View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.
Bazı yerlerde başka şekilde de söylerlerdi... :roll:
Türkçeyi böyle koruyacağız...
Yeminimi bozdum uleeyynn...
Yıllarca şurda sigorta demedik,servis demedik hizmet ettik.
Yetti be...
Philip Kottler de kim oluyor.
Pazarlama ilerledi tabi.
Teknik konular sıkmasın...
işte dünyanın geleceği...
Police line.
Do not cross...
İnsan unutkan olmaya görsün ...(1)
İnsan unutkan olmaya görsün ...(2)
San Francisco
25-01-2005, 20:55
Evrimimiz..
En son halimiz hissenetteki halimizmi acaba?....
San Francisco
25-01-2005, 21:02
Şimdi size çok güzel bir göztesti kartı sunacağım bakalım okuyabilecekmisiniz.. Okuyamazsanız... resimin altındaki ipucumu okuyun o zaman okursunuz..
San Francisco
25-01-2005, 21:03
.....
San Francisco
25-01-2005, 21:05
Okuyamadınızmı... O zaman çok acıkgözsünüz:) bilgisayara bu kadar yakın durmayın Sağlığınızı düşünün..:) Şöyle bi de gözlerinizi iyice kısın...kısın kısın iyice kısın
ve şimdi okuyun
Okuyamadınızmı? O zaman yazı dan uzaklaşın ta ki okuyabildiğiniz mesafeye kadar..
chuckydoll
25-01-2005, 23:24
i guess we look like them a lil bit????? get it however if u want????
Sarıvadi
25-01-2005, 23:51
FULTON'un Yerçekimi Yasası:
Düşen bir nesneyi tutmaya çalışmayın. Bırakın düşsün, daha az zarar görecektir.
AXWELL YASASI
Bir ülkede havayı soluyabilir ancak suyu içemiyorsanız, geri kalmış bir ülkedesiniz.
Oysa suyu içebilir ama havayı soluyamıyorsanız kalkınmış bir ülkedesiniz.
YASENEK YASASI
Öpüşen insanlar birbirlerine o kadar yaklaşırlar ki birbirlerinin hatalarını göremezler.
MONLY YASASI
Mantık, yanlış bir sonuca özgüveninizi yitirmeden sistematik bir biçimde ulaşma yöntemidir.
FANT YASASI
Bir eliniz dolu iken diğer elinizle kilitli bir kapıyı açmak zorumda kaldığınızda anahtar kesinlikle elinizin dolu olduğu taraftaki cebinizdedir.
KOVAC YASASI
Telefonda yanlış numara çevirdiğinizde kesinlikle meşgul çalmayacaktır.
c.aslanbey
26-01-2005, 00:05
Evrimimiz..
En son halimiz hissenetteki halimizmi acaba?....
ilk baştaki orhankutanla son baştaki orhan abi yine kıvrık duruyo. onca yıl ayağa kalkmak isteyen omurga yine yamılmış.ne gereği vardıkı bunca yıl omurgayı ayağa kaldırmaya, birinde şekli diğerinde fikri maymun. :D
Heyecanlı bir ses:
"Merkez tarandık".
Merkez:
"Hayır efendim aranmadınız".
.....
4512:
"Merkez! Alet kontrol"
Merkez:
"Elinizdeki alet değil, cihaz".
4512:
"Aletin cihaz olduğu anlaşıldı merkez".
.....
Şöför:
"Müdürüm, araç intikal etsin mi?"
Müdür:
"Etsin, ama içinde şöförüde olsun".
.....
Merkez:
"Camide son durum nedir?"
5436:
"Cenazeler mezarlığa seyir halindeler".
.....
4536:
"Merkez, orta kilolu, kara renkli, boynuzlu bir tosun kaybolmuş"= ;.
Merkez:
"Anlaşıldı. İstasyonlar not alın. Kaybolan tosun eşkali ve= riyorum".
.....
3370:
"Bir minibüs at arabasına çarpmış, at vefat etmiş".
Merkez:
"Başın sağ olsun evladım.
.....
Merkez:
"Ananın Yeri'nde kavga ihbarı var. Ekip intik al etsin".
7443:
"Anlaşıldı Merkez, Ananın Yeri'ne ekibimle seyir halindeyiz".
.....
5690:
"Burada çekilmesi gereken bir araç var".
5491:
"Efendim, ben sahilden intikal ediyorum".
Merkez:
"91, sen bulunduğun yerde kal, 31 çeksin".
.....
7553:"Kaçan aracı takip halindeyiz".
Merkez: "Anlaşıldı. Mevkiiniz?"
7553:"Kaybolduk Merkez!..."
.....
Merkez:"Mevkiiniz?"
4566:"Cumhuriyet caddesi".
Merkez:"Tam mevkiiniz?"
4566:"Arabadayız Merkez".
.....
5452: "Bahse konu aracı aldık, inceliyoruz, tamam"
Merkez: "Araç alkollü mü?"
5452: "Olumsuz efendim, araç dizelmiş".
..... 4512:
"Merkez, hırsız kaçıyor!"
Merkez:
"Anlaşıldı, nereden nereye kaçıyor?"
4512:
"Şuraya doğru kaçıyor".
Merkez:
"Biri 4512'den telsizi alsın, adam gibi tarif etsin".
.....
3345:
"Yonca Evcimik konserindeki son durum nedir?"
6220:
"Henüz Abone'yi söylemedi amirim".
.....
5433:
"Caddede şüpheli bir paket var."
Merkez:
"Anlaşıldı, çevre güvenliğini alın, pakete dokunmayın. Uzman ekip seyir halinde
5433:
<3 dakika sonra>
"Uzman ekibe gerek yok. Paket boş".
Merkez:
"Nereden anladınız,
'Çevre güvenliğini alın' demiştik".
5433:
" Üzerinden kamyon geçti efendim".
.....
Merkez:
"İskeledeki aracın belgelerini alın".
5426:
"Araç feribota binmekte..."
Merkez:
"Belgeleri muhakkak alın".
5426:
"Doğrudur Merkez, ben de feribota biniyorum".
5426:
<5 dakika sonra> "Aracın belgelerini aldım".
Merkez:
"Derhal merkez karakoluna intikal edin".
5426:
"Olumsuz Merkez. Feribot hareket etti. Ben karşıya geçiyorum. 17 00 feribotu ile dönerim".
alanyafatihi
26-01-2005, 09:21
Vivana da 'Debian/Linux' dedi
Avusturya’nın başkenti Viyana yerel hükümeti masaüstü bilgisayarların bu yılın ikinci çeyreğinden itibaren açık kaynak işletim sistemine geçirileceğini duyurdu.
Geçiş Microsoft Office 2000’den OpenOffice.org’ye ve Microsoft Windows 2000 işletim sisteminden Linux’a transferi kapsıyor. Kullanıcılar isterlerse Windows 2000’i tutarak sadece OpenOffice’e geçebilecek.
Viyana’da 16 bin bilgisayar Linux’a geçiş yapacak. Linux’a geçiş yapacak kullanıcılara açık kaynak işletim sistemi ile ilgili teknik eğitim de verilecek. Belediyede ilk yılda önemli miktarda bilgisayarın Linux’a geçiş yapması bekleniyor, Linux’a geçişin gelecek yıllarda da artacağı tahmin ediliyor. Açık kaynak işletim sistemine geçişteki başarıya göre, Linux diğer bölümlerde de uygulanacak.
Viyana maliyeti düşük tutmak için Red Hat veya Novell SuSE gibi bir sağlayıcı yerine Debian tabanlı olarak kendi yazılımını geliştirdi. Wienux adlı Linux uygulaması, kullanım kolaylığı sağlaması için Windows görünümünde tasarlandı.
Açık kaynak işletim sistemine ilk geçen Avrupa kenti Viyana değil. Daha önce de Münih 14 bin masaüstünde, Bergen de 100’den fazla eğitim kurumunda Linux işletim sistemine geçiş kararı almıştı.
NtvMsNbc
alanyafatihi
26-01-2005, 09:33
Orgeneral Hilmi Özkök’ün Genelkurmay Başkanı olmasıyla birlikte, birçok yeniliğe kapısını aralayan Genelkurmay, bugün bir ‘ilk uygulama’ya daha sahne olacak.
Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un bugün saat 14.00’te düzenleyeceği Basını Bilgilendirme Toplantısı, televizyonlardan canlı olarak yayınlanlanabilecek. Canlı yayınlanmasına izin verilmesi talimatını Genelkurmay Başkanı Özkök verdi. Özkök, 2003’de Genelkurmay Başkanı olunca ABD’ye yaptığı ziyaretten döner dönmez basın toplantısı düzenleyip temasları hakkında bilgi vermiş, ardından da gazetecilerin sorularını yanıtlamıştı. Orgeneral Özkök, 8 Ocak 2004’te Gazi Orduevi’nde verilen basın kokteylinde de gazetecilerin her türlü sorusuna da yanıt vermişti.
Hürriyet
AloneWolf
26-01-2005, 11:23
http://www.popcap.com/gamepopup.php?theGame=rocketmania - Aynı renk ipleri birleştirmeniz gerekiyor.
http://gamerival.grab.com/index.cfm?play=283EDF02&fromint=1 - Sayıları Seri Halde Dizmeniz Gerekiyor.
http://games.yahoo.com/games/dynomite.html - Bu Oyunu Bilmeyen Yoktur. Klasik Dynomite. Alttan gönderdiginiz renkli yurumurtalar ıle benzer renklerı vurmaya calısıyorusunuz.
AloneWolf
26-01-2005, 12:08
GELECEĞİN SUÇLUSUNU YETİŞTİRMENİN EN BASİT KURALLARI
* Daha küçükken çocuğa istediği her şeyi vermeye başlayın. Bu biçimde o, herkesin onun geçimini sağlamak zorunda olduğuna inanacaktır.
* Kötü sözler söylediği zaman gülün. Böylece o kendisinin akıllı olduğuna inanacaktır.
* Ona düşünmeyi ve beynini kullanmayı hiç öğretmeyin! Yirmi bir yaşına gelince de kendi kararlarını, kendisi versin diye bekleyin.
* Yerde bıraktığı her şeyi kaldırın; kitaplarını, ayakkabılarını,kıyafetlerini,onun için her şeyi siz yapın ki, o tüm sorumluluklarını başkalarına yüklemeye alışsın.
* Onun gözünün önünde sık sık kavga edin ki, böylelikle aile bir gün parçalanırsa çok fazla üzülmesin.
* Ona istediği kadar harçlık verin ki, hiçbir zaman kendi parasını kazanmanın ne olduğunu öğrenmesin.
* Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili tüm isteklerini yerine getirin ki, istediklerine ulaşmak için çalışmak gerektiğini öğrenmesin.
* Komşulara, öğretmenlere, polislere karşı her zaman onun tarafını tutun ki, onların hepsine karşı peşin hükümleri oluşsun.
* Tüm bunları ve benzerlerini yaparak yetiştirdiğimiz çocuğunuz bir gün suç işlerse, kendisinden özür dileyin. Ama onu felaket dolu bir yaşama hazırladığınız için kendinize teşekkür etmekten geri kalmayın.
no sex causes bad eyes
hocam valla çok damardan girmişsin!!! :D :D
***************************
küçük yatıırmıncının halidir...... :o :o :o
:confused: :confused: :confused:
AloneWolf
26-01-2005, 15:08
ANNEMDEN NE ÖGRENDIM?
Diyalog Kurmayi Ögrendim:
- Sana birsey sordugumda cevap ver!..
- Ne söyleyeyim annee?
- Sus! bana cevap verme!!!
Tip Bilgilerini Ögrendim:
"Gözlerini sasi yaparken birgün öyle kalivereceksin, göreceksin gününü..
"
Olgun Olmayi Ögrendim:
"Bu tabagin hepsini bitirmezsen büyüyemezsin..."
Genetik Bilgileri Ögrendim:
"Sen de o lanet olasi babana çektin..."
Bilgeligi Ögrendim:
"Benim yasima gel de anlarsin o zaman... "
Sabirli Olmayi Ögrendim:
"Baban eve gelsin, sen görürsün...."
Hakkimizi Alacagimizi Ögrendim:
"Eve vardigimizda ben bilirim sana yapacagimi...
Adaleti Ögrendim:
"Birgün senin de çocuklarin olacak. Insallah onlar da sana, senin simdi
bana
yaptiklarini yaparlar...."
Iyi Yapilmis Bir Isi Takdir Etmeyi Ögrendim:
"Bana bakin, çikin birbirinizi disarda gebertin, evi daha yeni
temizledim...!!!"
Dualarin Gücünü Ögrendim:
"Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozuldugunu farketmedi..."
Zamana Karsi Yarismayi Ögrendim:
"O oyuncaklarini topla yoksa bi tekme attigim gibi hepsini karsi
sahilden
toplarsin..."
Mantikli Düsünmeyi Ögrendim:
"Ben öyle diyorsam öyledir...!!!"
Ileri Görüslü Olmayi Ögrendim:
"Çikmadan önce temiz bi çamasir giy...yolda Allah korusun basina bisi
gelir,
kirli külotla etrafa rezil olursun."
Hayatin Trajikomik Yanlarini Ögrendim:
"Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem..."
Hayatin Çeliskilerle Dolu Oldugunu Ögrendim:
"Kapa çeneni ve çorbani iç...!!!"
Dayanikli Olmayi Ögrendim:
" O ispanak bitene kadar sofradan kalkmak yok...!!!"
Hava Raporu Tahmini Yapmayi Ögrendim:
"Su daginikliga bak...yabanci biri görse odanin ortasindan kasirga
geçmis
sanir..."
Abartmayi Ögrendim:
"Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabilarinla içeri yürüme diye..!!"
Davranis Psikolojisi Ögrendim:
"Babana çekecegine biraz bana çekseydin n'olurdu ..."
Olaganüstü Durumlara Hazirlikli Olmayi Ögrendim:
"Dinleme bakalim anne sözünü dinlemee...!!! 'Kafana meteor düsecek
kenara
çekil' diye bagirsam onu bile dinlemezsin di mi......!!!!"
Kiskanmayi Ögrendim:
" Dünyada senin annen baban gibi mukemmel bi aileye sahip olmayan kaç
milyon
çocuk var biliyo musun... ?!?!?"
valla yorum yapmıyorum..
neyse O;
AloneWolf
26-01-2005, 15:23
http://www.dunun.com/ (http://www.dunun.com/)
Flash tekniği kullanılarak geliştirilmiş bir site. Ben
dahil pekçok insanı kıskandıracak bir yetenek ve
yaratıcılık sunuyor.
http://www.karlaweb.tk/ (http://www.karlaweb.tk/)
Bu da o muazzam flash sitelerden bir. Yaratıcılığın ve
yeteneğin sınırlarını zorlayan bu siteyi mutlaka
ziyaret edin. Evet biraz zaman alıyor ama
karşılaştıklarınız herşeye değiyor.
http://www.pipapipa.com/v3/pipapipa/Scripts/default.asp (http://www.pipapipa.com/v3/pipapipa/Scripts/default.asp)
Artık çocuklarınıza farklı bir hediye
verebilirsiniz!..
http://www.spacewander.com (http://www.spacewander.com/) Gidin arkanıza yaslanın ve
seyredin.
http://www.odtumd.org.tr/etkinlik/40yil/sevgidamlalari/info.htm (http://www.odtumd.org.tr/etkinlik/40yil/sevgidamlalari/info.htm)
Sevgili Ahmet Kemal Üner'in önderliğinde hazırlanan
bir değerli CD çalışmasına gidiyor bu link. ODTÜ
Mezunlar Derneği'nin burs çalışmalarına katkıda
bulunmak üzere hazırlanan bu CD için bakın ne
diyorlar; "Derneğimizin 40. yıl projelerinden biri de,
1965'lerden günümüze, üniversite yıllarımızda popüler
olmuş, hepimizin sevdiği, mırıldandığı "sevgi" temalı
şarkılardan oluşan CD projesidir. CD projemize
yapacağınız katkıyla da gerçekleştirmek istediğimiz
hedefe erişmemizi ve burs fonumuzun yaygın tanıtımını
sağlayacaksınız." Nostaljik şarkılardan oluşmuş bu
CD'yi hayırlı bir iş için edinmek isteyeceksiniz
umarım.
24soru, binlerce kişinin aynı anda oynayabildiği bir
online bilgi yarışmasıdır. Bilgisayarınıza
yüklediğiniz ufacık bir program, size saatte bir tane
olmak üzere gün boyunca yirmi dört adet soru sorar.
Sorunun saatin hangi dakikasında geleceği önceden
bilinmez. Amaç, yarışma dönemi boyunca mümkün olan en
fazla soruya doğru yanıt vererek sıralamalarda
yükselmektir... devamı için http://www.24soru.com/ (http://www.24soru.com/) .
İyi eğlenceler.
Günlük falınız'ı merak ediyormusunuz? ...Bir süredir
içinizde bir şeylerin eksik olduğu duygusuyla
yaşıyorsunuz. Nedenini, bir süre önce yaşadığınız bir
ayrılığa bağlamanız anlaşılır bir şey. Bu duyguya
kendinizi alıştırabilir, üzüntünüzün yerini tatlı bir
özlemle değiştirebilirsiniz... http://fal.tnn.net (http://fal.tnn.net/)
Bilgisayarınızdaki gizlemeyi düşündüğünüz klasörler
için güvenli ve tamamen ücretsiz bir program
istermisiniz? İşte size Türkçe açıklamalı bir program,
hem de bedava. http://www.barbar.programlari.com/ (http://www.barbar.programlari.com/)
kısayolunda yapacağınız kısa bir incelemenin
bilgisayarlara bakışınızı biraz olsun değiştireceğine
eminim.
AloneWolf
26-01-2005, 15:24
Yorum yapacak birşey yok ki! duvara çıkamamış, işte görüyorsunuz bu araba alınmaz :D
SunShine
26-01-2005, 15:54
Hoşgeldiniz sn ibarhim bey.
Efendim müsadenizle forum hakkında kısa bir tanıtım bilgisi geçeyim.
Forumumuzun üst katlarında Borsa Genel, Teknik Analiz, Temel analiz falan filan var.
Orta katlarda Hisseler misseler var.
En alt katlarda da, Off Topik, Spor mpor var.
Bendeniz SunShine.
Ayrıca nikinizde bir değişiklik istiyorsanız, sn Objektif'e müracaat etmelisiniz. :D
İyi günündeyse nikinizi ibrahim yapabilir. Değilse, bundan sonraki forum hayatınıza ibarhim olarak devam etmek zorunda kalacaksınız. :D
Forum hayatınızda başarılar diler, :roll: ııı... :roll: Gene başarılar dilerim. :D
Saygılarımla.
AydınlatıcıBilgiVerenSunShine
SunShine
26-01-2005, 16:19
Uzun süredir bu kadar gülmemiştim :D :D
İlahiSunShine :D
// 23-01-2005 22:57 Çok güldüm yahu JusticE //
23 Ocak tarihinde de çok güldüğünüz tespit ve teyit edilmiştir. :D
3 gün uzun bir süre midir ki. ( Şu üç günlük dünyada ) :D
TespitciSunShine
SunShine
26-01-2005, 16:40
O bahsi geçene de çok gülmüştüm ayrıca o gün doğum günümdü :) ama bu yazıya katıla katıla güldüm :D Kıyaslanmaz bile :)
Gülün, gülün.
İyidir gülmek.
Allah eksik etmesin gülüşlerinizi/mizi.
GülenSunShine
SunShine
26-01-2005, 18:28
Hoşgeldiniz sn ibarhim bey.
Efendim müsadenizle forum hakkında kısa bir tanıtım bilgisi geçeyim.
Forumumuzun üst katlarında Borsa Genel, Teknik Analiz, Temel analiz falan filan var.
Orta katlarda Hisseler misseler var.
En alt katlarda da, Off Topik, Spor mpor var.
Bendeniz SunShine.
Ayrıca nikinizde bir değişiklik istiyorsanız, sn Objektif'e müracaat etmelisiniz. :D
İyi günündeyse nikinizi ibrahim yapabilir. Değilse, bundan sonraki forum hayatınıza ibarhim olarak devam etmek zorunda kalacaksınız. :D
Forum hayatınızda başarılar diler, :roll: ııı... :roll: Gene başarılar dilerim. :D
Saygılarımla.
AydınlatıcıBilgiVerenSunShine
İçimde bir his var.
Sanki ibarhim bey, foruma log in olmaya çalışıyor ama, her defasında şöyle bir mesajla karşılaşıyor. :D :D
You have entered an invalid username or password. :eek: :roll: :eek: :confused: :roll: :eek: :mad:
DerdiSeniMiGerdiSunShine :D
AloneWolf
26-01-2005, 18:55
:D username olmalı :D hatalı olan ;) Valla bende güldüm :D
San Francisco
26-01-2005, 20:33
Irak'ta ki savaşta...
Yaşamak için ...
Olması düşünülemeyen ..
Ama şartların oluşturduğu durum
Bir gün ihtiyaç duyabilirsiniz. Bir göz atın.
chuckydoll
26-01-2005, 23:57
KADINLARIN ERKEKLERİ REDDETME BAHANELERİ:
10-Seni ağabeyim gibi severim.(Saz heyetinde 14. keman)
9-Aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı keşke. (Babam yaşındasın)
8-Seni düşünemiyorum. (Çirkinsin)
7-Hayatım şu anda karmakarışık. (eve gideceğiz ve eski erkek arkadaşım gelecek,olay çıkacak)
6-Bir başkasını seviyorum. (Evde kedimi okşar,pasta börek yerim)
5-Aynı işyerinde çalıştığım biriyle çıkamam. (Aslında sadece aynı güneş sisteminde olsak da seninle olmam)
4-Sorun senden değil,benden kaynaklanıyor. (sorun senden kaynaklanıyor)
3-Şu sıralar kariyerime konsantreyim.(iş yapmak bile seninle olmaktan daha ilginç)
2-Sözlüm var. (Seninle beraber olmaktansa her yalanı söylerim)
1-Arkadaş kalalım. (Benim yanımda ol da erkek arkadaşlarımın neler yaptıklarını anlatacak bir adamım olsun)
--------------------------------------------------------------------------------
ERKEKLERİN KADINLARI REDDETME BAHANELERİ:
10-Seni kızkardeşim gibi severim(çirkinsin)
9-Aramızda bu kadar yaş farkı olmasaydı keşke (çirkinsin)
8-Seni düşünemiyorum (çirkinsin)
7-Hayatım şuanda karmakarışık (çirkinsin)
6-Bir başaksını seviyorum (çirkinsin)
5-Aynı işyerinde çalıştığım biriyle çıkamam (çirkinsin)
4-Sorun senden değil benden (çirkinsin)
3-Şu sıaralar kariyerime konsantreyim (çirkinsin)
2-Sözlüm var (çirkinsin)
1-Arkadaş kalalım (çok ama çok çirkinsin)
---------------------------------------------------------------------------
KADIN NEDİR ?
Kadınlar,hiç değişmeyen bir zevkin değişebilir araçlarıdır.-MARCEL PROUST
Yaşlandıkça erkeğin yüz hatları derinleşir,kadınların ki ise buruşur.-GOETHE
Bir kadın otuz yaşına geldiğinde poposuyla yüzü arasında bir tercih yapmak zorundadır.-COCO CHANEL
Eğer kadın iyi bir şey olsaydı Tanrı'nın da karısı olurdu.-SACHA GUITRY
Kadınların saklayabildikleri tek sır,bilmedikleri sırdır.-SENECA
Bir sevgilisi olan kadın melektir,iki sevgilisi olan kadın bir canavardır,üç sevgilisi olan kadın ise gerçek kadındır.-VICTOR HUGO
Tüm kadınların serveti iki bacakları arasındadır.-HONORE DE BALZAC
Erkek yüreğinin özünde sadece sertlik vardır,oysa kadının yüreği özünde kötüdür.-FRIEDRICH NIETZSCHE
Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir.Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.-GEORGE BERNARD SHAW
mutlaka tıklayın 18+
http://www.extremus.net/games/kiss.php
chuckydoll
27-01-2005, 00:02
amaca ulaşmak zor olsa gerek!!!!!!!
chuckydoll
27-01-2005, 00:07
tedbiri elden bırakmamak lazimm:D)))
Bill Gates ve 1983 teki reklam resimleri
http://www.neowin.net/forum/index.p...#entry585309992
24.02.2004
Kırk yaşlarında bir müşteri mağazamızdan içeri girdi, kafasındaki kasketi çıkararak saçlarını eliyle düzeltti ve görevli elemanımıza;
M: Nereye geçeceğim?
E: Nasıl yani beyefendi anlamadım?
M: Acelem var nereye geçeceğim 12 tane istiyorum
E: Ne istiyordunuz yardımcı olayım size
M: Polaroid istiyorum nerede çekileceğim?
E: Beyefendi biz fotoğrafçı değiliz bilgisayar firmasıyız
M: E o zaman vitrindeki makine fotoğraf makinesi değil mi?
E: Evet ama,
M: Fotoğraf çekmiyor mu o?
E: ????????
01.03.2004
Yoğun bir günün akşamına doğru
M: Bu wireless adaptör ne kadar?
E: 179 usd artı k.d.v.
M: Yani ne ediyor
E: 284 milyon 720 bin dolar
M: ?? Sağolun bana biraz pahalı geldi (Müşteri kaçarcasına uzaklaşır)
E: Ben ne dedim ki şimdi?
12.03.2004
Orta yaşlarda bir beyefendi dükkandan içeri girdi ve elindeki ağaç vidasını göstererek
M: Bundan 10 tane istiyorum
E: Burası bilgisayar dükkanı beyefendi bizde vida bulunmaz
M: Nasıl yani,(vitrinde duran chieftec kasayı göstererek) bu kasaların arkasına taktıklarınız ne? Siz bilgisayar parçalarını nasıl takıyorsunuz bu gpu mu diyosunuz kartlar falan nasıl oluyor?
E: Henüz hala cpu ları thermal macunlarla takıyoruz teknolojimiz cpuları anakarta çivileyecek kadar gelişmedi ayrıca o vidalar kasalarla beraber gelir ama onlar ağaç vidası değil kasa vidasıdır.
Müşteri homurdanarak dışarı çıktı...
15.03.2004
M: Benim farem çok kaliteliydi ama bozuldu bir tane fare istiyorum
E: Tabi efendim mouse çeşitlerimiz burada, creative, a-4 tech,logitech,microsoft...
M: Bunlar benim makineme olmaz
E: Beyefendi bunlar her makineye uyar hem ps2 hemde usb girişleri var
M: Yok siz beni kandırmaya çalışıyorsunuz benim farem dijital markaydı, bilgisayarımda öyle dijitalden başka marka çalışmaz(der ve hızla çekip gider)
E: !!!????
02.04.2004
Bir müşteri elindeki harddiskle mağazaya girer,
M: Bu arızalandı
E: Bir bakalım beyefendi, faturası yanınınızdamı?
M: tabi işte..
E: Ama bu bizim firmanın faturası değil
M: Evet değil, apdata(Epdata kastediliyor) kapanmış bende size getirdim yenisini verin
E: Beyefendi çıkışını bizim yapmadığımız bir ürüne müdahale edemeyiz
M: Allaallah ne alakası var yahu sende bilgisayarcı değil misin?
E: ?????
10.04.2004
M: İyi günler keratin fax modem varmıydı?
E: Pardon? marka ne demiştiniz?
M: keratin!
E: Malesef efendim yok
M: Gelirmi peki?
E: Bilemiyorum hiç duymadım keratin diye bir marka
M: Nasıl duymazsınız dünyaca ünlü bir marka
E:??????
M: İşte bak arkanda ses kartını satıyorsunuz
E: Hee, creative mi? Ok var tabi var var,
24.04.2004
M: İyi günler ben bir sistem oluşturmak istiyordum
E: Tabi efendim buyrun nasıl bir sistem istiyorsunuz?
M: P4 3.0 H.T istiyorum overclock yapılabilecek iyi bir anakart, tüm oyunları rahatça oynayabileceğim bir full konfigürasyon istiyorum ve 300 usd yi geçmesin
E: Kdv hariç mi dahil mi?
M: Dahil tabii
E: windows xp proffessional lisansta olsun mu beyefendi?
M: tabii tabii olsun
E: ???????
02.05.2004
M: merhaba ben ram alacaktım
E: Tabiki ne çeşit ram istiyorsunuz
M: Ram, hani bilgisayar için
E: Elbette anladım ama hangisinden ve kaçlık lazım size?
M: nasıl yani?
E: sd, ddr, rd 128,256,512 mb 133,400 mhz gibi
M: ha, benim bilgisayarım casper
E: İşlemci ve anakartınız nedir?
M: Casper dedimya bilmiyormusunuz casper bilgisayarı ne biçim bilgisayarcısınız siz?
E: ???????
10.05.2004
Yaşlıcana bir bayan içeri girdi
M: Evladım epileydi varmıydı acaba?
E: Pardon?
M: ee, şey sanırım yanlış girdim
E:?????
15.05.2004
M: Selamün aleyküm, direksiyon bakacaktık
E: tabi buyrun şu anda logitech ler var momo, force gp...
M: Hah momo momo, ben ondan istiyordum
E: işte burada bakabilirsiniz
M: Şimdi gözüm bunun şahin için olanı varmı?
E: nasıl yani?
M: ben arabaya takacam
E: eee şey bunlar bilgisayar için
M: arabaya uyduramam mı?
E: ???? bir deneyin isterseniz
19.05.2004
M: Ben momo direksiyon almak istiyordum
E: Tabi efendim buyrun
M: Ama önce bir denemem oynamam lazım
E: malesef o imkanımız yok
M: Neden ki? Belki beğenmeyeceğim, denemeden almam
E: İyi ama beyefendi burası demo noktası değilki, sizin denemeniz için buraya bir bilgisayar kurmamız lazım
M: Çok sürermi peki?
E: Ne çok sürermi?
M: Bilgisayarı kurmanız, çok sürmezse beklerim ben
E: eeeööö???
15.06.2004
M: Merhaba vitrinde philips yazısını görünce içeri girdim
E: Buyrun hanımefendi
M: Sizde philips traş makinesi losyonu bulunurmu?
E: ???????
15.06.2004
M: Fotoğraf makinesi memesi varmı?
E: Anlayamadım?
M: Fotoğraf makinesi için memesi istiyorum hani içine koyuyoruzya
E: Anladım mmc kart
19.06.2004
M: Fan alacaktık
E: Tabii fan çeşitlerimiz burada buyrun bakabilirsiniz
M: Termal takke varmı?
E: Pardon?
M: Termal takke
E: ?????
05.07.2004
2 müşteri içeri girdi
E: Buyrun yardımcı olayım
M: Şarjlı kalem pil bakacaktım
E: çeşitler orada bakabilirsiniz
M1: 1800 mAh ve 2300 mAh varmış bak
M2: Evet abi gördüm
M1: Hangisini alayım
M2: Abi 1800 al da 2300 alma ,senin discman de 1.5 yazıyordu yakarsın aleti
E: ?????
kamasutra jeans,reklam biraz abartılı olmamış mı sizce:
http://www.bigblue.com.tr/turkce/katalog.asp
ne günlere kaldık
Olay Yeri : Gebze büyük bir mağaza
Bir yalnız bayan mağaza ziyareti yapıyor, mağazaya ardından bir erkek' de
(düzgün giyimli) giriyor.
Bayan belirli mesafeden devamlı takip edip, bayanın asansöre binmesini
beklemiş. Ve bayan asansöre binince arkasından şahısda biniyor ve asansörde
bayana kuvvetli bayıltıcı sprey sıkıp asansör 2.kata gelmeden bayanı etkisiz
hale getirip kata geldiğinde karım fenalaştı imdat yardım edin şeklinde
panik olmuş şekilde çevreden yardım istiyor.
Herkes yardıma koşup hastaneye acilen ulaşması için çevredeki taksi
durağından araba çağrılıp bey ve bayana taksiye bindirip gönderiyorlar.
Taksi sürücüsü hastane istikametine doğru hareket ettikten sonra erkek şahıs
karısının bu tür hastalığı olduğunu söyleyip ilacının evde olduğundan eve
gitmelerinin gerek olduğunu sürücüye aktarıyor.
Sürücü tarif üstüne adrese geldikten sonra kişiye yardım ediyor ve bayanı
tek katlı evin kapısına kadar taşıyıp yardımcı oluyor şahıs teşekkür ederek
birazda fazla ücret verip taksiciyi gönderiyor. Taksici semt taksicisi
olduğundan o evin devamlı boş olarak durduğunu bildiğinden şüphelenip mağaza
yönetimine gelerek olayı anlatır. Mağaza yetkileri polise haber vererek olay
araştırılması ister. Mağaza içi bulunan gizli kameralar sayesinde şahısların
tüm hareketleri izlenir ve erkek şahsın organ mafyası elemanı olduğu tespit
edilir. Taksiciden alınan bilgi doğrultusunda adrese baskın yapılır. Kimse
bulunamaz. Kişi bir kaç gün sonra İstanbul'da yakalanır. Ama bayandan halen
bilgi alınamamaktadır. Şahıs bayanın yaşamadığını beyan etmiştir.
not:daha sonra ceset gebze mezarlığında kullanılabilecek organlar alınmış vaziyette ceset bulundu
Sıvı Sabunlar
Lütfen ev ve iş yerlerimize sıvı sabun alırken buna dikkat edelim.
Prof. Dr. Atilla Celikiz diyor ki:
Son zamanlarda sivi sabunlarda görülen artisa
dikkat ediniz. Kamuya açik yerlerde ve tüm kamu
kurumlarinin tuvaletlerinde ekonomik oldugu için sivi
sabunlar kullanilmakta.
Elinizdeki açik yaralara temas ettiginde %100
cilt kanseri riski tasidigindan ve Ankara Onkoloji
hastanesi'ne yapilan basvurularda son 4 yilda "Cilt
Kanseri" hastalarinin sayisinin %94 arttigini
biliyor musunuz?
Özellikle isveç'ten alinan "Sterisol" isimli
dezenfektan içerikli sivi sabun bu riski en çok
tasiyanlardan. Umuma açik yerlerdeki
sivi sabunlarin hiç bir türünü asla kullanmayiniz.
Son Sözler...
• ÖLÜME SEBEP OLAN BAZI SÖZLER
• Kim bekleyecek lan simdi yesil isigin yanmasini..
• Bak simdi nasil baliklama atliycam..
• Gönder, gönder ben tutarim..
• Ay ! ne cici; isirir mi ?
• Geel, geel, sag yap geel!
• Yapma abi, seytan doldurur..
• Yav bu prizde elektrik var mi ?
• Abi, acaip seri bu araba yaa..
• Lan essek sakasi yapmayin bee..
• Asil sen ne diyon lan Ipna...
• Kocan eve erken dönmez degil mi sevgilim..
• Hala karli mi gösteriyor hanim..
• Aaa! Nevzat bak abim geliyor..
• Hocam ne olur son bir soru daha sorun..
• ALLAH, ALLAH ! Bu tuttugum da ne ?
• Bekle beni, bir dalip çikacagim..
• Beyefendi biraz kayabilir misiniz acaba ?
• KARDESLERIN SON SÖZLERI
• Abiii, FORMAT /U ne demek?
• Abi, seninki aradi, "bi kizi götürcekmis" dedim.
• Ablaa, babama söyledim, bana da senin balonlarindan alcak.
• Abii, Müjgan geldi, ona sünnet resimlerini gösterdim.
• Bak babama söölerim haa.
• DALGIÇLARIN SON SÖZLERI
• 20kg agirlik yeter mi?
• Su magarada ne var?
• 100m ye dalarim, bisi olmaz
• BALIKÇILARIN SON SÖZLERI
• Hava bugün ne güzel.
• Aaa ne güzel balik!
• Su tipa ne ise yariyor abi?
• Çapayi almadik mi?
• Burnu dalgaya mi verecektik?
• Su koya girdik mi tamam.
• MOTORSIKLETÇILERIN SON SÖZLERI
• Ben su iki motorun arasindan geçerim. (far isiginda)
• Bak simdi ibreyi sona dayandircam.
• Kaç basiyorum acaba?
• Demek daha önce motora binmedin. Atla arkama biraz dolasalim.
• Virajda hangi tarafa yatacaktik?
• Bunun önü nasl kalkiyo?
• Motor bozuldu, sen beni su iple çek.
• Nihaaaa köprü! (250 basarken)
• DIGER SON SÖZLER
• Bak Sadik'çigim seninle ilgili bir dedikodu duydum ama önce sana sorayim dedim. Sahi senin Kontrgerilla ile iliskin var mi ?
• Dogalgazin ülkemize hayirli olmasini diliyor ve dogalgaz ile çalisan ilk ocagi huzurlarinizda yakiyorum.
• Korkma hanm bu saatte kapimizi kim çalacak. Tanidik biridir...
• Gerdege girmeden önce sana açiklamak istedigim bir sey var Sinan.
• Tahliye mi oluyorum hoca efendi ?
• Postanede bana ait bir koli varmis onu almaya geldim..
• Müjdemi isterim Turhan abi. Bir kizin daha oldu..
• irmikleri neden aldin Nurhan ? Helva mi yapacan ? Niçin ?
• Bana bisey olmaz...
• Hayatimda hiç bu kadar güzel bir yemek yememistim..
• Yalan söylüyorsam suracikta öliim....
• Yaw suna bak, ne kadar gerçekci bir oyun....
• Rasim abi, kafesin kapisi kapali, degil mi?
• Yapma Seysu abi, seytan doldurur...
• Karicim, son günlerde biraz kilo aldin galiba ?
• Elektrikçiye ne gerek var canim, ben simdi hallederim...
• Bak simdi nasil sollicaz ipneyi !
• Abi bu yeni aldigim modem için paratoner taktik, bisey olmaz.
• Ben kirmizi yanmadan sari isikta geçerim.
• Gel abi burasi boyu geçmiyo..
• help help borgkkkkkggggggz help help (hehe turiz kari bize el salliyo)
• Hanim, bi kibrit yak da bakalim bu ne kokusuymus....
• Aya bak aya!! Kamyon fari gibi...
• Yaklasirsanz atlarimm..
• Korkma ben attigimi vururum.
• Suyun derinligi önemli degil,asil is atlamasini bilmek.
• Baba..Ben hamileyim.
• Olum bes tas çaldm, ruhun bile duymad
• Evladim beni karsidan karsiya geçirir misin ??
• Bakin çocuklar, bu deney seti, kapagi açilinca güvenlik önlemi olaraktan elektrigi keser.
• Ey ruuh...Geldiyseeeen.........
• Yaw Ruhi abi burasi galiba Fener tribunu diil yaw...
• Hoha agam soninda devlet babo köyümüza el atti..Bah uçahlarla hediye atiyolar...
• Bak olm hani aksamlar HARLEM`de dolaslmazdi, mis gibi dolas...
• Yaw karicim koskoca TITANIK bu hiç batar mi....
ARAPÇA FUTBOL TERIMLERI
Krampon-ul deccal-u uryan: Futbolcu
Akibet-ul huzzam: Elenme
Arafat-ul safha: Devre arasi
Cihat-ul kuvvayi milliye: Milli maç
Cemaat-ul mahter-i cumbut: Tezahurat
Cenaze-tul mevta-i kurre: Olu top
Darbe-i abes: Faul
Tut-tul minare: Hava topu
Musabaka-i hicret-ul gurbet: Deplasman maçi
Darbe-i mustehcen: Elle oynamak
Taarruz-ul aleykumselam: Kontra atak
Zam-ul zaman ivir zivir: Uzatma dakikalari
Def-ul felaketiyye, aman yarabbim: Atlatilan gol tehlikesi
Muhendis-i kurre-i muallim: Teknik direktör
Cahar-ul kumbet: Geri dörtlü
Vaziyet-ul madara: Hezimet
Ekib-ul riyaset-i cumhur: Takim kaptani
Rakib-ul azrail: Korkulu takim
Halife-i gol: Gol krali
Taarruz-u beles: Ofsayt
Hap-ul ademi ademiyye: Adam adama savunma
Gaflet-i dalaletiyye ve hatta hiyanetiyye: Sike
Ekib-ul kuvayi milliye: Milli takim
Ne teker-i Tam, ne sima-i Arabiyye, sulh-u salah: Beraberlik
Vaziyyet-ül velvele ve isgal-i cemaatiyye: Seyircinin sahayi isgali
Krampon-ül bela-i seytan: Iyi futbolcu (rakip takimdan)
Krampon-ül kabiliyye-i maasallah: Iyi futbolcu (bizim takimdan)
Gaflet-ü dalaletiye: Kendi kalesine atilan gol
Hiyanet-ül vatan-fir kayme: Sike
Hakimiyyet-ül kürre: Top kontrolü
Krampon-ül deccal-uryan-ül kayb-i kürre: Futbolcunun topu kaybetmesi Serdar-i kuvva-ül kürre: Takim kaptani
Asakir-i milliye-i devleti Osmaniyye: Türk milli takimi
Vaziyet-ül madara: Tarihi fark
Hezimet-ül yarabbi sükür: Serefli maglubiyet
Sut-ul minare: Havadan atilan top
Zamane-i yekun-u kürre-i cihad: Topun oyunda kaldigi süre (2 dakika) Zamane-i fuzuliyye: Bosa geçen zaman
Biserefiye-i tribün-ül sarih: Açik tribün
Cihad-ül kuvva-i milliye: Milli maç
Akibet-ül cihad ya seydi: Uzatma dakikalari
Vaziyyet-ül hararet: Karambol
Seyh-ül divan-ül kürre-i hümayun: Futbol federasyonu baskani
Ulema-i rezil-i rüsva: Spor yazari (veya skoru yazan)
Cihad-ül reis-i cumhuriyye: Cumhurbaskanligi kupasi
Cihad-ül vezir-i azam: Basbakanlik kupasi
Vaziyyet-ül kalaba ve istif ül balik-i numerra: Numarali tribün
Muhafazzar-i kal'a: Kaleci
Asakir-i muhafazza-ül satih: Defans oyuncusu
Veled-i rüzigar: Kanat oyuncusu
Asakir-i saha-ül merkeziyye: Orta saha oyuncusu
Cihad-i vallah-ül azim: Kavga
Müfreze-i krampon-ül bomba: Golcüler
Reis-ül tekke-yi kurre-i hümayuniyye: Klüp baskani
Gariban-i umumiyye: Taraftar
Gariban-i gurbet: Gurbetci taraftar
Mudr-i terbiyye-i bedeniyye ya sehr-i Istanbul: Istanbul GSGM genel müdürü
Defterdar-i cihad-ül kürriye: Hakem
Sancaktar-i hatt-ül saha: Yan hakem
Sur-ül düttürü: Hakem düdügü
Sükun-u mahser: Yenilen gol sonrasi sessizlik
Isyan-i garibaniyye: Kötü tezahürat
Tezahür-ü cümle-i cemaat: Toplu tezahürat
Reis-i imam-i cemaatiyye: Amigo
Ceza-i serriye aman yarabbi: Penalti
Vaziyyet-ül hüzzam velakin Allahüm Rabbena ve Insallah vaziyet-i zafer-i kuvva-i aliye sehr-i Istanbuliyye: 1 gol Istanbul'da turu getirir mi ?
La havle ve la kuvveten: Yenilen gol
Alllaaaaaahhhh: Atilan gol
Darbe-i müstehcen: Faul
Taaruz-u aleyküm selam: Kontra atak
Cenazi-i mefta-i kürre: Ölü top
Sut-ul hürriyet: Frikik
Taaruz-u fevkal beser: Mükemmel atak
Ferman-i kehribar: Sari kart
Ferman-i ahmer: Kirmizi kart
Taaruz-ul hasbinallah: Ofsayt
Kabe-i hürriye-i hümayuniyyeh sahane: Stadyum
Divan-i krampon-ül deccal-i üryan-ül mafis kaabiliyet: Yedek kulübesi Hareket-ül rabiya-il kusuriyye: 9 kusurlu hareket
Darbe-i mabad: Teknik direktörün kovulmasi
Iblis-i vesvese: Basin
Harabet-i kürre-i feza: Hava topu
Cinsiye-i defterdar-i cihatül kürriye na mümkün: Ibne hakem
Akibet-ül hüzzam: Elenme
İşte dünyanın ismi en zor söylenen gölü...
ABD'nin Massachusetts eyaletinin Nipmuck Kızılderililerinin yaşadığı orta kesimlerinde bulunan bir gölün 45 harften oluşan ismini telaffuz etmek neredeyse imkansız.
Dünyanın en uzun ve söylenmesi en zor isimlerinden birine sahip olan ''Chargoggagoggmanchauggagoggchaubunagungamaugg'' gölünün adı zaman zaman değiştirilmek istenmiş, ancak tepkiler nedeniyle bundan her seferinde vazgeçilmiş.
İsminde 15 ''g'' harfi bulunan göl ile ilgili çok sayıda şiir yazılmış, beste yapılmış. 15 ''g'' harfinden sadece ikisinin isimden çıkarılması girişimleri 1949'daki kampanyayla engellenmiş.
''Telaffuz sorunu'' nedeniyle pek çok kişinin ''Webster'' gölü diye adlandırdığı 'Chargoggagoggmanchauggagoggchaubunagungamaugg''un Nipmuck Kızılderililerinin dilinde, ''Sen kendi tarafında, ben kendi tarafımda balık avlayalım, ortada ise kimse avlanmasın'' anlamına geldiği iddia ediliyor.
Çevre sakinleri, gölün isminin Guinness Rekorlar Kitabı'na alınmasını istiyor, ancak rekorlar kitabında ''en uzun göl ismi'' kategorisinin bulunmadığı belirtiliyor.
Guinness Rekorlar Kitabı'ndaki en uzun yer isminin de resmi kayıtlarda bulunan Bangkok'taki ''krungthephphramahanakhon bowonratanakosin mahintharayuthaya mahadilokphiphobnovpharad radchataniburirom udomsantisug''a ait olduğu bildiriliyor..
- Milliyet -
Dünya tersine döndü...
:eek: ''Karısının dayağından sığınma evine kaçtı'' :eek:
Konya’da, eşinden sürekli dayak yiyen 40 yaşındaki Şükrü Taşyaka, 2 yaşındaki kızı Emine’yi de yanına alarak evden kaçtı ve Erkek Sığınma Evi’ne yerleşti
Can güvenliği kalmadığı gerekçesiyle savcılığa suç duyurusunda bulunan Şükrü Taşyaka, 5 yıllık eşi Nuran Taşyaka’dan şikayetçi oldu. Ailesi tarafından görücü usulü ile evlendirildiği eşi Nuran Taşyaka’nın cezalandırılmasını isteyen Şükrü Taşyaka, utandığı için şiddet gördüğüne ilişkin rapor almadığını söyledi. Şükrü Taşkaya, eşinden gördüğü şiddeti anlatırken şunları söyledi:
‘O evde her gün dayak yiyordum. Karım beni sürekli aşağılayıp dövüyordu. Artık dayanamayacağımı anladım ve evi terketme kararı aldım. 2 kızım vardı, 2 kızıma birden bakamayacağım için, küçük kızım Emine’yi yanıma aldım ve evden çıktım. Ancak annemin evine dönemedim. Daha önce televizyonda gördüğüm erkek sığınma evinin yerini sorarak öğrendim ve buraya geldim. Kahveye gitsem, beni dışlarlardı, ama burada herkes eşinden dayak yediği için geldiğinden beni yadırgamadılar ve kader birliği yaptık.’
:) EVE SARHOŞ GELİYORDU :)
Bir inşaat şirketinde işçi olarak çalışan Taşyaka, tasarruf gerekçesiyle işten çıkarılınca uzun süre iş bulamadığını belirterek ‘Eşimle sürekli tartışıyorduk. Ancak son zamanlarda, her gün beni dövmeye başladı. Sadece içki içip eve sarhoş gelmiyordu, onun haricinde her haliyle beni bir erkek olarak mahvetti. O evde öyle günler geçirdim ki anlatılamaz. Üzerime çıkarak beni ölümle tehdit ediyordu’ dedi.
kamasutra jeans,reklam biraz abartılı olmamış mı sizce:
http://www.bigblue.com.tr/turkce/katalog.asp
Abartıda lafmı bunlar katolog çekimi yerine film çekimi yapmışlar, menülerde gezerken bile çıkan ses ilginç! Tobe tobe...
kamasutra jeans,reklam biraz abartılı olmamış mı sizce:
http://www.bigblue.com.tr/turkce/katalog.asp
bir ajansa yazılmak sart oldu artık! :D :D
alanyafatihi
27-01-2005, 17:44
Ulusal Kanal'a SPK kıyağı
Yimpaş’a jet hızıyla dava açan SPK, Ortaklık vaadiyle 1 Trilyon lira toplayan Perinçek’in kanalını sadece uyarmakla yetindi.
Sermaye Piyasası Kurulu’nun, ortaklık vaadiyle 1 trilyon lira toplayan ve bu parayı nereye harcadığı tespit edilemeyen Ulusal Kanal’ı sadece uyarmakla yetinirken, daha önce birkaç milyar lira bağış toplayan şirketleri mahkemeye verdiği ortaya çıktı.
SPK, 1997’de Yozgatspor için bağış toplamak isteyen Yimpaş Holding hakkında jet hızıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmuş. Yimpaş ve Kombassan şirketlerinin yetkilileri, SPK’nın Ulusal Kanal’ı uyarmakla yetinmesine şaşırdıklarını ifade ediyor.
Yimpaş Holding hukuk danışmanı Süleyman Yılmaz, Yozgatspor için sadece bağış toplamak istedikleri halde SPK’nın kendileriyle ilgili altı sayfalık bir şikayet dilekçesi hazırladığına dikkat çekti. Yılmaz, “Futbol takımını satmadığımız halde SPK, bize dava açtı. Açıkça hisse senedi dağıtan Ulusal Kanal’a aynı hassasiyetin gösterilmemesi dikkat çekici.” dedi. Geçmiş yıllarda SPK’nın sıkı denetiminden geçen Kombassan Holding’in hukuk danışmanı avukat Ahmet Güney de hisse senedi dağıttığını açıkça beyan eden Ulusal Kanal olayının basit bir uyarı ile geçiştirilemeyeceği görüşünde.
SPK yetkilileri ise yasal olmayan yollardan ortaklık vaadinde bulunan Ulusal Kanal’a ‘suçun nakıs’ kalması nedeniyle uyarı cezası verildiğini, bu konuda denetim çalışmalarının devam ettiğini ileri sürüyor.
Yasalara aykırı olarak hisse senedi dağıttığı ortaya çıkan Perinçek’e ait Ulusal Kanal bir süre önce SPK tarafından uyarılmıştı. Ancak uzmanlar Kurul’un bu kararı ile geçmiş dönemlerde benzer olaylara verdiği kararlar arasında bir çelişki bulunduğunu belirtiyor. Bunun için 1997 yılında Yimpaş Yozgatspor için yapılan denetim örnek gösteriliyor. Türkiye 2. Ligi’nde mücadele veren Yozgatspor’un yönetimini 1997 yılında devralan Yimpaş Holding, futbolculara ve futbol kulübüne maddi ve manevi destek açısından 1 Eylül 1997 tarihinde bir kampanya başlattı. Söz konusu kampanya Yeni Asır gazetesinde “Yimpaş futbol takımı satıyor” başlığı ile haber oldu. Bu haberi ihbar kabul eden SPK, Yimpaş Holding’den savunma istedi. Yimpaş Holding ise SPK’ya Yozgatspor’un halka açılması ve hisse senedi satılması gibi bir durumun olmadığını bildirdi. Ancak ilerleyen zaman içinde böyle bir durumun olması halinde Kurul’a müracaat edileceği bildirildi. Buna rağmen SPK, 4 Mayıs 1998 tarihinde Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na Yimpaş Holding’in Sermaye Piyasası Kanunu’nun 4. maddesine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Yimpaş Holding, Yozgat Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davadan beraat etti. Karar SPK tarafından temyiz edildi. Yargıtay kararı bozdu. Açılan dava 4616 sayılı Şartlı Salıverme ve Davaların Ertelenmesi Yasası kapsamında ertelendi.
Perinçek hisse senedi dağıttı
Henüz Yozgatspor’u halka açtıklarını net olarak söylemeyen ve sadece kulüp için bağış toplayan Yimpaş yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunan SPK, “ortaklık” vadeden ve hisse senedi dağıtıldığını anlatan Ulusal Kanal’ı sadece uyardı. Perinçek, Aydınlık’taki yazılarında 700 milyar liranın toplandığını açıklamıştı. Perinçek, 11 Aralık 2004 tarihinde yaptığı basın toplanısında Ulusal Kanal Televizyonu’nun yayın yapabilmesi için halktan 10 milyon dolar topladıklarını açıkladı. SPK’dan uyarı alan Ulusal Kanal, kampanya duyurularında ortaklık kelimesini kullanmamaya dikkat etti. Olayı bir bağış kampanyası gibi duyurmaya başladı.
ZAMAN
tuhaf buluslar
Bilim adamlarının kimi buluşları önceleri çok komik ya da saçma gelse de, günün birinde hayatı değiştirecek kadar etkili olabiliyor. Independent gazetesi de birçoğu anlaşılamayan 'tuhaf' buluşları derledi:
Ruhun ağırlığı teorisi
Filozoflar uzun yıllarca eğer ruh varsa madde mi yoksa başka bir formda mı olacağını tartıştı. 1900'lerin başında Amerikalı bir doktor olan Duncan MacDougall tüberkülozlu hastalarını incelemeye alarak, onlar ölür ölmez ağırlıklarında bir değişme meydana gelip gelmediğini ölçtü. Sonuçta ölüm anında altı hastadan dördünün ağırlığının 21 gram azaldığı görüldü.
Bu buluşun zekice mi yoksa sadece tuhaf mı olduğu netlik kazanmadı ancak olağandışı önermelerin olağandışı kanıtları olması gerektiği mantığıyla ortada kaldı. Henüz deneyi modern imkânlarla tekrarlayan çıkmadı.
Çiçek bir hafta fazla yaşadı
Adı açıklanmayan bir bilim adamı, iktidarsızlık ilacı Viagra'yı çiçeklerde denedi. Viagra, peniste kan basıncını artırarak işe yaradığından ve çiçeklerde kan olmadığından bu deney anlamsız görünse de sonuç verdi. Ölmek üzere olan çiçekler dirilerek normal yaşamlarından bir hafta fazla yaşadı.
Sudan bilgisayarlar
1960'larda suda çözülen moleküllerin zamanla suyun yapısını değiştireceği fikri ortaya atıldı. Tuhaf olmasına rağmen deneyler bu fikri kanıtlıyordu. 1988'de Fransız bilim adamı Jacques Benveniste, suyun bu değişen yapıyı, içindeki moleküller seyreltildikten sonra bile 'hatırladığını' iddia etti. Bu iddianın doğruluğu halinde sudan bilgisayar hafızası yapılabilecekti. Ancak bu buluş da tekrar denenmeden bilim dünyasının 'tuhaf' rafına kalktı.
İneklerin ısınmaya katkısı!
Einstein her sabah çorap giyip her akşam çıkarmanın kendisine bir yaşam boyu yüzlerce saat kaybettireceğini hesaplayıp çorap giymekten vazgeçmişti. Tıpkı bu saçma görünen hesap gibi son yıllarda bilim adamları ineklerin çıkardığı metan gazı miktarını hesaplayarak küresel ısınmaya olan katkısını ölçüyor. Ancak sorun öyle ciddi ki, Avustralyalı uzmanlar ineklerin gaz çıkarmasını engellemek için genetik değişiklikler üzerinde çalışıyor.
Yıldırımı yakalamak
1752 yılında Fransız Thomas Francois D'Alibard, yıldırımı yakalayıp bir şişeye koymak üzere bir deney yaptı. Yardımcısı Coiffier'i fırtınalı bir günde üç boş şarap şişesiyle desteklenmiş bir tahtadan oluşan bir sandalyenin üzerine oturttu. Coiffier elinde 15 metrelik bir demir çubuk tutuyordu ve çubuğun alt ucu, alüminyum folyoyla sarılmış bir şişeye bağlıydı. Bu çılgın fikir işe yaradı, Coiffier hayatta kaldı ve Benjamin Franklin'in yıldırımın elektriğin bir formu olduğuna dair görüşü ilk kez kanıtlandı.
Bilinç genişletmek için
Eski Mısırlılar, kafataslarındaki basıncı serbest bırakmak için kafataslarına delik açarlardı. 1960'larda Joey Mellen ve Amanda Feilding, 'bilinçlerini genişletmek' amacıyla bu operasyonu gerçekleştirmeye karar verdi.
Ancak operasyonu uygulamayı kabul edecek doktor bulamayınca aynanın karşısına geçip, matkapla işlemi kendi kendilerine gerçekleştirdiler. Şaşırtıcı şekilde hayatta kaldılar, deneyimden sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini açıkladılar. İkili daha sonra evlendi, normal bir aile hayatı sürdü. Amanda Feilding, yaşadığı deneyimle ilgili 'Heartbeat' isimli bir film çekti.
Ve bir de değeri anlaşılan
Britanya'daki Bristol Üniversitesi'nden Michael Berry, kurbağaların havada asılı kalmasını sağlayacak metot üzerindeki çalışmalarıyla Nobel ödülü almıştı. Fizikçiler bu çalışmayla asla dalga geçmedi, çünkü metodun amacı yerçekimsel ve manyetik güçleri dengeleyerek havada sabit durabilmeyi sağlamaktı. Daha sonra bu teoriyi kanıtlayan deneyler de yapıldı. Havada yavaşça dönerek aşağı inen kurbağaların fotoğrafları hâlâ bilim dünyasının en önemli ikonları arasında bulunuyor.
http://www.haberturk.com/habermetni.haberturk?@=174683
okuyun görün tv haberciliğini......................
San Francisco
29-01-2005, 10:05
...:)
Bunlara bütçe mi dayanır.. :D :D :D
HANGİMİZ ÖKÜZZZZZZZZZZZZZZZZZZZ
http://www.denizlieml.com/depo/okuz.jpg
radiolaria
30-01-2005, 00:32
kamasutra jeans,reklam biraz abartılı olmamış mı sizce:
http://www.bigblue.com.tr/turkce/katalog.asp
abartmış haklısın :D
radiolaria
30-01-2005, 00:40
KADIN NEDİR ?
Kadınlar,hiç değişmeyen bir zevkin değişebilir araçlarıdır.-MARCEL PROUST
Yaşlandıkça erkeğin yüz hatları derinleşir,kadınların ki ise buruşur.-GOETHE
Bir kadın otuz yaşına geldiğinde poposuyla yüzü arasında bir tercih yapmak zorundadır.-COCO CHANEL
Eğer kadın iyi bir şey olsaydı Tanrı'nın da karısı olurdu.-SACHA GUITRY
Kadınların saklayabildikleri tek sır,bilmedikleri sırdır.-SENECA
Bir sevgilisi olan kadın melektir,iki sevgilisi olan kadın bir canavardır,üç sevgilisi olan kadın ise gerçek kadındır.-VICTOR HUGO
Tüm kadınların serveti iki bacakları arasındadır.-HONORE DE BALZAC
Erkek yüreğinin özünde sadece sertlik vardır,oysa kadının yüreği özünde kötüdür.-FRIEDRICH NIETZSCHE
Bir kadın, bir koca buluncaya kadar geleceği konusunda endişelidir.Bir erkek ise ancak bir kadınla evlendikten sonra geleceği konusunda endişelenmeye başlar.-GEORGE BERNARD SHAW[/QUOTE]
feministler duymasın
http://www.worth1000.com/entries/10500/10635_w.jpg
Yabancılar tahvil gibi borsaya da üşüştü
Merkez Bankası'na bir ayda 2 milyar dolar satıp Türkiye'ye akın eden yabancı yatırımcının ilgisi faizle sınırlı kalmadı. Borsanın da üçte ikisine sahip oldular. 2001'de yüzde 35'e inen borsadaki yabancı payı şimdi yüzde 65'in üzerinde. Yatırımlarının değeri ise 20 milyar dolara yaklaştı
30/01/2005
Merkez Bankası'na 2 milyar dolar satıp dövizi son bir yılın, faizi ise tarihinin en düşük seviyesine indiren, yurtdışında YTL tahvili bile çıkartan yabancı yatırımcı, İMKB'yi de adeta ele geçirdi. Borsa haftalardır zirve üstüne zirve yapıp 27 bin puanın üzerine çıkarken, yurtdışı adresli tasarruf sahibinin payı da rekor kırıyor. Son hesaplara göre İMKB'deki yabancı payı yüzde 65'in üzerine çıktı. Bu 29.2 milyar dolarlık hisse senedinin işlem gördüğü borsada 19.1 milyar doları aşan bir yabancı yatırımı demek.
İlgi o kadar yüksek ki, aracı kurumlar yurtiçindeki müşterilere hizmet vermek için bulundurduğu brokerları bile talebi karşılamak için yabancı yatırımcılara tahsis etmeye başladı. Uluslararası bir yatırım bankasının yetkilisi ise durumu, "Müşteri telefon açıyor. Türkiye'den hisse senedi alacağım diyor. Bir şirket ismi söylüyorsun. Hemen al diyor. Fiyatını bile sormuyor. Üstelik bunların çoğu daha ilk kez Türkiye'ye yaürım yapıyor" diye özetliyor.
Bir haftada 6 bin kişi borsadan kaçtı
İçeride ise bambaşka bir durum var. Türk yatırımcı borsa rekor kırdıkça hisselerini saüp gidiyor. Hisse senedi yatırımı yapan tasarruf sahibi sayısı Ekim sonundan bu yana 43 bin azaldı. Borsadaki yerli yatırımcı sayısını gösteren Takasbank'taki bakiyeli hesap sayısı 19 Ocak'ta 1 milyon 71 bine indi. Bu rakam 2000 yılının başından bu yana görülen en düşük seviye. Aracıların bazdan, "Bakiyesinde çok az para kalan hesapları yılsonundan önce kapattık, azalmanın önemli bölümü bundan kaynaklandı" diyor. Ancak bu açıklama 10-19 Ocak arasında yatırımcı sayısında yaşanan 6 bin adetlik düşüşü aydınlatamıyor. Belki de büyük bir aracı kurumun genel müdüründen gelen şu sözler daha açıklayıcı: "2001 krizinden sonra borsadaki düşüşü, birçok şirketin kapanıp yatırımcıların hisselerine el konması yerli yatırımcıda küskünlük yarattı. Şu anda birçok hisse 2000'de dolar bazında gördüğü zirve seviyenin üzerine geldi. Eğer hisse senedi yatırımına sırt çevirmek istiyorsanız, satıp piyasadan çekilmek için ortada yeterli fırsat var."
İMKB'de yerli yatırımcının payı hiç bu kadar düşük olmamıştı
Ortadaki durum borsadaki dengeleri oldukça hızlı bir şekilde değiştiriyor. İMKB'nin verilerine göre, yabancı yatırımcılar Aralık ayında net 474 milyon dolarlık rekor alım yaptı. Bunun ardından yabancı yatırımcıların portföyünde bulunan hisse senetlerinin değeri 2004 sonunda 16.1 milyar dolarla zirveye çıktı. Söz konusu rakam, yıl sonunda 97 milyar dolar piyasa değeri, 25.8 milyar dolarlık halka açık kısım değerine ulaşan borsadaki yabancı payının yüzde 62 düzeyinde olduğunu gösteriyor. Yeni yılda ise bu oran daha hızlı artıyor. Adet bazında yabancı yatırımcının hesabında bulunan hisse senedi sayısı 2005'in geride kalan döneminde yüzde 3'e yakın yükseldi. Bu İMKB'de işlem gören şirketlerin halka açık bölümlerinin yüzde 65-66'sının yabancı yatırımcıların kontrolüne geçtiğini gösteriyor. Yani son kapanış değerlerine göre piyasa değeri 107.5 milyar dolar, halka açık kısım değeri ise 29.2 milyar dolar olan borsada yabancının 19.1 milyar dolarlık yatırımı var demek mümkün. Borsa endeksi 2000 başında 3.5 cente çıkarken İMKB'nin piyasa değeri 120 milyar dolar, yabancının payı ise yüzde 55 düzeyindeydi. Yabancının borsada 15.4 milyar dolarlık yatırımı vardı. Aradaki fark durumu net olarak açıklıyor.
Şener: 2-2.5 milyar dolar yabancı sermaye girdi
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, AB'den müzakare tarihi alınmasıyla birlikte geçen yıl yabancı sermaye girişinin 2003'e göre 2-2.5 milyar dolar arttığını söyledi. Bunun önemli bir artışı ifade ettiğini kaydeden Abdüllatif Şener, "Artan yabancı sermaye girişi piyasada kendini hissettirdi. Önümüzdeki dönemde yabancı sermaye girişi artarak devam edecektir. Doğrudan yabancı yatırımlardaki artış hızının önümüzdeki süreçte de devam edeceğini öngörüyoruz. 3 yılda 15 milyar dolarlık sermaye girişi bekliyoruz" dedi. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun ardından konuşan Şener, ekonomideki gelişmelerin ve göstergelerin iyi yönde seyretmeye devam ettiğini belirterek, şunları söyledi: "Beklenti anketi hükümet tarafından uygulanmakta olan ekonomik programın ve 2005 yılı için öngörülen hedeflerin gerçekleşeceği konusunda piyasanın duyduğu güveni teyit ediyor." Mortgage sistemi üzerinde de duran Şener, "Özellikle orta gelir düzeyine sahip vatandaşları ev sahibi yapmaya çalışacağız" diye konuştu.
Haber : Oğuz KARAMUK
Turkcell'in % 1.8'lik hissesi için Çukurova'ya opsiyon yok
Yapı Kredi Bankası, Çukurova Holding'in yüzde 1.8'lik Turkcell hissesi için yaptığı geri alım opsiyon hakkı başvurusunu kabul etmedi
29/01/2005
Yapı Kredi Bankası, Çukurova Holding'in yüzde 1.8'lik Turkcell hissesi için yaptığı geri alım opsiyon hakkı başvurusunu kabul etmedi.
Çukurova Grubu söz konusu hisseleri bankaya olan 98.9 milyon dolarlık faiz taksidi borcuna karşılık olarak vermişti.
YKB'den İMKB'ye yapılan açıklamada, "Faiz taksidinin tasfiyesinin temini için bankamızca iktisap edilen Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş hisse senetlerinin (% 1.8) geri alımı hususunda Çukurova Holding başvuruda bulunmuş ve bu başvuru bankamızın 27 Ocak 2005 tarihli yönetim kurulu toplantısında değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru opsiyon kullanımı için belirlenen hususlara uygun olmadığı için kabul edilmemiştir" denildi.
TMSF ve BDDK ile yaptığı 31 Ocak 2003 tarihli sözleşmeye göre, Çukurova Grubu'nun Yapı Kredi'deki Turkcell hisselerini geri alma opsiyon hakkı, sözleşme tarihinden itibaren iki yıl içinde, yani 31 Ocak 2005 Pazartesi günü kullanılmaması halinde sona erecek. Bu anlaşmaya konu olan Yapı Kredi Bankası'nın elindeki Turkcell hisselerinin oranı yüzde 11.8 seviyesindeydi.
Ancak taksit ödemesi için de yüzde 1.8'lik Turkcell hissesi verilince bankanın elindeki hisse oranı yüzde 13.1 olmuştu. Bankanın elinde ayrıca yüzde 16.5 oranında da rehinli Turkcell hissesi bulunuyor. Çukurova Grubu'nun bu hisseleri alma niyetinden vazgeçmediği biliniyor. Grup, Körfez ülkeleri de dahil olmak üzere dış piyasalardan kaynak arayışlarını sonuçlandırarak hisseleri almak istiyor. Çukurova Grubu'nun Koç Grubu ile yaptığı pazarlık sonuçlanana kadar Turkcell hisselerini geri alma opsiyonunu uzatma girişiminde bulunduğu da biliniyor.
chuckydoll
30-01-2005, 23:52
aaaaaaaaaaaa!!!!!!!!
chuckydoll
31-01-2005, 00:15
big john!!!!
AloneWolf
31-01-2005, 14:09
http://www.bbc.co.uk/drama/rockface/game/main.swf - Arama Kurtarma Timi Olmaya Ne Dersin? Helikopter İle Yaralıları Topluyoruz
http://www.squizzle.com/gamepop.asp?filename=1205_battleship.swf&title=Battleship - Karşınızda amiral Battı ama bu biraz farklı...
http://www.miniclip.com/gamefiles1234/shanghai_demo.dcr - İşte Karşınızda Günün Oyunu
http://t45ol.com/play_flash.php?ID=977 - Petshopdaki hayvanları yemeklerine ulaştırabilicekmisiniz bakalım?
http://t45ol.com/play_flash.php?ID=954 - Berberlik nasıl bi duygu Biliyormusunuz? Buyrun koltuk sizi bekliyor.
Günün Eğlenceleri.
HANGİMİZ ÖKÜZZZZZZZZZZZZZZZZZZZ
http://www.denizlieml.com/depo/okuz.jpg
Valla karar vermek çok zor...
Ama aşağıdakiler gibi... :D :D :D
hakkinen
31-01-2005, 15:49
http://img23.exs.cx/img23/712/kurtlarvadisi3ut.jpg
Cumartesi gecesi ''Acun Firarda'' programında Acun Ilıcalı Paris'te Japon turistlerle röportaj yapmadan hemen önce;
''Evet sevgili seyirciler Paris deyince aklımıza ne geliyor,tabii ki de Japon turistler!!''
Bravo Acun ayakta alkışlıyoruz seni!!!
chuckydoll
31-01-2005, 17:57
işte tam bir baba ve çocuk benzerliği
chuckydoll
31-01-2005, 18:00
yasak aşkın sonu....
chuckydoll
31-01-2005, 18:04
bu poz nasıl!!!! gülimmi biraz????
chuckydoll
31-01-2005, 18:10
hotdog!!!!
chuckydoll
31-01-2005, 18:13
beleş yıkama
RAHIBELER VE SORUNLARI; UYKUSUZLUK
Albert Einstein karli bir kis gecesi konferansa giderken yolda kalir.
Arabada kalsa donacak; uzaktaki zayif isiga dogru yurur. Manastirin
kapisini calar. Kapiyi acan rahibeye durumu anlatir ve siginmak
istedigini belirtir.
Ünlu bilgine bir oda verirler. Gece yarisi kapiyi Basrahibe
calar. Bilgine manastirda 40 rahibenin yasadigini ve hepsinin uykusuzluk
cektigini soyler. Ünlu bilginden bu sorunun kokenini ve cozumunu bulma
konusunda yardim ister. Enstein sabaha kadar dusunup birseyler bulmaya
calisacagini soyler ve yatar.
Ertesi sabah kahvaltida sorunu ozetler.
Siz burada 40 rahibesiniz. Ve hepinizin uyku sorunu var.
Yani: S L E E P.
Bu sorunu ne zaman yasiyorsunuz: N I G H T.
Öyleyse:
S L E E P N I G H T
0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Einstein Basrahibeden ilk sozcukten iki, ikinci sozcukten bir harf
secerek altindaki rakamlari yanyana yazmasini ister.
Diyelim ki harfler L, P ve H olsun. 148.
Bilgin bu rakamlari ters cevirip cikarir:
841 - 148 = 693.
Bu rakami ters cevirip toplar:
693 + 396 = 1089.
Ünlu bilgin 40 rahibe oldugu icin cikan sonucu 40 ile carpar:
1089 x 40 = 43560
Cikan sonucun altina ilgili harfleri yazmasini ister basrahibeden ve
sorunun nedeni ortaya cikar:
4 3 5 6 0
(isterseniz farkli rakamlarla tekrar deneyebilirsiniz)
http://www.komikaze.net/komikaze/karikaturler/CEHENN.gif
Kurt Kocayınca :D :D :D
http://www.komikaze.net/komikaze/karikaturler/20050107.gif
http://www.komikaze.net/komikaze/karikaturler/20041231.gif
http://www.komikaze.net/komikaze/karikaturler/20050125.gif
sudan'li cocuk fotografi ve kisa oykusu:
Bu fotograf 1994'de Sudan'daki kitlik sirasinda
cekildi ve fotografci
Kevin Carter'a Pulitzer odulunu kazandirdi.
Cocuk emekleyerek 1 km. otedeki Birlesmis Milletler
yemek kampina gitmeye calisiyor.
Arkasindaki akbaba, cocugun olmesini bekliyor.
Fotografi ceken Kevin Carter, fotografi ceker cekmez
oradan ayriliyor ve kimse cocuga ne oldugunu bilmiyor.
Fotografci Kevin Carter 3 ay sonra depresyona giriyor
ve intihar
ediyor.
:aglayan:
İzleyin bakın; ne kadar korkutmuşuz Rumları...
http://www.e-grammes.gr/turkman.htm
alanyafatihi
01-02-2005, 09:17
Gelmişler de bir araya
Ermişler, ermemişler,
İşlerini yoluna koymak için
Sırt sırta direnişe geçmişler.
Sırt üstü gidince de,
Düşmez kalkmaz
Bir hacıyatmaz, demişler
Yeni baştan
Geçebilmek için direnişe
Bir fırın ekmek yiyedursunlar
Bu arada
Yüceltmek isteyenler ünlerini
Güçlerini çenelerine verip
Korkağa çıkarmışlar adımızı.
Öyle ya,
Biz korksak onlar yüreklenecekler…
Eee bu da bir avuntu,
Bu da bir umut!
Ama ne yapsın Sultan Mahmut!
Zaman durmuyor ki durduğu yerde…
Şu ırmaklar var ya, şu akarsular
Neden tersine akmakta?
Bakıyoruz, kısırlar daha kısır
Sinsiler daha sinsi.
Cüceler, bücürler,
Küçükler, daha da küçük…
Ah hele onlar,
Yaşamadan kimliklerini eskitenler!
alanyafatihi
01-02-2005, 09:22
Amerika'ya öfkeliysem, vardır bir sebebi!
Durduk yerde; hiç kimse, hiç kimseye "düşman" olmaz!.. Eğer "düşman"sa, eğer "öfke ve hınç" doluysa, vardır bir sebebi!.. Arı bile, "kovanına çomak" sokulmadığı sürece saldırmaz!..
Bu cümleden olarak;
ABD'ye beslenen düşmanlığın, ya da en azından Bush oğlu Bush'tan duyulan hoşnutsuzluğun da bir "sebebi" var!..
Yani, bunca insan durduk yerde düşman olmadı Amerika'ya!..
ÖFKENİN SEBEBİ
Önce, bir "araştırma"nın sonuçlarını aktaralım...
İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin yayınladığı bir kamuoyu yoklamasına göre, George Bush'un yeniden ABD Başkanı seçilmesi, 21 ülkeden 16'sında "küresel barış ve güvenlik" açısından olumsuz görülüyor.
Ankete Türkiye'den katılanların büyük kısmı da olumsuz düşünce belirtiyor.
Anket, uluslararası kamuoyu araştırma firması GlobeScan'ın Maryland Üniversitesi'ndeki Uluslararası Politika Davranışları Programı (PIPA) tarafından 21 ülkede, her ülkeden 1000 ya da daha fazla kişinin katılımıyla, toplam 21 bin 953 kişi arasında, 15 Kasım 2004-3 Ocak 2005 tarihlerinde yapılmış.
Bush'un yeniden seçilmesini "dünyada barış ve güvenlik" açısından olumsuz bulanlar arasında, Türkiye'den ankete katılanların yüzde 82 ile önde olduğu belirtiliyor. Türkiye'den katılanlar arasında bunu olumlu bulanların oranı ise sadece yüzde 6 olmuş!..
Türkiye'yi yüzde 79 ile Arjantin, yüzde 78 ile Brezilya, yüzde 77 ile Almanya, yüzde 75 ile Fransa takip etmiş.
Diğer ülkelerdeki olumsuz düşünenlerin oranı ise şöyle:
Endonezya yüzde 68, Kanada yüzde 67, Lübnan yüzde 64, İngiltere yüzde 64, Şili yüzde 62, Avustralya yüzde 61, Meksika yüzde 58, Güney Afrika yüzde 57, Çin yüzde 56, İtalya yüzde 54, Güney Kore yüzde 54.
Bush'un yeniden seçilmesini küresel barış ve güvenlik için olumlu bulanlarsa Filipinler'de yüzde 63, Hindistan'da yüzde 62, Polonya'da yüzde 44 oldu.
Japonya ve Rusya'da olumsuz düşünenlerin oranı yüzde 39 çıkarken, olumlu bulanlar Japonya'da yüzde 15, Rusya'da yüzde 16 oranında kalmış!..
İŞGALE HAYIR
ABD'nin dünyadaki etkisini nasıl gördükleri sorusunda, bunu çok olumsuz bulanlar Arjantinliler olmuş!..
Arjantin'de bu etkiyi çoğunlukla olumsuz bulanların oranı yüzde 65 olurken, bu oran Almanya'da yüzde 64, Rusya'da yüzde 63, Türkiye'de yüzde 62, Kanada'da yüzde 60, Meksika'da yüzde 57, Fransa'da yüzde 54 olmuş.
Avustralyalıların yüzde 52'si çoğunlukla olumsuz, yüzde 40'ı çoğunlukla olumlu bulmuş.
Irak'taki işgal ve katliamlara askeri destek sağlanmasına en çok karşı çıkanlar arasında ise Türkiye, yine ön sıralarda yer almış!..
Ankete katılanlar arasında buna karşı çıkanların oranı Rusya'da yüzde 89, Türkiye'de yüzde 88, Arjantin ve Fransa'da yüzde 84, Almanya'da yüzde 83, Brezilya'da yüzde 82, Kanada'da yüzde 76 olmuş!..
Ankete katılan ülkeler arasında askeri katkıya en çok destek yüzde 37 ile Avustralya'dan gelirken, bu ülkede buna karşı çıkanların oranı yine yüzde 56 olmuş.
Bu tablodan sonra, yine başa dönelim ve soralım:
"Böyle bir tablo, durduk yerde mi oluşuyor?"
Yani;
ABD hiçbir şey yapmadığı halde, insanlar Amerikalıların "tip"lerine bakıp da mı "nefret" ediyor onlardan?..
Bir "nefret" ki, dalga dalga yayılıyor ve kar topu gibi katlanarak büyüyorsa, işte orada durup, düşünmek gerekir;
"Nerede yanlış yaptım?"
ABD, bu soruyu sormak yerine, "küstahça adımlar" atmaya devam ediyor!..
Hem de;
Dünyayı umursamadan!..
Hem de;
"Ben yaptım, oldu" diyerek!..
SİLAH ZORUYLA SEÇİM!
İşte, önceki gün "metazori" seçim yapıldı Irak'ta!.. İnsanlar, "silah zoruyla" sandıklara götürüldü!..
Bu nasıl "demokrasi" ve "özgürlük" anlayışıdır ki, kafalarına silah dayanmış insanlar, sandığa götürülüp, "tercih"e zorlandı!..
Halk, güya, "irade beyanı"nda bulundu!..
Peki, kimi tercih etti?..
Elbette "ABD'nin onayladığı" adayları!..
Yani;
"ABD'nin seçtikleri"ni seçti Iraklılar!..
Bir anlamda, "ad"lara değil, "at"lara oy verdiler!.. Evet, sinelerine yerleştirilmiş "Truva Atları"na!..
Böyle bir seçim "kalıcı" olabilir mi?.. Böyle bir seçim "huzur ve barış" getirebilir mi Irak'a?..
Hem;
ABD'nin "kültürel ve fizikî olarak işgal ettiği" hangi ülke huzur bulmuş ki, Irak bulsun!..
"İşgal"ler ve bağırlara yerleştirilen "Truva Atları" hangi ülkede "birlik ve dirlik" bırakmış ki, Irak'ta bıraksın!..
Irak, parçalanacak!..
Irak, 3'e bölünecek!..
Önceki günkü seçimler de, bu bölünmeye "demokratik kılıf" geçirmekten başka bir anlam taşımıyor!..
Çünkü ABD;
Bölünmüş ve parçalanmış topraklar üzerinde kurdurduğu "devletçik"lerin daha kolay yönetileceğini, daha kolay sömürüleceğini gayet iyi biliyor!..
Bu yüzden de;
Eski SSCB'nin "Böl, parçala, yut!" taktiğini uyguluyor!..
Hiç kimse kendini aldatmasın; Irak'taki seçimlerin sonuçları, bir süre sonra Türkiye'yi de etkileyecek!.. Yakın zamanda; Türkiye'nin başını ağrıtacak taleplerin seslendirilmeye başlandığını duyarsanız, hiç şaşırmayın!..
"Bana dokunmayan bin yıl yaşasın!" umursamazlığı ile beslenen "yılan"lar, bir gün gelip, bizi de sokacak!..
Yanıbaşımızda körüklenen ateş; bir gün gelip, bizi de yakacak!..
Dolayısıyla;
Türkiye kamuoyunun yüzde 88 oranında "işgal"e karşı çıkması, Bush'un yeniden seçilmesini de yüzde 82 oranında olumsuz karşılaması boşuna değil!..
Halkımız görüyor "yaklaşan tehlike"yi!..
Öfkesi bu yüzden!..
Nefreti bu yüzden!..
KARE KARE ÖLÜM!
Bırakın "yakın tehlike"yi!.. Ortada, bir de "mevcut tehlike" var!..
Her şey gözler önünde!..
Irak'ta, "insanın kanını donduracak" cinayetler işleniyor!.. Bu manzaralar karşısında sinirlenmemek, öfkelenmemek ve düşman olmamak mümkün değil!..
Buna isyan etmek için, sadece ve sadece "insan" olmak yeter!..
Hele bakın yukarıdaki şu "fotoğraf"lara... Birer birer bakın, kare kare bakın!..
Farzedin ki;
3 Amerikan askeri tarafından "esir" alınan ve elleri arkadan bağlanan bu Iraklı "suçlu"dur!..
Yakalanmış ve kendi ülkesinde üretilen "petrol"den elde edilen "ip"le, elleri arkadan bağlanmış!..
Dediğim gibi;
Farzedelim ki, "suçlu"dur!..
Peki;
"Demokrasi, özgürlük ve insan hakları"ndan dem vuran Amerika'nın üç askerinin yapması gereken ne?..
Yakaladıkları kişiyi, bu hâliyle götürüp "yargı" önüne çıkarmak değil mi?.. Yine suçlu bulunursa; her zaman yaptıkları gibi, "Ebu Gureyb Zindanı"na tıkmak değil mi?..
Peki, ABD askerleri ne yapıyor?
"Elleri arkasından bağlı" insanın kafasına "kurşun" sıkıp, oracıkta öldürüyorlar!..
Sonra?..
Sonra da, bir çuval gibi yerde sürüyerek götürüyorlar cesedi!..
TEPKİLER BİRLEŞİNCE!
İşte Amerika bu!.. İşte "özgürlük ve demokrasi" dediği bu!.. "Irak'a getirdiği" de bu: Açlık, yoksulluk ve ölüm!..
Silah zoruyla yaptırdığı seçimlerle getireceği "düzen" de bundan farklı değil!..
Hâl böyle olunca, "ABD'ye duyulan öfke"nin sebebi de kendiliğinden çıkıyor ortaya!..
Sözün özü;
Hiç kimse, durduk yerde düşman olmuyor ABD'ye!..
ABD, kendi düşmanını kendi elleriyle üretiyor!..
Kendi elleri,
Kendi "eylem"leri ve "zulüm"leriyle!..
Yalnız, şu bir gerçek:
Yeryüzünde, "zulüm"le abâd olmuş ve ilelebed ayakta kalabilmiş hiçbir devlet yok!..
ABD de olamayacak, ABD de kalamayacak!..
Evet;
"Potansiyel öfke"ler birleşip, "organize eylem"lere dönüştüğü gün!..
O günler de pek ırak değil!..
hasan karakaya
vakit
Matematikçi
01-02-2005, 10:22
"Bağdat’a Bush heykeli dikilecek"
Bağdat’ın yeni Belediye Başkanı Ali Fadıl, Irak başkentinin merkezine ABD Başkanı George W. Bush’un bir heykelini dikeceğini söyledi. Selefi Ali El Haydari bir suikast sonucu ölen Ali Fadıl, ‘Başkan Bush özgürlüğün sembolüdür, onun heykelini dikeceğiz’ diye konuştu.
Fadıl, yaşamına yönelik tehditler aldığını ve bunu daha önce de yaşadığını ifade ederek, Irak’ta herşeyin ucuz olduğunu ifade etti ve ‘benim hayatım da ucuz’ dedi. Fadıl, savaş ile birlikte Irak halkının bir şok yaşadığını, birçok kişinin ABD’yi takdir edemediğini belirterek, bunun zamanla değişeceğini de savundu.
Ali Fadıl, ‘Amerikan askerleri bizi zulümden kurtardı, takdirimiz sonsuz’ dedi...
:D :D :D
SunShine
01-02-2005, 12:14
Kendine kırmızı kart gösterdi
İngiltere’de amatör futbol maçında 39 yaşındaki bir hakem, kaleciyle tartışmasında kendisini hatalı bulduğu için, kendine kırmızı kart göstererek sahayı terk etti.
Hakem, daha sonra yaptığı açıklamada, maçı kötü yönetmesinin nedeni olarak kişisel problemlerini gösterdi. Bir gece kulübünde güvenlik görevlisi olarak çalışan ve amatör hakemlik yapan Andy Wain, maçtan bir gün önce kayınpederinin öldüğünü, üstüne üstlük karısının ağır bir hastalığa yakalandığını, bu yetmezmiş gibi yandaki sahada oynanan diğer maçta saygı duruşu yapılan ve kalp krizinden ölen bir kişinin bir arkadaşı olduğunu öğrendiğini anlattı. Wain, ‘Bütün bu olanlardan sonra sağlıklı karar verecek durumda değildim ve haksız yere kaleci Richard McGaffin’in üzerine yürüdüm. Bu hiç sportmence değildi ve federasyon yetkilisine artık bu maçı yönetmeye devam edemeyeceğimi bildirdim’ dedi.
Kendine kırmızı kart gösterdi
İngiltere’de amatör futbol maçında 39 yaşındaki bir hakem, kaleciyle tartışmasında kendisini hatalı bulduğu için, kendine kırmızı kart göstererek sahayı terk etti.
.
Helal olsun bu hakeme.. :D
AloneWolf
01-02-2005, 15:11
http://www.istanbul7kule.com/afis/afis.html
tüm geliri kızılaya bağışlanacak ve katılan gruplar çok iyi :)
tam: 20 YTL öğrenci : 10YTL
ali desidero
01-02-2005, 15:30
"Bağdat’a Bush heykeli dikilecek"
Bağdat’ın yeni Belediye Başkanı Ali Fadıl, Irak başkentinin merkezine ABD Başkanı George W. Bush’un bir heykelini dikeceğini söyledi. Selefi Ali El Haydari bir suikast sonucu ölen Ali Fadıl, ‘Başkan Bush özgürlüğün sembolüdür, onun heykelini dikeceğiz’ diye konuştu.
Fadıl, yaşamına yönelik tehditler aldığını ve bunu daha önce de yaşadığını ifade ederek, Irak’ta herşeyin ucuz olduğunu ifade etti ve ‘benim hayatım da ucuz’ dedi. Fadıl, savaş ile birlikte Irak halkının bir şok yaşadığını, birçok kişinin ABD’yi takdir edemediğini belirterek, bunun zamanla değişeceğini de savundu.
Ali Fadıl, ‘Amerikan askerleri bizi zulümden kurtardı, takdirimiz sonsuz’ dedi...
:D :D :D
tam adamini bulmus amrikalilar vali yapmak icin
alanyafatihi
01-02-2005, 17:07
İş Bankası ve CHP’nin büyük ayıbı
Türkiye'de birçok kurum ve kuruluş Güney Asya depremzedeleri için yardım kampanyası düzenledi. Yalnız sesiz ve duyarsız kalan İş Bankası ile CHP oldu. Oysa önce onların yardıma koşması gerekiyordu.
İş Bankası hangi sermaye ile kuruldu biliyor musunuz? Güney Asya Müslümanlarının Türk Kurtuluş Savaşı’nı desteklemek amacıyla gönderdiği yüklüce paradan geriye kalanla.
Güney Asya Müslümanları Türk Kurtuluş Savaşı’nı desteklemek amacıyla 1 milyon lira değerinde nakdi yardımda bulundular. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu paranın bir kısmını savaşın finansmanı için kullandı.
Cumhuriyetin ilk yıllarında İş Bankası’nın kurulması gündeme gelince, Gazi Mustafa Kemal, bankanın kuruluş sermayesinin dörtte biri değerindeki 250 bin liralık hisseyi Güney Asya Müslümanlarının gönderdiği parayla satın almakla kalmadı, adına açtırdığı hesaba da ayrıca yine aynı paradan 207 bin 400 lira yatırarak bankaya ciddi bir kaynak sağladı.
Şimdi sizlere soruyorum. İnsanlık tarihinin en büyük doğal felaketlerinden birini yaşayan Güney Asya Müslümanları için İş Bankası’nın herhangi bir bağışta bulunduğunu duydunuz mu?
Gelelim CHP’ye ...
Atatürk’ün öldüğü tarihte bankanın sermayesi 5 milyon liraya ulaşmıştı. ‘Türkiye İş Bankası Tarihi’ adlı kitaba göre, 1,5 milyon lirayı bulan hesabıyla Atatürk bankanın en büyük müşterilerinden biriydi.
Gelelim Atatürk’ün bu parayı kimlere bıraktığına. Atatürk vasiyetnamesinde; “Malik olduğum bütün nukut ve hisse senetleriyle Çankaya’daki menkul ve gayrimenkul emvalimi Cumhuriyet Halk Partisi’ne terk ve vasiyet ediyorum” der. Yani servetini CHP’ye bırakır.
12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin ardından 16 Ekim 1981 de tüm siyasi partilerle birlikte CHP’de kapatılır. Diğer partilerin olduğu gibi CHP’nin de üstüne kayıtlı her türlü varlık devlete intikal eder. Atatürk’ün mirasından düşen payı CHP bu tarihe kadar istediği gibi kullanır.
19 Haziran 1992'de, 12 Eylül yönetimince kapatılan partilerin yeniden açılmasını sağlayan yasa çıkınca, 9 Eylül 1992'de toplanan 25. Kurultayda CHP aynı ad ve amblemle yeniden açılır. Deniz Baykal, CHP'nin 4. Genel Başkanı seçilir. SHP'den istifa eden 21 milletvekili ile birlikte 11 Eylül'de Meclis’te grup kurulur. CHP’nin yeniden açılmasını ve partinin üst kadrolarında görev yapmayı cazip kılan bir etken de, İş Bankası yönetiminde eskiden olduğu gibi yine söz sahibi olabilmektir.
Atatürkçü değilsiniz (!)
Atatürk’ün vasiyetnamesinin son şıkkında ayrıca, “Her sene nemadan mütebaki miktar yarı yarıya, Türk Tarih ve Dil Kurumları’na tahsis edilecektir” deniliyordu. CHP, bu kurumların Atatürkçü çizgiden saptığını iddia ederek son yıllarda nemadan düşen paylarını vermekten imtina etti. Konu yargıya intikal etti.
Bütün bunları neden yazdık biliyor musunuz? TBMM'nin Güney Asya'da yaşanan felaket sonrası açtığı yardım kampanyasına en az katkı CHP'den gelmiş. 4 milletvekili bulunan DYP 1.000 (Bin) YTL bağışta bulunurken, CHP’nin 171 milletvekili sadece 1.705 (Bin yedi yüz beş) YTL bağışta bulunmuş. Ayıptır, günahtır, vefasızlıktır.
Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırmada, halkı, Amerikan Başkanı George W. Bush’tan en çok nefret eden ülke Türkiye olmuştu. Beğenmediğiniz o Bush bile, tsunami kurbanlarına yardım için özel fonları harekete geçirmekle kalmadı, babası George Bush ile Bill Clinton'ı bu işle görevlendirme duyarlılığı gösterdi.
Bu bir çağrıdır ...
Güney Asya'da 26 Aralık'ta meydana gelen felaketin ardından uluslararası topluluk yardım çalışmalarını sürdürürken, hala yardım eli uzanmamış felaketzedeler var.
Türkiye’deki kampanyalarda toplanan yardımların Başbakanlık hesaplarında toplanması için ilan edilen süre yarın akşam doluyor. Çünkü Başbakan Tayyip Erdoğan, toplanan yardımları birkaç gün sonra bizzat götürecek.
Şimdi buradan, başta Hindistan Müslümanları olmak üzere, Güney Asya Müslümanlarının gönderdiği paralarla kurulan hem İş Bankası’nın yöneticilerine, hem de Atatürk’ün ölümünden sonra yıllardır bu mirastan yararlanan CHP’ye sesleniyorum.
Eğer bu ayıpla yaşamak ve insanlık tarihinin en vefasız kurumları arasında yer almak istemiyorsanız, hala iş işten geçmiş değil. Gösterin kendinizi. Yoksa bu utanç, ezecek hepimizi.
Osman Özsoy / H. O. Tercüman
alanyafatihi
01-02-2005, 17:44
Karıncanın taşıdığı su
Nemrud İbrahim peygamberin ateşte yakılması emrini verdikten sonra meydan yere odunlardan büyük bir yığın yapılmış.
Odunları tutuşturmuşlar sonra.
Alevler o kadar yükselmiş ki bulutların tutuşacağını sanmış çocuklar.
Korkmuş kaçmış bütün hayvanlar.
İbrahim peygamber'i mancınıkla ateşin tam orta yerine atacaklarmış askerler.
Atacaklarmış ki Nemrud'un ne güçlü bir kral olduğunu anlasın, görsün; bir daha ona karşı gelmesin İbrahim peygamber.
Bu sırada bir karınca ağzında küçücük bir damla su ile koşa koşa gidiyormuş.
Hem de boyu göklere varan cehennemi ateşe doğru. Başka bir karınca onun bu telaşını görüp sormuş hemen yanına yanaşıp:
"Bu acelen niye? Nereye böyle?
"Ağzında bir damla su taşıyan karınca o bir damlayı ellerinin arasına alıp, "Duymadın mı" demiş.
"Nemrud, İbrahim peygamber'i ateşte yakacakmış.
İşte ateşin olduğu yere su götürüyorum."
Bu sözleri duyan karınca kendini tutamayarak kahkahalarla gülmeye başlamış.
"Sen şu ateşe dönüp yüzünü hiç bakmadın mı?"diye sormuş. "Ne kadar büyük. Senin bir damla suyun ona ne yapabilir ki?"
Su taşıyan karınca, "olsun" demiş.
"Hiç olmazsa hangi taraftan olduğum anlaşılır."
alanyafatihi
01-02-2005, 17:46
Zam
İşçi, patronuna giderek; "Zam istiyorum efendim.." demiş, "Yoksa peşimde koşuşturan üç şirket var yakında beni bulamayacaksınız bilesiniz!.."
"Hangi şirketler onlar?" diye sormuş patronu…
"İnanmıyorsanız söyleyeyim efendim.." demiş adam,
"Elektrik şirketi, doğalgaz şirketi ve su şirketi!..”
alanyafatihi
02-02-2005, 09:30
Normal Telefondan Avea'yı Aramayın
Daha önce Aycell'in, birleşmeden sonra Avea'nın devam ettirdiği Personell paketi kapsamında çok sayıda memur Avea hattı kullanmaya başlamıştır. Bilindiği üzere (bazı istisnalar dışında) kurumsal hatlar arasındaki konuşmalar ücretsizdir. Yine, Avea hatlarından başka bir şehirdeki sabit numarayı veya aynı şehirdeki bir sabit numarayı aramak çok da pahalı değildir. Ancak aynı şey tersi durum için geçerli değildir.
Sabit telefondan Avea'yı aramak, sabit telefondan Turkcell veya Telsim'i aramaktan daha pahalıdır.Telekom'un internet sitesinde yayımlanan tarifelere göre sabit numaradan Turkcell veya Telsim arandığında 7,1 saniyede bir kontör düşerken, sabit numaradan Avea hattı arandığında 6,6 saniyede bir kontör düşmektedir.
alanyafatihi
02-02-2005, 12:27
Köfte!
Adam doktora gider :
-Doktor bey, galiba karımda işitme kaybı başladı. Ne yapabiliriz?
Doktor :
-Eve gittiğiniz zaman, karınızın arkasında, biraz uzakta durun. Normal bir sesle ona bir soru sorun. Eğer sizi duymazsa biraz daha yaklaşın ve sorunuzu tekrarlayın. Hangi mesafede duyduğunu tespit edelim, ona göre bir tedavi uygularız.
Adam eve döner. Karisi mutfakta yemekle uğraşmaktadır.
Adam mutfağın kapısında durur ve normal bir sesle :
- “Hayatım, ne yiyoruz bu akşam?” diye sorar.
Karısı cevap vermez.
Adam bir iki adım atar ve bir kez daha sorar:
- “Hayatım, ne yiyoruz bu akşam?”
Karısı yine cevap vermez.
Adam kadının dibine kadar gelir ve tekrarlar:
- Hayatım, ne yiyoruz bu akşam?
Karısı öfkeyle dönerek cevap verir :
- Üçtür köfte diyorum ya!
alanyafatihi
02-02-2005, 14:14
MisyonerTürk papazın itirafları
Tarsus Protestan Baş Papazlığını üstlenerek, Türk gençlerini Hıristiyan yapmak için misyonerler ile birlikte çalışan İlker Çınar, tövbe edip, misyonlerin iç yüzünü anlattı:
Mersin'in Tarsus ilçesinde uzun yıllar Tarsus Uluslararası Protestan Baş Papazlığını yapan ve Türk gençlerini Hıristiyan yapmak için misyonerler ile birlikte çalışan ve daha sonra tekrar Müslüman olan İlker Çınar, misyonerlerinin amacının bu ülkeyi bölmek olduğunu belirterek bu oyun için ise özellikle Alevi ve Kürt gençlerin seçildiğini söyledi. Hafta sonunda Ceviz Kabuğu programına konuk olan ve hayli ilginç açıklamalarda bulunan töbekar misyonerler bu kez Cihan Haber Ajansı muhabirlerinin sorularını yanıltladılar:
Yaklaşık 15 yıl bu camianın içinde bulunduğunu ifade eden İlker Çınar, bu komplonun içinde olmasının kendisini rahatsız ettiğini ve sonunda doğru yolu bulduğunu kaydetti.
Bunu yapmakla vatanına milletine karşı olan sorumluluğunu yerine getirdiğine inandığının altını çizen Çınar, "Eğer devam etmiş olsaydım hem vatanım hem de milletimiz için iyi olmayacaktı. Ortada akla hayale gelmeyen büyük entrikalar dönüyor. İstenen sadece bir kiliseye gelme, ibadet etme gibi işin ruhsal boyutu değil. Aynı zamanda Türkiye'nin coğrafi yapısının değiştirilmesi var. Etnografik yapının insanların karakter, kültürel yapısının değiştirilmesi var. Bir Türk olarak kabul edemeyeceğim şeylerin yapılması beni rahatsız etti." dedi.
Misyonerlerin hedef kitle olarak özellikle Alevi Kürtleri seçtiğine vurgulayan İlker Çınar, bu vatandaşların arasından seçilen gençlere Hıristiyanlığın anlatılarak kültürel yapısının bozulacağını ve yeni bir oluşum meydana getirileceğini bildirdi.
Çınar, "Amaç burada Hıristiyanlığı yaymak İsa'yı anlatmak değil. Bunu kimlik olarak kullanıyorlar. Bu bir Makyavelizm'dir. Amaç için her yolu araç olarak kullanıyorlar. İnsanların inançları değiştiriliyor. Bakış açısı değiştiriliyor. O insanlar farklı bir kalıba sokuluyor. Ben buna dayanamadım. Bu hizmeti sürdüremezdim. Bir Türk olarak bu zincirin halkasını kırdım." diye konuştu.
"MİSYONERLERİN YETİŞTİRDİĞİ EN ÖNEMLİ 10 KİŞİDEN BİRİYİM"
Kendisinin, misyonerlerin Türkiye için yetiştirdiği en önemli 10 adamdan biri olduğunu ifade eden İlker Çınar, şöyle devam etti: "İncil okulundan iyi bir ders aldım. En az 100 profesörden ders aldım. Beni tam donanımlı insan olarak yetiştirdiler. Ama benim kanımı değiştiremediler. Kanımın Türk olması beni bu noktaya getirdi. Ben bu halkayı kırdım. İster Kürt, Arap, Çerkez, Türk olsun sakın insanlarımız bu oyuna gelmesin. Çünkü bunların oyunu ile bu ülke parçalanmak istenmektedir. Burada oryantalizmin bir kolu olan dini kullanıyorlar. Dini kullanarak dini duyguları gelişmemiş insanlarımızı kullanıyorlar. Yeni bir jenerasyon yaratıyorlar. Amaçlarına ulaşacaklar. Onların kullandığı en önemli silah sevgidir. Sevgi anahtarı ile insanlara yanaşıyorlar. İnsanların sorunları ile ilgileniyorlar. Onlar için para sorun değil. Her türlü harcamayı yapabiliyorlar. Bu adamlar seni seviyorum diyerek insanlara yaklaşıyorlar. İnsanda en çok sevgiye ihtiyacı olduğu için bunlara kanıyorlar. Bu insanlar aslında sevmiyor. Seviyor gözüküyor. Bizim için sevgiyi düşünmüyor. Sevgiyi bizi yok etmek için kullanıyorlar. Seni seviyorum demelerine inanmayın, bunlar sahtekardır. Amaçları farklıdır. Bizi asimilasyona uğratıyorlar. Onlar her zaman birinci sınıftır, azınlıklar ikincidir. Biz ise her zaman üçüncü sınıfız. Lütfen bu oyunlara gelmeyin. Onlara tokat atsanız onlar öbür tarafını dönecektir. Geçmişteki Ermeni soykırımını ve azınlıkların ayaklanmasını sağlayanlar bu misyoner örgütlerdir."
Kelimei şahadet getirerek tekrar Müslüman olduğunu vurgulayan İlker Çınar, "Ben, hür irademle İslamiyeti kabul ediyorum. İslamiyet sevgidir. Hoşgörüdür. Biz onlarla birlikte iken insanlara İslamiyeti terörizm ve yobaz olarak tanıttık." dedi.
Görev yaptığı sırada Tarsus'ta 5 bin İncil dağıttıklarını anlatan Çınar, "Dağıttığımız İncil ile insanlarla diyaloğa geçtik. Bu diyalogla İsa'yı ve Hıristiyanlığı sevdirdik. Tarsus'ta mahalle mahalle okul okul, ev ev profesyonel bir çalışma yapıyorduk. Hıristiyan olduğuna inandıkları kişilere inanılmaz derecede yardım ediyorlardı. Tarsus'ta samimi olarak kendini Hıristiyan gören 50 kişi var. Saint Paulus Kilisesi ve ev kiliselerde gayri resmi faaliyet yapıyorduk." diye konuştu.
İlker Çınar'ın yardımcılığını yapan Sinan Yorulmaz ise vatandaşlara ve anne balarına seslenerek, çocuklarını sahip çıkmalarını ve onlardan kesinlikle sevgiyi esirgememelerini istedi.
yardım miktarı ne kadardı acaba.........................................
alanyafatihi
03-02-2005, 09:06
Memurlara derece müjdesi
1991 yılından sonra işe başlayan memurlara 1 derece artışı öngören yasa teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Memurlara 1 derece verilmesinin bütçeye ilave yük getirmeyeceği ve buna ilişkin ödeneğin 2005 bütçesine konulduğu belirtiliyor. Yasa, memur maaşlarına yüzde 12 oranında bir artış yapılmasını da öngörüyor.
Yeni evlenecekler için bir kikir olabilir.. :D
alanyafatihi
03-02-2005, 10:52
Kadınlara kurslar!
1. Alışveriş yapmadan hayatta kalma yöntemleri.
2. Hamam böceği bir insanı yutabilir mi?
3. Karar verme teknikleri. Ne giyeceğine karar verme üzerine uygulama.
4. Direksiyonu hiç döndürmeden ileri gidip tekrar geri gelindiğinde araba bıkıp usanıp da düzgün park eder mi?
5. Annesinin yaptığı böreği yemek ile eşinin ihaneti arasındaki kavramsal farklar.
6. Telefonda kısa konuşma teknikleri
7. 12 çiftten daha az ayakkabı ile hayatta kalma teknikleri
8. Paket paket diyet bisküvi yiyerek neden kilo verilmez?
9. Ocakta bırakılıp gidilen tencerenin neden bir süre sonra dibi tutar?
10. Duble hamburgerin yanında içilen kolanın diyet olup olmaması neden önemli değildir?
11. Bellek geliştirme teknikleri. Cep telefonu pin kodu nasıl akılda tutulur?
12. Karmaşık teknoloji ürünlerini kullanabilme. Cep telefonunda numara kaydetme üzerine uygulama. Televizyon kumandasında kanal kaydetme üzerine alıştırma.
13. Final maçının oynandığı saatte beşinci tekrar oynayan diziyi seyretmemek bir şey kaybettirir mi?
14. Kredi kartıyla satın alma ve bedava alma arasındaki farklar. Kredi kartı borcunu kim öder?
15. Hiçbir zaman giyilmeyecek bir pantolonu indirimde yarı fiyatına almakla kim kâr eder?
alanyafatihi
03-02-2005, 11:09
Açe’ye Türk askeri, ileride MGK gündemine gelebilir’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Güney Asya'daki deprem ve tsunami felaketinden etkilenen Açe'ye Türk askeri gönderilmesi konusunun Milli Güvelik Kurulu gündemine getirilebileceğini söyledi.
Geçtiğimiz aralık ayında Yargıtay başkanlığına seçilen Osman Arslan'a tebrik ziyaretinde bulunan Erdoğan, çıkışta basın mensuplarının sorularını cevapladı. Başbakan, "Açe'ye asker gönderilecek mi?" şeklindeki bir soruya karşılık şu cevabı verdi: "Bu açıklamaları kim yaptı bilemem. Şu anda biz durumu yerinde tespite gidiyoruz. Tespiti yaptıktan sonra Bakanlar Kurulu’nda görüşeceğiz. Ayni, nakdi yardımlar güvenlik ve sivil savunma konusunda ne gibi yardımlar yapılabilir, orada bu yönde talepler nedir ona göre bir karara varacağız. Belki Milli Güvenlik Kurulu’nda da gündeme getirebiliriz. Ama gidip gelelim ondan sonra değerlendirme yaparız. Şu anda gündemimizde böyle bir şey yok." Erdoğan, basın mensuplarının milli atlet Süreyya Ayhan'ın iki yıl men cezası alması konusunda yorumunun sorulması üzerine, bu olayla ilgili bir değerlendirmesinin olmadığını ifade ederek, "Böyle bir netice doğsun istemezdim, onu ayrıca söyleyeyim." dedi. Erdal Şen, Ankara Zaman
ABD askeri oraya olay olduğu anda gidip yerleşiyor. TC hükümeti ise olayın üzerinden ay geçiyor, Başbakan TC askeri göndermek MGK gündemine gelebilir diye demeç veriyor. İşte ABD ve TC dış politika farkı. !
Sileyim Abi.
Nimbus mimbus çıkar mazallah.
Ne verirsen be abi...
Kendin Pişir Kendin Ye...
Bitti bitti,şimdi çıkıcaz...
Sendin o sonuncuyu saplayan,
unutmadım gel burayaa...
AloneWolf
03-02-2005, 14:13
:) :d :) ......
-Auraydı,astral bedendi derken uçtu çocuk valla.
-Tamam,inandık, in artık aşşaa...
AloneWolf
03-02-2005, 14:19
Düşünceler
Iki asik parkta el ele dolasiyorlardi. Ayse sordu :
- Ne düsünüyorsun sevgilim?
Ahmet romantik bir sekilde :
- Senin düsündügünü sevgilim...
Ayse birden telaslanarak :
- Yoooo.. Sakin ha... Öyle birsey yaparsan avaz avaz bagiririm!..
-Tüfek Çatılacaaak.
-Kolaysa çatın bakalım...
Safta Toplaaan.Marş Marş
Kolda Toplaaan.Marş Marş
Olmuyor Olmuyoooor...
AloneWolf
03-02-2005, 14:31
:) :d :d :d :d :d
AloneWolf
03-02-2005, 14:53
:d :d :d :d :d :d
skinnypuppy
03-02-2005, 15:04
İş Bankası ve CHP’nin büyük ayıbı
Türkiye'de birçok kurum ve kuruluş Güney Asya depremzedeleri için yardım kampanyası düzenledi. Yalnız sesiz ve duyarsız kalan İş Bankası ile CHP oldu. Oysa önce onların yardıma koşması gerekiyordu.
Osman Özsoy / H. O. Tercüman
ben de siz ne kadar yardımda bulundunuz onu merak ediverdim..
alanyafatihi
03-02-2005, 17:44
maddi gücüm kadar yardımda bulundum.
alıntı yaptığınız yazının tamamını okursanız CHP ve işbankasının neden ayıp ettiğini fark edersiniz.
skinnypuppy
03-02-2005, 19:07
maddi gücüm kadar yardımda bulundum.
alıntı yaptığınız yazının tamamını okursanız CHP ve işbankasının neden ayıp ettiğini fark edersiniz.
cevap yazmadan önce o yazının tamamını her normal insan gibi okurum, o nedenle de yazıyla ilgili fark etmediğim birşey yok, müsterih olabilirsiniz..velakin, şimdi bunun da tamamını okuyunca kuveyt türk, al baraka türk, faisal finans, tercüman gazetesi, osman özsoy ne kadar yardım etmişler, kampanya düzenlemişler mi, düzenlememişlerse bu ayıp olur mu onları da merak ediverdim...
alanyafatihi
04-02-2005, 09:19
cevap yazmadan önce o yazının tamamını her normal insan gibi okurum, o nedenle de yazıyla ilgili fark etmediğim birşey yok, müsterih olabilirsiniz..velakin, şimdi bunun da tamamını okuyunca kuveyt türk, al baraka türk, faisal finans, tercüman gazetesi, osman özsoy ne kadar yardım etmişler, kampanya düzenlemişler mi, düzenlememişlerse bu ayıp olur mu onları da merak ediverdim...
yazıyı okumakla anlamak farklı şeylerdir. okumuşsunuzdur, ancak anlamadığınız ortada. fark etmediğiniz bir şey yoksa demek ki yazıda bir çapanoğlu arıyorsunuz. nedense CHP'ye muhalefeti bir türlü kaldıramıyorsunuz. ama üzgünüm CHP zaten muhalefet.
konuyu farklı mecralara çekmek istiyorsunuz. sizin amacınız üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. o yazı ile saydığınız kurumlar arasında ne alaka var. ama siz mutlaka bir alaka kurar az sonra da alay ve hakaretlere başlarsınız.
skinnypuppy
04-02-2005, 10:52
yazıyı okumakla anlamak farklı şeylerdir. okumuşsunuzdur, ancak anlamadığınız ortada. fark etmediğiniz bir şey yoksa demek ki yazıda bir çapanoğlu arıyorsunuz. nedense CHP'ye muhalefeti bir türlü kaldıramıyorsunuz. ama üzgünüm CHP zaten muhalefet.
konuyu farklı mecralara çekmek istiyorsunuz. sizin amacınız üzüm yemek değil bağcıyı dövmek. o yazı ile saydığınız kurumlar arasında ne alaka var. ama siz mutlaka bir alaka kurar az sonra da alay ve hakaretlere başlarsınız.
okuduğumu pek güzel anlarım, yazdığınızı da pek güzel anladım..sorularım