PDA

View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.


Pages : 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 [30] 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51

balaban
11-03-2005, 22:06
,,,,

balaban
11-03-2005, 22:07
,,,,,

angel
12-03-2005, 00:23
...

angel
12-03-2005, 00:25
...

bgali
13-03-2005, 17:54
Kültür Sanat- Sen Genel Başkanı Bilal Şimşir, dün sabah Çankaya Emniyet Amirliği'nde 4 saat gözaltında tutuldu.
Sebebini anlatıyor:
- Geçen yıl sendikamız soyuldu. Polis gelip parmak izi aldı. Ve benim çalışma masamda benim parmak izlerim bulunduğu gerekçesiyle hırsızlık sanığı olarak beni savcılığa sevk etti. Tabii durum gülünçtü, ilk celsede beraat ettim. Ama dün pasaport alımı için Emniyet Amirliği'ne gittiğimde "Hırsızlıktan arandığım" gerekçesiyle gözaltına aldılar. 4 saat tuttular...

http://www.milliyet.com.tr/2005/03/08/yazar/asik.html

DEVadam
13-03-2005, 20:58
...

DEVadam
13-03-2005, 21:00
....

DEVadam
13-03-2005, 21:02
.....

varyemez
14-03-2005, 00:23
duydunuzmu 500.000 ölü varmış?

AloneWolf
14-03-2005, 10:52
1 Nisan'da yürürlüğe girecek yeni Türk Ceza Yasası'yla basın hırsıza hırsız, hortumcuya hortumcu diyemeyecek.
Peki bu muhteremleri, gazeteler okura nasıl anlatacaklar...?
Akif Kökçe o konuda kafa yormuş, şu yararlı önerileri yapıyor :

HIRSIZ: Kaynak arayışı içinde olan girişimci vatandaş.
HORTUMCU: Hortumun emiş özelliğini parasal alana uygulayan buluş adamı.
RÜŞVETÇI: Benim memurum işini bilir felsefesinin masum müridi.
SAHTEKÂR: Bir şeyin aynısını yapma derdindeki yaratıcı insan.
KALPAZAN: Merkez Bankası fahri çalışanı.
TECAVÜZCÜ: Güzellikler karşısında çaresiz kalan yiğit.
HOLIGAN: Döner bıçakla gezen spor düşkünü.
KAÇAKÇI: Var oluşunu sınırlar ötesinde arayan macera tutkunu gezgin.
KAPKAÇÇI: Kadınların çantasında ne olduğunu çok merak eden macera tutkunu kişilik.
UYUŞTURUCU SATICISI: Mutluluk peşindeki insanları hatır için madde bağımlısı yapan dost.
KADIN SATICISI: Dostlarını birbiriyle tanıştırıp yüzdesini alan güzel huylu insan.
KIRALIK KATIL: Para ile kişiliğini satmayan mütevazı yaratık.
YANKESICI: Cebimizdekilere ilgi ve tutkuyla yandan yaklaşan muzip.
DOLANDIRICI: Saf vatandaşlara şaka yapan komik ruhlu masum.
MAFYA: Yasaların olmadığı bir toplumda işlerin daha kolay yürüdüğünü ispata yönelik özel kuruluş.
SÖMÜRÜCÜ: Işçiye iş verip para vermeyen güzel müteşebbis.

selçuk efendi
14-03-2005, 13:14
Maho ağa, bir gün dağ bayır gezerken bastığı yere dikkat etmez ve bir uçurumdan yuvarlanmaya başlar. Tamda çizgi filmlerdeki gibi, uçurumun yarısında bir ağaç parçasına zor tutunur.

Kendine biraz gelince var gücü ile seslenir;

”Ula yoharida kimse yoh miiiii?”

Sesi yankılanır ama çevreden hiç cevap gelmez.

Aradan biraz daha zaman geçer. Bir gayretle tekrar seslenir;

”Ula yoharida kimse yoh miiiii?”

Yine ses veren olmaz.

Epey zaman geçer. Kolunda da artık mecal kalmamıştır. Hava kararmaya, tutunduğu dal çatırdamaya başlar. Son bir gayretle bir daha bağırmaya başlar;

”Ula, ula yoharida kimse yoh miiii?”

Derken, nereden geldiği belli olmayan, bir ses duyar;

”Ben varım!...”

Maho ağanın gözleri parlar, kollarına yeniden can gelir.. Tutunduğu dala daha sıkı sarılır... Yukarıya doğru bakar kimseyi göremez.. Sağına soluna bakar kimseyi göremez.. Tekrar yukarıya doğru bağırır;

“Ula nerdesin ve kimsin?”

Nerden geldiği belli olmayan ses cevap verir;

“Ben seni yaratan Allah’ım.”

Maho ağa başlar yalvarmaya;

“Bana bir çare Allah’ım ne olur. Uçurumdan düşmek üzereyim...”

Allah’tan gelen sesi bir daha duyar Maho ağa.

“Saatlerdir orada sabırla ve isyan etmeden bekledin ey kulum. Bu sabrının mükafatı olarak senin bütün günahlarını affettim. Artık bırak elini ve gel cennetime!"

Maho ağa biraz daha düşünür ve var gücüyle yukarıya bir daha bağırır;

“Ula başka kimse yohmiiiiiii"

AloneWolf
14-03-2005, 13:32
http://turkoyun.gen.tr/meslek.html
İdeal mesleğinizi bulun.
Benim ideal mesleğim kabzımallık'mış :)

SunShine
14-03-2005, 13:35
http://turkoyun.gen.tr/meslek.html
İdeal mesleğinizi bulun.
Benim ideal mesleğim kabzımallık'mış :)


:D :D :p :p :dolar: :dolar:

AloneWolf
14-03-2005, 13:36
TURKLERE SORULAN SALAK SORULAR
*.- sizde umumi tuvalet yok mu?
- dolu var, niye ki?
- o zaman niye hep duvarlara işiyorsunuz.
- yok canım bunu da nereden çıkardın.
- e iyi de bütün duvarlara buraya işeme yazmışsınız.
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=3&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.- sizin orası hep yaz mevsiminde di mi? bütün sene boyunca denize giriliyor mu?
- ya evet. enlem-boylam nedir, hiç duydun mu sen?
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=3&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.türkiye'den çekilen fotoğraflarda genellikle ülkenin islami yüzü vurgulanır.
-sizin ülkenizde herkes fes mi giyer?
-kimse giymez
-herkes türbanlı mıdır?
-hayır
-arapça mı konuşursunuz?
-hayır!
-arap mısınız?
-geber!
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=4&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b

*.tavla sayfasinda;
-selam, oynayalim mi?
-olurrrr.
-isim
-cednalucifer
-yas
-.......
-nerelisin
-türküm
-haaaa. sizde internet varmi
-yok ben cennetten baglaniyorum
-müslümansin dimi? tepeden tirnaga siyah giyiniyorsunuz dimi siz
-bir dinsizim, iki tepeden tirmaga siyah giymeyiz biz. sanirim bizleri pek tanimiyorsun.
-evli misin
-evet ama merak etme ip ni bulup seni öldürmeye gelmez
-?!?!??!, hah ii o zaman...
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
2.her ulkeden insanlarin toplandigi ve ulusal muzik dinlenildigi bir ortamda
-siz simdi masanin uzerine cikip tabak mi kiracaksiniz?
-yoo...kim dedi bunu
-bize kucukken turkler masanin uzerine cikar oynar yemeklerin ustune basar sonrada o yemekleri yerler dedilerde...
-kesinlikle hayir..
oha lan sicti batirdi herif ha..
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*. norvec;
- bikini giymen yasak diye mi denize girmiyorsun bizle?
- hayir kardesim 15 derecelik havada denize girip zaturree olmamak icin.
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.televizyonda arap bir eleman sarki turku soylemektedir.

- ne diyor bu eleman simdi?
- arapca soyluyor, anlamiyorum.
- e siz de arapca konusmuyor musunuz zaten?
- yok, biz turkce konusuyoruz.
- himm, arada pek fark yok ama degil mi?
- yok, ikisi de diyaloglar vasitasi ile ve agiz yolu ile konusuluyor.
- himm.
- peki sen koyuncopluyonmu?
- hö?
- zzzztt... yok birsey devam et.
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b

SunShine
14-03-2005, 13:39
Yalanım varsa namerdim... :p

AloneWolf
14-03-2005, 13:39
- sen neden basortusu kullanmiyorsun?
- oyle bi mecburiyet yok ki?
- sana kotu davraniyorlar mı peki?
- doorusunu soylemek gerekirse ilk gençlik yıllarim cok acikli gecti...
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
- biz tatil koyunun disina ciksak bize bi sey olur mu?
- ne gibi?
- saldirirlar mi?
- kim?
- eheue ne bileyim turkler..
- niye saldirsinlar kardesim alala?
- cocugumuzu falan kacirmazlar dimi
- ... ya git alala
- emin misiniz?
- yau siz burayi ne saniyorsunuz?
- ne bileyim, midnight express falan...
- peki, siz koyde kalin o zaman
daha surer gider bu, anlatmakla bitmez. öcüyüz ya biz..

http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.spor meraklisi gavur: - sizde niye beyzbol yok?
sedriss: sizde de uc top bilardo yok naber?
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.sizin kraliniz mi var kraliceniz mi?
(uluslararasi konteyner tasimaciligi yapan dev bir firmanin leasing muduru tarafindan gectigimiz yil sorulmustur)
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.brezilyali: sizin orada noel yok degil mi?
ben: hı? dogru, bizde noel yok
brezilyali: peki 25 aralıkta ne yapıyorsunuz?
ben: hiiiiç, normal is günü
brezilyali: yapma ya...
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=6&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.-evlimisin?
-hayir!!neden?
-haa oyuzden mi kactin lodraya!
-kacmadim yaa oyle kendim geldim!
-nasil yani?
-nee!ne diyorsun annem bir bok anlamadim yaa neden kacayim?
-turkiyede 15 yasindan sonra evlenmek zorunda degilmisiniz?
-bi ..... git sen yaa(turkce)
-ne?
-ne kadar garip dedim!
-haaa ok.
-ok yaaa ok!
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.(jinekolog olan babama sorulan)
angut italyan : mesleginiz nedir?
babam : jinekologum.
angut italyan : nasil yani? sizde yasak degil mi boyle seyler?
ben : evet bizde sadece uroloji serbest.
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.yil: 2003
yer: montreal kanada
soru: sizin ulkede kaplumbaglar ne renk?
cevap: ananin çorap rengi
*.olay gerçek
iranlı: türkiye ne güzel azadlık, rakı içiyor musun?
türk: hayır!
iranlı: vay salak.neden içmiyon.serbest değil mi?
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.- annemle babam bir keresinde türkiye'ye gitmişlerdi... yanlarına bir türk arkadaşlarını alıp balık yemeye gitmişler. babam anlatıyor, hesap geldiğinde türk arkadaşları bir anda köpürmüş, garsona kızarak bir şeyler söylemiş. garson hesabı alıp gitmiş. yeniden geldiğinde getirdiği hesap öncekinin yarısı kadarmış. siz türkler de hiç hesap yapmayı bilmiyorsunuz canım...
- ha doğru söylüyorsun evet...
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.brynjólfur: sizin adiniza eurovision'da yari$an grup, neydi hani ismi?
dtv: athena
brynjólfur: heh, i$te onlar! onlar amerikali degil mi?
dtv: turk
brynjólfur: hadi canim sen de!!! solist'i neden kizil sacliydi?
dtv: ...
brynjólfur: turkiye'de erkekler piercing takabiliyor mu??
dtv: ... (bu arada dudagindaki piercingle parmagiyla hafifce oynar)
brynjólfur: demek piercing takamiyorlar, peki ya dövme?
dtv: ucan tekme geliyor
brynjólfur: o adamlarin dövmesi de vardi! kesinlikle amerikaliydi onlar!
dtv: bak hala konu$uyor! tutmayin uleaayyn beni!
http://us.f515.mail.yahoo.com/ym/us/ShowLetter?box=Inbox&MsgId=9440_6045954_23034_2971_35372_0_23534_59949_ 2126484136&bodyPart=5&YY=65277&order=down&sort=date&pos=0&view=a&head=b
*.dunyadan kopuk bir eleman: ohaa yani siz hiristiyan degil misiniz?
sedriss: boylesini de gordum ya tamam artik.

SunShine
14-03-2005, 13:40
BaBo'ya da yakışır hani.. :D

SunShine
14-03-2005, 13:42
Oooo.... :D :D :p

http://home.graffiti.net/gunes/gulenadam.gif

AloneWolf
14-03-2005, 13:43
Yalanım varsa namerdim... :p
daha komikleri var. :D

SunShine
14-03-2005, 13:43
daha komikleri var. :D


Ben mi yazdırdım bunu şimdi.. :D Al sana... :D :D :D :p

AloneWolf
14-03-2005, 13:44
:)) eheh düzenbaz iyidir yin eyukarıdakine göre :)

AloneWolf
14-03-2005, 13:46
Kaptanmış breh breh :)

SunShine
14-03-2005, 13:48
:D :D :p :p

varyemez
14-03-2005, 14:06
Adını ve Soyadını Yaz ve İdeal Mesleğini Bul

Adınız : var
Soyadınız: yemez




İdeal Mesleğiniz: boyacı

SunShine
14-03-2005, 14:08
:rolleyes:
:D

http://img.photobucket.com/albums/v91/ojusticeo/san2.jpg


:eek:

:roll:

:D

:p

:bravo:

varyemez
14-03-2005, 14:11
berg:mamur
kansız:tuvalet temizlikçisi...

varyemez
14-03-2005, 14:12
misilak:bekçi

AloneWolf
14-03-2005, 14:14
Sn Justice,
Gerçekleri saklamayın lütfen!!!
Sunshine şeklinde yazınız. :)))

simyacı
14-03-2005, 14:17
Adını ve Soyadını Yaz ve İdeal Mesleğini Bul

Adınız : sim
Soyadınız: yacı




İdeal Mesleğiniz: Fabrikatör

simyacı
14-03-2005, 14:17
vaybeeeeeeeeeee ben neymişimmmmmmm. :bravo:

son_azrail
14-03-2005, 14:27
birde sadece ad yazdımmı soy adım olmadımı röntgençi yazıo:)

gerçek ismimle ise balıkçıyım:)

AloneWolf
14-03-2005, 14:33
Röntgencimi :) sunshine ile ortaksınız galiba...
ha bu arada ht den sana mesaj attım çok iyi bir oyuncu var aslında ben alacaktım ama sen alabilirsen iyi olur ucuza iyi bir transfer yaparsın çabuk ol.

balaban
14-03-2005, 14:44
Yaratıcı ülkenin yaratıcı insanlarından çöp dökmelere karşı alınan önlemlerden birkaç örnek...

İzmir’de bir çöp kutusunda "Buraya çöp atan sıkıyorsa biraz beklesin!"

Pendik'te bir duvarda "Buraya çöp atmayın yakalarsam yediririm o çöpleri"

Kasımpaşa'da bir duvarda "Buraya çöp atan Allah katında cezalandırılacaktır"

İstanbul / Sefaköy'de bir duvarda "Buraya çöp atan için artık bir şey yazmayacağım... herkes içimden ne dediğimi biliyordur herhalde"

Bağcılar'da bir evin duvarında "Buraya çöp atan namussuzdur. Salı ve cuma hariç"

Büyükdere itfaiyesinin yan duvarında "Çöp atma ağır konuşurum"

Bursa'da bir apartmanın garaj girişinde "Çöp döken şerefsizdir. Yorum yapan da"

İstanbul-Kağıthane'de bir duvarda "Buraya çöp döken Sayın eşek, görüntü hoşunuza gidiyor mu? Konteynır iki metre ileride!"

Beşiktaş'ta bir apartmanın önündeki doğalgaz kutusunun üzerinde "Buraya çöp dökmeyin... çok çok çok çok rica..."

İzmir'de bir evin duvarında "Buraya çöp dökeni tavana asayım, smaç basayım!"

4. Levent Sanayi'de bir binanın duvarında "Buraya çöp atan eşektir ve yasaktır"

Eskişehir otogarı yakınlarındaki bir duvarda "Arsaya çöp atanı severim"

Dikili'de bir çöp tenekesinin üstünde "Buraya çöp atmak yasaktır. İnsansan anlarsın. Anlamazsan uygun bir zamanda arkadaşlarla öğretiriz"

Eskişehir'de bir apartmanın önünde "Buraya gündüz çöp dökmek yasaktır. Gece de yasaktır!"

Tekirdağ'da bir evin duvarında "Sayın Afyonlular! Çekirdekleri ve Çöpleri evinizde de mi yerlere atıyorsunuz!"

Geçen yıl Afyon fuarında yaklaşık 50 ayrı yerde yazan uyarı amaçlı bir yazı: "Buraya çöp döken öldürülür!"

Soğanlı'da bir evin duvarında "Çöp dökmek yasaktır. Bir daha olmasın!"

Cihangir'de bir apartmanın duvarında " Hey çöp dökme sakın!"

Antalya'da bir evin duvarına devasa harflerle "Buraya çöp döken gevşektir"

Diyarbakır'da bir duvarda "Buraya çöp döken hayvansa zaten hayvandır, çocuksa babası hayvandır, büyükse hayvan oğlu hayvandır."

balaban
14-03-2005, 14:52
Ressam

Macar sanatçı Arpad Sebesy, multimilyoner Elmer Kelen'in portresini yapmak
için görevlendirilmişti. Görev zordu. Çünkü Kelen sadece üç kısa poz vermeye razı olmuştu. Sonuçta, Sebesy portrenin çoğunu ezberden yapmak zorunda kalmıştı. Kısıtlamalara rağmen, Sebesy portrenin Kelen'e yeterince benzediği görüşündeydi. Ancak, Kelen aynı fikirde değildi. Kibirli milyoner resmin kendisine benzemediğini öne
sürerek portrenin parasını ödemeyi reddetti. Genç ressam resmini yapabilmek için saatlerce titizlikle çalışmıştı ve birdenbire bunu gösterecek hiçbir şeyi olmadığını fark etti. Milyoner stüdyodan ayrılırken, sanatçı bir ricada bulundu, "Port- reyi size benzemediği için reddettiğinizi belirten bir mektup yazabilir misiniz?" Kelen bu kadar
kolay kurtulduğuna sevinerek razı oldu.

Aylar sonra, Macar Sanatçıları Derneği, Budapeşte Güzel Sanatlar Galerisi'nde
sergi açtı. Kelen'in telefonu çalmaya başladı. Biraz sonra galeriye geldiğinde Sebesy'nin yaptığı portresinin, üzerinde 'Bir Hırsızın Portresi' etiketiyle teşhir edildiğini gördü. Mağrur milyoner resmin indirilmesini istedi. Müdür reddedince, Kelen resim kendisini topluma alay
konusu edeceği için dava açmakla tehdit etti. Bunun üzerine müdür, Kelen'in resmin kendisine benzemediği için almayı reddettiğini belirten imzalı mektubunu çıkardı. Milyoner artık resmin parasını ödeyip almaktan başka çare kalmadığını anlamıştı. Genç sanatçı sadece son gülen olmakla kalmamış, aynı zamanda güçlüğü kârlı bir alışverişe dönüşmüştü. Çünkü milyoner resmi almaya kalktığında fiyatının eskisinden on kat daha fazla olduğunu görmüştü. Güçlüklere teslim olmayı kabul etmemişti. Bunun yerine
öfke ve acıya teslim olmaktansa yararlı bir kapı açacak bir yol düşündü.

Kısaca ressam değerli bir prensip keşfetmişti: Yeni fırsatlar bizi genellikle sıkıntılı anlarda ziyaret eder, çünkü bir kapı kapanırsa başka bir kapı açılır.

chuckydoll
14-03-2005, 21:33
... Adamın biri Mesajları ...

Adamın 1i varmış,ikinci dönem düzeltmiş...

Adamın gözü dalmış, burnu yaprak.

Adam gülmüş, karısı lale.

Adam satmış, karısı RTL.

Adamın biri tuvalete atlamış, niye? Çünkü kendini bi bok zannediyomuş

Adamın canı sıkılmış, gevşetememişler.

Adamın birinin kafası kızmış vücudu erkek.

Adamın biri hakkını aramış meşkul çıkmış

Adam donmuş, karısı fanila.

Adam basmış, karısı soprano.

Adamın ayakları kokmuş, elleri linyit

Adamın Metresi varmış kadının santimetresi

Adamın inadı tutmuş bir türlü bırakamamış

Adamın Evi Yanmış odaları düz

Adamın canı çıkmış birdaha yerine takamamışlar

Adamın karnı lafa tokmuş,gözü aç

Adamın saçı kırmış , sakalı çayır.

Adam düşmüş karısı gerçek

Adam yatmış karısı tekne

Adam sinirliymiş karısı kemikli

Adam karısına inek demiş,birlikte aşağı inmişler.

Adam aklını kurcalamış , bozulmuş.

Adam yalana yok demiş , yalan ayakta kalmış.

Adamın birini birgün salıvermişler pazartesi almışlar.

Adam saat kaç demiş, saat de kaçmış.

Adam kafasını toplaış, burnunu bölmüş

Adam bol keseden atmış,dar keseden eşek.

Adam yazmış , karısı kış

Adam şişmiş,karısı tığ

Adamın biri yemek yemeğe bayılıyomuş......yemiş bayılmış...

Bi adam şişmiş,karısı ızgara

Bi adam almış karısı mor

Adam yaymış karısı halter

Bi adam kazmış , karısı ördek

Bi adam kurmuş,karısı döviz.

Bi adam bezmiş, karısı kumaş

Bi adam çekmiş karısı senet

Adamın kahvesi taşmış,çayı kaya

Adam kartımış , karısı mektup

Bi adamın gözleri yaşlıymış kulakları genç

Adamın biri güneşte yandı , ayda düz

Adamın biri yolda elli milyon bulmuş ama ayaklı milyon bulamamış

Adamın birinin uykusu gelmiş,içeri almamaış

Adamın birinin beli tutulmuş,eli kaçmış

Adamın biri tuvalete yapmış,karısı baloya gidememiş.

Adamin biri yatmis,karisi feribot.

adamin biri ata binmege bayiliyormus,at adama binmis adam bayilmis.

adamin biri soka girmis,karisida migrosa

varyemez
14-03-2005, 21:58
tıp bayramı 2005 hakkari :confused:

gemici
14-03-2005, 23:36
garibanın miras listesi..............................
1-Avşa adasında üç daire, dört üçgen, beş dikdörtgen
2-Gökyüzünde bi bulut
3-Bitliste beş minare
4-Bir yazlık biri kışlık iki platonik sevgili
5-Büro mobilyası ve çelik kapı üreten bir fabrikanın öğle üzeri yaslanıp sigara içilen beyaz duvarı
6-Islıkla da çalınabilen dört anonim türkü
7-Palandökende bi palan, iki döken
8-Kostamonu da üç kasto
9-Üç fay hattı
10-Bir çarşamba, iki perşembe, üç cuma
11-Dünyada mekan
12-Ahirette iman
13-Denizde kum
14-Uzayda yerçekimsizlik
15-Bi çuval gazoz kapağı
16-Bi kiprit kutusu sigara izmariti
17-Onsekiz saç biti
18-Biri ingilizce 6 adet küfür
19-Yirmi tane boş naylon poşet
20-Sevenlerin kalbinde kurulmuş bir taht
21-Bi sürü saç sakal, kıl, tüy, yün
22-Üç ayrı parkta üç ayrı belediyeye ait üç ayrı banka reklamlı bank
23-Bi ayakkabı çekeceği
24-Üç don lastiği
25-İki büyük taş kütlesi
26- Bir adet ağaç gölgesi
27-Üç kuş kanadı sesi
28-Bi sürü kedi köpek
29-Bi marmara denizi
30-Camına yaslanıp seyredilen iki piliç çevirmeci
31-Her aksam karıştırılan dört çöp bidonu
32-Çalip çalip kaçılan beş melodili apartman zili
33-Nakit 15 lira
34-Anne babadan kalma yarısı yaşanmış bi ömü

supersonic
15-03-2005, 10:45
nickimle imam,
ismimle turşucu çıktım

hehehe

balaban
15-03-2005, 13:28
ÇOCUKLARDAN TANRI'YA MEKTUPLAR

Çocuklara Tanrı hakkında ne düşündükleri soruluyor. Çocuklara "Haydi bakalım, Tanrı'ya bir mektup yazın ve duygularınızı, isteklerinizi anlatın" deniyor. İşte çocukların Tanrı'ya yazdığı mektuplar:

Canım canım Tanrı:
Astronotları öyle yukarı fırlatıp fır fır döndürmelerinden ödüm kopuyor. Nolur onların bizim evin damına düşmelerine izin verme.

Sevgili Tanrı:
Babam çok aksi. Onu bu huyundan vazgeçirmeni istiyorum. Ama lütfen canını yakma. Sevgilerle.

Sevgili Tanrı:
Bende senin dışında bütün liderlerin resmi var.

Sevgili Tanrı:
Bizi hiç merak etme, çünkü bizimkiler çok dindar.

Sevgili Tanrı:
Bulutlardan biri yüzünü öyle korkunç yaptı ki ödüm koptu. Nolur söyle ona bir daha öyle yapmasın.

Sevgili Tanrı:
Eğer hiç kimse bilmeyecekse iyi olmanın ne yararı var?

Sevgili Tanrı:
Eğer Tanrı ben olsaydım; bu kadar iyi olmazdım. Bunu aklından çıkarma.

Sevgili Tanrı:
İncil'de neden hiç karının adı geçmiyor? Yoksa İncil'i yazarken daha evlenmemiş miydiniz?

Sevgili Tanrı:
İnsanlara ruhları her zaman doğru mu dağıtıyorsun? Yanlış yapabilirsin.

Sevgili Tanrım:
İnsanların ölmelerine izin verip yenilerini yapmak yerine, neden elindekileri tutmuyorsun?

Sevgili Tanrı:
Kitabını okudum ve beğendim. Bütün o fikirler nereden geldi aklına?

Sevgili Tanrı:
Lütfen bana bir Midilli gönder. Senden şimdiye kadar hiçbir şey istemedim. Bunu da herhalde unutmazsın.

Sevgili Tanrı:
Ne diye bu kadar çok insan yarattın. Başka bir Dünya daha yapıp fazlalıkları oraya koyamaz mısın?

Sevgili Tanrı:
Oğlanlar kızlardan daha mı üstün? Biliyorum sen de onlardansın, ama gene de dürüst olmaya çalış.

Sevgili Tanrı:
Sahiden var mısın? Bazıları buna inanmıyor: Eğer varsan gecikmeden bir şeyler yapmanda fayda var.

Sevgili Tanrı:
Sen tuhaf ne yaparsan yap herkes hayran oluyor, ama ben ufacık bir şaka bile yapsam yiyorum fırçayı.

Sevgili Tanrı:
Senin yaşına geldiğimde tıpkı senin gibi olmak istiyorum. Tamam mı?

Sevgili Tanrı:
Şişman olunca kimse senin arkadaşın olmak istemiyor.

Sevgili Tanrı:
Şu andaki eksiklerimi yazıyorum: Yeni bir bisiklet, bir kimya seti, köpek, film makinesi, beyzbol eldiveni. Hepsini gönderemezsen birazı da olur.
Not: Noel Baba'nın olmadığını biliyorum.

Sevgili Tanrı:
Tamam İncil'de öbür yanağını çevir diye biliyorum, ama kardeşim gözüme vurunca ne yapacağız? Sevgiler.

Sevgili Tanrı:
Tanrı olduğunu nasıl bilebildin?

Sevgili Tanrı:
Üst kattakiler durmadan bağıra çağıra kavga ediyorlar. Bence yalnızca çok iyi arkadaşların evlenmesine izin vermelisin.

Sevgili Tanrı:
Zürafaların görünümünü isteyerek mi böyle yaptın, yoksa yanlışlıkla mı oldu?

serdarkus
15-03-2005, 14:17
"'AYIP' NEREYE GİTTİ?

Her şey büyük bir hızla değişiyor...

Geleneklerimiz, adetlerimiz, günlük yaşantımız, doğrularımız, yanlışlarımız hepsi değişiyor.. Yeni öncelikler; yeni kelimeler şeklinde yaşantımıza girip, eskiyenleri ve kullanılmayanları devre dışı bırakıyor. Bilmem siz de fark ettiniz mi, günlük kullanımımızdan, hatta yaşantımızdan yavaş yavaş çıkan kelimelerden birisi de 'Ayıp'. Hani çocukken bir büyüğünüz gelince gereken saygıyı göstermeniz için annenizin 'Ayıp yavrum amcanın yanında öyle oturulur mu?' diye sizi uyarmak için kullandığı, komşunun erik ağacına çıktığınızda 'Ayıp ayıp... İn aşağı bakayım...'diye sizi ikaz ettiği kelime. Bir yerde çocukların iyi ile kötüyü doğru ile yanlışı kestirme yoldan ayırt etmelerini sağlayan, tasvip edilmeyeni gösteren bir 'uyarı' sistemi desek yanlış olmaz sanırım. Yalnız çocuklar için mi; şimdi parktaki bankların üzerinde karakucak güreşi yapan çiftleri gördükçe yirmi beş yıl önce eşimle sokakta yürürken elini tutmak istediğimde 'Ayıp olur, herkes bize bakıyor...' dediğini hatırlıyor ve gülüyorum....

1960-70'li yıllardan itibaren çocuklarını Batı'nın modern ve bilimsel yöntemleri ile eğitmek isteyen anne babalar Amerikalı çocuk eğitmeni 'Spock'ın meşhur kitabını hatırlarlar. Yabancı dil bilen, yurtdışı görmüş bir neslin çocukları, günümüzde çoğu 'fasa fiso' olduğu anlaşılan Spock'ın öğütleri ile büyütüldüler. Bizim evde, Spock'ın kitabında öyle yazıyor diye yeni doğan çocuğunu illa yüzükoyun yatırmaya çalışan yengemle annem arasında az kavga çıkmadı. Rahmetli annem 'Kızım çocuğu öldüreceksin, biz atamızdan öyle görmedik...' deyip bebeği sırtüstü yatırmaya çalıştıkça yengem 'Spock'tan iyi mi bileceksiniz...' diyip tekrar yüzükoyun çeviriyordu. Torunu ölecek diye gözüne uyku girmeyen anacığım yengem uyuduktan sonra gizlice bebeği sırtüstü çevirip, ancak sonra rahat bir uyku uyuyabiliyordu (Bir ters, bir düz yatmaktan mı bilinmez bu yeğenim çok akıllı oldu.). Geçen yıllar annemi haklı çıkardı... Şimdi çocuk doktorları bay Spock'un dediği şekilde yüzükoyun yatırılan bebeklerde ölüm oranının çok yüksek olduğunu bu yüzden bebeklerin mutlaka sırtüstü yatırılması gerektiğini yazmaya başladılar. Halbuki rahmetli annem 'Ben yedi çocuk doğurdum, sizin Spock kaç tane doğurmuş?' dediğinde ona gülmüştük. Spock'ın bir diğer önerisi de 'Gece ağlayan bebeğin asla kucağa alınmaması' idi. Zavallı bebek gece bir ağlamaya başlıyor, yedi mahalle ayakta... Spock öyle diyor diye yengemin korkusundan geceleri hiçbirimiz bebeğe dokunamıyor, sabahı sabah ediyoruz. Geçenlerde gazetede okudum, Amerikalı Prof. bilmem kim diyormuş ki 'Bebek annesinin kokusunu ve sıcaklığını arar, bu nedenle geceleri ağlayan bebeği hemen kucağınıza alın...'. (Bizim millet Amerika'dan gelen bu eğitim direktiflerine pek meraklıdır; Amerikalı Prof. dedi ya artık kimse bebeğini kucağından indirmez.)

Peki bütün bunları neden anlattım?

Geçen hafta eşimle birlikte dişçiye gittik. Salonda sıramızı beklerken gözlerimiz hemen yanımızda oturan genç annenin 4-5 yaşlarındaki erkek çocuğuna takıldı. Suratından muzırlık akan çocuk salonun ortasındaki sehpanın üzerinde duran kitap ve dergileri şöyle bir karıştırıp, bizim gibi kendisini izleyenlere baktıktan sonra birer birer alıp yere atmaya başladı. İster istemez gülümsedik.. Annesinin çocuğuna kızacağı veya en azından ikaz edeceğini, 'Ayıp oğlum yapma'demesini beklerken kadının da bizim gibi gülümseyerek oğluna baktığını görünce doğrusu biraz şaşırdık. Eşimin kolundan tutmasam kalkıp dergileri toplayacak. Yaramaz sehpada yere indirecek bir şey kalmayınca tekrar annesinin yanına döndü ve biraz sonra karşısında oturan bayanı eliyle işaret ederek; annesinin kulağına bir şeyler söyledi.. Dergileri indirme atraksiyonu o kadar ilginç gelmişti ki herkes çocuk acaba şimdi ne muzırlık yapacak diye bekliyor... Neyse anne salonun merakını fark etmiş olmalı ki eliyle karşısında oturan bayanı göstererek açıklama getirdi: 'Teyzesini öpmek istiyormuş...' Salonda bir gülüşme... Karşıda oturan bayan, çocuk da olsa neticede bir erkek tarafından beğenilmiş olmanın verdiği mutluluğu fark ettirmemeye çalışarak kollarını açıp ufaklığı çağırdı: 'Aman ne tatlı şeysin sen öyle, gel öpsün ablan seni...' Küçük çocuk kadına doğru birkaç adım atıp durdu, bir eli ağzında 'Ama dudaktan öpücem...' dedi... Hepimiz donup kaldık... Allah'tan annesi yardıma yetişti: 'Bu yaşta çocuklar böyle oluyormuş... Yuvadaki psikolog hiç aldırış etmeyin, duymazlıktan gelin dedi...' diye konuya açıklık getirdi. Duymazlıktan geleceğiz ama hepimiz 'Şimdi ne olacak?' diye meraktan çatlıyoruz. Teyze 'dudaktan' lafından sonra biraz tedirgin ama çocuk ağlamaya başlayınca mecburen kollarını açıp çağrısını yineledi ve çocuğu kucağına aldı. Devamını anlatmayayım. Gazetelerde 'Cinsel taciz' suçlamasıyla 5 yaşındaki çocuğu mahkemeye veren kadının haberini okursanız bilin ki odur...

Demem şu ki genç annelerin ve psikolog arkadaşlarımızın bizim eski 'Ayıp' kelimesini tekrar hatırlamalarında yarar var. Son günlerde, çocuklar söz konusu olunca 'her şeye izin veren', 'her yapılanı hoş gören' eğitim tarzının Batı ülkelerinde de terk edilmeye başlandığını, 'küçük çocuklara belirli bir disiplin uygulanmasının faydalı olacağını' anlatan yazılar çıkmaya başladı. Unutmayalım ki bazı çocuklar verilenden fazlasını istemeye yatkındırlar, son günlerin moda deyimiyle 'kırmızı çizgilerinizi' önceden çizmezseniz küçük oğlunuzu güzel teyzelerin kucağından sökmekte biraz zorlanabilirsiniz...
Haber Girişi: 15.03.2005 - 12:19"

karınca
15-03-2005, 14:28
:D :evil:

SunShine
15-03-2005, 14:54
:D :evil:

Bu ne ola ki.. :confused:

Balık uzmanı falan gibi bişey mi acaba.. :confused:

son_azrail
15-03-2005, 15:04
recep tayyip erdoğan yzsanıza ne çıkıo:)

balaban
15-03-2005, 15:10
Bu ne ola ki.. :confused:

Balık uzmanı falan gibi bişey mi acaba.. :confused:


Ben tArihçi biliyordum, balık uzmanını yeni duydum.

XDARKX
15-03-2005, 18:05
http://img214.exs.cx/img214/5205/fuatakman3zk.jpg (http://www.imageshack.us)

San Francisco
15-03-2005, 19:32
Sn Bonnie nin girdiği ideal mesleğini bul sitesinde Sab Francisco Yazdım Bayağı gururlandırdı beni :)
http://mrp52.sitemynet.com/meslek.htm

San Francisco
15-03-2005, 19:37
Sevgili Bonnie sana daha iyi bir meslek buldum Bonnie yazdım şansına bu çıktı
http://www.bimor.com.tr/new/modules.php?name=Ideal_Mesleginiz

karınca
15-03-2005, 22:25
Sevgili Bonnie sana daha iyi bir meslek buldum Bonnie yazdım şansına bu çıktı
http://www.bimor.com.tr/new/modules.php?name=Ideal_Mesleginiz
Sanal ortamın fabrikatörü gerçek hayatın "tuvalet temizlikçisi" imiş (ismimin karşılığına öyle diyor) meğer :D :evil:

balaban
15-03-2005, 22:35
...

balaban
15-03-2005, 22:37
....

balaban
15-03-2005, 22:37
90/10 SIRRI

90/10 Sırrını keşfedin. Bu hayatınızı değiştirecek.

Bir örnek verelim:

Ailenizle kahvaltı yapıyorsunuz. Kızınız, kahve fincanına çarpıyor ve bir fincan kahve gömleğinizin üzerine dökülüyor. Biraz önce olan olay üzerinde hiç bir kontrolünüz yok. Sonradan olacaklar ise sizin davranışınıza göre belirlenecek. Lanet ediyorsunuz. Kahveyi üzerinize döktüğü için kaba bir şekilde kızınızı azarlıyorsunuz. Kızınız üzülüyor ve ağlamaya başlıyor. Kızınızı azarladıktan sonra eşinize dönüyor ve kahve fincanını masanın kenarına çok yakın koyduğu için eleştiriyorsunuz. Bunu kısa bir sözlü tartışma takip ediyor. Öfkeyle üst kata çıkıyor ve gömleğinizi değiştiriyorsunuz. Aşağıya indiğinizde kızınızı, ağlamaktan dolayı kahvaltısını bitirememiş ve okul için hazırlanamamış bir halde buluyorsunuz. Kızınız otobüsü kaçırıyor. Eşinizin işe gitmek için hemen çıkması gerekiyor. Hemen aceleyle arabanıza koşuyorsunuz ve kızınızı okula bırakmak üzere hareket ediyorsunuz. Geç kaldığınız için, saatte 50 km hız sınırlaması olmasına rağmen, saatte 70 km hızla gidiyorsunuz. 15 dakikalık gecikmeden ve hız sınırını aştığınız için ödediğiniz 160.000.000 TL'lık trafik cezasından sonra okula ulaşıyorsunuz. Kızınız size "Hoşçakal" demeden binaya koşuyor. İşyerinize 20 dakika gecikmeyle geliyorsunuz ve evrak çantasını evde unuttuğunuzu anlıyorsunuz. Gününüz korkunç bir şekilde başladı! Devam ettikçe, kötüleşiyor, daha da kötüleşiyor sanıyorsunuz. Eve gitmeyi dört gözle bekliyorsunuz. Eve ulaştığınızda eşiniz ve kızınızla olan ilişkilerinizde araya sıkıştığınızı sanıyorsunuz.

Neden?

Sabahleyin nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak! Neden kötü bir gün geçirdiniz?

A) Kahve sebep oldu.

B) Kızınız sebep oldu.

C) Polis sebep oldu.

D) Siz sebep odlunuz.

Cevap "D" şıkkı. Kahvenin dökülmesinde sizin bir kontrolünüz yoktu.

Sizin gününüzün kötü geçmesine o 5 saniye içindeki davranışlarınız sebep oldu. Olabilecek ve olması gereken ise şöyleydi. Üzerinize kahve sıçradı. Kızınız ağlamak üzere. Siz nazikçe "tamam tatlım, bir dahaki sefere biraz daha dikkatli olman gerek " diyorsunuz. Havluyu kaptığınız gibi üst kata çıkıyorsunuz. Gömleğinizi değiştirip, evrak çantasını aldıktan sonra aşağıya iniyorsunuz ve aynı anda pencereden kızınızın otobüse bindiğini görüyorsunuz. Kızınız geri dönüp el sallıyor. Siz ve eşiniz ise gitmek için birlikte çıkmadan önce öpüşüyorsunuz. 5 dakika önce işe geliyorsunuz ve çalışma arkadaşlarınıza neşeli bir şekilde selam veriyorsunuz. Patronunuz ne kadar güzel bir günde olduğunuz hakkında konuşuyor. Farka bakın! İki farklı senaryo. İkisi de aynı başladı. İkisi de farklı bitti.

Neden?

90/10 sırrı inanılmazdır! Çok azımız bunun farkındadır.

Sonuç? Pek çok insan gereksiz yere stresten, dertlerden, problemlerden ve baş ağrısından acı çekmektedir. Bu sır nedir? Hayatın % 10'u, sizin başınıza gelenlerden oluşur. Hayatın diğer % 90'ına ise, sizin bu başınıza gelenlere nasıl davrandığınızla karar verilir.

İnsanlar anlamsız şeyler söyler ve yaparlar. İnsanlar hasta olurlar. Arabalar bozulurlar. Uçaklar geç kalır ve bütün planlarımızı alt üst ederler. Trafikte bir sürücü canımızı sıkabilir v.s. Bu % 10'luk kısım tamamen bizim kontrolümüz dışında gerçekleşir. Diğer % 90'lık kısım farklıdır. Diğer % 90'lık kısmı siz belirlersiniz. Nasıl? Olaylara yaklaşımınızla! Nasıl tepki verdiğinize bağlı olarak. Gerçekten olanların % 10'unda hiç bir kontrolünüz yok. Diğer % 90'ı ise, sizin tepkinizle belirlenir.

karınca
15-03-2005, 23:17
Bu ne ola ki.. :confused:
Balık uzmanı falan gibi bişey mi acaba.. :confused:
Biraz ansiklopedi karıştırdım sırf "ne iş yaptığımı" bulmak için ve vakainüvist'in karşılığını buldum:
Osmanlılar'da kendi zamanının yada kendi zamanının yada bir hükümdarın yaşadığı dönemin tarihini yazmakla resmen görevlendirilmiş yazar.

balaban
15-03-2005, 23:30
Bilgisayar kullananların dikkatine!!

balaban
15-03-2005, 23:57
Halic Rotary Kulübü'nün Türkiye sunumu:


Turkce= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_tur.html


Deutsch= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_ger.html

English= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_eng.html

Francais= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_fra.html

Italiano= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_ita.html

balaban
16-03-2005, 00:05
...

varyemez
16-03-2005, 04:21
mail olarak geldi doğruluğu hakkında fikrim yok..

Cep Telefonunuz dinleniyor mu?

#31#31 komutuyla öğrenin..Cep dedektifiniz varmı? Geçen gün bir dost
sohbetindeydik. Bir arkadaş telefonların dinlenip dinlenmediğini
anlamak
için bir formül öğrendiğini söyledi. Ona da bir komiser arkadaşı
anlatmış.Formül şöyle: #31#31 yapıp 0 dahil 11 haneli kendi cep
telefonunuzu
arıyorsunuz. Şayet telefonunuz dinlenmiyorsa karşınıza, "Böyle bir
numara
kullanılmamaktadır" sesi çıkıyor. Şayet dinleniyorsa, telefonunuz
çalıyor ve
karşınıza hiç tanımadığınız biri çıkıyor. Tabii hemen denedik.
Gerçekten 5
kişilik dost meclisinde iki arkadaşın telefonu bu formüle göre
dinleniyor
çıktı. Üçünün ki ise temiz. Hatta bir arkadaş karşı taraftan telefonu
açanla
konuştu ve ilginç bir diyalog oldu: "Kimsiniz?" "Siz kimi aradınız?"
"Ben
kendi numaramı aradım. Ama siz çıktınız?" "Hadi hadi... Kare31kare31
yaptın
değil mi!!?" Neyse... Sonra telefonların bağlı olduğu GSM şirketini
aradık.Böyle bir uygulamaları olup olmadığını sorduk. Görevli bayan,
"Biraz
bekleteceğim. Sormam lazım" deyince
ir bekleyişten sonra nihayet görevli bayan geri döndü.Böyle bir
uygulama
olmadığını ama bu formül yapıldığı takdirde aynı numaraya ait bir başka
hattın düşebileceğini söyledi. Ama biz bunu da denedik. Formüle göre
dinleniyor görünen telefon numarasını 535, 536, 537 bütün hatlardan
denedik.
Hepsinde de tam tersine "Böyle bir numara yoktur" yanıtı aldık.Umarız
bu
konuda tatmin edici bir açıklama yapan çıkar!

alanyafatihi
16-03-2005, 14:20
Ülkü Ocakları'nda ABD operasyonu
Ülkü Ocakları Genel Başkanı Satılmış'ın Amerikan Büyükelçiliği mensubunun ziyaretinden sonra görevinden alınması, ABD'nin bir operasyonu olarak yorumlandı.


Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alişan Satılmış, görevden alınmadan bir gün önce Ülkü Ocakları Genel merkezinde arkadaşları ile şiddetli bir tartışmaya girişti. Tartışma o kadar şiddetliydi ki Alişan Satılmış istifa etme kararı aldı. Ancak arkadaşlarının kendisini ikna etmesiyle Satılmış istifasını geri aldı.



Fakat o istifasını görevden aldığı gün, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisini görevden aldığı iddiaları yayıldı ortalığa. Ülkü Ocakları mensupları bu iddiaları yalanladılar ve Satılmış'ın halen görevde olduğunu belirttiler. Fakat hemen ertesi gün Satılmış'ın görevden alındığı ve yerine Ülkü Ocakları'nda Üniversitelerden sorumlu 27 yaşındaki Harun Öztürk'ün atadığı açıklandı.



Dünden Bugüne Tercüman Gazetesinin komplo sever yazarlarından Nuh Gönültaş bugünkü köşe yazısında bu oporesyonla ilgili ilginç iddialara yer v erdi.



ABD, ÜLKÜ OCAKLARI GENEL BAŞKANI'NI GÖREVİNDEN ALDIRDI!



ABD Büyükelçiliği Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı James R.Snopp'un MHP Genel Merkezi'ni ziyaretinin arkasından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı'nda bir operasyon yapıldı. Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alişan Satılmış Amerikan Büyükelçiliği mensubunun ziyaretinden sonra görevinden alındı!



Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alişan Satılmış geçen hafta aniden görevden alınınca bunun sebepleri üzerine kafa yoranlar en yakın ihtimal olan ABD Büyükelçilik mensubunun MHP Genel Merkezi'ni ziyaret edip burada Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Şandır ile görüşmesini hatırladılar. Gerçi, Şandır James R. Snopp'a pek de iyi davranmadı, ama kendisinden geleneksel Türk misafirperverliği de esirgenmedi. Snopp Türkiye'yi dolaştıklarında çeşitli il ve ilçelerde MHP teşkilatlarını da ziyaret edip kendilerini ve politikalarını anlatmak istediklerini, fakat teşkilatların kendilerini kabul etmediğini anlattı.



Görevden alınan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alişan Satılmış bir süredir "Faşizm ve emperyalizm karşıtı" tavırları ile dikkat çekiyor, Ülkü Ocakları teşkilatları da son dönemde Amerika ve İsrail karşıtı eylemler koyuyorlardı. Bu sert tavrı yüzünden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çeşitli defalar Alişan Satılmış'ı ikaz ettiği de biliniyor.



Amerikalılar ile MHP'liler görüştüğü sırada Ülkü Ocakları'nın web sitesinde "İslam Emperyalizme Başkaldırıdır" şeklinde bir afiş yayınlandı. Afişte Pakistan Devlet Başkanı Müşerref, Afganistan Devlet Başkanı Karzai, Suud Kralı Fahd, Ürdün Kralı Abdullah, KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat, Irak'lı Kürt Liderler Talabani ve Barzani'nin ABD, İngiltere ve İsrail liderlerine biat eder vaziyetteki fotoğrafları yer alıyordu.



Ülkü Ocakları'nın "sivri"çıkışları, web sitesinde tepki çeken afiş ve genel merkezin bunlardan rahatsızlığı, ABD'nin MHP'yi ziyareti de bunlara eklenince Alişan Satılmış'a adeta yol göründü ve görevinden alındı. Satılmış'ın yerine Devlet Bahçeli Ülkü Ocakları'nda Üniversitelerden sorumlu 27 yaşındaki Harun Öztürk'ü atadı. Öztürk'ün göreve gelir gelmez yaptığı ilk icraat da yukarıda söz ü edilen "İslam Emperyalizme Başkaldırıdır" afişini web sitesinden kaldırmak oldu.



Oysa Alişan Satılmış'ın yönetim anlayışı, Ülkü Ocakları'nın ve milliyetçilerin yerinin neresi olduğuna dair çıkışları MHP tabanından büyük ilgi görmüştü. Fakat bu ilgi genel merkezin onu görevden almaması için bir sebep teşkil etmedi.



Alişan Satılmış'ın görevden alınmasına yol açan son damla Amerikalıların şikayetiydi, ama bir başka sebep de bazı Milliyetçiler ile İşçi Partililer arasında oluşturulan "Kızılelma Koalisyonu"na karşı çıkışıydı. Başkan Satılmış bu koalisyonu "Bizim camiye gitmeyen adamla işimiz olmaz" diyerek bozmuştu!



Alişan satılmış kendisini görevden aldıranların Amerika'dan çok İngiltere olduğunu düşünüyor. Çünkü ona göre Doğu Perinçek grubu İngiltere'ye daha yakın duruyor. Hatta Aydınlık Dergisi Satılmış'ı bir müddet önce yaptığı bir haberde "Mehmet Eymür'ün adamı" olarak suçlamıştı.



Amerika'nın Türkiye'deki Amerikan karşıtlığı ile ilgilenirken adam adama nasıl markaja başladığı, anti-Amerikan olduğunu düşündüğü kişileri yerlerinden etmeye başlamasından da anlaşılıyor. Bush'un Amerika'sı Türkiye için gerçekten tehlikeli olmaya başladı!

alanyafatihi
16-03-2005, 14:28
Kamu çalışanlarına geciken hakları iade ediliyor

Kamu kurumlarında "Yardımcı Hizmetler" sınıfında yıllardır kadrolarının dışında çalıştırılanlara, Görevde Yükseltme Yönetmeliği çerçevesinde hizmet içi kurslar düzenlenecek. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nda Yardımcı Hizmetler Sınıfı'nda çalışan yaklaşık 7 bin 500 çalışan, bu hizmet içi kurslardan muaf tutulup, sınavla kurum içi yükselme sınavlarıyla çalıştırıldıkları kadrolara atanıp gecikmiş haklarına kavuşturulacaklar.

Edinilen bilgiye göre, kamu kurumlarında Yardımcı Hizmetler Sınıfı kapsamında memur, şoför ve değişik işlerde çalıştırılan, ancak bu kadrolara ilişkin özlük haklardan yararlanamayan çalışanlar için 2005 yılı içerisinde 75 saatlik hizmet içi kurslar düzenlenip sınavla çalıştırıldıkları kadrolara geçişleri sağlanacak. Milli Eğitim Bakanlığı'nda bu kapsamda çalıştırılan 7 bin 500 çalışan bulunuyor.

MEB yetkilileri, Bakanlık ve taşra teşkilatındaki personel yetersizliği, hizmet içi eğitim merkezlerinin yetersiz oluşu, zaman ve iş kaybının önüne geçilmesi için Başbakanlığın Çerçeve Yönetmeliği gereği olan toplam 75 saatlik (3 hafta) hizmet içi kurslardan muaf tutulacak. Başbakanlık konuya ilişkin çerçeve yönetmeliğinin dışında tutulacak olan MEB personelinin kurum içi yükseltme sınavları, her il milli eğitim müdürlüklerince 2005 yılı sonuna kadar yapılmış olacak. Sınavı geçen yardımcı hizmetler sınıfındaki çalışanlar, çalıştırıldıkları kadrolara ilişkin haklara kavuşacak. 15-20 yıldan beri Yardımcı Hizmetler sınıfında çalıştırılan sınavla birlikte memur, memur olarak çalışanlar ise Veri Hazırlama İşletimi kadrolarına geçirilecek. Bu kadrolara geçişle birlikte çalışanlara, aylık maaşlarında olacak iyileşmelerin yanı sıra 400 milyon emekli maaşı alacak olan bir yardımcı hizmetler sınıfındaki bir çalışan, memur kadrosuna geçtikten sonra emekli maaşı yaklaşık 600 milyon olacak. Ayrıca emeklilik halinde, çalışanların bu kadro değişikliklerinin getirisi emekli ikramiyelerine de yansıyacak.

Öte yandan, Maliye ve Başbakanlık ile yapılan görüşmeler sonrasında hizmet içi kursların çeşitli nedenlerle kaldırılıp bu seneye has olarak sınavla geçiş imkanı tanınmasına yönelik alınan kararla hem Maliye ve hem de Milli Eğitim Bakanlığı, iş kaybının önlenmesi konusunda zaman ve iş tasarrufu sağlamış olacak. Yıllardır haklarının iade edilmesini bekleyen MEB'in Yardımcı Hizmetler Sınıfındaki çalışanları, haklarının iade edilmesiyle ilgili büyük bir sevinç yaşıyor.

iha


sevgili hükümet,

madem ki hizmetlileri hizmetiçi eğtimle memur yapacaksın, memurları da şef, müdür, daire başkanı, vs. vsyap da herkesin hakkı iade edilmiş olsun.

SunShine
16-03-2005, 19:36
Günün üyesi.. :D

varyemez
16-03-2005, 21:20
palmiye sehir...dubai.. ;)

SunShine
17-03-2005, 10:42
palmiye sehir...dubai.. ;)

Bu da son hali.


http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/resim/806-20050310-30.jpg

Uzaklar
17-03-2005, 11:44
Halic Rotary Kulübü'nün Türkiye sunumu:


Turkce= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_tur.html


Deutsch= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_ger.html

English= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_eng.html

Francais= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_fra.html

Italiano= http://www.goldenhorn-rotary.com/ercu/ERCU_FLASH_ita.html


Tek kelime ile '' MUKEMMEL '' hazirlanmis, hazirlayanlara ve bize duyuranlara tesekkur ederim.

AloneWolf
17-03-2005, 16:05
Erkeklerin Söylememesi Gereken Şarkılar!..
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Buraları yıkılıyo benden yıkılıyoHergün peşime bi bıyıklı takılıyo
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Ben sana yandım Zühtü…Hele hele yandım Zühtüü…Şimdi geldi sevişmenin zamanı da ZühtüBen sana yandım Zühtü…
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Yanıma korlar mı adam seni ? Koparıp acıtmazlar mı tenimi.
Aman Eşref canım Eşref Uykudan uyarttın beniKana boyattın beni…
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Doktor Civanım , doktor doktor civanım.Ah seni istiyor canım.
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Altın hızma mülayiiiim , seni haktan dileyiiim. Gün gördüm neler gördüm seni gördüm şadoldum
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Suya düştü gülümüz Ötmüyor bülbülümüz
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Bandıra bandıra ye beni , hiç doyamazsın tadıma…
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Sordum namın verdiler, Pala remzi dediler Pala bıyığı değil yüreğidir dedilerRemziiiiiiiiii!…
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Sarılmandan belli , kırcan mı belimi? çok canım acıdı , çeksene elini!
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Bayıra karşı yatır beniTırmala beni kaşı beni
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Sabahlara dayanaman Osman agaYalancısın inanamam Osman ağa
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Malımı al mülkümü alTende en kuytumu al
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Baban beni bubamdan bir kerecik istesinAllahın emriyinen allahın emriyinen , Gelinim olsun desin gelinim olsun
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Şappur suppur beni op , Çıttır çıttır beni ye Onlar acı ben tatlı , benden başka böyle var mı?
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Alay başı subaşı , ben istemem onbaşı, Olursa subay olsun , dosta düşmana karşı.
(http://www.incredimail.com/index.asp?lang=9&version=4001856&aff_id=54846&addon=IncrediMail&id=95202&guid=CB17A14D-0ADA-4660-8E57-37B533370384)
Gani Müjde

Cinnamon
17-03-2005, 16:26
Memleket takımlarına birkaç Brezilyalı futbolcu transfer olmaya görsün. Gazete manşetleri hemen hazır. 'Sambacılar geldi', 'Sambacılar havaalanında omuzlara alındı.' İlerleyen zaman içerisinde duruma göre bu manşetler, 'Sambacılar fos', 'Sambacılar şov yaptı', 'Sambacılar eşeğin dübürüne su kaçırdı' diye gelişip serpilebiliyor.

Peki ya birkaç Türk futbolcusu Brezilya takımlarına transfer olsa, Brezilya basını da 'Köçekler geldi', 'Çiftetelliciler havaalanında omuzlara alındı' ve sonra ilerleyen zaman içerisinde duruma göre 'Teke zortlamacılar fos çıktı', 'Halaycıların şov gecesi', 'Kılıç-kalkancılar eşeğin dübürüne su kaçırdı' gibi manşetler mi atarlar acaba?"

Metin Üstündağ...

AloneWolf
17-03-2005, 17:43
1. ben acilarin cocuguyum modeli
-meltem benimle cikar misin?
-hayir salak
-tamam meltem simdi git ve beni yanlizligim ile yanliz
birak

2. kivrak modeli
- meltem benimle cikar misin, misal iki biletim var
ateslerin dansi'na?
- hayir salak
- aa simdi hatirladim, hülya'ya soz vermistim... oteki
sefere insallah...

3. tehdit eden modeli
- meltem benimle cikar misin?
- hayir salak
- e o zaman ben gidip hülya'ya bi sorayim...

4. anlamaz modeli
- meltem benimle cikar misin?
- hayir salak
- o zaman, askim, ilk olarak ateslerin dansi'na
gidelim mi...
- geri zekali misin nesin ya, hayir dedim...
- tamam, onlerden almaya calisirim... yemek de yeriz
di mi hayatim, show'dan once...
- harbiden salaksin ya, sana adimi soyledigime
inanamiyorum...
- evet askim ya, ismin cok guzel...

5. güner ümit modeli
- meltem benimle çıkar mısın?
- kesinlikle hayır.
- kesinlikle hayır dediniz kaybettiniz, puanlar
kırmızı masaya..

6. - meltem benimle cikarsin mi ?
- bilmem.. sence cikar gibi duruyomuyum ?
- walla galiba cikarsin.. ama emin degilim.. hadi bi
aciklik getir su konuya
- hayir salah hayiiiiiiiir !
- bunu evet olarak kabul ediyorum
- sertan bu kadar salak olmayi nerde ogrendin ?
- her gun 1 saat calistim duzenli.. cok zor olmadi..
- hmmm

7. sartlanmis model
-meltem benimle cikar misin?
-tabi neden olmasin
-sen kaybettin kizim, seni sevmistim halbuki
-???

8. redden sonra karizmayi cirkeflesmekte arayan model
-meltem benimle cikar misin?
-hayir salak
-sie la, ben seni deniyordum zaten..kabul etseydin
üstüne beton dokerdim senin..

9. esprituelim ben modeli
-meltem benimle cikarmisin?
-hayir salak..
-peki sen asansorle cik ben yetisirim

10. oha artik modeli
- meltem benimle cikarmisin?
- hayir salak..
- in o zaman ustumden, giy ustunu, uza...

11. ps*kolog modeli
- pelin benimle çıkar mısın?
- hayır salak.
- tabii, sana hak veriyorum. daha önceki
ilişkilerinde yüreğine
aldığın yaralar seni korkutan.
sanırım biraz zamana ihtiyacın var.
lütfen biraz düşün.

12. iyimser model
-burcu benimle çıkar mısın
-hayır
-ama asla demedin
demek ki hala umut var?
-???

13. ulasamadığı ete mundar diyen kedi
modeli
-fatmagül benimle çıkar mısın?
-hayır!!!
-aman zaten sen de kendini bulunmaz hint kuması
sanıyosun
çillisin,çirkinsin ıyyyy

14. bir arkadas ortaminda ise
- meltem benimle cikar misin ?
- hayir salak.. !
- peki, kacta aliyim seni o zaman ?
- ulan cikmam dedim..
- peki saat 8 de gorusurus askim..

15. -benimle cikar misin meltem?
+hayir
-hahah... bir an icin benimle gercekten cikabilecegin
ihtimalini dusundun degil mi? itiraf et?

16. -benimle cikar misim meltem?
+hayir
-olm ben size dedim anlar dalga gectigimizi diye

17. - benimle çikar mısın meltem?
+ ahh, elbette hayatım...
- adisin meltem! şurada iki satir karizma
yapacaktım, içine s.çtın!!

18. - gerçek misiniz?
+ yuh... bu devirde?
- en iyi bunu bulabildim...
+ olmamış ama.
- ne yani benimle çıkmaz mısın?
+ hah hah hayyy... gülünç olma.
- peki o zaman... eee... ben duman'ın vokalistini
tanıyorum.
+ eee?
- tamam... bi saniye... başka bi tane buliym...
hah! ateşiniz var mı?
+ yemezler...
(dış ses): rocco! gel evladım hadi
gidiyoruz...
+ neyse ben gideyim.
- ne?! rocco mu?! ama şey... seviyeli bi sohbete
ne dersin?

19. türk filmi modeli:
-meltem benimle çıkar mısın?
-hayır abuzer!
-bir gün karşına çıkıcam,
diyeceğim ki fakir ama onurlu bir genç
vardı... anlıyo musun!
-tabiiii

20. romantik model:
-meltem benimle çıkar mısın?
-olmaz berke!
-oysa pembe panjurlu evimizde, gece pencereden
yıldızları seyrederek bir ömür geçirmek
isterdim seninle...
-bak seeen...


22. - meltem biliyorum benden once 67 kisi sordu
ama...
- hayir!
- hata ediyorsun, ben olsam benle cikaridim.
- zaten senle ancak senin gibi bi moron cikar cevdet.
- meltem, bence sen erkekten anlamiyorsun.

23. yalanci model
-baba nooldu ne dedi kiz?
-abi simdi gittim basladi ask mesk duygusal duygusal
konusmaya, yok bana cok deger veriyormus, yok
baglanmaktan korkuyormus... beni de bilirsiniz gelemem
oyle ince muhabbetlere. "sie kizim" dedim. naza cekiyo
iste...
-o zaman bitmis o is abi, kiz hasta..
-yok baba istemem artik zaten sodugum birden.

24. -meltem .. bişi söyliycem.. seni seviyorum
-ay.. memet olmazki biz arkadaşız
-ben çıkalım demedimki zaten

25. once kalabalik bir ortama gidilir hatun ile
birlikte orada ;
-meltem benimle cikar misin?
-hayir salak!
-ya kizim yeter yaaa cikmiyorum iste, biktirdin 3
aydir cik - mi -yo -rum seninle zorlami yani.(bu kisim
bagirarak ve gercekten sinirlenmis bir sekilde
soylenir).

26. iki samimi arkadas yolda efendi efendi
yürümektedir. erkek kisi birden patlar:
- meltem benimle çıkar mısın?
aşığım sana!
+ [dumur!] ne? eheh.. saka yapıyorsun değil
mi, ciddi değilsin?
- [reddedildiğini anlayan bahtsız genç] ee..
oo.. tabii canım. haha, ciddi mi sandın?
haha.. ben aşık olmam ki robotum ben. yok
duygularım.

27. - meltem benimle çıkar mısın?
+ hayır.
- hayır deyişine bayılıyorum. ee,
benimle çıkacak mısın?
+ hayır!
- süpersin ya. şu 'hayır' deyişini duymak için
ölene kadar sorarım valla bu soruyu eheh..

28. bir arkadaşım anlattı..
yaşanmışmış... cafe
ortamında er kişi
hoşlandığı kızın
masasına gider ve olaylar gelişir...
-meltem benimle çıkar mısın?
-hayır salak!
(er kişi masaya elini vurur ve hızla kalkar,
tüm cafe nin bakışları
üzerlerindeyken..)
-aldıracaksın o çocuğu dedim sana!!
-ha?, ney?!, ama??! ne çocuğu... (kız kimi
inandırsın artık o ortamda...)
(er kişi hızlı adımlarla
uzaklaşır..)

varyemez
17-03-2005, 22:13
:d :d

balaban
17-03-2005, 22:32
...

bikmisbroker
18-03-2005, 03:37
Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi? Hiç vaktiniz
yok, "Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"...
Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında
bitecek hepsi ..
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program
verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?...
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Ya da Geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın
tomurcuklandığını.
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında ?...
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?..
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı
yetmiyor?

Müşfik Kenter

Uzaklar
18-03-2005, 04:13
Hakikaten bu bilgisayarlar cok fazla girdi hayatimiza :confused:

Evde, iste, elde, cocugun odasinda........

Saka bir yana sanal hayat daha fazla vakit alir oldu :aglayan:

Gercek hayatta ise birseyler kotu gitince hep undo yapasim geliyor :süzgün:

SunShine
18-03-2005, 09:27
Hakikaten bu bilgisayarlar cok fazla girdi hayatimiza :confused:

Evde, iste, elde, cocugun odasinda........



Haklısınız..

Dört yaşındaki kızımla konuşuyoruz..

- Kızım senin kaç tane arkadaşın var, say bakalım.

- Hımmm.. :roll: Biy, iki, üç, döyt, beş, yedi, sekiz...

- Ama altıyı saymadın, atladın..

- Ona küstüm çünkü. Onun için saymadım. Bilgisayayıyla oynatmıyoy beni çünkü..

- :eek:

kumralada
18-03-2005, 12:42
Bir mumin obur dunyaya gitmis. Temiz ve gunahsiz bir adam.
Hemen cennete almislar. Burasi de mazbut, sakin bir yer.

Bir iki hafta sonra adam sikilmis. Melege gidip sormus:
-Cehennemi ziyaret edbilir miyim?
Melek:
-Tabii... Sana hemen bir gidis-gelis pass hazirliyalim demis.


Adam cehenneme gitmis. Kapidan girer girmez agzi bir karis
acik kalmis. Adamin biri rahatca uzanmis. Buz gibi birasini iciyor.
Karsisinda televizyon. Kucaginda da bir kadin.

Adam cennete donunce Melegin karsisina cikmis:
-Anlayamadim; demis ;Hani cehennemdekiler azap cekiyorlardi?
Melek yanit vermis:
-Bak hersey gorundugu gibi degildir. Isin aslini ogrenmelisin:
Adamin ictigi bira alkolsuz, seyrettigi televizyon Suudi
Arabistan televizyonu ve kucagindaki karisi....
=======

varyemez
19-03-2005, 00:53
Bilişimci imamın cuma hutbesi

Bu kainatın öyle bir donanımcısı vardır ki, bütün mevcudatı ve
onların içinde yeryüzünü create etmiş, güneşi bir power source, ay'ı bir
sistem clock yapmış. O power source'dur ki kesintiye uğramaz. Ve o system clock'tur
ki şaşırmaz. O donanımcının ilminin ve sanatının nihayetsizliğini gösterir.
Aynı zamanda öyle yüce bir programcıdır ki, şu muazzam dünya üzerinde
çalışacak şekilde koca hayat proğramını yazmış, yüzbinlerce yıldan
fazladır,error verilmeden crash ettirmeden çalıştırıyor.
Eğer onun ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu anlamak istersen, önce kendine
bak. Gözünle göremediğin küçücük bir hücrene bütün kodunu save etmiş ve yine
o küçücük hücreden execute ettiriyor.
Madem ki DNA'nın bir program olduğu apaçıktır ve bir program
programcısız olamaz demek ki senin programcılığın o büyük zatın programcılığına
ancak bir ayna hükmündedir.
Yine seni hücrelerden oluşturduğu network'ün içinde sınırsız
protokollerle hücrelerini birbiriyle konuşturduğu gibi,
senin de diğer insanlarla türlü dillerde ve protokollerde konuşabilmen için
gerekli donanımı yanına vermiştir, öylece de gördürüyor, konuşturuyor ve dinletiyor.
Ve sen, etrafındaki bütün cisimlerden haber alasın diye ışık, ses gibi türlü
media hazırlamış kullandırıyor ve sen bunları keşfeder kullanır fakat bir
yenisini ekleyemezsin. O halde öyle büyük bir network uzmanı vardır ki senin
her türlü ihtiyacını bilir, ona göre teçhizatını verir.
Senin network'çülüğün O'nun sonsuz ilminden sana verdiği bir küçük parça ve
bir büyük nimettir.
Arkadaş aldanma! Şu güzel dünya hayatı programı bir, sınırlı süreli bir
Trial versiyondur, görüyorsun ki elde ettiğin malı mülkü hiç bir
surette save edemiyorsun.
Öyle ise, bu kainat yazılımını yazanı tanı. Hem hiç mümkün müdür ki bir
programcı bu kadar güzel bir program yapsın ve yaptığı programda about
bölümü koyup kendini tanıtmasın.
Öyle ise bu kainatın en büyük donanımcısı, programcısı, networkçüsü ve
system administrator'ı olan zatın heryere işlediği about bölümlerini gör,
öğren, full versiyonu kazanmak için çalış.
__________________

balaban
19-03-2005, 00:58
Belki daha önce gönderen olmuştur. ABD- 11 eylül - uçak mı, füze mi?


http://www.neiu.edu/~ayjamess/hmmm.htm#Main

balaban
19-03-2005, 01:04
ASOSYAL SIGORTALAR..
-Oglum bak,yanariz.Her kagidi çok dikkatli oku.Denetim sırasında başımızı ağrıtacak bişey olmasin.Bak, mesela bu belgeye gore adamin once otopsisini yapmısız, sonra disini cekmisiz.Bu cok sacma.
-Niye ki Barboros Abi? Olunce disler bir anda yok olmuyo ki.Adamin diyelim o gün ikide discide randevusu var.Ve diyelimki adam o gun 11 gibi öldü.Bu randevusuna gitmeyecek anlamina gelmezki.Diyelimki oyle.
-Deme yavrum, deme guzelim.Derhal yakiyosun o belgeyi. Aha bak, burdada hamile erkek, cocugunu aldirmis.Hemde 3 kere.
-ücüzdür belki.
-Hangi erkek ücüz dogurabilirmis Barbaros, cildirtma adami.Üçüz dogum orani cok azdir.
-Cok ön yargılısın Davut abi.
-Guzelim, cok afedersin, yedirtme abini.Yanıcaz diyorum ulan.Fatih Altaylı'nın o yaman sesini şimdiden duyar gibiyim, endise icindeyim.
-Hakikaten abi, ne acayip sesi var dimi? sanki şiir kaseti gibi kounsuyo.Ama şiirler macarca yazılmız adeta.Bi de Kadir Celik olayı nasıl patladı ya, yok pizzacı acmışlar falan, gerçek adı da Abdülkadir'miş ha, izledinmi?
-Senin ben varya, anılarını .....e mi? Basımız belada diyorum oglum.Bak şu belgeye.Adamin midesini tamamen almısız, 2 gun sonra aynı adam gıda zehirlenmesi olmus, 4002 igne yemis.hangi mideye nasıl zehirlenme bu yavrum? ha gülüm? Üstelik aynı adam 3 yıl once vampir teşhisiyle Yumurtakapı damar hastanesine yatırılmış.Epey delice.
-Ha ha, oyle bi hastane yok ki ama zaten Davut Abi. Hastane deyince, Bahçelievlerde John F. Kennedy Hospital acılmis duydun mu?
-Duydum essoglu essek, duydum geyikci . Konumuzla ilgisi ne bunun?
-Hani diyorum ki,Kennedy Hospital'in karsısına Oswald büfe diye mekan açsak nasıl olur abi? Süper espri, medya üşüşür valla.
-Sen şu belgeleri yalayıp yutmazsan medya zaten üşüşecek a dallama.Biraz seri oluyoruz simdi.Bak iste, al.Bi adamın tiroid bezini almısız, sonrada bezle bi başka adamın pankreasının tozunu almisiz, daha sonra her ikisinin de platonik ilgi duydugu bir kadının, ki bu durum niye belirtilmiş onu bilemiyorum, belge kabarık görünsün diye olabilir, her neyse, o kadinin omurilik sogani 743 ameliyatla alınmıs, akabinde kadın 2 yıl nadasa bırakılmıs.Ehh bee!
-O da bisimi abi.Bak şuna, adam bimilyononbir kere sünnet olmus.Yani bilemiyorum.Her seferinde 0.01 milimetre kare kessen, yinede o kadar sünnet sonucu adam 28.902 ortalama boy, borçlu sayılır sosyal sigortalara!
-allahım sen bana mukayyet ol, amin.Neymiş bu birader, ne vurgunun içine girmişiz, haberimiz yok.Bu kadar da abartılmazki ama lan.Belliydi başımıza böyle şeylerin geleceği, ben dediydim.tuhaf isimli adamlar sardı ortamı ciguli, memoli, kekili gibi.ben biliyodum, bunlar hayra alamet işaretler değil.
-Peki Davut abi,"bir odada dokuz naif" isimli resim sergisini nasil yorumluyorsun bu bağlamda?
-Baglamına da çakiim,naifinede barbaros.Direk hapistir, zindandır güzergahımız. Yoksa belgelerin tümünü yaksak mı? Birbirimizi epeydir ölümü göstersek? tekrardan gidip askerlikmi yapsak?
-Aslinda en askerlik yapılası zaman abi.Her mangada en az iki ünlü bulunuyo.
-Olmaz ol Barbaros..Sen hala geyik yapıyorsun.Bi çare düşün duyarsız.
-Buldum galiba abi.Nasıl ki şirket evlilikleri oluyor, kurumlar da evlenemezmi? SSK'yı THY ile yada TRT'yle evlendirip başgöz ederiz olur, biter.Kurban derisinden, bandrol parasından kapatırız açığı.Hepsi aynı devletin diil mi? Yabancıya gitmez bari.
-Ulan şu dertten bi kurtuliim, adagım var.Adnan Hoca'ya gidecem, yeminlen bak!
(Vedat Ozdemiroglu)

yafe
19-03-2005, 13:21
1 Nisan'da yürürlüğe girecek yeni Türk Ceza Yasası ile basın hırsıza
hırsız,
> hortumcuya hortumcu diyemeyecek. Peki bu kişileri gazeteler
okurlarına
nasıl
> anlatacaklar?
>
>
> Örneğin:
>
> HIRSIZ: Kaynak arayışı içinde olan girişimci vatandaş.
> HORTUMCU: Hortumun emiş özelliğini parasal alana uygulayan buluş
adamı
> RÜŞVETÇİ: 'Benim memurum işini bilir' felsefesinin masum müridi
> SAHTEKAR: Bir şeyin aynısını yapma derdindeki yaratıcı insan
> KALPAZAN: Merkez Bankası fahri çalışanı
> TECAVÜZCÜ: Güzellikler karşısında çaresiz kalan yiğit
> HOLİGAN: Döner bıçakla gezen spor düşkünü
> KAÇAKÇI: Var oluşunu sınırlar ötesinde arayan macera tutkunu gezgin..
> KAPKAÇÇI: Kadınların çantasında ne olduğunu çok merak eden macera
tutkunu
kişilik
> UYUŞTURUCU SATICISI: Mutluluk peşindeki insanları hatır için madde
bağımlısı yapan dost
> KADIN SATICISI: Dostlarını birbiriyle tanıştırıp yüzdesini alan güzel
huylu insan
> KİRALIK KATİL: Para ile kişiliğini satmayan mütevazi yaratık
> YANKESİCİ: Cebimizdekilere ilgi ve tutkuyla yandan yaklaşan muzip
> DOLANDIRICI: Saf vatandaşlara şaka yapan komik ruhlu masum
> MAFYA: Yasaların olmadığı bir toplumda işlerin daha kolay yürüdüğünü
ispata yönelik özel kuruluş
> SÖMÜRÜCÜ: işçiye iş verip para vermeyen güzel müteşebbis

angel
21-03-2005, 00:31
...

angel
21-03-2005, 00:45
...

balaban
21-03-2005, 14:43
Erkekleri Evliliğe Götüren Cümleler


Tufaya gelmeyin. Bu cümleler çevrenizde edilmeye başlanıyorsa ve siz henüz kendinizi evliliğe yakın hissetmiyorsanız o bölgeden koşarak uzaklaşmanız menfaatiniz icabıdır.

- Ben neyim senin için… Hayri lütfen bana söyler misin, senin için kimim ben?

- Senden bi çocuğum olsun istiyorum Nejat. Evlenmemiz şart diil.

- Annem seninle tanışmak istiyor Haydar… Canım ne var bi gelip merhaba desen…

- Seninle bir koltuğa uzanıp filmler seyretmek istiyorum Mahfi…

- Kesinlikle evlenmeyi düşünmüyorum. Evlilik bana göre değil Hikmet.

- Babam artık görüşmeyeceksin o çapulcuyla dedi Tarık…

- Beni ne doktorlar ne mühendisler istedi bilsen… Aklın durur yani. Ne o durgunlaştın Fevzi…

- Evlenmekten korkacak ne var Hidayet. Alt tarafı bir kağıt parçasından mı korkuyorsun.

- Bizim ilişkimizde eksik bişey var ama nedir bulamıyorum Fırat…

- Bu gün kravatını ben bağlamak istiyorum Ferit…

- Nasıl yaptığım kuzu kapamayı beğendin mi Talat. İstersen sana hergün yaparım.

- Evlenmek şart diil. İlişkimize bir isim vermek istiyorum. Ne bileyim adını koyalım tarif edelim yani.

- Beni tanıştırırken kız arkadaşım demenden bıktım. Asker arkadaşım gibi kız arkadaşım. Ne demek şimdi bu. Git başımdan Hüseyin…

- Yo yo diş fırçam çantamda kalsın. Senin banyonda ne işi var. Lütfen ısrar etme Şafak… Eh madem istiyosun bu eve de bir tane alırım. Bi tane senin evinde olur bi tane benim evimde.

- Hayatııııım. Maçın başladı gel... Sana bira da açtım. Çerez filan…

- Soyadın çok güzelmiş Ertan… Dikkat ettin mi benim ismimle de çok kafiyeli oluyor.

- Değişen ne olabilir ki Sinan. Biz seninle zaten evli gibi yaşıyoruz.

- Bak ne diyicem. Bi akşam yemek yapiyim. Anenler de gelsin …

- Hayatla ilgili planların nedir İbrahim.

- Demet Akalın az bile yapıyor adama Fazıl. Oyala oyala sonra çek git… Şerefsiz der tabiii. Bana o şerefsizi koruma Fazıl

GANI MUJDE..

balaban
21-03-2005, 14:48
Sportif Yalanlar


*Sarı laciveeert akar kanımıııız…
*Yarışmacı arkadaşlara başarılar diliyorum.
*Bu golü seyircilerimize armağan ediyorum.
*Bu topraklardan daha çook Süreyya Ayhan’lar çıkar.
*Maçın 57. dakikasında Hasan Şaş kırmızı kart gördü.
*Biz kulüp yönetimi olarak teknik direktörümüzün arkasındayız…Kendisini göndermek gibi bir niyetimiz yok.
*Bu olaylar tüm taraftara maledilemez…
*Onları maçtan önce şehrimizde misafir etmek istiyoruz…
*Hakem maç boyunca lehimize bir tek düdük bile çalmadı kardeşim…
*Yenildik ama ezilmedik…
*Güreş bizim ata sporumuzdur.
*Maçın 60. dakikasında kırmızı kart gören Hasan Şaş yüzünden milli takımımız maçı 10 kişi tamamladı.
*İstenmediğim takımda bir saniye bile durmam…
*Bana göre penaltı değildi. Futbolcunun düşüp ayağını kırma nedeni bozuk zemindi bence…
*Radyonuz Berk FM maçı canlı olarak yayınlayacak (Digitürk’ten canlı)
*Yeni yönetime başarılar dilerim. Hep birlikte el elel takımımızın başarısı için çalışacağız.
* Hasan Şaş’ın 62. Dakikada kırmızı kart görmesi ersun Hocanın hesaplarını alt üst etti.
*Trabzon şehrinde elbette milli maçlar oynanacaktır.
*Huh hah dev adam 12 dev adam huh hah dev adam höyt…
*Türkiyeye dömeye niyetim yok. Futbol kariyerime Avrupa’da devam edeceğim.
*Seninle ağlarım seninle gülerim söyle senden başkaaa kimim var beniiiim…
*Ersun hoca laptopla çalışmayı seven bilimsel bir hoca…
*Ben kadro yapmayı seven köşe yazarlarından değilim ama gene de orta sahada Tuncay , Alex ve Ülit Özatın beraber oynatılmasından yanayım. Geri dörtlü ise şöyle olmalı...
*Elvan Abeygeleese nin başarıları Türkiye’de Atletizmin geliştiğinin en güzel işaretidir.

Gani Müjde

varyemez
21-03-2005, 15:34
:D :D

süperrrrr mutlaka
okuyunuz...... :))))

*Neden bozulan otobüsün yolculari bizim otobüsümüze
aktarildiginda onlara mülteciymisler gibi bakariz?

* Neden her gördügümüz haritada hemen Türkiye'yi
bulmaya çalisiriz? Millet olarak Dünya'da kaybolma kompleksimiz mi
vardir?

* Neden insanlar birbirlerine sarilinca sag-sola sallanirlar?

*Neden ögrenciler ilkögretimin besinci sinifina kadar ögretmene
"ögretmenim" diye seslenirken altinci sinifta bir anda "hocam" diye
seslenmeye baslarlar?

*Neden sinavlarda "4 yanlis bir dogruyu götürür" seklinde bir
uygulama ile ögrenciler cezalandirilirlarda "4 dogru bil, bir dogru da
bizden" seklinde bir kampanya baslatilip zekaya ve riske girme cesaretine
ödül verilmez?

* Neden insanlar kapali bir alandan yagmur yagan alana çikinca
kafalarini egerler? Yagmura duyulan saygidan midir yoksa ondan
tırstığımız için midir?
*Neden dükkanini kapatip giden esnaf, kapiya "10 dakika sonra
dönücem" yazar, ne zaman gittigini nasil anlariz?

*Televizyona çikan insanlar neden kendilerini Türkiye'deki bütün
insanlarin izledigini sanirlar ? Örn: Su anda 70 milyon kisi bizi
izliyor...

*Neden gözlerinden öperim denir? Insan vücudunda öpülecek daha
uygunsuz bir yer var midir? Kimse kimseyi gözünden öpmüs müdür?

*Dügünlerde neden "Dom Dom Kursunu" ile göbek atilmaktadir. "Bir
avci vurdu beni, bin avci beni yedi" gibi sözler esliginde kendinden geçen
baska milletler var midir?

*Neden bazi kizlarimiz sirin bir hayvancagiz
gördüklerinde"inanmiyorum!" derler, inanilmayacak olan nedir? >

*Cumartesi ve Pazartesi'nin neden kendi isimleri yoktur?

*Dolmuslardaki fiyat tarifesinde "en kisa mesafe" neden "indi-bindi"
olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mi binilir? Bir terslik yok >
mudur?

* Bir programi kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul
etmiyorum" seçenekleri vardir? O kadar parayi bayilip bir bilgisayar
programi satin aldiktan sonra "kabul etmiyorum" seçenegini isaretleyen
bir takim saf kisiler mevcut mudur? *

*Bulmacalarda boru sesinin karsiligi neden hep "ti"dir? Bulmacalari
hazirlayan arkadaslar hiç "ti" diye ses çikaran boru görmüsler midir?

*Ipana 7 reklamindaki kiza "Ne zamandan beri Ipana 7 kullaniyorsun?"
diye soran doktor, Ipana 7'nin yeni bir ürün oldugunu ve reklamdan sadece
bir kaç gün önce piyasaya çiktigini bilmemekte midir?

*Neden futbol takimi olan Ajax "Ayaks" diye okunur da temizlik ürünü
Ajax "Ajaks" diye okunur? *

* Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" diye yazilir? Hipokrat
yemininde "arabami temiz kullanacagim" seklinde bir madde mi vardir? *


neden ?
neden ?
neden ?

lutas
21-03-2005, 18:50
E-Posta : Elden ulaştırılan posta

lutas
21-03-2005, 18:54
GELECEGIN SUÇLUSUNU YETISTIRMENIN EN BASIT KURALLARI...


* Daha küçükken çocuga istedigi her seyi vermeye baslayin. Bu biçimde o,
herkesin onun geçimini saglamak zorunda olduguna inanacaktir.

* Kötü sözler söyledigi zaman gülün. Böylece o kendisinin akıllı olduguna
inanacaktir.

* Ona düsünmeyi ve beynini kullanmayi hiç ögretmeyin! Yirmi bir yasina
gelince de kendi kararlarini, kendisi versin diye bekleyin.

* Yerde biraktigi her seyi kaldirin; kitaplarini, ayakkabilarini,
kiyafetlerini, onun için her seyi siz yapin ki, o tüm sorumluluklarını
baskalarina yüklemeye alissin.

* Onun gözünün önünde sık sık kavga edin ki, ailesi bir gün parçalanirsa
çok fazla üzülmesin.

* Ona istedigi kadar harçlik verin ki, hiçbir zaman kendi parasını
kazanmanin ne oldugunu ögrenmesin.

* Yiyecek, giyecek ve konforla ilgili tüm isteklerini yerine getirin ki,
istediklerine ulasmak için çalismak gerektigini ögrenmesin.

* Komsulara, ögretmenlere, polislere karşı her zaman onun tarafini tutun
ki, onlarin hepsine karsi pesin hükümleri oluşsun ve her istedigini hep
yapabilecegini anlasin.

*Tüm bunlari ve benzerlerini yaparak yetistirdiginiz çocugunuz bir gün suç
islerse, sebep siz oldugunuz için kendisinden özür dileyin.

Ama onu felaket dolu bir yasama hazirladiginiz için
kendinizden hesap sormaktan da geri
kalmayin...

DEVadam
21-03-2005, 22:28
...

DEVadam
21-03-2005, 22:30
....

DEVadam
21-03-2005, 22:33
.....

DEVadam
21-03-2005, 22:35
...

lutas
23-03-2005, 18:50
-Hallederdik.
-İmzala şunuuu.
-Başka bi yolu vardır.
-La havlee...

balaban
24-03-2005, 13:04
İlginç bir iş başvurusu
> > Bir fast food şirketinin danışmanlığını yapan insan kaynakları
> > şirketine gelen gerçek bir iş başvurusu:
> > İnanıp inanmamak size kalmış...
> > 1. Adınız Soyadınız:
> > - Herve JANCQUEUR
> > 2. Yaşınız:
> > - 28
> > 3. Şirketimizdeki hangi pozisyon için basvuruyorsunuz?
> > - Mümkünse yatay bir pozisyon için. Eğer daha ciddi bir cevap
> > istiyorsaniz, ne iş olsa yaparım. Şart öne sürebilecek durumda
> > olsaydım, burada olmazdım.
> > 4. Düsündügünüz ücret:
> > - Yıllık 800 bin Frank maaş artı şirketin yüzde 3 hissesi.
> > Eğer bu mümkün değilse, siz bir ücret önerin, ben size evet yahut
> > hayır diyeyim.
> > 5. Eğitiminiz:
> > - Var!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
> > 6. Son işiniz:
> > - Sadist bir şefin deneme tahtası olmak.
> > 7. Son ücretiniz:
> > - Hak ettiğimin çok altında.
> > 8. Önemli başarılarınız:
> > - Arakladığım kalemlerden muhteşem bir koleksiyonum var; evde
> > sergiliyorum.
> > 9. İşten ayrılma sebebiniz:
> > - Bak soru 6.
> > 10. Size ulaşabileceğimiz saatler:
> > - Fark etmez.
> > 11. Çalışmak istediğiniz saatler:
> > - Pazartesi, salı ve perşembe 13.00-15.00 arası.
> > 12. Öne çıkan özellikleriniz var mı?
> > - Olduğunu söyleyenler var. Ama bunu bir fast-food'da değil de, daha
> > romantik bir yerde konuşsak.
> > 13. Şimdiki işvereninizle görüşebilir miyiz?
> > - İşverenim olsa burada olmazdım dedim ya.
> > 14. Fizik durumunuz 20 kilogramdan fazla taşımanıza engel mi?
> > - Belli olmaz, ne taşıdığıma bağlı.
> > 15. Otomobiliniz var mı?
> > - Evet, ama soru yanlış sorulmuş. "Çalışır durumda bir otomobiliniz
> > var mı?" diye sorsaydınız, cevabım farklı olurdu.
> > 16. Daha önce bir yarışma veya bir madalya kazandınız mı?
> > - Madalyam yok ama lotoda iki kere 3 tutturdum.
> > 17. Sigara içiyor musunuz?
> > - Otlanacak bir enayi bulabilirsem.
> > 18. Beş yıl sonra ne yapmayı hayal ediyorsunuz?
> > - Bana tapan, zengin bir top modelle Bahama Adaları'nda yaşamayı. Bir
> > yolunu biliyorsanız bunu beş yıl beklemeden de yapabilirim.
> > 19. Yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu taahhüt ediyor musunuz?
> > - Hayır, ama sıkıyorsa aksini iddia edin.
> > 20. Sizi bu başvuruyu yapmaya iten gerçek sebep nedir?
> > - Birbiriyle tutarsız iki cevabım var:
> > * İnsan sevgisi, hümanizm ve tüketicilerin iyi beslenmesine katkıda
> > bulunma arzum.
> > * Gırtlağıma kadar borca batmış olmam...
> > Sonuç: Herve Jancqueur işe alındı...

varyemez
24-03-2005, 13:28
arkadaşlar aşağıdaki maili size göndermemin sebebi hem içerisindeki felsefi
hoş öneriler hemde buna bağlı niyetle ve mail gönderme eylemiyle hayat
değişimi enerjisini çağırmaktır. hepimiz için en yüksek iyiler olsun diliyorum
sonsuz saf sevgiyle...Devir K: Aumon
Birleşik şifa tekniği uyg.
http://www.aumon.net

Değerli arkadaşlar,
Bu tür mesajlar hepimize sıkça gelir. Meraklı olanlarımız buna yanıt verir.
Ben bu tür mesajları mütebessim bir yüzle okuyup sonra silenlerdenim.
Ancak,aşağıdaki mesajı gönderen kişi üniversiteden bir sınıf
arkadaşımdır ve ilişkimiz halen devam etmektedir. İki yıl öncesine kadar ismi iyi
bilinen bir şirketin genel müdürü idi. Bu işini kaybettikten sonra birkaç
şirkette dolaştı. Aşağıda bahsettiği yeni işi UMRAN BORU üst düzey
yöneticiliğidir.Ciddiyetine inandığım için ilk kez bu tür bir oyuna dahil oluyorum ve
sizlerle paylaşıyorum.
Sevgilerimle,
Subject: Sevgi
SEVGILI ARKADASLAR
BU MESAJIMI ALDIKTAN SONRA AMAAAN HEP AYNI SEY DIYECEGINIZI BILIYORUM.
AMA BEN BIR KAÇ KEZ GELENLERI DEGERLENDIRDIM. VE SONUÇLARDAN
BAHSEDEYIM SIZLERE:BIRINCISINDE ÇOK UMUTSUZ BIR DÖNEMDE IS DEGISIKLIGI YASADIM VE SU ANDAKI ISIME SAHIP OLDUM.IKINCI KERE DENEDIGIMDE ISE HIÇ OLMAYACAK BIR HAYALIM 3 HAFTA SONRA GERÇEKLESTI ESIM VE BEN BIR EV SAHIBI OLDUK. BENCE SIZLER DE HIÇ OLMAZSA...BIR KEZ DENEYIN VE GÖRÜN
SEVGILER BU MESAJDAKILER BIR 'NEPAL IYI SANSLAR MANTRA'SINDAN ALINMISTIR.
OKUMAYA VE PAYLASMAYA DEGER OLDUGUNU ANLAYACAKSINIZ.
Serdar Soysal
Bu mesaji tutmayin. Bu mantra sizden 96 saat içinde çikmalidir. Son derece
hos bir sürpriz ile karsilacaksiniz. Batil inanciniz olmasa bile bu dogrudur
Y A S A M İ Ç İ N Ö G Ü T L E R
> >>>
> >>>1. Büyük asklar ve büyük kazanimlarin büyük Risk tasidigini hesaba
> >>>katin.
> >>>
> >>>2. Kaybettiginizde, aldiginiz dersi de kaybetmeyin.
> >>>
> >>>3. Üç 'S'yi hep uygulayin: Saygi, kendiniz için, Saygi, baskalari
için,
> >>>ve
> >>>Sorumluluk, tüm davranislariniz için,
> >>>
> >>>4. Istediginizi alamamanizin bazen ne kadar büyük bir sans
oldugunu
> >>>hatirlayin.
> >>>
> >>>5. Kurallari iyi ögrenin ki, onlari düzgün sekilde ihlal etmeyi
> >>>bilesiniz.
> >>>
> >>>6. Küçük bir aksakligin, büyük bir arkadasligi yaralamasina izin
> >>>vermeyin.
> >>>
> >>>7. Hata yaptiginizi anladiginiz zaman, düzeltmek için derhal
gerekli
> >>>adimlari atin.
> >>>
> >>>8. Biraz yanliz zaman harcayin.
> >>>
> >>>9. Kollarinizi degisime açin, ama degerlerinizin kaybolup
gitmesine
>izin
> >>>vermeyin.
> >>>
> >>>10. Sessizligin bazen en iyi yanit oldugunu hatirlayin.
> >>>
> >>>11. Iyi ve serefli bir hayat yasayin. Yaslandiginizda ve dönüp
> >>>geçmisinize baktiginizda, ikinci kez keyif alin.
> >>>
> >>>12. Sevgi dolu bir ev, hayatinizin temelidir. Sakin, düzenli bir
ev
> >>>yaratmak
> >>>için elinizden gelen herseyi yapin.
> >>>
> >>>13. Sevdiklerinizle anlasmazliga düstügünüzde, sadece mevcut
durumla
> >>>ilgilenin. Geçmisi getirmeyin.
> >>>
> >>>14. Bilginizi paylasin. Bu ölümsüzlüge giden yoldur.
> >>>
> >>>15. Dünyaya karsi nazik olun.
> >>>
> >>>16. Yilda bir kez, daha önce hiç gitmediginiz bir yere gidin.
> >>>
> >>>17. En iyi iliskinin, biribirinize karsi duydugunuz askin,
biribirinize
> >>>olan
> >>>ihtiyaçtan daha fazlastigi zaman oldugunu hatirlayin.
> >>>
> >>>18. Basarinizi, ona ulasmak için nelerden vazgeçtiginizle
yargilayin.
> >>>
> >>>19. Aska ve yemek pisirmeye, sonuçlarini hiç düsünmeden girisin.
> >>>
> >>>
> >>>
> >>>
> >>>BU MANTRA E-POSTASINI, EN AZ 5 KISIYE GÖNDERIN VE
> >>>
> >>>HAYATINIZ DEGISSIN.
> >>>
> >>>0-4 kisi: Hayatiniz hafifçe degisecek.
> >>>
> >>>5-9 kisi: Hayatiniz hoslandiginiz yönde degisecek.
> >>>
> >>>9-14 kisi: Gelecek 3 hafta içinde en az 5 sürpriz ile
karsilacakasiniz.
> >>>
> >>>15 kisi ve üzeri: Hayatiniz önemli ölçüde degisecek ve hep hayal
> >>>ettiginiz
> >>>
> >>>seyler sekillenmeye baslayacak


heehee hissenete gönderdim 4000 üye köseyiz artık...

AngelHeart
24-03-2005, 13:39
bugün trafikte ilerlerken önümüzde seyreden servis aracının arkasında yazan yazı:

HATALIYSAM ARAYIN YÜZYÜZE GÖRÜŞELİM!

foto çekemedim. numara doğrudur.lakin ben aramadım:)

lutas
24-03-2005, 14:05
Sayabilirsen...

lutas
24-03-2005, 14:28
***

lutas
24-03-2005, 14:30
***

lutas
24-03-2005, 14:37
***

hll45
24-03-2005, 14:47
sayın varyemez bir şeyi unutmuşsunuz: gönderdiğiniz mesajda,

"Bu mesaji tutmayin. Bu mantra sizden 96 saat içinde çikmalidir. "

diye bir ikaz var... oysa sizin gönderdiğiniz mesaj burada hep kalacak bence 96 saat sonra tüm hisse pozisyonlarınızı kapatın....:) :) :)

lutas
24-03-2005, 15:53
-Hadi gömelim şunu bi yere
-ŞŞŞ
-Ne oldu ne bakıyorsun oraya
-Bize bakıyoooo.Gitsin de öyle.
-Kim ya hani
-Sakın bakma çaktırma...

lutas
24-03-2005, 15:56
***

lutas
24-03-2005, 16:07
***

lutas
24-03-2005, 16:11
***

lutas
24-03-2005, 16:13
-Eh be baba bırak motoru dedin.
Hakkımı helal etmem dedin.
Alışamadım gitti dört tekere...

lutas
24-03-2005, 16:32
Kübik kurbağa kübik kurbağa kuyruğun nerede
Kübiğim ben kübiğim ben yüzemem derede...

lutas
24-03-2005, 18:03
At golü atabilirsen...

lutas
24-03-2005, 18:22
-Şeytan diyor bi havla al şunun aklını
Bak hala bakıyo yaa...

dr.denemours
24-03-2005, 18:36
Hoş karikatürler:

http://img173.exs.cx/img173/2237/kar27fq.gif

dr.denemours
24-03-2005, 18:41
http://img173.exs.cx/img173/3240/kar57pj.gif

dr.denemours
24-03-2005, 18:42
http://img173.exs.cx/img173/5334/kar48bt.gif

ertan
24-03-2005, 18:43
Uzun Eşek



Adı uzun eşşektir ama eşşek gibi oynanmaması gerekir, bir çok strateji ve taktik gerektirir, çünkü önemli olan eşşeğe binmek değil eşşeği devirmek ve tek mi çift mi seçimine kadar oyunu uzatıp işi şansa bırakmamaktır.


Unutulmamalıdır; devrilmeyen eşşek yoktur, deviremiyen binici vardır. İlk olarak değinmek isterim ki kızların etekleriyle oynadıkları şey, uzaktan bu oyuna benziyor gibi gözükse de olsa olsa uzun sıpa olabilir. Bu başından sonuna kadar erkek oyunudur. Hatta takım içinde gereksiz atraksiyonlara sebebiyet vereceğinden kızların seyretmesi bile sakıncalıdır.


En güzel oyunlar 6’şarlı ekiplerde olur. Her takım kendi içinde karakteristik bireylere sahiptir. Bunlar ilk olarak zayıflar ki hep eşşeğin başını çekerler, ikinci olarak ağırlar; düştükleri yerde çok zarar bırakır ama kısa düşerler, eşşekte genelde öne yakın yerlere geçirilirler, üçüncü olarak askerler; bunlar rakibi zayıflatıp öldürücü darbe için zemin hazırlamakla görevlidirler, orta kilolu civan gibi delikanlılardan oluşurlar, son olarak da liderler; güçlü, hızlı, ağır ve çamur, onlar stratejiyi, atlama sırasını ve eşşeğin dizilişini belirlerler. Bir eşşekte liderler çoğunlukla en sonda yer alırlar ve sürekli eşşekten kafayı çıkarıp “hadi olum atlasanıza” diye karşı takıma bağırırlar. Liderlik özelliklerini tam olarak gösterirler, onlar eşşek değil binici doğmuştur. Rakiplerinin tepelerine beklemedikleri yerden binmek için gereken herşey vardır onlarda.


Rakiplerin denk olduğu durumlarda herşey lidere ve belirliyeceği taktiklere kalmıştır. Toplam ağırlık rakibi devirmeye yetmiyorsa lider yılların birikimi ile mukemmelliğe ulaşan şu tekniklere başvururur:


İlk olarak en önemlisi; uzun eşşekte yavaş atlayış diye birşey yoktur. Zamanlama, uyum ve denge hayatidir. Herkes ard arda atlamalıdır. Standart bir uzun eşşek atlayışında aynı anda havada 2 eleman olmalıdır. Bu eşşeği sarsacak, toplanmasına fırsat vermeden al aşağı edecektir. Eşşeğin genel olarak en zayıf yeri en dandik elemanların konduğu en önüdür. Normal bir atlayışla ulaşılmayacak kadar uzaktır ama imkansız değildir. Eşşeğin en ön sırasına gülle gibi düşmek için kullanılan yöntem “sıçrama tahtası” yöntemidir. Ekibin tam bir koordinasyonunu gerektiren atlayış da askerlerden biri hızla eşşeğe koşarken lider onu izler. Asker eşşeğe kısa bir mesafe kalınca hızla yere çömelir ve kaplumbağa pozisyonu alır. Ardından gelen lider onun sırtına basıp yeterli hızı ve ivmeyi kazanıp uzun mesafeler kat ederek en öne konar. Buna “V2” atlayışı da denir. Beklemediği ve en zayıf yerinden vurulan eşşek anında çökecektir. Zor bir atlayıştır ama imkansız değildir.



İkinci olarak “şaşırtma” yöntemi gelir. Amaç kaslarını tamamen kasmış, atlayışdan sonraki ani bir titreme, sarsıntı ve güç boşalmasına kendini hazırlamış eşşeğin, biyolojik saatini şaşırtmaktır. Gene ard arda iki eleman koşar, önden gelen atlamak yerine eşşekten bir eleman gibi eşşeğin arkasında yerini alır. Teyakkuzda bekleyen eşşekde bir anlık dumur olur ve hemen arkadan gelen elemanın uzun olmayan ama yüksekten gelen atlayışı ile önce sağa sonra sola yalpalanıp devrilir.


Bireysel olarak atlayış stili de önemlidir. Normal bir insan yardımsız 3 ila 4 kişiyi aşabilir. Ama bu atlayış zayıf ve dengesiz bir atlayışdır. Genelde zayıf bir atlayışda yıkılması muhtemel bölüm 6. veya 5. sıralardır. Bu sebebten ötürü strateji dışındaki uzun ve güçsüz atlayışlardan ziyade “havan” atlayışı tabir edilen kısa ama yüksekten atlayışlar tercih edilmelidir. Burda yavaşca koşulup eşşeğe ellerle vurulur ve alınan güç ile yükselip etkili bir atlayış yapılır. Bu atlayışlarda denge daha kolay sağlanır. Sağlam bir atlayışdan sonra eşşeğin yıkılması işten bile değildir.


Diğer bir strateji ise “aşırtma” dır. Bir çok taktikte olduğu gibi burada amaç rakibi beklemediği yerde ve zamanda vurmaktır. Bu stilde 4. oyuncunun atlaması ile eşşeğin yıkılması beklenir. 4. atlayıcının lider olması gereklidir. İlk olarak ağır tabir edilen eleman eşşeğin ilk boğumuna yani 5 ve altıncının kesiştiği yere sağlam bir atlayış yapar. Bu en sondaki karşı takımın liderini oldukça zorlar. Bilindiği üzere ağırlık destek noktasından ne kadar uzaksa taşınması o kadar zorlaşır. Ensesinde temiz bir 85 kilo olan liderin eli kolu bağlanacaktır. Daha sonra ilk asker atlayışını 5. nin üzerine yapar ardından gelen diğer asker ise arkadaşının üstüne yani 5. sıranın üstüne atlar. Bu andan sonra eşşek kendini tamamen kümülatif bir saldırıya hazırlar. Ama 4 olarak gelen lider uzun bir atlayışla beklenmeyen yere 5. sıranın üstünden aşarak 4 ve 3 ün arasına düşer. Bu atlayışda “kule” tabir edilen 5. sıradan güç alıp yükseklik kazanır. Atlayışın çeşitli yorumları olabilir. Liderden önce 4 kişi atlayıp arkadaki yükü artırabilir. Bunlar takım içindeki bireylerin yeteneklerine kalmıştır.


Başka bir atlayış ise “blitzkrieg” olarak anılan atlayışdır. Bu atlayışda ilk önce havadan yüksek atlayışlarla eşşeğin ön tarafına yüklenilir daha sonra da ağır toplar yıkıcı darbeyi vurur. Atlayış bir yıldırım kadar seri ve yüksekten olmalı, ağırlık ta elden geldiğince belli bir yere yığılmalıdır.


“Sarkaç” olarak tabir edilen atlayış ise advanced oyunlarda uygulanan oldukça zor bir stratejidir. Bu tam olarak bir atlayışdan ziyade eşşeğin dengesini bozmak için eşşek üzerinde yapılan kayma hareketidir. Bilindiği gibi atlayışdan sonra eşşek üzerine hareket etme oyun kuralları dışındadır. Stratejiyi komplike yapan budur. Atlayışı yapan eleman konduğu an ayağını altındaki elemanın bacağına takıp yana doğru sarkar. Bunu düşer gibi yapar. Standart atlayışda 90 derece olan duruş açısını 50-60 dereceye kadar düşürmelidir Bu şekilde yapılan bir kaç atlayış eşşeğin dengesini kalıcı olarak bozacak ve eşşeğin daha fazla efor sarfetmesini sağlayacaktır. Bundan sonra ağır hareket etmek gereklidir, her geçen saniye eşşeği daha da zorlayacaktır. Daha sonra yapılacak olan “kesme“ tabir edilen iki atlayış ile eşşek yıkılacaktır. Tabi kesme atlayışında dikkat edilmesi gereken kesiğin vuruş açısını sarkaçların olduğu yönde verebilmektir ki bu da zaten sarkaç atlayışının advanced bir atlayış olduğunu açıklar. Dikkat edilmesi gereken bir husus ise eşşeğin çöküşünün tam olarak aşşağı doğru değil yana doğru bir açı ile olacağından anlamsız yerlere takılan bacakların her iki ekibinde canını yakabilir olmasıdır. Ama dediğimiz gibi, bu bir erkek oyunudur.

Genel olarak atlayışlarda eşşeğin birleşim noktalarına atlamamak gerekir. Burada eşşek tarafından bilinçli olarak bırakılan açıklıklar ayağın yere değmesine sebep olabilir. Başka bir husus ise ayakların durumudur. Ayaklar atlayışdan sonra eşşeğin alçalacağı göz önünde bulundurulup, mümkün olduğunca kıça yakın tutulmalıdır.


Oyunun genel amacı saldırı olduğundan atlayışlar üzerinde bu kadar durduk. Ama tabiki olayın birde eşşek olunduğunda yapılması gerekenler boyutu vardır.


Eşşek konumunda yapılması gereken şeyler sınırlıdır. Rakibin nasıl atlayacağı sizin dizilişinize göre belirleneceğinden standart diziliş olan sonda lider askerler ve yastığa yakın yerlerede zayıf elemanlar yerleştirilir. Lideri eşşeğin arasında bir konuma da yerleştirebiliriz. Ama bu kesinlikle sonlarda olmalıdır. Eşşekteki elamanlar kollarını önündeki elemanın bacaklarına dolayıp daha sıkı bir örgü oluşturmalıdırlar.


En önemli husus atlayışdan sonra darbenin nasıl savruşturulacağıdır. Darbe karşısında asla gerilmiş ve sert bir yapıda durulmamalı, bacaklar dik pozisyondan ziyade dizler hafif kırık olmalıdır. Atlayışdan sonra dizler hafif yaylanıp darbeyi emmeli, şarj sona erdikten sonra güç verilip ağırlık kaldırılmalıdır. Sondaki elemanın ayakları birbirine çok yakın ve önündeki elemana yakın durmalıdır. En önemli olan darbeyi emmektir. Unutulmamalıdır ki eşşeği yıkan sadece ağırlık değil, darbenin gücüdür.

lutas
24-03-2005, 18:44
-Bak aslanım bi daha ikaz etmicem...

lutas
24-03-2005, 18:50
-Amma iyi yere dükkan açmışız be.
Şu gemi bi kalksın inene kadar balık kalır mı burda...

angel
25-03-2005, 12:29
...

lutas
25-03-2005, 13:18
Ayranı var içmeye...

lutas
25-03-2005, 13:20
-Yeter kıpırdama kıpırdama
Tutuldu her yanlarım ya.
İki dakka mola.
Çay olmadı mı daha...

lutas
25-03-2005, 13:24
-Kaç zamandır evden çıkmıyoduk
Şöyle bi suya girdik fena mı oldu...

-Ha.ha.ha espri şimdi demi bu
O taraf sahil dön.
Bunak yunus...

lutas
25-03-2005, 13:26
***

lutas
25-03-2005, 13:29
***

lutas
25-03-2005, 14:51
HAYAT ;

-AŞIK OLMAK.
-İLK ÖPÜŞME.
-YÜZ KASLARINIZ AĞRIYANA DEK GÜLMEK.
-SICAK BiR DUŞ.
-ÖZEL BiR BAKIŞ.
-MAiL ALMAK.
-MANZARALI BiR YOLDA ARABA KULLANMAK.
-RADYODA EN SEVDiĞiNiZ KiŞiNiN ŞARKISININ ÇALMASI..
-YATAĞINIZA UZANIP YAĞMURUN SESiNi DiNLEMEK.
-YENİ ÇIKMIS SICAK BiR HAVLU..
-SATIN ALMAK iSTEDiĞiNiZ KAZAGIN %50 iNDiRiME GiRDiĞiNi GÖRMEK.
-UZAKTAKi BiR ARKADAŞINIZLA TELEFONDA KONUSMAK.
-KÖPÜK BANYOSU.
-KIKIR KIKIR GÜLMEK.
-GÜZEL BiR SOHBET.
-KUMSAL.
-GECEN KIŞ GiYDiĞiNiZ MONTUN CEBiNDEN ON MiLYON ÇIKMASI.
-KENDiNiZE GÜLMEK.
-GECE YARISI SAATLERCE TELEFONDA KONUŞMAK.
-SU FISKiYELERiNiN ARASINDA KOŞMAK.
-DURUP DURURKEN GÜLMEK.
-YANINIZDA SiZE GÜZEL OLDUĞUNUZU SÖYLEYEN BiRiNiN OLMASI.
-iLK AŞK.
-HAKKINIZDA GÜZEL SÖZLER SÖYLENDiĞiNE KULAK MiSAFiRi OLMAK.
-UYANIP DAHA UYUYACAK BiRKAÇ SAATiNiZ OLDUĞUNU FARKETMEK.
-YENi ARKADAŞLAR EDiNMEK.
-ESKi ARKADAŞLARINIZLA ZAMAN GEÇiRMEK.
-ODA ARKADAŞINIZLA GECE YARISI SOHBETLERi.
-GÜZEL DÜŞLER.
-ARKADAŞLARINIZLA ARABA YOLCULUĞU YAPMAK.
-SEVGiLiNiZLE YORGANA SARILIP iYi BiR FiLM SEYRETMEK.
-ÇOK GÜZEL BiR KONSERE GiTMEK.
-ÇiKOLATALI KURABiYE YAPMAK.
-SEVDiĞiN iNSANA SIKICA SARILMAK.
-iSTEDiĞi ARMAĞANI AÇAN KiŞiNiN YÜZÜNDEKi iFADEYi GÖRMEK.
-GÜNEŞiN DOĞUŞUNU SEYRETMEK...

VE BIR SÖZ;
ALDIĞIN HER NEFESİ FIRSAT BİL, OT DEĞİLSİN YENİDEN BİTMEZSİN..."


Kaynak... (Can Dündar)

lutas
25-03-2005, 16:56
-İyi akşamlar, nasıl yardımcı olabilirim?
-İnternetim İngilizce çıktı.
-Eğer İngilizce yazılmış sitelere girerseniz gayet normal efendim, İngilizce çıkması gerekiyor zaten onların.
-Ama ben kurulumda Türkçe seçtim.
-İnternet Explorer gibi programların kurulumunda dil seçimini farklı yapmanız görüntülemek istediğiniz sitenin de o dilde geleceği anlamına gelmez ki ama...
-Hmmm, o zaman ben iptal ettirmek istiyorum.
-Niçin efendim?
-İnternet umduğum gibi bir şey çıkmadı efendim...
-Peki anlıyorum, lütfen hatta kalın efendim...
--------------------------------------------------------------------
-Efendim sizin modemler bana küfrediyor...
-Anlayamadım efendim...
-Bunda anlayamayacak ne var, açık açık, resmen küfrediyorlar işte...
-Emin misiniz?
-Buyrun dinleyin (telefon çevirme sesi, çalan telefon sesi, peşinden ana avrat küfür...)
-Eee, siz hangi numarayı aramıştınız bi kontrol edelim.
-344 -- --
-Bu sizin numaranız mı?
-Hayır, aradığım numara.
-Beyefendi, o bizim numaramız değil bir ev numarası.
-Ben 10 gündür bu numaradan bağlanmaya çalışıyorum..
-O zaman doğaldır küfretmesi...
--------------------------------------------------------------------
-Adınız neydi sizin?
-Ozan efendim.
-Okan...
-Hayır, Ozan.
-Ohan?
-Ozan!..
-Ogan.
-Bakın efendim, Zonguldak'ın "z"si Ozzzan...
-Peki Zogan Bey.
-Ordu,Zonguldak,Adana,Niğdeee...
-Benim problemim sizin adınızdan daha önemli Zogan bey...
-Peki efendim, neydi problem?..
--------------------------------------------------------------------
-Ben Türkiye satranç şampiyonu Samim, internete bağlanamıyorum...
--------------------------------------------------------------------
-Ben prof. doktor bilmemkim...
-Buyrun efendim...
-Ben chat'e bağlanamıyorum.
--------------------------------------------------------------------
-Ozan Bey yani o kadar yardımcı oldunuz ki sarılıp bi kez öpmek geldi içimden sizi...
-Eee, teşekkür ederim efendim iyi akşamlar.
-Bundan sonraa ben hep sizi arayacağım kaça kadar ordasınız siz?
-Çıkmak üzereyim ben hamfendi iyi akşamlar (ee müşteri memnuniyeti de bi yere kadar!..)
--------------------------------------------------------------------
-Benim sayfalarım gelmiyor...
-Şu an yurt dışı çıkışımızı sağlayan uydudan kaynaklanan bir aksaklık var efendim...
-Bi ilgileni verseydiniz siz...
-Şey, uydu uzayda efendim...
-Haa, tamam o zaman!..
--------------------------------------------------------------------
-Merhaba beyfendi, hemen acil çözmemiz gereken bi problem var...
-Buyrun, yardımcı olalım...
-Ben internete bağlanamıyorum, neden diyeceksiniz, bu pedal çalışmıyo!..
-Hanfendi ben sizi derhal başka bir arkadaşa aktarıyorum, o yardımcı olsun diğer hattım çalıyor iyi günleeer!..
--------------------------------------------------------------------
-Ben internet oynayamak istiyorum.
-Nasıl efendim?
-İnternet işte, basbaya...
-Bağlı mısınız efendim?
-Ne demek bağlı mısınız? O modem midir nedir takdırdınız ya işte onu bilgisayara!..
-Tamam efendim, ama gerekli işlemi yapıp internete bağlandınız mı?
-Nedir gerekli işlem?
-Orda daylap netvörking var, telefon ikonu olacak üstünde. Ona tıklayın...
-Tam olarak ne olacak ona tıklayınca?
-Sizin bilgisayarınız telefon hattınızı kullanarak, modem aracılığıyla bizimkini arayacak, sonra ana makineden cevap gelince, ikisi arasında bir bağlantı oluşacak, internete bağlanmış olacaksınız, sonra istediğiniz siteye girebileceksiniz, chat yapabileceksiniz, daha...
-Tamam tamam vazgeçtim oynamıyorum ben, uzun işmiş bu!..

lutas
25-03-2005, 17:21
1. -houston, ahmet kalemimi aldı vermiyor.
2. -houston, abi uykum kaçtı ordaysanız muhabbet edelim.
3. -houston..
-evet?
-deniyorum abi orda mısınız diye. yok bi şey.
4. - hüsto abi ruslarla kenetlenme olayı vardı ya.
- evet canım vardı, burda yazıyo raporda.
- hah işte mehmet ruslara nah yaptı camdan, herifler kenetlenmeyiz diyo.
- aferin canım.. ben arıyorum konsolosu.
5. -houston, amirim diyo ki bi kişi daha yollıcakmışsınız.
böyle okey oynayamıyomusuz.
-tamam raporunuzda belirtin siz.
6. -deneme 1..2.. deneme.. puff pufffff
-yuzbaşı volkan napıyorsunuz?
-bi karışma be güzelim. benim dayıoğlu tesisatcıda çalışıyo. biliyoruz da yapıyoruz.
7. -hüstiiiinn, lan biz hakkaten uzayda mıyız şimdi?
-apollo 31, onaylandı.
-ba teknolojiye bak bee.
8. -houston we have a problem
-nası guzelim? neyini kurcaladınız yine aletin? ellemeyin arkadaşım her yerine. bana zimmetli alet ben ugraşıcam sonra.
9. -houston gemi kontolden çıktı. ne yapmam gerekiyor şimdi.
-orda ana panelde kırmızı bir düğme var görüyor musun?
-evet gorüyorum.
-o düğme sana girsin. ahahah
10. -houston, fener maçı kaç kaç
11. - houston
- yine ne var
- ne güzel ismin varmış senin be. hey allahım be..
12. - hauston, kına gecesi ne zamandı
13. -apollo 31 napıyosunuz orda bu duman da ne?
-mangal yakıyoruz güzel kardeşim. hapla olmaz ki bu beslenme işı bilememişsiniz siz.
-karbonmonoksitten zehirlenme ihtimaliniz var, derhal söndürün.
-$$. delikanli adama bi şey olmaz
14. -