PDA

View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.


Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 [19] 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51

greenback
24-10-2004, 23:08
aman diyim...

derindeniz
24-10-2004, 23:42
Prens Williams
Majesteleri Prens Charles, Buyuk oglunuz, yigitler yigidi Prens William'in, Sili'nin And Daglari'nda bulunan Tortel Koyu'ndeki 2,5 aylik kamp suresini basariyla tamamlanmasindan duydugumuz kivanc ve gururu bildirir, sizi de tebrik ederiz... Bununla birlikte; oglunuzu, hayati iyice ogrenmesi icin bu kez de Istanbul'a yollama fikrinizin yanlis oldugunu belirtmeliyiz... 18 yasindaki Prens William icin Istanbul uygun bir yer degil Sayin Prensim... Yine de siz bilirsiniz,
biz emir kuluyuz...
Kralicemizin ellerinden hasretle operiz...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger

***

Sir Roger Sixfinger,
Pusulanizi okudum... Ne zamandan beri konsoloslar, Prens'e uyarida
bulunuyor, merak icindeyim... Guzel bir Beyrut tayini ozlemi
icindesiniz sanirim... Prens William icin gerekli hazirligi yapiniz... Gerekirse Ingiliz asilli sanatci Suna Yildizoglu'ndan yardim isteyiniz... William haftaya orada olacak...
Prens Charles

***

Majesteleri Charles,
Diplomasi ortamindaki butun gelecegimi tehlikeye atarak, tekrar ikaz ederim ki, Prens William icin Istanbul acaip bir yer... Daha dun gece, davetli
oldugum bir tavernada, yanlislikla garsonun yerine benim ceketimi
yaktilar, ceketin astarina sakladigim iki cok gizli belge ile ceyrek milli piyango biletim yandi... Ayreten, Suna Yildizoglu'na ulasamadik ama Kayhan
Yildizoglu'nun cok selami var!..
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger Roger,

***

Terbiyesizligin alemi yok!.. William iki gun sonra orada olacak... calisip pismesi icin guzel bir is ayarlayin... Ayreten "sir" unvanini kaldirdigimi
farketmissindir... Laga-lugaya devam edersen Istanbul Konsoloslugu'nu da kapatirim... Kayhan Yildizoglu kim, sen de selam soyle...
Prens Charles

***

Sevgili Babacigim,
Istanbul'a geleli 10 gun olmasina karsin, hayatimda onemli degisiklikler oldu... Kumkapi'da bir ocakbasinda garson olarak calisiyorum... Sef garson Tatar Hamit beni maca goturdu, orada "Sarabi da ceriz, esrari da
cekeriz", "Zipla,zipla, ziplamayan ibnedir", "Onbesinci dakikada nasil koydu Nouma" gibi tezahuratlar ogrendim... Mekanda iki kez kavga cikti, biri kanatlar
az pistigi icin, digeri mafya hesaplasmasiymis... Sisman ve kıllı biri, zayif ve kıllı birinin bacagina sıktı!.. Ayreten üçü resmi kisi olmak uzere, bes insana harac odedik... Guz Gulleri'ni komple Turkce soyler hale geldim,
Yarim Keskin Bicak'ta ise nakarati biliyorum... Dun aksam iyi giyimli, Ersin adli yasitim bir genc gelip benimle tanisti, yaninda ilik gibi kizlar vardi... Son olarak, Ingiliz atlari burada cok seviliyor, Hot Jazz diye bi
beygir var, Tatar Hamit ve dostlari onu hep tek geciyor!..
Oglun William

***

Sir Sixfinger,
William'dan tuhaf bir mektup aldim... Ziplamayan niye ibnedir,
kanatlarin az pismesi ne demek, bacaga sikmak nedir, Guz Gulleri nedir, Yarim Keskin Bicak ne demek, ilik gibi kiz nedir, Hot Jazz'i tek gecmek niyedir?.. Tum
bunlari William'a sezdirmeden bana aciklayin... Gerekirse Istanbul'daki hayat egitimi suresini kisaltabiliriz, gorus bildirin... Tatar Hamit'i arastirin!..
Bu arada tekrar "sir" oldunuz... Ben boyle ani bi parlarim, sonra
sinirim gecer...
Yanitinizi bekliyorum...
Prens Charles

***

Majesteleri Charles,
Eyvahlar olsun!.. Prens William, ocakbasindaki kasayi patlatip ortadan kaybolmus... Nerede oldugunu tespit edemedik... Bir donem unlu bir hocanin yaninda "Motor Grubu Sorumlusu" olarak calismis olan Ersin isimli sahis tarafindan kandirildigini saniyoruz... Her ihtimale karsi Tatar Hamit'i kacirdik, konsoloslugun cati katinda alikoyuyoruz... Bay Hamit ilginc
bir tip, sabahlari misir gevregine sut yerine bogma raki dokup yiyor!.. O kadar uyariyi bosuna yapmadiydik... Neyse...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger

***

Babam, Guzel Babam,
Nasil ozledim seni, o kadar olur... Su an ruh gibiyim, cokca da ictim, kafalarim duman... Babacigim, Ersin But adli arkadasla naylon bi sirket kurduk, hayali ihracat yapicaz, her makamdan ortaklarimiz mevcut...
Senden ricam, olayin Ingiltere gumruk ayagini halletmendir!.. parayı indiricez, ciddi sakal var!..
B.B.P.L.B. D.G.D.!..
Yavrun William

***

Sir Sixfinger,
B.B.P.L.B.D.G.D." ne demek, acil arastirin!..
Prens Charles

***

Saygideger Kralice,
Kendim, ticaretle ugrasan bir kisiyim, Kumkapi'daki "Duygusal
Ocakbasi"nin sahibiyim... Torununuz William, hayati ogrensin ve afedersiniz, omru boyunca bazi pustluklara karsi hazirlikli olsun diye gecici olarak mekanima yerlestirilmisti... Fakat bir hafta once kasayi hortumlayip kacmis bulunuyor... Tatar diye bilinen Hamit Kisik adli sef garsonum da kayip, o da olayin icinde olabilir... Yasal faiziyle beraber zararim, 3 milyar 420 milyon liradir... Gunesi batmayan imparatorlugunuzun bu parayi seri
sekilde odeyecegine inancim tamdir... Hizmetinizdeyim!..
Talip Kartopu

***

Majesteleri Charles,
Tatar Hamit'in yardimiyla sifreyi cozduk, acilim soyle: "Bas bas
paralari Leyla'ya, bi daha mi gelicez dunyaya?" Bay Hamit pazarlik yapti, unvan almadan yardim etmeyi reddetti... Mecburen, mevsimlik isci gibi 'gecicilord' yaptik kendisini!.. Bu arada Beyrut'a tayinimi rica ediyorum...
Belgrad da olur... Son donemde cok yoruldum...
Istanbul Konsolosu cileli Roger Sixfinger

***

Mr. Kartopu,
Size odeme yapmayi reddediyorum... Fakat bu mektubu gostererek, Istanbul'daki Ingiliz Kutuphanesi'nden istediginiz kaynak eseri alabilirsiniz...
Kralice Elizabeth

***

Babacigim,
Bugun "Zkerim kutuphanesini de, kaynagini da... Parami odemezsen mermi manyagi yaparim seni!" seklinde bi cep mesaji aldim... Dehsete kapilmis durumdayim, yarin ilk ucakla donuyorum. Neden geldim Istanbul'a?
Hayati ogrenmekten Vazgecen Oglun William

maytekin
25-10-2004, 00:31
Prens Williams
Majesteleri Prens Charles, Buyuk oglunuz, yigitler yigidi Prens William'in, Sili'nin And Daglari'nda bulunan Tortel Koyu'ndeki 2,5 aylik kamp suresini basariyla tamamlanmasindan duydugumuz kivanc ve gururu bildirir, sizi de tebrik ederiz... Bununla birlikte; oglunuzu, hayati iyice ogrenmesi icin bu kez de Istanbul'a yollama fikrinizin yanlis oldugunu belirtmeliyiz... 18 yasindaki Prens William icin Istanbul uygun bir yer degil Sayin Prensim... Yine de siz bilirsiniz,
biz emir kuluyuz...
Kralicemizin ellerinden hasretle operiz...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger

***

Sir Roger Sixfinger,
Pusulanizi okudum... Ne zamandan beri konsoloslar, Prens'e uyarida
bulunuyor, merak icindeyim... Guzel bir Beyrut tayini ozlemi
icindesiniz sanirim... Prens William icin gerekli hazirligi yapiniz... Gerekirse Ingiliz asilli sanatci Suna Yildizoglu'ndan yardim isteyiniz... William haftaya orada olacak...
Prens Charles

***

Majesteleri Charles,
Diplomasi ortamindaki butun gelecegimi tehlikeye atarak, tekrar ikaz ederim ki, Prens William icin Istanbul acaip bir yer... Daha dun gece, davetli
oldugum bir tavernada, yanlislikla garsonun yerine benim ceketimi
yaktilar, ceketin astarina sakladigim iki cok gizli belge ile ceyrek milli piyango biletim yandi... Ayreten, Suna Yildizoglu'na ulasamadik ama Kayhan
Yildizoglu'nun cok selami var!..
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger Roger,

***

Terbiyesizligin alemi yok!.. William iki gun sonra orada olacak... calisip pismesi icin guzel bir is ayarlayin... Ayreten "sir" unvanini kaldirdigimi
farketmissindir... Laga-lugaya devam edersen Istanbul Konsoloslugu'nu da kapatirim... Kayhan Yildizoglu kim, sen de selam soyle...
Prens Charles

***

Sevgili Babacigim,
Istanbul'a geleli 10 gun olmasina karsin, hayatimda onemli degisiklikler oldu... Kumkapi'da bir ocakbasinda garson olarak calisiyorum... Sef garson Tatar Hamit beni maca goturdu, orada "Sarabi da ceriz, esrari da
cekeriz", "Zipla,zipla, ziplamayan ibnedir", "Onbesinci dakikada nasil koydu Nouma" gibi tezahuratlar ogrendim... Mekanda iki kez kavga cikti, biri kanatlar
az pistigi icin, digeri mafya hesaplasmasiymis... Sisman ve kıllı biri, zayif ve kıllı birinin bacagina sıktı!.. Ayreten üçü resmi kisi olmak uzere, bes insana harac odedik... Guz Gulleri'ni komple Turkce soyler hale geldim,
Yarim Keskin Bicak'ta ise nakarati biliyorum... Dun aksam iyi giyimli, Ersin adli yasitim bir genc gelip benimle tanisti, yaninda ilik gibi kizlar vardi... Son olarak, Ingiliz atlari burada cok seviliyor, Hot Jazz diye bi
beygir var, Tatar Hamit ve dostlari onu hep tek geciyor!..
Oglun William

***

Sir Sixfinger,
William'dan tuhaf bir mektup aldim... Ziplamayan niye ibnedir,
kanatlarin az pismesi ne demek, bacaga sikmak nedir, Guz Gulleri nedir, Yarim Keskin Bicak ne demek, ilik gibi kiz nedir, Hot Jazz'i tek gecmek niyedir?.. Tum
bunlari William'a sezdirmeden bana aciklayin... Gerekirse Istanbul'daki hayat egitimi suresini kisaltabiliriz, gorus bildirin... Tatar Hamit'i arastirin!..
Bu arada tekrar "sir" oldunuz... Ben boyle ani bi parlarim, sonra
sinirim gecer...
Yanitinizi bekliyorum...
Prens Charles

***

Majesteleri Charles,
Eyvahlar olsun!.. Prens William, ocakbasindaki kasayi patlatip ortadan kaybolmus... Nerede oldugunu tespit edemedik... Bir donem unlu bir hocanin yaninda "Motor Grubu Sorumlusu" olarak calismis olan Ersin isimli sahis tarafindan kandirildigini saniyoruz... Her ihtimale karsi Tatar Hamit'i kacirdik, konsoloslugun cati katinda alikoyuyoruz... Bay Hamit ilginc
bir tip, sabahlari misir gevregine sut yerine bogma raki dokup yiyor!.. O kadar uyariyi bosuna yapmadiydik... Neyse...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger

***

Babam, Guzel Babam,
Nasil ozledim seni, o kadar olur... Su an ruh gibiyim, cokca da ictim, kafalarim duman... Babacigim, Ersin But adli arkadasla naylon bi sirket kurduk, hayali ihracat yapicaz, her makamdan ortaklarimiz mevcut...
Senden ricam, olayin Ingiltere gumruk ayagini halletmendir!.. parayı indiricez, ciddi sakal var!..
B.B.P.L.B. D.G.D.!..
Yavrun William

***

Sir Sixfinger,
B.B.P.L.B.D.G.D." ne demek, acil arastirin!..
Prens Charles

***

Saygideger Kralice,
Kendim, ticaretle ugrasan bir kisiyim, Kumkapi'daki "Duygusal
Ocakbasi"nin sahibiyim... Torununuz William, hayati ogrensin ve afedersiniz, omru boyunca bazi pustluklara karsi hazirlikli olsun diye gecici olarak mekanima yerlestirilmisti... Fakat bir hafta once kasayi hortumlayip kacmis bulunuyor... Tatar diye bilinen Hamit Kisik adli sef garsonum da kayip, o da olayin icinde olabilir... Yasal faiziyle beraber zararim, 3 milyar 420 milyon liradir... Gunesi batmayan imparatorlugunuzun bu parayi seri
sekilde odeyecegine inancim tamdir... Hizmetinizdeyim!..
Talip Kartopu

***

Majesteleri Charles,
Tatar Hamit'in yardimiyla sifreyi cozduk, acilim soyle: "Bas bas
paralari Leyla'ya, bi daha mi gelicez dunyaya?" Bay Hamit pazarlik yapti, unvan almadan yardim etmeyi reddetti... Mecburen, mevsimlik isci gibi 'gecicilord' yaptik kendisini!.. Bu arada Beyrut'a tayinimi rica ediyorum...
Belgrad da olur... Son donemde cok yoruldum...
Istanbul Konsolosu cileli Roger Sixfinger

***

Mr. Kartopu,
Size odeme yapmayi reddediyorum... Fakat bu mektubu gostererek, Istanbul'daki Ingiliz Kutuphanesi'nden istediginiz kaynak eseri alabilirsiniz...
Kralice Elizabeth

***

Babacigim,
Bugun "Zkerim kutuphanesini de, kaynagini da... Parami odemezsen mermi manyagi yaparim seni!" seklinde bi cep mesaji aldim... Dehsete kapilmis durumdayim, yarin ilk ucakla donuyorum. Neden geldim Istanbul'a?
Hayati ogrenmekten Vazgecen Oglun William


TEK KELİMEYLE HARRİKKAAAA :)

yarımada
25-10-2004, 08:20
Bayanların affına sığınarak...

iugur
25-10-2004, 12:48
Günlerden bir gün... Kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir
kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için
toplanmışlar. Ve yarış başlamış. Aslında seyirciler yarışmaya katılan
kurbağalardan hiçbirinin kulenin tepesine çıkabileceğine

İnanmıyorlarmış. Sadece su sesler duyulabiliyormuş:

"Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!"Yarışmaya başlayan kurbağalar
kulenin tepesine ulaşamayınca teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden
sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş.
Seyirciler bağırıyorlarmış:

"...Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!"Sonunda, bir tanesi hariç,
diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış ve bırakmışlar. Ama kalan son
kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı
başarmış. Diğerleri hayret içinde bu işi nasıl

Başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş bu işi
nasıl başardın diye. O anda farkına varmışlar ki. Kuleye çıkan kurbağa
sağırmış! Olumsuz düşünen insanları duymayın... Onlar kalbinizdeki ümitleri
çalarlar!

UNUTMAYIN !...

* Yediklerimiz değil, hazmettiklerimiz bizi güçlü kılar.

* Kazandıklarımız değil, biriktirdiklerimiz bizi zengin yapar.

* Okuduklarımız değil, hatırladıklarımız bizi bilgili yapar.

* Başkalarına verdiğimiz öğütler değil,

Bizzat uyguladıklarımız bizi insan yapar.

bıcırık
25-10-2004, 17:26
Pek bir aşık üniversiteli delikanlı, öğrencilerin kaldığı apartmandaki daireleri teker teker dolaşıp birer parça çikolata karşılığında akşam 8 de ışıklarını yakmalarını rica etmiş, sevgilisine duygularını göstermek için... Böyle bir sahne çıkmış ortaya...

Not: Böylelerine çok ender rastlanıyor biraz daha sık serpiştirilselermiş ortaya fena olmazmış değil mi :D :p

greenback
25-10-2004, 19:36
boşuna bu paraları almıyorlar....

greenback
25-10-2004, 19:41
hadi bunları da anlıyorum.bunlarda para kazanıyor....

greenback
25-10-2004, 19:48
ama bunları anlamam, boşuna izah etmeye çalışmayın....allah selamet versin deyip ,geçerim...

gemici
25-10-2004, 20:24
ama bunları anlamam, boşuna izah etmeye çalışmayın....allah selamet versin deyip ,geçerim...
haklısın ne yapıyorlar öyle yada yapınca ne oluyor.allah akıl fikir versin..............

skinnypuppy
25-10-2004, 23:33
haklısın ne yapıyorlar öyle yada yapınca ne oluyor.allah akıl fikir versin..............
abi o film hilesi, fotorafı yamuk koymuşlar..:)

DEVadam
25-10-2004, 23:45
...

AloneWolf
26-10-2004, 09:13
SEYTANLARIN TOPLANTISI
> Iblis, butun seytanlarla buyuk bir toplanti duzenlemis. Ve onlara
demis ki:
> 'Biz Muslumanlari camiye gitmekten alikoyamiyoruz.Onlari Kur'an
> okumaktan ve dogru isler yapmaktan da alikoyamiyoruz. Ayrica onlari
> surekli Allah'i
> ve
> Rasulu Muhammed'i dusunmekten de alikoyamiyoruz.Onlarin Allah ile
> baglantilari cok guclu
> kiramiyoruz.'
> 'Oyle ise birakin onlari camilere gitsinler, birakin
birlikteliklerini
> ve dayanismalarini surdursunler.Fakat onlarin zamanlarini calin.!!!
> Boylelikle
> onlar Allah'i ve Rasulu Muhammed'i dusunecek baglantilarini
guclendirecek
> zaman bulamasinlar.'
> 'Iste sizden istedigim bu' dedi iblis.' Gun boyunca Allah'i dusunecek
> baglantilarini gelistirecek zamanlari olmasin onlari surekli mesgul
edin.'
> Seytanlar
> bagirdi: '
> Bunu nasil yapabiliriz ki?'
> 'Onlarin akillarini surekli kucuk detaylar ile mesgul edin' diye
cevapladi
> iblis.
> ' Onlari surekli harcamaya tesvik edin , harcasinlar, harcasinlar,
> harcasinlar, sonrada
> borclansinlar , borclansinlar.'
> 'Hanimlari uzun saatler evin disinda calismaya tesvik edin, ayni
zamanda
> erkekleri de haftada 6-7 gun gunde 10 - 12 saat calismaya tesvik
edin
> Boylece onlarin kendilerine ve ailelerine ayiracak hic bos
zamanlari
> kalmasin.'
> 'Onlari cocuklari ile vakit gecirmekten alikoyun,evde bile islerinin
> baskisini uzerlerinde
> hissetsinler. Kafalarini oyle mesgul edin ki onlar onlari Allah ile
> birlikte olmaya cagiran kucuk sesleri bile duyamasinlar.'
> 'Onlari surekli muzik dinlemeye tesvik edin evde,iste hatta araba
> surerken bile radyo teyp CD dinlesinler. Evlerinde TV, VCD, CD ve
Bilgisayar
> surekli acik olsun Hatta restoranlarda alisveris merkezlerinde bile
> surekli muzik calsin. Bu
> onlarin akillarini surekli mesgul eder boylece Allah'i ve Rasulu
> Muhammed'i dusunecek hic vakitleri kalmaz.'
> Masalarinda, sehpalarinda surekli gazeteler,magazinler olsun
bunlardaki
> haberlerle 24 saat
> akillarini mesgul edin. Hatta araba surerken zamanlarini
> calmak icin eklam panolarini kullanin.'
> 'Onlarin mailbox'larini reklamlar, sacma sapan mektuplar, junk
mailer,
> siparis kataloglari ile
> doldurun ki temizlemek icin zaman harcasinlar.'
> 'Guzel cekici modellerin resimlerinin magazinlerin
> kapaklarinda TV ekranlarinda surekli gorunmesini saglayin ki
erkekler
> gercek guzelligin bu
> olduguna ve de dis guzelligin cok onemli olduguna inansinlar,
zamanla
> karilarini begenmez olsunlar.'
> 'Hanimlarin cok yorgun olmalarini saglayin oyle ki kocalarina
sevgilerini
> gosteremesinler. Surekli baslari agrisin. Eger kocalarina
sevgilerini ve
> ilgilerini
> gosteremezlerse onlar da mutlulugu disarida baska yerlerde aramaya
> baslasinlar.'
> Bu da ailelerin daha cabuk dagilmasina sebep olur.'
> 'Onlara anlamsiz sacma hikayelerle dolu kitaplar verin ki
> çocuklarina yasamin gercek anlamini ve imani anlatacak yerde onlari
> okusunlar.'
> Onlari cok mesgul edin ki disariya cikip dogayi inceleyip Allah'in
> yarattiklarindan ders almalarina engel olun.Doganin
> mukemmelligini,yaratilisin ne
> kadar mukemmel oldugunu anlayamasinlar.
> Onlari kapali alanlara , oyunlara, konserlere, sinemalara gitmeleri
icin
> tesvik edin ki doga ile birlikte olmaya vakit bulamasinlar. '
> Onlari surekli mesgul edin. 'Eger olur da kendi gibi dusunen
> arkadaslariyla bir araya gelirlerse
> onlari dedikodu etmeye tesvik edin. Oyle seyler konusmalarini
saglayin ki
> aralarinda
> ihtilaf ciksin ve ayrilirlarken darginliklar olsun.'
> "Hayatlarinin o kadar guzel ve mukemmel olmasini saglayin ki Allah'i
ve
> O'nun gucunu dusunecek durumda olmasinlar. Her seyi kendilerinin elde
> ettigine ve
> de kendi gucleri ile bu mukemmel hayata sahip olduklarina inansinlar.
> Sagliklarina ve elde ettikleri
> nimetlere sukretmek ihtiyaci duymasinlar.
> Iste buyuk plan bu. Seytanlar Muslumanlari her yerde mesgul etmeye,
> telasla kosusturmaya calisiyorlar. Oyle ki Allah'i dusunecek hatta>
> ailelerine ayiracak kucucuk zamanlari dahi kalmasin.
> Diger Muslumanlar ile Allah'in gucunu Onun Rasulu Muhammed'i
konusacak
> zamanlari kalmasin .
> Peki sizce seytan bu gorevinde basarili oluyor mu ? Siz karar verin.

AloneWolf
26-10-2004, 09:15
Soyadınıza şükür edin.
Telefon rehberinden kontrol edilmistir , inanmayanlar bakabilirler.
http://ttrehber.gov.tr/rehber_webtech/tel.asp
258-7426291 Bayram Amca
264-291178 Necati Yenge
346-2274022 Meliha Eniste
284-2140912 Zehra Esekcanbazi
216-3590393 Yusuf Ziya Salakoglu
434-3261067 Abudulsamet Döver
414-5631939 Ramazan Öldürür
262-3752706 Ismail Öldürücü
282-6519032 Gülsen Motor
414-6812589 Haci Benzin
216-4940049 Menemine Cart
352-2232330 Burhanettin Curt
212-5069616 Cafer Cirt
362-4322481 Döndü Cort
264-2789881 Fedakar Pat
246-4566340 Saban Küt
226-2455889 Vesile Aybasi
216-4333782 Haziment Pet
242-6513344 Abdurrahman Killi
232-5125462 Aytekin Killibacak
232-8313394 Makbule Killibaldir
342-2514214 Atilla Otuzbirogullari
476-2271564 Ahmet Yavsar
344-2213263 Ökkes Ford
216-3135010 Nadir Verir
324-6478020 Duran Tekerlek
344-2311938 Döndü Yuvarlak
352-2231735 Özdemir Damizlik
212-6973318 Izzet Angut
222-3206365 Türkan Romantik
252-5927658 Hafize Kazma
324-4615714 Abdulkadir Anan
438-3517025 Abdulaziz Baban
332-3273684 Ismail Donsuz
326-6168690 Hatice Tüylü
242-3431693 H. Ibrahim Gömer
232-3434415 Gülfidan Gösterir
224-8937457 Coskun Aptal
322-3652562 Emel Yalak
322-5815479 Duran Kalas
264-6940326 Sultan Kaltak
282-4276888 Ismail Dümbelek
262-5271059 Fahrettin Kalkmaz
378-2284583 Mehmet Kaldirir
332-6414634 Cafer Yalar
312-8370756 Gurban Yalama
324-3206844 Ahmet Ali Emici
236-2317484 Ayse Cinsel (Ese Cinsel de var)
328-8766339 Mehmet Tasak
216-4260474 Sultan Kiç
342-2506652 Ali Anüs
242-7421096 Bahriye Kuku
212-5324882 Fevzi Zik
412-3192276 Mahmut Pipi
216-4194478 Yusuf Kiz
216-5669060 Gülten Kari
216-3335124 Zeki Kadin
414-6813703 Cemal Delik
448-5313195 Ramazan Desik
222-5912006 Münevver Göbek
454-5813531 Münire Meme
232-3411072 Sükriye Memeli
212-6427545 Havva Kalça
224-3623348 Ali Kalkti
342-8732142 Nurcan Geliyor
216-4124517 Ali Geber
414-3128893 Münevver Ölü
216-3735556 Hanim Sevis
352-3321999 Alkin Azgin
224-2242362 Mümin Abaza
236-6534173 Yunus Gay
216-3150362 Kemal Götürür

442-4513460 Subay Sıkar
324-2355284 Abdullah Oyar
346-2256169 Adem Kayar

ertan
26-10-2004, 09:31
bu ne yaaa...

listenin sonuna gelemeden, gülmekten gözlerimden yaşlar boşandı... :bravo:

AloneWolf
26-10-2004, 09:53
Ögüt almasını bilene(yani o gücü kendisinde bulana) ögütler...

Biri sana sarildiginda önce onun kollarini gevsetmesini bekle....

Kendini degistirebilme gücünü hafife alma, baskalarini degistirebilme gücünü de cok fazla güvenme...

Zarif ol, kimseyi bile bile kendinden sogutma...

İsi ne kadar önemsiz olursa olsun, ekmek parasi icin calisan herkese saygi duy...

İnsanlara ücüncü bir sans verme, birak ikide kalsinlar....

Herkesin önünde öv ama elestirilerini bir kenara cekerek söyle...

Asil savasi kazanmak icin kücük bir carpismayi yitirmeyi göze al...

Köprülerini atma, ayni nehri kac kez daha gecmek zorunda kalacagina sasiracaksin...

Yeterli zamanim yok deme, büyük insanlarinda günleri 24 saattir...

Bilmiyorum demekten cekinme...

Sevgiline önce cicegi yolla, nedenini sonra bul...

Basucunda kagit kalem bulundur...Milyarlik fikirler bazen sabaha karsi saat 3'te gelir...

Cok calisarak elde ettigin bir seyin zevkini cikarmaya da zaman ayir...

Yilda en az bir kez günesin dogusunu seyret....

Ilk önce sen "Merhaba" de....

Herhangi bir konuda ögretmenlik yap, herhangi bir konuda ögrenci de ol...

Hic kimseden asla umut kesme, mucizeler her gün oluyor...

Hayat arkadasini cok dikkatli sec, mutlulugun ya da bedbahtligin %91'i bu karara baglidir....

Is ve aile iliskilerinde en önemli seyin Güven oldugunu aklindan cikarma...

Asla birilerinin umudunu kirma, belki de sahip olduklari tek sey o'dur....

Yeterli paranin olmamasini asla dert etme, sinirli olanaklar bazen bir lütuftur cünkü yaraticiligi baska hic bir sey bu kadar tesvik edemez...

Atak ve Cesur ol, bir gün geriye dönüp baktiginda yaptiklarindan cok yapmadiklarin icin pismanlik duyacaksin...

Insanlara verdigin nasihatin tersi davranislarda bulunma....

Hatalarini kabul et...

Zekani eglendirmek icin kullan, baskalari ile eglenmeye degil...

Saglikli olmanin degerini bil...

Sarhosken kimseye görünme...

Cocuklarla oyun oynadiginda birak kazansinlar...

Eski hatalarina hayiflanmakla zaman kaybetme, onlardan ders al ve arkana bakma...

Gelenek ve göreneklerine saygili ol...sevdiklerini esirge...

Herseyi buldugundan daha iyi birak...

Gerektiginde fazla verici olma, zaman zaman hayir demesini ögren...

Yanliz baslamasini bil....

Deger yargilarinla celismeyecek bir meslek sec...

Alcak gönüllü ol, sen gelirken onlar gidiyordu...

Mükemmeli ara, kusursuzu degil...

Acik, esnek ve mantikli ol...

Tanistigin herkes senin bilmedigin birseyler biliyordur, onlardan ögren...

Hayatin her zaman adil olmasini bekleme....

Sükret...

AloneWolf
26-10-2004, 09:55
Uzun çabalar sonucunda Alman vatandaşlığına kabul edilen genç, babasına sürpriz yapmak için sevinç içinde eve koşmuş:
- Babaaa, bak Alman vatandaşıyım artık...
Birinci kuşak milliyetçilerden olan baba çok sinirlenir:
- Ulan soysuz, hangi yüzle gider de Alman vatandaşı olursun," diye gürlerken oğlunun suratına bir de Osmanlı tokadı akşeder... Koşa koşa geri dönen oğlan bir yandan da şöyle söyleniyormuş:
- Şu hale bak yaa, Alman olalı bir saat geçmedi Türklerle başım belaya girdi...

gemici
26-10-2004, 10:32
bu ne yaaa...

listenin sonuna gelemeden, gülmekten gözlerimden yaşlar boşandı... :bravo:
gerçekten çok kaliteli soyadları var.adamı öldürür......................

yarımada
26-10-2004, 10:55
Hadi bakalım...sol tıklamayla yükseliyor.

Yükselmesi için devamlı sol tıklıyoruz.bırakınca alçalıyor...

AloneWolf
26-10-2004, 11:05
Adam işitme cihazı almak için bir mağazaya girmiş, tezgâhtara,
"Ucuz bir şey olsun!" diyerek..
"Fiyatlar 2 dolar ile 2000 dolar arasında değişiyor efendim..!" demiş
tezgâhtar...
"2 dolarlık model nasıl bir şey?"
"Bu butonu kulağınıza takıp şu teli boynunuzun üzerine bırakıyorsunuz
efendim!"
"Bu nasıl çalışıyor?"
"Çalışmıyor efendim...Kulağınızda bunu görenler daha yüksek sesle
konuşmaya başlıyorlar..."!

yarımada
26-10-2004, 14:43
çakıcı-peker vs.....

bıcırık
26-10-2004, 23:09
Bilgisayar canavarlarına...

bıcırık
26-10-2004, 23:14
"...
- Kendi dirseğinizi yalayamayacağınızı,
- Bu mesajı okuyanların dirseklerini yalamaya çalıştığını biliyor muydunuz?"

Şeklinde bir mesaj dolaşıyordu...

Vatandaş yapıyor ya... :D

bıcırık
26-10-2004, 23:46
Gemicilere özel :D

bıcırık
26-10-2004, 23:49
...

serdarkus
27-10-2004, 00:10
6 sıfır replikleri... :))

Daha paradan 6 sıfır atılmasına iki ay var ama, geyikleri çoktan internette dolaşmaya başladı... Oruçlu olanlar, iftardan sonra baksın... :)))

"Ali'nin 3 YTL'si var. Ali parasının altıda biriyle fındık, sekizde ikisiyle gofret almıştı. Ali'nin kaç YTL'si kalmıştır? A-aa bayıldı çocuk..."

"Hakimin ben anlamam öyle 6 sıfır falan... Bunun bana 3 milyar borcu vardı,elime 3.000 lira tutuşturdu, ben de vurdum onu. Pişman değilim... Ne? 30 yıl ağır hapis mi? Bari 1 sıfır atsanız..."

"Hızlandırılmış 'bozuk para kullanımı ve TL'yi YTL'ye çevirme kursları'na hoş geldiniz arkadaşlar..."

"Evladım bak geldim 70 yaşına... O zaman da biz kuruş kullanırdık, şimdi de kuruş kullanıyorsunuz. Demek ki neymiş, tarih tekerrürden ibaretmiş."

"Kimse bize 'yeni' Türk Lirası'nı dayatamaz. Biz 'eski' Türk Liramızı ve onun içindeki 6 sıfırı seviyorduk. YTL'ye direneceğiz. Gerekirse Eski Türk Lirası'nı sevenler olarak dağa çıkıp orada hayatımıza devam edeceğiz."

"Ne demek maçtan evvel madeni paralarınızı topluyoruz. Manyak mısınız kardeşim? Eski Türk Lirası'na göre 250 milyon para var cebimde. Hiç hakemin kafasına atar mıyım o kadar parayı?.."

"Hırsız var diyorum memur bey, paramı yatırdığım banka bizatihi soyguncu çıktı. Dün bankada 2.5 milyar liram varken bugün bir de baktım ki 2.500 liram var. Hortumlamışlar paramı..."

"Ahhh evladım ahhhh... Bizim zamanımızda tuvalet 1 milyon liraydı. Şimdi bu parayla Boğaz'da yalı alınıyor. Hey gidi heyy... Bilemedik o günlerin kıymetini bilemediiik..."

"Hapisten çıktım. Mutlu mesut evime geliyorum. Bi baktım yerde 100 bin lira. Almadım tabii. 100 bin lira için eğildiğime deymez. Aaaa çocuklar niye ağlıyorsunuz. O ne hanım bayıldı? Ne oluyor ya? YTL de ne? Anlatın ulaaan!!"

26.10.2004 - 23:21

greenback
27-10-2004, 00:42
"...
- Kendi dirseğinizi yalayamayacağınızı,
- Bu mesajı okuyanların dirseklerini yalamaya çalıştığını biliyor muydunuz?"

Şeklinde bir mesaj dolaşıyordu...

Vatandaş yapıyor ya... :D


itiraz edecek olsaydım:

1)
he he he,
başkasının dirseğini değil,kendi dirseğinizi yalayamazsınız deniyor o mesajda...

gene de kızın bileklerine uygun bir dirsek kullanılsa,bayağı inandırıcı olabilirdi...


2)
bu saptama insanlar içindi, bukalemunlar için değil...o boyda bir dille insan ensesini bile yalayabilir...

northwind
27-10-2004, 00:42
Ögüt almasını bilene(yani o gücü kendisinde bulana) ögütler...

Biri sana sarildiginda önce onun kollarini gevsetmesini bekle....

Kendini degistirebilme gücünü hafife alma, baskalarini degistirebilme gücünü de cok fazla güvenme...

Zarif ol, kimseyi bile bile kendinden sogutma...

İsi ne kadar önemsiz olursa olsun, ekmek parasi icin calisan herkese saygi duy...

İnsanlara ücüncü bir sans verme, birak ikide kalsinlar....

Herkesin önünde öv ama elestirilerini bir kenara cekerek söyle...

Asil savasi kazanmak icin kücük bir carpismayi yitirmeyi göze al...

Köprülerini atma, ayni nehri kac kez daha gecmek zorunda kalacagina sasiracaksin...

Yeterli zamanim yok deme, büyük insanlarinda günleri 24 saattir...

Bilmiyorum demekten cekinme...

Sevgiline önce cicegi yolla, nedenini sonra bul...

Basucunda kagit kalem bulundur...Milyarlik fikirler bazen sabaha karsi saat 3'te gelir...

Cok calisarak elde ettigin bir seyin zevkini cikarmaya da zaman ayir...

Yilda en az bir kez günesin dogusunu seyret....

Ilk önce sen "Merhaba" de....

Herhangi bir konuda ögretmenlik yap, herhangi bir konuda ögrenci de ol...

Hic kimseden asla umut kesme, mucizeler her gün oluyor...

Hayat arkadasini cok dikkatli sec, mutlulugun ya da bedbahtligin %91'i bu karara baglidir....

Is ve aile iliskilerinde en önemli seyin Güven oldugunu aklindan cikarma...

Asla birilerinin umudunu kirma, belki de sahip olduklari tek sey o'dur....

Yeterli paranin olmamasini asla dert etme, sinirli olanaklar bazen bir lütuftur cünkü yaraticiligi baska hic bir sey bu kadar tesvik edemez...

Atak ve Cesur ol, bir gün geriye dönüp baktiginda yaptiklarindan cok yapmadiklarin icin pismanlik duyacaksin...

Insanlara verdigin nasihatin tersi davranislarda bulunma....

Hatalarini kabul et...

Zekani eglendirmek icin kullan, baskalari ile eglenmeye degil...

Saglikli olmanin degerini bil...

Sarhosken kimseye görünme...

Cocuklarla oyun oynadiginda birak kazansinlar...

Eski hatalarina hayiflanmakla zaman kaybetme, onlardan ders al ve arkana bakma...

Gelenek ve göreneklerine saygili ol...sevdiklerini esirge...

Herseyi buldugundan daha iyi birak...

Gerektiginde fazla verici olma, zaman zaman hayir demesini ögren...

Yanliz baslamasini bil....

Deger yargilarinla celismeyecek bir meslek sec...

Alcak gönüllü ol, sen gelirken onlar gidiyordu...

Mükemmeli ara, kusursuzu degil...

Acik, esnek ve mantikli ol...

Tanistigin herkes senin bilmedigin birseyler biliyordur, onlardan ögren...

Hayatin her zaman adil olmasini bekleme....

Sükret...
Tesekkurler,sayenizde yeni bir imzam oldu.yesili ise sistem kabul etmedi.

derindeniz
27-10-2004, 01:25
ULAN NE ÖZLEDİM BE BU GÜNLERİ....

Mahalle maclarinda baska hic bir
resmi musabakada rastlayamayacaginiz
kurallar ve terimler vardir. Iste bazilari:

ATAN ALIR SPOR: Mahalle maclari
genellikle caddelerde yahut bahcelerde
yapildigi icin topun kacma olasiligi olan cok yer vardir. Top bir yere
kactiginda topu kaciran takimin karsisindaki takim hemen, "Atan alir
sipor." der. Top onlarin sahasinda auta cikmis oldugu halde karsi
takim topu almak zorunda kalir.

ELIN AVANTAJI OLMAZ: Takimlardan
biri ataktadir. Defans oyuncusu topu
elle keser fakat pozisyon devam eder ve gol olur. Golu yiyen takim el
var diye mizirdar. Karsi takim, "Avantaj olm." der.
Hemen akabinde kaleci "Ulan elin
avantaji olmaz." diye haykirir. Bir yere varilamaz. Kisir dongudur.

ADAMIN GOL DIYO: Gol atilir fakat
yiyen takim saymaz. Hep bir agizdan
"Direk ulan." diye anirmaktadirlar. Fakat iclerinden biri, "Gol abi."
der. Karsi takimdan bunu duyan biri direk atlar ve, "Ulan adamin gol
diyo." diye serzeniste bulunur. Gol sayilir, adam dovulur.

ABANMA YOK: Genelde kucuk cocuklar
arasinda yaygindir. Kaleciler abanma
yok derler. Aralarindan yasca buyuk olani Lan kari misiniz." dese de
abanma olmaz.

GONUL ALMA: Buyuklerle kucuklerin
ortak oynadigi macta buyuklerden biri
gaza gelip kucuk bir cocuga sert girince direk penalti olur. Nerede
olursa olsun. Kucuk cocuk sevilen bi simadir ve faulu yapan abidir.
Penalti kullanilir, genelde gol olmaz cunku kalede bir ayi vardir ve
penaltiyi atan kucuk cocuktur.

KALECI DEGISTIN 2 PENALTI: Herhangi
bir penalti pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili silahlarindan
biri gecmek ister cunku o her mevkide iyidir.Buna karsilik karsi
takima teselli olarak ekstra bir penalti verilir. 1+1=2.
3 KERE SEKTIRME: Kaleci degaj kullanirken eger yaninda bir rakip
forvet varsa topu 3 kere sektirir ve, "Acilsana ulan uc kere sektirdim
iste." der, rakip acilir.

Ne keyiflerdi bunn'ar bea.
Bak gozlerim dolu dolu oldu.

1'E 1 ATIS: Cift penalti sisteminde eger birinci penalti kacarsa
ikinci sans vardir ama gol olursa ikinci sans kullanilamaz. Bunun
mantigini hala cozebilmis degilim.

SAGLIK ONLEMLERI :Bazen top insanin
pek munasip olmayan bi tarafina gelir, herkesin reaksiyonu aynidir:
"Ise ise!." Uygun araziye cis edildikten sonra maca devam edilir.

TOP KURTARMA OPERASYONU:
Top zirt pirt araba altina kacar.
Boyle durumlarda, sahadaki en celimsiz ve en hop-zip kisi, en iri iri
kisi tarafindan topu almaya gonderilir.
Arabanin altina kacan toplar tam ortasinda durur bazen, kimse
yetisemez oraya. Bu sefer tas atma ve sopayla itekleme fasli baslar.
Arabanin egzosuna vurulan birkac darbeden sonra top yuvarlana
yuvarlana cikar bir taraftan; artik kosarak maca geri donme zamanidir.

GOL DIIL OLM BEL USTU :
Minyatur kale maclarda elle tutulmasina engel olunmak icin getirilmis
bir cozumdur ancak bel ustu gibi kisiden kisiye degisen ve ispati zor
bir kriter getirdigi icin nice kavgalarin cikmasina, nice baslarin
yarilmasina sebep olmustur.

ELDEN GOL OLMAZ : Pasa pasa
oynuyoruzdur, adamin tekinin eline carpar top, biz dikeriz topu, hemen
bi mahalle maci oyun kurallari uzmani portler oradan bi yerden ve der
ki, "Elden gol olmaz"! Ulan niye olmasin hasta misin sen?
El karari verilmisse, bunun sonucu
frikiktir. Herkes de kabullenmistir
elden gol olmayacagini, hatta baraj bile kurulmazdi bazen. Ben de
buyuyunce ogrendim elden direk kaleye cekilip gol atilabilecegini.
Ogrendim de ne oldu, o caanim frikikler geri mi geldi?

UC ADIM ACILMAK: "uc adim acilmak"
denen olayi atlamak senelerini betonda top oynayarak, dizinde o cok
derin olmayan ama surekli yanan yaralarla dekore eden bicok mahalle
topcusunu uzecektir. Top frikik noktasina dikilir ve rakip barajin
ustune dogru adeta 'onnar orda diilmiscesine yurunur'. Kocaman uc adim
atilir ve baraj gogusle itmek suretiyle uzaklastirilir. Adimlarin
buyuklugunden sikayet edenler iki kere "o-ha" der.

TEKNIK VURMAK: Penalti vuruslarinda
en bickin forvet oyuncusu sahne alacagindan kalecinin gozu korkar. Hemen ici
rahatlatilir: "korkma olm, teknik vurcam".

KALECI DUZENI: Mahalle maclarinda
rastlanan pekcok tatsiz durumdan sadece biridir kalecisizlik. Herkes
kendisini ispatlamak ve golleri yagmur edip yagdirmak istediginden
kimse kaleye gecmeyecektir. Adil duzen ilk "kalede son" diye bagirani
kayirmaktadir.
Hemen arkasindan gelen "son bir", "son iki".. gibi cigliklarin
sonunda artik son kac oldugunun bir onemi kalmayan agir kanli arkadas
kaleye gecer.
Kaleci gerek iki golde bir, gerekse dakka ayriyla eldivenleri bir
sonraki arkadasina teslim edebilir. Nizam boyle emreder

greenback
27-10-2004, 01:42
eklerim ...(aynı zamanda benim klasiğimdi...)


atan alır sporda vakit geçirmek icab ettiğinde...
bilhassa teneffüs turnuvalarında...


topun arkasından gittiği yere kadar koşulur,sonra ordan topa dokunmadan tabii, yavaş adımlarla dönerken,herkes bağırır" topu niye getirmiyosun laaann..."

cevap o zaman verilir "atan alır oolum.."

akabinde maç durur,rakip takıma önderlik edercesine,sınıfa doğru depar atılır...

AloneWolf
27-10-2004, 08:27
Çiftlikten :
- Lan oğlum bir şey söyleyeceğim sana , ne biçim insansın sen !
(Ferhat Güzel Hilal Cebeci ile iletişim kurmaya çalışıyor)

- Deliler mi öptü beni? Kalktım geldim süper çile çekiyorum ben yaa !
(Güllü sitem ediyor)

- Ben çok akıllı inekler gördüm dünyanın her tarafında . Yolun kenarından gidiyorlar evlerine gitmek için ...
(Banu Alkan)

Çiftlik dışından :
- Ben metroseksüel değilim , sadece bakımlı bir adamım. Metroseksüel de neymiş! Metroseksüel deyince benim aklıma metroya binmiş seksüeller geliyor , çok çirkin !
( Davut Güloğlu )
(seksüelleri görünce kaçınız bir zahmet !)

AloneWolf
27-10-2004, 08:33
Bir kadının bir süreliğine iş seyahati için İngiltereye gitmesi gerekmektedir.

Kadının kocası eşini havaalanına kadar götürür.
Karısı:
- "Teşekkür ederim kocacığım, senin için İngiltereden ne getirmemi istersin?"
diye sorar.
Adam güler ve yanıtlar:
- "Bir İngiliz kızı istiyorum hayatım..."
Kadın sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çikar. 2 hafta sonra adam karısını tekrar hava alanından almaya gider ve sorar:
- "Hayatım gezin nasıldı?"
Karısı:
- "Teşekkür ederim hayatım çok güzeldi."
Adam:
- "Peki hediyem nerde?"
Kadın:
- "Ne hediyesi?"
Adam:
- "Hani bir İngiliz kız istemistim ya..."
Kadın:
- "Haa hatirladım, evet elimden geleni yaptım, şimdi biraz beklememiz lazım kız olup olmayacağını görmek için... !!!!"

AloneWolf
27-10-2004, 08:45
Gelin ve damat arama konferansı!
Japon anne-babalar çok çalışmaktan evlenmeye fırsat bulamayan çocuklarına kısmet bulabilmek için otellerde 'toplu görücülük' yapıyor. Yüzlerce ebeveyn otelde kurulan gelin-damat pazarlarına akın ediyor


26/10/2004
vatan



Japonya'da 30'lu yaşlara gelmelerine rağmen, yoğun iş tempoları yüzünden hala evlenmemiş olan erkek ve kadınların anne-babaları, çocuklarını dünyaevine sokabilmek için yeni bir yönteme başvuruyor. Japon geleneklerinde de bulunan ancak kaybolmaya yüz tutan görücü usulü evliliklerin farklı bir türü olan "modern görücülük", büyük otellerde düzenlenen toplantılarda gerçekleştiriliyor. Office Ann adlı çöpçatan şirketi tarafından organize edilen toplantılarda ebeveynler, kız ya da erkek çocuklarının özgeçmişlerinin ve fiziksel özelliklerinin yazılı olduğu listeleri duvarlara asıyorlar ve uzun masalardaki yerlerini alıp beklemeye başlıyorlar.

Habersiz geliyorlar
Anne-babalar, damat ya da gelin adaylarının yaşı, eğitimi, mesleği, burcu gibi birkaç özelliklerini bu listelerden öğrenerek çocuklarına uygun kişiyi belirliyorlar. Bazı ebeveynlerin çocuklarından habersiz olarak bu girişimde bulunuyor, bu durumda çocuklarının isimlerini listeye yazmıyor numara koyuyorlar. Damat ya da gelin arayan anne babalar da bu numaraları tespit edip, aynı numarayı önlerine koyan anne babaların oturdukları masayı buluyor ve başlıyorlar kendi çocuklarının meziyetlerini, özelliklerini anlatmaya. Eğer iki taraf da anlatılanlardan hoşnut olursa, iş çocukları birbirleriyle tanıştırmaya kalıyor.

Tek seferde 10 aday
Geçtiğimiz ay Tokyo'da yapılan bu toplantılardan birinde yaşları 25-42 arasında değişen 60 kadın ve 25-44 yaş arası 55 erkek adayın detaylı listeleri duvara asıldı. Tek seferde 100 ebeveynin katılabildiği toplantılar için 72 dolar giriş ücreti ödeniyor. Bu fiyat, hizmetleri 3 bin 640 dolara varan klasik çöpçatan şirketlerinden daha düşük. Office Ann şirketi, organizasyonlara katılanları daha sonra takip etmediği için kaç kişinin bu yolla evlendiği bilinmiyor. Ama son iki yılda 1500 anne-babanın "görücü" toplantılarına katıldığı bildiriliyor. Japonya'da son 20 yıl içinde 20'li ve 30'lu yaşlardaki bekar insanların sayısı tavan yaptı. Özellikle yoğun ve uzun çalışma saatleri nedeniyle bekarların flörte zaman ayıramaması bunun başlıca sebepleri arasında gösteriliyor

AloneWolf
27-10-2004, 08:55
DÜnyada Bİrbİrİnden Çok Farkli Kadinlar Vardir;
Sevgİnİn GÜcÜyle YaŞayanlar
Merhamet Duygusuyla DÜnya'yi GÜzelleŞtİrenler
GÜzel Seslerİyle RÜyalarda YaŞatanlar
Yazilariyla KaĞitlara Hayat Verenler
İlgİ OdaĞi İyİ Kalplİ Prensesler
OlaĞanÜstÜ Kadinlar
Yeteneklİ Kadinlar
SavaŞÇi Kadinlar
Bİzlerİ GÜldÜrÜp,yokluklarinda AĞlatanlar
DÜnya'da HİÇ TaninmamiŞ
Kadinlarda Vardir
HerŞeylerİ Elİnden Alinip, Hatiralarindan Koparilanlar
Kendİlerİnİ Her GÜn Yenİ Bİr SavaŞin İÇİnde Bulanlar
Haksizliklar KarŞisinda Aci Çekenler
Anlatilamayacak Acilari YaŞayan Kadinlar
TÜm Yokluklara RaĞmen Çocuklarinin Yaninda GÜlÜmseyen Analar
Kati Kurallara Boyun EĞmek Zorunda Kalanlar
Kaderİnİn Ne OlacaĞini Bİlmeyenler
YaŞaminin HergÜnÜ YÜzÜne YazilmiŞ Olan Kadinlar
Hepsİ Çok Özel Kadinlar
Hepsİ Yildizlardan GÜzel Kadinlar
ÇÜnkİ Onlar TÜm GÜÇlerİyle DÜnyayi
GÜzelleŞtİrmeye ÇaliŞan Kocaman Kalplİ Melekler
TÜm GÜzel Bayanlar
Annelerİmİz
KizkardeŞlerİmİz
Dostlarimiz, ArkadaŞlarimiz
DÜnyamizi GÜzelleŞtİrdİĞİnİz İÇİn
Sonsuz TeŞekkÜrler...
Kİmİ Der Kİ Kadin
Uzun KiŞ Gecelerİnde Yatmak İÇİndİr
Kİmİ Der Kİ Kadin
YeŞİl Harman Yerİnde
Dokuz Zİllİ KÖÇek Gİbİ Oynatmak İÇİndİr
Kİmİ Der Kİ Ayalimdir
Boynumda TaŞidiĞim Vebalimdir
Kİmİ Der Kİ Hamur YoĞuran
Kİmİ Der Kİ Çocuk DoĞuran
Ne O, Ne Bu, Ne KÖÇek, Ne Ayal, Ne Vebal
O Benİm Kollarim, Bacaklarim, BaŞimdir
Yavrum, Annem, Karim, KizkardeŞİm
Hayat ArkadaŞimdir

Nazim Hİkmet

AloneWolf
27-10-2004, 09:15
Mutluydum. Kiz arkadasimla bir yildan beri nisanliydik ve evlenmeye karar verdik. Ailem bize her türlü yardimi yapti, arkadaslarim cesaretlendirdiler ve kiz arkadasim rüya gibiydi!! Fakat beni rahatsiz eden bir sey vardi; nisanlimin küçük kiz kardesi. Müstakbel baldizim açik-saçik giyinen yirmi yasinda bir afetti. Ne zaman yakinima gelse öne egilip iç çamasir sovu yapardi. Bunu baskalarinin yaninda yapmadigi için temkinli olmaliydim. Bir gün baldiz dügün davetiyelerini kontrol etmek için beni yanina çagirdi. Yanina vardigimda yalnizdi; yakinda evlenecegimi, bana karsi engelleyemedigi ve engellemek istemedigi duygu ve arzularinin oldugunu kulagima fisildadi. Kendimi ablasina adamami ve evlenmeden önce benimle yatmak istedigini söyledi. Söyleyecek bir kelime bulamadim. Tamamen soke olmustum. "Yukari yatak odama çikiyorum ve eger beni istiyorsan yukari gel" dedi. Afallayip kalmistim, merdivenleri çikarken arkasindan sok içinde bakiyordum. Merdivenlerin sonuna vardiginda pantalonunu çikartip asagiya bana dogru firlatti. Bir kaç dakika öylece kalakaldim. Sonra arkami dönüp ön kapiya dogru yürüdüm.
Kapiyi açtim ve evden çikarak arabama dogru yürümeye basladim ki, Müstakbel kayinpederim disarida bekliyordu. Gözyaslari içinde sevgiyle bana sarilarak, "Küçük sinavimizi basariyla geçtigin için hepimiz çok mutluyuz, kizimiza senden iyi bir damat bulamazmisiz. Ailemize hosgeldin."
Not: Hikayenin ana fikri... Siz siz olun, kondomunuz daima arabanizda dursun...

AloneWolf
27-10-2004, 09:18
Adamin biri karisinin test sonuclarini almak uzere
doktora gitmis. Recepsiyondaki hemsire:

- Kusura bakmayin beyefendi, ama ufak bir problemimiz
var.

Karinizin testlerini lab'a gonderdigimizde ayni
isimli bir baska bayan da Teste gitmis ve hangisi
karinizin hangisi diger bayanin emin olamiyoruz
malesef,demis.

Acik olmak gerekirse sonuclardan biri kotu digeri ise
dahada kotu!

Adam: - "Ne demek istiyorsunuz yani?"

Hemsire: - "Testlerden biri AIDS digeri ise Alzheimer
cikti ve hangisi karinizinki birsey soyleyemiyoruz."

Adam: - "Korkunc birsey, peki simdi ne yapmaliyim?"

Hemsire: - "Bence, karinizi sehrin gobeginde en
kalabalik noktaya birakin ve eger evin yolunu
bulabilirse de birdaha da onunla yatmayin..."

AloneWolf
27-10-2004, 09:34
Daha piyasaya çıkmadan..

YTL'den sonra yurdum insanı replikleri

"Ali'nin 3 YTL'si var. Ali parasının altıda biriyle
fındık, sekizde ikisiyle gofret almıştı. Ali'nin kaç YTL'si kalmıştır?
A-aa bayıldı çocuk..."

"Hakimin ben anlamam öyle 6 sıfır falan... Bunun bana
3 milyar borcu vardı,elime 3.000 lira tutuşturdu, ben de vurdum onu.
Pişman
değilim... Ne? 30 yıl ağır hapis mi? Bari 1 sıfır atsanız..."

"Hızlandırılmış 'bozuk para kullanımı ve TL'yi YTL'ye
çevirme kursları'na hoş geldiniz arkadaşlar..."

"Evladım bak geldim 70 yaşına... O zaman da biz kuruş
kullanırdık, şimdi de kuruş kullanıyorsunuz. Demek ki neymiş, tarih
tekerrürden ibaretmiş."

"Kimse bize 'yeni' Türk Lirası'nı dayatamaz. Biz
'eski' Türk Liramızı ve onun içindeki 6 sıfırı seviyorduk. YTL'ye
direneceğiz.
Gerekirse Eski Türk Lirası'nı sevenler olarak dağa çıkıp orada
hayatımıza
devam edeceğiz."

"Ne demek maçtan evvel madeni paralarınızı topluyoruz.
Manyak mısınız kardeşim? Eski Türk Lirası'na göre 250 milyon para var
cebimde. Hiç hakemin kafasına atar mıyım o kadar parayı?.."

"Hırsız var diyorum memur bey, paramı yatırdığım banka
bizatihi soyguncu çıktı. Dün bankada 2.5 milyar liram varken bugün bir
de baktım ki 2.500 liram var. Hortumlamışlar paramı..."

"Ahhh evladım ahhhh... Bizim zamanımızda tuvalet 1
milyon liraydı. Şimdi bu parayla Boğaz'da yalı alınıyor. Hey gidi
heyy...
Bilemedik o günlerin kıymetini bilemediiik..."

"Hapisten çıktım. Mutlu mesut evime geliyorum. Bi
baktım yerde 100 bin lira. Almadım tabii. 100 bin lira için eğildiğime
deymez. Aaaa çocuklar niye ağlıyorsunuz. O ne hanım bayıldı? Ne oluyor
ya?
YTL de ne? Anlatın ulaaan!!"

gemici
27-10-2004, 09:49
sabah sabah nereden buldun alone wolf bu yazıları.helal.......................

mirage
27-10-2004, 11:03
Ekteki resmi cizen,

Albrecht Durer isimli 1471-1528 yillari arasinda yasamis bir ressam. 18 cocuklu bir ailenin resimle ilgilenen 2 erkek cocugundan biri. Iki kardesin de resme karsi olaganustu bir ilgileri ve yetenekleri var. Her ikisi de sanat okuluna gidip buyuk bir ressam olma hayali kuruyorlar. Aile ise bu durum karsisinda caresiz.
Madencilik yaparak gecinmeye calisiyorlar ve karinlarini zor doyurabilmekteler. Bu durum karsisinda iki kardes kendi aralarinda kura cekmeye ve kazananin sanat okuluna gitmesine, geride kalanin daha cok
calisip diger kardesi okutmasi yonunde bir karar aliyorlar. Albert ve Albrecht arasindaki bu kurada okula giden donuste diger kardesi okumasi icin okula
gonderecek ve kendisi de madende calisacakti.
Kurayi kazanan Albrecht okula gider ve butun ogretim gorevlilerini kendine hayran birakarak cok buyuk basarilar elde eder. Okulu birin cilikle bitirdiginde yoredeki butun okullarda ismi bilinmektedir.
Eve buyuk bir gururla doner. Ailesi Albrecht onuruna guzel bir yemek verir.
Kendisini oven konusmalardan sonra Albrecht soz alir ve kendisine bu basarilari yasatan kardesine tesekkur eder. Simdi siranin kardesinde oldugunu ve okumaya gonderecegi kardesi icin madende calismaktan buyuk gurur duyacagini soyler. Kardesinin yaniti ise;
-"Imkansiz sevgili kardesim" seklindedir.
"Seni okulda okutabilmek icin calistigim senelerde butun parmaklarim madende defalarca kirildi ve degil kalem tutmak,senin serefine su sarap kadehini bile zor tutuyorum. "Kardesinin durumuna hakikaten uzulen Albrecht ise kendisini dunyanin en unlu ressamlari arasina sokan o ellerin, kardesinin ellerinin resimini cizer.
Ekte gordugunuz butun dunyanin Praying Hands
(Dua eden eller) o arak bildigi esas ismi Hands(Eller) olan resim
Albrecht Durer'in kardesininin elleridir.

AloneWolf
27-10-2004, 13:29
Bebekliyim; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 26; İl: İzmir
Türk erkeklerinin laf atma konusundaki en başarılı örneği: Bir çocuk elinde köpeği ile kampüste oturuyordu. Ben önlerinden geçerken köpek ayaklanıp üzerime doğru gelmeye çalıştı. Çocuğun köpeğine söylediği aynen şu oldu: "Uslu dur oğlum, tamam ben de ısırmak istiyorum ama..."

:D

AloneWolf
27-10-2004, 14:13
Türkiye bu röportajı konuşacak

Atatürk'ün şöförü bir konuştu pir konuştu. İnönü'ye, "Paşam Atatürk çok hasta gel" diye dört defa haber yolladım. Gelmedi. "Geleyim de beni öldürsün değil mi" dedi. Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. İnönü gizledi. Atatürk'ün Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi


TARTIŞMA YARATACAK AÇIKLAMALAR UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM:Savarona yatında Ürdün Kralı Abdullah'ın üstüne kahve döken benim. Kral, "Yazık, etrafınızda terbiyeli kimse kalmamış" deyince, Ata'nın cevabı şu oldu: Ben bu milleti her şeye alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım.
ATATÜRK 10 KASIM'DA ÖLMEDİ: Gazi yatağa düşünce İnönü'ye, "Paşam Atatürk çok hasta gel" diye dört defa haber yolladım. Gelmedi. "Geleyim de beni öldürsün değil mi" dedi. Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. İnönü gizledi. Şimdi bana "Tarihi şaırtıyorsun" derler. Ama doğru.

İSMET PAŞA'YI HİÇ SEVMEZDİ: Atatürk'ün en çok sevdiği insanlar Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak'tı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İnönü ile aralarının açılmasının üç sebebi vardır. Biri İzmir suikasti, ikincisi Serbest Fırka olayı. Üçüncüsü Nuri Conker.

İZMİR SUİKASTI VE KARABEKİR: Kazım Karabekir'in suikasttan haberi yoktu. Ziya Hurşit Issız bir yerde bombayı atacaktı. Vali Kazım Paşa (Dirik) istihbarat almış. "Gelmeyin paşam" diye telgraf çekti. Bunun üzerine Atatürk "Sür kocaoğlan" dedi. Tam gaz İzmir'e girdik.

4 BİN ASKERLE ROMA'YA GİRERİM: Mussolini bizden İzmir'i istiyordu. Rodos'a 40 bin asker yığmıştı. İtalyan Sefiri Povli Çankaya'ya geldi. Atatürk sefire, "Söyle o koca herife; o 40 bin askerle İzmir'i alamaz ama ben 4 bin Mehmetcikle Roma'ya girerim" diye cevap verdi.

KADININ ÜSTÜ ARANMAZ: 35 yaşlarında bir kadın geldi. Ben üstünü aramaya kalkınca Atatürk kızdı. "Kadın aranmaz" dedi. Kadın kulağına bir şey söyleyip gittikten sonra İsmet Paşa'yı çağırttı. "O kambur Kemal'e söyle (İnönü'nün abisi) aklını başını toplasın. İzmir'e gider kamburunu düzeltirim" dedi.



Atatürk'ün şoförü olduğu belirtilen ve kendisiyle yüzlerce defa röportaj yapılan Seyfettin ile birde ben konuştum. Konuşmamız dede-torun havası içinde geçti. Sanki röportaj yapmadık, eskileri birazdertleştik. Atatürk'ün şoförü Seyfettin bey bugün 100 yaşında. Anlattıkları Atatürk ile ilgili gizli kalmış tüm bilgileri ortaya seriyor. Atatürk'ün ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile yaşamı boyunca aralarının açık olduğunu ve bunun nedenlerini açıklıyor. Bilinen bir çok tarihi gerçeklerin küçük farklılar taşıdığını anlatıyor. Ancak bu anlatım o olayın bilinen seyrini değiştiriyor. Seyfettin bey Atatürk'ün 10 Kasım'dan önce öldüğünü bunu İsmet İnönü'nün sakladığını öne sürüyor. Atatürk'ün İtalyan elçisine verdiği cevap ise oldukça ilginç.

Kimi zaman, Atatürk bir şoför amir ilişkisini de geçerek dost masaları kurduklarını söyleyen Seyfettin Yağız 'ın en ilginç anektodu ise "Ben bu millete uşaklık yapmayı öğretemedim" sözüyle ilgili. İşte Seyfettin beyin anlatımıyla o meşhur olay. "Ürdün Kralı Abdullah ile Sayonora yatındayız. Kahveyi götürmesi için garson aradık bulamadık. Ben Kahveyi götürmek için Atatürk'ten izin aldım. Kahveyi götürürken ayağım takıldı. Kahveyle beraber kralın üstün düştüm. Bana tek kelime birşey demedi.
Sonra Arapça, 'Yazık! Atatürk'ün etrafında terbiyeli kimse kalmadı' demiş. Bunun üzerine Atatürk, 'Ben Türk milletine her şeyi alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım' dedi." 4 bin askerle Roma'ya girerim Elbette, Seyfettin beyin Atatürk'ün şoförü olduğu gerçeğini kabul edersek bugünlerde 100 yaşında.
O nedenle anlattığı bir çok olayın doğruluğu tartışılır. Ancak bu yaştaki bir kişinin bu kadar olayı hatırlayabilmesi oldukça ilginç. Ve hayal dünyasını bu kadar çalıştırabilmesi ise imkansız. Seyfettin bey İtalyan sefiri ile Atatürk arasında İtalyanca tercümanlık da yapmış. Konuşmaların bir kısmını
mükemmel bir İtalyanca ile anlattı. "Mussoloni bütün dünyaya meydan okuyordu. Rodos adasına 40 bin asker yığmış. İzmir'i istiyor bizden. İtalyan sefiri Povli Atatürk'ün yanına geldi. Atatürk gece adamıydı.
Ben onunla sabaha kadar beraberdim. Bana 'Sor bakalım niye geldi?' dedi. O da 'Eğer 4 ay içinde İzmir'i bize vermezsen, zorla alacağız' diye cevap verdi. Atatürk, 'Ben yarın cevap vereceğim' dedi. Ben İtalyan sefirine, 'Yarın sabah 9'da gel. Atatürk cevabını o zaman verecek' dedim. Ayakkabısını
giydiren ben, çorabını giydiren ben. Yemeğini yapan ben. İtalyan sefiri ertesi gün sabah 9'u çeyrek geçe geldi. Atatürk işaret parmağını kaldırarak İtalyan sefirine 'söyle o koca herife, o 40 bin askerle İzmir'i alamaz ama ben 4 bin mehmetcikle Roma'ya girerim.'

Bir gecede İskenderun'u tak diye aldık. Bak şimdi Kıbrıs'ı alamıyoruz. “ Anlattıklarıyla beni hayrete düşüren Seyfettin Yağız'ın bundan sonra okuyacağınız anıları dudak uçuklatacak cinsten. Bu yüzden noktasına virgülüne dokunmadan tarihçilerin bilgisine sunuyorum.

İzmir suikastının iç yüzü.....

"Bunlar o vakit Kazım Karabekir'in evinde toplanıyorlar. Başlarında Ziya Hurşit var. Kazım Karabekir'in Atatürk'e suikast yapıldığından haberi yok. Onun için evini açıyor. İstiklal Mahkemesi Başkanı ve onun yaveri Ali Kılıç, Hüsnü Bey, Avni Bey, Nüri Bey. Bunlar itiraf etti. Kazım Karabekir 'in evinde toplandık dediler. Atatürk ile Kazım Karabekir 'i düşman etmek için. Atatürk bunun üzerine Karabekir'i Moda 'da bir eve hapsetti. İdam ettirmedi. Kazım bey orada sürekli kitap yazdı." Paşam paşam

"Marif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Necati Bey vardı. Atatürk onu çok severdi. Necati bey ölünce İsmet paşa, Atatürk'e danışmadan Adnan Kotan'ı maarif vekili yaptı. Birgün Dolmabahçe Sarayı'ndayız. İri yarı şişman bir adam elinde tavuk, oturuyor. Atatürk dedi ki, 'Git bak bakalım bu adam kim?' Bende adamın yanına gidip, 'Beyefendi siz kimsiniz' diye sordum. Beni azarladı. Bak dedim beni azarlama. O zaman onu masaya çağırdılar. Atatürk ona, 'Marif vekili olmak için ne lazım' diye sordu. Adnan bey de, 'Efendim talebeler olmaz ama.....' Atatürk ona imza attırdı. Onu meclise sokmadı. İsmet Paşa geceleyin
geldiğinde şövalye kılıcıyla, 'Paşam paşam ben başvekil olmak istiyorum' dedi. Atatürk de onu halef yaptı. Celal Bayar'ı da selef yaptı.

Paşam Atatürk hasta "Atatürk hastalanıp yatağa düştüğünde İsmet Paşa 'ya haber verdim. 'Paşam Atatürk çok hasta gel.' Gelmedi, 'Geleyim de beni öldürsün değil mi?' dedi. Araları maarif vekili Adnan Kotan yüzünden bozuktu. Bir de son zamanlarda İsmet Paşa, Atatürk'e karşı tavır aldı. Şapkasını çıkarmamaya başladı. Karşısında ayak ayak üstüne attı. 4 defa çağırdım gelmedi. Bir de Serbet Fırka vardı. Bu olaydan sonra tamamen araları açıldı.

" Kadının üstü aranmaz "Atatürk en çok kuru fasulyeyi ve nohutu severdi. Et yemezdi. Sakız leblebisiyle rakı içerdi. Yenice sigarası içerdi. Bana da kocaoğlan derdi. Birgün 'Kocaoğlan ben ölürsem bu memleket felakete gider. Bu sağır (İsmet Paşa'ya sağır derdi) memleketi yok edecek' dedi. Birgün karşılıklı rakı içiyoruz. Bir kadın geldi 35 yaşlarında. Ben üstünü aramaya kalktım Atatürk kızdı, 'Kadın aranmaz' dedi. Kadın Atatürk'ün kulağına birşey söyledi ve gitti. O gittikten sonra Atatürk, 'O sağırı bul, hemen yanıma gelsin.' İsmet Paşa geldi. 'İzmir'de bir kambur Kemal varmış. (Kambur Kemal de İsmet Paşa'nın abisi.)Söyle o Kambur Kemal'e aklını başına toplasın. Gider o kamburunu düzeltirim' diye konuştu Atatürk.î

Taşı toprağı altın memleket "Birine kızdığı vakit katiyyen yüzüne vurmazdı. Birgün İngiltere Kralı Edward geldi. Dolmabahçe Sarayı'ndan içeri girerken ayağı kaydı düştü. Benden mendil istedi. Atatürk bana, "Söyle o krala burası Türkiye. Taşı toprağı altın gibi tertemizdir . Mendil istemez" dedi.

İnönü'yü sevmemesi için 3 neden

"Atatürk'ün en çok sevdiği insan Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak 'dı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İsmet Paşa ile aralarının bozuk olmasının sebebi, üç şeye dayanıyor. Birincisi İzmir suikastı, ikincisi serbest Fırka. Üçüncüsü Nuri Conker.î

İzmir suikastını düzenleyen kimdi?

"Kazım Karabekir 'in suikastten haberi yoktu. Ziya Hurşit, Avni bey, Nuri Bey, Sait bey ve Rüştü bey. Biz izmir'e giderken güzergah belli. Isısız bir yerde bombayı atacaklar ve Atatürk'ü öldürecekler. Fakat İzmir Valisi Kazım Paşa haber alıyor ve Atatürk'e telgraf çekiyor. Biz de Atatürk ile İzmir'e doğru hareket ediyoruz. Telgraf geldi 'Paşam İzmir'e gelmeyin.' Bunun üzerine Atatürk, 'Sür Kocaoğlan İzmir'e' dedi. Tam gaz İzmir'e girdik.

Ata 'nın ölümünü gizledi "Onu çok özlüyorum. O olsaydı ben buralarda olur muydum? Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. Söylersem tarihi şaşırtıyorsun diyorlar. Atatürk öldükten sonra beni Dolmabahçe'ye kapattılar. Dışarı çıkmamı istemediler."

ertan
27-10-2004, 19:11
günün konuşmaları

dün akşam 8 gibi yazdığım yazıyı sildiren
hisse net forum mafyasına saygılarımı sunuyorum
Forum mafyası benim, saygılarınızı bana sunabilirsiniz.

Sizi dinliyorum.
bilmem sen nereden istersen ordan. tehdit mi ediliyoruz yani


ve testereskinny sahnede... :D


kardeş, sen hisse.net mafyasını öyle gaydırıguppak bi otopark mafyası sandın galba... biz var ya biz, biz adamı tehdit falan etmeyiz annadın mı, bant genişliği harcamayız öyle işlere...biz öyle bi mafyayız ki annadın mı, önce buraya temelini tekniini 50ot'unu yazar, sonra da endeksle oyuncak gibi oynarız, yerliler de biziz, yabancılar da biziz, cnbc-e'de bize ait rte'de..hatta sen bile bize aitsin..bak şimdi, önce IP'ni bulup, ordan sırf bu iş için 10 tane çinli hacker görevlendirip online işlemlerini takip edecez, sonra da hangi kaada giriyosan ona her seans direk tabana kadar verecez annadın mı? taa ki, sen işlemlerini, telgrafla yapmaya başlayana kadar..bi daa bu siteye otomatik şifreyle kendi bilgisayarından girmeden önce iki kere düşün annadın mı....:cool:


testereskinny

dermişim..:cool:

DEVadam
27-10-2004, 20:15
Pek tanınmayan,fakat üye sayısı yüksek ve kaliteli olan ücretsiz bir oyun sitesi (Batak,Bilardo,Briç,King,Okey,Tavla) (http://www.gamyun.net)

San Francisco
27-10-2004, 20:16
[VERMEYİNCE MA’BUD


Rivayet olunur ki, Sultan II. Mahmud, tebdil gezdiği bir Ramazan gününde Üsküdar'da mücerred bir kunduracının, boş örse çekiç vurarak her hamlede “Tıkandı da tıkandı” dediğine şahit olmuş. Merak saikiyle içeri girip bunun sebebini sormuş. Adamcık anlatmış:

- Bir gece rüya gördüm. Çeşmeler vardı. Bazılarından şarıl şarıl sular akıyor, bazılarından sızıyor, bir tanesi de tıp tıp damlıyordu. O sırada bir pîr-i nuranî belirdi. Ona bu çeşmeleri sordum. "- Şu şarıl şarıl akanlar, padişahımızın talihidir. Sızanlar devlet erkanından filanca paşaların ve falanca zenginlerin talihleridir. Şu damlayan da senin talihindir." deyip kayboldu. Yerden bir çöp aldım ve benim talihim olan çeşmeye yaklaştım. Çöple biraz kurcalayıp lüleyi açmaya çalıştım. Ah, ellerim kurusaydı! Filvaki çöp kırıldı ve artık eski damlalar da damlamaz oldu. O günden sonra müşterim kesildi, kazancım bitti. İflas ettim, bu hale geldim. Şimdi de talihimden şikayet ile "tıkandı da tıkandı" zikriyle boş örsü dövüyorum.

Padişah kendini aşikar etmez ve saraya dönünce adamın söylediklerini tahkike memur gönderir. Meğer adamcağız herkes tarafından "Tıkandı Baba" diye tanınmakta ve nasipsizliğiyle bilinmekteymiş. O kadar ki çeşmeden su doldurmaya gitse kurnayı bir kurbağa tıkar; bir mal almak için pazara uğrasa, ona sıra gelmeden mal bitermiş. Sultan, mübarek Ramazan ayında bu garibi sevindirmek ister ve bir tepsi baklava yapılmasını, her dilimin altına da bir sarı altın konulmasını emreder. Sonra tepsiyi, bir zengin konağından iftarlık geliyormuş gibi gönderir.

Nasipsizlik bu ya; Tıkandı Baba, bir tepsi baklavayı bir iftarda yiyip bitirmek yerine satıp parasıyla birkaç günler iftar etmeyi düşünerek tepsiyi pazara çıkarmaz mı?

Padişah, durumu öğrenip üzülmüşse de niyetine sadakat ile aynı minval üzere ertesi gün nar gibi kızarmış bir hindi dolması yaptırıp yine içini altın ile doldurarak Tıkandı Baba'ya yollar. Baba'dan baklava tepsisini satın alarak parsayı toplayan uyanık müşteri, bu sefer yine kapıya dayanıp Baba'nın aklını çelmenin yollarını aramaktadır. Der ki:

- Bre Tıkandı Baba! Sen bir garip ademsin. Tek başına bu hindiyi nice yiyeceksin. Gel sen yine bu hindiyi bana sat.

Pazarlık tamam olup hindi de kanatlanınca, padişah bu derece safderunluğa aşırı derecelerde öfkelenip derhal Tıkandı'yı saraya çağırtır. Çavuşlar eşliğinde iftar vaktine yakın, karga tulumba sarayın yolunu tutan Tıkandı Baba telaşlanır. "Bir suç işlemiş olmalıyım, ama ne ola ki!" diye kara düşünceler içinde huzura alındığında neredeyse bayılmak üzeredir. Bu hale padişahın yüreği dayanmaz ve öfkesi merhamete döner. Sultan, olup bitenleri anlattığı zaman Tıkandı Baba hayretler içinde hünkarın ayaklarına kapanıp, dualar, şükürler okumaya başlar.

Padişah ona son bir hak daha tanımayı isteyip doğruca hazine-i hassa odasındaki altın ve mücevher dolu sandıklardan birinin huzura getirilmesini buyurur. Sandık gelir. Sultan Mahmud selamlık dairesinin çini sobasının altını yoklayıp küreği eline alır ve:

-Tut şu küreği! Sandığa daldır. Ne kadar alırsa hepsini sana bağışladım, der.

Tıkandı Baba, makus talihinin böyle bağteten muradına muvafık harekatından fazlasıyla heyecanlanır. Sevinçten titreye titreye küreği sandığa daldırır. Bir müddet iteleyip çalkalar ve itina ile kaldırırsa da kürek ters daldırılmıştır ve sandıktan ancak sap kısmında bir tek kızıl altın ile çıkar. Baba düşüp bayılır. Şair ruhu taşıyan hisli padişah ise seçili bir üslupla o, tarihe geçen sözünü söyler:

- Vermeyince Ma'bud, ne yapsın Mahmud?.

San Francisco
27-10-2004, 20:19
Hikmetinden sual olunmayan yüce Ma'bud, kim bilir hangi kadere binaen o küreği ters çevirmişti. Onca yıllık Tıkandı Baba, acaba Açıldı Baba olsaydı kendisi için daha mı iyi olurdu? Hem kim bilir belki de sonradan Tıkandı Baba, haline şükretmiş ve hayırlısını istemekten dolayı gani gönüllü bir fakir olarak vefat etmiştir. Öyle ya, nasib işi başka şeye benzemez. Hani ne demiş dedelerimiz:

Kısmetinse gelir Hind'den Ye men'den

Kısmet değil ise ne gelir elden

San Francisco
27-10-2004, 20:22
Kısmet ardında koşmak elbette kişinin borcudur; illa kısmeti talepte ısrarcı davranmak ve bu yüzden ayrık yollara sapmak meşru değildir. Kul için en hayırlı kısmet, yine her şeyin hayırlısını talep etmekten geçer. Velev şair:

Kara bahtım yoz olur

Taşa bassam iz olur

Ağustosta suya girsem

Balta kesmez buz olur

dese dahi.

greenback
27-10-2004, 20:27
>
> > >Oldukca genis bir araziye yayilmis 18 delikli bir kulupte golf
oynayan
>
> > >adam,
>
> > >kacinci delikte oldugunu sasirmis.. Az ilerisinde oynayan bir
kadin
>
> > >gormus..
>
> > >Ona dogru yurumus:
>
> > >* Kacinci delikte oynadigimi sasirdim da demis..
>
> > >* Ben 7'nci delikte oynuyorum. Siz benden bir delik geride
oldugunuza
>
> > >gore,
>
> > >6'da olmalisiniz..
>
> > >Adam tesekkur edip oyununa donmus..
>
> > >
>
> > >Bir sure sonra, gene oynadigi yeri sasirmis. Kadin az ilerisinde..
Ona
>
> > >kosmus gene
>
> > >* Ben 14'uncu delikte oynuyorum. Siz benden bir delik geride
oldugunuza
>
> > >gore
>
> > >13'tesiniz.
>
> > >Adam oynunu bitirince kulubun barina gitmis. Bakmis kadin barin
ucunda
>
> > >oturuyor. Yanindaki tabureye oturmus,
>
> > >* Tesekkur ederim tekrar. Size bir icki ismarlayabilir miyim?..
>
> > >Laf lafi, laf kapiyi acarken, adam kadina
>
> > >* Ne is yaparsiniz? demis..
>
> > >* Ben satis sefiyim demis, kadin..
>
> > >* Ne tesaduf, ben de satis sefiyim demis adam ve sormus..
>
> > >* Ne satiyorsunuz?.."
>
> > >* Soylersem gulersiniz demis, kadin.. Soz vermis adam
gulmeyecegine..
>
> > >* Hijyenik ped ureten bir kurulustayim ben demis, kadin..
>
> > >Der demez adam oyle bir gulmeye baslamis ki tabureden dusmus,
yerde
>
> > >gulmeye
>
> > >devam etmis,tepinerek Kadin
>
> > >* Soylemistim guleceginizi.. Siz de soz vermistiniz, oysa demis
kadin,
>
> > >hafif
>
> > >ofkeli..
>
> > >* Yok.. Yok.. Size gulmuyorum. Ben de tuvalet kagidi isindeyim ve
sizden
>
> > >hala bir delik gerideyim!..
>
> >

greenback
27-10-2004, 20:46
işi bilicen,işe gitmiicen...

BOYNER
27-10-2004, 20:52
Sevgili Günlük ,
12 Agustos: Kanada'daki yeni evime tasindim. Çok heyecanliyim. Burasi çok güzel. Daglarin manzarasi muhtesem. Onlarin karlarla kapli halini görebilmek için sabrimi zorluyorum.

14 Ekim: Kanada dünyanin en güzel yeri. Yapraklar kirmizi ve turuncunun tonlarina dönmeye basladi. Bir atla kir gezintisi yaptim ve bir kaç geyik gördüm. Çok güzeldiler. Muhtemelen yeryüzündeki en harika hayvanlar. Burasi cennet olmali. Burayi çok seviyorum.

11 Kasim: Geyik avlama sezonu kisa bir sonra basliyor. Böyle harika hayvanlari öldürmeyi nasil olurda isterler anlamiyorum. Umarim yakinda kar yagisi baslar. Burayi seviyorum.

2 Aralik: Dün gece kar yagdi. Heryerin beyaz bir örtü ile kaplanisini seyretmek için gece kalktim. Tipki karpostal gibi. Disari çiktik merdivenlerdeki ve garajin önündeki karlari kürekle temizledik. Kartopu oynadik(ben kazandim). Kar temizleme makinasi (belediye'nin) gelince, garajin önündeki karlari tekrar temizlemek zorunda kaldik. Harika bir yer. Kanada'yi seviyorum.

12 Aralik: Dün gece biraz daha kar yagdi. Kar temizleme makinasi ile garajin önündeki karlari tekrar temizledik. Burayi seviyorum.

19 Aralik: Dün gece biraz daha kar yagdi. Ise gitmek için garajdan çıkamadim. Burasi çok güzel bir yer fakat kürekle kar temizlemekten yoruldum. Kar temizleme makinasina Lanet olsun!

22 Aralik: Bu beyaz *oktan dün gece biraz daha yagdi. Kürekle kar atmaktan ellerim su topladi ve belim agrimaya basladi. Kar temizleme makinasinin ben garajin önünü kürekle temizleyene kadar yolun kösesinde gizlendigini düşünüyorum. P*z*venk...

25 Aralik: *....ttigimin yilbasisi. Yine yagdi. Eger kar temizleme makinasini kullanan p*z*vengi bir elime geçirirsem yemin ederim o pustu gebertecem. Yollardaki lanet buzlari eritmek için neden daha fazla tuz kullanmadigini anlamiyorum.

27 Aralik: Allahin belasi dün gece yine yagdi. Kar temizleme makinasinin en son gelisinden beri üç gündür karlari kürekle atamadigim için eve hapsoldum. Hiç bir yere gidemiyorum. Hava durumunu sunan spiker bu gece 25 santim daha yagacagini söyledi. 25 cm karin kaç kürek edecegini biliyormusun ?

28 Aralik: Kusbeyinli spiker yanilmis. 83 santim daha yagdi. Bu gidisle karlar yazdan önce erimez. Kar temizleme araci kara saplandi ve hiyar oglu hiyar sürücü benden küregimi ödünç istedi. Karlari temizlerken tam alti kürek kirdigimi ve sonuncusunu da onun kalin kafasinda kirmaktan zevk duyacagimi söyledim.

4 Ocak: Nihayet evden çikabildim. Markete gittim ve yiyecek aldim. Dönüste lanet geyigin biri arabamin önüne atladi. Arabamda yaklasik 3000 dolarlik hasar var. Bu *....ilmis hayvanlarin hepsini gebertmek lazim. Lanet yaratiklar her yerde varlar. Umarim avcilar hepsinin kökünü kurutur.

3 Mayis: Arabayi sehirde bir tamirciye götürdüm. Yollara dökülen bas belasi tuzlar yüzünden arabamin kaportasi çürümüş.

10 Mayis: Florida'ya tasindim.

ertan
27-10-2004, 23:41
itiraz edecek olsaydım:




2)
bu saptama insanlar içindi, bukalemunlar için değil...o boyda bir dille insan ensesini bile yalayabilir...

bu dillerle değil enseyi yalamak, bunları kışın atkı olarak boynuna bile dolayabilirsin... :D

http://www.firstlightmovies.com/assets/TongueB.jpg

http://news.bbc.co.uk/olmedia/1645000/images/_1646912_tongue150_ap.jpg

http://www.tempchin.com/monkeysyndicate/news_benbass.jpg

camarors
28-10-2004, 02:13
bu dillerle değil enseyi yalamak, bunları kışın atkı olarak boynuna bile dolayabilirsin... :D


Bu dillerin normal durusu nasil acaba? :D O sekilde resimler de var miydi elinizde?

greenback
28-10-2004, 02:29
ezop hikayelerinin birinde vardır...
en iyi lütufta dildir,en büyük zaafta...

ama yukardakilerden herhangi birini ezopun görmediğine bahse girerim.....

AloneWolf
28-10-2004, 08:10
Pek tanınmayan,fakat üye sayısı yüksek ve kaliteli olan ücretsiz bir oyun sitesi (Batak,Bilardo,Briç,King,Okey,Tavla) (http://www.gamyun.net)
Bende Gamyun'a takılırım arasıra. İsterseniz öğlen arası king oynarız okey sevmemde
specialistwolf nickim.

onkel 3
28-10-2004, 15:16
3 trilyonluk katibeye başsavcıdan ilginç savunma

Bursa Adliyesi'nde 512 milyon lira maaşla çalışan katibe olan Sıddıka Öztürk'ün banka hesabında üç trilyon lira çıktı. Paranın bazı hâkimlere ait olduğu iddiası üzerine soruşturma başlatıldı.
Sabah Gazetesi muhabiri İsmet Acar'ın ortaya çıkarttığı skandal üzerine gazeteciler bugün Bursa Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştü ve ilginç bir savunma ile karşılaştı.
Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Abdülkadir İlhan, Bursa Adliyesi'nde görevliyken Mustafakemalpaşa Adliyesi'ne geçici görevle gönderilen katibe Sıddıka Öztürk'ün banka hesabında 3 trilyon lira bulunduğuna dair iddiayla ilgili olarak, ''Söz konusu katibenin parasının kaynağına ilişkin ne söylesek, anlamı olmayacak'' dedi.
Başsavcı İlhan, gazetecilerin sorusu üzerine, bu konuda iki aydır yapılan spekülasyonlar olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Gazeteciler, bu konuda benden daha çok bilgili. Konuyla ilgili iki müfettiş geldi. 1.5 aydır araştırıyorlar. Benim şahsi fikrim, bu haberin böyle yazılması çok yanlış. Hakimleri zan altında bırakır. Müfettişlerin 1.5 ayda netleştiremediği ve bir sonuç alamadığı bir soruşturmayı, gazeteci nasıl bitirmiş de karar vermiş. Söz konusu katibenin parasının kaynağına ilişkin ne söylesek, bir anlamı olmayacak. Belki de kendi ailesinden, arkadaşlarından almış olduğu bir paradır. Onunla ilgili netleşen bir şey yok. Konuyla ilgili açılan dava olup olmadığını da bilmiyorum.''

512 milyon lira maaş alıyor
Yaklaşık 10 yıldan beri katibe olarak çalışan, Sıddıka Öztürk'ün, dört ay önce evlendiği öğrenildi. Öztürk'ün aralarında ABD ve Fransa'nın da bulunduğu 7 ayrı ülkeye defalarca tatile gittiği ve hemen her hafta sonunu da Kıbrıs'ta geçirdiği belirtiliyor. Adliye çalışanlarınca iyi giyinen, eğlenceyi seven birisi olarak tanımlanan ve kendisine 'Şenay' adıyla hitap edilen Sıddıka Öztürk'le ilgili Adalet Bakanlığı müfettişlerinin soruşturma sonucu merakla bekleniyor.

mirage
28-10-2004, 15:55
Geyik Sözler:

> - Adamın biri kesin ölücem demiş, kesmişler ölmüş..
> - Adamın biri yarın ölücem demiş, yarmışlar ölmüş..
> - Adamın gözü dalmış, burnu yaprak..
> - Adam gülmüş, karısı lale.
> - Adam satmış, karısı RTL.
> - Adamın biri varmış, ikinci dönem düzeltmiş...
> - Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler.
> - Adamın birinin kafası kızmış vücudu erkek.
> - Adamın biri hakkını aramış meşkul çıkmış
> - Adam donmuş, karısı fanila.
> - Adam basmış, karısı soprano.
> - Adamın ayakları kokmuş, elleri linyit
> - Adamın Metresi varmış kadının santimetresi
> - Adamınn inadı tutmuş bir türlü bırakamamış
> - Adamın Evi Yanmış odaları düz
> - Adamın canı çıkmış birdaha yerine takamamışlar
> - Bi adam şişmiş,karısı ızgara
> - Bi adam almış karısı mor
> - Adam yaymış karısı halter
> - Bir adam kazmış , karısı ördek
> - Bir adam kurmuş,karısı döviz.
> - Bir adam bezmiş, karısı kumaş
> - Bir adam çekmiş karısı senet.
> - Adamın kahvesi taşmış, çayı kaya
> - Adam kartımış , karısı mektup
> - Bir adamın gözleri yaşlıymış kulakları genç
> - Adamın biri güneşte yandı , ayda düz
> - Adamın biri yolda elli lira bulmuş ama ayaklı lira bulamamış
> - Adamın birinin uykusu gelmiş, içeri almamış
> - Adamın birinin beli tutulmuş, eli kaçmış
> - Adamin biri ata binmege bayiliyormus, binmis bayilmis.
> - Adamin biri yatmış, karısı feribot.
> - Adamın karnı lafa tokmuş, gözü aç
> - Adamın saçı kırmış, sakalı çayır.
> - Adam düşmüş karısı gerçek
> - Adam yatmış karısı tekne
> - Adam sinirliymiş karısı kemikli
> - Adam karısına inek demiş,birlikte aşağı inmişler.
> - Adam aklını kurcalamış , bozulmuş.
> - Adam yalana yok demiş , yalan ayakta kalmış.
> - Adamın birini birgün salıvermişler pazartesi almışlar.
> - Adam saat kaç demiş, saat de kaçmış.
> - Adam kafasını toplmış, burnunu bölmüş
> - Adam bol keseden atmış,dar keseden eşek.
> - Adam yazmış, karısı kış
> - Adam şişmiş, karısı tığ
> - Adamın biri yemek yemeğe bayılıyomuş... Yemiş bayılmış...
> - Adamın biri azmış, karısı çok..
> - Adamın biri varmış, diğeri yok
> - Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım euro..
> - Gözünüz aydın, kulakların manisa.
> - Geçen gün bir taksi çevirdim hala dönüyor.

DEVadam
28-10-2004, 21:07
Hızlı trader evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasını görür. Bir bakar ki 30 milyar küsur lira fatura. Beyninden vurulmuşa döner.
Hemen ayrıntılı fatura ister. Fatura gelir. Aranan bütün numaralar adamın arkadaşlarına ve dostlarına aittir. Trader, "Bu nasıl olur? Ödeyeceğiz mecburen" der.. O sırada gözü papağanına takılır. Bir an tereddüt eder. Gece papağanı gözlemeye karar verir. Papağan kafesinden çıkar ve telefonun başına gidip rehberi açar, adamın arkadaşlarını tek tek arayıp saatlerce konuşmaya başlar. Hızlı trader sinirden çıldırmış bir şekilde papağanı yakalar ve kanatlarından duvara çiviler. Papağan çarmıha gerilmiş bir vaziyette duvarda asılı kalmıştır. Trader, sinirle papağanı azarlar; "Bir hafta burada asılı kal da aklın başına gelsin. Çek bakalım cezanı." Trader gider. Papağan bir bakar karşı duvarda çarmıha gerilmiş İsa durmakta. Hemen muhabbete koyulur; "Birader sen ne kadardır buradasın?", "2000 yıldır buradayım" der İsa. Papağan hayretler içinde kalır; "Ohaaaa! Nereyi aradın layn öyle?"

DEVadam
28-10-2004, 21:13
Bende Gamyun'a takılırım arasıra. İsterseniz öğlen arası king oynarız okey sevmemde
specialistwolf nickim.
Sevinirim.Yalnız bir sorun var,king bilmiyorum. :)

skinnypuppy
28-10-2004, 21:15
3 trilyonluk katibeye başsavcıdan ilginç savunma

Bursa Adliyesi'nde 512 milyon lira maaşla çalışan katibe olan Sıddıka Öztürk'ün banka hesabında üç trilyon lira çıktı. Paranın bazı hâkimlere ait olduğu iddiası üzerine soruşturma başlatıldı.
Sabah Gazetesi muhabiri İsmet Acar'ın ortaya çıkarttığı skandal üzerine gazeteciler bugün Bursa Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştü ve ilginç bir savunma ile karşılaştı.
Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Abdülkadir İlhan, Bursa Adliyesi'nde görevliyken Mustafakemalpaşa Adliyesi'ne geçici görevle gönderilen katibe Sıddıka Öztürk'ün banka hesabında 3 trilyon lira bulunduğuna dair iddiayla ilgili olarak, ''Söz konusu katibenin parasının kaynağına ilişkin ne söylesek, anlamı olmayacak'' dedi.
Başsavcı İlhan, gazetecilerin sorusu üzerine, bu konuda iki aydır yapılan spekülasyonlar olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
''Gazeteciler, bu konuda benden daha çok bilgili. Konuyla ilgili iki müfettiş geldi. 1.5 aydır araştırıyorlar. Benim şahsi fikrim, bu haberin böyle yazılması çok yanlış. Hakimleri zan altında bırakır. Müfettişlerin 1.5 ayda netleştiremediği ve bir sonuç alamadığı bir soruşturmayı, gazeteci nasıl bitirmiş de karar vermiş. Söz konusu katibenin parasının kaynağına ilişkin ne söylesek, bir anlamı olmayacak. Belki de kendi ailesinden, arkadaşlarından almış olduğu bir paradır. Onunla ilgili netleşen bir şey yok. Konuyla ilgili açılan dava olup olmadığını da bilmiyorum.''

512 milyon lira maaş alıyor
Yaklaşık 10 yıldan beri katibe olarak çalışan, Sıddıka Öztürk'ün, dört ay önce evlendiği öğrenildi. Öztürk'ün aralarında ABD ve Fransa'nın da bulunduğu 7 ayrı ülkeye defalarca tatile gittiği ve hemen her hafta sonunu da Kıbrıs'ta geçirdiği belirtiliyor. Adliye çalışanlarınca iyi giyinen, eğlenceyi seven birisi olarak tanımlanan ve kendisine 'Şenay' adıyla hitap edilen Sıddıka Öztürk'le ilgili Adalet Bakanlığı müfettişlerinin soruşturma sonucu merakla bekleniyor.

aynı soruşturmayı sedat pekere yapmak lazım tabiy esasen, onun maaşı kaç lira acaba? işi neydi peki?..peh...

kemal
28-10-2004, 22:59
Ögüt almasını bilene(yani o gücü kendisinde bulana) ögütler...

Biri sana sarildiginda önce onun kollarini gevsetmesini bekle....

Kendini degistirebilme gücünü hafife alma, baskalarini degistirebilme gücünü de cok fazla güvenme...

Zarif ol, kimseyi bile bile kendinden sogutma...

İsi ne kadar önemsiz olursa olsun, ekmek parasi icin calisan herkese saygi duy...

İnsanlara ücüncü bir sans verme, birak ikide kalsinlar....

Herkesin önünde öv ama elestirilerini bir kenara cekerek söyle...

Asil savasi kazanmak icin kücük bir carpismayi yitirmeyi göze al...

Köprülerini atma, ayni nehri kac kez daha gecmek zorunda kalacagina sasiracaksin...

Yeterli zamanim yok deme, büyük insanlarinda günleri 24 saattir...

Bilmiyorum demekten cekinme...

Sevgiline önce cicegi yolla, nedenini sonra bul...

Basucunda kagit kalem bulundur...Milyarlik fikirler bazen sabaha karsi saat 3'te gelir...

Cok calisarak elde ettigin bir seyin zevkini cikarmaya da zaman ayir...

Yilda en az bir kez günesin dogusunu seyret....

Ilk önce sen "Merhaba" de....

Herhangi bir konuda ögretmenlik yap, herhangi bir konuda ögrenci de ol...

Hic kimseden asla umut kesme, mucizeler her gün oluyor...

Hayat arkadasini cok dikkatli sec, mutlulugun ya da bedbahtligin %91'i bu karara baglidir....

Is ve aile iliskilerinde en önemli seyin Güven oldugunu aklindan cikarma...

Asla birilerinin umudunu kirma, belki de sahip olduklari tek sey o'dur....

Yeterli paranin olmamasini asla dert etme, sinirli olanaklar bazen bir lütuftur cünkü yaraticiligi baska hic bir sey bu kadar tesvik edemez...

Atak ve Cesur ol, bir gün geriye dönüp baktiginda yaptiklarindan cok yapmadiklarin icin pismanlik duyacaksin...

Insanlara verdigin nasihatin tersi davranislarda bulunma....

Hatalarini kabul et...

Zekani eglendirmek icin kullan, baskalari ile eglenmeye degil...

Saglikli olmanin degerini bil...

Sarhosken kimseye görünme...

Cocuklarla oyun oynadiginda birak kazansinlar...

Eski hatalarina hayiflanmakla zaman kaybetme, onlardan ders al ve arkana bakma...

Gelenek ve göreneklerine saygili ol...sevdiklerini esirge...

Herseyi buldugundan daha iyi birak...

Gerektiginde fazla verici olma, zaman zaman hayir demesini ögren...

Yanliz baslamasini bil....

Deger yargilarinla celismeyecek bir meslek sec...

Alcak gönüllü ol, sen gelirken onlar gidiyordu...

Mükemmeli ara, kusursuzu degil...

Acik, esnek ve mantikli ol...

Tanistigin herkes senin bilmedigin birseyler biliyordur, onlardan ögren...

Hayatin her zaman adil olmasini bekleme....

Sükret...

Bunlar büyük ve özlü sözler..

Tecrübe... Bilgelik... Hayatın imbiğinden, süzgecinden geçmiş, doğruluğu test edilmiş ve onaylanmış sloganlar, vecizeler, öğütler...

Ders almasını bilmeli.

kemal
28-10-2004, 23:04
Uzun çabalar sonucunda Alman vatandaşlığına kabul edilen genç, babasına sürpriz yapmak için sevinç içinde eve koşmuş:
- Babaaa, bak Alman vatandaşıyım artık...
Birinci kuşak milliyetçilerden olan baba çok sinirlenir:
- Ulan soysuz, hangi yüzle gider de Alman vatandaşı olursun," diye gürlerken oğlunun suratına bir de Osmanlı tokadı akşeder... Koşa koşa geri dönen oğlan bir yandan da şöyle söyleniyormuş:
- Şu hale bak yaa, Alman olalı bir saat geçmedi Türklerle başım belaya girdi...

Annesi çocuğu haşlamış. Çocukta surat bir karış.

Akşam baba eve geldiğinde çocuktaki mahkeme duvarı gibi suratı görüp ne olduğunu soruyor. Çocuğun cevabı:

-Hiç, önemli bir şey yok. Senin karıyla kavga ettik de...

Bu çocuk acaba o çocuk mu?

kemal
28-10-2004, 23:15
Bir kadının bir süreliğine iş seyahati için İngiltereye gitmesi gerekmektedir.

Kadının kocası eşini havaalanına kadar götürür.
Karısı:
- "Teşekkür ederim kocacığım, senin için İngiltereden ne getirmemi istersin?"
diye sorar.
Adam güler ve yanıtlar:
- "Bir İngiliz kızı istiyorum hayatım..."
Kadın sessiz bir şekilde kocasından ayrılır ve yola çikar. 2 hafta sonra adam karısını tekrar hava alanından almaya gider ve sorar:
- "Hayatım gezin nasıldı?"
Karısı:
- "Teşekkür ederim hayatım çok güzeldi."
Adam:
- "Peki hediyem nerde?"
Kadın:
- "Ne hediyesi?"
Adam:
- "Hani bir İngiliz kız istemistim ya..."
Kadın:
- "Haa hatirladım, evet elimden geleni yaptım, şimdi biraz beklememiz lazım kız olup olmayacağını görmek için... !!!!"

Temel asker.

İzinler kapalı.

Temel komutana çıkar:

-Komutanım, izin istiyorum.

-Evladım, izinler kapalı.

-Ama komutanım benim mazeretim var.

-Neymiş mazeretin?

-Bebeğim olacak.

-Peki, verdim gitti.

On beş gün sonra komutan, Temel'e:

-Oğlum, bebeğin kız mı erkek mi?

-Bilmiyorum komutanım, 9 ay sonra belli olacak.

kemal
28-10-2004, 23:21
Türkiye bu röportajı konuşacak

Atatürk'ün şöförü bir konuştu pir konuştu. İnönü'ye, "Paşam Atatürk çok hasta gel" diye dört defa haber yolladım. Gelmedi. "Geleyim de beni öldürsün değil mi" dedi. Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. İnönü gizledi. Atatürk'ün Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi


TARTIŞMA YARATACAK AÇIKLAMALAR UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM:Savarona yatında Ürdün Kralı Abdullah'ın üstüne kahve döken benim. Kral, "Yazık, etrafınızda terbiyeli kimse kalmamış" deyince, Ata'nın cevabı şu oldu: Ben bu milleti her şeye alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım.
ATATÜRK 10 KASIM'DA ÖLMEDİ: Gazi yatağa düşünce İnönü'ye, "Paşam Atatürk çok hasta gel" diye dört defa haber yolladım. Gelmedi. "Geleyim de beni öldürsün değil mi" dedi. Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. İnönü gizledi. Şimdi bana "Tarihi şaırtıyorsun" derler. Ama doğru.

İSMET PAŞA'YI HİÇ SEVMEZDİ: Atatürk'ün en çok sevdiği insanlar Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak'tı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İnönü ile aralarının açılmasının üç sebebi vardır. Biri İzmir suikasti, ikincisi Serbest Fırka olayı. Üçüncüsü Nuri Conker.

İZMİR SUİKASTI VE KARABEKİR: Kazım Karabekir'in suikasttan haberi yoktu. Ziya Hurşit Issız bir yerde bombayı atacaktı. Vali Kazım Paşa (Dirik) istihbarat almış. "Gelmeyin paşam" diye telgraf çekti. Bunun üzerine Atatürk "Sür kocaoğlan" dedi. Tam gaz İzmir'e girdik.

4 BİN ASKERLE ROMA'YA GİRERİM: Mussolini bizden İzmir'i istiyordu. Rodos'a 40 bin asker yığmıştı. İtalyan Sefiri Povli Çankaya'ya geldi. Atatürk sefire, "Söyle o koca herife; o 40 bin askerle İzmir'i alamaz ama ben 4 bin Mehmetcikle Roma'ya girerim" diye cevap verdi.

KADININ ÜSTÜ ARANMAZ: 35 yaşlarında bir kadın geldi. Ben üstünü aramaya kalkınca Atatürk kızdı. "Kadın aranmaz" dedi. Kadın kulağına bir şey söyleyip gittikten sonra İsmet Paşa'yı çağırttı. "O kambur Kemal'e söyle (İnönü'nün abisi) aklını başını toplasın. İzmir'e gider kamburunu düzeltirim" dedi.



Atatürk'ün şoförü olduğu belirtilen ve kendisiyle yüzlerce defa röportaj yapılan Seyfettin ile birde ben konuştum. Konuşmamız dede-torun havası içinde geçti. Sanki röportaj yapmadık, eskileri birazdertleştik. Atatürk'ün şoförü Seyfettin bey bugün 100 yaşında. Anlattıkları Atatürk ile ilgili gizli kalmış tüm bilgileri ortaya seriyor. Atatürk'ün ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile yaşamı boyunca aralarının açık olduğunu ve bunun nedenlerini açıklıyor. Bilinen bir çok tarihi gerçeklerin küçük farklılar taşıdığını anlatıyor. Ancak bu anlatım o olayın bilinen seyrini değiştiriyor. Seyfettin bey Atatürk'ün 10 Kasım'dan önce öldüğünü bunu İsmet İnönü'nün sakladığını öne sürüyor. Atatürk'ün İtalyan elçisine verdiği cevap ise oldukça ilginç.

Kimi zaman, Atatürk bir şoför amir ilişkisini de geçerek dost masaları kurduklarını söyleyen Seyfettin Yağız 'ın en ilginç anektodu ise "Ben bu millete uşaklık yapmayı öğretemedim" sözüyle ilgili. İşte Seyfettin beyin anlatımıyla o meşhur olay. "Ürdün Kralı Abdullah ile Sayonora yatındayız. Kahveyi götürmesi için garson aradık bulamadık. Ben Kahveyi götürmek için Atatürk'ten izin aldım. Kahveyi götürürken ayağım takıldı. Kahveyle beraber kralın üstün düştüm. Bana tek kelime birşey demedi.
Sonra Arapça, 'Yazık! Atatürk'ün etrafında terbiyeli kimse kalmadı' demiş. Bunun üzerine Atatürk, 'Ben Türk milletine her şeyi alıştırdım ama uşaklığa alıştıramadım' dedi." 4 bin askerle Roma'ya girerim Elbette, Seyfettin beyin Atatürk'ün şoförü olduğu gerçeğini kabul edersek bugünlerde 100 yaşında.
O nedenle anlattığı bir çok olayın doğruluğu tartışılır. Ancak bu yaştaki bir kişinin bu kadar olayı hatırlayabilmesi oldukça ilginç. Ve hayal dünyasını bu kadar çalıştırabilmesi ise imkansız. Seyfettin bey İtalyan sefiri ile Atatürk arasında İtalyanca tercümanlık da yapmış. Konuşmaların bir kısmını
mükemmel bir İtalyanca ile anlattı. "Mussoloni bütün dünyaya meydan okuyordu. Rodos adasına 40 bin asker yığmış. İzmir'i istiyor bizden. İtalyan sefiri Povli Atatürk'ün yanına geldi. Atatürk gece adamıydı.
Ben onunla sabaha kadar beraberdim. Bana 'Sor bakalım niye geldi?' dedi. O da 'Eğer 4 ay içinde İzmir'i bize vermezsen, zorla alacağız' diye cevap verdi. Atatürk, 'Ben yarın cevap vereceğim' dedi. Ben İtalyan sefirine, 'Yarın sabah 9'da gel. Atatürk cevabını o zaman verecek' dedim. Ayakkabısını
giydiren ben, çorabını giydiren ben. Yemeğini yapan ben. İtalyan sefiri ertesi gün sabah 9'u çeyrek geçe geldi. Atatürk işaret parmağını kaldırarak İtalyan sefirine 'söyle o koca herife, o 40 bin askerle İzmir'i alamaz ama ben 4 bin mehmetcikle Roma'ya girerim.'

Bir gecede İskenderun'u tak diye aldık. Bak şimdi Kıbrıs'ı alamıyoruz. “ Anlattıklarıyla beni hayrete düşüren Seyfettin Yağız'ın bundan sonra okuyacağınız anıları dudak uçuklatacak cinsten. Bu yüzden noktasına virgülüne dokunmadan tarihçilerin bilgisine sunuyorum.

İzmir suikastının iç yüzü.....

"Bunlar o vakit Kazım Karabekir'in evinde toplanıyorlar. Başlarında Ziya Hurşit var. Kazım Karabekir'in Atatürk'e suikast yapıldığından haberi yok. Onun için evini açıyor. İstiklal Mahkemesi Başkanı ve onun yaveri Ali Kılıç, Hüsnü Bey, Avni Bey, Nüri Bey. Bunlar itiraf etti. Kazım Karabekir 'in evinde toplandık dediler. Atatürk ile Kazım Karabekir 'i düşman etmek için. Atatürk bunun üzerine Karabekir'i Moda 'da bir eve hapsetti. İdam ettirmedi. Kazım bey orada sürekli kitap yazdı." Paşam paşam

"Marif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Necati Bey vardı. Atatürk onu çok severdi. Necati bey ölünce İsmet paşa, Atatürk'e danışmadan Adnan Kotan'ı maarif vekili yaptı. Birgün Dolmabahçe Sarayı'ndayız. İri yarı şişman bir adam elinde tavuk, oturuyor. Atatürk dedi ki, 'Git bak bakalım bu adam kim?' Bende adamın yanına gidip, 'Beyefendi siz kimsiniz' diye sordum. Beni azarladı. Bak dedim beni azarlama. O zaman onu masaya çağırdılar. Atatürk ona, 'Marif vekili olmak için ne lazım' diye sordu. Adnan bey de, 'Efendim talebeler olmaz ama.....' Atatürk ona imza attırdı. Onu meclise sokmadı. İsmet Paşa geceleyin
geldiğinde şövalye kılıcıyla, 'Paşam paşam ben başvekil olmak istiyorum' dedi. Atatürk de onu halef yaptı. Celal Bayar'ı da selef yaptı.

Paşam Atatürk hasta "Atatürk hastalanıp yatağa düştüğünde İsmet Paşa 'ya haber verdim. 'Paşam Atatürk çok hasta gel.' Gelmedi, 'Geleyim de beni öldürsün değil mi?' dedi. Araları maarif vekili Adnan Kotan yüzünden bozuktu. Bir de son zamanlarda İsmet Paşa, Atatürk'e karşı tavır aldı. Şapkasını çıkarmamaya başladı. Karşısında ayak ayak üstüne attı. 4 defa çağırdım gelmedi. Bir de Serbet Fırka vardı. Bu olaydan sonra tamamen araları açıldı.

" Kadının üstü aranmaz "Atatürk en çok kuru fasulyeyi ve nohutu severdi. Et yemezdi. Sakız leblebisiyle rakı içerdi. Yenice sigarası içerdi. Bana da kocaoğlan derdi. Birgün 'Kocaoğlan ben ölürsem bu memleket felakete gider. Bu sağır (İsmet Paşa'ya sağır derdi) memleketi yok edecek' dedi. Birgün karşılıklı rakı içiyoruz. Bir kadın geldi 35 yaşlarında. Ben üstünü aramaya kalktım Atatürk kızdı, 'Kadın aranmaz' dedi. Kadın Atatürk'ün kulağına birşey söyledi ve gitti. O gittikten sonra Atatürk, 'O sağırı bul, hemen yanıma gelsin.' İsmet Paşa geldi. 'İzmir'de bir kambur Kemal varmış. (Kambur Kemal de İsmet Paşa'nın abisi.)Söyle o Kambur Kemal'e aklını başına toplasın. Gider o kamburunu düzeltirim' diye konuştu Atatürk.î

Taşı toprağı altın memleket "Birine kızdığı vakit katiyyen yüzüne vurmazdı. Birgün İngiltere Kralı Edward geldi. Dolmabahçe Sarayı'ndan içeri girerken ayağı kaydı düştü. Benden mendil istedi. Atatürk bana, "Söyle o krala burası Türkiye. Taşı toprağı altın gibi tertemizdir . Mendil istemez" dedi.

İnönü'yü sevmemesi için 3 neden

"Atatürk'ün en çok sevdiği insan Celal Bayar ve Mareşal Fevzi Çakmak 'dı. Hiç sevmediği kimse ise İsmet Paşa idi. İsmet Paşa ile aralarının bozuk olmasının sebebi, üç şeye dayanıyor. Birincisi İzmir suikastı, ikincisi serbest Fırka. Üçüncüsü Nuri Conker.î

İzmir suikastını düzenleyen kimdi?

"Kazım Karabekir 'in suikastten haberi yoktu. Ziya Hurşit, Avni bey, Nuri Bey, Sait bey ve Rüştü bey. Biz izmir'e giderken güzergah belli. Isısız bir yerde bombayı atacaklar ve Atatürk'ü öldürecekler. Fakat İzmir Valisi Kazım Paşa haber alıyor ve Atatürk'e telgraf çekiyor. Biz de Atatürk ile İzmir'e doğru hareket ediyoruz. Telgraf geldi 'Paşam İzmir'e gelmeyin.' Bunun üzerine Atatürk, 'Sür Kocaoğlan İzmir'e' dedi. Tam gaz İzmir'e girdik.

Ata 'nın ölümünü gizledi "Onu çok özlüyorum. O olsaydı ben buralarda olur muydum? Atatürk 10 Kasım'da ölmedi. Söylersem tarihi şaşırtıyorsun diyorlar. Atatürk öldükten sonra beni Dolmabahçe'ye kapattılar. Dışarı çıkmamı istemediler."

Bu güzel yazı bizim "Anekdotlarla Atatürk" topiğine daha çok yakışırdı.

ŞahMat
28-10-2004, 23:24
Aldi bir yeni modasi.. bizde modaya ayak uyduralim dedik ve :D

kemal
28-10-2004, 23:28
Kısmet ardında koşmak elbette kişinin borcudur; illa kısmeti talepte ısrarcı davranmak ve bu yüzden ayrık yollara sapmak meşru değildir. Kul için en hayırlı kısmet, yine her şeyin hayırlısını talep etmekten geçer. Velev şair:

Kara bahtım yoz olur

Taşa bassam iz olur

Ağustosta suya girsem

Balta kesmez buz olur

dese dahi.

Bu yeşil sisteminde zorunlu sayı adedi puan vermemizi engelliyor. Yoksa yeşil göndermek istemiştim.

Yukardaki dörtlüğün başka bir versiyonu:

Kara bahtım, kem talihim
Taşa bassam iz olur.
Ağustosta suya girsem
Balta kesmez buz olur.

Saygıyla.

kemal
28-10-2004, 23:33
Aldi bir yeni modasi.. bizde modaya ayak uyduralim dedik ve :D

Sayın CheckMate'ın imzasının başka bir versiyonu:

Sormaz ki bilsin; bilse sorardı.
Bilmez ki sorsun; sorsa bilirdi.

bikmisbroker
29-10-2004, 00:56
>>Evin bakıcısı utu yaparken, evin kucuk yaramazi
>>da salonda oyuncak
>>treniyle oynuyomus.. derken bakıcısı bir
>>kulak kabartmis ki oglan soyle bagiriyor:
>>- EVET..!! SON DURAGA GELDIK..!! DUYMADINIZ
> MI ALLAHIN CEZALARI HALA NE
>>OTURUYOSUNUZ?? CABUK
>>DEFOLUN İNİN ASAGI..!!!
>>Bunlari duyan bakıcı neye ugradigini sasirmis
>>dogru salona kosmus:
>>- Sen nerden ogrendin bakiyim boyle konusmayi??
>>Ne kadar ayip..simdi
>>dogru odana gidiyosun tam 2 saat
>>cezalisin...bi daha da agzindan
>>oyle kotu sozler duymiyim..!!
>>Ve 2 saat sonra kucuk afacan tekrar salona
>>donmus, treninin basina
>> > >oturmus... bakıcısı da mutfakta yemek yapiyomus,
>>derken yine oglanin
>>konusmalarini duymus:
>>
>>- Sayin yolcularimiz, iste son duraga geldik..
>>Umariz cok guzel bir
>>yolculuk gecirmissinizdir.. Lutfen esyalarinizi
>>trende unutmamaya dikkat ediniz..
>>Trene yeni binen yolcularimiz,
>>sizin de cok guzel bir
>>yolculuk gecirmenizi diliyoruz.. kucuk
>>bagajlarinizi koltuklarinizin
>>altina koyabilirsiniz.. bu arada unutmayin
>>yolculuk sirasinda sigara icmek yasaktir..
>> bunlari duyan bakıcısı az onceki
>>cezanin ise yaradigindan
>>memnun gulumserken oglan konusmasina devam
>>etmis:
>>
>>. ayrica iki saatlik rotar yuzunden
>>mutfaktaki o....pu adina
>>hepinizden ozur dileriz...!!
>>

AloneWolf
29-10-2004, 09:28
KILLIOGLU EKMEK FABRIKASI

AYARSIZLAR TORNA TESVIYE ISLERI

GARIP KUYUMCUSU VE DÖVIZ ISLERI

AHMET TOPAL, ORTOPEDIST

ISMAIL YEDIVEREN, DOGUM KONTROL UZMANI

BERBAT INSAAT

KOPUK ELEKTRIK MALZEMELERI

ISMAIL ELIUZUN, BANKA VEZNE MEMURU

ATÇILAR SARKÜTERI (SUCUK SALAM DA SATIYORLAR)

MUSTAFA BEHLIL SATAR,AVUKAT

MUHITTIN VARMAZ, OTOBÜS SÖFÖRÜ

SASIRAN NAKLIYE VE TEMIZLIK ISLERI

Hİç Alakası yok bunlar iş yapmak istemiyor galiba ! ;)

mirage
29-10-2004, 14:30
.......

DEVadam
29-10-2004, 21:29
Futbola ne kadar yatkınsınız..?? (http://fire.he.net/~sonarr/sonarchallenge2.html)

ŞahMat
29-10-2004, 22:12
"tarihin ilk dingili" ha ha haha.. resime baktikca 2 dakikadir kikirdiyorum :)

sn devadam sanalda pek iyi bir performans gosteremedik ama ozelde artistik hareketler sergilerim evelallah :cool:

tesekkurler...

Golfer
30-10-2004, 04:24
...

Golfer
30-10-2004, 04:31
...

fiora
30-10-2004, 15:35
http://img.photobucket.com/albums/v397/sertac/markerbaby.jpg

DEVadam
30-10-2004, 19:44
Bulunduğunuz yerin koordinatlarını girdiğinizde aylık ay takvimi önünüze çıkıyor. (http://www.ameritech.net/users/paulcarlisle/MoonCalendar.html)

Golfer
30-10-2004, 23:59
...

Objektif
31-10-2004, 01:18
Herkesin okuduğu bölümlere yapıştırdığınız cinsel içerikli mesaj ve resimleriniz forumdaki XXX bölümüne taşınmıştır. XXX bölümüne girmek için forumdan çıkmanız gerekmektedir. :p

Golfer
31-10-2004, 01:30
Allah aşkına sayın objektif, adamlar bu afişleri sokağa asmışlar... Bu ne hassasiyet.. :p

Golfer
31-10-2004, 01:38
...

Golfer
31-10-2004, 01:44
...

greenback
31-10-2004, 03:24
Allah aşkına sayın objektif, adamlar bu afişleri sokağa asmışlar... Bu ne hassasiyet.. :p


gerçekten de bir vatandaşımızın adıysa,resme gösterilen ihtimam,o şahsa karşı yapılmış bir ayıp haline de gelebilir...

satılmış isimli birini ,isminden dolayı toplum olarak reddetmek gibi...

keşke özel mesaj vasıtasıyla, kaldırılsaydı...

ne demeli,benim de aklıma ilk bu gelmişti,o resmi görünce....




diğer yandan bu son dönemde ki etik mi, değil mi tartışmasından huylanmış bir erkek olarak,dr beyin adının pek güvenilir olmadığını açıkca ifade edeyim...

hipokratı tanımam ama modern tıbba benim güvenim az biraz sarsılmış durumda...:)

MUSTİS
31-10-2004, 11:36
...

abidin
31-10-2004, 15:00
:düsün: :confused: :eek:

gemici
31-10-2004, 17:44
Hz.İsa


Bir Chirtmas gecesi New york semaları birden
olağanüstü bir ışıkla
aydınlanmış, ışık hüzmelerinin arasından büyük bir
ihtişamla süzülen Hz.İsa
yavaşça New york'a inivermiş... Halk şaşkınlık ve
hayranlık içinde yerlere
kapanmış... Hz. İsa etrafına bakındıktan sonra en
yakın süpermarkete
yönelmiş ve kapılar kendiliğinden açılmış,
"Bu nedir? Bunca bolluk-bereket, bunca mal varken
insanlar neden aç,neden
yoksul? Girin kardeşlerim, bu malların hepsi
sizin, istediğinizi alın...
Artık tanrının krallığında hiç kimse aç-yoksul
olmasın" demiş,
Tabii halk hemen markete hücum etmiş.. Hz. İsa
orda fazla oyalanmadan
devamlı aynı sözleri yineleyerek sırasıyla diğer
süpermarketleri,
dükkanları
açmaya ve halkı davet etmeye devam etmiş...
Ortalıkta tam bir bayram havası
sürerken sıra bir Yahudinin süpermarketine
gelmiş... Hz. İsa buranın da
kapılarını ardına kadar açıp kasadaki Solomon'a
aynı sözleri tekrarlamış...

Solomon kayıtsız bir tavırla arkasındaki perdeyi
hafifçe aralamış ve
karısına seslenmiş...

- Bertha... Dolaptaki alet çantasından çekici ve
çivileri getirir misin
canım, bu adam yine ortaya çıkmış...

MUSTİS
31-10-2004, 19:15
...

MUSTİS
31-10-2004, 19:17
...

simyacı
31-10-2004, 21:09
allah iyiliğinizi versin... :D

GozgurS
31-10-2004, 23:17
çok hoş :D :D :D

GozgurS
31-10-2004, 23:20
Saçını mı kestirdin

‘Saçını mı kestirdin?’ sorusunun neden olduğu diyaloğun kadın ve erkek versiyonları:

Önce konunun ‘kadın’ versiyonu.

1. Kadın: Ah şekerim saçını mı kestirdin? Ne kadar güzel olmuşsun!

2. Kadın: Sahi mi söylüyorsun? Ben pek emin olamıyorum. Ay çok mu kısa oldu acaba?

1. Kadın: Aman ne alakası var. Benim yüzüm bu kadar geniş olmasa aynı kesimi ben de denerdim. Benim şu saçım klasik oldu artık, yeni bir modele hiç cesaret edemiyorum.

2. Kadın: Ay yapma Allah aşkına nesi varmış yüzünün... Bak şöyle şuralarından kat verdirsen harika olur! Benim de boynum uzun olmasa aynı seninki gibi bir model yaptırırdım.

1. Kadın: Ah şekerim sen de bir alemsin... Keşke benim de boynum seninki gibi olsa. En azından şu çökük omuzlarımın dikkat çekmesini engellemiş olurdum.

2. Kadın: Ayol sen ne diyorsun?.. Senin omuzların gibi omuzları isteyen bir sürü kız var... Giydiğin her şey sana öyle yakışıyor ki... Bir de benim şu kısa kollarıma bak... Omuzlarım seninkiler gibi olsaydı, giydiğim bluzlar üstümde emanet gibi durur muydu?

Şimdi de ‘Erkek’ versiyonu.

1. Adam: Saçını mı kestirdin?

2. Adam: Evet

1. Adam: Sahhatler olsun abi...

2. Adam: Sağol...

Cyrene
01-11-2004, 01:05
windows xpyi türk erkekleri yapsa nasıl yapardı???
linke tıklayın masaüstü gelnce simgelere tıklamayı unutmayın.
çok eğlenceli
donanımların tarandığı bios ekranı bile var :D
http://www.atillaate.com/xpturk/system.htm

selçuk efendi
01-11-2004, 04:39
........

AloneWolf
01-11-2004, 10:40
MİLFÖY; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 31; İl: Bursa
Normalde saçlarım çok dalgalı değil. Ama denize girdikten sonra bukle bukle kuruduklarını keşfettim. Sırf bukleler kaybolmasın diye yazın denizden sonra duş bile almıyordum. Bu sene aklıma parlak bir fikir geldi. Tatilin son günü bir poşetin içine su şişelerini doldurup deniz kıyısına indim. Tek tek deniz suyuyla doldurdum. Tabii hepsini de eve getirdim. Şu anda saçlarımı yıkadıktan sonra deniz suyu ile duruluyorum. Hiç jöle möle kullanmadan da istediğim buklelere kavuşuyorum.

AloneWolf
01-11-2004, 12:07
BERBER SIRASI
> >
> > Adam en yogun saatte berbere girip sorar.
> > "Ne zaman bana sira gelir?"
> >
> > Berber, "Iki saat sonra," der.
> > Adam cikar gider.
> >
> > Uc gun sonra ayni adam berbere girip sorar:
> > "Ne zaman bana sira gelir?"
> > Berber, "Bir bucuk saat kadar," der
> >
> > Adam cikar gider. Bir hafta sonra yine ayni
> manzara:
> > "Ne zaman bana sira gelir?"
> > Berber: "En az bir saat."
> >
> > Adam cikar gider. Son seferinde berber dayanamaz.
> > Adamin ardindan ciragini gonderir:
> > "Bak bakalim bu herif nereye gidiyor?"
> >
> > Bir sure sonra cirak doner:
> > "Adami izledim usta."
> >
> > Berber merakla sorar:
> > "Ee, nereye gidiyor buradan cikinca?"
> >
> > Cirak cevap verir:
> > "Sizin eve usta!"

karina
01-11-2004, 12:26
SADECE MATEMATiK.
ŞAŞIRMAYIN

Ev telefonunun ilk 3 rakamını yazınız ( alan kodu kullanmayınız!)
Bu 3 rakamı 80 ile çarp
1 ekle
250 ile çarp
Ev telefonunun son 4 rakamını ekle
ayni 4 rakami bir daha ekle
250 çıkar
2 ye bol...
Ve de SAKIN ŞAŞIRMAYINIZ....:-))
Çıkan numaraya iyi baktığınızda size telefon numaranızı verecektir.

AloneWolf
01-11-2004, 12:33
Bir ignliiz üvnsertsinede ypalaın arşaıtramya gröe, kleimleirn
Hrfalreiinn hnagi srıdaa yzalıdkılraı ömneli dğeliimş. Öenlmi oaln
brinci ve snonucnu hrfain yrenide omlsaımyış. Ardakai hfraliren
srısaı
krıaışk oslada ouknyuorumş. Çnükü kleimlrei hraf hraf dğeil bri btüün
oalark
oykuorumuşz.>>

mirage
01-11-2004, 16:13
....

mirage
01-11-2004, 16:14
...

bikmisbroker
01-11-2004, 16:28
Ne muhtesem bir seydir o Minik elin dokunusunu hissetmek?? ...

abidin
01-11-2004, 23:37
Pış pış pış

abidin
01-11-2004, 23:39
Bazıları halen yüzemez iken,

son_azrail
01-11-2004, 23:44
SADECE MATEMATiK.
ŞAŞIRMAYIN

Ev telefonunun ilk 3 rakamını yazınız ( alan kodu kullanmayınız!)
Bu 3 rakamı 80 ile çarp
1 ekle
250 ile çarp
Ev telefonunun son 4 rakamını ekle
ayni 4 rakami bir daha ekle
250 çıkar
2 ye bol...
Ve de SAKIN ŞAŞIRMAYINIZ....:-))
Çıkan numaraya iyi baktığınızda size telefon numaranızı verecektir.


demek sadece matematik....inanası gelmio insanın aklına acaba bunun norsaya uygulnamış hali wamı?

H.ömer iren
01-11-2004, 23:50
SADECE MATEMATiK.
ŞAŞIRMAYIN

Ev telefonunun ilk 3 rakamını yazınız ( alan kodu kullanmayınız!)
Bu 3 rakamı 80 ile çarp
1 ekle
250 ile çarp
Ev telefonunun son 4 rakamını ekle
ayni 4 rakami bir daha ekle
250 çıkar
2 ye bol...
Ve de SAKIN ŞAŞIRMAYINIZ....:-))
Çıkan numaraya iyi baktığınızda size telefon numaranızı verecektir.



tamam ıyı guzelde madem bu kadar zekısın bunları bulabılıyorsun eden daha yaarlı seyler ıcın kafayı yormuyorsun kardesım....

abidin
02-11-2004, 00:21
Büyücü ayı gelmiş, amanın!!! :confused:

bikmisbroker
02-11-2004, 03:22
http://www.nazenin4.com/tr/

Bildiginiz gibi Sn.Rahmi Koc kendini emekli etti ve aldigi NAZENİN-4 adli muhtesem yat ile iki yillik bir dunya turuna cikti..
Yukaridaki linki tiklayarak tum merakinizi giderebilirsiniz bu konuda..... Rast gele.....Sizlerede NAZENİN-5 ler dilegi ile...:D:D:D

Akresi
02-11-2004, 03:46
tamam ıyı guzelde madem bu kadar zekısın bunları bulabılıyorsun eden daha yaarlı seyler ıcın kafayı yormuyorsun kardesım....


hatta karrrrrrdeşim. :D

Ama yine de kim uğraşmış da bulmuşsa helal olsun.

mirage
02-11-2004, 14:48
"Uygun fiyatlarla başınızın çaresine bakılır!" => Sokağımızdaki kuaförün tabelasında

"Geri getir!.." => Cep telefonundan mesaj yollamayı öğrettiğim teyzem (mesajı yanlış kişiye gönderdikten sonra benden isteği)

"Jet Li'yi döven adamın filmi geldi!.." => Pendik'te korsan vcd satan bir adam

"Çıplak teker kapışalım" => Trafikte, önümdeki Fiat Marea'nın arkasında

''İnternetten sevgili bulunur!'' => Internet cafe'nin camında gördüğüm süper duyuru

"Zevkli Rezalet" => Yolda gördüğüm bir kamyonun arkasında

"Önlemini al hırsızın başını belaya sokma!" => Eskişehir'de polisin astığı bir pankart

"Ultraaslan Kayseri" => Kayserispor - Fenerbahçe maçında tribünde bir pankart

''Çocuklaaar! Şekerciniz geldiii! Ağlayııın!..'' => Altınoluk sahilinde elma şekeri satan amcanın sloganı
"Moloz dökmek yasaktır!" => Manisa'da büyük bir moloz yığınının ortasına belediye tarafından dikilmiş muazzam uyarı

"Acun firar etti ama gömleği burada kaldı. 5 milyon!" => Bir mağazanın vitrininde gördüğüm yazı

"T.C. kimlik no verilir!" => Bağcılar'da bir Internet cafe'nin camında

"Eskisi gibi cidemiyrum" => Rize'de eski bir kamyonetin arka tamponunda

"Bulmak istediğiniz gibi bırakın, farz edin ki evinizdesiniz ve sizden sonra misafiriniz kullanacak" => Muğla Üniversitesi'nin tuvaletinin kapısındaki uyarı

"For best results use a porceliane teapot - Herhangi bir çaydanlık kullanabilirsiniz" => Markette gördüğüm bir çay paketinin üzerindeki süper çeviri

"Gelinbaşı 40 milyon olup gelinin yanında gelen 5 kişinin saçı bedava yapılır. Hadi evlenmeyen kalmasın!" => Mahallemizdeki kuaförünün camında

"Herşey satılık! (Not: Elemanlar hariç!)" => Maltepe'de bir mağazanın ilginç afişi

"Ya insan bir aslan, kaplan, yırtıcı bir hayvan koyar ya, ne kadar kuş varsa yakalayıp getirmişler..." => İzmir fuarda hayvanat bahçesini gezen iki kişiden biri (diğerine)

"Uzaya yolculuk 500.000" => Teleleskopvari bir araçla gökyüzüne baktırarak geçimini sağlayan bir amcanın sloganı ve olayın TL cinsinden ederi

"Lütfen asansör aynalarına tükürmeyelim!" => Bindiğim bir asansörün aynasının yanına iliştirilmiş yazı..

selçuk efendi
02-11-2004, 19:14
heryerde her zaman hazır türk gençlii:D

selçuk efendi
02-11-2004, 20:12
ahanda bi karika seriisiyle daa beraaberiz... biir:

selçuk efendi
02-11-2004, 20:14
ikiii

selçuk efendi
02-11-2004, 20:16
üüüç

selçuk efendi
02-11-2004, 20:17
dööööört

selçuk efendi
02-11-2004, 20:19
beeeş

selçuk efendi
02-11-2004, 20:22
altııııı

selçuk efendi
02-11-2004, 20:23
yediii

selçuk efendi
02-11-2004, 20:24
sekiz

selçuk efendi
02-11-2004, 20:25
dokuz

selçuk efendi
02-11-2004, 20:27
onnnnn(rekora mı gidiyom nedir:))

selçuk efendi
02-11-2004, 20:29
onbirrrrrrrr ve son...(yav bi gün psikopata baalayıp 50-60 taane gönderecem ardarda, o olacak yaani:))

kemal
02-11-2004, 22:44
http://www.nazenin4.com/tr/

Bildiginiz gibi Sn.Rahmi Koc kendini emekli etti ve aldigi NAZENİN-4 adli muhtesem yat ile iki yillik bir dunya turuna cikti..
Yukaridaki linki tiklayarak tum merakinizi giderebilirsiniz bu konuda..... Rast gele.....Sizlerede NAZENİN-5 ler dilegi ile...:D:D:D

Nazenin-5'e niyetli olduğum çok mu anlaşılıyor?.. :D :D :D

AloneWolf
03-11-2004, 08:58
MAFYA BABASI



Mafya babasi korumaya aldigi muesseselerden haraclari toplamak icin yeni

bir tetikci buldu.Sectigi adam sagir ve dilsizdi. Baba, yeni tetikcinin

polisin eline gecerse, fazla bir sey anlatmasinin mumkun olamayacagini

dusunuyordu boylece..

Baba, bir gun odemelerin geciktigini fark etti ve tetikciye adamlarini

gonderdi. Adamlarin sagir dilsizle anlasmalari mumkun olmadi tabii. Bunun

uzerine Baba sagir dilsizi odasina aldirtti. Bir de isaret alfabesi

bilen tercuman buldular.

Tercuman isaretle sordu:

"Para nerde?.."

Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:

"Ne parasi.. Benim paradan haberim yok.. Neden bahsettiginizi

anlamiyorum."

Tercuman tercume etti.

"Neden bahsettiginizi anlamiyormus .."

Baba 38?ligini koltuk altindan cekip sagir dilsizin beynine

dayadi..

"Simdi sor bakalym, para nerde?.."

Tercuman i aretle sordu:

"Para nerede?."

Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:

"Central Park?ta, Bati 78?inci Caddeye acilan kapidan girince soldan

ucuncu agacin kovugunda 100 bin dolar var."

Baba ofkeyle gurledi:

"Ne dedi?.."

Tercuman yanitladi:

"Dediki hala neden bahsettiginizi anlamiyormus. Ayrica diyor ki, o tetigi

cekmeyi de kiciniz yemezmis!.."

AloneWolf
03-11-2004, 10:43
Güzel için oruç bozulurmu ?

Bektaşiye bir gün sormuşlar...
Gelse bir dilberi ahu
Olsa savmı ramazan
Dilber-i ahumu efdaldir ,
yoksa savmı ramazan mı?
Bektaşi cevap verir:
Fırsatı fevketme zinhar...
Sür sefasın dilberin
Olur kazası savmın
Olmaz kazası dilberin....

AloneWolf
03-11-2004, 10:49
BEN DE PEDERİM AMA

Bildiğiniz gibi bazı hristiyanlar papazlara 'Father-Peder-Baba' derler. Komünist rejim zamanında Rusya'dan zar zor kaçıp New York'a yeni gelen Salamon, metro'da bir papazın yanına oturmuş. O güne kadar hiç papaz görmediği için de sormuş
'Af edersiniz efendim, sizin gömleğinizin yakası neden ters?'
Papaz 'Çünkü ben bir pederim' demiş.
Salamon 'Ben de bir babayım ama gömleğimin yakası ters değil.
Neden siz yakanızı ters takıyorsunuz?' diye yine sormuş.
Papaz biraz düşünmüş ve 'Beyim ben bir çok insanın pederiyim' demiş.
Salamon 'Benim de çok çocuğum var. Tam dört kızım ve dört oğlum var. Ama yakam ters değil' diye cevap vermiş.
Papaz 'Ben yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca insanın babasıyım' deyince Salamon gülmüş ve
'Beyim' demiş 'Ben sizin yerinizde olsam yakamı ters takacağıma pantalonumu ters giyerdim'

bgali
03-11-2004, 12:50
**Mutaassıp süper kahraman Replikleri**


- süpermen yetiş, yakıt yüklü bir tanker okul servisine çarpmak
üzere...
- yazıldıysa bozmak olmaz...
- olur mu abi öyle şey...
- allahın dediği olur... öyle herşeye karıştırmayın beni...

****************

- batman bak, adini gökyüzüne yazdık...
- hasaaa... silin onu...

****************

- örümcek adam yardim et! mafya pesimde, hemen saklanmam lazım...
- himm sen bi gir bakayım su mağaraya...

***************

- çabuk örümcek adam, ağını at, etkisiz hale getir sunu...
- dur hele, önce bir meşveret yolunu deneyelim, hem gereksiz ağ
harcamak israftır, günahtır...

***************

- süpermen yine şehri kurtardın...
- allahın izni ve keremiyle!

**************

- süperman göktaşı dünyaya çarpacak birşeyler yap...
- hak yoluna girin, başınıza tas yağacak dedik dinletemedik,
müstahaksınız!

*************

(new york)
lois lane: of, çok acıktım... oruç tutmamız şart miydi Süpermen?
Süpermen: sabret lois, surda 4 saat kaldı iftara...
lois lane: dayanamıyorum Süpermen, korkarım ben orucumu bozcam...
Süpermen: bekle... aklıma bir fikir geldi, atla kucağıma...
(anında, İstanbul)
Süpermen: iste Louis, bura İstanbul... iftar olalı 3 saat olmuş...
gel girelim su kebapçıya...

*************

- kanını akıtacam batman!
- niyetliyim abi, yapmasak öyle?
- ooo allah kabul etsin batmanım...

************

robin: su jokerin ümügünü sıksam abdest bozulur mu batman?
batman: küfür etmeden yaparsan bisey olmaz sanki!?
robin: yakmayalım abi kendimizi?

***********

- iste o, Süpermen!!!
- hasaaa, süperlik allaha mahsustur!

***********

- ben voltran'in kolunu oluşturuyorum...
- ben bacağını...
- ben de basını...
- bana bakin, önce sağ ayağınızı atin!...

***********

- Süpermen, dünya barışı tehlikede...
- tamam abi, inanç dünyası bitsin, geliyorum!

***********

- helal sana superman! yorulmuşsundur, söyle otur soğuk bi şey iç.
açayım mi sana buz gibi bi kutu cola?
- kristal cola yok mu? şerbet de olur...

************

- kutuplarda orucu nasıl tutuyon süper abi?
- rabbim sabrını veriyo güzel kardeşim, altı aysa altı ay,
vecibedir, tutmamak gibi bir lüksümüz yoktur elhamdülillah...

***********

batman'in yarasa ışığı gökyüzüne yansıtılır...
başka bir yerden gene gökyüzüne başka bir yazı yansıtılır: cuma'ya
gittim gelecem

***********

- bu bir kus, bu bir uçak, hayır... bu Süpermen!
- hepimiz Allah’ın yarattığı canlılarız sunun şurasında...

***********

- hehehe... Süpermen, simdi kryptonite'a karşı ne yapacaksın
bakalım?
- ulan yeni abdest aldım yaklaştırma onu!

***********

isi bitirip en yüksek yere çıkan süperkahraman: tekbiiiiiiiiiiir!
gotham city cemaati: allaaaaahuuekber...

**********

(superman düşmekte olan uçağı tutmadan önce)
- eüzübillahiminasseydanirracim bismillahirrahmanirrahim, allahim
sen yüzümü kara çıkartma

**********

(bkz: ninja kaplumbağalar)
- splinter usta, cemaat yapalım da namazı kildir...
- safları sık ve düzgün tutun!

*********
- bay bond, ben de seni bekliyordum...
- bacım sunu bir üstüne ört istersen...

***********

- fantom abi, iki kişi ile cemaat yapılır mi?
- fessüpanallah, olm ben on kaplan gücündeyim haberin yok mu?

*************

- oh robin hood, ne müthiş bir insansın!
- estağfurullah, ben sadece zenginlerden aldığım fitre ve zekatları
fakirlere veriyorum...

*************

- hulk abi, sen niye yeşilsin?
- cihadın rengi!


**********

- sayın wayne, bankalardaki tüm yatırımlarınızı çekip al baraka
türk'e transfer etmeniz finans piyasasını salladı, ne diyeceksiniz?
- allahin izni ile faizsiz kazancın bereketine nail olmak
istemekteyim.

***********

- candyman candyman candyman... simdi gelmesi lazım...
- alla alla alla...
- ahanda geliyo!

**********

anakin skywalker: amidala su kaynat, seninle halvet olacağız.
amidala: yiğidim suyun hazır, önce iki rekat namaz kil.


*******

qui gon jinn: hadi obi wan'im bir kamet getir de namaza başlayalım.

******

tarzan : aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa...
çıta : bu ne lan sabahın köründe? nereye gidiyor gene bu?
tarzan : ... lllahuekbeeeeeer allaaaahuuuuekber
ceyn : carpilican cita carpilican. tövbe de!
cita : siz bi değiştiniz ya, dur bakalım...

*********

bilbo: - galdaf hacı, ezan vakti oldu, hadi oku su ezani...
gandalf:- niye ben okuyorum?
bilbo: - üç karışlık sakalından utan! ben mi okuyacam su yasımdan
sonra?

*********

han solo: hadi hacim, chewbacca'yi bayılttım. hazırsan keselim.
obi-wan: eh o zaman, hadi allah kabul etsin. bismillah, euzubill...

********

yoda: allahin gücü seninle olsun!
luke skywalker: eyvallah hacı...

********

- klark, superman az önce burdaydı... ama bi garipleşmiş sanki...
giderken "allahin inayeti üzerinize olsun" tarzı bi şeyler dedi...
- bana klark deme kasım de... bi de pelerini getir üstümü ört!

********

- he-man abi, senin için "evrenin hakimi" diyorlar...
- sümme hasaaa! hakimiyet, kayıtsız şartsız allahindir!

********

- yeni projeme göre, mystique'cigim, yapacağım bu makine ile
dünyadaki tüm mıknatıslar artık kabe'yi gösterecek, kutuplarda namaz kılma
sorunsalı bile kalmayacak...
- cennetliksin magneto!

********

neo : tank bana en yakın camiyi bul... cumayı kacıracam...
automatic message "tank is away" (cumaya gittim gelicem)
neo : hadi tank bak ezan okunuyor...

AloneWolf
03-11-2004, 13:39
Saka yaptim

birisi kekeme olan iki dağcı bir dağa çıkıp zirvede kamp kurmaya karar vermişler...
daha yolun yarısında kekeme olan diğerini dürtmüş
- bi. bi. bi. bi.
diğeri
- ya dur yorgunum zaten sonra söylersin demiş
kekeme ısrarla
- bi bi bi bi bi bise ssss. ssss. sölicem demiş
diğeri yine susturmuş..

biraz sonra kekeme yine dürtmüş adamı
- çç..ççç.. çççaaaa.
diğeri
- ya bi sus geldik zaten az kaldı demiş.
neyse dağın tepesine çıkmışlar
- ne sölicen söle simdi demiş adam
kekeme
- çç..ççç.. çççaaaa... çadırı unuttum demiş..
adam çok sinirlenmiş nasıl unutursun ya falan diye bağırmış. ama çaresiz geri dönmek zorunda kalmışlar
başlamışlar tekrar inmeye.. inerken yolda dürtmüş kekeme yine adamı..
- bi. bi. bi. bi.
diğeri
- ya dur sinirliyim zaten inince söylersin demiş
kekeme ısrarla
- bi bi bi bi bi bise ssss. ssss. sölicem
demiş
diğeri yine susturmuş..
kekeme yine dürtmüş
- sss. sss... ssss. diye zorlamış...
adam sinirli sinirli
- ya bi sus ya aşada sölersin bi sus ya demiş susturmuş
böle aşağı inmişler..
aşağı iner inmez adamın siniri geçmiş sormuş. ne sölicen demiş
kekeme
- sss. sss... ssssaaa. şaka yaptım demiş

AloneWolf
03-11-2004, 13:59
Nasreddin hoca ve balik
Hoca yolculuk sirasinda mola verip bir hana girer, bu sirada hana bir baska yolcu daha girer ve ikisi birden hancidan yiyecek birseyler isterler. Fakat hanci yiyecek olarak sadece bir balik oldugunu söyler ve bunu paylasmalarini önerir. Bunun üzerine hoca 'ben baligin sadece basini yiyecem' der. Hanci bunun nedenini sorar, hocada 'balik basi zekayi arttirir,balik basi yiyen insan akilli olur' der. Bunun üzerine diger yolcu hemen atilir ve hocaya 'balik basini niye sen yiyeceksin, ben yemek istiyorum' der. Hoca da itiraz etmez ve baligin koca gövdesini hoca yer ve bir güzel karnini doyurur, diger yolcu ise sadece baligin basini yer ve sonra hocaya seslenir 'sen koca gövdeyi yedin karnini doyurdun ben sadece kafayi yedim aç kaldim ' der Hoca da bunun üzerine sunu der 'Bak nasil akillandin'
:D

AloneWolf
03-11-2004, 14:05
Karısı hamile olan bir adama işyerinde aniden bir telefon gelmiş: "Beyefendi, bir bebeğiniz oldu acele hasta haneye geliniz" diye. Heyecanlanan adam hemen hasta hanenin yolunu tutmuş. Doğum bölümüne gitmiş. Kendisini bir hemşire karşılamış. Adam durumu anlatınca hemşire: "Beyefendi, evet doğru bir çocuğunuz oldu ama maalesef sakat doğdu" demiş. Habere çok üzülen adam: "Olsun çocuğumu gösterin bana" demiş. Hemşire: "Beyefendi, görmeseniz daha iyi olur çünkü çocuğunuz çok ileri derece spastik" demiş.
Adam yinede: "Olsun o benim evladım, görmek istiyorum" diye diretmiş. Hemşire: "Peki öyleyse" deyip spastik çocuklar bölümüne geçmiş. Adamda peşinden gitmiş. İlk bölümde kolsuz çocuklar varmış. Adam: "Çocuğum burada mı?" diye sormuş Hemşire: "Hayır beyefendi, çocuğunuz ilerideki bölümlerde" diye yanıtlamış. Bir sonraki bölüme geçmişler. Burada da bacağı olmayan bebekler varmış. Adam yine: "Çocuğum burada mı hemşire hanım?" diye sormuş. Hemşire yine: "Hayır beyefendi, çocuğunuz daha ilerdeki bölümlerde" diye yanıtlamış.
Bir bölüm daha geçmişler burada da hem kolu hem bacağı olmayan çocuklar varmış Adam yine heyecanla: "Burada mı çocuğum?" demiş. Fakat hemşire yine: "Hayır beyefendi" diye yanıtlamış. Üzülen adam bir sonraki bölüme geçmiş. Bu bölümde ise sadece kafa olan çocuklar varmış. Adam yine hüzünle: "Hemşire hanım, artık sanırım burada çocuğum" demiş. Fakat hemşire: "Hayır beyefendi, çocuğunuz şimdi gideceğimiz bölümde, fakat isterseniz gitmeyelim çünkü çocuğunuzu görünce çok kötü olabilirsiniz" demiş. Adam yine ısrarla: "Hayır, ne olursa olsun o benim çocuğum" demiş. Hemşire "Peki o zaman" deyip bir sonraki bölüme gitmiş. Bu bölümdeki oda bomboşmuş. Sadece odanın ortasında bir masa, masanın üstünde bir kavanoz, kavanozun içindede bir kulak duruyormuş. Adam hemen: "Bu mu benim çocuğum?" diye sormuş. Hemşire üzüntüyle: "Evet beyefendi, ama maalesef çocuğunuz sağır" demiş.

AloneWolf
03-11-2004, 14:15
Kuyu

--------------------------------------------------------------------------------

Gunlerden bir gun, koylerden birinde, adamin
birinin esegi, kuyunun birine dusmus.
Niye duser, nasil duser sormayin.
Esek bu. Dusmus iste.

Belki kor bir kuyuydu,
agzi tahtayla kapatilmisti belki, uzerine de toprak dokulmustu.
Zamanla tahta curudu, zayifladi,
toprakta biten otlari yemek isteyen,
esegin agirligini cekemedi ve gum.
Gum degilse de paldir kuldur esegi yuttu kuyu.

Hayvancik saatlerce aci icinde kivrandi,
bagirdi kendi dilinde.

Ayiptir soylemesi, anirdi yani.Sesini duyan sahibi
gelip bakti ki vaziyet kotu.

Zavalli esegi kuyunun dibinde melul mahzun
bakiniyor.
Ustelik yaralanmis.Karsilastigi bu durumda
kendini esegi kadar zavalli hisseden adamcagiz koyluleri yardima cagirdi.Ne
yapsak, ne etsek, nasil cikarsak sorulari havada kaldi.
Sonunda karar verildi ki kurtarmak icin calismaya değmez.
Tek care, kuyuyu toprakla ortmek.
Ellerine aldiklari kureklerle etraftan kuyunun icine toprak attilar.
Zavalli hayvan, uzerine gelen topraklari, her seferinde silkinerek dibe doktu. Ayaklarinin altina aldigi toprak sayesinde her an biraz daha yukseldi ve sonunda yukariya kadar cikmis oldu.
Koyluler agzi acik bakakaldi.
Hayat, bazen bizim de uzerimize abanir.(Ne bazeni,
cogu zaman.)
Toz toprakla ortmeye calisanlar cok olur.
Bunlarla basetmenin tek yolu, yakinip sizlanmak degil, dusunup silkinmek ve kurtulmak, aydinliga adim atmaktir.
Kör kuyuda olsak bile

AloneWolf
03-11-2004, 14:37
Trabzon'un bir köyü. Temel ile sevgilisi Fadime evleniyorlar.
> >>Davullar
> >>calinmis, horon tepilmis, yemekler yenmis ve gecenin sonuna
> >>gelinmis. Köyün
> >>ihtiyar heyeti Temel'i yanlarina cekerek evlilikle ilgili
> >>nasihatler
> >>vermisler ve sonunda "eger Fadime kiz cikarsa sabah ezanina dogru
> >>pencereden
> >>havaya uc el ates et. Et ki biz de köyümüzün namusuna leke gelmemis
> >>oldugunu
> >>bilelim" diyerek Temel'i serbest birakmislar.
> >>
> >>Temel sirtina vurulan yumruklarla evine girmis. Kapi kapanmis.
> >>Köylü
> >>dagilmis. Sabah olmus ve ezan okunmadan once Temel'in evinden uc el
> >>silah
> >>sesi gelmis. Köy halkı "tamam, Fadime kiz cikti, bir problem yok!"
> >>demis.
> >>Herkes gundelik hayatina donmus.
> >>
> >>Ertesi sabah yine ezan vaktine dogru Temel'in evinden silah sesi
> >>gelmis.
> >>Sasiran köylüler Temelin evine kosmuslar. Bakmislar Fadime kanlar
> >>icinde
> >>yerde yatiyor. "Yaa, noldu?" sorulari yukselmis. Temel cok sinirli
> >>bir
> >>sekilde "Dun kiz cikmisti, bugun cikmadi. Ben de furdim oni"

AloneWolf
03-11-2004, 14:55
Enayi Bir arastirmaci sabir ve dikkatle çalisarak iki fareye aciktiklari zaman burunlari ile bir zile basmayi ögretti. Üç gün sonra bu farelerden biri digerine söyle diyordu: "Enayiyi amma alistirdik yahu... Her zile basisimizda peynir veriyor"

AloneWolf
03-11-2004, 16:13
İsim grubu 9 olanlar:İYİMSER
Karakterinin en belirgin özelliği iyimserlik. Lakabın "polyanna". Hayata pembe gözlüklerle bakıyorsun. Yaşadığın kötü olaylardan etkilensen de umudunu yitirmiyorsun. Herşeyin yoluna gireceğine dair inancın sağlam. Olaylara olumlu açıdan bakmasını biliyorsun. Çevrendekiler bu yönünü çok seviyorlar. Çünkü kendine olduğu kadar, çevrendekilere de umut aşılıyorsun. En kötü anlarda bile insanları güldürmeyi başarıyorsun. İyimserliğinin yanı sıra güçlü espri yeteneğin de buna yardımcı oluyor. Sakin ve huzurlu işlerde çalışmaktan hoşlanıyorsun. Rekabet sana göre değil. Karşı cinste aradığın özellikler ise sadakat ve iyi niyet.

wayy be aynı ben falınıza bakmak isterseniz bir zahmet aşağıya tıklayınız gelen pencerede adınızı ve soyadınızı giriniz.
http://www.falim.com.tr/falci/isimoloji.html?NAME

greenback
04-11-2004, 15:50
fener topiğine kasten koymadım...

ŞahMat
04-11-2004, 16:03
wayy be aynı ben falınıza bakmak isterseniz bir zahmet aşağıya tıklayınız gelen pencerede adınızı ve soyadınızı giriniz.
http://www.falim.com.tr/falci/isimoloji.html?NAME


İsim grubu 3 olanlar:PLANCI
Karakterinin en belirgin özelliği plancılık. Düzenli ve titiz bir insansın. Hayatın her alanında planlı hareket etmekten yanasın. Hedeflerini belirledikten sonra planlarını hazırlıyor ve ağır adımlarla ilerliyorsun. Belirsizlikten hoşlanmıyorsun. İş yaşamında olduğu kadar özel yaşamında da program yapıp, o programa sadık kalmak istiyorsun. Bu huyun bazen sıkıcı olabiliyor. Süprizlerden hoşlanmıyorsun. İleriyi görebilmek istiyorsun. Hayatında karışıklığa yer yok. Karşı cinsle olan ilişkilerinde de planlı hareket ediyorsun. İlk olarak, nasıl birisini istediğine karar veriyorsun. Öyle birini bulduğunda ise, onu elde etmenin yollarını keşfedip taktikler üretiyorsun. Çoğunlukla da amacına ulaşıyorsun.


harbiden dogru teshis etti yaws :D Isim gucum taktik zaten :p

Hangi harfi yazarsaniz yazin yazdiginiz harf sayisina gore yorumlarda/sallamalarda bulunuyor.. Karizma bitti.. :D

lutas
04-11-2004, 16:56
Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi çeker.
R. M. : - Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?
-İnanç meselesi, içinizde bunu hissetmeniz gerekir.
R.M. : - Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?
--------------------------------------------------------------------------------
Haber : Mahkumlar tünel kazarak kaçar...
R .M. : Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?
--------------------------------------------------------------------------------
Haber : Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır...
R. M. : Sen benim sözümü bile kestiğine göre kim bilir daha neler yapmışsındır.
--------------------------------------------------------------------------------
Haber : Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır.
R.M. : Peki, Bebek şimdi nerede?
--------------------------------------------------------------------------------
Alparslan Türkeş'in cenaze töreninin olduğu gün sevgili Reha Muhtar Show Haber'de şöyle konuşur:
-Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
--------------------------------------------------------------------------------
Reha Muhtar karısını boğarak öldüren adamı programına çıkarıyor. İlk sözü:
- Efenim, başınız sağ olsun. Acı Varmı acı?
--------------------------------------------------------------------------------
Haber: Cenk Koray'ın oğlu DEMİR CAMA(!) kafa atar ve vefat eder...
R.M. : - Peki Sayın Cenk Koray, oğlunuz daha önce de sık sık cama kapıya kafa atar mıydı?
--------------------------------------------------------------------------------
Reha Muhtar anlamakta bazen güçlük çeker:
- Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyefendi, küçükken de
gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?
--------------------------------------------------------------------------------
Reha Muhtar, canlı yayında Şerafettin Bey'le konuşuyor.
R.M. : -Sayın Şerafettin Bey kardeşim, siz orada var mıydınız, yok muydunuz, efenim?
-Yoktum.
R.M. : -Yoktum diyorsunuz.
-Yoktum diyorum.
R.M. : -Bak Şerafettin sana bir daha soruyorum. Var mıydın, yok muydun?
-Valla billa yoktum.
R.M. : -Yemin etmenize gerek yok efendim, size inanıyoruz.
R.M. : -Var mıydın, yok muydun?
-Vardım efendim..
R.M. : -Peki Şerafettin siz demin yoktum diyordun, şimdi vardım diyorsunuz. Bu nasıl iş kardeşim?
-Yoktum dedim inanmadınız, ne yapayım?
R.M. : -Ne yapacağınızı ben bilemem efendim. Orasını sen düşün. Var mıydın, yok muydunuz?
-Hatırlamıyorum.
R.M. : -Hatırlayınız efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim, sonra sana soracağım.


Araya söz konusu film giriyor. Bir muhabir kapıyı kırıp Şerafettin'in evine giriyor ve kibarca, gizli kamera (!!) ile çekim yapmak için izin istiyor. Şerafettin Bey izin vermiyor tabii. Bunun üzerine kameraman dinlemiyor, çekimlerini yapıp gidiyor.

Yine Reha Muhtar geliyor görüntüye:
R.M. : -Filmimizi izlediniz, Şerafettin Bey. Şimdi ne diyorsunuz?
-Galiba varmışım.
R.M. : -Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz?
-Eminim.
R.M. : -Öyleyse eminsiniz yani.
-Evet efendim, eminim.
R.M. : -Şerafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin görünmüyorsunuz..
--------------------------------------------------------------------------------
R.M. : -Sayın Hamdi Bey iyi akşamlar efendim. Sizin adınız Hamdi midir, efendim?
-Evet Hamdi'dir, Reha Bey..
R.M. : -Hamdi diyorsun.
-Hamdi diyorum çünkü nüfus kağıdımda öyle yazıyor.
R.M. : -Ben nüfus kağıdınızı sormuyorum efendim.
R.M. : -Sana soruyorum: Sizin sahte olmayan isminiz nedir?
-Hamdi.
R.M. : -Nasıl yazılıyor?
-H, a, m, d, i şeklinde..
R.M. : -Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz.
R.M. : -Peki sahte olan isminiz hangisi?
-Benim sahte olan bir ismim yok!
R.M. : -Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz.
R.M. : -Demek ki bir de sahte isminiz var. Size Yeşil diyorlar efendim. Siz Yeşil misiniz?
-Hayır Yeşil değilim.
R.M. : -Öyleyse size niye Yeşil diyorlar?
-Bana Yeşil demiyorlar. Hamdi diyorlar.
R.M. : -Yani inkar ediyorsunuz. Suküt ikrardan gelir Hamdi.
-Ben suküt etmiyorum, konuşuyorum ve Yeşil değilim diyorum.
R.M. : -Yeşil değilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bakıyorum şimdi de kızarıyorsun. Niye sarardın Hamdi?
-Sarardım çünkü ben Tanrı'nın oğluyum. Her renge girerim.
R.M. : -Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konuşuyorsunuz.
-Galiba delirdim. Bana bir doktor lütfen!
R.M. : -Geçmiş olsun, Hamdi Bey. Size acil şifalar diliyorum. İyi akşamlar efendim.
--------------------------------------------------------------------------------

Efenim, bir gün daha böyle geçti, efenim.
İyi günler, Türkiye!

lutas
04-11-2004, 16:58
Asagidaki linke tıklayın, sayfa açılırken sabırlı
olun,çok guzel bir şeyle karşılaşacaksınız...

http://www.rio.com.br/animation/iconstory.htm

sesi açın...

lutas
04-11-2004, 17:00
APRANAX
Bir Mailden Alıntı ;
Arkadaşın biri, hafta sonu kız arkadaşının evine
gidiyor. Çok başı ağrıdığından, kız ona bir Apranax
veriyor.
Çocuk yutmadan önce ilacı ağzında çiğniyor bir kaç
dk. sonra şuurunu kaybediyor.
Çevresindekileri tanımamaya başlıyor. Apar topar
hastaneye kaldırıyorlar ve orada anlaşılıyor ki; sebep
beyin kanaması.
Doktorların açıklamaları da, ağrı kesicilerin
özellikle Apranax ve türevlerinin çiğnenmesi. (agızda
bekletilmemeli)
apranax, aprol, aprowell, naprosyn, napradol,
kapnax, apraljin, aleve, synax, oprax kısaca etken
maddesi naproksen sodyum olanlar)
Çiğnenince; beyne çok hızlı nüfuz etmesine ve
ölümcül sonuçlara yol açabiliyormuş.

DEVadam
04-11-2004, 19:12
Bardakta ki buz.

DEVadam
04-11-2004, 19:15
Misket Dünya

DEVadam
04-11-2004, 19:17
Antikçağ Uygarlığı

DEVadam
04-11-2004, 19:22
Microsoft Tablet PC'ye ek özellikler kazandırdı..

DEVadam
04-11-2004, 19:25
...

DEVadam
04-11-2004, 19:28
Microsoft İmparatorluk Çağı

DEVadam
04-11-2004, 19:30
...

DEVadam
04-11-2004, 19:34
X-box2

DEVadam
04-11-2004, 19:36
Muzip astronot.

DEVadam
04-11-2004, 19:41
Bilgisayarda ilk Chip'in ilham kaynağı

DEVadam
04-11-2004, 19:48
...

DEVadam
04-11-2004, 19:50
Tabela Çılgınlığı

DEVadam
04-11-2004, 19:53
...

bikmisbroker
04-11-2004, 23:51
> > ASANSÖR
> >
> > Temelle oğlu İstanbulu hiç görmemişler ve bir iş için oraya giderler.
> > Küçük köylerinden sonra gördükleri her şeye şaşırır ve hayretler içinde
kalırlar.
> > Taksim'de gezerlerken bir otelin içine girerler. bir bakarlar ki
demirden
> > duvarlar ve bu duvarlar otomatik olarak açılıp kapanabiliyor.
> > Tabii ki ikisi de şaşırmış. Temelin oğlu babasına sormuş ; "Buba bu ne
ya?"
> > Temel hayatında hiç asansör görmediği için şu şekilde yanıtlamış
> > "Oğlum ben böyle bir şeyi hayatımda görmedim, ne olduğunu bilmiyorum."
> > İkisi de büyük bir şaşkınlıkla bu duvarlara bakarken 150 kiloluk şişman
bir
> > bayan açılan duvarlardan küçük bir odanın içine girer.
> > Duvarlar yine kapanır ve numaralar birer birer yükselmeye başlar.
> > Daha sonra numaralar küçülmeye başlar. Temel ve oğlu şaşkınlık
> > içindedirler.
> > Birazdan duvarlar yine açılır ve dışarıya
> > 24 yaşlarında çok güzel,seksi, zayıf ve sarışın bir bayan çıkar.
> > Temel gözünü bu bayandan ayırmadan oğluna sessizce ; "Hemen cit anani al
ve
> > buraya cetur."

casaubon
05-11-2004, 11:23
uyanık.......

Golfer
05-11-2004, 11:34
...

Golfer
05-11-2004, 11:41
...

greenback
05-11-2004, 12:36
kentuf...???
y.krediye mi niyet...

greenback
05-11-2004, 12:39
hep yasaklarla değil, ikna yoluyla da korsan engellenir...engellenir di mi?

greenback
05-11-2004, 12:42
rodin yaşayaydı da bir tadına bakaydı ,şu dürümün...

greenback
05-11-2004, 12:45
coca colanın arzından sonra piyasaya çıkaracaklarmış.şimdilik pilot satışlar yapılıyor...bir içen bir daha istiyormuş diyorlar...

greenback
05-11-2004, 16:47
Ataturk bir mesaj yolluyor galiba...görüldüğü bölgeler de" kızım sana söylüyorum,gelinim sen anla" tarzı...İtalyan elçiye yaptığı gibi...:)


Gökyüzünde Türk bayrağı şovu...
Bugün, 16:14
10 Kasım tarihinde uzay boşluğunda Ay ile *Venüs'ün buluşması astronomide pek sık rastlanmayan bir gökyüzü olayına yol açacak. Bu buluşmada gökyüzünde Türk bayrağını andırır şekilde hilal ile yıldız görünecek.

--------------------------------------------------------------------------------

Astronomi uzmanlarının verdiği bilgilere göre 10 Kasım sabah saat 04'de *4.0 kadir parlaklığında ışıldayan Venüs, ince hilal evredeki Ay tarafından örtülecek; bu olay Hindistan, güneydoğu Asya ve Yeni Zellanda'dan görülebilecek.
Ne yazık ki Türk Bayrağını andıran bu ilginç görüntü Türkiye'den izlenemeyecek.
Söz konusu örtülme olayı aşağıda belirtilen ilgili internet sitelerinden ve yurdışı basından takip edilebilir.
Örtülme sonrası ilerleyen saatlerde yaklaşık 05 civarında bu ikili Türk bayrağındaki Ay*yıldız görünümünde olacak. Her iki cisim bu yakınlaşma sırasında doğu tarafta ufuktan yaklaşık 10 derece yükseklikte Başak takımyıldızında görülecek. Ayrıca, sabah 6:30 civarında da *1.7 kadir parlaklığındaki Jüpiter, Venüs'ün 3.5 derece batısında yer alacak.
Güneş olaylarına ilişkin resimli-ayrıntılı süreli ve güncel bilgilere http://www.koeri.boun.edu.tr/astronomy/solar_activity.html, http://www.sunspotcycle.com ve http://science.msfc.nasa.gov/ssl/pad/solar/default.htm adreslerinden ulaşılabilir.
Günün astronomi resminin yeraldığı "http://antwrp.gsfc.nasa.gov/apod/astropix.html" site ziyareti ile meraklı okuyucular güne başlangıç yapabilirler
HABER 7

greenback
05-11-2004, 17:01
kıyıpta uyandıracak var mı aranızda....

greenback
05-11-2004, 17:03
yada alıp yatağına götürmeli mi...

greenback
05-11-2004, 17:08
uyan da balığa gidelim...

greenback
05-11-2004, 17:10
veeee yaşayan efsane ,hep adını duyduğunuz ama göremediğiniz....

adam olacak çocuk...

ama ilerde işverenleri ne der bilemem...

preatoria
05-11-2004, 17:13
Microsoft'un temizlikcisi

Bir issiz Microsoft'un temizlikçi için verdigi is ilanina basvurur. Personel sefi kisa bir is görüsmesini takiben ve test (yer temizletme) yaptiktan sonra sunu söyler: "-Ise kabul edildin,bana email adresini ver, sana balsama tarihini ve getirecegin evraklari bildirecegim" Adam boynu bükük bir sekilde bilgisayarinin emailinin olmadigini söyler. Personel şefi bu durumda yaşayan birisi olarak düşünülemeyeceğini ve yasamayan birisini de ise alamayacagini yüzüne vurur. Adam ne yapacagini bilmez ve kirgin bir sekilde ve cebinde sadece 10$ ile disari çikar. Sebze Haline gidip 10 kg domates almaya karar verir, kapi kapi dolasarak domatesleri satar ve sermayesini iki katina çikarir.Bu isi üç kere daha yapar ve sermayesini 160 $'a yükseltir.Artik bu sekilde yasamini devam ettirebilecegine kanaat getirir. Her sabah evinden biraz daha erken çikar ve daha geç döner..

Her gün parasini katlamakla mesguldür artik. Kisa bir zaman sonra bir el arabasi satin alir, daha sonra bunu bir kamyonla degistirir. Bir süre sonra bir sevkiyat filosunun sahibidir artik. 5 yil sonra adam ABD'nin en büyük gida distribütörü olmustur. Artik ailesini gelecegini düsünür ve bir hayat sigortasina basvurur. Görüsmenin sonunda sigortaci teklifini göndermek üzere email adresini ister. Adam email adresinin olmadigini söyleyince sigortaci söyle der:

"-Çok tuhaf, bir emailiniz olmadan böyle bir imparatorluk kurmuşsunuz,hele bir de emailiniz olsaydı ne olurdunuz kim bilir.." Adam düşünür ve şöyle cevap verir :"- Microsoft'da temizlikçi olurdum"

Kissadan hisse no.1: Internet yasam için bir çözüm degildir.
Kissadan hisse no.2: Eger emailin yoksa ve çok çalisirsan $ milyoneri olabilirsin.
Kissadan hisse no.3: Eger bu mesaji email ile aldiysan,temizlikçi olma olasiligin $ milyoneri olmana göre daha yüksek.
Iyi günler...



Not: Bu emaile cevap verme ,ben gidiyorum

........................

domates satmaya.... :)))

selçuk efendi
05-11-2004, 17:24
........ :p ........

selçuk efendi
05-11-2004, 17:27
karika 1

selçuk efendi
05-11-2004, 17:28
karika 2

lutas
05-11-2004, 17:44
Hürriyet: ABD'den büyük jest

Sabah: Rambolar ülkemizde.
(akabinde bir sürü alet edevat ve üniforma tanıtımı)

Fanatik: Kasey Keller Fener'de

Gözcü: Millet açken savaş yapıyorsunuz. Alt başlık: Yazıklar Olsun

Finansal Forum: Ekonomide canlanma alametleri

Akit: Gökten başımıza demokrasi yağıyor.

zaman: Cihat için geç kaldık.

Cosmopolitan: Kamuflajla gelen şıklık.

Bulvar: Kovboy bizi yaladı, emdi.

Star: AB'ye giremedik, ama ABD bize girdi.

Hürriyet: Gelin itiraf edelim, hepimizin hoşuna gitmiyor mu?

Star: Açın ABD'nin önünü

(tüm bu manşetlerden sonra ikinci gün)

Tüm gazeteler: Genelkurmay Başkanlığı 1280 sayılı bildirisidir:

Milli Gazete: Müjdeler olsun. Sam Amca geldi.

Bulvar: Monica itiraf etti, "Türk askeri daha çekici." (ve altta asker
üniformalı yarı çıplak bir kadın resmi.)

Evrensel: Dediğimiz çıktı.

Emin Çölaşan: Memleketten ilk kaçan İ. Melih Gökçek oldu.

Hürriyet: Go home devri artık geride kaldı.

Hürriyet: Tarihi yanlış anlaşılma.

lutas
05-11-2004, 17:45
Hürriyet: Tövbe estağfurullah

Star: Nası koduk çocuğu!
Ertuğrul Özkök'ün köşe yazısı: Ayıp oluyor beyler...

Şamdan: Türkiye'yi hiç böyle görmediniz.

Cumhuriyet: Genç subaylar rahatsız.

Alem: Tommy giyenlerden Johnnylere selam.

Şamdan: Monica'yla görüşme fırsatı.

Gala: Okan Bayülgen'in objektifinden savaş.

New York Times: Happy thanksgiving.

Bulvar: Cindy: "Türk askerleri çok çekici."

Star: Diz çök, itaat et.

Zaman: Eşhedu enlaaa ilaheee...

Akşam: San Diego artık bizim!

Ortadoğu: Türk'ün şanlı sancağı Beyaz Saray'da.

Sabah: Mehmetçik Hollywood'da.

Fotomaç: Fenerbahçe'mizin transfer taarruzu kontrolden çıktı.

Star: Bir baba Turkey hey allah, Yankee'ye bindi hey allah!

Evrensel: Devrim'e az kaldı.

Star: Washington portakalı soyduk, başucumuza koyduk.

Hürriyet: Yanlış yapıyoruz.

Fanatik: Saldırın, saldırın, saldırın; bu taraftar için saldırın!

Vatan: Önce NBA'i fethettik, şimdi sıra tüm Amerika'da.

Hürriyet: Böyle olmamalıydı.
Ertuğrul Özkök: İtiraf etmeliyim ki, içime sindiremiyorum.

La Gazzetta Della Sport: Anneciğim Türkler geliyor...

New York Times: Young Turks in America. "Operation Turkish Lokum."
başarı ile sonuçlandı.

Türk GSM operatörü Turkcell savaş bölgesinde yeni bir GSM şebekesi
kurmak için harekete geçti. Türk Genç İşadamları Derneği yeni bir
Amerika kurmak için özel bir uçakla bugün New York'a geliyor.

İçtik kapuçinoyu, öptük Al Paçino'yu
Muhabirimiz Balçiçek Pamir'in Al Paçino ile röportajı ve öperken
çekilmiş fotoğrafları sayfa 5'te (Sabah)
Amerika'ya asker ithal ettik (Hürriyet) (ithal ve ihraç ne demek hala
öğrenememişler)
Freddy Adu: Fenerbahçe'de oynayabilirim. Türk statüsündeyim. (Fotomaç)

Vakit: Yeni bir ekol yeniden doğuyor, kiliseler cami oluyor.

Star: Hindisin dediler, kız vermediler.

Aktüel: Amerikalı hatunları tavlamanın 99 yolu.
Posta: Susattınız, içiyoruz.

Birkaç ünlünün manşet altındaki açıklamaları:

Erman Toroğlu: Ben size Amerika'yı alamazsınız demiyorum.
İbrahim Tatlıses: Urfa'da Amerika vardı da biz mi almadık?
Süleyman Demirel: Binaenaleyh, nerde galmışdıhk?
Tayyip Erdoğan: Biz de vaktiyle böyle eylemler yaptık. Bir şey olmuyor,
hiçbir şey değişmiyor.

Radikal: Sıçtık!

Hürriyet: Artık Amerikan rüyası yok, Türk rüyası var.

Wild Turkey is now a terrorist! Daily News

Star: Yankee gel babana

Tüm Amerikan basını: What the hell...

Hürriyet: Rezalet!
Ertuğrul Özkök: 10 bin asker yetmez.

Milliyet: Erdoğan: ABD ile stratejik ortaklığımız devam ediyor. panik
yok.

Fotomaç: Bush'u transfer hareketi başladı.

En ilginç başlıkların komşu Yunanistan'ın gazetelerinde çıkacağı
söylenebilir:

To Vima: Karasularında 12 mile karşıyız, Yunanistan'a 2 mil yeter.

Eleftherotypia: Atina'yı işgal etmeyen büyük komşumuza minnettarız.

Elefteros Tipos: Kıbrıs bir Türk adasıdır, Ege bir Türk gölüdür.

Bir başka gazete: Yurtta sirtaki, dünyada zeybek!
Zaman: New Yok'tayız hayırlısıyla.
Promosyon: flaş. flaş. flaş. Zaman alana mehter marşı cd'si bedava.
- Ariel Şaron bakanlar kurulunda altına s...tı (resim: sayfa 5)
- El Kaide terörü bırakıp yalakalığa başladı.
- Tayyip Beyaz Saray'ı gezdi: "Bizim eve benziyor."
- NBA'in yeni takımı: Kahramanmaraş Crazybloods.

Sabah: AB'ye giremedik, ama ABD'ye girdik.

Star: Washington'un portakalları rahatsız.
New York Times: Cola Turca satışları patladı.
Bulvar: İşte askerlerimizi baştan çıkarmaya çalışan Amerikan ordusunun
eğitimli kadın subaylarının fotoğrafları!
Milliyet: IMF, Türkiye'nin borçlarını sıfırlayacağını açıkladı.
Fotomaç: Bush: "Beni bırakın Fenerbahçe'ye gideceğim."
Fotomaç: "Haydi Mehmetçik."
Star: "ABD gir çuvala... Salla salla vur duvara!"
Hürriyet: İlk savaş faciamız.
Washington Post: Gelme Tayyip.
Hürriyet: Çirkin saldırı.
Star: Yendik mi lan?
Star: Amerika'ya vardık.
Washington Post: Türkiye, Amerika'dan ellerini çek.
Star: Cem Uzan, gelecek seçimlerde Amerika'daki üniversite sayısını
dört katına çıkaracağını açıkladı.
Tüketici gazetesi: Amerikan malları kapış kapış.
Moda dergileri: Mangoo'dan giyinene, McDonalds'dan yiyene, Marlboro
içene, koka kola içene tek kurşun sıkılmayacaktır.

-Ekşi Sözlük-

"Bir uçurumun içine baktığınızda, uçurum da sizin içinize bakar."
F. W. Nietzsche

Golfer
05-11-2004, 23:24
...

Golfer
05-11-2004, 23:32
...

karınca
06-11-2004, 01:20
yeni gördüm az daha yere düşecektim...
kaçırmışım...

DEVadam
06-11-2004, 01:27
yeni gördüm az daha yere düşecektim...
kaçırmışım...

Bu yakışıklı arkadaş kim sayın bonnie..??? :D :D

karınca
06-11-2004, 01:33
Bu yakışıklı arkadaş kim sayın bonnie..??? :D :D
http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=66432&postcount=36

Saç ektirme konusundaki 36.mesaj, ama saçları var :D :D

DEVadam
06-11-2004, 01:39
Tıp nelere kadir..??? :) :)

M.Işılak
06-11-2004, 02:22
Resim sansürlenmiştir, isteyene orijinali gönderilir...

Not: mailimi kullanın lütfen, özel mesaj kutum dolmak üzere...
m842 @ yahoo.com

M.Işılak
06-11-2004, 02:39
Bu resimle gelen mailde şunlar yazıyordu. Katılmamak mümkün değil:

bu ninenin durumundan hepimiz sorumluyuz...
ve yuzundeki gulumsemenin degerini bilmeliyiz...
afiyet olsun ninecim...

Akresi
06-11-2004, 06:57
Bu resimle gelen mailde şunlar yazıyordu. Katılmamak mümkün değil:

bu ninenin durumundan hepimiz sorumluyuz...
ve yuzundeki gulumsemenin degerini bilmeliyiz...
afiyet olsun ninecim...


Mahfettin beni mışılak. :( İnan gerçekten bunlardan hepimiz sorumluyuz. Hesabını nasıl veririz, bilmem.

DrX
06-11-2004, 19:09
yeni gördüm az daha yere düşecektim...
kaçırmışım...

:)
Sevigili Kalenderin vesikalık resmi...

Sonra da gidip portresini yaptırmış..Aşağıda..Şu güzelliğe bakarmısınız.. ;)

DrX
06-11-2004, 19:19
Hamsi, istavrit gibi sıradan balıklardan birini seçeceğini düşünmeyin.. ;)

Karizmasına uygun balığı yer o... :roll:

Ve balık ona gelir o balığa gitmez..Anadınızmı :cool:
Not: Kalenderin göbek adının Hulki olduğu rivayet ediliyor :o

MUSTİS
07-11-2004, 00:05
...

DEVadam
07-11-2004, 02:14
Parçaları birleştirip,

DEVadam
07-11-2004, 02:17
resimde yer alan nesnenin ne olduğuna ait,

DEVadam
07-11-2004, 02:19
ilk yazıyı yazana binlercesi nasip olsun.... :)

DEVadam
07-11-2004, 02:21
ilk yazıyı yazana binlercesi nasip olsun.... :)

Cevap veriyorum; :D :D
20 $

abidin
07-11-2004, 02:38
Cevap veriyorum; :D :D
20 $



:D ;) :eek:

abidin
07-11-2004, 02:39
DILE BENDEN NE DILERSEN

> >
> > DİLE BENDEN NE DİLERSEN
> > Yaslica bir bayan evindeki koltugunda oturup uzun gecmis
hayatini gozden gecirirken birden bir peri karsisina cikiverir ve ona 3
dilekte bulunabilecegini soyler.
> > Peki der yasli kadin "Zengin olmak istiyorum"
> > Peri bir el hareketiyle kadinin koltugunu som altina
ceviriverir. "Ikinci olarak ta sanirim guzel ve genc bir prenses olmak
> > istiyorum" der.
> > Birden basinda paha bicilemez bir taci olan dunya guzeli bir
> > prenses oluverir.
> > "Ucuncu ve son olarak olarak ne istersin ?" diye sorar peri.
> > O sirada yasli kopegi agir bir sekilde kafasini kaldiriverir ve
zayif bir "hav" sesi cikartir.
> > Prenses cok sevdigi kopegine bakar ve soyle der "Kopegimi
yakisikli bir prense donusturebilirmisin?"
> > Tam o anda, simdi guzel bir prenses olan yasli kadinin onunde
dunyada hic kimsenin gormedigi kadar yakisikli bir prense donusur kopek.

> > Hic kimsenin hayal bile edemeyecegi kadar yakisiklidir bu
prens. Kadin ona buyuk bir hayranlikla bakar ve o anda ona asik
oluverir.
Prens ona dogru yaklastiginda kadinin heyecandan dizleri titremeye baslar.
> > Prens ona dogru egilir ve dudaklari neredeyse kadinin kulagina
degecek sekilde soyle fisildar:
> > - "Eminim simdi, zamaninda beni hadım ettirdigine cok pismansin."

GozgurS
07-11-2004, 22:07
Kadın ve erkeğin icatları

ERKEK, silahları buldu, avlanmayı icat etti...

KADIN, avcılığı buldu, kürkü icat etti!

ERKEK, renkleri buldu, boyamayı icat etti...

KADIN, boyamayı buldu, makyajı icat etti!

ERKEK, konuşmayı buldu, sohbeti icat etti...

KADIN, sohbeti buldu, dedikoduyu icat etti!

ERKEK, tarımı buldu, yemeği icat etti...

KADIN, yemeği buldu, diyeti icat etti!

ERKEK, dostluğu buldu, aşkı icat etti...

KADIN, aşkı buldu, evliliği icat etti!

ERKEK, kadını buldu, seksi icat etti...

KADIN, seksi buldu, baş ağrısını icat etti!

ERKEK, ticareti buldu, parayı icat etti...

KADIN, parayı buldu...

Ve bundan sonrası tam bir FELAKETTİ!..

greenback
08-11-2004, 03:01
Ingiliz The Guardian gazetesinin haberine gore Hindistan'da ciftciler ekinlerindeki boceklere karsi tarim ilaci olarak Coca Cola veya Pepsi Cola kullaniyormus.Hintli ciftciler,litresi 10 bin rupiye(yaklasik 360 milyon lira) satilan ilaclar yerine bakkaldan aldiklari 30 rupilik(yaklasik 1 milyon lira) 1,5 litrelik colayi puskurterek bir donum pamuk tarlasinin ilaclanmasinda ayni sonucu aliyorlarmis.Hintli tarim uzmani Devinder Sarma,olayi dogrularken Ingiliz gazetesi colali iceceklerin tuvalet temizliginde,otomobil camlarinin silinmesinde de basarili sonuclar verdigini bildiriyormusa.(Cumhuriyet,Vaziyet,05.11.2004)

mirage
08-11-2004, 10:12
Bu Italya AB'ye girdiyse biz Türkler'de girer dedirten bir animasyon,
> herseyiyle bizi anlatiyor aslinda...
> Italya AB'ye uyeyse Turkiye'de mutlaka uye olmali, neden mi? Bruno
> Bozzetto, flash animasyon filminde cevabini veriyor. Filmde italyan
> bayragini gordugunuz yerde Turk bayragini hayal edin,
> bakalim tanidik goruntuler gelecek mi?
http://www.infonegocio.com/xeron/bruno/italy.html
> Son zamanda izleyeceginiz en muhtesem filmi kacirmayin...

gemici
08-11-2004, 11:11
süper mirage................

ertan
08-11-2004, 11:43
icat edilmesi beklenenler...

benim favorilerim 9 ve 13 :D

01. Bitmeyen piknik tüpü
02. Sigara cepli çorap
03. Topuğu basık ayakkabı
04. Köpüklü su musluğu ve şampuan konulan şofben
05. Elektrik sayacı durduracağı
06. Döner pişiren mikrodalga
07. Laf atan korna
08. Minibüs arkasından para uzatmak için şoförün yanına kadar uzanan demir
09. Güdümlü anne terliği
10. Kurban kesme makinesi
11. Basamakta durana çarpmayan otomatik kapı
12. Otobüste yan koltukta oturan kişinin gazetesini rahat bir şekilde okuma imkanı veren zoom'lu gözlük
13. Düğmesine basıldığında 'du-lu-luu' sesi veren akbil taklidi yapan anahtarlık
14. Ağza takılan ve dişlerle şişe kapağı açmayı kolaylaştıracak açacak
15. Polis kontrolünden 300 metre önce kendiliğinden takılan emniyet kemeri

AloneWolf
08-11-2004, 13:43
Kahvenin hatırı

Eski bir hikayedir, vaktiyle İstanbul’da Yemiş İskelesi’nde kahvecilik yapan ve başından türlü maceralar geçtikten sonra âmâ düşen bir adamdan naklen Üsküdarlı halk şairi Vasıf, ondan da naklen Reşad Ekrem şöyle kaydediyor (İstanbul Ansiklopedisi V, 2808):

Bu adamın “Bir gün kahvehanesine bir yeniçeri gelip,

– Hey arkadaş!. Hep müşterilerine birer kahve yap, lakin şu kâfire yapma, demiş. Kâfir dediği de bir köşede oturup nargile içen bir Rum gemi kaptanı imiş. Âmâ, hiç şüphesiz ki o zaman gözü açık, birer kahve yapıp vermiş. En sonra da iki kahve yapıp,

– Kaptan, biz de seninle içelim!.. diye Rum müşterinin yanına oturmuş. Yeniçeri,

– Heeyy!.. Ben sana o kafire kahve yapma diye tenbih etmedim mi? deyince kahveci de,

– Kaptana yaptığım kahve senden değil, ocaktandır ağa!.. cevabını vermiş.

Aradan zaman geçmiş. Sisam adasında büyük bir isyan baş göstermiş. Kahveci de yeniçeri ocağında kayıtlı asker olduğu için adaya sevk edilmiş. Askerin arasında şuyû bulduğuna göre Sisam’da asi olan Rumlar, ele geçirdikleri Türk esirleri bir meydanda müzayede ile satarlar, arttırıp alan da hemen boğazlayıp kesermiş. Müzayede ile esir satmaktan kasıtları da, isyan hareketini beslemek için bir nevi yardım toplamakmış. Gün gelmiş, Yemiş İskelesi’nin kahvecisi de Rumların eline esir düşmüş ve diğer esirlerle birlikte o meydanda satışa çıkarılmış. İstekliler kaç kişi ise karşılarına dizilmişler, bekleşirler imiş. O sırada tepeden tırnağa silahlı bir Rum gelmiş. Bunları gözden geçirdikten sonra bir iskemleye oturmuş. Müzayede de başlamış. İlk, bir paradan başlarlarmış. Bir canda beş paraya, on paraya kadar çıkarmış. Sıra kahveciye gelince iskemlede oturan o silahlı adam yekden,

– Beş kuruş!.. diye bağırmış.

Arttıran olmayınca da esiri alıp bir muhafız nezareti altında şehirden çıkarmış. Zavallı kahveci, “Beni beş kuruşa aldığına göre kimbilir ne gibi işkencelerle öldürecek!?..” diye düşünürken, ıssız bir yerde o silahlı Rum,

– Korkma, demiş, sen beni tanımadın ama ben seni tanıdım. Hani bir yeniçeri bana hakaret ettiği zaman sen onu dinlemeyip bana kahve ikram eden Yemiş İskelesi’ndeki kahveci değil misin?!...

Kucaklaşıp öpüşmüşler.

Bir fincan kahvenin hatırını sayanlardır ki asi de olsa, şakî de olsa merd adamdır.”

Doğru söze ne denir!..

casaubon
08-11-2004, 13:57
hangi gün doğdunuz?

şu ana kadar kaç gün yaşadınız?

bir bakmak ister misiniz?

AloneWolf
08-11-2004, 14:31
http://content.uselab.com/nl/voorbeelden/acno/
muhteşem oyun. :)

casaubon
08-11-2004, 14:47
havuza nasıl atlanamaz... :eek:

AloneWolf
08-11-2004, 14:58
Kadinlarin Arkadaslari:

Bir kadin butun gece eve gelmemis. Ertesi sabah kocasina, gece bir arkadasinda kaldigini soylemis.
Kocasi karisinin en yakin 10 arkadasini aramis ve hicbiri karisinin kendisinde kaldigini onaylamamis.


Erkeklerin Arkadaslari:

Bir adam butun gece eve gelmemis. Ertesi sabah karisina, gece bir arkadasinda kaldigini soylemis.
Karisi kocasinin en yakin 10 arkadasini aramis ve
5 tanesi kocasinin kendisinde kaldigini onaylamis ve
diger 5 tanesi ise kocasinin hala kendisiyle birlikte oldugunu iddia etmis.

AloneWolf
08-11-2004, 15:26
-seni seviyorum
-yazık!!

-seni seviyorum
-niye ?

-seni seviyorum
-sevgi gercekte bir imgedir bizlerse modern hayatin legal köleleriyiz


-seni seviyorum
-hangimiz.. hangimiz sevmiyoruz ki !!


-seni seviyorum
- yakında geçer


-seni seviyorum
-olur o öyle bazen

-seni seviyorum
-beni herkes sever


-seni seviyorum
-tamam bi ara bakarız...

-seni seviyorum
burda mı seveceksin paket mi yapalım


-seni seviyorum
-bu bir meziyet sayılmaz...

-seni seviyorum
-sıranı bekle

-seni seviyorum
-bana bilmediğim bir şey söyle

-seni seviyorum
-sana öyle geliyor...

-seni seviyorum
- terbiyesizliğin lüzumu yok.

-seni seviyorum
-saygı duyuyorum

-seni seviyorum
-peki bugün benim için ne yaptın?
-efendim?!
-öyle kuru kuru herkes sever bana benim için yaptığın somut bir şeylerden bahset...
-valla ne diyceğimi bilemedim...bambaşka bir insanmışsın sen...
-de get yıkıl karşımdan seviyomuş...kıçım

- seni seviyorum.
* o neki karın doyuruyo mu?
* hade len

-seni seviyorum
-allahına kadar değilse sevme.


-seni seviyorum
esek degilsin ya tabi seveceksin

-seni seviyorum!
-ben aşk kelimesini sildim lugatımdan..

- seni seviyom
- dönücem ben sana.

-seni seviyorum
-e cok dogal herkes seviyo

- seni seviyorum...
- yalan söyleyen top olsun mu?

-seni seviyorum
son karariniz mi?

-seni seviyorum
-aferim..

-seni seviyorum
-o zaman beni serbest bırak; dönersem seninimdir.

- seni seviyorum.
- hmm.. bu kez kimle aldattin?

-seni seviyorum
-hıh, bana bilmediğim bişey sölye güzelim...
-hayvansın!
-e onu da biliyorum ama

AloneWolf
08-11-2004, 16:40
Sen meni sev,men seni sevim
>>>>>> > Sen menin için yan
>>>>>> > Men seni severah yanim dutuşim
>>>>>> > Glasik eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > Ya da sevme haberin olmasın
>>>>>> > Men sana sevdalanıp dolaşim
>>>>>> > Platonik eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> >
>>>>>> > Sevdada oturah, yiyah içah
>>>>>> > Elele olah, gan kusah
>>>>>> > Tombilik eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > İstersen sevdandan kendimi kesim
>>>>>> > Saımı solumu doğriyim biçim
>>>>>> > Psikopatik eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > Eyle sevah ki gara sevda olah
>>>>>> > Araplara benziyeh gapgara olah
>>>>>> > Gara eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > Yalan söylemiyah, hep dogru diyah
>>>>>> > Beraber oturah beraber yiyah
>>>>>> > Realist eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > Birbirimize türkü söyliyah,mizildiyah
>>>>>> > Elele tarlalarda, bostanlarda gezah
>>>>>> > Romantik eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > Kediyi, gudiği sen diye sevim
>>>>>> > Sen de horozi, guliği men diye sev
>>>>>> > Sembolik eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > Gel elele tutuşip kendimizi elehtriğa verah
>>>>>> > Zangir zangir titriyah, ölmiyah
>>>>>> > Elektronik eşk neyse onu yaşiyah
>>>>>> >
>>>>>> > Ahırlarda, komlarda buluşah
>>>>>> > Tezek agalahlarının dibinde oturah
>>>>>> > Otantik eşk neyse onu yaşiyah

bikmisbroker
08-11-2004, 22:24
Sukunet-i Cemaat_ül kuzu = Kuzuların Sessizliği
Yakün-ül Münasebet-i Nevii_ül se = Üçüncü türle yakın ilişkiler
Medrese-ül zaptiye = Polis Akademisi
Veled-ül Maraz = Problem Çocuk
Zahmet-ül Vefat Yek = Zor Ölüm 1
Zahmet-ül Vefat Dü = Zor Ölüm 2
Zat-ı Müdaafa ül İblis = Şeytanın Avukatı
Def-ül İblis =Şeytan Çıkaran( Exorcist)

kemal
08-11-2004, 22:44
Kahvenin hatırı

Eski bir hikayedir, vaktiyle İstanbul’da Yemiş İskelesi’nde kahvecilik yapan ve başından türlü maceralar geçtikten sonra âmâ düşen bir adamdan naklen Üsküdarlı halk şairi Vasıf, ondan da naklen Reşad Ekrem şöyle kaydediyor (İstanbul Ansiklopedisi V, 2808):

Bu adamın “Bir gün kahvehanesine bir yeniçeri gelip,

– Hey arkadaş!. Hep müşterilerine birer kahve yap, lakin şu kâfire yapma, demiş. Kâfir dediği de bir köşede oturup nargile içen bir Rum gemi kaptanı imiş. Âmâ, hiç şüphesiz ki o zaman gözü açık, birer kahve yapıp vermiş. En sonra da iki kahve yapıp,

– Kaptan, biz de seninle içelim!.. diye Rum müşterinin yanına oturmuş. Yeniçeri,

– Heeyy!.. Ben sana o kafire kahve yapma diye tenbih etmedim mi? deyince kahveci de,

– Kaptana yaptığım kahve senden değil, ocaktandır ağa!.. cevabını vermiş.

Aradan zaman geçmiş. Sisam adasında büyük bir isyan baş göstermiş. Kahveci de yeniçeri ocağında kayıtlı asker olduğu için adaya sevk edilmiş. Askerin arasında şuyû bulduğuna göre Sisam’da asi olan Rumlar, ele geçirdikleri Türk esirleri bir meydanda müzayede ile satarlar, arttırıp alan da hemen boğazlayıp kesermiş. Müzayede ile esir satmaktan kasıtları da, isyan hareketini beslemek için bir nevi yardım toplamakmış. Gün gelmiş, Yemiş İskelesi’nin kahvecisi de Rumların eline esir düşmüş ve diğer esirlerle birlikte o meydanda satışa çıkarılmış. İstekliler kaç kişi ise karşılarına dizilmişler, bekleşirler imiş. O sırada tepeden tırnağa silahlı bir Rum gelmiş. Bunları gözden geçirdikten sonra bir iskemleye oturmuş. Müzayede de başlamış. İlk, bir paradan başlarlarmış. Bir canda beş paraya, on paraya kadar çıkarmış. Sıra kahveciye gelince iskemlede oturan o silahlı adam yekden,

– Beş kuruş!.. diye bağırmış.

Arttıran olmayınca da esiri alıp bir muhafız nezareti altında şehirden çıkarmış. Zavallı kahveci, “Beni beş kuruşa aldığına göre kimbilir ne gibi işkencelerle öldürecek!?..” diye düşünürken, ıssız bir yerde o silahlı Rum,

– Korkma, demiş, sen beni tanımadın ama ben seni tanıdım. Hani bir yeniçeri bana hakaret ettiği zaman sen onu dinlemeyip bana kahve ikram eden Yemiş İskelesi’ndeki kahveci değil misin?!...

Kucaklaşıp öpüşmüşler.

Bir fincan kahvenin hatırını sayanlardır ki asi de olsa, şakî de olsa merd adamdır.”

Doğru söze ne denir!..

Teşekkürler Alone...

(Eskiden eşkıyalığın da bir raconu, haysiyeti varmış.)

kemal
08-11-2004, 22:46
Şimdi ekmek yediği sofraya bıçak saplayanları, yemek yediği kaba işeyenleri görüyoruz. Her şey yozlaştı, soysuzlaştı.

kemal
08-11-2004, 22:47
Evet, tuz-ekmek hakkı unutuldu.

kemal
08-11-2004, 22:48
Ve son sözüm:

Yazıklar olsun!..

hakkinen
09-11-2004, 01:01
http://img16.exs.cx/img16/7900/abdfener.jpg

M.Işılak
09-11-2004, 03:03
Ulu Tanrım,

a.. Her zaman, her yerde ve her konuda benım de konusmam gerektıgı dusuncesınden benı arındır

b.. Çevremdekı ınsanların hayatlarını yonlendırme ve hatalarını duzeltme arzusundan benı kurtar.

c.. Konusurken gereksız detayları anlatmamam ıcın beynımı serbest bırak ve bır an once konusmanın sonuna varmamı sagla.

d.. Bana, baskalarının agrı ve acılarını dınleyebılme nezaket ve sabrını ver ve bu arada kendı agrı ve sızılarımı onlara anlatmamam ıcın dudaklarımı muhurle (cunku yıllar gecıp yaslandıgımda, agrı ve sızılar artıyor ve bunlardan herkese bahsetmek bana ayrı bır zevk verıyor).

e.. Lutfen tanrım bana arada sırada benım de yanılabılecegım gercegını ogret; benı olabıldıgınce ıyı ınsan yap. benı melek yap da demıyorum, zıra bu tip ınsanlarla yasamak zordur.

f.. Tanrım ummadıgımız yerlerde guzel seyler, beklemedıgımız ınsanların guzel ısler yapabıldıklerını gorebılmemı sagla ve bana bunu onlara soyleyebılme ıncelıgını ver.

g.. Benı mantıklı bır ınsan yap, kotumser yapma, benım ınsanlara yardımcı olabılmeme yardımcı ol, fakat onlara hıc bır zaman patronluk yapma hevesı verme bana

h.. Her ne kadar benım cok derın bır akıl stogum olduguna ve bu stoktan baskalarının da faydalanmamasının cok buyuk kayıp olduguna ınanıyorsam da Ulu Tanrım, bırak bunu gostermeyeyım. Boylece hayatımın son donemınde etrafımda bırkac arkadasım olsun ıstıyorum.

M.Işılak
09-11-2004, 03:06
ENTELLEKTUELLERIN ARABA ARKASI YAZILARI
(Seçimlerim koyu olanlardır - misilak)

"baba parasi degil, 4 yil lisans, 2 yil master ve doktora teri."

"beatnik isen vur saza, nihilist isen bas gaza"

"yuksek lisanslim "

"entelim ama para bende. "

"tek rakibim james joyce"

"entelsem gunahim ne "

"irdeleme beni, irdelerim seni "

"omur biter, nietzsche bitmez"

"rampalarin ustasiyim rembrandtin hastasiyim "

"bilgi birikimimin getirisi olan aydin sifatinin bana sagladiklari sagolsun"

"rahmetli de yapibozumcuydu"

"yapma demagoji alirim aklini girme polemige yikarim deger yargilarini "

"algida seciciysem gunahim ne"

"freud'da sollardi."

"entelsin dediler kiz vermediler"

"diyalektik bakar gozlerin"

"o simdi dadaist"

"sen sus, birikimin konussun tinselgul "

"huzur balzacta"

"bohemia ovasi entel yuvasi"

"entel on board !"

greenback
09-11-2004, 09:17
ciddi bir uyarı...günün komiği değil,uyarısı...[U]


Uyarı:Önümüzdeki haftalar içerisinde dikkatli olun ve eğer,
"la bible of good the soeurs"ya da "les good-soeurs.com"
başlıklı/subjectli bir mail alırsanız açmadan hemen silin.

Bu dosya virüs içeriyor ve açtığınız anda C klasörünüzde ne var ne
yoksa siliyor.


Lütfen bu maili arkadaşlarınıza, yakınlarınıza ve hatta tanımadığınız
insanlara
gönderin ve sirküle edilmesini sağlayın....

Türk Telekom

AloneWolf
09-11-2004, 09:32
>INSAN PSIKOLOJISINI YONETME
>
>Yasli bir adam emekliye ayrilir ve kendine bir lisenin yaninda kucuk bir ev alir.
>
>Emekliliginin ilk bir kac haftasini huzur icinde gecirir ama sonra ders yili baslar.
>
>Okullarin acildigi ilk gun, dersten cikan ogrenciler yollarinin uzerindeki her cop bidonunu bagirip, cagirarak tekmelerler.
>
> Bu cekilmez gurultu gunler surer ve yasli adam bir onlem almaya karar verir.
>
>Ertesi gun cocuklar gurultuyle evine dogru yaklasirken, kapisinin onune cikar onlari durdurur ve:
>
>"Cok tatli cocuklarsiniz, cok da egleniyorsunuz. Bu nesenizi surdurmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yasindayken ayni sekilde gurultuler cikarmaktan hoslanirdim, bana gencligimi hatirlatiyorsunuz.
>
>Eger her gun buradan gecer ve gurultu yaparsaniz size her gun 1 dolar verecegim" der.
>
>Bu teklif cocuklarin cok hosuna gider ve gurultuyu surdururler.
>
>Birkac gun sonra yasli adam yine cocuklarin onune cikar ve onlara soyle der:
>
>"Cocuklar enflasyon beni de etkilemeye basladi bundan boyle size sadece 50 sent verebilirim."
>
>Cocuklar pek hoslanmazlar ama yine devam ederler gurultuye.
>
>Aradan birkac gun daha gecer ve yasli adam yine karsilar onlari:
>
> "Bakin" der, "Henuz maasimi alamadim, bu yuzden size gunde ancak 25 sent verebilirim, tamam mi?"
>
>"Olanaksiz bayim" der iclerinden biri, "Gunde 25 sent icin bu isi yapacagimizi saniyorsaniz yaniliyorsunuz. Biz isi birakiyoruz."
>
> ADAM SİGORTA SEKTÖRÜNDEN EMEKLİ BİR YÖNETİCİ

AloneWolf
09-11-2004, 09:59
Yasamin en tatsiz tarafi sona eris seklidir.

Süphesiz ki yasami tersten yasamak daha güzel hatta mükemmel olurdu.

Nasil mi ?

Cami'de uyaniyorsunuz. Bir tahta sandik içersinde, herkes karsinizda saf durmus, iyiliginize dua ediyor ve tüm haklar helal edilmis vaziyette.

Tabuttan dogruluyorsunuz, yasli, olgun ve agirbasli olarak. Herkes etrafinizda, büyük br itibar, iltifatlar, çocuklar torunlar hepsi hazir.

Arabaniza kurulup evinize gidiyorsunuz.
Dogar dogmaz devlet size maas bagliyor, aylik veya üç ayda bir maasinizi aliyorsunuz. Ne güzel, hazir maas, hazir ev...

Altmisli yaslara kadar hersey garanti, huzur içinde yasiyorsunuz.

Sagliginiz gittikge düzeliyor

Kaslar güçleniyor, kuvvetleniyorsunuz.

Bir gün çalismak istiyorsunuz ve ise ilk basladiginiz gün size hosgeldin hediyesi olarak bir plaket ve altin kol saati veriyor patronunuz..

Ve Genel Müdürlük veya bunun gibi yüksek bir makamdan tecrübeli bir insan olarak ise basliyorsunuz.

Herkes karsinizda elpençe divan...

Vücudunuzda da bazi hosa giden hareketler de basliyor

Gittikge zayifliyor forma giriyorsunuz

Diger hormonal Aktiviteler artiyor, fevkalade.....

Aman ne güzel günler basliyor...

Derken birgün patron size artik üniversiteye gitsen daha iyi olur diyor. Bu arada Babaniz ortaya gikmis, "fazla çalistin" diyor "artik eve dön, isi birak, okumaya basla, harçiligin benden olsun..."

Keyfe bakar misiniz ?

Okudugunuz dersler gittikge kolaylasiyor

Ekmek elden su gölden bir dönem basliyor.

Partiler, Diskotekler, Kizlarin sayisi artiyor.

Derken Anne ve Babaniz sizi götürüp getirmeye basliyor, araba kullanma derdi de yok artik...

Günün birinde sizi okuldan da aliyorlar, "evde otur, keyfine bak, oyuncalaklarinla oyna" diyorlar...

Mamaniz agziniza veriliyor, zaman zaman altinizi bile temizliyorlar, hatta bu durum aliskanlik yaratiyor ve hig tuvalet kullanmamaya basliyorsunuz. Derken Anneniz bir gün size süt verme kararini aliyor ve baska bir keyifli dönem basliyor.

Mama artik her yerde, her an ve en taze seklinde hazir.

Bir gün karanlik ilik ve sicak bir ortama giriyorsunuz.

Beslenmek igin agzinizi agmaya dahi gerek yok, bir kordondan besleniyor sicacik yumusacik ! Gürültüsüz ve patirsiz bir ortamda yasiyorsunuz.

Küçülüyor, küçülüyor, ufacik bir hücre halini aliyorsunuz.

Veee günün birinde müthis keyifli bir gece ile hayatiniz bitiyor....

casaubon
09-11-2004, 13:27
"Sensitive meatballs" (içli kofte) ve "chicken translation"dan (tavuk çevirme)sonra Türk mutfağından yeni lezzetler...
http://img.photobucket.com/albums/v454/sarkun/7283656.png

casaubon
09-11-2004, 13:39
http://img.photobucket.com/albums/v454/sarkun/a.png

casaubon
09-11-2004, 13:51
http://img.photobucket.com/albums/v454/sarkun/AlCapone.png

erciyesforce
09-11-2004, 16:33
İSRAF
Ondokuz yıl evveldi. Stockholm' e gitmiştim. Bir otele
indim.Geceydi.Sabahleyin, tıraş olmak için lâvaboya
gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir yazı gördüm.
Lütfen diyordu,tıraştan sonra jiletinizi çöpe
atmayın.Yanda bir kutu var, oraya bırakın. Bir tek
jiletle dahi olsa, İsveç çelik sanayiine yardımcı
olun.

Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan beri
çelik eşya denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok
eşya üzerinde " İsveç çeliğinden yapılmıştır" diye
yazardı. İşte o ülke, kullanılmış bir tek ufacık
jiletin bile çöpe gitmesini istemiyor, ona sahip
çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda
bulunuyordu.

İsviçre' de zaman zaman, belli periyotlarda, radyolar,
televizyonlar, basın bir haberi duyurur.Şu tarihte,
şu saatte, adamlarımız gelecek. Siz lütfen
hazırlığınızı yapın. Okumadığınız, ilgilenmediğiniz,
kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa,
kağıt, ambalâj, kutu varsa, velev ki, bir ilaç
prospektüsü dahi olsa, kapının önüne koyun.
İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç
ziyanına engel olun.

Beş yaşında idim. Babaannem rahmetli, pirinç
ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi,
aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya
çalışıyor. Çocukluk işte, aman babaanne dedim.Bir
pirinç tanesi için bu kadar çaba harcamaya, yorulmaya
değer mi?Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı,
öfkeyle doğruldu. Sen oturduğun yerden ahkâm
kesiyorsun, dedi. Hiç pirinç üretilirken gördün mü?
İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar.Bir pirinç
tanesinde kaç insanın göz nuru, alın teri, emeği,
çilesi var biliyor musun? Utancımdan kıpkırmızı
olmuştum.

Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarını okuyorum. Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım. Alain,bir insan yerde bir iğne
görüp de eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet
etmiş olur diyordu. İlâve ediyordu. Bir iğnenin
üretiminde binlerce insanın alın teri, göz nuru, el
emeği vardır diyordu.

Japonlar son derece sade, basit, yalın mütevâzı
yaşayan insanlardır.Evlerini mobilya ile eşya ile
dolduranlar japonlara göre ruhentekâmül edememiş,
hayatın mânâsını anlayamamış, zavallı
kimselerdir.Böyleleriyle, zavallı, evini belediye
mezat salonuna çevirmiş diye eğlenirler. Bir insanın
gösteriş için eşyanın esiri olması ne kadar acıdır.

Vaktiyle Japon ekonomisi bir darboğazdan geçiyor. İç
borçlar, dış borçlar gırtlağı aşıyor. Zamanın
başbakanı meclisi toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca
açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve şu andan
itibaren der,Allah şahidim olsun ki, Japonların iç ve
dış borçları son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten
başka bir şey yemeyeceğim. Şu üstümdeki elbiseden
başka elbise giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en
üstten en alta bir israftan kaçınma kampanyası açılır.
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun toplumun
bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını
söylemeye gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun
sarayını gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar
mütevâzı, ne kadar gösterişten uzak...

Gerekmediği halde elektriği yakmakla, suyu kapamadan
boş yere akıtmakta, gece çamurlu ayakkabılarımızı
temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları
yıkamadan bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor
muyuz? Hayat çok ince, akıl almaz incelikte ipliklerle
örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
ilkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
Bir mıh bir nal kaybettirir. Bir nal, bir atı, bir at
bir orduya savaşı kaybettirir diyordu. Maddî durumumuz
ne olursa olsun, ister zengin olalım, ister fakir,
hepimiz çok dikkatli olmak zorundayız. Bunda parayı
da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik
vardır.

Yazarını bilemiyorum ama son zamanlarda okuduğum
engüzel yazı, kim yazdıysa Allah razı olsun

OCEANS
09-11-2004, 20:22
Elmas gibi kahve: Kopi Luwak

Sumarta misk kedilerinin midesinde işlenen Kopi Luwak kahvesinden, Japon Fugu balığına kadar, işte yeryüzünün en pahalı ve ilginç yiyecekleri...
Dünyanın en özel kahvesinin kilo fiyatı yaklaşık 1 milyar 135 milyon TL. Sumatra ormanlarında yetişen Kopi Luwak kahvesinin bu denli pahalı olmasının sebebi tabii ki eşsiz, taklit edilmesi mümkün olmayan tadı. Ve şimdi bu eşsiz tadın sırrı keşfedildi; daha doğrusu hep bir söylenti olduğu düşünülen gerçek kanıtlandı! Keyifli bir hafta sonu sabahında kahvelerini yudumlayarak gazeteleri karıştıran ve bu yazıyı okuyanlardan özür dileyerek, Kopi Luwak'ın sırrını açıklayalım: Kopi Luwak çekirdekleri misk kedilerinin dışkılarından ayıklanıyor!

Şöyle ki, Sumatra ormanlarında ağaç tepelerinde yaşayan misk kedileri kahve bitkilerini yiyor, ancak kahve çekirdeklerini öğütmeden yutuyorlar. Hayvanların midelerinde kahve çekirdikleri asitleniyor, yani bir güzel işlem görüyor. Sonra da sıra sindirim sürecinin son kısmına geliyor... Tarihi oldukça eskilere, Sumatra Adası'na gelen Hollandalılara dayanan Kopi Luwak'ın sırrını keşfeden Kanada Ontario'daki Guelph Üniversitesi'nden Dr. Massimo Marcone, Kopi Luwak'ın normal kahvedeki gibi acı bir tadının olmamasının nedeninin misk kedilerinin mide asidi olduğunu söylüyor. Elbette Kopi Luwak üreticilerinin kahve çekirdeği toplamak için sabah akşam Sumatra ormanlarında dolaşıp misk kedisi dışkısı aradıklarını düşünmek saflık olur; Kopi Luwak özel çiftliklerde üretiliyor.

Bu arada midesi kalkanlar için küçük bir hatırlatma: İnsanın ağzına girmeden önce yolu başka canlıların sindirim sisteminden geçen 'basit' yiyecekler de var. Örneğin kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi bal, ancak arıların sindirim sisteminden geçtikten sonra bal oluyor.

Mükemmel İtalyan: Culatello
İtalyanların Culatello adını verdikleri, domuz mesanesi içine doldurulmuş kemikli prosciutto jambonu dillere destan. Jambon, mesane içine doldurulup iple sıkı sıkıya bağlandıktan sonra en az bir yıl beklemeye bırakılıyor. Bu bekleme esnasında jambon, kütlesinin yaklaşık üçte birini kaybediyor, ancak tadı belirginleşiyor. Büyük fabrikalarda üretilenlerden ziyade, -her ne kadar Avrupa Birliği'nin hijyen yönergelerine uygun biçimde olmasa da- Bassa Barmense bölgesinde kaçak olarak üretilen Culatellolar makbul. Kağıt kadar ince dilimlere kesilerek servis edilen Culatello'yu herkesin hayatta en az bir kere tatması gerekiyor. Tabağı yaklaşık 67 milyon TL.

Uğruna ölünecek balık: Fugu
Fugu, kirpi balıklarının belirli bir türünün Japonca adı. Zaten Fugu da sadece ve sadece Japonya'da (yılda yaklaşık 10 ton) yeniliyor. Bu balık zehirli! Etkisi siyanürden 1250 kat fazla! Ciğerini yiyenler kaçınılmaz olarak tahtalı köyü boyluyor. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi'ne göre, Fugu zehirlenmesi, kusma, istem dışı kasılma, felç ve akabinde solunum sisteminin çökmesiyle, mutlak ölümle sonuçlanıyor. 2002 yılında altı, 2003'te ise iki kişi bu balık yüzünden öldü. Mutlaka usta eller tarafından hazırlanması gerekiyor. Fugu pek de ucuz sayılmaz; iyi bir restoranda Fufu yemek yaklaşık 100 milyon TL'ye mal oluyor. Siz siz olun, yolunuz Japonya'ya ve aklınıza Fugu düşerse yüzde yüz güvenilir olmayan bir restoranda bu balığı yemeyin!

Yağlı Japon sığırı: Wagyu
Japonya'dan bir yiyecek var listede. Wagyu Japonya'da yetiştirilen çok özel bir cins sığır. ABD'nin bazı kesimlerinde, Avustralya ve Wales'te de üretim çiftlikleri bulunuyor. Wagyu sığırı, etindeki yoğun yağıyla 'fani' sığırlardan ayırt edilebilir. En yağlı Wagyu sığırları Kobe dolaylarında yetiştiriliyor. Yarım kilo Wagyu bifteğinin yüzde 90'ı yağ, yüzde 10'u da etten oluşuyor. Tabii Wagyu sığırları öyle kolay yetiştirilmiyor: Yağlı olsunlar diye özel bir diyet uygulanıyor; çiftciler kaslarını yumşatmak için sığırlara masaj yapıyor. Japonya'da Kobe bifteğinin yaklaşık fiyatı 243 milyon TL. ABD'de de bir Wayguburger'in fiyatı 64 milyon TL'den başlıyor.

En iyi şarap: Chateau Yquem
En şahane şarapların diyarı Bordeaux'dan çıkan belki de en şahane parça: Chateau Yquem. Şarap uzmanı Robert Parker, "Chateau Yqem üreticileri maddi kayıp veya zahmetleri düşünmeden en iyi şarabı üretebilmek için üretimin her aşamasında fanatik bir tutku sergiliyorlar..." diyor. Bir asmadan ancak bir kadeh Yquem çıkıyor. Her bir üzüm ancak tam kıvama gelince toplanıyor. Üzümler iyi olmadığı için hiç Yquem üretilmediği yıllar da (1964, 1972, 1974 ve 1992) oldu. Şarabın fiyatları da oldukça değişken. 88 yılına ait bir şişe için 490 milyon TL, 99 üretimi bir şişe içinse yaklaşık 178 milyon TL ödeniyor.

Berberilerin afrodizyakı: Argan Yağı
Kopi Luwak'tan söz açılmışken, Argan Yağı'ndan da bahsetmeden olmaz. Zira Argan Yağı da öncelikle hayvanlar tarafından işleniyor. Bu yağı çok özel ve de pahalı yapan, yapımının son derece zahmetli olması. Argan Yağı ya da 'Fas'ın sıvı altını', Fas'ın güney batısı hariç başka hiçbir yerde yetişmeyen argan ağacı meyvesinin yemişinden elde ediliyor. 10 metreye kadar ulaşan ağaçların büyük birer zeytini andıran meyvelerini yiyen keçiler, meyvenin ortasındaki yemişi sindirmeden çıkartıyorlar. Çiftçiler, bu yemişleri tek tek toplayıp, her bir yemişi bir taşla kırıp içindeki yumuşak çekirdeği çıkartıyorlar. Ardından çekirdekler kavruluyor ve yine elle öğütülüyor. Öğütülmüş çekirdekler suyla karıştırılıp, yağı çıkartılıyor. İki günlük çalışma sonucunda ancak bir litre Argan Yağı elde ediliyor. Eczacılıkta, mutfakta ve kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Berberiler Argan Yağı'nı afrodizyak olarak kullanıyor.

Deneyenler Argan Yağı'nın tadının odunumsu, baharatlı ve küflü olduğunu, ayrıca afrodizyak etkisi de göstermediğini söylüyorlar. Denemesi bedava demek isterdi gönül, ama bedava değil; 250 mililitresi için en az 27 milyon TL'yi gözden çıkarmak gerek.
(Radikal Cumartesi)

bikmisbroker
09-11-2004, 21:53
TIKLAYIN LUTFEN
http://english.aljazeera.net/NR/rdonlyres/A8F8B2C7-0E09-428A-BB9B-69C00BBE4C95/50238/NEVERENDINGSTORY.swf

kemal
09-11-2004, 22:04
TIKLAYIN LUTFEN
http://english.aljazeera.net/NR/rdonlyres/A8F8B2C7-0E09-428A-BB9B-69C00BBE4C95/50238/NEVERENDINGSTORY.swf

Merak ettim, devamını nasıl getirecekler acaba..

OCEANS
09-11-2004, 22:35
Vallahi el cezire tv halt etmiş. Bu animasyonu yapan herhalde Türkiye ye en son 1800 lü yıllarda geldi. Biz fesi, cübbeyi, gericiliği bırakılı 81 yıl oldu. Biz onlar gibi hala kralın kulu değiliz.
Bizi sürekli satıp, başları her sıkıştığında Türkiye yi yardıma çağıran sonrada arkadan vuran kandırılmış arap toplumu önce kendini eleştirsin. Eğer araplar bugün hala bu coğrafya da kendi bayrakları altında müslüman olarak yaşıyorlarsa bunu Türk devletinin varlığına borçlu olduklarını da hiç mi hiç unutmasınlar...
İslam dinini 750 Talas savaşından veri dünyaya tanıtan, yayan ve koruyan bir milleti böylesine yermek bence hiç hadleri değil...
Onlar önce krallarının prenslerinin ABD başkanı karşısında yaptığı hokkabazlıklar la ilgili animasyonlar yapsın...
Saygılar...

bikmisbroker
09-11-2004, 22:40
Vallahi el cezire tv halt etmiş. Bu animasyonu yapan herhalde Türkiye ye en son 1800 lü yıllarda geldi. Biz fesi, cübbeyi, gericiliği bırakılı 81 yıl oldu. Biz onlar gibi hala kralın kulu değiliz.
Bizi sürekli satıp, başları her sıkıştığında Türkiye yi yardıma çağıran sonrada arkadan vuran kandırılmış arap toplumu önce kendini eleştirsin. Eğer araplar bugün hala bu coğrafya da kendi bayrakları altında müslüman olarak yaşıyorlarsa bunu Türk devletinin varlığına borçlu olduklarını da hiç mi hiç unutmasınlar...
İslam dinini 750 Talas savaşından veri dünyaya tanıtan, yayan ve koruyan bir milleti böylesine yermek bence hiç hadleri değil...
Onlar önce krallarının prenslerinin ABD başkanı karşısında yaptığı hokkabazlıklar la ilgili animasyonlar yapsın...
Saygılar...

Dogru yazarsin dogru yorumlarsin da? Bu Arap-Corabin ayagina gittigimiz muddetce, bu arap&corabin Orf ve adetlerini taklit ettigimiz muddetce bunlari gorecegiz.

Aslinda Tum dunyada Halkinin %95'i musluman olupda liberal olan demokrasi ile yonetilen bir baska dunya devleti (TURKIYE den baska) Yoktur!!..Islam aleminde bile dostumuz olup olmadigi hususu tartisilmalidir..(Bence)

balaban
09-11-2004, 23:13
Araplar hiçbir zaman dostumuz olmadı bundan sonra da dostumuz olmayacaklar.

fiora
10-11-2004, 11:05
http://img.photobucket.com/albums/v397/sertac/bridge.jpg

This bridge is half under the water, for ships to pass and then again, it comes out on the other side.
Truly a marvelous piece of engineering!
This bridge is between Sweden and Denmark ...

Picture taken from the side of Sweden.
The bridge goes under water to allow movement of ships. :roll:

gemici
10-11-2004, 11:13
bu ne ya adamlar yarı yoldan denizin altına mı iniyorlar.hayret................

son_azrail
10-11-2004, 11:45
temel bir gün bir bankanın RUSYA şubesine müdür olmuş...nese cime bir gün rusyada loantada yemek yerkene karşı masada afet bir hatun bizimkini yiyo pardon kesio....ve temel davetkar bakışlarla hatunu masaya çaırmış...hatun masaya gelmiş fakat birbirlerinin dillerinden anlamadıkları için anlaşamamışlar....
temel bu sırada işte yabancı dil bilmenin gerekliliği nasılda ortaya çıkıo demiş içinden...sonra hatun çantasından kalem kağıt çıkartıp sigara çizmiş temelde anlamışki hatun sigara istio ve vermiş.
daha sora hatun kadeh çizmiş aynı kağıda temel çakmış davayı ve garsona en kaliteli şarapı ısmarlamış....
hatun en sonunda kağıda bir ev birde 100 dolar resmi çizmiş....
bizimkide içinden söylenmiş;"ula kaduna bak banka müdürü olduğumu anladı konut kredisi istiyor....

OCEANS
10-11-2004, 14:28
Obezite Tedavisinde `Sıcak Fare` Umudu
Avustralyalı bilim adamları, ne kadar yerse yesin normal vücut yağı oranının sadece yarısına sahip olan bir fare üretmeyi başardı.


'Herald Sun' gazetesinin haberine göre fare, önümüzdeki beş yıl içinde obeziteye karşı geliştirilebilecek etkin bir kür yöntemine önayak olabilir.

Garvan Enstitüsü'nden profesör David James, 'sıcak fare' olarak adlandırılan farenin, normalden çok daha yüksek oranda enerji yakmak üzere tasarlandığını söylüyor.

Yemek İki Katı, Yağ Oranı Yarısı
Prof. James, "Farenin sadece bir geni çıkarılıyor ve çıkarılan bu gen, farenin her gün tükettiğinin neredeyse iki katı kadar besin almasına izin veriyor. Buna karşın vücut yağı oranları normal farelerinkinin yarısında kalıyor" diyor.

Prof. James bu durumu, çıkarılan genin, yağın enerjiye çevrilmesini yavaşlatan proteinler için detaylı bir liste bulundurmasıyla açıklıyor.

'c-Cbl'den İnsanlarda da var
"Normalde gen işlemi yavaşlatıyor, böylece çıkarıldığı zaman işlemi hızlandırıyor" diyen James sözlerini şöyle sürdürüyor: "İnsanlar da çok benzer bir gene sahip ve inanıyoruz ki bizdeki gen de aynı amaç için kullanılabilir."

James'e göre, 'c-Cbl' adı verilen geni çıkarılmış olan fareler de en az normal fareler kadar hayattan zevk alıyor gibi görünüyor ve üreğenlik ve üretkenlikleri de normal olarak devam ediyor.

Beş Yıl Daha Bekleyeceğiz
Ne kadar yenirse yensin kilo alınmamasının dışında, genin çıkarılmasıyla fark edilen tek fiziksel değişiklik enerji seviyelerinde ve vücut sıcaklığında yükselme olarak ortaya çıkıyor.

Bu aşamada Prof. James, "İnsanda da bulunan aynı genin çalışmasını engelleyecek bir ilaç fareler üzerinde gördüğümüz etkileri insanlarda da görmemizi sağlayabilir" diyor.

Uygulamanın hayata geçirilmesi için en az beş yıllık bir çalışmaya daha ihtiyaç duyuluyor ve genetik yapıları Tip II şeker hastalğı ortaya çıkarmaya meyilli obez insanlar için biçilmiş kaftan olacağı düşünülüyor.
(CnnTürk)

cagdast
10-11-2004, 15:03
sn Fioranın koyduğu Köprü resmi bence gerçekten de bir mühendislik harikası.
her böyle seyler gördükten sonra İskandinav ülkelerine olan hayranlığım bir kat daha artıyor açıkçası :D

gebzeli
10-11-2004, 15:29
Adamın karısı hamileymiş.Bir gece yarısı sancılanmış. Çağırılan ebe tam doğuma başlarken elektrikler kesilmiş. Adamcağız mecburen fener tutarak doğuma yardımcı oluyormuş. Nihayet bebek sağlıkla doğmuş. Ancak ebe bakmış bir bebek daha geliyor.Onu da doğurtmuş. Bitmemiş ardından bir tane daha.. Adam derhal feneri söndürmüş. Ebe; -Ne yaptın,yak şu feneri!..-Olmaz ebe hanım,baksana ışığı gören geliyor!..

soldier
10-11-2004, 15:32
kadın kesin kadiköy de doğum yapıyordur ne de olsa hala elektrik kesilebilen stadlardan

greenback
10-11-2004, 15:33
sn Fioranın koyduğu Köprü resmi bence gerçekten de bir mühendislik harikası.
her böyle seyler gördükten sonra İskandinav ülkelerine olan hayranlığım bir kat daha artıyor açıkçası :D


ne yani bizim de var....

casaubon
10-11-2004, 16:13
aldığınız hisse gitmiyor mu?

sattığınız hisse tavan tavan mı gidiyor?

alın çekici elinize.

vurun hissenin gözüne gözüne.

kırın kafasını... :D

cagdast
10-11-2004, 16:19
iyi güzel de sn greenback bu tarz bizdeki köprülerden dünyanın her ülkesinde bulabilirsiniz ama siz de hak veririsiniz ki o köprü gerçektende çok farklı! ;)

kalkedon
10-11-2004, 21:18
kADIKÖY ZABITA KOMİSERLİĞİ nin büyük başarısı,Doktorların Parapleji,mahalle imamının cin çarpması dediği,ve yıllardır iyileşmeyen Dilenci Necmi yi 10 dakika içinde sağlığına kavuşturdular. 10 dakika önce felç olan Necmi iyileştikten sonra ünlü menecer Saffet Sancaklı ya başvurarak üç büyüklerden birine gitmek istediğini söyledi.Halen Van Hoojdonk ile arası limoni olan Daum un bu transfere sıcak baktığı söyleniyor. :D

GozgurS
10-11-2004, 22:37
kADIKÖY ZABITA KOMİSERLİĞİ nin büyük başarısı,Doktorların Parapleji,mahalle imamının cin çarpması dediği,ve yıllardır iyileşmeyen Dilenci Necmi yi 10 dakika içinde sağlığına kavuşturdular. 10 dakika önce felç olan Necmi iyileştikten sonra ünlü menecer Saffet Sancaklı ya başvurarak üç büyüklerden birine gitmek istediğini söyledi.Halen Van Hoojdonk ile arası limoni olan Daum un bu transfere sıcak baktığı söyleniyor. :D

vallahi alemsiniz Sn.kalkedon :D :D :D

selçuk efendi
10-11-2004, 23:06
fazla diil, bikaç taane karika.. biir

selçuk efendi
10-11-2004, 23:07
ikiii...

abidin
11-11-2004, 01:00
Süper Sincap;

Ama S harfi bana daha parlak bir fikir getirdi;


Super SunShine


Sn.SunShine, bu resmi avatarınız olursa, tek kelime ile yakışır derim ;)

greenback
11-11-2004, 02:48
ikiii...

selçuk efendinin selçuk erdem olduğundan şüphelendim durduk yere....

olmaz olmaz...

selçuk efendi
11-11-2004, 05:01
selçuk efendinin selçuk erdem olduğundan şüphelendim durduk yere....

olmaz olmaz...

okuycusu olmak dışında hiçbir alaakam yoktur, sn greenback.. hem yiit özgür'ü daa çok severim ben... ama sanal ortam işte, nelerden şüpeleniyo insan:D:p

Akresi
11-11-2004, 05:11
Komedi budur :

http://jetali77.sitemynet.com/url/index.htm

JET ALİ sitesinden örnek :)
İŞ İLANI:
Benim mahallemdeki köfteci ZİHNİ ağbim ızharacı olarak iş aramaktadır.Antalya ve Bodrumdaki MAIL gönderdiğim ve diğer otellerin dikkatine.Zihni Ağbim KÖFTECİ ZİHNİ olarak ünlenmiştir.Ayrıc ADANA ,URFA gibi kebapları ve RUS VE AMERİKAN SALATASI gibi köfte harici yiyecekleri bilmektedir.İlgilenenlerin benimle bağlantıya geçmeleri rica olunur.Yada ZİHNİ AĞBİMİZLE
EV TELEFONUN DAN GÖRÜŞEBİLİRSİNİZ.
KÖFTECİ ZİHNİ EV TEL:0.262.332.31.41
ADRES :YENİDOĞN MAHALLESİ/KOCAELİ/İZMİT
ZİHNİ AĞABEYİM Daha güzel bir iş aramaktadır.Evli dir coluk çocuk sahibidir .Ve ne yazıkki evi kiradır.İş konusunda ona yardımcı olabilirsem onun bir ev sahibi olmasına aracı olabilirsem ne mutlu bana.ANTALYA VE BODRUM daki otellerle bağlantıya geçtim umarım bir şeyler olur.Siteme giren siz değerli ziyaretçilerim bu konuda ZİHNİ Ağbimize yardımcı olabilirseniz yardımınızı esirgemeyin

Akresi
11-11-2004, 05:18
Örnek 2 (diğerlerini siz okuyun. Bir hazine ya!)

PROJE:JET-ALi
2:SIRADIŞI BİNA PROJESİ:
PROJE:JET-ALİ
Sıradışı Bina projem depreme, hortuma,kasırgaya,su baskınlarına %'de 100 dayanıklı ,ses ve soğuk geçirmez ,rutubet yapmaz,kanalizasyon sistemi ömür boyu tıkanmaz,uydu sistemli,Elektrik sisteminde kısa devre olmaz,Kaplama malzemesi,kiremit ,tuğla,harç,çimento ve kireç kullanılmayan,Bütünlük esasına dayalı,Deprem süzgeçli,lüx görünümlü,4x4 tam açık cepeli yani kör cepesiz,malzeme % de 100 yerli ,malzeme biraz pahalı fakat işçilik çok kolay,bazı yerleri kendinden boyalı Dünya standartlarından tamamen farklı ve AMERİKAN ÇELİK EVLERİ projesinden daha iyi olan bana ayit projedir.Bu projenin tamamı elbet meslek sırrı dır.Ve patenti olmadığından buradan açıklanamaz.Fakat bir inşaat firması yada şahıs masrafların tamamını karşılar ve prototipi tapulu olarak bana verirse bu projeyi ona tam olarak açıklarım.O da firması yada kendi üzerine patent alabilir.Bana prototip verilsin yeter.Param olduğunda patent alsamda almasamda kendime kullanmalık ve prototip yapacağım.Binanın görünümü de diğer binadan farklı olacağından taklit edilebilir.Fakat tamamını taklit edebilmek çok zordur.Ben kendime bir tane yapayım varsın taklit etsinler .Tabi tamamını edebilirlerse.Bu bina Türkiye de hatta dünyada bina tasarımını tamamen değiştirebilecek nitelikte ve kesinlikle Türkiye de uygulanmıyor ve bilinmiyor.Amerikada benzerleri var ama onlarda tam benzer değil.Yani bu sıra dışı tasarım bana ait.Araştırmalarıma göre depremden sonra dahi binalar Türkiye de tam bir fiyasko.Çok azı güvenilir olabilir.Kabul etmek gerekirki bazı yerlerde MİMAR SİNAN dan esinlendim.Fakat bahsettiğim bu bina Genel olarak MİMAR SİNAN binalarındanda farklı.Ben inşaat ameleliği,bina boyacılığı,yüksek gerilim elektirik işinde kalfalık ve topraklamcılık,uyducular gibi projemde olan mesleklerde çalıştım .Yani projeyi sallamadım.
Yanlışları bulmak için araştırmalar yaptım ve buldum.Bana göre doğruları bulmanın yolu yanlışları bulmadan geçer.Benim mantığım buna kurulu.İnsanların ve benim hatalarımı bulur ve düzeltip PROJE ler üretirim.Ben kendimi kemdim kyetiştiririm ve sadece kendim değil insanların fikirlerini de alırım bir çok konuda .Ve fikirlere bir şeyler ekler uygularım.Bu proje nin bazı kısımlarının benzerleri uygulanıyor.Ama tamamı hiç yok.V çoğu yeri tamamen fikir olarak bana ait.Yanlışları bularak varım bu kanıya.En az 100 yıl garanti verebilirim binama .Özellikle bazı yerlerinin dünyada eşi benzeri yok.Tamamen benim icadım.Bazı yerlerinden yanlışları doğrulatma ve MİMAR SİNAN Esinlenmeleri var.Ama gerşeye rağmen MİMAR SİNAN danda farklı DÜNYA daki mühendislerdende ÇOĞUNLUK olarak...
SIRADIŞI BİNA PROJESİ:
PROJE:JET-ALİ (ÜST TARAFTA)
:) :) :) :) :) :) :) :) :) :)

AloneWolf
11-11-2004, 08:02
:d .......

AloneWolf
11-11-2004, 08:03
Haliç ne tarafda kaldı :D

AloneWolf
11-11-2004, 08:04
..............

AloneWolf
11-11-2004, 08:06
:o :mad: :eek: :gulen: :gulen: :a-o: :vurkafa: :kucak: :evil: :evil:

AloneWolf
11-11-2004, 08:07
:) .............

AloneWolf
11-11-2004, 08:09
.............

AloneWolf
11-11-2004, 08:10
............................

AloneWolf
11-11-2004, 08:11
........................

AloneWolf
11-11-2004, 08:12
......................

AloneWolf
11-11-2004, 08:12
..............

AloneWolf
11-11-2004, 08:14
....................

AloneWolf
11-11-2004, 08:17
.........................

AloneWolf
11-11-2004, 08:19
........................

AloneWolf
11-11-2004, 08:21
...................