PDA

View Full Version : cukel,kepez neler oluyor.



Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 [11] 12 13 14 15 16 17 18 19

jet lee
08-09-2010, 10:35
AZIZ NESİN'i baz alarak %75 olan gurubun %75'i tam onun belirttiği gib olursa %56 evet çıkacak gibi görünüyor

HERKESE HAYIRLI BAYRAMLAR

alper akçam
11-09-2010, 19:10
Arkadaşlar tahkimden hepimiz umutluyuz,merakla yıllardır davanın görülmesi haberiyle hop oturduk hop kalktık,Tahkimden umut ederimki inşallah bizim hakkımızı koruyacak bir haber gelir diye dua ediyorum ,Allahımız inşallah dualarımızı duyarda kabul eder...
Ama Tahkime bile gerek kalmadan insan hakları mahkemesi daha önce bir karar açıklayacak gibi görünüyor.Vede burada umut ışığı Tahkimden daha umut verici herşey biz küçük yatırımcının lehine gibi ,çünkü Kemal Uzan bilerek veya bilmeyerek bizide düşünerek bütün yatırımcıların adına davayı açmış,hemde bu mağduriyet daha oluşmadan .Buda bizi R.T.E. nın bir kaç adım önüne geçmemize neden oluyor.Zaten ortada bir mağduriyet var bu saklanılmaz bir done...R.T.E. istediği kadar el koymaya nedenler bahaneler bulmaya çalışsada ortada büyük bir haksızlık ve mağduriyet var ,bu adaletiyle övünen bir mahkemenin gözünden kaçacak gibi değil,,binlerce yatırımcı yıllardır mağdur...
Mahkemeden bizim lehimize olumlu bir karar çıkacağına çok inanıyorum..Tahkimden daha çok inanıyorum,30 kasım daki duruşmanın sonunda bir karar çıkması olasımı,çıkmadığı takdirde uzatmaları oynanacağını düşünmüyorum,davanın duruşmalı olmasıda kısa süreceğinin bir göstergesi,mahkemenin davaya önem vermesininde bir göstergesi..benim merak ettiğim çıkacak kararın sonunda, bir üst mahkemeye baş vuruluyor olması,bir üst mahkemede süreç uzarmı? Uzarsada en azından ilk verilen kararla üst mahkemenin kararının arsındadaki zaman süreci ne kadardır ?Bir dava örneği vardır mutlaka yaşanmıştır, onu emsal alırız en azından diye düşünüyorum.
BİLEN ARKADAŞLARDAN BİR YORUM VEYA BİLGİ VERMESİNİ RİCA EDİYORUM....
Tekrar bütün mağdur olan olmayan arkadaşlarımın ve müslüman aleminin bayramını kutluyorum...

The Shark
13-09-2010, 01:52
Ya arkadaşlar!!! Saçımı başımı yolucam en sonunda ya..Az önce TV'yi açtım ve RTE dalga geçer gibi yüzümüze baka baka.." ARTIK BU ÜLKEDE HUKUK VE ADALETİN HÜKÜM SÜRECEĞİ GÜNLERİ GÖRMEK İSTİYORUZ" demez mi. Ya Allahım insanda hiç mi utanma, sıkılma ve biraz da vicdan olmaz ya..Nedir bu durum arkadaşlar? Bu işkence ve ızdırap daha ne kadar sürecek? Yedi sene oldu..Vallahi de billahi de parasında pulunda değilim..Yeter ki içimin yağları erisin biraz artık ya..AKP'nin bize yaptığı haksızlık ve hukuksuzluk yanlarına kalırsa gözüm arkada gidecek. Bugün referandumdan Hayır çıksaydı eğer yarın sabah ilk göreceğim fakir amca veya teyzeye 100 TL verecektim..Ama az önce seçim sonuçlarını gösteren haritayı kaplayan yeşil rengi görünce anladım ki AKP ve zihniyeti artık bu ülkeyi ve koyun vatandaşlarını ele geçirmiş durumdadır. Ayrıca Kemal'lerle ya da Ahmet ve Mehmet'lerle bu işin olmayacağını bir kez daha anladım. Çünkü yurdum insanı RTE'ye ve onun söylemlerine tam anlamıyla teslim olmuştur. Sözlerime Friedrich Nietzsche'nin bir sözüyle son verirken tüm mağdur yatırımcılara bir kez daha sabır diliyorum. Nietzsche der ki " CAHİL TOPLUMLARDA SEÇİM YAPMAK OKUMA YAZMA BİLMEYEN ADAMA HANGİ KİTABI OKUYACAĞINI SORMAK KADAR AHMAKLIKTIR."

fatmanur
13-09-2010, 02:20
yaaaaa sabır . dünyada herşeyin ilk kullanma tarihinle son kullanma tarihi vardır. örneğin ; hazır su aldığınızda ilk kullanma tarihinle son kullama tarihi arasında 1 sene vardır. beklemekden başka care yoktur.RTE iki dudağın ağzındayız. yada başka bir hükümet geldiğinde haklarımızı alırız.

naim.tiner
13-09-2010, 08:49
yaaaaa sabır . dünyada herşeyin ilk kullanma tarihinle son kullanma tarihi vardır. örneğin ; hazır su aldığınızda ilk kullanma tarihinle son kullama tarihi arasında 1 sene vardır. beklemekden başka care yoktur.RTE iki dudağın ağzındayız. yada başka bir hükümet geldiğinde haklarımızı alırız.

Sayın Fatmanur ben şahsen RTE.nin iki dudağına muhtaç olmadığımızı söylüyorum.Sadakaya ihtiyacımız yok.Hakkımızı istiyoruz.RTE.nin iki dudağı yalan için açılıp kapanıyor.Haktan bahsediyor oturuyor mağdurun hakkını yiyor.Onun iki dudağı ölüm geldiğinde kıpırdayamayacak.Hesap günü onun yerinde olmak istemem.Henüz tahkim kararını açıklamadı,AİHM.de dava sürüyor.RTE.nin gelişi muhteşem olmuştu ama gidişi sürünerek olacak.Çünkü bu kadar mağdurun ahı yerde kalmayacak.İLAHİ ADALET ER VEYA GEÇ GERÇEKLEŞECEK........Allah'ın pençesinden kim kurtulmuş ki o kurtulsun.

jet lee
13-09-2010, 13:36
30 November
Uzan and Others v. Turkey (no. 18240/03)

Chamber hearing on Tuesday 30 November 2010 at 9.00 am


Statement of facts (in French only)

uzan ve diğerleri şu kimsenin kaale almadığı ,derdini kimseye en yakınına anlatamayan diğerleri
davada ,medyada hukukta heryerde isimsiz kişiler diğerleri hepinize saygılar sevgiler "others" her gün bir gün az kalıyor

yatırımcılık
13-09-2010, 13:39
Akp nin 2011 seçimlerinde kürtlerle koalisyon yapma durumu hariç iktidar olamazlar.Fakat bunu denemek istediler fiyaskoyla sonuçlandı.Bundan sonrada yapmaları mümkün görünmüyor.Üzülerek söylüyorum Türkiye yine tekrar çatışma ortamına sürüklenecek.Bundan çıkış yolu herkesimi kucaklayan bir koalisyon hükümetidir ve öylede olacak.Rte bu refarandumla kendini kurtarmıştır.Fakat partisinin son seçim zaferi olacaktır.Korkarım Türkiye ekonomik bir bunalıma girecek ve rte yede son darbeyi uzan vuracaktır.Artık filmin sonuna geliyoruz.Bizler için mutlu son çok yakın.

naim.tiner
14-09-2010, 12:00
Akp nin 2011 seçimlerinde kürtlerle koalisyon yapma durumu hariç iktidar olamazlar.Fakat bunu denemek istediler fiyaskoyla sonuçlandı.Bundan sonrada yapmaları mümkün görünmüyor.Üzülerek söylüyorum Türkiye yine tekrar çatışma ortamına sürüklenecek.Bundan çıkış yolu herkesimi kucaklayan bir koalisyon hükümetidir ve öylede olacak.Rte bu refarandumla kendini kurtarmıştır.Fakat partisinin son seçim zaferi olacaktır.Korkarım Türkiye ekonomik bir bunalıma girecek ve rte yede son darbeyi uzan vuracaktır.Artık filmin sonuna geliyoruz.Bizler için mutlu son çok yakın.

Sayın yatırımcılık,
Size aynen katılıyorum.Bu millet en geç yılbaşına kadar evet dediğine bin pişman olacak.Söylediğiniz gibi RTE.nin sonunu uzan getirecek.Hele tazminatlar bir açıklansın iki tarafı pislikli değnek misali tazminatı halka yüklersede gidecek kendisi ödesede gidecek.Bu iki tarafı pislikli değneği 2003 de eline aldı.Muhtemelen kendisi ödemeyip millete yükleyecek.Bu da onun sonu olacak.Şimdilik aldığı % 58 in sefasını sürsün.Yakında sürüm sürüm sürünecek.Ha bir şey daha var polis artık sokak aralarında kimlik kontrolü yapmaya başladı.Bunun ne anlama geldiğini siz sayın okurlara bırakıyorum.

guerra
15-09-2010, 12:15
17 yıllık Zarifi Köşkü davası AİHM’de çözüldü
Fatma AKSU / İSTANBUL 15 Eylül 2010



Maliye ile Günaydın Turizm A.Ş. arasında 17 yıldır mahkemelik olan Zarifi Köşkü’nün mülkiyet sorununu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi çözdü. “Uzlaşın” teklifi üzerine, Hazine, köşkü iade etti.

MALİYE Bakanlığı ile Günaydın Turizm A.Ş arasında 17 yıldır hukuk mücadelesine neden olan Trabya’daki tarihi Zarifi Köşkü’nün mülkiyet sorununu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) çözdü. AİHM’nin “Uzlaşın” teklifi üzerine Hazine, gayrimenkulü “dostane” çözümle iade etti. Şirketin avukatı Ramazan Arıtürk, “Bu kez yanlış hesap Strazburg’dan döndü, Keşke Ankara’dan dönseydi” dedi.

Köşk nasıl el değiştirdi

Köşkün ilk sahibi Yani Zarifi, 1821’de Osmanlı’ya karşı Mora ayaklanmasını finanse etmekle suçlanınca Odesa’ya kaçtı, İstanbul’daki mal varlığına el kondu. 1839’da Yunanistan’a yerleşen Zarifi’nin malları arasında Zarifi Köşkü’nün yanı sıra Adalar’da birçok konak bulunuyordu. 1832’de İstanbul’a dönen Yani Zarifi’nin büyük oğlu Yorgo Zarifi, bir banka kurdu, Sultan Abdülhamit’in mali danışmanı oldu. Yorgo Zarifi, 1884’te öldü. Ailesi 1900’lü yılların başında Atina’ya yerleşti. 1954’de köşkün 14 bin 777 metrekarelik sınırları belirlendi, tapuya tescil edildi. Köşk, 26 Kasım 1964’de satış yoluyla Ali Albayrak’a, 1 Ağustos 1969’da miras yoluyla Zeyra Meryem Albayrak, Süheda Merih Akın ve Ahmet Uğur Balkaner’e, 20 Şubat 1989’da da satış yoluyla Günaydın Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye geçti. Hazine, köşk maliklerinin Yorgi Zarifi’nin mirasçıları olmadıkları, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla 1995’te Günaydın Turizm A.Ş. aleyhine Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal davası açtı. 15 Nisan 1997 tarihli mahkeme kararıyla köşk tapuda Hazine’ye kaydedildi, köşkün kullanıldığı dönem için 535 bin Euro ecrimisil tahakkuk ettirildi. Açtığı davaları kaybeden Günaydın Turizm, 2002’de köşkten çıktı.

Maliye’den şartlı iade

İç hukuk yollarını tüketen şirket, AİHM’e yaptığı başvuruda, köşkün tazminat ödenmeksizin Hazine’ye devredilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını ileri sürdü. Köşkün iadesini ve kira geliri kaybına karşılık 5.5 milyon Euro ve 16 bin 587 bin Euro tazminat talep etti. AİHM, 2 Eylül 2009’da, tazminat talebini saklı tutarak, uzlaşma için 6 ay süre tanıdı. Maliye Bakanlığı, tazminat talebinde bulunulmaması şartıyla taşınmazın iadesini uygun gördü. Köşke, emlak piyasasında 30 milyon Euro değer biçiliyor.

mercek
15-09-2010, 13:49
Uzanlar'a bir kırmızı bülten daha
15 Eylül 2010 Çarşamba 14:35
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi aralarında Kemal ve Cem Uzan'ın da bulunduğu isimleri kırmızı bülten çıkarılmasına karar verdi. Nazım ALPMANReferandum: Korku tünelinden çıkış!Okunma : 3195Yorum : 0
14:35 Uzanlar'a bir kırmızı bülten daha14:34 Burcu Esmersoy'un makyajsız hali14:31 Bu garip hastalığa inanamayacaksınız! 14:30 12 Eylül idamına ilk suç duyurusu 14:30 Fethullah Gülen'le ilgili çarpıcı rapor14:26 Cari açıkta inanılmaz yükseliş14:21 Bekir Coşkun kovuldu mu?14:18 Metin Akpınar görenleri şaşkına çevirdi14:17 Turkcell abonesi olanlar ihya olacak14:10 BTP ile PKK yeni bir atak hazırlığında14:10 Memura 'evet zammı' yolda!14:01 İbrahim Tatlıses'ten açılım türküsü13:56 Spiker pantolonsuz yakalandı (video) 13:50 AK Parti ve Türkiye'yi ayağa kaldıran iddia13:48 Generalin başından aşağı para saçtılar

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 2003 yılında el konulan İmar Bankasının hileli iflasına neden oldukları öne sürülen 48 sanığın yargılandığı davada, Cem Uzan, kardeşi Hakan Uzan, amcası Yavuz Uzan ve babası Kemal Uzan'ın sorgularının yapılması amacıyla gıyaben tutuklanmaları ve haklarında kırmızı bülten çıkarılması kararlaştırıldı.

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, başka suçtan tutuklu sanıklar Mustafa Akar ve Tacettin Pak ile tutuksuz 26 sanık katıldı.

Duruşmada, Cumhuriyet Savcısı Kadir Nazmi Yelkenci, sanıklar Cem Uzan, Hakan Uzan, Yavuz Uzan ve Kemal Uzan hakkında kaçak olduklarına ilişkin karar alınmasını ve sorgularının yapılması için gıyaben tutuklanmalarına karar verilmesini talep etti.

Cem Uzan'ın avukatı Şaylan Çığgın, müvekkilinin yurt dışında olduğunu ve adresinin de bilindiğini söyledi. Çığgın, müvekkilinin banka yönetiminden 1994 yılında ayrıldığını belirterek, ''Bu dava ise 2009 yılında zaman aşımı süresi dolduktan sonra açılmıştır. Talebin reddine karar verilmesini istiyoruz'' dedi.

Mahkeme Heyeti, sanıklar Kemal Uzan, Cem Uzan, Yavuz Uzan ve Hakan Uzan'ın yurt dışında olduklarından bu sanıkların kaçak olduklarının saptanmasına, sanıkların sorgularının yapılması için gıyaben tutuklanmalarına ve haklarında kırmızı bülten çıkarılmasına oy çokluğuyla karar verdi.

Sanıklar Kemal Uzan, Cem Uzan, Yavuz Uzan ve Hakan Uzan'ın, Türkiye'de yakalandıklarında savunmalarının alınıp serbest bırakılmasına hükmeden mahkeme heyeti, dava dosyasının bilirkişiye gönderilerek, hileli iflas suçunun oluşmasında sanıkların ne derece iştiraklerinin olduğunun, hangi tarihte hangi eylemleriyle suçun oluşmasına neden olduklarının saptanmasının istenmesine karar verdi.

Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

Mahkeme Başkanı Mehmet Uysal, haklarında kaçaklık kararı verilip buna göre tutuklama emri düzenlenen sanıkların suç oluşturduğu iddia edilen eylemlerini 4 Temmuz 2003 tarihinden önce gerçekleştirdiklerini belirterek, çoğunluk kararına, dava zaman aşımı süreleri dikkate alınmadan verildiği için muhalif kaldığını bildirdi.


BİR DE ŞU DENİZ FENERİ VE BİLAL ERDOGANA SORSALAR ÇALIŞMADAN GENCECİK YAŞTA BU SERVETİ NERDEN BULDUN DİYE KÖSKLERİ GEMİLERİ NERDEN ALDIN ŞİRKETLERİ NEYLE KURDUN DİYE.

mercek
15-09-2010, 14:22
İşte Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan Ve Uzan Grubunun kazanmış olduğu davalar:Uzanlar bu ülkeye yatırım yaptı.. Ülkenin kaynaklarını kullandı.. Barajlar yaptı, fabrikalar yaptı, maden ocakları açtı.. Yabancı ortak almadı! Türk insanına yüzbinlerce iş imkanı sağladı.


Atatürk`ün Türk felsefesini kavramış ve onu savunan, iki sözünden birinde TÜRK kelimesini kullanan, bu ülke için ailesinde 3 tane Çanakkale şehidi bulunan Uzanlar daha napsın?

Genç Parti Ne Araplara , ne AB`ye , ne de ABD`ye boyun eğmecektir.
AB`ye gireceksede boynu dik girecektir.
Atatürk`ün dediği gibi onlar davet ederse düşüneceğiz.
Yalvarmayacağız , kimsenin kölesi olmayacağız...
ATATÜRK Türkiyesinden Dönmek YOK!!!!!



1. Beraat: BDDKnın itirazı da reddedildi Tarih: 04.01.2006

2. Beraat: . Uzan'a beraat!!! Bilirkişilere rüşvet vermek suçlamasıyla açılan davada Genç Parti Lideri Cem Uzan suçsuz bulundu! Haber Tarih: 16.12.2005

3. TMSF'ye hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan Genç Parti Lideri Cem Uzan suçsuz bulundu! Haber Tarih: 20.12.2005

4. Beraat: Cem Uzan MSG davasından beraat etti Tarih: 10.03.2005

5. Beraat: Orman Bakanlığı davasından beraat Tarih: 23.6.2004

6. Beraat: Haksız rekabetten beraat Tarih: 29.1.2004

7. Beraat: Yine beraat etti Tarih: 29.1.2004

8. Beraat: Asliye Mahkemesinde bir beraat daha Tarih.: 02.06.2004
GP Genel Başkanı Cem Uzan, hakkında Başbakan Recep Tayyip Erdoğana hakaret ettiği gerekçesiyle açılan bir davadan beraat etti.

9. Beraat: Cem Uzan hakkında, Başbakan Recep Tayip Erdoğana görevinden dolayı basın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 2004 yılında bir dava açılmıştı. Davaya bakan mahkeme bugün yaptığı duruşmada Cem Uzanın beraatına karar verdi.
Cem Uzanın Başbakan ile ilgili olarak kullandığı ifadelerin hukuka aykırı olmadığına kanaat getiren Mahkeme, Başbakan Erdoğanın avukatlarının talebini reddetti.17 Mart 2006

10. Beraat: Hakkında, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa muhalefet ettiği iddiasıyla İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinde açılan davadan 21 Mart 2006 Salı günü beraat etti.

11.Rosamara'nın başvurusunu inceleyen mahkeme de 28 Nisan 2006 tarihinde Vodafone`a peşkeş çekilen Telsim'in tüm aktiflerine tedbir koydu.
Bu aktiflerin arasında Telsim' in tüm Roaming gelirleri de bulunuyordu.

12. Danıştay'dan; TMSF'nin Kepez Elektrik T.A.Ş.'ye yolladığı ödemeye çağrı mektubunun yürütmesinin durdurulması kararı çıktı.26.7.2006

13.Danıştay 13. Dairesi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu`na (TMSF) devredilen İmar Bankası`ndan doğan zararların tahsili amacıyla Cem Uzan`ın eşi ve çocuklarına çıkarılan ödeme emirleri ile ödemeye çağrı yazılarının yürütmesini durdurdu.27.7.2006

14. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, Çukurova Elektrik´in mallarına el konulmasına imkan sağlayan yerel mahkeme kararını bozdu. 60.000 TAPU ÇEAŞ´A AYNEN İADE! 28.7.2006

15.ÇEAŞ BİR DAVA DAHA KAZANDI Çukurova Elektrik A.Ş., kendisine haksız olarak çıkarılan vergi borcu ve onun cezasını ödemeyecek. 1.8.2006

16. "ÇEAŞ'IN GELİRLERİ VE MALLARI KULLANILAMAZ" Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 11.8.2006

17. ADABANK'IN SATIŞI DURDURULDU Mahkeme, Adabank davasına müdahil olan davacı Cem Uzan'ın aleyhine telafisi imkansız zarar oluşabileceği gerekçesiyle Adabank'ın hisselerinin satışını durdurdu. 3.10.2006

18. BDDK üyesi Kemal Çevik ile e-posta yoluyla haberleştikleri iddia edilen Kemal ve Hakan Uzan ve grubun bir yöneticisi beraat etti. 6.10.2006

19. YARGITAY YİNE ÇEAŞ´I HAKLI BULDU! Daha önce ÇEAŞ´ın mallarına Danıştay´daki dava bitmeden el konulamayacağına dair karar veren Yargıtay, bu karara direnen Adana Mahkemesi´nin kararını tekrar bozdu. Haber Tarih: 13.10.2006 23:48:55

20.Cem Uzan´a yayın yoluyla hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılan Fatih Altaylı, 400 bin YTL tazminat ödemeye mahkum oldu. 21.10.2006

21.Danıştay 13. Dairesi, Cem Uzan´ın 5.5 yaşındaki oğluna çıkarılan 7.5 katrilyonluk ödemeden sorumlu tutulamayacağına hükmetti. Yüksek Mahkeme´nin bu kararı, halen devam eden aynı nitelikteki pek çok dava için emsal teşkil ediyor. Yüksek Mahkeme´nin bu kararı ile kendisine herhangi bir kaynak aktarıldığı tespit edilemeyen kişilerden banka zararının talep edilmesi tamamen önlenmiş oluyor. 16.12.2006

22.Danıştay, TMSF´nin Kepez Elektrik T.A.Ş.´ye yolladığı ödemeye çağrı mektubundan sonra ödeme emrinin de yürütmesini durdurdu. 18.12.2006

23. YARGI, TMSF´YE BİR KEZ DAHA DUR DEDİ!!! 29.12.2006

24.DANIŞTAY; ÇEAŞ´A YAPILAN HUKUKSUZLUĞA SON VERDİ
Çeaş´a verilen para cezası Danıştay´dan döndü. Haber Tarih: 24.01.2007 23:30:00
Rekabet Kurulu tarafından haksız ve hukuksuz bir karar sonucu Çeaş'a kesilen 9.557 milyon YTL'lik idari para cezası, Danıştay 13. Dairesi tarafından iptal edildi.

25. YARGITAY, ADABANK´IN SATIŞINA ONAY VERMEDİ
01.02.2007Mahkeme kararının ardından Yargıtay da Adabank hisselerinin satışını durdurdu

26 Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; 2007 / 14-47 esas ve 2007 / 43 No´lu kararıyla; ÇEAŞ´ın mallarına el konulmasına imkan sağlayan Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi´nin 2006 / 735 E. ve 2006 / 1209 E. sayılı dosyalarından verilen direnme kararlarını ÇEAŞ lehine bozdu. 16.02.2007

27.GP'ye Hazine yardımı tedbirine red. İstanbul 8'inci Asliye Mahkemesi, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu'nun (TMSF) tedbir talebinin davayla ilgisi bulunmadığını bildirdi.

28. Danıştay, TMSF`nin Cem Uzan`ın eşi Alara Koçibey Uzan hakkındaki ödeme emri ile yine TMSF tarafından Cem Uzan`ın çocukları Renç ve Yasemin Paris Uzan'a yollanan ödemeye çağrı mektuplarını iptal etti. Danıştay'a giden dava dosyaları; Danıştay 13. Dairesi tarafından görüşülerek 20. 04. 2007 tarihinde karara bağlandı ve karar dün taraflara ulaştırıldı.

29.Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi, Motorola ve Nokia yöneticileri hakkında Cem ve Hakan Uzan'ı tehdit ettikleri gerekçesiyle yakalama kararı verdi.

30.Yargıtay, Cem Uzan'ın Başbakan Erdoğan için kullandığı "kalleş" ve "allahsız" ifadelerinin hakaret unsuru taşımadığına karar verdi

31.'Mavi Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetleri A.ş'den Genç Parti'ye (Gp) 19 Milyon 750 Bin YTL Kaynak Aktarılarak Siyasi Partiler Kanununa Muhalefet Edildiği' İddiasıyla Yargılanan 17 Sanıktan Gp Genel Başkanı Cem Uzan'ın da Aralarında Bulunduğu 16'sı Beraat Etti.Hakim, 2 yıl önce öldüğü anlaşılan diğer sanık Sadrettin Balman hakkındaki davanın da düşürülmesine hükmetti.

32.İmar Bankasının 14 eski yönetici ve yetkilisi, ''Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun'a muhalefet ettikleri'' iddiasıyla yargılandıkları davadan beraat ettiler! 08.11.2007

ARKADAŞLAR LÜTFEN GRUBUMUZU ÇOĞALTALIM HERKEZİ DAVET EDİN VE BU MAİLİ HERKESE ULAŞTIRIN LÜTFEN!!!
http://www.gpefsanesi.azbuz.com/
..::::bu iş yürek ister:::................


bu kararlar verilirken cem uzan burada degilmiyi şimdi bu kırmızı bültenle arama çıkarana sormak lazım o zaman yargı elinizde degildi yargıyı nasıl olsa ele geçiriyoruz ve paralı askerlerimiz oluyor şimdi istedigimiz kararı çıkartırız mı diyorsunuz aynen askeriyeyi karıştırdıgınız yandaş yargı gibi.

naim.tiner
15-09-2010, 16:55
Uzanlar'a bir kırmızı bülten daha
15 Eylül 2010 Çarşamba 14:35
İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi aralarında Kemal ve Cem Uzan'ın da bulunduğu isimleri kırmızı bülten çıkarılmasına karar verdi. Nazım ALPMANReferandum: Korku tünelinden çıkış!Okunma : 3195Yorum : 0
14:35 Uzanlar'a bir kırmızı bülten daha14:34 Burcu Esmersoy'un makyajsız hali14:31 Bu garip hastalığa inanamayacaksınız! 14:30 12 Eylül idamına ilk suç duyurusu 14:30 Fethullah Gülen'le ilgili çarpıcı rapor14:26 Cari açıkta inanılmaz yükseliş14:21 Bekir Coşkun kovuldu mu?14:18 Metin Akpınar görenleri şaşkına çevirdi14:17 Turkcell abonesi olanlar ihya olacak14:10 BTP ile PKK yeni bir atak hazırlığında14:10 Memura 'evet zammı' yolda!14:01 İbrahim Tatlıses'ten açılım türküsü13:56 Spiker pantolonsuz yakalandı (video) 13:50 AK Parti ve Türkiye'yi ayağa kaldıran iddia13:48 Generalin başından aşağı para saçtılar

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından 2003 yılında el konulan İmar Bankasının hileli iflasına neden oldukları öne sürülen 48 sanığın yargılandığı davada, Cem Uzan, kardeşi Hakan Uzan, amcası Yavuz Uzan ve babası Kemal Uzan'ın sorgularının yapılması amacıyla gıyaben tutuklanmaları ve haklarında kırmızı bülten çıkarılması kararlaştırıldı.

İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, başka suçtan tutuklu sanıklar Mustafa Akar ve Tacettin Pak ile tutuksuz 26 sanık katıldı.

Duruşmada, Cumhuriyet Savcısı Kadir Nazmi Yelkenci, sanıklar Cem Uzan, Hakan Uzan, Yavuz Uzan ve Kemal Uzan hakkında kaçak olduklarına ilişkin karar alınmasını ve sorgularının yapılması için gıyaben tutuklanmalarına karar verilmesini talep etti.

Cem Uzan'ın avukatı Şaylan Çığgın, müvekkilinin yurt dışında olduğunu ve adresinin de bilindiğini söyledi. Çığgın, müvekkilinin banka yönetiminden 1994 yılında ayrıldığını belirterek, ''Bu dava ise 2009 yılında zaman aşımı süresi dolduktan sonra açılmıştır. Talebin reddine karar verilmesini istiyoruz'' dedi.

Mahkeme Heyeti, sanıklar Kemal Uzan, Cem Uzan, Yavuz Uzan ve Hakan Uzan'ın yurt dışında olduklarından bu sanıkların kaçak olduklarının saptanmasına, sanıkların sorgularının yapılması için gıyaben tutuklanmalarına ve haklarında kırmızı bülten çıkarılmasına oy çokluğuyla karar verdi.

Sanıklar Kemal Uzan, Cem Uzan, Yavuz Uzan ve Hakan Uzan'ın, Türkiye'de yakalandıklarında savunmalarının alınıp serbest bırakılmasına hükmeden mahkeme heyeti, dava dosyasının bilirkişiye gönderilerek, hileli iflas suçunun oluşmasında sanıkların ne derece iştiraklerinin olduğunun, hangi tarihte hangi eylemleriyle suçun oluşmasına neden olduklarının saptanmasının istenmesine karar verdi.

Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.

Mahkeme Başkanı Mehmet Uysal, haklarında kaçaklık kararı verilip buna göre tutuklama emri düzenlenen sanıkların suç oluşturduğu iddia edilen eylemlerini 4 Temmuz 2003 tarihinden önce gerçekleştirdiklerini belirterek, çoğunluk kararına, dava zaman aşımı süreleri dikkate alınmadan verildiği için muhalif kaldığını bildirdi.


BİR DE ŞU DENİZ FENERİ VE BİLAL ERDOGANA SORSALAR ÇALIŞMADAN GENCECİK YAŞTA BU SERVETİ NERDEN BULDUN DİYE KÖSKLERİ GEMİLERİ NERDEN ALDIN ŞİRKETLERİ NEYLE KURDUN DİYE.

Bütün bu davalar Uzan'a baskı için açılıyor zannederim.Uzan'lar,kimse bilmiyor ama tahkimi kazandı galiba.Ben de bilmiyorum,ama uzan'lara açılan davalar ilerde pazarlık konusu olabilir.

guerra
15-09-2010, 20:55
Uzan'ların davası özel yetkili mahkemede
Gerekçe: Mal varlığını aklama şüphesi!
Bülent CEYHAN-Mustafa GÖKKILIÇ/AHT

TMSF'nin 15 Şubat 2004 tarihinde el koyduğu İmar Bankası'nın eski sahipleri Cem Uzan, Hakan Uzan ve Kemal Uzan'ın da aralarında bulunduğu 23 sanığın kara para akladıkları iddialarının örgütlü suç kapsamında olup olmadığına Özel Yetkili Mahkeme karar verecek. Davaya bakan Şişli 3'üncü Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2009 yılında yapılan yasa değişikliğini hatırlatarak, dava konusu kara para aklama suçunun örgütlü suç kapsamına girdiğini gerekçe göstererek görevsizlik kararı verdi. Kararın ardından toplam 103 klasörden oluşan dava dosyası, Beşiktaş'taki Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Görevsizlik kararında, duruşma savcısının "kara para aklama" suçunun Uzan Ailesi mensupları tarafından kurulmuş olan suç örgütünün faaliyetleri çerçevesinde işlendiğini hatırlattığı belirtildi. Savcının 5918 Sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle dosyanın Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiğine de kararda yer verildi. Dava konusu suçun, "mal varlığı değerini aklama" kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekliliği belirtilerek yargılamanın bu şekilde yapılması için dosyanın Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildi. Görevsizlik kararında ayrıca İstanbul 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan yargılama sonucunda Uzan'ların da arasında bulunduğu sanıklar hakkında "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve bu örgüte üye olmak" suçlarından mahkumiyet kararı verildiği hatırlatıldı.
Haberturk 15 Eylül 2010 Çarşamba, 20:55:37

jet lee
16-09-2010, 09:10
17 yıllık Zarifi Köşkü davası AİHM’de çözüldü
Fatma AKSU / İSTANBUL 15 Eylül 2010



Maliye ile Günaydın Turizm A.Ş. arasında 17 yıldır mahkemelik olan Zarifi Köşkü’nün mülkiyet sorununu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi çözdü. “Uzlaşın” teklifi üzerine, Hazine, köşkü iade etti.

MALİYE Bakanlığı ile Günaydın Turizm A.Ş arasında 17 yıldır hukuk mücadelesine neden olan Trabya’daki tarihi Zarifi Köşkü’nün mülkiyet sorununu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) çözdü. AİHM’nin “Uzlaşın” teklifi üzerine Hazine, gayrimenkulü “dostane” çözümle iade etti. Şirketin avukatı Ramazan Arıtürk, “Bu kez yanlış hesap Strazburg’dan döndü, Keşke Ankara’dan dönseydi” dedi.

Köşk nasıl el değiştirdi

Köşkün ilk sahibi Yani Zarifi, 1821’de Osmanlı’ya karşı Mora ayaklanmasını finanse etmekle suçlanınca Odesa’ya kaçtı, İstanbul’daki mal varlığına el kondu. 1839’da Yunanistan’a yerleşen Zarifi’nin malları arasında Zarifi Köşkü’nün yanı sıra Adalar’da birçok konak bulunuyordu. 1832’de İstanbul’a dönen Yani Zarifi’nin büyük oğlu Yorgo Zarifi, bir banka kurdu, Sultan Abdülhamit’in mali danışmanı oldu. Yorgo Zarifi, 1884’te öldü. Ailesi 1900’lü yılların başında Atina’ya yerleşti. 1954’de köşkün 14 bin 777 metrekarelik sınırları belirlendi, tapuya tescil edildi. Köşk, 26 Kasım 1964’de satış yoluyla Ali Albayrak’a, 1 Ağustos 1969’da miras yoluyla Zeyra Meryem Albayrak, Süheda Merih Akın ve Ahmet Uğur Balkaner’e, 20 Şubat 1989’da da satış yoluyla Günaydın Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş.’ye geçti. Hazine, köşk maliklerinin Yorgi Zarifi’nin mirasçıları olmadıkları, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla 1995’te Günaydın Turizm A.Ş. aleyhine Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal davası açtı. 15 Nisan 1997 tarihli mahkeme kararıyla köşk tapuda Hazine’ye kaydedildi, köşkün kullanıldığı dönem için 535 bin Euro ecrimisil tahakkuk ettirildi. Açtığı davaları kaybeden Günaydın Turizm, 2002’de köşkten çıktı.

Maliye’den şartlı iade

İç hukuk yollarını tüketen şirket, AİHM’e yaptığı başvuruda, köşkün tazminat ödenmeksizin Hazine’ye devredilmesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlaline yol açtığını ileri sürdü. Köşkün iadesini ve kira geliri kaybına karşılık 5.5 milyon Euro ve 16 bin 587 bin Euro tazminat talep etti. AİHM, 2 Eylül 2009’da, tazminat talebini saklı tutarak, uzlaşma için 6 ay süre tanıdı. Maliye Bakanlığı, tazminat talebinde bulunulmaması şartıyla taşınmazın iadesini uygun gördü. Köşke, emlak piyasasında 30 milyon Euro değer biçiliyor.

Hala AIHM 'deki davayı kazanamayacağımızı düşünen,inanan var mı?
sadece zamanın geçip davanın bitmesi insanı sıkıyor ,sonuç gayet açık ve kesin
malımızı veya bedelini son kuruşa kadar alacağız

Damgacı Abi
16-09-2010, 13:20
bu ülkede bi pkk bi de çeaş-kepez hissesi olanlar(hükümetzedeler) devletle barışık değiliz
pkk ile devletin bir takım birimleri görüşüyorlar da niye bizimle görüşmüyorlar
sağda solda bomba mı patlatalım asker mi öldürelim artizler

naim.tiner
16-09-2010, 13:26
bu ülkede bi pkk bi de çeaş-kepez hissesi olanlar(hükümetzedeler) devletle barışık değiliz
pkk ile devletin bir takım birimleri görüşüyorlar da niye bizimle görüşmüyorlar
sağda solda bomba mı patlatalım asker mi öldürelim artizler

Bombacı abi,
Bomba patlatmaya gerek yok.Yakında hakkımızı vermeyenlerin başında atom bombası patlayacak.Elimizi kirletmeye değmez.

jet lee
16-09-2010, 17:07
Bu hafta sonuna kadar tüm aracı kurumlardan İMKB ve SPK bir bilgi formu istemiş;
1-1-2003 ile 12-06-2003 arasında ÇEAŞ -KEPEZ'de yapılan tüm işlemler,virmanlar,kredili işlemler,temettü ödemeleri,şirkete el konup kottan çıktıktan sonraki virmalar,imkb dışı ışlemler
her türlü devir-virman,ama asıl önemlisi BİRDE EK LİSTE VERİLMİŞ AİHM'de davası olanlar ve kaçar lot malları olduğu bunlar hakkında tüm işlem ayrıntıları extra olarak istenmiş

Madem davayı ,davalı olan taraf kazanmış(bu belgeyi UZANLAR veya küçük ortaklar istemiş olamaz)her yerde beyan ediyorlar ya ,neden hala geriye dönük işlem, virman ,hesaplar izleniyor ben bir "TUTUŞMA" hissettim bu olayda fakat" bir şey kısmetten çıkınca bela Bağdat'tan gelir",ecelden kaçılamaz,her şey lehimize gelişiyor
hergün bir gün az kalıyor

erich fromm
17-09-2010, 07:47
A.İ.H.M.' ne artık müracaat edemezmiyiz.Sanki bir his müracaat etmiyenlere bir şey yok diyor.

mercek
17-09-2010, 09:59
sn jet lee dava kasım ayında mı görülecekti şimdiden imkb hazırlık mı yapıyor acaba ben mi yanlış hatırlıyorum kasım ayında dananın kuyrugu kopacaktır sanırım umarım gövde bizde kalır kuyruk ak partililerin elinde birer bomba olarak kalır.

alper akçam
17-09-2010, 11:16
A.İ.H.M.' ne artık müracaat edemezmiyiz.Sanki bir his müracaat etmiyenlere bir şey yok diyor.

sayın erich from Kemal Uzan kendi adına ve küçük yatırımcıların adına toplu olarak insan hakları mahkemesine dava açtığı için dava açmayan yatırımcılarda kazanılacak haklardan faydalanacaklar.Bu görülecek olan dava hepimizin adına açılmış bir davadır,bireysel olarak mahkemeye dava açanlar ayrıyeten davaları görüşülecek ,hatta Kemal Uzanın açmış olduğu dava süreci bireysel dava açanlardan önce sonuçlanırsa emsal olacağı için diğerleride bu davanın sonucuna istinaden bireysel davalarda sonuçlanmış olacak

jet lee
17-09-2010, 16:24
sn mercek

Bu hafta sonuna kadar tüm aracı kurumlardan İMKB ve SPK bir bilgi formu istemiş;
1-1-2003 ile 12-06-2003 arasında ÇEAŞ -KEPEZ'de yapılan tüm işlemler,virmanlar,kredili işlemler,temettü ödemeleri,şirkete el konup kottan çıktıktan sonraki virmalar,imkb dışı ışlemler
her türlü devir-virman,ama asıl önemlisi BİRDE EK LİSTE VERİLMİŞ AİHM'de davası olanlar ve kaçar lot malları olduğu bunlar hakkında tüm işlem ayrıntıları extra olarak istenmiş

Madem davayı ,davalı olan taraf kazanmış(bu belgeyi UZANLAR veya küçük ortaklar istemiş olamaz)her yerde beyan ediyorlar ya ,neden hala geriye dönük işlem, virman ,hesaplar izleniyor ben bir "TUTUŞMA" hissettim bu olayda fakat" bir şey kısmetten çıkınca bela Bağdat'tan gelir",ecelden kaçılamaz,her şey lehimize gelişiyor
hergün bir gün az kalıyor


Önemli 2 nokta var
1-kemal uzan davayı el koymadan önce açmıştır" BUNU BİLEMEYECEĞİNE GÖRE"demekki ortada bir haksızlık hukuksuzluk vardıki buna tepki gösterip açtı(iletimin devrinin zorlanmasından dolayı),el koyma olduktan sonra ise olay dahada pekişmiş birde mülkiyet ihlali olmuştur,çeaş ortakları çifte kavrulmuştur,bu sebeplerden dolayı bu dava çok çok çok çok önemlidir
2-kemal uzan bu davayı"TÜM ÇEAŞ -KEPEZ "hissedarları adına açmıştır,yani o kazanınca herkes kazanacaktır
BU 2 NOKTA ÇOK ÖNEMLİDİR UZAN GURUBUNUN diğer işlerdeki boçları ,imar bankası yolsuzluğu,vergi borcu, bakkaldan çaldığı şirket,cinsel hayatı,şampanya içmesi gibi konuların bu davayla hiç bir alakası yoktur,mahkeme bunlara hiç ama hiç bakmaz,bizlerinde müdahil olduğunu untmayın hep yazdığım gibi (GAZETELER YAZMIYOR)
HERGÜN BİR GÜN DAHA AZ KALIYOR,KESİNLİKLE KAZANACAĞIZ,SAĞLIK VE SABIR DİLİYORUM
3- AIHM'de küçük yatırımcıların açtığı davalar var Uzan kaybetsede küçük yatırımcı davaları devam edecek açılış şekli ve konusu biraz daha farklı ama Uzan kazanırsa hepimiz kazanacağız,kaybederse küçük yatırımcı devam edecek .180 yıl önce Osmanlı imparatorluğu zamanındaki malını geri alabliyorsa ülkeyi terkeden kişiler biz fazlasıyla alırız ama 3yıl ama 5 yıl sürer onu bilemeyiz ama sonunda alacağız,bunun gibi daha nice örnekler var,inşallah avrupa birliğine yarın gireriz,sabır ve sağlık diliyorum

omeniv
17-09-2010, 22:07
Selam herkese,
Teknik olarak, Kasım ayındaki dava bir kararı da beraberinde getirecek mi yoksa ayrı bir sürecin başlangıcı mı olacak, bilgisi olan varsa seviniriz. AİHM'de işler nasıl yürüyor acaba...

jet lee
17-09-2010, 23:57
Selam herkese,
Teknik olarak, Kasım ayındaki dava bir kararı da beraberinde getirecek mi yoksa ayrı bir sürecin başlangıcı mı olacak, bilgisi olan varsa seviniriz. AİHM'de işler nasıl yürüyor acaba...

bunu bilen yok
ama kesin olan 2020 den önce açıklanır(iyimserim bu gece)

jet lee
18-09-2010, 00:06
sayın omeniv

davanın ne kadar yılda biteceğini nasıl seyredeceğini en iyi bilen kişi rıza türmendir bence herkes ona ulaşıp detaylı bilgi almaya çalışmalı
rturmen@milliyet com.tr
daha önce aynı soruyu cevapladık

vedat77
18-09-2010, 23:11
sayın jet lee,

bu bilginin kaynagı nereden?
dogrulugu teyit edildimi?

tesekkurler


Bu hafta sonuna kadar tüm aracı kurumlardan İMKB ve SPK bir bilgi formu istemiş;
1-1-2003 ile 12-06-2003 arasında ÇEAŞ -KEPEZ'de yapılan tüm işlemler,virmanlar,kredili işlemler,temettü ödemeleri,şirkete el konup kottan çıktıktan sonraki virmalar,imkb dışı ışlemler
her türlü devir-virman,ama asıl önemlisi BİRDE EK LİSTE VERİLMİŞ AİHM'de davası olanlar ve kaçar lot malları olduğu bunlar hakkında tüm işlem ayrıntıları extra olarak istenmiş

Madem davayı ,davalı olan taraf kazanmış(bu belgeyi UZANLAR veya küçük ortaklar istemiş olamaz)her yerde beyan ediyorlar ya ,neden hala geriye dönük işlem, virman ,hesaplar izleniyor ben bir "TUTUŞMA" hissettim bu olayda fakat" bir şey kısmetten çıkınca bela Bağdat'tan gelir",ecelden kaçılamaz,her şey lehimize gelişiyor
hergün bir gün az kalıyor

guerra
19-09-2010, 10:16
İmkb'nin tüm aracı kurumlara gönderdiği Bilgi talebi..

İlgi : T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıgı. Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'nün 03/09/2010 tarih..... sayılı yazısı...

İlgi'de kayıtlı yazıya istinaden Bakanlığa verilecek cevaba esas teşkil etmek üzere ekte kimlik bilgileri yer alan yatırımcılardan belirtilen tarihkerde kurumunu müşterisi olanların,

01/01/2003-14/09/2010 tarih aralığında gerçekleştirdikleri tüm Çukurova Elektrik A.Ş. ve Kepez Elektrik T.A.Ş. hisse senedi işlemlerinin alış-satış tarihleri,fiyat,kar/zarar gösterecek şekilde) Borsada ve Borsa dışında yapılanlar için ayrı ayrı olmak üzere ayrıntılı dökümünün ve yine bu hisselere ilişkin işlemler sırasında var ise kullanılan kredilerin ayrıntılı dökümünün

21/05/2003,12/06/2003 ve 14/09/2010 tarihleri itibariyle kurumunuz kayıtlarında görülen ÇEAŞ-KEPEZ hisse senedi saklama bakiyelerinin

12/06/2003 ve 14/09/2010 tarihlerindeki saklama bakiyelerinin farklı olması durumunda ve bu farklılıklarının hangi sebeplerinden kaynaklandıgına ilişkin açıklamalarının hangi sebeplerden kaynaklandıgına ilişkin açıklamalarınnızı diyerek gönddermiş


sanırım AİHM için savunma hazırlıyorlar...veya başka bir çalışma var????
sonu hepimiz için hayırlı olur İNŞAALLAH...

naim.tiner
19-09-2010, 17:13
Gaspçılar ne savunması yapacak?Şöyle mi diyecekler " işte size sunduğumuz listedeki gaspedip haklarına el koyduğumuz hisse sahipleri bunlar,biz kamuyu koruyoruz diye alınteri ile devlete güvenerek yatırım yapan yatırımcıların haklarını çatır çatır yedik" Bu gaspın savunması nasıl yapılacak çoookkkk merak ediyorum doğrusu.Bu birinci şık.İkincisine gelince bana göre çok zayıf bir ihtimal;bakanlık ve RTE.insafa geldi 2003 ten beri yedikleri hakları yasal faizi ile beraber ödeyecek ve borsada tahtayı açacak.Bekleyelim görelim.Zalimin zulmü sonsuza kadar sürmez.Ama zalime zulüm sonsuza kadardır........ebedi cehennem azabı niçin yaratıldı?..............

guerra
21-09-2010, 08:44
(Çukurova Elektrik=Toros)

Toroslar Elektrik Dağıtım A.S. için basvuranlar : Enerjisa Elektrik
Dağıtım A.S., Aksa Elektrik Perakende Satıs A.S., Ayen Enerji A.S., Park
Holding A.S., Akfen Enerji Dağıtım ve Ticaret A.S."

Kepez=Akdeniz
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.S., İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.S.
ve Toroslar Elektrik Dağıtım A.S.'deki % 100 oranındaki kamu hisselerinin
özellestirme ihalelerine katılmak üzere önyeterlilik için basvuranlar açıklandı.
Buna göre ön yeterlilik için basvuran halka açık veya halka açık sirketlerle
bağlantılı gruplar:
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.S. için basvuranlar :Enerjisa Elektrik Dağıtım
A.S., Aksa Elektrik Perakende Satıs A.S., Ayen Enerji A.S., Park Holding A.S.,
Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.S., Akfen Enerji Dağıtım ve Ticaret
A.S.

naim.tiner
21-09-2010, 09:46
İhale için başvuranları uyarıyorum,AKP.ile bu yola çıkmayın henüz sonuçlanmamış çeaş-kepez davaları var.Sonra bu hisseler elinizde patlar ve bu iş sizlere çok pahalıya malolur.AKP.ve RTE.çeaş-kepez davalarından çıkış yolu arıyor.İhaleleri aldığınız takdirde günlük ihtiyaçlarını karşılamış olacaksınız.Uzan'lar davaları kazanınca aldıklarınızı çok pahalıya malolacak şekilde geri ödeme riskiniz var.RTE.ve AKP.gaspçıdır.Size sattığı mallarıda her an gaspedebilir.Akıllı adamlar göre göre risk almaz.Haaa... RTE.ve AKP.için sokağa atılacak paranız varsa ona bir şey diyemem.Benden söylemesi..........sonra ağlamayın.:cry::cry::cry:

yatırımcılık
21-09-2010, 14:26
Hükümetin Bir malın uluslararası davası devam ederken ,bu davanın kesin bir hükmü ortaya çıkmamışken nasıl oluyorda bu malı satabiliyor veya özelleştirebiliyor.Hukuki bir mantık hatası yapılmıyormu.İhtiyati tedbir diye bir kavram tahkim hukukunda yokmu.Eğer yoksa hükümetler mala el koyar anında satar.Sen tahkime başvursan dahi diyelimki mahkemede 10 yıl sürmüş malını araki bulasın.Hukukçu arkadaşlar bu konuya açıklık getirirse memnun oluruz.

yatırımcılık
21-09-2010, 14:32
Demek istediğim şu.Hükümetler hertürlü riski alıp malı satabilirler fakat tahkimin hukuken hooop demesi lazım.Mahkeme daha sonuçlanmadı demesi gerekmiyormu?

naim.tiner
21-09-2010, 20:49
Satamazlar satarlarsa başlarına çift bela alırlar.Kanımca bu kadar aptal olamazlar.Zaten henüz ihale yapılmadı.Yapılamazda şayet biraz akılları kaldıysa yapamazlar.Kalmadıysa bilemem ama yaparlarsa bunu çok pahalı öderler......

naim.tiner
23-09-2010, 17:15
Sayın yatırımcılık davalı keşke böyle bir şey yapsa.Tahkim ve AİHM.ndeki davaları kaybetmek için öyle bir koz verirler ki yer yerinden oynar.Dava davalının aleyhine sonuçlanır.O zaman ortada ne AKP. ne RTE.ne de TC.hükümeti kalır.Keşke yapsalar.Bu bizlerin işine yarar.....ve ülke bunlardan bir an önce kurtulur.

naim.tiner
23-09-2010, 17:16
Sayın jet lee,
Nasılsınız? Forumda sizi özledik.Güzel yazılarınızı bekliyoruz.

jet lee
23-09-2010, 21:40
Sayın tiner teşekkürler
size ve herkese hayırlı günler dilerim,şu anda beklemekten başka bir şey yok ya amerikadan Icsid'den ya Kemal uzan'ın açtığı AIHM 'DEN yada küçük yatırmcının açtığı Aıhm'den bir açıklama gelmeden bir çıkarım yapmak mümkün değil ,artık netice alanında son düzlükteyiz eninde sonunda en kötüsü 30 kasımdaki aıhm duruşmasından sonra bir açıklama gelecek

yazmayacaktım ama hazır sizi yanıtlarken söyleyeyim bari,şu Akdeniz bölgesindeki 2 adet esasında bizlerin hala ortak olduğu 2 bölge özelleştirilecek ya onu kimin alacağı belli yılların intikamını almayı kim bekliyorsa o alacak ama büyüklük intikamla olmaz hak teslimi ile olur halka açık kısma(küçük yatırımcıya) kaç milyar$ ödüyorsan onun üzerinden bedelini ödersin hayırlı bir şekilde 25 yıl kulllanırsın ,ben bunu görmek isterim ama sadece temenni kalacaktır küçük hissedarlara mağduriyet bedelini ödemek,bize düşen o durumda kul hakkıyla ahirete yollamak olacak bu grubu,saygılar sağlık dilerim

naim.tiner
23-09-2010, 22:00
Sayın jet lee,
O grubun başı zaten ahirette.Kanımca orayı gördükten sonra grubuna yapmayın etmeyin KY.nin hakkını çiğnemeyin diyordur ama oradan buraya ses kanalları kapalı sesini duyuramıyordur.Zaten buradakilerinde ses mes duyacak hali yok.Çünkü gözlerini hırs bürümüş.Bu hırsla hiçbir şey göremezler.Saygı ve sevgilerimle.

zede
24-09-2010, 09:45
Satılacak olan tesisler ülkemizin en büyük 3.ve 4.hes'lerinden.İsmi her ne kadar Toroslar veya Akdeniz olarak değiştirilse de,neticede ÇEAŞ ve KEPEZ Elektirk satılacak.Yani bizim de az ya da çok ortağı olduğumuz tesisler.Bu satış yapılırken hükümetin yapması gereken iki tane çok önemli görevi olacaktır!
1)Küçük yatırımcının ortaklık hakları devam ettirelerek yeni şirkete ortak olmaları sağlanmalı ya da ;
2)Satın alacak şirkete -Ki hangisi olacağı bana göre de şimdiden belli- çağrı yapma zorunluluğu getirmeli.
Bunları sağlaması da yetmiyor.8 yıl bekletmenin yaratmış olduğu zararların da-mesela kar paylaı- bir şekilde giderilmesini temin etmesi,ben devletim ve de büyük grubum demenin en temel şartını yerine getirmekle mümkün olacaktır.Bunun için de bizlerin bir şekilde varlığımızı duyurmamız gerektiğini düşünüyorum.
Sevgi ve saygılarımla,

Sayın tiner teşekkürler
size ve herkese hayırlı günler dilerim,şu anda beklemekten başka bir şey yok ya amerikadan Icsid'den ya Kemal uzan'ın açtığı AIHM 'DEN yada küçük yatırmcının açtığı Aıhm'den bir açıklama gelmeden bir çıkarım yapmak mümkün değil ,artık netice alanında son düzlükteyiz eninde sonunda en kötüsü 30 kasımdaki aıhm duruşmasından sonra bir açıklama gelecek

yazmayacaktım ama hazır sizi yanıtlarken söyleyeyim bari,şu Akdeniz bölgesindeki 2 adet esasında bizlerin hala ortak olduğu 2 bölge özelleştirilecek ya onu kimin alacağı belli yılların intikamını almayı kim bekliyorsa o alacak ama büyüklük intikamla olmaz hak teslimi ile olur halka açık kısma(küçük yatırımcıya) kaç milyar$ ödüyorsan onun üzerinden bedelini ödersin hayırlı bir şekilde 25 yıl kulllanırsın ,ben bunu görmek isterim ama sadece temenni kalacaktır küçük hissedarlara mağduriyet bedelini ödemek,bize düşen o durumda kul hakkıyla ahirete yollamak olacak bu grubu,saygılar sağlık dilerim

Gence
24-09-2010, 10:30
Bilindiği üzere, el konmadan önce yapılan SPK denetiminde, ÇEAŞ'ın yasaya aykırı olarak Ladik Çimento A.Ş.ne, Şanlıurfa Çimento A.Ş.ne, Rumeli Çimento A.Ş.ne ve TELSİM'e önce yüksek oranta ortak olup daha sonra sermaye artırımlarına katılmayarak örtülü kazanç aktardığı belirlenmişti.
Ben, 2006 ve 2007 de SPK ya dilekçe ile başvurarak, bu ÇEAŞ iştiraklerine Uzan grubunun borçları nedeniyle el konulup ihaleyle satıldığı gözönünde tutularak, bu şirketlerin kendilerine yasaya aykırı olarak aktarılan meblağları faiziyle birlikte ÇEAŞ'a iade edip etmediğini, etmediyse bu şirketlerin fiili satış değerinden ÇEAŞ'a düşen hissenin ÇEAŞ'a ve dolayısıyla ortaklarına ait olması gerektiği dikkate alınarak SPK ca bu konuda bir girişimde bulunup bulunulmadığını ayrıca ÇEAŞ'a el konulması ve imtiyaz sözleşmesinin feshiyle haksızlığa uğrayan küçük yatırımcı için bir çalışma olup olmadığını sormuştum.

SPK dan 2008 de gelen cevapta:
1. Çimento fabrikalarına iştirakin iptali davalarının kesinleştiği, (özet)
2. TELSİM'e iştirak konusunda (örtülü kazanç aktarma) suç duyurusunda bulunulduğu, hazırlık soruşturmasında zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiği,(özet)
3. Ayrıca belirtmek gerekir ki, hisse senetleri İMKB de işlem görürken, imtiyaz sözleşmeleri iptal edilen enerji şirketleri ile TMSF ye devrolunan banka ortaklarına ait hisse senetlerinin çağrı yoluyla satınalınması esasına dayalı olarak hazırlanan kanun tasarısı taslağı ve salt enerji şirketleri açısından uygulanmak üzere iptal edilen imtiyaz sözleşmelerinin kapsadığı bölgelerde yeni imtiyaz verilecek şirketlerin çağrı yapmasının sağlanmasına yönelik imtiyaz maddesi önerisi Kurulumuzca Devlet Bakanlığına sunulmuştur.(Aynen)
4. Çimento fabrikaları ile ilgili nihai bilginin gerekli işlemleri yürüten TMSF den alınmasında fayda görüldüğü, (özet)

bildirilmişti.

SPK yazısında ÇEAŞ'ın ödediği bu paraların kendisine iade edildiğine dair bir bilgi yoktu.
Görülüyor ki, herşey bir tarafa ÇEAŞ sadece Uzan grubuna ait olmadığına göre TELSİM ve Çimento fabrikalarının satışından elde edilen meblağlardan ÇEAŞ'a düşen hisse içinde küçük yatırımcının payı vardır. TMSF nin bu tasarrufu bence sırf bu nedenle hukuka aykırıdır.
IMKB ye yazılan yazının metnini okuyunca aklıma bunlar geldi.

jet lee
27-09-2010, 22:41
Satılacak olan tesisler ülkemizin en büyük 3.ve 4.hes'lerinden.İsmi her ne kadar Toroslar veya Akdeniz olarak değiştirilse de,neticede ÇEAŞ ve KEPEZ Elektirk satılacak.Yani bizim de az ya da çok ortağı olduğumuz tesisler.Bu satış yapılırken hükümetin yapması gereken iki tane çok önemli görevi olacaktır!
1)Küçük yatırımcının ortaklık hakları devam ettirelerek yeni şirkete ortak olmaları sağlanmalı ya da ;
2)Satın alacak şirkete -Ki hangisi olacağı bana göre de şimdiden belli- çağrı yapma zorunluluğu getirmeli.
Bunları sağlaması da yetmiyor.8 yıl bekletmenin yaratmış olduğu zararların da-mesela kar paylaı- bir şekilde giderilmesini temin etmesi,ben devletim ve de büyük grubum demenin en temel şartını yerine getirmekle mümkün olacaktır.Bunun için de bizlerin bir şekilde varlığımızı duyurmamız gerektiğini düşünüyorum.
Sevgi ve saygılarımla,

sayın zede hangi gezegende bu olur bilemem ama bu gezegende ve sizin yaşadığınızı tahmin ettiğim yerde olmaz olamaz olmayacak,bunu yapacak kişlerde özde insanlık,hakka saygı lazım sözde değil saygılar sabır diliyorum(sanırım şöyle olmalı; do not say amen for impossible pray)
bu arada bu davayı kaybetme ihtimalimiz 1/sonsuz(sıfıra yakın en küçük değer) nerden biliyorum eğitim hayatımın 11 yılı yabancı öğretmenlerle geçti düşünce yapılarını (arap değil avrupalı amerikalı öğretmenler) ordan biliyorum hiç korkma ama sürece ve süreye dayanmaya kendimizi hazırlamalıyız
kesin kazanacağız soyadım gibi eminim çok şey var daha yazacağım ama zamanı değil
zamanı var daha çok şeylere gebe bu davalar sakin olmalı beklemeli(wait and see)

erdeğim
28-09-2010, 10:26
haziran ayında bir bankanın bölge temsilcisinden aldıgımız duyum ama sadece duyuma göre çukel memsaya satılacak verilecekmiş. bende çukel magduru olarak paylaşmak istedim. SADECE DUYUM....

yatırımcılık
28-09-2010, 11:51
El koymadan hemen sonraki yorumlar.
Memnuniyet hat safhadaymış,


Elektrik üreticilerinden hükümete destek

Elektrik üreticileri, devletin, Çukurova Elektrik AŞ (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik’in görev sözleşmelerine çözüm getirmesini, piyasa kurallarının çalıştırılabilmesi yönünden memnuniyetle karşıladıklarını bildirdiler.

Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD), Elektrik Sanayicileri ve İş Adamları Derneği (ELSİAD) ve Türkiye Kojenerasyon Derneği tarafından, gazetelere verilen ilanda, yıllardır, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik AŞ görev bölgelerinde, iletim faaliyetlerine kanunen uyulmadığı yönünde şikayetler alındığı belirtildi. “Elektrik sektöründe, 4628 sayılı kanunun öngördüğü serbest piyasa düzeninin sağlanması, Avrupa Birliği’ne giriş ve ülke rekabet gücünün artırılması için zorunludur.” denilen açıklamada, serbest elektrik piyasasına geçişin önündeki engellerin kaldırılmasının arzu edildiği kaydedildi.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi: “Üyelerimizi yıllardır mağdur eden ve bölgelerinde serbest elektrik piyasası oluşumunu engelleyen ÇEAŞ ve Kepez Elektrik’in görev sözleşmelerine devletimizin artık göz yummayarak çözüm getirmiş olmasını, piyasa kurallarının çalıştırılabilmesi yönünden, Türkiye’nin elektrik üretiminde yüzde 35 pay sahibi olan özel sektör elektrik üreticilerinin büyük çoğunluğunu çatısı altında toplayan dernekler olarak memnuniyetle karşılıyoruz. Bu bölgelerde, ülkemizin diğer bölgelerinde olduğu gibi, rekabetçi ve liberal elektrik piyasasının sağlanmasının destekçisi ve takipçisi olacağımızı kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz.”

Mensa Enerji Müdürü Serdar Tabakoğlu da, Adana’da ÇEAŞ’ın uygulamalarından çok mağdur olduklarını belirterek, “ÇEAŞ, sadece bizi değil tüm enerji üreten işadamlarını zor durumda bıraktı.” dedi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) de, Enerji Bakanlığı’nın, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) kararı doğrultusunda aldığı sözleşme fesih kararının mevcut yasalar çerçevesinde ve enerji piyasasının daha rekabetçi şartlarda düzenlenmesine yönelik bir girişim olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. TOBB Başkan Vekili Mehmet Balduk da, ÇEAŞ ve Kepez’e el konulması olayını desteklediğini ve yapılan işin hukuka uygun olduğunu söyledi. İstanbul, Adana, Kahramanmaraş, Cihan


18.06.2003

zede
28-09-2010, 13:51
Google'da Mehmet Balduk ismini yazdığımda karşıma eneteresan bir yazı çıktı."08.08.2008 Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı,belediyeye ait Karasu İçme Suyu hattı üzerinde Hidroelektrik Santrali kurmak için harekete geçti!"
Daha fazla söze gerek belki de yok.İnşallah bir gün gelip de tesislerine el koymazlar?Bakalım o zaman da aynı gönül rahatlığıyla yapılan işin doğru olduğunu söyleyip aynı sözleri sarf edebilecek mi çok merak ediyorum!

naim.tiner
28-09-2010, 15:56
Allah'a havale ediyorum.Allah bunların canlarını alSA.......

darklion
29-09-2010, 21:05
Allah'a havale ediyorum.Allah bunların canlarını alSA.......

bu günlerde bir haraketlilik var sanki arkadaşlar özelleştirme olacak gibi birşeyler

omeniv
29-09-2010, 21:35
bu günlerde bir haraketlilik var sanki arkadaşlar özelleştirme olacak gibi birşeyler

Üzerinde tahkim davası, Uzanların AİHM davası ve dahi yatırımcıların davaları varken özelleştiremezler de sözelleştirebilirler ancak... Ya da 3 sac ayaklı pazarlıklar var da ruhumuzun duymasına imkan yok. Bekleyip göreceğiz. Saygılar,

guerra
01-10-2010, 22:27
İmkb'nin tüm aracı kurumlara gönderdiği Bilgi talebi..

İlgi : T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıgı. Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'nün 03/09/2010 tarih..... sayılı yazısı...

İlgi'de kayıtlı yazıya istinaden Bakanlığa verilecek cevaba esas teşkil etmek üzere ekte kimlik bilgileri yer alan yatırımcılardan belirtilen tarihkerde kurumunu müşterisi olanların,

01/01/2003-14/09/2010 tarih aralığında gerçekleştirdikleri tüm Çukurova Elektrik A.Ş. ve Kepez Elektrik T.A.Ş. hisse senedi işlemlerinin alış-satış tarihleri,fiyat,kar/zarar gösterecek şekilde) Borsada ve Borsa dışında yapılanlar için ayrı ayrı olmak üzere ayrıntılı dökümünün ve yine bu hisselere ilişkin işlemler sırasında var ise kullanılan kredilerin ayrıntılı dökümünün

21/05/2003,12/06/2003 ve 14/09/2010 tarihleri itibariyle kurumunuz kayıtlarında görülen ÇEAŞ-KEPEZ hisse senedi saklama bakiyelerinin

12/06/2003 ve 14/09/2010 tarihlerindeki saklama bakiyelerinin farklı olması durumunda ve bu farklılıklarının hangi sebeplerinden kaynaklandıgına ilişkin açıklamalarının hangi sebeplerden kaynaklandıgına ilişkin açıklamalarınnızı diyerek gönddermiş


sanırım AİHM için savunma hazırlıyorlar...veya başka bir çalışma var????
sonu hepimiz için hayırlı olur İNŞAALLAH...


AİHM Savunması için istemişler....Bizim ne kadar profosyonel yatırımcı..kar, zarar,başımıza gelecekleri bilecek kadar bilgili olduğumuzu ispat etmeye çalışacaklarmış...Kredi kullanan,kredi faizlerini ödemeyi bilen profosyonellermişizzz..AİHM bunları yemez....Buradaki mahkemeler ne demişti borsa'da kar da var zarar da..bu bilinçle yatırım yaparmış küçük yatırımcı...30/11/2010 dava günü hayırlara vesile olur inşaallah..

naim.tiner
02-10-2010, 00:50
Evet hisse senedi alanlar kara-zarara ortaktır amma bu şirketler hep kar eden kuruluşlardı ve bugüne kadar zarar ettiği görülmedi.RTE. ve Enerji Bakanlığı KY.nın hakkını gaspetmişlerdir.Bu yaptıkları gaspı hiçbir çekilde örtbas edemezler.RTE.ve ekibi bizlerin haklarını vereceği yerde kendilerini batağın içine her geçen gün daha da çok batırmakta.Bunlarda aklın zerresi bile yokmuş.Bu inatlarını çok pahalı ödeyecekler haberleri bile yok........hala kendilerini haklı gösterme çabalarına da artık sadece gülüyorum..........

güneyli07
02-10-2010, 01:01
İyi geceler
Başlıkta kepezi görünce soruma buradan cevap alabileceğimi düşündüm.
Yakın bir arkadaşımın elinde kapaz hisseleri varmış uzun bir süra önce almış.
Şu an akıbetini bilmiyormuş. Nedir bu hissenin durumu sanırım tahtasıda kapanmış.
Hisseyle ilgili bilgi verebilen olursa makbule geçer. Şimdiden teşekkür ederim.

guerra
02-10-2010, 09:35
Uzanlar'ın dosyası Yargıtay'a gönderildi
02.10.2010 Uzan Ailesi'nin 'kara para aklama' suçuna ilişkin yargılandığı dava dosyası özel yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne gönderildi. Suçun, örgüt suçu olmadığını belirten İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, dosya hakkında görevsizlik kararı verdi. Cem Uzan, Kemal Uzan, Hakan Uzan, Melahat Uzan, Ayşegül Uzan ve Yavuz Uzan'ın da aralarında bulunduğu 25 sanık hakkındaki dava dosyası Yargıtay 5. Ceza Dairesi'ne gönderildi. Davanın hangi mahkemede görüleceğine Yargıtay karar verecek.

naim.tiner
02-10-2010, 19:53
İyi geceler
Başlıkta kepezi görünce soruma buradan cevap alabileceğimi düşündüm.
Yakın bir arkadaşımın elinde kapaz hisseleri varmış uzun bir süra önce almış.
Şu an akıbetini bilmiyormuş. Nedir bu hissenin durumu sanırım tahtasıda kapanmış.
Hisseyle ilgili bilgi verebilen olursa makbule geçer. Şimdiden teşekkür ederim.

Sayın güneyli 07,
Bu forumda çukel-kepez ile ilgili bütün bilgiler var.Geçmişe dönük okursanız istediğiniz bilgilere ulaşabilirsiniz.Saygılarımla.

idma
04-10-2010, 05:10
Siyaset mühendisleri pes etmiyor

Son ümitleri 12 Eylül referandumu idi, ama olmadı, halkımız `Evet` oyları ile onları biraz üzdü. Pes etmiyorlar, siyaset mühendisleri yine ortada. Siyasi tablodan, AK Parti`ye karşı yeni bir koalisyon çıkarmak istiyorlar. SP, kongresini 17 Ekim`de y


BÜLENT ERANDAÇ

Son ümitleri 12 Eylül referandumu idi, ama olmadı, halkımız `Evet` oyları ile onları biraz üzdü. Pes etmiyorlar, siyaset mühendisleri yine ortada. Siyasi tablodan, AK Parti`ye karşı yeni bir koalisyon çıkarmak istiyorlar.


SP, kongresini 17 Ekim`de yapacak.


DP Aralık içinde gerçekleştirecek.


Numan Kurtuluş partisini muhtemelen Kasım`da kuracak.


Abdüllatif Şener ve Sadettin Tantan partilerinin başında. Siyaset mühendisleri bu toprağı sürmek için çeşitli planlar hazırlıyor. Süleyman Demirel, Mesut Yılmaz, Hüsamettin Özkan, bazı özel karargahlarda temaslar yapıyor. İlhan Kesici`yi kenarda bekletiyorlar, Ahmet Özal aradan sıyrılıp lider olmayı düşünüyor. Mehmet Haberal`ın hapisten kısa zamanda çıkması mümkün görülmediğinden, başka isimlerde ittifak arayışları var.


Siyaset mühendisleri bu topraktan, 2011 yılı Haziran ayı seçimlerine kadar bir koalisyon çıkarabilir mi? Numan Kurtuluş üzerinden, merkez sağ koalisyon partisi çıkarmayı düşünüyorlar.


MHP`de ortaya çıkan tablodan bir parçayı yeni koalisyona ekleme çabaları var.


Olmadı, olmuyor ve olmayacak. Türk milleti istikrarı seviyor. Milletin kumar oynadığını 1950 yılından beri görmedik.


Siyaset mühendisleri değişen koşullara uyamadıkları için 2011`de bir daha kaybedecekler.


UZAN`IN `KARA PARA` DAVASINA BAKACAK MAHKEME ARANIYOR


Gazetelerde, `Paris`te ünlü işadamı Cem Uzan`ın sık uğradığı L`Avenue Restaurant`a giden Türk sosyetesinden Ralf-Sanem Tezman, Aslı Tümen, Emine Kütük gibi birçok ünlü ismin, diğer müşterileri rahatsız ettikleri ve bu nedenle restorandan kibarca kovuldukları iddia edildi. Bunu restoranda bulunan Uzan`ın istediği sanılıyor``şeklinde küçük bir haber var.


Bir dönem medyadan bankacılığa kadar birçok farklı işkolunda faaliyet gösteren ve büyük bir servetin sahibi olan Uzan ailesinden Cem Uzan, 1 Ekim 2009`da Türkiye`den kaçtı. Hakkında kırmızı bültenle arama kararı var. Uzan, Fransa`da zevki sefa içindeki hayatının bir yılını tamamladı. Fransa, oturma müsaadelerini arka arkaya uzatıyor. Uzan`ın, Türkiye aleyhine açtığı 10.1 milyar dolarlık Libananco davası kararının verilmesi beklenirken, Türkiye`de garip işler oluyor. Uzanlar`ın `kara para aklama` suçuna ilişkin yargılandığı dava dosyası Şişli Asliye Ceza mahkemesinden, 10.Ağır Ceza Mahkemesi`ne, oradan görevsizlik kararı verilerek, Yargıtay`a gönderiliyor. Uzan`lar davasına bakacak mahkeme aranıyor.


Cem Uzan, Kemal Uzan ve Hakan Uzan`ın da aralarında bulunduğu 25 sanıklı davanın hangi mahkemede görüleceğine Yargıtay karar verecek. Cem Uzan ve ailesi hakkında çeşitli davalar, 2004 yılından itibaren açılmaya başlandı. Aradan altı yıl geçti, durum şu: `Cem Uzan bunların bazılarından zaman aşımı ile kurtuldu, bazıları mahkeme mahkeme geziyor.


Milletin trilyonları Paris`te hovardaca harcanıyor.`


ÖNCE ŞİŞLİ SONRA BEŞİKTAŞ


Uzan`ın kara aklama davası önce Şişli sonra Beşiktaş`ta ağır cezada ele alındı. Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesi`nin, `kara para aklama` suçunun örgüt faaliyeti kapsamında işlenip işlenmediğinin değerlendirilmesi için görevsizlik kararı verdiği Şişli 3. Asliye Ceza Mahkemesi`nin verdiği görevsizlik kararında 25 sanık hakkında `suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama` suçundan cezalandırılmaları amacıyla kamu davası açıldığı belirtilmişti. Görüşü sorulan savcının, suçun Uzan ailesince kurulmuş olan suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiğini, dosyanın özel yetkili ağır ceza mahkemesine gönderilmesi gerektiğini ifade ettiği` aktarılmıştı.


2010-10-04 Takvim http://www.takvim.com.tr

zede
04-10-2010, 10:46
Türkiye enerjide 5 milyar $'lık ihaleye hazırlanıyor
İRFAN DONAT
04.10.2010 SABAH
Grant Thornton, 48 firmanın ön yeterlilik aldığı, 24 Kasım'da yapılacak Ayedaş, Toroslar ve Akdeniz elektrik dağıtım ihalelerinden 5 milyar dolar gelir elde edileceğini öngördü
Dünyanın en büyük beş bağımsız denetim şirketi arasında yer alan Grant Thornton kasım ayı içinde gerçekleştirilmesi planlanan üç yeni elektrik özelleştirmesi ihalesi ile ilgili bağımsız denetim raporunu sonuçlandırdı. Grant Thornton Türkiye Başkan Yardımcısı Nâzım Hikmet, Ayedaş, Toroslar ve Akdeniz elektrik şirketlerinin toplamda baz tahmini değerinin 3.64 milyar dolar olduğunu belirterek, iyimser tahmini değerin 4.96 milyar dolar olduğunu kaydetti. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nın son teklif verme tarihini 24 Kasım olarak belirlediği 3 elektrik dağıtım bölgesi ihalesi için başvuran 48 katılımcının tümü, ön yeterlilik aldı. Benzer bir çalışmanın daha önce yapılmadığına dikkat çeken Hikmet, "Biz burada hangi kriterlere göre geçmişte ne fiyat verildi, çarpanı nedir diye üzerinde çalışarak ortalama bir fiyat çıkardık" dedi. Söz konusu özelleştirme ihalelerine yabancılardan çok Türk şirketlerin daha fazla ilgi gösterdiğini kaydeden Hikmet, yabancıların ihale sonrasında Türk şirketleri tarafından ortak olarak düşünülebileceğini belirtti.
Makul değer 3.92 milyar$
Şirket Baz Tah.Değ Makul Tah.Değ İyimserT.D(milyon $)
Ayedaş 1.169 1.262 1.705
Toroslar 1.678 1.821 2.092
Akdeniz 793 845 1.162
__________________________________________________ _
Toplam 3.640 3.928 4.959

hissesiz
04-10-2010, 12:26
Arkadaşlar 2 yılı aşkın bir zamandır bu forumu izliyorum. Çeşitli denemelerime rağmen bir çok kez siteye üye olamadım.Galiba bu sefer başardım.İnşallah hepimize uğurlu gelir.:halayci:

Damgacı Abi
04-10-2010, 16:44
Beyefendi hoşgeldiniz umarım inşallah uğurlu gelmişsinizdir

naim.tiner
04-10-2010, 20:40
Hoşgeldiniz....

darklion
04-10-2010, 22:29
arkadaşlar bu hoşgeldin boşgittin mevzularını geçelimde olanlardan bir fikri olan varsa veya duyduğunuz birşeyler varsa onları paylaşsak daha iyi olmazmı yani.....

The Shark
05-10-2010, 01:03
Hoşgeldin ama boşgitmedin...Az kaldı...dayanın...

jet lee
05-10-2010, 21:51
Şöyle olumlu bir durum kesinleşti gibi
Davalı tarafın bu 24 kasımdaki özeleştirme uygulamaları sonucu artık malın iadesi şıkkı ortadan tamamen kalkacak ve maddi- madevi ama nakit tazminat kesinleşmiş olacak eğer küçük yatırımcı bu işin sonunda Aihm davalarını kazanırsa parayı mal değil "nakit" olarak alacak,davalı taraf kendini artık bu yola sokuyor bence sonuçta kazanılırsa küçük yatırımcı açısından daha iyi olacak ,çeaş için bir hesap yapıldığnda sayın zedenin haberinde olduğu bizim daha önce belirttiğimiz gibi sırf dağıtım 2 milyar $ (25 yıl için) olacak 50 yıl için 4milyar$ olacak gibi... bizler içinde hisse başı sırf dağıtımdan 8000$ eder bu hesapları AİHM kesinlikle yapacaktır hiç kuşkunuz olmasın bütün olay o güne kadar dayanmakta,hergün bir gün az kalıyor sağlık ve sabır dilerim

yatırımcılık
06-10-2010, 12:21
Sn Jet lee,
AİHM nakit tazminata hükmettiğinde ki herbişey satılırsa öyle olacak.Eğer 25 yıl gibi özelleştirilirse bu bedelin hep 2 katı(50 yıl) tazminatı bu hükümet nakit nasıl ödeyecek.Daha bu işin iletim hatları var,barajlar var.Bu hükümet bu paraları nereden bulacakda ödeyecek.Ekonomi iflas etmezmi?Halbuki malı iade etmek daha pratik bir yol değilmi?Hükümet bütün barajları satacam diyor.Böyle olunca takas imkanıda kalmıyor.Sonuçda zamana yayılan ödeme takvimi ile karşı karşıya kalacağız gibi.Bu hükümetlerin sorunu ama kaynağın nereden bulunacağını çok merak ediyorum.Bu işden en karlı olanlar çeaş ve kepezin uzanların elinden bişekilde çıkmasını isteyenler olacak.Hükümetin el koyma anındaki yazılan yazılarda bazı kesimlerin memnuniyetinin hat safhada olduğunu bugünlerin özlemle beklendiğini gösteriyor.Hepsine haram zıkkım olsun.
Temennim odurki bet ve bereket bunlara nasip olmasın.

naim.tiner
06-10-2010, 13:06
Üstünde ah olan mal alana hayır getirmez.Bet bereketse hiç olmaz.Bugüne kadar ağlayanın malı başkasını güldürmemiştir.Alan her kim olacaksa bunu hesaba katsın.Sonra dizlerini dövmesin.İlahi adalet geç de olsa gerçekleşir.Kul hakkıyla öbür aleme göç edenin vay haline........

Gence
06-10-2010, 19:18
ÇEAŞ ve KEPEZ'in büyük bölümü Uzanlara ait. AİHM'den tazminat kararı çıktığı takdirde, Uzanlara ait olan kısım İmar Bankası dolayısıyla tahakkuk ettirilen vergilere mahsup edileceğinden onlara yapılacak bir ödeme yok. Küçük yatırımcıya düşen kısım ise % 15 civarında bir rakam. Büyük bir meblağ değil.

jet lee
06-10-2010, 22:41
Bende sayın Gence ile aynı görüşteyim
hatta takasta 81000 lot vardı kapandığı gün, kesin bunun belli bir kısmı Uzanlara aittir onlarıda tespit edip ödemeden kaçınacaklardır mesela 60000 lot kalsa 15000$ beher lot için olsa 900 milyon $eder sadece dağıtımı 25 yıl için 2 milyara sattığı düşünülürse davalının(haklı-haksız o ayrı konu) karı ortada tabi davalının burda asıl aldığı risk ICSID davasıdır orda Uzanlar kazanırsa ki bana göre o avukatla kaybetmelerine imkan yok tüm hesaplar altüst olacak(ben uzanlardan çok küçük yatırımcıyı önemsiyorum)
Bu parayı davalının ülkesi ödeyecek tabi onuda oraya getirenler düşünecek bizim ödemeyeceğimiz kesin,Icsıdteki ödemeden kaçış yok bunu daha önce anlatmıştık,para kıbrısa gidecek,halbuki aıhm ödemesi dışişleri bakanlığında yapılıyor
Bekleyip göreceğiz artık hiçbirimizin madden kaybedeceği bir şey yok,davalı düşünsün biz en kötüyü gördük.

yatırımcılık
07-10-2010, 12:39
Değerli dostlar,
Yaptığınız bilgi paylaşımı için sizlere teşekkür ederim.Bu paylaşımlar bizleri daha dirayetli ve dinç tutuyor.
Sizlere bir sorum olacak,
Bizler 40 yılı aşkın çeaş hissedarıyız.Hisse senetlerimizin bir kısmı yatırım bankasında kayıtlı olmakla birlikte bir kısmıda banka kasasında durmaktadır.Bundan 4 yıl önce yatırım bankasına götürüp kayıt altına sokmak istedik.Fakat banka yetkilileri şuan bu hissenin tahtası kapalı ,işlem görmüyor götürün siz tekrar kasanıza koyun dediler.Bizde öyle yaptık.Acaba doğrumu yapıyoruz.Kasadaki hisse senetlerini kayıt altına almalımıyız.Böyle bir zorunluluk varmı.Bizim gibi birsürü yatırımcı vardır diye düşünüyorum.Eskiden hisse senetleri yatırım bankasında durmazdı.Hisse senetlerinin ilgili küpürleri kesilir temettüsü fabrikadan tahsil edilirdi.Bu alışkanlıkla hisse senetlerinin bir kısmı birşekilde kayıt altına girmemiş banka kasasında kalmış.Acaba bu tür yatırımcılar ne yapmalı.

erich fromm
07-10-2010, 15:20
Hakan Uzan'ın yurt dışı yasağı kalktı


07 Ekim 2010 Perşembe 15:30





ANKARA -ANKA- Anayasa Değişikliği kapsamında, daha önce devletin iç ve dış güvenliği aleyhine hareket etme gerekçesiyle yasaklı 528 kişinin yurtdışına çıkış yasağı kaldırıldı. Listede yer alan Kemal ve Hakan Uzan da bu değişiklikle seyahat özgürlüğü kazandı.
12 Eylül'de yapılan halkoylamasıyla beraber yeniden düzenlenen Anayasa'nın "Seyahat Hürriyeti" başlıklı 23. maddesi yeni haliyle "Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ve hakim kararına bağlı olarak sınırlandırılabilecek" şeklinde değiştirildi.
Bu değişiklikle beraber Türkiye'de hakim kararına gerek olmadan, Maliye Bakanlığı 100 bin TL üzerinde vergi borcu olanlara, İçişleri Bakanlığı'nın ise Türkiye'nin iç ve dış güvenliği aleyhinde faaliyette bulunduğu gerekçesiyle yurt dışına çıkış yasağı da ortadan kalmış oldu.
Anayasa değişikliğinin ilk resmi işlemini İçişleri Bakanlığı yaptı. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, geçtiğimiz günlerde anayasa değişikliklerinden birinin de vatandaşların yurtdışına çıkış yasağıyla ilgili olduğuna dikkat çekerek, konuya ilişkin işlem başlattıklarını ifade etti. İçişleri Bakanlığı'nın yurt dışına çıkış yasağının kaldırıldığı 528 kişi, devletin iç ve dış güvenliği aleyhine faaliyette bulunduğu değerlendirilenler oluşturuyor. Büyük bölümü ise sağ ve sol faaliyetleri nedeniyle sakıncalı görülen isimler olduğu belirtildi.

-LİSTEDE KİMLER VAR?-

Yasağı kalkan 528 kişi içersinde ise oldukça ilginç isimler yer alıyor. İmar Bankası'ndaki yolsuzluk iddialarının üzerinden yasadışı yollardan yurt dışına çıkan Kemal Uzan ile Hakan Uzan'ın da bu kapsamda yurt dışına çıkışlarının engellendiği ortaya çıktı. Böylece Uzanlar'ın da sağ ve sol görüşlü kişilerin yoğunlukta olduğu, devletin iç ve dış güvenliği aleyhine faaliyette bulunduğu şüphesi İçişleri Bakanlığı'nca yasaklılar listesine alındığı öğrenildi. Anayasa değişikliği ile birlikte Uzanlar'ın yurt dışına çıkış yasağı da kalkmış oldu.

-SIRA MALİYE'DE-

İçişleri Bakanlığı bu işlemi hemen gerçekleştirirken, vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkışı engellenen 72 bin kişi halen durumunu koruyor. Maliye Bakanlığı 100 bin liranın üzerinde vergi borcu olanların yurt dışına çıkışını engelliyor. Maliye Bakanlığı'nın da önümüzdeki günlerde 100 bin lira ve üzerinde vergi borcu olan 72 bin vergi mükellefinin yurt dışına çıkışının kaldırmak için işlem başlatması bekleniyor.

Kapat

bu haber güzel olabilir mi ?

esmira
07-10-2010, 15:38
cnbce de kapalı tahtalar konuşuluyor.kapanisadogru@cnbce.com

idma
07-10-2010, 19:01
Içimdeki ses çok ama çok yakında mutlu olacagız diyor. Hayırlısı

guerra
07-10-2010, 21:12
yarın 08-10-2010 Cnbc-e 16.00'da kapalı tahtalar ile ilgili program var elektronik postalarınızla sorularınızı sorabilirsiniz..kapanisadogru@cnbce.com

jet lee
07-10-2010, 22:37
şu kapalı tahtalar konusunu hukuk açısından değerlendirirsek çeaş kepezle benzer durumu olan hisse yok
bizim şirketlerimizin aktifine borçlarından ,mali veya finansal acze düşmesinden değil(mahkeme kararı olmadan burası önemli)birilerin isteği ile(hiçbir hukuki haklı dayanağı olmadan) bakanlar kurulu kararı ile el konmuştur diğer halka açık anonim ortaklıklara benzememektedir

birkaç gün içinde size ıcsıd- aıhm ve sonunda ne olacağını yazacağım ,son gelişmeler ışığında yaklaşık ne olacağı artık kesinleşti

guerra
08-10-2010, 08:22
BUGÜN 08-10-2010 Cnbc-e 16.00'da kapalı tahtalar ile ilgili program var elektronik postalarınızla sorularınızı sorabilirsiniz..kapanisadogru@cnbce.com

mercek
08-10-2010, 09:26
şu kapalı tahtalar konusunu hukuk açısından değerlendirirsek çeaş kepezle benzer durumu olan hisse yok
bizim şirketlerimizin aktifine borçlarından ,mali veya finansal acze düşmesinden değil(mahkeme kararı olmadan burası önemli)birilerin isteği ile(hiçbir hukuki haklı dayanağı olmadan) bakanlar kurulu kararı ile el konmuştur diğer halka açık anonim ortaklıklara benzememektedir

birkaç gün içinde size ıcsıd- aıhm ve sonunda ne olacağını yazacağım ,son gelişmeler ışığında yaklaşık ne olacağı artık kesinleşti

sn jetlee kardeşim emeklerinizden dolayı teşekkür ederim gerçekten bu konularda bizlere ışık tutuyorsunuz bu işlerden ben pek anlamam aslında bir kamu emeklisiyim ama bu işler avukatlık ve araştırmacılık gerektiren işler ve sizin gibi arkadaşların araştırıp bizleri bilgilendirmesi çok iyi keşke bu yardımlaşma ve olgunlugu bizlerin seçtigi milletvekilleri de yapabilseler ama nafile yazarlar milletvekilleri herkes kendi çanagını nasıl doldururuz onun peşindeler bu devirde herkes susmayı bir erdem zannediyor bir korku imparatorlugu almış başını gidiyor yandaş olarak yazanlar ise görün bakın bu iktidar düşünce 90 derece dönüş yaparlar ve başkalarının çanagını yalamaya başlarlar eskiden hatırlıyorum da medya demirele ecevite çillere muhalefet ederken göz doldururdu çünkü iktidarı eleştirirdi şimdikiler ise muhalefeti eleştiriyor yani nemalanma almış başını gidiyor umarım her şey buradaki ky kardeşlerimin gönlüne göre olur der herkese saglıklı mutlu günler temenni ederim bizleri de bu duruma düşürenlerin ahirette yatacak yerleri olmasın derim.

naim.tiner
08-10-2010, 20:30
sn jetlee kardeşim emeklerinizden dolayı teşekkür ederim gerçekten bu konularda bizlere ışık tutuyorsunuz bu işlerden ben pek anlamam aslında bir kamu emeklisiyim ama bu işler avukatlık ve araştırmacılık gerektiren işler ve sizin gibi arkadaşların araştırıp bizleri bilgilendirmesi çok iyi keşke bu yardımlaşma ve olgunlugu bizlerin seçtigi milletvekilleri de yapabilseler ama nafile yazarlar milletvekilleri herkes kendi çanagını nasıl doldururuz onun peşindeler bu devirde herkes susmayı bir erdem zannediyor bir korku imparatorlugu almış başını gidiyor yandaş olarak yazanlar ise görün bakın bu iktidar düşünce 90 derece dönüş yaparlar ve başkalarının çanagını yalamaya başlarlar eskiden hatırlıyorum da medya demirele ecevite çillere muhalefet ederken göz doldururdu çünkü iktidarı eleştirirdi şimdikiler ise muhalefeti eleştiriyor yani nemalanma almış başını gidiyor umarım her şey buradaki ky kardeşlerimin gönlüne göre olur der herkese saglıklı mutlu günler temenni ederim bizleri de bu duruma düşürenlerin ahirette yatacak yerleri olmasın derim.

Evet sayın jet lee çok beyefendi ve çok bilgili,
bize devamlı bilgi aktaran ciddi ve güvenilir biri.Allah onu ve forumdaki herkesi ve site sahibini sevdiklerine ve sevenlerine bağışlasın.Boşvermişim çeaş-kepezi bana sizler gibi dostlar edindiren site sahibine teşekkürler.

jet lee
08-10-2010, 22:57
sayın Mercek ve Tiner yazdıklarınız için size ve sitedeki herkese teşekkür ederim
saygılar iyi hafta sonları diliyorum

guerra
09-10-2010, 10:11
Uzan,Libananco'yu kazanırsa Motorola ve Nokia'ya 3 milyar dolar ödeyecek..Yargıç Jed Rakoff karar vermis Newyork..
Hürriyet Razi CANİKLİGİGİL/NEW YORK

ABD'de davaya taraf artık...

alper akçam
09-10-2010, 11:45
Akp hükümeti oluşabilecek her ihtimali göze almıştır diye düşünüyorum ,çünkü imar bankası davası, vergi borçları vede borçların faizlerinin toplamı kazanılacak miktardan daha fazla olacağını düşünüyorum,bundan dolayı motorola ve nokia yaya para ödeyeceğini sanmıyorum.Ama yinede motorola ve nokia nın (ABD)nin davanın tarafı olması bizim açımızdan çok olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyorum.Özellikle bizim ülkemizde yabancı yatırımcı biz küçük yatırımcılardan daha değerli ve önemli görüldüğü için davanın tarafı olmaları hakkımızın savunulmasında önemli bir neden tetikleyici bir etken olacaktır...

jet lee
09-10-2010, 12:54
Uzanların mallarına el konulan ülkeyle, uzanların libenanco şirketinin kayıtlı bulunduğu ülkeler ve şirketler birbirinden bağımsızdır,bu sebeple mallarına el konulan ülkedeki borçlarının mahsuplaşması Icsıd'teki paradan yapılması mümkün görünmüyor,zaten davalı tarafın "kimse bu el koymaya karışmasın" diye yırtınmasının sebebi budur,ama mahkeme Motorolaya böyle bir hak tanırsa tabiki davalı tarafta aynı şeye başvuracaktır

bir önceki yazımda zaten işin renginin belli olacağını yazmıştım benimde görüşüme göre uzanların borç ve alacakları arasında tüm mahkemeler AIHM-ICSID dahil bir mahsuplaşmanın olup olamayacağı yakında belli olacaktır bunun bizlerede dolaylı etkileri olacaktır

Ama en önemlisi Aıhm'deki davalardaki yerli küçük yatırımcı adına son bir ayda 2 defa yaptıkları virman ve işlemlerle ilgili yazı istenmesi işlerin Aıhm'de Küçük yatırımcı lehine gittiğini gösteriyor bu sitede onlarca örnek var aihm 'de kazanılan davalarla ilgili 180 yıl önce malına el konulan parasını alıyor bizlerinde alacağı kesin ama daha kaç yıl sürer oda 30 kasımdaki duruşmadan sonra belli olur
bu arada hürriyet gazetesini kınıyorum Motolanın parasını takip ettiğinin yarısı kadar kendi ülkesindeki küçük yatırımcıyı takip etse ne kaybeder, bir yazıda ky için bakalım ne zaman yazacaklar bu düşmanlığın hiçe saymanın sebebini anlayamıyorum.

idma
12-10-2010, 07:27
Libananco'nun 20 milyar $ tazminat hayalini karartacak haber New York Bölge Mahkemesi'nden geldi. Mahkeme şirketin Uzanlar'ın kirli işlerini yaptığı hükmüne vardı. Tahkimde Türkiye'nin eli güçlendi

2003'te el konulan Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik hisselerinde, Libananco şirketine zarara uğrattığı gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti hakkında 10.1 milyar dolarlık tahkim davası açan Uzan Aile'sine New York'tan üzücü bir haber geldi. Motorola ve Nokia'nın Uzan'a açtığı davaları görüşen New York Güney Bölgesi Mahkemesi, 27 Eylül'de yapılan duruşmada Cem Uzan'ın Libananco'nun tek sahibi olduğu, şirketi yargıdan kaçmak için kurduğu ve şirket üzerindeki hakimiyetini dolandırıcılıkta kullandığı hükmüne vardı. Mahkeme, Libananco'nun varlık transferi ve devrine de tedbir koydu. Kararın, Dünya Bankası bünyesindeki Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Mahkemesi'ndeki (ICSID) davada Türkiye'nin elini güçlendirmesi bekleniyor.

'BAĞLANTIM YOK' DEMİŞTİ
Enerji Bakanlığı 2003 yılında Uzan Grubu'na ait ÇEAŞ ve Kepez Elektrik şirketlerine el koydu. Bunun üzerine Güney Kıbrıs'ta faaliyet gösterdiğini açıklayan Libananco şirketi 2006 yılında ÇEAŞ ve Kepez'e ortak olduğunu ve el koyma kararıyla mağdur edildiğini iddia ederek Türkiye aleyhine Amerika merkezli Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Mahkemesinde (ICSID) dava açtı. Libananco şirketi davada Enerji Bakanlığı'ndan el koyma işlemi nedeniyle uğradığı zarar için 10.1 milyar dolar talep ediyor. Ancak davanın aleyhte sonuçlanması halinde Türkiye'nin ödemesi gerekecek tazminatın 6 yıllık faiziyle birlikte 20 milyar doları aşabileceği belirtiliyor. Uzan Ailesi önce Çukurova ve Kepez'de yüzde 60 hissesi olduğu iddia edilen Libananco ile ilişkisi olmadığını açıkladı. Ancak daha sonra hem Cem hem de Hakan Uzan'ın şirketin yönetiminde olduğu belirtilmişti. Davanın son duruşması mart ayı ortasında Fransa'nın Başkenti Paris'te görüşülmüş ve Uzan Ailesi'nin ifadeleri alınmıştı. ICSID'ın Libananco Davası'nda bu yılın sonuna kadar kararını açıklaması bekleniyor.

KARA KUTU ÇÖZÜLMÜŞTÜ
Enerji Bakanlığı,Paris'te yapılan çapraz sorgulamalarda Uzan Ailesi'nin kara kutusu olarak adlandırılan Ali Cenk Türkkan'ı çözmüştü. 17 saat ifade veren Türkkan, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik AŞ'den Libananco'ya hisse devri yapıldığını iddia etmişti.

idma
12-10-2010, 07:28
Türkiye aleyhine açtığı davaları tek tek kaybediyor
12.10.2010Uzanlar, Türkiye aleyhine ICSID açtıkları davaları birer birer kaybediyor. Daha önce Europe Cement Investment& Trade SA.'nın Türkiye aleyhine açtığı 3.8 milyar dolar ile Polonya'daki paravan şirketlerinin açtığı 8.4 milyar dolarlık davayı kaybeden Uzanlar'a bir kötü haber de temmuz ayında geldi. ICSID Hakem Heyeti, Ürdün asıllı Hollanda vatandaşı Saba Fakes tarafından, Telsim'in Vodafone'a satışı nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla Türkiye aleyhine açılan 19 milyar dolarlık davayı reddetti. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, ICSID'in kararında, ortada gerçek anlamda bir uluslararası yatırım bulunmadığına, davacı Saba Fakes'in de gerçek yatırımcı olmadığına dikkat çekilerek, ICSID'in söz konusu davada yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği bildirdi.

Libananco davasında keskin viraj dönülüyor
12.10.2010Uzan ailesinin ICSID nezdinde açtığı Libananco tahkim davasında Türk tarafı yetki aşamasına ilişkin yüzlerce sayfalık savunma dilekçesini 30 Haziran'da mahkemeye sunmuştu. Dilekçelerin sunulmasının ardından tüm argümanları değerlendirecek olan hakem heyetinin 1.5 ay içinde kararını açıklaması bekleniyordu. Bununla ilgili sonucun önümüzdeki günlerde sonuçlanabileceği belirtiliyor. Mahkeme ya "ÇEAŞ-Kepez'e el konulduğunda Libananco şirketi yoktu" diyerek davada yetkisizlik kararı verecek ya da "Davayı esastan görelim" diyecek. Böyle bir durumda davanın sonuçlanmasının 10 yılı aşabileceği belirtiliyor.

guerra
12-10-2010, 09:13
Yukarıdaki haberi yapan gazeteler..Sabah,Zaman,Bugün,Star...Başka gazetelerde neden yok???(satırı satırına da aynı şaşırtıcı) tek bir el mi yapmış ne??

yatırımcılık
12-10-2010, 09:23
Libananco'nun 20 milyar $ tazminat hayalini karartacak haber New York Bölge Mahkemesi'nden geldi. Mahkeme şirketin Uzanlar'ın kirli işlerini yaptığı hükmüne vardı. Tahkimde Türkiye'nin eli güçlendi

2003'te el konulan Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik hisselerinde, Libananco şirketine zarara uğrattığı gerekçesiyle Türkiye Cumhuriyeti hakkında 10.1 milyar dolarlık tahkim davası açan Uzan Aile'sine New York'tan üzücü bir haber geldi. Motorola ve Nokia'nın Uzan'a açtığı davaları görüşen New York Güney Bölgesi Mahkemesi, 27 Eylül'de yapılan duruşmada Cem Uzan'ın Libananco'nun tek sahibi olduğu, şirketi yargıdan kaçmak için kurduğu ve şirket üzerindeki hakimiyetini dolandırıcılıkta kullandığı hükmüne vardı. Mahkeme, Libananco'nun varlık transferi ve devrine de tedbir koydu. Kararın, Dünya Bankası bünyesindeki Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Mahkemesi'ndeki (ICSID) davada Türkiye'nin elini güçlendirmesi bekleniyor.

'BAĞLANTIM YOK' DEMİŞTİ
Enerji Bakanlığı 2003 yılında Uzan Grubu'na ait ÇEAŞ ve Kepez Elektrik şirketlerine el koydu. Bunun üzerine Güney Kıbrıs'ta faaliyet gösterdiğini açıklayan Libananco şirketi 2006 yılında ÇEAŞ ve Kepez'e ortak olduğunu ve el koyma kararıyla mağdur edildiğini iddia ederek Türkiye aleyhine Amerika merkezli Uluslararası Yatırım Uyuşmazlıkları Mahkemesinde (ICSID) dava açtı. Libananco şirketi davada Enerji Bakanlığı'ndan el koyma işlemi nedeniyle uğradığı zarar için 10.1 milyar dolar talep ediyor. Ancak davanın aleyhte sonuçlanması halinde Türkiye'nin ödemesi gerekecek tazminatın 6 yıllık faiziyle birlikte 20 milyar doları aşabileceği belirtiliyor. Uzan Ailesi önce Çukurova ve Kepez'de yüzde 60 hissesi olduğu iddia edilen Libananco ile ilişkisi olmadığını açıkladı. Ancak daha sonra hem Cem hem de Hakan Uzan'ın şirketin yönetiminde olduğu belirtilmişti. Davanın son duruşması mart ayı ortasında Fransa'nın Başkenti Paris'te görüşülmüş ve Uzan Ailesi'nin ifadeleri alınmıştı. ICSID'ın Libananco Davası'nda bu yılın sonuna kadar kararını açıklaması bekleniyor.

KARA KUTU ÇÖZÜLMÜŞTÜ
Enerji Bakanlığı,Paris'te yapılan çapraz sorgulamalarda Uzan Ailesi'nin kara kutusu olarak adlandırılan Ali Cenk Türkkan'ı çözmüştü. 17 saat ifade veren Türkkan, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik AŞ'den Libananco'ya hisse devri yapıldığını iddia etmişti.

Burada Türkiyenin elinin güçlendiği filan yok.NY mahkemesi davanın muhtemelen libananco şirketi lehine sonuçlanacağından dava sonucu alacağı tazminatın transferi yapılmadan Motorola ve nokia nın alacağının tahsil edilmesi için,tahkim heyetininde bu yönde bir karar vermesini sağlamak içindir.

Akp bu davayı kaybetmiştir.İsrail ile çirkefliği bu yüzdendir.İsraile yaranmak için türlü türlü numaralar çekmiş(Suriye sınırındaki mayınlı araziyi peşkeş çekmek gibi).Fakat becerememişdir.En son yardım gemisi adı altında masum insanları ölüme göndermiştir.Uzanlardan başına bir iş gelirse bunu İsrailden bilecek.Bunun sonucu olarak masum insanların kanından nemalanmaya çalışacaktır.Gemi hadisesi buyüzden tezgahlanmışdır.
Türkiye cumhuriyeti bukadar basiretsiz bir yönetim anlaşıyla karşı karşıya hiç kalmamışdı.
Bu hükümetin sonu Uzanların elinden olacaktır.

yatırımcılık
12-10-2010, 09:55
Haber bandına şimdi düşdü.

ERDOĞAN: ''ŞU ANDA BAZI ALANLARDA İSRAİL İLE ZATEN İLİŞKİLERİMİZDE BAZI MÜNASEBETLERİMİZİ ŞU ANDA GÖZDEN GEÇİRİYOR VEYA KESİYORUZ''

Neden hükümetinizden özür dilemedikleri içinmi.?
Sakın Uzanlardan dolayı olmasın.
Yutturun bakim milleti yutdurun ama nereye kadar.

fatmanur
12-10-2010, 12:49
"Devletin aldatılmasına göz yumamayız"
12.10.2010 - 11:00

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Cem Uzan ve kardeşi Hakan Uzan'ın yargılandığı Libananco davasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, " Biz bu konuda müsterihiz, rahatız. Devletin aldatılmasına göz yumamayız"dedi. Bakan Yıldız, devam eden davanın birinci ve ikinci kısımlarının kazanıldığını belieterek, Libananco ile devir sözleşmenin yapıldığı tarih ve anlaşmanın aynı tarihlerde olmadığını ancak Uzanların bu konudaki iddialarını sürdüğünü söyledi.

"İşte Uzanları bitiren karar"
Taner Yıldız, şunları söyledi: "Biz bunun böyle olmadığını söylüyoruz ve şu anda New York eyalet mahkemesinin verdiği karar da bu tarz da bir karar.
Argümanlarımızı çok net ortaya koyduk. Bu konuda müsterihiz, rahatız.Bu konuda verilen karar, bu davanın kazanılması halinde Uzan'dan alacakların bu davadan alacaklarla tahsil edilmesi şeklinde. Hakem heyetinin vereceği kararla bu yıl içinde bu davanın biteceğini düşünüyoruz.

Bu kararın Libananco ana davasına da etki edeceğini düşünüyorum. Bu karar Uzan'ın özellikle bütün tezlerini çürüten bir karardır. Bu şirket bizim değildir Haziran'dan önce devirleri yapılmıştı diyor ama bu şirketler diyor ki bizim alacaklarımız Uzan'dan.Devletin aldatılmasına göz yumamayız."

fatmanur
12-10-2010, 12:51
"Devletin aldatılmasına göz yumamayız" ÇOK ASPARAGAZ HABER BUNLAR
12.10.2010 - 11:00

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Cem Uzan ve kardeşi Hakan Uzan'ın yargılandığı Libananco davasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, " Biz bu konuda müsterihiz, rahatız. Devletin aldatılmasına göz yumamayız"dedi. Bakan Yıldız, devam eden davanın birinci ve ikinci kısımlarının kazanıldığını belieterek, Libananco ile devir sözleşmenin yapıldığı tarih ve anlaşmanın aynı tarihlerde olmadığını ancak Uzanların bu konudaki iddialarını sürdüğünü söyledi.

"İşte Uzanları bitiren karar"
Taner Yıldız, şunları söyledi: "Biz bunun böyle olmadığını söylüyoruz ve şu anda New York eyalet mahkemesinin verdiği karar da bu tarz da bir karar.
Argümanlarımızı çok net ortaya koyduk. Bu konuda müsterihiz, rahatız.Bu konuda verilen karar, bu davanın kazanılması halinde Uzan'dan alacakların bu davadan alacaklarla tahsil edilmesi şeklinde. Hakem heyetinin vereceği kararla bu yıl içinde bu davanın biteceğini düşünüyoruz.

Bu kararın Libananco ana davasına da etki edeceğini düşünüyorum. Bu karar Uzan'ın özellikle bütün tezlerini çürüten bir karardır. Bu şirket bizim değildir Haziran'dan önce devirleri yapılmıştı diyor ama bu şirketler diyor ki bizim alacaklarımız Uzan'dan.Devletin aldatılmasına göz yumamayız."

yatırımcılık
12-10-2010, 14:13
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız,
''Uzanlar'la ilgili dava göstermiştir ki, bizim savunmamızda da tespit ettiğimiz
gibi, burada bir mal kaçırma, hileli devir vardır'' dedi.
Yıldız, Adana'nın Karaisalı ilçesinde yapımı tamamlanan Çakıt Hidro
Elektrik Santrali'nin açılış töreni için geldiği baraj tesislerinde, basın
mensuplarının sorusu üzerine yaptığı açıklamada, New York'ta bir yerel mahkemenin
Uzanlar'la ilgili aldığı kararın basında yer bulduğunu kaydetti.
Bu davada Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olmadığını belirten Yıldız, şöyle
devam etti:
''Tarafları Uzanlar, Motorola ve Nokia'dır. Bu dava göstermiştir ki,
bizim savunmamızda da tespit ettiğimiz gibi, burada bir mal kaçırma, hileli devir
vardır. Bu, yan şirketlerine ve özellikle alt şirketlerine hisselerin bir
transferidir. Libananco'yla alakalı ana kurgu buydu. Ve Uzanlar'ın, kendi
şirketleri üzerinden bunu yaptığına dair savunmamızda da belirtmiştik.
Motorola ve Nokia'nın 3 milyar dolarlık alacağı için, TMSF'nin Telsim'i
satmasıyla beraber, 1,3 milyar dolar vermiştik. Geriye kalan 1,7 milyar dolarlık
alacakla alakalı Nokia ve Motorola'nın açtığı davada, New York'taki yerel mahkeme
şunu söyledi: 'Bu Libananco'yla alakalı şirket Uzan'ındır, orada Uzanlar'ın
kazanması halinde gidip paranızı alabilirsiniz.'''
Kendilerinin de benzer bir ifade kullandıklarını kaydeden Yıldız, ''Bu
şirket, Libananco, Uzan'ın bir şirketidir, yabancılara hisselerini sattığı bir
şirket değildir. O yüzden Uzanlar, zaten çetecilikle suçlandıkları bir ortamda,
bunu kendileri kurgulamıştır ve bu oyuna kendileri düşmüştür. Biz hakem heyetinin
her zamanki gibi objektif ve tarafsız tutumuyla vereceği kararı saygıyla
bekliyoruz ve bu kararın çıkmasında da, biz taraf olmamamıza rağmen, New York
yerel mahkemelerinin verdiği kararın mutlaka etkili olacağı kanaatindeyiz. Çünkü
burada Uzanlar bu tezadı, paradoksu ifşa etmiş durumdadır'' diye konuştu.


Burada 2 cümlenin altını çizmek istiyorum.Kendileride bu mahkeme kararının amacının ne olduğunu söylemişler.Tahkimin uzanlar tarafından kazanılmaması durumunda Motorola ve Nokia paralarını alamayacaklar.
'''New York'taki yerel mahkeme
şunu söyledi: 'Bu Libananco'yla alakalı şirket Uzan'ındır, orada Uzanlar'ın
kazanması halinde gidip paranızı alabilirsiniz.'''

ikinci cümle:

''Bu
şirket, Libananco, Uzan'ın bir şirketidir, yabancılara hisselerini sattığı bir
şirket değildir.
Bu neyi değiştirir.Geçmiş sayfalarda Libananco nun bir uzan şirketi olmasının tahkimde kararı etkilemeyeceği belirtilmişdi.Yanılıyorsam lütfen düzeltin.

Sonuç itibari ile akp ninde sonucu kabüllendiği izlenimini alıyorum.

NY mahkemesi libananconun davayı kazanacağı varsayımı üzerine karar çıkartması enteresan değilmi.
Yoksa karar çıkdıda bizlerinmi haberi yok.Kuşlar NY mahkemesine kararı uçurdumu
Nedersiniz.

clas
12-10-2010, 14:51
bizlere çektirdikleri hala yetmedi,yazıklar olsun.Yüce Allah bile inanmayan firavn kavmini 7 yıl çektirdikten sonra bolluk bereket verdi,nedir bu çektiğimiz ya.insan biraz olsun Allah'tan korkar.eğer Allah'ın adaleti varsa(ki olduğuna inanıyoruz)hakkımızın kaybolmaması lazım.

guerra
12-10-2010, 16:09
12.10.2010 17:07:33 CEM UZAN'IN DA ARALARINDA BULUNDUĞU 33 SANIĞIN YARGILANDIĞI DAVAYA İLİŞKİN BİLİRKİŞİ RAPORU AÇIKLANDI

Cem Uzan, babası Kemal Uzan, kardeşleri
Murat Hakan Uzan ve Ayşegül Uzan (Akay), amcaları Yavuz Uzan ve Bahattin Uzan'ın
da aralarında bulunduğu 33 sanığın ''suç işlemek için örgüt kurma ve bu örgüte
üye olma'', ''zimmet'', ''dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı dolandırıcılık''
suçlarından yargılanmasına devam edildi.
İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, başka suçtan tutuklu
sanıklar Bahattin Uzan, Mustafa Akar ve Tacettin Pak ile tutuksuz sanıklar Nedim
Çokçok, Mehmet Koray Özkaya, Ethem Alev ve Erol Hürbaş katıldı.
Mahkeme Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu, 72 sayfadan oluşan bilirkişi
raporunun dosyaya eklendiğini belirtti.
Duruşmada söz alan sanık avukatları da raporu inceledikten sonra beyanda
bulunacaklarını ifade etti.
Sanık avukatlarına raporu incelemeleri için süre verilmesini
kararlaştıran mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı
erteledi.
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Ana Bilim
Dalı'nda görevli Prof. Dr. Ahmet Gökçen, emekli bankalar başmurakıbı mali müşavir
Mehmet Lütfi Toker ve emekli Ziraat Bankası başmüfettişi Mehmet Sabahi Yulukar
tarafından hazırlanan raporda, mahkemenin, sanıkların eylemlerinde dolandırıcılık
veya zimmet teşkil eden fiillerin bulunup bulunmadığı, İmar Bank Off Shore
Limited Şirketine ne kadar para aktarıldığı ve bunun sorumlularının kimler
olduğu, İmar Bank Off Shore Limited Şirketinde bulunan mevduat hesaplarından İmar
Bankası TAŞ'ye aktarılıp aktarılmadığı şeklindeki konulara ilişkin rapor
düzenlemesini istediği kaydedildi.
İmar Bank Off Shore Limited Şirketinin 4 Temmuz 2003 itibariyle toplam
kredi riskini oluşturan 2 milyar 745 milyon 483 bin 391 liranın kaynağını büyük
oranda İmar Bankası TAŞ şubeleri vasıtasıyla İmar Bank Off Shore Limited
Şirketine havale edilmek üzere toplanan bedellerin oluşturduğu ifade edilen
raporda, toplam kredi rakamları ile İmar Bankası nezdindeki depo hesaplarının
bakiyesi karşılaştırıldığında da 686 milyon 576 bin 920 lira olarak görülen
farkın İmar Bankası Off Shore Limited Şirketi nezdinde kalan mudi ve şirketlere
ait hesaplar olabileceği belirtildi.
Raporda, iddianamede dolandırıcılık fiili olarak gösterilen bin 113
mağdur ve 66 müştekiye ait ödenmemiş toplam tutar olarak 78 milyon 720 bin 179
liranın saptandığı, bu tutarın da nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs olarak
kabulü gerektiği belirtildi.
İmar Bankası TAŞ'nin mevduatlarının İmar Bank Off Shore Limited Şirketine
depo edildikten sonra Uzan Grubunun şirketlerine kredi adı altında aktarılarak
bankanın paralarının mülk edinilmesi eyleminin sübutu halinde eylemin ''nitelikli
zimmet'' suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Zimmet olduğu değerlendirilen 2 milyar 58 milyon 906 bin 471 liranın
sorumlularının Kemal Uzan, Yavuz Uzan, Yaşar Avni Güral, Hilmi Başaran, Birol
Çilingir, Gürol Demirkol ve Erol Hürbaş olduğu kaydedilen raporda, Cem Uzan'ın
ise İmar Bankasının ana davasında sanık olarak yer almaması nedeniyle bu zimmet
tutarından sorumlu tutulup tutulmamasının takdirinin mahkemeye ait olduğu
bildirildi.
Raporda, İmar Bank Off Shore Limited Şirketinden Uzan Grubu şirketlerine
aktarılan toplam kredi bakiyesi 70 milyon 693 bin 598 lira olarak belirtilirken
Kemal Uzan'ın 22 milyon 235 bin 264 lira, Yavuz Uzan'ın 15 milyon 59 bin 836
lira, Cengiz Uzan'ın 6 milyon 627 bin 247 lira, Murat Hakan Uzan'ın 10 milyon 402
bin 158 lira, Bahaettin Uzan'ın ise 36 milyon 716 bin 936 lira sorumlu olduğu
ifade edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Kemal Uzan,
Yavuz Uzan, Murat Hakan Uzan ve Cem Uzan'ın ''suç işlemek için örgüt kurma'',
''nitelikli dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı dolandırıcılık'' suçlarından 9
ile 31'er yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor. İddianamede, aynı
kişilerin ''zimmet'' suçundan ayrıca 21'er yıldan az olmamak üzere hapisle
cezalandırılması talep ediliyor. Ayşegül Uzan'ın da aralarında bulunduğu 21
sanığın ''suç işlemek için kurulan örgüte üye olma'', ''nitelikli
dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı dolandırıcılık'' suçlarından 8 ile 28'er yıl
arasında hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, bu kişilerin de
''zimmet'' suçundan 21'er yıldan az olmamak üzere hapis cezasına çarptırılması
öngörülüyor. Diğer 8 sanığın da ''nitelikli dolandırıcılık'' ve ''devlete karşı
dolandırıcılık'' suçlarından 7 ile 25'er yıl arasında hapis cezasına
çarptırılması isteniyor.

AA

clas
12-10-2010, 16:45
Cem uzan'ın da aralarında bulundugu 33 sanıgın yargılandıgı davaya ılıskın bılırkısı raporu acıklandı

cem uzan, babası kemal uzan, kardeslerı
murat hakan uzan ve aysegul uzan (akay), amcaları yavuz uzan ve bahattın uzan'ın
da aralarında bulundugu 33 sanıgın ''suc ıslemek ıcın orgut kurma ve bu orgute
uye olma'', ''zımmet'', ''dolandırıcılık'' ve ''devlete karsı dolandırıcılık''
suclarından yargılanmasına devam edıldı.
ıstanbul 8. Agır ceza mahkemesındekı durusmaya, baska suctan tutuklu
sanıklar bahattın uzan, mustafa akar ve tacettın pak ıle tutuksuz sanıklar nedım
cokcok, mehmet koray ozkaya, ethem alev ve erol hurbas katıldı.
Mahkeme baskanı ertugrul tokalakoglu, 72 sayfadan olusan bılırkısı
raporunun dosyaya eklendıgını belırttı.
Durusmada soz alan sanık avukatları da raporu ınceledıkten sonra beyanda
bulunacaklarını ıfade ettı.
Sanık avukatlarına raporu ıncelemelerı ıcın sure verılmesını
kararlastıran mahkeme heyetı, eksıklıklerın gıderılmesı ıcın durusmayı
erteledı.
Marmara unıversıtesı hukuk fakultesı ceza ve ceza usul hukuku ana bılım
dalı'nda gorevlı prof. Dr. Ahmet gokcen, emeklı bankalar basmurakıbı malı musavır
mehmet lutfı toker ve emeklı zıraat bankası basmufettısı mehmet sabahı yulukar
tarafından hazırlanan raporda, mahkemenın, sanıkların eylemlerınde dolandırıcılık
veya zımmet teskıl eden fııllerın bulunup bulunmadıgı, ımar bank off shore
lımıted sırketıne ne kadar para aktarıldıgı ve bunun sorumlularının kımler
oldugu, ımar bank off shore lımıted sırketınde bulunan mevduat hesaplarından ımar
bankası tas'ye aktarılıp aktarılmadıgı seklındekı konulara ılıskın rapor
duzenlemesını ıstedıgı kaydedıldı.
ımar bank off shore lımıted sırketının 4 temmuz 2003 ıtıbarıyle toplam
kredı rıskını olusturan 2 mılyar 745 mılyon 483 bın 391 lıranın kaynagını buyuk
oranda ımar bankası tas subelerı vasıtasıyla ımar bank off shore lımıted
sırketıne havale edılmek uzere toplanan bedellerın olusturdugu ıfade edılen
raporda, toplam kredı rakamları ıle ımar bankası nezdındekı depo hesaplarının
bakıyesı karsılastırıldıgında da 686 mılyon 576 bın 920 lıra olarak gorulen
farkın ımar bankası off shore lımıted sırketı nezdınde kalan mudı ve sırketlere
aıt hesaplar olabılecegı belırtıldı.
Raporda, ıddıanamede dolandırıcılık fıılı olarak gosterılen bın 113
magdur ve 66 mustekıye aıt odenmemıs toplam tutar olarak 78 mılyon 720 bın 179
lıranın saptandıgı, bu tutarın da nıtelıklı dolandırıcılıga tesebbus olarak
kabulu gerektıgı belırtıldı.
ımar bankası tas'nın mevduatlarının ımar bank off shore lımıted sırketıne
depo edıldıkten sonra uzan grubunun sırketlerıne kredı adı altında aktarılarak
bankanın paralarının mulk edınılmesı eylemının subutu halınde eylemın ''nıtelıklı
zımmet'' sucu kapsamında degerlendırılmesı gerektıgı ıfade edıldı.
Zımmet oldugu degerlendırılen 2 mılyar 58 mılyon 906 bın 471 lıranın
sorumlularının kemal uzan, yavuz uzan, yasar avnı gural, hılmı basaran, bırol
cılıngır, gurol demırkol ve erol hurbas oldugu kaydedılen raporda, cem uzan'ın
ıse ımar bankasının ana davasında sanık olarak yer almaması nedenıyle bu zımmet
tutarından sorumlu tutulup tutulmamasının takdırının mahkemeye aıt oldugu
bıldırıldı.
Raporda, ımar bank off shore lımıted sırketınden uzan grubu sırketlerıne
aktarılan toplam kredı bakıyesı 70 mılyon 693 bın 598 lıra olarak belırtılırken
kemal uzan'ın 22 mılyon 235 bın 264 lıra, yavuz uzan'ın 15 mılyon 59 bın 836
lıra, cengız uzan'ın 6 mılyon 627 bın 247 lıra, murat hakan uzan'ın 10 mılyon 402
bın 158 lıra, bahaettın uzan'ın ıse 36 mılyon 716 bın 936 lıra sorumlu oldugu
ıfade edıldı.
ıstanbul cumhurıyet bassavcılıgınca hazırlanan ıddıanamede, kemal uzan,
yavuz uzan, murat hakan uzan ve cem uzan'ın ''suc ıslemek ıcın orgut kurma'',
''nıtelıklı dolandırıcılık'' ve ''devlete karsı dolandırıcılık'' suclarından 9
ıle 31'er yıl arasında hapıs cezasına carptırılması ıstenıyor. ıddıanamede, aynı
kısılerın ''zımmet'' sucundan ayrıca 21'er yıldan az olmamak uzere hapısle
cezalandırılması talep edılıyor. Aysegul uzan'ın da aralarında bulundugu 21
sanıgın ''suc ıslemek ıcın kurulan orgute uye olma'', ''nıtelıklı
dolandırıcılık'' ve ''devlete karsı dolandırıcılık'' suclarından 8 ıle 28'er yıl
arasında hapısle cezalandırılması talep edılen ıddıanamede, bu kısılerın de
''zımmet'' sucundan 21'er yıldan az olmamak uzere hapıs cezasına carptırılması
ongoruluyor. Dıger 8 sanıgın da ''nıtelıklı dolandırıcılık'' ve ''devlete karsı
dolandırıcılık'' suclarından 7 ıle 25'er yıl arasında hapıs cezasına
carptırılması ıstenıyor.


-aa-

Damgacı Abi
12-10-2010, 16:51
vallahi içime fenalık geliyor artık bu uzan haberlerinden vallahi okuyamıyorum
adamlardan alacağın kaldı mı kardeşim ya . yeter artık bıktık be.
almadığınız bi canları kaldı .onlar belki hırsız dı ama sizler de hırsızın başı oldunuz bizim hisseleri geleceğimizi çoluk çocuğumuzun rızıklarını çaldınız
şimdi de azrail olun da bizim de canımızı alın . öldük de cehennemde azab mı çekiyoruz nedir bu kadar ızdırab ya bi türlü bitmiyor.
bizler yarı gariban insanlarız paramızı alacağınıza canımızı alsaydınız o kadar umursamazdık. hiç olmazsa bu çektiğimiz azaplar işlediğimiz günahların karşılığı derdik.
şimdiki çektiklerimiz ise haketmediğimiz azaplar . insafınız adaletiniz yerin dibine batsın

clas
12-10-2010, 23:41
Libananco davasında keskin viraj dönülüyor
12.10.2010

Uzan ailesinin ICSID nezdinde açtığı Libananco tahkim davasında Türk tarafı yetki aşamasına ilişkin yüzlerce sayfalık savunma dilekçesini 30 Haziran'da mahkemeye sunmuştu. Dilekçelerin sunulmasının ardından tüm argümanları değerlendirecek olan hakem heyetinin 1.5 ay içinde kararını açıklaması bekleniyordu. Bununla ilgili sonucun önümüzdeki günlerde sonuçlanabileceği belirtiliyor. Mahkeme ya "ÇEAŞ-Kepez'e el konulduğunda Libananco şirketi yoktu" diyerek davada yetkisizlik kararı verecek ya da "Davayı esastan görelim" diyecek. Böyle bir durumda davanın sonuçlanmasının 10 yılı aşabileceği belirtiliyor.

clas
12-10-2010, 23:55
8 yıldır bekliyoruz,10 yıl daha beklenirmi ya?insan ömrü dediğin ne ki?Allahım 8 yıldır gecelerimi uykusuz geçirmeme sebep olanlara sende ömürlerinin bundan sonrasını uykusuz geçirt.amin

Gence
12-10-2010, 23:57
1. Bence, Libananco'nun yegane dava kazanma şansı, Motorola ve Nokia'nın Telsim'den alacaklarını başka türlü alamama ihtimalidir.(Bu çok zayıf bir ihtimaldir.)
2. A.B.D. mahkemesinin son kararında yeni bir husus yoktur.(Daha önce Uzanların 4,8 milyar dolar tazminata mahkum edildiği kararda da Uzanların dolandırıcılık yaptığı gerekçe olarak gösterilmişti.) Karardaki yenilik, Uzanların Libananco davasını kazanma ihtimalini gözönünde tutmasıdır.
2. Bizim gibi mağdur yatırımcıları doğrudan etkileyecek karar AİHM kararı olacaktır.

guerra
13-10-2010, 08:37
Bilirkişi raporu: 8.5 milyar TL'yi Uzanlar zimmetine geçirdi
İmar Bank off-shore davasında bilirkişi raporu tamam. Raporda, Uzan Ailesi'nin 8.5 milyar liralık İmar Bankası parasını zimmete geçirdiği belirtildi

Fransa'ya sığınan Cem Uzan ile babası Kemal, kardeşleri Murat Hakan Uzan ve Ayşegül Uzan'ın da aralarında bulunduğu 33 sanıklı İmar Bank offshore davasında bilirkişi raporu tamamlandı. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Hukuku Anabilimdalı Prof. Dr. Ahmet Gökçen, Emekli Bankalar Başmurakıbı Yeminli Mali Müşavir Mehmet Lutfi Toker ve Emekli Ziraat Bankası Başmüfettişi Mehmet Sabahi Yulukar tarafından hazırlanan 72 sayfalık raporda, İmar Bankası'nda işlenen tüm suçların Uzan soyadlı şüphelilerin emir, talimat ve kontrolü altında işlendiği, banka eksenli hiçbir suç ve eylemin Kemal Uzan ve yakınlarının bilgisi haricinde işlenmesinin mümkün olmadığı belirtildi.

87 ŞİRKETİ YÖNETMİŞ
İmar Bankası'nın mahkeme kararıyla sabit olan 8.5 milyar lira parasının tamamı Uzan soyadlı hakim hissedarlar tarafından ya doğrudan ya da TMSF tarafından el konulan 230 civarında şirket aracılığıyla zimmete geçirildiği ifade edildi. Raporda Cem Uzan'ın İmar Bank offshore Ltd'den kredi kullanan 87 şirkette bizzat yönetici olarak görev aldığı, bu yöneticilik görevlerinden 2000 yılı civarında istifa ederek ayrıldığı anlatıldı. Ancak Kristal İnşaat, Rumeli Telefon Sistemleri, Rumeli Holding ve Klasik İnşaat şirketlerinde 2003 yılına kadar yönetim kurulu üyesi olduğu vurgulandı. Toplanan ve dolandırılan mevduatlardan bu 4 şirket aracılığıyla 3 milyon 608 bin 866 dolarının Cem Uzan'ın yöneticisi olduğu şirketler aracılığıyla zimmete geçirildiğinin tespit edildiği vurgulandı. İmar Bankası'nın mevduatlarının İmar Bank Off- Shore şirketine depo edildikten sonra Uzan Grubu'nun şirketlerine kredi adı altında aktarılmasının "nitelikli zimmet" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Raporda Kemal Uzan, Yavuz Uzan ve Murat Hakan Uzan'ın 1 milyar 468 milyon 171 bin 133 liralık zimmet tutarından sorumlu oldukları ifade edildi.



SABAH

guerra
13-10-2010, 08:43
Cem Uzan kazdığı kuyuya kendisi düştü
Libananco'nun Uzan şirketi olduğunu belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, "Uzan'lar çeteciliklerle suçlandıkları bir ortamda, bunu kendileri kurgulamıştır ve bu oyuna kendileri düşmüştür" dedi
ADANA
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, 'Uzan'larla ilgili dava göstermiştir ki, bizim savunmamızda da tespit ettiğimiz gibi, burada bir mal kaçırma, hileli devir vardır' dedi. Yıldız, Adana'nın Karaisalı ilçesinde yapımı tamamlanan Çakıt Hidro Elektrik Santrali'nin açılış töreni için geldiği baraj tesislerinde, basın mensuplarının sorusu üzerine yaptığı açıklamada, New York'ta bir yerel mahkemenin Uzanlar'la ilgili aldığı kararın basında yer bulduğunu kaydetti. Bu davada Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olmadığını belirten Yıldız, şöyle devam etti: "Tarafları Uzanlar, Motorola ve Nokia'dır. Bu dava göstermiştir ki, bizim savunmamızda da tespit ettiğimiz gibi, burada bir mal kaçırma, hileli devir vardır. Bu, yan şirketlerine ve özellikle alt şirketlerine hisselerin bir transferidir. Libananco'yla alakalı ana kurgu buydu.
UZAN'LAR TEZADI İFŞA EDİLMİŞ OLDU

Motorola ve Nokia'nın 3 milyar dolarlık alacağı için, TMSF'nin Telsim'i satmasıyla beraber, 1,3 milyar dolar vermiştik. Geriye kalan 1,7 milyar dolarlık alacakla alakalı Nokia ve Motorola'nın açtığı davada, New York'taki yerel mahkeme şunu söyledi: "Bu Libananco'yla alakalı şirket Uzan'ındır, orada Uzanlar'ın kazanması halinde gidip paranızı alabilirsiniz." Kendilerinin de benzer bir ifade kullandıklarını kaydeden Yıldız, "Bu şirket, Libananco, Uzan'ın bir şirketidir, yabancılara hisselerini sattığı bir şirket değildir. O yüzden Uzanlar, zaten çetecilikle suçlandıkları bir ortamda, bunu kendileri kurgulamıştır ve bu oyuna kendileri düşmüştür. Mahkemede Uzanlar'ın bu tezadı, paradoksu ifşa etmiş durumdadır' diye konuştu.


Bilirkişi raporu mahkemede

Cem Uzan, babası Kemal Uzan, Hakan Uzan ve 33 sanığın 'suç işlemek için örgüt kurma ve bu örgüte üye olma', 'zimmet', 'dolandırıcılık' ve 'devlete karşı dolandırıcılık' suçlarından yargılanmasına devam edildi. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada 72 sayfadan oluşan bilirkişi raporu okundu. Dosya'ya giren raporda İmar Bank Off Shore Limited Şirketi tarafından Uzan Grubu şirketlerine aktarılan toplam kredi bakiyesinin 70 milyon 693 bin 598 lira olduğu belirtildi. Bu miktarın 6 milyon 627 bin lirasından sorumlu tutulan Cem Uzan, İmar Bankası davaında sanık olarak yeralmadığı için zimmet tutarından sorumlu tutulup tutulmamasının takdiri mahkemeye bırakıldı.



YAYIN TARİHİ: 13.10.2010
Yeni şafak

kuzeykuzey
13-10-2010, 10:23
Diyelimki lehimizde bir karar çıktı, sizce bizim gibi küçük yatırımcı alacağı nasıl tespit edilecek?
Mesela 10 lot çukel vardı.

Karar çıksında konuşuruz denilebilir ama insanın aklına da gelmiyor değil.

Gence
13-10-2010, 10:42
Karar küçük yatırımcı lehine çıktığı takdirde tazminat miktarı da AİHM'ce takdir edilecektir.
Bugünkü şartlarda bu rakam birikmiş temettüler hariç 1 hisse için 5 dolar civarındadır.

yatırımcılık
13-10-2010, 12:51
Çukurova Elektrik ve Kepez Elektrik’in sahibi olduğunu iddia ediyor. Şirketlerin tüm varlıklarına el konma işlemi sonrası büyük bir zarara uğradığını iddia eden Libananco adlı şirket ya varlıkların kendisine geri iade edilmesini ya da zararının tazmin edilmesini istiyor. Aslında Libananco adlı şirketin Uzanlar’ın yakın adamları tarafından kurulan bir tabela şirketi olduğu da biliniyor. Nitekim Cem Uzan da bu durumu saklamıyor. Ancak bu durumun, ICSID nezdindeki davada çok önemli bir sorun yaratmadığı vurgulanıyor.
Ercan İNAN/VATAN

Uluslararası Tahkim Heyeti başvuruyu kabul etti ve dava süreci de başlamış oldu. Türkiye davanın ilk döneminde savunma kurgusunu hep Libananco´nun, Uzan tarafından kurulmuş paravan bir şirket olduğunu ispata yönelik olarak yaptı. Oysa izlenen yol tamamen yanlıştı. Zira, hak iddia eden şirketin kime ait olduğunun Tahkim Heyeti nezdinde bir önemi yoktu. Nitekim Cem Uzan da bir süre sonra Libananco adlı şirketin kendi adamları tarafından kurulan bir şirket olduğunu inkar etmeyip herkesi şaşırttı.
Ercan İNAN/VATAN
24.06.09 10:58

Hükümetin ana tezi Libananconun paravan bir uzan şirketi olduğu değilmi.Dün enerji bakanıda bunu vurguladı.Tahkim heyeti için bu hususun sorun teşkil etmediği anlaşılıyor.
NY mahkemesinin verdiği karar(Motorolaya, kazanırsa paranızı gidin uzan dan alın) gayet makul.Çünkü uzan şirket bana aittir diye kendisi söylüyor.

Sevgili yatırımcılar,tahkim uzanların ayağına kadar gitmiş duruşma yapılmış onları dinlemiş.Tahkimin kuvvetli delilleri olmadan Paris e gitmeleri mümkünmü.Bu hükümetin bu davayı kazanacak ana argümanı çürümüş,çökmüş.Yasadışı dinlemelerle birşeyler yapmaya çalışdılar ondada yakalandılar kendileri için daha beter oldu.içerde boyuna uzanlara mahkumet kararları çıkarmaktan öte bişey yapamıyorlar.Bu davanın hükümet tarafından kazanılma şansı yok.Bence bu dava bitti.Uzatmaları oynuyor son pazarlıklar yapılıyor.Yakında herşeyi açıklarlar.

clas
13-10-2010, 13:18
yarın perşembe günü saat 16'da cnbce'de yine kapalı tahtalarla ilgili oturum var .mesaj atmayı unutmayalım kader arkadaşları.

mercek
13-10-2010, 13:56
iki gündür yandaş yalaka medya gene ne kadar aleyhte yazarsak o kadar etki yaparız mantıgıyla hükümeti suçsuz hisse alan bu halkı suçlu ilan edebilmek için bütün gayretleriyle çanakları yalamaya başladılar bu çanak yalayıcılar bir gün de şu küçük yatırımcının hali ne olacak bu günaha nasıl ortak olduk diyre düşünmeden habire çanak yalamaya devam ediyorlar yav bunların dini imanı para yani çanakçılıkla cukka doldurma işi bu nasıl bir gazetecilik anlayışıdır anlamış degilim eski yazarları hatırlıyorum da iktidarları eleştirirlerdi şimdikiler iktidarın çanagının başından ayrılmak istemiyorlar ve muhalefeti ve iktidar olmayanı eleştiriyorlar tabi biz ky ler de nasibimizi alıyoruz bunların azıcık erkeklik gururu da kalmamış eyyy medya biraz olsun tarafsız gözle bakın da bu halkın nefretini kazanmayın ahını almayın azcık olsun erkekli,k nefsinizi ortaya koyun bre gafiller.

jet lee
13-10-2010, 18:31
Libananco davasında keskin viraj dönülüyor
12.10.2010

Uzan ailesinin ICSID nezdinde açtığı Libananco tahkim davasında Türk tarafı yetki aşamasına ilişkin yüzlerce sayfalık savunma dilekçesini 30 Haziran'da mahkemeye sunmuştu. Dilekçelerin sunulmasının ardından tüm argümanları değerlendirecek olan hakem heyetinin 1.5 ay içinde kararını açıklaması bekleniyordu. Bununla ilgili sonucun önümüzdeki günlerde sonuçlanabileceği belirtiliyor. Mahkeme ya "ÇEAŞ-Kepez'e el konulduğunda Libananco şirketi yoktu" diyerek davada yetkisizlik kararı verecek ya da "Davayı esastan görelim" diyecek. Böyle bir durumda davanın sonuçlanmasının 10 yılı aşabileceği belirtiliyor.

yanlış ve eksik yazmışlar 10.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000........ ........yıl sürecekmiş

jet lee
13-10-2010, 19:05
Libanaco Holdings Co. Limited v. Republic of Turkey
(ICSID Case No. ARB/06/8)

Subject Matter
Electricity generation and distribution concessions

Date Registered
April 19, 2006

Date of Constitution of Tribunal
Constituted: December 18, 2006


Composition of Tribunal
President: Michael HWANG (Singaporean)

Arbitrators: Henri C. ÁLVAREZ (Canadian)

Franklin BERMAN (British)
http://icsid.worldbank.org/ICSID/FrontServlet?requestType=GenCaseDtlsRH&actionVal=ListPending


Yukarıdaki metni aynen orjinal ICSID sitesinden kopyaladım isterse sabah gazetesi kontrol etsin burda
subject matter:dava konusu
Electricity generation and distribution concessions:"ELEKTRİK URETİMİ VE DAĞITIMI İMTİYAZI"

Davanın konusunu ben değil ICSID böyle kabul etmiş ,bu davanın HİÇ BİR ŞEKİLDE UZANLARIN İŞLEDİĞİ SUÇLARLA (ÇALDIĞI CİKLET, İÇİNİ BOŞALTTIĞI BANKA, ŞİRKET,EVLİLİK DIŞI İŞLEDİĞİ GÜNAHLAR,VS VS....)ALAKASI YOKTUR BU DAVA TAMAMEN YUKARIDA BELİRTİLEN KONUYLA "ELEKTRİK ÜRETMİ DAĞITIMI İMTİYAZI"NA YAPILAN HAKSIZ EK KOYMA İLE İLGİLİDİR.BIKTIM BUNU 8 YILDIR ANLATMAKTAN,ANLAMAYANLARDAN, ANLAMAK İSTEMEYENLERDEN
burada davacı libananco nun sahibi olduğunu zaten kabul etmiştir uzanlar,yok motorola bilmemne mahkemesinde onaylamış şuymuş buymuş ,her önüne gelen o zaman uzanlara herhangibir ülkede mahkeme açıp alacak çıkarsın hepsini bunlar ödesin olmadı amerikanın 13 trilyon $lık borcunu başkanın emriyle bu paradan düşsünler bu tamamen hayal mahsuludür alınmış bir karar ve açıklamda ıcsıd'te henüz yoktur gelelim diğer konuya

YILDIZ: MAL KAÇIRMA, HİLELİ DEVİR VAR
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, New York'ta yerel mahkemenin Uzanlar'la ilgili aldığı karara ilişkin olarak, "Bu davada Türkiye Cumhuriyeti taraf değil. Taraflar Uzanlar, Motorola ve Nokia'dır. Bu dava göstermiştir ki, bizim savunmamızda da tespit ettiğimiz gibi, burada bir mal kaçırma, hileli devir vardır. Bu, yan şirketlerine ve özellikle alt şirketlerine hisselerin bir transferidir. Libananco'yla alakalı ana kurgu buydu. Ve Uzanlar'ın, kendi şirketleri üzerinden bunu yaptığına dair savunmamızda da belirtmiştik" dedi. Yıldız, kararın Libananco ana davasına da etki edeceğini söyledi.

Sayın bakanın ve temsil ettiği tarafın savunmasıda "biz haklıyız şu sebeple el koyduk, şu sebeple imtiyazı iptal ettik veya şu hukuk kararına dayanıyor"gibi içi dolu bir şey söyleyeceğine hala hileli devir ve mal kaçırmadan bahsediyor davanın konusu mal kaçırma hileli devir olsaydı kazanırlardı tıpkı "cementowniada "olduğu gibi gerçekten polonya çimento şirketlerinde bakanın dediği gibi "el koymadan sonra" uzanların ellerindeki hisseleri yurtdışına kaçırmış ve tespit edildiler bu davalarıda uzanlar kaybetti
halbuki cementownia -libanancodan sonra açılmıştı ve uzanlar libanacoya hisseleri" el koymadan önce" devrettiklerini ispat ettiler zaten bu sebeple dava hala sürüyor yoksa biterdi bu sebeple gazete haberi ve sayın bakanın söyledilkleri gerçeği yansıtmıyor eksiktir insanın önlem alması hukuken gayet normaldir bunuda yakın zamanda anlayacaklar
defalarca yazdım Newberger gibi bir avukat eğer tüm evraklar devirler tam olmasa kazanamayacağı davayı ALMAZ ALAMAZ adam hiç dava kaybetmemiş ününe leke sürer mi hele uzan gibi faulleri olan bir insanla çalışır mı .
onlar istediğini yazsın mutlaka hukuk ve akıl galip gelecek Icsıd'te tek önemli şey "devir tarihi" arkadaşlar gerisini sabaha kadar yazsınlar magazin ve hikayedir,şunuda ekleyeyim bizi küçük yatırımcıyı asıl AİHM davası ilgilendiriyor ama eğer uzanlar Icsıd'tede kazanırsa aıhm'e 1-0 önde başlarız bu sebeple önemlidir.
sabıra ihtiyacımız var herkese sevgiler saygılar

yatırımcılık
13-10-2010, 22:01
Pekiii Uzanların elinde bu kadar kuvvetli deliller varken,konusunda uzman,külyutmaz bir avukatın yürüttüğü bir dava neden 2006 dan buyana devam ediyor veya sonuçlanmadı.
Evet karmaşık bir konu ama neredeyse dava 4 yıldır Icsıd da sürüyor veya süründürülüyor.Geçen zamanın sadece hukuki sebeplerden kaynaklandığını söylemek çok saflık olur.
Tahminim şudur,
Abd ve İsrail in konuya doğrudan veya dolaylı müdahil olduğudur.Bu devletlerin Akp hükümetinden beklentileri vardı.Bunlar, hedeflerine şimdi tektek saymanın manası yok Akp iktidarıyla ulaşdılar.Şimdi başka hedefleri var.Bu hedeflerle akp artık örtüşmüyor.Akp bu el koyma hususunda hata yaptı.Bu devletlerde bu hatalı kağıdı aldılar ceplerine koydular zamanı geldiğinde çıkartmak için.Artık zamanı geldi.Kağıdı masaya koyacaklar.
Şimdi bunu anlayan akp bakın bu devletlere şöyle diyor,
Evet beni koruyup kolladınız öyle hemen deliğe süpüremezsiniz halk benim arkamda.
Türkiyenin öyle jeopolitik gücü varki bundan yararlanmak istiyorsanız benimle anlaşmalısınız.
...........

Abd ye yapamıyor ama İsraile sürekli üfürüyor.Özür dilemezsen......
Ben bunları duydukça tahkimin uzanlar tarafından kazanılacağı tezi birazdaha kuvvetleniyor.Türk dış siyaseti tamamen bu tahkime endekslendiği kanaatindeyim.
Uzanlar lehine çıkacak bir sonuç Akp yi Türk siyasi alanından silecektir.
Oyüzden iki gündebir bağırıyor özür dilemezsen...
İşde böyle bağıra bağıra gideceksiniz.Allah tahsiratınızı affetsin.

Gence
13-10-2010, 23:20
ICSID davaları genellikle uzun sürmektedir.
Libananco davasının davacı tarafından kazanılması elbette biz küçük yatırımcılara dolaylı bir avantaj sağlayacaktır. Zira, bu durumda davalı üzerinde büyük bir baskı oluşacaktır. Fazla bir ümidim olmamasına rağmen temennimiz kazanılması yönündedir.
Dava kabul edildiği takdirde, 10 yıl daha uzayacağı abartılı bir spekülasyondur. Tahminim en geç 1 yılde sonuçlanır.
Ben, AİHM'de lehimize bir karar çıkacağına inanıyorum.

naim.tiner
14-10-2010, 01:57
Bu bahsettiğiniz çanak yalayıcı medya parayı gördüğünde sahibinin çanağını değil tenceresini bile yalarlar.Böylelikle sahip bulaşık yıkama derdinden kurtulur.Bunların dini imanı para.Bakalım davalı davayı kaybedip tazminatları ödediğinde çanaklarında yalayacak bir şey bulabilecekler mi?..............o zaman bizlere gelsinler kendilerine birkaç gün yetecek kadar içi bal (siz anladınız onu) dolu çanak atarız...biraz da bizim çanağı yalarlar.......

mercek
14-10-2010, 09:33
yarın perşembe günü saat 16'da cnbce'de yine kapalı tahtalarla ilgili oturum var .mesaj atmayı unutmayalım kader arkadaşları.

evet bu gün cnbc de kapalı tahtaları konuşacaklar tabi konuştururlar ve çeaş -kepezden bahsettirirlerse arkadaşlar bizler ne yazarsak yazalım bu medya adından bile bahsetmekten korkuyor spk başkanına soru sormak oradaki spikere mi kalmış adamı anında yok ederler geçen hafta kapalı tahtalar dendi bir tek yaşarbanktan azcık bir iki kelime bahsedildi o da bahsetmek için anında çark terse döndü bu çanakçı medyadan hayır çıkmaz başlarındaki patronlar bu çanakların kazanlarını yalayan büyük pitbul gibiler bu yüzswn bir kez daha mesajla deneyelim ama öyle kendimizi acındırarak degil erkek gibi adamları eleştirerek meil atalım ki birazcık olsun derin uykularından uyansınlar da belki bir kaçımızın sorusuna cevap verirler

yatırımcılık
14-10-2010, 12:27
Geçen programda kapalı tahtalar ile ilgili bir beyanat olmadı.Yada oldutmadılar.Şimdi bugünkü programda kapalı tahtalarla ilgili bir tek soru sormak isterim.Ama cevap verceklerine hiç ihtimal vermiyorum.
Sorum şudur.
Yıllardır borsada emir iptali yoktu, ayrıca kimin alıcı veya satıcı olduğu ekrandan izleniyordu.Yeni düzenleme ile bunlar kaldırıldı.Acaba bu yeni düzenleme, tahkimi uzanların kazanması durumunda imkb den hızlı yabancı çıkışının ve endeksin hızla değer kaybetmesini önlemek içinmi yapılmışdır.

Şimdi yabancı yatırımcının yerine kendinizi koyun,tahkimin uzanlar lehine bir kararıyla TC, ciddi bir fatura ile karşı karşıya kalmış,hükümetin geleceği tartışılır hale gelmiş,Ülkede ekonomik ve siyasi bir kaos ortaya çıkmış,hazır dolarda düşmüşken hızla borsadan çıkıp dolara çevirip tüymek en akıllıca yol olurdu.

Hükümet olası bu durumlar için imkb yetkililerinden tedbir almasını istemiş olabileceğini
kuvvetli bir ihtimal olarak görüyorum.
Yoksa imkb yetkililerinin yatırımcıyı korumak maksadıyla yaptıklarına hiç inanmıyorum.
Yatırımcıyı bugüne kadar nekadar korudukları ortada

Gence
14-10-2010, 16:04
CNBC-E'nin bugünkü l6.00 borsada kapalı tahtalarla ilgili programında ÇEAŞ ve KEPEZ konuşulmadı. Gelecek hafta aynı saatte Demirbank'ın görüşüleceği belirtildi. ÇEAŞ ve KEPEZ, galiba 2 hafta sonra programa girecek.
Ancak konuşmacıların ifadeleri ülkemizde hukukun (özellikle idari yargının) durumunu bir defa daha gözler önüne sermesi bakımından ibret vericiydi.

naim.tiner
14-10-2010, 18:27
evet bu gün cnbc de kapalı tahtaları konuşacaklar tabi konuştururlar ve çeaş -kepezden bahsettirirlerse arkadaşlar bizler ne yazarsak yazalım bu medya adından bile bahsetmekten korkuyor spk başkanına soru sormak oradaki spikere mi kalmış adamı anında yok ederler geçen hafta kapalı tahtalar dendi bir tek yaşarbanktan azcık bir iki kelime bahsedildi o da bahsetmek için anında çark terse döndü bu çanakçı medyadan hayır çıkmaz başlarındaki patronlar bu çanakların kazanlarını yalayan büyük pitbul gibiler bu yüzswn bir kez daha mesajla deneyelim ama öyle kendimizi acındırarak degil erkek gibi adamları eleştirerek meil atalım ki birazcık olsun derin uykularından uyansınlar da belki bir kaçımızın sorusuna cevap verirler

Verilecek cevapları var mı acaba?Gaspçı iktidar benim hisselerimi ve temettülerimi yerken kul hakkı hiç hatırlarına gelmedimi? Müslümanım diyenlerin haline ibretle bakıyorum.Bunlar Yezit'tende beter çıktı.Allah büyüktür.Bir vurursa tam vurur.Bunların hiç bir şeyden haberleri yok............Allah bunları ıslah etsin....ıslah olmazlarsa yerle bir olsunlar...:bad::bad:

fatmanur
14-10-2010, 21:49
Jetpa ve Kombassan davasını kazandılar
14.10.2010 - 11:34

Almanya'da Jetpa ve Kombassan şirketlerine karşı dava açan 2 mağdur, davalarını kazandı.


Almanya'da Jetpa ve Kombassan'a karşı dava açan 2 mağdur davalarını kazandı. Frankfurt Eyalet Mahkemesi ve Köln Eyalet Mahkemesi, söz konusu kişilere ana paralarının yasal faizi ile birlikte iade edilmesi yönünde karar aldı.
Avukatlar Ümit Akça ve Özkan Arıkan yaptıkları yazılı açıklamada, "Jetpa Holding, Almanya'nın Frankfurt kentinde 1996 yılında kurulmuş olup, asıl ticari ünvanı 'Jetpa International Marketing and Trading GmbH'dir.
Yaptığımız araştırmalara göre hiçbir ticari faaliyeti olmayan bu şirketler 2001 yılında iflas etmişlerdir. Bu şirketin kuruluş amacı ortaklarından Avrupa'da topladığı paraları, Türkiye'de Jetpa Holding altında faaliyet gösteren diğer şirketlerine aktarmaktır. Ancak Jetpa Holding ortakları, bu ticari faaliyetlerini Jetpa bünyesinde Türkiye'de sürdüren şirketlere ortak gözükmemektedirler. Bu yüzden şirketin kuruluşunda bir kötü niyet söz konusu olup, bu şirketin gerçek bir ticari faaliyet amacıyla kurulmadığı anlaşılmaktadır" şeklinde ifade kullandı.
Yaptıkları araştırmalar doğrultusunda bu şirketin Türkiye'de değişik şirketler vasıtasıyla ticari faaliyetlerini sürdürdüğü bilgisine ulaştıklarını ifade eden Akça, "Almanya'daki hukuki süreçte Jetpa Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Fadıl Akgündüz'e karşı Frankfurt Eyalet Mahkemesi'nde 1 Ekim 2010 tarihinde açılan dava kabul edildi ve Akgündüz, şirket yatırımcısından haksız şekilde aldığı tutarı, davacıya yasal faizi ile birlikte geri ödemeye mahkum edildi. Bu karar birçok Jetpa Holding'i mağduru için örnek teşkil etmektedir. Almanya'da ve Leichtenstein'da faal bir şirket kalmadığından davalarımızı Akgündüz'e karşı açtık" şeklinde açıklamada bulundu.
Akça, A.A muhabirine yaptığı açıklamada da gelecekte daha fazla mağdurun davalarını kazanmasını beklediklerini belirterek, yakın zamanda Yimpaş mağdurlarıyla da ilgili olumlu bir mahkeme kararının çıkmasını ümit ettiklerini söyledi.
İflas eden Kombassan Holding'in Lüksemburg mağdurlarıyla ilgili olarak da eski yönetim kurulu başkanlığını Haşim Bayram'ın yaptığı Kombassan Holding'e karşı Köln Eyalet Mahkemesinde dava açan bir mağdurun da yatırmış olduğu ana parayı yasal faizi ile birlikte geri almaya yasal olarak hak kazandığı bildirildi.
Bu konuda da yazılı açıklama yapan Akça ve Arıkan, Lüksemburg mahkemesinde açılan iflas davası sonucunda "Kombassan Holdings S.A. 1929" şirketi hakkında Ekim 2007'de iflas kararı alındığını belirterek, "Şirketin topladığı paraların nereye aktarıldığına dair elimizde birçok belge ve delil bulunmaktadır. Lüksemburg'daki şirket tarafından toplanan paralar Kombassan'ın Türkiye'deki şirketlerine faiz karşılığında borç olarak aktarılmıştır. Ancak Türkiye'deki şirketler 'Kombassan Holdings S.A. 1929' unvanlı Lükemburg'daki şirkete bu borçları geri ödememiştir. Bu nedenle Lüksemburg'daki şirketin iflas etmiş olması bundan sonraki sürecin tıkandığı anlamına gelmiyor, tam tersine elimizdeki kapsamlı belgelerden ve birçok tanık ifadelerinden dolayı, Türkiye'deki mal varlığına sahip, hala ticari faaliyetleri devam eden Kombassan Holding yöneticilerine ve parayı toplayan Kombassan temsilcilerine karşı sorumluluk davası açma imkanı doğmuştur" şeklinde ifadeye yer verdi.
Köln'den A.I. isimli müvekkilin 2000 yılında Kombassan Holding Lüksemburg şirketine 14 bin Mark (yaklaşık 7 bin Euro) yatırmış olduğu ifade edilen açıklamada, "Bu müvekkilimizin davasını bir pilot dava olarak Kombassan'ın Türkiye'deki ana şirketine ve eski yönetim kurulu başkanı Haşim Bayram'a ve parayı toplayan H.E. isimli temsilciye karşı açıp, ilk defa hem Türkiye'deki şirkete, yöneticisine ve parayı toplayan temsilciye karşı örnek kararı çıkarttık" denildi.
Essen Eyalet Mahkemesi'nin 6 Ocak 2009 tarihinde almış olduğu bir kararda ilk defa Kombassan'ın Türkiye'deki ana şirketi olan Kombassan İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Ticaret Anonim Şirketinin ve bu şirketin eski yönetim kurulu başkanı Bayram'ın, bir müvekkilin yatırmış olduğu ana parayı yasal faizi ile birlikte ödemeye mahkum edildiğine de işaret edilen açıklamada, "Bu karar 2000 yılından sonra Kombassan Lüksemburg'a ortak olan 25 bin mağdur için örnek teşkil etmektedir. Bu kararın konuyla ilgili ilk karar olduğuna işaret ederek, bu karara dayanarak dava açmak isteyen mağdurların davalarını en geç 31 Aralık 2010 tarihine kadar, zaman aşımına uğrayacak olmasından dolayı açmaları gerektiğini vurgulamak isteriz" şeklinde ifadeye yer verildi.

clas
22-10-2010, 08:05
Turkcell’in olağanüstü genel kurulunun ‘hükümet komiseri’ engeline takılarak yabancıların şirketi ele geçirme operasyonunda başarısızlığa uğraması, Türk Telekom grup şirketlerinde tepe yönetime yapılan ‘yerel’ atamalar. Bunların ardından Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın, “Turkcell, Türk Telekom gibi ülkemizin iletişiminde çok önemli rol oynayan şirketlerinin bizim açımızdan ne yöne gittikleri, ne yaptıkları çok önem arz ediyor. Her iki şirketimizde yüzde 30-35 civarında halka arz edilmiş hisse var. Milyonlarca vatandaşın sahip olduğu küçük hisselerin haklarına zarar gelmemesi bizim için önemli. Burada herhangi bir yanlışa izin vermemiz söz konusu olmaz. Bu kadar kısa süreli olağanüstü genel kurul ihtiyacı olursa buna kimse kayıtsız kalmaz” şeklindeki açıklaması...
Telekom piyasasında yakın tarihte art arda yaşanan iki önemli gelişme ile Bakan Yıldırım’ın dünkü açıklaması bir anlamda “hükümet stratejik gördüğü bir alanda Türk hakimiyetinden yana tavır alıyor” yorumlarına açıklık getiriyor.milliyet-22.10.2010

clas
22-10-2010, 14:30
sözkonusu şirketlerin küçük yatırımcısı varda,çukurova,kepez elektirik şirketlerinin küçük yatırımcısı yokmuydu?8 yıldır anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan geldi.kim inanır bu demecinize.işin içinde başka işler vardır......

clas
24-10-2010, 10:04
Enerjide transit noktasında Türkiye’nin en önemli ülke konumunda olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, “Dünyada elektriği kullanamayan 1.4 milyar kişilik bir nüfus bulunuyor. Daha çarpıcı bir rakamı paylaşmak isterim; New York, 19.5 milyonluk nüfusuyla, Güney Afrika hariç, Sahra Altı Afrikası’ndaki 790 milyon kişinin tükettiği kadar elektrik tüketiyor. Bu kadar korkunç bir tablo... İşte bizim, Türkiye olarak çığlığımız, bu acı manzaranın değişmesi içindir” dedi.
Erdoğan şöyle devam etti: “Bu tablonun adil olmadığını, en önemlisi de sürdürülebilir olmadığını ifade ediyoruz. Bu ve benzeri konuları, özellikle de adalet konusunu, hakça paylaşım konusunu ısrarla dile getirdiğimiz için, bize farklı etiketler yapıştırmak isteyenler oluyor. Hayır... Eksen kaymasıymış, yön değiştirmeymiş, Batı’ya sırtını dönüyormuş... Bizim bunlarla hiç ilgimiz yok, gündemimizde de bu konular yok... Ama yeryüzündeki bu eşitsizliğe artık dur denilmesi gerektiğini söylüyoruz.”
milliyet-24 ekim 2010

clas
24-10-2010, 10:09
sayın başbakanım biz mağdurlarda 8 yıldır adalet konusunu,hak konusunu ısrarla dile getiriyoruz,yeryüzündeki bu adaletsizliğe,eşitsizliğe dur denmesinin vaktinin gelip,geçtiğini çığlıklarla anlatıyoruz.ama duyan ,gören yok,umarım bu defa gören,duyan olur....

naim.tiner
25-10-2010, 16:11
[QUOTE=clas;5003063]Enerjide transit noktasında Türkiye’nin en önemli ülke konumunda olduğunu ifade eden Başbakan Erdoğan, “Dünyada elektriği kullanamayan 1.4 milyar kişilik bir nüfus bulunuyor. Daha çarpıcı bir rakamı paylaşmak isterim; New York, 19.5 milyonluk nüfusuyla, Güney Afrika hariç, Sahra Altı Afrikası’ndaki 790 milyon kişinin tükettiği kadar elektrik tüketiyor. Bu kadar korkunç bir tablo... İşte bizim, Türkiye olarak çığlığımız, bu acı manzaranın değişmesi içindir” dedi.
Erdoğan şöyle devam etti: “Bu tablonun adil olmadığını, en önemlisi de sürdürülebilir olmadığını ifade ediyoruz. Bu ve benzeri konuları, özellikle de adalet konusunu, hakça paylaşım konusunu ısrarla dile getirdiğimiz için, bize farklı etiketler yapıştırmak isteyenler oluyor. Hayır... Eksen kaymasıymış, yön değiştirmeymiş, Batı’ya sırtını dönüyormuş... Bizim bunlarla hiç ilgimiz yok, gündemimizde de bu konular yok... Ama yeryüzündeki bu eşitsizliğe artık dur denilmesi gerektiğini söylüyoruz.”
milliyet-24 ekim 2010[/QUOT


SAYIN BAŞBAKAN HAK VE ADALETSİZLİĞİN GİDERİLMESİ İÇİN ÖNCE ÜLKENİZDEN BAŞLASANIZ İYİ OLUR.BU SÖYLERİNİZİ ÇOOOOOOOOOOOOOOOOOOOOKKKKKKKKKKKKKKKKKKK.......... .........DİNLEDİK.SÖYLEDİKLERİNİZİ YERİNE GETİRİNİZ.GETİRMEZSENİZ BİR DAHA AĞZINIZA HAK VE ADALET SÖZCÜĞÜNÜ ALMAYINIZ.ÇÜNKÜ SİZE ARTIK İNANMIYORUZ........................

clas
25-10-2010, 16:52
hak ve adaletten bahsedenler neden kendilerinin yapmış olduğu haksızlığı ve adaletsizliği görmezden gelirler anlamış değilim...

naim.tiner
26-10-2010, 00:20
hak ve adaletten bahsedenler neden kendilerinin yapmış olduğu haksızlığı ve adaletsizliği görmezden gelirler anlamış değilim...

Çünküüüüüüüüüüüü................hak ve adalet kavramları kendileri için geçerli............başkaları için değil...................ama Allah bunlara hak ve adaletin ne olduğunu yakında çok güzel gösterecek..............sayın başbakanımız bir kere attan düştü,ilahi ikazı anlamadı,ikinci sefer Mercedes arabada kriz geçirdi,yine anlamadı,üçüncüsü gelirse bu sefer ilahi ikaz çok kötü gelecek.Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste demişler büyüklerimiz.İyi de demişler.Bekleyin ve İlahi adaletin gücünü görün..........

clas
26-10-2010, 13:07
Aıhm, rumların mulkıyet basvurusunda turkıye'nın 15 mılyon avro tazmınat odemesıne hukmettı

avrupa ınsan hakları mahkemesı (aıhm),
kıbrıslı 19 rum'un turkıye aleyhıne actıgı ve daha once ıhlal kararı verdıgı
davada maddı tazmınat mıktarlarını bugun acıkladı.
Aıhm, 22 eylul ve 27 ekım 2009 tarıhlerınde aldıgı kararlarda, 19
basvuruda da avrupa ınsan hakları sozlesmesı'nın (aıhs) mulkıyet hakkıyla ılgılı
1. Protokolu 1. Maddesının, bu basvuruların 11'ınde ıse aıle ve ozel yasama
saygıyla ılgılı 8. Maddenın de ıhlal edıldıgıne hukmetmıstı.
Strasbourg mahkemesı, basvuru sahıbı 19 rum'a, kısı basına 30 bın ıle 5
mılyon arasında degısen, toplamda yaklasık 15 mılyon avro odenmesını
kararlastırdı.
Mahkeme, turkıye'nın dava masrafları olarak da 160 bın avro odemesıne
karar verdı.
Basvuruların cogu 1990'lı yıllarında yapılmıstı. Avrupa konseyı bakanlar
komıtesı, bu yıl baslarında aldıgı kararda, kktc'de olusturulan tasınmaz mal
komısyonunu (tmk) etkın ıc hukuk yolu olarak kabul etmıstı.
Basvuru sahıbı rumlar, turkıye tarafından 1974 yılında gerceklestırılen
barıs harekatı'nın ardından evlerı ve dıger mulklerının ellerınden alındıgını
ıddıa etmıslerdı. 26.10.2010

-aa-

vedat77
26-10-2010, 13:50
ey bizi bu hale getiren adalet ve hak anlayısından mahrum iktidar.... bak biz ne hale geldik.

bu vatanın evlatları olarak artık her ödeenen tazminata sevinir olduk.
gor bu hali de utan ey iktidar sahibi....

jet lee
26-10-2010, 14:59
30 November
Uzan and Others v. Turkey (no. 18240/03)

Chamber hearing on Tuesday 30 November 2010 at 9.00 am


Statement of facts (in French only)

"others" sizi saygıyla anıyorum

jet lee
26-10-2010, 15:56
Devlet bakanı hayatı yazıcı,
yazıcı:"bız, yetımın bır kurusunun bıle heba edılmesının sorumlulugunu bılen bır ıktıdarız"

Damgacı Abi
26-10-2010, 17:49
Devlet bakanı hayatı yazıcı,
yazıcı:"bız, yetımın bır kurusunun bıle heba edılmesının sorumlulugunu bılen bır ıktıdarız"

adamlar bizim ölmemizi planlıyorlar abicim valla huylandım şimdi
ne yani bize vermeyen bıraktığımız yetimlere mi verecekmiş
daha ölmedik abicim burdayız be babacım hasbinallah venimel vekil

ayhan53
26-10-2010, 17:52
adamlar bizim ölmemizi planlıyorlar abicim valla huylandım şimdi
ne yani bize vermeyen bıraktığımız yetimlere mi verecekmiş
daha ölmedik abicim burdayız be babacım hasbinallah venimel vekil

huylanmakta haklısın damgacı abim

Damgacı Abi
26-10-2010, 18:05
Ayhanım şu yandaki ilaçtan alsak birgün lazım olur belki saç çıkarır
bu dünya böyle kimi kıl döksün diye ilaç alır kimide kıl çıkarmak için
borsada birileri hisse almak için bekler kimi de satmak için
biz de devletten aldığımız el konulan hisseleri isteriz
devletim cukkacı devletim ayıp oluyooooo

Dow16
26-10-2010, 21:53
Ayhanım şu yandaki ilaçtan alsak birgün lazım olur belki saç çıkarır
bu dünya böyle kimi kıl döksün diye ilaç alır kimide kıl çıkarmak için
borsada birileri hisse almak için bekler kimi de satmak için
biz de devletten aldığımız el konulan hisseleri isteriz
devletim cukkacı devletim ayıp oluyooooo
Damgacı Abi,müthiş'sin helal olsun sana.saygılar

darklion
26-10-2010, 22:48
arkadaşlar boş yapmayalım lütfen burda canımız yanmış sayın jetli ingilizce bir yazı yazmışsınız onun açıklamasını yaparsanız sevinirim iyi geceler herkese

jet lee
26-10-2010, 23:31
sayın darklion

Bu AİHM(AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ) 30 KASIM DURUŞMASININ İNTERNET SİTESİNDEKİ DEVAM EDEN DAVALAR(PENDİNG CASES)yapılan bir alıntıdır burda Uzan diye bir şahıştan ve diğerleri diye bahsediliyor bu "others" diğerleri diye bahsedilen BİZLER KÜÇÜK YATIRIMCIDIR
Kemal uzan isimli şahıs Çeaş'ın ve Kepez'in hakim ortağı olarak el koymadan önce mayıs 2003'te ,davalının ülkesinde hukuka aykırı olarak olarak kanun değişikliğine karşı dava açmıştır "KAZANILMIŞ HAKLARIN YENİ ÇIKAN KANUNLARLA SINIRLANAMAYACAĞI" kıstasından hareketle ve yargı sürecinde adaletli bir yargılama olmadığı düşüncesiyle ,vatandaşı olduğu ülkeyi AİHM'E(BUNU CUMHURBAŞKANI EŞLERİDE YAPIYOR KOCASININ CUMHURBAŞKANI OLDUĞU ÜLKEYİ ,AİHM' E ŞİKAYET EDİYOR,DAVA AÇIYOR)şikayet ediyor yeni uygulamaların geçmişi bağlamayacağını ve kazanılmış hakların korunmasını kapsaması gerektiğini savunuyor,mesela bir kanun çıksa bugün "tüm taksi şöförleri artık lise mezunu olacak" diye bu şu andaki ilkokul mezunlarını bağlamaz,İLKOKUL MEZUNLARININ ANLAMASI GEREKEN ŞEYLERİ MALESEF EN İYİ OKULLARDA OKUYAN DEVLET MEMURLARI ,BÜROKRAT BAKAN, MİLLETVEKİLİ ANLAMIYOR ,ANLAYAMIYOR ,ANLAMAK İSTEMİYOR,sonra işte 7 yıl geçiyor bu işe AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ DAVAYA BAKIYOR ,utanç ,acı ,üzüntü aramızda çözemiyor yabancıya hüküm vermesi için yalvarıyoruz ve kendi kanunlarımızın üstünde kabul ediyoruz
30 KASIMDA TÜM ÇEAŞ KEPEZ ORTAKLARI DAVAYA MÜDAHİLİZ
KAYBEDERSEK DİĞER AÇILAN DAVALARDA EMSAL OLMAYACAK ,KAZANIRSAK......................ONU SORMAYIN ANLATILMAZ YAŞANIR,
KESİNLİKLE KAZANACAĞIZ KESİNLİKLE KAZANACAĞIZ KESİNLİKLE KAZANACAĞIZ
SABIR VE SAĞLIK DİLİYORUM

mercek
27-10-2010, 08:27
Devlet bakanı hayatı yazıcı,
yazıcı:"bız, yetımın bır kurusunun bıle heba edılmesının sorumlulugunu bılen bır ıktıdarız"

sn jet lee dogru söylüyor adamlar yetimin bir kuruşunu bile heba etmeyiz derken evet heba etmezler kendi çoluk çocuklarına şirketler kurarlar bu paralarla bakın biri gemiler alır goldaşa ortak olur biri kombasanın içini boşaltır birileri yimpaşı boşaltır birileri deniz fenerini yerler birileri ihalelerde köşeyi döner spor kuluplerine başkan olarak para aklarlar birileri 16 yaşında devlet erkanıyla iş adamı diye başka ülkelere götürülür iş baglantısı yaparlar ama bunların sermaye kaynakları nereden geliyor diye soran oldu mu şimdiye kadar medya eskiden siyasilerin akrabalarını takip eder bir iş yaptımı manşet yaparlardı o medya da satın alınmış hiç kaynak soran varmı yok eeee tabiki yetimin hakkı için böyle konuşur ve bir kuruşunu bile heba etmeyiz biz yeriz demek istiyor yani yalan degil dogru söylüyorlar biz yiyiyci takımız diyor adamlar bunun kanıtı da yukarda saydıgım zatların nerden buldunlarında yatıyor ama bu kör millet bunlara hala çanak tutuyor ve ben asıl 5 vakit namaz kılıp bunların hırsızlıgını görerek bunlara azcıkda onlar yesin diyen çevremde tanıdıgım ve bana bunu söyleyen çanakçılara da kızıyorum şuç bizde tabiki onlar da bu fırsatı degerlendiriyor yav adama diyorum 5 vakit namazı neden kılıyorsun bunların bu haline ortak olmuyormusun onlar çalıp çırptıkça sen de nöbet tutmuş sayılmıyormusun dedigimde başkası gelince onlar yemeyecek mi hiç olmazsa müslüman yiyor demezlermi işte milletin hali kısacık özetle bu ve biz halk bu duruma düşürülmüşüz medya millet müslüman kör bir uykuda ve sindirilip kandırılımış ALLAH sonumuzu hayreyleye der bu millete de öpen yakışır derim..

jet lee
27-10-2010, 10:28
sn jet lee dogru söylüyor adamlar yetimin bir kuruşunu bile heba etmeyiz derken evet heba etmezler kendi çoluk çocuklarına şirketler kurarlar bu paralarla bakın biri gemiler alır goldaşa ortak olur............

ben sayın bakanın konuşmasında alıntı yaptım (ben demedim)

naim.tiner
27-10-2010, 20:43
Devlet bakanı hayatı yazıcı,
yazıcı:"bız, yetımın bır kurusunun bıle heba edılmesının sorumlulugunu bılen bır ıktıdarız"

NE DEMEZSİNNNNNNNNNNNNNNNNN.........................s ahimiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii???????......... .....................:ayy::ayy::ayy:

mercek
28-10-2010, 09:30
Devlet bakanı hayatı yazıcı,
yazıcı:"bız, yetımın bır kurusunun bıle heba edılmesının sorumlulugunu bılen bır ıktıdarız"[/QUOTE]

AL SANA HARAM LOKMA YAZICI BEY.
AKP Sakarya Milletvekili Şaban Dişli'nin adı İTO Başkanı Murat Yalçıntaş'ın tutuklanmasına neden olan rüşvet davasına karıştı.




MESUT HASAN BENLİ

ANKARA -İTO Başkanı Murat Yalçıntaş’ın tutuklanmasına neden olan rüşvet soruşturmasına AKP Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’nin de adı karıştı. Savcılık dosyasındaki iddialara göre Dişli, CNR davasını etkilemek için Yargıtay üyelerine rüşvet götürmek vermek üzere organize olan şebeke elemanlarıyla yakın ilişki kurmuş.

Tutuklanan sanıkların telefon görüşmelerinin kayıtları sanıkların Dişli’yi Meclis’te ziyaret ettiğini gösteriyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklardan İstanbul Dünya Ticaret Merkezi Finans Müdürü (İDTM) Resul Dalkıran, CNR Fuar arazisinin yönetimiyle ilgili dava dosyasını sürekli takip ettiği kanısında. Dosya, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’ndeki 2009/8478 esas no’su ile kayıtlı.

Savcılığın elde ettiği bazı bilgiler, telefon konuşmaları ve tespitleri şöyle;
2 Haziran 2009: Dalkıran, kendisine dosyayı takipte yardımcı olduğu izlenimini veren Yargıtay memuru Hüseyin Uysal’a Dişli ile İstanbul’dan Ankara’ya hareket ettikleri bilgisini veriyor.
18 Haziran 2009: Dalkıran, Hüseyin Uysal’ı Dişli ile tanıştırmak için Meclis’e çağırdı.
26 Haziran 2009: Uysal, Dalkıran’ı arayarak para istedi. Dalkıran da Uysal’a Meclise gidip gitmediğini sordu. Uysal da buna karşılık olarak Dalkıran’a konuyla ilgili “yaramaz bir durum bulunmadığı” bilgisini verdi, Dalkıran da bilgileri şifreli olarak AKP’li Dişli’ye aktardı. Dişli kendisine verilen bu bilgi üzerine “Ona biraz baskı yapalım” dedi. Ardından Dalkıran, Uysal’ı tekrar arayarak takip edilen dosyayı sordu. Uysal “dosyanın üyede olduğu” bilgisi verdi ve Dalkıran aldığı bu bilgiyi Dişli ile paylaştı.
27 Haziran 2009 (Dalkıran ile Dişli telefonda konuşuyor):
“Şaban Dişli: … Sen şu Ankara’yı halledersen
Resul Dalkıran:… Adapazarı’nda mısınız ben şimdi Adapazarı’na gelecem de bi konuşacak.
R.D.: He o şeyle ilgili ben takipteyim ee ihale aşamasına gelmedi daha geçen hafta okumayı bitirmemiş şey ilgili daire başkanı, okumayı da bitirmediği içinde ee ihale aşamasına gelmedi önümüzdeki hafta gelecek diye bekliyorum.
Ş.D.: Abi ona biraz baskı yapalım ya
R.D.: Tamam hayır zaten yapıyorum başkanım dün iki kere görüştüm.”
***
30 Haziran 2009: (Dişli ile Dalkıran konuşuyor):
Ş.D.: Yani bugün yarın karar verecekler mi kaç günde yazılıyor o karar
R.D.: Eee normalde 10 gün falan sürüyor, ama işte ben ihaleye çıkıyor resmi gazeteye verdirmeyi düşünüyorum, inşallah”

Rüşvet adrese teslim
Görüşmelerde Dalkıran, Uysal’a parayı hangi hesaba göndereceğini sorarken, söz konusu parayı önce başkasının hesabına yatırmak isteyen Uysal, kimseyi bulunmayınca Yargıtay PTT’sine havale yapılmasını istedi. 30 Haziran 2009 günü PTT Yargıtay Şubesine İstanbul Dünya Ticaret Merkezi PTT Şubesinden havale yapıldı.
***
1 Temmuz 2009: (Dişli ile Dalkıran konuşuyor):
“Ş.D.: Ankara’da bir haber var mı
R.D.: Ankara ile ilgili sıkıntı yok işte dün eee benden biraz ee bir şeyle söylediler onları hallettim.
Ş.D.: Abi bu hafta bitirirlerse çok iyi olur
R.D.: Zaten abi Cumaya kadar sonuç bekliyorum dedim
Ş.D.: Tamam”
***
13 Temmuz 2009 (Dişli ve Dalkıran Konuşuyor):
“R.D.: Allah iyilik versin. O sağlık bakanın danışmanı vardı ya o arkadaş bugün saat üç ya da dörtte yola çıkıyor abi haberin olsun
Ş.D.: Üçte ya da dörtte
R.D.: Bugün saat üç gibi dört gibi uçakla gelecek
Ş.D.: Tamam
R.D.: Geliş saatinin numarasını hepsinin de bana verecekler akşam üstü
Ş.D.: Eğer şey yapınca onu bi bizim çocuğa bi iletsene. Erdala Erdala...
R.D.: O karşılama danışmanı karşılatırıyım diyosun öyle mi tamam.”
Emniyet tutanağında Dalkıran ile Dişli’nin “dosya ile ilgili konuları şifreli konuştukları ve olası takibe karşı tedbirli davrandıkları” değerlendirilmesi yapıldı. Tutanakta takip edilen dosya ile ilgili onama kararının çıkmasının ardından Dalkıran’ın Dişli’yi arayıp bilgi verdiği, Dişli’nin de dosyanın Avukat Erdal isimli şahsa iletilmesini istediği yer aldı.

Yalçıntaş’ın girişimi var
Dava dosyasında Yalçıntaş’ın, yetki belgesi için avukat Süleyman Balcı ile telefon görüşmeleri yer aldı. Emniyet tutanağına göre, Yalçıntaş, avukatlar Balcı ve Serkan Tığlıoğlu ile birlikte tahliye davasında yerel mahkemenin İDTM AŞ lehine verdiği kararı maddi menfaat karşılığında onaylatmak için girişimlerde bulundu. İDTM A.Ş yetkilileri, Balcı ve Dalkıran onama kararı çıkartırmak ve davanın tarihini erteletmek için avukat Necdet Okucu ile irtibata geçti. 10 Kasım 2008 günü şirket yetkililerinin yanlarında para olduğu halde Ankara’ya gelirken, Dalkıran, Okucu’yu aradı. Şirket yetkilileri, Okucu’nun Bestekar sokaktaki bürosuna giderek parayı teslim ettiler. Paranın taşındığı ‘beyaz poşetin’ girerken yanlarında bulunmasına rağmen çıkışta bulunmadığı polis tarafından görüntülendi. Dosyadaki telefon konuşmalarına göre Dalkıran’ın para teslimi yaptıktan sonra Hasan Uysal’ı “örgenci arkadaşı yerine teslim ettik” şifresini kullandı. Soruşturma dosyasında Dişli ile Dalkıran arasındaki konuşmada Dalkıran çete üyelerinden aldığı bilgileri şifreli bir şekilde Dişli’ye aktarıyor, Dişli “Ona biraz baskı yapalım” karşılığını veriyor. Yargıtay’da 2009/9478 esas sayılı dosyası takip eden çete üyelerinin şifreli konuşmalarında rüşveti “öğrenci arkadaşı yerine teslim ettik” diye kodladıkları anlaşıldı. İddialarla ilgili Dişli’ye ise Çin’de olduğu için ulaşılamadı

mercek
28-10-2010, 09:33
Devlet bakanı hayatı yazıcı,
yazıcı:"bız, yetımın bır kurusunun bıle heba edılmesının sorumlulugunu bılen bır ıktıdarız"[/QUOTE]

AL SANA YETİM HAKKINI AKLAMA OYUNLARI VE MECLİSİN NASIL DA KENDİ YASALARI İÇİN ÇALIŞAN BİR ANAYASA HOCASI VE MİLLETİMİN DEGERLİ, VEKİL KILIGINA GİRMİŞ HOKKABAZLARI

Maydanoz’ için geç bile kalındı!
AKP'li Kaynak'ın Meclis'e verdiği ve tartışma yaratan teklifine Burhan Kuzu da destek verdi

Şebnem HOŞGÖR- VATAN ANKARA
--------------------------------------------------------------------------------


Ak Parti’li Veysi Kaynak’ın Meclis’e verdiği “görevi kötüye kullanma” suçunun cezası indirilsin teklifine Anayasa Komisyonu Başkanı Kuzu, destek verdi: Geç bile kalındı. Bu maydanoz suç tipidir. Yani maydanoz gibi her şeyin içine girer

Bir süre önce TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek arasında geçen bir telefon görüşmesinin kayıtları kamuoyuna yansımış, bu görüşmede ABD Büyükelçiliği’ni çevreleyen yapılaşmaya ilişkin yargı kararını uygulamadığı için “görevini kötüye kullandığı” gerekçesiyle hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istenen Gökçek’in, Kuzu’dan, görevi kötüye kullanma suçunun cezasının indirilmesini talep ettiği, buna yönelik bir yasal düzenleme için de hakkında “görevi kötüye kullanma” suçundan fezleke düzenlenmiş milletvekillerinin listesini istediği öne sürülmüştü.

Kuzu dün TBMM’de bir grup gazetecinin bu görüşme ile önceki gün TBMM Başkanlığı’na sunulan Ak Partili Veysi Kaynak’ın teklifi arasında bir bağlantı olup olmadığı yolundaki sorularını yanıtlarken,”Biz o görüşmeyi 2004’te yapmıştık. Yani Sayın Gökçek’in talep ettiği tarih 2004. 2004 nere, 2010 nere? Hiç alakası yok” dedi. O tarihte olduğu gibi bugün de görevi kötüye kullanma suçunun cezasının indirilmesi gerektiğini savunduğunu vurgulayan Kuzu, şu değerlendirmeyi yaptı:
‘Korkutan bir suç’

“Geç bile kalınmış bir teklif bana sorarsanız. Sayın Gökçek ile görüşmemle falan bir alakası yok. İşçi Partisi’nin aranması sırasında orda ele geçişirilmişti o görüşme kaydı. Zaten Melih Bey dava açtı, dava devam ediyor. Ama böyle bir görüşme var. Bu çok doğal birşey, adam bana bir belediye başkanı olarak soruyor. Söylenen yapılan bin kez doğrudur. Mesele kurtarma meselesi de değil. Görevi kötüye kullanma suçu, Ceza Yasası’nın koruma maddesidir. Biz buna maydanoz suç tiplemesi deriz. Yani bir adama eğer suç yüklemek istiyorsan, diğerlerinin daha somut delillere dayanması gerekir ama bu görevi kötüye kullanma dediğin zaman işin içinden çıkıverirsin, sonra hakim uğraşır.
Binlerce dosya var bugün bu gibi. O gün de Melih Bey ‘Böyle şey var. Cezası inince hiç olmazsa paraya çevrilir, ertelenme imkanı olur. Biz iki üç ay (cezaevinde) yatsak bile perişan oluyoruz. Dolayısıyla onun düzeltilmesi gerekiyor’ dedi. TBMM’de şu anda 700 dokunulmazlık dosyası var, nerden baksan 100’e yakın dosya görevi kötüye kullanmadandır. Yani sadece Melih Bey ya da başka bir belediye başkanı meselesi değil. Devlet memurluğu yapan herkesin bugün aşağı yukarı suçlanabileceği bir suç tipi bu. O görüşmede Melih Bey, ‘Ya onların bana bir listesini göndersen de tabi kendi deyimiyle ben onları yani milletvekillerini bir fişeklesem gibi laf ediyor. Yani onları daha bir tahrik etsem teşvik etsem.
Neticede ben o dosyaları o gün göndermedim ama gönderebilirdim de. Bugün istese bugün de gönderirim. Hangi belediye başkanı istese ona da gönderirim, mesele değil. Çünkü bu geç kalınmış bir teklif, hakikatten görevi kötüye kullanmasının cezasının mutlaka indirilmesi lazım. Çünkü çok çabuk isnad edilebilin bir suç, insanları çalıştırmıyor. Devlet memurlarının, kamu görevlisinin işine engel olan korkutan bir suç. O nedenle bu doğru bir düzenleme. Milletvekili olur, belediye başkanı olur kamu görevlisi olan herkes açısından önemli. Niye çünkü maydonoz tipi suç. Yani maydanoz her şeyin içine girer ya onun gibi.”

clas
29-10-2010, 09:31
İflas eden Marmarabank vergi rekortmeni oldu, eski patronlarına bile para kaldı


GEÇEN hafta pazartesi akşamüstü Washington’da Haluk Dinçer’in başkanlığını yürüttüğü Türk-Amerikan İş Konseyi’nin (TAİK) düzenlediği konferansın bankacılıkla ilgili bölümünü izliyorum.


Oturum başkanlığını TAİK yönetiminden Koray Arıkan’ın yürüttüğü bölümün konu başlığı şöyle:
- Gelişen Uluslararası Finans Merkezi İstanbul.
Oturumun konuşmacıları arasında İstanbul Kültür Üniversitesi Ekonomi Bölümü Başkanı Prof. Emre Alkin ile İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Funda Çağlan Mursaloğlu var.
Prof. Emre Alkin, babası Prof. Erdoğan Alkin ve abisi Prof. Kerem Alkin’in izlediği oturumda ateşli bir şekilde İstanbul’un finans merkezi olması gerektiğini savunurken, izleyiciler arasında bulunan Cengiz İsrafil, kendi yaşadığı bir örneği gündeme getirdi:
- Ben Tansu Çiller’in Başbakanlığı döneminde, 1994 krizi sırasında kapatılan Marmarabank’ın yönetim kurulunda bulunmuştum. (O dönemde TYT Bank ile İmpexbank da kapatılmıştı.) Ben yönetimden 1993 sonunda ayrıldım. Ona rağmen, açılan davalara beni de dahil ettiler. Davalar 16 yıl sürdü.
Oturum bittikten sonra o zamanki adıyla Kamu Ortaklığı İdaresi’ndeki (şimdi Özelleştirme İdaresi) görevlerinden tanıdığım Cengiz İsrafil’in yanına gittim, öyküsünü çok iyi bildiğim Marmarabank üzerine konuştuk:
- 2009 yılı kurumlar vergisi rekortmenleri listesine baktınız mı?
- Haber olarak kullandık ama...
- Tasfiye halindeki Marmarabank da ilk 100 rekortmen arasında yer alıyor.
- Anlamadım. Batmış banka vergi rekortmeni mi oldu?
- Elbette...
İstanbul’a döner dönmez Gelir İdaresi Başkanlığı’nın internet sitesindeki listeye baktım:
- Müflis Marmarabank, sıra 77, tahakkuk eden vergi 22 milyon 033 bin lira.
Hemen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) eski Başkanı, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başekonomi danışmanı Ahmet Ertürk’e danıştım:
- İflas etmiş bir banka vergi rekortmenleri listesine nasıl girebiliyor?
- Marmarabank’ın varlıkları, TYT ile İmpexbank’a göre daha fazlaydı sanırım. Ayrıca, onların tasfiye süreci İcra İflas Yasası’na göre işledi. Borçlarına çok düşük kamu faizi uygulandı. Mal varlıkları cari fiyattan satıldı. Sağlanan gelirle borçlar kapatıldı, masada artı para kaldı.
- 22 milyon lira vergi tahakkuk ettiğine göre, o para 100 milyon lira dolayında olmalı.
- Olabilir...
- Peki ne olacak o para?
- Marmarabank’ın eski patronlarına paylaştırılması gerekiyor. Mevcut yasalar bunu emrediyor.
- Böyle bir tasfiye, banka iflası, Türk bankacılık tarihinde var mı?
- Bildiğim kadarıyla üste para kalan tasfiye ilk kez Marmarabank’ta yaşanıyor.
- Bu durumda başta Atilla Uras olmak üzere, Marmarabank’ın ortaklarına para ödenecek öyle mi?
- Ödenmesi gerekiyor.
Cengiz İsrafil’in Washington’da gündeme getirdiği sitem gibi itiraz, Türk bankacılık tarihine geçecek önemli bir ayrıntıyı ortaya koydu...
TMSF, 2001 krizinden bu yana batan bankaların yükünü biraz olsun hafifletmek için süper yetkiler kullanırken, Marmarabank’ın iflas masası, “artı para”yla kapanacak...
Marmarabank’ın eski ortak ve yöneticileri de başta Tansu Çiller olmak üzere o dönemin sorumlularına şunu diyecek:
- Marmarabank’ı haksız yere kapattığınızı şimdi anladınız mı?

Kişisel iflas davaları vardı ortadan kalktı

MARMARABANK’ın küçük hissedarı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Caner Ersoy’la konuşurken, üzerinden yük kalktığını, rahatladığını hissettim:
- Dönüp herkes geriye bir baksın, Marmara-bank’tan başka borçları ödendikten sonra geriye para kalan bir başka banka tasfiyesi var mı?
Ardından kendisi ve diğer yönetim kurulu üyeleri açısından önemli bir noktaya işaret etti:
- Hakkımızda kişisel iflas davaları vardı. Çok şükür onlar kalktı.
- Yönetimde kimler vardı?
Saymaya başladı:
- Atilla Uras, Ali Tigrel (eski DPT Müsteşarlarından), Prof. Cafer Tayyar Sadıklar (eski Merkez Bankası başkanlarından), Ali Parıl Sümer, Hayri Özbilen, Hasip Buldanlıoğlu ve ben.
Sonra durdu:
- Eksik bıraktıklarım olabilir...
- Hasip Buldanlıoğlu genel müdürlük görevindeydi
değil mi?
- Bankamız kapatıldığında Hasip genel müdürdü.
16 yıl süren “kişisel iflas” tedirginliğinin ortadan kalkması, Marmarabank’ta yönetime bulaşan herkese rahat nefes aldırmıştır sanırım...

Elinde Marmarabank hissesi olanlara ödeme yapılabilir

DAHA sonra Marmarabank’a dönüşen Netbank’ın kurucu Genel Müdürü, kapatıldığı dönemde bankanın yüzde 3 ortağı olan Caner Ersoy’u aradım:
- Geçmiş olsun. Marmarabank’ın tasfiyesi sonrası masada para kalıyormuş.
- Öyle olacak...
- Ahmet Ertürk’le konuşurken kabaca 100 milyon lira gibi bir hesap yaptık...
- O kadarı bulmaz ama bir miktar kalıyor.
- Öyleyse Marmarabank’ın eski Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Uras’a buradan önemli pay kalır.
- Çok fazla olmaz...
- Neden?
- Çünkü, Marmarabank’ın hisselerinin yüzde 50’si halka açıktı.
- Bu durumda ne olacak?
- Elinde Marmarabank kağıdı bulunan küçük hissedarlara ödeme yapılması gerekiyor sanırım.
- Siz bankalar yeminli
murakıbı kökenlisiniz,
hatırlarsınız. Daha önce böyle
bir banka tasfiyesi yaşanmış mıydı?
- Üste para kalan bir tasfiye hiç hatırlamıyorum.

Masada kalacak parayı mevduat sahiplerine vermek istemiştik

TMSF eski Başkanı Ahmet Ertürk, Marmarabank’ın tasfiyesinin bitiminin ardından masada para kalabileceğini önceden öngörmüş:
- Aslında bu konuyla ilgili bir yasal düzenleme yaptırmaya çalıştık.
- Nasıl bir düzenleme?
- TYT Bank, İmpexbank ve Marmarabank’ta mevduat sahipleri faiz açısından haksızlığa uğramıştı. Hazır Marmarabank’ta para artması gündeme gelmişken, kalan farkı mevduat sahiplerine ödetmeyi düşündük.
- Neden yapmadınız?
- O günlerde TBMM’de karşı çıkanlar oldu.
Ertürk’ün anlattığı
bu ayrıntıyı Caner Ersoy’a aktardım:
- Sadece döviz tevdiat hesabı olanların bir haksızlığa uğraması söz konusu oldu. Orada da Yargıtay kur farkının ödenmesini kabul etmedi. Zaten bizde döviz hesabı fazla değildi.
Öyle ya da böyle...
Marmarabank’ın tasfiye masasında fazla para kaldığı herkesin dikkatini çekince, hem mevduat sahipleri, hem de ellerinde hisse senedi bulunanlar umutlanacak...
Başka “O parada benim de hakkım var” diyen çıkar mı bilmem...

Vahap MUNYAR yazılarını Facebook Sayfası'ndan da takip edin!

Benim Sayfam'da Vahap MUNYAR okurları ile buluşun.









Vahap MUNYAR okurları ile buluşun!

jet lee
29-10-2010, 11:27
Vahap munyar isimli şahıs 7 yıldan beri ÇEAŞ ve KEPEZ olayında iletim- dağıtım-üretimin devlete ait olduğunu,çeaş ve kepez hissedarlarının hiç bir şekilde "bir hakkı olmadığını" savunan bir kişidir,defalarca bize yapılan haksız el koyma işleminin ne kadar doğru olduğunu ve haklı olduğunu savunmuştur eski yazılarına bakabilirsiniz,bizleri hiçe sayan tamamen "LİBOŞ" "HER DEVRİN ADAMI" yörüngeli bir şahıstır(benim şahsi fikrimdir)23 Ocak 2006
Vahap MUNYAR vmunyar@hurriyet.com.tr

Libananco'yu TMSF'ye sorun, arkasını görün

DÜNYA ilaç devlerinden Novartis'in İsviçre'nin Basel kentindeki toplantısından dönerken gazetelerde "Ankara'da Uzan alarmı" haberlerini okudum.

Buna göre, Maliye Bakanlığı, Enerji Bakanlığı ile Dışişler Bakanlığı'na Güney Kıbrıs merkezli görünen, "Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik'ten zarara uğradım 10 milyar dolarlık dava açıyorum" diyen Libananco Holdings hakkında bilgi soruyordu.

Maliye Bakanlığı öncelikle "Böyle bir şirket var mı?" diyor, sonra da, "Libananco Holdings'in Uzan Ailesi'yle bağlantısı olup olmadığı" sorusuna yanıt arıyordu.

Bu çerçevede Elektrik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (EPDK) ve Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) da bilgiler sorulmuştu. Enerji Bakanı Hilmi Güler de, Cem Uzan'la görüşmüş, Libananco Holdings'in adı o görüşmede de geçmişti.

Ankara'yı daha yeni alarma geçiren Libananco Holdings'le ilgili ilk açıklama 2-2.5 ay önce ABD'den, avukat Stuart Newberger'den gelmişti: "Türkiye, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'in sözleşmelerini 2003'te aniden feshetti. Müvekkilim Libananco Holdings, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'in halka açık hisselerinin çoğunu elinde tutuyor. Müvekkilimin buradan doğan zararı 10 milyar doları aşıyor. 90 günde Enerji Bakanlığı çözüm getirmezse, Dünya Bankası'nın tahkim kurumu ICSID nezdinde 10 milyar doları aşan tazminatı içeren dava açarız."

Bu açıklama üzerine o günlerde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yönetimini aramış, Libananco Holdings'le ilgili ellerinde bilgi olup olmadığını sormuştum. Zaten TMSF'de avukatın açıklamasını görür görmez harekete geçmişti.

TMSF'nin Libananco Holdings'in perde arkasını aralaması uzun sürmedi. Bilgiler bana da ulaştı, haber olarak yayınladık. Ankara'daki "alarm"ı görünce bilgileri tekrarlamayı yeğledim.

Merkezi Güney Kıbrıs'ta olan Libananco Holdings'in yüzde 100'ü Ali Cenk Türkkan'a ait. Şirket, "38 Andrea Araouzou Street, Kritikos Building, 3 th Floor, Nicoia Güney Kıbrıs" adresinde görünüyor.

Ali Cenk Türkkan'ın "991491" numaralı pasaportunda adresinin, "Medine Munawara Street, Apposeda Regan Supermarket, Amman, Jordan" olduğu dikkat çekiyor.

Kaçak Kemal Uzan ve oğlu Hakan Uzan'ın Ürdün'de yaşadığı biliniyor. TMSF'nin ulaştığı bilgilere göre, Ali Cenk Türkkan, Ürdün'de kurulu, "Alfa International Trading Co. Ltd.", "Aqaba Hotels Canal Beach Ltd.", "Jordan Public Fon Services" ve "Asria Dairy Co. Ltd." adlı dört şirketin yönetiminde bulunuyor.

TMSF ayrıca Türkkan'ı bir başka olaydan, el koydukları Uzan Ailesi yatlarının Cayman Adaları'ında açılan bir davayla satışının engellenmesinden tanıyor. Ali Cenk Türkkan, söz konusu olayda davayı açan Abdullah Al Ayed'in tanığı görünüyor.

TMSF bununla da yetinmedi, emniyetin de yardımıyla, Türkkan'ın Uzan Ailesi fertleriyle yaptığı telefon görüşmelerine de ulaştı. Ali Cenk Türkkan, Uzan Ailesi'yle sık sık görüşüyordu.

Görüldüğü gibi TMSF'nin elinde Ankara'nın "korktuğu" Libananco Holdings'le ilgili, benim ulaşabildiğim bu bilgiler var. Eminim TMSF'nin elinde daha fazlası da vardır. En azından telefon dinleme kayıtları daha ilginç veriler ortaya koyabilir. Ancak, bu kadar bilgi bile Libananco Holdings'in arkasında Uzanlar'ın olduğunu gün gibi ortaya koyuyor.

TMSF yönetimini yokladım, Ankara'dan kimse kendilerinden bilgi istememiş... TMSF'nin elindeki bilgiler, "Türkiye'den 10 milyar dolar isterim" diye tehditler savuran Libananco Holdings'i, sahibi Ali Cenk Türkkan'ı, onun arkasındaki Uzanlar'ı püskürtmeye yetmez mi?..

TMSF'yle görüşün, sağlam formülü bulun...

Özerk kurum başkanı, bakan fırçası yer mi

SERMAYE Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Doğan Cansızlar, kısa süre önce Abant'ta düzenledikler bir toplantıda Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik hisseleri yüzünde mağdur olan 34 bin 500 küçük yatırımcıyı umutlandırdı:

"ÇEAŞ ve Kepez'de 250 milyon YTL'lik, tabiri caizse bir avuç YTL'lik sorun var. Bunların mağduriyeti giderilmeli. Hazırladığımız iki maddelik yasal düzenleme Meclis'te alt komisyonda bulunuyor."

Cansızlar'ın bu sözleri, Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in başkanlığında, Ankara'da yapılan bir başka toplantıda gündeme geldi. Devlet Bakanı Ali Babacan, Cansızlar'a, "Bizi bu açıklamayla sıkıntıya soktunuz" diye yüklendi. Toplantı haberi sayfamıza, "Bir avuç YTL fırçası" başlığıyla yansıdı.

SPK koridorlarından kulağıma gelen bilgilere göre, Cansızlar, "fırça" başlığına üzülmüş, "SPK gibi özerk bir kurumun başkanı, bir bakandan fırça yiyebilir mi?" diyormuş...

Cansızlar haklı, belki "sitem" demek daha doğru olurdu...

Ancak Uzanlar, Libananco Holdings üzerinden Enerji Bakanlığı'nı sıkıştırırken, "ÇEAŞ ve Kepez hisseleri sorunu bir avuç YTL'yle çözülür" yaklaşımını iyi tartışmakta yarar var...

Küçük yatırımcıya "bir avuç YTL" verirken, Uzanlar çuvalla götürmesin...

jet lee
29-10-2010, 11:36
Paravan şirketi ‘cep’te yakalandı



Libananco’cu Cenk Bey, Uzan’ın yatlarını TMSF’den kaçıran adam

Vahap MUNYAR

Elinde olduğunu iddia ettiği Çukurova Elektrik (ÇEAŞ) ve Kepez Elektrik hisselerindeki kayıpları nedeniyle Türkiye’yi 10 milyar dolarlık davayla tehdit eden Libananco Holdings’in sahibi görünen Ali Cenk Türkkan’ın bütün adımları Uzanlar adına attığı, telefon kayıtlarıyla da belgelendi.


Mahkeme kararıyla gerçekleştirilen telefon dinlemelerinden elde edilen kayıtlar, Ali Cenk Türkkan’ın Cem Uzan’dan aldığı talimatlar doğrultusunda Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) satmaya çalıştığı "Frequency" ve "Air Waves" adlı yatlara engel çıkarıyor.

TMSF’Yİ DOĞRULUYOR: Cem Uzan ile Ali Cenk Türkkan arasındaki telefon görüşmeleri, TMSF’nin "Libananco Holdings’in perde arkasında Uzan Ailesi var" tezini güçlendiriyor. TMSF’nin yatlara el koymasını, daha donra da satmasını Virgin Adaları’nda kayıtlı Utterton ve Wisteria Bay Ltd. adlı paravan şirketleri üzerinden yaptıkları işlemlerle engellemeye çalışan Uzanlar’ın, Ali Cenk Türkkan, Güney Kıbrıs’ta (Lefkoşa) kurdurdukları Libananco Holdings’le de ÇEAŞ ve Kepez’e el koyan Enerji Bakanlığını köşeye sıkıştırmayı deniyor.

10 MİLYAR DOLARLIK DAVA: ABD’li avukat Stuart Newberger, 2.5 ay önce yaptığı açıklamada, "Türkiye, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik’in sözleşmelerini 2003’te feshetti. Müvekkilim Libananco Holdings, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik’in halka açık hisselerinin çoğunu elinde tutuyor. Müvekkilimin buradan doğan zararı 10 milyar doları aşıyor. 90 günde Türkiye’den bir çözüm çıkmazsa, Dünya Bankası’nın tahkim kurumu ICSID nezdinde 10 milyar doları aşan tazminatı içeren dava açarız" demişti.

ŞİRKET UZANLAR’IN: TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, daha sonra yaptığı açıklamada, "Libananco Holdings, bize göre Uzanlar’ın" demişti. Enerji Bakanı Hilmi Güler de, elde edilen bilgiler doğrultusunda önceki gün "Libananco Holdings’in arkasında Uzanlar’ın olduğu anlaşılıyor" mesajı verdi. Mahkeme kararıyla gerçekleşen "Ali Cenk Türkkan-Cem Uzan telefon görüşmesi dinleme kayıtları" da Libananco Holdings’in Uzanlar’a ait olduğu tezini iyice güçlendirdi.

Herifin cebine 1000 dolar koy, satışı bitir

3 Aralık 2004... Ali Cenk Türkkan, Cem Uzan’ı arıyor. Görüşme özetle şöyle geçiyor:

A: Alo.

C: Ne var, ne yok?

A: Burda karşı tarafa tek başlarına at koşturtacaklardı. Ne Wisteria’dan, ne Utterton’dan birisi var...

C: Yarın cumartesi, her şey kapalı ama bir şey satabilirsin. Avukatlar da vatandaşça tanınıyor.

A: Ama kapalılar. Adam kapadı dükkanı gitti...

C: Yarın herifin cebine 1000 dolar verirsen gelir not eder senin satışını.

A: Şirketleri satalım diyorsun.

C: Şirketleri sat. Ayrıcana tekneyi de sat, o tescil etsin.

A: Ama şimdi teknenin satışını tescil etmiyorlar.

C: Kim yapmıyor?

A: Mahkeme kararı getirmeden olmaz diyorlar.

C: Bak, şirketi sattın mı?

A: Evet...

C: Artı tekneyi de satma mukavelesini imzala, tasdik ettir. Anladın mı şimdi?

A: Evet, anladım.

C: Birincisi yarın şirketi satmak için kontratı imzala, ikincisi şirketin araçlarını satmak için. Anladın mı?

A: Efendim kontör bitmek üzere...

C: Şirketin yeni sahiplerini uzun uzun yarın konuşuruz.

Şirketleri Abdallah adına yapın sonra Cayman Adaları’na geçin

7 Aralık 2004... Cem Uzan, Ali Cenk Türkkan’ı arıyor:

C: Goodmorning Uğur.

A: Who is calling? (Kim arıyor?)

C: Cenk, Cenk sen misin?

A: Yes benim.

C: Ben Cem.

A: Günaydın efendim.

C: Nedir son durum?

A: Cayman Adaları’ndaki o tescilden bize gelen en son bilgide şöyle diyor. Kesinlikle herhangi bir işlem yapılmayacak. TMSF’nin başvurusuna göre işlem yapılmadığı söyleniyor. Ben dedim ki bunu yapmaması için o zaman muhakkak mahkeme açmış olması lazım orada. Ortada bir ikilem var. Bu ikileme istinaden dava açıyoruz. Haklarımızı korumak istiyoruz. Ortada saçmalık var.

C: Peki ne yapabiliriz?

A: Benim gördüğüm en güzel konu şu: Şirketin sahibi Abdallah (Ürdünlü Abdallah İbrahim Abdallah Al-Ayed’i kastediyor) görünecek. İstanbul’da iki avukatınız olacak. Cayman Adaları’ndaki şirketin tescil belgesini istedik. O belgede şirketin sadece Utterton ve Wisteria’ya kayıtlı olduğu görünüyor. TMSF’ye karşı bu kullanılabilir.

C: Şirketin Abdallah üzerine görünmesi, her şey bitince Cayman’a geçin. Avukatlarla birlikte Abdallah gitsin, "Bu şirket benim. Teknemi de alıp gitmek istiyorum. Ben Cayman’a tescil ettirmek istiyorum" desin.

A: Ben temiz kağıdı almak için yarın Cayman’a gideyim.

TMSF’nin isteği içerde geçer yurtdışında bir şey yapamaz

7 Aralık 2004... Cem Uzan’ın Ali Cenk Türkkan’ı aradığı görüşme sürüyor:

A: Cayman’da TMSF’nin ne belge verdiğine dair elimizde bilgi yok.

C: Bunların Cayman’da hiçbir belge ibraz edebileceklerine ihtimal vermiyorum.

A: Benim de ihtimalim o. Ama yine de bir takım isteklerinden söz ediliyor.

C: Kim istiyor?

A: TMSF...

C: TMSF’nin isteği diye bir şey olamaz burada... TMSF’nin istekleri sadece Türkiye’de geçer. Yurtdışında bir şey yapabilmesi için Abdallah’a karşı mahkeme kararının olması lazım. Kesinleşmiş olması lazım. Mahkeme kararının Türkiye’de değil Cayman’da olması lazım.

A: Ben de aynı şeyi söyledim.

Jordan Boat’a tekneyi satmış olacak başkasını engelleyecek

7 Aralık 2004... Cem Uzan, Ali Cenk Türkkan’ı yeniden arıyor, görüşme özetle şöyle geçiyor:

C: Cenk.

A: Buyurun efendim.

C: Cayman’a geçiyorsunuz tamam mı.

A: Evet efendim.

C: Orada Jordan Boat Company’ye tamam mı.

A: Jordan Gold mu?

C: Boat, Boat tekne. Jordan... Ürdün tekne şirketi.

A: Evet.

C: Wisteria ve Utterton’a tamam mı.

A: Utterton’a...

C: Ben Wisteria olarak tekneyi sattım tamam mı. "Ona ver temiz tapuyu" diyeceksin. Vermediği anda dava açacaksın.

A: Evet...

C: Cayman’dan John Smith’se diyelim tekneyi alan. John Smith’e temiz tapuyu verecek. Jordan Boat Company tekneyi satmış olacak.

A: Evet efendim...

C: Jordan Boat Company diyecek ki, "Tekneyi ben aldım"... Verilmediği anda dava açacak.

A: Hı hı...

C: Otomatikman onun başkasına verilmesini engelleyecek bir dava olacak orada. Anladın mı?

A: Anladım.

C: Stratejinin bu olması lazım. Benim kardeşim de seni arayacak zaten.

A: Anladım efendim.

NOT: Cem ve Hakan Uzan kardeşlerin Frequency ve Airwaves adlı iki yatını TMSF satışa çıkardı. Freguency’yi 32 trilyon liraya (32 milyon YTL) avukat Yağız Ali Dağlı aldı. 34.5 trilyon lira (34.5 milyon YTL) muhammen bedelle satışa çıkarılan Airwaves’e ise talip çıkmadı. Uzan’ın adamları Cayman Adaları’nda tedbir koydurunca, satışı yapılan teknenin devri gerçekleşemedi. Satılamayan tekne için yeni ihale de yapılamadı.

Cayman’da avukat bulmakta zorlandık

7 Aralık 2004... Cem Uzan’ın Ali Cenk Türkkan’ı aradığı görüşme sürüyor:

C: Abdallah avukatlarla birlikte gider, "Kardeşim ver benim malımı, senin ülkenden götürüyorum. Vermiyorsan o zaman senin aleyhine dava açarım" der.

A: Evet...

C: Tazminat davası...

A: Efendim şimdi şöyle bir şey var. TMSF Cayman’daki bütün avukatlık ofislerine gidip, "Bizimle çalışmanızı istiyoruz" başvurusu yapmışlar.

C: Hı hı...

A: O yüzden son zamanlarda Cayman’da avukat bulmakta zorlandık.

C: Başvuru yapmış da parasını ödemiş mi?

A: Hayır herhangi bir şey yok efendim, yani kayıtlara geçen bir şey yok.

C: Resmi vekaleti olan avukat tutmuş mu?

A: Cayman’daki en büyük İngiliz avukatlık firması TMSF adına çalışıyor.

Orada hatır gönül rüşvet dönüyordur

7 Aralık 2004’teki Cem Uzan, Ali Cenk Türkkan görüşmesi sürüyor:

C: Gidersin Cayman Adaları’na, avukat ile birlikte dayarsın ihtarnameyi...

A: Hı hı...

C: "Şimdi bitir, tescil et yoksa dava açarım" dersin. Karşı taraf da (TMSF) getirsin vekaletini koysun bakayım.

A: Tabi efendim.

C: Orada hatır, gönül, rüşvet dönüyordur...

A: Benim aklımdan geçen de o efendim...

C: Kesin...


Takasbank’ta ÇEAŞ ve Kepez’in devir kaydı yok

BAŞBAKAN Yardımcısı Abdüllatif Şener, ÇEAŞ-Kepez şirketlerine ait hisselerin, el konulmadan önce Libananco şirketine satıldığı ve bu şirketin arkasında da Uzanlar’ın olduğuna ilişkin soruya şu yanıtı verdi: "Eğer ÇEAŞ-Kepez hisseleriyle ilgili bir satış yapılmışsa Libananco’ya yönelik Takasbank’ta, merkezi kayıt kuruluşlarında bunların kayıtları olması lazım, böyle bir kayıt yok. Eğer borsada işlem gören bir şirketin yüzde 5’ten fazla bir hissesini herhangi bir şirket satın almışsa da yatırımcılara yönelik bilgilendirme yapılması lazım. Bilgilendirme de yok. Kayıtlarda ÇEAŞ-Kepez bağlantılı bir şirket yok. Edindiğim bilgilere göre de, y abancı bir şirket gibi belirtilmiş olmakla birlikte, bu şirketin sahibi, büyük hissedarı olarak gözüken kişi, Uzan Grubu’nun yakınıdır."

canberk
29-10-2010, 20:19
Bundan kurtulus yok,eninde sonunda verecekler.
Fakat muhalefetten hala haber yok,varda bizmi duyamadik?
Gelelim iktidara fakir fukara garip guraba edebiyati yapip sessiz kalmasi
dogrumu,hicmi aralarinda delikanli vekil yokmu?
Ne günlere kaldik.yarabbi

fatmanur
30-10-2010, 23:54
‘Yargıda rüşvet’ soruşturmasının odağındaki İDTM A.Ş.’nin 500 dönümlük arazisinde oteller, iş merkezleri ve fuar kompleksi var. 1982’de kurulan şirkete daha sonra İTO önderliğinde, İSO, İTB, TOBB, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Bakırköy Belediyesi ortak oldu. Piyasa değerinin 5 milyar doları bulduğu söylenen İDTM A.Ş.’nin yıllık kira geliri 50 milyon doları buluyor.


TÜRKİYE’nin en önemli gündem maddesi haline gelen ‘Yargıda rüşvet’ soruşturmasının başlamasına neden olan ‘kiracı tahliye davalarının’ ev sahibi konumundaki İstanbul Dünya Ticaret Merkezi A.Ş., (İDTM A.Ş.) Atatürk Havalimanı yanındaki 500 dönümlük arazisi, otelleri, iş merkezleri ve fuar kompleksleriyle Türkiye’nin en değerli şirketleri arasına girdi. Trabzon ve Kayseri’de de içinde fuar ve otel projeleri bulunan Dünya Ticaret Merkezi projelerine iştirak eden firmanın yıllık 50 milyon dolara yakın kira geliri bulunuyor. İlk başta fuar kompleksleri inşasıyla yola koyulan İDTM A.Ş.’nin inşaatları kaynak yokluğundan uzun süre tamamlanamadı. Çok sayıda müteahhit parasızlık yüzünden iş bıraktı. Bu yüzden ‘inşaat çukurunda kurbağalar ötüyor’ diye konuşuldu. İDTM A.Ş.’de 12 Eylül 1980 askeri yönetiminin İstanbul’a atadığı Belediye Başkanı Abdullah Tırtıl’dan beri Belediye Başkanları yönetim kurulu başkanı oluyor. Ortakları ise İTO, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, TOBB, İstanbul Ticaret Borsası, İSO, İKV ve Bakırköy Belediyesi.
Özal’ın çabasıyla oldu
Eski İTO Meclis Başkanı Atalay Şahinoğlu, İstanbul’da fuarcılığın gelişmesi gerektiğini düşünen Turgut Özal’ın İDTM A.Ş.’nin arazi tahsisiyle bizzat ilgilendiğini belirterek, şunları anlattı: “Arazi tahsisinde onun gayreti ve desteği vardır. Sonra uzun süre birşey yapılamadı. Ben başkan olunca fuar alanı yapmak için çalışma başlattık. Amacımız bir fuar işletmecisine verip fuarcılığı başlatmaktı. İlk işletme ihalesini de Nail Keçili kazanmıştı. Ancak sonra vazgeçti ve teminatı yandı. Biz de Ceyda Erem’e Keçili’ye verdiğimizden daha iyi bir fiyata kiraladık. Sonrasında da diğer alanları yap-işlet’le Ceyda Erem yaptı. Onun kiralarıyla yapıldı. Onun emeğini de söylemek lazım.”
1987’den itibaren Yıldırım
Eski İTO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldırım ise şöyle konuştu: “Ben 1987’den itibaren İTO adına İDTM A.Ş.’de oldum. İlk hol inşaatına Soyak’la başladık ama 2 trilyon (2 milyon) lira borç oluştu, ödeyemedik, proje durdu. Nuh Kuşçulu ile Bedrettin Dalan’ın arası iyi değildi, öylece kaldı. Nurettin Sözen Belediye Başkanı oldu ve ben bir yönetim kurulu toplantısında ‘bu iş bir yere gidecekse uğraşalım, yoksa boşuna vakit kaybetmeyelim’ dedim. Tam yetki verdiler. Bakırköy Belediyesi’ne vergi borçlarımız karşılığı yüzde 4 hisse verdik. Tuğrul Erkin ile işe koyulduk. Tepe İnşaat’a inşaatı verdik. Soyak’ın borcundan da başka türlü kurtulduk. Bu araziden çıkarıp sattığı su ve burada kurduğu beton santralından yaptığı satışlarla para kazanmıştı, borca karşılık kazancını öne sürüp anlaştık. Tepe İnşaat da bir süre sonra işi bıraktı. Çünkü para yoktu. Nail Keçili’yle ortağına ihale ettik. Onlar da yürütemedi hatta 250 bin liralık teminatları yandı.”

Yönetimde kimler var

Kadir Topbaş (Yönetim Kurulu Başkanı)
Murat Yalçıntaş (Yönetim Kurulu Başkan Vekili)
İlhan Parseker (Y.K. Üyesi)
Ateş Ünal Erzen (Y.K. Üyesi)
Yılmaz Şener (Y.K. Üyesi)
İbrahim Dumankaya (Y.K. Üyesi)
Abdullah Çınar (Y.K. Üyesi)
Onur Soysal (Y.K. Üyesi)
Öztürk Oran (Y.K. Üyesi)
Nail Olpak (Y.K. Üyesi)
Bülent Karakuş (Y.K. Üyesi)
Şükrü Vural (Y.K. Üyesi)
Tuncer Gök (Y.K. Üyesi)

İDTM A.Ş.’ye ait gayrimenkuller

İstanbul Fuar Merkezi: 500 bin metrekarelik arsada 97 bin metrekarelik alanı fuar holleri kaplıyor. Her yıl 100’ün üzerinde fuar yapılıyor.
DTM İş Blokları: 180 dönümlük bir araziye yayılıyor. İçinde 17 adet ofis katı olan üç ayrı blok ve birbirine geçişleri bulunan üç adet çarşı katından oluşuyor. Her blokta 43 dükkân, 115 ofis olmak üzere, toplam 130 dükkân, 346 ofis var. 95 bin metrekare kapalı alana sahip, kiralanabilir alan 60 bin metrekare.
WOW Otelleri: 360 odası bulunan WOW Airport Hotel, 4 yıldızlı, WOW Istanbul Hotel ise 36 executive, 3 suit ve 236 standart odası ile, 5 yıldızlı bir otel.
İDTM Kayseri Fuar Merkezi: Kayseri Havalimanı yolu üzerinde Kayseri Kültür Parkı içinde. 13 bin metrekare kapalı alana sahip.
İDTM Trabzon Fuar Merkezi: Tapulu alanı 114 bin 761 metrekare. 11 bin metrekare de kapalı alana sahip. 4 yıldızlı Novotel de var.

Ceyda Erem’e ‘Yapamazsın teminatın yanar’ dedik

ESKİ İTO Başkanı Mehmet Yıldırım, İDTM A.Ş.’nin fuar holünün inşaatının durduğu dönemde inşaatı kurbağaların bastığını hatırlatarak, şöyle devam etti: “Ceyda Erem talip oldu. ‘Teminatın yanar’ dedik. Babasının Bursa’daki mallarını ipotek etmiş bankaları ikna etmiş. 2 yıllığına 3 milyon dolarla anlaştık. 1992’de ilk fuar için Yapı Merkezi’ne kiralama yapıldı. ‘Sen 2 hol daha yap, 5 yıl işlet’ dedik, yaptı. Kendisine 6 hol yaptırdık. 8’inci holü ihaleye çıkardık, biz tamamladık ve hepsini Ceyda Erem çalıştırmaya devam etti. Trabzon ve Kayseri Dünya Ticaret Merkezlerini, otelleri ve iş merkezlerini tamamladık. 2 hol daha yapıp işletmeye verdik. 2005’te biz seçimi kaybettik. Şu anda yüzde 45’i İTO’nun, yüzde 21’i TOBB’un, yüzde 22’si de İBB’nin.”



Yargıda rüşvet’in odağındaki şirket, 5 milyar doları buldu

fatmanur
31-10-2010, 12:51
Kapalı tahtalarla ilgili zaman gazetesinde bugün s p k başkanı vedat akgiray beyanatı var okursanız sevinirim

darklion
31-10-2010, 18:26
sayın jet lee çeaş hakkında bilginize güvenerek size bir sorum olacaktı ilgilenirseniz sevinirim slmlar.
ben A TİPİ KURUCU HİSSE senedi sahibiyim 1952 yılından alınmış ve uzanlarla hiç bir ilgisi yok.
libananco davası beni nasıl etkiler ve önümüzde özelleştirme var nasıl bir yol çizmem gerekiyor sizce
çünkü bu günlerde bazı kişiler bana tekliflerde bulunuyorlar sayın jet lee bu kadar bekledikten sonra
yanlış bir adım atmak istemiyorum saygılar.

guerra
31-10-2010, 22:21
'KAPALI TAHTALAR' MUTLAKA AÇILACAK

Templeton Fonu'nun sahibi Mark Mobius, geçen hafta İMKB'de yıl sonuna kadar yüzde 15-20 arasında bir düzeltme beklediğini, eğer düzeltme olursa bunun kısa süreli olacağını ve tekrar piyasanın yükselme trendine gireceğini söyleyerek Borsa'da yüzde 3 düşüş yaşanmasına sebep olmuştu. Konuşmasında bu konuya da değinen SPK Başkanı Akgiray, "Pazartesi günü konu ile ilgili bir şey yapacağız. Ama şu an bu neşeli ortamda konuşmayayım." dedi. İMKB'nin sağlıklı bir temelde bulunduğunu vurgulayan Akgiray, "Asıl o tür konuşma yapanlar sağlıklı bir temele oturmuş değil." şeklinde konuştu.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda Çukurova Grubu'ndan Kepez'e, Metaş'a kadar birçok şirketin işlem göremediğine ilişkin soruya SPK Başkanı Akgiray, "Devlet zamanında birtakım yanlışlar yaptı. Bazı kişileri küstürdü. Kurunun yanında yaşı da yaktı. O kapanan tahtaların hepsi açılacak, ama zaman veremiyorum. Çünkü hem adli süreçler devam ediyor hem de o şirketin yararına şu an yapılacak bir eylem büyük zararlara yol açabilir." şeklinde konuştu. Borsa'da art niyetli olanlara karşı acımasız davranacaklarını söyleyen SPK Başkanı, "Hak yiyorlarsa, çalıyorlarsa asla acımayacağız." dedi.

Zaman Arif Bayraktar

darklion
31-10-2010, 23:18
sayın jet lee çeaş hakkında bilginize güvenerek size bir sorum olacaktı ilgilenirseniz sevinirim slmlar.
ben A TİPİ KURUCU HİSSE senedi sahibiyim 1952 yılından alınmış ve uzanlarla hiç bir ilgisi yok.
libananco davası beni nasıl etkiler ve önümüzde özelleştirme var nasıl bir yol çizmem gerekiyor sizce
çünkü bu günlerde bazı kişiler bana tekliflerde bulunuyorlar sayın jet lee bu kadar bekledikten sonra
yanlış bir adım atmak istemiyorum saygılar.

guerra
01-11-2010, 08:49
http://img251.imageshack.us/img251/9501/1651t.jpg (http://img251.imageshack.us/i/1651t.jpg/)

Uploaded with ImageShack.us (http://imageshack.us)

jet lee
01-11-2010, 08:55
Spk baskanı akgıray: Kapalı tahtalar sorunu yakında cozume kavusturulacak - dunya

dunya gazetesının haberıne gore; sermaye pıyasası kurulu (spk) baskanı
vedat akgıray, cok sayıda kucuk yatırımcının magdurıyetıne neden olan
ımkb'dekı kapalı tahtalar sorununun yakında cozume kavusturulacagını
bıldırdı. Bu konudakı calısmaların onemlı asamaya geldıgını ıfade eden
akgıray, "halen ıslem gormeyen sırketlerden kapanma sebeplerı ortadan
kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekcelerı ortadan kalktıgı an
acılacak" dedı.

-matrıks-

jet lee
01-11-2010, 09:00
sayın jet lee çeaş hakkında bilginize güvenerek size bir sorum olacaktı ilgilenirseniz sevinirim slmlar.
ben A TİPİ KURUCU HİSSE senedi sahibiyim 1952 yılından alınmış ve uzanlarla hiç bir ilgisi yok.
libananco davası beni nasıl etkiler ve önümüzde özelleştirme var nasıl bir yol çizmem gerekiyor sizce
çünkü bu günlerde bazı kişiler bana tekliflerde bulunuyorlar sayın jet lee bu kadar bekledikten sonra
yanlış bir adım atmak istemiyorum saygılar.

uzanlarla hiç alakası yok kısmına katılmıyorum"kurunun yanında yaşta yanar" sizin ve bizim durumumuzu açıklıyor(bizde hisseleri hükümetin özelleştirmesinden aldık)
bize ne olacaksa sizede aynısı olacak kurucu olması durumu değiştirmez,aıhm,ıcsıd kararlarını bekleyin

MERT4633
01-11-2010, 09:41
SPK: Kapalı tahtalar sorunu çözülecek

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, çok sayıda küçük yatırımcının mağduriyetine neden olan İMKB'deki kapalı tahtalar sorununun yakında çözüme kavuşturulacağını bildirdi. Bu konudaki çalışmaların önemli aşamaya geldiğini ifade eden Akgiray, "Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak" dedi.

Dünya gazetesinin haberine göre, İstanbul'da İş Hayatı Dayanışma Demeği'nin (İŞHAD) Avrasya Barter işbirliği ile düzenlediği kahvaltıya konuk konuşmacı olarak katılan SPK Başkanı Akgiray, tahtası kapalı bulunan şirketlerin bazılarıyla ilgili hukuki süreçlerin devam ettiğini hatırlatarak, tahtaların açılmasıyla ilgili kararlar için 'doğru zamanı beklediklerini' söyledi. Finans okur-yazarlığını artırma ve halka arzlan teşvik için yeni bir kampanya başlatacaklarım belirten Akgiray, Türkiye'de 500-600 milyar dolar büyüklüğünde halka arzlara gidecek kaynağın bulunduğunu söyledi.

Vedat Akgiray, önemli konulara ilişkin mesajlar içeren konuşmasında, Türkiye'nin kredi notunun yakında "yatırım yapılabilir ülke" seviyesine çıkartılacağı beklentisi taşıdığını, "modern" ürün borsalarının 2011 yılı içinde faaliyete geçeceğini ve yeni SPK mevzuatı ile foreks piyasalarına ilişkin mevzuatın hazır olduğunu da bildirdi. Düşük kur tartışmalarına da değinen Akgiray, 'değerli paranın her zaman iyi oluğunu, ancak bunun altının doldurulması gerektiğini' söyledi. Zamanında bir takım yanlışlar yapıldığını, bazı şirketlerin küstürüldüğünü ve tedbirler alınırken kurunun yanında yaşın da yandığın ifade eden Akgiray, şöyle konuştu:

MERT4633
01-11-2010, 09:42
"Bir daha bu türden işlerin olmaması lazım. Bunu garanti etmek istiyoruz. Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak. Bu konudaki düzenlemeler, ve çalışmalarımız belli bir noktaya ulaştı. Ama zaman veremiyorum. Bazılarıyla ilgili devam eden ulusal, uluslararası hukuki süreçler var. 0 şirketin yararına şu an yapılacak bir eylem, sonrasında büyük zararlara da yol açabilir. Onun için doğru zamanı bekliyoruz. Tabii ki istisnaları da olabilir, ama tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız."

SPK Başkanı Vedat Akgiray'ın İMKB'deki kapalı tahtalarla ilgili açıklaması, özellikle ellerindeki hisse senetleri işlem görmediği için mağdur olan çok sayıda küçük yatırımcıyı yalandan ilgilendiriyor. İMKB kayıtlarına göre halen 2000 yılından bu yana 38 şirketin işlem sırası kapalı. Bu şirketlerden bazıları faaliyetini durdurmuş, bazıları ise tasfiye sürecinde bulunuyor. Akgiray, bu şirketlerden 10'a yakınının açılma koşullarını yerine getireceğini söyledi. Akgiray, 'Tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarma olacak ise onu açacağız" dedi. Akgiray'ın verdiği bilgiler doğrultusunda, isleme açılması beklenen yaklaşık 10 şirket arasında halen faaliyette bulunan ÇEAŞ, Kepez, Aktaş Elektrik gibi çok sayıda küçük yatırımcısı olan büyük şirketler bulunuyor. Vedat Akgiray, Türkiye'de borç-özkaynak oranının oldukça yüksek düzeylerde bulunduğunu ve İSO'nun belirlediği 500 büyük şirkette bu oran yüzde 300'e ulaştığına işaret ederek, şirketlerin borç yerine halka arzla kaynak yaratmalarının önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin halka açılmalara yatırım yapabilecek, bu işte kullanabileceği 500-600 milyar dolarlık bir kaynağı bulunduğunu söyleyen Akgiray şunları kaydetti:

"Bu kaynaktan pay alabilmek için şirketlerin erken davranması lazım. Dünyanın en zengin kişilerine bakın, bunların tamamı halka açık şirketlerin ortaklarıdır. Türkiye'de finans okur-yazarlığı oldukça düşük düzeyde. Halka açılmaları teşvik etmek ve finans okur-yazarlığını artırmak için halka açılmaktan tereddüt duyan şirket sahibi çok fazla. Bu konudaki çalışmalarımızda herkese ulaşacağız." SPK Başkanı Akgiray, konuşmasında başlıkları itibarıyla şunları anlattı:

MERT4633
01-11-2010, 09:43
Türkiye'nin kredi notu artırılacak. Daha bir süre gidişat izleniyor. Türkiye'nin durumu, 2006'da Brezilya'nın yaşadığı duruma benziyor. Onlar da (kredi notumuz olması gerekenin çok altında) diye devamlı şikayet ediyorlardı. Sonra not artışı geldi ve Güney Kore'yi dahi geçtiler. Ben kredi notu veren derecelendirme kuruluşunun görevlisi olsaydım, ya bugün, yani kısa süre içinde, ya da seçimlerden hemen sonra not artışı yapardım. Seçimlere kısa süre kala yapılacak bir not artışının spekülatif yorumlara neden 'olacağını düşünüyorum. Dediğim gibi bizim notumuz olması gereken seviyenin altında. Notumuz artırılmazsa, biz de bir daha bu kuruluşların kapısı çalmayız. Bu işi parayla yapıyorlar. Sonrası onların sorunu olur. Foreks piyasalarıyla ilgili düzenleme hazır. Mevzuatta düzenleme var ama denetleme yetkisinde netlik yok. Denetimi biz üstleniyoruz. Bununla ilgili yarım cümlelik bir ek düzenleme yapacağız ve sanıyorum bütçe görüşmeleri sonrasında gündeme alınacak. Dolayısıyla da bu işi kısa süre içinde çözeceğiz diye düşünüyoruz. Yıl başına kadar çözülür düşüncesindeyiz. Tabii ocak-şubata kalma riski de var, ama seçimlerden sonraya kalırsa bu iyi olmayacak. Sermaye Piyasası Kanunu'nu da sıfırdan yazdık. Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun çıkmasıyla ilgili belirsizlikler sürdüğü için de oraya atıfta bulunmadık. Yakında Meclis'e gönderiyoruz."

ayhan53
01-11-2010, 09:50
SPK: Kapalı tahtalar sorunu çözülecek

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, çok sayıda küçük yatırımcının mağduriyetine neden olan İMKB'deki kapalı tahtalar sorununun yakında çözüme kavuşturulacağını bildirdi. Bu konudaki çalışmaların önemli aşamaya geldiğini ifade eden Akgiray, "Halen işlem görmeyen şirketlerden kapanma sebepleri ortadan kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekçeleri ortadan kalktığı an açılacak" dedi.

:


hayırlı olur inşallah en çok damgacı abim sevinecek bu işe hergün beddua etmekten kurtulacak

IraSCiBLe
01-11-2010, 10:10
BEYLEEERR TAHTALAR ACILIYORMUSSS.... KOP KOP KOPP KOOOPPP.. :d :d

rogdopsink
01-11-2010, 10:10
Umarım popülizm yapmıyorlardır.
Bu konuda ki gelişmeleri gazeteden okudugunu söyledi imkb başkanı..
Spk ile mükemmel bir uyum olsa gerek..

naim.tiner
01-11-2010, 10:56
Davalı tarafın bu hamleleri köşeye sıkıştıklarının belirtileri.Tahtayı açacak çeaş-kepez hisselerini ucuza kapattıracak.Ucuza kapatacak kişi ve kuruluşlarda belli.Söylememe gerek yok.Sonra sermaye arttırımları ile 1 e 1000 kazanacak alanlar.Alacaklar da malum kişiler.Tahta açılsın.Yeniden değerleme için yasa çıkartılsın.O zaman gerçek fiat belirlenir.Tavsiyem tahtalar açılınca bıkkınlıkla çeaş-kepez hisselerinizi elden çıkarmamak.Yeniden değerleme yapmak mecburiyetindeler.Sermayesi 500,000,-Tl ,piyasa değeri 15,000,000,-Dolar.Bedelsiz verebilme potansiyelini varın siz hesap edin.Sakın ha sakın bu altın değerindeki hisseleri ucuza bu yamyamlara kaptırmayın.Tahtalar açılsada dava sonuçlarını bekleyin.Çünkü bu davalar davalının aleyhine sonuçlanacak.Hepinize hayırlı bir hafta başı diliyorum.Allah hepinizin işini gücünü rast getirsin.Hepinize saygı,sevgi ve selamlarımı iletiyorum.

jet lee
01-11-2010, 11:04
(yenıleme) spk baskanı akgıray: Kapalı tahtalar sorunu yakında cozume kavusturulacak - dunya

dunya gazetesının haberıne gore; sermaye pıyasası kurulu (spk) baskanı
vedat akgıray, cok sayıda kucuk yatırımcının magdurıyetıne neden olan
ımkb'dekı kapalı tahtalar sorununun yakında cozume kavusturulacagını
bıldırdı. Bu konudakı calısmaların onemlı asamaya geldıgını ıfade eden
akgıray, "halen ıslem gormeyen sırketlerden kapanma sebeplerı ortadan
kalkanların tamamının tahtaları, kapanma gerekcelerı ortadan kalktıgı an
acılacak" dedı.

Gazetede konuyla ılgılı olarak bugun yayınlanan haber asagıda bulunuyor:

" ıstanbul'da ıs hayatı dayanısma dernegı'nın (ıshad) avrasya barter ısbırlıgı
ıle duzenledıgı kahvaltıya konuk konusmacı olarak katılan spk baskanı akgıray,
tahtası kapalı bulunan sırketlerın bazılarıyla ılgılı hukukı sureclerın devam
ettıgını hatırlatarak, tahtaların acılmasıyla ılgılı kararlar ıcın "dogru
zamanı bekledıklerını" soyledı.
Fınans okur-yazarlıgını artırma ve halka
arzları tesvık ıcın yenı bır kampanya baslatacaklarını belırten akgıray,
turkıye'de 500-600 mılyar dolar buyuklugunde halka arzlara gıdecek kaynagın
bulundugunu soyledı. Vedat akgıray, onemlı konulara ılıskın mesajlar ıceren
konusmasında, turkıye'nın kredı notunun yakında "yatırım yapılabılır ulke"
sevıyesıne cıkartılacagı beklentısı tasıdıgını, "modern" urun borsalarının 2011
yılı ıcınde faalıyete gececegını ve yenı spk mevzuatı ıle foreks pıyasalarına
ılıskın mevzuatın hazır oldugunu da bıldırdı. Dusuk kur tartısmalarına da
degınen akgıray, "degerlı paranın her zaman ıyı olugunu, ancak bunun altının
doldurulması gerektıgını" soyledı.
Devlet zamanında bır takım yanlıslar
yaptıgını, bazı sırketlerın kusturuldugunu ve tedbırler alınırken kurunun
yanında yasın da yandıgın ıfade eden akgıray, soyle konustu: "bır daha bu
turden ıslerın olmaması lazım. Bunu garantı etmek ıstıyoruz. Halen ıslem
gormeyen sırketlerden kapanma sebeplerı ortadan kalkanların tamamının
tahtaları, kapanma gerekcelerı ortadan kalktıgı an acılacak. Bu konudakı
duzenlemeler ve calısmalarımız bellı bır noktaya ulastı. Ama zaman veremıyorum.
Bazılarıyla ılgılı devam eden ulusal, uluslararası hukukı surecler var. O
sırketın yararına su an yapılacak bır eylem, sonrasında buyuk zararlara da yol
acabılır. Onun ıcın dogru zamanı beklıyoruz. Tabıı kı ıstısnaları da olabılır,
ama tahtanın acılması yatırımcının hakkının korunmasına ve cıkarına olacak ıse
onu acacagız."
vedat akgıray, turkıye'de borc-ozkaynak oranının oldukca
yuksek duzeylerde bulundugunu ve ıso'nun belırledıgı 500 buyuk sırkette bu oran
yuzde 300'e ulastıgına ısaret ederek, sırketlerın borc yerıne halka arzla
kaynak yaratmalarının onemıne vurgu yaptı. Turkıye'nın halka acılmalara yatırım
yapabılecek, bu ıste kullanabılecegı 500-600 mılyar dolarlık bır kaynagı
bulundugunu soyleyen akgıray sunları kaydettı: "bu kaynaktan pay alabılmek ıcın
sırketlerın erken davranması lazım. Dunyanın en zengın kırıslerıne baktın,
bunların tamamı halka acık sırketlerın ortaklarıdır. Turkıye'de fınans
okur-yazarlıgı oldukca dusuk duzeyde. Halka acılmaları tesvık etmek ve fınans
okur-yazarlıgını artırmak ıcın kapsamlı bır calısma yurutecegız, yenı bır
kampanya yurutecegız. Turkıye'de yatırımcı da var, para da var. Ancak, halka
acılmadan tereddut duyan sırket sahıbı cok fazla. Bu konudakı calısmalarımızda
gerekırse ev kadınlarına da ulasacagız. Onlar da kocalarına 'bız nıye halka
acılmıyoruz' dıye soracak."
spk baskanı akgıray, konusmasında baslıkları
ıtıbarıyla su goruslerı dıle getırdı:
-" turkıye'nın kredı notu
artırılacak. Daha bır sure gıdısat ızlenıyor. Turkıye'nın durumu, 2006'da
brezılya'nın yasadıgı duruma benzıyor. Onlar da (kredı notumuz olması gerekenın
cok altında) dıye devamlı sıkayet edıyorlardı. Sonra not artısı geldı ve guney
kore'yı dahı gectıler. Ben kredı notu veren derecelendırme kurulusunun
gorevlısı olsaydım, ya bugun, yanı kısa sure ıcınde, ya da secımlerden hemen
sonra not artısı yapardım. Secımlere kısa sure kala yapılacak bır not artısının
spekulatıf yorumlara neden olacagını dusunuyorum. Dedıgım gıbı bızım notumuz
olması gereken sevıyenın altında. Notumuz artırılmazsa, bız de bır daha bu
kurulusların kapısı calmayız. Bu ısı parayla yapıyorlar. Sonrası onların sorunu
olur."
-"foreks pıyasalarıyla ılgılı duzenleme hazır. Mevzuatta duzenleme
var ama denetleme yetkısınde netlık yok. Denetımı bız ustlenıyoruz. Bununla
ılgılı yarım cumlelık bır ek duzenleme yapacagız ve sanıyorum butce gorusmelerı
sonrasında gundeme alınacak. Dolayısıyla da bu ısı kısa sure ıcınde cozecegız
dıye dusunuyoruz. Yıl basına kadar cozulur dusuncesındeyız. Tabıı ocuk-subata
kalma rıskı de var, ama secımlerden sonrası kalırsa bu ıyı olmayacak. Sermaye
pıyasası kanunu'nu da sıfırdan yazdık. Yenı turk tıcaret kanunu'nun cıkmasıyla
ılgılı belırsızlıkler surdugu ıcın de oraya atıfta bulunmadık. Yakında meclıs'e
gonderıyoruz."
"2011 yılında modern bır urun borsası faalıyete
baslayacak. Gelısmıs ekonomılerde urun ya da emtıa borsalarının buyuk bır
ıslevı var. Turkıye'nın de batı'dakı orneklerıne benzer emtıa borsasına sahıp
olması son derece onemlı. Buyuk uretıcısı oldugumuz urunlerde fıyatı baskaları
belırlıyor. Ornegın dunyadakı toplam fındık uretımının yuzde 75'ını turkıye
olarak bız gerceklestırıyoruz, ama fıyatını bız degıl baskaları belırlıyor.
Almanya'nın ıkı kendındekı ıkı buyuk alıcı fırma fındık fıyatının ne olacagını
karar verıyor. Artık, hem fındık, hem pamuk hem de gunes ve dıger bazı enerjı
turlerı ıle ılgılı urunler ve daha bır cok urunun ıslem gorecegım modern bır
urun borsası 2011 yılında faalıyete gecmıs olacak. Boylece, bu urunlerın fıyatı
dogru sekılde ve hem uretıcı hem de pıyasa yararına olusacak. Devletın de
fındık ve dıger bır cok urunde uzerındekı yuk de kalkmıs olacak. Bu borsa ızmır
ve ıstanbul'dakı borsalarla ılıskılı olacak. Ama bana sorarsanız, bu borsa tek
merkezde ve ıstanbul'da olmalı."
degerlı para her sekılde cok ıyıdır;
eger spekulatıf bır bır durum yok ıse… ancak, bunun altının doldurulması lazım.
ıhracatcılarımız dusuk kurdan dolayı magdur olduklarını soyluyorlar, "rekabet
gucumuzu kaybedıyoruz" dıyorlar. Belkı de artık turk lırası karsılıgı ıhracat
yapmayı ogrenmemız lazım. Buna paralel olarak da vadelı kontralar yapılmasını
ısler hale getırmemız lazım. Eger ornegın cın ıle tıcaret yapıyorsak cın'ın
parası ıle tl'nın mubadele edılmesını saglayacak bır mekanızmayı kurabılır ve
ısletebılırsek, alıcı ve satıcının herhangı bır cekıncesı ve kaybı soz konusu
olmayacaktır. Eger ıkı ulkenın merkez bankaları karsılıklı para mubadelesını
yapabılırlerse kımsenın derdı olmaz. Bu durumda doların, euro'nun kurunun ne
oldugu cok da onemlı degıl. Bu anlamda sayın basbakan'ın tespıtıne
katılıyoruz.
Spk baskanı vedat akgıray'ın ımkb'dekı kapalı tahtalarla
ılgılı acıklaması, ozellıkle ellerındekı hısse senetlerı ıslem gormedıgı ıcın
magdur olan cok sayıda kucuk yatırımcıyı yakından ılgılendırıyor. ımkb
kayıtlarına gore halen 2000 yılından bu yana 38 sırketın ıslem sırası kapalı.
Bu sırketlerden bazıları faalıyetını durdurmus, bazıları ıse tasfıye surecınde
bulunuyor. Akgıray, bu sırketlerden 10'a yakınının acılma kosullarını yerıne
getırecegını soyledı. Akgıray, "tahtanın acılması yatırımcının hakkının
korunmasına ve cıkarına olacak ıse onu acacagız" dedı. ısleme acılması beklenen
yaklasık 10 sırket arasında halen faalıyette bulunan ceas, kepez, aktas
elektrık gıbı cok sayıda kucuk yatırımcısı olan buyuk sırketler bulunuyor. "

-matrıks-

zede
01-11-2010, 11:27
Dünya Gazetesinde ve Matrix veri dağıtım ekranında çıkan haberlere istinaden ÇEAŞ ve KEPEZ Elektirk tahtalarının İMKB'da tekrar işlem görebilmesi için bana göre bu saatten sonra tek bir şansı var.
Bu ay sonunda ihalesi yapılacak olan Toroslar ve Akdeniz Bölgesi Dağıtım ihalesini alan şirketlere biz küçük yatırımcıların ortaklıklarının aynı hisse oranında ve tüm hakların baki kalması ile birlikte devamlılığının sağlanması,daha sonra hisselerin işleme açılması ile mümkün olabilecektir.Bunun bizlerin bu çok önemli süreç içerisinde SPK ve İMKB'ye çok iyi bir şekilde anlatmamız gerektiğine inanıyorum.Bu da buralarda yazı yazmaktansa daha etkili bir anlatım veya sunum yapmak ile olacaktır.Aksi taktirde yıllarca sürecebilecek AİHM veya ISCID'in vereceği kararları elimiz kolumuz bağlı beklemekten başka çaremiz olmayacak gibi görünüyor.Ayrıca bu davalar neticelense bile bizlerin haklarımızı tekrar geri alabilmemiz için ayrıca davalar açıp bu davaların neticelerini beklemek durumunda kalacağımızı da göz önünde bulundurmamız gerekecektir.
Sanırım hiçbirimizin bir 8 yıl daha bekleyecek ne sabrı ne de durumu kaldı?

jet lee
01-11-2010, 11:38
spk başkanı demiş ki;
"Devlet zamanında bır takım yanlıslar
yaptıgını, bazı sırketlerın kusturuldugunu ve tedbırler alınırken kurunun
yanında yasın da yandıgın ıfade eden akgıray, soyle konustu: "bır daha bu
turden ıslerın olmaması lazım. Bunu garantı etmek ıstıyoruz. Halen ıslem
gormeyen sırketlerden kapanma sebeplerı ortadan kalkanların tamamının
tahtaları, kapanma gerekcelerı ortadan kalktıgı an acılacak. Bu konudakı
duzenlemeler ve calısmalarımız bellı bır noktaya ulastı. Ama zaman veremıyorum.
Bazılarıyla ılgılı devam eden ulusal, uluslararası hukukı surecler var. O
sırketın yararına su an yapılacak bır eylem, sonrasında buyuk zararlara da yol
acabılır. Onun ıcın dogru zamanı beklıyoruz. Tabıı kı ıstısnaları da olabılır,
ama tahtanın acılması yatırımcının hakkının korunmasına ve cıkarına olacak ıse
onu acacagız."

hayret nasıl demiş!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!

guerra
01-11-2010, 11:56
01.11.2010 11:54:13 SPK/AKGİRAY, "GEÇMİŞTE BAZI TAHTALAR HUKUKİ NEDENLERLE KAPATILDI. BİR DAHA BÖYLE BİR ŞEY OLMASIN DİYE YASAL DÜZENLEME YAPALIM DİYORUZ"

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat
Akgiray, geçmişte bazı tahtaların hukuki nedenlerle kapatıldığını belirterek,
''Bir daha böyle bir şey olmasın diye yasal düzenleme yapalım diyoruz'' dedi.
Akgiray, İş Yatırım Aracı Kuruluş Varantlarının İMKB'de işlem görmeye
başlaması dolayısıyla düzenlenen tören sırasında gazetecilerin, işlem sırası
kapalı şirketlerin İMKB'deki tahtalarının açılması çalışmalarına ilişkin
sorularını yanıtladı.
Geçmişte bazı tahtaların hukuki nedenlerle kapatıldığını hatırlatan
Akgiray, ''Bir daha böyle bir şey olmasın diye yasal düzenleme yapalım diyoruz.
Bir daha ileride olmasın diye...'' şeklinde konuştu.
Bu çalışmanın yeni yasa çerçevesinde gerçekleştirildiğini kaydeden
Akgiray, ''Henüz incelenen bir dosya yok. Bu çalışma hepsini (bütün şirketleri)
kapsar'' dedi.
Söz konusu çalışmanın SPK Yasası Meclis'ten geçtikten sonra olacağını
bildiren Akgiray, bazı özel durumların yeni yasaya gerek duymayabildiğini
söyledi. Akgiray, ''Önümüzdeki yıl başlar. Hangi tahta, ne zaman, hangi koşulda,
onu göreceğiz'' dedi.
Geçmişte firmaların büyük hakim ortağının yaptığı bir yanlış yüzünden
sıkıntı olduğunu, ''kurunun yanında yaşın da yandığını'' belirten Akgiray, ''Eğer
büyük ortak bir yanlış yaptıysa onun cezasını büyük ortak çeksin, şirket
çekmesin'' görüşünü dile getirdi.
Eğitimin önemini de vurgulayan Akgiray, halkın finans, yatırım yapma ve
tasarruflarını planlama konusunda eğitilmesi gerektiğini söyledi.

-''(HALKA ARZLARDA) İNŞALLAH YIL SONUNDA 25'İ GEÇECEĞİZ''-

İMKB Başkanı Hüseyin Erkan da bir gazetecinin, ''Kapalı tahtaların
açılması kaç kişiyi kapsıyor?' sorusu üzerine, ''Çok büyük sayıda yatırımcı
olduğunu sanmıyorum. Birkaç bini bulur'' dedi.
Erkan, halka arzlara ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti:
''Yıl sonuna kadar 6-7 tane halka arz gerçekleşecek diye bekliyoruz.
İnşallah yıl sonunda 25'i geçeceğiz. 30'u geçeriz diye bekliyordum ama referandum
sürecinde birazcık duraksama oldu. Başvurular var. Bunların hepsinin bitmesi yıl
sonunu biraz geçeceğe benziyor. KOBİ'ler sayı olarak ağırlıklı. 1-2 tane büyük
gelecek gibi... Özellikle Emlak Gayrimenkul bu yıl bitecek gibi gözüküyor. O da
bayağı büyük bir halka arz.''
İşlem olarak bakıldığında Emlak Gayrimenkul ile birlikte yıl sonunda 4
milyar TL'yi geçeceklerini bildiren Erkan, 2011'de sayı olarak 30, işlem olarak
da 10 milyar TL'nin üzerine çıkmayı beklediklerini kaydetti.

AA

clas
01-11-2010, 12:04
arkadaşlar sevinmeyelim,çeaş-kepez demiyor ki....dese de farketmez,unutmayın ki daha öncede sayın doğan cansızların bu konuda çalışması ve raporları vede demeci vardı,peki ne oldu? sayın babacandan fırça yediğiyle kaldı,bu demeç spk başkanını bağlar,başbakan söylemedikten sonra inanıpta kendimizi kandırmayalım.bu saatten sonra işimiz hakkaten zor.dua edelimde aihm'ni kazanalım..

yatırımcılık
01-11-2010, 12:56
Diyor,

Fakat demesi yetmez.Uluslararası davaların kazanılması lazım.
Davaların uzaması sonuca ulaşmayıda geciktiriyor.Fakat artık sona yaklaşıyoruz.
Hayırlısı olsun.

Akgiray, bu şirketlerden 10'a yakınının açılma koşullarını yerine getireceğini söyledi. Akgiray, 'Tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarma olacak ise onu açacağız" dedi. Akgiray'ın verdiği bilgiler doğrultusunda, isleme açılması beklenen yaklaşık 10 şirket arasında halen faaliyette bulunan ÇEAŞ, Kepez, Aktaş Elektrik gibi çok sayıda küçük yatırımcısı olan büyük şirketler bulunuyor.

Damgacı Abi
01-11-2010, 14:08
bu işleri ağızlarına sakız yaptılar sonra sakızı şişiriyorlar
birisi çıkıp ağzına bir şamar indiriyor sakız dudaklarına yapışıyor
artık bu söylemlerden bıktık. hikaye ben şahsen inanmıyorum
bu kadar yalan dolan yetkisiz söylem olur mu
spk başkanı biraz daha konuşursa şutlarlar benden söylemesi

clas
01-11-2010, 14:36
çeaş-kepez ve aktaşı bu haliyle açamazlar,hükümetin iddasıda şu ki bu şirketlerin tüzel kişiliği devam ediyor,bu nedenledir ki ben küçük hissedarın malına el koymadım,şirketteki ortaklığı ve payı duruyor.iddaa bu.....velakin bu şirketlerin aktifine,duran varlıklarına el koyduğunu,içinin boş olduğunu söylemiyor...içi boş bir şirkettin tahtası açılabilirmi?mümkün değil.söyledikleri boş bir umuttan başka bişey değil..
en doğrusunu damgacı nikli arkadaşımız söylüyor

hissesiz
01-11-2010, 16:47
Arkadaşlar 8 yıl bekledik burada kendi yaşadığım zorlukları uzun uzun anlatacak değilim eminim bu forumdaki herkes benzer durumla karşı karşıya.
Bildiğim kadarı ile bu İCSİD denen meret taraflara 30 Hazirana kadar süre verdi ve dolayısı ile o tarih itibarı ile tüm dosya tekemmül etti.Ondan sonra 48 saat bile oturup bir karar vermeye yeterli..........haydi dedilerki 60 gün o sürede 1 ağustos ta doldu ve üzerinden de 90 gün daha geçti.hala tıssss.
Hani bizde bir laf vardır "ahirette mi şefaat edeceksin" diye. tam ona uygun bir durum hakikaten sabırlar taştı.Bizde adalet yok anladık ama dünya da da yok anlaşılan.Yeni dünya düzeni bu olsa gerek.

Damgacı Abi
01-11-2010, 17:52
bir kardeşimiz 30 kasımda duruşma var demişti

naim.tiner
01-11-2010, 22:28
Karar verildi de davalı tarafı biraz daha ayakta tutmak istiyorlar.İstediklerini yaptırmak için.Allah yakında hepsinin cezasını verecek.Hiç üzülmeyin.Mazlumun ahı yerde kalmaz.Biz zaten sekiz senedir kayıptayız.Ama zalim değil mazlumuz.Allah'a inancı olan bilir.Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste....bekliyoruz.Allah bize ölmeden önce bunların nasıl bir akibetle karşılaşacağını gösrerecek.

jet lee
02-11-2010, 00:29
Bayram değil seyran değil SPK "KÜÇÜK YATIRIMCIYI " neden öpmek istiyor?

Yıllardır manipülatörlerle el ele operasyon yapanlar SPK'da çalışanlar veya emekli olanlar değil mi?
Yıllarca batan bankaları denetlemekle görevli olan SPK,DENETLESE bunca banka batarmıydı,denetleme şirketlerini denetlese bu bankalar batarmıydı?
Daha yılbaşında İTTİFAK HOLDİNG'in halka açılış gongunu çalan SPK BAŞKANI DEĞİL Mİ?Maşallah kağıt 6 taban yapıp tarihe geçti
Her halka arzda zarar eden yatırımcıya Halka arz konferansları ile MALI GÖMEN SPK değil mi?
Daima patronu gözeten,bedelli ile halkın parasını daha kolay alsın diye "zararların sermayeden düşülmesine izin veren"SPK değilmi?
Televizyona çıkıp "günlük işlem yapanları bitireceğim"(bu yaz) diyen SPK başkanı değil mi?
Yerliler para kazanmasın diye "alıcı-satıcı" datalarını ortadan kaldıran, marjları yarım kuruşa indiren SPK değil mi?
Yıllarca arcı kurumu denetlemeyip,binlerce yatırımcının aracı kurumlarda ,parasının batmasının baş sorumlusu SPK değil mi?
Göervini ihmal edip,eksik yaparak yatırımcıyı daima ezen,patronun,yabancının,büyük sermayenin "UŞAĞI" SPK değil mi?(MOBİUSA CEZA VERCEKMİŞ,ZAVALLI BUNLAR)

Şimdi soruyorum sevgili ÇEAŞ-KEPEZ'deler maaşını DAVALI'dan alan bu şahısların küçük yatırımcıya ne zaman faydası dokunmuşta MİLYAR$ 'ların konuştuğu yerde sizlere faydası dokunacak,olsa olsa tek amaçları millet hisse sırası açılınca malını satsın onlarında ortak olduğu bir organizasyon malı toplasın AIHM'den dava kazanılırsa vole vurulsun

Yahu sen ÇEAŞ'IN KEPEZ'İN NESİNİ İŞLEM AÇACAKSIN,birşeymi bıraktılar içinde SERMAYE "SIFIR",AKTİF"SIFIR",CİRO "SIFIR",ŞİRKETE KOMİSER GELMİYOR DAHA 6 SIFIR ATAMAMIŞ,GENEL KURULLARI YAPAMAMIŞ,SAHİBİ KAÇAK YUTDIŞINDA,BUNU KAÇ PARADAN İŞLEM AÇACAKSIN kafalarındaki belli "SIFIRA"YAKIN FİYATTAN MALI TOPLAMAKdavalar kazanılınca malı götürmek,tarihinde küçük yatırımcıya parasını kaybettirmekten başka hiç bir işe yaramayanlar bu gün mü fayda sağlayacak kesinlikle bunun arkasında başka bir şey var,sağlık ve sabır diliyorum

tumer1962
02-11-2010, 11:13
10'a yakın şirketin tahtası açılacak

SPK Başkanı Vedat Akgiray'ın İMKB'deki kapalı tahtalarla ilgili açıklaması, özellikle ellerindeki hisse senetleri işlem görmediği için mağdur olan çok sayıda küçük yatırımcıyı yakından ilgilendiriyor. İMKB kayıtlarına göre halen 2000 yılından bu yana 38 şirketin işlem sırası kapalı. Bu şirketlerden bazıları faaliyetini durdurmuş, bazıları ise tasfiye sürecinde bulunuyor.

Akgiray, bu şirketlerden 10'a yakınının açılma koşullarını yerine getireceğini söyledi. Akgiray, "Tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız" dedi. Akgiray'ın verdiği bilgiler doğrultusunda, işleme açılması beklenen yaklaşık 10 şirket arasında halen faaliyette bulunan ÇEAŞ, Kepez, Aktaş Elektrik gibi çok sayıda küçük yatırımcısı olan büyük şirketler bulunuyor.

naim.tiner
02-11-2010, 20:23
Tahta açıldığında paniğe kapılıp satmayın diye bir kaç gün önce uyarım vardı.O uyarımı sayın jet lee'nin yazısı destekler nitelikte.Bunun arkasında olabilecek oyunu çok güzel açıklamış.Davalı davayı kaybetti.Kanaatimce birileri( ki onlar AKP.yandaşları) davaların sonuçları açıklanmadan malı ucuza kapatmak istiyor.Yemezler sayın SPK.başkanı yemezler.Sizlerden haklarımız son kuruşuna kadar almadan ben şahsen satmayacağım.Biriken temettüleri ödeyin,yeniden değerleme kanununa uygun sermaye arttırımı için gerekli yasal düzenlemeyi yapın,bedelsizlerimizi verin sonraaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa ..............düşünürüzzzzzzzzz................... ..........

naim.tiner
02-11-2010, 20:25
Veeeeeeeeeeeee...........bütün bu işlemleri seçimlere kadar bitirmek zorundalar.Çünkü 2011 seçimlerinden sonra AKP.iktidardan düşecek.....gelen bunlara bu malı yedirmeyecek...............telaşları bu sebepten..............

yatırımcılık
02-11-2010, 22:06
Aynen katılıyorum sayın tiner.Bunlar altdan altdan bir iş çeviriyorlar.Tahkimin kararıda belli oldu.Fakat zamanı uygun gördüklerinde bunu açıklayacaklar.AİHM ile paralel bir hareket tarzı gündemde olabilir.Çıkacak mahkeme kararlarını basite indirgemek doğru olmaz.Arkasında çok büyük siyasi pazarlıkların yapıldığına eminim.Hükümetin Çin birlikteliği bile bu pazarlıkda avantaj elde etmek içindir.Ortada bir satranç tahtası var.Akp nin elinde büyük kozlar var bunu kendileride söylüyorlar.Fakat karşı taraf Akp ile devam etmek istemiyor.Tahkimde o yüzden sonuçlanacak.Adil bir yargılama olsun haklı olan kazansın diye değil.Dünyayı yönetenlerin Akp siz Türkiye yi kendileri için daha avantajlı gördükleri için bu davalar Akp nin aleyhine sonuçlanacak.
Bağımsız mahkemeler yoktur.Mahkemeler, hakim güçlerin istediği zamanda,istediği neticeyle sonuçlanır.
Zaman gelmiştir.Kararları hepberaber göreceğiz.
Bu hükümet hata yapmışdır.Bedelini siyaseten ödeyecektir.

jet lee
03-11-2010, 10:30
Birde SPK başkanının şu yorumu var:"Akgiray, bu şirketlerden 10'a yakınının açılma koşullarını yerine getireceğini söyledi. Akgiray, "Tahtanın açılması yatırımcının hakkının korunmasına ve çıkarına olacak ise onu açacağız" dedi. Akgiray'ın verdiği bilgiler doğrultusunda, işleme açılması beklenen yaklaşık 10 şirket arasında halen faaliyette bulunan ÇEAŞ, Kepez, Aktaş Elektrik gibi çok sayıda küçük yatırımcısı olan büyük şirketler bulunuyor. "HALEN FAALİYETTE BULUNAN ÇEŞ-KEPEZ- AKTAŞ" insan düşünüyor ben bu şirketlere ortağım faaliyetlerinden neden haberim yok ,amma kazmayım diyor kendi kendine...........
Halbuki iyi düşününce bunun AİHM'e yönelik olabileceği anlaşılıyor,DAVALI aihm'de kaybedince,:"gidin borsada satın benden neden para istiyorsun "demeyi planlıyor olabilir yada mahkemeye bakın bu şirketler faaliyet gösteriyor deyip zaman ve mevzi kazanmaya çalışıyor olabilir,ama gerçekte" BİZLERİN DAVA ETTİĞİ ÇEAŞ-KEPEZLE ONALRIN İŞLEME AÇMAYI DÜŞÜNDÜĞÜ ÇEAŞ-KEPEZ KESİNLİKLE AYNI HAKLARI KAPSAMIYOR SADECE İSİM BENZERLİĞİ VAR ARADAKİ FARKIDA AİHM'DE" 2 farklı davada talep ediyoruz SPK başkanı manipülasyon yapıyor kafaları karıştırıyor
SPK başkanının ekmeğini suyunu kimin verdiğini atlamamak lazım ,sahibin ısırmaz,bizede sadece zararı olur sağlık ve sabır diliyorum

vedat77
03-11-2010, 11:20
sayın jet lee size sonuna kadar katılıyorum.
bu dolapların icinde dolap beygiri olmaya devam eden yine biz kucuk yatırımcılar olacagız malesef.
sizelere soruyorum.
cukel kepez bugun borsada tekrar işlem gormeye baslasa hangi bilgiye dayanarak o kagıdın fiyatını belirleyecegiz?
eger boyle bir sacmalık icine girerde kagıdı işleme acarlarsa ne kadar vahim bir durum icinde olduklarının ispatıdır idarecilerin.
sevdigim bir azeri atasozu var. bunlar iki eşegin bile arpasını ayıramaz.
durum boyle iken cin olmadan adam carpmaya calısıyor.
tam anlamıyla bu yaptıkları, yetim, garib ve gurebanın hakkını yemekle kalmayıp, agzına emzik verir gibi gozukurken, aslında altında yatan ne de kirli emellerinin olabileceginin en buyuk nisanesidir.

saygılarımla



Bayram değil seyran değil SPK "KÜÇÜK YATIRIMCIYI " neden öpmek istiyor?

Yıllardır manipülatörlerle el ele operasyon yapanlar SPK'da çalışanlar veya emekli olanlar değil mi?
Yıllarca batan bankaları denetlemekle görevli olan SPK,DENETLESE bunca banka batarmıydı,denetleme şirketlerini denetlese bu bankalar batarmıydı?
Daha yılbaşında İTTİFAK HOLDİNG'in halka açılış gongunu çalan SPK BAŞKANI DEĞİL Mİ?Maşallah kağıt 6 taban yapıp tarihe geçti
Her halka arzda zarar eden yatırımcıya Halka arz konferansları ile MALI GÖMEN SPK değil mi?
Daima patronu gözeten,bedelli ile halkın parasını daha kolay alsın diye "zararların sermayeden düşülmesine izin veren"SPK değilmi?
Televizyona çıkıp "günlük işlem yapanları bitireceğim"(bu yaz) diyen SPK başkanı değil mi?
Yerliler para kazanmasın diye "alıcı-satıcı" datalarını ortadan kaldıran, marjları yarım kuruşa indiren SPK değil mi?
Yıllarca arcı kurumu denetlemeyip,binlerce yatırımcının aracı kurumlarda ,parasının batmasının baş sorumlusu SPK değil mi?
Göervini ihmal edip,eksik yaparak yatırımcıyı daima ezen,patronun,yabancının,büyük sermayenin "UŞAĞI" SPK değil mi?(MOBİUSA CEZA VERCEKMİŞ,ZAVALLI BUNLAR)

Şimdi soruyorum sevgili ÇEAŞ-KEPEZ'deler maaşını DAVALI'dan alan bu şahısların küçük yatırımcıya ne zaman faydası dokunmuşta MİLYAR$ 'ların konuştuğu yerde sizlere faydası dokunacak,olsa olsa tek amaçları millet hisse sırası açılınca malını satsın onlarında ortak olduğu bir organizasyon malı toplasın AIHM'den dava kazanılırsa vole vurulsun

Yahu sen ÇEAŞ'IN KEPEZ'İN NESİNİ İŞLEM AÇACAKSIN,birşeymi bıraktılar içinde SERMAYE "SIFIR",AKTİF"SIFIR",CİRO "SIFIR",ŞİRKETE KOMİSER GELMİYOR DAHA 6 SIFIR ATAMAMIŞ,GENEL KURULLARI YAPAMAMIŞ,SAHİBİ KAÇAK YUTDIŞINDA,BUNU KAÇ PARADAN İŞLEM AÇACAKSIN kafalarındaki belli "SIFIRA"YAKIN FİYATTAN MALI TOPLAMAKdavalar kazanılınca malı götürmek,tarihinde küçük yatırımcıya parasını kaybettirmekten başka hiç bir işe yaramayanlar bu gün mü fayda sağlayacak kesinlikle bunun arkasında başka bir şey var,sağlık ve sabır diliyorum

naim.tiner
03-11-2010, 19:58
Devletin,hele hele bu hükümetin halka arz edeceği kağıtları A L M A Y I N N N N N N ...............küçük yatırımcıyı korumayan kollamayan onları yolunacak kaz gibi gören bu devlete ve iktidara G Ü V E N M İ Y O R U M .................................................. ................

naim.tiner
03-11-2010, 20:05
500-600 milyar dolarlık potansiyele sahip olanlar........bu devlet ve hükümet sizleride bizleride kaz yerine koyuyor...deniz fenerleri,ali dibolar,ayyuka çıkmış herkesce bilinen yolsuzluklar sebebiyle deniz bitti gemi karaya oturdu.Beyaz sayfa adı altında yeni bir borç yapılandırması kapıda bütçe açığını kapatmak için.En son elinizdeki dolarlara da göz diktiler onu da alıp çarçur edecekler.Bunlara paranızı kaptırmayın.........sonra çok pişman olursunuz...benden söylemesi.

clas
04-11-2010, 18:26
bugünlerde gündemde olan vergi barışından uzanlarında yararlanma şansı varmı?acaba..
bilgisi olan paylaşsın lütfen

naim.tiner
04-11-2010, 19:01
Bir mali müşavir olarak yararlanır derim.Tabii iktidar yasaya bir ek madde koyup bu yasadan herkes faydalanır ama Uzan'lar faydalanamaz derse o da iktidarın bileceği bir iştir.Bu bir haksa her TC.vatandaşı bu yasadan yaralanacaktır.Uzan'larda dahil olmak üzere.....saygılarımla.

metintezel
04-11-2010, 19:54
cnbs tv geyik muhabeti yaptı.yatırımcılarn sorunlarını konuşullacak haberi fos çıktı çeaş-kepez i masaya yatıramadan program sona erdi.

guerra
04-11-2010, 20:17
bugünlerde gündemde olan vergi barışından uzanlarında yararlanma şansı varmı?acaba..
bilgisi olan paylaşsın lütfen


Yeni şafak bugün haber yapmış..??

Uzan'dan bize hayır gelmez
Başbakan Erdoğan'ın siyasi hayatının en hareketli ve sıkınıtlı dönemi kitaplaştı. Kitaba göre, Erdoğan, AK Parti'yi kurarken Cem Uzan'ın yüklü miktarda bağış teklifini geri çevirererek "Esnaftan alacağımız 10 lira, onun parasından daha evladır" diyor.
İSTİHBARAT SERVİSİ / İSTANBUL
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi hayatının en hareketli, sıkıntılı ve çalkantılı dönemi kitaplaştı. Erdoğan'ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylığından başlayıp başbakanlık koltuğuna oturduğu güne kadar geçen sürecı iki yol arkadaşı kaleme aldı. İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve şair-yazar Ömer Özbay'ın yazdığı 'Recep Tayyip Erdoğan, Bir Liderin Doğuşu' adlı kitapta, Başbakan Erdoğan'ı iktidar koltuğuna taşıyan sürece dair ilginç anılar yer alıyor. Erdoğan'ın sıkıntı ve engellemelerle şekillenen siyasi hayatını anlatan kitapta, Besli ve Özbay'ın yanısıra Abdullah Gül, Bülent Arınç, Egemen Bağış ve Cüneyd Zapsu gibi çok sayıda ismin tanıklıkları hayat buluyor.
UZAN'IN BAĞIŞINI REDDETTİ

Başbakan Erdoğan'ın siyasi hayatına dair tanıklıkların anlatıldığı kitapta bir kurduğu Genç Parti'yle sürpriz seviyede oy alan ve yolsuzluklar nedeniyle malvarlığına TMSF tarafından el konan Cem Uzan'la ilgili dikkatleri çeken bir anıya da yer verilmiş. AK Parti'nin kuruluş sürecinde organizasyon çalışmaları için para bulmakla görevli Faruk Koca, dönemin popüler ismi Cem Uzan'la ilgili şu anıyı anlatıyor: "Cem Uzan bir iki kez telefon açıp Tayyip Bey'le görüşmek istediğini söylemişti. Sonuç alamayacağını anlayınca kalkıp Yıldız'daki büroya gelmiş. Kendisiyle ben muhatap oldum. Ciddi miktarda bağışta bulunmak istiyordu. Durumu Tayyip Bey'e ilettiğimde kendisine randevu vermediği gibi bağış yapama talebini de reddetti. Benzer bir olayı Haşim Bayram'la ilgili olarak da yaşamıştık. Ona da aynı şekilde davrandı. Daha sonra bana 'Senin Siteler esnafından alacağın 100 lira onların vereceği 10 milyon liradan daha bereketlidir' demişti.

naim.tiner
04-11-2010, 22:53
Ah canım vah vah....bağışı almamış.....sonrasında adamın bir canını almadı...geri kalan her şeyi aldı,gaspetti,küçük yatırımcıların haklarıda dahil.Allah burnundan fitil fitil getirecek bizlerde göreceğiz........

guerra
05-11-2010, 16:40
Uzanlar hakkında beraat kararı
A.A 5 Kasım 2010



İmar Bankasının bankacılık izninin kaldırılması öncesinde “Uzan'lara bilgi vererek görevi kötüye kullanmakla” suçlanan eski BDDK ve TMSF Üyesi Prof. Dr. Kemal Çevik ile “bu suça iştirak etmekle” suçlanan Kemal Uzan, Hakan Uzan ve eski Rumeli Holding Genel Koordinatörü Enis Zaimoğlu beraat etti.

Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına halen Başkent ve Ufuk üniversitelerinde öğretim üyesi olarak görev yapan sanık Çevik'in avukatı Cansel Ersoy katıldı.

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Ethemoğlu, “suç tarihi itibarıyla yakalamalı sanıklar hakkındaki yakalama emrinin kaldırılmasını” istedi.
Yargıç Ahmet Karpuzcu'nun, “suç tarihi itibarıyla Kemal Uzan ile Murat Hakan Uzan hakkındaki yakalama emrinin kaldırılmasına” karar vermesinin ardından duruşmaya devam edildi.

Esas hakkındaki görüşünü açıklayan Savcı Ethemoğlu, 4 sanığın, haklarında açılan kamu davasında daha önce beraat ettiklerine dikkati çekti. Kararın temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, Kemal ve Murat Hakan Uzan'ın savunmalarının yöntemince saptanıp, toplanacak bütün kanıtlarla birlikte değerlendirilmediği gerekçesiyle kararı bozduğunu anlatan Ethemoğlu, bu sanıkların bugüne kadar savunmalarının alınamadığını ifade etti.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bir kararının değerlendirilmesiyle, dosyada bu haliyle de karar verilebileceğinin anlaşıldığını belirten Ethemoğlu, sanık Kemal Çevik'in “görevini kötüye kullandığına”, Kemal Uzan, Murat Hakan Uzan ve Enis Zaimoğlu'nun “görevi kötüye kullanmak suçuna iştirak ettiklerine” dair yeterli delil bulunmadığını dile getirdi ve sanıkların atılı suçlamalardan beraatını istedi.
Avukat Ersoy da müvekkilinin beraatını istedi.

Yargıç Karpuzcu, sanıkların beraatlarına karar verildiğini açıkladı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Eski BDDK ve TMSF Üyesi Kemal Çevik hakkında, İmar Bankası'nın bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasından önce “Uzan'lara bilgi vererek görevi kötüye kullandığı”, Kemal Uzan, Murat Hakan Uzan ve eski Rumeli Holding Genel Koordinatörü Enis Zaimoğlu hakkında ise bu suça iştirak ettikleri iddiasıyla dava açılmıştı.

Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda sanıkların beraatlarına karar vermiş, Yargıtay 4. Ceza Dairesi ise “bazı sanıkların sorgusu yapılmadan kanıt takdiri suretiyle beraat kararı verilemeyeceği” gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştu.

Yargıtay kararında, “Kemal Uzan ve Murat Hakan Uzan'ın savunmaları yöntemince saptanıp, toplanacak bütün kanıtların birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik soruşturma sonucu hüküm kurulduğu” kaydedilmişti.

clas
08-11-2010, 14:19
Boryad/bahcuvan:secım oncesınde bu kapalı tahtalara ılıskın bır cozum ınısıyatıfının olustugunu goruyoruz

borsa yatırımcıları dernegı (boryad)
baskanı alı bahcuvan, ''gerek spk baskanı ıle gerekse meclıs'te yaptıgımız
gorusmeler netıcesınde secım oncesınde bu kapalı tahtalara ılıskın bır cozum
ınısıyatıfının olustugunu goruyoruz'' dedı.
Aa muhabırıne acıklamalarda bulunan bahcuvan, ıstanbul menkul kıymetler
borsası'nda (ımkb) ıslem sırası kapalı sırketlerın tahtalarının acılmasına
ılıskın sermaye pıyasası kurulu (spk) baskanı'nın acıklamalarının sevındırıcı
oldugunu belırttı.
Bahcuvan, gerek spk baskanı ıle gerekse meclıs'te yaptıkları gorusmeler
netıcesınde secım oncesınde bu kapalı tahtalara ılıskın bır cozum ınısıyatıfının
olustugunun goruldugunu kaydettı.
Bu surecın 1998 yılında basladıgını anımsatan bahcuvan, soyle devam
ettı:
''o zamanlar turkıye'nın genel butce buyuklugu, gsyh ve bılanco
buyukluklerıne baktıgımızda, turkıye ıcın bu rakamlar buyuk meblaglar edıyordu.
Ama turkıye'de su an ıtıbarıyle geldıgı noktada bu magdurıyetlerın telafısı cok
buyuk rakamlar ıfade etmıyor ve bunlar yatırımcıları koruma fonundan da
karsılanabılır. O yuzden cesıtlı sekıllerde bu magdurıyetın telafısının
hızlanabılecegı gorusundeyım.
Dıger taraftan sermaye pıyasasının buyumesı ve turkıye'ye akan sıcak
paranın bır sekılde turkıye'ye zarar vermeyecek yerlere cekılmesı lazım. Burada
tek adres sermaye pıyasasıdır. Fakat tek taraflı buyume olmuyor, kucuk
yatırımcıları da bu sısteme cekmek lazım. Bu yapılacak duzenlemelerle beraber
kucuk yatırımcıların tekrar sıstemle barısacagını umuyoruz.''
bahcuvan, spk ve ımkb'nın kucuk yatırımcıların magdurıyetıne ılıskın bu
calısmalar hızlandırıldıgı oranda kendılerının de, halka arz seferberlıgıne katkı
vermek ve fınansal okuryazarlıkla ılgılı spk'nın yenı projesıne destek olmak ıcın
karar aldıklarını bıldırdı.
Boryad'ın da bu sureclere katkı saglayacagını dıle getıren bahcuvan,
gerek halka arz seferberlıgı gerekse fınansal okuryazarlık ve yatırımcı
egıtımlerı seferberlıgınde kendılerının de spk ve ımkb'ye yardımcı olacaklarını
anlattı.
Bahcuvan, ''cunku pıyasaların cok yuksek veya dusuk olması onemlı degıl.
Onemlı olan bılınclı bır sekılde pıyasaya yatırım yapabılmek. ınsanlar ne kadar
ıyı bılırlerse pıyasaları, ne kadar fazla olursa okuryazarlık, magdurıyet oranı
cok daha azalacak. Manıpulasyonlara kapılan yatırımcı sayısı cok daha azalacak.
Ulke bır nevı demokratık standartları da yukarıya cekebılecek bır sorgulayıcı
halk kıtlesıne ulasmıs olacaktır'' dedı.

-garantı bankası'nın hısse satısı...-

garantı bankası'nın yuzde 24,9'unu ıspanyol bankası banco bılbao vızcaya
argentarıa'nın (bbva) almasını da degerlendıren bahcuvan, sozlerını soyle
surdurdu:
''garantı bankası'nın ıspanya'nın en buyuk ıkıncı bankası ıle
bırlestıgını goruyoruz. Ve bu satıs cok ıyı bır satıs rakamı olarak pıyasaya
lanse edılıyor. Fakat burada gozden kacan seyler var. Bunlar tabıı kı sadece
turkıye'ye yatırım yapmak, sadece turkıye'de bır banka satın almak amacıyla
degıl.
Bugun turk bankacılık sıstemı avrupa bankacılık sıstemının hayatını
kurtarıyor. Soyle kı, ıkı bankanın sermaye yeterlılık rasyolarını
karsılastırdıgımızda ıspanyol bankasının bunu konsolıde ettıgınde bılancosuna,
sermaye yeterlılık rasyosunun nasıl yukselecegı ve bılanco kalemlerının ne derece
ıyılestıgı goz onune alındıgında, bu yapılan satısın gayet normal oldugu ve
verılen fıyatların da normal oldugunu gorebılırız. Bu yıllar ıtıbarıyle
geldıgımız duruma bakarsak, turkıye ekonomısının ve turk bankalarının artık
avrupa'dakı bankaları kurtarabılecek duzeye gelmesı turkıye'nın gelecegı
acısından cok umut verıcı bır durumu sergılıyor. Dıger taraftan fınansbank'ın
yıne turkıye'de halka arz calısması var. Bu da turk ekonomısının avrupa
ekonomılerıne gore ne kadar daha guclu ve dınamık bır yapıya sahıp oldugunu
gosterıyor.''
alı bahcuvan, pıyasada gercek bır balon olustugunu soyleyebılmek ıcın
elınde yuksek mıktarda hısse senedı bulunduranların rahatlıkla bunu
verebıleceklerı bır ortamın olusmus bulunması gerektıgını dıle getırerek, ''yanı
fıyatlar yukselebılır, ama fıyatlarda hısse satısı yapılabılıyor mu? Bız
borsacılar olarak buna 'mal cıkma' da derız, eskı tabırle. Elındekı malı buyuk
yatırımcılar kucuklere devredebılıyor mu ona bakmak lazım. Su anda oyle bır ortam
mevcut degıl. Evet, fıyatlar yuksek ama karlılıklar da, fırmalarda buyume
oranları da yuksek. Aynı sekılde devam ederse bu fıyatlar olagan karsılanabılır
olacak'' dıye konustu.
Su asamada pıyasanın saglıklı yurumesı ıcın yuksek oranda halka arzın
yapılması ve talep fazlasının oralara gıtmesı gerektıgıne ısaret eden bahcuvan,
sıcak paranın, gelen talebın bır sekılde yenı sırketlerde halka arz yoluyla
ıstıhdama ve yatırıma yonelmesı gerektıgını vurguladı.


-aa-

jet lee
08-11-2010, 15:19
BORYAD'tan açıklama:''o zamanlar turkıye'nın genel butce buyuklugu, gsyh ve bılanco
buyukluklerıne baktıgımızda, turkıye ıcın bu rakamlar buyuk meblaglar edıyordu.
Ama turkıye'de su an ıtıbarıyle geldıgı noktada bu magdurıyetlerın telafısı cok
buyuk rakamlar ıfade etmıyor ve bunlar yatırımcıları koruma fonundan da
karsılanabılır. O yuzden cesıtlı sekıllerde bu magdurıyetın telafısının
hızlanabılecegı gorusundeyım".


Bahcuvan, ''cunku pıyasaların cok yuksek veya dusuk olması onemlı degıl.
Onemlı olan bılınclı bır sekılde pıyasaya yatırım yapabılmek. ınsanlar ne kadar
ıyı bılırlerse pıyasaları, ne kadar fazla olursa okuryazarlık, magdurıyet oranı
cok daha azalacak. Manıpulasyonlara kapılan yatırımcı sayısı cok daha azalacak.
Ulke bır nevı demokratık standartları da yukarıya cekebılecek bır sorgulayıcı
halk kıtlesıne ulasmıs olacaktır'' dedı.

ben boryad başkanının sözlerine cevap yazmayayım ağır ve ayıp olacak

omeniv
10-11-2010, 13:52
Sevgili Jet Lee, siz zahmet etmeyin. Kibarca ben edeyim;

Boryad, SPK, adaletsizlik ve kalkındırmamaya ruhunu satmış bakiyesi ve efendileri.
Allah'tan bulacaksınız. Hem de vadesi ahiret vs değil, bu hayatınız! Göreceksiniz.

Bahçuvan kimin otlarını devşiriyor. O zaman endeks kaçtı, şimdi kaç. GSMH kaçtı, şimdi kaç.
Zorlunun, yeşil inşaatın aldığı arazi kaç paraydı şimdi kaç. Telekom mezatından alınan para kaçtı, şimdi olsa kaç para olurdu...
Tükürecek suyumuz kalmadı malumların yüzüne.

Dostlardan özür dilerim.
Sevgi ve saygılarımla

jet lee
10-11-2010, 22:45
sevgili OMEN özlettin kendini, teşekkür ederim,nerelerdesin?
"Manavsın biberin yok,Bahçıvansın(soyadını 80 yıl önce yanlış yazmışlar belli) haberin yok" tamda buraya oturuyor
kimin malını çok ufak paralara çözüvereceklermiş anlayamadım ,ben bu bahçıvan kardeşin söylediklerinden;
bu bahçıvan "binlerce" küçük yatımcıdan dava parası topladı sonra onlara davayı kazanırsam %'de şu kadar alırım diye sözleşme imzalattı ,hesapta her şey küçük yatırımcı için kendisi için bir şey istiyorsa nağmerttir, ama "AMATÖR" daha danıştayı geçemedi binlerce yatımcı AIHM'e gidemedi bunları adam diye medyada konuşturuyorlar,kurduğu oluşumun yaptığı tek bir katkı yok, eskiden vardı "HARİÇTEN GAZEL OKUYANLAR" işte BORYAD'ta öyle, orta birinci SINIF matematiği " BOŞ KÜME".....
daha öncede yazdım bana tarihte bir tane örnek gösterin ki devamında küçük yatırmcı bundan positve yararlansın,benbu piysayı 1985'ten beritakip ediyorum,daha borsa yoktu o zaman tek aracı kurum yatırm finansmandı.........

Bizim tek dostumuz "ULUSLARARSI MAHKEMELER" gerisi yalandır(özelikle SPK,BORYAD,SİYASİ OTORİTE usw.....)

DÜŞTÜYSEK KALKARIZ ÖLMEDİK YA ,BÜYÜK YEMİNLERDEN VAZGEÇİP DÖNMEDİK YA

omeniv
10-11-2010, 23:20
Sevgili Jet Lee, teşekkür ederim çok iyiyim. Dostlar eksik olmasın. Ama düşmanlar eksik olsun, olacak (10bin peşin daire bizim). Malum kasım ayı, hemen haftaya bayram. Akabinde aralık. Derken bir yılı daha deviriyoruz. Ama 2011 inanıyorum ki yeni umutlar besleyeceğimiz bir başka yıl olmayacak geçmişteki gibi. Adaletin, gecikmiş iadei hakkın, dolayısıyla kalkınmanın yılı olacak bizlere. Japon yapıştırıcının dibi çıkıp, avuçlarında patladı olacak. Yerli yersiz, yıllarca sesi çenesi açılmayan herkesin bu kadar dezenformasyon yapması bizler açısından hayra alamet. Selamlar.

Damgacı Abi
11-11-2010, 08:00
rüyamda beyaz çarşaflı ferah bir yatakda yatarken,cem uzan yanıma geldi.
sol tarafıma yattı. sanki yıllardan beri küçük bir kardeşimmiş gibi bana dertlerini döktü
bugün veya yarın (hafif olumlu )bir haber gelecek
ben buna yordum bekleyelim bakalım.

ayhan53
11-11-2010, 10:34
rüyamda beyaz çarşaflı ferah bir yatakda yatarken,cem uzan yanıma geldi.
sol tarafıma yattı. sanki yıllardan beri küçük bir kardeşimmiş gibi bana dertlerini döktü
bugün veya yarın (hafif olumlu )bir haber gelecek
ben buna yordum bekleyelim bakalım.

damgacı abim rüyanda cem uzanı sol tarafına yatmış görmek uğursuzluk derler
keşke bi punduna getirip sağ tarafına alsaydın

jet lee
11-11-2010, 13:59
(yenıleme) statkraft, turkıye'dekı ıkıncı hıdroelektrık santralını ınsa edecek - basın acıklaması

kurulustan konuya ılıskın olarak yapılan basın acıklaması asagıda
yer alıyor:

" yenılenebılır enerjı alanında avrupa lıderı statkraft, turkıye'dekı
yatırımlarına son hızla devam edıyor. Statkraft'ın ıkıncı yatırımı olan kargı
kızılırmak hes, 102 mw'lık kurulu guce ve yıllık ortalama 150.000 evın elektrık
ıhtıyacını karsılayabılecek 467 gwh'lık bır uretım kapasıtesıne sahıp olacak.
Kargı kızılırmak hes'ın 2013 yılı sonunda hızmete gırmesı planlanıyor. ılk
enerjı santralı cakıt hes'ı hazıran 2010'da ısletmeye alan statkraft'ın bu
ıkıncı yatırımı yaklasık 250 mılyon euro tutarında olacak.

Statkraft uluslararası hes genel mudur yardımcısı øısteın andresen; "kargı hıdroelektrık
santralının ınsası son derece heyecan verıcı bır yatırım. Bu yatırımla
statkraft'ın, yuksek bır ekonomık buyume gosteren, artan enerjı ıhtıyacı ve
buyuk caplı hıdroelektrık potansıyelıne sahıp olan turkıye pıyasasında onemlı
bır yer edınmesı saglanacaktır. Kargı, hem turkıye hem de avrupa'ya daha temız
enerjı saglayacak bır projedır. Bu proje aynı zamanda yenı ıs ımkanları
yaratacak ve bolgesel gelısmeye de etkı edecektır."

kargı, statkraft'ın hazıran 2009'da satın aldıgı portfoy kapsamında yer alan
projelerden ıkıncı en buyuk olanıdır. Statkraft'ın turkıye'dekı ılk enerjı santralı
adana'da 20 mw kapasıteye sahıp ve tıcarı faalıyetıne hazıran 2010'da baslayan cakıt
hes'tır. Bu santralın resmı acılısı enerjı ve tabıı kaynaklar bakanı taner yıldız
tarafından gerceklestırıldı. Cakıt hes ıle turkıye'de yenılenebılır enerjı
alanındakı yatırımlarına hızlı bır gırıs yapan statkraft, onumuzdekı donemde de
projelerıne devam edecek. Portfoy kapsamında yer alan tum projelerın yatırımı
tamamlandıgında toplam kapasıtenın yaklasık 550 mw olması ve yıllık yaklasık
1800 gwh oranında bır uretım gerceklestırılmesı beklenıyor.
"

-matrıks-
malınızın değerini bilin! El oğlu yurtdışından gelip 250 milyon euro'ya 102 megawatt baraj yapıyor ,3 yılda bekliyor

clas
11-11-2010, 14:41
Caglar, olay medya grubu'nu tmsf'den gerı aldı

ısadamı cavıt caglar, tasarruf mevduatı sıgorta fonu (tmsf) tarafından el
konulan olay medya grubu'nu gerı aldı. Tmsf, 07 mart 2008'de ortaklık ve
yonetım yapısıyla caglar grubu'na aıt olay radyo ve televızyon yayıncılık a.s.
ıle olay basın ve yayıncılık a.s. Fırmalarının yonetım ve denetımı devralmıstı.
Cavıt caglar ıle tmsf arasında yaklasık 700 mılyon lıralık borcla ılgılı
gorusmelerın anlasmayla sonuclanması uzerıne devır protokolu ımzalandı. Fon
kurulu'nun onayına sunulan anlasmanın yururluge gırmesıyle olay medya'nın da
yenıden caglar'a ıadesıne karar verıldı. Olay medya nergıs holdıng bunyesıne
katıldı.
Caglar'a olay medya'yı gerı kazandıracak ve borclarını takvıme
baglayacak anlasma surecı tmsf'nın cukurova grubu'yla yaptıgı protokolle
basladı. Caglar grubu, tmsf yonetımı ıle 2004 yılında masaya oturarak bır borc
odeme protokolu ımzalamıstı. Protokolle caglar, ınterbank'tan kaynaklanan 1.6
mılyar doları taksıtler halınde odemeyı kabul ettı. Ancak, bırkac yıl sonra,
odeme aksayınca protokol ıptal edıldı. Bu surecte ınterbank dosyasını yenıden
ıncelemeye alan tmsf uzmanları, ınterbank'tan cukurova grubu'na 250 mılyon
dolarlık bır kredı kullandırıldıgını tespıt ettı ve soz konusu para faızı ıle
bırlıkte cukurova grubu'ndan ıstendı.
Gorusme gecen hafta bıttı

tmsf ıle cukurova arasında yapılan gorusmeler sonucunda, grup, ınterbank'tan
kaynaklanan ve faızı ıle bırlıkte 600 mılyon doları bulan borcu odemeyı kabul
ettı. Gorusmelerde tmsf de faızde ındırım yaptı. Grupla, 2009 yılının mayıs
ayında 398 mılyon dolarlık borcun odenmesı ıcın protokol ımzalandı. Cukurova
grubu, ınterbank'ın borclarını taksıtler halınde odemeye basladı. Bu anlasmayı
goren cavıt caglar da protokolun ımzalanmasının ardından borcunun yenıden
yapılandırılması ıcın tmsf'ye basvuruda bulundu. Tmsf ıle caglar arasındakı
gorusmeler gecen hafta tamamlandı. Mutabakat cercevesınde el konulan sırketler
caglar'a ıade edılecek. Caglar da tahsıl edılenler dusuldukten sonra kalan
borcu taksıtle odeyecek. ıddıaya gore kurulun onay vermesıyle son ımzalar
atıldı.
Tmsf'nın konuyla ılgılı bugun bır acıklama yapması beklenıyor.
Cavıt caglar da gelınen son durumu basın toplantısıyla konuya duyuracak. Cavıt
caglar, 7 ekım 2008'de yaptıgı acıklamada, olay medya'nın satısının her zaman
kalbını burktugunu, bu muesseseyı kendı cocugu gıbı 20 yıl once kurarak
gelıstırdıgını ıfade etmıstı.

-cıhan-

clas
15-11-2010, 15:35
tüm mağdur arkadaşlarımın kurban bayramını kutlar,bu bayramın sorunlarımızın çözümlendiği son bayram olması dileğiyle herşeyin gönlünüzce olmasını ALLAH'tan diliyorum.

omeniv
15-11-2010, 19:51
Sevgili Dostlar,
herkese (jenerik anlamda değil) gerçekten; şükür Allahım nefes alıyorum, şükür ki bilincim var, bu dertler, tasalar, içimdeki adalet duygusunu sınayan merhaleler bunlar, başka da bir şey değil aslında, değil mi ki her şey senin, bize emaneten verdin veriyorsun vereceksin, yani aslında bizim (tüm kulların) olan bir şey yok, sınavın kalemi silgisi her şey diyerek, her şeyin derin gönlünüzce vuku bulacağı huzurlu günler ve bayram diliyorum. Sevgiler.

yatırımcılık
15-11-2010, 21:40
Önümüzdeki bayramda ne erdoğan nede akp iktidarda olacak.Çünkü böyle olması isteniyor.
Bayramınız mübarek olsun.

clas
15-11-2010, 23:50
Hükümetin bayram arefesinde açıkladığı dev borç yapılandırma paketinden Doğan Grubu'na 3.4 milyar TL'lik piyango çıktı.

Habertürk'ün haberine göre, devlete faiziyle 4.8 milyar TL vergi borcu aslı ve cezası olan Doğan Yayın Holding uzlaşmaya katılırsa ödeyeceği tutarı 1.4 milyar liraya indirecek.

4.8 MİLYAR LİRALIK BORÇ 1.4 MİLYAR LİRAYA İNECEK

Su faturasından vergi borcuna kadar bir çok alanda indirime gidilerken vergi konusunda Maliye ile ihtilaflı alacaklar da yapılandırma kapsamına alındı. Buna göre mükellefin başvurması halinde vergi cezalarının tamamı silinirken asıl alacak tutarlarında da ihtilafın safhasına göre yüzde 50 ile 80 oranında indirime gidildi. Gecikme faizleri ise ÜFE baz alınarak yeniden hesaplanacak. İşte bu benzersiz uzlaşma şartlarına göre Doğan’ın 4.8 milyar TL’yi bulan borcu 1.4 milyara kadar inecek.

803 MİLYON LİRAYA AF YOK

Grup başvuru yaparsa Doğan lehine sonuçlanan 432 milyon liralık davada borcun yüzde 80’i silinecek. Yani borçlu asıl tutarın yüzde 20’sini ödeyerek kurtulacak. Vergi mahkemesinde Maliye lehine sonuçlanan toplamı 803 milyon lirayı bulan vergi aslında ise indirim yapılamayacak. Mahkemede ara karar alınan henüz sonucu alınmayan 566 milyon liralık cezada da Doğan’ın yüzde 50’lik indirim alma hakkı olacak. Böylece sadece anaparası 1.8 milyar lira olan ceza indirim sonrası 1.1 milyar liraya inecek. Bu tutardan da yıllık ÜFE üzerinden bileşiklendirilerek faiz hesaplanacak. 2006’dan 2010’a kadar yapılan hesaplamaya göre 1.1 miyar liralık cezanın faiziyle birlikte toplamı 1.3 milyar lira tutacak.

AXEL SPRINGER CEZASI DA SİLENECEK

Gruba Axel Springer’e hisse satışı nedeniyle kesilen ceza ve faizle birlikte 1 milyar lirayı aşan davasında da büyük bir indirim söz konusu olacak. Bu davada Doğan’ın lehine karar çıkmış Maliye bu kararı temyize götürmüştü. Eğer Doğan bu ödemeden de kurtulmak isterse cezası silinecek. Faiz de yeniden hesaplanacak. Üstelik anapara tutarı olan 386 milyon liranın da sadece yüzde 20’sini ödeyecek olan Grup bundan da kurtulacak. Bu tutar için 2005 yılından bu yana gecikme faizi hesaplandığında indirim sonrası 114 milyon liraya inecek. Böylece Doğan Grubu toplamda 1.4 milyar lira ödemesi halinde 4.8 milyar liralık vergi, cezası ve faizinden sıyrılmış olacak.

clas
15-11-2010, 23:56
bu af uzanları sanki kapsamıyor gibi,çünkü affın kesinleşmiş borçları kapsamadığı yazılıp,çiziliyor.adalet ve kalkınma partisinden bir adaletsizlik daha......

jet lee
16-11-2010, 18:24
Tüm dostların bayramını kutlar sağlık ve mutluluk dilerim.

adner45
16-11-2010, 22:29
Herkesin bayramı kutlu olsun.İnş.haksızlıkların son bulduğu bayram olur bu bayram.Emeği geçen ve bizi gelişmelerden haberdar eden,moralimizi tazeleyen tüm dostların bayramı kutlu olsun....

Dow16
17-11-2010, 08:59
Hayırlı bayramlar.

jet lee
20-11-2010, 11:15
30 November
Uzan and Others v. Turkey (no. 18240/03)

Chamber hearing on Tuesday 30 November 2010 at 9.00 am


Statement of facts (in French only)
http://www.echr.coe.int/ECHR/EN/Header/Pending+Cases/Pending+cases/Calendar+of+scheduled+hearings/


AİHM DAVA SÜRECİ

ŞAFAK 10

clas
20-11-2010, 12:18
Üst Kurul cezalarına af yok
ercan baysal - 20.11.2010



Hükümetin borç yeniden yapılandırma çalışması birçok kesimi mutlu ederken, paketin içerisindeki son dakika değişiklikleri patronları üzdü. Pakete ilk başta giren Üst Kurul cezaları tasarıdan çıkarıldı.


Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Rekabet Kurumu gibi kuruluşlara olan borçların yeniden yapılandırma paketinden çıkarıldığı öğrenildi.

Edinilen bilgilere göre özellikle EPDK tarafından kesilen yüksek miktardaki cezaların yapılandırma kapsamına alınmasının tepki oluşturacağı konusunda görüş birliğine varıldı. EPDK tarafından kesilen ve tahsil edilmeyen toplam ceza miktarı 1,2 milyar lirayı buluyor. Bayilere kesilen 5 bin 886 adet cezanın 3 bin 229'u lisanssız satış, 822'si teknik standartlara aykırı akaryakıt ikmali, 440'ı ise ulusal markera aykırılıktan oluşuyor. Ana dağıtım şirketleri için kesilen 244 cezanın 66'sı teknik düzenlemelere aykırılık, 47'si stok yükümlülüklerine uymamak, 32'si de lisanssız bayilere akaryakıt ikmali. EPDK'nın yanı sıra ekonomi yönetimi BDDK'nın kestiği cezaların da bankacılık sektörünün rekor kâr elde ettiği bir ortamda eleştiri konusu olacağını düşünerek paketin içerisinden çıkardı.

Devlet Bakanı Ali Babacan tarafından açıklanan tasarıda Meclis sürecinde de önemli değişiklikler olacağı belirtiliyor. Pakete Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne olan kira borçlarının da eklenmesi üzerinde duruluyor. Birçok otel ve işyerinin vakıflara borcu bulunuyor. Ekonomi yönetiminden edinilen bilgilere göre Vakıflar'a borcu olanlarda tıpkı diğer alacaklarda olduğu gibi borcun aslının tahsil edilmesi kaydıyla enflasyon oranında yeniden hesaplanacak. Maliye bürokratlarının yaptığı hesaplamalara göre yapılandırma paketinden toplamda 3 milyon kişinin yararlanması planlanıyor.

Maliye Bakanlığı'nın koordinasyonunu üstlendiği çalışmada kamuoyuna yansımayan ayrıntılardan biri ise kasa hesaplarına yönelik incelemenin af kapsamına girmesi. Bu kapsamda yastık altında bulunan paraların da ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Hükümet, Maliye, SSK, Bağ-Kur, elektrik, su, emlak ve motorlu taşıtlar vergileri başta olmak üzere 300 kalemde birikmiş kamu alacaklarının gecikme faizi ve cezalarını siliyor. Bunun yerine anapara, enflasyon oranında yeniden güncellenecek. Vatandaş ve kurumlar, devlete borcunu 2 ayda bir 18 eşit taksitte ödeyebilecek. Kredi kartlarına taksit imkanı da getiriliyor. Bu kapsamda ekonomi yönetiminin hesapladığı gelir tahmini ise 50 milyar lira. Toplamda yapılandırılacak kamunun alacak miktarı ise 100 milyar liranın üzerinde.

Mevcut tasarıda kapsama alınan yapılandırmalar

Vergiler ve vergi cezaları

Gümrük vergileri ve idari para cezaları

Sosyal güvenlik primleri ve idari para cezaları

İl özel idarelerinin çeşitli harç ve katılma payı gibi bazı alacakları

Belediyelerin vergi, tarifeden doğan ücret ve su alacakları

Büyükşehir belediyelerinin su ve atık su alacakları

TEDAŞ'ın elektrik alacakları (özel sektör dahil)

Yurt-Kur'un öğrenim kredisi alacakları

TRT'nin elektrik payı ve bandrol ücretlerinden kaynaklı alacakları

KOSGEB'in desteklerden kaynaklanan alacakları

TOBB'un ve bağlı odalarının oda aidatı alacakları

OSB'nin elektrik, su doğalgaz alacakları ile yönetim aidatları alacakları

omeniv
20-11-2010, 12:28
30 November
Uzan and Others v. Turkey (no. 18240/03)

Chamber hearing on Tuesday 30 November 2010 at 9.00 am


Statement of facts (in French only)
http://www.echr.coe.int/ECHR/EN/Header/Pending+Cases/Pending+cases/Calendar+of+scheduled+hearings/


AİHM DAVA SÜRECİ

ŞAFAK 10

Sayın Jet lee ve diğer dostlar; AİHM linkinde genel gidişat bilgilerinin son bölümünde şöyle geçiyor; "After these hearings, the Court will begin its deliberations, which will be held in private. Its ruling in the cases will be made at a later stage." Yani mahkeme, tarafların celsede dinlenmesini müteakip, kapalı devre kendi içinde mütalaa edecek ve karar bir sonraki aşamada (bilahare) verilecektir.

Yani 30 kasım elbette çok önemli, bu aşamanın geçilmesi şart lakin bir karar çıkması için muğlak süre daha beklemek durumundayız gibi görünüyor. Yanılıyor muyum..

Herkese selam, sabır ve sevgiler.

omeniv

omeniv
20-11-2010, 12:38
Sayın Clas, bu durumda Aydın Doğan'ın pozisyonu ne acaba...
Geçen hafta gazete özetleri şöyleydi:"Su faturasından vergi borcuna kadar bir çok alanda indirime gidilerken vergi konusunda Maliye ile ihtilaflı alacaklar da yapılandırma kapsamına alındı. Buna göre mükellefin başvurması halinde vergi cezalarının tamamı silinirken asıl alacak tutarlarında da ihtilafın safhasına göre yüzde 50 ile 80 oranında indirime gidildi. İşte bu benzersiz uzlaşma şartlarına göre Doğan’ın 4.8 milyar TL’yi bulan borcu 1.4 milyara kadar inecek."

Uzanlar'ın değil, Aydın Doğan'ın uykuları kaçacak. Başka kimi kurban etmeli akepeye acaba; kimse de kalmadı ki elinde.

jet lee
21-11-2010, 11:27
sayın omeniv
Tabiki bu bir aşama ama, bu iş aşama aşama gidiyor, bir duruşma görmek için yıllardır bekliyoruz,inşallah bunu geçip 2011 içinde bir kararda duyacağız sağlık ve sabır diliyorum

clas
21-11-2010, 12:20
Uzanlar’ı sıkıştıracak anlaşma
Türkiye, kara paranın aklanmasının önlenmesinde Ürdün ile işbirliği yapacak...
İmar Bankası’na el konulmasının ardından yurtdışına kaçan ve Ürdün’de şirketler kuran Uzanlar’ın da bu anlaşma ile MASAK tarafından köşeye sıkıştırılması planlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) ile Ürdün Haşimi Krallığı Kara Para Aklama ve Terörün Finansmanı ile Mücadele Birimi arasında imzalanan Kara Para Aklama ve Terörizmin Finansmanı ile İlgili Finansal İstihbarat Değişiminde İşbirliğine Dair Mutabakat Muhtırası Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı ve Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı.

Mutabakat muhtırası uyarınca, MASAK ile Ürdün Kara Para Aklama ve Terörün Finansmanı ile Mücadele Birimi, işbirliği ve karşılıklı menfaat anlayışı içerisinde, mütekabiliyet esasına dayalı olarak ve her bir yetkili makamın ulusal mevzuatı çerçevesinde, kara para aklama, terörizmin finansmanı ve ilgili suç faaliyeti konusunda bilgi değişimini kolaylaştıracak. Her iki kurum, kara para aklama, terörizmin finansmanı ve ilgili suç faaliyetine karıştığından şüphe edilen kişilerin analiz, inceleme ve soruşturmasına yardımcı olabilecek bilgiyi, talep üzerine birbirlerine sağlayarak işbirliği yapacak. Bu işbirliği ve bilgi değişimi, her iki kurumun ulusal yasal sistemlerine uygun olarak yapılacak. Her bir talep, ulusal mevzuatın izin verdiği ölçüde gerekçelendirilecek ve konuyla ilgili gerekli bilgiler verilecek. Elde edilen bilgi, bilgiyi veren kurumdan önceden izin alınmaksızın üçüncü bir tarafa verilmeyecek, idari, soruşturma veya kovuşturma amaçlı olarak kullanılmayacak.

Uzanlar’a uzanır mı?

Her iki kurum, elde edilen herhangi bir bilgi veya belgeyi, bilgiyi veren kurumdan önceden izin almaksızın muhtıradaki amaçlar dışında kullanılmasına veya açıklanmasına izin vermeyecek. Aklama suçunun öncül suçları ile kara para aklama ve terörizmin finansmanı suçlarında herhangi bir değişiklik olduğunda, durum derhal diğer karşı kuruma bildirilecek. Mutabakat muhtırasının uygulanmasından elde edilen bilgiler gizli olacak. Bilgi, bilgiyi alan kurumun kendi kaynaklarından elde ettiği benzer bilgi için ulusal mevzuatının şart koştuğu gizlilik içerisinde korunacak ve resmi gizliliğe tabi olacak.

Söz konusu anlaşma yurtdışına kaçtıktan sonra Ürdün’de olduklarına dair tahminler yapılan Uzanlar’ı da sıkıştıracak ögeler barındırıyor.

Kemal Uzan ve Hakan Uzan yurtdışına çıktıktan sonra Ürdün’de bazı şirketlere ortak oldukları tespit edilmişti.

Uzanlar’a yakın kişiler tarafından kurulan bu paravan şirketler aracılığıyla Uzanlar’ın işlerini yürüttükleri tahmin ediliyor. İmar Bankası’na el konulması sürecinde hem Hakan Uzan hem de Cem Uzan’ın Ürdün vatandaşlığına geçtikleri de tespit edilmişti

alper akçam
21-11-2010, 17:17
Sayın arkadaşlar AİHM nin 30 kasım tarihindeki duruşmasında, davalı ve davacı tarafların görüşlerini bildirdikten sonra mahkeme heyeti kapalı bir görüşme yapmak üzere toplanacak,ardındanda heyet o gün bir karar açıklaması yapacak diye biliyorum.Karara itiraz edilmesi durumunda daha sonra, bir üst mahkemede görüşülmek üzere bir duruşma tarihi daha veriliyor,üst mahkeme toplanıyor kararını açıklıyor, buradan çıkacak karar son karar oluyor diye biliyorum.Bir üst mahkeme karar vermek üzere toplanması durumunda tarih olarak kararını 2011 yılı içinde açıklaması muhtemel görülüyor.AİHM nin kararından önce ICSD mahkemesinin kararını açıklıyacak olması benim açımdan maidar görünüyor.Doğru değilmi arkadaşlar.

naim.tiner
21-11-2010, 23:02
Öyle veya böyle bir karar açıklanacak.Umarım bu kararlar lehimize olur....Saygılarımla.

clas
22-11-2010, 06:33
Uzanlar, aıhm'de actıkları davada turkıye'den 100 mılyar dolar tazmınat talep ettı - sabah

sabah gazetesının haberıne gore; uzanlar, ceas ve kepez'e haksız el konuldugu
gerekcesı ıle aıhm'de actıkları davada turkıye'den 100 mılyar $ tazmınat talep
ettı. Bu mıktar faızlerle 170 mılyar $'ı buluyor.

Gazetenın ınternet sıtesınde konuyla ılgılı olarak bugun yayınlanan
haber asagıda bulunuyor:

"abd mahkemesının 'lıbananco uzanlar'ın paravan sırketıdır' kararıyla 20 mılyar
dolarlık tahkım davasında koseye sıkısan kacak uzan aılesı'nden 'cıldırdı'
denılecek son dakıka cırpınısı geldı. Baba kemal ve ogulları hakan ve cem uzan,
avrupa ınsan hakları mahkemesı (aıhm) nezdınde cukurova elektrık a.s (ceas) ve
kepez'e haksız el kondugu ıddıası ıle turkıye aleyhıne actıkları dava ıcın 100
mılyar dolar tazmınat talebınde bulundu. Faızlerle tazmınat mıktarı sımdıden
170 mılyar dolara ulastı.
30 kasım'da strasbourg'da yapılacak durusma
mahkemenın seyrı acısından onemlı. Turkıye adına davayı lıbananco davasını
takıp eden hukuk tımı ızlıyor. Durusmaya katılıp katılmayacagı belırsız olan
uzanlar'ın turkıye'den ıstedıgı rakam bır yıllık mıllı gelırın dortte bırıne
denk gelırken, 312 mılyar devlet butcesının yuzde 80'ıne ulasıyor. Uzanlar,
aıhm'ye yaptıgı basvuruda, ceas ve kepez'ın ımtıyaz sozlesmelerının devlet
tarafından karsılık verılmeksızın ıptal edılmıs oldugu tezını ısleyerek
'mulkıyet hakkı ıhlal edılerek ınsan haklarına aykırı durum olusturuldu'
ıddıasında bulunuyor. Turkıye'de adıl yargılanma hakkının ıhlal edıldıgı de
ılerı suruyor. Uzanlar benzer gerekcelerle uluslararası yatırım uyusmazlıkları
mahkemesı'nde (ıcsıd) lıbananco adı ıle bılınen tahkım davasını acmıstı.
Davanın 21-23 mart'ta parıs'te gorulen durusmasında uzanların kara kutusu
cozulmus ve ıddıalarında koseye sıkısmıstı. New york guney bolgesı mahkemesı
ıse 27 eylul'de yapılan durusmada cem uzan'ın lıbananco'nun tek sahıbı oldugu,
sırketı yargıdan kacmak ıcın kurdugu ve sırket uzerındekı hâkımıyetını
dolandırıcılıkta kullandıgı hukmune vardı. Bu karar lıbananco mahkemesınce
delıl kabul edılınce uzanlar ıyıce koseye sıkıstı.
Uzanlar, turkıye
aleyhıne actıkları davaları bırer bırer kaybedıyor.
Europe cement
ınvestment&trade sa.'nın turkıye aleyhıne actıgı 3.8 mılyar dolarlık dava yetkı
nedenıyle reddedıldı. Uzanlar polonya'dakı paravan sırketlerının actıgı 8.4
mılyar dolarlık davayı da kaybettı.
ıcsıd hakem heyetı, urdun asıllı
hollanda vatandası saba fakes'ın, telsım'ın vodafone'a satısı nedenıyle zarara
ugradıgı ıddıasıyla turkıye aleyhıne actıgı 19 mılyar dolarlık davayı temmuz
ayında reddettı.
Yetkılıler, uzanların cılgın tazmınat talebını "sıyası
manevra" olarak nıtelendırırken, uzanların en guclu argumanlarını sundukları
ıcsıd'de gorulen lıbananco davasında sona yaklasıldıgını hatırlatıyor.
Lıbananco'da 22-23 mart'ta parıs'te gorulen durusmaların ardından taraflar 1
hazıran'da son dılekcelerını mahkemeye sundu. Mahkeme 'ya tamam' dıyerek
yetkıden davayı kapatacak veya 'esası ınceleyeyım' dıyerek davayı uzun bır
surece alacak.
Uzan dısında avrupa ınsan hakları mahkemesı'nden en astronomık rakamı 89 mılyar
dolarla yolsuzluk ve vergı kacakcılıgı sucuyla mahkum edılen mıhaıl hodorkovskı
ıstemıstı. Rus olıgark hodorkovskı, sahıbı oldugu yukos petrol fırmasının ıflas
ettırıldıgı ıddıasıyla rusya hukumetıne karsı dava acmıstı. Davada, rusya
mahkemelerınce yedı yıldır verılen kararlara ıtıraz edılıyor. Davacılar,
donemın devlet baskanı, basbakan vladımır putın'ın, zengın olıgarklar
karsısındakı otorıtesını guclendırmek amacıyla yukos'un ıflasa suruklenmesıne
yol acıldıgı, bunun mılyarlarca dolarlık zarara neden oldugu ılerı suruluyor.
Hodorkovskı tutuklandıktan sonrasında yukos fırması, 2006'da ıflas etmıstı."

-matrıks-

erich fromm
22-11-2010, 08:02
Sn by clas,
Hemen sabah gazetesindeki haberi buldum ve yaylakemal kul.adıyla hükümetin para vermeden elkoyma konusunda haksız ve şimdi güç durumda olduğunu belirttim.

clas
22-11-2010, 08:21
bugünlerde çok sık haberler çıkacaktır,bilinen ve de herkesimin kabul ettiği gibi ortada bir haksız el koyma v.s var.hükümet bunu itiraf edemiyor,edemez.unutmayalım ki başbakan sakaryadaki seçim konuşmasında uzanlar için ''bu can bu bedende olduğu müddetçe bir kuruş alamazsın'' demişti.bu şu demektir,davayı kazanmamanız veya herhangi bir hak elde etmemeniz için herşeyi yaparım.eğer aihm'da ve ıcsıd'de politik rüzgarlar esmezse kaybetmemiz mümkün değil.bu satırları yazarken rahmetli ayı fikret aklıma geldi,derdi ki seninle hertür iddasına varım,bu haklarımızın kaybolması mümkün değil,göreceksin çatır,çatır haklarımızı alacağız ve herkes bizleri kıskanacak,ömrü yetmedi ama inşallah çok geç olmadan dediği gibi olur.

jet lee
22-11-2010, 09:43
""abd mahkemesının 'lıbananco uzanlar'ın paravan sırketıdır' kararıyla 20 mılyar
dolarlık tahkım davasında koseye sıkısan kacak uzan aılesı'nden 'cıldırdı'
denılecek son dakıka cırpınısı geldı. Baba kemal ve ogulları hakan ve cem uzan,
avrupa ınsan hakları mahkemesı (aıhm) nezdınde cukurova elektrık a.s (ceas) ve
kepez'e haksız el kondugu ıddıası ıle turkıye aleyhıne actıkları dava ıcın 100
mılyar dolar tazmınat talebınde bulundu. Faızlerle tazmınat mıktarı sımdıden
170 mılyar dolara ulastı."YUMURTA KAPIYA GELDİ ARKADAŞLAR UYANDI

GAZETELER KASITLI OLARAK YAZMIYOR AMA TÜM KÜÇÜK YATIMCI(17000 KİŞİ) BU DAVAYA MÜDAHİLDİR VE AYNI ORANDA POZİTİF ETKİLENECEKTİR

ŞAFAK 8

MAŞALLAH, ALLAH TAMAMINA ERDİRSİN.

clas
22-11-2010, 13:11
Allah yardımcımız olsun

clas
22-11-2010, 13:56
Aftan yararlanacak borsa şirketleri


Hükümet borç affını yakında hayata geçirmeye hazırlanırken, borsada gözler yüksek vergi borcu olan şirketlere çevrildi

21.11.2010 - 17:14







Gelir İdaresi Başkanlığının vergi borçluları listesinde bankalardan GSM şirketlerine, ilaç üreticilerinden, futbol kulüplerine ve belediyelere kadar kamuoyunun tanıdığı pek çok kişi ve kuruluş yer alıyor...

30 Haziran 2010 tarihi itibariyle devlete 850 bin lira ve üzerinde vergi borcu olan 7 bin 551 mükellef içerisinde halka açık şirketler de bulunuyor.

Bunlar arasında 57 milyon 418 bin 862 liralık vergi ile Fortisbank ilk 100 içinde bulunurken, Finansbank'ın da 3 milyon 750 bin lira vergi borcu olduğu görülüyor. DYO ve ÇBS Boya Fabrikaları Çimsa Çimento Sanayi ve son dönemde borsada hızla yükselen Trabzonspor Sportif Yatırım ve Ticaret’te 9 milyon 243 bin 243 lira borcuyla listede üst sıralarda yer alıyor. Halka açılma hazırlığında olan Kiler Alışveriş Hizmetleri de vergi borçluları listesinde yer alması dikkatlerden kaçmıyor.

Bakan Ali Babacan'ın açıkladığı Türkiye tarihinin en büyük borç yapılandırmasının ayrıntıları henüz netleşmedi. Yakında hükümetin konuyla ilgili ayrıntıları açıklaması bekleniyor. Borç yapılandırmasında en fazla vergi ve SSK borçları üzerinde duruluyor.

İşte listede ismi öne çıkan şirketler…



YÜKSEK VERGİ BORCU OLAN HALKA AÇIK ŞİRKETLER VE BORÇ RAKAMLARI

Fortisbank A.Ş 57.418.862

DYO Boya Fabrikaları 10.192.829

Trabzonspor 9.243.243

ÇBS Boya ve Kimya San. 6.056.970

Finansbank 3.750.000

Çimsa Çimento San. Tic. A.Ş 4.340.959



İŞTE TÜRKİYE’NİN VERGİ YÜZSÜZLERİ LİSTESİNDE YER ALAN DİĞER ŞİRKETLER



Çukurova İth. ve İhr. Türk. A.Ş 167.634.560

Kemal Uzan 100.006.928

Satel Sabah Televizyon Pr. A.Ş 81.468.185

Medya Holding (Müteselsil sorumlu) 58.932.389

Sabah Yayıncılık a.Ş 47.415.826

Mobelle Holding 46.522.951

Kocaelispor Kulübü Derneği 31.887.254

Cine 5 Filmcilik Yapımcılık A.Ş 30.751.267

Korkmaz Yiğit 25.925.318

Göztepe Spor Kulübü 20.707.775

Örsa Tekstil 20.440.055

Dinç Bilgin (Müteselsil sorumlu) 20.078.545

Fadıl Akgündüz 17.038.219

Sakaryaspor Tesis İşl. Tic. A.Ş 13.767.659

Avrupa Amerika Holding 13.764.348

Yahya Murat Demirel 13.348.646

Çukurova Elektrik 12.602.629

Vanspor 10.879.022

ATV Haber Ajansı 9.167.722

Ceylanpınar Tarım İşletmeleri 8.586.941

Nilüfer Turizm 8.240.669

Ankaraspor A.Ş 7.948.847

Kula Mensucat San. 7.743.968

Malatyaspor 7.640.658

Soyak İnşaat ve Tic. A.Ş 7.189.592

Adanaspor 6.929.187

Sanofi-Synthelabo İlaç A.Ş 6.154.058

Antalyaspor Faaliyet Tic. San. 5.956.462

Telsim Mobil Telekom Hiz. 5.632.210

Voyager Turizm Seyahat 4.979.114

Glaxo Smith Kline İlaç San. 4.881.046

Klas Radyo TV 4.343.980

Murat Hakan Uzan 3.977.451

Toprak Holding 3.074.020

Gezer Ayakkabı 2.954.305

Kiler Alışveriş Hizmetleri A.Ş 2.631.037

Erol Aksoy (Gayrimenkul kira ver.) 2.665.901

Erol Aksoy (Müteselsil sorumlu-gmsi) 2.260.983

Kartalspor 1.709.465

CNR Uluslararası Fuarcılık 1.600.754

Tepe İnşaat Nakl. Gıda, Kömür, Petrol. 1.443.445

Aytuğ Çorap San. 1.356.571

Aydınspor 1.291.601

MKE Ankaragücü Spor Kulübü 1.234.293

Prestij Müzik 950.910

Göztepe Spor Hizmetleri 909.440

zede
22-11-2010, 14:12
Cumhuriyet tarihinin en büyük vergi uzlaşmasında en büyük borç Karamehmet (167,634,560.-TL) daha sonra da Uzanlarda(Kemal+Hakan+Telsim+ÇEAŞ=122,219,218.-TL) olarak listede yer alıyorlar.Herkese böyle bir imkan hatta borçlu olan Kiler',i dahi halka açabiliyorlarsa mali borçların cezası da mali olarak ödenebileceğine göre umarım Uzanlarla da helalleşmek akıllarına gelir.Yoksa Allah muhafaza 170 Milyar USD ödeme emri çıktığında kiminle helalleşecekler bilemiyorum.Hayırlısı olsun artık ne diyelim!

naim.tiner
22-11-2010, 19:33
170 milyar dolar ödeme emri gelirse,valla satacak bir şey de kalmadı ülkede.Artık Kemal abi,tayyip efendi,eski enerji ve tabi kaynaklar bakanı,ve AKP.liler toplanır bu parayı öder.Sayın Arınç'ta oturur ağlar......ben diyorum bu AKP.nin başını Uzan'lar yiyecek......diye aylardır....

jet lee
22-11-2010, 22:37
170 milyara gerek yok 17 MİLYARLA bitse yeter herkesin derdi aynı bence "BİTSİNDE, NASIL BİTERSE BİTSİN, AMA BİZİM LEHİMİZE BİTSİN"

HİSSE BAŞINA NE DÜŞER DİYE MERAK EDENLERE TOPLAMI 620.000 HİSSEYE BÖLMEK YETER(MALESEF PARADAN 6 SIFIR ATILDI)

sp500
23-11-2010, 00:54
merhaba . uzun suredir takip ediyordum sizi. hesap acmak yeni nasip oldu. umarim hakkimiz olani sonunda aliriz.

naim.tiner
23-11-2010, 12:41
[QUOTE=jet lee;5085701]170 milyara gerek yok 17 MİLYARLA bitse yeter herkesin derdi aynı bence "BİTSİNDE, NASIL BİTERSE BİTSİN, AMA BİZİM LEHİMİZE BİTSİN"

HİSSE BAŞINA NE DÜŞER DİYE MERAK EDENLERE TOPLAMI 620.000 HİSSEYE BÖLMEK YETER(MALESEF PARADAN 6 SIFIR ATILDI)[/QUOTE

Evet sayın jet lee'nin dediği gibi 17 milyarla bitsin ama lehimize bitsin evvel Allah bitecekte.Dünyada hangi zulüm sonsuza dek sürmüşki bu zulüm de sürsün..............

jet lee
23-11-2010, 22:31
Sanırım herksin en çok merak ettiği prosedür nasıl işleyecek onu anlatayım ,şu anda davaları AIHM'de devam eden avukata sordum;

1-Uzanların davasında duruşmadan sonra normalde 3 ay içinde karar alınırmış ,ama davalının ülkesindeki seçim gözönüne alınabilinirmiş bu sebeple yazın açıklanma ihtimali var
2-Uzanlar kazanırsa tüm yatırımcılar kazanmış sayılacak,tabiki "MAHKEMENİN YAPTIRACAĞI EXPERTİZ SONUCU KABUL EDİLECEK BEDEL ÜZERİNDEN"yoksa 1 trilyon $da isteyebilirsin ama mahkeme takdir edecek(bana göre CUKEL 8 MİLYAR$ eder,hisse başı 16000$ bu gün itibariyle....)
3-Uzanlar kaybederse küçük yatırımcı "ETKİLENMEYECEK" çünkü küçük yatırmcının açtığı diğer davalar farklı bir hukuki çizgi üzerinden devam ediyor yani "KÜÇÜK YATIRIMCININ 2. BİR ŞANSI VAR" dava açan küçük yatırımcılar "kurunun yanında yaşta yanar" durumunda olduklarını ,hisseleri davalıdan aldıklarını,yönetime katılamadıkları ve kararlarda bir etkileri olmadığını EN ÖNEMLİSİ MÜLKİYET İHLALİ OLDUĞUNU..........(bildiğiniz bir sürü şeyi AIHM'E anlatmış durumda)
4-Küçük yatırımcıların açtığı davalarda 2011 sonuna doğru bir karar çıkması kesin gibi gözüküyor,küçük yatımcılarda mahkemenin takdir edeceği rakam üzerinden paralarını alacak,tabi eğer davalar kazanılırsa...
5-İçinden daha 1 yıl mı bekelyeceğiz diyenler olabilir(2 de olabilir) unutmayın MİLYAR$ LAR sözkonusu kapanışın 25-100 katını telep ediyoruz biraz bekleyeceğiz tabiki kolay değil bu işler "Davalı" dediğiniz bir ülke burada bazı dengeler vaR hep DUA etmeliyiz

Sonuçta herşey bizim lehimize gelişirse 2011 bizim için acıların,finansal tecavüzün bittiği,mutlu bir yıl olabilir,2012 'de dünyanın sonu gelecekse parayı harcamak için 1 yılınız kalıyor
ona göre planlarınızı yapın "demedi demeyin",max sabır ve sağlık diliyorum "AKIL DAİMA GALİP GELİR"

darklion
23-11-2010, 22:46
Sanırım herksin en çok merak ettiği prosedür nasıl işleyecek onu anlatayım ,şu anda davaları AIHM'de devam eden avukata sordum;

1-Uzanların davasında duruşmadan sonra normalde 3 ay içinde karar alınırmış ,ama davalının ülkesindeki seçim gözönüne alınabilinirmiş bu sebeple yazın açıklanma ihtimali var
2-Uzanlar kazanırsa tüm yatırımcılar kazanmış sayılacak,tabiki "MAHKEMENİN YAPTIRACAĞI EXPERTİZ SONUCU KABUL EDİLECEK BEDEL ÜZERİNDEN"yoksa 1 trilyon $da isteyebilirsin ama mahkeme takdir edecek
3-Uzanlar kaybederse küçük yatırımcı "ETKİLENMEYECEK" çünkü küçük yatırmcının açtığı diğer davalar farklı bir hukuki çizgi üzerinden devam ediyor yani "KÜÇÜK YATIRIMCININ 2. BİR ŞANSI VAR" dava açan küçük yatırımcılar "kurunun yanında yaşta yanar" durumunda olduklarını ,hisseleri davalıdan aldıklarını,yönetime katılamadıkları ve kararlarda bir etkileri olmadığını EN ÖNEMLİSİ MÜLKİYET İHLALİ OLDUĞUNU..........(bildiğiniz bir sürü şeyi AIHM'E anlatmış durumda)
4-Küçük yatırımcıların açtığı davalarda 2011 sonuna doğru bir karar çıkması kesin gibi gözüküyor,küçük yatımcılarda mahkemenin takdir edeceği rakam üzerinden paralarını alacak,tabi eğer davalar kazanılırsa...

Sonuçta herşey bizim lehimize gelişirse 2011 bizim için acıların,finansal tecavüzün bittiği,mutlu bir yıl olabilir,2012 'de dünyanın sonu gelecekse parayı harcamak için 1 yılınız kalıyor
ona göre planlarınızı yapın "demedi demeyin",max sabır ve sağlık diliyorum "AKIL DAİMA GALİP GELİR"
sayın jetli peki bu özelleştirme hakkında bir bilginiz varmı bu ayın 24 yada 25 inde yapılacaktı yanlış hatırlamıyorsam ama hiç bir ses çıkmadı medyada buna ne diyorsunuz

jet lee
23-11-2010, 23:09
Kimsenin canı sıkılmasın diye yazmadım ,normalde yarın olmalı ayın 24'ündeydi dikkat ederseniz tv'lerde 2 grubun reklemı var AKENR onlar FB TV'ye gelir olsun diye veriyor birde sahol'e ait ENERJİSA ne alakaysa 1 aydır reklam veriyor(BEDAVAYA GÜNAHINI VERMEZ) sebebi yarınki ihale olmalı,intikam olarak bakıyorlar yarın göreceğiz ,bugünde açıklamaları vardı tv'lerde
tahminen 2 milyar$ bekleniyor 25 yıl için (bizim 50 yılımız vardı)...................
SABANCILARI ALLAH İSLAH ETSİN

idma
24-11-2010, 15:55
Adabank'a tek teklif İsrailli bankadan
24 Kasım 2010 Çarşamba 11:21
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarılan Adabank'ın ihalesine tek teklif Bank Pozitif'ten geldi.
90 milyon dolar muhammen bedelle ihaleye çıkan bankaya çoğunluk hissesi İsrailli Bank Hapoalim'im sahip olduğu Bank Pozitif 40 milyon dolar teklif verdi. Teklif daha sonra 42 milyon dolara yükseltildi.

TEKLİF ONAYA SUNULACAK

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun (TMSF) satışa çıkardığı Adabank Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün ihalesinde Bank Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası'nın verdiği 42 milyon dolarlık teklif, Fon Kurulunun onayına sunulacak.

4. KEZ SATIŞTA

TMSF, Adabank Ticari ve İktisadi Bütünlüğünü 90 milyon dolar muhammen bedelle 4. kez satışa çıkardı. Ticari ve iktisadi bütünlük için sadece Bank Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası teklif verdi.

TMSF'nin Esentepe'deki binasında gerçekleştirilen ihalede Bank Pozitif Kredi ve Kalkınma Bankası, 40 milyon dolarlık teklifte bulundu. Satış Komisyonu yetkilileri, söz konusu tutarın muhammen bedelin altında olduğunu belirterek, ihale katılımcılarına artırımda bulunup bulunmayacaklarını sordu.

Bank Pozitif Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Hasan Akçakayalıoğlu, şu anda artırım aşamasına geçmeyip cuma gününü bekleyeceklerini bildirdi.

Satış Komisyonu yetkilileri, ihale sonucunun Fon Kurulu onayına sunulacağını belirterek, ''Bir artırım düşünceniz varsa bugün yapmanızı tavsiye ediyoruz'' dediler. Bunun üzerine Akçakayalıoğlu, ilk etapta 2 milyon dolarlık bir artırımda bulunacaklarını kaydetti.

Satış Komisyonu yetkilileri de, söz konusu tutarın muhammen bedelin altında olduğunu, Fon Kurulunun pazarlık ile devam edilmesi yönünde karar alabileceğini hatırlatarak, bu yönde karar alınması durumunda pazarlığın 26 Kasım cuma günü yapılacağını bildirdi.

Akçakayalıoğlu, ihalenin ardından gazetecilerin ''Süreç devam edecek mi, artırımda bulunacak mısınız?'' soruları üzerine, ''Şu anda o konuda bir şey söyleyemiyoruz. İhale devam ediyor'' dedi.

Bu arada, Fon Kurulunun yarın toplanması bekleniyor.

BANKPOZİTİF'İN SERMAYESİ

30 Eylül 2010 tarihi itibarıyla BankPozitif'in ana sermayedarı olan Tarshish, Bank Hapoalim B.M tarafından kontrol ediliyor. BankPozitif'in sermayesinde Tarshish-Hapoalim Holdings and Invesments'in 235 milyon 514 bin 688 adet nominal hissesiyle yüzde 69,83 payı bulunuyor.

C Faktoring A.Ş ise 101 milyon 777 bin 662 adet nominal hisse ile yüzde 30.17'luk paya

clas
24-11-2010, 17:24
sayın jet lee''bana göre CUKEL 8 MİLYAR$ eder,hisse başı 16000$ bu gün itibariyle....)'' demiş.bence eksik bir hesaplama şöyleki;50 yılllık dağıtım min. 4 milyar dolar,iletim 4 milyar dolar,üretim 5 milyar dolar...4+4+5=13 milyar dolar
bu rakamlar minumum değerlerdir,dolara enflasyon etkisinide koymak gerekir(çünkü dolar yerinde sayarken geçmişte 1 dolara yapılan bir iş şimdi 2 dolara yapılmaktadır.)elektiriğe zam gelse bu rakam o oranda artacaktır.sevgi ve saygıyla...

jet lee
24-11-2010, 19:58
Arkadaşlar sayın CEM UZAN'da 170.000.000.000 $ eder diyor ,herkesin hesabı farklı (benim ki ihtiyatlı bir hesaptır)önemli olan AIHM'İN biçeceği değerdir,( şu anda AIHM' de açılan küçük yatırımcı davalarının ortalamasıda 30.000 EURO 'dur ben bu bilgiyede sahibim buna rağmen ihtiyatlı konuşup hayal kırıklığı yaratmak istemem beklenti yönetimi çok önemlidir) inşallah ben yanılırım yeterki biz kazanalım gerisi hiç önemli değil,sabır ve sağlık diliyorum

naim.tiner
25-11-2010, 00:29
Arkadaşlar sayın CEM UZAN'da 170.000.000.000 $ eder diyor ,herkesin hesabı farklı (benim ki ihtiyatlı bir hesaptır)önemli olan AIHM'İN biçeceği değerdir,( şu anda AIHM' de açılan küçük yatırımcı davalarının ortalamasıda 30.000 EURO 'dur ben bu bilgiyede sahibim buna rağmen ihtiyatlı konuşup hayal kırıklığı yaratmak istemem beklenti yönetimi çok önemlidir) inşallah ben yanılırım yeterki biz kazanalım gerisi hiç önemli değil,sabır ve sağlık diliyorum

Sayın jet lee,30.000 EURO 1 lot hisse için değil mi? Yani bin hisse 30.000 EURO.Teşekkürler ve iyi geceler.

naim.tiner
25-11-2010, 00:36
Kimsenin canı sıkılmasın diye yazmadım ,normalde yarın olmalı ayın 24'ündeydi dikkat ederseniz tv'lerde 2 grubun reklemı var AKENR onlar FB TV'ye gelir olsun diye veriyor birde sahol'e ait ENERJİSA ne alakaysa 1 aydır reklam veriyor(BEDAVAYA GÜNAHINI VERMEZ) sebebi yarınki ihale olmalı,intikam olarak bakıyorlar yarın göreceğiz ,bugünde açıklamaları vardı tv'lerde
tahminen 2 milyar$ bekleniyor 25 yıl için (bizim 50 yılımız vardı)...................
SABANCILARI ALLAH İSLAH ETSİN

Bu hükümet TOROS ELEKTRİK(ÇEAŞ) ve AKDENİZ ELEKTRİK (KEPEZ) özelleştirmelerini yaparsa ben onlara çıldırmış gözüyle bakarım......davalar davacının lehine bitince alan da yanar satan da......:halayci:

clas
25-11-2010, 06:37
K&K 3 bölgeye daha giriyor
25.11.2010

MMEKA, Akdeniz, İstanbul Anadolu yakası ve Toroslar Elektrik dağıtım bölgelerine de teklif verecek

BOĞAZİÇİ ve Gediz Elektrik Dağıtım Bölgeleri'nin ihalelerini kazanan Mehmet Emin Karamehmet ve Mehmet Kazancı ortaklığı ile kurulan MMEKA, elektrik dağıtımında kalan 3 bölge için de teklif verdi. MMEKA'nın Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'na (ÖİB) tekliflerini sunduğu öğrenildi. MMEKA, daha önce ön yeterlilik almıştı. MMEKA ÖİB tarafından yapılan ihalelerde Başkent Doğalgaz ihalesini 1.211 milyar dolarla tek başına, Boğaziçi Elektrik Dağıtım ve Gediz Elektrik Dağıtım bölgelerin de 2.99 milyar dolar ve 1.92 milyar dolarla İş-Kaya İnşaat ile birlikte kazanmıştı....sabah

fatmanur
25-11-2010, 07:25
ÇEAŞ, abonelerin 8 yıl önceki elektrik borçlarını tahsile başladı
İSMAİL ALTUNSOY - ANKARA - 25.11.2010


Uzanlar'ın mevzuata uymadığı gerekçesiyle 13 Haziran 2003'te el konulan ÇEAŞ (Çukurova Elektrik AŞ), abonelerinden 8 yıl önceki elektrik borçlarını tahsil etmeye başladı. Şirket, 1-12 Haziran 2003 tarihleri arasındaki borçlar için ihbarname gönderirken, aboneler uygulamaya tepki gösterdi.


Enerji Bakanlığı tarafından 2003'te el konulan ÇEAŞ (Çukurova Elektrik AŞ), 8 yıl aradan sonra abonelerden elektrik parası tahsil etmeye başladı. Şirket, el konulmadan önceki 10 günlük elektrik faturasını ödemeyen abonelere, "Borcunuzu ödeyin." ihbarnamesi gönderiyor. İhbarnameye tepki gösteren aboneler, borçlarını ödediklerini iddia ediyor. Şirket avukatlarından Fatih Özel ise devletin şirkete 13 Haziran 2003'te el koyduğunu, abonelerin ise TEDAŞ'a haziran faturalarını ödediklerini belirtiyor. Özel, "Ödenen bu para 13-30 Haziran tarihlerine ait. Şirketin talep ettiği fatura ise 1-12 Haziran arasını kapsıyor." diyor.

ÇEAŞ'ın elektrik parası tahsilatına çıkması, başta sanayi olmak üzere abonelerin tepkisine sebep oldu. Sanayi abonelerinin verdiği bilgiye göre, ÇEAŞ, devlet el koymadan önce büyük müşteri tabir edilen sanayi abonelerini abone yaparken ya teminat mektubu alıyor ya da nakit para alıp kasaya koyuyordu. Ancak TEDAŞ, imtiyaz sözleşmesini feshedince devraldığı bu abonelerin dosyasında bulunan teminat mektuplarını iade etti ve ÇEAŞ'ın TEDAŞ'a hitaben teminat mektubunu aldı. Burada, sanayi abonesi olup da nakit teminat yatıran abonelerin parası da şirkete el koyulmasıyla birlikte gitti. İhtarname gönderilen aboneler, ÇEAŞ'ın devlete büyük miktarda borcu varken avukatlar aracılığıyla herhangi bir banka numarası vermeden kayıt dışı elektrik faturası parası topladığını öne sürüyor. Aboneler, "ÇEAŞ, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre nakit teminatı güncelleyerek ödemesi gerekirken, bir de eski defterleri açarak para tahsilatına çıkmıştır." diyor. Bazı aboneler ödemeyi yaparken, bazılarının ise hukuki süreci incelettiği belirtiliyor.

Tepkileri haksız bulan ÇEAŞ vekillerinden avukat Fatih Özel, yapılan işlemin tamamen hukuka uygun olduğu görüşünde. Özel, abonelerin yanlış anlamadan kaynaklanan sorunlar yaşadığını ifade ediyor: "Biz, alacak tespit ettiğimiz abonelere 12 günlük fatura gönderiyoruz. Abonelerin çoğu, 'ödedik' diyor ve TEDAŞ faturalarını gösteriyor. Ama, biz el konulmadan önceki dönemi istiyoruz. TEDAŞ'a ödenen ise el konulduktan sonraki faturalardır. Karışıklık veya anlaşılamayan kısım, haziran ayı için iki fatura ödenmesidir. Biz 1-12 Haziran faturası kesiyoruz, TEDAŞ ise 13-30 Haziran dönemini tahsil etti." Faturaların aradan geçen 7-8 yıl sonra gönderilmesini ise avukatlar, "O zaman kimin ödediğini, kimin ödemediğini tespit edemedik. Halen ona çalışıyoruz. 'Zaten ödemiştik' deyip bunu kanıtlayanlarda sorun yok, ödemeyenlere 'ödeyin' diyoruz." şeklinde açıklıyor. ÇEAŞ'ın yıllar sonra elektrik parası tahsil etmesine yönelik eleştirilerine de cevap veren Fatih Özel, çok ortaklı şirket olan ÇEAŞ'ın alacaklarını toplayıp şirketin ortaklara, TMSF'ye ve Maliye'ye olan borçlarının ödendiğini ifade ediyor. Özel, paranın Uzanlar'a gittiği iddialarını da yalanladı. ÇEAŞ, Çukurova Bölgesi elektrik üretim ve toptan satışı için 1953'te kamu şirketi olarak kurulmuştu. Zaman içerisinde kamu payı yüzde 12'lere düşen şirketin kamuya ait hisseleri Uzan Grubu'na satıldı. Grup, sonraki süreçte satın aldığı hisselerle birlikte şirketin hakim ortağı oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'nun 'mevzuatın gereklerini yerine getirmediği' başvurusu üzerine Haziran 2003'te Uzan Grubu'na ait ÇEAŞ ve KEPEZ Elektrik şirketlerine el koydu. Ancak bakanlık şirketin sadece elektrik hizmetleriyle ilgili (iktiyaz) faaliyetlerine el koyarken, şirketin tüzel kişiliğiyle ilgili herhangi bir işlem yapmadı. El koyma üzerine Güney Kıbrıs'ta faaliyet gösterdiğini açıklayan Libananco şirketi, ÇEAŞ ve KEPEZ'in ortağı olduğunu ve el koymayla zarara uğradığını ileri sürerek Türkiye aleyhine 10 milyar dolarlık dava açtı. Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi'nde açılan dava halen görüşülmeye devam ediyor.

jet lee
25-11-2010, 08:16
sayın jet lee,30.000 euro 1 lot hisse için değil mi? Yani bin hisse 30.000 euro.teşekkürler ve iyi geceler.

bir lot için 30.000 euro
1 lot artık bir hisse oldu

Damgacı Abi
25-11-2010, 08:25
elimde 40 lot bana, 4 lot abime ait toplam 44 lot kepez var. bir cinayete kurban giden rahmetliyi 50.000.-TL ye almıştım.
bu durumda bana verilebilecek tutar ne oluyor.

clas
25-11-2010, 09:47
sayın damgacı istenilen meblağ aihm'ce uygun görülürse....
40+4=44 lot, 44*30.000=1.320.000 EUR*1970=2.600.000 TL.
SEVGİ VE SAYGIYLA

Damgacı Abi
25-11-2010, 10:58
ya valla bi tuhaf oldum. cenneti kazanmış olsam bu kadar tuhaflaşmazdım. içimde değişik duygular esmeye başladı.
hahaha inşallah inşallah

guerra
25-11-2010, 11:04
25.11.2010 12:03:07 *akdeniz elektrik dağıtım a.ş için 15, istanbul anadolu yakası elektrik dağıtım için 11, toroslar elektrik dağıtım için 13 teklif verildi-öib
*akdeniz elektrik dağıtım a.ş için 15, istanbul anadolu yakası elektrik dağıtım için 11, toroslar elektrik dağıtım için 13 teklif verildi-öib

guerra
25-11-2010, 11:32
25.11.2010 12:09:47TEDAŞ'A BAĞLI 3 DAĞITIM BÖLGESİ İÇİN 39 TEKLİF GELDİ

Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ)'nin bağlı şirketleri olan
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş., İstanbul Anadolu Yakası Elektrik
Dağıtım A.Ş. ve Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.'deki TEDAŞ'a ait %100
oranındaki hisselerinin özelleştirilmesi amacıyla açılan ihalede, son
teklif verme tarihi olan 24.11.2010 tarihi saat 16.00'ya kadar teklif
verenlerin listesi şu şekilde:
Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. İhalesine Katılan Teklif Sahipleri:
1- Ayen Enerji A.Ş.
2- Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
3- MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
4- Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş.
5- Yıldızlar SSS Holding A.Ş.
6- Akfen Enerji Dağıtım ve Ticaret A.Ş.
7- Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
8- Park Holding A.Ş.
9- Elsan-Bereket-Karaçay Ortak Girişim Grubu
10-Emkat Ortak Girişim Grubu
11-Palmet Enerji A.Ş.
12-Fernas İnşaat A.Ş.
13-Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.
14-Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu
15-IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.-Eren Holding A.Ş. Ortak
Girişim Grubu

İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.İhalesine Katılan Teklif
Sahipleri:

1-Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
2-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
3-Alsim Alarko Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş.
4-Yıldızlar SSS Holding A.Ş.
5-Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
6-Park Holding A.Ş.
7-Emkat Ortak Girişim Grubu
8-Palmet Enerji A.Ş.
9-Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.
10-Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu
11-IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.-Eren Holding A.Ş. Ortak
Girişim Grubu

Toroslar Elektrik Dağıtım A.Ş.İhalesine Katılan Teklif Sahipleri:

1-Ayen Enerji A.Ş.
2-Aksa Elektrik Perakende Satış A.Ş.
3-MMEKA Makine İthalat Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
4-Yıldızlar SSS Holding A.Ş.
5-Akfen Enerji Dağıtım ve Ticaret A.Ş.
6-Enerjisa Elektrik Dağıtım A.Ş.
7-Park Holding A.Ş.
8-Elsan-Bereket-Karaçay Ortak Girişim Grubu
9-Emkat Ortak Girişim Grubu
10-Fernas İnşaat A.Ş.
11-Türkerler İnşaat Turizm Madencilik Enerji Üretim Ticaret ve Sanayi A.Ş.
12-Cengiz-Kolin-Limgaz Ortak Girişim Grubu
13-IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.-Eren Holding A.Ş. Ortak
Girişim Grubu

Foreks Haber Merkezi ( haber@foreks.com )
http://www.foreks.com

naim.tiner
25-11-2010, 13:28
[QUOTE=jet lee;5095021]bir lot için 30.000 euro
1 lot artık bir hisse oldu[/QUOT

TEŞEKKÜR EDERİM SAYIN JET LEE.VARLIĞINIZ MORAL KAYNAĞIMIZ.SAĞOLUN VAROLUN.:)

clas
25-11-2010, 14:09
arkadaşlar çeaş-kepez tekrar gündeme gelmişken meclisteki tüm vekillere durumumuzu anlatan e-mail atalım.belki insafa gelirler,şahsen ben bugün çoğunluğa yazdım.sevgi ve saygıyla

alper akçam
25-11-2010, 22:11
Arkadaşlar inşallah allah hakkımızda ne hayırlısıysa onu versin duyduğum rakamlar gerçekten çok güzel hayal edilmesi bile güç rakamlar ,1 lot 30.000 EURO bendede çok sayıda çeaş var çarptığımda dudak uçuklatıcı rakamlar çıkıyor.Allah kısmet etsinde alalım hakkımız olan paralar bunlar zorunlu yaptığımız tasaruflarımız,dünyanın hiçbir yerinde zorunlu tasarufçu diye bir terim yoktur ama burası Türkiye ,satmak istesen satmazssın almak istesen alamazsın beklersin beklersin sonra gün gelir birgün siyasiler vicdanlarnı dinlerler hadi verelim derler yada Türkiye mahkemelerinin vermediği haklarımızı TAHKİM VEYA AİHM verir.Biranda zengin olduğunuzamı sevinesiniz ,yada yıllarca çektiğiniz dert tasa sıkıntılaramı üzülesiniz bocalayıp duruyorsunuz.Ne tuhaflıklarla dolu bir ülkede yaşıyoruz öyle değilmi

clas
25-11-2010, 23:15
sayın jet lee''bana göre CUKEL 8 MİLYAR$ eder,hisse başı 16000$ bu gün itibariyle....)'' demiş.bence eksik bir hesaplama şöyleki;50 yılllık dağıtım min. 4 milyar dolar,iletim 4 milyar dolar,üretim 5 milyar dolar...4+4+5=13 milyar dolar
bu rakamlar minumum değerlerdir,dolara enflasyon etkisinide koymak gerekir(çünkü dolar yerinde sayarken geçmişte 1 dolara yapılan bir iş şimdi 2 dolara yapılmaktadır.)elektiriğe zam gelse bu rakam o oranda artacaktır.sevgi ve saygıyla...
yukardaki açıklamamı düzeltme ihtiyacı duydum,çünkü yukardaki değerler hizmeti satın alırken ödenmesi gereken değerlerdir,ama biz bu bedelleri zaten geçmişte ödemiştik.13 milyar dolara bu tesisleri alanlar geçecek zaman zarfında da ödedikleri bedelleri çıkardıktan sonra ayrıca en az 13 milyar dolar kar edecektir.dolayısıyla ödenmesi gereken rakam 13+13=26 milyar dolardır.sevgi ve saygıyla

fatmanur
26-11-2010, 00:04
doğrudur amma velakin tc hiç bir zaman dava kaybetmez tc dava acanlar kaybetmeye mahkümdur.kaybetmeye yakın tahtayı acıverir gibime geliyor. ben RTE olsam sermayeyi coğaltırım birikmiş temettüleride sakız parası gibi öderim. yani 1 lotu 1000 lot yaparım olurmu olur zannetmiyorum yüksek bedelle acılsın 2.00 veya 3.00 tl gibi bir fiyat 2 sene veya 3 sene süründürür sonra toplarlar belkide günün birinde 5.00 veya 7.50 gibi bir fiyat olusabilir. acıldığını farzedelim 7 milyar 8 milyar ucuk fiyatla acsalar bile kim alır kim satar.libanaco veya baba kemal uzan kazansa bile RTE allem eder güllem eder aynı doğana ne yapıldısa uzanlarada aynısı olur. kağıt üzerinde alcek vercek masuplaşma 2 milyar dolar ceza kesilir. öde babam öde bitmez borç işte biz küçük yatırımcıyı korumak için böyle yaptık şöyle yaptık nağraları atılır. dergilerin birinde okudum üretim hariç dağıtım ve iletimi parcalayarak satıp içimden bir his büyük bir ihtimalle SA ya verirler gibime giliyor milyar dolarlar konuşuluyor ama fazlada cok umutlanmıyalım derim acıldığını farzedelim hep beraber yaşayıp görecegiz . TC mümkün degil bu paraları ödeyemez.dün zaman gazetesi ceaş hakkında haber yapmış bana asbaragaz haber gibi geldi. gündeme zemin hazırlama ceaş kepezi farklı bir zemine cekme vs gibi gibi

clas
26-11-2010, 06:33
bu piyasa(borsa) temettü vermeyen risk altındaki bankalara dahi 25 milyar dolar piyasa değeri ödüyorsa,temmettü veren pazar problemi olmayan, çok düşük sermayeli ,piyasada halka açıklığı az olan bir çeaş-kepez'e bu değerlerin çok üzerinde bir bedel ödeyeceklerinden emin olabilirsiniz.velakin tahtaların açılması için mücize gerekiyor,hayal güzeldir,gerçeklerden kopmadığımız müddetçe...sevgi ve saygıyla

guerra
26-11-2010, 08:42
http://img257.imageshack.us/img257/7013/ceas0.jpg (http://img257.imageshack.us/i/ceas0.jpg/)

Uploaded with ImageShack.us (http://imageshack.us)

ÇEAŞ, abonelerin 8 yıl önceki elektrik borçlarını tahsile başladı

İSMAİL ALTUNSOY - ANKARA - 25.11.2010


Uzanlar'ın mevzuata uymadığı gerekçesiyle 13 Haziran 2003'te el konulan ÇEAŞ (Çukurova Elektrik AŞ), abonelerinden 8 yıl önceki elektrik borçlarını tahsil etmeye başladı. Şirket, 1-12 Haziran 2003 tarihleri arasındaki borçlar için ihbarname gönderirken, aboneler uygulamaya tepki gösterdi.


Enerji Bakanlığı tarafından 2003'te el konulan ÇEAŞ (Çukurova Elektrik AŞ), 8 yıl aradan sonra abonelerden elektrik parası tahsil etmeye başladı. Şirket, el konulmadan önceki 10 günlük elektrik faturasını ödemeyen abonelere, "Borcunuzu ödeyin." ihbarnamesi gönderiyor. İhbarnameye tepki gösteren aboneler, borçlarını ödediklerini iddia ediyor. Şirket avukatlarından Fatih Özel ise devletin şirkete 13 Haziran 2003'te el koyduğunu, abonelerin ise TEDAŞ'a haziran faturalarını ödediklerini belirtiyor. Özel, "Ödenen bu para 13-30 Haziran tarihlerine ait. Şirketin talep ettiği fatura ise 1-12 Haziran arasını kapsıyor." diyor.

ÇEAŞ'ın elektrik parası tahsilatına çıkması, başta sanayi olmak üzere abonelerin tepkisine sebep oldu. Sanayi abonelerinin verdiği bilgiye göre, ÇEAŞ, devlet el koymadan önce büyük müşteri tabir edilen sanayi abonelerini abone yaparken ya teminat mektubu alıyor ya da nakit para alıp kasaya koyuyordu. Ancak TEDAŞ, imtiyaz sözleşmesini feshedince devraldığı bu abonelerin dosyasında bulunan teminat mektuplarını iade etti ve ÇEAŞ'ın TEDAŞ'a hitaben teminat mektubunu aldı. Burada, sanayi abonesi olup da nakit teminat yatıran abonelerin parası da şirkete el koyulmasıyla birlikte gitti. İhtarname gönderilen aboneler, ÇEAŞ'ın devlete büyük miktarda borcu varken avukatlar aracılığıyla herhangi bir banka numarası vermeden kayıt dışı elektrik faturası parası topladığını öne sürüyor. Aboneler, "ÇEAŞ, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'ne göre nakit teminatı güncelleyerek ödemesi gerekirken, bir de eski defterleri açarak para tahsilatına çıkmıştır." diyor. Bazı aboneler ödemeyi yaparken, bazılarının ise hukuki süreci incelettiği belirtiliyor.

Tepkileri haksız bulan ÇEAŞ vekillerinden avukat Fatih Özel, yapılan işlemin tamamen hukuka uygun olduğu görüşünde. Özel, abonelerin yanlış anlamadan kaynaklanan sorunlar yaşadığını ifade ediyor: "Biz, alacak tespit ettiğimiz abonelere 12 günlük fatura gönderiyoruz. Abonelerin çoğu, 'ödedik' diyor ve TEDAŞ faturalarını gösteriyor. Ama, biz el konulmadan önceki dönemi istiyoruz. TEDAŞ'a ödenen ise el konulduktan sonraki faturalardır. Karışıklık veya anlaşılamayan kısım, haziran ayı için iki fatura ödenmesidir. Biz 1-12 Haziran faturası kesiyoruz, TEDAŞ ise 13-30 Haziran dönemini tahsil etti." Faturaların aradan geçen 7-8 yıl sonra gönderilmesini ise avukatlar, "O zaman kimin ödediğini, kimin ödemediğini tespit edemedik. Halen ona çalışıyoruz. 'Zaten ödemiştik' deyip bunu kanıtlayanlarda sorun yok, ödemeyenlere 'ödeyin' diyoruz." şeklinde açıklıyor. ÇEAŞ'ın yıllar sonra elektrik parası tahsil etmesine yönelik eleştirilerine de cevap veren Fatih Özel, çok ortaklı şirket olan ÇEAŞ'ın alacaklarını toplayıp şirketin ortaklara, TMSF'ye ve Maliye'ye olan borçlarının ödendiğini ifade ediyor. Özel, paranın Uzanlar'a gittiği iddialarını da yalanladı. ÇEAŞ, Çukurova Bölgesi elektrik üretim ve toptan satışı için 1953'te kamu şirketi olarak kurulmuştu. Zaman içerisinde kamu payı yüzde 12'lere düşen şirketin kamuya ait hisseleri Uzan Grubu'na satıldı. Grup, sonraki süreçte satın aldığı hisselerle birlikte şirketin hakim ortağı oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)'nun 'mevzuatın gereklerini yerine getirmediği' başvurusu üzerine Haziran 2003'te Uzan Grubu'na ait ÇEAŞ ve KEPEZ Elektrik şirketlerine el koydu. Ancak bakanlık şirketin sadece elektrik hizmetleriyle ilgili (iktiyaz) faaliyetlerine el koyarken, şirketin tüzel kişiliğiyle ilgili herhangi bir işlem yapmadı. El koyma üzerine Güney Kıbrıs'ta faaliyet gösterdiğini açıklayan Libananco şirketi, ÇEAŞ ve KEPEZ'in ortağı olduğunu ve el koymayla zarara uğradığını ileri sürerek Türkiye aleyhine 10 milyar dolarlık dava açtı. Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi'nde açılan dava halen görüşülmeye devam ediyor.

jet lee
26-11-2010, 09:46
Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde Türkiye'ye karşı açılan davaların son 5 yılda 85 milyon 738 bin TL'ye mal olduğunu söyledi.

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, DTP Van Milletvekili Fatma Kurtulan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde açılan davalara ilişkin soru önergesini yanıtladı. Bakan Ergin'in, 1 ocak 2009 tarihine kadar Türkiye'ye karşı AİHM'de toplam 11 bin 100 davanın açıldığını söyledi. Türkiye 1939 davada mahkum olurken, en az bir ihlal bulunan karar sayısının bin 676 olduğu kaydedildi.

5 yılda 85 milyon TL

Bakan Ergin, Türkiye'nin mahkum olduğu davaların son 5 yılda 85 milyon 738 bin 816 TL'ye mal olduğunu söyledi. Ergin, AİHM kararlarının Avrupa Birliği üyelik sürecine olumsuz etkide bulunmadığını ileri sürerek 'insan hakları alanındaki çalışmalarımızın hız kesmeden ve kararlılıkla sürdürülmektedir' iddiasında bulundu. ANKARA


AİHM'den çarpıcı Türkiye tablosu: Adil yargılama hakkında Avrupa'da ilk sıradayız
17/03/2010 10:52
AİHM'in verdiği toplam 12 bin 198 hak ihlali kararının 2 bin 295'i Türkiye'ye ait. Rapora göre, Türkiye "Adil yargılanma hakkı"nın ihlali konusunda ilk sırada yer aldı. Rapora göre, 2010 Ocak ayı itibari ile mahkemenin önünde bulunan 119 bin 300 dosyanın, 13 bin 100 adedini Türkiye aleyhine yapılan başvurular oluşturuyor. Buna göre mahkemenin baktığı her 9 davadan biri Türkiye ile ilgili.

AİHM’in verdiği toplam 12 bin 198 hak ihlali kararının 2 bin 295’i Türkiye’ye ait. Rapora göre, Türkiye "Adil yargılanma hakkı"nın ihlali konusunda ilk sırada yer aldı.
Türkiye, Anayasa değişikliği kapsamında yapılacak yargı reformuna odaklanırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin faaliyet raporu, yargı reformuna olan ihtiyacı gözler önüne serdi. Rapora göre 2010 Ocak ayı itibari ile mahkemenin önünde bulunan 119 bin 300 dosyanın 13 bin 100 adedini Türkiye aleyhine yapılan başvurular oluşturuyor. Buna göre mahkemenin baktığı her 9 davadan biri Türkiye ile ilgili. AİHM’in verdiği toplam 12 bin 198 ihlal kararının ise 2 bin 295’i Türkiye’ye ait. Bu kararların büyük kısmını da "adil yargılanma hakkı" ihlali oluşturuyor.
AİHM’in verilerine göre mahkemenin önünde karar aşamasında şu ana kadar toplam 119 bin 300 dosya bekliyor. Bu dosyaların 33 bin 550’si ile Rusya birinci sırada. Türkiye ise 13 bin 100 dosya ile ikinci sırada bulunuyor. Ukrayna’dan yapılan başvuru sayısı ise 10 bin olurken, Romanya 9 bin 800 dosya ile dördüncü sırada bulunuyor.
Başvuruların yüzde 26,37’si ülkelerdeki "yargılamanın uzunluğu" nedeniyle birinci sırada. Vatandaşların ülkelerinde "adil yargılanma haklarının" gasp edildiği iddiası ile yaptığı başvurular ise yüzde 21,10.

TÜRKİYE İHLALDE BİRİNCİ SIRADA

AİHM’in, ülkelere göre ihlal istatistiklerine göre AİHM’e yapılan 12 bin 198 ihlal başvurusunun 2 bin 295’i Türkiye’den yapılan başvurular oluşturuyor. İkinci sırada ise 2 bin 23 dosya ile İtalya geliyor. Dünyanın en küçük ülkelerinden olan Monako’dan ise sadece 1 ihlal başvurusu dikkat çekiyor.
Türkiye’den yapılan ihlal başvurularında ise "adil yargılanma hakkı" ihlali 657 dosya ile birinci sırada. "Mülkiyet hakkı" ihlali ile yapılan başvurular ise 544 dosya ile ikinci sırada yer alırken, 436 dosya "özgürlük ve güvenlik hakkı" oluşturuyor. "Yargılamanın uzunluğu" ihlalinden ise toplam 350 başvuru yapıldı.
Türkiye’den yapılan ihlal başvurularının 204 tanesi dostane çözümle sonuçlanırken, ihlal olmadığı sonucuna varılan karar sayısı ise 46. En az bir ihlal kararının bulunduğu karar sayısı da 2 bin 17 olurken, 28 tane de "diğer" kararlar yer alıyor.(ANKA)

özetle"DAVA EDİLEN TARAF 2017 DEFA KAYBEDİP SADECE 46 DEFA KAZANMIŞ"

yatırımcılık
26-11-2010, 13:31
Değerli dostlar,
TC nin bu davayı kazanma şansı yok.Mülkiyet hakkı diye bir şey var.Devlet vatandaşının malını kamulaştırma hakkı vardır.Fakat bedelini ödemek şartıyla.Bu dava 10 yılda devam etse TC sonunda kaybetmeye mahkumdur.Ya bir orta yol bulup anlaşacaklar veya bir bedel çıkacak onu ödiyecekler.Başka alternatifi yok.İşin garibi seçime kadar bu işi çözme gayreti var.Öteki türlü gelen çözerse,çözemeden gidene yandı gülüm keten helva olacak.Falakalar hazırlanacak.Korku dağları sardı.Allah vere daha beter olurlarda hepberaber görürüz.Elmi yaman bey mi yaman göreceğiz.Hadi bakim gücünüz yetiyorsa sonunuzu engelleyin.

jet lee
26-11-2010, 15:12
AIHM' den çok bahsettik,kimileri dava açıyor kimileri ödül alıyor

Erdoğan'a Kaddafi İnsan Hakları Ödülü!

AA
--------------------------------------------------------------------------------

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3. AB-Afrika Zirvesi’ne onur konuğu olarak katılmak üzere 28 Kasımda Libya’ya gidecek.

Başbakanlık Basın Merkezinin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın Lübnan ziyaretine ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada Başbakan Erdoğan’ın, 28-30 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 3. AB-Afrika Zirvesi’ne Libya lideri Muammer Kaddafi’nin davetiyle
onur konuğu olarak katılmak üzere 28 Kasımda Libya’ya gideceği belirtildi. AB ile Afrika ülkelerinin ve konuk ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımının
öngörüldüğü 3. AB-Afrika Zirvesi’nin, Avrupa ile Afrika arasındaki ilişkilerin eşitlik temelli ortaklığa dönüştürülmesi yönünde daha önce ortaya konan irade
beyanlarının teyidi niteliğini taşıyacağı ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Sayın Başbakanımız ziyareti vesilesiyle ’Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi’ tarafından kendisine önerilen insan hakları ödülünü de
kabul edecektir. Ödülün sayın Başbakanımıza takdimi amacıyla 29 Kasım 2010 akşamı Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi Başkanı ve Cezayir Eski
Cumhurbaşkanı Ahmed Ben Bela ve diğer davetlilerin de katılımıyla bir tören düzenlenecektir. Sayın Başbakanımızın Libya’yı ziyareti çerçevesinde Libya makamlarıyla son dönemde her alanda gelişme kaydeden ikili ilişkilerimizin daha da ilerletilmesi amacıyla Libya makamlarıyla görüş alışverişinde bulunması öngörülmektedir."

naim.tiner
26-11-2010, 23:25
AIHM' den çok bahsettik,kimileri dava açıyor kimileri ödül alıyor

Erdoğan'a Kaddafi İnsan Hakları Ödülü!

AA
--------------------------------------------------------------------------------

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3. AB-Afrika Zirvesi’ne onur konuğu olarak katılmak üzere 28 Kasımda Libya’ya gidecek.

Başbakanlık Basın Merkezinin internet sitesinde yayımlanan açıklamada, Başbakan Erdoğan’ın Lübnan ziyaretine ilişkin bilgi verildi.

Açıklamada Başbakan Erdoğan’ın, 28-30 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 3. AB-Afrika Zirvesi’ne Libya lideri Muammer Kaddafi’nin davetiyle
onur konuğu olarak katılmak üzere 28 Kasımda Libya’ya gideceği belirtildi. AB ile Afrika ülkelerinin ve konuk ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katılımının
öngörüldüğü 3. AB-Afrika Zirvesi’nin, Avrupa ile Afrika arasındaki ilişkilerin eşitlik temelli ortaklığa dönüştürülmesi yönünde daha önce ortaya konan irade
beyanlarının teyidi niteliğini taşıyacağı ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Sayın Başbakanımız ziyareti vesilesiyle ’Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi’ tarafından kendisine önerilen insan hakları ödülünü de
kabul edecektir. Ödülün sayın Başbakanımıza takdimi amacıyla 29 Kasım 2010 akşamı Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi Başkanı ve Cezayir Eski
Cumhurbaşkanı Ahmed Ben Bela ve diğer davetlilerin de katılımıyla bir tören düzenlenecektir. Sayın Başbakanımızın Libya’yı ziyareti çerçevesinde Libya makamlarıyla son dönemde her alanda gelişme kaydeden ikili ilişkilerimizin daha da ilerletilmesi amacıyla Libya makamlarıyla görüş alışverişinde bulunması öngörülmektedir."

Sayın başbakana bir ödül de ben hazırladım.Küçük yatırımcı hakkını yeme ödülü.Dünyada bir ilk.Ödülse 1.-Tl.lik çeaş hissesi........

sp500
27-11-2010, 02:06
kapanmadan evvel cukel hissem garanti nin yaklasik %0.35 ine es degerdi. bugun min 75 milyon $ eder. acaba garanti mi alsam diyordum. cukel daha cok buyur dedim. enerji sektoru gelecegin parlayan yildizi olur dedim. aptal durumuna dustuk bir de. ne kumarbazligimiz kaldi. ne salakligimiz.kendi isimde iflas etseydim veya cukel is yapamamaktan batsaydi bu kadar gururuma dokunmazdi.bu resmen gasp ama herkes borsada servetini yedi dedi. kalp krizi gecirdim.neyse hayat devam ediyor iste. ama obur dunyada elim tayyip in iki yakasinda olacak. bana cektirdiklerinden dolayi hicbir zaman hakkimi helal etmeyecegim.

1) cukel in %1 i Mobius da olsaydi acaba el koyabilirler miydi ?
2) Bir adamin borcu var. Borcu karsiligi ortak oldugu hersey satiliyor. Iyi guzel. Peki bu adam cukel e %5 ortak olsaydi ne olacakti ? %5 icin de mi tum sirkete el koyacaklardi ?
3) Libanaco davasi uzan baglantisi uzerinden yuruyor.Libanaco Uzan baglantisi olmadigini kanitlayabilse coktan dava sonuclanmisti. Be kardesim bizim sucumuz ne ? Bizim uzan ile ne baglantimiz var ?

alper akçam
27-11-2010, 19:48
Evet aynen katılıyorum arkadaşım bizim suçumuz ne anlayamadım,çekilecek çilemizmi varmış dicem ben çok kaderci bir yapıya sahip değilim.Bir ucunda AKP li büyük yatırımcılar olsaydı canları acısaydı acaba aynı uygulama yolunumu seçerlerdi?Dünyanın hiçbir yerinde büyük yatırımcıyla iktidarın çıkarları çakıştığı için çok ortaklı bir şirkete el konulduğu görülmemiştir.ÇEAŞ KEPEZE el konulduğu tarihlerde kominist ticaret kanunlarıyla yönetilmekten serbest piyasa ekenomisine yeni geçiş yapan rusyada bile;halka açık büyük bir şirkete, büyük ortak ve şirket yönetimine sahip kişilerin yanlış uygulamalarından dolayı el konulmuştu.Ama daha yeni serbest piyasa ekonimisine geçiş yapmış olmasına rağmen Rus hükümeti 3 ay sonra küçük yatırımcıların haklarını iade ederek borsada şirket hisselerinin işlem tahtasını tekrar açtı.Serbest piyasa ekonomisiyle yönetilmesi çok uzun yıllara dayanan Türkiyede böyle bir uygulama göremedik 7 bitti 8 yıla giriyoruz hala mağduriyetimiz devam ediyor.İlginçliğe bakın Türkiye Mahkemelerinden TC vatadaşı olarak hakkımızın verilmesinden umudumuzu yitirmiş durumdayız,umudumuzu adeletli olduğundan hiçbir kuşkumuzun olmadığı AİHM VE TAHKİM mahkeme heyetlerinden bekler duruma gelmişiz.Artık en adi küçük anlaşmazlıkları bile bu mahkemelere mi götürsek acaba,zaten TC Mahkemelerinin başı kalabalık belki iyilik bile etmiş oluruz

naim.tiner
27-11-2010, 23:14
Evet aynen katılıyorum arkadaşım bizim suçumuz ne anlayamadım,çekilecek çilemizmi varmış dicem ben çok kaderci bir yapıya sahip değilim.Bir ucunda AKP li büyük yatırımcılar olsaydı canları acısaydı acaba aynı uygulama yolunumu seçerlerdi?Dünyanın hiçbir yerinde büyük yatırımcıyla iktidarın çıkarları çakıştığı için çok ortaklı bir şirkete el konulduğu görülmemiştir.ÇEAŞ KEPEZE el konulduğu tarihlerde kominist ticaret kanunlarıyla yönetilmekten serbest piyasa ekenomisine yeni geçiş yapan rusyada bile;halka açık büyük bir şirkete, büyük ortak ve şirket yönetimine sahip kişilerin yanlış uygulamalarından dolayı el konulmuştu.Ama daha yeni serbest piyasa ekonimisine geçiş yapmış olmasına rağmen Rus hükümeti 3 ay sonra küçük yatırımcıların haklarını iade ederek borsada şirket hisselerinin işlem tahtasını tekrar açtı.Serbest piyasa ekonomisiyle yönetilmesi çok uzun yıllara dayanan Türkiyede böyle bir uygulama göremedik 7 bitti 8 yıla giriyoruz hala mağduriyetimiz devam ediyor.İlginçliğe bakın Türkiye Mahkemelerinden TC vatadaşı olarak hakkımızın verilmesinden umudumuzu yitirmiş durumdayız,umudumuzu adeletli olduğundan hiçbir kuşkumuzun olmadığı AİHM VE TAHKİM mahkeme heyetlerinden bekler duruma gelmişiz.Artık en adi küçük anlaşmazlıkları bile bu mahkemelere mi götürsek acaba,zaten TC Mahkemelerinin başı kalabalık belki iyilik bile etmiş oluruz

Benim en büyük üzüntüm Hz.Ömer adaletini kendi ülkemde değil de İslam olmayan ülkelerde arar olmak.Biz ki İslam'lığımızla övünürdük.Ve Hz.Ömer'in adalet anlayışını uygulardık.Bu şartlar altında adalet kavramı bu ülkede kaldırılmış,hak hukuk çiğnenmekteyse,bu ülkenin halihazırdaki idarecileri hem bu dünyada hem öte dünyada kul hakkına tecavüz ettikleri için büyük cezalar görecek demektir.Orada ki ödeme bilirsiniz parayla yapılamıyor maalesef......

idma
27-11-2010, 23:24
Libananco'da karar an meselesi!
Milyar dolarlık Libananco tahkiminde geri sayım başladı. Ankara'da nefesler tutulmuş, herkes çıkacak ara kararı bekliyor. Ya, nihai karar verilecek.
Ya da, uzun soluklu tahkim süreci devam edecek. Savunmasını yapan ve beklemeye geçen Türkiye ise Tahkim Heyeti'nin vereceği karara göre rotasını çizecek.
Hatırlatmakta yarar var.
Türkiye, benzer süreci bundan önceki iki tahkim davasında da yaşadı. Rumeli Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Uzan'ın Çukurova ve Kepez Elektrik'le ilgili açtığı ve 8 milyar doları bulan iki ayrı tahkim davasını kazandı.
Kulislerden yansıyanlara bakılırsa, 5 yıl önce Cem Uzan tarafından açılan ve halen New York'ta görülen yaklaşık 10.1 milyar dolar tutarındaki tahkim davası her an sonuçlanabilir. Davayı yakından izleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı dikkatli.
Ser veriyor, sır vermiyor.
Dışişleri Bakanlığı ise baba Kemal Uzan'ın açtığı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülen davayı takip ediyor.
Haydi hayırlısı!..

idma
27-11-2010, 23:38
27-11-2010 sabah gazetesi meliha okur

sp500
28-11-2010, 01:25
Bence bizim icin en iyi olani halka acilmasi.En hizli cozum bu.Devlet de min. zararla atlatir. Kime satiyorlarsa satsinlar , geri kalanini da halka acsinlar. Obur turlu yillar boyu bekleriz gibi geliyor. 10-15 milyar dolar uzerinden halka acilsa herkes memnun olur herhalde. Devlet cebine milyar dolarlar koyar, biz payimizi aliriz. Herkes memnun olur gibi geliyor. Bence KY er ya gec hakkini alacak. Biz alamazsak cocuklarimiz alacak, mutlaka bir gun biri cikip yapilanin mantiksizligini anlayip kucuk yatirimciya hakki olani verecek. Eger dunyanin biraz adaleti varsa bizim hakkimiz olani almamiz lazim. Sirketi 15 milyara satip da bireysel yatirimciya bir lira bile vermezlerse , gercekten bazi seylere olan inancimi tamamen yitirecegim.

clas
28-11-2010, 09:15
Erdoğan şunları söyledi: "Herkes emin olsun ki, haksızlıklara maruz kalmamak pahasına bizler hiçbir zaman zulmedenlerin safında olmayacağız. Dünyadaki güç dengeleri ne olursa olsun daima haktan ve hakkaniyetten yana olacağız. Daima adaletten ve barıştan yana olacağız. sabah

corelia
28-11-2010, 11:17
bazı arkadaşlar çeaş hisselerine 30.000 euro gibi fiyat bişmişler ben o arkadaşlara bi tavsiyede bulunmak istiyorum. 7 mayıs 2003 tarihli akşam gazetesi arşivinden IMKB gözaltı
pazarını açın fiyatları kıyaslayın. Bugünkü fiyatları aşağı yukarı bulursunuz. İşbankası B , çeaşın yarı fiyatındadır , bugün ile kıyaslayın. borsada fiyatlar oluşurken sadece o anki veriler değil gelecekteki verilerde dikkate alınır. O tarihteki fiyatın içinde yaşanmış olan risklerde vardı. 7.5.2003 ' te Çeaş 1.360.000 idi . iş bankası 640.000 idi. Bugünkü iş bankasıB fiyatını göz önüne alırsak , riski sıfırlanmış çeaş fiyatını tahmin bile edemeyiz.Herkese bol sabırlar dilerim. Moralinizi bozmayın. Durmak yok sabıra devam...

guerra
28-11-2010, 11:31
Başbakan her yerde ''NE ALDATAN NE ALDANAN OLACAĞIZ'' diyor bizi aldatan kim??...

clas
28-11-2010, 14:15
Şener, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu, hukuktan doğan yetki ve sorumlulukların kullanılabileceğini belirtti. Şener, ''Ama hukukla zulmetmek de mümkündür. Her şeyi hukuka uygun yapınca ortaya adalet çıkar demek her zaman mümkün değil, bazen hukuka uyarak zulmetmek de mümkündür'' diye konuştu.

guerra
28-11-2010, 15:54
Yeniden Uzan haberleri başladı..

Cem Uzan'ın gizli gündemi
Cem Uzan sürgünde yaşadığı Paris'ten memleketine 'direniş' mesajları gönderiyor
Uzan hanedanlığının devrik veliahtı Cem Uzan sürgünde yaşadığı Paris'ten memleketine 'direniş' mesajları gönderiyor. En son Derin Mermerci'yle şehrin en işlek caddesinde el ele görüntülenen Uzan'ın adını unutturmaya hiç niyeti yok.

Günlüğü 4 bin dolarlık rezidansta yaşıyor. Sabah sporunu Eyfel Kulesi’ne nazır yapıyor. Dostlarını en lüks mekanlarda ağırlıyor. Boşanma davası bitmeden sosyetenin iki ünlü kadınını, önce Bettina Machler’i ve şimdi de Derin Mermerci’yi taktı koluna. Fakat çocuklarına dokuz aydır nafaka ödemiyor. Basına yansıyan fotoğraflarında yüzü hep gülse de, kalbini iki stent ayakta tutuyor.

Bizim topraklarımızın sürgün başkentidir Paris… ‘Son halife’ Abdülmecit Efendi, 1924’te bir gece zorla çıkarıldı saraydan; 20 yıl sonra sürüldüğü Paris’te kalp krizinden öldü. 1981’de Yılmaz Güney, 2000’de de Ahmet Kaya… Paris’in sürgün yüzü, bir yıldır Cem Uzan’la gösteriyor kendini.
Gelin filmi başa saralım, çok eskiye değil sekiz yıl öncesine…

Türkiye’nin en güçlü dördüncü ailesinin oğlu olmak, Cem Uzan’a yetmedi; Temmuz 2002’de Genç Parti’yi kurdu. Genel seçimlere sadece üç ay vardı. Ama o gençti, yakışıklıydı ve zengindi. Reklamcı Ali Taran’ın ellerinden çıkan beyaz gömlekli imajının kollarını sıvadı; güzel eşi Alara Uzan’la birlikte meydanlara çıktı. Seslendiği kalabalıkları yedirdi, içirdi.

3 Kasım 2002’deki seçimde herkesi şaşırtarak yüzde 7.25 oy aldı ama yüzde 10’luk seçim barajının altında kaldı. BDDK, Temmuz 2003’te İmar Bankası’na el koyunca, Uzan İmparatorluğu gerileme devrine girdi. Bir ay bile geçmeden Kemal Uzan, oğlu Hakan Uzan ve kardeşi Yavuz Uzan ile birlikte kayıplara karıştı.
Daha sonra devlet, TMSF eliyle, Uzanların bütün şirketlerini, yalılarını, yatlarını, lüks otomobillerini, silahlarını, şaraplarını, kürklerini hatta çocuklarının mama tabaklarını bile ellerinden aldı. Siyasete girdiği için şirketlerdeki görevinden ayrılan ve iddianamelerin menzilinden uzağa düşen Cem Uzan, bu süreci Türkiye’de yaşadı.
Eylül 2009’da tutuklanma ihtimali belirince, altı yıl önce babasının çizdiği rotayı izledi.

Firar rotası

Yakın dostu bir işadamının ABD bayraklı yatıyla Bodrum’dan Rodos’a firar etti. Sonra Mısır’ın İskenderiye şehrine yelken açan Uzan, karayoluyla Ürdün’ün başkenti Amman’a geçti. Orada kaçak yaşayan ve kırmızı bültenle aranan babası ve kardeşiyle buluştu. Ürdün Kralı Abdullah’la özel ilişkileri nedeniyle bu ülkede rahat hareket eden baba Kemal Uzan ve iki oğlu, Amman’da kurdukları 16 şirketin sermayesini Fransız bankalarına aktardı. Bu hamleden sonra Cem Uzan, yüz milyonlarca dolarlık sermaye aktardığı Fransa’ya siyasi sığınma talebinde bulundu.

Avukatı Şaylan Çığgın, 13 Ekim’de haber merkezlerine geçtiği yazılı açıklamada, “Cem Uzan, hiç hak etmediği halde kendisine yaşatılan bunca sıkıntıdan sonra, siyasi sığınma hakkı vermesinden dolayı Fransa’ya büyük bir minnet duymaktadır. Bundan sonraki yaşamını Fransa’da devam ettirecektir” diyordu. Tüm bunlar olurken seyirci kalan Türkiye, yeni vatanına yerleşen Uzan hakkında 17 Ekim’de ‘kırmızı bülten’ çıkardı.

Bir hafta sonra da Parisli Cem Uzan, gazete manşetlerini süslemeye başladı: Eşofmanlarını ve şapkasını giyen, iPod’unu kulağına takan ‘devrik prens’, Paris’in en seçkin semtlerinden 16’ncı bölgedeki ‘La Reserve Paris’ adlı rezidanstan çıkıyordu. Eyfel Kulesi’ne bakan rezidansı için günlük 4 bin euro ödeyen Uzan, ilk pozlarını Îlle de la Cité’deki Notre Dame
Katedrali’ne doğru koşarken verdi.

Ritz’de doğum günü

O günlerde Cem ve Alara Uzan’ın New York’ta boşandığı dedikodusu yayıldı. Aralık ayının sonlarına doğru Alara Uzan, 12 yıllık evliliğini bitirmek için Türkiye’de mahkemeye başvurdu. Çiftin evlilik sözleşmesindeki maddeler gazeteleri günlerce oyaladı. Cem Uzan, eşi hakkında ‘çocuklarını kaçırdığı’ iddiasıyla dava açtı.

26 Aralık 1959’da dünyaya gelen Cem Uzan bir yandan da, ‘mecburen Fransa’da’ kutlayacağı ilk doğum günü partisine hazırlanıyordu. 50 yaşına girerken onu gurbette yalnız bırakmayan dostları arasında, İstanbul sosyetesinin ünlü isimlerinden Ahu Tuğbay, Affet Karacan, Yasemin Kozanoğlu, Ali Dinçkök, Ömer Dinçkök, Celal–Şebnem Çapa ve Mehmet Tuna da vardı. Paris’in en güzel otellerinden Ritz’de düzenlenen partiye Paris Hilton, Naomi Campbell, Ürdün Kralı’nın kardeşi, Ayşegül Tecimer ve birçok ünlü işadamı ve siyasetçinin katıldığı konuşuldu.

Yeni meskeni: L’Avenue

Paris sokaklarını son model Lexus’u ile arşınlayan Uzan, kendisini sık sık ziyaret eden Türk sosyetesinin ünlü isimlerini lüks mekanlarda ağırlıyor. İşletmeci Celal Çapa ve eşi Şebnem Çapa ile Bound Bar’da yemek yerken, Genç Parti eski milletvekili ve yakın dostu Emin Şirin’le gittiği Paris’in ünlü gece kulübü VIP Room Theater’da bir kadınla dans ederken kameralara takıldı. Yolu Paris’e düşenler, şehrin göbeğindeki L’Avenue’de Uzan’ı görmeden yurda dönemiyor. Restoranı mesken tutan Uzan’ın, yüksek sesle konuştukları için Aslı Tümen, Mehmet–Melisa Mutlu ve Mehmet Pisak’ı mekandan kovdurduğu bile iddia edildi.

Yedi yıl sonra Chez Benoit

Cem Uzan’ı Paris’te en çok sevindiren olay, 2003’ten beri kaçak yaşayan ve Libananco davası için şehre gelen kardeşi Hakan Uzan’la buluşması oldu. Interpol tarafından yedi yıldır kırmızı bültenle aranan ve Uluslararası Tahkim Heyeti’nden sekiz günlük özel seyahat belgesi alan Hakan Uzan, Mart 2010’da Paris’e özel uçakla indi. En son 2004’te Singapur’da bir markette görüntülenen Hakan Uzan, geceliği 20 bin euro’luk Plaza Athenee’ye yerleşti. İki kardeş, aynı akşam Paris’in Michelin yıldızlı tek bistrosu Chez Benoit’da baş başa 3.5 saat geçirdi.

Saint Martin Caddesi üzerindeki, geçmişi 1912’ye uzanan Chez Benoit’yi 2005’te Fransızların dünyaca ünlü şefi Alain Ducasse satın aldı. “Benoit’da içilir, krallar gibi ziyafet çekilir” sloganıyla anılan mekanın en büyük özelliği yarım saatlik rezervasyon kabul etmesi. Saat 12.00’de açılan restoran, 14.00 ve 19.30 arası kapalı. Mönüsünde portakallı ördek, kremalı kuşkonmaz ve kaz ciğeri soslu dana bonfile gibi spesiyaller barındıran Chez Benoit, üç binin üzerinde çeşide sahip şarap kavıyla da ünlü.

Aşk trafiği Bettina ile başladı

Kışı Paris’te geçiren Cem Uzan, yaz başında soluğu Fransa’nın lüks sayfiye yeri Saint Tropez’deki evinde aldı. 2010 yazına damga vuran aşk da böyle doğdu. 23 yıllık eşi Cem Hakko’dan 2006’da boşanan Bettina Machler ve Cem Uzan’ın yolu, St. Tropez’de kesişti. İkili, Şebnem Çapa’nın 16 Haziran’da La Plage Pes Jumeaux Restaurant’taki doğum günü partisinde yakınlaştı. Machler, bir düğün organizasyonu için Bodrum’a döndüğünde, Cem Uzan’ın gönderdiği 100 kırmızı gül kapıda onu bekliyordu. Machler, işlerinden fırsat buldukça Paris’e uçtu.

Yaklaşık dört ay boyunca telefon trafiği ve hediyelerle aşklarını sürdürmeye çalıştılar. Fakat Uzan’ın Fransa dışına çıkamayışı bu aşkın sonu oldu. Gurbette 11 ayı geride bırakan Cem Uzan, eylül ortasında şiddetli göğüs ağrısıyla özel bir hastaneye gitti. Fransa’nın en iyi doktorları, 50 yaşındaki Uzan’ın koroner damarlarının birinde daralma tespit etti. Hemen hastaneye yatırıldı ve kalbine iki stent yerleştirildi. Paris’teki hastaneye ziyaretçi yağdı.


“7 yıldır rol yapıyorduk”

Ekim başında Paris’ten havalanan kuşlar, Cem Uzan’ın bu kez İstanbul sosyetesinin gözde bekarı Derin Mermerci ile aşk yaşadığını uçurdu. O günlerde ‘çocuk kaçırma’ davasında hakim karşısına çıkan Alara (Uzan) Koçibey, duruşmada evliliği hakkında ilginç açıklamalar yaptı: “Yedi yıldır dayanılmaz bir hayat yaşıyorduk. Eşim benden, ‘dışarıya karşı daha fazla güç kaybediyor gözükmemek için’ evliliğimiz devam ediyormuş gibi davranmamı istedi.

Bu nedenle boşanmadık ve durumu etrafa belli etmedik. Geçen yıl, çocukların okul kaydını yaptırıp, tatil için Viyana’ya gittim. Cem de Bodrum’a gidecekti, Fransa hesapta yoktu. Viyana’dayken bir adamı arayıp haber verdi, hep birlikte Paris’e geçtik. Cem’le ayrı otel odalarında kaldık. Daha ilk gün, boşanma konusunda kavga gürültü çıktı. Altı saat süren konuşmadan sonra, boşanma konusunda mutabık kaldık. Ama ertesi gün dayatmalara başladı. Kendisiyle ilgili bildiğim şeyler olduğunu, gerekirse çocukları kaçıracağını, onları bir daha göremeyeceğimi, Türkiye’ye dönersek, benim de içeri atılacağımı söyledi.”

Koçibey mahkemede, Paris’te üç ay korku içinde yaşadığını, çocukları Jasmin ve Renç Emre’nin ayakkabılarının altına kaçırılmaları ihtimallerine karşılık numarasını yazdığını da anlattı. Duruşmada, üç uzmandan oluşan heyetin, Renç Emre ve Jasmin Uzan hakkında yazdığı rapor da okundu. Rapora göre, çocuklar Paris’te geçirilen zamanda babalarıyla etkin ve yeterli zaman geçirememekten yakınıyordu. Boşanma sürecinden olumsuz etkilenen Renç ile Jasmin, babalarına karşı özlem duymakla birlikte, ona tepkili ve görüşme konusunda isteksizdi.

Çocukların İstanbul’a alıştığını gözlemleyen heyet de, onların mutlu oldukları düzende yaşamaları gerektiği kanaatindeydi.
Ataklarını sürdüren Alara Koçibey, eski kocası hakkında icra davası açtı. Çünkü Cem Uzan, mahkemenin çocuklar için belirlediği aylık 16 bin TL’lik tedbir nafakasını dokuz aydır ödemiyordu.

Paris’te Derin’le el ele

Cem Uzan, hakkındaki iddialara Kurban Bayramı’nda cevap verdi: Kendisinden 21 yaş genç sevgilisi Mermerci ile Champs-Elysees’nin arka sokaklarında el ele yürürken ve elbette L’Avenue’de yemek yerken görüntülendi. Magazin yazarları, çiftin yakın dostlarına, “Bu ilişkide her şey dengi dengine. İkimiz de aynı kalitedeyiz. Çok seviyeli, çok düzgün bir ilişki yaşıyoruz” dediğini de yazdı. İstanbul sosyetesinin en çapkın güzeli Derin Mermerci, yakın zamana kadar Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Tolga Egemen’le evlilik planları yapıyordu.

Daha önce de evli işadamı Mehmet Germiyanlıgil’le yaşadığı aşk yüzünden annesi Ender Mermerci’nin tepkisini çekmişti. Aileden sızan en taze bilgilere göre, Ender Hanım kızının Cem Uzan’la yaşadığı aşktan memnun, çevresindekilere “İkisi için de hayırlısı olsun” diyor. Aşk sarhoşu Derin Mermerci ise, Kurban Bayramı için gittiği Paris’ten hâlâ dönmedi. Taze aşıklar, Paris’te Uzan’ın yakın arkadaşları Emre Ergani ve Celal Çapa ile bir araya gelmiş. İki işletmeci, Uzan’ın 51’inci doğum günü için muhteşem bir parti organize etmek için kolları sıvamış.
Şimdilerde sosyete, “İki çapkın bir ipte bakalım ne kadar oynayacak?” başlıklı dedikoduların tadını çıkarıyor.

‘Kaçak aristokrat’

Fransız Le Monde gazetesi, ‘Türk aristokrasisinden Interpol dosyalarına’ başlıklı haberinde, “Cem Uzan’ın Prens Charles ile sosyalleştiği günler çok uzak gibi geliyor. Parıldayan Türk patron bugün, Interpol tarafından çıkarılan tutuklama emrine göre bir kaçak. Uzan ailesi, zirvede olduğu dönemde Türkiye’de 220, yurtdışında da 40 kadar şirketi kontrol ediyordu.

Cem Uzan, yatları, spor arabaları, bir 747 Boeing uçağı ve gayrimenkulleri ile çok lüks bir hayat yaşıyor. New York’taki Donald Trump Plaza’nın son katını 38 milyon dolara satın aldı. İngiliz kraliyet ailesinin yardım kuruluşlarına milyonlar bağışlarken Prens Charles ile dostluk bağları vardı. Bugünse Cem, kendisi gibi birkaç milyar doları hortumladıklarından kuşkulanan babası Kemal ve ağabeyi Hakan gibi kaçak” yorumunu yaptı.(Lube Ayar / Radikal)

Dow16
28-11-2010, 18:07
''ZULÜM İLE ABAD OLANIN AHİRİ BERBAD OLUR''Ziya paşa'dan
Daha önce yazdıydık bir daha zamanı geldi gene yazalım dedik; heralde iki taraf içinde geçerli,birinci kısma girenler (Uzan'lar )hakkında kısmen bazı gerçekleşmeler oldu-oluyor,ikinci kısım ise T.C(veya onu yönetenler).İnşaallah ikincinin başına(T.C kısmının) Uzanların başına gelenler gelmeyecek şekilde olay çözülürde milletimizde acı bir bedel ödemez.saygılar

clas
29-11-2010, 07:43
Kardemır'de ıs akıtlerı feshedılen 25 ıscı erdogan ıle gorusme ıstegıyle ankara'ya
yuruyus baslattı

karabuk demır ve celık fabrıkaları
(kardemır) as'de calısırken ıs akıtlerı feshedılen 25 ıscı, ısverenı protesto
etmek ıcın ve basbakan recep tayyıp erdogan ıle gorusme ıstegıyle ankara'ya
yuruyus baslattı.
Fabrıka onunde toplanan ve kollarına sıyah bant baglayan ıscıler, 215
kılometre uzaklıktakı baskente dogru yola cıktı. Polıs, ıscılerı yuruyusun yasal
olmadıgına daır uyardı.
ısten cıkarılan ıscılerden tolga ozyurt, gazetecılere yaptıgı acıklamada,
fabrıka yonetımının kendılerıne yaptıgı zulmu anlatmak ve kendılerıne yardım
etmesı ıcın basbakan ıle gorusmek ıstedıklerını soyledı.
Ekmeklerının sendıka degıstırdıklerı ıcın haksız yere ellerınden
alındıgını savunan ozyurt, kardemır ıscılerı olarak sadece aslarının pesınde
olduklarını belırterek, basbakan erdogan'ın karabuk'te ınsanların ıssız ve assız
bırakılmalarına sessız kalmayacagını dusunduklerını ve bu ınancla yola
cıktıklarını kaydettı.
Ozyurt, basbakanımızın yuregının bızı de ıcıne alacak kadar genıs ve
merhametlı olduguna ınanıyoruz. Sayın basbakan, burada donen gerceklerı bır bılse
kardemır ıscılerı olarak bızım elımızden tutacagına ınanıyoruz. ısverenı protesto
etmek ıcın ankara'ya yuruyerek gıdecegız'' dedı.
Uzerlerıne ısten atıldıklarına yonelık yazılar asan ıscıler, 5 gunde
ankara'ya ulasmayı hedefledıklerını bıldırdıler.

-aa-