View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.
sensiblemeatball
24-06-2004, 21:15
#260 22-06-2004, 21:29
camarors
Tecrübeli Üye Duhül: Jan 2004
Location: Norvec
Gönderi: 546
Aksamustu mekani
--------------------------------------------------------------------------------
Aksamlari yemekten sonra cay icip, sohbet yapabilecegimiz, okey, king felan atabilecegimiz bir mekan buldum malum yerde, uyar mi diye soriim dedim, dostlar.
sevgili arkadaşlar
gerçi bu mesaj başka bir topikte idi ama yazacaklarımın buraya uygun olacağını düşündüm. aslında hisse.net bir king sitesi açsa çok memnun olacağım. çünkü koaka.com da king oynarken "arkadaşlar iki dakka beklermisiniz, senetlerimde bir sorun var" dediğim.. diyemiyorum. o nedenle açmazlarsa ben yine koaka.com da oynamaya devam.
sn. camaros ve diğer rkadaşlar sizde sanal kahvelerde oynuyorsanız, belki denk gelmişizdir. belki tokat olayına girmişimdir, işin bir de diğer yönü var belki de tokat yemişimdir. sağlık olsun, yeter ki senetler yeşersin. kingde yenilen tokat yeşil olmasa da olur.
saygılar, sevgiler
tam denk geldi.... :D
korktuumuzu belli etmessek bişiy yapmaz di mi? ya da çöksek mi? yoksa bişiyler mi annatmaya çalışıyo :D
günün fotomontajı
tomshardware sitesinden aldım
http://www.tomshardware.com.tr/graphic/20040605/images/endpic.jpg
çok karizmatik ve yakışıklı bir adam yanında bir deve kuşuyla bara
girmiş,
herkes şaşkın falan öööle adama bakıyolar, adam bara yanaşmış:
- barmen bana bi viski, onada büyük bi bardak su... barmen talepleri
yerine
getirmiş, bi tek, iki tek, saatler ilerlemiş,
adam: - hesap lütfen demiş. barmen hesap pusulasını uzatmış, adam
elini
cebine atmış, parayı çıkartmış, tam hesapla aynı... ertesi gece
adamımız
geri gelmiş, yanında tabii deve kuşuda var, - barmen bana bi viski,
onada
büyük bi bardak su... barmen istediklerini vermiş, bi tek iki tek, saat
geç
olmuş, adam hesabı istemiş, barmen hesabı göstermiş, adamımız elini
cebine
atmış, çıkartmış, tam hesap miktarı.... barmen şaşkın ama nafile....
bi
kaç
gece sonra adamımız deve kuşuyla beraber geri gelmiş, barmenin içi
içini
yiyo... adam: - bana bi viski, onada su ver barmen emre amade yerine
getirmiş, gece ilerlemiş, adamımız hesabı istemiş, barmen bol
küsuratlı
saçma sapan bi miktarı hesap olarak adama vermiş, adam elini cebine
atmış,
çıkartmış, yine tam hesap, barmen oynatmak üzere, dayanamamış: -
beyfendi
bi
süredir barımıza gelip gidiyorsunuz, kusura bakmayın ama bişey sormak
istiyorum, yoksa kafayı yiycem; her gece cebinizden çıkan para hesapla
kuruşu kuruşuna aynı oluyo, bunu nası başarıyorsunuz? adamımız
gülümsemiş:
-
bi gün karşıma bi cin çıktı, üç dileğimi sordu;
ilk olarak karizmatik ve yakışıklı bi tipim olmasını istedim,
2. dileğimde ne almak istersem istiyim elimi cebime attığımda parası
aynen
cebimden çıksın istedim,
barmen: - peki kızmayın ama bu kuş ne iş?
adamımız: - onu hiç sorma, son dileğim; beni hiç bırakmıycak uzun
bacaklı
bi
piliçti, yanlış anladı zibidi....!
Yolcular uçağın yanında otobüsten inmişler.. Bavullarını gösteriyorlar.Bir bakmışlar uçak şirketinin minibüsü yanlarında durmuş. İçinden kaptan pilotla, yardımcı pilot inmişler..Yolcular fena halde şaşırmışlar.. Nasıl şaşırmasınlar.. Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktalı bant.. yardımcı pilotun elinde bir köpek taşması.. Tasmanın ucunda bir Köpek.. Sağa sola çarparak öyle ilerliyorlar uçağa.. Günlerden bir nisan değil ama, "Saka herhalde" demiş yolcular, doluşmuşlar uçağa.. uçak pistte hızla ilerlemeye başlamış. yolcuların gözleri camda. uçak hızlanmış.. Yolcular endişelenmeye başlamışlar.. uçak daha hızlanmış. Pistin sonu hızla yaklaşmaya başlamış.. uçak iyice hızlanmış.. Bazı yolcular paniklemiş dua etmeye başlamışlar. uçak son hiza ulaşmış. Bu arada pistin sonuna da ulaşmış. 10 metre sonra betonun bitip cimlerin başladığı gören yolcular dehşet içinde çığlığı basmışlar.. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmiş.. uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmiş, havalanmış. Kaptan pilot arkasına yaslanmış. Derin bir nefes almış ve yardımcı pilota dönmüş: "Biliyor musun?" demiş,"Bir gün çığlık atmayacaklar ve hepimiz öleceğiz!..
İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş:
-"Baba, meraba. Ben Lale...."
-"Ooooo. Güzel kızım benim. N'abersin bakalım?..."
-"Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla..."
-"Hayırdır? Bi sorun mu var?...
Kız ağlamaya başlar; babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir:
-"N'ooldu kızım? Anlatsana..."
-"Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş..."
-"Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin de boşanıyorsun?..."
-"Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı ya. Ben onunla evlendim."
-"İyi halt ettin, zilli. Neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın..."
-"Boşanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış...."
-"Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?"
-"Ama babacığım. O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını."
-"Peki. Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı...Öğleden sonra bankaya gidip çekersin; sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotoğrafları..."
-"Sağol baba. Eeee. Şey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var..."
Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur:
-"Kürtaj mı? Bi de hamile mi kaldın o çocuktan sen?..."
-"Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı...Zaten o yüzden ayrılıyoruz ya...."
Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır:
-" Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım. Nedir bu başımıza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya
dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını..."
-"İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü..."
Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürebilir:
-"Okuldan mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya.
Ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmıycam sana. İlk isteyenle de evlendiricem...."
-"O iş zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacağımı
zannetmiyorum ben..."
-"Allahım, çıldıracağım... Bir de cinsel hastalıklar haaa.....Kesin o zencidendir..."
-"Çok pis arkadaşları vardi. Bilmem artık hangisinden kapmışımdir..."
Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
-"Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya. Seni alıp gelecek. Adresini ver bakiyim..."
-" Mahmutpaşa Karakolu'ndayım... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında..."
-"Karakol mu?...Bi de karakola mı düştün layyynnn? Ne yaptın?...."
-"Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek
gerekir sanırım..."
Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime; adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar:
-"Babacığım. Sakın üzülme. Bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım..."
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır:
-"Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul da neymiş? Hiç mühim değil, tatlıcanın sağolsun senin...."
Polis panzerlerinin müdahale ettiği gelin - kaynana kavgasında, ortam sakinledi
Sivas'ta önceki gece bir düğünde gelin-kayınvalide arasında çıkan ve tarafların yakınlarının da girmesiyle büyüyen kavga sokağa taştı. Taraflardan Hüseyin Asankut'un evinin önünde Arguz, Tekfidan ve Arpa aileleri birbirine girdi. Kalabalık grup, tabanca, bıçak, taş ve sopalarla çatıştı. Hüseyin Asankut (47) bıçaklanarak öldü. 2'si ağır 7 kişinin de yaralandığı olaylara panzerle müdahale eden polis, 4 aileden toplam 35 kişiyi gözaltına aldı. Ancak aile kavgası dün de devam etti. Olaya karışan ailelerden Salih Arpa'nın evi ateşe verildi. Evde bulunan 8 kişi kendini dışarı atıp alevlerden canını kurtardı. Bugün ise şu ana kadar kayda değer bir 'çatışma durumu' yaşanmadı.
serdarkus
25-06-2004, 09:45
"ATATÜRK’ÜN ASKERLERİ
19 Temmuz 1994 gecesi büyük Cudi operasyonunun sona yaklaştığı saatlerde teröristler arasında şu konuşma geçiyordu:
Sakın mevzileri bırakmayın. Onlara ciddi birkaç atış yapın kaçarlar. Üzerinize gelemezler, korkmayın!
Her taraftan sel gibi tepemize iniyorlar. Ne korkması! Atatürk’ün askerleri gibi saldırıyorlar. Kaçmaktan başka çaremiz yok.
Kaçmayın savunun. Gayret zamanıdır, fedakarlık zamanıdır.
Telsiz, ‘Her şey bitti başkanım! Herkes şu anda canını kurtarmaya çalışıyor’ sözleriyle kesiliyor.
IRAK BATAĞI TESPİTLERİ
Kundakçı, ABD’nin Irak’ta taktik hatalar yaptığını belirtip şunları söyledi:
‘Bir ülkeyi işgal etmek zordur. Daha zor olanı ülkeyi elde tutmaktır. ABD müthiş ateş gücü ve teknoloji desteğiyle kolayca işgali gerçekleştirdi ama işgalden sonra bu büyük ateş gücünü kullanamazsınız. Ağır tonajda bombardıman yapamazsın. Yeterli işgal gücü vardı ama o bölgeyi elinde tutacak, huzur ve güveni sağlayacak gücü sağlayamadı. Hatayı burada yaptı. En önemlisi adil davranmak lazım bölgede.’
Bu arada Alfa Yayınlarınca piyasaya sürülecek kitabın basım işlemlerini Paşa’nın yayın danışmanı telif hakları uzmanı Av. Abdullah Egeli yürütüyor.
Hepsi kahramanca çarpışıp yiğitçe öldü
KUNDAKÇI Paşa, kitabının son bölümünde şehit yakınlarına şöyle sesleniyor:
‘Ey şehit anaları, babaları, çocukları, eşleri ve yakınları! Çocuklarınız ve babalarınız genç yaşta Büyük Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin birlik ve beraberliği ile ülkenin bölünmez bütünlüğü için canlarını verdiler. Son nefeslerinde bile ‘Vatan sağolsun’ dediler. En büyük rütbeye ulaştılar. Onlarla gurur duyun. Onlar gurur duyulacak işler yaptılar. Kutsal bir amaç için kahramanca çarpıştılar, yiğitçe öldüler. Türkiye Cumhuriyeti’nin onuruna, gururuna toz kondurmadılar. Başlarınızı dik tutun. Asla eğmeyin. Yas tutmayın. Onlar sizlerin ve büyük Türk ulusunun başı eğilmesin diye canlarını verdiler. Şehit oldular. Ulusun kalbine yerleştiler.’"
HÜRRİYET (http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk?@=151926&cid=exporthaber)
25.06.2004 - 04:03
yukardaki mesajıma koyduğum resim çıkmıyormuş
sayın misilak beni uyardı
yeniden göndereyim
günün montajı
Softanın biri Bektaşi'ye sormuş:
- Erenler, söyle bakalım, İslamın şartı kaç?..
Bektaşi:
- Bir!..
Yobaz köpürmüş:
- Daha İslamın şartının kaç olduğunu bilmiyorsun be herif...
Baba Erenler:
- Mirim, diye yanıtlamış, oruçla namaz bizde yok, hac ile zekâtı da siz kaldırdınız, geriye bir kelime-i şahadet getirmek kaldı...
***************
Bektaşi karpuzcuya uğramış:
- Misafirim var, demiş, iyi bir karpuz ver bana!..
Karpuzcu 'kurabiye gibidir' diye bir karpuz vermiş; Baba Erenler eve gidip kesince, çürüyen karpuzdan ortalığa pis bir koku yayılmış...
Bektaşi ertesi gün karpuzcuya demiş ki:
- Seni tebrik ederim...
- Neden baba?..
- Ulan delmeden o karpuzun içine nasıl s..tın?..
ÇOkkkkk üzüldüm (şıkır şıkır ) :)
bikmisbroker
25-06-2004, 14:33
İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar, ama her fırsatta birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.
Hükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, altından, birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.
Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: "Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver."
Hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.
Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.
Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.
Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.
Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.
Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:
"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.
Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim."
bikmisbroker
25-06-2004, 14:44
İnternetten GORA manzaraları
Cem Yılmaz'ın merakla beklenen filmi GORA, ekimde vizyonda olacak, internet sitelerinde filmden alıntı olduğu iddia edilen espriler dolanmaya başladı bile. İşte bazıları...
20/06/2004
Cem Yılmaz'ın merakla beklenen filmi GORA, ekimde vizyonda olacak, internet sitelerinde filmden alıntı olduğu iddia edilen espriler dolanmaya başladı bile. İşte bazıları...
* Houston.
* Efendim abi.
* Aya inmek üzereyiz.
* Hadi hayırlısı olsun.
* Kraterli olandı di mi ay?
* Houston.
* Apollo. Ay yürüyüşünüz bitti mi?
* Bitti bitmesine de bu Ayı Cemal tutturdu gelmişken Amerikan bayrağını sökelim, bizimkini dikelim diye. Onu ararken kaybolduk. Az daha oksijenimiz bitiyordu.
* Buldunuz mu bari?
* Bulduk ama sökemedik, nasıl dikmişlerse gavurlar, yarın araçla üzerinden geçmeyi deneyeceğiz
* Helal olsun aslanlar. Size güveniyoruz.
* Houston.
* Apollo.
* Ya bu Cemal, Fener bayrağı getirmiş yanında aya onu da dikmek istiyor. Yere de topladığımız taşlardan "Efsane geri döndü" yazdı. Ben hayatta terk etmem burayı o bayrak buradayken. Bir cim bom bayrağı yollayın hemen.
* Merak etme Apollo, biliyordum ben o hoşafın böyle bir şey yapacağını. Acil oksijen depolarının olduğu yere bakarsan göreceksin ki oksijen tüpleri orada yok. Niye? Çünkü kardeşin oraya anlı şanlı dev bir GS bayrağı koydu.
* He he. Büyüksün Houston. Seni seviyorum. Yenilsen de yensen de.
* Apollo.
* Buyur Houstoncığım.
* Venüsten taş örneklerini aldınız mı?
* Aldık aldık, bir sürü taşımız oldu.
* Çok iyi. Bilim adına önemli şeyler yaptınız.
* Ya bi şey sorucam Houston. Neden sadece taş toplattınız bize, o kadar böcek, çiçek vardı, bi de o tek gözlü yaratıklardan da getirseydik?
* Hastir, neden söylemediniz?
* Neyi abi?
* Houztjston???ıjjjkk..
* Ne diyorsun Apollo? (Parazit var galiba)
* Paraziiiiiiğğt yok., ziiğğğğkkkvar.. eheheehehe
* Ne diyon Apollo?!
* Icelimmmmm güjelleeşelimm.. hick!
* Sarhoş lan bu!
* Evet sarhojjjj. imanımızı gevrettiniz orada alkollü araç kullanmak yasak diye., hick! hadi bakalım, burada alkollü Apollo uzay mekii kullanana ne ceza var? hick?
* Apollo. Lütfen.
* Houston bir problem var. * Nedir?
* Mahmut abi osuruğunu yakmaya çalışırken yerçekimsiz ortamda alevtopuna döndü.
* Hay ben mahmut'u fezaya yollayanı.
* Houston ilkyardım çantası neredeydi ya?
* Yine ne ... yediniz lan?
* Ya geçenlerde Uşak'ta taşladığımız uzaylılarla karşılaştık da; tanıdılar bizi ibneler kırdılar Cemal abinin fanusu.
10 kaplan gücü...
Bir de benim itibar puanım sabah +9 iken şimdi nasıl -9'a indi, cevabını bilen var mı?
:mad:
10 kaplan gucundeki birisi size eksi puan vermis olabilir...
Biraz güneş enerjisi toplayıp geleceğim. Sizlere kolay gelsin. :p
selçuk efendi
25-06-2004, 19:12
günün işlemi (vallaa tam incelemedim, heralde doorudur:))
selçuk efendi
25-06-2004, 19:15
günün şaşırtanı, peh peh peh
bikmisbroker
25-06-2004, 19:27
Walla hocam ben de LapTop'u One arkaya dogru hareket ettirdim...Sanki Donuyiii?? Bu halkalar hemide ZIT yonde? :D :D
selçuk efendi
25-06-2004, 22:07
iki taane tavıklı karika... biiiir :p
selçuk efendi
25-06-2004, 22:08
ikiiiiiii :p
Bu resmi yanlislikla silmisim tekrar yerine geldi.
Soyu tükenmekte olan türün 34 üyesi, kuluçkaya yatarak yeni yavrular dünyaya getirdi
'Cennet'te pelikan sevinci
İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - İzmir Kuş Cenneti'nde tepeli pelikan sevinci yaşanıyor. Liman yapılması için girişimlerin sürdürüldüğü cennette, flamingolardan sonra 34 tepeli pelikan da kuluçkaya yatarak 30 yavru dünyaya getirdi.
Homa Dalyanı adalarında yuva kuran tepeli pelikanlardan, 2002 yılında 23 çiftin 9, geçen yıl 27 çiftin 11 yavru dünyaya getirdiğini belirten Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Sıkı, ''Bu yıl il çevre ve orman müdürlüğü, doğa koruma ve milli parklar şube müdürlüğünün kışın yapmış olduğu koruma çalışmaları sonucu tepeli pelikan kuluçka kolonileri rahatsız edilmeyerek bu yılki başarılı sonuca ulaşılmıştır'' dedi. Dünyada soyu tükenmekte olan kuş türleri arasında bulunan tepeli pelikanların 1982 yılından bu yana İzmir Kuş Cenneti'nde kuluçkaya yatarak yaklaşık 500 yavru meydana getirdiğini açıklayan Prof. Dr. Sıkı, ''Tepeli pelikanların soylarının tükenmemesi için cennetteki liman dahil her türlü yapılaşma tartışmalarına son verip tanıtım çalışmalarına en kısa zamanda başlanmalıdır'' diye konuştu.
Arabamız 2005 models'dir.. :D :D
Kazma ile balık avı.. :eek:
futbolcu
26-06-2004, 16:59
Sevgili Hisse.Net ailesi
Bugün dünyanın en mutlu insanı olmamı sağlayan bir haber verildi bana.
Bunu hemen sizinle paylaşmak istedim.
:D Eşim hamile olduğunu ve baba olacağımı müjdeledi bana. :D
Dünya daha güzel olsun ve mutluluklar tüm hak edenlere ulaşsın.
Hepinize selam ve saygılarımla
Sevgili Hisse.Net ailesi
Bugün dünyanın en mutlu insanı olmamı sağlayan bir haber verildi bana.
Bunu hemen sizinle paylaşmak istedim.
:D Eşim hamile olduğunu ve baba olacağımı müjdeledi bana. :D
Dünya daha güzel olsun ve mutluluklar tüm hak edenlere ulaşsın.
Hepinize selam ve saygılarımla
Dunya nin en guzel haberi.Simdiden sizi ve esinizi tebrik ederim.
M.Işılak
26-06-2004, 17:16
Ben karar veremedim, buyrun siz karar verin, hangisi günün kartı :)
ADAY 1
Sevgili Hisse.Net ailesi
Bugün dünyanın en mutlu insanı olmamı sağlayan bir haber verildi bana.
Bunu hemen sizinle paylaşmak istedim.
:D Eşim hamile olduğunu ve baba olacağımı müjdeledi bana. :D
Dünya daha güzel olsun ve mutluluklar tüm hak edenlere ulaşsın.
Hepinize selam ve saygılarımla
gözünüz aydın
M.Işılak
26-06-2004, 17:21
ADAY 2
1 tane de bedavaymış :D
M.Işılak
26-06-2004, 17:22
ADAY 3
Bu da sonuncusu...
bikmisbroker
26-06-2004, 17:29
Sevgili Hisse.Net ailesi
Bugün dünyanın en mutlu insanı olmamı sağlayan bir haber verildi bana.
Bunu hemen sizinle paylaşmak istedim.
:D Eşim hamile olduğunu ve baba olacağımı müjdeledi bana. :D
Dünya daha güzel olsun ve mutluluklar tüm hak edenlere ulaşsın.
Hepinize selam ve saygılarımla
Hayirli ugurlu olsun, Allah saglikli sihhatli bir bebek nasip etsin size!!
bikmisbroker
26-06-2004, 17:35
http://img55.photobucket.com/albums/v168/bikmisb/maymunlar.jpg
Soldan 2.ci benim?? Kim cektiki bu resmi?? Benden 2 sonra gozunu kapatmis olan da TRUSTY, yine ters bir kagida DALMIS!!! :D :D
http://img55.photobucket.com/albums/v168/bikmisb/maymunlar.jpg
Soldan 2.ci benim?? Kim cektiki bu resmi?? Benden 2 sonra gozunu kapatmis olan da TRUSTY, yine ters bir kagida DALMIS!!! :D :D
Sağdan üçüncüde ben. :)
bikmisbroker
26-06-2004, 17:53
Sağdan üçüncüde ben. :)
Yere bakan Yurek yakan gibi durmussun!! Kagittamisin Paradami anlamak mumkun degil!! :D
M.Işılak
26-06-2004, 17:54
Herhalde öğretmenler anlar...
Ben de zamanında özel ders vermiştim, ben anladım buradaki öğretmenin halini :D
Zülfü Aşkın
26-06-2004, 17:55
Soyadınız böyle olsaydı...
Soyadınızı seçen büyüklere dua edin böyle abuk sabuk soyadı seçmemişler.
Coşkun Aptal Akalan
Emel Yalak
Duran Kalas
Vehbi Memeci
Yusuf Verici
Abbas Alıcı
Hasan Tahsin Domatesçi
Yıldıray Hıyarcı
Vahit Dönek
Sait Fare
Şöhret Sıçan
Adil Tanrı
Emine Emzik
Sevgi Zıpzıp
Fahrettin Kalkmaz
Mehmet Kaldırır
Cafer Yalar
Ahmet Ali Emici
Ayşe Cinsel
Yusuf Kız
Gülten Karı
Zeki Kadın
Cemal Delik
Ramazan Deşik
Ahmet Tenten
Münevver Göbek
Münire Meme
Kadir Korkak
Fatma Kıro
Ayfer Dolgun
A. Zeliha Fıstık
Şükriye Memeli
Ayşe Damarlı
Havva Kalça
Ali Kalktı
Abdullah Başıbüyük
Ümmügülsüm Gitti
Nurcan Geliyor
Ali Geber
İsmail Ölüm
Münevver Ölü
Menderes Katil
Hanım Seviş
Yunus Gay
Özdemir Damızlık
Durali Telefon
İzzet Angut
Türkan Romantik
Nalan Avşar Kaşar
Cennet Amsoy
Selim Selim
Osman Osman
Ali Ali
Hafize Kazma
Ali Tost
Abdülkadir Anan
Abdülaziz Baban
Gülfidan Gösterir
Abdurrahman Abaza
Hatice Tüylü
Abdurrahman Kıllı
Aytekin Kıllıbacak
Makbule Kıllıbaldır
Aziz Kıllıbaş Elagöz
Abdullah Ölürdedönmez
Atilla Otuzbiroğulları
Ahmet Yavşar
Ökkeş Ford
Fettullah Zenci
Cumi Sucuk
Ali Asker
Güngör Pastırma
Ali Benim
Bayram Amca
Zehra Eşekcanbazı
İsmail Böcekoğlu
Yusuf Ziya Salakoğlu
Ümmühan Tanrıoğlu
Aziz Ayı
Rafet Davar
Hüseyin Kanarya
Abidin Karga
Halil Deve
Abdulaziz Ördek
Bünyamin Dana
Sadık Öküz
Necdet Tavuk
Hamdi Horoz
Bahattin Gıcık
Salih Jilet
İbrahim Parçalar
Hilmittin Deşer
Abudulsamet Döver
Ramazan Öldürür
İsmail Öldürücü
H. İbrahim Gömer
Halil İbrahim Şebek
Gülsen Motor
Celal Eşekçalan
Sabri Deveseven
Şengül Patlıcan
TurkStudent Sitesinden alinmistir
M.Işılak
26-06-2004, 17:56
Yere bakan Yurek yakan gibi durmussun!! Kagittamisin Paradami anlamak mumkun degil!! :D
Bence kesin, "şu vatandaş pek bi bildik duruyor, ne alıyorsa ben de alayım" diye düşünüyor...
bikmisbroker
26-06-2004, 17:58
http://img55.photobucket.com/albums/v168/bikmisb/maymunlar.jpg
BU resmi Hisse net'in "off Topic" kisminin basina MONTELESEK?? Nassil olur? Superrr..
M.Işılak
26-06-2004, 17:59
Soyadınız böyle olsaydı...
Soyadınızı seçen büyüklere dua edin böyle abuk sabuk soyadı seçmemişler.
....
TurkStudent Sitesinden alinmistir
Bir de böylesi varmış, hem de mesleğini de uygun seçmiş...:
Sevgili misilak...
Günün kartı adaylarına bir de ben aday gönderiyorum..ne dersiniz.. :D :D
Zülfü Aşkın
26-06-2004, 18:06
ben daha kozumu surmedim masaya :)
M.Işılak
26-06-2004, 18:18
Sevgili misilak...
Günün kartı adaylarına bir de ben aday gönderiyorum..ne dersiniz.. :D :D
Sn. Rainbow sizin Çeribaşınız varsa bizim de Hasan'ımız var. Hem de aileden sanatkar:
serdarkus
26-06-2004, 18:23
BU resmi Hisse net'in "off Topic" kisminin basina MONTELESEK?? Nassil olur? Superrr..
Yaw BaBo, dikkatli bak hele..
Off-topik takılanlardan bir kişi yok ki bu resimde,
Off-topik harici topikler diyecektin de heralde, klavyen sürchtü.. :D
AloneWolf
26-06-2004, 18:38
Yaw BaBo, dikkatli bak hele..
Off-topik takılanlardan bir kişi yok ki bu resimde,
Off-topik harici topikler diyecektin de heralde, klavyen sürchtü.. :D
:D
anlaşıldı borsaya dönme vakti geldi. hanımın bileziklerinden bozdurayım en iyisi, pazartesi günü hanım ile beraber alışverişe çıkalım biraz şöyle 30 ncu caddede alışveriş dükkanları açılmış en iyisi de zaten 30 ncu caddenin malzemeleri oluyor ama hanıma söz verdim 5 ay sonra 1 bileziğe 2 bilezik vereceğim :P
resimde banada yer açabilirmisiniz? yaw bakın aklıma kim geldi borsata nerede o da gelsin akına çıkalım :P
bikmisbroker
26-06-2004, 18:49
Borsata, borsadam sinsi sinsi yazilanlari okuyup kaciyorlar, Kustulermi kizdilarmi ne?
Sevgili serdar o resimde soldan 2.ci benim yaf? ne gusel guluyorum BAK? Bende 2 sonrasi da Trusty!! Yine yanlis kagida dalmish!! Sevgili Kasved de sagdan 3.cu oldugunu acikladi?? Alone da ARKALARDA bak bak hinzir hinzir guluyor?
http://img55.photobucket.com/albums/v168/bikmisb/maymunlar.jpg
soldan 1. kimdi hatırlayamadım.................................... ..............
Anlamlı ve ülkemize uygun bir hikaye....
-------------------------------------
Hikayemiz, Herkes, Birisi, Herhangibiri, ve Hiçkimse adlı dört kişi hakkında.
Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Herkes, Birisinin bu işi yapacağından emindi. Gerçi bu işi Herhangibiri de yapabilirdi ama Hiçkimse yapmadı.
Birisi buna çok kızdı. Çünkü iş Herkesin in işiyidi. Herkes, Herhangibiri nin bu işi yapabilceğini düşünüyordu ama Hiçkimse, Herkesin yapmayacağının farkında değildi.
Sonunda Herhangibiri nin yapabileceği bir işi Hiçkimse yapmadığı için, Herkes, Birisi ni suçladı...
soldan 1. kimdi hatırlayamadım.................................... ..............
hiç üzerime alınmadım:)
Zülfü Aşkın
26-06-2004, 19:15
Sevgili Hisse.Net ailesi
Bugün dünyanın en mutlu insanı olmamı sağlayan bir haber verildi bana.
Bunu hemen sizinle paylaşmak istedim.
:D Eşim hamile olduğunu ve baba olacağımı müjdeledi bana. :D
Dünya daha güzel olsun ve mutluluklar tüm hak edenlere ulaşsın.
Hepinize selam ve saygılarımla
anne ve babayi kutlar ufakligada aramiza hos geldin deriz
bikmisbroker
26-06-2004, 19:18
hiç üzerime alınmadım:)
Tabloda kim nerede belli olmaya basladi..Guzelll..:)))
Bikmisbroker,
Trusty,
Kasved,
Alone (arkalarda biryerlerde kendini gizlemeye calisiyor amma?)
Chem 73
http://img55.photobucket.com/albums/v168/bikmisb/maymunlar.jpg
Sevgili Hisse.Net ailesi
Bugün dünyanın en mutlu insanı olmamı sağlayan bir haber verildi bana.
Bunu hemen sizinle paylaşmak istedim.
:D Eşim hamile olduğunu ve baba olacağımı müjdeledi bana. :D
Dünya daha güzel olsun ve mutluluklar tüm hak edenlere ulaşsın.
Hepinize selam ve saygılarımla
Gözünüz aydın..Allah sağlıklı ve hayırlı bir evlat nasip etsin..
Zülfü Aşkın
26-06-2004, 19:31
ya arkadas su malatyanin kayisilari ye ye insan bikmiyor
patliyacam kayisi yemekten
M.Işılak
26-06-2004, 19:39
Tabloda kim nerede belli olmaya basladi..Guzelll..:)))
Bikmisbroker,
Trusty,
Kasved,
Alone (arkalarda biryerlerde kendini gizlemeye calisiyor amma?)
Chem 73
http://img55.photobucket.com/albums/v168/bikmisb/maymunlar.jpg
Sağdan birinci de sn zülfü bey olmalı... Bilgisayara kızıyor çalışsana diye...
Beni soracak olursanız ortada kitaplığa tırmanan benim. Off topiclere materyal arayışında...
Zülfü Aşkın
26-06-2004, 19:44
ya arkadas su malatyanin kayisilari ye ye insan bikmiyor
patliyacam kayisi yemekten
daha balik oltaya dusmedi bekliyorum:)
northwind
26-06-2004, 20:10
Bir mutluluk haberi de ben paylasmak istiyorum,gerci sn Futbolcu nun haberi kadar mukemmel degil ama benim icin cok onemli bir haber....
sonunda hayallerimin arabasina kavustum.Gurbet ellerde bu mutlulugumu paylasacak fazla kimsem yok ,lutfen gormemislik olarak algilamayin.
parasimi ,calisir oderiz canim.ne de olsa borc yigidin kamcisidir
kamcili northwind
AloneWolf
26-06-2004, 20:21
Bir mutluluk haberi de ben paylasmak istiyorum,gerci sn Futbolcu nun haberi kadar mukemmel degil ama benim icin cok onemli bir haber....
sonunda hayallerimin arabasina kavustum.Gurbet ellerde bu mutlulugumu paylasacak fazla kimsem yok ,lutfen gormemislik olarak algilamayin.
parasimi ,calisir oderiz canim.ne de olsa borc yigidin kamcisidir
kamcili northwind
Sn futbolcu,
ALLAH sağlıklı bir evlat nasip etsin bahtı açık olsun ;)
sn northwind ,
1 tur verirmisin?
Zülfü Aşkın
26-06-2004, 20:36
Bir mutluluk haberi de ben paylasmak istiyorum,gerci sn Futbolcu nun haberi kadar mukemmel degil ama benim icin cok onemli bir haber....
sonunda hayallerimin arabasina kavustum.Gurbet ellerde bu mutlulugumu paylasacak fazla kimsem yok ,lutfen gormemislik olarak algilamayin.
parasimi ,calisir oderiz canim.ne de olsa borc yigidin kamcisidir
kamcili northwind
gule gule kullan dostummmmm
AloneWolf
26-06-2004, 20:40
ya kıskandım şimdi bende toyota supramı göstereceğim :P
nasıl gösterebilirim
Zülfü Aşkın
26-06-2004, 20:43
ya kıskandım şimdi bende toyota supramı göstereceğim :P
nasıl gösterebilirim
bende kucukken tel den yaptigimiz komyonumu gösterecem ama önceliklen 1975 yillara gitmem gerek ama 1975 in yolunu unuttum bilen varsa tarif etsin nerden gidiliyrosa
AloneWolf
26-06-2004, 21:00
şöyle düşündüm de forumdabayagı sayıda arkadaşımın çocuklarının yaşı küçük
onlar şimdi yemekde yemezler alın size bir kıyak eşlerinize bu yemekleri gösterin çocuklar tabak tabak isteyecektir
AloneWolf
26-06-2004, 21:14
http://fotoalbum.e-kolay.net/gallery/specialistwolf/pictures/tolle_be.jpg
ya arkadas su malatyanin kayisilari ye ye insan bikmiyor
patliyacam kayisi yemekten
peki bikmiyor da neden broker bikmiş ???
AloneWolf
26-06-2004, 21:18
http://fotoalbum.e-kolay.net/send_binary.asp?path=D:\fotoalbum\gallery\speciali stwolf\pictures\waiting.jpg&Width=500&Height=398
bikmisbroker
26-06-2004, 21:40
daha balik oltaya dusmedi bekliyorum:)
Ne Tur bir balik bekliyorsun??
Kefal mi? Kofana mi? Palamut mu?? :D
http://img55.photobucket.com/albums/v168/bikmisb/maymunlar.jpg
Soldan 2.ci benim?? Kim cektiki bu resmi?? Benden 2 sonra gozunu kapatmis olan da TRUSTY, yine ters bir kagida DALMIS!!! :D :D
Resim de ben gozukmuyorum.Cunku resmi ceken bendim.
Herkes o kadar mesguldu ki cektigimi bile gormediniz. :D :D
northwind
26-06-2004, 22:03
Mailime gelen bu yaziyi sizlerle paylasmak istedim,sanirim herkes kendinden bir seyler bulur bu yazida
sahsen ben gencligimin ilk donemlerinde yasayamadiklarimi 32 yasinda yasamaya basladim(araba konusunda)
bu arada iyi dileklerini bildiren tum hisse net ailesi uyelerine sonsuz tesekkurler
Hayatın intikamı
Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem ya da ne zaman benden daha genç biri benim ondan daha fazla bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa "bu işin olurunu", dedim ki: Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama. Git, dolaş, ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at, ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız yürü. Maceraya çık, bedeli ne olursa olsun bunu yap. Çünkü... Çünkü hayat, onu erken anladığını sananlardan çok fena alır öcünü. Bir şeyi vaktinde yaşamadan geçersen, çok sonra, seni rezil etme pahasına, sana yaşatır o eksik bıraktığın bölümü. Âşık mı olmadın on altı yaşında? Gelir seni kırk beşinde bulur, en olmaz zamanda. Maceraya mı çıkmadın yirminde? Sürükleye sürükleye götürür seni otuz beşinde. Yırtık kot, yer bezinden hallice bir kazak giyip, nasıl göründüğüne aldırmadan geçiremedinse öğrencilik yıllarını mesela, elli yaşında, artık kalabalıkların gözleri seni hiç de öyle görmeyi beklemezken, sana giydirir o kot pantolonu. Hayatı sakın erkenden yaşama, sonradan çok fena komik eder adamı. Serserilik ederek geçirmeli insan serserilik edilecek yaşları. Zira atlayıp geçtiğin ne varsa dönüp dolaşıp bulur insanın yakasını. Kendini yaşatıncaya kadar yapışıp kalır.
AloneWolf
26-06-2004, 22:04
mustafa bey o kadar emin olmayınız bence kamera görüntülerini izliyoruz şu anda
bizim ekip peşinizde dikkatli olun !!
Hayatın intikamı
Ne zaman üniversitelere konuşma yapmaya gittiysem ya da ne zaman benden daha genç biri benim ondan daha fazla bir şey bildiğimi sanarak bana sorduysa "bu işin olurunu", dedim ki: Üniversiteyi bitirince hemen çalışmaya başlama. Git, dolaş, ülkeler gez, aç kal, meteliğe kurşun at, ama ne yap et, koşturmaya başlamadan önce biraz amaçsız yürü. Maceraya çık, bedeli ne olursa olsun bunu yap. Çünkü... Çünkü hayat, onu erken anladığını sananlardan çok fena alır öcünü. Bir şeyi vaktinde yaşamadan geçersen, çok sonra, seni rezil etme pahasına, sana yaşatır o eksik bıraktığın bölümü. Âşık mı olmadın on altı yaşında? Gelir seni kırk beşinde bulur, en olmaz zamanda. Maceraya mı çıkmadın yirminde? Sürükleye sürükleye götürür seni otuz beşinde. Yırtık kot, yer bezinden hallice bir kazak giyip, nasıl göründüğüne aldırmadan geçiremedinse öğrencilik yıllarını mesela, elli yaşında, artık kalabalıkların gözleri seni hiç de öyle görmeyi beklemezken, sana giydirir o kot pantolonu. Hayatı sakın erkenden yaşama, sonradan çok fena komik eder adamı. Serserilik ederek geçirmeli insan serserilik edilecek yaşları. Zira atlayıp geçtiğin ne varsa dönüp dolaşıp bulur insanın yakasını. Kendini yaşatıncaya kadar yapışıp kalır.
walla doğru :) çok güzel kim yazmış?
mustafa bey o kadar emin olmayınız bence kamera görüntülerini izliyoruz şu anda
bizim ekip peşinizde dikkatli olun !!
abi valla eminim ya foto yu ceker cekmez hisse net sayfasina yukledim.
Kameralarin tespitinde de goreceksiniz.
Gonderdigimde saat tam 15.00 di. :roll:
northwind
26-06-2004, 22:24
Kizlarin Niye 2 Eli Var
northwind
26-06-2004, 22:30
ya erkeklerin niye 2 eli var
not;hayatin intikami yazisinin kim tarafindan yazildigini bilmiyorum.
AloneWolf
26-06-2004, 22:47
ya erkeklerin niye 2 eli var
not;hayatin intikami yazisinin kim tarafindan yazildigini bilmiyorum.
pes ya bu kadar olur az once gönderiyordum :D
aynı resimleri
neyse sn futbolcuya gelsin bu da
http://fotoalbum.e-kolay.net/gallery/specialistwolf/pictures/3B-697D7bebek.jpg
bikmisbroker
26-06-2004, 23:04
EDEPSIZ
Cenap Sehabeddin'e:
* Su edepsize neden bir tokat vurmadin? dediklerinde,su cevabi vermis
* Eldivenim yoktu, igrendim.
ELBISE
Ingiltere Krali George ile görüstügü sirada, Gandi'nin üzerinde her
zamanki gibi beyaz örtüsü vardir. Davetten çikinca birgazeteci sorar :
* Kiyafetiniz, bir kralla bulusmak için yeterli miydi?
Gandi, hiç aldirmadan cevap verir :
* Kral, ikimize de yetecek kadar giyimliydi.
SIPA
Köylü, yeni dogan bir sipayi kucagina almis evine dönerken, iki ortaokul
ögrencisi kendisine takilir ve :
* Hayrola amca, derler. Oglunu nereye götürüyorsun böyle?
Adam, kendine yapilan bu terbiyesizlige aldirmamis görünerek cevap
verir:
* Gittiginiz okula kaydini yaptiracagim.
YAMA
Incili Çavus, Osmanli elçisi olarak Fransa Kralina gönderildiginde,
elbiselerinin bazi yerlerinde yama varmis. Kral, bunlari görünce
dayanamayip
:
* Bana senden baska gönderecek adam bulamadilar mi? diye sorunca,
incili Çavus :
* Osmanlilar, adama göre adam gönderirler,cevabini vermis. Beni de sana
göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.
MEZAR
Amerikali isadami, Çinliyle alay ederek sormus :
* Mezarlariniza koydugunuz pirinçleri, ölüleriniz ne zaman yiyecek?
Çinli, basini kaldirmadan cevap vermis :
* Sizin ölüleriniz, koydugunuz çiçekleri kokladigi zaman.
NAPOLYON
Vaktiyle Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon Bonapart'i bir
muharebede tenkide kalkisip parmagini harita üzerinde gezdirerek :
* Önce surasini almaliydiniz, sonra buradan geçerek ötesini
zaptetmeliydiniz, gibi fikirler yürütmeye baslayinca, Napolyon:
* Evet demis, onlar parmakla alinabilseydi dedigin gibi yapardim.
YARIŞ
Bir ihtiyar, yaslandigi için kendini yormamasini ve istirahat etmesini
isteyenlere su cevabi vermis :
* Eger bir yarisa katilmis olsaydiniz, hedefinize yaklastiginizda
yavaslar miydiniz?
bikmisbroker
26-06-2004, 23:15
...............Battalgazi / Achilles mukayesesi
Ayni anda 4 ok atabilme Evet Hayir
100 kisiye karsi tek Evet Evet
Yerden kaleye ziplama Evet Hayir
Yerden kaleye ters parende Evet Hayir
Takim calismasi Evet Evet
Yakisikli Evet Evet
Dusmaninin kizina/yegenine asilma Evet Evet
Attan yukari ziplama Evet Hayir
Attan asagi ziplama Hayir Evet
Iman kuvveti Evet Hayir
Savastan once fuhuş Hayir Evet
Yeminini bozma Evet Evet
Erkekligin sanindandir diyip affetme Evet Evet
En az sekiz ok, dort klic,
5 mancinik yarasi ile ölme Evet Hayir
Ask icin ölme Evet Evet
38 orduyu tek basina dize getirip
Arcelik buzdolabina tekme atarken
ayak kirma Evet Hayir
Donanma ile cikartma yapma Hayir Evet
"kırk bakireye tapmaya,
bal yanaktan tatmaya geldim",
"ben senin kancık kelleni ödlek
bedeninden ayırmaya geldim" ,
"hoşçakal düşman beldenin
yaman güzeli"
gibi siirsel repliklere sahip olma Evet Hayir
bikmisbroker
27-06-2004, 06:11
Zaten yuz yillardir Avrupaliyiz....
Osmanliyken ettigimizi, AB'ye girince de yapariz diye korkuyorlar galiba..!!!!:))))
Baksanıza.... ellemedigimiz Avrupali neredeyse kalmamis:))))))
Padişahlar / kim kimin annesi:
I.Murat'In annesi Bizanslı Horofira yani Nilüfer hatun.....
Yıldırım Bayezid'in annesi Bulgar Marya yani Gülçiçek hatun.....
Çelebi Mehmet'in annesi Bulgar Olga hatun...
II.Murat'ın annesi Veronika,
Fatih sultan'ın annesi Sırp Despina yani Hüma hatun,
II.Bayezid'in annesi Kornelya,
Yavuz Selim'in annesi; Ayşe takma adlı Pontuslu bir Rum.
Kanuninin annesi; Polonya yahudisi Helga yani Hafza sultan,
II. Selim 'In annesi Yahudi kızı Roksalan yani Hürrem sultan;
III.Murat 'ın annesi Yahudi Raşel yani Nurbanu sultan,
III.Mehmet'in annesi Venedikli Bafo yani Safiye sultan;
I.Ahmet'in annesi Yunan Helen yani Handan sultan;
Genç Osman'ın annesi Sırp Evdoksiya yani Mahfiruz sultan,
IV.Murat'ın annesi Sırp Anastasya yani Mahpeyker sultan,
IV. Mehmet'in annesi Rus Nadya yani Turhan sultan,
II.Süleyman'ın annesi Sırp Katrin yani Dilaşüb hatun,
II.Ahmet'in annesi Polonya yahudisi Eva yani Hatice sultan,
II.Mustafa'nın annesi Rum Evemia yani Emetullah sultan,
III.Ahmet'in annesi de aynı yani II.Mustafa ile aynı anneden,
I.Mahmut'un annesi Aleksandra yani Saliha sultan,
II.Osman'ın annesi Sırp Mari yani Şehsüvar sultan,
III.Mustafa'nın annesi Fransız Janet yani Mihrişah sultan,
I.Abdülhamit'in annesi Fransız İda yani Şermi sultan
III.Selim'in annesi Cenevizli Agnes yani Mihrişah sultan,
IV.Mustafa'nın annesi Bulgar Sonya yani Sineperver sultan,
II.Mahmut'un annesi Fransız Rivery yani Nakşidil sultan,
I.Abdülmecit'in annesi Rus yahudisi Suzi yani Bezm-i alem valide sultan,
Abdülaziz'in annesi Roman Besime yani Pertevniyal sultan,
V.Murat'In annesi Fransız Vilma yani Şevkefza sultan,
II.Abdülhamit'in annesi Ermeni Virjin yani Tirimüjgan sultan,
Mehmet Reşat'ın annesi Arnavut sofi yani Gülcemal sultan
Mehmet Vahdettin'in annesi Çerkes Henriet yani Gülistan sultan
Kaynak;Siyasallilar yazisma grubu
M.Işılak
27-06-2004, 06:28
Online Aktif Kullanıcılar: 3 (2 üye ve 1 ziyaretçi)
En çok online kullanıcı 361 idi. (17-05-2004 16:53)
misilak
Bir de bir yardım rica edeceğim. Ekrandaki görüntüyü resim olarak nasıl saklayabilirim. Bu iş için kullanabileceğim ücretsiz bir program var mı? Yukarıdaki enstantaneyi resimle göstermek isterdim...
AloneWolf
27-06-2004, 06:55
bende varım nöbetçi :P
Zülfü Aşkın
27-06-2004, 09:26
Bilgisayar Manyağı
Fırtına apansız bastırınca koca gemi bir anda denizin dibini boyladı. Adam ıssız bir adanın ıssız sahilinde gözlerini açtı.
Ne gelen vardı ne giden... Ne araç vardı ne gereç... istersen muz ve Hindistan cevizi, istemezsen muz ve Hindistan cevizi... Hayati boyunca evi dışında beş yıldızlı otellerden başka yere adımını atmadığından bir süre ne yapacağını bilemedi... Sonra dört ay boyunca muz yiyip Hindistan cevizi suyu içti, geçmişte kalan o güzel günleri düşünerek gözlerini denize dikip kendisini kurtaracak gemiyi beklemeye koyuldu. Bir gün sahilde uzanmış yatarken, gözünün ucunda bir hareket hissetti, O da ne? Bir sandal ve kürekte o güne dek gördüğü en müthiş kadın.. Son sürat geliyor... inanamadı...
- "Nereden geliyorsun?" diye haykırdı, "Buraya nasıl geldin?"
- "Adanın öteki tarafından..." dedi kadın, "Gemi batınca oraya çıktım."
- "Ne şans, benden başka kimsenin kurtulduğunu sanmıyordum. Kaç kişisiniz?
- "Başka kimse yok... Sadece benim... Sandal da gemiden değil.Gemiden çöp yok..." Adamın akli karıştı..
- "O halde sandal? nereden buldun?
- "Basit" dedi kadın "adada bulduğum malzemeyle yaptım... Kürekler sakız ağacı... Zemini palmiye dallarından ördüm, yanlar okaliptus..."
- "Ama, ama bu imkansız.. Aletlerin yok... Nasıl becerdin?"
- "Pek de sorun olmadı. Öteki tarafta sıra dışı bir alüvyon kaya oluşumu var. Fırında belli dereceye ısıtılınca işlenebilir yumuşaklıkta demir elde ediliyor. Alet yapmak için kolayca kullandım... Boşver bunları. Hadi göster, nerede yaşıyorsun?" Bön bir ifadeyle orada yaşadığını itiraf etti adam... Aylardır oracıkta sahilde yatıp kalktığını...
- "Öyleyse bana gel... Benim yerime..." diyerek kadın küreklere asıldı. Birkaç dakika sonra küçük bir iskeleye yanaştılar... Adam sahile göz atınca az daha sandaldan düşüyordu. Mavi beyaz boyalı kulübeyle iskele arasına tas döşeli bir yürüme yolu bile yapılmıştı. Eve girerlerken kadın omuzlarını silkti;
- "Pek rahat sayılmaz ama ben yine de ev diyorum iste... Otur lütfen... Bir şey içer misin?"
- "Hayır, hayır teşekkürler..." dedi adam... Şaşkınlığını henüz üzerinden atamamıştı.
- "Daha fazla hindistancevizi suyu içemeyeceğim artık... Tahammülüm kalmadı..."
- "Hindistancevizi suyu değil ki... sürahim var... Pina Colado'ya ne dersin?" Adam hayretini gizlemeye çalışarak ikramı kabul etti. Kanepeye oturarak sohbete daldılar... ikisi de birbirlerinin hayat hikayesini dinledikten sonra kadın "üzerime rahat bir şey giyeceğim" diyerek ayağa kalktı "Duş yapıp traş olmak ister misin? üst kattaki banyo dolabında jilet var..." Artık sorgulamaktan vazgeçmişti... Banyoya girdi... Dolapta kemik bir sapın içine sıkıştırılmış oynak mekanizmalı iki deniz kabuğundan yapılma ustura onu bekliyordu... "Bu kadın inanılmaz" diye mırıldandı... "Bakalım bundan sonra ne var?" Dönüşünde kadın onu gardenya kokuları içinde, stratejik bölgeleri üzüm yapraklarıyla örtülü olarak karşıladı... Sadece üzüm yaprakları ve yanına oturmasını istedi... Sonra yavaşça sokularak fısıldadı...
- "Söyle bana... ikimiz de uzun suredir bu adadayız... çok yalnız olmalısın... Eminim şu anda yapmak için kıvrandığın bir şey var...Hani burada tek başına geçirdiğin aylar boyunca en çok yapmak istediğin... Anlıyorsun değil mi?" Gözlerinin içine bakıyordu.. Adam duyduklarına inanamadı...
- "Yani"... dedi, "buradan e-mail'imi kontrol edebilir miyim?"
acaba bendemi manyagim pc siz duramiyorum
Zülfü Aşkın
27-06-2004, 09:28
Ne Tur bir balik bekliyorsun??
Kefal mi? Kofana mi? Palamut mu?? :D
tercihim ALABALİK
not ciflik alabaligi degil orjinal alabalik
Zülfü Aşkın
27-06-2004, 09:30
Hepsi Gerçek
Hepsi gerçek olaylardan alınmıştır.
1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada açıklarında battıktan sonra, iki tane deniz ayısı 80.000 dolar harcanarak temizlenmiş ve büyük bir törenle denize
bırakılmışlar.
Tam 2 dakika sonra herkesin gözleri önünde bir mavi balina deniz ayılarını yemiş.
2. New York'ta yasayan bir psikoloji öğrencisi kız bos odasını bir marangoza kiralar. Amacı onunla konuşup, adamın davranışlarını incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kızı bir balta ile parçalar.
3. Bonn'da iki gösterici, domuzların kesimevi'ne barbarca götürülüp orada kesilmelerini protesto ederken, domuzların bulunduğu yerin kapıları kırılır ve 2000 domuz kaçışırken, iki göstericiyi ezerek öldürürler.
4. Amerika'da kadının biri evine gelir ve kocasını mutfakta titrerken görür.Belinden su-kaynatıcı'ya doğru bir kablo gitmektedir. Kadın hemen kalın bir tahta parçası bulur ve adamın koluna vurarak onu elektrik sokundan ayırmaya çalışır. Adamın kolu iki yerinden kırılır. Sonradan anlaşılır ki, kocası orada mutlu bir şekilde wallkman dinliyordur.
5. Iraklı bir terörist postaya bombalı-mektup verir. Posta ücreti eksik ödendiği için mektup kendisine geri postalanır. Herşeyi unutan terörist mektubu açınca parçalanarak ölür.
sensiblemeatball
27-06-2004, 09:58
Online Aktif Kullanıcılar: 3 (2 üye ve 1 ziyaretçi)
En çok online kullanıcı 361 idi. (17-05-2004 16:53)
misilak
Bir de bir yardım rica edeceğim. Ekrandaki görüntüyü resim olarak nasıl saklayabilirim. Bu iş için kullanabileceğim ücretsiz bir program var mı? Yukarıdaki enstantaneyi resimle göstermek isterdim...
sn misilak
mutlaka programlarda var ama en basit yolu şu: ekranda kaydetmek istediğniz görüntü varken klavyede bulunan printscreen'e basıp, paint dosyasına kaydedebilirsiniz.
Zülfü Aşkın
27-06-2004, 13:56
Otobüs
Yeni Evli Çiftin Gardrop Problemi....
Yeni evli bir çift varmış. Bunların sorunu yatak odalarındaki gardropmuş. Sorunda yoldan her otobüs geçişinde gardrobun müthiş bir şekilde sallanmasıymış.
Bir gün kadın, kocası evde yokken kendi kendine:
-Ya kocamın bir sürü işi var bir de bu gardropla uğraşamaz, en iyisi ben bi tamirci çağırıp yaptırayım" demiş.Sonrada tamirciyi çağırmış.
Tamirci gardrobun her yerine bakmış ve hiç bir bozukluk görememiş.Kadına:
-Hiç bir bozukluk yok, deyince
Kadın:
-Olur mu beyefendi, yoldan her otobüs geçişinde müthiş şekilde sallanıyor, demiş.
Tamircide:
-İyi öyleyse bakalım otobüs geçince ne oluyor.
Biraz sonra yoldan bir otobüs geçmiş ve gardrop yine müthiş şekilde sallanmış.Tamirci sorunu yine anlayamamış.
-Bir de gardrobun içine girip bi bakayım, belki sorunu ordan görebilirim, demiş ve
gardroba girip, beklemeye başlamış.Tam bu sırada kadının kocası gelmiş. Ceketini çıkarmış, gardroba asacakmış, kapısını bi açmış dolapta tamirciyi görmüş:
-Sen kimsin kardeşim? Ne yapıyosun burada? diye bağırmış. Tamirci gayet masum bi şekilde cevaplamış:
-Beyefendi inanmayacaksınız ama otobüs bekliyorum!
Zülfü Aşkın
27-06-2004, 13:57
Böyle ikram görülmedi :)
Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak bir ricada bulunur:
- Çok susadım ve buralarda su bulamadım. Lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak:
- İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi memnuniyetle kabul ettikten sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk:
- İstersen daha getireyim, der.
- Zahmet olur yavrum.
- Hayır ne zahmeti. Zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır:
- Anneee, kapıdaki adam köpeğin çanağını kırdı....
Zülfü Aşkın
27-06-2004, 13:59
Aptal Sarışın
Vantrolok eline geçirdigi kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş.
Vantrolok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları
anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan
sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle :
- Afedersiniz !
Bu çıkış üzerine vantrolok ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya
baslamışlar,
sarışın :
- Görüyorum ki sarisinlarin ne kadar aptal olduguna dair sakalar
yapmaktasınız. Peki söyler misiniz, bu kanıya nereden vardınız ? Tek
suçumuz saçımızın rengi mi yani ? Sizin bu yaptigininz irkçilik olmuyor
mu ? Kadınların birçogunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz ? Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu? Söyler misiniz ?!!
Bunun üzerine vantrilok çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile :
- Şey, ... ben özür dilerim, ... sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi ...
Şarışın Vantrilok'un sözünü keser ve :
- Ben sizle konusmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla
konuşuyorum! Siz onu savunmayın, o cevap versin
Bir aralar emailıma gelmiş bu yazıyı aynen aktarıyorum..Ancak nerden olduğunu bilemiyorum,çünkü sadece yazıyı kopyalayıp kaydetmişim..
1-IBRAHIM TATLISES
> > Ibrahim tatlises birgün oglu ido'yu oyuncakçiya götürür.
> > Ido oyuncakçinin vitrinindeki dev PEMBE PANTERI babasina
> > gösterir. Baba bunu alalim der.
> > Ibo'nun ogluna verdigi cevap oldukça ilginçtir.
> > -"Oglum, pembe kiz rengi bize yakismaz mavisini veya
> > siyahini alalim" der.
> > 2-MAHSUN KIRMIZIGÜL
> > Ünlü sarkici Mahsun Kirmizigül birgün iç çamasirciya
> > gitmis. Tezgahtara, külot almak istiyorum demis.
> > Tezgahtar Mahsun'a
> > -"Slip mi verelim mahsun bey?" diye sormus
> > Mahsunda
> > -"Silmeye gerek yok ben evde yikarim" demis.
> > 3-BURHAN ÇAÇAN
> > Ünlü türkücünün yildizinin parladigi ve cebinin dolmaya
> > basladigi yillar gençler arasinda LEVIS 501 jean pantolon
> > modasi varmis. Herkes birbirine giydigi levis 501
> > modellerini gösterip hava atarmis. Bu modayi duyan
> > Burhan Çaçan
> > -"Ulan su 501 den bir tanede ben alayim" diyerek
> > levis magazasina gitmis. Tezgahtara
> > -"Bi 501 ver kurban"
> > deyip soyunma odasinin yolunu tutmus. 5 dakika sonra
> > soyunma odasindan pantolonu uzatip
> > -"Kurban bunun beli sikti, 502 ver onu deneyeyim" demis.
> > 4-BANU ALKAN
> > Afrodit eski model chevrolet marka otomobilini satmaya
> > karar verir. En yakin dostuna bu fikrini söyler. Yakin
> > dostu Banu Alkana
> > -"Banucugum senin araban 200 bin kilometrede
> > çok eskimis kimse almaz" demis. Üzülen banu
> > alkan ne yapacagim diye dostuna danismis. Dostuda
> > -"Benim tanidigim bir usta var demis git ona kilometreyi
> > düsürüsün."
> > Banu Alkan tamirhaneye gider.
> > Usta kilometreyi 10 bine düsürür. Aradan bir hafta geçer.
> > Arkadasi Banu Alkana
> > -"Ne oldu hallettin mi sattinmi" demis .
> > Banu Alkanda
> > -"Yok ya vazgeçtim. Arabam daha 10 bin
> > kilometrede. Satarmiyim hiç" demis.
''BEN KÜÇÜKKEN ''isimli bu yazıyıda bir arkadaş göndermişti..Ancak yine nereden alıntı olduğunu kaydetmemişim..
Edip Akbayram'in ismini Edi zannederdim. Yani o, benim
için "Edi Pakbayram"di.
Ablama, "Nasil olup da koca bir günü canin sikilmadan evde
oturarak geçiriyorsun?" demistim. "Büyüyünce insanin cani sokakta
oynamak istemez ki" cevabini vermisti. Uzunca bir süre büyüyüp
büyümedigimi anlamak için kendime, "Canin sokakta oynamayi
istiyor mu?" diye sormustum.
Annem erkegin cinsel organini "pipi" kadininkini "kutu"
olarak tanimlamisti.
O zamanlar TRT'de Cenk Koray'in sundugu "Tele Kutu" diye
bir yarisma vardi. Yarismacilar, "Hayir Cenk Bey. Ben kutumu açmak
istiyorum" deyince kosarak odadan kaçardim.
Dedemle parka gittigimiz bir gün TRT'ciler çekim için
oradaydi. Beni oynarken çektiler. Yayin günü bizim aile
jeneriginde gözüktügüm çocuk programini izlemek için televizyon
basina geçti.
Kendimi ekranda görünce, "Beni niye parkta unuttunuuuz?"
diye gözyaslarina bogulmustum.
Geri vites" kavramim yoktu. Soför, kolunu koltuga atip
arkaya dogru bakinca araba otomatikman geri geri gidiyor
zannederdim.
Benden büyük kuzenlerim dondurmacilarin dondurma
külahlarinin sivri kismiyla kulaklarini karistirdigini söylemisti.
Inanmistim. Hâlâ da külahlarin sivri kisimlarini yemem. Çöpe
atarim.
Babaannem bir gün ölürse sevdigim dizilerin olmadigi bir
gün ölsün istiyordum.
Abimle Karaoglancilik oynardik. O Karaoglan olurdu, beni de
Bizans askeri yapardi. Sonra evire çevire döverdi. Çok mühim bir
sey yaptigimi sandigim için canim yansa bile hiç sesimi
çikarmazdim.
Yesil ve siyah zeytinin ayri agaçlarda yetistigini
sanirdim.
Bulmacalardaki, "Annenin erkek kardesi" kismina dayimin bes
harfli ismini sigdirmaya çalisirdim.
Anaokulunda patates baskisi yapmayi ögrenmistik. O kadar
hosuma gitmisti ki, evde duvarlara, masa örtülerine filan
basmistim.
Ancak sanat merakim annemin yeni aldigi beyaz etege
patatesi yapistirmamla son bulmustu. Hem gönlünü almak hem de el
koydugu patateslerime kavusmak için dahiyane bir fikirle
ögretmenimin yanina gittim.. "Annem" * yazisini patatese
oydurttum.
Sevinçle eve gelerek soyundum. Renkli boyalara batirdigim
patatesi vücudumun her tarafina bastim. Sonra da annemin *
karsisina geçtim. Beni o halde görünce aglamaya baslamisti.
Madonna ile Maradona'yi kardes zannederdim. Kendi kendime,
"Bunlarin babasi ne sansli be. Bir çocugu futbolun krali, öbürü
müzigin kraliçesi" derdim.
Birinden özür diledigim zaman Allah'in bana bir özür
verecegini sanirdim. Sakat olacagimi düsünüp hemen "diledigim
özürü" geri alirdim.
Kurban Bayrami'nda toplanan derilerden uçak yapildigini
sanirdim. Uçaklarin dis yüzeyinin bu derilerle kaplandigi için
Türk Hava Kurumu'nun topladigini düsünüyordum. Uçak kaçirma
filmlerinde silahla ates
edildiginde yada bomba patladiginda, "Ayyy! Deri delindi!"
derdim.
Annem banyodan çiktiktan sonra babamin söyledigi,
"Sihhatler olsun" lafini "Saatler olsun" diye anlardim. Bunun da,
"Banyoda amma çok kaldin" gibi bir sey demek oldugunu sanip
babamin anneme kizdigini düsünürdüm. Annemin buna karsin niye
sadece, "Sagol" dedigini merak ederdim. "Ne kibar kadin, babam
kizsa da hiç muhatap olmuyor" diyerek anneme hayran, babama kil
olurdum.
Ben küçükken hakikaten salaktim...
'Bebekli Hamdi' öldü, martısı 7 aydır bekliyor
1953 yılından bu yana Bebek'te 2 metre genişliğindeki beton rıhtımda yaşayan Balıkçı Bebekli Hamdi, soğuk bir kış günü öldü. Her gün beslediği martı ise 7 aydır rıhtımda, Hamdi'nin öldüğüne inanmıyor
Bazı insanlar için ekmek parası kazanmak, yaşamak çok zor. Dövizden, borsadan, faizden başka bir şeyin konuşulmaz olduğu günümüzde insanlarımızın para kazanmak için ne yaptıkları, nasıl yaşadıkları, nasıl öldükleri ile kimse ilgilenmez oldu.
Bu pazar sayın okuyucularıma Balıkçı Bebekli Hamdi'nin gerçek hayat hikayesini anlatacağım.
Geçen gün Bebek Oteli'nin önündeki rıhtımda tek başına bir sağa bir sola gidip gelerek bekleşen bir martı dikkatimi çekti. "Balıkçı Hamdi'yi bekliyor" dediler. "Hamdi nerede?" diye sordum. "7 ay önce öldü, haberiniz yok mu?" cevabını alınca yıkıldım.
Bebekli Balıkçı Hamdi, Bebek Oteli'nin bitişiğindeki Kaymakam Sefahattin Bey'in evinin önündeki rıhtımda yatıp kalkardı. Ne zamandır? 1953 yılından bu yana. Hamdi, tamı tamamına 50 yıl Bebek'te denizden yarım metre yükseklikte, 2 metre genişlikteki beton rıhtımda yaşadı. Bir yanı bitişik binanın duvarı, tepesi binanın balkonu, önü ve öbür yanı deniz. Sadece yatağı ve üç beş eşyası... İşte o kadar. Dile kolay 50 yıl. Yaz kış... 8 yıl önce Ankara'daki tek yeğeni Ali ölünceye kadar karlı havalarda ona giderdi. Daha sonra gidecek yeri kalmadı. 8 yıl kışı da rıhtımda geçirdi.
Hamdi'yi sevenler ona Fransa'dan uyku tulumu getirmeyi teklif etti. Reddetti. Hamdi'yi sevenler soğuk kış günleri ona sıcak bir yer bulmayı teklif etti. Reddetti. Kimseye yük olmak istemedi.
Hamdi, her gün tıraş olur, giyimine kuşamına bakar ve güler, hep gülerdi... Hep iyimserdi. Hayatından hiç şikayet etmezdi.
Rıhtımda 57 yıllık ama pırıl pırıl durumdaki kayığı bağlı idi. Akşamüzerleri kıyıdan biraz ötedeki fenerin etrafında ağ atar, günbatımına doğru ağı toplar, rıhtımda ağdan balıkları ayıklar, işe yaramayan balıkları rıhtımda bekleyen martısına atardı. O martı her akşam Hamdi'nin rıhtıma dönmesini, ağını ayıklamasını beklerdi. Hamdi işe yarayan balıkları bir tepsiye dizdikten sonra, kendine çekidüzen verir, elbise değiştirip balıkları satmak için sokağa çıkardı.
Hamdi'nin hayatı roman
Hamdi'nin 7 ay önce bir soğuk kış günü rıhtımdaki yatağından kalkmadığını görmüşler. Öldüğünü fark etmişler. Martısı onun öldüğüne inanamıyor. Hala bekliyormuş...
Hamdi Aygen'in hayatı "roman"! Babası "kaymakam" imiş. Kuruçeşme'de Mezarlık Sokak'ta doğmuş. Benzincinin yanındaki eski "Fecr - i Ati" mektebinde okumuş.
Babası ölünce annesi, dayısı, yengesi ve ağabeyi Namık ile Küçük Bebek'te Numan Ağa'nın evine taşınmışlar. Ağabeyi Namık Robert Kolej'in Amerikalı müdürünün yanında çalışırken müdür ona otomobil kullanmayı öğretmiş. Namık bir süre müdürün otomobilini kullanmış. Sonra müdür onu bir gemiye bindirip Amerika'ya yollamış. Namık ABD'den kardeşine bir defacık bir kart atmış. Bir daha haber çıkmamış.
Hamdi bir süre Ortaköy'de teneke fabrikasında çalışmış. Sonra Bebek'teki balıkçılarla balığa çıkmaya başlamış. O zamanlar Bebek'te İsmail Bey'in, İbrahim Bey'in, Ali Bey'in, dalyan ve volileri varmış. Hamdi, İsmail Bey'in volisine girmiş.
Dalyan ve voliler kaldırıldıktan sonra, Bebek'te ünlü balıkçılar Rıza, Romanyalı Ali, Kasım Ağa ile ağ atmaya başlamış. Kolejin önünde, Aşiyan'ın önünde, Fener'in etrafında ağ atarlarmış. Uskumru, palamut, tekir, lüfer, sardalye, gümüş ve tekir çıkarmış. O kadar çok balık yakalarmış ki, onları götürüp balıkhanede zor satarmış. Son konuşmamızda "Beyim" diyordu. "O zaman balık vardı, para yoktu. Şimdi para var, balık yok..."
Hamdi hiç evlenmemiş. Dayısına, yengesine ve annesine bakmış. Onlarla yaşamış. Onlar ölünce tek başına kalmış. Onu himaye eden Mısırlı Zehra Hanım da ölünce evsiz, barksız ne yapacağını şaşırmış. İşte o zaman 50 yıl önce Bebek Oteli'nin yanındaki Kaymakam Sefahattin Bey'in evinin önündeki rıhtımda yaşamasına izin vermişler.
1947 yılında Kavak'ta yaptırdığı sandalını rıhtıma bağlamış. Yatağını rıhtıma sermiş ve de hayatı 93 yaşında o rıhtımda noktalanmış.
Herkesin kendine göre bir kahramanı vardır. Balıkçı Bebekli Hamdi benim kahramanımdı.
guras@milliyet.com.tr
bikmisbroker
27-06-2004, 16:22
Yazarlar
27.06.2004
Murat BARDAKÇI
New York’taki Özgürlük Heykeli’nin parasını Sultan Abdüláziz ödemişti
e-posta
ABD Başkanı George W. Bush’un gelişi, bana New York’un sembolü sayılan ‘Özgürlük Heykeli’nin pek bilinmeyen macerasını hatırlattı.
Heykel, 19. yüzyılın ortalarında Türk toprağı olan Mısır’a dikilmesi maksadıyla Fransızlar tarafından hazırlanmış ama sonradan yaşanan bazı şanssızlıklar yüzünden Mısır yerine Amerika yolunu tutmuştu. İşin daha da garip tarafı, heykelin masraflarının büyük kısmının, zamanın hükümdarı Sultan Abdüláziz tarafından bizzat ödenmiş olmasıydı.
‘NEW York’ dendiği zaman, çoğumuzun hatırına ilk önce Manhattan’daki gökdelenler ve şehrin hemen önündeki adada yükselen, kaidesiyle beraber tam 93 metrelik ‘Özgürlük Heykeli’ gelir.
1880’li senelerde Fransa’da yapılan Özgürlük Heykeli’nin masraflarının büyük kısmının bizden çıktığını, projesinin New York’a değil, o yıllarda Türk toprağı olan Mısır’a dikilmek üzere hazırlandığını ve son anda yaşanan bir talihsizlik neticesinde Amerika’ya gittiğini bilir misiniz?
İşte, kaçırılan bu fırsatın kısa öyküsü:
19. asırda Osmanlı İmparatorluğu’nun toprağı olan Mısır, yüzyılın ilk yıllarından itibaren Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın soyundan gelen ‘Hıdiv’ unvanlı valiler tarafından idare ediliyordu ve içişlerinde bağımsız hale gelmişti. Mısır valileri, sadece yabancı memleketlerle imzaladıkları anlaşmalarla mali protokolleri padişaha tasdik ettirmekle yükümlüydüler ve İstanbul, bu gibi talepleri genellikle her zaman yerine getiriyordu.
Mısır Valisi Said Paşa’nın Fransız mühendis Ferdinand de Lesseps’e 1854’te hazırlattığı ve Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayacak olan Süveyş Kanalı projesi de onaylaması için Osmanlı hükümdarına sunulmuştu. Projenin arkasında Fransa vardı ama İngiltere, Akdeniz’deki ve Hindistan’daki hákimiyetini sona erdirebilecek olan böyle bir hazırlığa karşı çıkıyor ve zamanın hükümdarı Sultan Abdüláziz’i, projeyi reddetmesi için devamlı bir baskı altında tutuyordu.
Said Paşa, İstanbul’un tasdikini beklemedi ve 1854’ün 30 Kasım’ında Fransız mühendise projenin hayata geçirilmesi için gerekli şirketin kurulması iznini verdi. Fransız sermayesiyle kurulan şirketin hisse senetlerinin tamamı satılınca İngiltere, Sultan Abdüláziz’e daha da fazla baskı yapmaya başladı ve hükümdar, Mısır Paşası’nın projesini 12 yıl boyunca onaylamadı.
Mısır tarafı ise, İstanbul’un tasdiki gelmeden işe başladı ama Said Paşa 1863’te birdenbire ölüverdi. Yerine geçen İsmail Paşa ise Fransız değil, İngiliz taraftarıydı, bu yüzden iktidarının ilk yıllarında projeye gereken önemi vermedi ama daha sonraki senelerde Kanal’ın Mısır’a nasıl bir hayati değişiklik getireceğini farkedince işe o da dört elle sarıldı. Kazılar neredeyse tamamlanmak üzereyken Fransız hükümeti, Sultan Abdüláziz’e İngilizler’den daha fazla baskı yapmaya başladı. Sultan Abdüláziz, 1866’nın 19 Mart’ında yayınladığı fermanla Kanal’a izin verirken Kanal Şirketi ile Said ve İsmail Paşalar arasında varılan anlaşmaları onayladı, üstelik Mısır’ın kanal inşaatı için yaptığı dış borçları de devlet garantisi altına aldı ve kendisi de Kanal Şirketi’nin hisselerine oldukça yüksek bir mebláğ yatırdı.
ASYA’NIN IŞIĞI OLACAKTI
Said Paşa ile kanalın mühendisi olan Ferdinand de Lesseps arasında 1854’te varılan anlaşmanın çok ilginç bir maddesi vardı: Kanal’ın Akdeniz’e açıldığı yere dev bir heykel dikilecekti. Heykel, firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklinde olacak ve elinde ‘Asya’nın ışığının Mısır’dan geldiğini’ sembolize eden bir meşale tutacaktı. Sultan Abdülaziz’in ödediği paralar arasında yapılacak olan heykelin masraflarının bir bölümü de vardı.
Paşa ve mühendis, eseri Fransa’nın tanınmış heykeltraşlarından olan Frederic Auguste Bartholdi’ye sipariş ettiler, hatta bir hayli avans da ödendi ve Bartholdi işe başladı. Dikileceği yerde monte edilecek şekilde parçalar halinde hazırlanan heykel birkaç sene sonra tamamlanmış, kanalın Akdeniz’e açıldığı yerde birkaç hafta içerisinde yerleştirilebilecek hale getirilmiş ve Marsilya’dan bir gemi ile Mısır’a nakledilmesinin hazırlıklarına bile girişilmişti.
Ama, Said Paşa’dan sonra Mısır’ın başına geçen İsmail Paşa, Müslüman bir memlekette böylesine büyük bir heykelin dikilmesinin halk arasında hoşnutsuzluk yaratacağını düşündü ve mühendis Ferdinand de Lesseps’e, heykelin Mısır’a getirilmemesi talimatını verdi. Mühendis’in Paşa’yı ikna çabaları neticesiz kaldı. Süveyş Kanalı 1869 Kasım’ında dünyanın dört bir tarafından gelen davetlilerin katıldığı büyük ama ‘heykelsiz’ törenlerle açıldı. Bartholdi’nin eseri ise, Mısır’da bu yaşananlardan sonra Paris’te bir depoya kondu ve tozlanmaya terkedildi.
O yıllarda dünyanın bir başka tarafında, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri arasında büyük bir muhabbet yaşanıyor ve taraflar birbirlerine jest üstüne jest yapıyorlardı.
HEYKEL, AMERİKA YOLUNDA
Paris’te kurulan Fransız-Amerikan dostluk grubunun lideri olan Edouard Rene Lefebvre de Laboulaye, Fransız Hükümeti’ni Amerikalılar’ın Fransa’nın dostluğunu daima hatırlamaları için bir hediye gönderilmesi konusunda ikna etti ve hediyenin devásá bir heykel olması kararlaştırıldı. Heykel bir elinde hukuku simgeleyen bir kitap tutacak, diğer elinde de ‘dünyayı aydınlatan özgürlüğün sembolü’ olan bir meşale taşıyacaktı.
Sipariş gene aynı heykeltraşa, Frederic Auguste Bartholdi’ye verildi. Bartholdi’nin eseri zaten hazırdı, senelerden beri bir depoda beklemedeydi ve tek eksiği üst kısmında, yani elleriyle kollarında ve yüzünde bazı değişiklikler yapılmasıydı.
Amerikalılar heykelin New York’un hemen girişinde bulunan ufak adalardan birine yerleştirilmesine karar verdiler. Bartholdi, kaidenin yerini görmek için New York’a gitti ve Paris’e dönüşünde yeniden işe başladı. Bakır ve çelikten yaptığı heykelin mühendisliği ilgilendiren taraflarını Paris’e kendi adıyla anılan bir kule dikmiş olan Gustave Eiffel ile beraberce çalışarak tamamladı ve 1884 Haziran’ın ilk günlerinde eserini Fransız hükümetine teslim etti. Bartholdi heykelin yüzünü tamamen değiştirmiş ve metale annesi Charlotte’in siluetini işlemişti. Birbirine monte edilecek şekilde yapılmış 350 parçadan oluşan heykel ‘İsere’ adındaki bir Fransız gemisine yüklendi ve 4 Kasım 1885 günü New York’a ulaştı.
New York’ta, bu arada heykelin kaidesinin yapımı için bir bağış kampanyası başlamış, ilk bağışı Macar göçmeni olan, New York’ta ‘World’ adında bir gazete çıkartan Joseph Pulitzer yapmış ve kaide için 100 bin dolar vermişti. Macar göçmeni gazeteci, daha sonra gazetecilikte dünyanın en büyük ödülü sayılan ‘Pulitzer’in de isim babası olacaktı.
Kaidenin inşasından sonra sıra heykelin dikilmesine ve resmi açılışa geldi. Bartholdi, New York’a yanına bu defa Süveyş Kanalı’nın mühendisi ve heykelin fikir babası olan Ferdinand de Lesseps’i de alarak gitti ve 1886’nın 25 Ekim’inde yapılan törende eserinin açılışını bizzat yaptı.
Zülfü Aşkın
27-06-2004, 17:50
www.okey.gen.tr de okey oynuyorum
nikim bestflorist masa no 12 okey bilenler gelsin
preatoria
27-06-2004, 18:55
işim olmasa çift okey atıp kolaları götürürdüm ama işim var şanslısın :)
sensiblemeatball
27-06-2004, 19:05
sevgili arkadaşlar
resmi koyarken imza olarak
"hatalıysam 0... ü ara" yazmak geldi içimden
sensiblemeatball
27-06-2004, 21:44
kızmayın sevgili arkadaşlar
bu sadece basit bir espri, bende sizin kadar hassasım ama bunun rendice edeici bir yönü yok
selçuk efendi
27-06-2004, 22:13
sevgili den20, benim elime de geçti bu karika fakat burıya göndermeye uygun bulmamıştım. sonuçta espri tabi ama ben olsam göndermezdim... bu arada, kırmızı falan aldıysan ben göndermedim ha:) çok hassas olabilecek insanları da düşün
Zülfü Aşkın
28-06-2004, 09:44
Keçi
Temel birgün keçinin boynuna tasma takmış gezdiriyormuş. Arkadaşı Dursun yolda onu görüp, Ula Temel Napiysin demiş.
Temel; Ula cörmiymisin Çöpeğimi cezdurayrum demiş.
İdris; Ula bunun boynuzlari var.
Temel; Valla ben onin özel hayatına karışmayrum demiş.
sensiblemeatball
28-06-2004, 11:31
sn selçuk
kırmızı olsada gerekçesi var direk mesaj hoşa gitmemiştir, bunun hassasiyetle ilgisi yok hepimiz hassasız.
saygılar
sensiblemeatball
28-06-2004, 11:41
aslında bu resim erkek olarak kadına nasıl davranmalıyız topiğine veya nasıl davransan farketmez diye bir topik olsa daha uygun olabilirmiydi
casaubon
28-06-2004, 14:19
çok kızmış...
casaubon
28-06-2004, 14:21
yeni kız tavlama sistemi
casaubon
28-06-2004, 14:22
uyanık...
casaubon
28-06-2004, 14:24
ATATÜRK bunu demiş mi sahiden?
casaubon
28-06-2004, 14:27
postacı; iş başa düştü...
casaubon
28-06-2004, 14:28
???????????
casaubon
28-06-2004, 14:30
yurdum insanı. nasıl da güzel anlatmış...
casaubon
28-06-2004, 14:33
bir daha yapın bakalım :eek:
northwind
28-06-2004, 14:34
Sanirim bu sakanin Turkiye de yapilma ihtimali cok dusuktur.Neden mi?
1-Bu kadar organize olmamiz zor
2-bu kadar kek bir grup bulunmasi zor olur,malum bizde uyaniklar cok.
Ne dersiniz?
casaubon
28-06-2004, 14:35
bu ne be?
casaubon
28-06-2004, 14:38
tövbe tövbe... :hayır: :hayır:
bu ne be?
one be montaj herhalde.......................................... ......... :roll:
casaubon
28-06-2004, 14:50
ohaaaaa
one be montaj herhalde.......................................... ......... :roll:
Sevgili gemicim,
Montaj olsa da gerçek niyetine,hani ''kadınlara nasıl davranmalıyız''topiğindeki hatuna karşılık, bizim tarafın medet-i iftiharı olarak koysak nasıl olur diyorum... :D
bikmisbroker
28-06-2004, 15:02
Sevgili gemicim,
Montaj olsa da gerçek niyetine,hani ''kadınlara nasıl davranmalıyız''topiğindeki hatuna karşılık, bizim tarafın medet-i iftiharı olarak koysak nasıl olur diyorum... :D
:D :D
selçuk efendi
28-06-2004, 15:31
1. Sahne :
>
> - Cemal Abi Havali Deniz'i soruyolar, ne diyim?
>
>- Tamirda... Hava gaciriyordu lasdikciye gonderttim... Öleden sonra beste gelir...
>
>- Zehra inik mi?
>
>- Biraz basinci düsük... Ula needecek Zehra'yi Deniz'i... Bunlarin hepsi plasdik, ayni galiptan cikma... isimlerini ben uydurdum, gelsin iste verelim bi tane...
>
>- Olur mu abi. Havali Deniz'in hammaddesi farkliymis...
>
>- Baslatmasinlar simdi hamindan maddesinden... Yirmisekiz atmosfer havayi basdin mi, hepsi olsun sana Havali Deniz... Sen birak o gapidaki geyigi, niyeti yok, oolesine bakiniyo kavat... Iceri gel, siparis aldim... Telefon geldi... Gulbeyaz'i bi kesekagidina go... Darlabasi Basag apartmani bes numeronun balkonundan sepet sargitacaklar... Sepetin dibinden parayi al, at icine Gulbeyaz'i...
>
>- Hediye ambalaji yapiim mi?
>
>- Iyi sooledin bag, unutuyodum... Gobegine tukenmez galemilen "Iyi ki dogdun Basri" yazilacak... Yazarkene galemin ucunu basdirip patlatma gariyi... Sonra hemen tukkana don, garilari sondur, kepengleri gapat...
>
>- Usta yaa her aksam bunlari sondurup sabahleyin tek tek sisirmekten tiknefes oldum... sisik kalsa olmuyo mu?
>
>- Olur mu oglum... Tukkanin bereketi gacar...
>
> 2. Sahne
>
>- Yasar... Gel hele buraya...
>
>- Buyur Cemal usta...
>
>- Zehra nerde Zehra?...
>
>- Hanki? - Cunyor Zehra... Ifak olani... Havali Deniz'in yanindaki rafda duruyodu hani...
>
>- Haa o Zehra... N'oolmus ona?
>
>- Ayak yapma patladirim gafani, vurdum mu bi de yer carpar, agzin yuzun sisme garilar kibin siser... Zehra nerde?
>
>- Naapican be aabi? Zaten bi tarafi sonuyodu... Belalilari gelip bicakladi...
>
>- Sisme fahisenin belalisi olur mu len?
>
>- Koyden gelmisler kardesleri miymis neymis? Mongolfiyer Kardesler... Biliyosun sisen balonu onlar icad etti... Ya da ucan balon oole bisi yani... Zeplin filan... Zehra'yi da onlar icad edip sisirmis...
>
>- Yalan deme... Dogru gonus...
>
>- Seviyorum abi... Onu eve goturdum... Evinin plastik kadini oldu... Izin ver, Zehra'yi kurtariim bu hayattan...
>
>- Tukkanin sermayesine yan gozle bakilir mi it?
>
>- Ver elini opiim abi... Sevenlerin arasina girme... Zehra artik evinin plastik kadini...
>
>- Zehra'yi da seni de sondurucem...
>
>- Yapma abi, calisir oderim... Sondurme bizi... Zehra zor sisiyo zaten...
>
>- O bir laylon...
>
>- Naylon...
>
>- Her neyse, bir laylon parcasi icun sana ekmek veren ustana ihanet mi ettin... Al oyleyse... Aall...
>
>- Vurma abi... Elini kana bulama... Hapisanede "plastik kadindan iceri dusmus" biri olarak hic havan olmaz... Hem ne guzel vergi rekortmeni olucaktin, kiyma kendine... Ver elini opelim affet bizi... Zehra'yi sisirip orttum, artik o senin bildigin Zehra degil, yuvasinda, koridorun kenarinda duruyo, annem ustune dantel ordu... Gece TV seyrederken, icinde ampul yakiyoruz, cok guzel oluyo... Seviyom... Onun icin daglari delerim, un ederim, rica ederim, vurma Cemal Abi. Gonul fermantasyon dinlemiyor ama. Gonul bu, aka da konar, moka da... Hatta plastige bile konuslanir, yuva yapar...
selçuk efendi
28-06-2004, 15:33
bu ne be?
e bu adamın yastııa filan ihtiyacı yoktur :p
yeni kız tavlama sistemi
Bildiğim kadarıyla eskiden - bayan ve erkeğin elele tutuşmaları, gezip konuşmalarının mahrem sayıldığı günlerde - erkek hoşuna giden kıza böyle bir kart verirmiş. Konu hakkında daha çok bilgisi olan varsa paylaşabilir mi ilginç birşey :)
Sevgili gemicim,
Montaj olsa da gerçek niyetine,hani ''kadınlara nasıl davranmalıyız''topiğindeki hatuna karşılık, bizim tarafın medet-i iftiharı olarak koysak nasıl olur diyorum... :D
iki kelime ile: iyi olur.............................................. .... :)
greenback
28-06-2004, 17:12
Bildiğim kadarıyla eskiden - bayan ve erkeğin elele tutuşmaları, gezip konuşmalarının mahrem sayıldığı günlerde - erkek hoşuna giden kıza böyle bir kart verirmiş. Konu hakkında daha çok bilgisi olan varsa paylaşabilir mi ilginç birşey :)
tarihin herhangi bir döneminde böyle bir teklif sunulabileceğine ve kabul edileceğine ihtimal veremem.
olsa olsa matbaacı da çalışan uyanık bir çırak arkadaşlarını işletmek ve dalga geçmek amacıyla ustası kahvedeyken basmıştır o kartı.
en koyu taassup dönemlerinde bile mendil düşürmek diye bir şey vardı ...
ha bu devirde de bazıları kartları kullanıyor ama onlar plastik ve yüksek limitli...:)
Koparılan da "kabul ediyorum" yazılı bölüm değil,kart sahibinin kafası...:)
selçuk efendi
28-06-2004, 17:44
kabul ediyorum kısmını ciddii ciddii yırtıp kalanını iaade eden kız var mıdır acep? aslında niye olmasın, maadem böyle bi sektör var, demek ki talep de var. nasıl bi mantıktır; erkek konuşmaya cesaaret edemiyor desem, e ulan böyle bi kartı nasıl bastırırsın o zaman? ayrıca bunu bastırırsan 1 taane deyil, en az bi 100 taane yaptırırsın, bunu alan kız ne düşünür bu durumda?
ilginç bi iicat vesselam
SunShine
28-06-2004, 18:07
ilginç bi iicat vesselam
Devir değişti artık.
Şimdi cepten mesaj gönderip soruyorlardır. :cool:
Kabul ediyorsan Yes'e bas gibi. :D
ben üniversitedeyken bekar oturan taşralı bir çocuk vardı tel no sunu kağıtlara yazardı ve pazarda gördüğü kızların cebine veya filesine çaktırmadan atardı.epeyi iş çıkarmıştı........................................ ..............
tarihin herhangi bir döneminde böyle bir teklif sunulabileceğine ve kabul edileceğine ihtimal veremem.
olsa olsa matbaacı da çalışan uyanık bir çırak arkadaşlarını işletmek ve dalga geçmek amacıyla ustası kahvedeyken basmıştır o kartı.
en koyu taassup dönemlerinde bile mendil düşürmek diye bir şey vardı ...
ha bu devirde de bazıları kartları kullanıyor ama onlar plastik ve yüksek limitli...:)
Koparılan da "kabul ediyorum" yazılı bölüm değil,kart sahibinin kafası...:)
sn.greenback,
ihtimal vermeseniz de bunlar vardı...kılıbıklık diploması olduğu gibi geçmişte bunlar mevcut idi...
70 li yılların sonlarına doğru ben görmüştüm (hiç kullanmadım :D )...kullanan arkadaşlarım vardı...o zamanlar, şimdiki gibi karşı tarafa bütün duygularınla açılabilme mümkün değildi...en azından şimdiki durumdan çok daha zordu...
konuyla ilgili detayları benden daha moruklar var :D onlar anlatırsa daha iyi olur...benim rastladığım dönemler ortaokul yıllarımdı...
sevgiler...
CERİTKALE
28-06-2004, 18:29
(hiç kullanmadım :D )
ben de :D
AloneWolf
28-06-2004, 18:56
ahh o eski kartlar ne de güzeldi ya 2 taraflı olur du kabul ediyorum hayır kabul etmiyorum diye bir de şatafatlı ise kesin kabul ederdi :P neyse hanım duymasın bunları ben de kullanmadım derim siz anlarsınız hanım anlamasın :D
ahh o eski kartlar ne de güzeldi ya 2 taraflı olur du kabul ediyorum hayır kabul etmiyorum diye bir de şatafatlı ise kesin kabul ederdi :P neyse hanım duymasın bunları ben de kullanmadım derim siz anlarsınız hanım anlamasın :D
Ne kartı yahu... :confused:
75 de üniversiteye başladım, bu kartı ne kullandım ne gördüm nede duydum...
Lütfen bilen biri şunu açık ve net bir şekilde yazsın da anlayalım yani...
Ne türleri vardı ?çiçekli ?kokulu? nasıl verilirdi ?postayamı ?direk cebemi:? :D
Ne kartı yahu... :confused:
75 de üniversiteye başladım, bu kartı ne kullandım ne gördüm nede duydum...
Lütfen bilen biri şunu açık ve net bir şekilde yazsın da anlayalım yani...
Ne türleri vardı ?çiçekli ?kokulu? nasıl verilirdi ?postayamı ?direk cebemi:? :D
Tek bildiğim iki kişi gözgöze gelip de birbirinden işaret alınca erkeğin elden böyle bir kart verip cevabı hemen beklediği :) detaylı bilgi aradım nette ama bulamadım... Sanırım oldukça eski bir gelenek, aramızda bunu sonlara doğru yakalayanlar var galiba ama asıl meşhur olduğu dönemde kullanan kimse yok mu? :)
Ne kartı yahu... :confused:
75 de üniversiteye başladım, bu kartı ne kullandım ne gördüm nede duydum...
Lütfen bilen biri şunu açık ve net bir şekilde yazsın da anlayalım yani...
Ne türleri vardı ?çiçekli ?kokulu? nasıl verilirdi ?postayamı ?direk cebemi:? :D
demek o yıllarda derslere çok dalmıştınız... :D
nette bulduğum bir yazı...
ARKADAŞLIK KARTI Bu da seksenlerin kitschliklerinden biriydi. Vapurda, trende veya kalabalık bir otobüste bir kadınla karşılaştınız. Çok hoşlandınız. Arkadaşlık teklif edeceksiniz, fakat konuşamıyorsunuz kalabalıkta. Kolayı var. Arkadaşlık kartı. Kartın üzerinde "merhaba bayan, sizden çok hoşlandım acaba arkadaş olabilir miyiz? Eğer cevabınız evetse kartın sağ tarafını, hayırsa kartın sol tarafını yırtıp kartı iade ediniz" yazardı. Ve kartın her iki tarafında üzerinde "Evet" ve "Hayır" yazan iki kulakcık bulunurdu. Kadın bunlardan birini keser size geri verirdi. Bu kartlar piyasada acaip satardı. Bu karta en son 95 de rastlamıştım.
madem iyice morukladınız...bakalım unuttuğunuz başka şeyler var mı ? :D
moruklara test...
1) 80’lerin ünlü “küçük” şarkıcıları kimlerdi?
a) Küçük İbo, Küçük Onur
b) Küçük Ceylan, Küçük Emrah
c) Küçük Prens, Küçük Kurbağa
d) Küçük 100bin, Büyük 200bin
e) Minik Serçe
2) Michael Jackson 80’lerde ne renkti?
a) Yavruağzı
b) Gri
c) Siyah
d) Beyazötesi
e) Beyaz
3) Şu sıralar Marmaris’te yaşayan, yaptığı nü resimleri ile ünlü ressamımız 80’lerde ne iş yapıyordu?
a) Overlokçuluk
b) Kabzımallık
c) Reis-i Cumhur’luk
d) Yaylalar Yaylalar
e) Hepbiri
4) ITT Şahap Lorenz televizyonların kanal ayarlama çubuğu ne renktir?
a) Eflatun
b) Siyah
c) Kırmızı
d) Prusya Mavisi
e) Rengarenk
5) Adile Naşit masal anlattığı programda çocuklara ne diye seslenirdi?
a) Kuzucuklarım
b) Yurttaşlar
c) Efendiler
d) Değerli gençler
e) Dostlar, Romalılar
6) Cenk Koray ünlü pazar programındaki yarışmada yarışmacılara ne derdi?
a) İyi olan kazansın
b) Bildiniz soruyu, aldınız boruyu
c) Alooo! Ne koyiyim?
d) Kutunuzu açıyorum
e) Çekinizi mi veriyim, devam mı edeceksiniz?
7) Pazar sabahları yayınlanan ünlü Japon çizgi filminde robotlardaki kahramanlar büyük parçayı oluşturmak için ne diye seslenirdi?
a) Gelin canlar bir olalım!
b) Ekibi yeniden topluyoruz
c) Susma sustukça sıra sana gelecek!
d) Voltron Voltron Voltron
e) Seni seçtim Pikaçu
8) Yakari’deki kartal uçarken nasıl bağırırdı?
a) Watasiva Kendiii
b) Yakarikuuuu, hakarikuuu!
c) Yaba daba duuu!
d) Tey tey tey!
e) Gag gag gag!
9) "Watasiva Kendiii" sözü hangi çizgi filmin müziğinde yer alırdı?
a) Tom ve Jerry
b) Okayi Yamaşita Kumbaba
c) Şeker Kız Kendi
d) Yakari
e) Pokemonlar
10) 80’lerde İstanbul’un telefon kodu neydi?
a) 1
b) 333
c) 1453
d) 212
e) 216
11) 80’lerde mahalle maçlarından sonra içilen o ünlü gazoz markası hangisiydi?
a) Fanta
b) Elvan
c) Sprite
d) Kazuz
e) Coca-Cola
12) BMX nedir?
a) 80’lerin ünlü pop grubu
b) 80’lerin ünlü kamyon markası
c) 80’lerin ünlü bisiklet markası
d) 80’lerin ünlü araba markası
e) Yanlış yazmışsınız, doğrusu BMW olcak.
13) Pinokyo bir masal kahramanı olmak dışında senin için başka ne ifade ediyor?
a) Bir zamanların en popüler bisikleti
b) 80’lerin en ünlü çizgi film oyuncusu
c) Tüm zamanların en büyük süperstarı
d) Bir tür Japon halk sazı
e) Yalancı pezevengin teki
14) Misket oyunlarının en popülerlerinden olan “kuyu” da kaç kuyu vardır?
a) 1
b) 15
c) 5
d) 13
e) Kuyu da ne be?
15) 80’lerde ders kitaplarının arasını süsleyen yegane mecmualar hangisiydi?
a) Cosmopolitan, Cosmogirl, HeyGirl vs.
b) Pokemon, Pikaçu vs.
c) Zagor, Teksas, Tommiks ve Mandrake vs.
d) Akbaba, Marko Paşa vs.
e) Mecmua ne demek be?
16) Mekap ve Esem nedir?
a) 80’lerin çocuk oyunlarından biri
b) 80’lerin en ünlü filmi
c) 80’lerin en komik ikilisi
d) 80’lerin popüler spor ayakkabıları
e) Nedir?
17) ”Önce alışveriş, sonra.........”
Noktalı yerlere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
a) seviş
b) fiş
c) tepiş
d) yemiş
e) Kemal Derwish
18) 80’lerde Almanya’dan gelen akrabalar hediye olarak en çok ne getirirlerdi?
a) Alaman Çikolatası
b) Alaman Birası
c) Alaman Rakısı
d) Alaman Karısı
e) Alaman da ne?
19) Bir zamanların en sevilen dizisi Dallas’ın kötü adamı kimdir?
a) Tecavüzcü Coşkun
b) Erol Taş
c) Ciğer
d) Ceyar
e) ”Ceyar” onun okunuşu akıllım, aslında “Jr” diye yazılır.
20) 80’lerin ünlü futbolcusu Rıdvan Dilmen’in lakabı neydi?
a) Fırtına
b) Şeytan
c) İmparator
d) Karpatların Maradonası
e) Rıdvan Dilmen Fenerbahçe’nin Teknik Direktörü değil miydi ya?
devam...
21) 80’lerin sonuna kadar kaç tv kanalı vardı?
a) Bir
b) Birdirbir
c) Binbir
d) 3+1
e) Şifreli kanalları da sayacak mıyız?
22) Muhabbet arasında “Pac-Man” lafı geçse vereceğiniz tepki ne olur?
a) Ulan gene karnım acıktı.
b) Olum en sevdiğim çizgi roman kahramanıydı lan!
c) Of! Var ya acayip bi bilgisayardır.
d) Anaaaa Pac-Man! Abi var ya bi zamanlar en sevdiğim bilgisayar oyunuydu.
e) Küfretme bak bozuşuruz!
23) Genellikle defter kağıdından yapılan külahların cephane olarak kullanıldığı “Tüftüf”te silah olarak ne kullanılırdı?
a) Su borusu
b) Soba borusu
c) Elektrik borusu
d) Kalk borusu
e) Buyur?
24) 80’lerde bakkalarda satılan “meyve tozu” dışındaki o lezzetli toz nedir?
a) Leblebi tozu
b) Süt tozu
c) Kabartma tozu
d) Çamaşır tozu
e) Bu dedikleriniz markette bulunur mu?
25) 80’lerde birçok evde televizyonun altında bulunan ve üzeri genelde dantelle örtülü devasa aletin adı nedir?
a) Video
b) VCD Player
c) DVD Player
d) Decoder
e) Aha bunu biliyorum: Play Station
26) "Güüüç bende artııık!”" kimin sözüdür?
a) Hitler
b) He-Man
c) Sokrates
d) Pikaçu
e) Bir reklam kahramanıydı ama adını şimdi tam hatırlayamıycam.
27) 80’lerdeki o ünlü konuşan arabalı dizinin adı neydi?
a) Kara Şahin
b) Kara Şimşek
c) Kara Murat
d) Kara Oğlan
e) Karamürsel (eki eki eki)
28) Peki o konuşan arabalı dizideki arabanın adı neydi?
a) Herbie
b) Red Kit
c) Johnny
d) KİT
e) “KİT” bi kere “Kamu İktisadi Teşebbüsleri” demek akıllım.
29) 80’lerde kabereleri meşhur olan ünlü ikili aşağıdakilerden hangisidir?
a) Lorel ile Hardi
b) Zeki ile Metin
c) İzel ve Çelik
d) Deniz’le Mehtap
e) Cem Yılmaz’la Yılmaz Erdoğan
30) “Aman tertip can tertip, hasrete katlan tertip!“ adlı güzide şarkıyı seslendiren grup hangisidir?
a) Moğollar
b) Esmeray ve Yaylalar
c) Ersen ve Dadaşlar
d) Mazhar-Fuat-Özkan
e) İzel-Çelik-Ercan
31) ”Çikolata renkli şarkıcı” sözü kime aittir?
a) Esmeray
b) Raga Oktay
c) Sezen Cumhur Önal
d) Bob Marley
e) Puff Daddy
32) Türkiye’de 80’lerin en ünlü dans grubu aşağıdakilerden hangisidir?
a) Birkaç İyi Adam
b) Çıtır Kızlar
c) Tolgahan Dans Grubu
c) Ersen ve Dadaşlar
d) Backstreet Boys
33) 80’lerin en ünlü pembe dizisi aşağıdakilerden hangisidir?
a) Köle Isaura
b) Cesur ve Güzel
c) Pembe Panter
d) Çarli’nin Melekleri
e) Memoli
34) batı/hafif/müziği/sözlü/Türkçe
Yukarıdaki kelimelerle 80’lere dair anlamlı bir söz grubu oluşturunuz.
a) Türkçe sözlü hafif batı müziği
b) Sözlü batı hafif Türkçe müziği
c) Batı sözlü hafif Türkçe müziği
d) Hafif sözlü Türkçe batı müziği
e) Müziği Türkçe sözlü hafif batı
35) Heidi’nin en yakın arkadaşının adı neydi?
a) Kanki
b) Peter
c) Aziz Peder
d) Barbi
e) Cindy
36) 80’lerin en komik(!) üçlüsü aşağıdakilerden hangisidir?
a) Ahu Tuğba-Banu Alkan-Serpil Çakmaklı
b) Üç silahşörler
c) Mazhar-Fuat-Özkan
d) Komedi Dans Üçlüsü
e) Cem Yılmaz-Yılmaz Erdoğan-Beyaz
37) 80’lerin en çok okunan karikatür dergileri hangileriydi?
a) Marko Paşa-Akbaba
b) Gırgır-Fırt
c) Deli-Limon
d) Crocodil-Mad
e) Leman-Lemanyak
38) 80’lerin en büyük ve şaibeli bankeri kimdir?
a) Banker Bilo
b) Turgut Özal
c) Cotarelli
d) Kastelli
e) Cavit Çağlar
39) Fare yiyen garip uzaylıların dünyayı işgal ettiği fantastik dizi hangisiydi?
a) Uzaylı Zekiye
b) Tom ve Jerry
c) Visitors
d) Dünyayı Kurtaran Adam
e) Uzay Yolu
40) Robin Williams’ın bir uzaylıyı oynadığı dizi hangisiydi?
a) Vizitors
b) Mork ve Mindy
c) Deli Yürek
d) Uzay yolu
e) Kankigiller
devam...
41) Mahallenin sevgi kelebeği kimdi?
a) Perihan Abla
b) Panter Emel
c) Bülent Abla
d) Şakir
e) Temel ve Muhtar
42) 80’lerde TV’de teknik nedenlerden dolayı yayın kesildiğinde uzun süre neyi seyrederdik?
a) Necefli Maşrapa
b)Niagara Şelaleleri
c)İstiklal Marşı
d)Yurttan Sesler Halk Korosu
e)Reklamlar, Az Sonra
43) Bakkal amca tahmin et ne alacağım?
a) Paramın 3/8’i ile fındık alacağım
b) Paramın 4/8’i ile fındık alacağım
c) Bir kalem, bir pergel, bir de çikolata
d) İki ekmek, bir süt, üç yumurta
e) Piringıls
44) Who’s bad?
a) Simbad
b) Mortal Kombad
c) Michael Gorbaçov
d) Michael Jackson
e) Michael Jordan
45) Hangi peynir reklamında insanlar şarkı söyleyerek mutlu bir şekilde zıplıyorlardı?
a) Kaşar Peyniri
b) Yörsan
c) La vache Quiri
d) Pınar Peynir Mayası ile yapılmış peynirler
e) Burger peyniri
46) Her oyuncunun küçük bir kalesinin olduğu sokak futbolunun adı nedir?
a) Langırt
b) Gol atan kaleye
c) Hayber Kalesi’nin Fethi
d) Japon kale
e) FIFA 2002
47) Comodor 64’te aşağıdakilerden hangisi kullanılıyordu?
a) Disket
b) CD
c) Kaset
d) Plak
e) DVD
48) Akşam ezanı okunduktan sonra evlere dağılırken birisini ebeleyip kaçarak oynanan oyun aşağıdakilerden hangisidir?
a) Elim sende
b) Yatsı ebesi
c) Akşam ebesi
d) Vur kaç
e) Saklambaç
49) Erhan Konuk’un uzun yıllar sunduğu ünlü müzik programı aşağıdakilerden hangisidir?
a) İnleyen Nağmeler
b) Pop Corn
c) Top Saati
d) Pop Saati
e) MTV
50) Joe, Jordan vs. adında 5 gençten oluşan ünlü pop grubu aşağıdakilerden hangisidir?
a) Batı çalışma grubu
b) New Kids On The Block
c) Step by Step
d) Grup Vitamin
e) Backstreet Boys
51) Ajda Pekkan’ın ünlü Petrol şarkısı aşağıdaki yarışmalardan hangisinde yarışmıştır?
a) Grammy
b) Çarkıfelek
c) Örovizyon
d) Kim 500 Milyar İster?
e) Kral Müzik Ödülleri
52) 80’lerin kelebek tokayla kıvırcık saçlarını tepesinde toplayıp şuh bakışlar atan esmer film artisti kimdir?
a) Banu Alkan
b) Ahu Tuğba
c) Suna Pekuysal
d) Serpil Çakmaklı
e) Sevda Demirel
53) Özellikle 80’ler Türk sinemasının genç kızları eroine alıştırarak habire ifal eden kötü adamı kimdir?
a) Yusuf Miroğlu
b) Tecavüzcü Coşkun
c) Nuri Alço
d) Ceyar
e) Yıldo
54) 80’lerin koca memeli seks sembolü kimdir?
a) Nadide Sultan
b) Sementha Fox
c) Marliyn Monroe
d) Pamela Anderson
e) Britney Spears
55) SSCB yıkılmasıyla dağılan doğu bloku ülkelerinin adı neydi?
a) 3. Dünya Ülkeleri
b) Demir Yumruk Ülkeleri
c) Demir Perde Ülkeleri
d) Uzak Doğu Ülkeleri
e) Nato Ülkeleri
56) SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) açılımını öğretmek için hangi eğlenceli kalıp kullanılırdı?
a) Soğan sarımsak, ciğer bağırsak
b) Sağına soluna, cananım yoluna
c) Seni seviyorum canım benim
d) Sofrana, sağlığına, cüzdanına bereket
e) Sevgilim seni cepten bulamıyorum
57) Reklamında bir kısım Türk gencinin „Ummah Ummah!“ diye sesler çıkararak ellerini çırptıkları kot markası hangisiydi?
a) Lee
b) Levi’s
c) Lee Cooper
d) Mavi Jeans
d) Donna Karan New York
58) Olur mu hiç ........... dön de aynaya bak!
Noktalı yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
a) Salak
b) Şabalak
c) Tombalak
d) Üç kulak
e) Dangalak
59) Bir zamanlar trafik kurallarını öğretmek adına garip davranışlarda bulunan müthiş ikili aşağıdakilerden hangisidir?
a) Lorel ve Hardy
b) Bay Yanlış ve Doğru Ahmet
c) Bay Kuş ve Doğrucu Davut
d) Bay Bay Mr. American Pay
e) Ahmet Mete ve Işıkara
60) Pembe, sarı, açık yeşil gibi renkleri bulunan bir dönemlerin meşhur kokulu silgilerinin üzerinde ne resmi vardı?
a) Mona Lisa
b) Banu Alkan
c) Arı Maya
d) Pak Maya
e) Resim yoktu, Rotring yazıyodu.
demek o yıllarda derslere çok dalmıştınız... :D
nette bulduğum bir yazı...
ARKADAŞLIK KARTI Bu da seksenlerin kitschliklerinden biriydi. Vapurda, trende veya kalabalık bir otobüste bir kadınla karşılaştınız. Çok hoşlandınız. Arkadaşlık teklif edeceksiniz, fakat konuşamıyorsunuz kalabalıkta. Kolayı var. Arkadaşlık kartı. Kartın üzerinde "merhaba bayan, sizden çok hoşlandım acaba arkadaş olabilir miyiz? Eğer cevabınız evetse kartın sağ tarafını, hayırsa kartın sol tarafını yırtıp kartı iade ediniz" yazardı. Ve kartın her iki tarafında üzerinde "Evet" ve "Hayır" yazan iki kulakcık bulunurdu. Kadın bunlardan birini keser size geri verirdi. Bu kartlar piyasada acaip satardı. Bu karta en son 95 de rastlamıştım.
Evet evet işte bu ben de bir yerde bunu okumuştum şimdi hatırladım sağolun :)
son kısım...
61) İçinden araba resimleri çıkan, bir zamanların ünlü sakızı aşağıdakilerden hangisidir?
a) Turbo
b) Formula 1
c) Falım
d) Tipitip
e) First Duo
62) Sevgilisinin suratına kezzap atması dolayısıyla bir gözünü kaybetmiş, bu yüzden garip bir saç modeli olan ünlü arbesk şarkıcısı kimdi?
a) Kibariye
b) Müslüm Gürses
c) Serdar Ortaç
d) Bergen
e) Sergen
63) Çantada, cepte?
a) Jelibon
b) Bonbon
c) Bonibon
d) Megafon
e) Telefon
64) İçinden komik karikatürler çıkan pembe renkli sakız aşağıdakilerden hangisiydi?
a) Pembiş
b) Penbo
c) Pembo
d) Pembelim
e) Vivident
65) Bir çizer tarafından yeşil bir fona çizilip silinen, habire yürüyen, komik bir şeyle karşılaştığında karnını tuta tuta ve püskürerek gülen animasyon kahramanı kimdir?
a) Kaptan Mağara Adamı
b) Reha Muhtar
c) Persil Adam
d) Bay meraklı
e) Cell-o
66) Aşağıdaki gruplardan hangisi 80’lerde en parlak dönemlerini yaşamıştır?
a) Duran Duran
b) Pink Floyd
c) Athena
d) Grup Vitamin
e) Korn
67) Ünlü Meksika dalgasının ortaya çıktığı Dünya Şampiyonası nerede ve kaç yılında yapılmıştır?
a) İtalya 86
b) Meksika 86
c) Meksika 82
d) SSCB 82
e) Kore-Japonya 2002
68) 80’lerin ünlü gözlüklü “tonton”u kimdir?
a) Turgut Özal
b) Ümit Usta
c) Süleyman Demirel
d) Akrep Nalan
e) Fatboy Slim
69) Turgut Özal’ın icraatlarını gözümüze kalem soka soka anlattığı programın adı neydi?
a) Susam Sokağı
b) Anadolu’dan Görünüm
c) 32. Gün
d) İcraatın İçinden
e) Siyaset Meydanı
70) Bir zamanlar cuma geceleri yayınlanan ve tüylerimizi diken diken eden program aşağıdakilerden hangisidir?
a) Sıcağı Sıcağına
b) Bir Başka Gece
c) Alacakaranlık Kuşağı
d) Söz Fatoda
e) BBG
71) 80’lerde Türkiye’de kaç il vardı?
a) 7
b) 37
c) 67
d) 61
e) 81
72) Ekranlarda ilk kez dans eden mankenimiz kimdir? (Eski yılbaşlarını hatırlayın)
a) Sibel Can
b) Nesrin Topkapı
c) Tan Sağtürk
d) Nesrin Edirnekapı
e) Asena
73) Pepe ve Balonu’nun ünlü repliği?
a) Üzüntü ve muz kabuğu
b) Ama haksızlık bu!
c) Size baba diyebilir miyim amca?
d) Hay bin kunduz!
e) Deermişim...
74) Zeki Müren oynadığı deterjan reklamında bizlere ne diye sesleniyordu?
a) Bu yumuşaklığımı Omo’ya borçluyum?
b) Size Alo diyorum?
c) Oh! Harikasın Persil Adam
d) Öpsün sizi Zeki Müren!
e) Çamaşırdır kirlenir, Zeki böyle öğrenir!
75) TRT’nin ünlü pazar sineması kaçta başlardı?
a) 10.00
b) 22.00
c) 12.05
d) 09.05
e) Parlament Sinema Klubü’nden bahsediyorsanız her hafta farklı saatte başladığını belirtmek isterim
76) Bu sene içerisinde kaybettiğimiz ünlü müzik adamı Hikmet Şimşek uzun yıllar hangi müzik programını hazırlayıp sunmuştur?
a) Kara Şimşek
b) Pazar Konseri
c) Cumartesi Konseri
d) Bir Başka Gece
e) Kral Top 20
77) Akıllı Vosvos’un adı nedir?
a) Düldül
b) Haribo
c) Herbie
d) Kaplumbağa
e) Volkswagen
78) Reklamında “You take my breath away” şarkısı çalan, 80’lerin mavi şişe ve beyaz kapaklı ünlü şampuan markası hangisidir? (Halen piyasada bulunmaktadır)
a) Elidor
b) Blendax
c) Pantene
d) Hacı Şakir
e) Herbal Essences (Oh! Ah! Yea!)
79) Yakalayın yeşil ışığı............