PDA

View Full Version : Et Alirken Yerken BÜyÜk Tehlİke Ve Tubİtak Raporu


alfa4
09-06-2008, 00:12
ET ALIRKEN YERKEN TEHLİKE VE TUBİTAK RAPORU

Gaziosmanpaşa Hacımaşlı köyü domuz çiftliği'nin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajı'na akıyor. Baraj on milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Çiftlikte 5 bin domuz var. Türkiye'deki domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon kg. civarında et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere 'kıyma' şeklinde satılıyor. Domuz etini Salam, sosis olarak da piyasaya sürmek en sık kullanılan yöntem.
Peki neden domuz?
'Dinen yasak olmasına, Türk yemek kültürüne aykırı bulunmasına rağmen n eden domuz cazip bir konu?'
Çünkü domuz yetiştiriciliği kârlı bir iş. Domuz üretken bir hayvan. Cinslerine ve yaşına göre yılda bir, iki, bazen de üç kez ve her batında 15-20'ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yılda iki kez doğum yapsa, her batından 10 yavru yaşasa, 20 sene yaşayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. Ve dahası yeni doğmuş bir domuz 4-5 ayda 100 kiloya kadar çıkabiliyor.
Normal Şartlarda evcil bir domuzun yüzde 30'u yağ olarak ayrılabilmekte iken bu rakam bazen yüzde 50'yi bulabiliyor.Yani 150 kg'lık bir domuzdan 75 kiloluk yağ elde edilebiliyor. Bu da dana yada koyuna göre tercih edilmesinde önemli bir etken.
Beslenmesi kolay, cam dışında -leş dahil- her şeyi yiyebiliyor. Her domuz da ortalama 80-100 kiloya ulaştığı zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yılda yaklaşık 1 milyon kg. et çıkıyor.
Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satıldığı meçhul. Diğer çiftlikler de göz önüne alındığında Türkiye'de yaklaşık 3 milyon kg domuz etinin piyasaya değişik yollarla sürüldüğü ortaya çıkıyor.
Türkiye'deki toplam kırmızı et tüketiminin de 6 milyon kg. olduğu göz önüne alınırsa tablonun vahameti daha da netleşiyor. Kilosu 1 ile 3.5 milyon lira arasında satılan bu domuz etlerinin ağırlıklı olarak kıyma, sucuk, salam ve sosis olarak satıldığı dile getiriliyor. Çiftlik çalışanlarından İsmail Türk'ün verdiği bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarına kıyma ve sosis gibi ürünler olarak satılıyor.
Bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak beş firma domuz satın alıyor:
Çerkezo, Polonez, Nuta, Namet ve Şütte ...
1.
Çerkezo aldığı ürünleri Salam Sosis olarak piyasaya sürerken aynı zamanda Teşvikiye'deki Şarküterisinden de nihai tüketiciye ulaşıyor. (ki bu firmanın bir de TADET adı altında otellere ürün sattığı bir markası daha bulunuyor...) Aynı zamanda butik mağazalarda ve ulusal zincir mağazalarda satılan BONUS markalı ürünlerin üreticisi de ÇERKEZO...
2- Ayazağa'daki Çerkezo'nun hemen yanında üretim yapan
ŞÜTTE firması da salam, sosis ve jambonlarını markasıyla satıyor. Ancak bilinen bu firmalar ürünleri çeşitli zamanlarda farklı isimlerde piyasaya sürüyor. Daha önce Şütte olarak piyasaya sürülen domuz mamulleri son dönemde PIGGY adıyla satılıyor. Üstelik ünlü Amerikan fast food zincirlerinden Little Caesar's Pizza tam 10 yılı aşkın süreden beri et mamullerini ŞÜTTE firmasından temin edip bizlere bir güzel yediriyor.
3-
POLONEZ 5 yıl öncesine kadar resmi olarak domuz ürünleri imal edip MİGROS'larda açık açık ürünlerini satarken, son yıllarda %100 dana etinden ürünler imal ettiğini iddia ediyor.
'Peki ya bunları göz göre göre mağazalarında sattıran satın alma müdürleri aldıkları rüşvetin yanı sıra bu milletin v ebalini aldıklarını da biliyorlar mı sizce?'


POLONEZ'in ciddi anlamda piyasaya yayılmasındaki en büyük faktör MIGROS' tur . O dönem Migros'un et mamulleri satın almasında olan (Şu an oyuncak reyonunda satın almacılık yapan) Coşkun bey'in büyük paralar karşılığında POLONEZ'le işbirliği içerisinde olduğunu ve bizzat domuzları bizlere yediren kişi olduğunu biliyor muydunuz?
Peki ya
M igros'ta çalışan tüm tezgahtarların eksiksiz olarak her ay sonunda POLONEZ 'in sahibi MUSTAFA AKKAŞ beyden (veya satış müdürü sıfatı ile çalışan ALI ÖZYAVAŞ'tan) maaşlarını ve primlerini (bizlere sattıkları et mamulleri üzerinden ) aldıklarını biliyor muydunuz?
Peki
METRO GROS MARKETLER'in (Şu anki değil bir önceki) satın almacılığını yapan kişinin Şu an BAĞDAT CADDESINDE bulunan Polonez - Barbekü restoranları'nın sahibi olduğunu biliyor muydunuz?
Peki İzmir'in kalesi olara k görülen
KiPA Marketler'in satın almacılığını yapan bayanın Polonez'in resmi hissedarı olduğunu biliyor muydunuz?

PEKİ AMERİKAN FAST FOOD ZINCIRI
DOMINO'S PIZZA ve ALMAN EKOLÜ DR.OETKER PİZZALARIN İÇERİSİNDE POLONEZ ET MAMULLERİNİN KULLANILDIĞINI BİLİY OR MUYDUNUZ?
PEKİ
GİMA MARKALI VE PİYASALARDA SATILAN OPİ MARKALI ÜRÜNLERİ POLONEZ'İN ÜRETTİĞİNİ VE BUNUN KARŞILIĞINDA NE KADAR PARA YEDİRDİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ? 'Peki, sizce Türkiye'de domuz eti yemeyen insan kalmış mıdır?'
4-
NUTA öncelikle 7 TEPE markası ile tanınmakla beraber Güneydeki - Her şey dahil - tatil köylerinin bir numaralı tedarikçisi, e tabi yabancı turistlerin yanında yerli turistlerde güme gidiyor. Bu firmalar özellikle büyük alışveriş merkezlerinde ayrı bir stant açıyorlar. Ancak küçük Şarküterilerde karışık olarak duruyor ve birçok tüketici farkına varmadan domuz ürünlerini satın alabiliyor . Üstelik işin ilginç tarafı bu firma Şimdi de firma tanıtım cd si hazırlamış Carrefour gibi büyük hipermarketlerde ne kadar hijyenik üretim yaptığını anlatıyor. Ama 7 TEPE SOSIS hafta sonları marketlerde KDV dahil 2.900 YTL ye satılıyor.
Çünkü maalesef bu adamlar sosislerin içerisinde hayvan küspesi gibi lafını bile etmek istemedi ğimiz katkılar kullanıyorlar . Domuz hammaddeli salam ve sosislerin kesiminin yapılıp piyasa sürüldüğü bir başka yer de
NUTA'nın üretimini yapan kişinin işlettiği Dolapdere'deki imalathane. (İDEAL markalı salam sosis imalatçısı )
5-
NAMET ünlü EMINÖNÜ HASIRCILAR ÇARSIŞININ IÇINDE yıllardır tanınan NAMLI PASTIRMACI'nın modern hali !!! Şu an modern(!) üretim tesisleri BAYRAMPAŞA MEGACENTER (GIDA HALİ) içinde derme çatma bir imalathaneden öteye geçemeyecek konumda olan ve üretim kapasiteleri aylık -günün 24 saati çalıştıklarını düşünürseniz- 70 tonu geçemeyecek olan bu imalathanede NAMET ayda 270 ton et mamulü üretiyor ve satıyor.
Bu aradaki 200 tonluk kapasite açığını ise İSTANBUL DIŞINDA ne id üğü belirsiz imalathanelerde, merdiven altı firmalarda üretim yaptırıp üzerine ' %100 NAMET KALITESI' bastıktan sonra (üretim yeri olarak BAYRAMPAŞA'daki adreslerini gösteriyorlar) bizlere afiyetle yediriyorlar.
Carrefour
ve diğer tüm zincir mağazalarda POLONEZ'in uyguladığı benzer taktikleri uygulayan NAMET bugün kapasitesinin 3 kat üzerinde üretim yaparak gururla ülkemizi temsil ediyor.
Peki, Cem Yılmaz'ın dediği gibi janjanlı ambalaja sahip
NAMLI pastırmaları'nın sahipleri olan Engin ve Esen Mepa kardeşlerin aynı zamanda Çorlu'daki domuz çiftliklerinin yarı hissesine sahip olduklarını da biliyor muy dunuz?
2000 yılında patlak vermiş olan kaçak buffalo etlerinin de NAMLI pastırmaları'nın sahipleri olan Engin ve Esen Mepa kardeşler tarafından getirildiğini hatt a Bayrampaşa'daki imalathanelerinin gazetecilerin ve kameraların gözü önünde basıldığını, Engin Mepa'nın Show TV'ye, o dönemin 1 trilyon lirayı kendi elleriyle hediye ettiğini, sonra da Milliyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerine verdikleri dev ilanlarla tüm olanları ve baskınları yalanladıklarını biliyor muydunuz?
NAMLI
Pastırmalarının hem % 5 hissesine sahip olan, hem de imalat müdürlüğünü yapan Muzaffer adındaki şahsın aynı dönemde kardeşi ile Bağcılar semtinde açmış olduğu imalathanede at ve eşek etinden yaptığı pastırmaları dilimleyerek zincir marketlere sattıklarını biliyor muydunuz?
2004 yılında da Uğur Dündar ekibi tarafından basılarak ekranlarda gösterildiğini hatırlayabildiniz mi?
Domuz konusunda herkes topu başkasına atıyor. Bu noktada tüketicinin yapması gereken şeyi Çevre Sağlık İl Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şubesi Müdürü İrfan Yılmaz özetliyor;
'- Piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.'
'Kısacası ne yediğinize dikkat edin. Çok emin olmadığınız bilmediğiniz markaların ambalaj güzelliğine kanmayın.'
Ömer KIZILIRMAK
TÜBITAK-SAGE Planlamalar ve Kalibrasyon Birim Amiri

Red Kit
09-06-2008, 00:22
İnsan Tübitak lafını duyunca bilimsel bir rapor gelecek diye umuyor ama içerik tamamen dini olmuş :)

kkapdan@turkbee
09-06-2008, 00:24
İnsan Tübitak lafını duyunca bilimsel bir rapor gelecek diye umuyor ama içerik tamamen dini olmuş :)

e rapor öyle patron :)

Von
09-06-2008, 08:00
Raporlar mail üzerinden yayıldı mertlik bozuldu :)

Allahaşkına TUBITAK'In oturup böyle bir rapor yayınlayacağına kaç kişi inanıyor ?

Geldi bir adet email, herkesi bilgilendirelim arkadaşlar diye de not düşüldü mü ? Hatta belki 5 gün içinde yollamazsan başına çok fena şeyler gelecek korkusu da vardır. Yolla internete herkese benden çıksın, bana gelen rapor budur diye açıklarız nasıl olsa :)


TUBITAK SPAM, Dezenformasyon ve Hoax Mail Bilgilendirme ve Toplumu Aydınlatma Kurulu Üyesi

Süleyman YERSEN

Serenler
09-06-2008, 12:13
Raporlar mail üzerinden yayıldı mertlik bozuldu :)

Allahaşkına TUBITAK'In oturup böyle bir rapor yayınlayacağına kaç kişi inanıyor ?

Geldi bir adet email, herkesi bilgilendirelim arkadaşlar diye de not düşüldü mü ? Hatta belki 5 gün içinde yollamazsan başına çok fena şeyler gelecek korkusu da vardır. Yolla internete herkese benden çıksın, bana gelen rapor budur diye açıklarız nasıl olsa :)


TUBITAK SPAM, Dezenformasyon ve Hoax Mail Bilgilendirme ve Toplumu Aydınlatma Kurulu Üyesi

Süleyman YERSEN

Sanırım birileri kendi çıkarlarına uygun olarak hayali de olsa internet ortamında bu tür organizasyonlara girişebiliyorlar.
Bu mail bana birkaç yıl önce gelmişti. Ben de büyük bir duyarlılık göstererek bunu mail listeme forward ettim. Tabii onlar da kendi listelerine..
Böylece bu mail de diğerleri gibi geometrik şekilde adeta virus gibi internet ortamında çığ gibi çoğaldı dağıldı.
Ama hiçbirimiz tabii bugüne kadar ben de dahil olmak üzere olayın doğruluğunu sorgulamadık. Bunun en başta kendimiz, mailde adı geçen firmalar, ve en önemlisi o raporun altında adı geçen kişi açısından ne tür sorunlar yaratacağını hiç kimse hesap etmedi.
Öncelikle ben şahsen adı geçen firmalardan birinin yöneticisi olsam bu krizi kazanca çevirirdim. Basını yanıma alır, bu yazıyı yayınlar, olayın muhatabından belge ve bilgilerini isterim. Ayrıca firmanın bundan zarar gördüğü gerekçesiyle çok yüklü tazminat davaları açardım.
Bu şekilde hem firmamı temize çıkarır, hem de çok pozitif ve sıfır maliyetle firmamın reklamını yaparak güvenirliğini perçinlerdim.
Bu olay bile kullanmasını bilen firmalar için bir fırsat olarak ortaya çıkıyor.

Serenler
09-06-2008, 12:27
Şimdi gelelim olayın aslına;
Merak edip yazının altında ismi yazılı kişiyi araştırdım.
Tubitak SAGE'yi aradım . Gerçekten böyle bir kurum ve burada çalışan böyle biri var. Ama bugün izinliymiş. Oda arkadaşıyla görüştüm.
Konuyu sordu. Söyleyince büyük bir duyarlık göstererek olayın içyüzünü anlattı;
Öncelikle Ömer bey makina mühendisiymiş, çalışılan birim de savunmayla ilgiliymiş. Yani ne mesleği ne de çalıştığı birim gıdayla ilgili değilmiş.
Birileri kendi çıkarları için yukardaki raporu üretmişler, inandırıcı olması için de altına da ülkemizin en güvenilir kurumlarından birinin ve çalışanının adını yazıp internet ortamında yaymışlar.
Tabii Öncelikle Ömer beyin düzeni darmadağın olmuş. Bir devlet çalışanı olduğu için kurumda da ciddi sıkıntılar yaşamış. Olayı hemen adli kurumlara intikal ettirmişler. Sonuçta da IP den bu işi yapanlar tespit edilmiş. Olay şimdi mahkemeye intikal etmiş. Dava sürüyormuş.
Bu olayın tezgahlayıcıları elbette hesabını verecekler.
Gelelim olayın bizimle ilgisine;
Gıda ve beslenme konusunda her zaman düşüncelerimi yazıyorum;
"Lütfen yediğiniz içtiğiniz her şeyi sorgulayın, can boğazdan gidiyor"
Artık mailler ve buraya yazılacak yazılar için de ifade edeyim:
"Lütfen maillerinizi sorgulayın, buraya yazacağınız yazıları da sorgulayın"
Yazılacak yanlış bir yazı, belgelenemeyen yanlış bir suçlama hem site yönetimini hem de yazıyı yazan üyelerimizi sıkıntıya sokacaktır.
Her şeyi bir tarafa bırakın Ömer bey'in başına gelenin kendi başımıza gelmesini kim ister?
O nedenle biraz daha dikkatli olmakta yarar vardır düşüncesindeyim.

SALESMAN
09-06-2008, 12:31
Türkiyede işlenmiş et sektöründe akıllı firma 25 tane ise geri zekalılar tarafından işletilen işletme sayısı 2000 tanedir,
bu geri zekalılar elifi görse merkep sanacak kadar cahil olduklarından mesela koltukaltlarına sıkıştırdıkları dandik sucuklarıyla gidip migrosun metronun kapısına dayanırlar ; oradaki satınalma yetkilisi bunlara "iyi guzel de sizin üretim tesisinizde iso 22000 var mı? haccp şu bu belgenizi aldınız mı ? "diye sorunca bunlar genellikle " hööö " " haa" " o neyin oluyo gardaş" biçiminde irdelemelerde bulunurlar ,
neticede "insan yiyecek ulan bunları" lafını henüz duymamış bu baharat kokulu müteşebbisler kendilerinden mal almayan herkese bok atmak olarak olarak nitelenecek musiad yaklaşımı ile pazar kapmaya çalışıryorlar

yanlız şu noktaya dikkat : yalan yanlış mailleri bu şekilde siteye taşıyarak hem suça iştirak ediyor hemde misal varsa öyle bir kişi mailde domuzcuların pis rüşvetçisi pozisyonuna sokulmuş coşkun adlı migros çalışanının başına birşey gelirse bizim siteye de hedef gösterme meselesinde aracılık etmek sebebiyle sorun çıkabilir..

ayrıca hakkaten bu maili okuyup bu mail tubitakta yazılmış sanan biri varsa kendisi ile tanışmak isterim..

otisabi
09-06-2008, 12:33
Şimdi gelelim olayın aslına;
Merak edip yazının altında ismi yazılı kişiyi araştırdım.
Tubitak SAGE'yi aradım . Gerçekten böyle bir kurum ve burada çalışan böyle biri var. Ama bugün izinliymiş. Oda arkadaşıyla görüştüm.
Konuyu sordu. Söyleyince büyük bir duyarlık göstererek olayın içyüzünü anlattı;
Öncelikle Ömer bey makina mühendisiymiş, çalışılan birim de savunmayla ilgiliymiş. Yani ne mesleği ne de çalıştığı birim gıdayla ilgili değilmiş.
Birileri kendi çıkarları için yukardaki raporu üretmişler, inandırıcı olması için de altına da ülkemizin en güvenilir kurumlarından birinin ve çalışanının adını yazıp internet ortamında yaymışlar.
Tabii Öncelikle Ömer beyin düzeni darmadağın olmuş. Bir devlet çalışanı olduğu için kurumda da ciddi sıkıntılar yaşamış. Olayı hemen adli kurumlara intikal ettirmişler. Sonuçta da IP den bu işi yapanlar tespit edilmiş. Olay şimdi mahkemeye intikal etmiş. Dava sürüyormuş.
Bu olayın tezgahlayıcıları elbette hesabını verecekler.
Gelelim olayın bizimle ilgisine;
Gıda ve beslenme konusunda her zaman düşüncelerimi yazıyorum;
"Lütfen yediğiniz içtiğiniz her şeyi sorgulayın, can boğazdan gidiyor"
Artık mailler ve buraya yazılacak yazılar için de ifade edeyim:
"Lütfen maillerinizi sorgulayın, buraya yazacağınız yazıları da sorgulayın"
Yazılacak yanlış bir yazı, belgelenemeyen yanlış bir suçlama hem site yönetimini hem de yazıyı yazan üyelerimizi sıkıntıya sokacaktır.
Her şeyi bir tarafa bırakın Ömer bey'in başına gelenin kendi başımıza gelmesini kim ister?
O nedenle biraz daha dikkatli olmakta yarar vardır düşüncesindeyim.

Bravo Sayın Serenler


Sizi Tebrik eder.. ve İçten Duygularımla Kutlarım

balaban
09-06-2008, 12:39
Şimdi gelelim olayın aslına;
Merak edip yazının altında ismi yazılı kişiyi araştırdım.
Tubitak SAGE'yi aradım . Gerçekten böyle bir kurum ve burada çalışan böyle biri var. Ama bugün izinliymiş. Oda arkadaşıyla görüştüm.
Konuyu sordu. Söyleyince büyük bir duyarlık göstererek olayın içyüzünü anlattı;
Öncelikle Ömer bey makina mühendisiymiş, çalışılan birim de savunmayla ilgiliymiş. Yani ne mesleği ne de çalıştığı birim gıdayla ilgili değilmiş.
Birileri kendi çıkarları için yukardaki raporu üretmişler, inandırıcı olması için de altına da ülkemizin en güvenilir kurumlarından birinin ve çalışanının adını yazıp internet ortamında yaymışlar.
Tabii Öncelikle Ömer beyin düzeni darmadağın olmuş. Bir devlet çalışanı olduğu için kurumda da ciddi sıkıntılar yaşamış. Olayı hemen adli kurumlara intikal ettirmişler. Sonuçta da IP den bu işi yapanlar tespit edilmiş. Olay şimdi mahkemeye intikal etmiş. Dava sürüyormuş.
Bu olayın tezgahlayıcıları elbette hesabını verecekler.
Gelelim olayın bizimle ilgisine;
Gıda ve beslenme konusunda her zaman düşüncelerimi yazıyorum;
"Lütfen yediğiniz içtiğiniz her şeyi sorgulayın, can boğazdan gidiyor"
Artık mailler ve buraya yazılacak yazılar için de ifade edeyim:
"Lütfen maillerinizi sorgulayın, buraya yazacağınız yazıları da sorgulayın"
Yazılacak yanlış bir yazı, belgelenemeyen yanlış bir suçlama hem site yönetimini hem de yazıyı yazan üyelerimizi sıkıntıya sokacaktır.
Her şeyi bir tarafa bırakın Ömer bey'in başına gelenin kendi başımıza gelmesini kim ister?
O nedenle biraz daha dikkatli olmakta yarar vardır düşüncesindeyim.

Akşam mesajı görünce TUBITAK'a mesaj gönderdim:)

Rakiplerinin satışlarını düşürmek istiyorsan yaz bir DOMUZ hikayesi otur seyret. At bir çamur iş tamam.:notr::notr:

ayyan
09-06-2008, 12:43
Tübitak raporu nerde yaf :) Ben rapor var diye girdiydim..

Serenler
09-06-2008, 12:48
Tübitak raporu nerde yaf :) Ben rapor var diye girdiydim..

O bölüm savunma bölümüymüş. Henüz et işine girmemişler :D

baymetin
09-06-2008, 15:59
Türkiyede işlenmiş et sektöründe akıllı firma 25 tane ise geri zekalılar tarafından işletilen işletme sayısı 2000 tanedir,
bu geri zekalılar elifi görse merkep sanacak kadar cahil olduklarından mesela koltukaltlarına sıkıştırdıkları dandik sucuklarıyla gidip migrosun metronun kapısına dayanırlar ; oradaki satınalma yetkilisi bunlara "iyi guzel de sizin üretim tesisinizde iso 22000 var mı? haccp şu bu belgenizi aldınız mı ? "diye sorunca bunlar genellikle " hööö " " haa" " o neyin oluyo gardaş" biçiminde irdelemelerde bulunurlar ,
neticede "insan yiyecek ulan bunları" lafını henüz duymamış bu baharat kokulu müteşebbisler kendilerinden mal almayan herkese bok atmak olarak olarak nitelenecek musiad yaklaşımı ile pazar kapmaya çalışıryorlar

yanlız şu noktaya dikkat : yalan yanlış mailleri bu şekilde siteye taşıyarak hem suça iştirak ediyor hemde misal varsa öyle bir kişi mailde domuzcuların pis rüşvetçisi pozisyonuna sokulmuş coşkun adlı migros çalışanının başına birşey gelirse bizim siteye de hedef gösterme meselesinde aracılık etmek sebebiyle sorun çıkabilir..

ayrıca hakkaten bu maili okuyup bu mail tubitakta yazılmış sanan biri varsa kendisi ile tanışmak isterim.. Bu yazıyı okuduğuma gerçekden pişmanım.Böyle bir sitede böyle bir üslup yakışmadı.İşin doğrusu tenkit ettiklerinizden bir farkınız olduğunu görmek isterdim.

özgün
09-06-2008, 16:16
Tübitak raporu nerde yaf :) Ben rapor var diye girdiydim..

aynen yaaa.
tübitak, rapor diyince dedim dur bi bakıyım önemli bişi galiba:he:

ayyan
09-06-2008, 16:28
aynen yaaa.
tübitak, rapor diyince dedim dur bi bakıyım önemli bişi galiba:he:

O bölüm savunma bölümüymüş. Henüz et işine girmemişler :D

Şu et piyasası üzerine tübitak ın bir raporunu görmek nasip olmadı :notr: Ne diyelim, belki bu etler savunma sanayiinde kullanılmaya başlarda o zaman görürüz raporlarını :yes: (Abarttım galiba :he: )

SALESMAN
09-06-2008, 17:20
Bu yazıyı okuduğuma gerçekden pişmanım.Böyle bir sitede böyle bir üslup yakışmadı.İşin doğrusu tenkit ettiklerinizden bir farkınız olduğunu görmek isterdim.

yazımı yeniden okudum ;
sanıyorum pislik içindeki bodrum katlarda çürümüş etleri en ağır baharatlarla gizleyip üretip, kenar mahalle pazarlarında açıkta satıp , milletin çoluk çocuğunun sağlığıyla oynayan sucuk salam vesaire üreticilerine cahil ve gerizekalı dememe alındınız ve uslubumu beğenmediniz.

bridgea
09-06-2008, 17:33
Topik sahibi nerde?Atmış ortaya vıııınnnn:) Şık durmuyor.

alfa4
09-06-2008, 17:38
100 bin domuzu kime yedirdiler?
29.01.2004 - 05:25
Gaziosmanpaşa Hacımaşlı köyü domuz çiftliğinin suları ve katı atıkları 300 metre mesafedeki Sazlıdere Barajı’na akıyor. Baraj on milyon kişinin su ihtiyacını karşılıyor. Çiftlikte 5 bin domuz var. Türkiye’deki domuz çiftliklerinde yıllık 3 milyon ton civarında et üretiliyor. Bu rakam neredeyse kırmızı et üretiminin yarısı. Üretilen domuzlar otellere, yemek fabrikalarına ve marketlere “kıyma” şeklinde satılıyor.

Salam, sosis de piyasaya sürme yöntemlerinin en sık kullanılanı.Hıfzısıhha laboratuarlarında test edilen gıda ürünlerinin yüzde 56’sının “uygun olmadığı” belirlendi. Kanunlara göre denetim yapmak zorunda olan Tarım Bakanlığı’nın İstanbul Avrupa yakasında sadece 14 elemanı var. Yaklaşık bir milyon kişiye bir görevli düşüyor.

Dergimizin 230. sayısında “Dikkat! Domuz yediriyorlar” başlığıyla bir kapak dosyası hazırlamış ve sanılandan kat be kat fazla miktarda domuz etinin değişik yollardan piyasaya sürüldüğünü, herhangi bir denetim yapılmadığını, insanların bilmeden domuz eti yediklerini, laboratuvar kayıtları ve ithal edilen domuz yağlarının gümrük belgeleri ile birlikte ortaya koyarak yetkilileri göreve davet etmiştik. Haftalarca süren takip sonunda varlığı inkar edilen çiftliklerin ve buralarda kaçak kesilen etlerin halka satışının belgelendiği haberin doğurduğu infial ile, ilgili kurumlar denetimleri sıklaştırmış ve “domuza geçit yok” açıklamasını yapmışlardı. Ancak aradan geçen zaman içerisinde çok şeyin değişmediği, hatta daha büyük miktarlarda domuz etinin piyasaya sürüldüğü ortaya çıktı. Öyle ki haberimizde kapı numarasına kadar verdiğimiz çiftlikleri gazeteciler buluyordu ama Tarım İl Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürlüğü, Zabıta, Belediye ve diğer ilgili kurumlar bulamıyordu!
Ölü fareden bulaşan hastalık
STV’nin, İstanbul’un içme suyuna karışan domuz atıklarını görüntülemesi ve ardından da İzmir’de patlak veren “domuzlu çiğköfte” hadisesi konuyu tekrar gündemimize soktu. Yaklaşık bir ay önce Nusret Usta’dan çiğköfte alarak yiyen çok sayıda kişi, 2 ya da 3 hafta sonra rahatsızlanarak hastanelere başvurdu. Türkiye böylece literatürden neredeyse kalkmış olan bir hastalıkla karşılaşmış oldu. Şiddetli karın ağrısı, kabakulak hastalığına benzer şekilde kulak altlarının şişmesi, eklem yerlerinde ağrılar ve aşırı halsizlik şeklinde ortaya çıkan rahatsızlık için hastanelere başvuran vatandaşlara öncelikle kabakulak, romatizma, grip, hatta kanser teşhisi konuldu. Teşhise göre tedavi gören vatandaşların rahatsızlıklarının devam etmesi sonucu son olarak bazı hastalar Dokuz Eylül Üniversitesi Romatoloji Servisi’ne başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde de bir sonuç alınamadı. Bu sırada hastaların kendi aralarında haberleşmesi ile belli bir tarihte adı geçen çiğköfteciden çiğköfte yiyenlerin aynı belirtilerle rahatsızlandığı öğrenildi. Bunun üzerine birkaç hastanın kan örnekleri İtalya’da bulunan Trişin Merkezi’ne gönderildi. Bu merkezin yaptığı tetkikler sonucu hastaların kanında genelde yabani domuzların etinden geçen trişin (trichinella spiralis) parazitinin bulunduğu ortaya çıktı. Konu hakkında bilgisine danıştığımız Prof. Dr. Tahsin Yeşildere ise hastalığın kaynağı ile ilgili olarak “Domuz her şeyi yiyebilen bir hayvan. Bu virüs ölü farelerden bulaşır. Domuz, ölü fare yemiş. O domuzun etinden yiyenler de bu hastalığa yakalandılar” dedi.
Neden domuz?
Peki ama dinen yasak olmasına, Türk yemek kültürüne aykırı bulunmasına rağmen neden domuz cazip bir konu? Çünkü domuz yetiştiriciliği kârlı bir iş. Domuz üretken bir hayvan. Cinslerine ve yaşına göre yılda bir, iki, bazen de üç kez ve her batında 15—20’ye kadar varan yavru dünyaya getirebiliyor. Bir domuz yılda iki kez doğum yapsa, her batından 10 yavru yaşasa, 20 sene yaşayan bir domuzun 400 yavrusu oluyor. Ve dahası yeni doğmuş bir domuz 4—5 ayda 100 kiloya kadar çıkabiliyor. Normal şartlarda evcil bir domuzun yüzde 30’u yağ olarak ayrılabilmekte iken bu rakam bazen yüzde 50’yi bulabiliyor. Yani 150 kg’lık bir domuzdan 75 kiloluk yağ elde edilebiliyor. Bu da dana ya da koyuna göre tercih edilmesinde önemli bir etken. Beslenmesi kolay, cam dışında her şeyi —leş dahil— yiyebiliyor. Durum böyle olunca birileri mutlaka bu sektöre girecekti ve girdi de. Tespitlerimize göre şu anda İstanbul, Bursa, İzmir, Denizli, Aydın, Mersin ve Adana başta olmak üzere Türkiye genelinde 20 civarında domuz çiftliği halen faaliyette. İstanbul’da ise Tarım İl Müdürlüğü kayıtlarına göre sadece iki çiftlik var. Onlar da sadece resmi başvuru yaptıkları için biliniyor. Yoksa kimse ‘acaba kaç tane domuz çiftliği var?” diye bir araştırmaya girmiyor. Bunlardan birisi Maslak Besicilik Üretim Pazarlama A.Ş. adına Ayazağa Cad. Hacıdere Sok. No. 26’da üretim yapıyor. Herhangi bir üretim ve kesim ruhsatı yok. Sahibi Haralambi Çerkezo. Ayazağa’daki imalathanenin herhangi bir tabelası yok, dışarıdan bakıldığında da ne iş yaptığı belli olmayan bir yer.
Yılda 100 bin domuz piyasaya sürülmüş
Domuzla ilgili tartışmaları alevlendiren çiftlik Gaziosmanpaşa Hacımaşlı köyünde. Fomar Gıda Üretim Pazarlama A.Ş adına üretim yapan bu çiftlik Ermeni asıllı Fotino Gradyelin’e ait. 1990 yılında “on domuz beslemek için” ruhsat almış ancak çiftlikte 5 bin domuz bulunuyor. İstanbul Sağlık İl Müdür Yardımcısı Dr. M. Zeki Kaplan “Bu çiftliğin herhangi bir denetimi yapılmıyor. Üretim yapması, kesim yapması, bunları pazarlaması yasak. Ama burada 14 yıldır, yılda ortalama 100 bin domuz üretilmiş ve bu domuzların nerede, kime, nasıl satıldıkları hakkında maalesef bilgimiz yok. Görmezden gelinmiş” şeklinde konuyla ilgili çarpıcı bir açıklama yapıyor. Çiftliğin iki kez kapatıldığını söyleyen Kaplan, Türkiye’de sağlık konusunda denetim sorunu yaşandığına dikkati çekerek “Bu çiftlik ile ilgili İSKİ, Gaziosmanpaşa Belediyesi, Tarım İl Müdürlüğü, Sağlık İl Müdürlüğü ve Büyükşehir Belediyesi görevli. Ama hiç birinin tek başına kapatma yetkisi yok. Etiket kanununa muhalefetten işlem yapılabilir. Onun da cezası 1.5 milyon lira” diyerek tirajik durumu özetliyor.
Çiftlik burada, sorumlular kayıp!
Türkiye’nin değişik yerlerindeki çiftlikler şu anda mercek altında. Ancak Hacımaşlı köyündeki Fomar Çiftliği örneğinde olduğu gibi gıda kontrolü konusunda tam bir karmaşa yaşanıyor. Çünkü bir çiftliğin açılması ve denetlenmesi hususunda birden çok kurum sorumlu. Skandal ortaya çıktığı zaman ise herkes başka kurumu sorumlu tutuyor. “Mutlak Koruma Alanı” içerisinde yer alan çiftliği denetlemekten sorumlu kurumlardan olan İSKİ’nin Havza Koruma Şube Müdürü Ali Çolak, çiftlikte kesilen hayvanların kanlarının ve atıklarının doğrudan Domuz Deresi aracılığı ile Sazlıdere Barajı’na karıştığını söyleyerek “Mutlaka kapatılmalı” diyor. Çolak, kurum olarak kapatma yetkilerinin olmadığını, ilgili kurumları defalarca uyardıklarını söylüyor. Çiftliğin bulunduğu bölgeden sorumlu Gaziosmanpaşa Belediyesi yetkilileri ise “Bizim haberimiz yok” diyor. Belediye konu ile ilgili başvurularımıza “Bizde herhangi bir talep yok. Kayıtlarımızda böyle bir çiftlik gözükmüyor” şeklinde cevap veriyor. Oysa çiftlik sahipleri 1990 yılında aldıklarını iddia ettikleri bir izni gösteriyorlar. İmalathane ve kesimhanelerden sorumlu olan Tarım Bakanlığı’nın yetkilileri ise “Bizim kayıtlarımıza göre İstanbul’da domuz kesimhanesi yok” diyorlar. Tarım İl Müdürü Ahmet Kavak “İstanbul’da ruhsatlı domuz kesim imalathanesi yok, hiçbir kurumun da domuz kesme yetkisi yok” diyor. Ruhsat yok ancak fiilen kesimler devam ediyor. Ruhsatsız yerleri denetleyecek ekipler de yok. 1995 yılından bu yana gıda denetimleri yerel yönetimlerden alınarak Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Kesimhane denetleme yetkisi ise Tarım Bakanlığı’nda. Fakat 10 milyon insanın yaşadığı İstanbul’un Avrupa Yakası’nda ilgili bakanlığın sadece 14 elemanı var. Yani her görevliye yaklaşık 1 milyon kişi düşüyor. İmalathaneleri çevre açısından denetlemekle yükümlü Çevre Sağlık İl Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şubesi Müdürü İrfan Yılmaz ise bürokrasiden şikayetçi. Hiçbir kurumun tek başına kapatma yetkisi yok diyen Yılmaz, “Etler, lisansı olmayan mezbahalarda kesiliyor ve kayıt dışı olarak satılıyor. İtiraf etmek gerekirse nerede ne kadar satıldığını bilmiyoruz. Etler başka etlerle karıştırılıp piyasaya sürülüyor ve maalesef bizim bu aşamada bu etlerin ne eti olduğunu tespit etme şansımız yok” diye konuşuyor. Fomar Çiftliği ile ilgili tüm kurumlar sorumluluğu başka kurumların üzerine atıyor fakat ortada çok çarpıcı gerçekler var. Sadece bu çiftlikte 5 bin domuz var. Her domuz yılda iki kez doğurabiliyor. Doğan her domuz bir yılda doğurma çağına geliyor ve yılda iki kez ve her batında 15—20 tane doğurabiliyor. Her domuz da ortalama 80—100 kiloya ulaştığı zaman kesiliyor. Kaba bir hesapla sadece bu çiftlikten yılda yaklaşık 1 milyon ton et çıkıyor. Bu etlerin hangi kanalla, nerelere satıldığı meçhul. Diğer çiftlikler de göz önüne alındığında Türkiye’de yaklaşık 3 milyon ton domuz etinin piyasaya değişik yollarla sürüldüğü ortaya çıkıyor. Türkiye’deki toplam kırmızı et tüketiminin de 6 milyon ton olduğu göz önüne alınırsa tablonun vahameti daha da netleşiyor. Kilosu 1 ile 3.5 milyon lira arasında satılan bu domuz etlerinin ağırlıklı olarak kıyma, sucuk, salam ve sosis olarak satıldığı dile getiriliyor. Çiftlik çalışanlarından İsmail Türk’ün verdiği bilgiye göre kesilen etler toplu olarak büyük otellere, yemek fabrikalarına kıyma ve sosis gibi ürünler olarak satılıyor.
Bu ve benzeri çiftliklerden resmi olarak iki firma domuz satın alıyor: Çerkezo ve Şütte. Çerkezo, aldıkları domuzları Çerkezo Salam Sosisleri olarak piyasaya sürerken, Ayazağa’daki Şütte firması da salam, sosis ve jambonlarını markasıyla satıyor. Ancak bilinen bu firmalar ürünleri çeşitli zamanlarda farklı isimlerde piyasaya sürüyor. Daha önce Şütte olarak piyasaya sürülen domuz mamulleri son dönemde Piggy adıyla satılıyor. Bu firmalar özellikle büyük alışveriş merkezlerinde ayrı bir stand açıyorlar. Ancak küçük şarküterilerde karışık olarak duruyor ve birçok tüketici farkına varmadan domuz ürünlerini satın alabiliyor. Domuz hammaddeli salam ve sosislerin kesiminin yapılıp piyasa sürüldüğü bir başka yer de Dolapdere’deki İdeal Salam Sosis imalathanesi. Katmerli Sokak 8 numaradaki imalathanede domuz kesimi yapılıyor ve reyonlarda dana eti olarak satışa sunuluyor.
Test sonuçları: yüzde 60’ı “standart dışı”
Domuzların kesimi ve satışı kayıt dışı yapıldığı için ne kadar etin piyasaya sürüldüğünü, dolayısıyla hangi mamulde nelerin olduğunu bilemiyoruz. Bu noktada piyasaya sürülmüş etlerin denetimi önem arz ediyor. Fakat denetim konusunda olduğu gibi testler konusunda da skandallar var. Piyasaya sürülen mamullerin rutin kontrollerini Tarım Bakanlığı, Sağlık İl Müdürlüğü ve Hıfzısıhha laboratuarı yapmakla sorumlu. Tarım Bakanlığı ve Sağlık İl Müdürlüğü’nün elemanları ve teknik imkanları yeterli değil. Belediyeye ait Hıfzısıhha ise daha donanımlı ama o laboratuar da üç yıldır tadilatta olduğu için yüzde on kapasiteyle çalışıyor. Halk sağlığı gibi bir konuda neden ‘ödenek yokluğu’ bahanesi üretilir sorusunun cevabı da domuz çiftliğinde kimin sorumlu olduğu sorusu gibi ortada kalıyor. Hıfzısıhha Müdürü Muhsin Öztürk Türkiye’de denetimlerin 1995 yılından bu yana tam bir karmaşa şeklinde olduğunu söyleyerek “Denetimde yetki ve sorumluluk karmaşası yaşanıyor. Sinekler bile aslında söz konusu çiftliğin kapatılması için yeterli ancak hiçbir kurum elini taşın altına sokmuyor. Bizim testlerimizde numunelerin yüzde 60’ı bozuk çıktı. Türkiye’deki gıda ithalatının yüzde 83’ü İstanbul’da yapılıyor. Ama biz kanunen sadece gelen numuneleri test edebiliyoruz” diyor. Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü yetkilileri ise test edilen kıyma ve etlerde sığır etine at ve domuz eti karıştırıldığını, sucuk numunelerindeyse sığır eti yanında domuz eti de bulunduğunu açıkladı.
Sonuç: Domuz konusunda herkes topu başkasına atıyor. Bu noktada tüketicinin yapması gereken şeyi Çevre Sağlık İl Müdürlüğü Gıda ve Çevre Kontrol Şubesi Müdürü İrfan Yılmaz özetliyor; “Açıktan et ürünü almasınlar, bilmedikleri markaları tercih etmesinler ve mutlaka pişirerek yesinler. Mesela kilosu bir milyona et, salam, sosis almasınlar. Piyasadaki etleri denetlemek mümkün olmuyor.” Kısacası ne yediğinize dikkat edin.


İSTANBUL VETERİNER HEKİMLER ODASI BAŞKANI PROF.DR. TAHSİN YEŞİLDERE
KESİLEN ETLERİN YÜZDE 70’İ İMHA EDİLMELİ
Türkiye’de tam bir gıda terörü yaşanıyor. En büyük sorun da devletin sorumsuzluğundan kaynaklanıyor. Denetim mekanizması hiç işlemiyor. Rant için insanımızın sağlığı feda ediliyor. 7–8 yıldır denetim yapılmıyor. Yasalar yetkinin kimde olduğu konusunda netlik taşımıyor. Denetim yerel yönetimlerden alınıp Sağlık Bakanlığı’na verildi. Bakanlığın yeterli personeli yok, olanlar da eğitimli değil. Halk sağlığı bölümleri hayvan hastalığı konularında bilgi sahibi değil. Çiftliklerden son tüketiciye kadar her aşamada veteriner hekimlerin denetimi şart. Oysa İstanbul’daki et kesiminin yüzde 60’ı kontrolsüz. Ruhsatlı mezbaha oranı sadece yüzde 30. Yani kesilen etlerin yüzde 70’i imha edilmeli. Türkiye’de semt pazarları ile ilgili herhangi bir denetim yok. Denetimlerimiz sonunda içinde hiç et çıkmayan sucuklara bile rastlıyoruz ki bunların arasında çöpe atılması gereken parçalar bile var.

Aksiyon

http://www.hicretonline.com/Basin%20arsivi/100%20bin%20domuzu%20kime%20yedirdiler.htm

alfa4
09-06-2008, 17:39
http://ibrahimergen.k12.tr/index2.php?option=com_content&do_pdf=1&id=200

alfa4
09-06-2008, 17:41
http://www.gidaraporu.com/modules.php?name=News&file=comments&op=Reply&pid=2768&sid=352&mode=&order=&thold=

alfa4
09-06-2008, 17:43
http://www.alevileriz.biz/archive/index.php/t-8630.html


Seyhan14-11-2006, 06:54 AM
bilgilendirdiğin için sağol ama yeterince sağlıksız besleniyoz yıllardır.Artık bünyemiz alıştı:)ben bildim bileli uğur dündar takipcisi yinede bişey yapamadı.dikkat etmeye çalışıyoruz.dikkat etmediklerimizde sağlık problemi olarak ilerde karşımıza çıkıyo..

alfa4
09-06-2008, 17:44
http://www.genckolik.net/saglik/82285-lutfen-dikkat-edin.html

Cevap: Lütfen DİKKAT edin

--------------------------------------------------------------------------------

Hergün yediğimiz sosis salamlarda domuz eti, her saat içtiğimiz çeşme sularında domuz dışkısı olabilir diyorsun yani. Bu korkunç

alfa4
09-06-2008, 17:46
http://www.bilgisarayi.com/haber_oku.asp?haber=42

Türkiye'de Domuz Eti Yemeyen Kalmis midir?
Kategori: Tarihi ve Düsünce | 4 Yorum | 978 Okunma | 06 Aralık 2006 00:37:55

Hepimizin bildigi gibi, Adem babamiz ve Havva anamiz, sirf yenilmesi haram olan meyveden yedikleri icin cennetden atilmislardir. Günümüzde bu konuya ne kadar önem veriyoruz yada dikkat ediyoruz? Cevap acik ve net. O yüzden sizlerin 5 dakikanizi ayirip asagidaki linklerdeki yazilari okumanizi rica ediyorum...


Sitemizin Ziyaretçilerinden ve kendine Gida Mühendisi olarak tanitan Mesut ORAN, gönderdigi e-postada Türkiye'deki domuz eti üretimi ve tüketimi ile ilgili tüyler ürperten bilgiler aktardi. Ancak, bizce bu bilgilerin dogrulugu hususu belgelendirilmemis oldugundan, isimleri silerek yazinin tamamini dikkatlerinize sunuyoruz.

Red Kit
09-06-2008, 17:47
Yalan olduğu ispatlanan uyduruk yazıları foruma aktardığınız için bugün foruma girince olayı aydınlatan moderatör arkadaşımız Serenler'e teşekkür etmenizi ve ardından forumdan özür dilemenizi beklerdim. Siz hala uyduruk ait linklerle ortalığı dolduruyorsunuz.

Bu şekilde dezenformasyona izin verilemez. Forumumuzu kullanarak bir iki firmanın reklamı adına bir çok firmayı karalanmasına da izin verilemez. Dinimizi kullanarak bir takım firmaların adının karalanmasına da izin verilemez.

Bence söylenecek bir şeyiniz varsa şimdi söyleyin, aksi takdirde size verilen hizmeti kesmek üzereyim.

alfa4
09-06-2008, 17:50
bir önceki mesajda ki link şöyle bir uygulama yapmış bunu aynen sizde yapabilirsiniz


Sitemizin Ziyaretçilerinden ve kendine Gida Mühendisi olarak tanitan Mesut ORAN, gönderdigi e-postada Türkiye'deki domuz eti üretimi ve tüketimi ile ilgili tüyler ürperten bilgiler aktardi. Ancak, bizce bu bilgilerin dogrulugu hususu belgelendirilmemis oldugundan, isimleri silerek yazinin tamamini dikkatlerinize sunuyoruz.



bu yetki ve sorumluluk alanınızdadır.

Red Kit
09-06-2008, 17:56
O site hiç araştırmadığı için bu ibareyi koymuş. Biz araştırdık ve işin mahkemede olduğunu, yazının tamamen uydurma olduğunu öğrendik ve kanıtladık.

siteyi nasıl yöneteceğimi bana öğretmeye çalışmanız da hiç şık olmamış.

Netice olarak size verilen hizmeti 6 aylığına kestim.

Saygın
09-06-2008, 18:27
Bu yazıyı okuduğuma gerçekden pişmanım.Böyle bir sitede böyle bir üslup yakışmadı.İşin doğrusu tenkit ettiklerinizden bir farkınız olduğunu görmek isterdim.

yazımı yeniden okudum ;
sanıyorum pislik içindeki bodrum katlarda çürümüş etleri en ağır baharatlarla gizleyip üretip, kenar mahalle pazarlarında açıkta satıp , milletin çoluk çocuğunun sağlığıyla oynayan sucuk salam vesaire üreticilerine cahil ve gerizekalı dememe alındınız ve uslubumu beğenmediniz.
Sn Baymetin milyonlarca insanın sağlığıyla oynayan insanları değil bu şekilde eleştirmek, çok ağır cezalar da vermek lazım. Çünkü yapılan alçaklık ötesi iğrenç bir davranış. Hiçbir para hiçbir kar hırsı insanımıza karşı böylesi bir davranışa neden olmamalı..
Bu konuda Salesman arkadaşımızın fikrine katılıyorum.


Olay son derece enteresan. ...
Burada bege sorulmuş.
Belge olarak burada yazılan yazının başka sitelerde yayınlanmış halinin linkini vermiş. Orada sıkışırsa buradaki yazının linkini verecek galiba. :notr:

Serenler
10-06-2008, 18:31
Sn Baymetin milyonlarca insanın sağlığıyla oynayan insanları değil bu şekilde eleştirmek, çok ağır cezalar da vermek lazım. Çünkü yapılan alçaklık ötesi iğrenç bir davranış. Hiçbir para hiçbir kar hırsı insanımıza karşı böylesi bir davranışa neden olmamalı..
Bu konuda Salesman arkadaşımızın fikrine katılıyorum.


Olay son derece enteresan. ...
Burada bege sorulmuş.
Belge olarak burada yazılan yazının başka sitelerde yayınlanmış halinin linkini vermiş. Orada sıkışırsa buradaki yazının linkini verecek galiba. :notr:

Olay bu şekilde gelişiyor galiba. O zaman bir link de biz verelim. Bu olay nasıl ortaya çıkmış:

'Domuz eti' kullanıyor diye kara çalan rakibini internette yakalattı

Polonez, aralarında kendilerinin de olduğu 5 et ürünleri üreticisinin, domuz eti ve yağı kullandığını iddia eden bir e-mail'in peşine düştü ve ilk atıldığı bilgisayarı tespit ettirdi.

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=0&tarih=20.11.2005&Newsid=64755&Categoryid=1

ayyan
10-06-2008, 18:39
Yaw düşünsenize, afedersiniz pisliğin teki çıkıp kendine piyasada yer açmak için sizin adınızı mail in altına iliştiriyor. Sonra çık çıkabilirsen işin içinden.. Kime neyi nasıl anlatırsın ki?

mehcur
10-06-2008, 18:43
Olay bu şekilde gelişiyor galiba. O zaman bir link de biz verelim. Bu olay nasıl ortaya çıkmış:

'Domuz eti' kullanıyor diye kara çalan rakibini internette yakalattı

Polonez, aralarında kendilerinin de olduğu 5 et ürünleri üreticisinin, domuz eti ve yağı kullandığını iddia eden bir e-mail'in peşine düştü ve ilk atıldığı bilgisayarı tespit ettirdi.

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=0&tarih=20.11.2005&Newsid=64755&Categoryid=1


İletişim hızının bu kadar artması bilgi kirliliğini de ortaya çıkardı.

Bir ara Danone'nin de başına aynı şey gelmişti.Artık forward mail gönderenler dikkate almıyorum.Çoğu yalan,yanlış, doğruluğu araştırılmadan(büyük ihtimalle de okunmadan) iletilmiş mailler...