PDA

View Full Version : Başımızdan geçen; komik, ilginç, hüzünlü, tehlikeli, korkunç olaylar.



trakyalı
28-01-2007, 12:09
Herkesin komik,tehlikeli,hüzünlü,korkunç,ilginç anısı vardır.:D :notr: :aglayan: :eek: :düsün:
Burada paylaşmak dileğiyle bu bölümü açtım.

trakyalı
28-01-2007, 12:21
İlk komik anımı ben yazayım.
İlkokul üç'teyim.
O zaman sigaraya her çocuk gibi merak sarmışız.
İki tane sigara bulduk arkadaşla içeceğiz.
Ama ateş yok.
O sırada mahalledeki yaşlı bir adam evinin önünde güneşleniyor elinde de sigarası.
Hah dedim Ali amcadan ateş alalım.Arkadaş sen iste dedi.
Ben kendimi feda ederek gittim.Büyümüş küçülmüş tavırlarla sesimi kalınlaştırarak;
-Ali amca ateşi verir misin?
Adamcağız şöyle başını kaldırdı bana baktı.
Elinle eğil de al gibisinden sigarasını uzattı ben eğildim,sigaramı onun sigarasının ateşine değdireyim dedim....
O anda gözlerimde ateş çaktı sanki.
Yaşlı adam bir tokat patlatmıştı yanağıma.
İki arkadaş kaçarken arkamızdan
-Sizi gidi utanmazlar bu yaşta hem sigara içiyorlar hem de utanmadan benden ateş istiyorlar.
diye bağırıyordu yaşlı adam.
Bir daha kimseden ateş isteyemedim.

trakyalı
28-01-2007, 13:10
Bir arkadaşın bana anlattığı anısını anlatayım.
Arkadaş 1978 yılında İstanbu'a geliyor.
Otobüste uyumuş.
Sabah saat 07 sularında o zaman Tuzla köprüsünde kimlik kontrolü yapılırdı.
Tabi otobüs durmuş hava soğuk kapılar kapalı şöför polislere belgelerini göstermek için dışarı çıkmış arkadaş şöförün arkasındaki 2. sıradaki koltukta cam kenarında oturuyor.
Uyanmış,camdan bakmış.Yandan geçen arabalar ağır ağır gittiğinden,yol da biraz yukarı doğru yokuş ona otobüsün aşağı gidiyor hissini vermiş.
Arkadaşın gözü şöför koltuğuna ilişimiş ve şöförün olmadığını,otobüsün yanından geçen arabalarında sanki bulunduğu otobüsün geri geri kaydığını hissettirmiş ve hemen bağırmış;
-Frene basın,frene basın araba kayıyor....

trakyalı
04-03-2007, 11:27
Hiç kimse başından geçen ilginç olayları yazmamış.
Yok mu?

ÇAKAL
04-03-2007, 12:00
Üniversitede 4 arkadaş aynı evi paylaşıyoruz.
Tavaslı bi arkadaş var,dedi ki hemşo ''kabız olmuşum,çok kötüyüm''.
Ben de ''git hemşo yarım çay bardağı zeytinyağı iç ''dedim.
Akşama baktım yorgan döşek yatıyo,''N'oldu lan,niye yatıyon,iyi gelmedi mi ''dedim.
''Hemşo,mahvettin beni,ölüyodum,doktora gittim,doktor salak dedi bana ''dedi.
Meğer bizim hemşo ishalmiş.:)

trakyalı
23-03-2007, 19:50
Bir maket ki hiber mi desem çok yıldızlı mı desem.
Girdim o markette 12 katlı,her şey var.
Saç tokasından arabaya kadar.
Girdim içeri.
Girişte tezgahtar;
-Buyrun yardımcı olayım
dedi.
Gelmişken bir kravat alayım dedim.
-Kravat alacaktım dedim.
-Kravatlarımız üst katta efendim dedi.
Üst kata çıktım...

...devam edecek...

ally_mcbeal
23-03-2007, 22:23
geçen yaz sonu bir akşam... erken yatmışım sonra bir ara gece 1.5 gibi uyandım. salon ışığını görünce bakayım dedim; erkek kardeşim elinde balyoz gibi birşeyle sokak kapısının arkasında pozisyon almış hazırlık yapıyor. ''ne oluyor'' dedim ''yan daireye hırsız girmeye çalışıyor'' dedi. kapıya dayanıp dinledim, yan dairenin kapısı zorlanıyor, açılmaya çalışılıyordu. ne olduğundan tam emin olamayan kardeşim yine de saldırmak üzere hazırlığını yapıyordu. ben kapıyı açmamasını ve polisi aramamız gerektiğini söyledim. ''eh, peki o zaman'' dedi ve polise haber verdik, şüpheli bir durum olduğunu söyledik. 5 dk içinde ekipler geldi.

sonuç: ailesi yazlıkta olduğu için evde tek kalan evin oğlu anahtarını unuttuğu için gece geç vakit kapıda kalmış ve çilingirle birlikte sessizce kapıyı açmaya çalışıyormuş :)

trakyalı
24-03-2007, 09:07
Bir maket ki hiber mi desem çok yıldızlı mı desem.
Girdim o markette 12 katlı,her şey var.
Saç tokasından arabaya kadar.
Girdim içeri.
Girişte tezgahtar;
-Buyrun yardımcı olayım
dedi.
Gelmişken bir kravat alayım dedim.
-Kravat alacaktım dedim.
-Kravatlarımız üst katta efendim dedi.
Üst kata çıktım...

...devam edecek...
Çok güzel düzen almışlar her katta bir kız karşılıyor sizi bir şey almak istemeseniz bile bu kızları görmek için bir şeyler alırsınız.
Neyse kız yine;
-Buyrun beyfendi yardımcı olayım
dedi.
-Ben kravat alacam dedim.
-Peki efendim düz mü,desenli mi?
-Desenli olsun.
-O zaman üst kata çıkacaksınız desenli kravatlarımız üst katta...
...devam edecek...

trakyalı
26-03-2007, 20:27
Çok güzel düzen almışlar her katta bir kız karşılıyor sizi bir şey almak istemeseniz bile bu kızları görmek için bir şeyler alırsınız.
Neyse kız yine;
-Buyrun beyfendi yardımcı olayım
dedi.
-Ben kravat alacam dedim.
-Peki efendim düz mü,desenli mi?
-Desenli olsun.
-O zaman üst kata çıkacaksınız desenli kravatlarımız üst katta...
...devam edecek...
Neyse bir kat daha çıktım.
Yine bir bayan karşıladı beni.
-Buyrun beyfendi size nasıl yardımcı olayım.
-Ben desenli kravat alacaktım.
-Desenleri nasıl olsun beyfendi.
-Anlamadım.
-Yani çizgili mi,puanlı mı karışık mı?
-Eh çizgili olsun.
-O zaman bir kat daha yukarı çıkacaksınız.
İçimden küfrederek yukarı çıkıyorum ama sonucu da merak ediyorum.Acaba bana kravat satacaklar mı diye?
devam edecek...

trakyalı
28-03-2007, 16:14
Üst kata çıktım.
yine bir kız karşıladı beni.
-Buyrun efendim size nasıl yardımcı olabiliim.
-Ben çizgili desenli bir kravat alacaktım.
-Efendim özür dilerim çizgileri enine mi olacak boyuna mı?
-?
-Yani çizgilerini nasıl olsun istersiniz?
-boyuna olsun.
-Özür dilerim efendim boyuna çizgili kravatlarımız üst kattadır lütfen oraya çıkın.
-(i&#231;imden )*?&^#&#163;$ş~w<?>&#37;
...devam edecek...

ally_mcbeal
28-03-2007, 16:20
sn trakyalı bu ne garip bir koca mağazaymış b&#246;yle?? sabrınıza da hayran kaldım, bravo :D

Smyrna
28-03-2007, 16:27
arkası yarın gibi oldu yahu:)

trakyalı
29-03-2007, 07:16
Üst kata çıktım.
yine bir kız karşıladı beni.
-Buyrun efendim size nasıl yardımcı olabiliim.
-Ben çizgili desenli bir kravat alacaktım.
-Efendim özür dilerim çizgileri enine mi olacak boyuna mı?
-?
-Yani çizgilerini nasıl olsun istersiniz?
-boyuna olsun.
-Özür dilerim efendim boyuna çizgili kravatlarımız üst kattadır lütfen oraya çıkın.
-(içimden )*?&^#£$ş~w<?>%
...devam edecek...
Neyse küfrederek ve merak ederek üst kata çıktım.
Tabi yine bir kız karşıladı beni
-Buyrun beyfendi size nasıl yardım edebilirim.
-Çizgili kravat istiyorum
dedim.
-Ne renk olsun
-Lacivert dedim.
-Özür dilerim beyfendi lacivert kravatlarımız üst katta.
Yine üst kata çıktım.
Kız karşıladı beni.
-Buyrun beyfendi size nasıl yardımcı olabilirim.
-Lacivert çizgili kravat istiyorum.
-Tamam beyfendi de çizgileri ne renk olsun.
-Beyaz olsun.
-Özür dilerim lacivert,çizgileri beyaz olan kravatlarımız üst katta
dedi.
-Üst kata çıktım.
Yine bir kız karşıladı beni.
-Buyrun beyfendi size nasıl yardım edebilirim.
-Lacivert,çizgili,çizgileri beyaz kravat istiyorum.
-Tamam beyfendi
dedi ve kravatları çıkardı.
Aralarından bir tane seçtim.
-Beyfendi bu kıravatı üzerinizdeki elbise ile mi kullanacaksınız.
dedi kız.
-Hayır dedim takım elbisem evde onunla kullanacağım.
-Özür dilerim beyfendi,bizim mağzamızın prensibidir müşteriye satacağımız kravatın takım elbisesine uygı-un olup olmadığını görmemiz lazım lütfen elbisenizi alıp gelin burada denemaniz gerekiyor.
-Bu ne acayip mağaza kardeşim kaç kat gezdim bir kravat için şimdi de elbisemle uymulu mu diye bana kravatı satmıyorsunuz.
-Beyfendi bu bizim mağazamızın prensibi lütfen elbisenizi alın öyle gelin.
Ne diyeyim mağaza onların.
O sinirle aşağıya indim.
Çıkışa geldiğimde bir de ne göreyim....
...devam edecek...

trakyalı
29-03-2007, 10:02
Neyse k&#252;frederek ve merak ederek &#252;st kata &#231;ıktım.
Tabi yine bir kız karşıladı beni
-Buyrun beyfendi size nasıl yardım edebilirim.
-&#199;izgili kravat istiyorum
dedim.
-Ne renk olsun
-Lacivert dedim.
-&#214;z&#252;r dilerim beyfendi lacivert kravatlarımız &#252;st katta.
Yine &#252;st kata &#231;ıktım.
Kız karşıladı beni.
-Buyrun beyfendi size nasıl yardımcı olabilirim.
-Lacivert &#231;izgili kravat istiyorum.
-Tamam beyfendi de &#231;izgileri ne renk olsun.
-Beyaz olsun.
-&#214;z&#252;r dilerim lacivert,&#231;izgileri beyaz olan kravatlarımız &#252;st katta
dedi.
-&#220;st kata &#231;ıktım.
Yine bir kız karşıladı beni.
-Buyrun beyfendi size nasıl yardım edebilirim.
-Lacivert,&#231;izgili,&#231;izgileri beyaz kravat istiyorum.
-Tamam beyfendi
dedi ve kravatları &#231;ıkardı.
Aralarından bir tane se&#231;tim.
-Beyfendi bu kıravatı &#252;zerinizdeki elbise ile mi kullanacaksınız.
dedi kız.
-Hayır dedim takım elbisem evde onunla kullanacağım.
-&#214;z&#252;r dilerim beyfendi,bizim mağzamızın prensibidir m&#252;şteriye satacağımız kravatın takım elbisesine uygı-un olup olmadığını g&#246;rmemiz lazım l&#252;tfen elbisenizi alıp gelin burada denemaniz gerekiyor.
-Bu ne acayip mağaza kardeşim ka&#231; kat gezdim bir kravat i&#231;in şimdi de elbisemle uymulu mu diye bana kravatı satmıyorsunuz.
-Beyfendi bu bizim mağazamızın prensibi l&#252;tfen elbisenizi alın &#246;yle gelin.
Ne diyeyim mağaza onların.
O sinirle aşağıya indim.
&#199;ıkışa geldiğimde bir de ne g&#246;reyim....
...devam edecek...
&#199;ıkıştaki kızın karşısında bir adam elinde krozet kapağı pantalonunu indirmiş avazı &#231;ıktığı kadar bağırıyordu.
-Kardeşim bu benim evimin krozet kapağının rengi,bu donumun rengi,bu da tenimin rengi, şimdi bana tuvalet kağıdı vercekmisiniz vermeyecekmisiniz.
Halime ş&#252;kredip oradan ayrıldım.
Her zaman y&#252;z&#252;n&#252;zde g&#252;l&#252;mseme olsun.

lutas
29-03-2007, 10:05
Ben de muavin;
"uyan hemşerim geldik"
diye biteceğini tahmin ediyordum.
:)

ally_mcbeal
29-03-2007, 16:33
valla ben kamera şakası olmasını bekliyordum. :confused:

bu nasıl bir işletme yahu ??? :notr:

Smyrna
29-03-2007, 16:43
valla ben kamera şakası olmasını bekliyordum. :confused:

bu nasıl bir işletme yahu ??? :notr:

benimde i&#231;imden aynısı ge&#231;mişti sayın trakyalının anlattığı fıkra heralde:he:

trakyalı
11-04-2007, 14:28
Adamın biri borsanın &#231;ıkışa ge&#231;tiği 1999 yıl ısonlarında borsaya girmiş.
Bir ka&#231; kaat almış.Cumartesi g&#252;n&#252; yatırım şirketini aramış karşınına o g&#252;n tesad&#252;f kendi brokerı &#231;ıkmış.
-Benim kaatları sat bana hemen işc al demiş.
-Beyfendi bug&#252;n cumartesi alamam.
-Neden kardeşim para benim değil mi al diyorum sana
-Beyfendi bug&#252;n borsa kapalı
-A&#231;ın kardeşim ben anlamam.
-Beyfendi ben a&#231;amam.
-Kim a&#231;ıyor kardeşim bana onu bağla.
-&&#37;^a&#233;q@wğkos&#231;.....
-&#214;yle desene be kardeşim...

trakyalı
17-04-2007, 07:11
İlkokulda d&#252;ğ&#252;nlere giderdik.Genelde bizim oralarda d&#252;ğ&#252;nlerde davul ile zurna veya gırnata &#231;alarlar.Biz de muzurluk yapardık.
Birer limon alır zurnacının karşısına ge&#231;er limonu şapırdatarak yerdik.
Zurnacı g&#246;z&#252;n&#252; bizden ka&#231;ırmak istese de yine dayanamaz bakar ve ağzı sulanır;
-&#252;&#252; &#252;&#252; &#252;&#252;
diye zurnayı &#231;alamaz d&#252;ğ&#252;n karışırdı.
D&#252;ğ&#252;n sahibi bizi kovalardı.
Tabi biz r&#252;şvetimizi almadan işi bırakmazdık.

baron11
17-04-2007, 14:36
Adamın biri borsanın çıkışa geçtiği 1999 yıl ısonlarında borsaya girmiş.
Bir kaç kaat almış.Cumartesi günü yatırım şirketini aramış karşınına o gün tesadüf kendi brokerı çıkmış.
-Benim kaatları sat bana hemen işc al demiş.
-Beyfendi bugün cumartesi alamam.
-Neden kardeşim para benim değil mi al diyorum sana
-Beyfendi bugün borsa kapalı
-Açın kardeşim ben anlamam.
-Beyfendi ben açamam.
-Kim açıyor kardeşim bana onu bağla.
-&%^aéq@wğkosç.....
-Öyle desene be kardeşim...

Ayaklıdan toplardım cumartesi,pazar...:)

zamanlama
17-04-2007, 15:18
borsa -350 puandayken aldığım hisse borsa artıya geçince düşmeye başladı :D bu şimdi komikmi korkunçmu siz karar verin :D

ÇAKAL
17-04-2007, 15:29
borsa -350 puandayken aldığım hisse borsa artıya geçince düşmeye başladı :D bu şimdi komikmi korkunçmu siz karar verin :D
Ters adamsın vesselam.:)

trakyalı
17-04-2007, 15:31
Yıl 1978 fabrikada &#231;alışıyorum.
Sal&#231;a fabrikasıydı.
Benim b&#246;l&#252;mde bir adamcağız vardı.Yaşı 70 civarında.Meydancı tabir ettiğimiz getir g&#246;t&#252;r işerini yapardı.
Şefle bir akşam vardiyasında (sanırım 16.00-24.00 vardiyasıydı) otururken şef dedi ki;
-Bu agaya bir hap i&#231;irelim.
-Ne hapı abi dedim.
O zamanlar b&#246;yle sokaklarda satılmıyor o dediği haplardan.Almanyadan gelmiş.
-Abi adamı &#246;ld&#252;rmeyelim.
-Yok bir şey olmaz dedi.
Adamcağızı &#231;ağırmadan 3 kola s&#246;yledi.İ&#231;ine o malum hapı attı karıştırdı.
-Amca gel bir kola i&#231; dedi.
-Sağol şefim dedi
Adamcağız kolayı i&#231;ti.
Neyse biz vardiya bitimi eve gittik.
Ertesi g&#252;n 16.00 da geldik.
Adam ortalarda yok.
Bizi bir telaş aldı.
O zaman telefon da yok.
Ertesi g&#252;n oldu yine geldik fabrikaya.
Benim g&#246;z&#252;m adamı aradı neyse geldiğini g&#246;r&#252;nce rahatladım.
Şefle yanımıza &#231;ağırdık.
Şef;
-D&#252;n niye gelmedin amca
-Sorma oğlum,d&#252;n akşam eve gittim bizim meret bir azdı sorma bizim kocakarı da hayret etti.Sabaha kadar uyutmadı meret beni.Ertesi g&#252;n uyandığımda fabrikaya yetişemedim.Beni mağzur g&#252;r&#252;n.
Tabi bizim i&#231;imiz g&#252;lmekten kırılıyor.
Adama farkettirmeden şef;
-Olur b&#246;yle şeyler amca...
dedi ama adamın y&#252;z&#252;ndeki moral ve g&#252;l&#252;mse &#231;ok g&#252;zeldi...

trakyalı
17-04-2007, 15:35
borsa -350 puandayken aldığım hisse borsa artıya geçince düşmeye başladı :D bu şimdi komikmi korkunçmu siz karar verin :D
Bence tehlikeli...

zamanlama
17-04-2007, 15:39
Bence tehlikeli...

3 g&#252;n elimde tutsam ben daha &#231;ok tehlikeli olurum ondan ama bende nerde o sabır..bari hisse k&#252;&#231;&#252;k deil :D hem bak borsa artıya ge&#231;erken ihlasda d&#252;şmeye başladı :p

ÇAKAL
17-04-2007, 15:40
Bence tehlikeli...

Hayatı tehlike adamın.Bi de 17 ceza puanı toplamış.:he: Halis Toprağı geçtin len.Borç yiyen kesesinden yer.Hemşo seni görmezsem dayanamam haaa.Oluyosa cezalarının birazını üzerime alırım,hemşo kıyağı.:wink: Bi daha yeme ama.:)

zamanlama
17-04-2007, 15:42
Hayatı tehlike adamın.Bi de 17 ceza puanı toplamış.:he: Halis Toprağı geçtin len.Borç yiyen kesesinden yer.Hemşo seni görmezsem dayanamam haaa.Oluyosa cezalarının birazını üzerime alırım,hemşo kıyağı.:wink: Bi daha yeme ama.:)

aç deilim ama yiyoz işte :D 12 puan 5/5de bitiyo ozamana kadar çakılı oynucam :D maçlarda olurya sarı kartı vardır üstüne oynarlar oyundan attırmak için şimdi biri çıkarda üstüme oynarsa ne yapcaz sen araya girersin artık ben attım tekmeyi diye :D :D

ÇAKAL
17-04-2007, 15:46
aç deilim ama yiyoz işte :D 12 puan 5/5de bitiyo ozamana kadar çakılı oynucam :D maçlarda olurya sarı kartı vardır üstüne oynarlar oyundan attırmak için şimdi biri çıkarda üstüme oynarsa ne yapcaz sen araya girersin artık ben attım tekmeyi diye :D :D
Adamım hakem sağlam,yemez bunları.:arf: Erman Toroğlu gibi kodum mu oturtanlardan.:) En iyisi mi hiç kıpraşma,ikimizi de yakma.:yes:

zamanlama
17-04-2007, 15:49
Adamım hakem sağlam,yemez bunları.:arf: Erman Toroğlu gibi kodum mu oturtanlardan.:) En iyisi mi hi&#231; kıpraşma,ikimizi de yakma.:yes:

ya zaten ben hareket etmiyom :D bak şimdi aklıma bi halı saha ma&#231;ı geldi..:p ben &#231;ok teknik adamım hani topun &#252;st&#252;nde d&#246;n&#252;p adam ge&#231;iyolarya &#246;le ge&#231;tim 2 kere adamı 3.de tekmeyi yedim :D tekmeyi atanda diyoki oda diyo topun &#252;st&#252;nde d&#246;nmesin top oynasın :D :D ronaldinyoya &#231;alım atma der gibi :D

zamanlama
18-04-2007, 08:08
Hain kağıt ya yazıyı yazdığımda fiyatı 1,66-1,67 di yarım saat sonra tavan oldu halada tavan oluyo son tavanı 2,16da...tabi patlama yaptığında ben d&#252;şmesini bekliyodum :D şimdik bunu hangi kategoriye sokalım komikmi,korkun&#231;mu,h&#252;z&#252;nl&#252;m&#252;, :D ben kendime bi isim buluyorum ama neyse :D :D



http://img255.imageshack.us/img255/3582/silpy7.jpg (http://imageshack.us)

Smyrna
18-04-2007, 08:45
Yıl 1978 fabrikada çalışıyorum.
Salça fabrikasıydı.
Benim bölümde bir adamcağız vardı.Yaşı 70 civarında.Meydancı tabir ettiğimiz getir götür işerini yapardı.
Şefle bir akşam vardiyasında (sanırım 16.00-24.00 vardiyasıydı) otururken şef dedi ki;
-Bu agaya bir hap içirelim.
-Ne hapı abi dedim.
O zamanlar böyle sokaklarda satılmıyor o dediği haplardan.Almanyadan gelmiş.
-Abi adamı öldürmeyelim.
-Yok bir şey olmaz dedi.
Adamcağızı çağırmadan 3 kola söyledi.İçine o malum hapı attı karıştırdı.
-Amca gel bir kola iç dedi.
-Sağol şefim dedi
Adamcağız kolayı içti.
Neyse biz vardiya bitimi eve gittik.
Ertesi gün 16.00 da geldik.
Adam ortalarda yok.
Bizi bir telaş aldı.
O zaman telefon da yok.
Ertesi gün oldu yine geldik fabrikaya.
Benim gözüm adamı aradı neyse geldiğini görünce rahatladım.
Şefle yanımıza çağırdık.
Şef;
-Dün niye gelmedin amca
-Sorma oğlum,dün akşam eve gittim bizim meret bir azdı sorma bizim kocakarı da hayret etti.Sabaha kadar uyutmadı meret beni.Ertesi gün uyandığımda fabrikaya yetişemedim.Beni mağzur gürün.
Tabi bizim içimiz gülmekten kırılıyor.
Adama farkettirmeden şef;
-Olur böyle şeyler amca...
dedi ama adamın yüzündeki moral ve gülümse çok güzeldi...

o yaşta adama yapılırmı demicem kendine getirir adamıda:he: ama ben teyze ye üzüldüm ya kadına o yaşta bir şey olsaydı sn trakyalı dur bakalım daha neler var sizde:)

trakyalı
18-04-2007, 08:53
o yaşta adama yapılırmı demicem kendine getirir adamıda:he: ama ben teyze ye üzüldüm ya kadına o yaşta bir şey olsaydı sn trakyalı dur bakalım daha neler var sizde:)
Tabi amcanın anlattıklarını burada açıkça yazmadım biraz muzur diye.
Ama mutlu olması bizi sevindirdi.Ağzı kulaklarındaydı gün boyunca.Belki ertesi akşama da devam ettirmiştir aynı durumu...
Dediğiniz gibi teyzenin durumu daha kötü olmuştur şaşkınlığı da başka bir şey..

trakyalı
18-04-2007, 12:10
1984 yılının temmua ayında İğneadaya (Demirköy/Kırklareli) kampa gittik.Öğretmen enişte her sene orada çadır kurar bende tatilde takılırdım.Orman ile deniz yanyana olduğu harika bir yer.
Enişte iyi balıkçıdır.Bir sürü oltaları vardı.
Bir sabah erkenden hadi balığa gidiyoruz dedi.
Biralarımızı kumanyamızı aldık efendi dere diye bir dere var sazan ve tatlı su kefali bol bir yerdi oraya gittik.
Enişte bana küçük bir olta verdi.
-Sen bu oltayla burada takıl ben biraz ilerdeyim orada iyi balık var.
dedi.
Ben şişeye sarılmış misine ucunda bir iğne olan oltayı attım derenin kenarına oturdum.Kumanyadan atıştırdım.Oltada tık yok canım da sıkıldı.
Biradan bir tane açtım.
Vakit öğle olmuştu.
Ara sıra eniştemin yanına gidip bakıyorum epey balık tutmuş.15-20 şer santimlik sazanlar vardı yanında.İmrendim oana biraz da kızdım ''bana adi oltayı verdi tabi tutamam'' dedim içimden.
Geri döndüm olyayı çektim yem taktım attım.
İkinci biramı açtım oturdum.
Bir baktım benim misine sarılı boş rakı şişesi aldı başını gidiyor.
Hemen üstine atladım.
Misineyi sarıyorum ama epey ağır bir şey var ucunda.
Ben önce su kaplumbağası zannettim.
Misineyi sarıpta kıyıya yaklaşınca ben diyeyim 50 siz deyin 80 santim büyüklüğünde 3 kğ dan fazla bir aynalı sazan.
Misine koptu sazan kıya gelmişti çırpınıyor çamurun içinde.
Hemen atladım üstüne.Yakaladım kıyıya attım kendimi balıkla beraber.
Nefes nefese kalmıştım.
Balığı kucağıma aldım üzerim çamur içinde koştum eniştemin yanına bağırarak;
-enişte balığa bak.
-Ulan nerden buldun onu
dedi
-Ben yakaladım dedim.
O akşam o balığı çadırın girişine astık orada o güne kadar yakalanan en büyük balıktı.Her gelen geçen tebrik etti beni.
Akşam kamp ateşini yaktık.Enişte bir güzel balığın derisini yüzdü ızgaraya attık, rakıyıda açtık yanına,sabaha kadar benim balık muhabbeti sürdü.

ÇAKAL
12-05-2007, 12:23
50li yıllarda dedemle amcaoğlu Memet ağa Sinoptan kalkıp İstanbul'a gelmişler.
O zaman şapka takmak meşhur.Taksim'e çıkmışlar.
Memet Ağa'da kocaman bi kafa var.Boyabatta bulamamışlar,Taksim'den alacaklar.Ne kadar dükkan gezdilerse Memet Ağanın kafaya göre bi şapka bulamamışlar.
Tam gidecekler bakmışlar bir şapkacı daha.Girmişler içeri,sahibi yahudi.Demişler ''Şapka alacağız bu kafaya göre''.
Adam gitmiş depodan kafaya göre bi şapka çıkarmış gelmiş ama toz içinde.Silkelemiş,silkelemiş kafaya koymuş,şapka rap diye oturmuş.
Memet Ağa sevinmiş.Kaça demiş.Yahudi uyanık,piyasada 1 lira ise 2,5 demiş.Memet ağa''Olur mu ya demiş,verirsen 1,5 a alırım''.
Yahudi olmaz,demiş.
Memet Ağa'da al o zaman şapkanı demiş,geri vermiş.Tam dükkandan çıkacaklar yahudi arkadan bağırmış:
''Bırak Taksim'i,İstanbul'u gezsen bulamazsın bu büyüklükte şapkayı'', demiş.
Memet Ağa da dönmüş demiş ki:'' Sen de benim gibi kafayı zor bulursun.'':) :)
Neyse yahudi bakmış Memet Ağa uyanık ''Gel gel '',demiş,1,5 a şapkayı vermiş.

Grandmaster
30-09-2007, 04:57
hazır boyle bi baslık gormusken yazayım biseyler...yaşımız daha gen&#231;.(boyle derler ya:) )..onun i&#231;in ailemin basından gecen 2 olayı anlatayım...

Bi g&#252;n babam evde mendilini arıyor...(bilmiyorum şimdi bez mendil kullanan var mı?)..o zamanlar ben 5-6 yaşlarındayım.
ara tara mendil yok...(dikkat ediniz aranan mendil :) )
aradan bi kac gun gectikten sonra bi akşam kapı calınıyor..komşunun buyuk oglu,antrenmandan geliyor,gelirken de evin arkasındaki tarladan geliyor kestirme olsun diye...
elinde bi pantolon...
"Hakim Bey bu pantolon sizin galiba,agacın dibinde katlanmış vaziyette bulduk,i&#231;inde kimliğiniz var..."
Babam bakıyor ceplerine,mendili ve (hakim)kimliği ceplerde...bu arada kimlik de bir ka&#231; sayfa ve el yazısyla yazılı sayfalar...yagmur yeyince yazılar silinmiş biraz.
olay sonradan cozuldu...
bi kac gun oncesinde annem balık kızartıyor...yemek yenen oda da havalansın diye camları acıyor ve o cam oylece unutuluyor...
daha sonra hırsız giriyor ve pantolonu calıp kacıyor..ganimet neymiş diye bakayım deyince babamin kimliğini goruyor...
ve pantolonu kat yerlerine dikkat ederek ozenle katlayıp yakın bi agacın altına bırakıyor :)...
o hırsızın bi hakimin evini soydugunu anladığı halini az cok tahmin edebiliyor insan:)

Grandmaster
30-09-2007, 05:07
Bu hikayeyi de annemden dinledim...
Bi gun babamla otogarda(nere oldugunu hatırlamıyorum) yururken adamın biri seslenmiş.."hakim bey" diye diye yanına dogru hızla gelmiş ve babamla aralarındaki diyalog şu şekilde olmuş:
-Hakimsiniz değil mi?
-Evet
-Hakim Ahmet Bey ?
-Evet benim..
-Beni tanıdınız mı?Siz beni tanımamışsınızdır ama ben sizi tanıdım...
-Yok tanımadım,nerden tanışıyoruz?
-Benim davama siz bakmıştınız...10 yıl hapis yattım ben....
off kadere bakın...annem diyor ki"o an elim ayagım boşaldı...d&#252;şt&#252;m d&#252;şecem"
Babam adama hic tepki vermemiş o an..(heralde ne yapacagını kestirmeye calısmıstır)
Sonra adam devam etmiş...
-O zaman bana insan gibi davranan bi siz vardınız...ben sucluydum,cezasını da gordum ama bana insan gibi davranan bi siz vardınız...verin elinizi opeyim...
annem derin bi nefes almış bunun ustune:)

fLuu
30-09-2007, 05:24
Bu hikayeyi de annemden dinledim...
Bi gun babamla otogarda(nere oldugunu hatırlamıyorum) yururken adamın biri seslenmiş.."hakim bey" diye diye yanına dogru hızla gelmiş ve babamla aralarındaki diyalog şu şekilde olmuş:
-Hakimsiniz değil mi?
-Evet
-Hakim Ahmet Bey ?
-Evet benim..
-Beni tanıdınız mı?Siz beni tanımamışsınızdır ama ben sizi tanıdım...
-Yok tanımadım,nerden tanışıyoruz?
-Benim davama siz bakmıştınız...10 yıl hapis yattım ben....
off kadere bakın...annem diyor ki"o an elim ayagım boşaldı...düştüm düşecem"
Babam adama hic tepki vermemiş o an..(heralde ne yapacagını kestirmeye calısmıstır)
Sonra adam devam etmiş...
-O zaman bana insan gibi davranan bi siz vardınız...ben sucluydum,cezasını da gordum ama bana insan gibi davranan bi siz vardınız...verin elinizi opeyim...
annem derin bi nefes almış bunun ustune:)

okurken beni bile eyvahh dedim :he:

sabotek
26-10-2007, 09:15
ABD'den ,Türkiye'ye verilen dz.altının Philadelphia tersanesinde jenaratör tecrübelerini yapıyoruz..Elk.Subayıyım ve ütğm.rutbesindeyim o zaman.Freon gazı ile yıkanan bahis konusu jen.gözetleme camından baktığımda gördüğüm bir fevkaledeliğe bakmak üze.camı aralamamla,kendimi yukarılarda bir yerden kendimi izlerken gördüm...Aşağıda denizaltının güvertesinde biri yerde yatıyor ve kalabalık üze.üşüşmüştü....
Olay şuydu;Kendi başıma bir halt işlemiş ve ölümcül etkisi olabileck gazı teneffüs etmiştim..Öbür dünyaya gidişim ile dönüşüm arasındaki bir çizgiden,kuşbakışı yerde yatan kendimi izliyordum.....Yani ,Tanrı beni tekrar geri yollamıştı..Olayın etkileri,sarsıcı olmuştu..Selamlar.

sabotek
26-10-2007, 17:44
Gölcük'te,annemle kız istemeye gidiyoruz...Kızla bir kez görüştüm ve ailesi ile hiç tanışmamışız..Ben resmi elbiseliyim,annem gayet şık giyinmiş,çiçekler vs...
Hava yağmurlu ve yerler çamurlu.Arabayı hemen evin önüne park edip,kapıya yöneliyoruz ve bu sırada muhtemelen izleniyoruz..Tam o anda,acaba yanlış mı görüyorum,o da ne!..;''annemin eteği yerde ve çamura bulanmış''kopçasından kurtulan etek,hoop aşağı...O anda,ben başkası gibiyim sanki,çamurların içinde bile kaybolmaya razıyım...Sonrası,kahkahalar oluyor tabi..Annem rahmetli oldu,ruhu şad olsun.Bu anıyı hatırladıkça,annemin kıymetini anlıyorum..

trakyalı
28-02-2009, 22:07
Burayı da canlandıralım arkadaşlar başınızdan geçen olayları buraya yazmanızı bekliyorum.

betaport
28-02-2009, 22:34
Burayı da canlandıralım arkadaşlar başınızdan geçen olayları buraya yazmanızı bekliyorum.


Valla hemşo senin hap olayının bir benzerinide ben yapmıştım. Ortam yine fabrika :D

O zamanlar Yedek parça firmasında çalışıyorum Erzincanlı bir abimiz vardı depoda. Birde konyalı abimiz. Birgün sohbet esnasında hoş beş derken yahu bir hap var anlatamam dedi yaw dedim benim yaş 29 bana ne anlatıyorsun.

Konyalı abimle ikimiz bir ara göz göze gelmemizle aklımızdaki fırlamalık düşüncemiz bir oldu.Gel bunu Erzincanlı abimize verelim dedik. Hap nerede diye sordum. Aslanım cebimizde taşımıycaz herhalde eczaneden alırız dedi. Bir gün sonra eczaneye gittim şansıma tanıdık eleman yok bayan eczacı denk geldi ama almamız şart girmiş bulunduk. Hapın adını söylememle suratıma vahhh vahhh tipi bakış atması bir oldu ve 10 mg mi olsun 20 mg mi dedi? Valla ben mg sinden anlamam bir abim sipariş etti çarşıya gidiyorum deyip çıktım o kadarını söylemedi bir saniye arayım deyip aradım ama karizma yerlerde şansıma ne desem boş 3 bayan eczacı vah vah modunda bana bakıyor bende abime içimden küfürler ediyorum bu arada....

En sonunda şaka sağlam olsun diye 20 mg 1 kutu aldık topu topu 4 tane var. kol gibide fiyat :D Hapı alıp işyerine döndüm. Soruyoruz şakazede adayı abimize çay içermisin içmem meyva suyu içermisin içmem kola içmem.

Hap elimizde kaldı ilk gün. Depo şefimiz Adanalı abimize sölesek içirse diye kızar izin vermez yaşı var diye. En sonunda emrivaki ile içirmeye karar verdik. Ben koşup 4-5 tane böğürtlen çayı hazırladım birinin içinede hapı ezip karıştırdım.

Herkese ikram edince hiç şüphelenmeden haplı çayı içirdik. Aradan 1 saat geçti tık yok Konyalı abimle ikimiz bir birimize bakıp ulan çakma hapamı denk geldik neden bu adama bir şey olmuyor filan derken hapın içindeki prospektüse bir bakalım dedik.

Aboo ki ne abooo hapın içmekle iş bitmiyormuş ve süresi 4 saatmiş. Abi dedim bu hapı içirmek yetmiyormuş illa tahrik edilmesi gerektiği yazıyor ne yapıcaz kimi feda edicez depodan filan diye şakalaşırken aklımıza gümrük elemanı arkadaşın telefonundaki filmler aklımıza geldi çağırdık hemen . Durumu anlattık git filmleri aç bir iki görüntü görsün çekil kenara izle dedik.

Gümrükçümüzde piyasa evladı tipinde. Abi süper şeyler indirdim internetten görmelisin demesiyle abimiz anında işi bırakıp meşhur şivesi ile hani ulaaa nasıl bişi demesi bir oldu.

Aradan 20 dk geçmediki abimde terlemeler istemdışı panik atak hareketler başladı :D Durumu şefe söyledik :D

Akşamki performansını bilmem ama 46 yaşındaki adamı o gün 4 kez wc ye gittiğine bizzat ekipçe şahit olmuştuk :D

trakyalı
28-02-2009, 22:46
Arkadaş zamanın birinde askerlik yapanlar bilir reo ile bir yerden bir yere gidiyormuş.Prezervatife ihtiyaç duymuş şöför asker doğulu prezervatifi bilmez o da komutan.
Askere demiş ki;
-Oğlum şu eczanenin yanında dur başım ağrıyor bana bir kutu prezervatif al.
-Kumtanım nedir o anlayamadım.
-Oğlum prezevatif de onlar verir.
Asker eczaneye girmiş yüksek sesle komutanını göstererek;
-Kumtanın kafası ağrir perzatif istiir.
Eczanedeki herkes arkadaşa dönüp bakmış tabi..
-Bizim arkadaş olayı görünce kıpkırmızı olmuş.

betaport
28-02-2009, 22:49
Arkadaş zamanın birinde askerlik yapanlar bilir reo ile bir yerden bir yere gidiyormuş.Prezervatife ihtiyaç duymuş şöför asker doğulu prezervatifi bilmez o da komutan.
Askere demiş ki;
-Oğlum şu eczanenin yanında dur başım ağrıyor bana bir kutu prezervatif al.
-Kumtanım nedir o anlayamadım.
-Oğlum prezevatif de onlar verir.
Asker eczaneye girmiş yüksek sesle komutanını göstererek;
-Kumtanın kafası ağrir perzatif istiir.
Eczanedeki herkes arkadaşa dönüp bakmış tabi..
-Bizim arkadaş olayı görünce kıpkırmızı olmuş.


Abi onu bunu bilmemde eczanedekiler komutan hakkında pek iyi düşünmemişlerdir. :D

trakyalı
28-02-2009, 22:50
Abi onu bunu bilmemde eczanedekiler komutan hakkında pek iyi düşünmemişlerdir. :D

Evet haklısın.Baş ağrısına prezervatif bire bir...

WaX
01-03-2009, 11:05
basımdan gecen en guzel olay

antalyada ıs amaclı gıttıgımde cok acıkan karnımı doyurmak ıcın etrafta bulamadıgım bır pızzacı yerıne cok luks bı restarona gıtmıstım

yedım ıctım ama cok acayıp yedım yemekler cok lezızdı...

hesabı ısteyınce yanıma gelen kendısını sahıbı olarak tanıtan bır kısı

"ızmırde oldugum zaman ıcınde denk gelen bır mıtıngte sızın konusmalarınızı dınlemıstım
genclerın hala zekı muren dınlemesı turk halkına vatanına bayragına dınıne bu kadar hakım olması cok hosuma gıtmıstı kendı kendıme bu ulke umıt edıyorumkı emın ellere teslım edılecek demıstım dıyerek DUNYA COK KUCUK NERDEN NEREYE DIYEREK BENDEN HESAP ALMADI. cok hosuma gıtmıstı... ızmırde kendı capında sıyasetını yapmaya calısan bırı olarak antalyada hatırlanmam dogru yolda oldugumu gosterdı ve benı onure ettı....

trakyalı
31-03-2009, 21:05
Birinci hikaye

Kalp ameliyati oldum.4 ay rapor aldim ve bu 4 ayin sonunda rapor parami
almak için Fatih SSK'ya gittim. Klasik bir sekilde eksik evraklari parti parti
söyledikleri için 3 gün ugrastim ve büyük gün geldi. Param hesaplaniyor.
Bankodayim, sorular geldi.

*Hastanede yattin mi?

*Herhalde abi, dedim, henüz evlerde kalp ameliyati yapamiyorlarmis
Hiç yorum yapmadi ve 2. soruya geçti.

*Çiktin mi peki? Ve ben..

*Hayir, hala aksamlari isten sonra yatmaya hastaneye gidiyorum.
Ve kafami duvarlara vurduracak soru geldi.
Espri bile anlamaktan aciz bu adam sordu:

*Istanbul'da kimsen yok mu yav. Niye hastanede kaliyorsun ki hala?

trakyalı
31-03-2009, 21:06
ikinci hikayemiz

Geçen gün aksam vakti dolmusta gidiyorum, arkadan teyzenin biri bagirdi:

*"Evladim su sari kamyonetin yaninda indiriver."
Dolmus soförü dumur olmus bir vaziyette:
*Iyi de teyze, o kamyonet hareket halinde, nerde duracagini nerden bileyim..

trakyalı
31-03-2009, 21:08
Üçüncü hikayemiz
Bir gün arkadasla dolmus bekliyoruz. Üst geçit var ama kendi halinde bir
kadincagiz yayaya kirmizi yanarken caddeden geçmeye çalisiyo. Üst geçitin
altinda beklemekte olan polis otosundan söyle bir anons yapiliyo:

*Hanim nireeee, hanim nireee?

Teyzeden cevap:

*Eltimgileee, beyimin haberi var. Sana ne kiii.

WaX
01-04-2009, 10:18
sn trakyalı sızın basınızdan gecenlerı bız bellı karıkaturler eslıgınde esprısı bol dergılerde okuyoruz ustune okumak ıcın para verıyoruz bundan sonra beles demekkı

hepsı cok komık bı okadar trajık... gulerken ders cıkarabılene ne ala...

trakyalı
20-06-2009, 21:01
TRAKYALI BİRİNİN AŞK MEKTUBU :)Paylaş

Nufut Gözlü Sevgilim Asibe
Te büle akşam oldu mu epten akılcımı alır, gözümü göğnümü bir oş edersin beyav... Abe Allah belacımı versin seni çok severim. Yatmaz mıyım yatacıma abe bi direm uyku girmez güzlerime.. Dünerim u tarafa dünerim bu tarafa ep gene silinmez ayalin beya. Ekmekten sudan kesildim artıkın. Tarlada elim çapa tutamaz, kaavede desen ne bi laf ederim ne de kiyaat oynarım. Üldürdün beni beyaa... Düşün bobam düşün.. Amet Aganın sıpası gibi önüme baka baka solurum. Akşamları sizin maallede sülerim "Yarim sende vifa yokmu" şarkısını. Duyarsın elbet. Ölmüş nenem bile dinner. "Anlarım kızanım seni anlarım ama unda u boba varkene vermez sana asibeyi" der ep.. İşte u zaman çeltik tarlasına döner gözlerim. Epten gene vıcık vıcık olur aalamaktan...
Şu boban olcak kapçık aazlıyı yola getiremez misin beyaa.. Aşıklık çekeriz bilirsin işte. Eriye eriye göndöndü sapına döndük anacını satımının. Agana da süle düümesin artıkın beni. Sankim u iç aşık ulmamış. Düver Alla düver, sırtım gırnatacı Asan gibi kapkara oldu beyaa... Takarım sana cumuriyet altını, alırım uzun tüülü mantu, cazlı düün bilem yaparım taa ne olsun beyaa... Süle anana akşama çıtlatsın bunları bobana. Yosa atar em vallahi em billahi damarları beynimin. Buzmayasın adamın aklını. Yarın gece Alil'le Üsiin'i alırım yanıma, atarım seni Ismayıl'ın arabaya undan sonra bulsunlar bakalım bulabilceklermi..Te ben adama bukuda sülerim başkada bişey sülemem...
Seni er şeyden çok seven sevgilin;
Yolsuzların Kara Mümin

BORA YAŞAR
20-06-2009, 21:19
Evet haklısın.Baş ağrısına prezervatif bire bir...

:he::he:



Hani doktor çok çocuktan şikayet eden cahal birine, kullanımı göstermeden prezervatif tavsiye etmiş..Zavallı adamcaz da yutulur bir şey sanmış..

Bir zaman sonra adma doktora gelmiş ve şikayet etmiş verdiği ilacı:

- Valla doktor demiş, ben bu işten birşey anlamadım. Ossuruyorum balon oluyor, sıçıyorum sucuk oluyor, yapıyorum çocuk oluyor.

Uygun şekilde alınmayan herşey başa bela...

trakyalı
08-07-2009, 20:35
Hastanenin "Tıbbı Atık" bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör beklerken: "Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık." diyerek laf atan yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu görüp, "Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme." diyerek cevap veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır.

2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"
Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç; artık babasından bile bahsetmiyoruz.
İşyerinde küpe takan erkek arkadaşımıza babasından yorum: "Bir zamanlar nur topu gibi oğlum vardı; nuru gitti, topu kaldı!"
Teravih namazına gidilir. Kadınlar caminin 2. katında kılmaktadırlar. Tam kaptırmışken atmosfere, bir ara secdeye gidildiğinde sessizliği 2. kattan bir çocuk sesi bozar. "Anneeee, aşağıda kocaman kocaman bir sürü g.t var!" Sessizlik, kafalar cümleyi çözümleyinceye kadardır. En sonunda imam dahil herkes kopar. Ne namaz kalır, ne abdest...
Hamile olan sevgili sarışın kuzenim, gebelikle ilgili okuduğun; "Bebekler zekalarının %80'ini anneden alıyorlar." makalesinden sonra panikle bana dönüp; "Ay inanmıyorum. Bana ne kalacak o zaman?" diye sorduğunda sana; "Üzülme öyle bile olsa senin kaybedeceğin bir şey yok!" diyemedim ya! Lanet olsun içimdeki insan sevgisine!
Haftasonu babasıyla gezmek için süslenmeyi abartan oğluma "Oğlum çapkınlık mı yapacaksınız?" diye sordum. Oğlum tüm sempatikliğiyle cevap verdi; "Evet anne, babam da bakıyor kızlara ben de. Ama senin kadar güzelini görmedik!"
4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz. "Çok yoruldum, beni çalıştırsın diye yuttum." diyor. Nasıl yani ya?
Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum.
Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan bomba önerisini aynen aktarıyorum. "Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik yapsak nasıl olur?"
Sabah okula gelip bilgisayarın başına oturduğumda Youtube'un kapatıldığını öğreniyorum. O sırada içeri elinde çayla çaycımız Şerife Hanım giriyor. Acımı onunla paylaşmak istiyor ve "Şerife Hanım, duydun mu; youtube da kapatılmış." diyorum. Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten yorumunu ortaya atıyor hemen. "Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten? Tuvaletin süpürgesini de almışlar!"
Uçuş boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin üstüne titreyerek yardımcı olduğu için teyzeden inerken, ''Evladım, çok sağol yardımların için, biz de sizi Or...u biliyorduk...'' cümlesini duyan hostes arkadaşıma sizlerden kocaman bir alkış lütfen
Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp sigara içerken, yan pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp "Yakaladım! Hahaha!" diye bağırıp az daha düşmeme sebep olan kadın, benim öz annemdir.
Aile dostlarımızla beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık arada kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini tutarak dışarı çıkan, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı değil de başka bir kadın olduğunu görünce "Eyvah s..tık." diyen, bu lafa karşılık elini tuttuğu kadından "Dur daha s..madık kocam gelsin beraber s..arız." cevabını alan benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır beyfendinin "E karanlıktı ama!"
Doktorunun "Kaç yaşındasın?" sorusuna "Sizce kaç gösteriyorum?" diye cevap veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...
Kocama ''Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin, neremi kesip düzeltmek istersin?'' diye sordum. ''Dilini.'' dedi. Üç gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz...
Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz. Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor: ''Allah bir yastıkta kocatsın Ümit'ciğim. Tabii sığarsanız!'' Babam hariç ailecek utandık.
Geceleri çok sıcak olduğundan uyuyamıyorum. Ben de buna kendimce bir çözüm buldum. Kuaför salonlarında saça su sıkılan sprey şişelerinden aldım ve gece sıcaktan bunalınca yukardan püskürtüyorum, sanki yağmur yağıyormuş gibi oluyor ve bayağı bir serinliyorum. Elime ayağıma da püskürtünce onun serinliğinde biraz uyuyabiliyorum ama yanımda yatan sevgili kocam ertesi gün bu durumdan rahatsız olduğunu şöyle ifade ederek beni gülme krizlerine soktu: "Lütfen gece o suyu sadece kendine püskürt, yoksa kendimi manavdaki sebzeler gibi hissediyorum."
Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok terlemek için göbeğime naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı geldi denedim. Keşke yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince poşetin yazıları bana geçmiş. Artık göbeğim kendisini tercih edenlere teşekkür ediyor ve yine bekliyor...
Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için de dua et" deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi nerede derse ne diyeyim?"
Hoca ile birlikte doktor adayları sabah viziti geziyorken birden, telefonun sesini kapatmayı unutan bir öğrencinin telefonu Emre Aydın şarkısıyla çalmaya başladı. ''Adam olmaz dedin senden...'' Hocanın merakla beklenen tepkisi gecikmedi. ''Baban arıyor galiba. Söyle, haklı çıktı.''
5 yaşındaki yeğenime babası soruyor: "Büyüyünce ne olacaksın kızım?" "Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?" Babası gayet sakin cevap veriyor: "Katil" İkisine de meslek hayatlarında başarılar.
Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de üstüne öpmenin ne gereği vardı?
Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük. Muayeneden sonra tahlil için gün verip "Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin." diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar sonra büyükannem sessizliği bozdu ve buram buram umut kokan sorusunu sordu. "Kahvaltıda ne ikram edecekler acaba? Aç gelin diye o kadar sıkı tembihlediler..."
Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında Evlendirme Dairesi.

Sofrada "Hanım ben hiç brokoli yemedim." diyen seksenlik dedeme "Artık öteki tarafta yersin." cevabını veren hınzır bir anneannem var!

Bir alkış da metroda, elektrik paneline oturmakta ısrar eden gençlere ''Bak karışmam g.t kanseri olabilirsiniz haa...'' diye gayet bilimsel bir ikna yöntemi sergileyen görevliye gelsin. Zira biz de gülmekten çene kanseri olduk.

Babama bilgisayar ve internet kullanmayı öğrettiğim ilk günler... "Baba bak bu mouse, yani fare." diyorum, nasıl kullanıldığını gösteriyorum. Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor. "Kızım gel bak, bu kurbağa çalışmıyor!"

Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım buzdolabı modeli ile ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona "Aferin!" demiş. "Herkes anne ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli." Kendimi hiç bu kadar beceriksiz hissetmemiştim. Karım iki gündür gülüyor. Karizmam yerle bir oldu. Teşekkürler öğretmen hanım!
Kilo aldığımda, "Kilo aldın, biraz zayıfla" demek yerine, "Hadi tosunum, az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen sevgili kocam, ben sana kel olmandan dolayı "Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni" diyor muyum? Demiyorum!

Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam için arayan kadına "Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye ihtiyacım yok çok şükür. Darısı başınıza!" dedim. Artık arayanım yok, mutlu ve huzurluyum.

Şu anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30'luk karton yumurta az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene söylene evden çıktı: "Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir? Nereye gidiyor o kadar yumurta anlamadım ki? Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun g.tü yırtıldı iki gündür be!"

Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız. Bilgilerine...

Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi temizletiyorum.

Bir alkış da "Oğlum yirmi iki yaşına geldin, hala bir baltaya sap olamadın!" diyen annesine "Anne, elli yaşına geldin, hala benden bir sap olmayacağını anlamadın!" diyen sap kardeşime gelsin.

Benim hanımın da her gün bir bankadan kredi için arayan bayana " sıfır faizle verirseniz kabul ediyorum" demesine alkış...Not: ogünden beri kradi için aramıyorlar.

C.ÜNLÜ
08-07-2009, 21:27
Teknosa'dan alışveriş yaptım,size kart verelim indirimlerden yararlanırsınız dediler,tamam olur teknosa kartımız da olsun dedim.
Bir bir ay sonra aradılar işyeri telefonumdan,
-kartınızı almanız için cep telefonu numaranız gerekli dediler,cep telefonu kullanmadığmı söyledim, iptal edelim o zaman cevabı kendimi dinozor gibi hissetmemi sağladığı için kendilerine buradan teşekkürlerimi iletmeyi borç sayıyorum.
Cep telefonu kullanmak zorunda değilim,kullanmayacağım.

Serenler
08-07-2009, 22:43
Teknosa'dan alışveriş yaptım,size kart verelim indirimlerden yararlanırsınız dediler,tamam olur teknosa kartımız da olsun dedim.
Bir bir ay sonra aradılar işyeri telefonumdan,
-kartınızı almanız için cep telefonu numaranız gerekli dediler,cep telefonu kullanmadığmı söyledim, iptal edelim o zaman cevabı kendimi dinozor gibi hissetmemi sağladığı için kendilerine buradan teşekkürlerimi iletmeyi borç sayıyorum.
Cep telefonu kullanmak zorunda değilim,kullanmayacağım.

İyi ki cep telefonunuz yokmuş ve iyi ki numarasını vermemişsiniz.
Teknosadan bir laptop alırken kazara cep telfon numaramı kaptırdım. O gün bu gündür haftanın 3 günü Carrefursa'da cep mesajıyla hıyar ve domates fiyatlarını bildiriyorlar.
Maaş hesabım için açtırdığım ve yıllarca önce kapattığım hesabım yüzünden Vakıfbanktan her gün kredi verelim mesajları geliyor. Buradaki kayıtları da 2 defa sildirdim. Her gün onlarca sinir sms geliyor.
Diğerlerini hiç saymayayım.
İyice gına geldi.
Siz siz olun mağazalara, bankalara ve marketlere cep telefonu numaranızı kaptırmayın.

KARADENIZ
09-07-2009, 09:01
İyi ki cep telefonunuz yokmuş ve iyi ki numarasını vermemişsiniz.
Teknosadan bir laptop alırken kazara cep telfon numaramı kaptırdım. O gün bu gündür haftanın 3 günü Carrefursa'da cep mesajıyla hıyar ve domates fiyatlarını bildiriyorlar.
Maaş hesabım için açtırdığım ve yıllarca önce kapattığım hesabım yüzünden Vakıfbanktan her gün kredi verelim mesajları geliyor. Buradaki kayıtları da 2 defa sildirdim. Her gün onlarca sinir sms geliyor.
Diğerlerini hiç saymayayım.
İyice gına geldi.
Siz siz olun mağazalara, bankalara ve marketlere cep telefonu numaranızı kaptırmayın.


Cok sukur burada rahatim, smsler buraya kadar yetismiyor. :he::he:
Gerci ne zaman internet bankaciligi islemlerindeki SMS onayi icin turkcell kartimi taksam telefonuma, hhooooppp 3-5 ne varsa geliyor ardi ardina ama en azinda aynda bir actigimdan sorun olmuyor.

Subat ayinda memlekete geldigimde bir magazayi geziyoruz esimle,bildigimiz ve bilindigimiz bir yer )
*ya fiyatlar cok dusmus , 3 ay once bu parayi 1 taneyi zor alirken simdi 3 tane alabiliriz dedim esime.
* eleman da , abi sok indirimler oluyor ve "sizin gibi degerli musterilerimize" (ver coskuyu ver gazi... yeriz biz...:grrr:) bir gun onceden haber veriyoruz ki gereksinimleri varsa pahali almasinlar diye..

(dilimin ucuna geldi ama lafi uzatmamak icin sustum.. ya iki gun once almak uzereysem ? benim gereksinim gunumu once den tahmin edip ona goremi SMS gececeksiniz dicektim, sustum..:he:)

neyse elemana , yurtdisinda yasadigimi soyledim..elimde telefonu gordu ya bi kere..

* eleman tum piskinligi ile, " Olsun abi bizim santral yurtdisina da acik, senin numaraya da SMS geceriz dedi..

* artik dayanamadim, Olur canim dedim. Baktim SMS geldi, 2 kot, bir tsirt, bir corap lazimdi, hemen atlar ucaga buraya almaya gelirim dedim...

C.ÜNLÜ
09-07-2009, 11:27
Kartı neden vermediklerini sayenizde anlamış oldum,potansiyel müşteri kaçtı desenize :)

trakyalı
20-07-2009, 22:29
Gösterdim !

Gördü anlamına gelmez...

Söyledim !

Duydu anlamına gelmez...

Duydu !

Doğru anladı anlamına gelmez...

Anladı !

Hak verdi anlamına gelmez...

Hak verdi !

İnandı anlamına gelmez...

İnandı !

Uyguladı anlamına gelmez...

Uyguladı !

Sürdürecek anlamına gelmez...



Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa;

- Buranın yabancısıyım, demiş.




Parkın hemen yanı başındaki fırını arıyorum, çok yakın olduğunu söylediler..


Çocuk arabanın penceresini açtıktan sonra;
Ben de buraya ilk defa geliyorum, demiş.


Ama sağ tarafa gitmeniz gerekiyor herhalde..


Adam çocuğun yabancı olmasına rağmen bunu nasıl anladığını sormuş ister istemez.

- Ihlamur çiçeklerinin kokusunu duymuyor musunuz? diye gülümsemiş çocuk.


Kuş cıvıltıları oradan geliyor zaten.


- İyi ama, demiş adam, bunların parktan değil de tek bir ağaçtan gelmediği ne malûm?.

-Tek bir ağaçtan bu kadar yoğun koku gelmez diye atılmış çocuk... Üstelik manolyalar da katılıyor onlara..
Hem biraz derin nefes alırsanız, fırından yeni çıkmış ekmeklerin kokusunu da duyacaksınız..

Adam gözlerini hafifçe kısarak denileni yaptıktan
sonra, teşekkür etmek için döndüğünde fark etmiş çocuğun kör olduğunu..

Çocuk ise, konuşurken bir anda sözlerini yarıda kesmesinden anlamış adamın kendisini fark ettiğini..

Işığa hasret gözlerini ondan saklamaya çalışırken;
- Üç yıl önce bir kaza geçirmiştim, demiş. Görmeyi o kadar çok özledim ki!. Sizinkiler sağlam, öyle değil mi?.

Adam çocuğun tarif ettiği yerde bulunan fırına
doğru yönelirken;
- Artık emin değilim demiş. Emin olduğum tek şey,benden iyi gördüğündür.







Gören Gözlerimizin Mutluluğunu Sonuna Kadar Sürdürmeniz ve Şükretmeniz Dileğiyle

trakyalı
30-10-2009, 20:22
Şimdi aklıma geldi bir anımı anlatayım.
Bir arkadaş bu bilyonerde iddaa oyunu ilk çıktığı zamanlarda bilgisayarın başında hem rakı içiyormuş hem de idda oynuyormuş.
Bankadan eft yapmış o zamanlar da ytl yeni çıkmış.
Arkadaşın kafa da iyi 80 ytl gönderecem diye tut sen 800 ytl gönder.
Yaptığı kupon tutarı da 44 ytl. civarıymış.
Arkadaş bir de 800 misliyi görmüş ona da basmış mı.
Kupon da tutmuş mu?
Ertesi gün ayıldığında bu oynadığını unutmuş.
Bilyonerde kazandınız zaman mesaj geliyor öğleye doğru buna mesaj gelmiş şu numaralı kuponunuz kazanmıştır vergiden sonra 30 bin küsur ytl hesabınıza aktarılmıştır diye.
Bu manyaklaşmış, inanamamış açmış interneti doğru.
Ulan kim oynadı bu kuponu demiş sonra kafa iyiyken oynadığını anlamış,
verdiği ziyafet bize de yaramıştı.

drcz
30-10-2009, 22:50
:he::he:



Hani doktor çok çocuktan şikayet eden cahal birine, kullanımı göstermeden prezervatif tavsiye etmiş..Zavallı adamcaz da yutulur bir şey sanmış..

Bir zaman sonra adma doktora gelmiş ve şikayet etmiş verdiği ilacı:

- Valla doktor demiş, ben bu işten birşey anlamadım. Ossuruyorum balon oluyor, sıçıyorum sucuk oluyor, yapıyorum çocuk oluyor.

Uygun şekilde alınmayan herşey başa bela...

:wink::wink::wink::wink:

trakyalı
23-11-2009, 22:04
biraz uzun ama süper hikaye...


Aaron Hacker'in emlak burosunun onunde New York plakali kirmizi, spor

bir araba durdu. Arabadan inen sisman adam, buroya dogru yurudu.

Sicaktan ter, ince elbisesinin ustune kadar cikmisti. 50 yasinda

gorunuyordu. Yuzu heyecandan kizarmis, fakat kisik gozlerindeki

kararli,

donuk bakis degismemisti. Iceriye girince basiyla Aaron'a selam verdi.

"Bay Hacker?"

Aaron gulumseyerek,

"evet benim, sizin icin ne yapabilirim. Bay..? "

Sisman adam,

"Dill"

diyerek kendisini tanitti.

"Zamanim cok az, hemen konuya girsek iyi olacak."

dedi.

"Benim icin de iyi olur Bay Dill. Ilgilendiginiz belli bir yer var mi?"



"Dogrusunu isterseniz, evet. Kasabanin kenarindaki eski bina."

"Sutunlu ev mi?"

"Ta kendisi. Yanilmiyorsam uzerinde
SATILIK tabelasi var. "

Aaron kuru bir sesle,

"Evet." Dedi. Bizim satis listemizdedir."

Kalinca bir defterin yapraklarini karistirdi. Sonra daktilo ile

yazilmis

bir sayfayi isaret etti: "160 yillik bina. 8 odasi, 2 banyosu, otomatik



gaz firini, genis teraslari, cevresinde agaclari var. Carsiya, okula

yakin. 750.000 dolar."

diye okudu ve ekledi:

"Hala ilgileniyor musunuz?"

Adam oturdugu yerde rahatsiz olmus gibi kipirdandi.

"Neden olmasin . Olumsuz bir yani mi var?"

Aaron,

"Aslina bakarsaniz, bu evi defterime yalnizca yasli Sade Grim'in hatiri



icin kaydettim. Ev asla onun istedigi kadar etmez. Uzun zamandir onarim



gormemis cok eski bir binadir. Kirislerden kimi birkac yil icinde

cokecek durumda. Bodrumu ise yilin yarisinda su ile doludur."

"Oyleyse
sahibesi neden bu kadar cok istiyor."

Aaron omuz silkti.

"Herhalde kendisi icin manevi degeri olacak. Cok eskiden beri ailesine

aitmis. "

Sisman adam gozlerini yerde gezdirdi.

"Bu cok kotu."

dedi. Basini kaldirip Aaron'a bakti ve cekingen bir bicimde gulumsedi.

"Hosuma gitmisti. O, nasil soylesem bilemiyorum, tam aradigim evdi."

Aaron guldu.

"100.000 dolara belki iyi bir alisveris olurdu ama, 750.000 dolara...

Sanirim Sade'in dusuncesini de anliyorum. Hic bir zaman fazla parasi

olmadi. Kendisine kentte calisan oglu bakiyordu. Sonra adam 5 yil once

oldu. Onun icin evi satmanin akillica bir is olacagini biliyor. Fakat

gonlu bir turlu evden ayrilmaya razi olamiyor. Bu yuzden eve kimsenin

almaya yanasamayacagi bir fiyat koyuyor. Boylece kendini avutuyor."

Uzgun bir ifade ile basini
salladi.

"Dunya ne kadar garip degil mi?"

Dill soguk bir sesle

"Evet."

dedi. Sonra ayaga kalkti.

"Kendisini bulup fiyati biraz dusurmesini isteyecegim."

Otomobilini Bn Grim'in evinin onundeki yikik dokuk curumus tahta

parmakliklarin onune park etti. Evin cevresini tumuyle yabani otlar

kaplamisti. Kapiya cikan kadin kisa boylu, beyaz sacli idi. Yuzundeki

hatlar, kucuk inatci gorunuslu cenesine kadar iniyordu. Havanin sicak

olmasina karsin sirtinda kalin, yun bir orme hirka vardi.

"Bay Dill olmalisiniz. Aaron Hacker buraya gelmekte oldugunuzu

telefonda

soyledi. Iceri girmez misiniz?"

Dill,

"Icerisi korkunc derecede sicak."

Diye soylendi.

"Oyleyse iceri girin. Buzluga biraz limonata koymustum. Iceriz."

Icerisi los ve serindi. Pancurlar kapatilmisti. Eski tarz
genis

koltuklarla dosenmis buyuk bir salona girdiler. Yasli kadin ellerini

siki kenetleyerek sallanan bir sandalyeye oturdu. Sisman adam oksurdu.

"Bn. Grim, az once emlakciniz ile konustum. "

Kadin,

"Tumunden haberim var."

Diye sozunu kesti.

"Aaron fikrimi degistirebileceginiz dusuncesi ile sizi buraya yollamakla

akilsizlik etmis. Dogrusunu isterseniz amacimin bu olduguna da pek emin
degilim."

"Bayan Grim, sizinle biraz konusabilecegimi sanmistim."

Bn. Grim sallanan sandalyesini gicirdatarak arkasina yaslandi.

"Konumsak icin para alinmaz, ne istiyorsaniz soyleyin."

"Evet,haklisiniz."

Adam beyaz bir mendille yuzunun terini sildi.

"Izin verirseniz anlatayim. Bir is adamiyim. Bekarim.Uzun yillar

calistim ve iyi bir servet yaptim. Artik dinlenmeyi hak
ettim.

Yasamimin

sonlarini gecirebilecegim sakin bir yer ariyorum. Burayi sevdim. Bir

kac yil once Albany'ye giderken buradan gecmistim. O zaman bir gun

buraya yerlesebilecegimi dusunmustum. Bugun kasabadan tekrar gecerken,

burayi gordum. Tam istedigim yerdi."

"Burayi ben de severim, Bay Dill. Boyle oldukca yuksek bir fiyat

isteyisimin nedeni de bu zaten."

Dill gozlerini kaldirip yasli kadina bakti.

"Oldukca yuksek bir fiyat degil mi? Kabul etmelisiniz ki Bn.Grim, bu

gunlerde boyle bir ev en fazla..."

"Yeter."

Diye bagirdi kadin.

"Bay Dill bu konuda sizinle kesinlikle tartismak istemiyorum.. Eger

istedigim parayi vermeyecekseniz, uzerinde durmayalim."

"Fakat,Bn. Grim."

"Iyi gunler Bay Dill."

Adamin da ayni seyleri

Yapmasini belirten bir tavirla ayaga kalkti. Fakat
adam kalkmadi.

"Bir dakika bayan, delilik oldugunu biliyorum ama, istediginiz parayi
odeyecegim."

Yasli kadin uzun sure adama bakti.

"Emin misiniz, Bay Dill?"

"Kesinlikle, yeterince param var. Eger evi satmanizin tek yolu buysa,
parayi alacaksiniz."

Grim hafifce gulumsedi.

"Sanirim limonata iyice sogumustur. Size getireyim. Siz icerken ben de evi
anlatirim."

Kadin elinde tepsi ile geriye dondugunde Dill yine mendille alnindaki

terleri siliyordu. Limonatayi zevkle yudumlamaya basladi.

Yasli kadin sallanan sandalyesine yaslanirken

"Bu ev." Diye soze basladi.

"1902'den beri aileme aittir. Kasabadaki en saglam ev olmadigini da

biliyorum. Olgum Michael dogduktan sonra bodrumum su basti. O

gunden bu yana da bir turlu kurutamadik. Aaron bazi yerlerin curudugunu

de soyluyor. Yine de bu eski
evi severim. Bilmem anlatabiliyor muyum?"

Dill, "Evet." dedi.

"Michael 9 yasinda iken babasi oldu. Ondan sonra sikintilar basladi.

Michael belki de benden cok babasini ozluyordu. Cok vahsi ve hasin

bir cocuk olmustu. Liseyi bitirince kasabayi terkedip kente gitti. Cok

hirsli bir insandi. Kentte ne yaptigini bilmiyorum. Fakat basariya

ulasmis olmaliydi. Bana duzenli para gonderirdi." Gozleri nemlenmisti.

"Kendisini 9 yil gormedim. Dokuz yil sonra geldiginde basi dertte idi.

Zayif ve yaslanmis bir durumda bir gece yarisi cika geldi. Yaninda

ufak,siyah bir valizden baska bir sey yoktu. Valizi elinden almak

istedigim zaman bana vurdu. Bana, annesine vurdu. Ertesi gun bir kac

saat icin evi terketmemi soyledi. Ne yapmak istedigini aciklamadi.

Dondugumde valiz ortadan yok olmustu. "

Sisman adam gozlerini
limonata bardagina dikmis oylece dinliyordu.

"O gece evimize bir adam geldi. Iceriye nasil girdigini bilmiyorum.

Michael'in odasindan sesler duydum .Olgumun icinde bulundugu tehlikenin

ne oldugunu ogrenmek istiyordum. Kapinin arkasindan dinlemeye calistim.

Fakat yalnizca bagrismalar tehditler ve... "

Bir an durakladi. Omuzlari sarsiliyordu.

"...ve bir silah sesi duydum."

Diye devam etti.

"Iceriye girdigim zaman yatak odasinin penceresi acikti ve yabanci

gitmisti. Michael'im da yerde yatiyordu. Olmustu. Tum bunlar bundan 5

yil once oldu. Ondan sonra polis bana olanlari anlatti. Michael ve

tanimadigim o adam bircok suc islemisler. Bir suru yerlerden bir kac

milyon dolar calmislar. Michael parayi alip kacmis. Parayi bu evde, hala

bilemedigim bir yerde saklamisti. Sonra diger adam hissesini almak
icin

oglumu arayip bulmustu. Paranin yok oldugunu gorunce de olgumu
oldurmustu."

Basini kaldirip adama bakti.

"Iste o zaman evimi 750.000 dolara satisa cikardim. Bir gun oglumun

katilinin donecegini biliyordum. O bir gun gelip fiyati ne olursa olsun

evi almak isteyecekti. Butun yapacagim, yasli bir kadinin kohne evine bu

kadar cok para vermeye razi olacak adami buluncaya kadar beklemekti."

Sandalyesini agir agir salliyordu. Dill bardagi yere birakti, diliyle

dudaklarini yaladi.

"Uf!"

dedi.

"Bu limonata cok aci..."

Bakislari canliligini kaybetti, hafif titreme ile basi, omzunun uzerine

ve cansiz dustu.

(Henry Slesar - Temiz cinayetler,Butun Dunya Mayis 1999)

dehause
25-11-2009, 09:19
Syn trakyalı süper ötesi bir hikaye.

ATTİLA HAN
26-11-2009, 21:04
Burayı da canlandıralım arkadaşlar başınızdan geçen olayları buraya yazmanızı bekliyorum.


Gerçekten insanın katılım yapması o kadar zormuş ki,
şu anda dakikalar ilerliyor ve benim aklıma anlatabileceğim,
komik birşey gelmiyor,gülelim derken kendimi sorgulamaya başladım,
Eğer ülkem insanıda benim gibiyse yandık,
Çünkü Beynimizin bazı bölgelerine FORMAT attıkları anlamına gelir,
Format'tan kendini koruyanlara 1000 kere helal olsun.

----------------

Not= virüs nedir?

canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskopik taneciktir.

Bilgisayar virüsleri, bilgisayarın çalışmasını engelleyecek,verileri kaydedecek,
bozacak veya silecek yazılım programlarıdır.

Yeni grip virüsleri ise insan vücudunun bağışık olmaması ve ilaç geliştirmenin
süre alması nedeniyle çok çabuk yayılabiliyor.

vs,vs,

gizemliduygular
08-01-2010, 09:41
Saygıdeğer forumdaşlarım geçen gün yoğun bakımda olan bir tanıdığımın ziyaretinden dönerken halk otobüsünde tanık olduğum, kelimenin tam anlamıyla ağzımın iki karış açık kaldığı bir olayı sizlerle paylaşmak isterim.

Akşamın ilerlemiş saatlerinde evime dönerken tenha bir halk otobüsüne binerek kartımı okuttum ve kendime boş bir yer bulup yorgun bir şekilde kendimi koltuğa attım. Bir taraftan hasta yakınımın iyileşip iyileşemeyeceğini düşünürken, bir taraftan onun ve diğer hastalarımızın sağlığı için dua ederken, o saatte okuldan değil dershaneden döndüğü belli olan 15-16 yaşlarında bir erkek çocuğunun yaptığı telefon konuşmasında sesini yükselttiğini farkettim.

Otobüsteki çocuk ''hayırlı olsun dayının aldığı araba, kaça aldı, markası ne, ne renk'' gibi sorular sordu. Telefonla konuştuğu arkadaşından aldığı cevaptan sonra sinirli bir şekilde sesini iyice yükselten çocuk ''herşeyi anladımda plakası neymiş lütfen kodlasana arkadaşım'' dedi. Gelen cevap bizim afacanı iyice dellendirmiş olmalı ki; '' bana adam gibi kodla şu plakayı, bana ağabeyimin şehit olduğu Bingöl, devlete, hükümete küfür eden adamın başkanlık ettiği Diyarbakır, komşumuzun oğlunun yaralandığı Ali Boğazı'nın olduğu Tunceli olarak söyleme şu Allah'ın cezası plakayı, sınıf arkadaşlarımızın isimlerinin baş harflerini söyle'' deyince otobüsteki diğer yolcularla birbirimize bakıştık kaldık.

Küçük bir evladımızın bile bu denli dolu olması, toplumun her kesiminden insanların oturup çok iyi düşünmesi ve iğnenin en sivrisini kendisine batırması gerektiğini, vatanımızın her karış toprağına sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.

gizemliduygular
08-01-2010, 10:00
Her zamanki gibi akşam işimden evime dönerken kalabalık otobüse zor zahmet binerek ortalara doğru ilerledim. Askıya tutunarak ayakta dikilmeye başladım. Hemen önümde ikili koltukta biri kız biri erkek iki genç oturuyorlardı. Erkek olan punkçu, rakçı tarzı giyim, saç modeli ve her iki kulağında küpeleri olan bir delikanlı, kız ise dışarıda görseniz mutaassıp aile kızı, bazılarının ''bunu oğluma alayım'' diyecekleri hanım hanımcık başörtülü bir kızımız. Ancak bir süre sonra bunlar muhabbeti o kadar ilerlettiler ki birbirlerine sarılıp dudak dudağa öpüşmeye kadar vardılar. Bu ikilimiz uzun uzun öpüşürlerken yanımda ayakta dikilen kırk yaşlarında bir beyefendi, eliyle çocuğun omuzuna dokunarak ''birader ayıp oluyor, böyle şeyler bu gibi yerlerde olmaz, gidin evinizde görün işinizi'' deyince delikanlı birşey demek ve diklenmek için doğrulmaya çalışırken yanımdaki vatandaş çocuğun omuzunu sıkıca bastırarak, ''biz de genç olduk, bu işi görecek yerin yurdun yoksa vereyim bir yüz lira da al arkadaşını gidin bir otel odasına'' demesiyle çapkın ikilinin ayağa kalkarak hızla arka kapıya ilerlemeleri ve inecekleri yerden birkaç durak önce inmeleri ilnginç oldu doğrusu.

trakyalı
08-01-2010, 15:32
Saygıdeğer forumdaşlarım geçen gün yoğun bakımda olan bir tanıdığımın ziyaretinden dönerken halk otobüsünde tanık olduğum, kelimenin tam anlamıyla ağzımın iki karış açık kaldığı bir olayı sizlerle paylaşmak isterim.

Akşamın ilerlemiş saatlerinde evime dönerken tenha bir halk otobüsüne binerek kartımı okuttum ve kendime boş bir yer bulup yorgun bir şekilde kendimi koltuğa attım. Bir taraftan hasta yakınımın iyileşip iyileşemeyeceğini düşünürken, bir taraftan onun ve diğer hastalarımızın sağlığı için dua ederken, o saatte okuldan değil dershaneden döndüğü belli olan 15-16 yaşlarında bir erkek çocuğunun yaptığı telefon konuşmasında sesini yükselttiğini farkettim.

Otobüsteki çocuk ''hayırlı olsun dayının aldığı araba, kaça aldı, markası ne, ne renk'' gibi sorular sordu. Telefonla konuştuğu arkadaşından aldığı cevaptan sonra sinirli bir şekilde sesini iyice yükselten çocuk ''herşeyi anladımda plakası neymiş lütfen kodlasana arkadaşım'' dedi. Gelen cevap bizim afacanı iyice dellendirmiş olmalı ki; '' bana adam gibi kodla şu plakayı, bana ağabeyimin şehit olduğu Bingöl, devlete, hükümete küfür eden adamın başkanlık ettiği Diyarbakır, komşumuzun oğlunun yaralandığı Ali Boğazı'nın olduğu Tunceli olarak söyleme şu Allah'ın cezası plakayı, sınıf arkadaşlarımızın isimlerinin baş harflerini söyle'' deyince otobüsteki diğer yolcularla birbirimize bakıştık kaldık.

Küçük bir evladımızın bile bu denli dolu olması, toplumun her kesiminden insanların oturup çok iyi düşünmesi ve iğnenin en sivrisini kendisine batırması gerektiğini, vatanımızın her karış toprağına sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.

Halkımız suskun ama durgun değil.Deli fişek gibi zamanı gelince sesini yükseltmesini, ayağındaki çarığı, evindeki yorganı da devleti için vermesini bilir.
Bahçeşehir üniversitesindeki gençleri görmüşsünüzdür.Ayakta alkışladım o gençleri, onlar ki paralı üniversitede okuyanlar, demekki onlar bile duyarsız değil.
Gençlerimiz akıllanıyor.Okuyor, bilgileniyor.Bu da beni mutlu ediyor.Lay lay lom gençlik azalıyor.
Atatürk gençlere güveniyordu biz de güvenelim...

trakyalı
05-03-2010, 19:03
Arkadaşımın 95 yaşındaki babaannesi domuz aşısının gündemde olduğu günlerde arkadaşa şöyle demiş;
_Oğlum ben bu domuz aşısından olmayacağım.
Arkadaş;
_Neden babaanne sen risk gurubundasın.
_Oğlum bu aşının etkileri 20 yıl sonra çıkıyormuş....

Arkadaş anlatınca yerler yattık gülmekten...

hansoylu
05-03-2010, 22:52
Bir gün bir müşterimin ricası ile M.F.Ö den birisinin evine bilgisayar bağlamaya gittim tüm kurulumları yapıp birer kahve içtikden sonra ayrıldım akşam beni cep ten aradı
-bilgisayarım bozuk çalışmıyor
bende bozuk değil sedece yanlış yere bakıyorsunuz
masaüstünde bilgisayarım var ona tıklayın
-Evet var
Tamam tıklayın ona
-Yok olmuyor
Masaüstünde ne var bana söylermisiniz
-işte çiçek var bilgisayar var bardak var kitap var
Allahım sana geliyorum
Gülmemek için damağımı ıssırdım :)

hamdido
04-04-2010, 22:07
1980 li yıllar. O zamanki adıyla YSE Genel Müdürlüğünde çalışıyorum. İmzaya giden yazılar önemine göre 'Genel Müdürlük Makamına' (genellikle) veya 'Bakanlık Makamına' başlığıyla gönderilirdi. 1.yazıları Genel Müdür , 2.leri ise daha çok Bakan adına Müsteşar imzalardı. Bir gün önemli bir yazıyı Bakanlık Makamına imzaya gönderdim. 6-7 kişinin paraf veya imza ettiği yazı Müsteşar tarafından imzalandıktan sonra tekrar bana geldi. Yazının başlığını okuduğumda şok oldum. Yazı, Bakanlık MAKATINA diye başlıyordu.

trakyalı
06-04-2010, 21:48
1980 li yıllar. O zamanki adıyla YSE Genel Müdürlüğünde çalışıyorum. İmzaya giden yazılar önemine göre 'Genel Müdürlük Makamına' (genellikle) veya 'Bakanlık Makamına' başlığıyla gönderilirdi. 1.yazıları Genel Müdür , 2.leri ise daha çok Bakan adına Müsteşar imzalardı. Bir gün önemli bir yazıyı Bakanlık Makamına imzaya gönderdim. 6-7 kişinin paraf veya imza ettiği yazı Müsteşar tarafından imzalandıktan sonra tekrar bana geldi. Yazının başlığını okuduğumda şok oldum. Yazı, Bakanlık MAKATINA diye başlıyordu.

İyi ki Bakanlık a..na diye yazılmamış böyle bir olay duymutum....Namına diye yazacağına n harfi unutulmuş...:he:

ozkanturk16
06-04-2010, 22:11
Babam bulgaristan göçmeni: ve Türkiyeye Göç edip 1972 senesinde geldiklerinde iş arıyorlar..ankarada devlet memurluk sınavları vb. bişiler var..ve Bursadan Ankaraya gidiyor..otobüs yolda mola veriyor..yemek için restauranta gidiyor..vefasulye ve pliav alıp yemeye baslıyor..sagda solda masalara oturan arkadaslar da "ustam azkuruçek" şeklinde sipairişler veriyor..bakıyorki herkes istiyor ki merakla bende istiyeyim diyor."ustam banada bir azkurucek".. gelen sonrası babamın yüzü ve 2. kez bozuntuya vermeden fasulye yemesi..Ah be fASULYE SENMİYDİN "AZKURUCEK".hala gülerim bu hikayeye..
bir de avsar adasına erdekten günübirlik feribotla geçişimiz : sabah avsa adasına geçiş ve yanastıgı gibi feribottan inen babam..arkasından annem ve bizleri götürmeye calıstıgı esnada feribotun iskeleden kıç çevirip yanasmak üzere ayrılıs manevrası.. ve babamızın iskelede "dönün be beni unuttunuz der şeklindeki ıslıkları-el kol hareketleri..." ve civarda ve gemideki kahkaha tufanı...
işin daha komiği :bursada arsa bakılıyor...annem ve babam..yıl 1972-73 annem burası güzel diyor :"babam bataklık burası diyor" ...1 yer daha buluyor "bursası dag bası diyor"...bir yer daha buluyor "buraya hayat gelmez diyor"
annemin begenip babamın begenmediği yerler bursada bademli (villaların ve bursa vip bölgesi) - diğer bir yer mudanya deniz kıyısı ,,babaım tercihleri . 1 i evimiz...(fena sayılmaz) diğerinin ise 1992 senesinde yanına bursa kent mezarlıgı insaası..:))))))))))))) ne denir ki..ah baba baba ah..

trakyalı
28-10-2010, 20:07
Bugün başamı komik bir olay geldi, hala gülüyorum...
Arkadaşın biri (yaşı epey var)
-bilgisayarımın şifresini unuttum dedi.
-Gizli sorunuz bölümünü aç dedim.
Açtı;
-gizli sorun ne dedim.
-Şifrem ne?
dedi....:he:

kar
30-10-2010, 13:11
Uluslararası katılımcılarında olduğu iki günlük bir seminerdeyiz.Sahne, kırmızı koltuklu ,basamaklı bir konferans salonu.Oturacak yer arıyorum.Genelde önlere otururdum ,ama bu sefer geç kalmışım, sunuma.Kendimi akışa bıraktım.Kenardaki merdivenlerden, yükseklere doğru, sesizce basamakları çıkmaya başladım.Arkalar biraz boş.Ben tırmanmaya devam.Biri ilgimi çekti çok.Ona yakın oturacağım.Arka sıradan ,onu görecek şekilde çapraz yerime yerleştim.Elimdekileri yanımdaki boş koltuklara yerleştirdim.Paltomu çıkardım.Defterimi ,kalemimi elime aldım.Sunumu yapan kişiye ,ortama ,birde projeksiyon perdesine bakıyorum uzaktan.Ses iyi.Bir şeyleri not almaya başladım.Bir yandanda ,Ona bakıyorum.Bu arada napıyor diye yakınlaştım .Selamlaştık goz temeasıyla.HAfif bir gulumseme. Elinde bir lap top.Word'u açmış.Not alıyor.Bir fotoğraf verdi ,sunumu yapan kişi ekranda,bütün salon güldü.Pek bir ilgimizi çekti.Linki, defterime yazmaya çalışıyorum.O napsa beğenirsiniz ,açıverdi verilen linki bilgisayarında.beraber baktık fotoğraflara,yazılara.Kendimi pek bir demode hissettim o gün.O bilgisasayarla, ben kağıt kalemle not aldık.Hoş bir anı olarak kaldı belleğimde.Hala gülerim hatırladıkça.

wo1
30-10-2010, 16:53
Bugün başamı komik bir olay geldi, hala gülüyorum...
Arkadaşın biri (yaşı epey var)
-bilgisayarımın şifresini unuttum dedi.
-Gizli sorunuz bölümünü aç dedim.
Açtı;
-gizli sorun ne dedim.
-Şifrem ne?
dedi....:he:

:):) aynı durumları benim babamda yapıyor ,şifreyi unuttuğunda
şifreyi unuttum şu şu adrese mail gönder yazısı çıkar , bizimkiside şifresini ,unuttuğu mail adresine yönlendirmiş gizli soruyu hesaba hiç katmıyorum sorularda genelde tarihte sevdiği kişilik , iyi bir kitap vs vs hatırlaması zor şeyler oluyor

neyse artık çözümü şifremi unuttum kısmına kendi mailimi ekleyerek buldum

wo1
30-10-2010, 17:05
bir gün uludağdayım snowboard yapmaya gittik günü birlik ,telesiyej de çok hoş bir hatun denk geldi beraber çıkıyoruz tepeye

sohbet etmeye başladık , isim ne , nerelisin vs .Sonra kaydık hatun bastı gitti, bende ona yetiştim tekrar aynı telesiyeje denk gelelim diye :) neyse bir şekil denk getirdim sırayı ite ite

pistin kapanmasına da 30 dk kalmış son tur belkide , içimden olm wo1 dene şansını

dedim ki akşam ne yapacaksınız pist kapanacak ben bursada kalıyorum isterseniz gelin bize misafir olun yarın tekrar gelecez

cevap : çok teşekkürler isterseniz siz gelin babamın otelinde misafir olun ...

beeeeeeeeeeeeeeeeeeee , gözü kör olasıca :)

neyse hala düşünürüm acep gitsem misafirmi olacaktım müsterimi

trakyalı
31-10-2010, 20:39
bir gün uludağdayım snowboard yapmaya gittik günü birlik ,telesiyej de çok hoş bir hatun denk geldi beraber çıkıyoruz tepeye

sohbet etmeye başladık , isim ne , nerelisin vs .Sonra kaydık hatun bastı gitti, bende ona yetiştim tekrar aynı telesiyeje denk gelelim diye :) neyse bir şekil denk getirdim sırayı ite ite

pistin kapanmasına da 30 dk kalmış son tur belkide , içimden olm wo1 dene şansını

dedim ki akşam ne yapacaksınız pist kapanacak ben bursada kalıyorum isterseniz gelin bize misafir olun yarın tekrar gelecez

cevap : çok teşekkürler isterseniz siz gelin babamın otelinde misafir olun ...

beeeeeeeeeeeeeeeeeeee , gözü kör olasıca :)

neyse hala düşünürüm acep gitsem misafirmi olacaktım müsterimi

Kısmet ayağına gelmiş be kardeşim; sen tepmişsin şimdi ünlü otel sahibinin damadı olacaktın belkide....;)

sussli
31-10-2010, 20:50
benzer bir kayak hikayesi ama farklı biraz. bir kız ile liftle yukarı çıkıyorum avusturyada.
konuşuyoruz şundan bundan. tepeye geliyoruz. iniyoruz. berbaer kayalım mı diyorum ben ?
torunlarımı okuldan almaya gideceğim , son inişim diyor.... şaşı bak şaşır oluyorum.
sen bu halde babaanneysen, gençliğini merak ediyorum diyorum. gülüyor ve gözlüklerini çıkarığp yüzünü de gösteriyor.
hala inanamıyorum. evet yaşlı ama hala çok güzel bir kadın.
son inişi beraber yapıyoruz. bana bir de kayak dersi veriyor inerken :) ( 20 yıldır kayıyor olmama rağmen...:) )
bye diyorum. bye diyor....
alpler insanı böyle yapıyor demek ki :)

wo1
02-11-2010, 01:44
Kısmet ayağına gelmiş be kardeşim; sen tepmişsin şimdi ünlü otel sahibinin damadı olacaktın belkide....;)

:kahkah: kısa yoldan zengin olmayı sevmiyorum hocam ben :)daha güzel fırsatlar geliyor ama arada :D

sn sussli doğrudur , soğuk cildi gerer derler :) hani ablada boylu posluysa ki eminim

normal yani :)

shehzade
02-11-2010, 02:07
Sene 2005.. Bogaz köprüsü üzerinde nöbetim bitti.. Karşıda araç bekliyor.. Aşağıdan dolanmam gerek.. Yola baktım Avrupa'dan Anadoluya geçiş tarafı boş..Karşısıda zaten yogun gıdım gıdım gidiyor ben burdan geçerim deyip bir elimde telsiz bir elimde tüfek sola bakarak geçiyorum ama acı acı korna çalıyor.. Kafamı sağa bir çevirdim ( Sabahları Avrupa yakasından gelen yolun 1 şeridini Anadol yakasına açıyorlardı:) trafiği yumuşatmak için unutmuşum..:he: )araa deli gibi geliyor kendimi hızla çektim ama lastik üstündeki küçük sinyal lambası diz kapağıma çarpmasıyla ben havalandım.. Düştüğümde baktığım tek şey başka gelen varmı diyeydi.. Can havliyle kendimi orta refüje sürüdüm.. Ucuz atlatmıştık kazayı.. Sonrasında gelişen olay ise traji komikti.. Bir abimiz elazığlı bir abimizin tepkisiydi.. Canlı canlı kaza izlemek onuda şoka sokmuş.. Gözleri büyümüş şekilde fırçalar gibi sordu.. ''Lan oğlum manyakmısın senn? Ne olsu abi? la nasıl attın kendini ortaya valla ben olsam bayıldıydım''... :biggrin::biggrin::biggrin:

Neticede bir hafta yattık Allaha şükür iyileştik..

Allah hepimizi daha beterinden sakınsın..

ENGİN03
10-12-2010, 15:46
benzer bir kayak hikayesi ama farklı biraz. bir kız ile liftle yukarı çıkıyorum avusturyada.
konuşuyoruz şundan bundan. tepeye geliyoruz. iniyoruz. berbaer kayalım mı diyorum ben ?
torunlarımı okuldan almaya gideceğim , son inişim diyor.... şaşı bak şaşır oluyorum.
sen bu halde babaanneysen, gençliğini merak ediyorum diyorum. gülüyor ve gözlüklerini çıkarığp yüzünü de gösteriyor.
hala inanamıyorum. evet yaşlı ama hala çok güzel bir kadın.
son inişi beraber yapıyoruz. bana bir de kayak dersi veriyor inerken :) ( 20 yıldır kayıyor olmama rağmen...:) )
bye diyorum. bye diyor....
alpler insanı böyle yapıyor demek ki :)
:)))))))))9