PDA

View Full Version : HAİTİ' de 7 Şiddetinde Deprem ve Yeniden Deprem Gerçeği



Achiles
13-01-2010, 21:22
Karayip ülkelerinden Haiti'de 7.0 büyüklüğündeki deprem sonrası yağma başladı. Devlet Başkanı, depremde binlerce kişinin öldüğünü tahmin ettiklerini söyledi. Kızılhaç 3 milyon insanın zarar gördüğünü açıklarken, Haiti'de BM Barış Gücü'nde görev yapan 52 Türk polisinin sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/13460958.asp?gid=229

Haiti'yi vuran 7.0 büyüklüğündeki depremde başkent Port-Au-Prince'deki çok sayıda bina yıkıldı. Haiti Devlet Başkanı Rene Preval, depremde binlerce kişinin öldüğünü tahmin ettiklerini açıkladı. Ancak ajanslar ölü sayısının 500 bine ulaşabileceğini yazıyor.

KIZILAY EKİBİ BÖLGEYE GİDİYOR

Türk Kızılayı, Haiti'de meydana gelen 7.0 büyüklüğündeki depremin ardından Afet Operasyon Merkezi'nde “kriz masası” oluşturulduğunu açıkladı.

Bölgede ihtiyaç duyulabilecek insani yardım malzemesinin afet bölgesine ulaştırılabilmesi için tüm hazırlıkların tamamlandığını belirten, Türk Kızılayı gelişmeleri yakından takip edildiğini vurguladı.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Haberlere düşen hemen deprem sonrası amatör kamera görüntüsü çok üzücü idi..Koskoca başkent, komple bir toz bulutu halinde idi..

Başkanlık sarayının dahi yıkıldığı ekrana düştü..

Allah enkaz altındakilere yardım etsin...

Achiles
13-01-2010, 21:27
Akşam haberlerinde ABD deki bir depremin kamera görüntüleri verildi..Çok ilginç idi..

Malum hayvanların depremi önceden hissedebilmeleri konusu malum bir bilgi..

Ofiste uzanmış sakince yatan bir köpek bir anda çılgınca kalkıp, dışarıya fırlıyor..Sahibi ne oluyor diye ayağa kalkıp bakınırken, tam 5 saniye sonra deprem başlıyor..

Yani kamera görüntüsü resmen, bir köpeğin 5 sn öncesinden, belki de daha düşük seviyedeki titreşimleri algılayabilmesi sonucu, depremi algılayabildiğinin, ispatı, belgesi oldu şu an..

5 sn..bir ev içinde, bir zamanlar popüler olan, güvenli odaya ulaşma süresi..(çelik dikmelerle, köşeleri takviye edilmiş oda)

taita-x
16-01-2010, 20:35
Ne kadar da duyarsızlaşmışız... kaç gün oldu kimse bişey yazmamış... aslında kimseyi suçlamak değil amacım... tv lerde bile 2 dk verdiler haberi... oysa 200 bin den fazla insanın öldüğü söyleniyor...

Cezve
16-01-2010, 22:16
Ölenlerin çoğunluğu çocuk...İnsanlar neden bakamayacakları kadar çok çocuk yaparlarki???Sokaklar sefillik içinde kıvranan çocuklarla dolu.ÜREME dürtülerinin frenlenmesi lazım...Çünkü her geçen gün dünya daha yaşanmaz hale geliyor...Nüfus fazlalığı...Asıl sorun bu...Bu ülkeyi bu kadar fakirleştiren ve istihdamın önünü kapatan da bu...En doğru sentez,bakabilecek kadar çocuk yapmak olabilir.Tabiiki bakmaktan kastım,sadece maddi gereksinimlerini karşılamak değil.Orasını anlamışsınızdır herhalde...

ooz
16-01-2010, 22:26
Ne kadar da duyarsızlaşmışız... kaç gün oldu kimse bişey yazmamış... aslında kimseyi suçlamak değil amacım... tv lerde bile 2 dk verdiler haberi... oysa 200 bin den fazla insanın öldüğü söyleniyor...

şu hayata zenci olarak gelmek ne büyük talihsizlikmiş yahu..şu deprem abd'de olsa ve farzedelim ki sadece 10 kişi ölse..kimbilir ne kadar haber değeri taşırdı..

fakirlik ve dolayısıyla 2.sınıf insan olmak..ölmüşsün..adamlar senin cesedine bile bakmıyor,bakamıyor..yollara üst üste yığıyorlar ki birilerinin dikkatini çekebilmek için..bu kadar mı ucuz yahu?

gerçekten zor..şimdi kızıyorum görüntüleri izleyince..dünyanın bir tarafı zenginlik içinde yüzüyor..bir tarafı da tam zıttı..ben de yemek yerken tv'den izliyorum onların halini..

biraz pişmanlık duyuyorum..sanki haksızlık yapıyormuşum gibi geliyor onlara..

sonra bakıyorum; e doğa bile adamlara sırtını çevirmiş..ben ne yapabilirim ki??

orada o şartlarda ölmek bile bir kurtuluş..Allah yaralı kurtulanlara yardım etsin..

ATTİLA HAN
16-01-2010, 22:29
İstanbul ve İzmir en riskli 20 şehir arasında

Forbes‚ 'dünyada deprem riski en büyük 20 şehir' arasında İstanbul ve İzmir'e de yer verdi. Rapora göre‚

“İstanbul'da şiddetli bir depremde 55 bin kişi hayatını kaybedebilir”

7.1 şiddetindeki sarsıntıyla yerle bir olan Haiti'nin başkenti Port-au-Prince'de yaşanan felaket‚ dünyada

deprem riski taşıyan bölgeleri yeniden gündeme getirdi. Forbes dergisinin yayımladığı Norveç merkezli

GeoHazards Uluslararası Araştırma ve Eğitim Enstitüsü'nün hazırladığı rapora göre‚ deprem riskinin en büyük

olduğu 20 şehirden iki tanesi Türkiye'de. Listenin 1. sırasında şiddetli bir depremde 69 bin insanın

kaybedeceği tahmin edilen Nepal'in başkenti olan Kathmandu yer alıyor. 1999 Marmara depremiyle büyük bir

yıkımın yaşandığı İstanbul'un ise‚ şiddetli bir depremde 55 bin insanını kaybedebileceği öne sürülüyor.

Raporda‚ 1999 Gölcük depreminde 18 bin insanın öldüğü ve binlerce insanın da evsiz kaldığına dikkat çekiliyor.

Türkiye'den başka bir şehir ise İzmir. Araştırmaya göre‚ 9. en riskli şehir olarak gösterilen İzmir'de‚ 6.0

şiddetinde bir depremde 11 bin 500 insan hayatını kaybedebilir.

http://www.basaksehirrehberi.com/yasam/detail.asp?id=7010

Önceden bilmek ise kurtuluş...işte söylenenler yukarıda...yapılan ne var ? deprem sigorta çeşitleri ? mal mülk gibisi varmı..
.
.

BORA YAŞAR
16-01-2010, 22:43
Hafızalarımızı bir yoklayalım..

http://i50.tinypic.com/10y1m6s.jpg

Katrina Kasırgasının,ABD'de genellikle zencilerin yaşadığı New Orleans Louisiana kentinde yüzlerce insanı öldürdüğü, binlerce insanı evsiz bıraktığı hatırlardadır..

ABD gibi dünya zengini bir devlet hala orada evsiz kalanlara yardım elini uzatmamış, siyah insanların çığlıklarına kulaklarını tıkamıştır..

Bu durum tüm dünyada ve ABD 'de hala "doğal felaket ve devlet" kavramının tartışılmasına neden olmuştur..

http://www.arastiralim.com/tag/kaza-felaket/page/4

ooz
16-01-2010, 22:50
Hafızalarımızı bir yoklayalım..

http://i50.tinypic.com/10y1m6s.jpg

Katrina Kasırgasının,ABD'de genellikle zencilerin yaşadığı New Orleans Louisiana kentinde yüzlerce insanı öldürdüğü, binlerce insanı evsiz bıraktığı hatırlardadır..

ABD gibi dünya zengini bir devlet hala orada evsiz kalanlara yardım elini uzatmamış, siyah insanların çığlıklarına kulaklarını tıkamıştır..

Bu durum tüm dünyada ve ABD 'de hala "doğal felaket ve devlet" kavramının tartışılmasına neden olmuştur..

http://www.arastiralim.com/tag/kaza-felaket/page/4

üstadım yanılmıyorsam bu felakette Türkiye ABD'ye 1,5 milyon dolar yardım yapmıştı...:) o kadar kötü durumdaydılar..ya da öyle gösterdiler..

BORA YAŞAR
16-01-2010, 22:55
Türkiye Haiti'ye de bir milyon dolar yardım yapacağını ilan etti..:)

Ayrıca Kızılay çadır falan gönderecekmiş..

Buradan oraya hem de çadır..Allah kabul etsin..

İyilik tamam da bu yönetim PR olarak hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Çadır yollıyacağına para yolla güvendiğin bir kanal yolu ile..

Neyse..

BORA YAŞAR
16-01-2010, 23:01
Devletler böyle felaketleri sempatiye çevirme fırsatı olarak görüyorlar..

ABD nin üç eski başkanı biraraya gelmiş Haiti için..

Yahu siz önce kendi evsizinize, açınıza yardım edin..

Kapitalizm, insanlık adına utanç verici bir pozisyon sergiliyor..

İnsanlığın yirminci yüzyılda yarattığı artı değer, tüm insanlığın dertsiz tasasız adam gibi, üretken bir hayat sürmesine kat kat yeterli bir durumdayken, dünyanın neredeyse yarısının utanç verici bir sefalet seviyesinde boğuşması sadece ve sadece sistemin insafsızlığı, vurdumduymazlığıdır..

Biriken o fonları ve servetlerini huzur içinde yiyebilecekler mi acaba?

Göreceğiz.

ooz
16-01-2010, 23:04
Böyle felaket yaşamış ülkelere, hele ki fakir ülkelere kesinlikle para yardımı yapmamak lazım..parayı alanlar bunları ne şekilde ulaştıracak..

daha doğrusu hakkıyla kullanılabilecek mi?..daha da doğrusu geldiği gibi hizmet olarak halka dönecek mi?

1 milyon yardım yapana kadar ona karşılık gelen hizmet neyse onu götürmek lazım..yemek olur,ilaç olur,iş makinası olur...

yani şu an orda bir can pazarı ve insalık dramı yaşanıyor..

alıp 1 milyon doları vatandaşların hesabına yatırsan ne faydası var..uzun vadede yardımını yap yine..adam alsın yıkılan yerleri onarsın..

ama önemli olan şimdi ne yapıldığı..

Işılay
16-01-2010, 23:28
Birkaç kare fotograflarına bakmak bile zulüm gibi, o korkunç manzaralara uzaktan bakabilmek bu kadar zorken ya orada yaşamak mecburiyetinde olanlar? Yollar cesetlerle dolu , depremden kurtulanların salgından veya açlıktan ölme riskleri her an artıyor.
Şimdi milletçe yardım elimizi uzatmak isteriz istemesine de kimseye güven kalmadı ki.. Yapacağımız yardımların haklkıyla yerine ulaşacağına emin olamadığımız bir ülkede dünyada yaşıyoruz..:(:(

BORA YAŞAR
17-01-2010, 13:57
Rezalet!

Haiti'de kurtarılacak Kanadalı bulamayınca ülkelerine döndüler


HAİTİ'ye yardıma gelen Kanadalı ekip, kurtarılacak Kanadalı bulamayınca geldikleri kurtarma ekipmanları ile birlikte Kanada’ya döndü.

Tam teçhizatlı olarak Tahiti'ye gelen Kanadalı kurtarma ekibi, yıkıntıların altında oldukça fazla kazazede olmasına rağmen kazazedelerin arasında Kanada vatandaşı olmadığını öğrenir- öğrenmez, tüm teçhizatları ile birlikte Kanada’ya döndü.

Gitmeden önce kazazedelere “Yardım istiyorsanız gelen yabancı ekiplere yıkıntıların altında yabancı uyruklu insanların olduğunu söyleyin” diyen Kanadalı ekip, depremden sağ çıkan Haitililer'in şaşkın bakışları arasında bölgeyi terk etti.

http://www9.gazetevatan.com/Rezalet/282202/30/Manset


Bu haber doğru mudur?

Bilemeyiz.

Ama yakışıyor mu?

Bence gayet uygun..

Kapitalizmin insanlığa bakışı budur.

AZAZEL
18-01-2010, 16:16
UPS 22 kg altındaki herşeyi Haiti'ye ucretsiz tasiyor. Gida, giysi, ayakkabi vs gonderebilirsiniz. Lutfen 212-697-9767 telefon numarasindan irtibata gecin. En azinda bu mesaji yayabildiginiz kadar yayin lutfen

GÜRKAN
18-01-2010, 17:18
Ben de Hekimforumundan bir alıntıyı sizlerle paylaşayım.Bu görüşlerin sahibi konunun uzmanı ve çok deneyimli bir meslekdaşımızdır.Aynı zamanda Avrupa Acil Tıp Birliği Başkanvekilidir.

Merhaba.
Haiti depremini tum dunya izliyor. Bizler de izliyoruz.
Dersler cikarmaya calisiyoruz.
Beni en cok etkileyen "kare"yi sizlerle de paylasmak isterim:
"-Yaralilara bakacak saglik personeli kendi canlarinin derdinde. Bu yuzden kimseyi kurtaramadik."

Sevgili dostlar,
Iste, afet organizasyonunun en kritik cumlesi budur. Buyuk yatirimlar yapar ve cok pahali aletler alabilirsiniz. Ancak bu aletleri kullanacak olan insanlar da sonucta "insan"dir ve once kendi canlarini, kendi yakinlarini kurtarmak isteyeceklerdir. Dolayisiyla , yatirim yapmakla bu planlar calismaz.
Tek basina malzeme almayla organizasyonunuz tamamlanmis sayilmaz.

Marmara Depreminde de yardim,sonradan ve diger sehirlerden gelmisti. Depremin ardindan bolgeye cogunlugu saglik personeli olan onbinlerce gonullu ususmustu. Belki organize degillerdi ama gonullu olarak calismis ve bircok yaraliyi kurtarmisti. Hicbir yarali sokakta kalmamis ve olmemisti.

Belki simdi bizi yonetenler bu gercegi unutmus olabilir ama begenilmeyen, her firsatta elestirilen, guleryuzlu olmadigi icin dislanan, "-doktor bey nerede? Muayenehanesinde.Bey efendi, ne isiniz var muayenehanede?" diye surekli azarlanan, asagilanan, halka sirin gorunmek icin sikayet edilen bu hekimler sayesinde tek bir yarali sokakta kalmadi. Marmara Depremi boyunca tek bir salgin hastalik olmadi.
Tek bir hasta sokakta kalmadi.
Saygilarimla

Dr. Ulkumen RODOPLU

GÜRKAN
18-01-2010, 19:21
Katrina ve Rita kasırgalarından sonra 1.500 Kübalı doktor Gulf Körfezine gönüllü olarak yardıma gelmeyi önermişti. Çantaları, yardım malzemeleri ve destek gemisi hazır beklediler.Ama ABD’den izin gelmedi.
Sağlıkta özelleştirme bu kadar geniş kapsamlı ,kontrolsüz ve fütursuzca yapılmamalıdır.Ülkesi sağlıkta özelleştirmeyi yıllar evvel tamamlamış olan Amerikalı meslekdaşlarımla 2 yıl evvel görüştüğümde şöyle bir itirafları olmuştu.Katrina kasırgası hemen sonrası ülkenin ulusal ve yerel düzeyde (en hafifletilmiş şekliyle)ne kadar hazırlıksız olduklarını görme fırsatları olmuş.Hata yaptıklarının farkına varmışlar.
Hülasa,afetlerde yeterli ve etkili bir kamu yönetimi şarttır.
Özelleştirme ise bunun önünü keser.

Serenler
21-01-2010, 08:42
Deprem olursa Türkiye de işgal edilir mi?

Olası bir İstanbul depremi Türkiye Cumhuriyeti’nin sonu mu olur ?
20 Ocak 2010 / 18:05

HABER3.COM

Haiti’deki deprem sonrası, Karayipler’in yalnız ve fakir ülkesi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.. Ülke bitme noktasına geldi.. İç kargaşa, isyanlar, talanlar.. Ülkede güvenlik ve devlet kalmadı..

Aslında bu manzara gösteriyor ki, Prof. Celal Şengör’ün ve Vatan gazetesi yazarı Mine Kırıkkanat’ın yıllardır dile getirdiği tez, Haiti’de gerçek oldu.

Mine Kırıkkanat, “Bir Gün Gece” adlı romanı şu sıralarda Fransız kanalı TV5 Monde’nin internetteki Haiti depremiyle ilgili sayfasında büyük ilgi görmeye başladı. Nedeni ise Kırıkkanat’ın İstanbul’daki olası depremle ilgili senaryosu.. Onunla benzer senaryoyu Prof. Dr. Celal Şengör de Teke Tek programında dile getirmişti. Peki neydi o senaryo?

DEPREM OLURSA T.C. ÇÖKER

İstanbul’da bir deprem olursa Türkiye’nin rejimi ve bağımsızlığı tehlikeye girer.. Çıkan olaylar nedeniyle yabancı güçler Türkiye’ye asker indirir, ülkeyi işgal eder. Türkiye Cumhuriyeti sona erer..

CELAL ŞENGÖR: TÜRKİYE CUMHURİYETİ SONA ERER


1999 Gölcük Depremi’nin ardından herkes olası İstanbul depremini konuşuyordu. Şu kadar insan ölür, bu kadar bina yakılır tahminleri arasında Prof. Celal Şengör bambaşka bir şey söyledi.


Uzun bir süre önce Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına katılan Prof. Celal Şengör ise şunları söylemişti:

“Eğer İstanbul depremi için önlem almazsak, İstanbul’da olacak bir depremden sonra Türkiye’nin rejimi ve daha ötesi bağımsızlığı tehlikeye girer. Ortaya çıkacak kargaşa sonrasında yabancı güçler gelip Türkiye’yi işgal eder. Türkiye Cumhuriyeti sona erer”

Altaylı’nın bugünkü “Haiti’ye bakıp Celal Şengör’ü görmek” başlıklı yazısında değindiği iddia medyada tartışılmış ancak devlet tarafından ciddiye alınmamıştı.

Altaylı, Şengör’e sormuş.. “Çok önemli bir şey söylüyorsun. Dinleyen yok gibime geliyor. Haklı mıyım?” diye.. “Haklı sayılırsın. Askerlerden başka dinleyen yok. Bir tek onlar çağırdılar, bu olasılığı onlara anlattım” demiş.

BUGÜN HAİTİ, YARIN TÜRKİYE Mİ ?

Tıpkı Haiti’de olduğu gibi.. Mine Kırıkkanat da romanında benzer iddiaları yazmıştı.. Kırıkkanat’ın romanının Fransızcasını okuyan TV5Monde’un Yazı İşleri Müdürü dün Vatan yazarını aramış ve şunları söylemiş:


“Sen bir kâhinsin.. Haiti’ye çıkarma yapan ağır silahlı Çin ve Amerikan ordusunu görünce, İstanbul’da olacaklara dair öngörülerinin gerçeği yansıttığını anladım. Üstelik böyle düşünen bir ben değilim. Sınır Tanımayan Doktorlar’ın eski başkanı Rony Brauman ile yaptığımız röportajı oku. Sanki sen konuşuyorsun..”

SİYASAL HEGOMONYA OYUNLARI

Sınır Tanımayan Doktorlar’ın eski başkanı Rony Brauman, röportajda şunları dile getirmiş:

Doğal felaketler, diplomatik ve stratejik oyunlara çanak tutar. Felakete uğrayan ülke ne kadar zayıf düşer ve zayıflarsa, yabancı güçler arasındaki rekabet de o kadar artar. İstisna yoktur, doğal felakete uğramış, dışarıya açık ve zayıf ülkelerin, kaderidir bu.

Bugün Haiti’ye yardımla birlikte ağır silahlı askerler gönderen Çin, 1974’te uğradığı büyük deprem felaketinde sınırlarını bu yüzden kapadı, kimseden ne yardım aldı, ne de dışarıya bilgi sızdırdı. Kaç kişinin öldüğünü bile bilemedik o depremde, bir milyon kişiden söz edildi...

Doğal felaketin bir parçasıdır siyasal hegemonya oyunları. Yardıma koşan ülkenin STK gibi davranması beklenemez, bir devlet yardımının arkasında mutlaka o devletin çıkar hesapları vardır.”


ABD HAİTİ’YE 7 BİN 500 ASKER ÇIKARDI

Bu röportajdan bir gün sonra ABD’nin şimdiki başkanı Obama, yanına eski başkanlar Bush ve Clinton’ı da alıp hamasi bir “Haiti’ye yardım” söylevi çektikten sonra, depremin altında kalan talihsiz adaya 7 bin 500 asker gönderdi.

ABD, kendisinden önce deprem bölgesine varan ağır silahlı askerleriyle Çin Halk Cumhuriyeti’nin verdiği “mesajı” almıştı. Venezuela Başkanı Chavez, ABD’nin Haiti’yi işgal ettiğini söylerken haklı. Önümüzdeki günlerde küçük adadaki Amerikan askeri sayısının 10 bine çıkması bekleniyor.

TÜRKİYE’NİN BAŞINA GELECEKLERİN GÖSTERGESİ

Vatan gazetesi yazarı Kırıkkanat’a göre Haiti’de yaşananlar Türkiye’nin başına geleceklerin bire bir göstergesi:

“Ben söylemiştim demekten nefret ederim, fakat bu kez, Haiti’de olup bitenler ve bundan sonra olacaklar İstanbul depreminden sonra Türkiye’nin başına geleceklerin, bire bir doğrulaması. Dolayısıyla kendimi tutamayacağım: Ben bunların hepsini nedenleri ve sonuçlarıyla yazdım, sevgili okurlar!

Haiti’nin zavallı tarihçesini, ABD’nin etki alanında tarımının, ekonomisinin, devletinin nasıl bitirildiğini, ABD eliyle kurulan işbirlikçi iktidarların soygun, yolsuzluk düzeni ve bu düzenin yarattığı çeteleşmeyi bilseniz, Türkiye’nin son yıllarda hızlanan ‘değişim’ ivmesiyle varacağı konumun, minyatür bir repliği olduğunu anlarsınız.

Haiti, 9 milyon nüfusuyla İstanbul’dan bile küçük bir ülke. Ne var ki, daha dün Vatan Gazetesi’nde Alman bilimcilerin, “zararı inanılmaz boyutlarda 3 deprem olacak” dedikleri koca İstanbul, kıyaslanmaz zenginliğine rağmen, Haiti’den daha sağlam çıkmayacak, deprem sırasında aynı yıkım, sonrasında aynı sahneler, aynı talan ve yağma, daha büyük çapta yaşanacak.

Ve bugün Haiti devleti nasıl çöktüyse, nasıl rakip yabancı devletlerin bir nüfuz savaşı alanına dönüştüyse, Türkiye de bir Marmara depreminin altında kalacak, belki de bağımsızlığını yitirecek”

ŞİMDİ SORMAK GEREKİYOR..

Fatih Altaylı ve Mine Kırıkkanat bugünkü yazılarını anlamlı bir soruyla bitirmiş..

- Haiti’de olanları ve şimdi ABD’nin “Haiti’ye el koyma operasyonunu” görünce aklıma Celal Şengör geldi. Acaba ülkeyi yönetenlerin de aklına gelmiş midir? (F.Altaylı)

- Dünyanın her yanından, gazeteci arkadaşlarım Türkiye’yi tehlikeye karşı uyarmaya çalıştığımı anladı. Ya uyarının muhatabı ve önlem almazsa yıkılacak olan devletin yetkilileri, onlar anladı mı? (M.Kırıkkanat)

Serenler
21-01-2010, 09:06
şu hayata zenci olarak gelmek ne büyük talihsizlikmiş yahu..şu deprem abd'de olsa ve farzedelim ki sadece 10 kişi ölse..kimbilir ne kadar haber değeri taşırdı..

fakirlik ve dolayısıyla 2.sınıf insan olmak..ölmüşsün..adamlar senin cesedine bile bakmıyor,bakamıyor..yollara üst üste yığıyorlar ki birilerinin dikkatini çekebilmek için..bu kadar mı ucuz yahu?

gerçekten zor..şimdi kızıyorum görüntüleri izleyince..dünyanın bir tarafı zenginlik içinde yüzüyor..bir tarafı da tam zıttı..ben de yemek yerken tv'den izliyorum onların halini..

biraz pişmanlık duyuyorum..sanki haksızlık yapıyormuşum gibi geliyor onlara..

sonra bakıyorum; e doğa bile adamlara sırtını çevirmiş..ben ne yapabilirim ki??
orada o şartlarda ölmek bile bir kurtuluş..Allah yaralı kurtulanlara yardım etsin..

Olay keşke dediğiniz yerde kalsaydı. Süper güçler leş kargaları gibi ülkenin üzerine çökmüşler. onca ölüme drama rağmen şimdi ülkeyi kimin işgal edeceğinin mücadelesi veriliyor. İnsanlık, insan haklar, ı din iman, medeniyet hak getire...
Olay bizim başımıza gelse bunlar herhalde sağ kalanlarımızı da dilim dilim doğrarlar.
Bir an önce aklımızı başımıza toplayıp gereken tedbirleri almalıyız.

cehane27
21-01-2010, 12:13
Ölenlerin çoğunluğu çocuk...İnsanlar neden bakamayacakları kadar çok çocuk yaparlarki???Sokaklar sefillik içinde kıvranan çocuklarla dolu.ÜREME dürtülerinin frenlenmesi lazım...Çünkü her geçen gün dünya daha yaşanmaz hale geliyor...Nüfus fazlalığı...Asıl sorun bu...Bu ülkeyi bu kadar fakirleştiren ve istihdamın önünü kapatan da bu...En doğru sentez,bakabilecek kadar çocuk yapmak olabilir.Tabiiki bakmaktan kastım,sadece maddi gereksinimlerini karşılamak değil.Orasını anlamışsınızdır herhalde...

Vikipediye baktım.Haitinin nüfusu 10 milyon.yüzölçümü yaklaşık 28 bin km kare.
İtalyanın kuzeyindeki ,zengin Lombardiyanın nüfusu yaklaşık 10 milyon,yüzölçümü 24 bin km kare. Geçen sene orta italyada Abruzzo bölgesindeki depremde 300 kişi ölmüştü.

Sorun galiba Haitinin batı yarımkürenin en fakir ülkesi olması. Dış etkilere açık ,yönetim bakımından istikrarsız bir yer olması .

Daha önce de dediğim gibi Japonya ve Güney Kore kürtaj yasası çıkararak, Çin ise ceza ve zorunlu kısırlaştırma gibi sert önlemleri içeren uygulamalarla nüfus artışını frenledikten sonra hızla geliştiler.Ancak gelecekte bu durum nüfusun yaşlanmasına ve ekonomik durgunluğa neden olacak ne yazık ki.

Türkiyede ise yurt ans.de okuduğuma göre 1978 de o zaman yasak olmasına rağmen tam 500.000 kürtaj uygulaması doktorlarca yapılmış.
Herhalde başedemeyince 1983 de kürtaj belli sınırlar içinde serbest bırakılmış.İnsanların şehirlere göç etmesiyle birlikte kürtaj ve hatta gönüllü kısırlaştırma yaygınlaştı.Sonuçta nüfus artışındaki yavaşlama artık net olarak görülüyor.

Kürtajcı doktorları haitiye göndersek mesele çözülür.Ancak kürtaj genel anestezi altında yapılan bir ameliyat yani masraflı.Bizde zaten eskiden beri Avrupa ve Abd seviyesinde gelire sahip insanlar olmuştur.Bu arada sosyal güvenlik sistemi kürtaj parasını ödemez.Zaten kürtaj sokaktaki insanın ödeyemeyeceği kadar pahalı sayılmaz.
Haiti gibi bir yerde bunu karşılayacak euro veya dolarlar yok tabii.

İşin ilginç yanı Abd de muhafazakarlar kürtaja şiddetle karşı çıkıyorlar.Bir kaç ay önce kürtajcı bir doktor öldürülmüştü.

Türkiyede ise kadın vücudu ,cinselliği,örtünmesi vb konulara yoğun ilgi duyan muhafazakar kesim kürtaj konusunda sessizliğini koruyor.
Bu belki de bir dereceye kadar kürtajın adı geçen kesimde uygulandığını gösterir.

Tübitakın yayınladığı göl insanları adlı antropoji kitabını okumanızı isterim.Burada insanı hayvandan ayıran özellikler arasında cinsel yaşamında olduğu belirtiliyor.
Hayvanlar her gün seks veya mastürbasyon yapmaz ama insan öyle mi.

Sakın yasaklardan bahsetmeyin.Erkek cinselliğinin önünü kesmek için cinsel taciz,tecavüz.
kadın cinseliğinin önünü kesmek için k.ltak, f..işe gibi laflar üretilmiş.

Kurallara uyanlara kimse madalya vermiyor. Bazılarına göre bu dünyada genler savaşıyor. İnsanın bu dünyada varolmasının tek nedeni genlerini yeni nesillere taşımak.
O kadar işte.hayatın anlamı bu...mal,mülk ,para,pul ise yardımcı araçlar.

Okulda ki bir hocam fakir fukaranın tek eğlencesi cinselliktir demişti.Konuşacak çok şey var.