadoğu ve ABD'ye ihraç edecek. Firma ilk etapta 500 kişiyi istihdam edeceğini belirtti.

Bölgede iki yıl önce küçük bir yatırım yapan Türk-Hollanda ortaklı Kapadokya Tekstil de katma değeri yüksek bir üretim gerçekleştirmek üzere yatırım kararı aldı. Yeni yatırımla 250 olan istihdamını binin üzerine çıkarmayı planlıyor.
Otomotiv kablo sistemlerini üreten İtalyan Eldor ise üretim alanını geliştirmek üzere yeni makine parkı kuruyor. Halen 500 çalışanın bulunduğu Eldor'un yeni yatırımla bunu iki katına çıkaracağı hesaplanıyor. Bölgede ayrıca makine sektöründen Keller Vardarcı, mobilya sektöründen Baykal Mobilya şirketleri yatırım yapacak. Bu yatırımlarla 5 firma 3 bin kişilik yeni istihdam yaratacak. Geçen yıl kapasite artıran firmalarla birlikte 2010 yılı ortalarında 20 bin çalışan sayısına ulaşmayı umuyoruz. Bölge içinde 35 bin kişiyi istihdam edebilecek yatırımlara imkan veren arazi var. Bunu mümkün olan en kısa sürede doldurmaya çabalıyoruz.”

“KRİZE RAĞMEN”

Tuncer, doğrudan yabancı yatırım çekme açısından en başarılı bölge olduklarını, ülkedeki 20 serbest bölgede istihdam edilen 40 bin çalışanın yaklaşık üçte birini Ege Serbest Bölgesi'nin karşıladığını ifade etti. Tuncer, krize rağmen son dönemde artan yabancı yatırımcı ilgisini iyi yönetmeye çalıştıklarını dile getirdi.

Bölgede istihdam yaratmayan bazı yatırımları geri çevirdiklerini, yüksek teknolojiye dayanan ve katma değeri yüksek üretimleri çekebilmek için özel çaba sarf ettiklerini dile getiren Tuncer, Çin'den bazı firmaların yatırım için geldiğini, ancak krizin bu ülkeyi etkilemesi nedeniyle şu anda bu konuda mesafe alınamadığını dile getirdi.

Tuncer, Türkiye'nin krizde fırsat arayan yatırımcılar için artık bir “fırsatlar ülkesi” olduğunu, ancak bunun için sabırlı ve istikrarlı biçimde kendini tanıtmaya devam etmesi gerektiğini dile getirerek, “Yabancı yatırım çekme yarışında daha önce geride olduğumuz Doğu Avrupa ülkelerine göre son dönemde daha avantajlı hale geldik” dedi.

Krizin etkisiyle artık Avrupa ülkelerinin, fabrikaların başka ülkelere taşınmasını engellemeye çalıştığına dikkat çeken Tuncer, “Hollandalı bir firma ülkesindeki fabrikayı söküp bölgemize taşımak istiyordu. Ancak hükümet aldığı bir kararla, fabrikaların sökülmesini devlet iznine bağladı. Almanya'da da teşvikle yapılmış fabrikaların taşınması halinde devlet teşvikleri geri isteme kararı aldı” diye konuştu.

İZMİR'İN AVANTAJI

İzmir'de yetişmiş insan gücünün bulunması, ulaşım olanaklarının iyi olması ve altyapının yeterliliğinin büyük avantaj teşkil ettiğini dile getiren Tuncer, “Yeni dönemde bu avantajlarımızı kullanarak ön plana çıkacağız. Serbest bölgelerde yatırım yapan şirketlere sağlanan vergi muafiyetleri 2004 yılında kaldırılmamış olsaydı şu anda çok daha iyi seviyede olacaktık. Yatırımcı şirketlere vergi avantajı getiren yasal düzenleme Kasım ayında çıktı. Yönetmeliklerin henüz çıkmaması nedeniyle bunu tanıtımlarımızda kullanamıyoruz” dedi.

Tuncer, çalışanların gelir vergisi muafiyetinden yararlanabilmesi için şirketlerin en az yüzde 85 ihracat yapma şartı arandığını, yeni yasal düzenlemeyle bu oranın Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 50'ye düşürülebileceğini ifade ederek, yasa çıkalı 4 ay olmasına rağmen bu konuda bir düzenleme yapılamadığını kaydetti.

Yatırım çekebilmek için siyasi ve ekonomik istikrarın yanında bürokratik istikrara da ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Tuncer, “Bir genel müdür değişince tüm kurallar değişiyor. Bunu yatırımcılara anlatmamız çok zor” diye konuştu.

alkazar
23-02-2009, 15:55
HP üretim ortağını Türkiye'ye getiriyor


Hewlett-Packard (HP), Türkiye ve Orta Doğu’daki talep artışını karşılamaya yönelik olarak üretim ortağı Foxconn Teknoloji Grubu'nu Türkiye'ye getiriyor.


Foxconn tarafından Çorlu'da kurulacak olan bölgesel üretim tesisi, yaklaşık 60 milyon dolar değerindeki yatırımla birlikte 2000 kişiye ulaşacak istihdam fırsatı sunacak.

Konuyla ilgili HP, Foxconn ve Başbakanlık Yatırım Ajansı tarafından ortak olarak yapılan açıklamada, HP, yeni Foxconn tesisinin en büyük PC müşterilerinden biri olmayı hedeflediğini, aynı zamanda Türkiye, Orta Doğu ve bazı Avrupa pazarları için ayda ortalama 200 bin adet masaüstü bilgisayar sevketmeyi planladığını kaydetti.

HP’nin, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi (EMEA) Kişisel Sistemler Grubu’ndan Sorumlu Başkan Yardımcısı Eric Cador, "En son çıkan PC teknolojisine olan talep çok hızlı bir şekilde artıyor. Bu ortamda, HP olarak Türkiye’deki bireysel ve kurumsal kullanıcıların giderek artan ilgisini gözlemlemekteydik. PC üretiminin Türkiye’den yapılacak olması HP’nin dünyanın hızla büyümekte olan bölgelerindeki artan tüketici talebine karşılık verme stratejisinin önemli bir parçasıdır” dedi.

HP, Türkiye pazarına ilk kez 20 yıl önce İstanbul’da ilk ofisini açarak girmişti. Bugün, HP’nin ülke çapında 41 hizmet noktası bulunuyor. Eric Cador, "Bu yatırımın HP’ye; Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesileri’ne yapılacak ihracatlarında destek olacağından ve daha da güçlendireceğinden eminiz” şeklinde konuştu.

Foxconn Başkan Yardımcısı Jim Chang de konuya ilişkin olarak, “Türkiye’de Çorlu’da kurulacak fabrika, Foxconn tarafından yönetilen ve bilgisayarların üretileceği yeni bir üretim tesisi olacak. Türkiye, zengin ve yetkin iş gücü, stratejik konumu ve hükümetin desteği ile talep edilen ürünleri en hızlı ve en rekabetçi yollarla sunmamız için ideal bir ülkedir” dedi.

8 AYDIR ÇALIŞMA YAPILIYORDU

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz da Türkiye ekonomisinin büyüklüğü ile yatırımcılar için çok büyük fırsatlar barındırdığına işaret ederek, "Foxconn gibi çevreye duyarlı ve sosyal sorumluluk sahibi firmaların HP’yi desteklemek için bölgede bir yatırım yapma kararı almasından dolayı çok memnunuz. Küresel ekonomik karmaşaya rağmen Türkiye’de yatırım yapmayı bir fırsat olarak gören şirketler, mevcut krizden çok daha güçlü bir şekilde çıkacaktır. Yaptıkları yatırımlar özellikle istikrar yeniden sağlandığında meyvelerini verecek ve yatırımlarının karşılığını fazlasıyla alacaktır. Üretim şirketleri ayrıca yeni çıkan AR&GE yasasından da faydalanma şansına sahip olacaktır” dedi.

Korkmaz, Ajans olarak dünyada varolan kriz gündemine rağmen, 8 aydır üzerinde çalıştıkları böylesi katma değerli, yüksek teknoloji yatırımının gerçekleşmesinde rol oynadıkları için mutluluk duyduklarını sözlerine ekledi.

alkazar
03-03-2009, 00:31
Rüzgâra Türk-Alman yatırımı geliyor

Türk yatırım ortaklık Alman rüzgâr santralı

Ataseven şirketi, Alman ortakları Epuron ile Türkiye’ye 2 bin 9816 megavat kapasiteli 10 adet rüzgâr santralını içeren 700 milyon euro’luk yatırım yapmaya hazırlanıyor.

Türk - Alman ortaklığı Ataseven - Epuron, rüzgâr yatırımlarıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Ataseven Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Ataseven, grup olarak enerji, dış ticaret ve inşaat alınında faaliyet gösterdiklerini, gruba bağlı 10 firmanın da Epuron ile yarı yarıya ortak olduğunu söyledi. EPDK’ya 2007’de lisans başvurusu yaptıklarını kaydeden Ataseven yapılacak santrallardan birinin Bursa, 4’ünün İzmir, 3’ünün Balıkesir ve 2’sinin de Manisa’da olacağını söyledi.

alkazar
03-03-2009, 00:33
İtalyan Costa, İzmir’e 75 milyon Euro’ya kruvaziyer limanı yapıyor


Dünyanın önde gelen kruvaziyer turizmi şirketi İtalyan Costa’nın Başkanı Pier Luigi Foschi, İzmir Üçkuyular’da dev bir liman yapmak üzere İZTO Başkanı Başkanı Ekrem Demirtaş’la ön anlaşma imzaladıklarını açıkladı. Demirtaş, "75 milyon Euro’luk limana 8 kruvaziyer ayna anda yanaşabilecek" derken Foschi, "Ege kıyılarınızı turiste boğacağız" dedi.

DÜNYANIN en büyük kruvaziyer deniz yolları olarak bilinen İtalyan Costa’nın Başkanı ve CEO’su Pier Luigi Foschi, İzmir Üçkuyular’da dev bir transatlantik limanı inşaatı için İzmir Ticaret Odası ile ön protokolün imzalandığını açıkladı. Foschi, "Türkiye adına İzmir’in yerel ortaklarının yüzde 33, yabancıların payı yüzde 67 olacak. Türkiye vazgeçilmez pazarımız" dedi. 75 milyon Euro yatırımla kurulacak olan dev kruvaziyer limanı 18 ayda tamamlanacak ve limana aynı anda 8 kruvaziyer yanaşabilecek.

Krize rağmen büyüyoruz

"Ekonomik krize karşın her geçen gün büyüyoruz" diyen Foschi, şöyle konuştu: "Büyüdükçe yeni gemiler inşa ettirip seferlerimizi arttırıyoruz. Şimdi hedefimiz Ege’de dört, beş liman kurmak. Türkiye bizim için inanılmaz bir turizm potansiyeli. İzmir Ticaret Odası Başkanı Ekrem Demirtaş ile ortaklaşa yaptığımız projeleri bir an önce hayata geçirmek istiyoruz."

Costa Grubu CEO’su Pier Luigi Foschi, Üçkuyular’daki dev liman inşaatının bitmesiyle Türkiye’ye düzenlenecek sefer sayısında büyük bir artış olacağını Ege’nin Türk kıyılarını turistlere boğacaklarını söyledi. Foschi, "2009 yılında krize karşın deniz yolu ile Türkiye’ye 400-420 bin turist gelmesini planlıyoruz, Costa buna öncülük edecek. Karadeniz rotamızı da yoğunlaştıracağız" dedi. Foschi, yabancıların Çanakkale ve İstanbul boğazını geçerken büyük keyif aldığını ve Türkiye’ye yapılan seferlerdeki memnuniyetin yüzde 97’lere kadar yükseldiğini belirtti.

İzmir Ticaret Odası Başkanı (İZTO) Ekrem Demirtaş, 75 milyon Euro yatırımla kurulacak dev kruvaziyer limanına aynı anda 8 dev kruvaziyerin yanaşabileceğini belirterek, "Bu yıl 400 bin turisti aşacğız. Hedefimiz kısa sürede 1 milyon yolcu ağırlayarak Barselona’ya yaklaşmak. Barselona yılda 2 milyon 100 bin yolcu ağırlıyor. İzmir’e Akdeniz’in ilk 5 limanı arasına sokmak istiyoruz" diye konuştu.

18 ayda tamamlanacak

Limanın ihaleye çıkılmasının ardından 18 ayda tamamlanmasının planlandığını söyleyen Ekrem Demirtaş, şöyle konuştu: "İzmir bu yeni kruvaziyer limanı ile fark atmaya başlacak. İzmir’de 8 saat kalan yolcular şehrin turizmini ve ticaretini de geliştiriyor. Gece de kalan dev gemiler İzmir’e gelince, gece yaşamı da renklenecek.

Sıfırdan 320 bin yolcuya geldi

KRUVAZİYER turizminin öneminin giderek arttığına işaret eden Ekrem Demirtaş, "2004’te kruvaziyer turizmi için çalışmalara başladığımızda sıfır noktasındaydık. Bugün 320 bin yolcuya geldik. 2009’da 136 gemiyle, . 361 bin yolcu gelecek" diye konuştu. Demirtaş, Costa’nın CEO’su Foschi’nin Türkiye’ye ilk geldiğinde İzmir’de yolcu yanaşma yerini beğenmediğini hatırlatarak, "Ne isterse yapacağımızı söyledik ve yolcu salonlarını 1.5 ayda düzenledik, seferler başladı" dedi.

20 bin mürettabatı 12 gemisi var

COSTA’nın Başkanı ve CEO’su Pier Luigi Foschi, 12 kruvaziyer, 20 bin mürettebat ve 29 bin 400 yolcu kapasiteli Costa Grubu’nun 2000-2012 yılları arasında toplam 5.5 milyar Euro yatırım plandığını söyledi. Foschi, 2012 yılı sonuna kadar 5 kruvaziyerin daha filoya katılacağını belirtti. Gelecek iki yıl içinde 5 geminin daha tersanelerden teslim alınacağını söyleyen Foschi, şöyle konuştu: "Nisanda 92 bin 700 tonluk ve 2 bin 828 yolcu konuk edecek ’Costa Luminosa’dan sonra Costa Pacifica da demir alacak. Böylece 14 gemimiz dünyayı dolaşmaya başlayacak."

65 bin acentayla çalışıyor

DÜNYADA 65 bin acenta Costa Grubu ile işbirliği yaptığını belirten Pier Luigi Foschi, "Günümüzde turist gemi ile yolculuğu giderek tercih ediyor. Yiyor, içiyor, eğleniyor, yatıyor, kalkıyor, güzel liman kentlerini dolaşıyor ve bu tür tatil daha ekonomik geliyor. İtalyan bandıralı taşıdığımızdan tamamen İtalyan yasalarına göre hareket edip denizleri kirletmemek için gemilerimizde yüksek teknolojili arıtma sistemi bulunuyor" diye konuştu.

alkazar
07-03-2009, 16:57
Salihli'ye 13 milyon dolarlık yatırım


Salihli Organize Sanayi Bölgesine 13 milyon dolarlık bir yatırımla Ege bölgesinin en büyük meyve işletme tesisinin kurulacağı bildirildi.

İstanbul merkezli Ata Makine İnşaat Şirketi'nin tesisi 45 bin 409 metre karelik arsada 20 bin metre kare kapalı alana kuracağı belirtildi.

Arsa tahsisine ilişkin protokolün imza töreninde konuşan Ata Makine İnşaat Şirketi Dış İlişkiler Pazarlama Müdürü Doğan Uzunyol, şu bilgileri verdi:
“Salihli Organize Sanayi Bölgesi'nde 2 ayrı tesis kuracağız. Birinci tesisimizde taze sıkma meyve suyu işlenecek. 2009 yılı içerisinde üretime geçecek olan tesisimizde yılda 1.800-2.000 ton meyve işlenecek. İkinci tesisimizde ise konsantre meyve suyu ve meyve püresi imal edilecek. Tesis'in 2010 yılın içerisinde üretime başlaması planlamaktadır.

Tesiste 90 bin ile 100 bin ton arası meyve işlenecektir. Bölgede meyve üretimini çeşitlendirecek ve değerlendirilecek bu tesiste 200-250 kişi çalışacak. Her iki tesisin toplam maliyeti 13 milyon dolar olacak. Üretimin yüzde 50'si iç piyasada, yüzde 50'si yurt dışına pazarlanacaktır.”
Salihli Belediyesi'nde düzenlenen imza törenine OSB Yönetim Kurulu Başkanı ve Salihli Belediye Başkanı Mustafa Uğur Okay, OSB Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kazak ve firma yetkilileri katıldı.

alkazar
10-03-2009, 07:12
Masaüstü bilgisayarda rekabet için yabancılar geliyor


Türkiye’de büyük bir masaüstü bilgisayar pazarı var. Bu pazarda şimdilik Türk bilgisayar üreticileri hakim.
Yabancılar bu büyük pazardan pay almak istiyor. İlk ciddi teşebbüs Hewlett Packard (HP) firmasından geldi. HP, dünyanın en büyük markasız bilgisayar firması Foxconn ile Türkiye’de bilgisayar üretecek. Foxconn’un Çin ve Çek Cumhuriyeti’nde iki büyük tesisi var. Bu tesislerde değişik markalar için bilgisayar üretiliyor.
Türkiye’de 60 milyon dolar yatırım ile 18 ay içinde Çorlu’da 3’üncü tesisini kuracak. 2 bin kişinin çalışacağı tesisde HP markası ile yılda 200 bin adet masa üstü bilgisayar üretilecek.
Türkiye’de masaüstü bilgisayarlar okullarda, kamu kuruluşlarında, firmalarda kullanılır. KOBİ’lerden büyük talep var. Masaüstü bilgisayarlar genelde büyük ihalelerle satın alınıyor. Örneğin Dünya Bankası’nın okullar için 100 bin adetlik masaüstü bilgisayar ihalesi var. Türkiye’nin özelliği 72 milyon nüfusunun yarısının genç olması. Gençlerin bilgisayar ihtiyacı.
Bilgisayarda ana devreleri belli firmalar üretiyor. Sonra belli firmalar da bunları bir araya getirerek bilgisayarı ortaya çıkarıyor. Türkiye’de de ana devre elemanlarını dünyanın ana üreticisi konumundaki firmalardan alarak bilgisayar üreten firmalar var.

Yerli üretim var
Türk firmaları genelde masaüstü bilgisayar üretiyor. Vestel 15 milyon dolar yatırımla Manisa’da bilgisayar fabrikası kurdu. Dizüstü ve masaüstü bilgisayar üretimine başladı ama şimdilerde üretimi yavaşlattı.
Türk firmalarından Casper 180 bin masaüstü, 60 bin dizüstü bilgisayar üretiyor. Exper 193 bin masaüstü bilgisayar üretiyor. Bilinen üretim miktarı Vestel’de 80 bin, Arçelik’te 70 bin, Crea’da 55 bin, Aidata’da 47 bin, Prozoo’da 36 bin, Escort’ta 15 bin adet.
Geçen yıl 1 milyon 450 bin masaüstü bilgisayar satıldı. Bunların yüzde 90’ı yerli idi. Yabancılarda en büyük payı HP, Siemens Fuji, Lenovo alıyor. HP’den önce Fujitsu-Siemens de Türkiye’de bir Taiwanlı firmaya kendi markasıyla masaüstü bilgisayar yaptırmaya başlamıştı.
Türkiye’de geçen yıl 1 milyon 250 bin adet dizüstü bilgisayar satıldı. Masaüstündekinin tersine dizüstünde yabancıların pazar payı yüzde 90 oranında. Yerli üreticiler 191 bin bilgisayar satabildi. Çünkü dizüstü bilgisayarda toplu (ihaleyle) satış yok. Kişisel tercihler hakim durumda.

Yerli desteklenmeli
Türkiye’deki bilgisayar pazarı başka ülkelerde az rastlanır şekilde canlı. Avrupa ülkelerinde pazar her yıl yüzde 2-3 oranında büyürken Türkiye’de bilgisayar pazarı yüzde 15-20 oranında büyüyor.
Büyüyen pazar Türkiye’de bilgisayar üretimi yapacak tesislerinin kurulması ve gelişmesi için bir şans ama yetmez... Dünyanın dev bilgisayar üreticilerinin teknolojiler, üretim ve pazarlama güçleri ve de piyasaya yerleşmiş markalarıyla rekabet etmek çok güç.
Fakat bir gerçek var. Türk firmaları bugüne kadar hem masa üstünde hem dizüstünde yabancı dev firmaların ürünleriyle rekabet edebilecek ürünler ortaya çıkarabildiklerini ispat ettiler. Bu ürünleri kullananlar mutlu. Yabancılar şimdilerde Türk pazarında onlarla rekabet etmek için Türkiye’de yatırım yapıyor. Bu sevinilecek bir gelişmedir. İçeride yabancılar ve yerliler birlikte yarışacak.
Tabii ki Türk bilgisayar üreticileri için “koruma” tedbirleri almak söz konusu olamaz. Ama “teşvik/destek” kaçınılmaz bir zorunluluktur. Daha önce yola çıkmış, büyük teknoloji ve sermaye birikimine, üretim kapasitelerine ve marka tanınırlığına sahip yabancıların yanında Türk firmalarının teknolojiye yönelmelerini, ileri teknolojideki malları üretmelerini istiyor isek buna mecburuz.

mehmet.altin
10-03-2009, 09:56
İglo’dan 30 milyon Euro’luk yatırım planı

İGLO Türkiye Başkanı Caner Tunaman, "İlk etapta 7 milyon Euro, yerli üretime geçtiğimizde 30 milyon Euro’luk yatırım planlıyoruz" dedi. İglo Dondurulmuş Gıda’nın 10 farklı ürünle Türkiye pazarına girmesiyle ilgili düzenlenen toplantıda konuşan Tunaman, Türkiye’de kısa bir süre içerisinde 2 bin kişilik istihdam yaratmayı hedeflediklerini söyledi. Tunaman, Dardanel markasıyla da işbirliği için görüşeceklerini belirterek "Türkiye’deki pazarı yok sayıyoruz, bizim amacımız pazarı baştan yaratmak. Amacımız, çocuklara ve aileye balığı ve sebzeyi sevdirmek, yedirmek" diye konuştu.

alkazar
17-03-2009, 03:35
Pervari’de 600 milyon dolarlık ABD destekli enerji yatırımı


Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı tarafından şubat ayı başında ön duyurusu gerçekleşen ikinci büyük yatırımın, Pervari A.Ş.’nin hayata geçireceği Siirt Pervari Barajı ve HES (hidro elektrik santralı) projesi olduğu açıklandı.

Türk NTF ve SU-YAPI ile ABD’li ortakları MPR konsorsiyumunun oluşturduğu Pervari’nin yapacağı 600 milyon dolarlık yatırımın 1200 kişiye istihdam sağlayacağı duyuruldu. Yatırım Ajansı ve Pervari’nin ortaklaşa yaptığı açıklamada, Siirt Pervari Barajı ve HES projesinin inşaat süresinin 60 ay olarak planlandığı ve temelinin 1998 yılında atılan Türk-ABD iş birliği protokolüne dayandığı belirtildi. Projenin planlanması ise EİE (Elektrik İşleri Etüt İdaresi) tarafından 1980’lerde yapılmış. Açıklamada, projenin DSİ tarafından planlanan Pervari Barajı’nın üzerinde bulunduğu Botan Çayı-Müküs Deresi’ndeki Pervari Regülatörü’nün de önünü açacak olması ve Türkiye’nini hidroelektrik kapasitesinin değerlendirilmesi açısından son derece önem taşıdığı kaydedildi. Entegre olarak çalışacak bu iki projenin üreteceği toplam enerjinin yaklaşık 1700 GWh (gigavatsaat) olacağı, bu oranın Atatürk Barajı’nın ürettiği enerjinin yaklaşık yüzde 20’sine tekabül ettiği, kurulu güç olarak ise Türkiye’deki mevcut kurulu gücün yüzde 1.5’ine denk geldiği de belirtildi.

metinylmz73
17-03-2009, 09:09
BUGÜN PARK'IN GÜNÜ
Şirket uzun süredir devam eden soda külü üretim tesini tamamladı. Yarın Başbakan ve bakanların katılımıyla büyük bir açılış yapılacak.
Ceytaş ile birleşmeye hazırlanan Park elektrik Madencilik hisseleri için bugün önemli bir gün. Ankara Beypazarı'ndaki soda külü üretim tesinin açılışı Başbakan ve bakanların katılımı ile yapılacak. Park Grubu, ayrıca Cumhuriyet tarihinin Güneydoğu'ya yapılan en büyük özel sektör yatırımını da tamamlamak üzere. 540 milyon dolarlık yatırımın 180 milyon dolarlık bölümü tamamlandı. Silopi'deki zengin asfaltit rezervlerinden üretilecek enerji bölgeye hayat verecek.
Bu arada Rusya hükümetinin 7 milyar dolar destek sağladığı nükleler enerji ihalesinin de çok yakında şirketn lehine sonuçlanması öngörülüyor...

alkazar
19-03-2009, 01:57
Yaşar, gıdada büyüyecek boyada yabancı ortaklık için yeniden görüşecek


Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, Yaşar Gıda Grubu’nun 2009 yılında yüzde 5-6 büyüme hedeflediğini belirterek, holdingin büyük kısmı gıda olmak üzere yaklaşık 30 milyon dolarlık yatırım yapacağını söyledi.

Gebze’deki DYO Fabrikalarında düzenlenen DYO Akademi’nin açılış töreninde konuşan Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Feyhan Yaşar, projenin yapılmasının değil, uygulamaya geçmesinin çok önemli olduğunu, akademi uygulamaya geçtikten sonra pazar paylarında büyüme göreceklerini kaydetti.

30 milyon dolar

2008’de önemli büyük yatırımları 2009 yılına ertelediklerini belirten Feyhan Yaşar, şunları söyledi: "2009’da grup cirosu olarak toplam yüzde 5-6 büyüme planlıyoruz. Büyümenin çoğu gıda grubundan gelecek. Bu yıl da daralmanın devam edeceğini görerek daha çok verimlilik, bilgi sistemleri, makine, teknoloji ve pazarla ilgili yatırımlara devam edeceğiz. 15-20 milyon dolarlık makine yatırımı yapacağız. Yeni iş kollarına girmiyoruz, kendi iş kollarımıza odaklanarak büyümeyi planlıyoruz. 2009’da 30 milyon dolarlık yatırım planlıyoruz. Yatırımın düğmesine Haziran ayı sonunda basacağız, ancak beklenmedik bir gelişme olması durumunda 2010’a erteleyebiliriz. Şu anda yatırımların hepsinin fizibilite çalışmalarının yapıldı, bunun için de yurt dışı yatırımları da bulunuyor."

DYO ortaklığı beklemede

Feyhan Yaşar, DYO Boya’nın yabancı ortaklık görüşmelerini geçen yıl askıya almasına ilişkin olarak da, "DYO Boya yabancı ortaklık görüşmelerini geçen yıl askıya almıştı. Şu an için bu durumda bir değişiklik yok. Global krizin bu kararda etkisi olmuştu. Haziran ayında yabancı ortaklık arayışına ilişkin çalışmalarımızı yeniden gündemimize alacağız" dedi.

Gıdada yüzde 5-6 büyürüz

Türkiye’de her zaman için daha ekonomik gıdalara, açık gıdalara talep olduğunu dile getiren Feyhan Yaşar, gıda grubunda yüzde 5-6 büyüme beklediklerini belirterek, şunları söyledi: "Gıdada bir daralma oldu ama bu bizim beklediğimizin ötesinde bir daralma değil. Yine de büyüme olacak. Kriz dönemlerinde insanlar daha çok evlerinde yemek yedikleri için ev içi tüketiminde artış görülüyor. Fiyat artışları yapmayarak, ambalajları daha küçük ölçekleri indirerek tüketicinin alım gücünü zorlamamaya yönelik bir strateji içindeyiz. Yaşar Gıda Grubu olarak 2008’de yüzde 20’lik büyümeyle 1.2 milyar lira ciro hedeflemiştik. Global krizin etkisiyle bu hedefimizi biraz aşağı çektik. Buna göre gıda grubumuzun 2008 cirosu 1.2 milyar liralık hedefimizin yaklaşık yüzde 2 altında kaldı. Pınar Süt ve Pınar Et, 2008 ciro hedeflerini tutturdu, Pınar Su ciro hedefinin altında kaldı."

Selçuk Yaşar: DYO Akademi boya sanayii için çalışacak

DYO Akademi’nin açılış töreninde konuşan Yaşar Holding Onursal Başkanı Selçuk Yaşar, DYO’nun, Yaşar Topluluğu’nun ilk şirketi olduğunu hatırlatarak, "DYO kurulduğunda Türk boya pazarında sadece ithal boyalar bulunuyordu. Bu çalışmanın Türk boya sanayine büyük katkısı olacağına, DYO’nun önderliğini bir kez daha vurgulayacağına ve bunun için gerekli çalışmayı, programı, katılımı yapacağına DYO adına söz veriyorum" dedi.

DYO Akademi’den usta boyacı sertifikası

BOYA ustalarının teknolojik bilgi ve becerilerini geliştirmeye yönelik programıyla DYO Akademi, teori ve uygulama alanında eğitimler verecek. Eğitim sonunda yapılacak sınavdan geçerli not alan boya ustaları, AB tarafından kabul gören Milli Eğitim Bakanlığı onaylı eğitim belgesi ile "DYO Akademi-Usta Boyacı Sertifikası"na sahip olacak. En az ilköğretim mezunu boyacılık mesleğinde tecrübeli, 18-50 yaş arası kişiler eğitim alabilecek.

2008 ciromuz 220 milyon TL 2009’da yüzde 20 büyüyeceğiz

DYO Boya Genel Müdürü Hüseyin Çeliker, global krizin kimya sektörünü de olumsuz etkilediğini belirterek, şunları söyledi: "DYO Boya, 2008’deki ciro hedefini aştı. Yaklaşık 200 milyon lira ciro hedeflemiştik, 210-220 milyon lira ciro ile 2008’i kapattık. Bu yıl da yatırım harcamalarımızı, krize rağmen geçen yılki 6-7 milyon dolarlık seviyesinde tutarak yüzde 20 büyüme hedefliyoruz."

alkazar
24-03-2009, 02:40
Iraklı şirketten Gaziantep'e 20 milyon dolarlık yatırım

Sanayi ve ticarette model kent Gaziantep, krize rağmen yabancı yatırımcıları çekmeye devam ediyor. Irak menşeli Nice International şirketi, Gaziantep Serbest Bölgesi'nde 20 milyon dolar yatırımla beyaz eşya fabrikası kuracak. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, dipfriz ve klima üretiminin tamamı Ortadoğu ülkelerine ihraç edilecek. İlk etapta yıllık 25-30 milyon dolarlık ihracat planlayan şirket, zamanla yatırımını ve üretimini büyütmeyi hedefliyor. Gaziantep Serbest Bölgesi'nin ilk Iraklı yatırımcısı Nice International, kentin istihdamına ve ekonomisine de katkı sağlayacak. Nice International şirketinin ortağı ve Genel Müdürü Bişar Tüysüz, muhabirine yaptığı açıklamada, ortaklarının Kuzey Iraklı olduğunu, beyaz eşya ve inşaat sektöründe faaliyet gösterdiklerini, Bağdat'ta ve Erbil'de çok büyük yatırımları bulunduğunu belirtti. Gaziantep'teki yatırımlarına en kısa sürede başlayacaklarını ifade eden Tüysüz, "Ortaklarım zaten bu işi yapıyorlar. Türkiye'den her ay 200-250 TIR mal götürüyorlar. Bu yatırımımızı 2 yıldır hesaplıyorduk, fakat nerede yapacağımızı kararlaştırmamıştık. Ama en sonunda serbest bölgeyi seçtik. Bize büyük imkanlar verdiler ve teşvik ettiler. En süratli şekilde yatırımımızı yapmaya kararlıyız, biz kriz miriz dinlemeyeceğiz" diye konuştu.

alkazar
27-03-2009, 01:27
Sakarya'da 10 bin kişiye iş imkanı


Chery Türkiye Satış Müdürü Gökhan Altmışdört, Karasu ilçesine kurulması planlanan fabrikada, yılda 100 bin araç üretilmesinin hedeflendiğini, 10 bin kişiye iş verileceğini söyledi.

NTVMSNBC'nin haberine göre, Chery Avrupa Genel Müdürü Michael Zhou, Chery Yedek Parçalar Genel Müdürü Kevi Wang ve Chery Türkiye Satış Müdürü Gökhan Altmışdört, Karasu Belediye Başkanı Ahmet Genç'i ziyaret etti.

Altmışdört, ziyarette yaptığı konuşmada, Chery'nin Türkiye'ye yatırım kararının kesinleştiğini ve fabrikanın Karasu'ya kurulmasının da yüzde 99.9 oranında netleştiğini kaydetti.

Yatırımla ilgili ayrıntılı bilginin stratejik önemi dolayısıyla şimdilik verilmek istenmediğini kaydeden Altmışdört, ''Karasu ilçesine kurulması planlanan fabrikada yılda 100 bin araç üretilmesi hedefleniyor. Bu da Chery'nin üretiminin yüzde 10'una denk bir sayı. İstihdam açısından da doğrudan 10 bin kişinin çalışması söz konusu. Yan sanayiyi de hesaba kattığınızda, 40 bin kişinin istihdamı söz konusu olacak'' dedi.

Altmışdört, katkılarından dolayı Belediye Başkanı Genç'e de teşekkür ettiklerini dile getirdi.

Genç ise, Çin heyetine belediye olarak her türlü desteği vereceklerini ve bu yatırımı kaçırmak istemediklerini kaydetti.

alkazar
18-04-2009, 04:31
Doğuş, dünyada marinacılığa oynuyor


Doğuş’n ikinci marinası D-Marin Didim açılıyor, Dalaman Marina’ya başlanıyor. Marina işletmecisi IGY’yle ortaklık kuran Doğuş Turizm, Hırvatistan’da marina yatırımı yapacak

Doğuş Holding’in turizm yatırımları kapsamında başlattığı marina yatırımlarının ikincisi tamamlanmak üzere.
Bodrum Turgutreis’te ilk marinayı açan grubun ikinci marinası Didim’de inşa ediliyor. Marinanın önümüzdeki ay açılması planlanıyor. Grup, üçüncü yatırımına Dalaman’da başlayacak. Böylece Türkiye marinacılık sektöründeki payı Didim’le yüzde 12’ye, Dalaman’la yüzde 20’ye yükselecek.
Doğuş Holding CEO’su Hüsnü Akhan, dünyada marinacılık sektörünün geliştiğini, yelkenliden motoryatlara, küçük ve orta büyüklükteki teknelerden büyük teknelere, bilinen destinasyonlardan keşfedilmemiş yerlere doğru bir kayış olduğunu, yat sayısının her yıl yüzde 10 arttığını belirtti.

‘Yatırımlar artıyor’
Türkiye’nin Ege ve Akdeniz havzasında toplam 586 marina bulunduğunu, aynı bölgede yat bağlama kapasitesi 500 bindeyken 700 bin teknenin dolaşmakta olduğunu anlatan Akhan, marina yatırımlarının arttığını söyledi.
Akhan’ın verdiği bilgiye göre, Türkiye’de yatçılık sektörünün büyüklüğü 2.5 milyar dolar, marina sayısı 38. Mevcut bağlama sayısı 15 bin olmasına karşın tekne sayısı 45-60 bin arasında.
Doğuş’un turizmde 4 beş yıldızlı otel, 1 dört yıldızlı otel, 2 beş yıldızlı tatil köyü ve iki marina ile faaliyet gösterdiğini anlatan Akhan, 2008 sonu itibariyle grup cirosunun 7 milyar liraya, bu ciro içinde turizm cirosunun da 172 milyon liraya ulaştığını söyledi.

Üçüncüsü geliyor
Akhan, “2009 sonu tahmini ciromuz 8 milyar lira. Turizm ciromuz da 200 milyona ulaşacak” dedi. Doğuş’un D-Marin ismiyle inşa ettiği marinalardan 650 tekne kapasiteli Turgutreis faaliyette. 70 milyon dolar yatırımla inşaası tamamlanmak üzere olan Didim Marina denizde 580, karada 600 yat kapasiteli.
D- Marin’in, D-Marin Didim’le birlikte yat bağlama kapasitesinin 1850’ye çıkacağını belirten Akhan, 2010’da denizde yüzde 60, karada yüzde 80 doluluk oranı ile 6 milyon euro ciro beklediklerini söyledi.
650 kişilik istihdam yaratacak marinanın işletme süresinin ilk sözleşmede 25 yıl olduğunu, sonradan yapılan mevzuat değişikliği ile bunun 49 yıla çıktığını belirten Akhan, Dalaman’da yapılacak üçüncü marinaya ekimde başlayacaklarını belirtti.


D-Marin Didim’de neler var?
- 70 bin metrekare
- 2 adet travel lift ve 40 ton trailer
- Akdeniz çanağının en büyük bakım onarım merkezi
- 2 adet bakım onarım hangarı
- 36 teknik atölye
- Liman hizmetleri
- Yakıt ikmal hizmetleri
- 302 adet kiralık depo
- 68 kapalı garaj
- Genel, güvenlik ve çevre koruma hizmetleri
- Marina ofis hizmetleri
- Sağlık ve sosyal hizmetler
- Helikopter pisti


Akhan: İşletme fırsatlarına bakıyoruz
Marina yatırımlarının yanı sıra işletmecilik tarafında da olacaklarını anlatan Akhan, “Fırsatlara bakıyoruz. İçeride ve dışarıda olabilir. Island Global Yachting’le yüzde 50 - 50 payla ortak şirket kurduklarını anlatan Akhan, “Bu ortak şirketimiz dünyanın her tarafında yat işletmeciliği işleri yapacak. Hırvatistan’da ortak bir marina yatırımı yapacağız. Çalışan bir marina, alıp büyüteceğiz. Akdeniz çanağında çeşitli fırsatları değerlendireceğiz.
İstanbul’da İspark’ın küçük 11 marina yapma projesi var. Somutlaşmış değil. İşletmesine talip olabiliriz. Kamhi Ailesi’ne ait marina satıştaydı. İlgilendik ama fiyat bize uygun gelmedi” diye konuştu.

alkazar
18-04-2009, 04:33
Gaziantep’e 160 milyon dolarlık AVM


Sanko Holding ve Rönesans Gayrimenkul Yatırım tarafından 160 milyon dolara yapımı gerçekleştirilen ‘Sanko Park Alışveriş Merkezi’ Gaziantep’te açıldı.

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, Rönesans Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak ve alışveriş merkezinin yönetimini üstlenen Jones Lang LaSalle Türkiye Başkanı Avi Alkaş, açılışta bir toplantı düzenledi.
Abdülkadir Konukoğlu, Gaziantep’in yüksek tüketim potansiyelinin olduğuna dikkati çekerek, “Kentte alışveriş merkezinden eğlenceye kadar böyle komple yapı yoktu. Sanko Park, kentin sosyal yaşamına da katkıda bulunacak, Gaziantep’in havasını değiştirecek. Şanlıurfa, Kilis, Diyarbakır, Kahramanmaraş ve çevre illerin yanında komşu ülkelerden, Suriye’den de ziyaretçi bekliyoruz” dedi.
Rönesans Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak da, Türkiye’de bugüne kadar yapılamamış birçok şeyi bu projede uyguladıklarını, Sanko Park Alışveriş Merkezi’nin 4 kattan oluştuğunu ve her bir katın sonbahar, kış, ilkbahar ve yaz konseptine göre dizayn edildiğini söyledi. Ilıcak şöyle konuştu:

2 bin 500 kişi çalışacak
“Bu proje ile Gaziantep’te 2 bin 500 yeni istihdam oluşturduk. Bu zor günlerde sadece Gaziantep’e değil tüm Türkiye’ye moral verecek bir birliktelik oldu. Bu proje ile Gaziantep’in sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun değil aynı zamanda Ortadoğu’nun da ticaret merkezi haline gelmesinin ilk adımını atıyoruz.
Bu proje ve arkasından yapılacak sergi salonları, otellerle birlikte Gaziantep, 10 yıl içinde hak ettiği yere gelecek. Hedefimiz Gaziantep’i, bütün Ortadoğu’nun Dubai’si yapmak.”

alkazar
18-04-2009, 04:34
Neomarin Pendik’te açıldı

Krea Gayrimenkul tarafından 80 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen Neomarin Pendik, dün açıldı. Neomarin Pendik’in Reval Alışveriş Merkezleri tarafından işletileceğini belirten Krea Grup İcra Kurulu Başkanı Hakan Kodal, Neomarin’in 400 adet el yapımı özel ‘cam martı’ galerisi ve su oyunlarıyla dikkat çekeceğini söyledi.

Neomarin’de 140 mağaza bulunduğunu ve 2 bin 500 kişiye de istihdam sağlandığını aktaran Kodal, “Daha resmi açılış yapılmadan haftaiçi iki günde 100 bin ziyaretçiye ulaştık” dedi. Neomarin’in bu ay sonunda hizmete girecek ‘Safari Park’la daha da canlanacağını anlatan Kodal, “Safari Park, İstanbul’un AVM’ler içindeki en büyük eğlence merkezi olacak” dedi.
Kodal, Krera’nın 2008’de 1 milyar dolarlık yatırım hedefi koyduğunu belirterek şöyle konuştu:
“NeoCity Bahçeşehir-Esenyurt’un mayısta, NeoCity Adapazarı’nın yıl sonunda temelini atacağız. L’ist İstinye seneye bitecek, yüzde 40’ını sattık. Bodrum’da 18 delikli bir golf sahası yaptık. Bir tane daha yapıyoruz, yanına 5 yıldızlı golf oteli yapacağız.”

alkazar
22-04-2009, 02:58
Alman’ın servetini cebine koydu 1.5 milyar dolar yatırıma geldi

Zengin Alman ailelerin birikimlerini dünyanın çeşitli ülkelerinde alışveriş merkezi yatırımlarına dönüştüren Prime Development, Türkiye’de iki yılda 1.5 milyar dolarlık alışveriş merkezi ve konut yapımı için kolları sıvadı.

Toplamda 12 projeyi kapsayacak yatırım planının ilki, geçen yıl temeli atılan Prime Mall İskenderun olurken, ikincisi 2010’da inşaatına başlanacak Prime Mall Antakya olacak. Prime Development, Türkiye’de kuracağı diğer alışveriş merkezleri için aralarında İstanbul, İzmir, Antalya, Gaziantep ve Adana’nın da olduğu 12 ili mercek altına aldı. Şirket, yapacağı alışveriş merkezlerinde ulusal ve uluslararası markaların yanında yüzde 20 oranında yerel markalara da yer vererek illerin kalkınmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Prime Developpment’ın yatırımcıları arasında Daimler’in hissedarları da yer alıyor.

Yatırım için Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerini inceledikten sonra Türkiye’yi ilk sıraya yerleştiklerini belirten Prime Development Kurucu Ortağı Dr. Philipp von Wilmowksy, "Türkiye’ye iki-üç yıl sonra kazandığımız paraları alıp gitmek için değil, kalıcı olmak için geldik. Yatırımlarımızı da iki-üç yılda değil, 15 yılda amorti etmeye hazırız. Türkiye’de uzun vadeli bir yatırım ülkesi olarak değerlendiriyoruz" dedi.

Geçmişte Türkiye’deki pekçok alışveriş merkezinin kurulmasında görev aldıklarının altını çizen Wilmowsky, şöyle konuştu: "Bu yüzden Türkiye pazarını çok iyi biliyoruz. Sektörde İstanbul öncelikli olarak akla gelse de, bu tür yatırımlara daha çok Anadolu’nun ihtiyacı var. İskenderun ve Hatay’ı Doğu Akdeniz’in yükselen değerleri olarak görüyoruz. Bu iki merkezin medeniyet ve kültürleri bizim için eşsiz. Bu yüzden İskenderun ve Antakya’daki Prime Mall’lerde yüzde 60 ulusal Türk markalara, yüzde 20 uluslararası markalara yer verirken, yüzde 20’lik kısmı ise yerel markalara ayırdık. Amacımız, Türkiye ekonomisini güçlendirmek."

Konuta da girecek

Wilmowsky, alışveriş merkezlerinin yanısıra nüfusun hızla büyüdüğü Türkiye’de konut projelerine de gireceklerini söyledi ve şöyle devam etti: "Projelerimiz arasında alışveriş merkezi ve konutun bulunduğu karma projeler veya sadece konut projeleri de yer alabilir. Toplamda Türkiye yatırımlarımızın yüzde 30’u konuta olacak. Ultra lüks yerine orta gelir grubuna hitap eden konutlar inşa edeceğiz

alkazar
27-04-2009, 02:05
CP piliç, 16 milyon dolar daha yatırıp İngiltere’ye Bilecik üzerinden girecek

Dünyanın önde gelen piliç eti üreticilerinden CP Group, 16 milyon dolar yatırımla Bilecik’te bir fabrika kuruyor. CP tesis sayesinde iç pazarı canlandırmakla kalmayacak. İngiltere’nin Uzakdoğu’ya uyguladığı kota sorununu aşmak için Avrupa’ya ihracat da yapacak.

TÜRKİYE’de 1987 yılından bu yana faaliyet gösteren dünyanın en büyük piliç eti üreticilerinden CP Group, 16 milyon dolar yatırımla Bilecik’te bir fabrika kurarak katma değerli hazır gıda üretimine soyunuyor. 2009 yılı sonunda üretime hazır hale gelecek olan ve ayda bin ton kapasite ile açılması hedeflenen bu tesiste naget, şinitzel gibi kaplamalı piliç ürünleri ve piliç sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri üretilecek. CP’nin bu yeni tesis sayesinde sadece iç pazarı canlandırmakla kalmayacağını dile getiren CP Food CEO’su Adirek Sripratak, "Bu sayede Tesco, Seinsburry gibi çok büyük müşterilerinin bulunduğu İngiltere’nin Uzak Doğu’ya uyguladığı kota sorununu da aşacağız. İhracat ve iç talep çok olursa kapasitemizi artıracağız" dedi. Dünyada genellikle 3 aşamada büyüdüğünü ve Türkiye’de de bu üçüncü aşamaya ulaştıklarını dile getiren Sripratak şunları söyledi: "Biz bir ülkeye girdiğimizde önce yem üretiriz. Ardından da piliç üretimine başlarız. Ülkenin bu konuda da gelişimini gördükten sonra iş üçüncü aşama olan katma değerli ürünlerin üretimine gelir. türkiye’de de bu aşamadayız. 1987 yılında yem ile başladık. Bu amaçla Bursa, Adapazarı Ankara ve Adana’daki fabrikalarımız ile 1991 yılından bu yana lider konumunda bulunuyoruz. Yıllık 750 bin ton üretim yapıyoruz. 1991’de tavuk üretimine başladık. 2002’den bu yana bu alanda da lideriz. Şimdi sıra katma değerli ürünlerde."

Tavuk emtia gibi

Tavuğun emtia gibi olduğunu ve çok üretildiği taktide fiyatının gerilediğini dile getiren Sripratak şöyle devam etti: "Üçüncü faza geçerek işin dağılımını sağlamayı hedefliyoruz. AB standardında üretim yapacağız. Zaten ürettiklerimizi o bölgeye ihraç da edeceğiz ama bizim için iç talep çok önemli. Şu an Avrupa’ya merkezden 100 milyon dolarlık satışımız var. Türkiye’de de karides ve mezgit satıyoruz. Çok çalıştığı için insanlar hazır gıda almayı tercih ediyor. Özellikle mikrodalga bunu daha da kolaylaştırıyor. Türkiye’de iç talep konusunda da oldukça umutluyuz."

580 milyon TL

CP Group dünyada sadece gıda konusunda faaliyet göstermiyor. Lotus süpermarketleri ve Supermall aracılığıyla perakede de, 3 milyon kullanıcılı mobil telefon şirketiyle iletişim,, gayrimenlkul, petrokimya alanlarında da faaliyetleri bulunuyor. CP tarım ve gıda konusunda 13 ülkede 14 milyar dolar ciroya ulaşıyor. Ürünlere kattığı uzakdoğu tadıyla fark yaratmayı hedeflediklerini dile getiren Sripratak, "Bu tadın Türk damak tadına uyacağını düşünüyorum" diyor. CP’nin Türkiye’deki 2008 cirosu 580 milyon TL’ye ulaşıyor.

500 milyon yumurta

ÜRETİMİN her aşamasında son teknolojiyi kullanan CP, 2005 yılında başlayıp 2008 yılında 365 milyon adede ulaştırdığı sofralık yumurta üretimini 2009’da 500 milyon adede çıkarmayı planlıyor. CP’nin sofralık yumurta üretimi, Eskişehir, Bursa, Çorum, Adapazarı, İzmir, İzmit, Yozgat, Konya ve Karaman’da bulunan üretim çiftliklerinde yapılıyor.

mehmet.altin
27-04-2009, 10:26
AkfenHES Yatırımları ve Enerji Üretim
A.Ş'ye ait şirketlerden Beyobası Enerji Üretim A.Ş, İdeal Enerji Üretim Sanayi ve
Ticaret A.Ş ile Çamlıca Elektrik Üretim A.Ş'nin hidroelektrik santralı için 222
milyon 433 bin avroluk yatırım gerçekleştirilecek.
Türkiye'nin çeşitli illerinde 3 şirket ile gerçekleştirilecek projeler
tamamlandığında, toplamda 135 megavat kurulu güce sahip olacak ve yılda 607
milyon kilovatsaat enerji üretilecek.
Bugüne kadar Akfen özkaynaklarından 55 milyon 983 bin avro harcanmış olan
söz konusu yatırımın 166 milyon 450 bin avroluk kısmı için kredi sözleşmesi
imzalandı.
TSKB, Türkiye İş Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, NBG-Finansbank ve
Denizbank konsorsiyumu tarafından sağlanan kredinin imza töreni, Maslak'taki
Sheraton Otel'de gerçekleştirildi.
İmza töreninde konuşan Akfen Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, AkfenHES
olarak yatırımına başladıkları, toplam yatırım bedeli 409 milyon avro olan 20
adet çevre dostu yenilenebilir hidroelektrik santrallerinin birinci kısmı olan
222 milyon avroluk 11 adet santral yatırımın kredi sözleşmelerini bugün
imzalayarak inşaatlarının kısa sürede bitirilecek olmasının mutluluğunu
yaşadıklarını dile getirdi.
Akın, yatırım bedeli 187 milyon avro olan ikinci kısım HES'lerin yatırım
çalışmalarının başlamış olup çok yakın bir zamanda kredi görüşmelerinin de sona
ermiş olacağını, böylelikle AkfenHES'in 2012 yılı sonunda 409 milyon avroluk
yatırım tamamlanmış toplam 278 megavat kurulu güce sahip, yılda 1 milyar 180
milyon kilovatsaat enerji üretebilir hale geleceğini bildirdi.

AA

alkazar
29-04-2009, 11:09
Bergama'nın fıstığına Fas'tan yatırımcı geldi

İhracat geliri nedeniyle Ege ve Akdeniz bölgesinde üretimi hızla artan çam fıstığında yeni bir işleme teknolojisi geliştiren Faslı Sultan Gaz firması, Bergama'da fabrika kurma kararı aldı.

Bölgenin en büyük fıstık ihracatçısı firma olan Kahraman Tarım Ürünleri AŞ Şube Müdürü Celalettin Yıldız, yaptığı açıklamada, dünyanın en kaliteli çam fıstığının yetiştiği Bergama'da ürünün işleme teknolojisinin yetersiz olması nedeniyle ekonomik getirinin sınırlı kaldığını söyledi.

Kış aylarında toplanan çam fıstığı kozalaklarının, Temmuz ayına kadar depolarda tutulduğunu, sıcakların başlamasıyla toprağa serilerek açılmasının beklendiğini belirten Yıldız, Ağustos ayında kozalakların içinden çıkan çekirdeklerin makinelerde kırılmasıyla ürünün satışa hazır hale gelebildiğini söyledi.

Bu sürecin üretici ve ihracatçı için çok uzun olduğunu, gelirinin iyi olmasına rağmen yaklaşık 7 aylık dönemin geçirilmesi için kredi kullanmak zorunda kalındığını ifade eden Yıldız, şöyle konuştu:

“Bu durum ihracatta fiyatın kontrolü açısından da önemli sorunlara neden oluyordu. Bir süre önce İspanyol bir firma, kozalağın açılmasını beklemeden fıstığın çıkarılmasını sağlayacak bir teknoloji geliştirdi. Ancak Bergama'da tesis kurmak yerine daha ucuz fiyatla kozalak ihracatına başladı. Bu durum ülke değerlerinin ucuz fiyatla yurt dışına transferi anlamına geliyordu. Dış Ticaret Müsteşarlığı da geçen sene bu nedenle kozalak halinde ihracatı kayda bağlı hale getirmişti.”

Fas'ın Casablanca kentinde kurulu bulunan ve çeşitli sektörlerde yatırımı bulunan Sultan Gaz firmasının kozalağın tam entegre bir sistemle işlenmesini sağlayan bir teknoloji geliştirdiği bildiren Yıldız, firmanın Bergama'da kuracağı tarım şirketi aracılığıyla bir fıstık işleme tesisi kurma kararı aldığını söyledi.

Şirket sahibi Halid Mahmud Okkasa'nın Bergama'ya gelerek yatırım alanı araştırdığını, 16 bin metrekarelik bir araziyi teklif ettiklerini söyleyen Yıldız, “Yatırım için gerekli izinlerin alınması sürecine başladılar. Yaklaşık 5 milyon avroluk yatırım olması bekleniyor. Gelecek sezona yetiştirmeye çalışacağız. Fabrika üreticiden kozalak halinde ürün alıp işleyerek ihracatını gerçekleştirecek. Fabrikanın faaliyete geçmesiyle çam fıstığının getirdiği katma değerin tamamı bölgede kalacak ve ekonomik getirisi de artacak” dedi.

MAKİNELEŞMENİN GETİRDİKLERİ

Yıldız, bu yıl iklim şartlarının uygun gitmesi nedeniyle çam fıstığı üretiminin oldukça yüksek seviyede gerçekleşeceği ifade etti.

Geçen yıl kuraklık nedeniyle 350 tona gerileyen bölge üretiminin bu yıl 500 tonun üzerine çıkacağını tahmin ettiklerini dile getiren Yıldız, bu ürünün tamamının ihraç edildiğini söyledi.

Yıldız, Avrupalı alıcıların bu sezon için kilogram başına 30 dolarlık fiyatlar verdiğini ancak nihai fiyatın sonbahar döneminde belirleneceğini belirtti.

Çok değerli bir ürün olan fıstığın 20 yıl önce elle kırıldığını, bunun büyük kalite kaybına neden olması nedeniyle ekonomik getirisinin düştüğünü belirten Yıldız, çekirdek halindeki fıstığın kırılmasını sağlayan makineler sayesinde fıstığın bir sektör haline gelebildiğine işaret etti. Yıldız, geliştirilen entegre sistemle bekleme maliyetinin ortadan kalkacağını, verimliliğin de artacağını söyledi.

EN ÖNEMLİ GEÇİM KAYNAĞI

Kozak Yaylası çevresindeki 16 köyde yaklaşık 5 bin aile, bölgedeki 5 milyona yakın çam fıstığı ağacından elde edilen çam fıstığıyla geçimini sağlıyor. Türkiye'de üretiminin büyük bölümü Bergama'da yapılırken son dönemde Muğla, Denizli ve Antalya'da da üretimin artmaya başladığı belirtiliyor.
Çam fıstığı, gıda sektörünün yanında yarış atları için besin katkısı olarak da kullanılıyor. Türkiye'nin yıllık ihracatı 700 ile 800 ton arasında değişiyor.

alkazar
06-05-2009, 01:44
Kriz Turcas’a yaradı, 10 milyar dolarlık yatırımı 7 milyar dolara bitirecek

Turcas Başkanı Erdal Aksoy, Shell ile Ataş Rafinerisi’nde yeni bir proje, Socar ile İzmir’de rafineri, Alman RWE ile de rüzgar enerjisine yatırım yapacaklarını belirtti ve "6 ay önce 10 milyar dolar olan yatırım maliyetimiz 6-7 milyar dolara düştü" dedi.

GEÇEN yılı 45.2 milyon TL kárla kapatan Turcas, krizden kárlı çıkma planları yapıyor. Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, krizin yarattığı maliyet avantajından yararlanacaklarını ve yabancı ortaklıklarla büyümesini sürdüreceğini söyledi. Aksoy, kriz öncesi 10 milyar dolar olarak planladıklarını yatırım tutarının bugünkü fiyatlarla 6-7 milyar dolara gerilediğini açıkladı.

Olumsuz değil olumlu

Turcas dün yapılan genel kurulu ile 2008 faaliyetlerini ve elde edilen sonuçları ortaklarıyla paylaşırken, Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy yeni hedeflerini de açıkladı. Aksoy, ortakları Shell ile Ataş Rafinerisi’nde yapacakları yeni bir projeyi 10-15 güne kadar açıklayacaklarını, Socar ile İzmir’e rafineri kurarak Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılamak için motorin üreteceklerini, daha önce iş yaptıkları Alman E.ON’un krizde yatırımlarına ara vermesi nedeniyle yine başka bir enerji devi RWE ile rüzgar enerjisine gireceklerini anlattı. Bu arada Socar ortaklığı ile aldıkları Petkim’de daha ilk 3 ayda kárá geçtiklerini belirten Aksoy, şöyle konuştu: "Geçen yılın ilk 3 ayını, kriz o lmamasına rağmen zararla kapatan, bugün ise kár eden 8 şirketten birisi durumuna geldi. Petkim’den çok büyük beklentilerimiz var, Petkim başlı başına bir kaynak."

20-30 milyon önemli değil

"20-30 milyon lira kár etmişiz, zarar etmişiz, milyar dolarlık tasarruflarımızın yanında mühim değil" diyen Aksoy, sözlerine şöyle devam etti: "En büyük kazancımız, bu yatırımlara bütün hızımızla devam ediyoruz. Yatırımlarımızın tutarı çok çok milyar dolarlar. Geçen yıl hatta 6 ay önce bunların maliyeti 10 milyar dolarsa bugün o maliyetler 6-7 milyar dolara geriledi. Turcas bunu fırsat bildi ve piyasaların kendisine sağladığı bu yeni, uygun fiyatlarla yatırımlarını daha ucuza getirme gayreti içinde girdi. Finans krizinin 2010 yılında da süreceğini hesaba kattık. Gerçi bizim ortaklarımız bu yatırımları özkaynakları ile yapabilecek durumda. Sanırım biz bankalardan kredi istemeye en erken 2010’un ikinci yarısından sonra gideriz. O zamana kadar da hem dünyada hem Türkiye’de Turcas ve ortaklarının projeleri gibi projeler bankaların kredi vermek için peşinden koştuğu bir an olacaktır."

Kár yüzde 50 azaldı

TURCAS 2008 yılı mali döneminde 49.1 milyon lira operasyonel ve 45.2 milyon lira net kár elde etti. Kár rakamları 2007 ile karşılaştırıldığında sırasıyla yüzde 55.3 ve yüzde 58 oranlarında düştü. Kárlılık rakamlarındaki düşüşün nedenleri şöyle sıralandı: "Shell-Turcas Petrol A.Ş’de petrol fiyatlarında sert inişlerden dolayı birim marjların düşmesi, Petkim’deki çoğunluk hisseleriyle bağlantılı olarak Petkim’in zararlarından kaynaklanan 12.5 milyon lira ile sınırlı zarar ve Turcas Gaz’da petrol fiyatlarına bağlı gaz ithalat fiyatının yurt içindeki gaz satış fiyatına oranla çok yüksek kalmasıyla oluşan zarar."

Ermenistan’la yakınlaşma bize görev yükledi

ERDAL Aksoy, "Ermenistan’la yakınlaşmada size yansıyan bir sıkıntı yaşadınız mı" sorusuna şu yanıtı verdi: "Bize yansıyan sıkıntı olmadı ama bize düşen bir görev oldu. Azeri ve Türk kamuoyunu elimizde olan bilgileri hemen açıkladık. ’Gaza zam yapılacak’ haberlerine ilk tepkiyi veren ben oldum. "

Küçücük Turcas nasıl dünya oyuncusu olacak

HALEN Shell, Socar gibi enerji devleriyle ortaklıkları bulunan Turcas’ın büyüme hedeflerini anlatırken, "Küçücük Turcas, dünya çapında oyuncu nasıl olacak" sorusuna da yanıt veren Erdal Aksoy, bunu yabancı ortaklarla olacağını anlattı. Aksoy, "En iyi şirketlerle en doğru projelerde, komplekse girmeden, ortaklıklar yaparız" dedi.

alkazar
10-05-2009, 07:16
Sanko, ’rüzgar’a 100 milyon dolar yatırdı, 122 bin evi aydınlatacak


Sanko Holding’in Çatalca Elbasan’da 100 milyon dolarlık yatırım ve 20 rüzgar türbiniyle kurduğu 60 megavatlık santral, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle devreye girdi.

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu, 122 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayacak Çatalca Rüzgar Enerjisi Santralı’nın yanı sıra enerjiye yatırımlarının sürdüğünü söyledi.

SANKO Holding’in 100 milyon dolar yatırımla Çatalca’nın Elbasan Köyü’nde kurduğu rüzgar enerjisi santralı dün Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı bir törenle faaliyete geçti. Çatalca Rüzgar Enerjisi Santralı, 20 rüzgar türbini ile 60 megawat gücünde enerji üretecek. Santralde üretilecek yılda 220 milyon kilowatt/saat elektrikle, 122 bin hanenin yıllık enerji ihtiyacı karşılanacak.

Üç HES de yolda

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, "Çatalca Rüzgar Enerjisi Santralı’nın ardından, inşaatları devam eden ve önümüzdeki 18 ay içinde toplam kurulu gücü 459 megawatt olan üç hidroelektrik santralımızı da ekonomiye kazandıracağız" dedi. Konukoğlu, açılışı gerçekleştirilen ve 50 kişinin istihdam edileceği rüzgar santralının, rüzgarın durumuna göre 9-11 yıl içinde kendisini finanse etmesini beklediklerini söyledi. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırıma yönelen Sanko Holding’in Çatalca’daki santralı beş yıllık rüzgar verisi inceleme, üretim lisansı ve türbin yerleşimlerinin ardından gerçekleşti. Çatalca’da elektrik üretimine başlayan santral için dünyanın en büyük rüzgar türbini üreticilerinden Vestas ile anlaşıldı. Hizmete giren santralın proje finansmanı için Eksport Kredit Fonden İhracat Kredi Sigortası kapsamındaki Denizbank ve Dexia Bank Belgium’dan 56.5 milyon Euro tutarında kredi kullanıldı.

Rüzgar santralı sorunsuz

Konukoğlu, rüzgar santrallarının kısa vadede devreye alınabilen, hammadde sıkıntısı olmayan, sürekli ve sonsuz bir enerji kaynağı olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Günümüzde rüzgar enerjisi, fosil enerji kaynakları ve hidroelektrik enerji santrallerini tamamlayıcı bir boyut kazandı. Rüzgar enerjisi, enerji kaynaklarında dışa bağımlılığı azalttığı gibi, yeni endüstri kolları yaratarak istihdam sağlanmasını teşvik eden bir unsur haline geldi."

Santralın açılış törenine, Başbakan Erdoğan’ın yanısıra Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, EPDK Başkanı Hasan Köktaş, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, rüzgar türbini üreticisi Vestas’ın Başkanı Juan Araluce Martinez de Azagra ve Sanko Enerji CEO’su Süleyman İlden de katıldı.

Rüzgar türbini üretebiliriz

ABDÜLKADİR Konukoğlu, bir soru üzerine, rüzgar türbini de üretmek için çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Türbin üretimi konusunda da çalışıyoruz. Know how alabileceğimiz bir ortak olursa üretim yapabiliriz" diye konuştu.

5 yılda 2 milyar dolar daha yatacak

ANA hedeflerinin holdingin yatırım ağırlığını enerjiye doğru kaydırmak olacağını ifade eden Abbdülkadir Konukoğlu, şöyle konuştu: "Tüm projeler bittiği zaman 1100 megawatt’a kadar çıkacağız. 5 yıl içerisinde hedeflediğimiz toplam yatırım, hidroenerjiler hariç, 2 milyar dolar civarında. Tamamının fizibilite çalışması var. Bir de buhardan elde edilen jeotermal enerji var. Henüz kuyuların açılışlarına başladık."

140 bin ton karbon tasarrufu

RÜZGAR santralları, Kyoto Protokolü kapsamında karbondioksit emisyonunu azaltmak için teşvik ediliyor. Çatalca Santralı’nın, Yılda yaklaşık 140 bin ton karbon tasarrufu gerçekleştireceği hesaplandı.

alkazar
21-05-2009, 09:27
brezilyalı enerji şirketi petrobras , 2009-2010 döneminde türkiye'ye 300 milyon dolar daha yatırım yapacak.deİk tarafından düzenlenen türkiye-brezilya İş forumu öncesi dağıtılan basın bülteninde, şirket 2006 yılından bu yana türkiye'ye 130 milyon dolar yatırım yaptı.

alkazar
21-05-2009, 09:31
Edison SPA, Türkiye'ye 1 milyar euroluk yatırım yapacak

İtalyan enerji firması Edison SPA'nın Üst Yöneticisi (CEO) Umberto Quadrino, Türkiye'de, 2009-2014 yıllarını kapsayan projeleriyle yaklaşık 1 milyar euroluk yatırım yapacaklarını bildirdi.
Quadrino, basın toplantısında, 2009-2014 döneminde, elektrik sektöründe 3,6 milyar euro, hidrokarbon sektöründe de 3,6 milyar euro olmak üzere bu alanlardaki büyümeyi desteklemek için toplamda 7,2 milyar euroluk yatırım yapmayı planladıklarını bunun da yaklaşık 1 milyar euroluk bölümünü Türkiye'ye ayırdıklarını dile getirdi.
Quadrino, elektrik sektöründe, Türkiye, Yunanistan ve Balkan devletleriyle, hidrokarbon sektöründe ise Kuzey Afrika ile özellikle ilgilendiklerini vurgulayarak, Türkiye'nin yüzde 6,8-7,5 aralığında elektrik talep büyüme oranına sahip olduğunu belirtti.
Türkiye'nin hızlı büyüyen bir ülke olduğunu ifade eden Quadrino, şöyle konuştu:
"Şirket olarak bizim 12,1 gegavatlık kurulu elektrik üretim kapasitemiz var. Türkiye'nin ise 41 gegavat üretim kapasitesi var. Edison, Türkiye elektrik piyasasına, hem büyüklüğü, hem de büyüme açısından gösterdiği ilginç özellikler sebebiyle girme kararı almıştır. Elektrik üretimi en cazip alanı temsil etmektedir. Halen yetersiz olan kapasite, orta vadede devam eden projeler ve ruhsatlandırma aşamasındaki projeler, talebin yüzde 75'ini karşılayacak olup, önemli miktarda yatırıma ihtiyaç duyulmaktadır. Devam eden serbestleştirme ve özelleştirme süreçleri uygun bir çerçeve ve kısa vadede önemli bir pazar payı kazanmak için birçok fırsatlar sunmaktadır. Hidroelektrik, rüzgar ve kömür-linyit en cazip yatırım fırsatlarını temsil etmekte. Türkiye elektrik piyasasına girmek için Ortaklıklara da sıcak bakıyoruz. Edison yerel ortaklarla işbirliği oluşturmak konusunda istekli ve çeşitli firmalarla görüşmelerimiz sürüyor."
Quadrino, Edison'un hidrokarbon alanında Türkiye-Yunanistan-İtalya "ITGI Projesi" boru hattının tamamlanmasına kendini adadığını, bu projenin Türkiye ve Yunanistan üzerinden İtalya ve Avrupa'ya yılda yaklaşık 10 milyar metreküp Hazar ve Orta Doğu gazının naklini sağlayacağını belirterek, "ITGI Projesi Türkiye'ye, enerji politikası hedeflerini tam anlamıyla uygulama imkanı verecek, Türkiye'nin enerji güvenliğine güçlü bir katkı yapacak ve AB yolunda önde gelen transit ülkelerden biri olma hedefine daha kısa sürede ulaşmasını sağlayacaktır." diye konuştu.
Avrupa Birliği'nin ITGI Projesi'nin stratejik önemini 100 milyon avroluk katkı yaparak vurguladığını dile getiren Qudrino, AB tarafından, ITGI Projesi'nin, "Avrupa'nın Yararına Projeler"in arasına alındığını söyledi. Umberto Quadrino, ITGI projesinin programına göre gazın Azerbaycan'dan gelmesinin 2012 yılı son dönemlerini bulacağını belirterek, Türkiye'deki yatırımlarının özellikle Botaş'ın altyapısının yenilenmesi üzerine olacağını kaydetti.
Quadrino, ITGI projesinin Hazar gaz rezervlerine doğrudan erişim sağlamak için önemli bir adım olduğunun altını çizerek, Türkiye'ye bu projenin "Arz Güvenliği" sağlayacağını bildirdi. Türkiye'nin gaz talebinin yeni elektrik santrallerinin etkisiyle arttığına dikkati çeken Quadrino, 2020 yılı itibarıyla beklenen talep aralığının yılda 57 ile 66 milyar metreküp aralığında olabileceğini dile getirdi. Quadrino, 2016 yılı itibarıyla yılda yaklaşık 10 milyar metreküplük sona ermekte olan mevcut tedarik sözleşmelerinin uzatılması kaydıyla, Türkiye'nin 2020'den itibaren yaklaşık 5 ila 14 milyar metreküp ilave ithalat yapması gerektiğini vurguladı.

Gazın yüzde 15'inin Türkiye'de kalması planlanıyor
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Quadrino, "Nabucco projesi de Azerbaycan doğal gazına yöneliyor. Azerbaycan'ın doğal gazı oraya aktarması halinde, ITGI projesine doğal gaz nereden gelecektir" sorusu üzerine, şöyle konuştu:
"AB ve Türkiye'ye ihraç edilmek üzere, kısa dönemde tek mevcut gaz tedarikinin, yıllık üretiminin 17 milyar metreküp ile sınırlı olan Azeri Şah Deniz 2 gaz havzasından yapılacağını düşünüyoruz. Bunun 14 milyarı Türkiye ve Avrupa'ya ihracat için tahsis edilecek. Türkiye bu gazın büyük bir bölümüne talip. Türkiye Azerbaycan'dan 7-8 milyar metreküplük gaz almak istiyor. Nabucco'nun ise 30 milyar metreküplük gaz ihtiyacı var. Nabucco'nun ihtiyacında denizde damla olarak kalıyor. Avrupa'nın hem ITGI hem de Nabucco'ya ihtiyacı var. 2020'ye kadar Avrupa'da üretim 50 milyar metreküp düşecek. Talep ise 100 milyar metreküp artacak. Şu anda Azerbaycan'dan gelen gaz bizim için gerekli. Nabucco için biraz daha zaman gerekli. Nabucco'ya Azerbaycan'ın gaz rezervi yetersiz kalır, bu sebeple İran ve Türkmenistan doğal gazına yönelmesi gerek. Türkiye'deki transit ile ilgili sorunu çözemezsek Azerbaycan da başka kararlar alır. Ama bizim projemiz çok daha fizibil görünüyor. Bizim işimizde iki kural vardır. Gazsız boru hattı yapılmaz, hat yapılmadan da gaz çıkarılmaz."
Quadrino, "Hat kapasitesinin ortaklara ve 3. taraflara paylaşımının nasıl olacağı" sorusuna ilişkin verdiği yanıtta, Türkiye'nin transit tarifeyle alacağı ücretlerin Azerbaycan ile yapacağı anlaşma sonucunda kesinleşeceğini, şu anda ücret olarak yüzde 15 oranında gazın Türkiye'ye kalmasının planlandığını ve arz sağlanabildiği takdirde yüzde 100'ünün de 3. taraflara açık olduğunu belirtti.
Yatırımlara ne zaman başlayacaklarına ilişkin soruları ise Quadrino şöyle yanıtladı:
"Elimden gelse bugün başlarım. Ama piyasaların durumu aşikar. Farklı taraflarla anlaşma süreci içindeyiz. Tabii ki özelleştirme imkanlarının peşinden gideceğiz. Petrol fiyatları da bu dönemde çok değişken. Eskiden 150'lerde olan petrol fiyatları 40'lara, 50'lere düştü. Petrolün hak ettiği fiyat 50-80 arasında. 80 dolarlık bir ticari maliyetle üretim yapabilirsiniz. Bu fiyatlarda olması gerektiğini düşünüyorum. Kesin olan bir şey varsa 150'li fiyatlara önümüzdeki dönemde ulaşılacak gibi görünmüyor. 40'a düştüğünde de yenilenebilir enerjiye yatırım yapılabilir gibi görünmüyor."
Edison'un Türkiye ofisini 2008 yılında kuran Edison Türkiye Temsilcisi Akın Özkan ise amaçlarının, yerli operatörlerle ortaklık yoluyla termik ve hidroelektrik santrallerine yatırım yapmak olduğunu dile getirerek, "Ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler, siyasi ilişkilere paralel olarak mükemmel bir seviyeye ulaştı ve 19 milyar dolarlık ticaret hacmiyle İtalya Türkiye'nin üçüncü büyük ticaret partneri durumuna geldi" diye konuştu. İtalya'nın Türkiye Büyükelçisi Carlo Marsili ise, Enerji sektörüyle, sadece Türkiye için değil Avrupa ve bölgenin tamamı için çok önemli olması nedeniyle yakından ilgilendiklerini, bu açıdan Türkiye coğrafi konumuyla kaynakların çeşitlendirilmesinde hayati bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

alkazar
21-05-2009, 14:48
Krize rağmen 30 milyon TL'lik fabrika açılışı

Doğaner Alçı, 30 milyon TL’ye malolan alçı levha fabrikasını üretime alıyor.

Ankara Bala Tol Köyü’nde kurulan Doğaner PANLUX alçı levha fabrikası kendi enerjisini üretirken, yıllık 12 milyon metrekarelik alçı levha üretim kapasitesi ile ürünlerini gerek yurtiçi gerekse yurtdışı pazarlarına sunacak.

30 milyon TL’lik yatırımla kurulan ve 130 işçiye istihdam olanağı sağlayan Doğaner PANLUX alçı levha fabrikası, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in de katılımıyla 23 Mayıs Cumartesi günü düzenlenecek törenle açılacak.

alkazar
23-05-2009, 02:27
5 şirket ’Saf’ tuttu, 650 milyon dolarlık ’Akasya’ için yola çıktı

SİNPAŞ, Akkök, Doğu-Batı Grubu, Yıldız Holding ve Hollandalı Corio ortaklığı Saf Gayrimenkul, İstanbul Acıbadem’e 650 milyon dolarlık yatırım yapacak. Konut ve alışveriş merkezini içeren Akasya Kent Projesi’nde, sadece yol bağlantıları için 25 milyon dolar yatırım yapıldığı belirtildi.

SİNPAŞ Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO), Akkök, Doğu-Batı Grubu, Yıldız Holding ve Hollandalı gayrimenkul şirketi Corio’nun ortaklığı ile kurulan Saf Gayrimenkul, 650 milyon dolarlık yatırımla Acıbadem’de Akasya adını verdikleri konut ve alışveriş merkezi projesini hayata geçiriyor. Saf Gayrimenkul Genel Müdürü Oray Demirel, "İlk etapta yer alan 430 dairenin yarısı bir hafta içinde firmalarımızın orta ve üst düzey yöneticileri ve sadık müşterilerine yüzde 10 indirimle satıldı. Şu anda yüzde 6 indirimle satışlarımız devam ediyor. Projede yer alan 2.8 milyon dolar değerindeki 10 adet penthouse’dan (geniş terası bulunan çatı katları) 3’ünü bir hafta içinde sattık" dedi.

300 bin TL’den başlıyor

Demirel, projede fiyatları 300 bin TL ile 2.8 milyon TL arasında değişen 150 farklı tipte toplam 1583 dairenin ve 160 bin metrekarelik alışveriş merkezinin yer alacağını bildirerek, şöyle devam etti: "Proje Koru, Göl ve Kent olmak üzere 3 farklı parselden oluşuyor. Akasya Kent parselinde yer alacak 40 katlı kulede 85 bin metrekarelik kiralanabilir alan ve 300 mağaza ile Akmerkez’in 3 katı büyüklüğünde bir alışveriş merkezi inşa edilecek. Kulenin 17 bin metrekarelik ilk 3 katı ise ofislerden oluşacak. Projenin tamamı 2012 yılında tamamlanacak."

Güçler birleştirildi

İstanbul’da büyük konut ve alışveriş projelerinin finansman sıkıntısı nedeniyle durdurulduğuna dikkat çeken Demirel, şöyle konuştu: "Finansman konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Gayrimenkulde büyük projelere imza atmış Sinpaş ve Akmerkez’in yaratıcısı Akkök Grubu’nun liderliğinde güçlü bir şirket kurduk. Saf Gayrimenkul hisselerinin yüzde 28’i Akkök’e ait olurken, Sinpaş ve Yıldız Holding yüzde 50 hisseyi eşit oranda paylaşıyor. Doğu-Batı Grubu hisselerin yüzde 15’ine, Corio ise yüzde 7’sine sahip." Saf Gayrimenkul Proje Müdürü Ulvi Dikbaş da proje hakkında şunları söyledi: "Akasya, Avrupa ve Asya Yakaları’nın bağlantı noktasında, çevre yolu ve Boğaziçi Köprüsü’ne yakın bir konumda bulunuyor. Projenin çevre ve köprü bağlantılarını belediye ile ortak projelendiriyoruz. Akasya Acıbadem, 2010’da tamamlanması beklenen Marmaray Metro’suna özel bir tünelle bağlanacak. Projeden, çevresine açılan tüm yol bağlantıları için 25 milyon dolar yatırım yaptık."

Çocuklar için Kidzania var

Acıbadem Akasya, 182 bin metrekare alan üzerinde Koru, Göl ve Kent olmak üzere 3 parselden oluşacak.

70 metrekare 1+1’lerden, 350 metrekare penthouse’lara kadar 150 farklı tipte dairenin yer alacağı Akasya’da fiyatla 300 bin TL ile 2.8 milyon TL arasında değişiyor.

Her üç parselde, 40 katlı kuleler yer alıyor. Akasya Kent’te yer alan kulede 85 bin metrekare kiralanabilir alana sahip alışveriş merkezi ve 17 bin metrekare kiralanabilir alana sahip ofisler bulunacak.

3 parselin birleştiği noktada 26 bin metrekarelik yeşil alana sahip Central Park yer alacak.

Central Park’ın içinde 900 metrekarelik, kumsallı açık havuzun yer aldığı sosyal tesis yer alacak.

Alışveriş merkezi içerisinde bin kişilik tiyatro ve konferans salonu ve Kidzania adı verilen çocuk eğitim ve eğlence kulübü açılacak.

alkazar
27-05-2009, 17:44
Hızlı Balık'tan 100 milyon liralık yatırım

Türk Ekonomi Bankası ve Referans Gazetesi tarafından düzenlenen “Hızlı Balık” yarışmasında sektörünün en hızlısı olan Matlı Yem, günümüz ekonomik şartlarına rağmen 2009-2010 döneminde 100 milyon liralık yatırım yapacak.


Matlı Yem A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, firmalarının Bursa'nın Karacabey ilçesinde 1988 yılında saatte 10 ton kapasite ile üretime başladığını söyledi.

Bugüne kadar yaptıkları yatırımlarla ülke geneline yayıldıklarını ve üretim kapasitelerini artırdıklarını ifade eden Matlı, bugün itibarıyla Karacabey'de 45 bin metre karelik alanda saatte 50 ton yem ürettiklerini anlattı.

Aynı ilçede saatte 5 ton kapasiteli tam yağlı soya üretimi, saatte 40 ton kapasiteli mısır üretimi yaptıklarını dile getiren Matlı, şöyle konuştu:

“3 yıl önce ilçede Matlı Hayvansal Üretim Eğitim ve Araştırma Merkezini hizmete soktuk. 260 adet kapasiteli büyükbaş damızlık süt sığır üretim tesisimiz sektöre önemli katkı sağlıyor. Konya'da da saatte 40 ton üretim kapasiteli yem üretim tesisimiz faaliyet gösteriyor. Çanakkale Biga'da da saatte 5 ton çeltik kırma tesisimiz üretim yapıyor.”

Matlı, Karacabey ve Konya'daki fabrikalarında 2007 cirolarını bir önceki yıla oranla yüzde 136 oranında artırarak 175,6 milyon dolara ulaştırdıklarına değinerek, şunları kaydetti:

“Yem sektörünün 20 yıllık kuruluşu olarak Anadolu'daki 250 şirket içinden cirosunu en çok artıran firma unvanını kazandık. 2008 yılı toplam ciromuz ise 211,7 milyon TL'ye çıktı. Referans Gazetesi ve Türk Ekonomi Bankası'nın işbirliği ile bu yıl üçüncüsü düzenlenen 'Büyük balık küçük balığı değil, hızlı balık yavaş balığı yutar...' felsefesinden yola çıkan ve bu yıl 252 firmanın başvurduğu 'Hızlı Balık' yarışmasında, sektörünün en hızlı balığı olduk.”

Türkiye'nin tarıma dayalı sanayide büyük ölçekli tesislere ihtiyaç duyduğunu belirten Matlı, “Yapımı tamamlanan Turgutlu'daki saatte 100 ton (günde 2 bin ton) kapasiteli yem tesisimiz Avrupa'nın en büyük yem fabrikası olacak. Bu tesis 18 milyon TL'ye mal oldu. Ülkenin ihtiyacı olan ölçekli yatırımlarımız sürecek” dedi.
Matlı, Karacabey'de yumurta çiftliği, Çorlu, Samsun ve Gaziantep'te yem tesisleri kuracaklarını ifade ederek, “Çorlu'daki tesisimiz günde bin ton yem üretecek. 2009-2010 yılı yatırım planımızda bunlar var. Krize rağmen biz planlarımızdan, büyümemizden vazgeçmedik. Bu dönem içindeki yatırımlarımız 100 milyon TL'yi bulacak. Ülkenin ekonomik anlamda güçlenmesi yatırımlardan, büyümeden geçiyor” diye konuştu.

Önümüzdeki yıllarda da sektörün hızlı balığı olmayı istediklerini dile getiren Matlı, öncelikli hedeflerinin yurt dışına açılmak olduğunu, bazı ülkelerle görüşmelerinin sürdüğünü, bu yıl ihracata başlayabileceklerini kaydetti.

alkazar
27-05-2009, 17:45
Ülker dondurmaya 5 yılda 200 milyon dolar yatıracak


Pazara girdiği 2003’ten beri 150 milyon dolar yatırım yapan Ülker Golf, dondurma sektöründeki büyümeyle yeni yatırımlara hazırlanıyor.


Evde dondurma tüketiminin geçen 2 yılda yüzde 38’den yüzde 48’e çıkmasını ve kış mevsiminde de dondurma tüketiminin artmasını dikkate alan Ülker’in dondurma sektöründeki markası Ülker Golf ağırlıklı olarak evde tüketilen süper premium kategorisine ’Venexia’ markası ile giriş yaptı. Pazara girdikleri 2003’ten bugüne kadar sektöre 150 milyon dolara yakın yatırım yaptıklarını belirten Ülker Golf Genel Müdürü Nusret Kayhan Apaydın, "Dünyada yılda 15 milyar litre dondurma tüketiliyor. Hedefimiz 5 yıl içinde 200 milyon dolarlık yeni bir yatırımla Türk dondurma sektörünün lider markası olmak" dedi. Ülker Golf’ün 2008 yılında 210 milyon TL düzeyinde bir ciro gerçekleştirdiğini, ihracatın toplam ciro içinde yüzde 5’lik bir paya sahip olduğunu belirten Apaydın, "2009 için de hedefimiz yüzde 20 civarında büyümek" dedi.

liono
27-05-2009, 21:18
Eyvallah alkazar dostum emeğin için...

alkazar
28-05-2009, 13:32
Bolu Dağı'na 75 milyon dolarlık tesis

BOLU Dağı Tüneli’nin açılmasının ardından bir araya gelen Bolu Dağı esnafının kurduğu şirketin, tünelin yanına yaptıracağı tesislerin projesi hazırlandı.


2 yılda tamamlanacak 75 milyon dolara mal olacak ‘Highway Outlet’in içerisinde 110 işyeri, 2 bin araçlık otopark, otel, hayvanat bahçesi, buz pateni pistinin de yer alacağı eğlence merkezi bulunacak. Yeni tesis 2 bin 800 kişiye iş imkanı sağlayacak.

Bolu Dağı Tüneli’nin hizmete açılmasının ardından, D-100 Karayolu güzergahı üzerindeki et mangal ve dinlenme tesislerinin sahiplerinin bir araya gelerek kurduğu 56 ortaklı Bolu Dağı A.Ş., Karayolları Genel Müdürlüğü’nün açtığı ihaleyi kazanarak, tünelin çıkışında bulunan 620 bin metrekarelik alana kurulacak tesislerin projesini hazırladı. Yurt içi ve yurt dışında yapılan incelemelerinin ardından dev alışveriş merkezleri ve plazaların yapımına imza atan bir mimarlık şirketine, Türkiye’de örneği olmayan bir proje hazırlattırıldı. Tünel çıkışındaki Elmalık Mevkii’ne yapılacak 75 milyon dolara mal olacak ‘Highway Outlet’ adlı projede her ayrıntı düşünüldü. 90 bin metrekare kapalı alana sahip olacak dev tesisin içerisinde 7 yapay göl de olacak. Yedigöller’de bulunan göllerin adının verileceği yapay göllerin üzerine yapılacak adacıklar üzerine de oturma alanları konulacak. 110 işyerinin bulunacağı projede 2 büyük et lokantası, hayvanat bahçesi, dev akvaryum, alışveriş merkezleri, içerisinde buz pateni pistinin de yer alacağı eğlence merkezleri, 1 radyo istasyonu, 2 apart otel, 2 bin araçlık otopark yer alacak. Tesise giriş yapacak otomobiller ile otobüslerin de park alanları ayrı olacak. Kamyon ve TIR sürücüleri için dinlenme tesisi, konaklama alanları ve antrepolar yer alacak. Yolun iki tarafında bulunacak tesisler birbirlerine de köprülü üst kavşak ile bağlanacak. 2 yıl içinde tamamlanması planlanan tesislerde 2 bin 800 kişi istihdam edilecek.



Bolu Dağı geçişinin Avrupa ile Asya arasındaki araç akışını sağlayan en işlek otoyol olduğunu belirten Bolu Dağı A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Daylan, “Dev tesis, Türkiye’nin en büyük otoyolu olan Anadolu Otoyolu’nun tam ortasında ve Bolu Dağı Tüneli’nin hemen yanındaki en elverişli noktada yer alacak. Günde 30 binin üzerinde aracın geçiş yaptığı bir güzergah. Cazip bir alan olması nedeniyle de aylarca süren çalışmanın ardından, mimarlık şirketine projeyi hazırlattık. Arazinin bize tahsis edilmesinin ardından da Karayolları Genel Müdürlüğü’ne projeleri gönderdik” dedi.

Karayolları Genel Müdürlüğü’nden iki hafta içerisinde gelecek onayın ardından ilk kazmayı vuracaklarını belirten Daylan, “Yaz sezonunda önce alt yapı inşaatını hızla tamamlamaya çalışacağız. Hedefimiz bu yıl içerisinde TIR ve kamyonların konaklayacağı alanı tamamlamak. Önümüzdeki inşaat sezonunda da projenin geri kalanını bitirmeyi hedefliyoruz. 2 yıl içerisinde projeyi tamamlayıp Türkiye’de eşi benzeri olmayan tesisi faaliyete açacağız” diye konuştu.

alkazar
29-05-2009, 13:11
Kardeş şehir, Bodrum'a lüks AVM projesi getirdi

Alman LIP grubunun sahibi Inholte, Bodrum tatiil sonrasında 100 milyon $'lık lüks AVM yatırımı yaptı
Büyükşehirlerdeki alışveriş merkezi enflasyonunun ardından yabancı yatırımcılar gözlerini turistik merkezlere dikti. Alman LIP (Ludger Inholte Projekentwicklung) şirketi ile Bodrumlu işadamlarından oluşan Atos Capital, Bodrum'da A sınıfı alışveriş merkezi yatırımını hayata geçiriyor. 2011 yılından tammalanması planlanan proje 100 milyon dolara mal olacak.

BODRUM'U BEĞENDİ
Bodrum'un merkezinde açılacak olan Halikarnas Galeri adı verilen yatırım Louis Vuitton gibi lüks markaları Bodrum'a getirecek. Almanya'da alışveriş merkezi projeleri inşa eden grubun Bodrum'da yatırım kararı alması ise Inholte'nin Bodrum'da tatili sırasında gerçekleşti. LIP Yönetim Kurulu Başkanı Inholte'nin Büyükçekmece belediyesi ile Almanya'da yaşadığı FC Shalke 04 futbol takımının da şehri olan Gelsenkirchen'in kardeş şehir olmasından sonra Türkiye'yi tanıdı. Bodrum'daki tatili sırasında da ilk yatırımın kararını verdiğini söyledi. Toplam 78 bin metrekarelik kapalı alana sahip olacak AVM Bodrum'un ilk lüks alışveriş merkezi projesi olacak. Projenin kiralaması Tulipian tarafından yapılacak.

alkazar
29-05-2009, 13:25
Rusların otel yatırımı 2.5 milyar dolara ulasti

Rus turist Antalya’yı tercih edince, Rus yatırımcı da bölgede otel toplamaya başladı. Mardan Oteli dahil, Rusların otel yatırımları 2.5 milyar dolara dayandı. Prohorov’un oteline de izin çıktı
Ruslar Ege ve Akdeniz’de otel topluyor. Geçtiğimiz günlerde Hollywood starlarının katılımıyla açılışı yapılan Mardan Palace, Rus işadamlarının turizmdeki tek yatırımı değil. Rus işadamları daha önce de otel yatırımı yaptı. İzni alınmış yeni yatırımlar geliyor. ‘En zengin Rus’ Prohorov’un oteline de izin çıktı. Mardan’la birlikte Rusların Türkiye’deki otel yatırımları 2.5 milyar dolara gidiyor.
Telman İsmailov, Mardan’a bazı ifadelere göre 1.5 milyar dolarlık yatırım yaptı. Turizm Yatırımcıları Derneği’nin verilerine göre Rus şirket Mirax, Sungate Port Royal otelini 450 milyon dolara aldı.
Rus şirket KAF Hotel International, Crown Plaza Antalya’yı aldı. Rus Intourist ise Antalya’da beş yıldızlı Justiniano Side Oteli kiraladı. Dünyanın en zenginleri arasında yer alan ve 14.1 milyar dolarlık servetiyle geçen yıl Rusya milyarderler listesinin zirvesine oturan Mihail Prohorov’un İzmir Çeşme’de 7 yıldızlı otel yapacağı duyuruldu.
Turizm çevrelerinde Rusların otel yatırımları konuşuluyor. Birçok otele satın alma teklifiyle Rus yatırımcıların geldiğini söyleyen bir yetkili, “İyi fiyat teklif ediyorlar. Özellikle Antalya bölgesi, Rus yatırımcıların gözdesi oldu” dedi. Son iki yıl içerisinde Rusya’dan Türkiye’ye yapılan turizm yatırımlarının 2 milyar doları geçtiği belirtiliyor. Bazı hesaplamalara göre rakam 2.5 milyar dolara dayanıyor. Yeni yatırımlar da yolda. Bu gidişle rakamın hızla artması bekleniyor.

Rus turist Antalya’yı seviyor
Rusya, Türkiye’nin turizmde ikinci büyük pazarı. 2008 yılında Rusya’dan 2.8 milyon kişi Türkiye’ye geldi. Antalya’yı çok seven Rusların gayrimenkul almak için de yasal düzenlemeleri beklediği belirtiliyor.
Rus turistlerin Türkiye aşkı, Rus yatırımcıların gözünden kaçmadı. Antalya çevresinde otel toplayarak, özellikle kendi yurttaşlarının turizm harcamalarından pay almak istiyorlar.
Rusya’dan turist akını son yıllarda sürekli artıyor. Türkiye’ye tatil yapmak için 2005 yılında 1.5 milyon Rus gelmişti. 2007’de rakam 2.3 milyona ulaştı. 2008’de 2.8 milyona çıktı. Türkiye’ye Almanlardan sonra en fazla Rus turistler geliyor.

Neden Türkiye’ye yatırım yapıyorlar?
- Türkiye- Rusya arasında direkt uçuş yapan charter ve tarifeli uçak seferleri arttı. Sadece 2.5 saatte Türkiye’ye ulaşabiliyorlar.
- Türkiye şu anda fiyat - kalite dengesi açısından en iyi noktada. Avrupa’da Türkiye’dekilere benzer otel almak için çok daha fazla yatırımı gözden çıkarmak gerek.
- Rusların Türkiye’ye girmesi için vize almalarına gerek yok. Havalimanında 10 dolar para ödemeleri yeterli.
- Rusya’da faaliyet gösteren birçok tur operatörü (OTI, TEZ, Coral) başarılı bir şekilde yıllardır Rusya’dan Türkiye’ye turist getiriyor. Bu şirketler Rusya’da Türkiye’nin tanınırlığını artırdı.

Kimler, nereyi aldı?
- Rus inşaat firması Mirax, Antalya Kemer’de 2 bin 500 yataklı Sungate Port Royal’i satın aldı.
- Moskova merkezli KAF Hotel International, 390 yataklı Antalya Konyaaltı’nda bulunan Crown Plaza Antalya’yı aldı. Kaç liraya aldığı açıklanmadı.
- Telman İsmailov’a ait AST Group, bin yataklı Mardan Otel’e 1.5 milyar dolar yatırım yaptı.
- İstanbul’da bombalı saldırıya uğrayan eski HSBC merkez binasını Rus-Azeri ortaklığı aldı. Bina şehir oteline dönüştürülecek.
- Rus Intourist, Antalya’da bulunan beş yıldızlı Justiniano Side Otel’i kiraladı.
- Krizle birlikte en zengin Rus unvanını ele geçiren Rus işadamı Prohorov, İzmir Çeşme’de, Altınkum Mevkii’nde Tur Site denilen bölgede 184 dönüm arazi aldı. Burada 7 yıldızlı otel kurmak için izin başvurusu yaptı. Planları ilgili kurullardan geçti. Prohorov’un burada 140 villa yapacağı belirtiliyor. Otelin inşaatı, inşaat yasağının bitmesiyle eylül sonunda başlayacak.

alkazar
11-06-2009, 07:09
Topraktan 20 milyar dolar çıkacak
Suudi tarım şirketi Planet Food World, Türkiye'de 20 milyar dolar yatırımla 5 yılda 20 bin modüler organik çiftlik kuracak. Şirket 200 bin tarım işçisi yetiştirecek.

İstanbul'da yapılan Türk-Suud İş Konseyi 9. ortak toplantısından Türkiye'ye yeni bir yatırım müjdesi çıktı.

Suudi tarım şirketi Planet Food World'ün Başkanı Fahad Hamad el-Nafi "Planet Food World olarak Türkiye'de 20 milyar dolar yatırımla 5 yılda 20 bin modüler organik çiftlik kuracağız. Tarım, balıkçılık, tavukçuluk ve hayvancılık olmak üzere 4 ayrı konuda ihtisaslaşmış tesisler olacak. Her bir çiftlik birer hektar üzerine kurulacak" dedi.

Arazileri satın almadıklarını belirten el-Nafi, "Sadece çiftlikleri işleteceğiz; arazi sahiplerini eğiteceğiz. Dikmeleri gereken ürünü söyleyeceğiz ve çıkan ürünü şirketimiz aracılığıyla dünya pazarlarına ulaştıracağız" diye konuştu.

Planet Food World, yatırımı kapsamında 5 yılda 200 bin tarım işçisi yetiştirecek.

El-Nafi, 5 çiftlik için Tekirdağ Üniversitesi'nin kendilerine yer tahsis ettiğini belirterek, "Diğer üniversitelerle de görüşüyoruz. Ortadoğu Teknik Üniversitesi'yle çalışmalarımız sürüyor" dedi.

SURİYE SINIRINDAKİ MAYINLI ARAZİLERLE İLGİLİYİZ
Türkiye'nin Ortadoğu'nun gıda deposu olduğuna dikkat çeken el-Nafi şunları söyledi: "Çok verimli araziler var. Mayınlı arazilerle ilgili tasarının geçtiğini duyduk. Suriye sınırıyla ilgiliyiz. Orada mayınların temizlenmesi durumunda hayvancılığa uygun olur, biz de ilgilenebiliriz."

Planet Food World ayrıca Türkiye iştirakiyle Etiyopya'da hayvancılık yatırımı yapıyor.

alkazar
11-06-2009, 08:35
Hayat Kimya, Kocaeli ve İran’da fabrika kuruyor

Temizlik kağıdı üreticisi Hayat Kimya, toplam 250 milyon dolar yatırımla İran ve Kocaeli’nde iki yeni fabrika kurma kararı aldı. Hayat Kimya Yönetim Kurulu Üyesi Orhan İdil, "Krizde tüketicilerin ucuz ve kaliteli ürünleri tercih etmesi nedeniyle satış ve ciro açısından büyüme yaşadık ve yatırımları öne çekme kararı aldık" dedi.

YILDA 65 bin ton temizlik kağıdı üreten Hayat Kimya, 2011 yılına kadar yapacağı toplam 250 milyon dolar yatırımla Kocaeli ve İran’da iki yeni fabrika kuracak. Hayat Kimya Yönetim Kurulu Üyesi Orhan İdil, "Tüketiciler ekonomik krizin etkisi ile hızlı tüketim mallarında ucuz ve kaliteli ürünlere yönelince, satış ve ciro açısından büyüme yaşadık. Hatta yatırım planlarımızı öne çektik" dedi. İdil, yeni kurulacak fabrikalarla bugüne kadar temizlik kağıdı için yaptıkları toplam yatırım miktarının 300 milyon dolara ulaşmış olacağını söyledi.

Üretimde bire yerleşecek

Yapacakları yeni yatırımlarla üretim kapasitelerinin 3’e katlayacaklarını söyleyen İdil, böylece Türkiye, Balkanlar ve Ortadoğu’nun en büyük üreticisi olacaklarını kaydetti. Kocaeli’ndeki mevcut fabrikasında yıllık 65 bin ton temizlik kağıdı üretim kapasine sahip olduklarını belirten İdil, şöyle konuştu: "Yatırımın 100 milyon dolarını Kocaeli’nde kuracağımız ikinci temizlik kağıdı fabrikası için ayırdık. Bu fabrika ile Türkiye’de yaptığımız temizlik kağıdı üretim kapasitemiz 130 bin tona çıkacak. Böylece Türkiye’de toplam 330 bin ton olan temizlik kağıdı üretiminde birinci sıraya yerleşeceğiz."

İran ithalatı durduracak

İdil, İran’da yapacakları 150 milyon dolarlık yatırımın 100 milyon dolarını temizlik kağıdı üretim tesisine, 50 milyon dolarını ise Molfix fabrikasına harcayacaklarını söyledi. İdil, sözlerini şöyle sürdürdü: "İran’da yıllık temizlik kağıdı tüketimi 800 gram kişi başı tüketim ile 65 bin ton civarında. Ülkedeki üretim ise sadece 35 bin ton. Yani bunun 30 bin tunu ithalatla sağlanıyor. Kuracağımız 65 bin tonluk üretim kapasitesine sahip fabrika ile bu ithalatı kendimize çekeceğiz. İran’da enerji ve doğalgaz kaynakları fazla olduğu için de bu bize enerji maliyetlerinde avantaj yaratacak."

İdil, Kocaeli’ndeki yeni üretim tesisinin 2010 yılının üçüncü çeyreğinde faaliyete geçeceğini söyledi.

Pazar 5 kat büyüme potansiyeli taşıyor

HAYAT Kimya Temizlik Kağıtları Pazarlama Müdürü Aysel Aydın ise, Hayat Kimya’nın 2006 yılında Papia, Familia ve Teno markaları ile girdiği temizlik kağıdı sektöründe kısa sürede yüzde 24 pazar payına ulaştığını söyledi. Türkiye’de kişi başı temizlik kağıdı tüketiminin 2.5 kg civarında olduğunu belirten Aydın, "Avrupa’nın bu oran 12 kilogram. Tüketimi Avrupa düzeyine çıkarırsak pazar 852 bin tona ulaşır. Yani 5 kat büyüme potansiyeli var" dedi.

4 haneden 3’ünde tuvalet káğıdı yok

TEMİZLİK kağıdı tüketiminin yüzde 48’inin tuvalet kağıdı, yüzde 23’ünün havlu, yüzde 25’inin peçete olduğunu belirten Hayat Kimya Temizlik Kağıtları Pazarlama Müdürü Aysel Aydın, "Türkiye’de 4 haneden 3’ünde tuvalet kağıdı yok. Toplam hanelerin yalnızca yüzde 25-30’u tuvalet kağıdı tüketiyor. Bu da yıllık 12 ruloya denk geliyor. Bu nedenle, Türkiye’de temizlik kağıdı pazarının büyüme potansiyeli yüksek" dedi.

alkazar
14-06-2009, 04:23
Hema, enerjiye 3.5 milyar Euro yatıracak

Türkiye'nin bugüne kadar deniz altında petrol ve doğalgaz arama tarihinin en büyük yatırımı ve en kapsamlı araması, 25 Haziran’da İstanbul Çatalca açıklarında başlayacak. Hattat Holding’e bağlı Hema Enerji, Romanya’nın Köstence kentinde inşa edilen GSP şirketinin Satürn 1 isimli sondaj platformu ile Çatalca açıklarında yeni ve kapsamlı bir sondaj çalışması başlatacak.


25 milyon dolara mal olacak kuyuda, beklenen gaz rezervlerine rastlanırsa bu gazı çıkarmak içinde 380 milyon dolar ek yatırım yapılacak. Hema, bugüne kadar Zonguldak yakınlarında 12 metan gazı kuyusu açtı. Bu sayıyı 200’e kadar çıkarak çalışmalar sürecek. Hema, 3.1 milyar Euro’su Amasra ile Zonguldak’taki metan gazı, santral yatırımları ve kömür ocakları olmak üzere enerjiye doğalgaz aramaları ile birlikte 5 yılda toplam 3.5 milyar Euro yatıracak.

3 yabancı ortak

Köstence’deki sondaj ile birlikte en az 50 milyar metreküp gaz rezervine ulaşmayı hedefleyen Hema’nın, yüzde 33 ile en büyük ortak olduğu konsorsiyuma yüzde 25 ABD’li Toroedor, yüzde 21 Kanadalı Sherritt ve yine aynı oranla Güney Koreli Seul City Gas’ı ortak olarak aldı. Terkos gölü Durusu mevkiinde "Durusu" adıyla açılacak kuyu ile 2 bin 500 metreye kadar inilerek petrol ve doğalgaz aranacak.

Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat, 50 milyar metreküp olarak tahmin edilen gaz rezervinin 100 milyar metreküpe de çıkabileceğini söyledi.

alkazar
16-06-2009, 08:17
metaş'ı 2006'da satın alarak 200 milyon lira yatırımdan yaptıktan sonra tekrar üretime geçiren cer
çelik, özel vasıflı çelik üretmek için yeni bir yatırıma başlıyor.
dünya gazetesine açıklama yapan cer çelik endüstrisi a.ş. İcra kurulu başkanı zeki tanyeri, 77 milyon dolara mal olacak ve 350
kişiye istihdam sağlayacak yatırımla türkiye'nin yıllık 1.6 milyar doları bulan özel vasıflı çelik ithalatını azaltmayı hedeflediklerini söyledi.
haberde cer çelik'in üretim kapasitesinin yılda 850,000 tona ulaştığı bilgisi de yer aldı.

alkazar
16-06-2009, 13:28
İzmir demir çelik bağlı ortaklığı İzdemir enerji'nin yaklaşık 350 milyon dolar
tutarında ve 350 megawatt kurulu güçteki enerji santrali yatırımına gerekli izinlerin alınmasıyla başlayacağını açıkladı.
şirketten kamuyu aydınlatma platformu'na (kap) yapılan açıklamada, santralde üretilecek enerjinin aliağa bölgesi ve İzmir demir
çelik'in enerji ihtiyacının karşılanmasında kullanılacağı ifade edildi.
söz konusu yatırımla ilgili çed çalışmaları ve nihai çevresel etki değerlendirme (çed) dosyasının tamamlanarak haziran 2008'de
çevre ve orman bakanlığı çed ve planlama genel müdürlüğü onayına sunulduğu belirtilen açıklamada, enerji piyasası düzenleme
kurumu (epdk) tarafından şubat 2009'da 90 günlük süre içinde sermaye artışı, teminat mektubu verilmesi ve lisans bedeli ödenmesi
koşuluyla üretim lisansı verilmesinin uygun bulunduğu, koşulların süresi içinde yerine getirildiği ve belgelerin izin sürecinin
tamamlanması için 25 mayıs'ta epdk'ya sunulduğu belirtildi.

alkazar
02-07-2009, 07:12
Ataşehir’e 600 milyon liralık Towerland başlattı erken satışa geçti


Ağaoğlu, Ataşehir’de 600 milyon TL’lik yatırım yapılacak 4 bin konutluk yeni projeye start verdi. My Towerland adlı projede 420 konutun yer aldığı iki kuleden oluşan Sky Towers etabındaki 126 daire inşaat başlamadan satıldı.

GEÇTİĞİMİZ günlerde yaklaşık 10 bin kişinin katıldığı Tarkan konseri ile Ataşehir’deki ikinci projesinin tanıtımını gerçekleştiren Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu, projeye gelen yoğun ilgi üzerine satışları erken başlattı. Daha satışlar başlamadan ilk etaptaki 126 konutu sattıklarını belirten Ağaoğlu’nun, “600 milyon TL yatırımla tamamlanacak 4 bin konutluk My Towerland projesinin ilk etabında, Sky Towers’daki 420 konutun satışlarını 15 günde tamamlamayı planlıyoruz” dedi.

My Towerland’i 22’inci yüzyıl projesi olarak tanımlayan Ali Ağaoğlu, “Projeyi ileri teknoloji inşaat teknikleri ile geliştiriyoruz. Dairelerin metrekare fiyatları 3 bin 500 TL ile 4 bin TL arasında değişiyor. Bu rakamlar yüksek gibi görünse de projenin konumu ve kullanılan ileri teknoloji düşünüldüğünde, benzerlerine göre oldukça avantajlı. Diğer projelerimizde de uyguladığımız ‘yüzde 1 peşinle ev sahibi olma’ modelini bu projede de uyguluyoruz. Proje, yüksek gelir grubuna hitap ediyor ama fiyatlara, geliştirdiğimiz ödeme sistemiyle orta gelir grubu da erişebilecek” diye konuştu.

İki kuleden oluşuyor

Ağaoğlu, projenin konumlandığı toplam 285 bin metrekarelik arazinin bir bölümünü Emlak GYO’dan hasılat paylaşım modeliyle aldıklarını aktararak, “1000 konutun yer alacağı arazinin yüzde 47’si Emlak GYO ile paylaşılacak. İlk aşamada satışa çıkardığımız Sky Towers’ın inşaat maliyetini 70 milyon TL olarak hesapladık. Bu etapta biri 41 katlı 160 metre, diğeri ise 31 katlı 130 metre yüksekliğinde olmak üzere iki yüksek bina bulunuyor. İnşaata başladık, 30 ay sonra tamamlarız” diye konuştu.

Yüzde 1 peşinat ödeyerek nasıl ev sahibi olunuyor

KAMPANYADA daire bedelinin yüzde 1’i peşin olarak ödendikten sonra, kalan peşinat tutarı için Aralık 2009’da yüzde 12’lik ve Haziran 2011’de yüzde 12’lik ödeme yapılabiliyor. En fazla yüzde 75’lik tutar için banka kredisi kullanılabiliyor. Banka kredisinde ise faiz oranları vadeye göre değişerek, yüzde 0.81, yüzde 0.99 ve yüzde 1.15 oranlarında uygulanıyor.

Kampanya sayesinde mortgage kredilerine talep arttı

GELİŞTİRDİKLERİ ödeme planıyla, konut sahibi olmak isteyenleri birikimlerine dokunmadan ev sahibi yaptıklarını dile getiren grup şirketlerinden Akdeniz İnşaat’ın Genel Müdürü Hasan Rahvalı şunları söyledi: “Ekonomik kriz koşullarını gözeterek hazırladığımız yüzde 1 peşinat kampanyası 2009 yılının Şubat ayından itibaren hem inşaat sektöründe hem de bankaların mortgage kredilerinde talep artışı yarattı. BDDK’nın her ay açıkladığı konut kredileri rakamlarını incelediğimizde 2008 yılında Ekim ayına kadar ayda ortalama 1.5 milyar TL’lik konut kredisi kullanıldığını görüyoruz. Ancak bu yılın son üç ayında 500 milyon TL’ye kadar düştü. Ancak 2009 yılının Ocak ayında yüzde 1 peşinat kampanyası sayesinde 1 Milyar TL’ye çıktı.”

Seyrantepe defterini kapattık

AĞAOĞLU’nun Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Seyrantepe’deki Ali Sami Yen Spor Kompleksi projesine ortak olup olmayacaklarına yönelik ise “Bu projenin yarım kalmasını istemeyiz. Ancak proje bizim cazibesini kaybetti. Seyrantepe ile ilgili tüm ilgi alakamız kesildi. Bu defteri kapattık” şeklinde konuştu.

Hangi tip daire ne kadara satılıyor

63 metrekare büyüklükteki 1+1 daire fiyatları 250 bin TL’nde başlıyor.
2+1 dairelerde ise en düşük fiyat 377 bin TL olurken, 498 bin TL’ye kadar çıkabiliyor..
136 metrekarelik 3+1 daireler 475 bin TL’den satışa çıkıyor.
4+1 tipte penthouse dairelerin fiyatları ise 1 milyon 82 bin TL başlayıp 1 milyon 752 bin TL’ye kadar çıkıyor.

mehmet.altin
21-07-2009, 08:46
21/07/2009 09:22 KANADALI MAGNA, TÜRKİYE'DE YATIRIM ARAYIŞINDAN VAZGEÇTİ, PSA VE VOESTALPİNE YER BAKIYOR-HABERTÜRK

Türkiye'ye doğrudan yatırım çekmek için kurulan Yatırım Promosyon Ajansı'nın portföyünde bulunan yabacı devlerden iki iyi bir de kötü haber geldi.
HaberTürk Gazetesi'nin haberine göre, Dünya otomotiv sektörünün en büyük malzeme tedarikçisi Kanadalı Magna, Türkiye'de yatırım arayışından vazgeçti. Avusturyalı yüksek kaliteli çelik üreticisi Voestalpine, Türkiye'de yatırım yapmak için görüşmelerine devam ediyor,Filyos'u istiyor. PSA Peugeot Citroen de yatırımla ilgili ekiplerini göndermeye devam ediyor. PSA'dan en son 10 gün önce bir heyet gelerek, Yatırım Promosyon Ajansı ile görüştü. Gazetenin edindiği bilgiye göre Magna, kriz öncesinde Türkiye'de yatırım yeri ve yatırım imkânları araştırmasını yoğun biçimde sürdürüyordu. Cirosu 23.7 milyar dolar olan otomotiv devi, Yatırım Promosyon Ajansı'nın kapısını sıkça çalıyordu. Magna, krizle birlikte Türkiye ile teması kesti. Yetkililer Magna'dan bu dönemde Türkiye'ye yönelik bir hamle beklemediklerini kaydetti. Voestalpine, Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz yıl Türkiye'ye yatırım yapmak istediği ancak ismini vermediği iki demir-çelik üreticisi arasında yer alıyor. Erdoğan'ın açıklamalarının ardından şirketin yatırım için Ukrayna'yı seçtiği haberleri yayımlamıştı. Ancak Yatırım Promosyon Ajansı'nın Voestalpine ile görüşmelere devam ettiği belirtildi. Şirketin "kriz nedeniyle yatırım kararını ağırdan aldığı", bununla birlikte Türkiye ile ilişkiyi kesmediği ifade edildi. Yüksek kaliteli çelik levhalar, teller ve tüp satışında Avrupa lideri Voestalpine'nin Zonguldak Filyos'u yatırım yeri olarak seçtiği ve bu bölge konusunda ısrarcı olduğu kaydedildi. PSA'nın ise Manisa'da yatırım yeri aradığı biliniyordu. Şirketten ise bir açıklama yapılmıyordu. Ajans ise PSA ile en son 10 gün önce bir görüşme yaptı. PSA'nın başlıca çekincesinin merkezi Fransa'daki sendikalardan göreceği tepki olduğu yorumu yapıldı.

Foreks Haber Merkezi

alkazar
01-09-2009, 14:42
limak holding, siirt botan çayı üzerindeki alkumru barajı ve
hidroelektrik santrali (hes) projesi için İş bankası ve yapı kredi bankası'ndan
350 milyon dolarlık kredi temin etti.
konuyla ilgili düzenlenen basın toplantısında, kredinin kasım 2008'de onaylandığı ve 19 aralık
2008'den itibaren kullandırılmaya başladığı, ancak duyurusunun yapılması için krizin etkilerinin
biraz geçmesinin beklendiği ifade edildi.
limak holding yönetim kurulu başkanı nihat özdemir, söz konusu kredinin 4 yılı geri
ödemesiz 12 yıl vadeyle alındığını ve her iki bankanın 175'er milyon dolar olmak üzere projeye
eşit oranda finansman sağlayacağını söyledi.
özdemir, kredi şartlarına ilişkin detay vermezken, "ancak şunu söyleyebilirim ki krediyi çok iyi
şartlarda temin ettik. bugün alsak daha iyi şartlarda alamazdık" dedi.
anlaşma dahilinde aralık ayından bugüne kadar, İş bankası ve yapı kredi'nin eşit oranda,
toplamda ise 205 milyon dolara yakın finansman sağladığı belirtildi.
projenin toplam büyüklüğünün 466 milyon dolar olduğunu ve yüzde 25'ini kendi özkaynaklarıyla
karşıladıklarını belirten özdemir, "tesisin tamamlanmasıyla yılda yaklaşık 1 milyar kilowattsaatlik
elektrik üretimi gerçekleştirilecek. İlk enerji üretimini 2010 yılının aralık ayında yapacağız. tüm
yatırımı ise 2011 mayıs'ta tamamlayacağız" diye konuştu.
İnşaat döneminde 2,000 kişiye doğrudan, 10,000 kişiye de dolaylı istihdam sağladıklarını
belirten özdemir, inşaat süresince temin edilen mal ve hizmetlerle üç yılda siirt ve bölge
ekonomisine yaklaşık 50 milyon dolarlık bir değer sağlayacaklarını ifade etti.
siirt'in yıllık 300 milyon kilowattsaat tüketimi olduğuna işaret eden özdemir, geri kalan yaklaşık
700 milyon kilowattsaatlik elektrikten ise diğer şehirlerin faydalanacağını söyledi.
enerji alanında hedeflerinin türkiye'nin en büyük üç enerji grubundan biri haline gelmek
olduğunu söyleyen özdemir, "enerji sektöründe büyüme hedefimiz sadece hidroelektirk santralleri
ile sınırlı değil. kömür, doğalgaz, rüzgã¢r ve güneş gibi diğer enerji yatırımlarıyla portföyümüzü
çeşitlendirmek hedefindeyiz. en az bir elektrik dağıtım bölgesini de bünyemize katmak istiyoruz"
dedi.
özdemir, portföylerindeki 12 santral projesinin tamamlanmasıyla 1,200 megawattlık kurulu güç
ve 4.3 milyar kilowattsaatlik elektrik üretim kapasitesine sahip olacaklarını söyledi

havalİmanlari ve yer hİzmetlerİ
holding'in diğer sektörlere yönelik büyüme planlarıyla ilgili reuters'a konuşan özdemir, şu
anda daha alt sıralarda olan havacılık faaliyetlerinin holding'in toplam cirosu içindeki payını ikinci
sıraya çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
limak holding İstanbul sabiha gökçen havalimanı'nın işletmeciliğinin yanı sıra, aynı
havaalanının yer hizmetlerini de yürütüyor.
thy , sun express ve pegasus'un sabiha gökçen'i üs olarak kullandıklarını
söyleyen özdemir, "görüştüğümüz yerli ve yabancı havayolu şirketleri var. dış hatlar terminalinin
devreye girmesiyle bazı yeni şirketlerin daha havalimanımızı kullanmasını bekliyoruz" dedi.
özdemir, 31 ekim'de devreye girmesi planlanan dış hatlarla birlikte bu yıl 7 milyon civarı
yolcuya ulaşmayı beklediklerini, önümüzdeki yıl için yolcu hedeflerinin ise 9-10 milyon olduğunu
söyledi.
büyüme planları doğrultusunda hem başka havalimanlarının işletmesini, hem de yer
hizmetlerine talip olacaklarını belirten özdemir, "tav gibi dünyanın her yerinde hem havalimanı
yapımı, hem de işletmesini yapmayı düşünüyoruz. havaalanı işletmecileri açısından netice her
zaman halka arza çıkıyor. uzun dönemde bunu da düşünebiliriz" dedi.
özdemir, çimento alanında ise kapasite bakımından türkiye'de ilk 5 arasına girmek
istediklerini, bu doğrultuda urfa tesislerinde 100 milyon dolar yatırımla yüzde 100 kapasite
artırımı kararı aldıklarını ifade etti. özdemir, yeni yatırımın 2010 sonrasında devreye alınacağını
da sözlerine ekledi.

alkazar
02-09-2009, 14:11
Çinli otomotiv devi Türkiye'ye geliyor

Çin’in üçüncü büyük otomotiv üreticisi olan Dong Feng Motor (DFM), 250 milyon dolar değerinde sıfırdan bir yatırımla Türkiye’ye geliyor.


Başbakanlık Yatırım Ajansı'ndan yapılan duyuruya göre, DFM yıllık 52 bin adetlik üretimplanı 1000 kişiye doğrudan istihdam yaratacak.

Otomotivde yatırım müjdeleri arka arkaya geşmeye başladı. Dün Güney Koreli Hyundai'nin i20 üretimini Türkiye'ye kaydırdığını açıklamasının ardından bugün de Çin'in üçüncü büyüğü DFM'in yatırım kararı duyuruldu.

Yıllık üretimi 1.3 milyon adet ile Türkiye’nin toplam araç üretimi olan 1.1 milyon üzerinde olan DFM, Türkiye'de yılda 52 bin adet araç üretecek ve 1000 kişiye istihdam sağlayacak.

Yatırımın gerçekleştirileceği bölge konusunda fizibilite çalışmaları sürerken temel atma için 2010’un ilk çeyreği hedefleniyor. Şirketin üretim planı mini Pick Up, çift kabin LCV ve binek bazlı LCV modellerini kapsıyor.

2008 sonu itibarı ile 12.000 kişi istihdam eden şirketin yıllık cirosu 15 milyar dolar olarak gerçekleşti. DFM, 40 ülkeye de ihracat yapıyor.

TÜRKİYE'NİN POTANSİYELİNİN EN GÜZEL ÖRNEĞİ

Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz yeni yatırıma ilişkin olarak Türkiye’nin potansiyelini gösteren en güzel örneğin DFM’nin yatırım kararı olduğunu söyledi.

Korkmaz, şöyle devam etti:

"Birbuçuk yıl önce görüşmelerine başladığımız DFM, son bir yıldır Türkiye’ye araçlarını ihraç ederek, ülkemizde varolan potansiyeli birebir tecrübe etti ve kısa bir sürede üretim yapmak üzere yatırım kararı aldı. Bin kişilik istihdamıyla hafif ticari araç pazarında önemli br oyuncu olacak DFM’ye hoşgeldiniz diyoruz."

DFM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ BİR YATIRIM

DFM'nin 2008’den beri Türkiye'deki distribütörlüğünü yürüten MGY Otomotiv’in Yönetim Kurulu Başkanı M.Gökhan Yeşilkaya da çok mutlu olduklarını ifade ederek, "Yaklaşık bir yıldır DFM’nin hafif ticari araçlarını Türkiye’de satıyoruz. Kriz dönemi olmasına rağmen pazardaki talebin canlılığını gören DFM yöneticileri, çok kısa bir süre içinde Türkiye’de üretim kararı aldı. Türkiye DFM’nin Avrupa pazarına açılmasında son derece önemli bir rol oynayacak. Bu yatırımla; Avrupa`nın yanı sıra hem Ortadoğu hem de Kuzey Afrika pazarına Türkiye üzerinden açılmayı planlıyoruz.” dedi

alkazar
02-09-2009, 14:18
Gayrimenkulde yatırım AVM'den otele kayıyor


Gayrimenkul'de son dönemlerde otel ve özellikle şehir otelleri yatırımlarında yaşanan canlanma dikkat çekiyor.

Uluslararası otel zincirleri ve yerli yatırımcılarda gerek yatırım gerekse de gayrimenkul ortaklıkları bazında bu yönde arayışlar göze çarpıyor.

Hilton 2011'e kadar 13 yeni otel açmayı planlarken, Akfen Grubu, uluslararası otel grubu Accor ile 2019 yılına kadar 60 otelden oluşan bir zincir kurmayı hedefliyor. Yine uluslararası otel zincirlerinden Marriott ise 12-13 yeni otel işletmesiyle ilgili görüşmeler yapıyor.

TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Işıl Dinçer yaptığı açıklamada, son bir ayda yaptıkları değerlemelerde otellerin ağırlıklı olduğuna dikkati çekerek, “Yatırımcılarda otelle ilgili bir arayış var. Özellikle de İstanbul'un Anadolu yakasında. O piyasada bir hareketlenme yaşanıyor” dedi.

Uluslararası zincirlerin işletmek üzere otel arayışı içerisinde olmalarının bu piyasanın yüzünü güldürdüğünü belirten Dinçer, şunları kaydetti:

“Mevcut otel yatırımları için ilk tercih edilen bölgeler havaalanı yolu ve şehir merkezi. Elbette Anadolu Yakası'nda uzun yıllardır 5 yıldızlı otel bulunmamasının eksikliğini ilk fark eden Marriott Otel oldu. Yine Sabiha Gökçen Havaalanı kapasitesinin 2010 yılı başı itibariyle 2,5 katına çıkacak olması ve Anadolu yakası ile kongre merkezi inşaatının tamamlanmak üzere olması otelcilerin dikkatinden kaçmadı ve bu bölgede Hilton, Divan, Titanic gibi grupların da yatırımları devam etti.

Anadolu yakası için dikkati çeken diğer bölge de Kozyatağı bölgesi. Bu bölgede de yeni yatırımların devam ettiğini görüyoruz.”

Avrupa Yakası'nda özellikle Kongre vadisi çevresinde yoğunlaşan otellerin son yıllarda bu bölgede de Anadolu yakasında olduğu gibi havaalanı bölgesine doğru kaydığını belirten Dinçer, otel yatırımlarında bir diğer dikkati çeken konunun ise minimum hizmet, minimum maliyet, minimum fiyat ile yeni ve doğru konseptlere yönelen trendler olduğunu, bu trend uluslararası bir zincir marka ile de desteklenince doğru yatırımın karşılarına çıktığını vurguladı.

ZİNCİRLER TÜRKİYE'Yİ İZLİYOR

Dünya Turizm Profesyonelleri Derneği (Skal International) Dünya Başkanı Hülya Aslantaş da dünyada her şeye rağmen turist sayısının arttığını belirterek, “Önümüzdeki yıl seyahat eden insan sayısı 1,5 milyara çıkacak. O nedenle bacasız sanayi dedikleri otel yatırımları da gözde. Turizmde gözler şu anda Türkiye'nin üzerine çevrilmiş durumda. Bu da otel yatırımlarının artması anlamına geliyor. Akıllı davranıp bu yatırımları iyi yönlendirmeliyiz” diye konuştu.

Aslantaş, şu anda Türkiye'ye girmeyen bütün büyük otel zincirlerinin Türkiye'yi çok yakından incelediklerini kaydetti.

EKONOMİK VE ORTA SINIF PAZARINDA POTANSİYEL

Hilton Kuzey Avrupa Bölgesi Genişlemeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michael Collini ise global krize rağmen, perakende, konut, ticari ofis gibi diğer gayrimenkul alanları ile karşılaştırıldığında otel yatırımlarının çok daha aktif durumda olduğunu belirtti.

Collini, “Türkiye, farklı markalarımıza ait, yapım aşamasında olan en fazla otelimizin bulunduğu, en başarılı uluslararası pazarımız” dedi.

Yılda yaklaşık 23 milyon yabancı turist çekmesine rağmen Türkiye'de hizmet veren uluslararası markanın çok az olduğunu ifade eden Collini, hareketli yerli pazarı da göz önünde bulundurduklarında Hilton Ailesi Otelleri'nin Türkiye'deki gelişimi için büyük bir potansiyel gördüklerini kaydetti.

Collini, özellikle de ekonomik ve orta sınıf pazarında büyük bir potansiyel olduğuna ve bu pazarlarda tutarlı, yeni ve yenilikçi uluslararası markalara ihtiyaç olduğuna inandıklarını vurguladı.

TÜRKİYE HILTON İÇİN STRATEJİK GELİŞİM PAZARI

Hilton Garden Inn ve Hampton by Hilton markalarının tam da bu talebi karşılayacağını düşündüklerini ifade eden Collini, şunları kaydetti:

“Şu anda, Türkiye'nin 7 merkezinde (Adana, Ankara, İstanbul, Izmir, Kayseri, Mersin ve Dalaman) 8 Hilton 1 Conrad olmak üzere 9 otel işletiyoruz. Türkiye Hilton için bir stratejik gelişim pazarı. Hilton Ailesi markalarını Türkiye'de genişletme stratejimiz ülke genelinde kilit şehirlere, bölgesel merkezlere ve ayrıca resort destinasyonlarına odaklanma üzerine kurulu. Aynı zamanda İstanbul gibi ana şehirleri de değerlendirme altında tutarken, kilit bölgesel merkezlerde de markalarımız için potansiyel olduğuna inanıyoruz. Geçtiğimiz 18 ay içerisinde Diyarbakır, Kütahya, Manisa, Bursa, Şanlıurfa, Mersin, Çorlu ve Çorum gibi farklı bölgelerde açılacak olan 13 otel için imza attık. 2011'e kadar açılması planlanan 13 yeni otelimiz bulunmakta...”

Bunların 11 tanesinin orta sınıf markaları olan Hilton Garden Inn markası otelleri olduğunu bildiren Collini, Hilton Garden Inn markalarının Türkiye'deki ilk açılımının ise Kütahya'da açılacak olan otelle olacağını, ayrıca kısa zaman önce çifte markalı bir anlaşma ile, 2011'de Bursa'da açılması planlanan Hilton ve Hampton by Hilton olmak üzere 2 otelin de imzasını attıklarını kaydetti.

AKFEN GYO 4 OTELİN İNŞASINA DEVAM EDİYOR

Dünyanın üçüncü büyük otel grubu Accor ile 2005 yılında stratejik ortaklığa giden Akfen Grubu da Türkiye'de otel projesi geliştirme kararı aldı.

Bu çerçevede Akfen GYO 2019 yılına kadar Türkiye'de 60 otel portföyü geliştirmeyi planlıyor. Bu çerçevede Türkiye'de yatırım yapılacak 18 öncelikli şehir Ankara, İstanbul, İzmir, Trabzon, Gaziantep, Kayseri, Eskişehir, Bursa, Antalya, Denizli, Kocaeli, Konya, Adana, Mersin, Diyarbakır, Şanlıurfa, Nevşehir ve Edirne olarak belirlendi.

Yapılan anlaşma çerçevesinde Akfen GYO otellerin yatırımını gerçekleştirerek anahtar teslimi Accor'a kiralayacak ve Accor otelleri IBIS ve NOVOTEL markaları altında 20 yıl boyunca işletecek.

2'si İstanbul birer tanesi de Eskişehir ve Trabzon'da olmak üzere mevcut 4 otelin yanı sıra Akfen GYO, şu anda Kayseri ve Gaziantep'te toplam 4 otelin inşasına devam ediyor. Önümüzdeki dönemde İzmit, Bursa ve İstanbul'da 3 proje daha planlanıyor. Mevcut otellerle birlikte 31 Aralık 2010 yılına kadar ilk periyotta 12 otel yatırımı yapılması hedefleniyor.

“MARRIOTT'UN FAAL ARAYIŞLARI SÜRÜYOR”

Çeşitli markalara sahip uluslararası otel zinciri Marriott'un Türkiye'den sorumlu Baş Danışmanı Tarık Nasser de otel yatırımlarını genelde Türk işadamlarının yaptığını, kendileri gibi yabancı zincirlerin de otelin işletmesini aldıklarını ifade ederek, “Biz Marriott olarak Türkiye'de 6 otelle gayet faaliz. Ritz Carlton, Renaissance da bizim markamız. Çok yeni olarak Ankara ve İstanbul'da oteller imzaladık. Bunun dışında şu anda görüştüğümüz 12-13 proje daha var” dedi.

Nasser, Ankara'daki otelin JW Marriott markası altında faaliyet göstereceğini, İstanbul'daki otelin de butik otel tarzında olduğunu, görüşmeleri devam eden otellerin ise Marriott ve Courtyard markalarını taşıyacağını kaydetti.

Marriott'un İstanbul, Bursa ve diğer Anadolu şehirlerinde faal arayışları bulunduğunu ifade eden Nasser, Türkiye'nin ziyaretçi trafiğinin yoğun olması nedeniyle gerek yatırım gerekse gayrimenkul ortaklıkları bazında otele talep olduğunu belirtti.

AVM ENFLASYONU

Sunrise Queen Hotels Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sadettin Ulubay da yan yana yapılan alışveriş merkezleri ile şu anda özellikle İstanbul'da alışveriş merkezi enflasyonu olmuş gibi gözüktüğünü belirterek, “Alışveriş merkezleri eski cazibesini yitirdi. AVM'lerdeki yatırımlar business otel yatırımlarına kayıyor.

Böyle bir talep oluşuyor” dedi.

Ulubay, “Biz de Avcılar istikametinde E5 üzerindeki arazimizde turistik amaçlı otel işletmesi gibi residance yapmayı düşünüyoruz. Yatırım tutarı 65-70 milyon dolar olacak. İsteyen homeofis gibi kullanacak isteyen konaklayacak” dedi.

alkazar
06-09-2009, 15:11
Çelik devi Magnitogorsk 1.4 milyarlık İskenderun yatırımına geri döndü

Rus şirketi Magnitogorsk 2008'de temelini atıp durdurduğu İskenderun yatırımına tekrar başladı
RUSYA'NIN üçüncü büyük çelik üreticisi OAO Magnitogorsk Iron & Steel, daha önce İskenderun'da durdurduğu 1.4 milyar dolarlık çelik üretim tesisi yatırımını tekrar başlattı. Özellikle çelik sektöründeki harereketlenmenin yatırımın devamının temel nedeni olduğu belirtiliyor.

ÖNÜMÜZÜ GÖRÜYORUZ
Şirketten önceki gün yapılan yazılı açıklamada yıl sonuna kadar galvaniz ve boya bölümlerinin tamalanacağı ayrıca burada bir liman inşaatının da tamamlanacağı dile getirildi. Fabrikada 2010 yılı sonu itibariyle yılda 2,5 milyon ton çelik ürünü üretilmesi planlanıyor. Türkiye'den de 2007'den bu yana Atakaş Grubu ile ortak olan şirketten yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: "Piyasadaki öngörülebilirlik arttığı ve ilk yarıdaki güçlü nakit akışı nedeniyle Türkiye'deki projeye geri dönme kararı aldık" ifadesi kullanıldı. Türkiye'deki yeni tesisin, yılda 1 milyar 750 milyon dolarlık katma değer yaratması bekleniyor.

alkazar
11-09-2009, 14:54
Mado 50 milyon dolara yeni fabrika kuruyor

MADO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kanbur, Kahramanmaraş’ta 50 bin metre kare kapalı alanda 50 milyon dolarlık yatırımla fabrika kuracaklarını bildirdi. Yatırımcıların dünyada değişik sektörler aradığını ifade eden Kanbur, “Dışarıdan bize Mado için gelenler var. Bulgaristan’da bir fabrika kurmuştuk. Türkiye’den önce Mado, Avrupalı oldu. Şimdi de 50 milyon dolarlık yatırımla Kahramanmaraş’ta yeni bir fabrika kuracağız. 50 bin metre kare kapalı alana kurulacak fabrika ile kapasitemizi daha da artıracağız. Kapasitemiz yetmez duruma geldiği için yeni fabrikayı kuruyoruz” diye konuştu. Yeni fabrikada donmuş ürün, su şişeleme, dondurma, meyve suyu, sütlü ve şerbetli tatlıların üretiminin gerçekleştirileceğini bildiren Kanbur, fabrikanın inşaatının önümüzdeki yıl biteceğini kaydetti. Mado’nun keçi sütü ürünleri pazarına girdiğini hatırlatan Kanbur, keçi sütü için bölgede sözleşmeli hayvancılık yaptıklarını, meyvede de bunu gerçekleştireceklerini söyledi. Uluslararası bir festival düşündüklerini kaydeden Kanbur, dondurmacılık okulu açmak için karar aldıklarını, ancak okul için henüz yer bulunamadığını belirtti.

alkazar
12-09-2009, 01:01
Maya 155 milyon Euro yatıracak, Corio beğenirse ortak olacak

En son 7 yıl önce alışveriş merkezi (AVM) projesi yapan Maya Holding, üçüncü projesini Bursa’da 155 milyon Euro yatırımla gerçekleştiriyor. Anatolium Bursa’yı 30 Mart 2010’da açacaklarını belirten Maya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Özsüer, “Projenin yatırımını biz yapıyoruz. Corio, tamamlandığında hissedarlık düşünüyor” dedi.


KONUT projeleriyle adından söz ettiren ancak en son 7 yıl önce alışveriş merkezi (AVM) projesi gerçekleştiren Maya Holding, üçüncü projesini Bursa’da İstanbul yolu üzerinde yapıyor. Anatolium Bursa, 84 bin metrekare satış alanıyla kentte bugüne kadar yapılan en büyük AVM olacak. 165 mağazanın yer alacağı AVM’nin 4 ana kiracısı ise IKEA, CarrefourSa, Fransız yapı market Leroy Merlin ve elektronik mağaza Best Buy. IKEA’yı Türkiye’ye getiren Maya Holding, Fransız Leroy Merlin ile de Türkiye’de ortaklık yapıyor. Anatolium Bursa projesini 30 Mart 2010’da açacaklarını belirten Maya Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Özsüer, “Projenin yatırımını biz yapıyoruz. Bittiğinde Corio hissedarlık düşünüyor. Tamamlandığında karar verecek” dedi.
Uzun vadeli bakıyor
Anatolium Bursa projesinin tanıtım toplantısanda konuşan Corio Türkiye Genel Müdürü Koray Özgül de, Bursa’ya önem verdiklerini vurguladı. Düşündükleri yatırımın uzun dönemli olduğuna ve krizin geçici olduğuna işaret eden Özgül, 20 yıl içinde bir kaç yılın pek önemi olmadığını vurguladı. Özgül, “Belli kriterlerimiz var. Proje bittiğinde onlar yerine getirilirse almayı planlıyoruz. Biz, projeyi gördükten sonra yatırımdan yanayız. Bu projede de potansiyel alıcıyız. Böylece yatırımlarımızı garanti altına alıyoruz” diye konuştu.
Anatolium zincir olacak
Daha önce İstanbul’da yaptıkları AVM projelerinin küçük çaplı, butik işler olduğunu belirten Nuri Özsüer, Anatolium Bursa ile ilk kez bu kadar büyük bir AVM projesine imza attıklarını söyledi. Özsüer, Anatolium markasını zincirleştirmeyi planladıklarını belirterek, “İsmi de Anadolu’yu çağrıştıran alışveriş merkezini Anadolu’da bir zincir yapmak istiyoruz. Öncelikli olarak Ankara ve Antalya ile ilgileniyoruz. 2010 ve 2011’de buradaki projeler başlayacak. Her ikisi aynı zamanda da başlayabilir” diye konuştu. Özsüer, daha çok ABD’de sık görülen retail park (perakende parkı) türü şehir dışında, belli bir alana odaklanmış alışveriş alanları hedeflediklerini söyledi.
Bir milyon ziyaretçi
Son 3 aylık satışlara bakıldığında perakende sektöründe düzelme olduğuna dikkati çeken Özsüer, ekonomik göstergelerin gelecek planlarına yol göstereceğini söyledi. Öte yandan Maya Holding Gayrimenkul Geliştirme ve İnşaat Grubu Başkanı Fuat Atalay, küresel krizin etkilerinin yaşandığını, ancak Bursa’da perakendenin giderek canlandığını, bu yatırımın doğrudan 6 bine yakın istihdam sağlayacağını kaydetti. Atalay, aylık 800 bin-1 milyon ziyaretçi hedeflediklerini de bildirdi.

15 milyar Euro cirolu Leroy: Buraya 5 mağaza için gelmedik

FRANSIZ yapı market zinciri, 15 milyar Euro cirolu Leroy Merlin de Türkiye’ye ilk kez Anatolium Bursa ile girecek. Maya Holding ortaklığıyla Türkiye’ye gelen Leroy Merlin Türkiye Genel Müdürü Pascal Lefebvre, “Herhalde Türkiye’ye 5 mağaza açmak için gelmedik. 30-50 mağaza sayısı iyi bir büyüklüktür” dedi. Pascal Lefebvre, sunları söyledi: “Bursa mağazası büyük ölçekli olacak. 220-230 kişiyi istihdam edeceğiz. Orijinal olacağız. Yerel tedarikçiler bulması için bir ekip kurduk. 400-500 yerel tedarikçiyle görüşüyor. Türk firmalarına yüzde 75-80 oranında yer vermeyi planlıyoruz. Türkiye’ye uzun vadeli bakıyoruz.”

3 yıl sonra 7 IKEA olacak

IKEA’yı da Türkiye’ye getiren, 4 yıda 4 mağazaya sayısına ulaşan Maya Holding, gelecek 3 yılda 3 IKEA daha açarak 7 mağaza sayısına ulaşmayı hedefliyor. Öte yandan, CarrefourSa Genel Müdürü Guillaume Vicaire, CarrefourSa’nın, Türkiye’de 175 mağazaya ulaştığını, gelişme hedefi olan öncelikli bölgeler üzerinde çalıştıklarını ve Bursa’nın yatırımlar açısından doğru adım olduğunu dile getirdi.

Sinemada 2 TL’lik indirim seyirciyi yüzde 60 artırıyor

TÜRKİYE’ye Akmerkez’i satın alarak giren Hollandalı Corio’nun Türkiye Genel Müdürü Koray Özgül, okul sezonu alışverişleri, Ramazan ve bayramın bir araya gelmesiyle son haftalarda alışveriş merkezlerinin (AVM) ziyaretçi sayısı ve cirolarında artış olduğunu belirterek, “Perakendede ciddi toparlanma sinyalleri var” dedi. Anadolu’daki yatırımlarda mağaza karmasının ve markaların fiyat politikasının önemine işaret eden Özgül, “Sinema bileti fiyatını 2 TL indiriyorsunuz yüzde 60 artış oluyor. İstanbul’da 2 TL önemli değil ama Anadolu’da inanılmaz bir fark yaratıyor. Anadolu’da başarılı olanlar daha çok uygun fiyatla markalar. Örneğin C&A çok başarılı” diye konuştu.

alkazar
13-09-2009, 21:07
Van’a ilk yabancı geldi şehir seferber oldu



Van, tarihindeki ilk yabancı yatırıma hazırlanıyor. Alman şirketin yatırım kararı kentte heyecan yarattı. Oda görülmemiş bir hızla şirket kuruluşu yaptı, Almanlar destek ve hıza plaket verdi

Alman Burus şirketi Van’a 12 milyon dolarla başlayıp 70 milyon dolara kadar çıkacak bir yatırım yapacağını açıkladı. Daha önce hiç yabancı yatırım çekmeyen Van, ‘ilk yabancı’ için seferber oldu. Alman şirketin patronu, jet hızıyla şirket kuruluş işlemlerini tamamlayan ve büyük destek veren Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zahir Kandaşoğlu’na plaket verdi.
Uzun süredir bölgede yatırım araştırması yapan Alman şirket Burus grubu, Van’da yatırıma karar verdi, şirket kurdu. Uzun süredir yerli yatırım dahi alamayan ildeki bu ilk yabancı yatırım heyecan yaratırken, firmaya Van Ticaret ve Sanayi Odası tarafından her türlü destek sağlandı. Bu yatırımın Van’ın ilk yabancı sermaye yatırımı olacağını söyleyen Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zahir Kandaşoğlu, olayı “çok önemli bir gelişme” olarak niteledi.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde yatırımları olan Alman Burus Projektentwicklung GmbH şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Hans Schreier’in, bir süre önce Van Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ettiğini belirten Zahir Kandaşoğlu, şöyle dedi:
“Ziyaret ederek bilgi aldılar. Şirket bize hazırladığı rapor ve yatırımı konusunda detaylı bir bilgi sundu. Biz de hemen harekete geçtik, yatırım olanakları hakkında bilgiler verdik. Çıkan teşvik yasası ve yapılabilecek yatırımlar hakkında da açıklamalarda bulunduk. Gereken her türlü desteği sağlayacağımızı belirttik.”

Desteğe plaket...
Hans Schreier’i Van’da gezdirerek ilin güzel coğrafyasını gösteren oda başkanı Kandaşoğlu, özel talimatla çok hızlı bir şekilde şirket kuruluşunu tamamladı. Almanlar o kadar memnun kaldı ki Hans Schreier, kısa bir sürede şirket kurulmasına ve yasal işlemlerinin tamamlanmasına destek olduğu için Kandaşoğlu’na plaket verdi. Kandaşoğlu da yeni şirketin resmi sicil belgesini takdim etti.





Bitlis de planda
Van Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zahir Kandaşoğlu, “Alman şirket çok kararlı. Önceki gün geldiler, işlemleri bitirip şirketlerini kurdular. Yatırım artık kesinleşti” diye konuştu.
İlk aşamada 12 milyon dolarlık bir yatırıma imza atacak olan Burus, Van’da prefabrik yapı elemanları üretecek. Bitlis’in Ahlat ilçesinde su fabrikası kuracak. Bayramdan sonra temel atılıyor. Firma toplamda 70 milyon dolarlık yatırım yapacak.
Kandaşoğlu, Burus Şirketler Grubu Başkanı Hans Schreier’in kendilerine yaptığı ziyarette, Van’ın çok güzel bir coğrafyaya sahip olduğunu söylediğini anlatarak, “Kendileri ilimizin doğasının, coğrafyasının ve ikliminin çok güzel olduğunu düşünüyor. Özellikle yapı elemanları, hazır yapılar konusunda yatırım yapacaklar” dedi.

alkazar
29-09-2009, 04:52
21 milyon dolara stent fabrikası kurdu, ‘Çatalca’ya tıbbi bilim vadisi’ istedi Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Alvimedica’nın 21 milyon dolara Çatalca’da kurduğu stent fabrikasını açtı. Alvimedica Genel Müdürü Cem Bozkurt, “Çatalca’da ‘Tıbbi Bilimler Vadisi’ kuralım, bölgede 40-50 milyar dolarlık ekonomi yaratalım” çağrısı yaptı.


TIBBİ cihazlar sektöründe üretim gerçekleştiren Alvimedica, 21 milyon dolarlık yatırımla Çatalca’da Avrupa’nın en büyük mikropsuz üretim (Class Clean Room) alanlarından birine sahip fabrikasını Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın katılımıyla açtı. Birkaç yıl sonra fabrikalarının da yer aldığı serbest bölgeyi “tıbbi bilimler vadisi” haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Alvimedica Genel Müdürü Dr. Cem Bozkurt, “Türkiye’de yılda 6.5 milyar dolarlık medikal malzeme harcanıyor. Kurulacak ‘tıbbi bilimler vadisi’ için milyarlarca dolarlık yatırım gerekir. Böyle bir vadiyi oluşturduğunuzda yapacağınız ihracatla Çatalca’da en az 40-50 milyar dolarlık değer yaratılabilir” dedi.

Neden vadi istiyor

Alvimedical Genel Müdürü Dr. Cem Bozkurt, İstanbul’da bir medikal cihazlar vadisi oluşturmak istemelerinin nedenini şöyle anlattı: “Ürünlerimizi önce hayvanlar üzerinde test ettikten sonra insanlar üzerinde deneme yapabiliriz. Testler için Avrupa’daki merkezlere gidiyoruz. Burada 20-30 tane firma olsak, ana araştırma merkezlerini birlikte kurabiliriz. Medikal malzeme üretecek firmaları bir araya toplayabilirsek, hem maliyetlerimiz düşer hem de bilgi paylaşımlarımızı ileri gider. Bunu sıfırdan da keşfetmemiz gerekmiyor. Örnek olarak Amerika’da Silikon Vadisi ve İrlanda var. Çatalca’daki serbest bölge böyle bir vadinin oluşturulması için ideal bir yer.”

Krizi tedavi edecek

Fabrikanın toplam 5 bin 500 metrekarelik alanda kurulduğunu belirten Bozkurt, fabrika hakkında şu bilgileri verdi: “Balon kateterler ve kalp stentleri üretilerek, stentler üzerine yeni teknolojiler geliştiriliyor. 155 kişinin çalıştığı fabrikada, yıllık 120 bin stent, 100 bin balon katater, 750 bin anjiyo katater ve 300 bin guiding katater üretilecek. Kalp krizi geçiren bir hastaya müdahale eden hekimin ihtiyacı olabilecek tüm ürünler burada üretiliyor.”

39 ülkeye ihracat

Bozkurt, ihracat hedefleri hakkında da şunları söyledi: “Bu yıl hedeflediğimiz 18 milyon dolarlık satış rakamının 7-8 milyon doları ihracata yönelecek. Önümüzdeki dönemde ihracatımızın toplam ciromuzdaki payı yüzde 60-70 seviyelerinde olmak zorunda. Yüzde 100 Türk sermayesi ile kurulan fabrikada üretilenler, Türkiye dışında Avrupa, Rusya, Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, İran, Mısır ve Güney Amerika ülkelerine ihraç ediliyor. Şu ana kadar 21 milyon dolarlık yatırım yapılan fabrikanın Ar-Ge’si için 2009 yılında 4,5 milyon dolar ayrıldı. 2008 yılını 6 milyon dolar ciro ile kapatan ve 2009 yılında da 22 milyon dolarlık bir ciro hedefleyen Alvimedica, Çatalca’daki fabrikasında 155 kişiye istihdam sağlıyor.”

Yurtdışından Türkiye’ye hasta geliyor

SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, açılan tesisin Türk müteşebbislerin gücünün göstergesi olduğunu belirtti. Akdağ, “İspanya’da bir MR çektirmenin bedeli 250 Euro, Yemen’de 200 dolar civarındayken kaliteli bir MR çekiminin Türkiye’deki maliyeti 80 TL. Artık Türkiye’den yurtdışına hasta gitmiyor, yurt dışından Türkiye’ye hasta geliyor” dedi.

alkazar
29-09-2009, 04:53
Hintli Jain, Adana’ya 20 milyon dolar yatırdı, 400 kişiye iş çıktı


1.1 milyar doların üzerinde piyasa değeri olan ve 110 ülkede faaliyet gösteren Hintli tarım devi Jain, Türkiye’deki ilk üretim tesisini yıl sonunda Adana’da faaliyete geçirecek. Şirket 20 milyon dolarlık yatırımla 400 kişilik istihdam sağlayacak.


GLOBAL çapta 10 binden fazla çalışanı ile sulama teknolojileri alanında dünyanın en büyük şirketlerinden Hindistan merkezli Jain Irrigation Systems Ltd. (Jain) Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı (Başbakanlık Yatırım Ajansı) ile yaptığı ortak duyuruda iki önemli projeden oluşan 20 milyon dolar değerindeki ve 400 kişilik istihdam öngören yatırım kararını açıkladı. 1.1 milyar doların üzerinde piyasa değeri olan ve 110 ülkede faaliyet gösteren Jain, yeni üretim tesisini Adana’da yıl sonuna dek faaliyete geçiriyor. İlk etapta sulama sistemlerinin üretileceği 35 bin metrekarelik üretim tesisinin kurulması ile başlayacak yatırım atağını, önümüzdeki dönemde faaliyete geçecek gıda işleme birimi izleyecek. Fabrikanın, Adana Organize Sanayi Bölgesi’nde 2009 yılının sonunda faaliyete geçmesi ve diğer yatırımlar ile birlikte Adana bölgesinde 400 kişi için doğrudan iş olanağı yaratması hedefleniyor.

Rakiplerini geçti

Jain Irrigation Systems Ltd. şirketinin CEO’su Anil Jain, “Bu yatırım büyümemizde çok önemli bir rol oynayacak. Türkiye’deki potansiyel bizleri heyecanlandırıyor. Şimdi tüm rakiplerimizin bir adım önüne geçtik. Bu yatırım Jain’in sektörde dünya çapındaki liderliğini pekiştirecek” dedi.
Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz, yüksek katma değere sahip tarım sanayisine yapılan yatırımların Ajans için de özellikle odaklanılan önemli bir alan olduğunun altını çizdi.

Ajans 15 ay uğraştı

Dünyaca tanınan Jain’in Türkiye’ye yatırım kararı almasının diğer büyük şirketler için de örnek teşkil edeceğini vurgulayan Korkmaz, ajans olarak, 15 aydan fazla bir süredir üzerinde çalıştıkları, böylesine önemli bir projenin bir parçası olmaktan memnuniyet duyduklarını söyledi. Korkmaz sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm dünyada doğrudan yabancı yatırım oranında azalma gözlenirken, ülkemizde tarım sektörüne yapılan yatırımlarda büyüme görülüyor. Sulama teknolojileri bu derece önemle ele alınırken, bugün açıkladığımız Jain yatırımı, Türkiye’nin öncelikleri ve ihtiyaçları ile örtüşüyor. Başbakanlık Yatırım Ajansı olarak hedefimiz; Türkiye’nin kalkınma politikasını destekleyen bu tip yatırımların rotasını ülkemize yönlendirmektir.”

Modern sulama 21 milyar dolarlık katkı sağlar

JAIN Sulama Sistemleri şirketinin Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Güngör, modern sulama sistemleri ile ülkemizde mevcut tarım arazilerinin tümünün sulanabileceğini ifade ederek, sistemin ayrıca gübre kullanımı, işçilik ve enerji maliyetlerinde yüzde 50’ye varan tasarruf sağlayacağının altını çizdi. Modern sulama teknolojilerinin kullanımı ile Türkiye ekonomisine tarım sektöründe yaklaşık 2 milyar dolar tutarında tasarrufun söz konusu olacağını anlatan Güngör, şunları söyledi: “Bu tasarruf değerini 19 milyar dolar tutarındaki verim artışı ile birleştirdiğimizde, ekonomimize toplamda 21 milyar dolar katkı sağlayabiliriz. Memnuniyetle gözlemliyoruz ki, son yıllarda verilen devlet destekleri sayesinde çiftçilerimizin basınçlı sulama sistemlerine olan ilgisi arttı. Bu gelişmeler teşvikin önemini ortaya koyuyor; nitekim 2008 yılında toplam 90 bin hektar alanda damla sulama, 100 bin hektar alanda da yağmur sulama sistemleri kuruldu.”

alkazar
14-11-2009, 01:10
Saran, İspanyol Fersa’yla el ele enerjiye 1 milyar dolar yatıracak

Saran Enerji, İspanyol enerji devi Fersa’yla yenilenebilir enerji alanında Türkiye’de 1 milyar dolarlık yatırım yapmaya hazırlanıyor. Saran Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Saran, “2015’e kadar toplam 350 MW’lık yatırım hedefliyoruz” dedi.


SARAN Holding şirketlerinden Saran Enerji ile Avrupa’nın önde gelen enerji şirketleri arasında yer alan İspanyol Fersa arasında yenilenebilir enerji konusunda Türkiye’de 1 milyar dolarlık yatırımı kapsayan bir ortaklık anlaşması imzalandı.
Gelin damat gibi olduk
Saran ile Fersa arasındaki anlaşma töreni dün Ankara’da nikâh töreni edasında geçti. İmzalar atılırken, Saran’ın arkasında Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Fersa Yönetim Kurulu Başkanı Jose Maria Roger’in arkasında ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız yer aldı. İmza masasında “Gelin damat gibi olduk” diyen Saran’a yanıt olarak Yıldız, “Valla ben İspanya’nın şahidi oldum” esprisi yaptı. İmzalar atıldıktan sonra iki işadamı kalemlerini takas etti. Saran, imzalar atılırken eski arkadaşı olduğunu söylediği Zafer Çağlayan’a da takılmayı unutmadı. Saran, “Zaten Sayın Çağlayan’ı uzun yıllardır tanıyorum. Her ne kadar Galatasaraylı olsa da” dedi. Bunun üzerine Çağlayan da, “İspanyollar biliyorsunuz hepsi Galatasaraylı, çünkü bayrakları sarı kırmızı. Sadettin kardeşim Fenerbahçeli olsa da Fenerbahçelileri seven bir Galatasaraylı olarak Saran’a da her türlü desteği vereceğimi vurgulamak isterim” yanıtı verdi.
İmza töreninin nikâh havasında geçtiğine dikkat çeken Çağlayan, şunları söyledi: “Kızı istemeye Sadettin ile beraber gidememiştik. Ama nikâha katılmak nasip oldu, inşallah bu evliliğin çocuklarını da göreceğiz. Önümüzdeki dönemde üretecekleri enerji ve yapacakları istihdam ile bu evliliğin meyvelerini de vermiş olacaklar.” Bu ortaklık ile Avrupa’nın lider enerji şirketlerinden Fersa’nın tecrübesiyle Saran’ın Türk enerji sektöründeki birikim ve deneyiminin biraya geldiğini vurgulayan Saran, şunları söyledi: “Saran Enerji olarak 51 MW’lik yatırım aşamasında olan mevcut hidroelektrik santralları de dâhil olmak üzere, toplamda 1 milyar dolarlık yeni bir yatırım hamlesi ile hidroelektrikte toplam 100 MW, rüzgar santrallarında 200 MW, güneş enerjisinde 50 MW üretimle, 2015 yılına kadar toplam kurulu kapasitenin 350 MW’a yükseltilmesini hedefliyoruz. Allah bizi utandırmasın.”
Saran, başkan olsun
Jose Maria Roger, enerjide Avrupa’nın en büyük 10 büyük şirketi arasında yer alan Fersa’nın ekip ruhuna çok önem verdiğini kaydetti. Roger, “İki şirketin de iyi bir ekip ruhuyla çalışacağına inanıyorum. Bunun için Sadettin Saran’a yeni şirketimizin yönetim kurulu başkanı olmasını öneriyorum” dedi.

1500 kişiye istihdam yaratacak

SARAN Holding ve Egemen Grup’un birleşmesiyle oluşan Saran Enerji ile İspanya’nın önde gelen ve halka açık enerji şirketi Fersa arasında yüzde 50-50 ortaklığa dayalı 1 milyar dolarlık anlaşmayla yenilenebilir enerji alanında büyük hacimli yatırımlara start verileceği belirtildi. Yatırımlara, Doğu Anadolu bölgesinde Tunceli ve Erzurum, Akdeniz bölgesinde ise hidroelektrik santrallarıyla başlayarak, 1500 kişiye yeni istihdam sağlanacağı ifade edildi. Saran Enerji’nin Türkiye’de rüzgâr, güneş ve hidroelektrik santralları alanlarında yatırımları bulunuyor. İspanyol Fersa’nın ise İspanya’nın yanı sıra Fransa, Polonya, Hindistan, Estonya, Panama, Çin, Karadağ, İtalya gibi ülkelerde rüzgâr enerjisi sektöründe yatırımları bulunuyor.

alkazar
16-11-2009, 18:31
Kapının kilidini ‘cep’ten açtı, krizde beklemeye aldı Kale Kilit, Çerkezköy’e yapacağı 60 milyon TL’lik yatırımla bölgesel güç olmayı hedefliyor. Kale Kilit Genel Müdürü Ali İhsan Yalçın, kartlı ve uzaktan kumandalı kilitlerle elektroniğe girdiklerini belirterek, “Cep telefonuyla kilidi açma teknolojimiz hazır ancak beklemeye aldık” dedi.


TÜRKİYE kilit pazarının önde gelen markalarından Kale Kilit, ekonomik krizde yaptığı yatırımlarla büyüme hedefini sürdürmeyi planlıyor. Üretiminin yüzde 50’sini ihraç eden firma, 2008 yılında 171 milyon TL ciro yaparken, bu yılın sonuna 150 milyon dolarlık hedef koydu. Önümüzdeki 10 yıl içinde bölgesel güç olmaktan çıkarak, kilit sektöründe dünyadaki 10 büyük markadan biri olmayı hedefleyen firma, günlük 100 bin olan üretim adedini yaptığı yatırımlarla 130 bine çıkarıp iç ve dış piyasada adetsel olarak yüzde 10 büyümeyi hedefliyor.

İstanbul’un ortası zor

Çerkezköy’de alınan bir arazide 60 milyon TL’lik bir yatırım yaptıklarını söyleyen Kale Kilit Genel Müdürü Ali İhsan Yalçın, “Bu sene bir kaç ay ertelediğimiz yatırım, şirketin geleceği için oldukça önemli bir tesis olacak” dedi. İstanbul’un ortasında sanayiciliğin zorlaştığını belirten Yalçın, oturmuş bir düzenin dışına çıkmanın en kötü tarafının yetişmiş işçileri o tesise çekebilmek olduğunu söyledi.

2009 yılı başında sıkıntılı bir döneme girdiklerini belirten Ali İhsan Yalçın, “Elimizdeki stokları tasfiye etme hedefi ve ihtiyacı yüzünden çok büyük bir daralma oldu. İşler nisan ayından itibaren rayına oturdu. Ortadoğu ve Kuzey Irak’taki işlerimizde ise herhangi bir değişiklik olmadı” dedi. Ekonomiyi dalgalı bir denize benzeten Yalçın, “Büyük dalgalar geçti ama küçük dalgalar halen devam ediyor. Bu nedenle ufak tefek iniş çıkışlar var” yorumunda bulundu. Yalçın, bu yıl 8 milyon Euro’luk verimlilik ve kapasite artırımı yaptıklarını hatırlattı.

Uzaktan kumandalı sistemler

Giriş teknolojileriyle ilgili sistemler konusunda kendilerini geliştirmeye çalıştıklarını belirten Ali İhsan Yalçın, şunları söyledi: “Kartlı, uzaktan kumandalı kilitlerle belli konularda elektroniğe giriyoruz. Teknolojik kilitleri yurtdışından getirerek burada pazarlıyoruz. Cep telefonuyla kapıyı açan bu sistem hazır ancak şimdilik bekleme aşamasında. Retina tarama gibi teknolojiler de henüz çok pahalı. Pazar oluşursa burada da oyuncu oluruz.”

Topuzlu kilide 20 milyon dolar yatırdık

İHRACATIN yüzde 25’ini Avrupa’ya yaptıklarını belirten Ali İhsan Yalçın, şöyle konuştu: “İyi ki bu oran yüzde 60 değil. Yoksa kriz döneminde oldukça zorlanırdık. ABD pazarını da tanımaya çalışıyoruz. Bu pazarda yüzde 95 oranında topuzlu kilitlerin kullanılıyor. Topuzlu kilitlerin Türkiye’de de yaygınlaşmaya başladı ve kapı üreticileri bu tip ürünleri tercih etmeye başladı. Biz de topuzlu kapı kilitleri geliştirmek için 20 milyon dolar yatırım yaptık.”

Kopyacılar için Şanghay’da büro kurdu

KALE Kilit markasını kopyalayan firmaları yakalamak için Şangay’da bir büro kurduklarını belirten Ali İhsan Yalçın, uzakdoğulu üreticilerin maliyet hesaplarının da altında fiyatlara mal sattığını söyledi. Bu üreticilerle rekabetlerinin devam ettiğinin altını çizen Yalçın, “Kopyalama öyle bir boyutta ki, bizim kilitlerin paketlerini hazırlayan firmanın adı ve telefonu bile var. Kopyacılığı ihracat pazarlarındaki diğer müşterilerin şikayeti üzerine farkettik. ‘İki Kale var. Biri diğerinin yarı fiyatı’ dediklerinde araştırmamızı genişlettik” dedi. İtalya ve İspanya’da satışa çıkarılan aile şirketleriyle de ilgilendiklerini söyleyen Yalçın şöyle konuştu: “Mali bünyemiz kuvvetli. Alabileceğimiz tipte bir şirket var mı diye bakıyoruz. Herşeyi Güngören’de yapacağız diyebir şey yok”

alkazar
02-12-2009, 01:09
Akros, 175 milyon Euro yatıracak, Bursa’da 500 kişiye kapı açılacak

Başbakanlık Yatırım Ajansı, Akros Çimento’yla birlikte Bursa’da 175 milyon Euro’luk bir yatırımı duyurdu. Akros Çimento, Bursa’da 500 kişiye istihdam kapısı açıp, 2.5 milyon ton çimento üretecek.


BURSA’nın Yenişehir ilçesinde, toplam 175 milyon Euro’luk yeni yatırımla çimento, beton üretim tesisleri, prefabrik inşaat elemanları, yapı endüstrisi işlemleri ve yapı kimyasalları üretecek bir entegre tesis kurulacak. Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı ile Akros Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Akros Çimento) tarafından yapılan ortak açıklamaya göre, tesislerde yıllık 2 milyon 500 bin ton üretim yapılacak ve ürünler ağırlıklı olarak Rusya ve Afrika ülkelerine ihraç edilecek. 70-100 milyon Euro dolayında ihracat yapması planlanan tesis için ilk etapta 500 kişi de işe alınacak. Türk-Rus ortaklığı ile hayata geçirilecek yatırım bu bölgede çimento hammaddesiyle çevrili 760 dönüm arazi üzerinde yer yapılacak. Nisan 2010’da temelin atılması, 2012 yılı başında da üretime geçilmesi bekleniyor.
2007 yılında Türk-Rus ortaklığı ile kurulan Akros Çimento, Türkiye’de; Akros Orman Ürünleri, Akros import-export şirketleriyle 200 bin metreküp Sibirya Çam tomruk ithalatı ve dağıtımı konularında faaliyet gösteriyor. Rusya pazarında da yatırımları olan grup, buradaki beton santralları, buğday, ayçiçeği ve şeker pancarı hasat yatırımları ile Taganrog’da çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye yıllık cirosu yaklaşık 30 milyon dolar olan grup, yeni tesis ile Türkiye çimento üretiminde yüzde 8-9’luk pay hedefliyor.
5 milyon ton kapasite
Projenin yıllık 5 milyon ton çimento üretim kapasitesine göre planlandığını ve ilk etapta Türkiye’nin yıllık gayri safi milli hasılasına 250 milyon dolar tutarında katkı sağlanacağını vurgulayan Akros Çimento Genel Müdürü Hakan Büyüksaraç, “Tüm yöre halkının destek verdiği bu yatırımı hayata geçiriyor olmaktan gururluyuz” dedi. Büyüksaraç yatırımın hayata geçirilmesi adına attıkları her adımda Başbakanlık Yatırım Ajansı’ndan da büyük destek aldıklarını söyledi.
Başbakanlık Yatırım Ajansı Başkanı Alpaslan Korkmaz da, istihdam ve ihracat potansiyeli yüksek stratejik bir yatırımın önemli kazanım olduğunu söyledi ve “İstihdam üreten, ülke ekonomisine katma değer sağlayan, verimlilik ve rekabet gücü yüksek yatırımları ülkemize çekmek için çalışmalarımız artarak devam edecek” dedi.

Gebze’deki fabrika Dow’u memnun etti

TÜRKİYE’de plastik katkı maddeleri üretimi için 33.5 milyon Euro yatırım yapan dünya kimya devi Dow, Gebze’de kurduğu yıllık 40 bin ton üretim kapasitesine sahip tesis ile beklentilerinin çok üstünde başarı elde etti. Gelişmiş akrilik mukavemet artırıcılar ve plastik katkı maddelerde müşterilerin tüm ihtiyaçlarına cevap verebilen Dow, Gebze tesisinin faaliyete geçtiği aralık 2008’den bu yana çok tercih edilen bir ürün olan mukavemet artırıcıları sayesinde satışlarında büyük artış sağladı. Dow Doğu Avrupa ve Orta Doğu Afrika Plastik Katkı Maddeleri Ticaret Müdürü Fabrizio Trinchero, Türkiye’deki faaliyetlerin tüm Batı ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika piyasalarına mükemmel bir köprü oluşturduğunu söyledi.

alkazar
02-12-2009, 18:28
Türkiye’nin devleri 2010’da çok ‘enerjik’ olacak


Capital dergisi Türkiye’deki dev şirketlerin 2010 planlarını araştırdı. Şimdiden büyüklüğü 6 milyar lirayı bulan yatırım planlarının odağında enerji var

2009’u ertelenmiş yatırımların yılı olarak gören büyük gruplar yeni yıl için daha iyimser. Capital dergisinin haberine göre, holdinglerin yatırımlarında aslan payını enerji alacak.
Enerjiyi takip eden sektörler gayrimenkul, turizm ve perakende... Haberde çokuluslu şirketlerin ise 2010’da kapasite artırma, iyileştirme ve marka yatırımları yapacağı vurgulanıyor. Türkiye’deki dev şirketlerden bazılarının 2010 planları şöyle:
Sabancı: Elektrik üretimde EnerjiSa ile 650 milyon euro’luk yatırım yapacak. Perakende grubu, üç yılda 500 milyon liralık yatırım öngörüyor. Akbank 50 - 60 şube açacak.
Koç: Tüpraş’ın Fuel Oil Dönüşüm Projesi için 2010’da 240 milyon dolar harcanacak.
Zorlu: 2012’ye kadar enerjiye 5 milyar dolar yatırım yapacak.
Anadolu: Enerjiye 4 yılda 1 milyar euro yatırım yapacak. Etap Tarım’da ortaklarıyla beraber 500 milyon dolarlık yatırım planlıyor.
Eczacıbaşı: Uzakdoğu’da yatırım olanakları arıyor. Madencilik, kaynak teknolojileri ve gayrimenkule yatırım yapmak istiyor. 2010’da organik büyüme yatırılarının tutarı 200 milyon doları aşacak.
Yıldız Holding: Danimarkalı Gumlink ile 100 milyon dolarlık bir yatırımla yeni bir fabrika kuruyor.
Doğuş: 2010’da yüzde 20 büyümeyi planlıyor. Garanti’nin 875 şubeye ulaşması hedefleniyor. 100 milyon dolarlık marina ve 120 milyon dolarlık AVM yatırımları sürüyor. Enerjide Artvin Barajı’nın lisansını bekliyor. Boyabat Barajı 2012‘de bitecek. Aslancı Barajı’na 2010’da başlayacak.
Borusan: 2010’da 300 milyon dolarlık yatırım planlıyor. Ağırlıklı olarak enerjiye yönelik yatırımlar yapılacak. Borusan Mannesmann Boru ve Borçelik’te yüksek teknoloji yatırımları sürecek.

alkazar
04-12-2009, 03:25
Soba borusuyla başladı, yassı çelikte 1 milyar dolarlık yatırım rekoru kırdı

Tosyalı Holding Osmaniye’de 1 milyar dolarlık yatırımla, sıfırdan yassı çelik fabrikası kurdu. Tosyalı Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Yatırımı yüzde 100 yerli sermayeyle 20 ayda tamamladık. Krize rağmen durmadık. Özkaynak oranımız yüzde 60’ı aştı. 1-2 ay içinde resmi açılış yapılacak” dedi.


ŞEFİK Tosyalı’nın 1952’de 9 metrekarelik soba borusu atölyesinden adım adım Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları arasına yükselen Tosyalı Holding’i, 1 milyar dolarlık yatırımla Türkiye’nin özel sektörde gerçekleştirilen sıfırdan ilk yassı çelik tesisine imza attı. Osmaniye’de 170 bin metrekare kapalı alana sahip Tosçelik, sıvı çelikten yassı ürüne uzanan üretim yolculuğuna 1 Aralık’tan itibaren çıktı. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, “Yatırımı yüzde 100 yerli sermayeyle 20 ayda tamamladık. Krize rağmen durmadık. Özkaynak oranımız yüzde 60’ı aştı. 1-2 ay içinde resmi açılış yapılacak” dedi.

1 milyar dolarlık iyileşme

Türkiye’nin önde gelen çelik boru üreticilerinden biri olduklarını belirten Fuat Tosyalı, 2 milyon ton kapasiteli Tosçelik Osmaniye’nin Türk ekonomisine yapacağı katkıyı şöyle örnekledi: “2008 yılında Türkiye 8.5-9 milyon ton yassı çelik ithalatı gerçekleştirdi. Bunun 1.5 milyon tonunu biz kullandık. Yani, Türkiye’nin önde gelen yassı çelik ithalatçıları arasındaydık. Yeni tesisimizin devreye girmesiyle birlikte, bizim söz konusu ithalatımız da duracak. Böylece Türkiye’nin cari açığında 1 milyar dolarlık iyileşme sağlayacağız.”

10 bin kişilik istihdam

Fuat Tosyalı, Tosçelik Osmaniye’nin inşaat aşamasında ortalama 2 bin 500 kişiye doğrudan istihdam sağladıklarını belirterek, şunları söyledi: “Şu anda 2 bine yakın çalışanı bulan tesisin yan sanayi yatırımlarıyla birlikte istihdama katkısı 10 bin kişiyi aşıyor. Tesisin il ara üretimi 14 Temmuz 2009’da çelikhane ve kütük üretim tesislerinde gerçekleşti. Kasım ayında tam anlamıyla deneme üretimleri başladı. 1 Aralık itibariyle de ticari üretime geçtik.”

Hurda girecek, boru çıkacak

Osmaniye tesislerinin devreye girmesiyle birlikte Tosyalı Grubu’nun hammaddeden son ürün olan boru profile kadar tüm çeşitleri aynı çatı altında tüm ürünleri üretebilme özelliğine kavuştuğunu vurgulayan Fuat Tosyalı, şöyle konuştu: “Bu yönümüzle Türkiye’de ilk olduk. Dünyada da sayılı tesisler arasına girdik. Tesislerin bir tarafından hurda demir-çelik girecek. Öteki taraftan son ürünümüz boru profil çıkacak. Burada üretilecek 1.5-2 milyon ton yassı çeliği tümüyle kendi boru tesislerinde kullanacağız.”

1.5 milyon metrekarede 13 fabrika yükselttiler

Tosyalı Ticaret, Şefik Tosyalı tarafından 1952’de soba boru üretimi ve ticareti için kuruldu.
Daha sonra İskenderun’un ilk holdingi ünvanını kazanan Tosyalı’da bayrak 1980’li yıllarda Fuat, Ayhan ve Fatih kardeşlere geçti.
Grupta kurumsallaşma 1988’de Tosyalı Metal Ticaret A.Ş. ile başladı.
Tosyalı Holding’in bugün Osmaniye’de 2, İstanbul’da 1, İzmir’de 1 ve İskenderun’da 9 olmak üzere 4 ilde 13 tesisi var.
13 tesis, toplam 1.5 milyon metrekare alanda, 350 bin metrekarelik kapalı alana ulaştı.

Tozsuzlaştırma için 20 milyon Euro harcadı

TOSYALI Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, Osmaniye’deki yeni tesiste çevreye saygı amacıyla yaptıkları yatırımı şöyle anlattı: “Tossuzlaştırma tesisimiz 20 milyon Euro’ya mal oldu. Çevreye yayılması söz konusu olan toz ve gaz, böylece absorbe edilebiliyor. Bu tesiste Avrupa Birliği (AB) standartlarının yarısı kadar toz salımı gerçekleşiyor.”

Ciro 1.2 milyar dolara çıkacak

FUAT Tosyalı, bir soru üzerine Tosyalı Holding’in cirosunun 800 milyon dolar dolayında olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “Osmaniye’deki yeni tesisimizle birlikte ciromuz 1.2 milyar dolara çıkacak. Grubumuzun yıllık ihracatı 300 milyon dolar dolayında bulunuyor. 70 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz.”

Osmaniye’ye yeni fabrikalar yapacak

Tosçelik A.Ş., Osmaniye’deki tesislerine 13 kilometre mesafede Hatay sınırları içinde kalan Erzin Burnaz Mevkii’nde liman, gemi bakım-onarım ve tersane kurmayı planlıyor.
Fuat Tosyalı, önceliği 10 milyon ton/yıl elleçleme kapasiteli limanın yapımına vereceklerini belirterek, “Ön izinler tamam, proje onay süreçleri devam ediyor” dedi,
Grup Osmaniye’de ayrıca mevcut yatırımlarının büyüme alanı içerisinde 2 orta boy ve büyük kesit profil haddehanesi kurmayı planlıyor.

Johns Hopkins’te 10’a alıp 9’a satan da kazanabilir dersi verdi

Fuat Tosyalı, 2008 nisanında ABD’deki John Hopkins Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde “Türkiye Ekonomisi, Politikası ve Çelik Sektörü” konferansı verdi. Fakültenin kurumsal danışma kuruluna da girdi.
Tosyalı, Johns Hopkins’te, “Krizde 10’a alıp, 9’a, 8’e satarak da para kazanılır. Fiyatın yeniden yükselmesini beklemek yerine 9’a satıp, 8’e almak da kazandırır” bakışıyla ilgi çekti.

alkazar
04-12-2009, 03:27
Sanset’in yatırımı 25 milyon liraya ulaştı 2010’da 9 mağaza birden açacak

Toksöz Grubu şirketlerinden Sanset Gıda yeni yatırımlara hazırlanıyor. 2 yıl önce Tadelle, Sarelle ve Sagra’yı alarak çikolata sektörüne giren Sanset Gıda, çikolata dışında gıdaya da yönelecek ve 2010’da çikolata ve kahve konseptinin bir arada olduğu 9 yeni mağaza açacak.


Sanset Gıda Genel Müdürü Ahmet Toksöz, “2 yılda fabrika ve altyapımıza 25 milyon TL’lik yatırım yaptık” dedi. Sanovel firmasıyla ilaç sektöründe faaliyet gösterdiklerini de hatırlatan Ahmet Toksöz, ilaç sektöründeki bilgi ve birikimlerini gıda sektörüne aktardıklarını anlattı. 2009 yılını, ürünlerini tüketicilere anlatma yılı olarak kabul ettiklerini belirten Toksöz, dağıtıcı firmaların tüm konsantrasyonunu Sanset Gıda’ya veremediği için 200 kişilik kendi satış temsilcisi kadrolarını oluşturklarını belirtti. Toksöz, 10 ilde 40 araçlık bayi ve distribütör ağını oluşturduklarını ifade etti. Toksöz, şu anda 100 milyon liralık cirıo hedeflerinin yüzde 35 gerisinde olduklarını da sözlerine ekledi.

GDO’suz soya lesitini

Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) hakkında tartışmalar sürerken, ürettikleri çikolatalarda genetiği değiştirilmemiş soya lesitini kullandıklarını açıklayan Toksöz, “Sektörde bir ilke imza atarak ürünlerimizde genetiği değiştirilmemiş soya lesitin kullandık. Soya lesitin gibi diğer tüm hammaddelerimizi de özenle seçtik. Hammaddenin en iyisini ve en kalitelisini bulmak için İsviçre, Belçika, Hollanda ve Fransa’yı gezdik” diye konuştu. 2010 yılının markaların gerçek performansını göstermeye başlayacağı bir yıl olacağını dile getiren Toksöz, markaların ilerleyişi hakkında şu bilgileri verdi: “Sarelle her geçen gün pazar payını artırıyor. Sarelle’nin pazar payı yüzde 10’a yaklaşıyor. Bu kategorideki benzer ürünlerle, bulunduğumuz bölgelerde ilk seneden başabaş gitmeye, yarışmaya başladık. Bizim ilk günden bu yana hedefimiz, sektördeki diğer oyunculardan pay almak yerine, pazarın büyümesini sağlamak ve tüketicilere doğal ve keyif veren ürünler sunmak. Tablet çikolata üretimine de Sagra markasıyla ‘original’ ve ‘premier’ olarak iki segmentte piyasaya gireceğiz

alkazar
10-03-2010, 03:09
Türkiye'nin en büyük yatırımını yaptı
Atakaş Şirketler Grubu'nu daha önce duymuş muydunuz? Muhtemelen hayır.

Başında Recep Atakaş'ın olduğu İskenderunlu bir demir çelik üreticisi. Ama bu kadar basit değil. Çünkü onların şu anda yaptığı yatırım öyle bir yatırım ki şimdiki fiyatlarla cumhuriyet tarihinin en büyük sıfırdan yatırımı. Söylemesi kolay ama biraz düşünmek lazım. Tam 2 milyar dolar bir yatırımdan bahsediyoruz. İçerisinde 10 ayrı fabrika olan ve Türkiye'yi 2 milyar dolar ithalattan kurtaracak bir yatırım. Üstelik her türlü saç üretimi yapabilmesi ile de dünyada eşi benzeri yok. Peki kaç kişiye istihdam kapısı olacak dersiniz? Hemen söyleyeyim, yan sanayi yatırımları ile beraber tam 15 bin kişiye.

Atakaş'ın Yönetim Kurulu Başkanı Recep Atakaş ile kısa süreliğine geldiği İstanbul'da görüşme fırsatı buldum. Türkiye'nin en büyük yatırımını yapan işadamını yakından tanımak isterseniz aşağıdan devam edin...

- Yaptığınız yatırımın toplam büyüklüğü ne kadar?

Biz yola çıkarken 1.7 milyar dolar dedik ama evdeki hesap hiçbir zaman çarşıya uymuyor. 2 milyar dolara yaklaşacağız gibi gözüküyor. Bu rakamla Türkiye'de doğrudan yapılan en büyük yatırımı da gerçekleştirmiş olacağız.

- Sizden önce Tosyalı'nın 1 milyar dolarlık çok büyük bir yatırımı vardı. Türkiye'de neden son dönemde demir-çelik yatırımları arttı?

Aslında son dönemde yatırımlar arttı diyemeyiz. Şöyle anlatayım: Türkiye'de 30 milyon ton sıvı çelik üretimi var. Bunun 27 milyon tonu yuvarlak inşaat demiri için kullanılıyor. Yassı mamulü ise sadece Ereğli yapar, o da 3 milyon ton civarındaydı.

Ama bu 3 milyon tonluk üretim Türkiye için yeterli değil. O nedenle bizim ülke olarak 6-8 milyon ton ithalatımız vardı. Biz iki yıl önce bu eksikliği gördüğümüz için yola çıktık. Aynı anda İsdemir ve Tosyalı da girdi.

- Bundan sonra üretim talebi karşılayabilecek mi?

İsdemir 2 milyon ton, biz 2.5 milyon ton, Tosyalı da 1 milyon ton civarında yassı mamul üretecek. Böylece Türkiye'nin yassı mamül ihtiyacını karşılayacak kapasiteye ulaşmış olacağız.

- Peki yeni yatırımlar olur mu?

Bu krizden sonra epey bir süre böyle büyük yatırımlar olacağını düşünmüyorum. En azından bizim bildiğimiz bir yatırım düşüncesi yok.

- Sizin yatırım ne zaman tamamlanacak?

2010 sonunda tüm yatırımı tamamlamış olacağız. Bizim yatırımımızın içerisinde 10 ayrı fabrika var. Mesela bir fabrika ortalama 2.5 milyon ton sıcak saç üretecek, diğeri 1.2 milyon ton asit demir saç, diğeri 800 bin ton soğuk saç... Ayrıca 800 bin ton galvanizli saç, 400 bin ton boyalı saç ve 800 bin tonluk servis merkezi bölümümüz var.

Eren GÜLER yazıyor hurriyet.com.trBu fabrikanın en büyük özelliği ve dünyada tek olmasının nedeni sıcak ve soğuk saçın tüm çeşitlerinin üretiliyor olması. Bu yönüyle diğer tüm yatırımlardan ayrılıyor. Yaptığımız yatırımla Türkiye'nin sıcak ve soğuk saç ithalatı gereksinimi bitecek.

- Hiç ihracat olmayacak mı?

Olacak elbette. Zaten bu söylediğim hiç ihracat yapmamamız durumunda geçerli. Ama biz ilk etapta üretimin yüzde 20'sini ihraç etmeyi düşünüyoruz. Ama toplamda yaptığımız üretimle Türkiye'nin yaklaşık 2 milyar dolarlık ithalatını önlemiş olacağız.

- Fabrikalarınızın devreye girmesi ile yassı demirde en büyük üreticiler kimler olacak?

En büyüğü Ereğli. İkinci biz, üçüncü sırada da Tosyalı gelecek.

- Sizin açılışı da Başbakan Erdoğan yapacak mı?

Ne diyeyim ki? Biz davet edeceğiz elbette, eğer uygun görürlerse çok memnun oluruz.

- Dünyada Türk çeliğinin yeri nedir?

Biz uzun mamulde dünya piyasalarını belirler konumdayız ve kalitemiz çok önemli. Türkiye'de üretilen çeliği herkes kabul eder, hiç düşünmeden satın alır. Hem inşaat demirinde hem de yassı mamulde markayız. Mesela bugün Ereğli'nin üretimi gözü kapalı alınır. Yarın bizimki de öyle olacak.

- Ben birşeyi merak ediyorum. Bu kadar büyük bir yatırım kararını nasıl aldınız, neye güvendiniz?

Hiçbirşeye güvenmedik aslında. Biz zaten yatırım yapmayı düşünüyorduk ama bu boyutu bu kadar büyük olmayacaktı. Fakat tam o sırada karşımıza Ruslar çıktı.

- Kriz zamanında hiç korkmadınız mı?

Anlatması kolay geliyor ama zor bir durum tabii ki. Özellikle krizde biraz düşünmeye başladık. Fakat direttik ve durmadık. Dursaydık kalkamazdık çünkü...

- Ruslar mı size geldi?

Evet, teklifi onlar yaptı. Rus MMK firması. 80 yıllık bir firma ve yassı çelikte Rusya'nın en büyüğü. Dünyanın da en büyük 10 üreticisinden biri. 10 milyon tonu yassı 3 milyon tonu da yuvarlak olmak üzere yıllık 13 milyon ton üretimleri var. Yani bizim Ereğli'nin dört katı kadar büyük bir firma. Üstelik tüm bu üretimi tek fabrikada gerçekleştiriyor.

- Ortaklık oranı nedir?

Yüzde 50-50 ortağız. Bu arada MMK ilk defa Rusya dışında bir yatırımı yapıyor ve beraber gerçekleştiriyouz. Bu da çok önemli.

- Siz çok tanınan bir işadamı değilsiniz. Daha önce ne yapıyordunuz? Ailede demir işi ile uğraşan var mıydı?

Yoktu, benim babam İskenderun'da esnaftı, market çalıştırırdı.

Ben iş hayatına 35 yıl önce İskenderun'da demir ticareti ile başladım. Yıllarca demir aldım sattım. Ama biz inşaatlara ve tüccarlara toptan satış yapardık, perakende tarafına hiç girmedik.

Sonra demir üretmek için yine İskenderun'da bir ortakla haddehane kurduk. Haddehanemiz çok büyük değil ama İskenderun'da ilk üçe girer, 400 bin ton kapasitesi vardı. Burada yuvarlak inşaat demiri üretiyorduk. Ardından da kömür işine girdik.

- Ne zaman?

Kömür işine başlamamız 20 sene önceydi. Kömür ithalatı yapıp sanayi amaçlı sattık. Ayrıca birisi İskenderun birisi de Gebze'de olmak üzere pres fabrikaları kurduk. Burada kömür tozlarını parça haline dönüştürüp evsel yakacak kullanımına uygun hale getirdik.

Kömür ve demir işi uzun süre beraber devam etti. Üç yıl önce ise ortağımız olan Baştuğ ailesinden ayrıldık ve haddehaneyi onlara verdik. Böylece demirden çıkmış olduk. Sonra bu yatırımla tekrar demire ama bu sefere yassı mamule girme kararı aldık.

- Peki bu kadar büyük bir finansmanı nasıl sağlıyorsunuz?

Bizim payımıza 1 milyar dolar civarında bir para düşüyor ama kredi kullanıyoruz. Yoksa bu para kimsede olmaz Eren Bey. Bizim aldığımız kredi proje finansmanında Londra'da ödül aldı.

- Kredi tutarı ne kadar?

1 milyar 60 milyon dolar kredi kullanıyoruz. Bunu 4 bankadan aldık. Yarısı yurtdışından ABN Amro ve BNP Paribas'dan. Kalan yarısı da yurtiçinde Garanti Bankası ve İş Bankası'ndan.

- Bu yatırım bitince yeni projeler olacak mı?



Şimdiden ileriye dönük bir şey demek yanlış olur. Bizim tek hedefimiz bu yatırımı tamamlayıp tüm üniteleri faaliyete geçirmek. Ama şimdiden biten bazı ünitelerimiz de var. Mesela servis merkezimiz bitti, limanımız faaliyete geçti. Boyalı saç fabrikası ve galvanizli saç fabrikası bitmek üzere. Ünite ünite üretime başladık.

Ayrıca biraz nefes alabilirsek enerji üzerine bir yatırım düşünüyoruz. Bizim zaten 400 megawatt gücünde elektriğe ihtiyacımız var ve elektrik üretmeyi düşünüyoruz.

- Demir-çelikte kaç kişi çalışacak?

2 bin 500 civarında kişiye istihdam sağlayacağız. Ama bizim yatırım bir de yan sanayi tarafı var. Şimdiden bu yatırımlar başladı bile. Kimisi servis merkezi kuruyor, kimisi boru fabrikası yapıyor. Bunlarla birlikte toplam istihdam 15 bine kadar ulaşacak.

- İnsan kaynağı konusunda sıkıntı yok mu?

İskenderun Demir Çelik 1975'te kuruldu. Bir ara orada 20 bin kişi çalışıyordu. Sonra başka fabrikalar da kuruldu ve yetişmiş eleman konusunda büyük bir sıkıntı yok.

- Demir çelik yatırımları neden hep İskenderun'da yapılıyor?

İskenderun Demir Çelik'ten dolayı... O kurulunca yanına haddehaneler ve çelikhaneler kuruldu. Ayrıca liman açısından coğrafi konumu da uygun.

-Yeni yatırımlarla İskenderun çok göç alacak muhtemelen. Peki bunu kaldırabilecek mi?

İskenderun'la ilgili yapılan bazı tahminler var. Şu anda 200 bin olan nüfusun 5 yıl sonra 2 milyona ulaşabileceği söyleniyor. Erzin-İskenderun arası olarak bakarsanız bence bu nüfusu kaldırır.

alkazar
10-03-2010, 03:11
Siyasi gerginliğe takılmadı 350 milyon dolar yatıracak Paylaş

Küresel ekonomik krizin yoğun hissedildiği 2009’da yüzde 25 küçülmesine rağmen 200 milyon dolar yatırım gerçekleştiren Borusan Holding, 2010’da da siyasi gerginlikleri dikkate almayıp 350 milyon dolar yatırım planladı. 2010 için 3 milyar dolar ciro hedefleyen grubun, bu yıl dahil son 4 yılda gerçekleştirdiği yatırımlar 1 milyar doları bulmuş olacak.


DEMİR çelik, otomotiv, lojistik ve enerji alanlarında faaliyet gösteren Borusan Holding, küresel ekonomik krizin etkilerinin halen devam ettiği 2010’da 350 milyon dolarlık yatırım kararı aldı. Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, 2010 yılında planladıkları 350 milyon dolarlık yatırım dahil son 4 yılda ekonomide yaşanan türbülansa karşın toplam 1 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirmiş olacaklarını söyledi.

20 yıl sonrasına bakıyor

Borusan Holding CEO’su Agah Uğur’la birlikte düzenlediği yıllık değerlendirme toplantısında Kocabayık, siyasi kaygı taşımalarına rağmen aldıkları 350 milyon dolarlık yatırım kararı almalarını şöyle açıkladı: “İç siyasete bakarak yatırım kararı almıyoruz. Yatırım kararlarımız politik ortamdan etkilenmiyor. Bugünü değil 20 yıl sonrasını düşünüyoruz. Siyasette de uzlaşma olacağını ümit ediyoruz, uzlaşma mecburi görünüyor yoksa sorunlar masada kalır. Türkiye, doğu ile batı arasında bir köprü. Bu atılan doğru adımlarla ekonomik bir avantaja dönüştürülebilir. Aynı iyimserliği iç politika için düşünmek mümkün değil. Ekonomik istikrar ancak siyasi istikrar ile beraber olabilir. Türkiye’nin halletmesi gereken birçok problemi var. Bazıları çok uzun yıllara dayanıyor. Bu problemleri çözmenin yeri parlamento. Ancak uzlaşma zemininin görülmemesi bizleri kaygılandırıyor.”

2009 kötü bir yıldı

Agah Uğur ise, Türkiye pazarında, otomotivde teşviklerden kaynaklanan farklı talep artışı bir kenara bırakıldığında, 2009 yılının bulundukları sektörler açısından kötü bir yıl olduğunu söyledi. 2008’de ciroda 3.4 milyar dolara ulaştıklarını hatırlatan Uğur, cironun 2009’da 900 milyon dolar küçülerek 2.5 milyar dolara indiğini, 2008’de faiz, amortisman ve vergi öncesi kârın (FAVÖK) 175 milyon dolar olduğunu, bu rakamın 2009’da 220 milyon dolara çıktığını ifade etti. Uğur, 2008 yılında stok değer kaybından dolayı 165 milyon dolar karşılık ayırdıklarını, dolayısıyla 2008’de 340-350 milyon dolar yerine 175 milyon dolar FAVÖK kârı açıkladıklarını kaydetti.

Rekor yatırım miktarı

2009’da ciroda yüzde 25 civarında küçülme yaşandığını kaydeden Uğur, şöyle konuştu: “Uzun vadede sanayi kökenli gruplarda geleceğe inanıyorsanız, gücünüz varsa yatırımla ilgili kararlarınız farklı şekilde gelişiyor. Dur-kalk olmuyor hiçbir zaman. Bu kadar küçüldüğümüz yılda bile 200 milyon dolarlık yatırım yaptık. 2010’da 350 milyon dolar ile tarihimizin en büyük yatırım miktarını gerçekleştirmiş olacağız. 2010 ile birlikte 4 yılda 1 milyar dolar yatırım yapıyoruz demektir. Bu paraların tamamı Türkiye’ye yatırılıyor.”

3 milyar dolara çıkacak 5 bin 400 personele ulaşacak

BORUSAN Holding’in 2010 yılında ‘mütevazı ve kısıtlı’ bir büyüme öngördüğünü kaydeden Agah Uğur, bu yıl 3 milyar doların üzerinde ciro gerçekleştirmeyi beklediklerini söyledi. Uğur, “Giderlerimizin yanısıra kadrolarımızı da bir miktar küçülttük. 2010’da 350 personel girişi ile çalışan sayımız 5 bin 400’e çıkacak” diye konuştu.

Enerjiye 10 yılda 3 milyar dolar ayıracak

BORUSAN Holding’in önümüzdeki dönemde çelik, enerji ve otomotiv sektörülerinde büyümeyi planladığını kaydeden Agah Uğur, şunları söyledi: “2020 yılına kadar 2 bin megavatlık bir portföyün üretimde olması için 10 yılda 3 milyar dolar yatırım planlıyoruz. Bunun çoğu yenilenebilir enerji olacak.”

Kırmızı benekli alabalık için ‘merdiven’ yaptılar

BORUSAN’ın gerçekleştirmeyi planladığı enerji yatırımlarının çevreye etkilerinin sorulması üzerine Ahmet Kocabıyık, “Bizim çevreyi kirleterek para kazanmamız söz konusu olamaz” sizleri ile holdingin yaklaşımına açıklık getirdi. Holding’in CEO’su Agah Uğur ise “Alman ortağımız ENBW ile Erzurum’da inşaatı süren Yedigöl/Aksu Hidroelektrik Santralı projelerinde çevreyi korumak için dikkat çekici bir girişimde bulunduk. Özellikle yöreye özgü bir balık türü olan ‘kırmızı benekli alabalık’lar için özel bir önlem aldık. Aksu nehrinde balıklarının geçişlerini kesintiye uğratmamak ve balıkların akıma ters yönde yüzmelerini sağlamak için balık merdivenleri kuruyoruz” dedi.

alkazar
12-03-2010, 15:45
Kuşadası'na Hilton geliyor
Dünyaca ünlü oteller zinciri Hilton, Kuşadası'nda turizm yatırımı gerçekleştirmeye hazırlanıyor.


Kuşadası Setur Marina karşısındaki kullanım hakkı belediyeye ait turizm tahsisli arazide inşa edilmesi planlanan Kuşadası Hilton Garden Inn Otel'in projesi tanıtıldı.

Türk yatırım ortağı Naile Göçen Çukurova, 5 katlı ve 200 yataklı olarak projelendirilen otelin Kuşadası'na büyük bir değer katacağına inandığını belirtti.

Kuşadası Belediye Başkanı Esat Altungün, Kuşadası'na değer katacak her yatırımı desteklemeye kararlı olduklarını, projenin en geç 3 yıl içinde tamamlanmasını ve otelin açılmasını istediklerini söyledi.

alkazar
12-03-2010, 15:47
150 milyon dolarlık yatırım, 800 bin ton üretim
Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Adil Konukoğlu, Bartın'daki çimento fabrikasının 150 milyon dolarlık yatırımla komple yenilenerek üretiminin artırılacağını bildirdi.


Konukoğlu, Bartın Çimento Fabrikasının teknolojisinin çok eski olduğunu, bundan dolayı da komple yenilemeyi düşündüklerini söyledi.

Fabrikayı son teknolojiyle modern hale getirmek için gerekli çalışmaları yakın zamanda başlatacaklarına dikkati çeken Konukoğlu, şöyle konuştu:

''Bu yatırım için ilk etapta 150 milyon dolar bütçe konuldu. Bartın'daki çimento fabrikası yatırımla komple yenilenerek üretim artırılacak. Fabrikanın mevcut üretimi iki buçuk katına çıkacak. Bunun yanında yeni sistem olduğu için çevresel olarak da çok daha verimli hale gelecek. Şu anda bütün hazırlıklarımız yapılmış durumda. Belirli kuralları yerine getirdikten ve izinlerimizi aldıktan sonra çalışmalara başlayacağız. Yıllık üretimimiz 300 bin tondan 800 bin tona çıkacaktır.''

İÇ VE DIŞ PİYASAYA ÜRETİM
Konukoğlu, fabrikanın üretiminin yarısının iç piyasaya, yarısının da ihracata yönelik olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

''Dünyadaki ekonomik kriz bizi de etkiledi, ihracatımız düştü. Ama biz inanıyoruz ki 2011-2012 yıllarında çok daha büyük ihracat potansiyeli olacaktır. İhracatımız, Akdeniz ve Karadeniz'e komşusu ülkelerdir. Rusya, Bulgaristan, Mısır, Cezayir, Fas ve Tunus var. Şu an Bartın'daki fabrikamızda 1950'lilerin teknolojisi kullanılıyor. Bu teknoloji ile üretim yaparak rekabet etme şansınız yok. Teknolojiyi yenilediğiniz zaman otomatik maliyetleriniz düşecek ve rekabet şansınız artacaktır. Şu anda dünyanın içinde bulunduğu krizde yavaş yavaş artık sis perdesi kalkıyor. Grup olarak 2011'in çok daha farklı olacağına inanıyoruz. Bu yatırımı bir an önce başlatıp Bartın'a da ilave bir şeyler katmaya çalışacağız.''

Yatırım tamamlandığında fabrikada çalışan sayısının da artacağını anlatan Konukoğlu, ''İstihdam sayısı mutlaka artacaktır ama şu anda net sayı vermek yanlış olacak. Şu anda 170 civarında çalışanımız var, yatırımımızın ardından bu sayı 230'ları bulur'' dedi.

alkazar
03-04-2010, 05:05
Tırsan, Kelkit’e 160 milyon liralık 6 hidroelektrik santralı kuruyor
Treyler üreticisi Tırsan, Kelkit Çayı üzerinde 160 milyon lira yatırımla 6 hidroelektrik santralı (HES) yapacak. Tırsan Başkanı Çetin Nuhoğlu, “Hidroelektrik santrallarımız 76 megavat güce sahip olacak” dedi.


ENERJİ sektörüne adım atan treyler üreticisi Tırsan, toplam 6 hidroelektrik santralı için 160 milyon TL yatırım yapacak. Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, “Tırsan Şirketler Grubu bünyesinde Tırsan Enerji Üretim A.Ş’yi kurduk. Karadeniz bölgesinde, Kelkit Çayı üzerinde 6 adet hidroelektrik santralı (HES) kuracağız. Toplam 160 milyon TL’lik yatırımın 70 milyon TL’sini bu yıl başlatıyoruz ve 2012’ye kadar yatırımlarımızın tamamını bitirmeyi hedefliyoruz” dedi. Türkiye’de enerji sektöründeki potansiyeli görerek pazara girme kararı aldıklarını söyleyen Çetin Nuhoğlu, “Hidroelektirik santrallarımız 76 megavatlık güç ile, yılda 185 gigavat saat elektrik üretecek. Türkiye’de bu yıldan itibaren, her yıl enerji talebinin yüzde 6 artması öngörülüyor. Bu talebin karşılanabilmesi için 2020 yılına kadar 120 milyar dolarlık enerji yatırımı yapılacak” dedi ve şöyle devam etti: “Dışa bağımlılığımızı azaltmak için enerji çeşitliliğine gitmemiz, arz güvenliğini sağlamamız ve yenilenebilir enerji kaynaklarını artırmamız şart. Türkiye’de 2008’de 198 milyar kilovatsaat elektrik enerjisi üretildi. Türkiye, elektrik ve doğalgaz tüketim artış oranlarında Çin’den sonra ikinci sırada yer alıyor. Hidroelektrik potansiyelimiz yıllık 130 milyar kilovat saat.”