PDA

View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.


Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 [28] 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51

DEVadam
08-02-2005, 16:50
Hafta sonu şirkette yapılan fazla mesai her zaman sıkıcı değildir..!!! (http://activeidea.m7z.net/prox.ai0.be/speedera/site/music/best_of_dance/video2.swf)

Ekte yer alan MP3 dosyayı kaydettikten sonra görüntü eşliğinde dinleyin.. :)

DEVadam
08-02-2005, 17:39
.
.
.
Hüzünlü bir AŞK hikayesi...!!!! (http://www.transience.com.au/swain.html)

.

intexma
08-02-2005, 17:41
**********

intexma
08-02-2005, 17:45
dünya da ayağı olan ancak zıplayamayan tek canlı fildir.

intexma
08-02-2005, 17:53
:d :d :d

intexma
08-02-2005, 17:55
siyah noktaları sayabiliyor musunuz?

intexma
08-02-2005, 17:57
kim nerde çalışıyor ?

intexma
08-02-2005, 17:59
filin kaç ayağı var?

intexma
08-02-2005, 18:01
yol üst kata düz gidiyor, ama nasıl?

intexma
08-02-2005, 18:05
budur...........

intexma
08-02-2005, 18:11
yaklaşarak noktaya bakın.resim hareket ediyor

abidin
09-02-2005, 01:38
Çooook fotojenik çıkmışsın canım :eek: :eek: :eek:

abidin
09-02-2005, 01:42
Lafı çok geçen meşhur denizkızı,

Allah yardımcısı olsun :( :( :(

abidin
09-02-2005, 01:46
Nasa'nın çekmiş olduğu ve çok tartışılmış fotosu :a-o: :a-o: :a-o:


Tartışma sırası sizde ;

Gördükleriniz ne olabilir :süzgün: :süzgün: :süzgün:

abidin
09-02-2005, 01:50
Fil bile ....yı öğrendi :eek: :eek: :eek:



Peki biz insanoğlu ...yı öğrendik mi :confused: :confused: :confused:

alanyafatihi
09-02-2005, 09:48
Özel kalem müdürü, telaşla televizyon sahibinin odasına girdi.
- Efendim, çok özür dilerim. Bir şey arz etmek istiyorum.
- Söyle bakalım!..
- Efendim, şu anda bizim kanalımızda biraz erotik bir film oynuyor... İzleyicilerden büyük tepki var... Telefonlar susmuyor... Aileler, çocuklarına zarar verdiğini söylüyorlar... Filmi keselim mi?
- Ne münasebet canım. Hangi çağda yaşıyoruz? Biraz çağdaşlık öğrensinler. El âlem cinselliği okulda ders olarak öğretiyor!..
Görevli dışarı çıktı...
On dakika kadar geçmişti ki, program müdürü geldi.
- Şey, efendim... Çok özür dilerim... Faks, e-mail ve telefon yağmuruna tutulduk. Santrallarımız kilitlendi. Millet ölçüyü kaçırıp, sövmeye de başladı. Şu filmi kaldırsak mı acaba?
- Olmaz dedim ya!.. Hem bu filmde ne var anlayamadım? O arayanların cinsel hayatı yok mu?
- Ama çocuklar!..
- Çocukların da gözü açılsın. Bırak da bir şeyler öğrensinler...
- Peki efendim.
Adam dışarı çıktı. Bir çeyrek geçmemişti ki, tekrar göründü. Patron konuşturmadı bile.
- Ulan gene aynı mevzuysa sakın girme! Bir şey söyleme! Yeter be!..
Adam kapının aralığından:
- Başka bir konu var efendim.
- Neymiş o?
- Kızınız efendim... Bale kursundan çıkıp eve giderken, 4 sapık tarafından tecavüze uğramış. Çocukcağız perişan. Şu an hastanede!!!
- Neeee? Ulan bu memlekette hiç mi ahlâk, namus kalmadı be!..

AloneWolf
09-02-2005, 11:10
14 ŞUBAT GERÇEĞİ

Aziz Valentine'ın öyküsü III. Yüzyıl'dan gelir. O dönemde Roma tahtında İmparator II. Claudius vardı, "Zalim" adıyla tanımlanan Claudius aşırı savaş ve askerlik tutkunuydu, her yetişmiş erkeğin muhakkak asker olmasını istiyor ve kimseye göz açtırmıyordu.

EVLİLİĞİ YASAKLADI

Öylesine ileri gitmişti ki, askerliğe engel oluyor düşüncesiyle evlenmeyi dahi yasakladı. Gençler şaşkındı, kimse sevdiği ile beraber olamıyor, Roma kenti sayısı gittikçe artan ve uzak ülkelerde ölen sevgililerinin ardından ağlayan kadınlar ve kızlarla dolmuştu. Kısacası aşk yasaklanmıştı.

Bu sıralarda İmparator tüm Romalılar'ın 12 tanrıya tapmalarını aksi şekilde davrananların ve özellikle de Hıristiyanlar'la ilişkiye girenlerin ölümle cezalandırılacaklarını emretti.

Bu emre uymayanların arasında Aziz olarak kabul edilen filozof Valentinus'da vardı, gezerek dinsel vaazlar veriyor ve İmparator'un hatalı olduğunu anlatıyordu. Sonunda yakalandı ve hapse atıldı. Valentinus'un hapiste olduğu günlerde yaşananlar efsaneye dönüşerek günümüze kadar ulaşmıştır.

GÜZEL JULİA VALENTİNUS'A GİDER Hapishaneyi korumakla görevli gardiyanın kızkardeşi Julia'nın gözleri doğuştan görmemektedir, gardiyan Valentinus'un anlattığı İsa ilgili öykülerin arasında körlerin gözlerinin açıldığını öğrenince, kardeşini gizlice Valentinus'un yanına getirir. Julia çok güzel ve zeki bir kızdır.

Günlerce beraber olurlar, Valentinus ona Roma tarihini, doğanın yapısını, aritmetiği ve Tanrı'ya yönelmeyi öğretir.

Julia, dünyayı Valentinus'un anlattıklarıyla görür, onun bilgeliği ile aydınlanır, güçlenir ve teselli bulur.

Bir gün sorar;


"Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?"
Aziz gülümser;

"Evet, herbirini."
Julia;

"Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyormusun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum.",
Valentinus;

"Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım."
Julia, yere diz çöker ve;

"Böylesine inanmak istiyorum, yardım et."
Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;

"Valentinus, görüyorum, görüyorum."


14 ŞUBAT'TA ÖLDÜRÜLÜR Valentinus duaya devam etmesini söyler. Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar.

Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir. Valentinus, sonradan Papa I. Julius tarafından "Porta Valentini" adı verilen bir kemer kapısının altına gömülür (Şimdi orada yani Roma'da Praxedes Kilisesi vardır.)

Julia, mezarın yanına pembe çiçekler açan bir badem ağacı diker. Günümüzde sevginin ve dostluğun simgesinin badem ağacı olması buradan kaynaklanır.

GENÇLERİN İLK CİNSEL DENEYİMİ

İşin aslına bakılırsa, 15 Şubat tarihi Roma tanrıçalarından Februata Juno adına yapılan kutsama töreninin günüdür; birbirleriyle ilk kez cinsel ilişkiye girecek gençlerin adlarının yazıldığı parşömenler, o gün tanrıçaya sunulurdu.

Papalık daha sonra yasaklanan bu geleneğin yerine, azizlerin adlarının yazılı olduğu listeleri sergilemeye başladı.

Biz yine Roma'ya dönelim. 15 Şubat'ta kutlanan gençlerin aşk festivalinin özgün adı Lupercalia'dır, geleneksel olarak hediyeler verilirdi.

Kuşların çiftleşme döneminin başlangıcı kabul edilen Şubat ayı döneminde, gençler de onları örnek alarak eşleşirlerdi.

Hıristiyanlığın güçlenmesinden sonra, Pagan inançları yasaklandı veya yerlerine Hıristiyan versiyonlar getirilmeye başlandı.

Aziz Valentine Hıristiyanlığın simgesi olan sevgi ve evlilik kuramı ile kişiselleştirildi, onun Lupercalia Festivali'nin arifesinde öldürülmüş olması iyi bir raslantıydı, böylece Roma'nın bereketlilik ve döllenme kutsamalarıyla, Hıristiyanlığın evlilik ve çoğalma ilkesi bütünleştirilmiş oldu. Amaca ulaşılmıştı.

Günümüzdeki yorumuyla "St Valentine" yani Sevgililer Günü, Roma'daki gibi sevenlerin birbirlerine sevgilerini Valentinus'un son mesajında olduğu gibi küçük kartlar ve hediyelerle sunmaları şeklinde kutlanmaktadır.

Aslında kökende yine birleşme, bütünleşme ve çoğalma güdüsü yani bereketlilik vardır. Aynı zamanda da, Tanrısal aşkla, dünyasal aşkın birleştiği yer, Julia'nın öyküsünde olduğu gibi birleştirilir.

Ama ilginçtir ki, aşkı yasaklayan bir despotun binlerce yıllık anısı, Kozmik Şakacı'nın oyunuyla artık aşk yüzünden akla gelmektedir.

futbolcu
09-02-2005, 13:01
Dursun hayvanat bahçesinde gezerken açık bulduğu bir kafesten içeri dalmış.
-Hoop ! Dur, ne yapıyorsun? Orası aslan kafesi... diye bağırmış etraftakiler.
Dursun hiddetle geri dönmüş ve kızarak :
-Sankim aslaninizu yeduk...

karınca
09-02-2005, 13:26
Satılık araç;
berg belki ilgilenir :D

Forever
09-02-2005, 13:33
Satılık araç;
berg belki ilgilenir :D
Araca müşteri çıktı ama,

Telefon kapalı..

:D :D :D

lutas
09-02-2005, 14:26
İlgilenenlere

Panda nın ücretsiz VİRÜS tarama sayfası


http://www.pandasoftware.com/activescan/

alanyafatihi
09-02-2005, 17:44
Orhan Pamuk'tan demir leblebiler
Orhan Pamuk, bir İsviçre dergisine verdiği röportajda "Kimse söylemediği için söylüyorum. Türkiye’de 30 bin Kürt öldürüldü. Bir milyon da Ermeni" dedi. Pamuk, Erdoğan'ı da övdü.



"Kar" adlı romanı Almanca’ya çevrilen ve bu nedenle Almanca yayınlanan bir çok dergi ve gazetenin kendisiyle röportaj yaptığı yazar Orhan Pamuk, tartışma yaratacak açıklamalarda bulundu.



İsviçre’de yayınlanan Tagesanzeiger’in ‘Das Magazin’ isimli kültür ilavesine konuşan ünlü yazar, 1 milyon Ermeni ve 30 bin Kürdün öldürüldüğünü söyledi. Söyleşinin bu bölümü şöyle gelişti:



- Kars’ta, ‘Kar’ isimli kitabınızdan parçalar okur muydunuz?
- Evet, 30 yıl içinde, ülkem geçmişiyle barıştığında ve benim şakalarımı kaldırabildiğinde, ekonomik durum bu kadar kötü olmadığında. Bugün için kesinlikle oraya gitmem, bu çok tehlikeli olurdu. Fazla kitap okumayan birinin bu kitap yüzünden yaralanmasını anlayabiliyorum. Ama ben bir romancıyım. Benim sorunum da bu zaten. Roman yazmak bir Batı buluşu ve ben bu işi uzun süre roman nedir bilmemiş bir ülkede yapıyorum. Stendhal ve Voltaire’nin sorunu da buydu. Onlara karşı diyorlardı ki; ‘Bu yazarlar bizimle alay ediyor. Onlar Fransız değil.’ Bazı yazarlar, doğru dürüst kitap yazacaklarına, başka yazarlardan daha Türk olduklarını söylüyorlar. Türkiye’de yalnızca ‘Türk’ olmakla gurur duyan yazarlarımız var. Mesele iyi bir kitap yazmaktır. Ancak diğerlerinden daha Türk olduklarını söyleyerek gurur duyan yazarları kimse de okumuyor.




- Onlar da sizin için aynı şeyi söylüyor.
- Ama benim kitaplarım satıyor, onlarınki satmıyor. Bu ölçülebilir birşey. Sizi kutlarım. Bu söyleşide, kendimi Avrupalı değil de, bir Türk gazetecinin karşısında oturuyorum gibi hissettim.




- Ben Türk’e benziyor muyum?
- Hayır ama, bu ülkede iki-üç yıl önce yeniden hortlayan milliyetçiler gibi konuşuyorsunuz. Ve sorularınızla beni de kışkırtmayı başardınız. Teşekkür ederim.




- Ama ben henüz tatmin olmadım. Türkler nasıl uzlaşacak?
- Bir Türk yılda ortalama 4 bin Euro kazanıyor, bir Avrupalı ise bunun 10 katı. Bunun yukarı çekilmesi gerekiyor. O zaman milliyetçilik ve faşizm gibi sorunlar kendiliğinden ortadan kalkar. Bu nedenle AB’ye girmemiz gerekiyor. Bizim geçmişimiz bugünümüzle birlikte değişime uğruyor. Bugünkü gelişmeler geçmişi değiştiriyor. Ülkenin geçmişindeki kötü olayları yavaş yavaş konuşabilmemiz gerekiyor.




- Ama siz hala konuşuyorsunuz. İlle de başınızı derde mi sokmak istiyorsunuz?
- Evet, bunu herkes yapmalı. Burada 30 bin Kürdü öldürdüler. Ve bir milyon Ermeni. Ve neredeyse hiç kimse bunu dile getirmeye cesaret edemiyor. O halde ben yapıyorum. Ve bu yüzden benden nefret ediyorlar.




MİLLİYETÇİLER BENDEN NEFRET EDİYOR




Türkler’e herkesin düşman olduğunu sanan milliyetçilere karşı eleştirel olduğunu belirten Pamuk, ‘Onlar da benden nefret ediyor’ dedi. Bu milliyetçiliğin nereden geldiğini soran gazeteye, ‘Bilmiyorum’ diye cevap veren Pamuk şöyle konuştu:




‘Ben sadece, bizim Avrupa’ya yaklaşmamızın ne kadar harika olduğunun anlaşılmamasına şaşırıyorum. Bunun alternatifi diktatörlüktür. İster askeri olsun, ister dini. Ama sevinecekleri yere bazıları hala Kıbrıs’la uğraşıyor.’




Pamuk, ‘Beni AB ilgilendirmiyor. Ben AB’yi düşünce özgürlüğü, açık toplum ve demokrasi için istiyorum’ diye ekledi.




BAŞBAKAN ERDOĞAN’I ÖVDÜ

Orhan Pamuk, Alman Süddeutsche Zeitung’a verdiği demeçte ise son üç yılda Türkiye’de büyük değişimlerin yaşandığını söyledi. Pamuk 30 yıldır talep ettikleri düşünce özgürlüğünü sınırlayan yasaların kalkmasını Erdoğan hükümetinin gerçekleştirdiğini vurguladı ve şimdi sıranın Avrupa’nın Türkiye’ye yardım eli uzatmasında olduğunu söyledi.




KAYNAK: HÜRRİYET

alanyafatihi
09-02-2005, 17:45
Yunan kilisesinde rezalet
Yunanistan Ortodoks kilisesi, para, eroin ve seks skandalları ile sarsılıyor. Türk düşmanı papazın da uyuşturucu ticaretiyle ilişkisi olduğu ifade ediliyor.


Türk düşmanı Yunan Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Hristodulos'un, eroin ticareti yapanları koruduğu da ortaya çıktı. Yunanistan Ortodoks kilisesi, para, eroin ve seks skandalları ile sarsılıyor. Attiki metropolitinin gençlerle yaptığı telefon görüşmelerindeki konuşmaları şok etti. Ortadoğu gazetesinin haberine göre ATTİKİ bölgesi metropolitinin banka hesabına yaklaşık 5 milyon Euro yattığının ortaya çıkması, gençlerle yaptığı telefon görüşmelerinde seksi konuşmaları ve homoseksüel tarzda imaları Yunan halkını şaşkına çevirdi.Türkiye aleyhtarı konuşmaları ile tanınan Atina Başpiskoposu Hristodulos'un ise eroin ticareti yapan bazı gençleri koruduğu da Yunan basınında yer aldı.

Dünya Atina dini liderlerinin rezaletlerini konuşuyor. Yunanistan Ortodoks kilisesi, para ve seks skandalları ile sarsılıyor. Yunanlı gazeteci Makis Triantafilopulos'un Alter televizyonundaki haber programında ortaya çıkardığı skandallar Yunan kilisesinde tartışmalara neden oldu.

Televizyonda yayınlanan programda, Attiki bölgesi metropolitinin banka hesabına yaklaşık 5 milyon Euro yattığının ortaya çıkması ve gençlerle yaptığı telefon görüşmelerinde seksi konuşmaları ve homoseksüel tarzda imaları Yunan halkını şaşkına çevirdi.

Toplanan Yunan metropolitler, hakkında iddialar bulunan metropoliti 6 ay boyunca azletti.

Aynı haber programı, Türkiye aleyhtarı konuşmaları ile tanınan Atina Başpiskoposu Hristodulos'u da hedef aldı. Hristodulos'un, yaklaşık 10 yıl önce aracında 5 kilo eroin ile yakalanan bir genç hakkında, yargılandığı mahkemenin hakimine, gence hafif ceza verilmesi yönünde bir mektup yazdığı ileri sürüldü. Mahkemenin, Hristodulos'un bu mektubu dikkate aldığı ve gence 3 yıl, kendisi ile beraber yakalanan başka bir gence ise 6 yıl hapis cezası verdiği vurgulandı.

Alter'de yayınlanan programda, Atina Başpiskoposu Hristodulos'un metropolit olduğu dönemde, eroin ticareti ile uğraşan ve Interpol tarafından aranan başka bir gence, her makama verebileceği bir tavsiye mektubu verdiği iddia edildi.

intexma
09-02-2005, 19:01
işte budur yaa

intexma
09-02-2005, 19:03
(yukarıdaki araç; ŞAHİN CABRIOLET dir,)
benim ülkemin insanı bu, şahini cabriolet yapar, ferrariye tüp takmak ister)

intexma
09-02-2005, 19:06
resmin başlığında "sıkıysa odaklanın" yazıyordu..Doğruymuş

intexma
09-02-2005, 19:07
diyecek bişi var mı ki?

intexma
09-02-2005, 19:17
daha önce de kimi ortak yöneleri olduğunu duymuştum ama bu kadar olduğunu bilmiyordum.

intexma
09-02-2005, 19:28
yakında bende bu hale geleceğimm :D :D :D :D

San Francisco
09-02-2005, 20:12
Şaşırdım Kaldım Ya..Biz Bu kadar basitmiyiz yani..!!!!

portakal
09-02-2005, 21:45
Çok hoşuma gitti sizlerle paylaşmak istedim.

skoc
09-02-2005, 23:53
...

balaban
10-02-2005, 00:07
...

Sarı
10-02-2005, 01:02
Kral ve Eşleri

Bir zamanlar, büyük ve güçlü bir ülkeyi yöneten kralın 4 eşi varmış. Kral en çok dördüncü eşini severmiş, bir dediğini iki etmez her
şeyin en iyisini, en güzelini ona verirmiş.
Kral üçüncü eşini de çok severmiş. Bu güzelliğin bir gün
kendisini terk edeceğinden korktuğu için, onu çok kıskanır, üzerine titrermiş.
İkinci eşini de severmiş kral. Kendisine karşı her zaman iyi ve
sabırlı davranan eşi, kralın ne zaman bir derdi olsa daima onun yanında
bulunur sorunun çözümünde ona destek verirmiş.
Kraliçe olan birinci eşiymiş kralın. Onu en çok seven, karşılık
beklemeden seven, sağlığına ve hükümdarlığına en büyük katkıyı sağlayan
bu eşi olmasına rağmen, kral birinci eşini sevmezmiş ve onunla hiç
ilgilenmezmiş.

Bir gün kral ölümcül bir hastalığa yakalanmış. Yakında öleceğini
anladığı ve öldükten sonra yapayalnız kalmaktan çok korktuğu için,
eşlerinden hangisinin ölüm yalnızlığını kendisi ile paylaşmak
isteyebileceğini öğrenmek istemiş.

En çok sevdiği dördüncü eşine ölüm yolculuğunda kendisine eşlik
etmek ister mi diye sorduğunda aldığı yanıt kalbine bıçak gibi saplanan
kısa ve net “mümkün değil” olmuş...

Hayatım boyunca seni sevdim. Sen benimle birlikte ölmeyi kabul
eder misin sorusuna üçüncü eşi de “hayır hayat çok güzel. Sen ölünce ben
yeniden evleneceğim” diye yanıt vermiş.
Kral bir kez daha yıkılmış.

Her sorunumda her zaman yanımda olan bana yardım eden sendin bu
sorunumda da bana yardımcı olur musun talebine karşı ikinci eşinden;
“bu sorunun için hiçbir şey yapamam, olsa olsa sana mezarına kadar eşlik
eder, güzel bir cenaze töreni yaptırır ve yasını tutarım” karşılığını
almış.

Büyük bir hayal kırıklığı yaşamakta olan kral birinci eşinin
sesi ile irkilmiş.

“nereye gidersen git
seninle olurum, seni takip ederim...”

Ah diye inlemiş kral;

“keşke bir şansım daha
olsaydı...”

Yaşamda Hepimiz 4 Eşliyiz Aslında;

* Dördüncü eşimiz vücudumuz.
Onun güzel görünmesi için ne kadar zaman, kaynak ve çaba
harcarsak harcayalım öldüğümüzde bizi terk edecektir.
* Üçüncü eşimiz sahip olduğumuz servetimiz ve
statümüzdür.
Ölür ölmez başkalarına yar olacaktır.
* İkinci eş; ailemiz ve dostlarımızdır.
Tüm sorunlarımızı paylaştığımız bu kişilerin en son
yapabilecekleri şey bu dünyadan gözleri yaşlı bizi uğurlamak olacaktır.
* Birinci eş ise ruhumuzdur.
Bizimle gelir.

UNUTMAYIN !...
* Yediklerimiz değil, hazmettiklerimiz bizi güçlü kılar.

* Kazandıklarımız değil, biriktirdiklerimiz bizi zengin yapar.

* Okuduklarımız değil, hatırladıklarımız bizi bilgili yapar.

* Başkalarına verdiğimiz öğütler değil,
Bizzat uyguladıklarımız bizi
insan yapar.

Sarı
10-02-2005, 01:37
cok genc yada yasini basini almaya yakin vakitte insanoglunu tarafindan devreye sokulan, genellikle sokuldugunda ya hep ya hic mantiginin direk olarak devreye girmesine kaynak olan ve hayatin alakali bolumu ile ilgili yapilmasi iyi olabilecek seyleri bir ac/kapa dugmesi kararliliginda iptal ettiren sosyal isyan/bunalim baslangici.
bu ilk seçeneğin örneği:

AloneWolf
10-02-2005, 14:49
AZRAİL

1.- geldim canini alacagim.. vakit tamam
- yaw arkada$im oragi gozume sokacaksin yaw.. hakim olamayacagin aleti niye kullaniyorsun ki, tamam alacaksan al canimi o ayri da
- ..!
- e$hedu enlaaa
3.- ya canini ya parani
- aboo azrailin bile dini imani para olmu$.. ben neyleyim boyle hayati al canimi da parayla napcan sen bi ce$it meleksin
- butun karikaturistleri satin alacam.. beni yaki$ikli cizsinler..$oyle karizmatik..
4.- artik zamanin doldu.. oluyorsun
- peki sayin azrail.. neden olum?
- ama $u dunyada 2 saat daha kalmak icin yapmadiginiz maymunluk kalmadi yaw
orak geliyo kafana
5.- canini almaya geldim.
- allah misin laaaam
- denebilir, su an icin yetkili kisiyim.
- asktir.
6.- bitti arkada$im kapatiyoruz.. $ahadetmi getiriyosun istavrozmu cikariyosun yapta aliyim ruhunu
- vay bea... mahmut bak azrail geldi olm..super bi melek yani.. harika bi$ey yaw
- hay ezik seni.. alacagim pazarlik yok
- abi ipekmi bu.. valla cok yaki$mi$ hea.. mizrakta super.. ya.. supersin ya
- eh gitti benden gunah.. ya allah
- orakta $ahane parliy argghh...

AloneWolf
10-02-2005, 14:52
7.- mahmut kocbas sen misin?
- evet birader noldu ki?
- azrailim ben canini almaya geldim.
- nasi? abi nolur yapma nolur bokunu yiim ki
- yok alicam canini kurallar boyle.
- haarkk puu. abi olduremezsin beni cunku simdi oldursen tukurdugum icin oldurmus olucan, gunah yazar allah carpar billahi.
- eo?? ben bi sorayim bu konuyu.
8.- ben geldiim
- hick!!
- aloo.. allahim bu adam beni gorunce korkudan oldu.. ruhunu gerekli yere yollayamadim.. kalacak arada sen bi melek filan yollada halledelim $u i$i
(allaan salaa yap adam gibi gorevini i$te ziplarsan adamin onune olacagi budur.. sıkıldım ama bende hep ayni hep ayni)
9.(bezmi$ azrail)
- meraba ben sevgi kelebegiyim
- beni kandiramassin seni taniyorum azrailsinsin sen canimi almaya geldin
- aferin.. isim neydi..
10.- soyun azrailim ben kizligini almaya geldim
- aa nasi? can diil miydi alinan? yanlis olmasin.
- biriniz de tamam diyim be anam. nekrofilinin onde gideni olduk sayenizde. ver canini ver taam. hadi hop.
11.- artik bitti.. hadi obur tarafa gidiyoruz
- abi sizin i$te zor yani.. aslinda adaletsizlik var.. bak israfil butun hayati boyunca oturuyo.. o huri senin bu melek benim takiliyo.. neymi$ kiyamet kopacakmi$te bi ufleyecekmi$.. sen 7 gun 24 saat onlinesin abi.. valla uzuluyorum senin icin
- ya bi susun ya.. bi susun
- abi susarsan ezerler adami.. bak sen susmu$sun ustune en zor i$i vermi$ler
- sen bekle burda geliyorum ben
13.-gel lan buraya zibidi!
-bana mi?
-ne o lan oyle siyah miyah takiliyosun? ne lan bu orak? satanist misin sen yoksa?
-ben simdi seni...
-bak bak bak, bi de kendini allah saniyor. ya mahalleden git ya da azrailin olurum.
-sen kasma kendini ben oldum bile (caart...)
14.- aha seninde vaktin geldi
- ciddimisin.. supermi$ hadi gidelim
- oha senin icin hayat dolu diyolardi
- fazla doldu sıkıldım ben hadi..
- ama azraile bile uyum saglanmazki karde$im
- napiyoruz $imdi. boyle duruyorum sen aliyo musun.. hadi neyse prosedur yapalim da bitsin bu i$

AloneWolf
10-02-2005, 14:55
15.-hani yillar once bagini bahceni hasadini toplayan bi genc wardi
-ee n`oldu adam mi oldu
-yok oldu o 3 yil once azrail oldu
-e$hedu..
16.- azrail?
- tepeleycem su esgalimi vereni bi bulsam.. simdi bu saatten sonra tebdil-i kiyafet mi gelecegiz ya can almaya.. hayret bisi!
18.-merhaba
-hiyaaaaa!!! sen kimsin?!!
-azrail...
-azrail? ben seni kukuletalı oraklı bir$ey zannederdim, böyle allar morlar sarılar içinde çıkınca seni cebrail zannettim...ne oldu hangi rüzgar attı seni?
-ya takvime göre bugün ölmen gerekiyor, 2 dakikan kaldı.
-hadi yaa...vay be. e napıcam ben $imdi iki dakika?
-$u gözlüğü gözüne tak bakayım. $imdi gözlerinin önünden hayatın bir film $eridi gibi geçecek. 2 dakika sürüyor film.
-vay be?
-ilerlettik i$i tabii...
19.azrail : zamanin doldu, oleceksin!
GENÇ : hekırım ben, olduremezsin beni..bilgisayarini eline veririm.
azrail : dur $oyle anlatayim sana.."administrator $ifreni ele gecirdim, hayatini hack edecem"
GENÇ: yo hayir, annecim..bekle biraz pijamalarimi giyeyim bari..uzerimde formamla olmek istiyorum.
azrail: la havle..
20.azrail: hop tirininay naaaaaay nay nay ninaynooooooom
riza: bismil...
azrail: tamaaam taamaaam korkmaaaa alt tarafi bi mekan degisikligi
riza: baba cennette huri duzebilecek miyim?
azrail: ne yuzle?
riza: peki cehennemde hatun zebani var mi? veya bir yigin porn star orda olmali, ahhahahahahah
azrail: hakikaten hayvansın rıza
riz: oha artik.. unum ote aleme varmis, tamam lan! icim rahat, al canimi yarabbim onun kollarında diriniriim diriniriiim
azrai: la havle belaaaa
21.-haa.ne.ne var?
-bi emaneti almaya geldim.
-ne emaneti ya gece gece kimsin sen?
-ben azrail.
-hadi len.
-canını alınca anlarsın.
-ne can alması ya.üç gün olmuş askerden geleli.sırası mı şimdi?
-bahçelievler mahallesi düzgün sokak numara 37..doğru adres.üzgünüm.
-ben daha 22 yaşındayım ya.
-aramızda kalsın bizim ihtiyar epey yaşlandı.arada bir kısa devre yapıyor.lakin kaderin önüne geçilmez canım kardeşim.
-hay ben böyle kadere.uyurken alsaydın bari şu canımı?
-yaşlı olsaydın belki.ama gençsin.benim de bir gururum var di mi ismail'cim?
-annemle babama sorsak.belki benim yerime...
-kes şu dumrul saçmalığını.
-ya bari şu lokomotif-gassaray maçını izleseydim.
-pazarlık yapılmaz.
-allam ya şafak demiş eksi üç başıma gelene bak.
-şimdi ben şu duvar saatini durdurayım.olaya sanatsal bi boyut katalım di mi ismail'cim.
-ne diyon ya?akbaba gibi dolanma etrafımda.
-cenabet misin?
-hayır.
-iyi üç kulvallah bi elhamlık süren var.ve süren başladı.
-alla!m neden ben.bismillhirrahmanirrahim...

AloneWolf
10-02-2005, 14:57
22.azrail-ismail nasılsın?
ismail-sağol.sen nasılsın.o tırpan ne öyle.
azraail-seni daha iyi biçebilmek için.
ismail-o kukuleta ne peki?
azrail-karizma meselesi.bilirsin işte.
ismail-tamam.hadi al götür beni.işini gör.
azrail-ya bi pazarlık felan yapsaydın.can tatlıdır.zevk alalım di mi?
ismail-sen çok film izliyon galiba.
azrail-yok be gözüm.yassah bize öyle şeyler.
ismail-iyi ama neden ben?
azrail-bilmiyorum.kaderine küfret.
ismail-ulan kiralık katil gibisin ha.
azrail-şimdi tut şu bandı ucundan bakiym.
israil-bu ne ya?
azrail-film şeridi iso.akacak hayatın bir film misali.çapaklı gözlerine inanamayacaksın.
ismail-napalım.tamam babacım tuttum.
azrail-iyi seyirler.
ismail-sen yanlış kişiyi öldürüyosun gibi geliyo bana.buradaki ben diilim.
azrail-ha siktir pardon.burası urgan sokak daire 9 diil mi?
ismail-yok be babacım.numara düşmüş,ters dönmüş.buradaki bizim yurdaer abi.yukarı katta oturuyo.
azrail-bana bak aramızda kalsın.kimseye söyleme ha.
ismail-tamam abi.severiz seni.beklerim uygun bi zamanda.
23.azrail - evet ben geldim gidiyoruz, ölüyorsunuz bayan
ev hanimi - tamam evladım sen bi otur içeri yeni dolma sardıydım vereyim onlardan, ben de bi ellerimi yıkayayım çıkalım hemen
azrail - hastasıyım ya türk ev hanımlarının...tamam teyze acele etme sen bak işine...

24.azrail: evet cadi hanim, alalim sizi soyle obur tarafa
cadi: ne? yok olamaz.. bu projeyi bitirmeliyim musteri kizar
azrail: alo.. ben azrail diyorum ki oluyosun
cadi: valla bu is bitmeden hicbiyere gidemem.. daha demin zirveye cagirdilar gidemem dedim.. yetistirmem gerekiyo
azrail: allah allaaaah yok gormedim ben boylesini omrum boyunca
cadi: ohhh demekki tinkerbell yasiyo.. sukur
azrail: hadi
cadi: ya ne laf anlamaz meleksin.. olmaz diyorum
azrail: (ziplayarak) eohehühhhehahrorarek

AloneWolf
10-02-2005, 15:11
Kızlar PC alırsa bakın ne olur ? :D

---------------------------------------------------------------------
-----------

Kiz: Alo
Erkek: Alo naber?
Kiz: Iyi sen
Erkek: Iyi , hayirdir ?
Kiz: Ya Gökhan yeni bilgisayar aldim, bana ögretsene su mereti
kullanmayi
Erkek: Peki bi açta sen önce
Kiz: Nasil açiliyo
Erkek: Power dügmesine bas
Kiz: Ee bastim bisey gözükmüyo
Erkek: Monitorü açtin mi ?
Kiz: Haa bekle açiim
...( yarim saat sonra )
Kiz: Olm niye kapadin teli ??
Erkek: Ee kesildi sandim ?!
Kiz: Monitorü aç dedin anca açtik evde tornavida kalmamis gittim bi
de
tornavida aldim, o sirada bi de tirnagim kirildi çok aciyo
Erkek: Naptin kizim sen manyak misin ??
Kiz: Monitorü açtimda nasil bisey gözükecek onu anlamadim ne anlami
vardi ?
Erkek: Off sen onu kapa sonra beni ara ...
Kiz: Ya sen de... bi kapa bi aç!
...( 20 dakka sonra )
Kiz: Ay of kapadim
Erkek: Simdi açtim
Kiz: Neeaa yine mi ?
Erkek: Hayir onun da power dügmesine bassan
Kiz: Ya 1 saat bosuna mi ugastirdin beni ?
Erkek: Sen kendin ugrastin ben bisey demedim
Kiz: Neyse giriyo windows a ..
Erkek: Oooo windows bilirmiyiz )
Kiz: Biliorum biseyler heralde
Erkek: Girdi mi ?
Kiz: Girdi
Erkek: Ee ne istiosun ne ögretiim ?
Kiz: Yaaa ben nete girmek istiyorum nasi giricem?
Erkek: Senin modemin var mi ?
Kiz: Yok ben de o dediginden
Erkek: Sende diil bilgisayarda olcak zaten!
Kiz: Bilmem var mi??
Erkek: Off off bak simdi orda bilgisayarim yazan bi ikon var
Kiz: Ne var , ne var ??
Erkek: Ikon ikon , sen annamazsin ki simdi ... logo gibi bisey
Kiz: Heh var noldu ?
Erkek: Ona sag tusla tikla
Kiz: Sag tusuna basiyorum bisey olmuyo
Erkek: Nasil olmaz bas bi hemen açilacak ??
Kiz: Ee sag tusuna basiyorum klavyede bisey olmuyo
Erkek: Hayir fareyle tiklican
Kiz: Ayyy ben fare mare ellemem !!
Erkek: Offf bilgisayarin faresi mouse be mouse varya hani böle iki
tuslu !
Kiz: Heeee ( d|l|l| d|l|l| ) ay bekle cebim çaliyo
Erkek: Cebine alarmi taktin ehehehhe
Kiz: Igrençsin !!!
( Arka Plan : Alo , aaaaaa Pino naber canim , bende iyiim nolsun ,
hiç
iste bilgisayar aldik gökhan onu anlatiyodu, ay sapikmisin telefonda
anlatiyo ne özel dersi, hadi çocuk bekliyo simdi bekletmiim sonra
konusuruz
öptüm byebye )
Kiz: Heh geldim
Erkek: Hosgeldin bittimi konusman
Kiz: Evet kisa kestim , e nerde kaldik ?
Erkek: Simdi sen soganlari rendeliyodun ben de sosu firina veriodum
Kiz: Ne diosun sen ya ?!
Erkek: Nerde kalcaz sana fareyi anlatiyodum
Kiz: Heh anlat gerisini ben tikladim
Erkek: Orda gir özelliklere bak bi tane telefon resmi varmi yokmu
Kiz: Var da biraz eski bir telefon
Erkek: Tövbe tövbe!!!! resim o kizim eski yeni ne farkeder, simdi
çevirmeli aga gir
Kiz: Neye neye ?
Erkek: Off bilgisayarima bu sefer sol tusla iki kez tikla, aman
dikkat fareyle tikla
Kiz: Ben salak miyim ??
Erkek: Yok ben sadece söliim dedim
Kiz: Eee noldu tikladim ?
Erkek: Simdi kapa
Kiz: Niye açtirdin o zaman ??
Erkek: Bastan al
Kiz: Manyak misin sen ya ??
Erkek: Açtin mi ?
Kiz: Açtim
Erkek: Tamam sen bekle ben biseyler yiip geliyorum
...( 15 dakka sonra )
Erkek: Ben geldim kizim orda misin hala ??
(hmmm evet bence de, ya mango güzel de pahali biraz hmm ya ay dur
gökhan geldi galiba hadi öptüm baay ) geldim geldim.
Erkek: Heh geldin sinir sey napiim simdi hadi çabuk ol çikicam
kizlarla
Kiz: Nereye ?
Erkek: Sana ne ya hadi !!!
Kiz: Iyi peki
Erkek: Orda çevirmeli ag diye bisey var ona çift tikla
Kiz: Tikladim
Erkek: Orda yeni baglanti yap var hepsine ileri ileri diyerek geç
Kiz: Ileri, ileri e geçmiyo bu
Erkek: Ya offf, Tiklican be tiklican !!
Kiz: Hee tamam
Erkek: Ee noldu simdi ? o yeni çikan seyi aç
Kiz: Açtim
Erkek: Telefon numarasi yazilan yere 146 yaz
Kiz: Yazmam
Erkek: Niye ?!
Kiz: Porno sitesi di mi orasi çok adisin !!
Erkek: Ya kizim internete girmedin ki ?!
Kiz: Girdim ya
Erkek: Girmedin daha !
Kiz: Sallama be !!
Erkek: Offf !!! oraya 146 yaz baglana tikla öle giricen
Kiz: Hee peki bak kötü bisey varsa ..
Erkek: Yok be yok !!
Kiz: Ee baglan dedim baplanmiyo
Erkek: Telefon hatti açik ondan
Kiz: Hattimi kim açmis ??
Erkek: Ben
Kiz: Niye açtin ?
Erkek: Yahu telefonla konusuyoruz ya
Kiz: Internete telefonla mi giriliyo
Erkek: Evet öyle biraz
Kiz: Hmm ozaman kapa da giriim
Erkek: Hadi kapatiyorum gir, giremezsen ara
Kiz: Ben aramam sen ara
Erkek: Yahu ben niye ariim ??
Kiz: Iyi be tamam! of! görüsürüz bay
Erkek: Bye
:D

lutas
10-02-2005, 17:07
Ateist ölür ve öteki tarafta Tanrı ile karşılaşır;

ATEİST: merhaba abi!

TANRI: selam, tanıdın mı?

ATEİST: Şey, hayır, yok... tanıyamadım!

TANRI: güzelim kasma artık, biz bizeyiz...

ATEİST: birden kötü oldum da abi!

TANRI: bişey içer misin?

ATEİST: su var mı? abdest alıcam da...


---------------------------------------


ATEİST: bana sizden hiç bahsetmemişlerdi...

TANRI: kitap bastık o kadar di mi ama?

ATEİST: abi valla şeytana uydum...

TANRI: Niye, onun kitabı promosyonlu muydu?


---------------------------------------



ATEİST: Bi cigara yakiim; ateşin var mı?

TANRI: sağdan ikinci kapı...

ATEİST: içsem de öyle girsem....

N28aichi
10-02-2005, 17:58
Özel kalem müdürü, telaşla televizyon sahibinin odasına girdi.
- Efendim, çok özür dilerim. Bir şey arz etmek istiyorum.
- Söyle bakalım!..
- Efendim, şu anda bizim kanalımızda biraz erotik bir film oynuyor... İzleyicilerden büyük tepki var... Telefonlar susmuyor... Aileler, çocuklarına zarar verdiğini söylüyorlar... Filmi keselim mi?
- Ne münasebet canım. Hangi çağda yaşıyoruz? Biraz çağdaşlık öğrensinler. El âlem cinselliği okulda ders olarak öğretiyor!..
Görevli dışarı çıktı...
On dakika kadar geçmişti ki, program müdürü geldi.
- Şey, efendim... Çok özür dilerim... Faks, e-mail ve telefon yağmuruna tutulduk. Santrallarımız kilitlendi. Millet ölçüyü kaçırıp, sövmeye de başladı. Şu filmi kaldırsak mı acaba?
- Olmaz dedim ya!.. Hem bu filmde ne var anlayamadım? O arayanların cinsel hayatı yok mu?
- Ama çocuklar!..
- Çocukların da gözü açılsın. Bırak da bir şeyler öğrensinler...
- Peki efendim.
Adam dışarı çıktı. Bir çeyrek geçmemişti ki, tekrar göründü. Patron konuşturmadı bile.
- Ulan gene aynı mevzuysa sakın girme! Bir şey söyleme! Yeter be!..
Adam kapının aralığından:
- Başka bir konu var efendim.
- Neymiş o?
- Kızınız efendim... Bale kursundan çıkıp eve giderken, 4 sapık tarafından tecavüze uğramış. Çocukcağız perişan. Şu an hastanede!!!
- Neeee? Ulan bu memlekette hiç mi ahlâk, namus kalmadı be!..
Bu komik mi yani? Her erotik filmden sonra izleyenler sokaga cikip tecavuze mi basliyo ?Ne bicim mantik bu ? :mad: O zaman her Kill Bill, Die Hard vb izleyen eline silah alip sokaktaki insanlari oldurmesi gerekir. Varmi boyle bir olay???

BOZOK
10-02-2005, 18:02
Bu komik mi yani? Her erotik filmden sonra izleyenler sokaga cikip tecavuze mi basliyo ?Ne bicim mantik bu ? :mad: O zaman her Kill Bill, Die Hard vb izleyen eline silah alip sokaktaki insanlari oldurmesi gerekir. Varmi boyle bir olay???
bu yazidaki ince mantigi cozmeniz icin sizi yaziyi derinden bir daha okumaya davet ediyorum :cheers:

N28aichi
10-02-2005, 18:09
Aciklarsaniz sevinirim.

casaubon
10-02-2005, 18:17
birisi buzlanma mı dedi?
http://img.photobucket.com/albums/v454/sarkun/geneve.jpg

balaban
11-02-2005, 00:36
Soğuk mu dediniz??

balaban
11-02-2005, 00:39
Bizim insanlarımız

balaban
11-02-2005, 00:48
Genlerle oynamak.

balaban
11-02-2005, 00:54
Ne kadar sevildiğinizi anlayın.

DEVadam
11-02-2005, 04:27
Barselona radyo ve televizyon yansıtıcı kulesi,

http://www.focofijo.com/fotografias/02-2005/us_1839_foto_6470.jpg

lutas
11-02-2005, 12:20
-Gel vazgeçelim,bak rezil olacaz.
-Hatıra olm yaa,
-Senin gibi buddy ye uyanda kabahat zaten.
-Tüfek tabanca yanacak askerliğimiz diyom sana
-Konuşma da çeksin şu artık,sen de çekil
-Şafak gelmiş sen hala elini yapıştır
-Yaa sussana iki dakka

Baydisiplin
11-02-2005, 13:27
la nolüüüüüüü olum bu endekse? maynakmısın lan sattık malları nereye hopppp hopp dursana ereğliyi çiziyorlar, dohol, aksigorta, madara ettin maymun ettin bizi teknikkkk. :aglayan: :aglayan: http://img.photobucket.com/albums/v726/irfankara/9abcaea0.jpg

lutas
11-02-2005, 17:13
Bu da anne babalar çocuklara nasıl davransın.
Kıssadan hisse...

Baba, birçok akşamlar olduğu gibi o akşam da geç
saatte yorgun argın eve döndüğünde beş yaşındaki
oğlunu kapının önünde beklerken bulmuş.
Çocuk babasını görür görmez; Baba! Bir satte ne
kadar para kazanıyorsun? diye sormuş
Zaten eve oldukça yorgun gelen baba çocuğunun bu
bir anlam veremediği soruyla karşılaşınca terslemiş:
Bu senin bilmen gereken birşey değil!
Çocuk buna rağmen ısrar etmiş:Lütfen
babacığım,gerçekten çok merak ediyorum.
Oğlunun ısrarı üzerine dayanamayan baba :Tamam
senin için bu kadar önemliyse söyliyeyim.Bir saatte
yaklaşık dört milyon lira kazanıyorum.
Çocuk:Pekibabacığım bana bir milyon lira borç
verebilirmisin? deyince baba iyice sinirlenmiş:
Benim, senin saçma oyuncakların için verecek param
yok.
Çocuk mahzun bir şekilde sessizce odasına çıkmış.
Aradan bir saat geçtikten sonra baba sakinlemiş ve
çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını
hatırlamış;belki gerçekten lazımdı diye!düşünüp
çocuğun odasına gitmiş.Sana sert davrandığım için
üzgünüm.Uzun ve yorucu bir gün geçirdiğim için biraz
gerginim.Al şu 1 milyonu demiş.Çocuk sevinçle
,teşekkür ederim babacığım diye haykırmış ve elini
yastığın altına sokup bir sürü buruşuk para çıkarmış.
Babasının verdiği parayı da onların arasına katıp
saymaya başlamış.bunu gören babası sinirlenmiş:Paran
olduğu halde,niçin yine para istedin?Ayıp değilmi?diye
çıkışınca çocuk boynunu büküp.ama yeterince yoktu
ki!dedikten sonra elindeki paraların hepsini babasına
uzatmış:

Babacığım burda tam 4 milyon lira var.


Şimdi bana bir saatini ayırırmısın?

San Francisco
11-02-2005, 20:44
Barselona radyo ve televizyon yansıtıcı kulesi,

http://www.focofijo.com/fotografias/02-2005/us_1839_foto_6470.jpg
Harika... İşte görünmesi gereken cisimleri estetik haline sokunca varlıklarından rahatsız olmuyoruz. Hatta memnun bile oluyoruz.

balaban
11-02-2005, 23:33
Resimler de müzik de güzel.

balaban
12-02-2005, 00:30
Korfez savasindan onceki yillarda Amerikali bir bayan gazeteci kadinlarla erkeklerin toplumdaki yeri konusunda bir yazi hazirlamak uzere Kuveyt'e gelmisti. Gozlemleri sirasında dikkatini ilk ceken goruntu, kadinların eslerinin bes adim gerisinden yurudukleriydi.

Yillar sonra ayni gazeteci bir yazi dizisi icin yeniden Kuveyt'e geldiginde bu kez degisik bir goruntu ile karsılasti. Kuveyt'te simdi kadinlar onde yuruyorlar, esleri ise bes adim arkalarindan geliyordu.


Amerikali bayan gazeteci, Kuveyt'te bir kac yil icinde meydana gelen bu degisiklige cok sasirdı, ve kadinlardan birine yaklasti. Kendisinin de bir kadın olmasının verdigi coskuyla sordu:

"Bu gorduklerim inanılmaz bir gelisme. Soyler misiniz lutfen bu degisikligin sebebi nedir?"

Kuveytli kadın Amerikali gazetecinin yuzune bir sure dik dik bakti, sonra soruyu tek bir kelimeyle yanitladı:

"Mayinlar"...

Salacaklı
12-02-2005, 00:58
Faiz borçları Erdoğan'ı bunalttı
11 Şubat 2005 22:50
--------------------------------------------------------------------------------

İktidara gelir gelmez faiz sarmalıyla başbaşa kalmaktan yakınan Başbakan Erdoğan'dan ilgi çekici sözler: Bazen hesap yapıyorum. Çılgına döneceğim ya...



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçen yıl ödenen faizin 40 milyar dolar olduğunu ifade ederek, "Bunu biz mi yaptık? Bunu kucağımızda bulduk. Bazen hesap yapıyorum. Çılgına döneceğim ya... Bu paranın yarısını ödememiş olsak, Türkiye'nin altyapı sorununu 3-4 yılda bitiririz" dedi.

Samsun'da konuşan Erdoğan, Türkiye'nin ekonomik sıkıntılarını aştığını, krizlerden çıktığını belirterek, Türkiye'de problemleri çözmeme üzerine kurulmuş bir "bürokratik oligarşi" olduğunu, bunu aşmanın gayreti içinde olduklarını anlattı.

Samsun'u cazibe merkezi olmaktan çıkarma gayreti içerisinde bir anlayış bulduğunu ifade eden Erdoğan, kentin altyapı zenginliğine sahip olduğunu söyledi. Erdoğan, "Samsun'u illa teşvik yasası kapsamına sokma gayretleri Samsun'a kazandırmaz, kaybettirir" diye konuştu.

Erdoğan, deprem ve tsunami felaketine uğrayan 5 ülkeyi kapsayan Güney Asya ziyaretine çıktığını ve 3'üne Türk Başbakan olarak ilk kez kendisinin gittiğini söyledi. Bunun bazılarını rahatsız ettiğini dile getiren Erdoğan, "Başbakan, niye Türkiye'de bir ile değil de yurtdışına gitti" denildiğini anımsatarak, "Biz yurtdışında turistik seyahat yapmıyoruz, çarşı pazar dolaşmıyoruz" dedi.

Kocaeli'deki SEKA kağıt fabrikasınnda yaşananları değerlendiren Erdoğan, SEKA kağıt fabrikasında çalışan işçilere Taşucu kağıt fabrikasına gitme önerisinde bulunduklarını, ancak işçilerin oraya gitmeyi kabul etmediklerini söyledi. Erdoğan, fabrikayı rant amacıyla kullanmamak şartıyla İzmit Büyükşehir Belediyesi'ne devrettiklerini kaydetti.

skoc
12-02-2005, 06:18
...

skoc
12-02-2005, 06:25
İlk bakışta normal bir Atatürk fotoğrafı gibi görünüyor değil mi?
Aslında öyle değil.
Dikkatli bakarsanız fotoğraf bizim avatarlarımızdan oluşmakta...

skoc
12-02-2005, 06:31
Bu da orijinal boyutundan bir kesit...
İsteyen arkadaşlara orijinal boyutunda gönderebilirim.

Forever
12-02-2005, 09:39
Benim avatar nerde? :D :D :D

yafe
12-02-2005, 17:54
1. Delikanlı adam Scooter tipi motorlara binmez.
2. Delikanlı adam sözünden dönmez. Özü sözü birdir.
3. Delikanlı adam Light Cola içmez.
4. Delikanlı adam More ve benzeri sigaralaıi içmez. En delikanlı olanı Camel içer.
5. Delikanlı adam sahte isimle veya isimsiz yapmaz.
6. Delikanlı adam laga-luga yapmaz.
7. Delikanlı adam kaypaklık yapmaz.
8. Delikanlı adam dedikodu yapmaz.
9. Delikanlı adam ayagini yorganına göre uzatmaz. Uygun yorganı yoksa yorgansız yatar.
10. Delikanlı adam görevden kaçmaz.
11. Delikanlı adam rejim yapmaz. Yapana da iyi gözle bakmaz. Diyet yogurt, peynir vs yemez.
12. Delikanlı adam büyüklerine hürmet eder,küçüklerini korur.
13. Delikanlı adam ana babasına extradan hürmet eder.
14. Delikanlı adam hayvanlara iyi davranır.
15. Delikanlı adam fino vb köpekleri gezdirmez.
16. Delikanlı adam köpekten korkmaz.
17. Delikanlı adam kısa pantolon giymez. Zorunlu hallerde şort giyer.
18. Delikanlı adam saçını boyatmaz, saç ektirmez.
19. Delikanlı adam az konusur öz konuşur.
20. Delikanlı adam kodu mu oturtur.
21. Delikanlı adam fanatik olmaz.
22. Delikanlı adam Televole ve benzeri programları seyretmez.
23. Delikanlı adam Labunyalardan haz etmez.
24. Delikanlı adam bira içmek isterse soğuk Efes içer. Labunya birası içmez.
25. Delikanlı adam silahını sadece temizlik için kullanır, süs için taşımaz, kullanmayacaksa çıkarmaz ve göstermez. 26. Delikanlı adam gaza gelmez. Gerektiğinde 20. maddeyi uygular.
27. Delikanlı adam tavuk gibi erkenden yatmaz. Gerektiginde hemen uyanır.
28. Delikanlı adam Labunya gibi sakal bırakmaz. Örnek: Mirkelam, bir ara Hakan Şükür, veya top sakal.
29. Delikanlı adam borcunu öder. Sadece diğer Delikanlılardan borç alabilir. Labunyalardan borç alamaz.
30. Delikanlı adam mezesiz de içer. Yumruk mezesi her halikarda serbesttir.
31. Delikanlı adam avucunu yalamaz.
32. Delikanlı adam rüşvet verir ama alandan nefret eder. Rüşvetle is yapmaz.
33. Delikanlı adam açgözlülük yapmaz.
34. Delikanlı adam haraç vermez.
35. Delikanlı adam sallama çay içmez.
36. Delikanlı adam sadece Delikanlılarin müziğini dinler, Labunya müziği dinlemez (Tekno, Acid vb).
37. Delikanlı adam eroin ve kokain kullanmaz,satmaz satanlardan nefret eder.
38. Delikanlı adam Delikanlı gibi giyinir.
39. Delikanlı adam ırk, dil, din ayrımı yapmaz.
40. Delikanlı adam diğer insanları sömürmez, Labunyaları bile. Sömürenden nefret eder.
41. Delikanlı adam cömerttir, yardımseverdir, şefkatlidir.
42. Delikanlı adam modayı takip etmez.
43. Erkek Delikanlı adam küpe takmaz, labunya gibi saç uzatmaz.
44. Delikanlı adam kamyoncu kültürüne saygı gösterir.
45. Delikanlı adam taksici ve minibüscü kültürünü sevmez.
46. Delikanlı adam korkabilir ama korktugunu belli etmez.
47. Delikanlı adam Labunyalar gibi kasıntılık ve kibirlilik yapmaz.
48. Delikanlı adam Delikanlı adamı kollar.
49. Delikanlı adam Delikanlı gibi dans eder, Labunya gibi dans etmez.
50. Delikanlı adam Haydar Dümen ve Güzin Abla gibi şahsiyetlerle muhatap olmaz.
51. Delikanlı adam kağıt helva, elma şekeri ve pamuk helva yemez.
52. Delikanlı adam ağzı açık cak-cuk sakız çiğnemez.
53. Delikanlı adam röntgencilik ve teşhircilik yapmaz.
54. Delikanlı adam Delikanlı arkadaşlarına servis yapabilir. Labunyalara kesinlikle servis yapmaz.
55. Delikanlı adam yağcılık ve yalakalık yapmaz.
56. Delikanlı adam Labunya takısı takmaz.
57. Delikanlı adam papyon takmaz, zorunlu hallerde kravat takabilir.
58. Delikanlı adam bilerek hata yapmaz, yaptığı hataları kabul eder ve düzeltir.
59. Delikanlı adam astroloji, yoga, fal, aerobik, fitness, step gibi Labunya işleri ile uğrasmaz.
60. Delikanlı adam içki içip sarhoş olmaz.
61. Delikanlı adam sarhoş olsa da olduğunu belli etmez.
62. Delikanlı adam ser verir sır vermez.
63. Delikanlı adam pantolon askısı takmaz.
64. Delikanlı adam parlak renkli elbise giymez.
65. Delikanlı adam altın diş takmaz.
66. Delikanlı adam kimseyi ispiyon etmez, Labunyaları bile.
67. Delikanlı adam ispiyoncuları sevmez.
68. Delikanlı adam başkasının işine burnunu sokmaz.
69. Delikanlı adam laf atmaz, sarkıntılık yapmaz.
70. Delikanlı adam Labunyalar gibi mal beyanında bulunur gibi giyinmez.
71. Delikanlı adam el şakası yapmaz. Yapandan da hoşlanmaz. 72. Delikanlı adam konusurken el kol hareketi yapmaz.
73. Delikanlı adam canim, cicim, hayatım gibi lafları gereksiz yere kullanmaz.
74. Delikanlı adam emanete hiyanet etmez.
75. Delikanlı adam sevgilisiyle el ele dolaşmaz.
76. Delikanlı adam hasta numarası yapmaz.
77. Delikanlı adam artislik yapmaz.
78. Delikanlı adam acil durumlar dışında koşmaz.
79. Delikanlı adam iftira atmaz.
80. Delikanlı adam Light sigara içmez.
81. Delikanlı adam alçak gönüllüdür.
82. Delikanlı adam övülmekten hoşlaşmaz.
83. Delikanlı adam Labunyalarla tartışmaz. Labunyalara verilecek en iyi cevap kovmaktır.
84. Delikanlı adam kendisinden uzun boylu kızlarla dolaşmaz.
:cool: :tamam: :cool:

San Francisco
13-02-2005, 01:46
Sn Mr. Osama bin Laden;
Hayat poliçenizi aniden iptal etmek zorunda kaldığımızı bildirmekten üzüntü duyuyoruz.

İyi de... Adamın adresini ne yazmışlar onu merak ediyorum. :D

balaban
13-02-2005, 01:50
TEBESSÜM

Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi.
Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı.
Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı.
Garson kız ilk defa böyle bir bahşiş alıyordu. Akşam eve giderken, kazandığı paranın bir parçasını her zaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı.
Adam öyle ama öyle minnettar oldu ki. İki gündür boğazından aşağı lokma geçmemişti. Karnını ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki tek odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydi ki, bir saçak altında titreşen köpek yavrusunu görünce, kucağına alıverdi.
Küçük köpek gecenin soğuğundan kurtulduğu için mutluydu. Sıcak odada sabaha kadar koşuşturdu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki, önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı. Anneler, babalar dumandan boğulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp, ölümden kurtardılar.
Bütün bunların hepsi, beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir TEBESSÜMÜN sonucuydu.

Para çok önemli desek bile hayatta paradan önemli şeyler de var.

varyemez
13-02-2005, 02:51
kendi bilgisayarımdan fıkra ve karikatür göndermek istiyorum nasıl yapacagımı anlatabilirmisiniz?acemilik kusura bakmayın.

serdarkus
13-02-2005, 02:58
kendi bilgisayarımdan fıkra ve karikatür göndermek istiyorum nasıl yapacagımı anlatabilirmisiniz?acemilik kusura bakmayın.
Fıkrayı yazacaksın ya da copy/paste yapacaksın..

Karikatür (resim) ise,
Cevap Yaz/Manage Attachments 'den..

gemici
13-02-2005, 03:04
hocam başkasının bilgisayarından fıkra göndermek için ne yapmalıyım...................

Thesecret
13-02-2005, 03:06
hocam başkasının bilgisayarından fıkra göndermek için ne yapmalıyım...................
CTRL+ALT+DEL tuşlarına topluca iki kere basınız efendim...........

gemici
13-02-2005, 03:08
CTRL+ALT+DEL tuşlarına topluca iki kere basınız efendim...........
hadi iyisin beyaz bankta köşelerde gezersin..................
dediğini yaptım 10 dak.da bilgisayar canavar gibi oldu.internet bağlantım 6 kat hızlandı................................

Thesecret
13-02-2005, 03:10
hadi iyisin beyaz bankta köşelerde gezersin..................
dediğini yaptım 10 dak.da bilgisayar canavar gibi oldu.internet bağlantım 6 kat hızlandı................................
:eek: :eek: :düsün:

varyemez
13-02-2005, 03:11
vala copy/paste yapamadım beceremedik

gemici
13-02-2005, 03:14
vala copy/paste yapamadım beceremedik
the secret in önerisini dene bence.............................

varyemez
13-02-2005, 03:17
olacak heralde

varyemez
13-02-2005, 03:20
copy/paste hala yapamıyorum pasteye tıklanmıyor thesecret yardım et

gemici
13-02-2005, 03:21
yardım etsene dıskteret..............................

Thesecret
13-02-2005, 03:23
yardım etsene dıskteret..............................
The skteret..........................

varyemez
13-02-2005, 03:33
hepsi tahta

spek_avcısı
13-02-2005, 04:22
imzamdakilere tıklatın :)

Sarı
13-02-2005, 05:01
Sözlerinizi iyi süzün

Sözcükler ağzınızdan çıkmadan önce onları filtreden geçiriyor musunuz? Eğer bundan emin değilseniz, Sokrates'in
'üçlü filtre testi'ni mutlaka uygulayın....

Bir gün bir tanıdığı büyük filozof Sokrates'e rastladı ve dedi ki; "Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?" "Bir dakika bekle" diye cevap verdi Sokrates. Bana bir şey söylemeden önce senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna 'Üçlü filtre testi' deniyor. "Üçlü Filtre?.." "Doğru" diye devam etti Sokrates. "Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce bir süre durup söyleyeceklerini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir."
Birinci filtre: "Gerçek filtresi"

'İYİ BİR ŞEY Mİ?'
"Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?" "Hayır" dedi adam "Aslında bunu sadece duydum ve ..." "Tamam. Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim... İyilik filtresini" dedi Sokrates..."Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?" "Hayır, tam tersi ..." "Öyleyse" diye devam etti Sokrates, "Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı."
"İşe yararlılık filtresi"

TAVSİYE EDİLİR
"Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?" "Hayır, gerçekten yaramaz." "Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi değilse ve işe yarar, faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?" diye yanıtladı Sokrates. Bu, Sokrates'in iyi bir filozof olmasının ve büyük itibar, saygı görmesinin sebebiydi. Yakın ve sevgili herhangi bir arkadaşınız hakkında başıboş konuşmalar duyduğunuz her sefer bu 'üçlü filtre testi'ni uygulamanız hararetle tavsiye edilir..

Sarı
13-02-2005, 05:48
Donald Ramsfeld ölmüs ve cennete gitmis .. Aziz Peter'in karsisinda
> cennetin kapsinda duruken arkasinda saatlerle dolu çok büyük bir
> kapi görmüs, ve >sormus:
>
> -"Bu saatler ne böyle??"
>
> Aziz Peter cevap vermis:
>
> -"Bunlar yalan saatleri. Dünayadaki herkesin bir yalan saati vardir..
> Her yalan söyleyisinde saatteki ibre hareket eder.."
>
> Ramsfeld:
>
> -"OO, peki bu kimin saati?"
>
> -"Bu Azize Teresa'nin saaai.. Ibre hiç bir zaman oynamadi, yani hiç
> yalan söylememis..
>
> -"Inanilmaz" demis Ramsfeld. "Peki bu kimin saati??"
>
> Aziz Peter cevap vermis:
>
> -"Bu Abraham Lincoln'ün saati.Ibre iki kez hareket etti, yani Abe tüm
> yasaminda sadece iki kez yalan söyledi.."
>
> En sonunda Ramsfeld dayanamamis ve sormus:
>
> -"Peki Bush'un saati nerede??"
>
> -"Bush'un saati Isa'nin ofisinde, Isa onu vantilatör olarak
> kullaniyor.."

RAINBOW
13-02-2005, 10:43
İhtiyar kurt sevgililer gününde sönmeyen aşkına ne hediye alsam diye düşünmekte.. :cool:

Dikkatli bakınız.. :)

..

Sarı
13-02-2005, 16:45
>>>> Iki fakülte bitirmis
>>>>
>>>> FIKRA gibi bu olayi, Kibar Holding Yönetim Kurulu Baskani Sevgili
>> Asim
>>>> Kibar anlatti.
>>>>
>>>> Gazeteye ilan verip, holdinge bagli sirketlerden biri için genel
>> müdür
>>>> yardimcisi arandigi belirtiliyor. Basvuruda bulunanlarla, tek tek
>>>> görüsülüyor. Içlerinden, "ODTÜ'de iki fakülte bitirdim" diyen biri
>>>> begeniliyor ve ise baslatiliyor.
>>>>
>>>> Ancak haftalar geçiyor, iki fakülte bitiren bu arkadastan beklenen
>>>> verim
>>>> bir türlü alinamiyor. Asim Kibar, bu genci nereden nasil buldunuz??
>>>> diye
>>>> sordugunda,
>>>> -Efendim, ODTÜ'de iki fakülte bitirmis. En iyisi buydu aldik!
>> yanitini
>>>> aliyor.
>>>>
>>>> -Peki, gönderin sunu bana, kendisi ile bir konusayim bakalim... diyor
>>>> ve
>>>> iki fakülte bitiren kisi geliyor. Kibar;
>>>>
>>>> -Evladim, sen ODTÜ'de iki fakülte bitirdigini söylemissin. Hangi
>>>> fakülteleri bitirdin??
>>>>
>>>> -Efendim ben ODTÜ'de Mühendislik Fakültesi ve Iktisadi Idari Bilimler
>>>> Fakültelerini bitirdim. Bu fakültelerin insaatinda, tasaron olarak
>>>> çalistim.

Akresi
13-02-2005, 16:57
The skteret..........................

:) :evil: :evil: :D :D :gulen: :gulen: :)

supersonic
13-02-2005, 17:04
keh keh keh

Salacaklı
13-02-2005, 22:17
İsveç, ketçap şişesinden cinsel organ çıktığı iddialarıyla çalkalanıyor... Üstelik ketçap, Türkiye'de üretilmiş

İHA - İsveçli bir kadın, ketçap şişesinden yetişkin bir erkeğe ait cinsel organ çıktığını iddia etti. İsveçli Viktoria Ed, bugün yaptığı açıklamada, şanslı olduğunu çünkü organı, ketçapı ekmeklerin üzerine sürmeden fark ettiğini söyledi.

AFP'ye konuşan Viktoria Ed, "Erkeklik organına benziyordu. Yetişkin bir insana ait. Tiksindirici. Şişenin başı açılmamıştı, fabrikadan çıktığı gibi duruyordu. Bu organın bir ketçap şişesine nasıl girdiğini bilmek istiyoruz. Bir daha bu marka ketçapı kullanmayacağım" dedi.
Godegaarden marka ketçabın Türkiye'de imal edildiği ve İsveç'te Axfood adlı firma tarafından dağıtımının yapıldığı ileri sürüldü. Söz konusu ketçap şişesinin Cuma günü bir mağazadan alındığı, olayın öğrenilmesi üzerine mağazadaki bütün ketçap stokunun atıldığı belirtildi.

Polisin, ketçapta çıkan organı incelemeye başladığı bildirildi.

gemici
13-02-2005, 23:08
kesin kendi koymuştur............asla türkiyeden gitmemiştir...................

angel
13-02-2005, 23:12
Katılıyorum Avrupada türkiyeyi sevmeyen insanlarda mevcut. amaç bence sadece TÜRKİYE ' ye zarar vermek. o kadar

varyemez
13-02-2005, 23:49
:cheers: :cheers: :cheers:

varyemez
13-02-2005, 23:52
the secret in önerisini dene bence.............................
denedim oldu okey

gemici
13-02-2005, 23:54
denedim oldu okey
ya sana bir şey soracağım..............
sende varda yemiyorsun,bizde yok da yemiyoruz ne farkı var bunların....................

varyemez
13-02-2005, 23:59
ne sorduğunu anlamadım geyiğine yazmıştım sadece yanlış anlasılmasın

Thesecret
14-02-2005, 00:00
ne sorduğunu anlamadım geyiğine yazmıştım sadece yanlış anlasılmasın
Ketçap diyo ketçaaaaap...................................... :p

varyemez
14-02-2005, 00:03
ketcaptaki bana ait degil

gemici
14-02-2005, 00:05
ketcaptaki bana ait degil
parmak izin var itiraf et zaten kana benziyor............................

varyemez
14-02-2005, 00:39
vallahi bana ait degil şimdi baktım (espri olsun diye yazmıştım seni üzdüysem kusura bakma)selamlar

Thesecret
14-02-2005, 01:12
parmak izin var itiraf et zaten kana benziyor............................
Nasıl yani :eek: :D :D

varyemez
14-02-2005, 01:16
yok valla bana ait degil gene baktım yerinde duruyor

Thesecret
14-02-2005, 01:19
yok valla bana ait degil gene baktım yerinde duruyor
Aha ketçapın içindeki yok :eek: :eek: :eek:
Sen mi aldın çabuk söyle :p :o :D :D

varyemez
14-02-2005, 01:21
isvecmiydi nereydi geri istettik dondurucuda gelecekmiş.

Thesecret
14-02-2005, 01:32
isvecmiydi nereydi geri istettik dondurucuda gelecekmiş.
Acılı mıydı acep.............................

varyemez
14-02-2005, 01:42
yıkarız aceyle bişey olmaz

skoc
14-02-2005, 04:17
...

pardon
14-02-2005, 12:57
işte size animasyon:

http://www.hahahumor.com/funny-flash-movies/bigblackben.htm

http://www.hahahumor.com/funny-songs/chinesefood.htm

pardon
14-02-2005, 13:04
AZRAİL

1.- geldim canini alacagim.. vakit tamam
- yaw arkada$im oragi gozume sokacaksin yaw.. hakim olamayacagin aleti niye kullaniyorsun ki, tamam alacaksan al canimi o ayri da
- ..!
- e$hedu enlaaa

2.- geliyorum demeden gelirim canini alir giderim
- hassiktir.. kaderde hatun ustunde olmekte varmi$.. abi ben bi geliyim oyle al canimi ya
- cenabet mi gideceksin obur tarafa
- bak dogru dedin sen.. iki saniyede alirim boy abdestini.. sen mahallede alinacak ba$ka can varsa git onlari aladur.. valla az kaldi ya
- allahim beni al $u gorevden.. nedir bu turklerden cektigim yaw..

3.- ya canini ya parani
- aboo azrailin bile dini imani para olmu$.. ben neyleyim boyle hayati al canimi da parayla napcan sen bi ce$it meleksin
- butun karikaturistleri satin alacam.. beni yaki$ikli cizsinler..$oyle karizmatik..

4.- artik zamanin doldu.. oluyorsun
- peki sayin azrail.. neden olum?
- ama $u dunyada 2 saat daha kalmak icin yapmadiginiz maymunluk kalmadi yaw
orak geliyo kafana

5.- canini almaya geldim.
- allah misin laaaam
- su an icin yetkili kisiyim.
- asktir.

6.- bitti arkada$im kapatiyoruz.. $ahadetmi getiriyosun istavrozmu cikariyosun yapta aliyim ruhunu
- vay bea... mahmut bak azrail geldi olm..super bi melek yani.. harika bi$ey yaw
- hay ezik seni.. alacagim pazarlik yok
- abi ipekmi bu.. valla cok yaki$mi$ hea.. mizrakta super.. ya.. supersin ya
- eh gitti benden gunah.. ya allah
- orakta $ahane parliy argghh...

7.- mahmut kocbas sen misin?
- evet birader noldu ki?
- azrailim ben canini almaya geldim.
- nasi? abi nolur yapma nolur bokunu yiim ki
- yok alicam canini kurallar boyle.
- haarkk puu. abi olduremezsin beni cunku simdi oldursen tukurdugum icin oldurmus olucan, gunah yazar allah carpar billahi.
- eo?? ben bi sorayim bu konuyu.

8.- ben geldiim
- hick!!
- aloo.. allahim bu adam beni gorunce korkudan oldu.. ruhunu gerekli yere yollayamadim.. kalacak arada sen bi melek filan yollada halledelim $u i$i
(allaan salaa yap adam gibi gorevini i$te ziplarsan adamin onune olacagi budur.. sikildim ama bende hep ayni hep ayni)

9.(bezmi$ azrail)
- meraba ben sevgi kelebegiyim
- beni kandiramassin seni taniyorum azrailsinsin sen canimi almaya geldin
- aferin.. isim neydi..

10.- soyun azrailim ben kizligini almaya geldim
- aa nasi? can diil miydi alinan? yanlis olmasin.
- biriniz de tamam diyim be anam. nekrofilinin onde gideni olduk sayenizde. ver canini ver taam. hadi hop.

11.- artik bitti.. hadi obur tarafa gidiyoruz
- abi sizin i$te zor yani.. aslinda adaletsizlik var.. bak israfil butun hayati boyunca oturuyo.. o huri senin bu melek benim takiliyo.. neymi$ kiyamet kopacakmi$te bi ufleyecekmi$.. sen 7 gun 24 saat onlinesin abi.. valla uzuluyorum senin icin
- ya bi susun ya.. bi susun
- abi susarsan ezerler adami.. bak sen susmu$sun ustune en zor i$i vermi$ler
- sen bekle burda geliyorum ben

12.- kartal maltepe senmisin?
- benim kuzicigim
- azrail ben, canini almaya geldim
- can nedirki.. ruh nedirki.. senin o mizragin varya
- sana girsin deme sikildim artik sizin igrenc esprilerinizden

13.-gel lan buraya zibidi!
-bana mi?
-ne o lan oyle siyah miyah takiliyosun? ne lan bu orak? satanist misin sen yoksa?
-ben simdi seni...
-bak bak bak, bi de kendini allah saniyor. ya mahalleden git ya da azrailin olurum.
-sen kasma kendini ben oldum bile (caart...)

14.- aha seninde vaktin geldi
- ciddimisin.. supermi$ hadi gidelim
- oha senin icin hayat dolu diyolardi
- fazla doldu sikildim ben hadi..
- ama azraile bile uyum saglanmazki karde$im
- napiyoruz $imdi. boyle duruyorum sen aliyo musun.. hadi neyse prosedur yapalim da bitsin bu i$

15.-hani yillar once bagini bahceni hasadini toplayan bi genc wardi
-ee n`oldu adam mi oldu
-yok oldu o 3 yil once azrail oldu
-e$hedu..

16.- azrail?
- tepeleycem su esgalimi vereni bi bulsam.. simdi bu saatten sonra tebdil-i kiyafet mi gelecegiz ya can almaya.. hayret bisi!

17.- hadi gidiyoruz genç..
- ama, ama.... karpuz kesse birileri...ne bilim..... bi güzellik yapılsa....yapsan?

18.-merhaba
-hiyaaaaa!!! sen kimsin?!!
-azrail...
-azrail? ben seni kukuletalı oraklı bir$ey zannederdim, böyle allar morlar sarılar içinde çıkınca seni cebrail zannettim...ne oldu hangi rüzgar attı seni?
-ya takvime göre bugün ölmen gerekiyor, 2 dakikan kaldı.
-hadi yaa...vay be. e napıcam ben $imdi iki dakika?
-$u gözlüğü gözüne tak bakayım. $imdi gözlerinin önünden hayatın bir film $eridi gibi geçecek. 2 dakika sürüyor film.
-vay be?
-ilerlettik i$i tabii...
...

19.azrail : zamanin doldu, oleceksin!
GENÇ : hekırım ben, olduremezsin beni..bilgisayarini eline veririm.
azrail : dur $oyle anlatayim sana.."administrator $ifreni ele gecirdim, hayatini hack edecem"
GENÇ: yo hayir, annecim..bekle biraz pijamalarimi giyeyim bari..uzerimde formamla olmek istiyorum.
azrail: la havle..

20.azrail: hop tirininay naaaaaay nay nay ninaynooooooom
riza: bismil...
azrail: tamaaam taamaaam korkmaaaa alt tarafi bi mekan degisikligi
riza: baba cennette huri duzebilecek miyim?
azrail: ne yuzle?
riza: peki cehennemde hatun zebani var mi? veya bir yigin porn star orda olmali, ahhahahahahah
azrail: hakikaten hayvansın rıza
riz: oha artik.. unum ote aleme varmis, tamam lan! icim rahat, al canimi yarabbim onun kollarında diriniriim diriniriiim
azrai: la havle belaaaa

21.-haa.ne.ne var?
-bi emaneti almaya geldim.
-ne emaneti ya gece gece kimsin sen?
-ben azrail.
-hadi len.
-canını alınca anlarsın.
-ne can alması ya.üç gün olmuş askerden geleli.sırası mı şimdi?
-bahçelievler mahallesi düzgün sokak numara 37..doğru adres.üzgünüm.
-ben daha 22 yaşındayım ya.
-aramızda kalsın bizim ihtiyar epey yaşlandı.arada bir kısa devre yapıyor.lakin kaderin önüne geçilmez canım kardeşim.
-hay ben böyle kadere.uyurken alsaydın bari şu canımı?
-yaşlı olsaydın belki.ama gençsin.benim de bir gururum var di mi ismail'cim?
-annemle babama sorsak.belki benim yerime...
-kes şu dumrul saçmalığını.
-ya bari şu lokomotif-gassaray maçını izleseydim.
-pazarlık yapılmaz.
-allam ya şafak demiş eksi üç başıma gelene bak.
-şimdi ben şu duvar saatini durdurayım.olaya sanatsal bi boyut katalım di mi ismail'cim.
-ne diyon ya?akbaba gibi dolanma etrafımda.
-cenabet misin?
-hayır.
-iyi üç kulvallah bi elhamlık süren var.ve süren başladı.
-alla!m neden ben.bismillhirrahmanirrahim...

22.azrail-ismail nasılsın?
ismail-sağol.sen nasılsın.o tırpan ne öyle.
azraail-seni daha iyi biçebilmek için.
ismail-o kukuleta ne peki?
azrail-karizma meselesi.bilirsin işte.
ismail-tamam.hadi al götür beni.işini gör.
azrail-ya bi pazarlık felan yapsaydın.can tatlıdır.zevk alalım di mi?
ismail-sen çok film izliyon galiba.
azrail-yok be gözüm.yassah bize öyle şeyler.
ismail-iyi ama neden ben?
azrail-bilmiyorum.kaderine küfret.
ismail-ulan kiralık katil gibisin ha.
azrail-şimdi tut şu bandı ucundan bakiym.
israil-bu ne ya?
azrail-film şeridi iso.akacak hayatın bir film misali.çapaklı gözlerine inanamayacaksın.
ismail-napalım.tamam babacım tuttum.
azrail-iyi seyirler.
ismail-sen yanlış kişiyi öldürüyosun gibi geliyo bana.buradaki ben diilim.
azrail-ha siktir pardon.burası urgan sokak daire 9 diil mi?
ismail-yok be babacım.numara düşmüş,ters dönmüş.buradaki bizim yurdaer abi.yukarı katta oturuyo.
azrail-bana bak aramızda kalsın.kimseye söyleme ha.
ismail-tamam abi.severiz seni.beklerim uygun bi zamanda.

23.azrail - evet ben geldim gidiyoruz, ölüyorsunuz bayan
ev hanimi - tamam evladım sen bi otur içeri yeni dolma sardıydım vereyim onlardan, ben de bi ellerimi yıkayayım çıkalım hemen
azrail - hastasıyım ya türk ev hanımlarının...tamam teyze acele etme sen bak işine...

24.azrail: evet cadi hanim, alalim sizi soyle obur tarafa
cadi: ne? yok olamaz.. bu projeyi bitirmeliyim musteri kizar
azrail: alo.. ben azrail diyorum ki oluyosun
cadi: valla bu is bitmeden hicbiyere gidemem.. daha demin zirveye cagirdilar gidemem dedim.. yetistirmem gerekiyo
azrail: allah allaaaah yok gormedim ben boylesini omrum boyunca
cadi: ohhh demekki tinkerbell yasiyo.. sukur
azrail: hadi
cadi: ya ne laf anlamaz meleksin.. olmaz diyorum
azrail: (ziplayarak) eohehühhhehahrorarek

Sarı
14-02-2005, 14:55
TEKNOLOJI ASKI

Seni ram'ının alamayacağı kadar çok seviyorum.
Zipsiz, zapsız olduğun gibi...
Seni ilk gördüğüm anda formatlandım.
Bana öyle bir sistem transfer ettin ki,
hiç bir komut artık beni senden ayıramaz.
Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda
mutlu olabileceğimi biliyorum. Senin megahertz'in
beni de ateşliyor. Bakışların beni taa derinden scan ediyor.
Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasına
forward etmeyeceğini de çok iyi biliyorum.
Ben, seninle evleneceğim @sli. Evleninceye kadar da söz ;
sana hiç bir şey insert etmeyeceğim. Evlenmeden önce
DR NORTON' dan randevu aldım, ikimiz de usulen bir virüs
taramasından geçeceğiz. Merak etme hiç bilmediğim softwareler'le
ilişkim olmadı. Senin için hardware'i taş gibi diyorlar,
ancak biliyorsun ki benim için software güzelliği
hardware güzelliğinden önde gelir.
@sli, seninle biz çok dvd'ler seyredeceğiz.
Sana evlilik yıl dönümünde 24 hızlı rewritable dvd alacağım.
Pembe slotlu kasamız, içinde nur topu gibi hard disklerimiz olacak.
Tatillerimizde ikimiz de birer Windows gezgini olacağız.
Daha sonra da ver elini Internet. Sana güzel görünmek için
öyle çok çalışacağım ki, üç hafta sonra karsına yirmi bir inch
plazma ekran gibi çıkacağım. Ondan sonra istersen beni duvarına
bile asabilirsin. Akşamları dizlerinin üzerinde bir laptop gibi
yatacağım. Asla uyku moduna geçmeyeceğim @sli.
Biz seninle ışıkları kapatıp kucaklarımızda klavye sabahlara
kadar chat edeceğiz. Ancak ilk yıllarda senden biraz tasarruflu
olmanı isteyeceğim, onun için screen saver, standbye modu vs.
anlarsın ya açık dikkatli olmanı isteyeceğim. Salonumuzun baş köşesine
babamın eski 10 megabaytlık bilgisayarını koyacağım, malum sark
köşeleri bana hep çok sıcak gelmiştir, yanına da 5,25 lik disketler.
O biçim nostalji olacak. Hatta yılbaşı akşamları tetris falan oynayabiliriz.
Kendimizi hep geliştireceğiz, zaman hangi ram'i gerektiriyorsa uyacağız.
Birbirimizden fikir download'unu bir gurur meselesi yapmayacağız.
Aramızda ayrı gayri olmayacak, herkes birbirinin sörfüne saygı duyacak.
O seni istemeye anasını gönderen herifin sitesini crack ettim,
anasını da hack edeceğim. Ben geleneklere sadık kalmak istiyorum şeker @slicigim.
TV kartını kız tarafı alırmış. Seni, çeyiz sandığındaki emek emek
doldurduğun CD-rom'larla bekliyorum. Ben de sana amazon.com dan
beş taşlı bir yüzük siparişi verdim bile. Nikahımızda da real player çalacak...
Home page'indekilere de çok selam, her baytını öpüyorum,
CPU'm daima seninle...

Sarı
14-02-2005, 19:34
.................................................. .................

AloneWolf
15-02-2005, 11:48
http://www.videolar.net/details.php?image_id=94&sessionid=8c22bc50094204efc9c737216812c4a9
tıklayın dinleyim cem yılmaz 2-A
http://www.videolar.net/details.php?image_id=95&sessionid=8c22bc50094204efc9c737216812c4a9
bölüm 2-b
http://www.videolar.net/details.php?image_id=93&sessionid=8c22bc50094204efc9c737216812c4a9
bölüm 2-c
http://www.videolar.net/details.php?image_id=92&sessionid=8c22bc50094204efc9c737216812c4a9
bölüm 2-d

portakal
15-02-2005, 11:55
Herkes zengin olma hayali kuruyor da...
Bence siz satın tüm hisseleri boşverin borsayı, parayla saadet olmaz :D

AloneWolf
15-02-2005, 12:13
1- A.Sebatspor ile Trabzonspor arasında, Akçaabat Fatih İlçe Stadı'nda oynanan karşılaşmaya ilgi büyüktü! Stadyum çevresindeki inşaatlar tıka basa doldu...

AloneWolf
15-02-2005, 12:15
Zonguldak Merkez Ulu Camii'nde ayakkabı hırsızlığına karşı kamera sistemi kuruldu. Artık cemaatin aklı dışarıda kalmayacak...

AloneWolf
15-02-2005, 12:16
Rizeli Hakan Saruhan, kendisini ısıran köpeğin kulağını ısırarak, haber oldu :D

intexma
15-02-2005, 13:24
******

supersonic
15-02-2005, 13:34
intexma bu çok iyiymiş :D:D:D:D:D:D

intexma
15-02-2005, 13:34
ülke ; japonya.
döner-kebap
çalışan zenci...

intexma
15-02-2005, 13:37
nasıl yani???

AloneWolf
15-02-2005, 14:49
TURK TELEVIZYONLARINDA UNUTULMAYAN ANLAR!!
acun firarda programında, acun'un yurtdışında bir barda önüne gelen kıza sarkıntılık yapıp yılışan bir tipi gösterip, "görüyorsunuz sayın seyirciler magandalık sadece türklere özgü degil, avrupa'da da magandalar var" demesi, ardından o kişinin gelip, "abi nasılsın? ben de türküm" demesi.

yılını tam hatırlamıyorum ama bayağı eski bir hadisedir. sezen cumhur önal sunuyor: "evet sayın izleyiciler, şimdi gary moore söylüyor, still got the blues, hala bluzunu saklıyorum"

cnn türk'te çigdem anat'in "ajans 13"te yayina girdiklerini fark etmeyerek, yönetmenin "sen mi gircen yoksa ankara mi?" demesine anat'in "s...t et ankarayi simdi" demesi ve bunun yayin aninin ilk girisinde ekranda cinlamasi...

reha muhtar : kaza nasıl oldu anlatır mısınız?
mağdur (kaza sonrası yatakta yatmaktadır ) : kamyon karşı yoldan bizim taraf geçti ve kafadan çarptı.
rm : peki o sırada ne düşündünüz?
mağdur : walla pek bir şey düşünemedik reha bey.
rm : anlıyorum ama, o sırada düşündüğünüz ilk şey neydi?
mağdur : birşey düşünemedik, zaten çok kısa sürede oldu.
rm : yani efendim, o orta şeridi aşıp üstünüze gelirken, aklınıza ne geldi?
mağdur : hatırlamıyorum.
rm : peki efendim.

arena'da uğur dündar'ın fırın sahibine "bakın beyefendi tavanı yok buranın, pislik götürüyor burayı, bu böcekler nereden geliyor peki temizse?" diye sorduğunda "bu böcek nerden geliyor biliyor musunuz uğur bey siz eğitimli insanlarsınız bu böcek ülkemize ilkkez afrikadan muzun üstünde geldi" diye cevap verdiği an.

reha muhtar telefondaki adama fırça atıyor.

- bütün bunları nasıl yaptın ha? cevap ver??
- bakın efendim şöyle izah edeyim...
- sus konuşma, hala utanmadan izah ediyorsun..cevap versene??!

1) güner ümit'in kadın kılığında turnike sunması...
2) fatma girik'in söz fato'da programında ilk tükürüşü...
3) medyum memiş'in medyum keto'ya giriştiği saniyeler...
4) yıldo'nun süpermen kılığında turnike sunması... (yakışmıştı da!)
5) sadettin teksoy'un kutuplarda kıbleyi arayıp namaz kılması...
6) kaan yakuphan'ın haber sunduğu sırada arkasındaki panonun kafasına düşmesi...
7) tolga garipoğlu'nun hugo yarışmacısı küçük bir çocuktan küfür yemesi...
8) sevda demirel'in hande ataizi'ne tokatla dalması...
9) kenan erçetingöz'ün magazin forever tanıtımında cartel üyelerinin arasında rap yapması...
10) reha muhtar'ın tavanda yürüyen sirk cambazı ile konuşurken ekranda kendi görüntüsünü ters çevirtmesi ve röportajı 2-3 dakika boyunca baş aşağı yapması...

.genc ve guzel di$i vj'imiz gunun konusunu "benimle beraber olmak icin ne verirdiniz" olarak belirler. guzelce de bi insan evladi olmasi sebebi ile canli baglantilar yagdirir da yagdirir. yatlar, katlar, evler, arsalar, arabalar vaad edilir. ve fakat bi seyirci ilginc bi meblag telaffuz eder, $oyle ki: "sizinle birlikte olmak icin 3 739 500 (uc milyon yedi yuz otuz dokuz bin be$ yuz) lira verirdim" der, ay peki sagol falan der ama kafasina da takilir sorma ihtiyaci duyar vj "nerden cikti bu deger peki". seyirci hemen yanitlar "eski ka$arin kilosu o kadar"

AloneWolf
15-02-2005, 14:56
kahramanımız seda sayan yine bi sabah elleri belinde programını sunuyor.o sırada bi canlı bağlantı olur ve....

- aloooğğğ kiminle gorosuyoruz
- ben mustafa
- naber lan mustafa.nerden arıyosun bizi mustafa
- sisli'den
- ne is yapıyon lan mustafa
- belediye baskanıyım...

banu alkan a takımı programına katılır. konu taksiciler. herkes sorununu anlatıyoya,banu ablamızda söz alır,taksicilere verir veriştirir."çağrıyorum gelmiyorlar , bekletiyorlar , müşterilere hiç saygıları yok " der. beş dakika sonra canlı yayına bir taksici bağlanır.
"iyi akşamlar savaş bey. ben bir taksiciyim.banu hanımın evinin yakınındaki durakta çalışıyorum. evet banu hanım çağırdığında gitmiyoruz çünkü ne zaman gitsek üzerimde bozuk yok, türk lirası yok döviz var bahaneleriyle paramızı vermiyor.gitmiyoruz gitmicezde."
bunun üzerine banu hanım dumur olmuş ve program süresince bir daha ağzını açamamıştır.

derya tuna ibrahim tatlıses tartışması esnasında. mekan show ana haber. ortada reha muhtar, sağda derya tuna solda ibrahim tatlıses. tartışma sürerken söz sırası derya tuna'ya gelir:
- reha bey, bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemiyorum... yeteri kadar konuştuk. sonuçta gönül bu... ata da konar... yani.. konuşmak istemiyorum...
reha: yani boka mı kondunuz efenim..?!
sonuçta ibrahim tatlıses delirir canlı yayında. ne ilktir bu ne de son olmuştur.

.saadettin teksoy'un kuzey kutbundaki fok balıklarının soylarının tukenme tehdidi altında olduğundan bahsetmesinin hemen akabinde fok balığı avcılarıyla ava çıkıp aynı hayvancıkları avlaması. ulen herşeyi gectim, program kendi içinde tutarsiz, önce soyları tukeniyor deyip sonra avlıyorsunuz, yok mu kafası üç gram çalışan bir tane elemanınız, aloooooo?!?

smet badem bir basketbol macında seyircilerin aasına cıkar ve bir kızla röportaja baslar.
badem: sizizn gibi guzel bayanları salonlarda gormekten cok mutlu oluyorum. basketbola bu ilgi nereden?
kız: ben efes kızlarından biriyim zaten.
badem: aaa oyle mi cıplak degilsin ya tanıyamadım.

AloneWolf
15-02-2005, 16:35
Evin hanımı mutfakta sabah kahvaltısı için tavada iki tane yumurta
pişirirken içeri kocası dalmış, "Dikkat.. Dikkat!.. Biraz daha yağ koy!..
Aman Tanrım ne kadar çok pişiriyorsun.. Çok fazla.. Şimdi çevir..
Şimdi.. Off.. Daha fazla yağ koy.. Yapışacaklar.. Dikkat.. Dikkatttt! Sana
dikkatli ol demiyor muyum?.. Yemek pişirirken beni hiç dinlemiyorsun..
Çevir hadi onları.. Çabuk ol.. Deli misin?.. Aklını yitirdin herhalde..
Tuz koymayı unutma.. Her zaman unutursun zaten.. Tuzu kullan.. Tuzu ..
Tuzu diyorum.."
Karısı dönüp şöyle bir bakmış kocasına, "Sana ne oluyor öyle?" demiş
"İki yumurtayı nasıl pişireceğimi bilmediğimi mi zannediyorsun?"

"Bak bir tanem.." demiş adam artık sakin sakin.. "Sadece sen yanımda
otururken araba kullandığımda neler hissettiğimi anlamanı istedim.."

AloneWolf
15-02-2005, 16:36
Evin hanımı mutfakta sabah kahvaltısı için tavada iki tane yumurta
pişirirken içeri kocası dalmış, "Dikkat.. Dikkat!.. Biraz daha yağ koy!..
Aman Tanrım ne kadar çok pişiriyorsun.. Çok fazla.. Şimdi çevir..
Şimdi.. Off.. Daha fazla yağ koy.. Yapışacaklar.. Dikkat.. Dikkatttt! Sana
dikkatli ol demiyor muyum?.. Yemek pişirirken beni hiç dinlemiyorsun..
Çevir hadi onları.. Çabuk ol.. Deli misin?.. Aklını yitirdin herhalde..
Tuz koymayı unutma.. Her zaman unutursun zaten.. Tuzu kullan.. Tuzu ..
Tuzu diyorum.."
Karısı dönüp şöyle bir bakmış kocasına, "Sana ne oluyor öyle?" demiş
"İki yumurtayı nasıl pişireceğimi bilmediğimi mi zannediyorsun?"

"Bak bir tanem.." demiş adam artık sakin sakin.. "Sadece sen yanımda
otururken araba kullandığımda neler hissettiğimi anlamanı istedim.."
http://smileys.smileycentral.com/cat/36/36_11_6.gif

lutas
15-02-2005, 17:34
ITIBAR VE KARAKTER DENGESI


Itibari, içinde yasadigin ortam belirler
karakteri, inandigin dogrular...
Itibar, sandigin seydir;
karakter oldugun sey...
Itibar fotograftir;
karakter ise yüz..

Itibar disardan gelir;
karakter içerden..

Itibar, yeni bir topluluga girdiginde sahip oldugundur;
karakter giderken elinde olan..

Itibarin bir anda olur;
karakterin , ömür boyunca..

Itibarin bir saatte ögrenilir;
karakterin bir yilda açiga çikmaz..

Itibar mantar gibi büyür;
karakter sonsuza kadar sürer

Itibar zengin veya fakir yapar;
karakterse mutlu ya da mutsuz..

Itibar insanlarin mezar tasina kazidiklaridir;
karakter meleklerin TANRI huzurunda senin için söyledikleri.

Akresi
15-02-2005, 22:18
Devlet nasıl istatistik yapar? Alın size Aziz Nesin hikayelerini
aratmayacak, eski zamanlardan bir cevap.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nda bir bürokrat bize
devletin eskiden nasıl istatistik yaptığını ve
bürokrasinin işleri takip etmesindeki duyarlılığı çok
güzel bir örnekle anlattı. Bürokratın anlattığına göre
bir dönem Tarım Bakanlığı, İl Müdürlükleri'ne bir yazı
yazar ve
"İlinizin bulunduğu bölgedeki karga, yaban domuzu,
üveyik gibi tarımsal üretime zarar veren yabani
hayvanların sayısını çıkartın bize yollayın" der.
İl müdürlerini alır bir düşünce... Adı üstünde zararlı
ve yabani hayvan bunlar. Nasıl sayacaksın?
Sonunda kendi aralarında 'istişare' ederek bir formül
bulurlar. Buna göre bölgenin büyüklüğüyle orantılı
olarak her il müdürü bir rakam yazıp bakanlığa yollar.
Kimi 30, kimi 20 yaban domuzu olduğunu bildirir.
Aradan 1 yıl geçer, "Ses seda çıkmadı Bakanlık'tan..."
diye sevinirlerken biz yazı daha... "Bölgenizdeki
yaban domuzlarının son durumu nedir? Şayet sayıları
150'yi aşarsa 'sürek avı' başlatın." Sürek avı
başlaması için gerekli bürokratik işlemler ve nasıl
ekipler oluşturulacağı, vurulan domuzların
kuyruklarının kesilerek ispatlanması gerektiği gibi
formaliteler sıralanır. İl müdürleri yeni sayıyı,
hayvanların çoğalabileceği varsayımıyla 5'er, 10'ar
artırıp bildirmişler. İş, yıllarca böyle devam etmiş.
Bürokratımızın tayini bir gün Tunceli Tarım İl
Müdürlüğü'ne çıkmış. Göreve başlamasının ardından yine
bakanlığın aynı yazısı... Hemen, bir sene önce
gönderilen yazıyı çıkarmış ki ne görsün. Domuz sayısı
149... Domuzu 1 tane artırsa sürek avı başlamak
zorunda kalacak. Hayvanların kuyrukları, ödenek...
Kendi kendine (Ben bu sayıyı 50'ye düşürüyüm, kimse
farketmez) demiş ve yazıyı göndermiş.
Bir ay sonra Bakanlık'tan bir yazı. Yazıda (Geçen yıl
bölgenizde yaban domuzu sayısı 149 idi. Siz 50
olduğunu yazmışsınız. Ne oldu 99 yaban domuzuna...)
diye soruluyor. Bürokrat oturmuş ve düşünmüş, bir
formül bulup Bakanlığa yazmış. Yazıda, (Evet geçen yıl
sayı 149'du. Ancak sayıları artınca köylüler resmi
olmayan yollardan sürek avı başlattılar, hiçbirini de
vuramadılar. Domuzlar sınır ilimiz olan Erzincan'a
geçti) demiş. Bürokratın belirttiğine göre "Hayvanları
vurduk" dese, bakanlık kuyruklarını isteyecek.
Bakanlık hemen olayın takipçisi olmuş ve Erzincan il
müdürüne bir yazı yazmış. Yazıda (Bölgenizde 100 yaban
domuzu olduğunu yazıyorsunuz. Ancak Tunceli İl
Müdürlüğü 99 adet domuzun bölgenize geçtiğini
bildirdi. O hayvanları bulun. Sayı 150'yi aştığı için
de hemen ekipleri toplayarak sürek avı yapın)
diyormuş. Erzincan İl Müdürü düşünmüş ve Bakanlığa
cevap yazmış. Cevapta, (Evet doğrudur. Tunceli'nin 99
domuzu sınırımızdan girdi. Ancak hızlarını alamayarak
sınırımızı aşıp Erzurum il hudutlarına geçtiler) deyip
işin içinden sıyrılmış. Bakanlık hemen Erzurum İl
Müdürlüğü'nden hayvanların bulunup sürek avı
başlatılmasını istemiş. Erzurum İl Müdürü Erzincan il
müdürünü arayıp olayı sormuş, akıl almış. Bakanlığa
(Doğru. 99 domuz bölgemize girdi ancak peşlerine
düştük, ancak Ağrı İl Sınırı'na girdiler) demiş.
Bakanlık bu kez Ağrı il müdürlüğüne bir yazı yazmış.
Ağrı il müdürü Erzurum il müdürünü aramış. Ve o da
bakanlığa (Evet doğru bizim sınırdan girdi ama ülke
sınırlarını aşıp Ermenistan'a geçti) diyerek olaya
Tarım Bakanlığı nezdinde bir son vermiş. Bürokratımız
(artık Dışişleri Ermenistan'ı aramış mıdır bilmiyorum.
Ama biz envanter işinden böyle sıyrıldık) diye
kurnazca gülümsüyordu...

varyemez
16-02-2005, 01:24
bitmeyen askerlik süper :bravo:

varyemez
16-02-2005, 01:27
:bravo:

portakal
16-02-2005, 01:54
Kreasyonun adı "Olmak ya da Olmamak" :D

portakal
16-02-2005, 01:55
Bu arada "kreasyon" yerine daha Türkçe olması açısından hangi kelime kullanılabilir sizce? :confused:

varyemez
16-02-2005, 02:00
:bravo:
resimle imza süper uyum saglamıslar

Sarı
16-02-2005, 03:29
Bu insanlar gerçekten bu lafları ettiler....

OSKAR ADAYLARI ACIKLANDI

Hadi hayırlısı bakalım!

POLİTİKACI DALINDA

1. "Füzelerle savaş kazanabilirsiniz, ama füzelerin üzerine
oturamazsınız..." Deniz BAYKAL

2. "Afrikalı zombiler gibi..." Bülent ARINÇ

3. "Sekiz yıl Özal'a verdiniz, onun iki yılını ananıza verin, o zaman
Türkiye şahlanır..." Tansu ÇİLLER

4. "Powell'ın ziyareti daha önce yapılsaydı daha iyi olurdu, ancak bu
ziyaret tam zamanında yapılmıştır..." Abdullah GÜL

5.. "Ben 1960'larda Çalışma Bakanlığı yapmıştım. Yani tam hatırlamıyorum ama
1995'e kadar sürdü bu görevim..." Bülent ECEVİT

KADIN SUNUCU DALINDA

1. "Evet, bugün perşembe, haftanın son günü, yani bugünü saymazsak..." Pınar
ALTUĞ (TRT'deki programında)

2. "Sıfır puan kazanırsanız toplam puanınıza sıfır puan ekleriz..." Ebru
ŞALLI (Pazar Yıldızı yarışmada)

3. "Siz ben olmuşum, ben siz olmuşsunuz..." Esra CEYHAN (Huysuz Virjin'e
rüyasını anlatıyor)

4. "Tuğba ÖZAY'ı alkışlayan gruba bakıyorum, büyük bir çoğunluğunu kadın ve
erkekler oluşturuyor..." Ece ERKEN (Passaparola'da)

5. "Bütün o elektronik şeyler aslında biraz mekanik kaçıyor..." Gülben ERGEN
(SMS, e-card gibi yöntemlerden hoşlanmadığını belirtmek istiyor)

ERKEK SUNUCU DALINDA

1. "Yani ?imdi sizin annenizin bütün evliliklerinden elde ettiği toplam
çocuk sayısı kaç?" Sinan ÇETİN (Film Gibi programında konuğa)

2. "Süreyya AYHAN sizin cinsiniz bilirsiniz..." Tarık TARCAN (En Büyük
Yarışma'da kadın yarışmacıya)

3. "Makul ağla!.." Savaş AY (A Takımı'nda sinir krizi geçirttiği Niran
ÜNSAL'a)

4. "Ben, aşkı iki kişinin yaşamasından yanayım..." Vatan ŞAŞMAZ

5. "Bu çocuk üçünüzden!.." Erman TOROĞLU (Karar Anı adlı programda,
karı-koca ve sevgiliye söylüyor)

ERKEK ŞARKICI DALINDA

1. "Siz düşük yapma halini, her şeyi olan Richard GERE'in mutluluğu
Hindistan'da aramasına da benzetebilirsiniz. Düşünsenize, her şeyiniz var
ama mutlu değilsiniz..." Çelik ERİŞÇİ

2. "Müzikte tek eksiğim opera..." DOĞUŞ

3. "İlham kaynağım şu gördüğünüz Boğaz. Bu deniz, öküze bile ilham verir..."
Serdar ORTAÇ

4. "Her sene bir sene daha geçiyor..." TARKAN

5. "Ben, yıllardır süregelen ve gitgide gerileyen arabesk türkücü imajını
roketlemek istiyorum. Arabaların torpidolarında en arkada duran kasetleri
önlere çıkartmak istiyorum..." Özcan DENİZ

KADIN ŞARKICI DALINDA

1. "Estetik haramsa bütün hastaneleri kapatsınlar..." Petek DİNÇÖZ

2. "Ses, bedende en geç yaşlanan organdır...." Nükhet DURU

3. "Yıllardır olmamıştı, uzun zamandan beri ilk defa tek partili koalisyon
oluyor..." Nil KARAİBRAHİMGİL (Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler
Bölümü mezunu)

4. "Afrika'dan yamyam getireceğiz..." Ebru GÜNDEŞ (Balayına giderken)

5. "Benim o kültürsüz insanlarla işim olmaz, zaten şimdi ultrasyondan çıktım
çok mutluyum..." CEYLAN

MANKEN DALINDA

1. "Kel miyim, topal mıyım gidip de yasak bir ilişki yaşayayım..." Didem
TASLAN

2. "Birçok arkadaşımın içime girmesine izin verdim, ve ben öyle her
arkadaşımı içime alan biri değilimdir..." Deniz AKKAYA

3. "Şimdiye kadar beraber olduğum erkek arkadaşlarım beni darmadağın
etti..." Gizem Özdilli

4. "Bu tür şeyler gerçek hayatta da, normal hayatta da yanına yaklaşmam artı
sevmem...." Tuğba ÖZAY

5. "Erkeğimi asla kahvaltısız bırakmam!.." Şenay AKAY

DİZİ OYUNCUSU DALINDA

1. "Tangoya başlarken kadınlar sağ ön, erkekler sol arka ayaklarıyla
başlar..." İpek TUZCUOĞLU

2. "Laf olsun diye bir şey söyleyecek bir kadın değil o, mutlaka altını
doldurur!.." Tamer KARADAĞLI (Hülya AVŞAR için)

3. "Şimdi ben gitsem Amerika'yı ikna etmeye çalışsam beni iplemeyecektir..."
Mehmet Ali ALABORA

4. "Atatürk yaşasaydı, magazin gazetecileri onun da bir frikiğini
yakalardı..." Nurseli İDİZ

5. "Filmin finalini soran anketler internetlerde yayınlandı..." Özcan DENİZ

SPOR YORUMCUSU DALINDA

1. "Ağzınla kuş tutsan... Ne kuşuu! ejderha tutsan bunlara
yaranamazsınız..." Ahmet ÇAKAR

2. "Hayırlı vilayetler..." Ziya ŞENGÜL (İstanbul Valisi ile konuşurken)

3. "İyi püskürtmüş!.." Şansal BÜYÜKA (Hakeme tüküren oyuncu için)

4. "İkinci gol De BOER'un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene De BOER'un
şeyinden oldu..." Turgay ŞEREN

5. "Bakirelik yalnız bayanda mı olur? Mesela hakemin bakiresi olmaz mı? Yani
bozulmamış bir hakem..." Erman TOROĞLU

HABER SPİKERİ DALINDA

1. "İnsan, hayvan... her canlının yavrusu ne güzel, öyle değil mi sevgili
seyirciler?" Defne SAMYELİ (Show Haber)

2. "Bu akşam oynanacak olan Beşiktaş-Galatasaray derbisinin sonucu henüz
belli değil..." Zeynep KASIMLIOĞLU

3. "Bugün çok şey oldu sayın seyirciler..." Can ATAKLI (Ana haberi açış
cümlesi)

4. "Babayı buldunuz mu?" Reha MUHTAR (Haber sunduğu günlerde babasıyla
buluşturduğu kıza

Sarı
16-02-2005, 03:40
reha muhtar : kaza nasıl oldu anlatır mısınız?
mağdur (kaza sonrası yatakta yatmaktadır ) : kamyon karşı yoldan bizim taraf geçti ve kafadan çarptı.
rm : peki o sırada ne düşündünüz?
mağdur : walla pek bir şey düşünemedik reha bey.
rm : anlıyorum ama, o sırada düşündüğünüz ilk şey neydi?
mağdur : birşey düşünemedik, zaten çok kısa sürede oldu.
rm : yani efendim, o orta şeridi aşıp üstünüze gelirken, aklınıza ne geldi?
mağdur : hatırlamıyorum.
rm : peki efendim.

Sarı
16-02-2005, 03:48
haberlerde bir tecavuzcunun polis arabasına bindirilirken söylediği cümle:
-seviyodum, söyleyemedim.

Sarı
16-02-2005, 04:02
PENTAGON'UN MAAŞ VERDİĞİ GAZETECİLER HABERİNİ YAZAN RUŞEN ÇAKIR'IN DA
CIA'DEN MAAŞ ALDIĞI ORTAYA ÇIKTI... PENTAGON İLE CIA SAVAŞI
TÜRK GAZETECİLER ÜZERİNDEN Mİ YÜRÜYOR?
>
>
>
> Ruşen Çakır'ın çalıştığı TESEV'e Amerikan National Endowment for Democracy
> adlı kuruluş tarafından para aktarılıyor. National
> Endowment for Democracy'nin hedefi ise Amerika'nın bölgedeki hedeflerini
> yerine getirmek. Kurumun çalışmalarının ve bütçesinin
> tamamen CIA tarafından kontrol edildiği biliniyor.
>
> Vatan Gazetesi adına Washington'da görev yapan gazeteci Ruşen Çakır
> geçtiğimiz hafta yaptığı Pentagon'dan maaş alan gazeteciler
> haberiyle ismini duyurmuştu. AK Parti iktidarından önce de islami
> cemaatler üzerine yazılarıyla gündeme gelen Ruşen Çakır Türkiye'de
> faaliyet gösteren TESEV isimli sivil toplum kuruluşunda Proje Koordinatörü
> olarak görev yapmıştı.
> Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiye www.tesev.org.tr 'de Ruşen Çakır ismi
> arandığı zaman ulaşılabilir.
> TESEV'in web sitesinin ana sayfasında reklamı yapılan National Endowment
> for Democracy isimli Amerikan kuruluşı aynı zamanda
> TESEV'e para aktarıyor. Bu Amerikan kuruluşu yüzmilyonlarca doları bulan
> bütçesini ABD'nin dış ülkelerdeki hedeflerini
> gerçekleştirmek için kullanıyor.
>
> İşte CIA'nın kontrolündeki kurumun Amerikan yasalarına göre görevleri:
>
> Bu yasada NED yani National Endowment for democracy nin nasil baskanin
> hedeflerini kullanacagi ve fonlari aktaracagi anlatiliyor
>
> 2005 ABD butcesi yasa nosu `IS12` ve 222 nolu fasilda sozu edilen 500
> milyon dolarlik paragraf ise su
>
> SEC. 222. DEPARTMENT OF STATE PUBLIC DIPLOMACY PROGRAMS.
> (a) UNITED STATES EDUCATIONAL, CULTURAL, AND PUBLIC DIPLOMACY PROGRAMS-
> There is authorized to be appropriated for the Department of
> State to carry out public diplomacy programs of the Department under the
> United States Information and Educational Exchange Act of
> 1948, the Mutual Educational and Cultural Exchange Act of 1961,
> Reorganization Plan Number 2 of 1977, the Foreign Affairs Reform and
> Restructuring Act of 1998, the Center for Cultural and Technical
> Interchange Between East and West Act of 1960, the Dante B. Fascell
> North-South Center Act of 1991, and the National Endowment for Democracy
> Act, and to carry out other authorities in law consistent
> with the purposes of such Acts for `Educational and Cultural Exchange
> Programs', $500,000,000 for the fiscal year 2006.
> Temsilciler Meclisinda Ortadogu girisimi konusunda yapilacaklar kismi da
> ekte Bu da yasa nosu H.R 282 Fasil 302 de (sec302)
>
> (c) Funding- The President may provide assistance under this section
> using--
> (1) funds available to the Middle East Partnership Initiative (MEPI), the
> Broader Middle East and North Africa Initiative, and the
> National Endowment for Democracy (NED); and
>
> Ruşen Çakır'ın haberindeki mantıkla Çakır'ın da Amerika'dan para aldığını
> hatta Amerikan gizli servisi CIA adına Türkiye'de proje
> koordinatörlüğü yaptığını söylemek mümkün.
>
> Irak savaşından beri araları açık olan Pentagon ve CIA arasındaki savaşa
> böylece Türk gazeteciler de bulaşmış oldu.
>
>
>
> Soldan Sağa:
> Ruşen Çakır
> Ömer Taşpınar
> Cengiz Çandar
> Henri Barkey (Karısı CIA eski Başkanı Tenet'in danışmanıydı)
>
> Mekan: Abant Toplantısı. Washington (SAIS)

alanyafatihi
16-02-2005, 09:17
Bu ülkede tek yamuk, Orhan Pamuk mu?


Herkesin "tepki"sini anlayışla karşılarım... Türk Eğitim-Sen Başkanı Şuayip Özcan'ın da, aynı sendikanın Ağrı Temsilcisi Kurtbey Hatunoğlu'nun da... Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün önderliğinde düzenlenen "protesto yürüyüşü"nü de anlayışla karşılarım, tepkisini ortaya koyan "yazar"ları da!..
Ve fakat;
Hürriyet yazarı Fatih Altaylı niye "tepki" gösterir, Gözcü gazetesi neden "öfke" kusar, DSP'li Uluç Gürkan niçin "protesto" eder, işte bunu hâlâ anlayabilmiş değilim...
NASIL ÖDÜL ALINIR?
Olay malûm...
Bugüne kadar, hemen herkesin; "Yazdığı kitapların hiçbirini bitiremedik!.. Bitirmek ne kelime, 16. sayfasından ötesini okuyamadık!.. Çünkü ne üslûp var, ne gramer, ne de akıcılık!" dediği Orhan Pamuk adlı "yazar"(!), geçtiğimiz günlerde Almanya'da bir lâf yumurtlamış:
"Türkiye'de 1 milyon Ermeni, 30 bin Kürt öldürüldü!"
Tepkiler, protestolar, öfkeler gırla... Orhan Pamuk'un bir "Yahudi dönmesi", yani "Sabataist" olduğunu iddia eden de var; "Deden kim, onu açıkla!" diye soran da!..
Tabiî;
"Türkiye düşmanı!.. Maşa!.. Cahil!.. Truva Atı!.. Koynumuzdaki yılan!.. Düşman işbirlikçisi!.. Gâvur aşığı!.. Şöhreti kendinden menkul!.. Aşağılık adam!.. Kin abidesi!" gibi suçlamalar, herkesin ağzında!..
Ama, herkesin ittifak ettiği bir ortak görüş var, o da şu:
"Orhan Pamuk, ülkesinin insanlarına hakaret edip aşağılayarak, Batı'ya yaranma ve bu yolla Nobel Ödülü almanın çabasında!"
Öyle midir, değil midir, elbette bilemem... Bildiğim şu ki; bir "film yönetmeni"nin ifadesiyle;
"Dünyada ve Türkiye'de ödül alabilmek için; ya komünist, ya siyonist, ya da homoseksüel olacaksın!.. Aksi halde; ödülü unut!"
Orhan Pamuk; bildiğim kadarıyla bu "kategori"lere girmiyor!.. Ama, ortada bir "Sabataistlik" iddiası var!.. Yani, "dönmeyen dönme"lerden olduğu ileri sürülüyor!..
Eğer öyleyse; bu, ona verilen "ödül"leri izah etmeye herhalde yeter!..
Ama, hiçbirisinden tutturamasa da; böylesine "Türkiye düşmanlığı" ile, ödül kapılarının sonuna kadar açılacağı bir gerçek!..
Yoksa, kitaplarının çoğu "intihal" olan bir adama, kolay kolay ödül vermezler!..
Demek oluyor ki;
"Ödül" alabilmek için, "ya komünist, ya siyonist, ya da homoseksüel" olacaksın!.. Haa, son yılların geçer akçesi "İslâm ve Türkiye düşmanı" olmayı da yabana atmamak gerekiyor!..
Onlara da "ödül" veriyorlar!..
Hem "iç"te, hem "dış"ta!..
DÜN NİYE SUSTUNUZ?
Bunları böylece ifade ettikten sonra, gelelim şu "anlamakta zorlandığım" meselesine...
Dediğim gibi;
Orhan Pamuk'un, "Türkiye'de 1 milyon Ermeni'yi, 30 bin Kürt'ü öldürdük" sözüne tepki gösteren herkesin fikrine anlayış gösteririm!.. Ve fakat; Fatih Altaylı başta olmak üzere, Gözcü gazetesi ve şu anda Star'da yazan DSP'li Uluç Gürkan'ın tepkisini hâlâ anlayabilmiş değilim!..
Onlara sormak geliyor içimden:
"Orhan Pamuk'un Türkiye düşmanlığı yaptığını söyleyip tepki gösteriyorsunuz da; aynı ifadelerden daha iğrenç ve daha çirkefini basan, yayan ve ödüllendiren kendi patronunuza, kendi bakanlarınıza karşı niye suskun kaldınız?"
Evet, bu soruyu sormak istiyorum... Orhan Pamuk karşıtı kampanyayı başlatan Fatih Altaylı'ya da, kampanyayı körükleyen Gözcü'ye de, Orhan Pamuk'u "cehalet"le suçlayan DSP'li yazar Uluç Gürkan'a da!..
Sahi, sizler aynı tepkiyi; bundan 4 yıl öncesinde Aydın Doğan'a, Metin Bostancıoğlu'na ve İstemihan Talay'a niye göstermediniz...
Soruyu sormamın, elbet bir sebebi var... İşte şimdi, onu açıklıyorum:
EMANET ÇEYİZ'DEN N'AABER?
Efendim, kupüründen de gördüğünüz gibi, DSP'li Metin Bostancıoğlu'nun başında bulunduğu dönemin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2000-2001 öğretim yılında okutulan "4. Sınıflar İçin Türkçe Ders Kitabı"nın 61. sayfasında, aynen şu "tavsiye"de bulunuluyor:
"Eğer yaz okumaları için kitap arayışı içindeyseniz, Kemal Yalçın'ın 'Emanet Çeyiz' adlı eserini öneririm. Yalçın; 1998 Kültür Bakanlığı Roman Başarı Ödülü, Abdi İpekçi ve Barış ödüllerini kazanan kitabında, Türkiye'den Yunanistan'a gönderilen Rumlarla, Yunanistan'dan gelen Türklerin anılarını anlatıyor."
Sözkonusu "Türkçe" kitabının yazarları Ahmet Köycü, Hatice Gümüş ve Emine Altun... Basım yeri İstanbul, basım tarihi de 2000...
Kitap, tam 250 bin adet basılmış...
Peki; Bostancıoğlu'nun, bu kitap vasıtasıyla tavsiye ettiği "Emanet Çeyiz" adlı romanı, ilkokul 4. sınıfa giden bir çocuk alıp okusa, acaba ne olur?
Olayın "cinsel" boyutu bir yana, bir "Osmanlı" ve "Türk düşmanı" olacağına kalıbımı basarım!.. Bu kitabı okuyan birisi, Yunan'a, Ermeni'ye acıyıp, kendi "ecdad"ına sövmezse, gelin yanıma!..
Çünkü, Kemal Yalçın'ın kaleme aldığı "roman"da, Türk askerinin önce cepheden kaçtığı, sonra da Rum ve Ermenileri "kıtır kıtır kestiği" anlatılıyor!..
Tabiî, Rum ve Ermeni kadınlara nasıl tecavüz edildiği de; hiç "bip"lenmeden, "adlı adınca" bütün müstehcenliği ile yazılıp, anlatılıyor!..
"VURDULAR! KIRDILAR!"
İşte kitaptan bazı anekdotlar:
Aydın Doğan Bey'in sahibi olduğu "Doğan Kitap" yayınları arasında çıkan ve Bostancıoğlu tarafından tavsiye edilen, dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay tarafından "ödül" verilen "Emanet Çeyiz"in yazarı Kemal Yalçın soruyor Amasyalı Yorganis'e:
"Nasıl oldu da, Türklerle Rumlar savaşıp kan döktü?"
Cevap veriyor Yorganis:
"Eğer kökünden açacaksak, şöyle oldu: Evveli Türkiye'de, Erzurum'da harp oluyordu. Harp olurken, askerler kaçıyordu. Hepsi silahlı. Türkiye askeri, Türkler kaçıyordu silahlarıyla. Erzurum tarafından gelip, Rum köylerinden geçerken vurdular, kırdılar, ne isterlerse aldılar. Türk hükümeti bunlara sahip çıkmıyordu. Her zaman bu oluyordu. Rum köyleri de kendilerini korumak için silahlandı. Köylerini bekliyor, gelen silahlıları vuruyorlardı." (Sayfa: 42-43)
Ve birkaç anekdot daha...
¥ Sayfa 74: "Komşu köydeki Ermenileri kestiklerinde, bize dokunamazlar, arkamızda Yunanistan var, dedik."
¥ Sayfa 76: "Bizim köyde yoktu, ama Kayseri'de çok Ermeni vardı. Karşı köyümüzde Ermeni vardı. Toparlayıp götürdüler hepsini. Sürgün... 'Nereye?' dedik? 'Gerzun'a dediler. Gerzun neresi? Bilen yok! Götürüp derelerde kesmişler, ırmağa dökmüşler hepsini!.. 'Silahları var' dediler. İftira ettiler. Sustuk! Onlar 1912'de gittiler."
¥ Sayfa 77: "1918'de sıra bize geldi... Yunan, İzmir'e çıktı... Ermenilere yaptıklarını bizim Rum köylerine yapmaya başladı Türkler." 'Yunanlılar Türk kadınlarını kesmiş, çocuklarını öldürmüş, şöyle yapmış, böyle kesmiş' deniyordu. Türkler de aynısını bize yapmaya başladılar. Dostumuz Hacı Osman'ın oğlu tezkere alıp geldi.
-Yunan'ı denize döktük. Yunanlılar çok yaptı. Türk karılarını çok yaktılar. Şimdi sıra size geldi. Burdan şuraya varıncaya kadar öleceksiniz hepiniz' dedi.'
¥ Sayfa 78, 79, 80: "Efendi bizde ne Ermeni var, ne silah var. Etme eyleme, olsa getiririz! Derdemez; tutuyorlar papazı, biri bir kolundan... Çetenin biri eline alıyor baltayı, şak şak yukarıdan aşağıya yarıyor papazı diri diri."
"Türkler geliyor, evlerimizi yıkıyor, ağaçlarını alıp gidiyorlardı."
¥ Sayfa 86, 87: "A...cığına koyduğumun cavırları."
"A...cığına koduğum koca cavırları, sen de mi içiyon? diye kocaman bir taşı başına vurdu."
¥ Sayfa 89: "Tiya, dedi, ebeme, bu Türk'ün yalnız başına gücü yetmemiş anlaşılan. Gidip diğer Türklere haber verecek. Toplanıp gelecekler, hem s...cekler, hem de öldürecekler!. Durmayalım burda, hemen kaçalım..."
HEM DE BAKAN TAVSİYELİ!
Biraz önce de belirttiğim gibi, "noktalarla" geçiştirdiğim ifadeler, "adlı adınca" yazılıyor kitapta!..
Ve bu kitap:
"İlköğretim 4. sınıf öğrencileri"ne tavsiye ediliyor, iyi mi?..
Hem de, dönemin Milli Eğitim Bakanı tarafından!..
Hem de, "resmen" tavsiye!..
Çocuklarımızın, hangi "kafa"lara emanet edildiğini söylemeye herhalde gerek yok!..
Buyrun, devam edelim okumaya:
¥ Sayfa 90: "Meğer büyük dayım, a