PDA

View Full Version : Özlü Sözler (Hayat Dersi veren)



Pages : [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14

VOLVO
18-03-2007, 00:58
Rüyaları gerçekleştirmenin en iyi yolu uyanmaktır. S. M. Power

VOLVO
18-03-2007, 01:01
• Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın. (Confucius)

VOLVO
18-03-2007, 01:02
İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, içleri doldukça eğilirler. (Montaigne)

zorbey
18-03-2007, 01:35
Dostlar,insanları süsleyen hazinelerdir.:super:

ÇELEBİOĞLU
18-03-2007, 04:14
Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa...orada güneş batıyor demektir...Gerçekten çok sevdiğim bir söz.

erdeem
18-03-2007, 09:50
TECRÜBE; İNSANIN BAŞINA GELEN ŞEY DEĞİLDİR, O İNSANIN O BAŞINA GELENLE NE YAPTIĞIDIR...

Aldous HUXLEY

kantar
18-03-2007, 10:28
"Özü doğru olanın sözü de doğru olur"

özgün
18-03-2007, 11:19
acı ama gerçek

ozbek1
18-03-2007, 13:15
ben Joe nun altın sözünü pek severim.

"altını olan sözü kor"

bir de tuvalette yazan

"oğlum sen daha toysun bunu okuyan sana doysun"

bir de korhanykal arkadaşımızın yazısında var

"tehlikeyle karşılaşmayan cesaret nedir bilemez"
sözü birer mihenk taşıdır benim gözümde

VOLVO
18-03-2007, 13:30
Karım ve ben yirmi yıl mutlu yaşadık. Tanışana kadar.:he: :he: (Rodney Dangerfield)

VOLVO
18-03-2007, 13:31
Mutlu bir evliliğin sırrı, henüz bir sırdır. :clown: (Henny Youngman)

VOLVO
18-03-2007, 13:32
Kadın kocasını daha az sevmeli, fakat daha çok anlamalı,

Erkek karısını daha çok sevmeli fakat anlamamaya çalışmalıdır.:cool: :cool: (Oscar Wilde)

ÖZDOĞAN77
18-03-2007, 14:41
"You can lead a horse to water, but you cannot make him drink".

Bir atı suyun başına siz götürebilirsiniz ama ona suyu siz içiremezsiniz!

kantar
18-03-2007, 23:01
En gerideki adam

O sabah acelem yoktu. Tramvaydan indim, yavaş adımlarla etrafı izleyerek yürümeye başladım. Bu esnada gözüme önümde yürüyen ve benimle birlikte tramvaydan inen üç kişi takıldı. En öndeki sanki arkasından biri kovalıyormuş gibi hızlı adımlarla yürüyordu. Arkasından gideni bir hayli geride bırakmıştı. Kendi kendime:
“Bu adam hayatta mutlaka başarılı olur.” diye düşündüm.

Onun arkasından giden, sakin adımlarla ilerliyordu.

“Belki bu adam da hayatta bir şeyler başarabilir.” diye mırıldandım.

En arkadan giden ise sanki nereye gideceğini bilmiyormuş gibi sallana sallana ve etrafı seyrederek yürüyordu. Onun içinse: “İşte!” dedim, “Hayatta hiçbir işe yaramayacak bir serseri!”

Derken aklıma bir şey geldi. Ben bu adamların her üçünün de gerisindeydim!

Evet, başkalarının hâli ile uğraşan kendi hâlini göremez. Başkalarının kusurunu araştırmak, insanı kendi kusurlarını görmekten alıkoyan çok çirkin bir hastalıktır.

kantar
18-03-2007, 23:20
Bir padişah acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, geminin mihnetini tatmamıştı. Ağlamaya, inlemeye başladı. Tir tir titriyordu. Avutmak için çok uğraştılar, AMA bir türlü sakinleşmedi. Padişahın keyfi kaçtı. Herkes aciz bir vaziyetteyken gemide bulunan yaşlı bir Adam padişahın huzuruna çıktı, 'Müsaade buyurursanız ben onu sustururum' dedi. Padişah DA 'Lütfetmiş olursunuz' dedi. Yaşlı Adam emretti, köleyi denize attılar. Köle birkaç kere suya battı çıktı. Sonra saçından yakaladılar, gemiden tarafa çektiler. Köle gemiye yaklaşınca iki eliyle dümene asıldı, oradan gemiye çıktı, bir köşede uslu uslu oturmaya başladı. Yaşlı adamın yaptığı iş padişahı hayrete düşürdü, 'Bu işteki hikmet nedir' diye sordu. Yaşlı Adam cevap Verdi: ''Köle evvelce suya batmayı tatmamıştı. Gemideki selâmetin kıymetini bilmiyordu. İşte huzur ve saadet de böyledir, bir felâkete uğramayan kimse, huzurun kıymetini bilemez."

kantar
18-03-2007, 23:34
Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik sanmayın. Sıkıca asılın onlara, tıpkı hayata asıldığınız gibi... Çünkü onlarsız hayat da anlamsızdır.

Hayatınızı asla aşka kapatmayın. Aşkı bulmanın en kısa yolu, aşık olmaktır, korumanın en iyi yolu ise ona kanat takmak...

Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın.

Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Dün tarih oldu...

Yarın bir sır...

Bugünün kıymetini bilin.

ally_mcbeal
19-03-2007, 21:04
Yalnızca kültürlü insanlar öğrenmeyi sever, cahiller ders vermeyi tercih eder.

Edouard Le Berquier

ally_mcbeal
19-03-2007, 21:09
Balonların gururu, iğnelerle karşılaşıncaya kadardır.

ally_mcbeal
19-03-2007, 21:10
Düşüncelerinde inat ve şiddet, aptallığın en açık belirtileridir

taraftar
19-03-2007, 22:11
" Ya İSTİKLAL, ya ÖLÜM "
M.Kemal ATATÜRK

taraftar
19-03-2007, 22:16
" Benim sadık yarim, KARA TOPRAKTIR "
Aşık Veysel ŞATIROĞLU


Ölüm yıldönümü de yaklaştı ... ( 21 Mart )

Yüce ALLAH mekanını CENNET etsin ...

ally_mcbeal
19-03-2007, 22:19
Başarı, çoğunlukla ,ötekiler pes ettikten sonra da ipe asılıyor olmaktr.
William Feather

GÜRKAN
20-03-2007, 17:27
Sadrettin Kuşoğlu'ndan..

Ekonomi hocamız yılın ilk dersine şöyle başlamıştı:

- Öğrencilerim, birazdan size on dakika içinde ilk iktisat dersini vereceğim. Bu on dakika yeterli olacak. Geri kalan zamanda yani bütün bir yıl boyunca, "zenginlerin yazdırdığı" müfredatı okuyacağız.

Dedi ve devam etti:

- Arkadaşlarım. Iktisat üçe ayrılır: Ticaret, siyaset, savaş.

1- Bir milyon dolara kadar para kazanmak isteyenler ticaret..

2- Bir milyar dolara kadar para kazanmak isteyenler siyaset...

3- Daha çok kazanmak isteyenlerse savaş yaparlar!..


-alıntı-

mutlu
20-03-2007, 17:51
Bir grup arıyla sineği bir şişeye koyuyorlar. Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştiriyorlar.

Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşüyorlar. Ama şişenin tabanı cam ve onların da yabancısı olduğu bir madde olduğundan çıkmayı başaramıyorlar.

Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşuyorlar ve karanlıkta dışarı çıkıp kayboluyorlar. Ağzı açık olan şişeden karanlık tarafa doğru tek bir arı bile gelmiyor.

Camın önünde ışığa doğru çabalarına devam ediyorlar. İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları geliyor.

Ancak, biraz derinlemesine düşününce; karşımızda dikilen gerçek çok daha farklı;
Çok basit gibi gelen bu deney beni oldukça düşündürdü.

Arıların ne kadar akıllı yaratıklar olduğunu hepimiz biliyoruz, sinekler ise malum Arılardan korkarız bizi sokarlar diye ama sineklerden midemiz bulanır, uzak durmaya çalışırız.

Evet ışığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır kuşkusuz. Onlar engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyenlerdir.

Ne tür engel olursa olsun önlerinde, çabalarını sürdürenlerdir. Ve bu Uğurda da gerektiğinde ölebilenlerdir.

YÜREK, AZİM, SEVGİ İLKELERİ DÜRÜSTLÜKTÜR BUNU YAPTIRAN KENDİNE SAYGI, TOPLUMA SAYGIDIR.

Sinekler, karanlıkta sıvışan kaçaklardır, karanlığa yürüyenlerdir. KARANLIK DÜŞÜNCELERDİR.

Şişenin ağzının karanlığa bakmasının onlarca bir önemi yoktur.Sinsi, ilkesiz, yüreksiz, korkak varlıklardır. Sadece kendi yaşamları söz konusudur. Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Onlar için karanlık olması önemli değildir. Açık ağızların, karanlık sığınaklarıdır çünkü, izlerini rahatça kaybettirirler.

Arıyı kovalamak isterseniz savaşır, engellere aldırmaz.Amacı sadece ışığa ulaşmaktır. İğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır ve değerleri için ölür.Ama sinekler kaçarlar. Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere.Her türlü pisliğe bulaşırlar, sonra da yiyeceklerinize, üstünüze, başınıza konarlar.

Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar.

Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler.

Onlar için asıl amaç çoğalmak ve yayılmaktır.

mutlu
20-03-2007, 17:59
Neler yedi bu diş, ne altın oldu ne gümüş.

ÇAKAL
24-03-2007, 07:49
Düşüncelerini gereğinde değiştirebilen kişiler, düşünebiliyorlar demektir.

(E. Wescott)

pyross
29-03-2007, 19:27
Susuz Ev
(Koca Sinan)

~ Bir İbret Tablosu ~

İstanbul devamlı bir su problemi içerisindedir.Bu problemin çaresi asırlar önce
Kanuni zamanında,Mimar Sinan'ın günlerinde konuşulmuş ve en büyük çare Sinan'la bulunmuştur.İstanbul'un o günkü nüfusu çoğalınca.Kanuni Sultan Süleyman,Sinan'ı huzuruna çağırır, Der ki: "Mimarbaşı, halkımız su ihtiyacı içinde. Bir at yükü suya çok miktar akçe ödüyorlar. Acaba halkımızın bu su ihtiyacını karşılamak için birşeyler düşünmez misiniz?" Mimarbaşı der ki:
"Sultanım siz müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini bir dolaşayım, dışarıda mevcut suları İstanbul'a getirmenin mümkün olup olmadığını
bir inceleyeyim ve ondan sonra size bir cevap veririm." Ve Sinan Ağa atına biner, yanına yardımcılarını da alır, Çekmece'den başlayarak kıyıları dolaşır,
Beşiktaş'a kadar istanbul'un kıyılarında, dereleri, akan suları tespit eder.
Bu suların önü örüldüğü, baraj yapıldığı takdirde nereye kadar yükselir,
nereden nereye kemer yapılarak İstanbul'a getirilebilir, diye,bunun günlerce hesabını yapar ve Kanuni'nin huzuruna çıkar. Sultan sorar:
"Mimarbaşı, İstanbul'a su getirmek mümkün müdür?" Mimarbaşının cevabı:
"Belki sultanım, mümkündür. Ancak çok ağır bir şartı var."
"Nedir o mimarbaşı?" Sultanım, altın dolu keseleri uç uca dizmek şartıyla ancak
İstanbul'a su gelebilir.“Kanuni'nin cevabı şu olur: "Mimarbaşı sen İstanbul'a su
getirmenin mümkün olup olmadığını söyle. Eğer mümkünse ben keseleri
uç uca değil, yan yana dizmeye razıyım."Bunun üzerine Mimar Sinan kolları sıvar ve İstanbul'un dışındaki suları Kağıthane civarında belli yerlerde toplar,
oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak İstanbul'a getirir ve şehrin belli
meydanlarında umumi çeşmeler yaparak suyu akıtır.Bu çeşmelerin tamamı da kırkı bulur.Ve Kırk Çeşme suları akmaya başlar.
O güne gelinceye kadar, musluk gibi bir adet olmadığı için sular boşa akıp gitmektedir.O gün çok pahalıya mal olan suyu artık bostanlara,
yollara akıtmak istemiyorlar ve ilk defa İstanbul'da lüle dedikleri musluğu çeşmelere koyuyorlar.
Su böylesine pahalıya geldiği ve kıymet kazanmaya başladığı için Kanuni bir ferman çıkanr, der ki:
"İstanbul meydanlarındaki umumi çeşmeler halkın malıdır.
Hiç kimse bu çeşmelerden gizlice yeraltından evine su alamayacaktır."
Bu umumi kaidenin bir istisnasını da koyar Kanuni. O da özel olarak Sinan'a iletilir. Denir ki: "Sen İstanbul'a böylesine güzel bir çalışma sonunda kırk çeşme sularını getirdin. Sen evine özel olarak bir lüle su alabilirsin." Ve Süleymaniye civarındaki meydan çeşmesindenSinan'ın evine özel olarak yol yapılarak su akıtılır. Böylece Mimar Sinan evinde özel suyu olan tek kişi olur.
Mimar Sinan Şehzadebaşı Camiini, Süleymaniye Camiini ve Edirne'deki
Selimiye Camiini yaptıktan sonra yaşlanır.Devir hep öyle geçmemiştir.
itibarının yüksekte olduğu devirde, kendisinin kıymetini takdir edenler bir bir
bu dünyadan göçmüşler. Kanuni vefat etmiş, yerine başka padişahlar geçmiştir. Ve Sinan 99 yaşında!.. Çevresindeki dostları göçtüğü için de kendisi istanbul'da adeta yapayalnız kalmış. Ve artık yeni bir nesil yetişmiştir.
Bir gün Sinan'ın kapısına birisi gelip dayanır. Kapıyı çalar. Sinan bastonuna dayanarak kapıyı açar, "Buyurun" der. Gelen meçhul ihsan, "Ben Topkapı Sarayı postacısıyım. Sizi divana çağırıyorlar.Herhalde bir soruşturmaya tabi tutulacaksınız" der. Sinan Ağa, bu ihtiyar halinde, dostlarının tümünün göçüp gittiği,kendisini eserleri inşaat halindeykengörenlerin kalmadığı bu ihtiyar dünyada, "Acaba Topkapı Sarayına niye çağırılıyorum?" diye bastonuna dayana dayana gider.Saraya girer, orada bir soruşturma heyeti kurulmuştur:
Kadılar, ulemalar, müftüler, o günün vükelası. Sinan'a şöyle derler:
Sinan Ağa, hakkında şikayet var. Eve su almak yasak olduğu, hiç kimse evine
özel olarak su almasın, diye padişah fermanı olduğu halde, sizin evinizde özel su varmış." "Evet," der, "Cihan Padişahı bana öyle özel olarak müsaade etmişti. İstanbul'a yaptığım, su hizmetinden dolayı sadece benim şahsıma su
müsaade etmişti de almıştım." "O zaman şu müsaadenizi, fermam görelim de ses çıkarmayalım. Kimseye verilmemesine rağmen, sizinki devam etsin." Sinan'ın cevabı şu: "Ben o zaman Cihan Padişahından ferman istemekten hicap etmiştim.Fermanım falan yok, ama su benim evimde akıyor."
Divan müşkül durumda kalır, konuşmalar olur: "Sinan büyük hizmetler etmiştir, evinde suyu aksın."
Oradan başkaları cevap verir: "Bu Âl-i Osman'a hizmet eden sadece Sinan mı? Sinan gibi daha nice hizmet edenler vardır. Ya onların da evine özel su verilsin, ya da Sinan'a da bu ayrıcalık tanınmasın." Divanda uzun münakaşalar olur,
son olarak verilen karar şudur:"Sinan gibi diğer hizmet edenlerin de evine su bağlanamayacağına göre,Sinan'a verilen su kesilmeli,fakat şimdiye kadar kullandığı su fermansız kullandığı için bir cezaya mucip olmamalıdır."
Ve bu karardan sonra Sinan evine gelir. Üzgün, bezgin, fakat fazla müteessir değil.Çünkü Sinan hizmetini Allah için yapmıştır. Kendisine bir ayrıcalık tanınsın veyaözel bir mükafat verilsin diye değil. Sinan 100 yaşına girerken hastalanır,
yatağa düşer. Vefat sırasında bir bezi suya batırıp da dudağına çalmak isterlerken bakarlar ki, evindeki musluktan su akmıyor. İstanbul'a su getiren Sinan, susuz evde vefat eder. Vefat sırasında bu olayı başında konuşanlara
verdiği cevap enteresandır: "Biz hizmetimizi dünyada bir bardak suya satacak kadar menfaat düşkünü değiliz. Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükafatını da ahirette bekliyoruz. Dünyada evimize su verilmediği için müteessir değiliz."
Bu olayın bizlere verdiği mesajlar vardır.
Dünyada, şana, şöhrete, dosta, ahbaba, arka olmalara fazla güvenmemeli.
Dünya öyle güvenilecek, insanlar öyle bel bağlanacak kadar vefalı değildir.
Şartlar değişir, bugün sırtımız çok sağlam yerde olur, çok itibarlı insanlarla yakınlığımız olur. Ama yarın bir de bakarız ki, dayanacak kimse kalmamış,onların hepsi göçüp gitmiştir...
Hani derler ya:
"Duvara dayanma yıkılır, nsana güvenme ölür.“
Öyleyse fani şeylere dayanmamalı, fani şeyleri gaye edinmemelidir.
O‘na dayanmalı, O’na güvenmeli ve yaptığımız hizmetleri de
O’nun rızası için yapmalıyız.

keçi çobanı
29-03-2007, 19:52
gitme çocukla yola düşer ağlar düşersin güler

pyross
29-03-2007, 19:54
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?
Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış durumdaydı.
Pasteur kuduz asısını bulduğunda 60 yaşındaydı.
Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye camisini tamamladığında ise 86 olmuştu.
Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.
Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı.
Goethe, en büyük eseri Faust'u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında bitirmişti.
Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.
Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. "Lepanto Savaşı" adlı ünlü tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı.
Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve geldiğinde yaşı 83'du.
Gençlik hayatın belli bir çağı ile ilgili değildir.
İnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, şüphesi derecesinde yaşlıdır.
Cesareti derecesinde genç, korkuları derecesinde yaşlıdır.
Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliği derecesinde yaşlıdır.
Hiç kimse fazla yaşamış olmakla ihtiyarlamaz. İnsanları ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir. Seneler cildi buruşturabilir. Fakat heyecanların teslim edilmesi ruhu buruşturur. İnsanlar yaşadıkça yaşlandıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça yaşlanırlar.
İnsan ihtiyar olmaya karar verdiği gün ihtiyardır.
Güzelliği görme yeteneğini kaybetmeyen asla yaşlanmaz.
Yaşlanmak bir dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğunuz artar. Nefesiniz daralır ama görüş alanınız genişler.
"Beynimiz yeni tecrübeler keşfettiği sürece insan genç sayılır."
William GLADSTONE

ally_mcbeal
31-03-2007, 12:27
söz uçar yazı kalır

bourbon
31-03-2007, 17:54
sabır en buyuk erdemdır.

bourbon
31-03-2007, 17:54
gün olur devran döner.

yakkır
31-03-2007, 17:58
Kendime ait olan aşağıdaki imzam

GÜRKAN
01-04-2007, 10:59
"En çok yaşamış olan, uzun yıllar yaşamış olan değil, yaşamının anlamını en fazla anlamış olan insandır."

S. Kierkegaard

VOLVO
01-04-2007, 15:12
Yapamayacağın Şeylerin,Yapabileceklerini Engellemesine İzin Verme.

J.Wooden

hipoallerjen
01-04-2007, 17:44
Bastığın yer çukursa düşersin.

H.K.

VOLVO
07-04-2007, 21:39
Hiçbir Şeye Sahip Değilseniz Hiçbir Şey Kaybedemezsiniz.

W.
Shakespeare

ozbek1
07-04-2007, 22:18
ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün

hz. mevlana

ozbek1
07-04-2007, 22:20
insanlar vardır üstünde giysi olmayan, giysiler vardır içinde insan olmayan

kaynak: belirsiz

ozbek1
07-04-2007, 22:20
ayakkabılarım yırtık diye üzülüyordum, taki ayakları olmayan birini görene dek

kaynak:belirsiz

ozbek1
07-04-2007, 22:21
joe nun altın sözü

"altını olan sözü kor"

loyd
07-04-2007, 22:34
Sakla parayı,spek görmesin.
------------------------------
LOYD

VOLVO
09-04-2007, 21:32
Her Şey Üstüne Üstüne Geliyorsa,Belki De Sen Ters Gidiyorsundur.
Fransız Atasözü

cengis
10-04-2007, 00:57
beni düşünmeyeni ben hiç düşünmem..(anonim)

cengis
10-04-2007, 00:57
"tut ateksi gelir zamanı"... (cengiz)

VOLVO
12-04-2007, 21:02
Günlerini Say,Servetini Say,Büyüklerini Say Ama Yerinde Sayma

Anonim

ssafak
13-04-2007, 13:06
YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana.


Ataol Behramoğlu 'nun bu şiiri her okuyuşumda bana hayat dersi verir...

harbi
13-04-2007, 13:56
Kuş bakışı bakmak güzeldir; fakat kuş gibi bakmamak şartıyla.

unsala
13-04-2007, 17:06
insanlar vardır üstünde giysi olmayan, giysiler vardır içinde insan olmayan

kaynak: belirsiz

Kaynak bellı MEVLANA

kantar
13-04-2007, 17:52
Hayatı unutma


"... Asla yaşamınızı ve işinizi birbirine karıştırmayın. Size bunu
söylemek zorundayım. İkincisi ilkinin yalnızca bir parçası. Paul
Tsongas, kanser olduğunu öğrendikten sonra yeniden seçime
girme kararı aldığında bir arkadaşımın ona yazdığı şu sözleri her zaman hatırlayın:
- Hiç kimse ölüm döşeğinde keşke büromda daha fazla zaman
geçirseydim demez...

Evet işi (hele de seviyorsa) insanın hayatının ve kişiliğinin bir
parçasıdır... Ama işin dışında da bir yaşam vardır. Aslolan odur.
John Lennon’un öldürülmeden az önce yazdığı sözlerle:
- Yaşam, sen başka planlar yaparken olan şeydir....

Ev hayatının, aile ilişkilerinin, arkadaşlarla dostlukların önemli
olduğunu kaydeden yazar diyor ki:
- Eğer hayatımdaki bu "diğer şeyler" doğru olmasaydı mesleğimde çürümüş, hatta sıradan olabilirdim.
Eğer yaptığın iş seni bütünüyle yansıtmıyorsa o zaman gerçekten en iyisi olamazsın...

Bu nedenle yazarın insanlara tavsiyesi şudur:
- Bir yaşam edinin... Tuzlu suyun hafif bir rüzgarla kumsala vuran kokusunu fark edebileceğiniz,
kızıl kuyruklu şahinin göl üzerinde daireler çizerek uçuşunu ve çam ağaçlarının üzerine konuşunu durup izleyebileceğiniz bir yaşam edinin...
Yalnız olmadığınız bir yaşam edinin... Sevdiğiniz ve sizi seven insanlar bulun ve asla unutmayın: Sevgi bir lüks değildir, sevgi bir iştir...

Yaşamın iyiliğine o kadar özen gösterin ki onu çevrenize yaymak için istek duyun...
Sonsöz, G. Brooks’un şu şiiri:
"Tükenmek üzere şu kısacık an
Yakında yok olacak
Ve ister altından yapılmış
İsterse acıyla yüklü olsun
Bir kez daha aynı kılıkla
Karşına çıkmayacak..."

kantar
13-04-2007, 18:03
bir babanın ogluna ögütleri

Hep babalarımızdan uyarılar alırız küçüklükten beri.

Babasından altın öğütlere hasret kalanların mutlaka okuması gerekli!

Babadan Oğula Öğütler

* Sevinçleri sakin erteleme.
* Eşini çok iyi seç. Çünkü bu senin mutlulugunun veya mutsuzlugunun %
90'ini olusturabilir.
* Hergün 30 dakika yürüyüş yap.
* Her yemekten sonra şükret.
* Bir arkadaşına sırrını açmadan önce 2 kere düşün.
* Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork.
* Çocuklarin adalet sözcügünü duyduklarinda seni hatırlasınlar.Öyle
yaşa
* Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.
* Kendini ve baskalarını bagışlamasini bil.
* İlkyardımı ögren.
* Biri seni kucakladiginda ilk birakan sen olma.
* Hergün 6 bardak suyunu içmeyi unutma.
* Seni seven insanlari koru.
* Zorda olsa ailenle tail yapmak için her seyi dene.Çünkü bu
tatildeki anilar, hayatinin en degerli anilari arasinda olacak.
* Seyahate çikarsan cüzdaninda sana ait saglik bilgilerini, ev
adresini ve telefon numarani kaydetmeyi unutma.
* Basariyi, iç huzura kavustugun, saglikli oldugun ve sevildigin
zamani degerlendir.
* Iyi bir evliligin iki şeye bagli oldugunu unutma. Birincisi dogru
insani bulmak ; digeri dogru insan olmak.
* Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarini eleştirmek istedigin zaman
dilini ısır.
* Sevimsiz olmayacak sekilde, ayni fikirde olmayi ögren.
* Cesaretli ol, hayatina geri baktigin zaman yaptiklarin için degil
yapmadiklarin için üzüleceksin.
* Çok mükemmel buldugun bir fikri baskasinin engellemesine izin
verme.
* Keyifsizliklerini açiga vurma.
* Nasil bir duygu oldugunu ögrenmek için 24 saat kimseyi ve
hiçbirseyi elestirme.
* Iyilik dolu bir sözü ve iyiligi asla küçümseme.Çocuklarin hakkinda
iyi seyler söylerken birak onlarda seni duysun.
* Güç, sahip oldugun mallarla ilgili degildir unutma.
* Biriyle tanistigin zaman elini uzat ve adini söyle ama bilki bunu
aklinda tutmayacaktir.
* Kalem ve not defterini hep yaninda tasi.
* Zaman ve sözcükleri bos yere harcama ikiside çok degerli.
* Senden az yada çok parasi olanlarla paran hakkinda konusma.
* Birseyi elde etmek için çok zaman harcadiysan, tadini çikarmak
içinde zaman ayir.
* Birisinin kahramani ol.
* Neyi ve kimi destekledigini insanlara söyle.
* Sadece ask için evlen.
* "Tesekkür ederim" ve "Lütfen"'i çok kullan.
* Her bahar mutlaka bir fidan dik.
* Otomobilin ucuz bir model olsa da, alabilecegin en iyi evde otur.
* Insanlarin isimlerini hatirla.
* Müstehcen olmayan 3 tane fikra ögren.
* Ayakkabilarin boyali dislerin hep beyaz olsun.
* Bir kavgaya girmek zorunda kalirsan ilk sen vur ve hizli vur.
* Chopin, Mozart ve Beethoven'in müzikleri arasindaki farki ayirt
edebil.
* Bir meslegin hilelerini ögrenmek yerine o meslegi iyi ögren.
* Dis macununun tüpünün kapagini tak.
* Baskalasini suçlamak yerine sorumluluk al.
* Perhiz yaptigini kimseye söyleme.
* Cesur ol..Öyle olmasan bile öyle davran aradaki farki kimse bilmez.
* Uyusturucu kullanma kullananla dostluk etme.
* Is ve aile iliskilerinde en önemli etkenin "güven" oldugunu unutma.
* Kimsenin seni sarhos görmesine izin verme.
* Kaybedebilecegin miktardan fazlasiyla borsada oynama.
* Sadece gözden çikardigin kitaplari ödünç ver.
* Önemli ve büyük kitaplari okumasan bile satin al.
* Kredi kartini, kredi almak için degil ödeme kolayligi için kullan.
* Is yemeklerinde 1 bardaktan fazla alkollü içki içme.Baska içen
yoksa sende içme.
* Bir ise baslarken sermayenin yetersizlginden ötürü
üzülme..yaratici düsüncenin en büyük destegi yetersiz sermayedir.
* Çocuklarla oyun oynarken onlarin kazanmasina izin ver.
* Seni eleştirenlere cevap yetiştirmek için vakit harcama.
* Olumsuz insanlardan uzak dur.
* Çocuklarına iyi miras bırakmak için hasislik(Cimri) etme.
* Imzaliyacagın kagıttaki yazıları iyi oku..Iri yazılar verileni
küçük olanlar senden alınanı içerir..
* Eskiyebilirsin..Bu dogaldir..Ama sakin köhnelesme ve paslanma.
* Sana maas vereni elestirme..isinden memnun degilsen istifa et.
* Çocuklarina en iyiyi veremedigin için üzülme..Senin verebilecegin
en iyiyi ver onlara..
* Ödünç aldigin otomobili deposu dolu geri ver.
* Asansörde ve tuvalette is konusma seni kimin duyacagini bilemezsin.
* Bir is bitmeden parasini ödeme..Pesin ödemede mutlaka indirim iste.
* Eger hayatinda hiç basarisizlik yoksa hiç risk almiyorsun demektir.
* Iyi bir arkadas senin kendine verecegin en degerli hediyedir.
* Arkadasinin altindaki sinegi öldürmek için tabanca kullanma.
* Basari istedigini elde etmektir.Mutluluk ise, elde ettigini sevmek.
* Iyi bir izlenim birakmak için kimsenin ikinci bir sansi yoktur.
* Ögretmek yeniden ögrenmektir.
* Rüzgarin yönünü degistiremezsin, yelkenlerini rüzgara göre ayarla.
* Tanri cevizi verir...ama kabugunu kirmayi sana birakir.
* Hayat oyununda, seyirci koluklarinda oturmaya heves etme..Sahneye
çikmaya çalis..
* Bütün zorluklarin ortasinda firsatlar yatar.
* Mutluluk arayan kadin boynundaki elmastan çok masanin üzerindeki
güllere bakar.
* Sadece gerçekleri söylersen hafizanin zayifligindan sikayet etmene
gerek kalmaz.
* Unut ve affet..Eksi üzümden iyi sarap olmaz.
* Bazi hedefler basarisiz olmayada deger.
* Cesaret korkusuzluk degil, korkuya karsi direnmek ve korkuya hakim
olmaktir.
* Bir insanin hayati degerlendirilirken attigi ve yedigi gollere
degil oyunu nasil oynadigina bakilir.
* Babalar tabiatin çocuklar için açtigi bankalardir.Unutma.
* Kaplumbaga başını çıkarıp önünü görmeden ilerlemez..Kaplumbagayı
küçümseme..

sezi
14-04-2007, 01:42
 “Başarıyı hedef alın;mükemmel olmayı değil;yanlış yapma hakkınızdan vazgeçmeyin;vazgeçerseniz yeni şeyler öğrenme ve gelişme olanağını kaybedersiniz. Unutmayın;mükemmeliyetçiliğin arkasında korku yatar. İnsan olduğunuzu hatırlayarak korkularınızı göğüsleyin. Daha mutlu ve daha etkili bir insan olursunuz.”
David M.

sezi
14-04-2007, 01:46
Başarılı insan daima çözümün bir parçasıdır,başarısız ise daima sorunun bir parçasıdır.

Başarılı insanın her zaman bir programı,başarısızın ise her zaman bir mazereti vardır.

Başarılı insan her soruna bir çözüm bulur,başarısız her çözümde bir sorun görür.

Başarılı insan en olumsuz durumda bile bir çıkış noktası görür başarısız en olumlu durumda bile engeller görür.

Başarılı insan “Zor olabilir, ama imkansız değil.”der,başarısız “Mümkün olabilir,ama çok zor.”der

sezi
14-04-2007, 01:51
Hepimiz yolcuyuz,niceleri geldi,neler dediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler,
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

sezi
14-04-2007, 01:55
“Yola çıkınca her sabah,
Bulutlara selam ver.
Taşlara,kuşlara,
Atlara,otlara,
İnsanlara selam ver.
Sonra çıkarıp cebinden aynanı
Bir selam da kendine ver.
Hatırın kalmasın el gün yanında
Bu dünyada sen de varsın!
Üleştir dostluğunu varlığa,
Bir kısmı da seni sarsın.”
Üstün Dökmen

//rüzgar//
14-04-2007, 04:40
en iyi hoca tecrübedir.

//rüzgar//
14-04-2007, 04:43
ölümü unuttuğunuz gün ölmüşsünüzdür
Bulut KARLI

VOLVO
15-04-2007, 13:32
İnsanoğlunun Değeri Bir Kesirle İfade Edilecek Olursa;Payı Gerçek Kişiliğini Gösterir,Paydası Da Kendisini Ne Zannettiğini,Payda Büyüdükçe Kesrin Değeri Küçülür.
Tolstoy

ozbek1
15-04-2007, 22:05
güvenmek iyidir ama kontrol etmek daha iyidir
rus atasözü

ozbek1
15-04-2007, 22:06
şu rusların gözünü seveyim
insanları çok hoş
atasözleri daha da hoş
deli petro nun sözü
yeryüzünde herkesin anladığı tek bir kuvvet vardır, kaba kuvvet.
demiş petro delisi

kentuf
15-04-2007, 22:24
En yüksek fiyatı sadece budalalar bekler
akinonyada çok tutar

ozbek1
15-04-2007, 22:38
En yüksek fiyatı sadece budalalar bekler
akinonyada çok tutar

akinonya da yaşam ucuz sa
çünküm istanbul da çok pahalı
beni fahri hemşehriniz yapınız
saygılar

DELL
16-04-2007, 22:17
http://http://img76.imageshack.us/img76/4168/adszqw5.png (http://imageshack.us)

VOLVO
17-04-2007, 19:31
Günün Sözü;
Küçük Şeylere Gereğinden Çok Önem Verenler,Elinden Büyük İş Gelmeyenlerdir.
Eflatun

ally_mcbeal
18-04-2007, 02:26
dünyayı yönetenler kalem, mürekkep ve kağıttır.
(günümüze uyarlayın artık)

_joeblack_
18-04-2007, 02:52
İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim

Robert Bosch

Allah aşkına sayın Robert inanıyormusun bu sözlere,siz tarhana çorbası kaynatırken ocağın bozulmasını,yazın sıcağında buzdolabı çalışmıyor diye rakıyı buzsun içtiğinizi biliyor musunuz :D :D :D size sorsalar beş parasız köprü altında yaşayacaksınız ama insanlar sizin doğru insan olduğunuzu bilecek yada çok zenginsiniz hizmetçileriniz uşaklarınız var bolluk bereket içindesiniz ama zenginliğiniz dolayısıyla insanlar size biraz şüpheli bakıyor,hangisini tercih edersiniz,eminim derdiniz ki septisizm bir felsefe,insanların bana bu şekilde bakmalarını yadırgamıyorum :D :D :D Yahu akşam akşam rahmetlinin arkasından konuşuyoruz galiba :D :D :D

VOLVO
18-04-2007, 22:43
Siz Kendinize İnanın,Başkaları Da Size İnanacaktır.
Montaigne

BOZKIR
18-04-2007, 22:51
Evlilik bir yalandır.İnanırsanız yürür..

yunus
19-04-2007, 01:20
hiç bir mücadele yoktur ki ,ahlak esaslarına dayanmadan yürüyebilsin.
m.k atatürk

VOLVO
21-04-2007, 11:48
Dev eserleri taşlar değil, onları işleyenler meydana getirir.
J. T. Motley

ÇAKAL
22-04-2007, 10:20
“-Gençliğimizde bilgi ağacını dikelim ki, ihtiyarladığımız zaman gölgesinde barınacak bir yerimiz olsun...”
(...L.Chesterfield)

trakyalı
22-04-2007, 10:59
Ak ''aksa'' kara gün içindir...

hitit-60
22-04-2007, 11:09
İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim

Robert Bosch

Allah aşkına sayın Robert inanıyormusun bu sözlere,siz tarhana çorbası kaynatırken ocağın bozulmasını,yazın sıcağında buzdolabı çalışmıyor diye rakıyı buzsun içtiğinizi biliyor musunuz :D :D :D size sorsalar beş parasız köprü altında yaşayacaksınız ama insanlar sizin doğru insan olduğunuzu bilecek yada çok zenginsiniz hizmetçileriniz uşaklarınız var bolluk bereket içindesiniz ama zenginliğiniz dolayısıyla insanlar size biraz şüpheli bakıyor,hangisini tercih edersiniz,eminim derdiniz ki septisizm bir felsefe,insanların bana bu şekilde bakmalarını yadırgamıyorum :D :D :D Yahu akşam akşam rahmetlinin arkasından konuşuyoruz galiba :D :D :D

serhoşun mektubu okunmazmış:wink:

VOLVO
22-04-2007, 14:15
Mal Kaybeden,Bir Şey Kaybetmiştir,Onurunu Kaybeden Birçok Şey Kaybetmiştir.
Fakat Cesaretini Kaybeden Her Şeyini Kaybetmiştir.
Goethe

yunus
22-04-2007, 23:53
Para ,harcarken kazanılır.
Babam

varjan
23-04-2007, 09:02
Eğer bir asker sizi gördüğü zaman durmadan ateş ediyorsa bilinki o acemidir kurşununun bitmesini bekleyin, bittiği zaman gidin kafasına sıkın.

Eğer sadece sizi gördüğü zaman ateş ediyor saklandığınız zaman duruyorsa o bir komandodur, kaçın ve canınızı kurtarın.

Eğer sizi gördüğü zaman ortadan kaybolmuşsa ve etraf sessizse bilin ki o bordo berelidir merak etmeyin o sizi bulur.

( PKK'lıların saklandığı mağarada yazan yazı )

VOLVO
25-04-2007, 01:29
Anı Yazmak,Ölümün Elinden Bir Şey Kurtarmaktır.
A.Gide

Dow Jones
25-04-2007, 02:11
Basarinin Calismaktan once geldigi tek yer sozluktur..

VOLVO
28-04-2007, 14:13
Başkalarını Azarlar Gibi Kendini Azarla,Kendini Affeder Gibi Başkalarını Affet.
Çin Atasözü

VOLVO
05-05-2007, 09:25
Su Gibi Olmalıyız.
Her Şeyden Aşağıda,Ama Kayandan Bile Kuvettli.
Kızılderili Atasözü

ally_mcbeal
08-05-2007, 09:47
Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, vatan ve millet sevgisini, şerefi ve bağımsızlığı öğretir.

Kemal Atatürk.

ekselans
08-05-2007, 15:07
“-En koyu cehalet, hakkında hiçbir şey bilmediğin bir şeyi reddetmektir...”

(...J. Brown)

DELL
08-05-2007, 22:55
Stratejin derin ve uzağı gören cinsten ise daha savaşmadan sen kazanırsın. Stratejik düşüncen sığ ve kısa erimli ise, daha savaşmadan sen kaybedersin. Zengin strateji yoksul stratejiye üstün gelir – stratejisi olmayanlar yenilmeye mahkumdur. Bu yüzden, muzaffer savaşçıların önce kazanıp sonra savaştığı, mağlup savaşçıların ise önce savaşıp sonra kazanmaya çalıştıkları söylenir.

Zhang Yu.

VOLVO
13-05-2007, 23:05
Bana Okuduğum Kitapların En Güzelinin Hangisi Olduğunu Sorarsanız,Söyleyeyim:Annemdir.
A.Lincoln

Not:Bütün annelerin ellerinden öperim.
Volvo

zorbey
15-05-2007, 11:11
Ev al,araba al,borç al ama ah alma.

GÜRKAN
15-05-2007, 11:26
''Bildiğimizi sanmamız öğrenmemizi engeller.''
Claude Bernard

VOLVO
16-05-2007, 23:03
Fısıldanan Sözler,Çok Kere Yüksek Sesle Söylenenden Daha Uzağa Giderler.
Çin Atasözü

sezi
17-05-2007, 00:08
Çocuğunuza gökkuşağını gösterirken işiniz bekleyebilir,ama gökkuşağı işinizi bitirmenizi beklemez.
Patricia Claffort

sezi
17-05-2007, 00:12
Mezar taşının üzerine dökülen en acı gözyaşlarının nedeni,söylenmemiş sözler ya da tamamlanmamış işlerdir.
Harriet Beecher Stowe

mrfelixss
17-05-2007, 00:31
büyüğünü bilen büyüğünden büyüktür
Hüsrev Ağa

dreissena
17-05-2007, 00:41
Waldo - Henry neden buradasın?
Henry - Waldo sen neden burada değilsin?

mrfelixss
17-05-2007, 02:04
Ölüler zannediyor ki diriler her gün helva yiyor.
Polat Alemdar

VOLVO
19-05-2007, 13:03
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.
M.Kemal Atatürk

VOLVO
20-05-2007, 23:08
İnsanoğlunun Yapacakları,Hayal Ettikleri İle Sınırlıdır.
A.C.Clarke

ozbek1
21-05-2007, 20:00
ne şeytanı gör ne salavat getir
(bu sözü bir gayr-ı müslim den öğrendim, ciddiyim)

ozbek1
22-05-2007, 08:01
hiç yumruk yemeyen, yumruğunu balyoz zannedermiş (anonim)

ozbek1
22-05-2007, 08:02
gecenin en karanlık anı, tan yerinin ağarmaya başlamadan önceki anıdır (ingiliz atasözü)
en kötü durumda bile ümitvar olmak anlamında

ozbek1
22-05-2007, 11:13
sevdiğim sözlerden önde gidenlerinden biri
biz kan kusarız, kızılcık şurubu içtik deriz (emin olmasamda israil sözü gibi geliyor bana)

VOLVO
25-05-2007, 22:12
Birçok İnsan Hiç Başarısızlığa Uğramaz Çünkü Hiç Denemez.
N.Mac Ewan

VOLVO
26-05-2007, 08:27
Kaybettiğiniz Taktirde Ne Yapacağınızı Düşünmeye Başladığınız Dakika Zaten Kaybetmişsinizdir.
G.P.Shultz

kut
26-05-2007, 19:22
gecenin en karanlık anı, tan yerinin ağarmaya başlamadan önceki anıdır (ingiliz atasözü)
en kötü durumda bile ümitvar olmak anlamında

en kötü durumlarda ümit var değil
dip yapan hisselerin yükseliş trendi yakındır anlamı çıkardım ben:D

ipeksay
26-05-2007, 20:10
Koza Kelebeği Bilmezmiş...

ozbek1
26-05-2007, 20:32
en kötü durumlarda ümit var değil
dip yapan hisselerin yükseliş trendi yakındır anlamı çıkardım ben:D

mesela geçende Karsan buna bir örnek

DELL
26-05-2007, 22:55
Herkesin kendini birşey sandığı yerde
hiç kimse birşey olamaz.

W.Gilbert

VOLVO
27-05-2007, 02:13
Sadece İçlerinde Bir Mucize Taşıdığına İnanan İnsanlar Muhteşem Başarılar Kazanabilirler.
B.Barton

Layoti
27-05-2007, 02:25
"O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme".
Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok.
Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol,
öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Hz.Mevlana

VOLVO
02-06-2007, 00:17
Neden Açıldığını Bilmediğiniz Bir Kapıyı Sakın Kapatmayın.
G.K.Chesterton

kaksi
03-06-2007, 15:38
Sesin değil Sözün gücü

kaksi
03-06-2007, 15:41
Fiatın değil degerin olsun

VOLVO
03-06-2007, 21:36
Büyümeyen Şey Ölüyordur.
M.Eisner

mutlu
05-06-2007, 10:53
Allah bir kimsenin perdesini yırtmak isterse o kişiyi temiz insanları ayıplamaya sevk eder. Ayıbını örtmek dilerse o kimse ayıplı kimseler hakkında konuşamaz hale gelir. Yardım etmek isterse, ona dua ve yakarış kapısını açar. -Mevlana

mutlu
05-06-2007, 10:54
Kalemin su, kağıdın rüzgar ise ne yazarsan yaz kıymeti yoktur. Mevlana

VOLVO
05-06-2007, 22:00
Doğruluk Sonsuzluğun Güneşidir.
Nasıl Olsa Doğar.
W.Phillips

ozbek1
05-06-2007, 22:51
bildiğim en özlü söz

ainesi iştir kişinin laf-ı güzafa bakılmaz

sırf bu yüzden arkadaşlık ettiğim insanların yarısından uzaklaştım
iyiki de böyle yapmışım

mutlu
06-06-2007, 11:12
bildiğim en özlü söz

ainesi iştir kişinin laf-ı güzafa bakılmaz

sırf bu yüzden arkadaşlık ettiğim insanların yarısından uzaklaştım
iyiki de böyle yapmışım

sayın özbek1
Edebiyatçı olunca yanlışlar gözümüzü tırmalıyor. Kusura bakmazsan
"aine" kelimesi "ayine "yani ayna olacak.
Bir de laf-ı güzaf değil sadece lâf olacak.

Ziya Paşa'nın Terkib-i Bend'inde geçen beyitin aslı şöyledir:
(Mef’ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün) kalıbına uygun şekilde heceleri uzatarak yazacak olursak:
"Ayînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz."


devamında da Paşa:
"Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde." der.

Saygılar.:super:

kantar
09-06-2007, 10:13
Başkalarının hatalarından öğren,kendi hatalarından öğrenemeyecek kadar kısa bir ömrün var.

kantar
09-06-2007, 10:14
"Dağ tepesinde bir çam olamazsan, vadide bir çalı ol; Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.

Çalı olamazsan bir ot parçası ol, bir yola neşe ver; Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol; Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.

Cadde olamazsan patika ol; Güneş olamazsan yıldız ol; Kazanmak veya kaybetmek ölçü ile değil; Sen her neysen, onun en iyisi ol."

Douglas MALLOCH*

kantar
09-06-2007, 10:14
"Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse, Michelangelo' nun resim yaptığı, Beethoven'ın beste yaptığı veya Shakespeare' in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürün ki gökteki ve yerdeki herkes, durup "Burada işini çok iyi yapan bir çöpçü yaşıyormuş" desin.

*Martin Luther KİNG *

varjan
09-06-2007, 10:27
Başkalarının hatalarından öğren,kendi hatalarından öğrenemeyecek kadar kısa bir ömrün var.


:bravo: :bravo: :bravo:

mutlu
09-06-2007, 11:03
Başkalarının hatalarından öğren,kendi hatalarından öğrenemeyecek kadar kısa bir ömrün var.


Çok doğru. Hatta bu konuyla ilgili bir dinî hikâye var. Hoşuma gider. Fasla değil asla bakarak okursak faydalanılır.

Onlar ev de yapacaklar mı?

Nuh aleyhisselam zamanında insanların ömürleri uzunmuş, 800 – 1000 sene yaşarlarmış. Bir kadının oğlu ölür. Kadın çok ağlar. Komşu kadınlardan birisi der ki:
- Niye bu kadar ağlıyorsun, Allahü teâlânın takdiri böyleymiş.
- Elbette öyledir, ben ona ağlamıyorum.
- Ya niye ağlıyorsun?
- Yavrum fazla gün görmedi diye, annelik şefkatiyle ağlıyorum.
- Oğlun kaç yaşındaydı?
- 275 yaşındaydı.
- İyi ama sen buna ağlıyorsun da, ahir zamanda gelecek ümmet ne yapsın, ömürleri 50-60 sene olacak.
- Ciddi mi söylüyorsun?
- Elbette.
- Allah Allah, onlar ev de yapacaklar mı?
- Hem de kaç tane yapacaklarmış.
- Ben onların yerinde olsaydım, çadırımın kazığını bile değiştirmezdim. :super:

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:27
Kula belâ gelmez Hâk yazmadıkça,
Hâk belâ yazmaz kul azmadıkça,
Hâk kuluna belâyı kul ile verir,
Din-i irfan bilmeyen, bunu kul etti sanır.
Hz. Mevlâna.

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:28
Bütün dünyada bir tek güzel çocuk vardır. Bütün annelerde ona sahiptir.

Çin atasözü

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:29
Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:29
Sevmek keman çalmak gibidir, bilmeyen kötü sesler çıkarır.

BOLIVYA ATASÖZÜ

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:30
Bir kadın kısık sesle konuşuyorsa bir şey istiyor demektir. Sesini yükseltiyorsa bilin ki istediğini elde edememiştir.

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:30
Akıllı insanlar, kendilerini coşkuya kaptırmazlar.
Erdemli olanlar kuşku içinde olmazlar.
Gözü pek olanlar hiçbir şeyden korkmazlar.

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:30
Okçu nasıl oklarını dümdüz atarsa, usta da dağınık düşüncelerini dümdüz toplayıp yönlendirir.

BUDA

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:31
Başkalarından üstün olmak önemli değildir. Önemli olan dünkü halimizden üstün olmamızdır.
HİNT ATASÖZÜ

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:31
Güzellik, tabiatın kadınlara verdiği ilk hediye, ayni zamanda geri aldığı ilk şeydir.
ŞİLİ ATASÖZÜ

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:32
Ben şansa inanırım, ne kadar sıkı çalışırsam şansımın o kadar arttığını görüyorum.
Thomas Jefferson

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:33
Bazen hiçbir şey yapmamak,birşeyler yapmak gibidir...

Benim sözüm:yes::super:

ÖZDOĞAN77
09-06-2007, 11:33
Yetenekliyseniz ve enerjiniz varsa, kral olursunuz.
Yeteneksizseniz ama enerjiniz varsa, prens olursunuz.
Yetenekliyseniz ama enerjiniz yoksa fakir olursunuz.

Jeffrey Archer

kantar
18-06-2007, 20:26
Örümcek ağı

Dünya hayatında hep kötülük işleyen bir adamı ölünce cehennem kapısında bir melek karşıladı. Melek adama şöyle seslendi:
"Hayatta iken tek bir gün bile birisine iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. "

Günahkar adam uzun süre düşündükten sonra, bir keresinde ormanda gördüğü örümceği hatırladı.
Balta girmemiş ormanda yürürken önüne bir örümcek ağı çıkmıştı. Adam ağı bozmamak ve örümceği ezmemek için o gün yolunu değiştirmişti.
Heyecan içinde o günü meleğe anlattı.
Melek adama gülümsedi ve ardından elini şaklattı.
Gökten bir örümcek ağı inmişti.
Adam bu ağa tutunarak cennete girebilecekti.
Adam neşe içinde ağa tırmanırken cehennemden bazıları da
bu ağa tutunarak cennete gitmeye çalıştılar.
Ama adam ağın o kadar çok insanı taşımayacağından
korkarak onları itmeye başladı.
Tam o sırada ağ gerçekten koptu ve diğerleri ile
birlikte adam da cehenneme düştü.
"Yazık" dedi melek.
"Bencilliğin, hayatında işlediğin tek iyiyi de kötülüğe döndürdü.
O insanlara şefkat gösterebilseydin eğer,
ağın herkesi taşıyabileceğini de görecektin."


''YAŞAMIN ÖRÜMCEK AĞINI ÖREN İNSANIN KENDİSİ DEĞİLDİR. O, BU AĞDA SADECE BİR TELDİR VE BU AĞA YAPTIĞI KATKIYI ASLINDA KENDİ YAŞAMINA YAPMAKTADIR..... "

ENGINEER68
20-06-2007, 15:56
Çok zaman önceydi...

O kadar zaman onceydi ki zaman diye bir sey yoktu.
Insanlar gunes dogup batincaya kadar yasiyorlardi hayati.
Bir daha hiç olmayacakmis gibi dolu ve anlamli.
Derken zaman diye uc parcali bir sey icat etti insan.

Bir parcasina dun dedi, diger parcasina bugun, oteki parcasina da yarın.
Sonra fesat karisti zamana ve insan bugunu unuttu.
Dunu dusunup pisman oldu, yarını düşünüp telaslandi;

ama isin ilginc tarafi tüm telas ve pismanliklari gunes dogup batincaya kadar yasadi.
Farkinda olmadan rezil etti bu gununu.
Oysa yarın, bugüne dun diyor, dun de bu gun icin yarın diyordu.

Bir türlü beceremedi.

Bir eliyle yarina, diger eliyle dune yapisti.
Bu gunu eline yuzune bulastirdi...
Mutsuz oldu insan.
Ve ne gariptir ki yarının telaşı da, dunun pismanligini da hep bugun yasadi;

ama bugunu hic yasayamadi.

Ne yarın ne de dun!

kantar
20-06-2007, 16:47
İş hayatını seviyorum çünkü rekabet var; çünkü kelimeler yerine yapılanlar ödüllendirilir. İş hayatını seviyorum çünkü ciddiyet ister ve bügünün işiyle uğraşırken yarını düşünmeme fırsat vermez. İş hayatını seviyorum çünkü düzeltmeye değil yapmaya çalışır; çünkü bencilcedir, iki yüzlülüğe ve duygusallığa yer yoktur. İş hayatını seviyorum çünkü hatayı, uyuşukluğu verimsizliği cezalandırıp; elinden gelen herşeyi ortaya koyanları fazlasıyla ödüllendirir. ...yazı devam eder... Son olarak, iş hayatını seviyorum çünkü hergün taze bir maceradır.
Robert Hervey Cabell

kantar
20-06-2007, 16:51
Az kork, çok umut et;
az ye, çok çiğne;
az homurdan, çok nefes al;
az konuş, çok anlat;
az nefret et, çok sev ve
en güzel şeyler seninle olsun.

kantar
20-06-2007, 17:01
"Çalışanlar için"

Müşteri nedir?
Müşteri ofiste bulunan en önemli kişidir.
Müşteri bize bağımlı değildir, biz ona bağımlıyız.
Müşteri bizim işimizi engellemez çünkü o iş yapmamızın amacıdır...
Biz ona hizmet vererek iyilik yapmış olmayız.
O bize bu imkanı verdiği için iyilik yapar.
Müşteri tartışılacak ya da akıl yarıştırılacak biri değildir.
Hiçkimse müşteri ile girdiği bir tartışmayı kazanamaz.
Müşteri bizi isteklerine göre yönlendirir

VOLVO
24-06-2007, 21:37
Derin Olan Kuyu Değil,Kısa Olan İptir.
Çin Atasözü

korhanykal57
24-06-2007, 21:39
Boynumuz Kesİlebİlİr,
Ama

Çekİlmeye Gelmez !!!

VOLVO
03-07-2007, 23:38
Bir Şeyin Arkasında Durmazsan,Önüne Gelen Her Şeyin Arkasında Gidersin.
S.Bartkowski

ÖZDOĞAN77
16-07-2007, 19:59
Hacı Bektâş-i Veli

“Bir şişenin içine pislik doldurulsa, ağzı sıkıca kapatılsa, bu şişenin dışı ırmağa sokulup yüzlerce kez yıkansa yine temizlenmez. Şişenin içi boşaltılıp temizlenmedikçe sadece dışını yıkamakla şişe temizlenmez.
İşte insan da böyledir.
Düşüncesi kirlenmiş olan insan dışını ne kadar temizlerse temizlesin,
içi temizlenmiş olmaz.
Hak sevgisiyle içini yıkamalı, düşüncesini temizlemelidir ki kişi, gerçek temizliğe ersin.”

VOLVO
12-08-2007, 22:38
Ne Zamana Kadar Denemelisiniz?Olana Kadar.
J.Robin

harbi
13-08-2007, 09:24
Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri, hiçbir şeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri, her şeyin bir mucize olduğunu düşünmek.... Albert Einstein

ENGINEER68
13-08-2007, 09:47
Amerikali bir zengin isadami, bir is seyahati sirasinda kucuk bir Meksika koyu kasabasina ugrar.
Limanda gezerken, agzina kadar balik dolu kucuk bir teknenin icinde oturan bir balikci dikkatini
ceker. Merakla yanina yaklasir ve sorar, 'Merhaba, bu baliklari yakalamak ne kadar zamanini aldi? '
Balikci, tumunu bir-iki saate yakaladigini soyler. Yabanci adam bu kez, nicin daha uzun sure kalip
daha fazla balik yakalamadigini sorar. Balikci, ailesinin gecimi icin bu kadarinin yettigini soyler.
Amerikali isadami merakla balikciya kalan zamanini nasil gecirdigini sorar. Balikci anlatir, 'Gec vakit
yatarim, sabah birazcik balik yakalarim. Sonra cocuklarimla oynarym, oglende de karim Maria ile
biraz siesta yaparim. Aksamlari, amigolarla beraber gitar calip sarap iceriz, egleniriz. Dolu ve mesgul
bir yasantim var senyor.' Amerikali gerinerek, 'Benim Harvard'dan MBA'm var ve sana yardim
edebilirim. Balik tutmak icin daha cok zaman ayirmali ve daha buyuk bir tekne ile calismalisin. Bu
tekneden elde edecegin gelirle daha buyuk tekneler alrsin. Kisa surede bir balikci filosuna sahip
olursun. Boylelikle, yakaladigin baliklari aracilara degil dogrudan dogruya isleme tesislerine satarsin.
Hatta kendi balik fabrikani bile kurabilirsin. Balikcilik sektorunde bir numara olursun.' Ve Amerikali
devam eder, 'Tabii bunlari yapman icin oncelikle bu kucuk balikci kasabasini terk edip Mexico
City'ye, daha sonra Los Angeles'e ve en sonunda holdingini genisletebilecegin New York'a
yerlesirsin.' Balikci dusunceli vaziyette sorar, 'Peki senyor, bu anlattiklariniz ne kadar zaman alir? '
Amerikali yanitlar, '15-20 yil kadar.' 'Peki bundan sonra senyor? ' diye sorar balikci Amerikali guler,
'Simdi anlatacagim en iyi tarafi! Zamani geldiginde, sirketini halka acarsin ve sirketinin hisselerini iyi
paraya satarsin! Kisa zamanda zengin olup milyonlar kazanirsin! ' 'Milyonlar? ' der Meksikali,
'Eee…sonra senyor? ' Amerikali, 'Ondan sonra emekli olursun. Gec vakitlerde yatabilecegin kucuk
bir balikci kasabasina yerlesirsin, istersen zevk icin biraz balik tutarsin, cocuklarinla oynayacak,
karinla siesta yapacak zamanin olur, aksamlari da arkadaslarinla sarap icip, gitar calarsin. Nasil,
mukemmel degil mi?
.....

PARK
23-08-2007, 15:25
Keyifliyken vaat etme,sinirliyken kalp kırma..!

VOLVO
31-08-2007, 17:21
Nazik Bir Adam Anlatılan Hikayeyi Daima İlk Defa Duyan Kişidir.
V.Paucet

zorbey
01-09-2007, 00:05
Fiatın değil,değerin olsun.:yes:

kantar
01-09-2007, 17:50
10 güzel öneri!!***



1. Kendini tanı (Sokrates) Kendi içinde yolculuk yap. Günlük tut. Kalbin, gönlün, vicdanın ne diyor? Neyi öne çıkarıyor? Dünyaya bilinçli bakmanın yolu başta bu iç yolculuktan geçiyor.

2. Olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol (Mevlana) Dürüst ol, adil ol, hakça düsün. İçinden gelen sesin öne çıkardığı değerleri koru. Hayatta bir şeyleri korumak için ayakta kalmazsan, her şey seni düşürür.

3. En yukarıda aşk var (Aziz Paul) Sesi müziğe dönüştüren aşktır. Aşk olmazsa, sevgi ilişkileri yoksa, özen eksikse, hayatın kuru bir daldan farkı kalmaz.

4. Dünyayı hayal gücü döndürür (Albert Einstein) Yaptığımız her şey hayal kurarak başlar. Hayat herkes için; hayalleri gerçekleştirmek ve yapabileceğinin en iyisi, olabileceğinin en güzeli peşinde gitmektir. Bobby Kennedy'nin sözü gibi: Diğerleri dünyaya bakıyor ve "Neden?" diye soruyor. Ben bambaşka bir dünya düşünüyor ve "Neden olmasın?" diye soruyorum

5. Fazla güzellik göz çıkarmaz (Mae West) Güzel hayat doya doya yaşanır. Mutluluk paylaşılır, hayatı sevme hissi coşkuyla beraber gelir. Ruhun müziğinde "Haydi bastır, göster kendini" temposu vardır. Kibir değil, coşku!

6. Fırsatlar yakalandıkça çoğalır (Sun Tzu) Başarı cesaret ister, başlangıçtaki cesaret sonradan inanca dönüşür. İnanç insanlığa daha iyi hizmet arzusuna dönüştüğünde, fırsatlar yelpazesi yukarı bir seviyede tekrar açılır.

7. Ya yap ya yapma. Denemek yok! (Yoda -Yıldız Savaşları) Hayat seri hareket, karar ve kararlılık gerektirir. Tereddütte kalanlar geride kalır. Hayatın üstüne gitmezseniz, hayat sizin üstünüze gelir.

8. Mükemmellik, ekleyecek bir şey kalmadığında değil, alınacak bir şey kalmadığında oluşur (Antoine de St. Exupery) Hayatınızı basitleştirin. Basite indirge, indirge, bir kere daha indirge... O zaman ne kalıyor ona bak. İstekler listenizi kısa tutun. Kısa tutun ki, odaklanabilesiniz. Güneş ışığına büyüteç tutmak gibi konsantre olmazsanız, hayatı yakamazsınız.

9. Kabiliyet yoksa sanatçı olmaz, ama çalışılmadıkça kabiliyet hiçbir işe yaramaz (Emile Zola) Ancak akıllı, bilinçli ve odağı şaşmayan çabalar sonrası, olası potansiyelin yapabilecekleri gerçekleşir. Elması yontmadıkça elinizde sadece bir taş parçası vardır.

10. Hayatı yaşamanın iki yolu var. Biri hiçbir şey mucize değilmiş gibi yaşamak... Diğeri her şey mucizeymiş gibi yaşamak (Albert Einstein) Şükretmeyi unutmamak gerek!

PARK
01-09-2007, 17:54
Bal adamı var pekmez adamı var...

wRonG
01-09-2007, 18:32
İşin güç kısmı, adam olmak değil, adam kalmaktır ... (Andre Mazerelles)

harbi
03-09-2007, 06:58
Ümit Uyanık İnsanın Rüyasıdır
Tolstoy

drbtahir
03-09-2007, 07:34
hayat bir gündür belki oda bu gündür

VOLVO
04-09-2007, 23:56
Hayatta Yapılacak Öyle Çok Hata Varki,Aynı Hatayı Yapmakta Israr Etmenin Anlamı Yok.
Sartre

VOLVO
05-09-2007, 10:35
Tanrı Size Her Şeye Dayanabilecek Bir Vücut Verdi.
İkna Etmeniz Gereken Zihninizdir.
V.Lombardini

harbi
05-09-2007, 11:12
Hayat yalnızca geriye doğru anlaşılabilir. Fakat ileriye doğru yaşanmalıdır.


(Borsa da öyle değilmi?)

ally_mcbeal
05-09-2007, 12:13
sn volvo son gönderdiğiniz söz güzeldi.



annemden çok duyduğum özlü sözler :D :D :D

''fazla tevazu gösterme gerçek sanırlar''

''alem deliye ben akıllıya hasret!''

''millet olanı anlatmaz, sen olmayanı da anlatırsın''

:oley: :oley: :oley:

NIETZSCHE
09-09-2007, 12:10
hiçbir kere hayat bayram olmadı yada her nefes alışımız bayramdı.

hakikaten hangisi?

NIETZSCHE
09-09-2007, 12:14
cocukken her aksam yatmadan once tanrıya bana bisiklet vermesi icin dua ederdim. bir gün tanrının calısma tarzının bu olmadıgını anladım. ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet caldım ve her aksam yatmadan once tanrıya günahlarımı bagıslaması icin dua ettim...
al capone

tema61
09-09-2007, 12:30
Deh Demeden Gİden Atim
Kalk Demeden Kalkan Karim

DÜgÜne Ne Gerek .gelİr Oynar Gİder Oynarim.


Deh Deyİnce Gİtmeyen Atim
Kalk Deyİnce Kalkmayan Karim

Cenazeye Ne Gerek .gelİr Aglar Gİder Aglarim.

kantar
09-09-2007, 17:24
Dün öldü,
bugün can veriyor,
yarın ise henüz doğmadı.
Zamanınızı bu açıdan görün ve faydalı iş yapın.

kantar
09-09-2007, 17:33
Bir gün babama,
işleri diğer insanlar gibi
yapamadığım için üzüldüğümü söyledim.
Babamın nasihatı:
-Margo koyun olma!
İnsanlar koyunları sevmezler.
İnsanlar koyunları yerler.

MARGO KAUFMAN

kantar
09-09-2007, 17:36
İnsanoğlunun içinde uyuyan güçler vardır. Kendisi bile şaşırır.
Çünkü bu güçlere sahip olduğu aklından bile geçmez,
bu güçleri uyandırıp eyleme geçebilirse, o kişinin hayatında büyük bir devrim olur.

SWETTE MARDEN

kantar
09-09-2007, 17:37
Ateşli konuşma yapan kişiden sakının…
Bağıran kişilerden sakının…
Çok fazla duygusal sıfatlar kullanan kişilerden sakının…
Size düşmanınızı gösteren kişilerden sakının…
Bu tür kişiler algılarınızı tıpkı bir aşçının tavada patates kızartışı gibi kızartmak isterler.
Kontrol aşçıdadır.

EDWARD DE BONO

ally_mcbeal
09-09-2007, 23:07
''insanları tanıyamazsın. yeri ve zamanı geldiğinde onlar kendilerini tanıtırlar.'' (arkadaşımdan :) )

SALESMAN
10-09-2007, 11:59
Amerikali bir zengin isadami, bir is seyahati sirasinda kucuk bir Meksika koyu kasabasina ugrar.
Limanda gezerken, agzina kadar balik dolu kucuk bir teknenin icinde oturan bir balikci dikkatini
ceker. Merakla yanina yaklasir ve sorar, 'Merhaba, bu baliklari yakalamak ne kadar zamanini aldi? '
Balikci, tumunu bir-iki saate yakaladigini soyler. Yabanci adam bu kez, nicin daha uzun sure kalip
daha fazla balik yakalamadigini sorar. Balikci, ailesinin gecimi icin bu kadarinin yettigini soyler.
Amerikali isadami merakla balikciya kalan zamanini nasil gecirdigini sorar. Balikci anlatir, 'Gec vakit
yatarim, sabah birazcik balik yakalarim. Sonra cocuklarimla oynarym, oglende de karim Maria ile
biraz siesta yaparim. Aksamlari, amigolarla beraber gitar calip sarap iceriz, egleniriz. Dolu ve mesgul
bir yasantim var senyor.' Amerikali gerinerek, 'Benim Harvard'dan MBA'm var ve sana yardim
edebilirim. Balik tutmak icin daha cok zaman ayirmali ve daha buyuk bir tekne ile calismalisin. Bu
tekneden elde edecegin gelirle daha buyuk tekneler alrsin. Kisa surede bir balikci filosuna sahip
olursun. Boylelikle, yakaladigin baliklari aracilara degil dogrudan dogruya isleme tesislerine satarsin.
Hatta kendi balik fabrikani bile kurabilirsin. Balikcilik sektorunde bir numara olursun.' Ve Amerikali
devam eder, 'Tabii bunlari yapman icin oncelikle bu kucuk balikci kasabasini terk edip Mexico
City'ye, daha sonra Los Angeles'e ve en sonunda holdingini genisletebilecegin New York'a
yerlesirsin.' Balikci dusunceli vaziyette sorar, 'Peki senyor, bu anlattiklariniz ne kadar zaman alir? '
Amerikali yanitlar, '15-20 yil kadar.' 'Peki bundan sonra senyor? ' diye sorar balikci Amerikali guler,
'Simdi anlatacagim en iyi tarafi! Zamani geldiginde, sirketini halka acarsin ve sirketinin hisselerini iyi
paraya satarsin! Kisa zamanda zengin olup milyonlar kazanirsin! ' 'Milyonlar? ' der Meksikali,
'Eee…sonra senyor? ' Amerikali, 'Ondan sonra emekli olursun. Gec vakitlerde yatabilecegin kucuk
bir balikci kasabasina yerlesirsin, istersen zevk icin biraz balik tutarsin, cocuklarinla oynayacak,
karinla siesta yapacak zamanin olur, aksamlari da arkadaslarinla sarap icip, gitar calarsin. Nasil,
mukemmel degil mi?
.....

yaz aylarında küçük bir balıkçı köyünde yaşadığım için hikaye bana çok tanıdık geldi..

NIETZSCHE
10-09-2007, 13:27
Kara bulutlar dağılınca her zaman güneş doğar.

polyannacılık mı bilmiyorum ama...

ally_mcbeal
10-09-2007, 14:01
sabretmek boyun eğmek değildir, bu da bir mücadele şeklidir.

JAKO
10-09-2007, 20:36
Yalan Tohumdur.
Bire kırk verir.
Verdiği kırkın her biri bir tohumdur ki o da bire kırk verir.

Bilgi de tohumdur.
Bire yüz verir.
Verdigi yüzün her biri Bir tohumdur ki; sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.

Zeka Sudur.
Tohumlari yeşertir.
Yalanı da bilgiyi de.

Yetenek Topraktır.
Ne ekersen onu biçersin.
Ekmezsen üzerinde ayrık otları biter.

Emek Güneştir.
Tohuma da, suya da, toprağa da hayat verir..

Kader; Çadırındaki kilim gibidir.
İpliğini Ulu Tanrı verir, sen dokursun.
Deseni sendendir, renkleri Tanrı'dan.

Şans Doğal gübredir.
B.ktan bir şeydir yani.
Ne zaman nereye düşeceği belli olmaz.
Kilimine düşerse kirletir, desenini değiştirir.
Her şeyi bomb.k eder.
Oysa toprağına düşerse besler.

varjan
11-09-2007, 09:04
Tuz ve Su…

Hintli bir yaşlı usta, çırağının sürekli herşeyden şikayet etmesinden bıkmıştı. Bir gün çırağını tuz almaya gönderdi. Yaşamındaki herşeyden mutsuz olan çırak döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyledi.

Çırak, yaşlı adamın söylediğini yaptı ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başladı.

"Tadı nasıl?" diye soran yaşlı adama öfkeyle "Acı" diye cevap verdi. Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tuttu ve dışarı çıkardı. Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürdü ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyledi. Söyleneni yapan çırak, ağzının kenarlarından akan suyu koluyla silerken aynı soruyu sordu: "Tadı nasıl?"

"Ferahlatıcı" diye cevap verdi genç çırak.

"Tuzun tadını aldın mı?" diye sordu yaşlı adam,

"Hayır" diye cevapladı çırağı.

Bunun üzerine yaşlı adam, suyun yanına diz çökmüş olan çırağının yanına oturdu ve şöyle dedi:

"Yaşamdaki ıstıraplar tuz gibidir, ne azdır, ne de çok. Istırabın miktarı hep aynıdır. Ancak bu ıstırabın acılığı, neyin içine konulduğuna bağlıdır. Istırabın olduğunda yapman gereken tek şey ıstırap veren şeyle ilgili hislerini genişletmektir. Onun için sen de artık bardak olmayı bırak, göl olmaya çalış."

VOLVO
12-09-2007, 10:59
Söylediklerinizin Esiri,Söylemediklerinizin Hakimisiniz.
Anonim

NIETZSCHE
13-09-2007, 09:17
Dostunu yakınında tut, düşmanın yanında.

NIETZSCHE
13-09-2007, 09:18
Birlikte yaşa, yalnız öl.

NIETZSCHE
13-09-2007, 09:20
En iyi zafer savaşmadan kazanılandır.

Sun Tzu- Savaş Sanatı

ally_mcbeal
13-09-2007, 09:30
düşmanımı affedebilirim ama dostumu asla.

VOLVO
15-09-2007, 00:38
Onların Peşinden Gidecek Cesaretiniz Varsa,Bütün Rüyalar Gerçek Olabilir.
Walt Disney

Detayın Kardeşi
15-09-2007, 08:09
Şanssızlıga katlanabiliriz, çünkü dısarıdan gelir ve tümüyle rastlantısaldır. Oysa yaşamda bizi asıl yaralayan, yaptığımız hatalara hayıflanmaktır. (Oscar Wilde)

NIETZSCHE
16-09-2007, 14:34
önce yahudiler için geldiler
sesimi çıkarmadım
– çünkü ben yahudi değildim
sonra komünistler için geldiler
sesimi çıkarmadım
– çünkü ben komünist değildim
sonra sendikacılar için geldiler sesimi çıkarmadım
– çünkü ben sendikacı değildim
sonra katolikler için geldiler
yine sesimi çıkarmadım çünkü ben protestandım
sonra benim için geldiler ve artık ses çıkaracak kimse kalmamıştı
(2.dünya savaşında bir pastör'e ait şiir)

ozbek1
16-09-2007, 14:40
önce yahudiler için geldiler
sesimi çıkarmadım
– çünkü ben yahudi değildim
sonra komünistler için geldiler
sesimi çıkarmadım
– çünkü ben komünist değildim
sonra sendikacılar için geldiler sesimi çıkarmadım
– çünkü ben sendikacı değildim
sonra katolikler için geldiler
yine sesimi çıkarmadım çünkü ben protestandım
sonra benim için geldiler ve artık ses çıkaracak kimse kalmamıştı
(2.dünya savaşında bir pastör'e ait şiir)


gelenlerin yegane amacı ---> para
diğer bahaneler para için para-van bahaneler

ozbek1
16-09-2007, 14:54
sevdiğim sözler
el elin eşeğini türkü çığırarak ararmış
gün olur yılı besler yıl olur günü beslemez
leylek yavrusunu atarken yılana kedi yavrusunu yerken sıçana benzetirmiş
el yumruğu yemeyen yumruğunu balyoz sanırmış
gecenin en karanlık anı gün ağarmaya en yakın kalan zamandır
birde joe nun altın sözü var çok sevdiğim
altını olan sözü kor
ve final söz
tarihi galipler yazar

kartal35
16-09-2007, 15:23
Açlıktan ölen bir köpeği alıp, onu doyurursanız, sizi ısırmaz; köpekle insan arasındaki en temel farklılık budur.
Mark Twain

NIETZSCHE
21-09-2007, 23:41
temiz su bulmadan kirli sulari atma,seklindeki amerikan atasözü, ‘temiz suyu bulunca da kirli suyu mutlaka at ve ikisinin karismamasina özellikle dikkat et!’ ögüdü ile tamamlanmadikça seytanin ta kendisidir.

George Bernard Shaw

zeus
24-09-2007, 13:30
"insan kendine yenilmeyi bilmelidir"
zeus

VOLVO
26-09-2007, 00:55
Güzel Konuşmak İçin Tek Bir Yol Vardır.
Dinlemeyi Öğrenmek.
C.Morley

HAŞAT
28-09-2007, 19:22
ŞİRKETLER, maymun dolu ağaçlara benzer.
Kimi maymunlar bir yolunu bulup ağacın Yukarı dallarına tırmanırlar,
kimileri aşağıda kalırlar.
En tepedeki maymunlar aşağı baktıklarında, gülümseyen yüzleriyle
kendilerine bakan bir dizi maymun görürler..
Aşağıdaki maymunlar da yukarı bakar ve bir sürü g.tten başka bir şey
görmezler...

gizemliduygular
29-09-2007, 21:58
Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir

Ziya Paşa

gizemliduygular
29-09-2007, 22:15
''Mevzubahİs Vatansa Gerisi Teferruattır''


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

NIETZSCHE
29-09-2007, 23:16
Saklanmanın en iyi yolu ortalarda fazla gözükmektir...

NIETZSCHE
29-09-2007, 23:17
İyilerin intikamı affetmek ve unutmaktır...

NIETZSCHE
29-09-2007, 23:18
hayatın savaş okulundan: beni öldürmeyen şey güçlendirir...

VOLVO
30-09-2007, 00:02
Ona Anlatılanlara İnanmaya Hazır Biri Hiçbir Zaman İyi Bir İş Başaramaz.
Petronios

VOLVO
01-10-2007, 01:06
Düşünceler Zorla , Top Ve Tüfekle Asla Öldürülemez.
M.Kemal Atatürk

Layoti
01-10-2007, 01:12
O dağa bir kuş kondu, sonra da uçup gitti. Bak da gör, o dağda ne bir fazlalık var ne bir eksilme.

Hz.Mevlana

serdar72
01-10-2007, 16:51
İnandıkları gibi yaşamayanlar, yaşadıkları gibi inanmaya başlarlar.

kantar
01-10-2007, 18:06
ilim illmi bilmektir.

Herkese merhabalar..

Çok güzel, pek değerli, kıymetli sözler yazılıyor seçiliyor.

Bunları okudukça gerçekten şahsım adına mutlu oluyorum.

Güzel oldukları kadar, öğretici oluyor bu sözler.

İnsanlar bu sözleri iyi tarafından görüp değerlendirirler ise

değere değer katacak diye düşünüyorum.

Başkalarının yaşamlarına, uğraşlarına fikirlerine, gelenek ve göreneklere,

nerede nasıl yaşadıklarını saygıyla yakaşılmasına ve

o yaşamın olanaklarının, ne olduğunu bilmeden, öğrenmeden yorum yapılmaması gerektiğine

inanarak tezekte olsa onun bir ev değil kış için ısınılacak bir eneji küpü olduğunu bilerek, anlayarak

daha doğru bir yaklaşımda olunmanın, bu tür ısı kaynaklarının tarihler boyunca köylerimizde

kasabalarımızda, ilçelerimizde kullanıldığının bilmesinin yararlı olacağını düşünerek,

kendi kültürümüzün de bir parça olduğunu bilerek (Biz bu ülkede yaşıyoruz ve bu ülkenin çocuklarıyız)

herne varsa millet olarak kabul ederek gelenek ve göreneklerimizin değerini bilelim ve onları timsali

değil gerçek bir yaşamın daha önceleri ve hala var olduğunu bilelim, gerekiyorsa anlatalım, gerekiyorsa

yaşatalım; bundan daha güzeli var mı?

Atalarımız o tezeklerin ısısında yaşamışlar, onların yaşamlarını inkar etmek mümkün mü?

Mümkün değil ise bu da gerçek bir yaşam, saygı ile karşılıyorum.

Bundan dolayı da yine yazılan o güzel sözler ile bağlantılı olarak

Bilmemenin ayıp değil, öğrenmemenin ayıp olduğu söylenir boşa dememişler. Bilgelik ile de Yunus EMRE’nin

Sözlerinin ne kadar güzel bir anlatım olduğunu, insanımızın köylü de olsa, yüzyıllar boyu güzel Türkçe dilimize

Kazandırdığı güzel anlatımını yazarak herkese saygı ile hoşcakalın, mutlu kalın dileklerimi sunuyorum.


„Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olacaksın” Anlayana güzel söz.

Bizim YUNUS EMRE’mizde derki Bilgeli olabilmek için;

“ İlim ilimi bilmektir.

Ilim kendini bilmektir,

Sen kendisini bilmezsen

Ya nice okumaktır.”

Önce insanın kendini bilmesi gerekmiş bilginin efendisi olmak için.

Kendini bilen çalışmasını da, okumasını da, saygıyı da, sevgiyi de, vefayı da, barışı da,

gelecek için umut etmeyi de, atalarının emeklerini ve tarihinde mücadele edenleri de,

kimler için emek harcadıklarını ve can verdiklerini de bilgili olmayı da çok iyi bilirler.



Rahmetli Turgut ÖZAL’ın bir sözü vardır ! “Bana icraat gerek, icraatınızı gösterin“ der.

“YETER Kİ KENDİMİZİ BİLELİM”



Hem kendimize, hem başkalarına yararlı olmak için de;



“BİLDİĞİMİZİ BİLMEYENE, BİLMEDİĞİMİZİ BİLENDEN” öğrenmek için çalışalım.



“BANA BİR KELİME ÖĞRETENİN KIRK YIL KÖLESİ OLURUM”

diye de boşa söylenmemiş.
(alıntı - email)

latino1122
01-10-2007, 18:12
Teşebbüs et ki, tesadüf etsin..

redogahiss
02-10-2007, 22:23
Deh Demeden Gİden Atim
Kalk Demeden Kalkan Karim

DÜgÜne Ne Gerek .gelİr Oynar Gİder Oynarim.


Deh Deyİnce Gİtmeyen Atim
Kalk Deyİnce Kalkmayan Karim

Cenazeye Ne Gerek .gelİr Aglar Gİder Aglarim.


Benzer bir nükteyi çok eskiden gazetede okumuştum :

Madem ki karın* güzel ,
Düğün evinde işin ne ?
Yat oyna , kalk oyna ;
Düğün senin evinde .

Madem ki karın çirkin ,
Ölü evinde işin ne?
Yat ağla kalk ağla,
Ölü senin evinde.

*Borsadaki kar ile karıştırılmaya.

Topiği açana ve sürdürülmesine katkıda bulunanlara teşekkürlerimi sunarım.

tdogan
03-10-2007, 00:04
AŞKA DAİR...

-Ed Howe: Tabii ki aşk diye bir şey var, yoksa bu kadar çok boşanma olmazdı.

-Che Guevera: Söylemeliyim ki, devrimcinin rehberi sevgidir.

-Anonim: Evlilik Marksizm gibidir, kulağa hoş gelir ama işlemez.

-Bern Williams: Flört ederken kalbimiz o kadar yüksek sesle atar ki, aklımızın sesini duyamayız.

-Elenor Glyn: Aşk, günlük yaşamın tozunu altın rengi bir sise çeviren göz kamaştırıcı bir cazibedir.

-Sofokles: Bizi yaşamın ağır yükünden ve ıstırabından kurtaran tek sözcük sevgidir.

-Jo Coudert: Aşkın aritmetiği tektir. İki yarım bir bütünü oluşturmaz, yalnızca iki bütün bir bütünü oluşturur.

-Anonim: Aşk üçgenlerinin çoğu, enkazgendir.

-Benjamin Franklin: Evlenmeden önce gözlerini dört aç, evlendikten sonra ise yarı kapalı tut.

-Peter Ustinov: Sevgi sonsuz bir bağışlama oyunudur. Bir alışkanlık haline gelen şefkatli bir bakıştır.

-Francis Bacon: Hem sevmek hem de akıllı olmak imkansızdır.

-Winston Churchill: Benim en parlak başarım, eşimi benimle evlenmeye ikna edebilmiş olmamdır.

-Zsa Zsa Gabor: Boşanana kadar bir erkeği asla gerçekten tanıyamazsın.

-Sophia Loren: Cinsel cazibe, yüzde 50 sizin sahip olduklarınız, yüzde 50 insanların sizde olduğunu düşündüğü şeydir.

-Wolfgang Amadeus Mozart: Ne üstün zeka, ne hayal gücü ne de her ikisi beraber, bir dahi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi... İşte bu dehanın ta kendisidir.

-Anonim: Evlilik, karınızın nasıl bir erkeği tercih ettiğini öğrenme sürecidir.

-Saint-John Perse: Hiç kimse birini sevmeden önce ölmemelidir.

-Oliver Wendell Holmes: Erkeğin azmi, kadının kendi yöntemleri vardır.

-Pearl S. Buck: Sevgi sadece büyümesi durduğunda yok olur.

-Anton Çehov: Yalnızlıktan korkuyorsanız eğer, sakın evlenmeyin.

-Fransız atasözü: Aşk zamanın hızla geçmesini sağlar ama hızla geçen zaman aşkı bitirir.

redogahiss
03-10-2007, 00:11
İyilerin intikamı affetmek ve unutmaktır...

İzninizle aynı konuyu işleyen bir başka sözü ekliyorum:
Aptallar ne affeder ne unutur, saflar affeder ve unutur, akıllılar ise affeder ama asla unutmazlar.
Thomas Szasz

Bir de "Erkekler affetmez fakat unutur ; kadınlar ise affeder fakat unutmaz "derler..

redogahiss
03-10-2007, 00:17
[QUOTE=kantar;1903056]ilim illmi bilmektir.

Herkese merhabalar..

,,,,,,,,,,,,,,,,,,
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


„Bilginin efendisi olmak istersen, çalışmanın kölesi olacaksın” Anlayana güzel söz.

,,,,,,,,,,,,,,
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

Sayın kantar , güzel sözlere meraklı biri olarak bu topikten ve sizden çok yararlandım. Birçoğunu da kaydettim. Kaydederken eski kayıtlarımda gözüme çarptığı için de dönüp küçük bir ekleme yapmak istedim izninizle.

Yukarıdaki söz Balzac a ait imiş.

Saygılar , sevgiler..

seabıscuıt
03-10-2007, 00:19
Yüce bulduğumuz bir amaç uğruna kullanılmak,hurda yığınına atılmadanönce yıpranıp tükenmiş bulunmak ve mutluluğumuzu dünya üstlenmiyor diye sızlanan telaşlı,bencilbir hastalık ya da dert budalası olmak yerine ,doğanın bir gücü olabilmektir, yaşamda gerçek sevinç
Bernard Shaw

seabıscuıt
03-10-2007, 00:25
Bu dünyada ilerleyen kişiler,kolları sıvayıpistedikleri ortamı arayan ,bulamayıncada yaratan kişilerdir. Bernard Shaw

seabıscuıt
03-10-2007, 00:32
İnsanın kesin bir seçim yapması gereken anlar vardır:Kendi yaşamını tümüyle ,eksiksiz,dopdolu yaşamak mı,yoksa iki yüzlülük içindeki bir dünyanın istediği yapmacık,sığ onur kırıcı bir varoluşa sürüklenmek mi?
Oscar Wilde

lamba
03-10-2007, 01:07
:super::super::super::super::super::super::super:: super::super::super:
İnsanın kesin bir seçim yapması gereken anlar vardır:Kendi yaşamını tümüyle ,eksiksiz,dopdolu yaşamak mı,yoksa iki yüzlülük içindeki bir dünyanın istediği yapmacık,sığ onur kırıcı bir varoluşa sürüklenmek mi?
Oscar Wilde

redogahiss
04-10-2007, 23:25
Yüce bulduğumuz bir amaç uğruna kullanılmak,hurda yığınına atılmadanönce yıpranıp tükenmiş bulunmak ve mutluluğumuzu dünya üstlenmiyor diye sızlanan telaşlı,bencilbir hastalık ya da dert budalası olmak yerine ,doğanın bir gücü olabilmektir, yaşamda gerçek sevinç
Bernard Shaw

Benim de İlk kez karşılaştığım fakat yaşamımda benimsediğim bu sözü okuyup (duyup) verdiği mesajı anlamaya ihtiyacı olan o kadar çok insanımız var ki...

Sağolun sayın seabıscuıt..

redogahiss
04-10-2007, 23:31
Dance like nobody's watching; love like you've never been hurt. Sing like nobody's listening; live like it's heaven on earth."
Mark Twain

(Kimse izlemiyormuş gibi dans et ; Hiç incinmemişsin gibi sev ; Kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle ; dünya cennet imiş gibi yaşa.) diye çevirebildim. Gerçek anlamı ya da mesajı daha iyi algılanabilir diye orijinalini de veriyorum. Belki böylesi daha iyi olur.

Herşey gönlünüzce olsun.

VOLVO
06-10-2007, 00:41
En Sıradan İş Bile Büyük Başarılar Getirme Potansiyeline Sahiptir.
H.J.Brown

Not: Bu sözü pek dahice bulmadım ama yine de paylaşayım dedim:D:D

kılıçbalığı
06-10-2007, 20:02
Hayal gücü bilgiden daha önemlidir. Albert Einstein.

VOLVO
08-10-2007, 00:03
En Ağır Yük Sırdır,Aşk Olsun Taşıyabilene.
La Fontaine

mjraa
08-10-2007, 00:43
edep bir tac imiş nur-u hüdadan,giy ol tacı emin ol her beladan...

tdogan
16-10-2007, 23:52
http://img220.imageshack.us/img220/5888/ole0mm2.png

kantar
21-10-2007, 21:35
Çok bıkarsan hayattan
bir mezarlığa git,
ölüler iyi bilir.............
yaşamak güzeldir.

kantar
21-10-2007, 21:39
Hak edene git demek asillere yakışır.
Kimseye hak ettiğinden fazla değer verme,
yoksa degersiz olan hep sen olursun...

tdogan
22-10-2007, 00:33
Çocuklarınızı iyi yetiştirin.

Doğruları söyletin.
Canı istemediği için çalışmadığında elektrikler kesikti
demesin.

Vazoyu kim kırdı dediğinizde ben kırdım diyebilsin.
Sorumluluk almayı öğretin.
Sadece kendi üzerine düşeni yapıp kenara çekilmemesi
gerektiğini; her zaman her yerde herşeyden sorumlu olduğunu öğretin.
Birini ezmeden de yukarılara çıkabileceğini hatta bazen
yukarılar denilen şeyin çıkılmasada olur bir yer olduğunu öğretin.
İlla birini örnek alsın diyorsanız Mustafa Kemal'i öğretin.

Kızlarınızı iyi yetiştirin.

Kendi kendilerine yetmeyi öğretin.
Namuslu olmanın yürekten geçtiğini öğretin. Evden çıkar çıkmaz
ilk köşede eteğinin boyunu kısaltmasına gerek olmadığını öğretin.
İstediğini giymeyi öğretin . İnsanın ahlakının sadece kendi
beyninde olduğunu öğretin.
Kıskanılmanın sevilmeyle aynı olmadığını öğretin. Kıskanılmanın
güzel, saygısızlığın kötü olduğunu öğretin.
Beni çok kıskanır, dışarı çıkarmaz, şunu bunu giydirmez diyen adamla gurur duymamayı bunun aslında kendine hakaret olduğunu öğretin. Arayıp neredesin ; kiminlesin vs. diyen adama seni tanımadan önce nasıl
davranacağımı bilmiyor muydum haddini bil demeyi öğretin.
Eşlerini aldatan erkeklerin yanındaki ikinci kadın olmamayı öğretin.
Erkeklerle sadece arkadaş olunabileceğini çünkü onlarında sadece
insan olduklarını öğretin.

Oğullarınızı iyi yetiştirin.

Karşı cinse saygı duymayı öğretin.
Gece yarısı evine dönen kadının aranmadığını öğretin.

Bir kadının omzuna arkadaş olarak da sarılabileceğini öğretin.
Dokunmaktan korkmamasını öğretin.
Sevmenin değer verme olduğunu öğretin.
Sahip çıkmayla sahibi olmanın farklı olduğunu öğretin. Bütün
gençliğini birileriyle beraber olmaya çalışarak geçirdikten sonra kimseyle
beraber olmamış birini bulup evlenmeye çalışmanın ikiyüzlülük olduğunu
öğretin.
Bulunmaz hint kumaşı olmadıklarını; olsalar bile burun silinen
mendillerinde kumaştan yapıldığını; hiçkimseyi küçük görmemeyi
öğretin.

AMA ÖNCE KENDİ İÇİNİZDEKİ ÇOCUĞA ÖĞRETİN......

kantar
25-10-2007, 20:00
http://www.galeriturk.net/getimg/nesli1.jpg

VOLVO
25-10-2007, 23:39
Ne Yazık Ki,Yükselmiş Olmak Düşmeyi Önlemez.
V.Hugo

VOLVO
27-10-2007, 14:07
Çalışmak Günü Kısaltır,Yaşamı Uzatır.
Çin Atasözü

kantar
30-10-2007, 22:51
60 yaşında okumaya karar verdi,

90 yaşında rektör oldu, 120 yaşında öldü!

EI-Ezher Üniversitesi'nin kapısına Zekeriya EJ-Ensdrî adında 60 yaşında bir ihtiyar gelmiş ve "Burayı kim yönetiyor?" diye sormuş. Bekçi, "Rektör!" demiş, ihtiyar "Ben rektör olmak istiyorum, bana bunun yolunu anlatır mısın?" deyince bekçi alaylı tavırla ona eğitim durumunu sormuş, ihtiyar, ilkokul mezunu olduğunu söylediğinde bekçi gülmüş ve "Amca! Rektör olabilmek için önce ortaokul, sonra lise, ardından da üniversite okuyacaksın; daha sonra doktora yapıp doçent ve profesör olacaksın; fakat senin yaşın 60'a dayanmış, bunları başarabilmen mümkün değil!" demiş, ihtiyar yine de ümidini kaybetmemiş, yalvara yakara idare amiriyle görüşme izni almış ve sonuçta hizmetçi olarak üniversitede göreve başlamış. Çalışırken bir taraftan da ilkokulu, liseyi, dışarıdan bitirmiş. Sınavlara girip kendi üniversitesinde okumaya hakkazanmış. Bu arada büyük kültür hizmetlerinde bulunuyor, sosyal faaliyetlere, çalışmalara öncülük ediyormuş. Üniversiteyi bitirdikten sonra yüksek lisansını, doçentlik çalışmalarını yapıp 90 yaşında profesör olmuş. Üniversite heyeti büyük basarı ve çalışmalarından duydukları memnuniyetten dolayı bu 90'lık ihtiyarı üniversiteye rektör seçmişler. Birkaç sene görevini titizlikle yaptıktan ve nice talebeler yetiştirdikten sonra görevinden ayrılmış. Yaşama azmi, başarma aşkıyla dolu hayati 120 yaşındayken noktalanmış.

Eğer ne istediğinizi bilir ve yılmadan çalışırsanız, en gizli isteklere cevap veren Yaratıcı sizi duyacak ve mutiaka cevap verecektir. Zaten vermek istemeseydi, istemek duygusunu vermezdi. Öyle değil mi? O halde ne duruyorsun? Haydi iş başına!

gizemliduygular
30-10-2007, 23:10
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi
Kanuni Sultan Süleyman

gizemliduygular
30-10-2007, 23:11
Vatanını en çok seven görevini en iyi yapandır.
Mustafa Kemal Atatürk

morbid
30-10-2007, 23:54
Çingeneye yetki vermişler anne,babasını kesmiş.

mutlu
01-11-2007, 12:28
Görmüş geçirmiş hatta ermiş bir dede ile konuşurken sordum;

- Dede ailenin başı kadın mıdır, erkek mi?

- Erkek baştır.

-Peki kadın nedir?

-Kadın boyundur, başı nereye isterse oraya çevirir...

VOLVO
02-11-2007, 17:50
Kimi Zaman Cesareti Ölçmekle Değil,Yaşamakla Ölçülür.
Alfieri

kantar
17-11-2007, 23:38
Telafi edemeyecek dört durum var..

.1
Taş....
atıldıktan sonra !

..2
Söz...
ağızdan çıktıktan sonra !

...3
Fırsat..
kaçtıktan sonra !

....4
Zaman.
geçtikten sonra !

Telafisi mümkün olmayan durumlara dikkat edin lütfen !

yakkır
17-11-2007, 23:40
Şahsıma ait bir özlü söz.Aynı zamanda imzamdır.

EN BÜYÜK KAZANCINIZ SAĞLIĞINIZDIR

zum
18-11-2007, 00:05
Kişinin itibarı dilinin altında saklıdır.

hipoallerjen
18-11-2007, 00:25
yeni ayakkabı alamadım diye üzülürdüm,ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar...
.
.
.

kantar
26-11-2007, 19:14
Küçük bir zenci çocuk, şehrin lunaparkında dolaşırken bir satıcının elindeki balonları seyre dalmıştı. Her renkten ve her biçimden balonlar ışıl ışıl parlıyorlardı.

Derken birdenbire kırmızı bir balon kazara bağlandığı yerden kurtularak havada uçtu, uçtu, uçtu ve nihayet gözden kayboldu. Bu manzarayı seyretmek için öyle bir insan kalabalığı toplanmıştı ki, satıcı, bir tane daha bırakmanın iyi bir reklam olacağını düşünerek sarı renkte bir balon daha bıraktı. Arkasından bir tane de beyazını çözdü.



Küçük zenci, olduğu yerden büyük bir hayranlık içerisinde ardı ardına uçan rengarenk balonları seyrettikten sonra:



"Baloncu amca" dedi. "Acaba bir de siyah renkte balon bırakırsanız, ötekiler kadar yükselir mi?"



Baloncu adam, anlayışlı bir bakışla çocuğa tebessüm ederek, siyah renkli bir balonu çözdü. Parmaklarını gevşetip onu da boşluğa bırakırken:



"Yavrum" dedi. "bizi yükselten dışımızdaki renk değil, içimizdeki cevherdir."

Rind
27-11-2007, 10:56
Bir gül için.. bin dikene su veririz...

serdar72
05-12-2007, 10:57
CINLI GENERAL SUN-TZU, 2500 YIL ONCE BU KONUDA BIR KITAP YAZMI$TIR.

TURK DEVLETLERIN PARCALANMASI SURECINDE KULLANILAN PSIKOLOJIK SAVAS YONTEMI, BUGUN ICINDE GECERLILIGINI SURDURUYOR.
SUN-TZU’NUN BAZI ONERILERI :

1- HASIM ULKELERDE IYI OLAN $EYLERI GOZDEN DU$URUNUZ.
2- HASIM ULKELERIN HAKANLARININ BASARILARINI KUCUK GOSTEREREK $OHRETLERINE GOLGE DU$URUNUZ VE ZAMANI GELDIGINDE DE KENDI HALKININ ONLARI HOR GORMESINI SAGLAYINIZ.
3- Adi ve A$AGILIK KI$ILERIN I$BIRLIGINDEN YARARLANINIZ.
4- DU$MAN HALKIN KENDI ARALARINDA OLAN UYU$MAZLIK VE KAVGALARINI YAYINIZ..
5- HASMINIZIN GELENEKLERINI GULUNC HALE GETIRINIZ. ( ERSAN INAN 1997 )

serdar72
05-12-2007, 10:58
Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.

Olur ya ...

Kalp durur ...

Akıl unutur ...


Ben dostlarımı ruhumla severim.

O ne durur, ne de unutur ...
MEVLANA

VOLVO
11-12-2007, 21:33
Topallayan Hala Yürüyordur.
S.Lec

VOLVO
13-12-2007, 23:03
Yalnız Vazifeye Hazır Olmak Yetmez.
Onu Anlamak Ve Bilmek Gerekir.
F.Guizot

gemici
13-12-2007, 23:10
Yalnız vazifeyi anlamak ve bilmek yetmez,
ona hazır olmak gerekir.

gmc

sezaiozener
15-12-2007, 00:00
En iyi arkadaşını kaybetmek istemiyorsan. sakın borç para isteme...

Layoti
15-12-2007, 17:27
**Sabah uyandığımız da iki basit seçeneğimiz vardır.Tekrar uyuyup rüya görmek veya uyanıp rüyanın peşinden koşmak**

??????

kantar
16-12-2007, 20:44
ELBERT HUBBARD'IN SÖZLERİ

Şu sözlerine kulak verelim; sonra da anlatılanları uygulamaya çalışalım:

-Gülümseyin. Öyle samimi ve sıcak olun ki her sıktığınız ele ruhunuzu da katın.

-Düşmanlarınızı düşünerek zaman kaybet­meyin.

-Korkuya kapılıp hedef değiştirmeyin. Aklınızı hedefinizde yoğunlaştırın.

-Güçlü ve yararlı olma düşüncesini zihninizde ya­şattıkça gerçekten de öyle olmaya başladığınızı göreceksiniz. Siz ıs­rar etlikçe fırsatlar çıkacaktır.

-Cesur, açıkgöz ve neşeli olun.

-Kal­biniz neye bağlanırsa varlığınız onun içeriğine bürünür. Bürüne­ceğiniz içeriği doğru bulun. Bir gülümsemenin insana hiçbir masrafı yoktur. Bu kadar basit bir sermayeyle elde edebileceğiniz kazançlar ise büyük olabilir.

-Kısacık bir ana sığan gülümseme bir hafızada ömür boyu yaşayabilir. Hiç kimse gülümsemenin getire­ ceği yararları reddedecek denli zengin değildir. Hiç kimse de gü lümsediği için yoksul düşmez.

-Gülümseme korkaklara güç, keder­lilere neşe, hastalara sağlık verir. Gülümseme yorgunları dinlendi­rir.

-Onu satın alamazsınız, onu dilenemezsiniz, onu çalamazsınız. Onu ancak birisi size gönül rızası ile verebilir. İçten gelmeyen bir gülümsemenin de kimseye yararı olmaz. Size gülümsemeyen birisine rastlarsanız siz gülümsemenizi esirgemeyiniz. Çünkü gü­lümsemeye en çok gereksinimi olanlar gülümseyemeyenlerdir.

-Herkesin sizi sevmesi için ikinci koşul:
Gülümseyiniz. Yalnız fo­toğraf çektirirken değil, fotoğraf çekerken de gülümseyiniz.

YANKIBERKE
16-12-2007, 20:54
kendisi ile barışık olmayan, herkese darılır........



silgi kullanmadan resim yapma sanatına, hayat denilmektedir....john christin

VOLVO
21-12-2007, 00:53
Azınlık Kimi Zaman Haklı Olabilir,Ama Çoğunluk Her Zaman Haklıdır.

Ibsen

guneysu
21-12-2007, 01:01
Bayramlarda büyüklerini hatırlamayanlar..ileride unutulmaya mahkumdur..

miles

YANKIBERKE
21-12-2007, 13:13
Bayramlarda büyüklerini hatırlamayanlar..ileride unutulmaya mahkumdur..

miles

ben unutmadın seni abi:):) harçlığımı verirsin artık:):):super::super::yes::yes:




UNUTMA! UNUTULANLAR , UNUTANLARI ASLA UNUTMAZLAR........

kemal.erdem
21-12-2007, 14:31
İyilik ve Kötülük

Ve şehrin yaşlılarından biri, 'Bize iyilik ve kötülükten bahset.' dedi.

Ve o cevap verdi:

'Yalnızca içinizdeki iyilikten bahsedebilirim, kötülükten değil.
Çünkü kötülük, kendi açlık ve susuzluğu içinde
azap çeken iyilikten başka ne olabilir ki?

Gerçekten de iyilik, acıktığında en karanlık mağaralarda bile
yiyecek arar ve susadığında kirli, durgun sulardan bile içer.

Siz, kendinizle bir olduğunuzda iyisiniz; bununla birlikte,
kendinizle bir olmadığınızda, kötü değilsiniz.

Çünkü parçalanmış bir aile eşkiyaların ini değildir;
sadece parçalanmış bir ailedir.

Ve dümensiz bir gemi, tehlikeli adalar arasında
amaçsızca dolaşır durur, ama dibe batmaz.

Siz, kendinizden bir şeyler vermeye çabaladığınızda iyisiniz;
Kendiniz için bir kazanç sağlamaya çalıştığınızda ise,
kötü değilsiniz.

Çünkü, bir şey kazanmak için uğraştığınızda, toprağa tutunan
ve onun göğsünde beslenen bir kök gibisiniz.

Doğaldır ki, meyve köke 'Benim gibi, olgun, dolgun ve bol bol veren ol..' demez.
Çünkü, almak nasıl kök için bir ihtiyaçsa,
meyve için de vermek bir gereksinimdir.

Konuşurken tamamen uyanıksanız, iyisiniz.
Ama, diliniz anlamsızca kekelerken uyukluyorsanız,
kötü değilsiniz;
Ve sürçen bir konuşma bile, zayıf bir dili güçlendirebilir.

Amacınıza doğru sağlam ve cesur adımlarla ilerlediğinizde iyisiniz;
Fakat oraya topallı* gittiğinizde de, kötü değilsiniz.
Çünkü topallayanlarınız bile geri gitmez.

Fakat güçlü ve hızlı olanlarınız, incelik gösterin
ve topal birinin yanında asla topalllamayın.

Siz, sayısız konuda iyisiniz ve
iyi olmadığınızda ise, kötü değilsiniz.
Sadece oyalanıyor ve tembellik ediyorsunuz.

Ne yazık ki, geyikler kaplumbağalara çevikliği öğretemiyor.

İyiliğinizin, üstün beninize duyduğunuz özlemde saklı
ve bu özlem herbirinizde mevcut.

Ancak bazılarınızda bu özlem, yamaçların gizemini
ve ormanın ezgilerini taşı*, büyük bir güçle
denize doğru akan bir sel gibidir.

Ve diğerlerinde ise, dönemeçlerle ve kavislerle yolunu kaybeden,
kıyıya ulaşmadan önce oyalanıp duran durgun bir ırmağa benzer.

Yine de özlemi fazla olanın, az olana 'Neden bu kadar yavaşsın,
neden duraklıyorsun? ' demesine izin vermeyin.

Çünkü gerçekten iyi olan, ne çıplak birine, `Neden elbisen yok? '
diye sorar, ne de evsiz olana 'Evine ne oldu? ' der.'

HALIL CIBRAN

VOLVO
23-12-2007, 01:48
Borç Köleliğin Başlangıcıdır.
Voltaire

KENE
23-12-2007, 07:22
Fare sığamadığı deliğe bir de kuyruğuna kabak bağlayarak girmeyi denermiş

Ne kadar özlü bir söz, hatta safi öz bile diyebiliriz.

adabeyi
23-12-2007, 09:10
polemiğe girme sponsor ol......:he:
adabeyi

VOLVO
24-12-2007, 10:37
Çok Yaşamış İnsan Dünyada Çok Kalan Değil,Hayatın Manasını Arayandır.

J.J.Rousseau

guneysu
24-12-2007, 15:35
sev beni seveyim seni

miles

gemici
24-12-2007, 15:39
sev beni seveyim seni

miles


açıklaması...

paran yoksa git işine.............

not...bilumum özlü söz gerçeğine en uygun şekilde açıklanır.......

VOLVO
24-12-2007, 15:52
açıklaması...

paran yoksa git işine.............

not...bilumum özlü söz gerçeğine en uygun şekilde açıklanır.......

Geyiği özleyen kendini özleyendir

Volvo

Not: Bekleriz tercümesini:bad::bad::bad:

guneysu
24-12-2007, 15:55
Kara basma iz olur...

miles

gemici abim sende açıklamalarını gönderirsin.. belki bilmeyen olabilir :):)

gemici
24-12-2007, 16:30
sizleri gemimle döverim ben..........