Sayfa 1/1175 12311511015011001 ... SonSon
Arama sonucu : 9396 madde; 1 - 8 arası.

Konu: Turk ekonomisi intihar ediyor

  1. Esas Turk ekonomisi intihar ediyor

    Son gunlerde yurtdisi kaynakli dolar`in deger kaybetme sureci yuzunden artik ihracat yok olmak uzere, eski ihracatcilar simdilerde ithalatci olmaya hazirlaniyorlar, bazilari ise coktan bu donusumu yaptilar.

    Uzakdogu ulkeleri para birimlerine mudahele ederek asiri degerlenmeyi onlemeye calisirken, bizde guclu tl ve yukselen borsa bir zafermis gibi lanse ediliyor.

    Bravo dogrusu issizlik kimin umrunda ki, "Universite okuyan herkes is bulmak zorunda mi?"

    Bu isin basini cekenler Allah birgun sizlerin de cocuklarina issizligi ve umutsuzlugu tattirir insallah, hem de en agir bicimde.

    Saygilarimla.

  2. #2

    Esas

    Çok anladığım bir konu değildir döviz, o yüzden yanlışım varsa kusura bakmayın ama krizden önce dolar 1.20'nin altındayken şu anda 1.50 civarında. Bir yıl içinde paramız %25 değer kaybetti anlamına gelmiyor mu bu? Ayrıca bu kayıp euro cephesinde daha da büyük. Bence ithalatçılar daha çok sıkıntı çekiyorlardır. Basit bir örnek vermek gerekirse, krizden önce 1.000 liraya alınan bir bilgisayar şimdi 1.250 liraya alınabiliyor. Son bir yıldaki enflasyonun %5 olduğunu hesaba katarsak bu bilgisayarın fiyatında 200 liralık bir fazlalık oluşuyor dolardan kaynaklı.

    Ayrıca dolar sadece ülkemizde değil bütün dünyada değerini yitirmeye devam ediyor. O kadar çok dolar pompalandı ki piyasaya, bence şu hâli bile çok değerli. Bunun bir kısmı geri çekilmeye başlanmazsa, ki son günlerde bu geri çekilmenin yakın olduğu konuşulmaya başlandı, dolarda 1.40'ın altını çok hızlı bir şekilde görebiliriz.

    İşsizlik ve yöneticilerimizle ilgili fikirlerinize katılsam da konu döviz olduğu için o konuya değinmedim

  3. Esas

    Dolarin dususunden cok bunun bizim ustumuzdeki etkileri ne olacak onu anlamak mesele, serbest kur derken dolar yukari cikinca mudahele et inince serbest birak anlayisini benimsemis bir yonetim var, bu issizligi arttiracak.

    Krizden onceki durumla ayni degiliz, faizler artik cok dusuk seviyelerde, dunyada pompalanan paranin etkisi ile deger kaybi surse de bizim gibi ulkelerin mudahele etmesi ve belli bir seviyeyi korumasi gerekir aksi takdirde bazi seylerin onune gecilemez, tekstil zaten bitmis, insaat cokmus, bir turizme dayaniliyor bide sicak paraya.

    Bu oncei carry-trade donemini baslatmaktir, sicak para girsin carklar donsun, ithalata mi donecegiz komple, bu ulkede hicbirsey uretilmeyecek o zaman, o zaman biz satin alip uzakdogu ulkelerinin buyumesine destek olacagiz.

    Saka gibi geliyor bana hala uretime destek verilmemesi, ayrica para deger kaybetmis olabilir onceki 1.20li seviyelere gore peki bana deger kazanmasi icin mantikli bir aciklama yaparmisiniz, reel ekonomiye bagli bir aciklama, ben mi yanlis dusunuyorum yoksa birileri %20 issizlik iyidir mi diyo bu ulkede.

    Unutmamak lazim %16 dan dondu issizlik, yaz bitti, hayirlisi olsun. Bakalim bu degerli tl ile kimlere yeni is sahasi acilacak ya da mevcutlar korunacak.

  4. Esas

    Unutmayin ayni para yaklasik 6-7 sene hic deger kaybetmemisti. Enflasyon olmasina ragmen.

  5. #5
    Duhul
    Oct 2005
    İkamet
    İstanbul.
    Gönderi
    3,218
    Blog Yazıları
    5

    Talking ne krizi....

    81 bin 390 adet araç satılmış..Eylul ayında..
    Tüm zamanların rekoruymuş....
    Borsa 51.000 de..$$$ aşağıya doğru..faiz aşağıya doğru.
    KRİZ..MRİZ YOK demekki
    Nufus 70 milyon...
    Kişi başı 8.000 $$$ civarında..
    70x8000=560 milyar $$ toplam
    69.000.000 x2000 $=138 milyar $$
    1.000.000x422.000 $=422 milyar $$
    Bu 1.000.000 kişi tüketir.yeterde artar bile ..rekor bile kırarlar..
    69.000.000 da üretir.yaşamak için tüketir.
    Dengeli.
    REST

  6. #6

    Esas

    Bana daha çok savaş ekonomisi gibi gelmeye başladı:

    http://www.hisse.net/forum/showpost....&postcount=678

    Değerli TL ---> İşsizlik (Uras)

    İşsizlik ---> Savaş (IMF)

    Savaş ---> Ordu İhracatı (Soros)

    ise

    Değerli TL ---> İşsizlik ---> Savaş ---> Ordu İhracatı

    olur.

    Şöyle bir şey olabilir mi? İşsizlik artınca, Osmanlı'yı yeniden kuralım (federasyona gidelim), kurtuluruz/yırtarız diye insanlara baskı yaparlar. Sonra da sınırlarında savaş olan ülkeleri (Gürcistan, Filistin/İsrail, Ürdün, Arnavutluk/Kosova/Makedonya, Pakistan/Afganistan) federasyona dahil ederler. Böylece buralara ordu göndermeye mecbur kalırız.

    Hilmi Özkök şöyle demişti:CNN

    "Devlete isim verme konusunda birçok ülke kendilerine göre çözümler bulmuştur. Mesela Osmanlı demiş, Selçuklu demiş, Amerikalı demiş. Genellikle çok etnisiteli ülkeler etnik referans vermekten bazen çekinmişlerdir. Hatta tarafsız olsun diye başka uluslardan kral ödünç alanlara bile rastlamak mümkündür. Ama hepsi şöyle veya böyle bir çözüm bulmuştur.

    Biz de çözüm bulmalıyız. Bunları ifade ederken Türkiye’nin adını değiştirmeyi teklif ettiğim sanılmasın. Esasen bunu düşünen ve ifade edene rastlamadım. Amacım çözüm yollarının çeşitli olabileceğine dikkat çekmektir."


    Kürtler burada truva atı olabilir. Çok etnisiteli olunca, federasyona Afganların katılmasını ne engeller? Afganlar katılırsa, Afganistan'a ordu yollanmasına nasıl itiraz edersiniz?

    İşsizlik, bunu halka kabul ettirmek için kritik öneme sahip olabilir. Zaten IMF Başkanı bunu İstanbul'da açıkça söyledi ("işsizlik savaşa yol açabilir").

    Bu model doğruysa, siyasi ve iktisadi gelişmeler aynı amacı güdüyor demektir.

  7. #7

    Esas

    İşsizlik ve mevcut ekonomik durum hakkındaki tepkilere katılsam da son günlerde dillere pelesenk olan bir konuda fikrimi söylemek istedim. Endeksin 51.000 oluşundan krizin bittiği sonucunu çıkaran varsa bence çok yanılır. Biz çıkarmıyoruz tabii ki ama bazı sivir akıllılar endeksi krizin bitişine kaynak gösteriyorlar. Krizin bitişini veya ekonomik gidişatın ne durumda olduğunu IMKB100 endeksiyle yorumlamaya çalışan varsa bu endeksin ne olduğunu bilmiyor demektir. IMKB100 endeksi DowJones endeksine benzemez. DowJones endeksi birbiriyle alakası olmayan 30 şirketten oluşur, bu şirketlerin içinde sadece iki tane banka vardır ve diğer 28 şirketle kıyaslayınca DJ endeksine etkileri çok cüzzidir. Bizde ise dört şirket endekse %40 etkiyle hükmeder: Garanti Bankası, Akbank, Turkcell, İş Bankası. Tüm bankaların endekse etkilerinin toplamı neredeyse %50'dir. Bu yüzden endeks 100bin de olsa bizim endeksimiz hiçbir şeyin göstergesi olamaz. Sanayi şirketlerinin endeks üzerindeki etkileri artmadıkça bizim endeksimiz faiz düştükçe yükselir, faiz yükseldikçe düşer. Garanti Bankası endekse %15 etki ediyorken Arçelik, Şişe Cam, Petkim vb. %0.6 etki ediyorsa endeksin hiçbir konuya kaynak gösterilmemesi bence çok daha doğru olur.

    Ayrıca IMF başkanı "işsizlik savaşa yol açabilir" derken öngörüde bulunmayıp temennide bulunmuştur bence Krizden çok daha kolay çıkabileceklerini biliyorlar savaş ekonomisiyle. Umarım başımıza bir de savaş lakırdıları çıkmaz önümüzdeki günlerde. Üretelim, tüketelim. Üretmeden tüketmeyelim. Başımıza ne geliyorsa dışa bağımlı ekonomiden geliyor. Dış ticaret açığın kapandığı ve fazla verdiği bir ekonomi görmek en büyük hayallerimden biri
    Son düzenleme : minimalist; 12-10-2009 saat: 20:43.

  8. #8

    Esas

     Alıntı Originally Posted by Korsan Yazıyı Oku
    Bana daha çok savaş ekonomisi gibi gelmeye başladı:

    http://www.hisse.net/forum/showpost....&postcount=678

    Değerli TL ---> İşsizlik (Uras)

    İşsizlik ---> Savaş (IMF)

    Savaş ---> Ordu İhracatı (Soros)

    ise

    Değerli TL ---> İşsizlik ---> Savaş ---> Ordu İhracatı

    olur.

    Şöyle bir şey olabilir mi? İşsizlik artınca, Osmanlı'yı yeniden kuralım (federasyona gidelim), kurtuluruz/yırtarız diye insanlara baskı yaparlar. Sonra da sınırlarında savaş olan ülkeleri (Gürcistan, Filistin/İsrail, Ürdün, Arnavutluk/Kosova/Makedonya, Pakistan/Afganistan) federasyona dahil ederler. Böylece buralara ordu göndermeye mecbur kalırız.

    Hilmi Özkök şöyle demişti:CNN

    "Devlete isim verme konusunda birçok ülke kendilerine göre çözümler bulmuştur. Mesela Osmanlı demiş, Selçuklu demiş, Amerikalı demiş. Genellikle çok etnisiteli ülkeler etnik referans vermekten bazen çekinmişlerdir. Hatta tarafsız olsun diye başka uluslardan kral ödünç alanlara bile rastlamak mümkündür. Ama hepsi şöyle veya böyle bir çözüm bulmuştur.

    Biz de çözüm bulmalıyız. Bunları ifade ederken Türkiye’nin adını değiştirmeyi teklif ettiğim sanılmasın. Esasen bunu düşünen ve ifade edene rastlamadım. Amacım çözüm yollarının çeşitli olabileceğine dikkat çekmektir."


    Kürtler burada truva atı olabilir. Çok etnisiteli olunca, federasyona Afganların katılmasını ne engeller? Afganlar katılırsa, Afganistan'a ordu yollanmasına nasıl itiraz edersiniz?

    İşsizlik, bunu halka kabul ettirmek için kritik öneme sahip olabilir. Zaten IMF Başkanı bunu İstanbul'da açıkça söyledi ("işsizlik savaşa yol açabilir").

    Bu model doğruysa, siyasi ve iktisadi gelişmeler aynı amacı güdüyor demektir.
    Bizde savaş olmaz İŞKUR işsizleri borsada işe soktu..

Sayfa 1/1175 12311511015011001 ... SonSon

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •