View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.
agustoblasterde geldi........foreverde........saleste...........iş i al ver sarı kız koma beni yalınızzzzz türküsüne çevirdiniz............
agustoblasterde geldi........foreverde........saleste...........iş i al ver sarı kız koma beni yalınızzzzz türküsüne çevirdiniz............
Gaptan bu türki tam benim topiğe gider...
http://forum.hisse.net/showthread.php?p=430157#post430157post430157
evet ya ben de diyorum nereden çıktı bu şarkılaın bilmem nesi...........çağrışım ha..........
Anlamsız sorulara olası cevaplar / Aydın Mustafaoğlu
İnternette dolaşan yazılardan hiçbirimiz kaçamıyoruz bu günlerde...
Bunlardan biride "Hadi cevaplayın bakalım..." gibi bir meydan okumayla geldi
geçen günlerde... Abesle iştigal etmeye bayılan biri olarak oturup
cevapladım. Varsa sizinde cevaplarınızı ekleyeceğim aşağıya... :o))
Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neyi yanlış yapıyorlar?
Balinalar yüzerken aynı zamanda denizi süzerek beslenirler. Dolayısıyla
aldıkları ile verdikleri kalori eşittir ve belkide dengeli beslenme aslında
buna deniyor... Hem şişman bir balina gördüğünü iddia eden biri duydunuzmu
ki şimdiye kadar?
Süper yapıştırıcı herşeyi yapıştırdığı halde niçin içinde bulunduğu tüpün
iç cidarlarını yapıştırmamaktadır?
Yapıştırıcı sonuçta iki ayrı pütürlü yüzeyi bir araya getiren kimyasal bir
bağlayıcı ve kimyadan bildiğimiz gibi her madde bir diğeri ile etkileşime
girmez. Bu yapıştırıcının içinde bulunduğu tüpün cidarları içinde geçerli.
Niçin yanlış çevrilen telefon numarası hiçbir zaman meşgul çalmaz?
Çalabilir.
-Telefon meşgul çalarsa yanlış olduğunu nasıl anlayabiliriz ki ? (Tansel
Yılmaz)
Niçin falcıya gitmeden evvel randevu almak gereklidir? Geleceğimizi
bilemez mi?
Falcıya gidecek kadar saf insanlar olduğu sürece falcıların kendilerini
yormaya ihtiyaçları yok. Artı randevu olayı bir falcının imajı için çok
önemli.
Eger bugün hava sıcaklığı 0 derece ise ve yarın iki kat daha soğuk
olacaksa, yarin hava kaç derece olacaktir?
0.
- 1 santigrat derece yaklaşık 1,23 fahrenheit'tır. (not:bilgilerde yanlışlık
olabilir) Bu 1,23'ün iki katını alıp sonra tekrar santigrat'a çevirince 2
santigrat çıkar. Daha soğuk olacağı için cevap -2 dir. (Halit Kahraman)
- Bu sorunu cevabı şöyle olamaz mı?
0 santigrad derece 273 kelvin'dir. Yani bugün havanın sıcaklığı 273 K, yarın
2 kat daha soğuk olacaksa 136.5 Kelvin olması gerekir.Bu da -136.5 C eder.
(Selçuk Coşan)
Neden insanlar gökyüzünde 400 Milyon yıldız var denildiğinde inandıkları
halde, yeni boyalı yazan yüzeyi elleriyle yoklarlar?
Merak ve tembellik. 400 milyon yıldızı sayamayacak olan insan merakını
bastırır ve pas geçer ama boyayı kontrol etme şansına sahibiz...
(meraklısına not: boya lekesi zor çıkıyor)
Niçin limonlu gazozlarin içerisinde bir sürü suni tatlandirici varken
bulasik deterjaninda gerçek limon suyu kullanilmaktadir?
Maaliyet nedeniyle.
Işık 300.000 km/sn hızla yayıldığına göre karanlık hangi hızla
çökmektedir?
Aynı hızla.
V=300.000 km/sn Yerçekimi ivmesi de g=10 m/s^2 ise; Eeee, şey pardon
güneşin dünyaya uzaklığı ne kadardı? (Bahadır Sade)
Işık hızında giden bir arabada oturduğumuzu varsayarsak, farları yakınca
ne olur?
Önünüzü görmeye başlarsınız...
Niçin fare kokulu kedi mamasi yok?
Talep azlığı.
Teflona hiçbir sey yapışmadığı halde, teflon tavaya nasıl yapışmıştır?
Süper yapıştırıcı ile... :o)))))
Niçin uçaklarda paraşüt yerine can yeleği vardır?
Pratik olarak düşen bir uçaktan insanların paraşüt ile tahliye edilmesi
kabin basıncından dolayı mümkün olmaz. Zaten ortalama 200 kişiyi, o
karışıklıkta, dakikada bir kişi olarak tahliye etmeyi başarabilecek olsanız
bile bunu yapacağınız süre içinde (3 saat 20 dakika) zaten uçak yakınlardaki
bir hava alanına varmış olur. Dakikada iki kişi tahliye etseniz 1saat 40
dakika, yani genede varır hava alanına. Can yelekleri ise zevahiri kurtarmak
amacı ile konuyor bence :o))
Eger uçağın karakutusu kaza anında parçalanmıyorsa neden bütün uçak bu
kutunun üretildiği maddeden yapılmamaktadır?
Çok ağır olur, uçağı havalandırmak mümkün olmaz.
Bunların tamamını akılcı bir şekilde cevaplayabilen kaç deli vardır?
En azından bir tane...
Rejim yaparken sürekli yeşillik yenir. Ineklerde yeşillik yerler ama ben
hiç zayıf inek görmedim... (hasan)
Belki de onların rejim kitaplarında da zayıflamak için bol bol et yiyin
felan yazıyordur, kim bilebilir ki? :))
İnsan midesindeki asitlerin yediğimiz her türlü eti ve daha doğrusu her
şeyi parçalıyabildiğine göre niçin midemizi de parçalamaz? (Levent Can)
Mukadderat! Parçalamayan asit parçalamıyor. Bunu bir de doktor arkadaşlara
sormak lazım :)
Neden turuncu renge ''kavuniçi'' derler de ''portakal dışı'' demezler?
Neslihan Aşkın)
Çünkü kesip içine bakarsanız göreceksinizki kavun içleri gerçekten turuncu
renkte. Aslında bana sorarsanız kabak içleri daha turuncu ama millet
kavunlara takmış işte..
ERKEKLER ICIN KURS
- SON KATILMA TARIHI 30 HAZIRAN-
ONEMLI NOT:
Sınıfların içeriği son derece karmaşık ve zor olduğu için her birine en fazla 8 kişi kabul edilecektir.
KONU 1: Buz kalıbına nasıl su doldurulur?
[Adım adım slaytla açıklama....]
KONU 2: Tuvalet kağıdı rulosu, takıldığı yerde kendini yeniler mi?
[Yuvarlak Masa Tartışması]
KONU 3: Klozet kapağını kaldırıp duvara ve su borusuna sıçratmadan ......... mümkün mü?
[Grup çalışması]
KONU 4: Kirli sepetiyle yerdeki halı/döşeme arasındaki temel farklar
[Resimler ve grafiklerle açıklama]
KONU 5: Tabak-çanak yemekten sonra kendi kendine lavaboya veya bulaşık makinesine uçarak gidebilir mi?
[Videoyla açıklama]
KONU 6: Kimlik kaybı: Uzaktan kumandayı bir parçanız olmaktan kurtarmak..
[Destek hattı ve yardımlaşma grupları]
KONU 7: Aranan şeyleri bulmayı öğrenmek, höykürerek evin altını üstüne getirmek yerine doğru yere bakarak başlamayı öğrenmek
[Açık forum]
KONU 8: Hanıma çiçek getirmek sağlığınıza zararlı değildir.
[Grafikler ve ses kaydıyla açıklama]
KONU 9: Normal insanlar kaybolunca yolu sorar
[Gerçek yaşam itirafları]
KONU 10: Hatun parketmeye çalışırken sessizce oturmak, genetik açıdan imkansız mı?
[Araba kullanma simulasyonu]
KONU 11: Hayat Dersleri: Anne ve eş arasındaki temel farklar
[Sınıfta canlandırma]
KONU 12: Nasıl ideal bir alışveriş arkadaşı olunur?
[Gevşeme egzersizleri, meditasyon ve nefes alma teknikleri]
KONU 13: Bunamayla nasıl savaşılır? Doğum günleri, yıldönümleri, diğer önemli günler unutulunca nasıl özür dilenir?
[Beyin şoku ve gerekirse operasyon]
AloneWolf
15-06-2005, 09:26
Iyi Avukat
"Iyi avukat adami ipten alirmis" derler. Bu lafin nerden
ciktigina dair bir hikayeyi (belki de "rivayeti")
gecenlerde bir yerlerde okudum. Buyurun ...
Yer Ingiltere. Birkac yuzyil oncesi. Adamin biri cinayetten
iceri atilir. Bir avukat bulunur adama. Ilk gorusmelerinde
avukat "Merak etme seni kurtaracagim" der. Adam da avukata
guvenir ve mahkemeye cikar.
Karar: Idam.
Adam avukata kizar, kopurur. "Hani beni kurtaracaktin?"
Der. Avukat da "Sen merak etme. Bu daha birsey degil.
Temyiz var. Seni kurtaracagim" der. Dava temyize gider.
Karar: Idam.
Adam yine avukata doner ve sorar. "Hani temyizde beni
kurtaracaktin?". Avukat gayet sakindir. "Dur daha, bu karar
Avam Kamarasi'nda oylanacak. Seni kurtaracagim." Dava Avam
Kamarasi'na gider.
Karar: Idam.
Lafi uzatmayalim. Daha sonra Lordlar Kamarasi ve
Kralice'nin onaylari vardir sirasiyla. Bu surecte olanlar
malum. Kralicenin de onaylamasi ile daragaci kurulur. Adami
sandalyeye çikarirlar. Avukatla gozgoze gelen adamin tum
ofkesi bakislarinayansimistir.
Avukat ise hala son derece sakindir. Gozleriyle isaret
ederek merak etmemesini, onu kurtaracagini anlatmaktadir
adama. Adamin ise artik umudu kalmamistir. Cellat gelir,
sandalyeyi iter ve talihsiz adam boynunda iple sallanmaya
baslar. O sirada avukat kalabaligi yararak daragacina dogru
kosmaya baslar, merakla ne yapacagini anlamaya calisan
cellati bir hamlede gecer, ipi keserek adami kurtarir.
Tabii ortalik ayaga kalkar, bu sefer hem idam mahkumu adam,
hem de avukat yakalanir. Avukata bunu neden yaptigi
sorulunca cevabi soyle olur:
"Bu adam idam mahkumuydu. Siz de onu idam ettiniz. Adamin
olup olmemesi sizi ilgilendirmez, kanunda "idam edilir"
yaziyor, "idam edilerek oldurulur" yazmiyor. Idam
gerceklesmistir." Bunun uzerine kimse adami tekrar asmaya
cesaret edemiyor, adam belki de haklidir diye. Olay karar
icin yeniden Kralice'nin onune geliyor. Kralice, zekasindan
dolayi avukatin iddiasini dogru buluyor ve adami affediyor.
Bu olaydan sonra, ilgili kanun maddesi degistirilerek "idam
edilerek oldurulur" seklinde yeniden duzenleniyor.
BILMECEYI DÜNYADA HENÜZ KIMSE ÇÖZEMEDI.......!!!
-Kahire'de bulunan "Keops piramidi" nin 12 ton agirliginda iki buçuk
milyon bloktan olustugunu,
Günde on blok yerlestirilmesi halinde
yapiminin 664 yil sürecegini,
-Piramidin üstünden geçen meridyenin
karalari ve denizleri tam esit iki parçaya böldügünü ve piramidin
dünyanin agirlik merkezinin tam ortasinda bulundugunu,
-Yüksekliginin (164m.) bir milyarla çarpiminin
günesle dünyamiz arasindaki uzakligi verdigini,
-Taban alaninin,yüksekliginin iki katina bölünmesinin
pi sayisini verdigini,
-Piramitlerin içerisinde
”ultrasound",
radar, sonar gibi cihazlarin çalismadigini,
-Kirletilmis suyun bir kaç gün piramidin içinde birakildiginda
aritilmis olarak bulundugunu,
-Piramidin içerisinde sütün bir kaç gün süreyle
taze kaldigini ve sonunda bozulmadan yogurt haline geldigini,
-Bitkilerin piramit içerisinde daha hizli büyüdüklerini,
-Çöp bidonu içindeki yemek artiklarinin
hiç koku yaymadan mumyalastiklarini,
-Kesik, yanik, siyrik ve yaralarin piramidin içinde
daha çabuk iyilestigini,
-Piramidin içinin göreli olarak yazin soguk, kisin sicak oldugunu,
-Piramit kimin adina yapildiysa
onun bulundugu odaya yilda 2 kez günes girdigini
ve bu günlerin dogdugu ve tahta çiktigi günler oldugunu,
BİLİYORMUYDUNUZ ?
http://fotogaleri.hurriyetim.com.tr/GalleryImages/Yaşam/FotoFan%20Club'da%20En%20İyiler%2015-06-2005/4.jpg
http://fotogaleri.hurriyetim.com.tr/GalleryImages/Yaşam/FotoFan%20Club'da%20En%20İyiler%2015-06-2005/6.jpg
Kalite kontrol bandı...
Hoca be ne yaaaa...
Göze çekiç mi değmiş acaba.. :D
Hoca be ne yaaaa...
Göze çekiç mi değmiş acaba.. :D
Hoca o ne biliyormusun ;
Dünyayı sadece kendi penceresinden gören
kendi değerleri ile yargılayıp değerlendiren
dogmatik kanıksamışlığa
pragmatist individüalizme
imgesel dışavurum...
Sponsor :
İstanbul Modern...
:roll:
Hoca o ne biliyormusun ;
Dünyayı sadece kendi penceresinden gören
kendi değerleri ile yargılayıp değerlendiren
dogmatik kanıksamışlığa
pragmatist individüalizme
imgesel dışavurum...
Sponsor :
İstanbul Modern...
:roll:
efendim?????
KIZILDERILI SOZLERI-2
atalarınız bizden küçük bir toprak parçası istedi...
onlara acıdığımız için dileklerini geri çevirmedik...
aramızda yer aldılar...
onlara mısır ve et verdik...
onlar buna karşılık bize zehir (içki) sundular...
beyazlar bir kez memleketimizi tanıyınca, hemen sağa sola haber saldılar...
yeni yeni insanlar geldi...
biz onların dostça geldiğini sandığımızdan hiç korkmadık.
çünkü bize kardeşim diye sesleniyorlardı...
sözlerine inandık...
bu kez onlara daha geniş bir yer verdik....
kısa zamanda sayıları arttı.
daha çok toprak istemeye başladılar...
sonunda bütün yurdumuzu istediler...
gözlerimiz açıldı.
savaşlar oldu...
beyazlar bizimle savaştırmak için içlerinden kimilerine paralar verdi.
halkımızın büyük çoğunluğu öldürüldü...
beyzlar bizi içkiye de alıştırdılar.
içki yüzünden de binlerce kızılderili kırılıp gitti... kardeşlerim eskiden bizim topraklarımız çok genişti... sizinkiler ise çok küçük...
şimdilerde ise siz büyük bir ulus oldunuz...
bize yatağımızı serecek kadar bile bir toprak parçasını çok görüyorsunuz
efendim?????
Sergi : Kelimelerin sonuna -e harfi getirmekle ingilizce olmaz sergisi
Yer: İstanbul Modern
Tarih:15/22 Haziran
Ekran başında kala kala
ADSL den psikopata bağlanma...
futbolcu
15-06-2005, 13:59
bu biz borsacılar değilmi
bu biz borsacılar değilmi
Bunu yorumsuz anlatalım mı dostum...
futbolcu
15-06-2005, 14:32
zzzzzzzzzzz
milattan onceki borsaci profili :gulen:
Deneyin,vaz geçemeyeceksiniz.....!!!!! (http://www.zeronews-fr.com/flash/cube.php)
http://www.bozzetto.com/flash/fem_male.htm
Bazi futbolcularin hepsi sigara iciyor... (Fenerbahceli Oguz Cetin)
Savasi istemiyorum... Beni cok etkiledi... Makyaj masrafim var, elbise masrafim var... (Petek Dincöz)
Görmeyi mi isterdin, böyle iyi mi? (Kenan Ercetingöz'ün,gözleri görmeyen Metin Sentürk'e sorusu)
Degisik bir yerden gireyim sana... (Erman Toroglu,Sansal asoylüyor)
Soru: Somali'nin baskenti neresidir?
Yanit: Bu konuda yorum yapmak istemiyorum... (Nefise Karatay)
Madonna gibiyim... Dünyaca ünlü bir tenor olmak istiyorum...(Ozcan Deniz)
Aranizda erkek oglu olan var mi? (Yasemin Bozkurt)
Artik hata yapmak adina daha tecrübeliyim... (Ozlem Yildiz)
Ne var ki canim... Insan cevresindeki komsulariyla da mutlulugun doruguna ulasabilir... (Seda Sayan)
Annem hakikaten cok kaliteli bir sanatci annesi...(Seren Serengil)
I love you sizi... (Sibel Turnagöl)
Gülben Ergen benim yatir arkadasim... (Bülent Ersoy)
Cenab-i Allah'i size emanet ediyorum... (Tansu Ciller)
Benim kültürsüz insanlarla isim olmaz... Zaten simdi ultrasyondan ciktim, cok mutluyum... (Ceylan)
SEVGİ
Bir kadin evinden çikti , evinin önünde beyaz, uzun sakallari
olan 3 yasli
adam gördü. Onlara: "Sizi tanimiyorum ama aç olmalisiniz. Lütfen evime
buyurun ve birseyler yiyin." dedi. "Kocaniz evde mi?", diye sordular.
"Hayir", dedi,kadin. "Disarda." "O zaman giremeyiz", dediler. Aksamleyin
kocasi eve geldiginde kadin olanlari ona anlatti. Kocasi:"Onlara eve
geldigimi söyle ve onlari eve davet et", dedi. Kadin disari çikti ve yasli
adamlari davet etti. "Biz bir eve hep beraber girmeyiz", dediler.
Kadin: "Neden?" dedi. Yasli adamlardan biri cevap verdi:"Onun adi
'Zenginliktir", dedi, arkadaslarindan birini göstererek. Ve bir digerini
göstererek "Onun da adi 'Basari'dir, ve ben de 'Sevgiyim." Ve
ekledi:"simdi esinle konus ve hangimizi evinize davet edeceginize karar
verin", dedi. Kadin eve girdi ve olanlari kocasana anlatti. Kocasi çok
sevindi. "Ne kadar harika", dedi. "Zenginligi davet edelim, gelsin ve
evimize zenginlikle doldursun", dedi. Kadin:" Neden basariyi davet
etmiyoruz? dedi. O sirada onlari dinlemekte olan kizlari:"Sevgiyi davet
etsek daha iyi olmaz mi?", diye sordu.
"O zaman evimiz sevgiyle dolar." Adam:"Bence kizimizin tavsiyesine uyalim",
dedi. "Disari çik ve Sevgiyi davet et, Sevgi bizim misafirimiz olsun",
dedi. Kadin disari çikti ve Sevgiyi seçtiklerini söyledi ve Sevgiyi
evlerine davet etti. Sevgi kalkti ve eve dogru yürümeye basladi. Diger iki
arkadasi da kalkti ve onu takip ettiler. Kadin büyük bir saskinlikla:"Ben
sadece Sevgiyi davet ettim, siz neden geliyorsunuz?" , diye sordu. Yasli
adam cevap verdi:"Eger siz Zenginlik veya Basariyi davet etmis olsaydiniz,
diger ikimiz kalacaktik, ama siz beni(Sevgiyi) davet ettiginiz için, Ben
nereye gidersem, Basari ve Zenginlik de benimle gelir." Her nerede sevgi
varsa, basari ve zenginlik de vardir.
Türk Yalanları:
Kalsaydınız bişeyler yerdik...
Vallaha sarıda geçtim memur bey...
Kazanmak önemli diil mühim olan yarışmaya katılmaktı...
Dünya ahiret bacımsın...
Şuan 65 milyon bizi izliyor...
Bu son sigaram...
Bütün kadınlar güzeldir...
İki saat kapıda bekledim, açan olmadı...
Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...
Sen bi de beni gençliğimde görecektin...
Ağlamıyorum... Gözüme bişey kaçtı...
Yemezsen arkandan ağlar...
Seni leylekler getirdi yavrum...
Akşama erken gelicem...
Bu aldığım en güzel hediye...
Bi oturuşta iki büyük devirirm...
Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...
Ağzıma sigara sürmedim...
Ben almiyim rejimdeyim...
Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?...
Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır...
İşim bitsin ben seni ararım...
Bir kez olsun yüzüm gülmedi...
Hayatımda hiç ilaç almadım...
İhraç fazlası bunlar...
O elinizdeki tek kaldı, başka yok...
Ben de tam seni arayacaktım...
Bi şey olmaz...
Ben eski yüzücülerdenim...
Bizi davet ettiler ama gitmedik...
Valla bu size çok yakıştı...
Senin annen bir melekti yavrum...
Bana yan bakan daha anasının karnından doğmadı...
Merak etme hayatım sekreterimi görsen çok çirkin....
Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri...
Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de...
Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...
İki gözüm önüme aksın ki...
Kilolarımla barışığım ben böyle mutluyum!
Formu doldurun biz sizi ararız
Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim...
Ben her bahar aşık olurum...
Gerçek aşkı sende buldum...
2 saat bekledim...Gelmedin!
Üşüyosan ceketimi alabilirsiniz...
Seni anlıyorum.
Hatırası var, bunu sana veremem...
Arkasından değil, burda olsa yüzüne de söylerim
Her bedene uyar bu...
Gol atmayı sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hoşuma gidiyor.
Senin eline kimse su dökemez..
Öğretmenin vurduğu yerde gül biter
Şöyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun...
Benim için önemli olan ruh güzelliği
Hediye olmasa inan verirdim.
Bi arkadaşa bakıp çıkıcam, istersen kimlik bırakayım...
Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attım...
Belki biraz sıktı ama hiç merak etmeyin kullandıkça açılır...
Kitaplarıma bir daha bakayım ama kitabı sana verdiğimden eminim...
Onun için bişeyler yapmayı çok isterdim... Ama malesef... Elimden bişey gelmez...
Sensizlik canıma tak etti...
Ben hiç yalan söylemem
Akşam elektrikler kesildi, dersimi yapamadım...
Bunun garantisi biziz abi...
Telefon şehirlerarasına kapalı
Ben zaten böyle olacağını biliyordum...
Bi kereden bişey olmaz.
Biz sadece arkadaşız.
Kuran çarpsın bu son sigaram
Son biletler bunlar
Hiç acıtmayacak.
Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemiştim.
Adem Bey şu an toplantıda... Kim arıyodu?
Sizden iyi olmasın bi arkadaşım vardı...
Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun...
Dış transferleri 15 gün içinde bitiricez....
Aradım... Çaldı çaldı açan olmadı...
Dünyanın en mutlu çifti olucaz...
Failleri en kısa zamanda yakalanacak......
Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz......
:confused: :confused: :confused:
Sinemaya gidip bir film için saatlerinizi harcamayın,30 saniyede bir filmi izleyebilirsiniz....!!!! (http://www.angryalien.com/)
Uzaylıları durdurun..!!!! (http://robmanuel.blogspot.com/)
http://img165.echo.cx/img165/8639/862005163270yi.jpg
http://img293.echo.cx/img293/5649/28102003184741vh.jpg
Elite messenger...!!! (http://elita.multipoker.com/) Komutları siz bulun.
AloneWolf
16-06-2005, 11:38
Gulmeyinnn....
AloneWolf
16-06-2005, 11:42
gulmeyin sakın!!!!
AloneWolf
16-06-2005, 11:47
............................
gulmeyin sakın!!!!
Ama bu işkence Alonewolf...
:roll:
İnsan gülemiyor ki.
"Hönk" diye kalıyor sadece...
http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/resim/919-20050615-28.jpg
http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/resim/919-20050615-15.jpg
gulmeyin sakın!!!!
Kendimi zor tutuyorum.
O da senin hatrına.
Ne kadar tutarım bilmiyorum.
Yok yaw bu iş hatır gönül dinlemez.. :D :D :D
http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/resim/919-20050615-27.jpg
Ruh halimize göre yiyelim
OFKE : Kizgin ve ofkeli iseniz, sizi daha da sinirlendirecek, burnunuzdan solur hale getirecek uyarici niteliklere sahip olan cay kahve ve saraptan kesinlikle uzak durun. Kirmizi eti de agziniza surmeyin.
YANLIZLIK : Yalnizsiniz ve iciniz sıkılıp duruyor. Rahatlamak icin domates, patlican, biber, patates, yumurta ve karnabahar yiyin.
BEZGINLIK : Guvensizlik ve bezginlikte peyniri, kirmizi eti unutun.
KEYIFSIZLIK : Hiçbir seyden memnun olmuyorsaniz, hic keyfiniz yoksa, sogan ve pirasayi tercih edin.
KARASEVDA : Pirinc ve sekerden kacinin. Bu iki madde melankoliyi azdiriyor.
OZGUVEN : Turuncgillerin hepsi insana ozguven asiliyor ve umut saciyor.
DUS KIRIKLIGI : Kereviz ve havuc kaybolan hayallerin, dus kirikliklarinin yaralarini sarmaya birebir geliyor.
CEKINGENLIK : Kusku ve cekingenlige karsi mercimek en iyi ilac.
YORGUNLUK : Calismaktan yipranmaya karsi bezelye yiyin.
ENDISE : Uzerinizdeki endiseyi atmak, hata yapabileceginiz saplantisini aklinizdan cikarmak icin marul yiyin.
AGRESIF : Saldirganliginizi, agresifliginizi kontrol altinda tutmak icin cevize basvurun.
IHTIRAS : Cok dikkat edin, cikolata her turlu istegi kamcilar, ihtiraslari kamcilar.
HIDDET : Badem hiddeti dindirir.
ASIRI OFKE : patlama durumundaysaniz makarna, ekmek, taze meyve ve sebze takilin.
ZIHIN KARISIKLIGI : Kafaniz karisik ise nane cigneyin.
DEPRESYON : Bergamot ve maydanoz bir numarali ilac
:a-o: :a-o:
http://fotogaleri.hurriyetim.com.tr/GalleryImages/Gündem/Foto%20gündem%2016/33.jpg
Bunu okuyun lütfen
BARIS MANCONUN CANLI YAYINDA KÜSTAH FRANSIZ SPIKERINE VERDIGI DERS
Baris Manço Fransa'da bir televizyon kanalinin canli yayinina konuktur...
Küstah bir spiker vardir ve Baris Manço ile dalga geçmektedir...
Sürekli, "iste Türk, yani barbar, vahsi vs..." demektedir...
Baris Manço daha fazla dayanamaz ve spikere "yaninizda kâgit para var mi?" diye
sorar!
Bu soruya spiker sasirir ve "evet var ama n'olacak" der...
Baris Manço israr edince spiker cebindeki kâgit paraları çikartir...
Bu olaydan az önce Baris Manço canli yayinda "Anahtar" adlı sarkisini
söylemiştir...
Bu sarkinin bir bölümü söyledir:
"Bes Akif- bir Saat Kulesi, iki Kule-bir Fatih, bes Fatih-bir Mevlana, iki
Mevlana-bir Sinan"
(Baris Manço / Anahtar sarkisi / Darisi Basiniza Albümü / 1992)
Bu sarki bir matematik sorusudur ve sarkida adi geçen kisiler o dönemdeki Türk
parası olan banknotlarin arkasinda fotografi olan kisilerdir...
Baris Manço spikere sorar: "Bu paranizda fotografi olan kisi kim?"
Spiker:"General......." Baris Manço diger paralardaki fotograflari olan
kisileri de sorar, spikerin verdigi cevaplar hep aynidir,"General.......",
"Amiral...........",
"Komutan............."
Spikerin bu "falanca General, falanca Amiral, falanca Komutan" cevabından sonra,
bu sefer de Baris Manço cebinden Türk paralarini çikarir...
Spikere der ki:
"Bu parada fotografi olan kisi Mehmet Akif Ersoy'dur. sairdir...
Bu fotograftaki kisi Mevlana'dir. Düsünürdür...
Bu paradaki fotografi olan kisi Fatih Sultan Mehmet'dir. Adaletin sembolüdür...
Bu paradaki kisi ise Atatürk'tür. "Yurtta baris, dünyada baris" diyen kisidir...
Bizim paralarimiz bunlar... Biz Türkler ince ruhlu, kibar, medeni insanlar
olduğumuz için paralarimizin arkasına "sairlerimizin", "düsünürlerimizin",
"bilim adamalarimizin" fotograflarini bastik...
Siz Fransizlar kendiniz barbar, vahsi oldugunuz için paralarinizin arkasina hep
savas Adamlarinin fotograflarini basmisiniz!" der...
Baris Manço'nun bu müthis cevabindan sonra televizyon yöneticileri canli yayini
keserler ve spikeri yayından alırlar, baska bir spiker yerine gelir ve canli
yayin yeniden baslar, yeni spiker Baris Manço'dan ve
Türklerden özür diler, programa böylece devam edilir...
AloneWolf
16-06-2005, 12:43
---------------------- Bebek Nasıl Yapılır? --------------------
Bebek Nasıl Yapılır? .. diye miniklere sormuşlar, onlar da bakın ne
cevaplar vermiş: (bazıları bayağı iyi)
"Bebek yapmak için anne bir yumurtanın üzerine yatar sonra baba gelip
yumurtayı kırar" (Abby, 6 yaşında)
"Ben asla bebek yapmıcam.. Babam dedi ki bebek beklerken kadınlar her gün
biraz daha hasta ve manyak oluyomuş" (Marie-Ann, 9 yaşında)
"Bir kadınla bir erkek yatağa girdikleri zaman, ikisinden birinin bebeği
olacak demektir" (Paul, 6 yaşında)
"Bebek annemizin içinden çıkar, doktor da onun poposuna vurur çünkü bebek
doktoru ısırmıştır" (Edward, 6 yaşında)
"Bebek yapmak için, bunu önemsemeyen biriyle olmak gerekir"
(Shelley, 7 yaşında)
"Karşımızdakı evdeki adamın karnında bebek var ama bi türlü dışarı
çıkamıyor" (Alistair, 9 yaşında)
"Bebek yapmak için önce aşık olursun, evlenirsin.. veya bunlara gerek de
yok aslında.." (Peter, 9 yaşında)
"Bebek yapmak için uygun zamanı kollamak lazım, evde misafir olmaması
lazım" (Lyn, 9 yaşında)
"Ben nasıl yapıldığını biliyorum ama hiç yapmadım"
(Francis, 7 yaşında)
"Kediyseniz bebek yapmanız daha kolaydır"
(Paulette, 6 yaşında)
AloneWolf
16-06-2005, 12:47
Günün SÖZÜ!!!!
Ben yorum yapamıyacağım...
"vucuduma krem surmeden once tadina bakarim. tatli ise surerim. insanlarin agzinda hos bir tad kalsin isterim."
Angelina Jolie
Günün SÖZÜ!!!!
Ben yorum yapamıyacağım...
"vucuduma krem surmeden once tadina bakarim. tatli ise surerim. insanlarin agzinda hos bir tad kalsin isterim."
Angelina Jolie
Günde kaç kişi tadına bakıyor acaba? :confused:
Acılı Kelle Paça
- Abi gel bırakalım şu işi, babalar dünyası affetmez bizi.
- Sus ulan sus, şurda unları güzel güzel küçük poşetlere doldur, gerisine karışma.
- Bu aleme unu eroin diye nasıl pazarlayacaksın abi, delik deşik ederler bizi.
- Daha iyi işte, içerin biraz hava alır...
- ….?
- Sen merak etmesene lan, ben tüm bağlantıları yaptım. Onlar bunun un olduğunu anlayana kadar biz çoktan Broadway’de müzikal bileti kuyruğunda olucaz.
- Broadway mi? Amerika’ya uçakla gitmeyecek miydik abi? Hani bari Mercedes filan olsaydı...
- Gerizekalı, pardon bu kelimeyle geri de olsa bir zekan olduğu anlaşılıyor; zekasız herif. Broadway Amerika’da sahne sanatlarının zirvesindeki şehir.
- Nasıl yani?
- Boşver ulan, önce eline bak, eroini yere döktün.
- Bu eroin değil ki abi, un...
- Biliyorum aptal, yerin kulağı vardır, hem önce kendimiz inanmalıyız. Öhö öhö, bu ne lan, içinden fare pisliği çıktı bunun.
- Piyasadaki en ucuz un bu abi. Çıkabilir, normaldir.
- Len hödük, yarım saat sonra trilyoner olacaksın, hayatımızın volesini vuracağız, sen ucuz un peşindesin.
- Haklısın abi, salaklığıma ver...
- O ne lan sarı sarı?
- Mısır unu abi. Çeşit olsun dedim; Sarı eroin. Nasıl fikir ama?
- Sen bizi topuklarımızdan mı vurduracan len? Topuğumuza isim yazar, beynimizden kelle paça yaparlar. Gerçi senden kelle paça filan olmaz.
- Niye abi, teessüf ederim.
- Sende kafa yok da ondan.. Senden olsa olsa ayak paça olur. Hadi hadi uzatma da ver şu poşetleri. Bekle bizi Amerikaaa biz geliyoruzzz…..
(Hikayenin sonunu merak edenler için not: Her şey yolunda gidiyordu, kahramanlarımız trilyoner olarak uçakla Amerika’ya doğru uçakla yol almaktaydı. Ancak bir aksilik oldu, tam o sırada ikiz kuleler saldırısı gerçekleşti ve uçak geri dönmek zorunda kaldı. Sonra mı? Kelle paça oldular tabii..)
AloneWolf
16-06-2005, 14:04
ATAN ALIR SPOR:
Mahalle macları genellikle caddelerde yahut bahcelerde yapıldıgı için
topun kaçma olasılıgı olan cok yer vardır. Top bir yere kactığında
topu kacıran takımın karşısındaki takım hemen,
"Atan alır sipor." der.
Top onların sahasında auta cıkmış olduğu halde karşı takım topu almak
zorunda kalır.
ELiN AVANTAJI OLMAZ:
Takımlardan biri ataktadır. Defans oyuncusu topu elle keser fakat
pozisyon devam eder ve gol olur. Golu yiyen takim el var diye
mızırdar. Karşı takım,
"Avantaj olm." der.
Hemen akabinde kaleci
"Ulan elin avantaji olmaz." diye haykirir.
Bir yere varılamaz. Kısır döngüdür.
ADAMIN GOL DiYO:
Gol atılır fakat yıyen takım saymaz. Hep bir agızdan "Direk ulan."
diye anırmaktadırlar. Fakat içlerinden biri, "Gol abi." der. Karşı
takımdan bunu duyan biri direk atlar ve,
"Ulan adamın gol diyo." diye serzeniste bulunur.
Gol sayılır, adam dövülür.
ABANMA YOK:
Genelde küçük çocuklar arasiıda yaygındır. Kaleciler abanma yok
derler. Aralarından yaşca büyük olanı "Lan karı mısınız." dese de
abanma olmaz.
GöNüL ALMA:
Büyüklerle küçüklerin ortak oynadıgı maçta büyüklerden biri gaza gelip
kucuk bir cocuga sert girince direk penaltı olur. Nerede olursa olsun.
Kucuk cocuk sevilen bi simadır ve faulu yapan abidir. Penaltı
kullanilir, genelde gol olmaz cünkü kalede bir ayi vardır ve penaltıyı
atan kucuk cocuktur.
KALECI DEGISTIN 2 PENALTI:
Herhangi bir penalti pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili
silahlarindan biri gecmek ister cunku o her mevkide iyidir.Buna
karsilik karsi takima teselli olarak ekstra bir penalti verilir. 1+1=2.
3 KERE SEKTIRME:
Kaleci degaj kullanirken eger yaninda bir rakip forvet varsa topu 3
kere sektirir ve,
"Acilsana ulan uc kere sektirdim iste." der,
rakip acilir. Ne keyiflerdi bunnar bea. Bak gozlerim dolu dolu oldu.
1'E 1 ATIS:
Cift penalti sisteminde eger birinci penalti kacarsa ikinci sans
vardir ama gol olursa ikinci sans kullanilamaz. Bunun mantigini hala
cozebilmis degilim.
SAGLIK ONLEMLERI:
Bazen top insanin pek munasip olmayan bi tarafina gelir, herkesin
reaksiyonu aynidir:
"işe işe!."
Uygun araziye cis edildikten sonra maca devam edilir.
Mahalle maclarinda her zaman saci ince telli ve uzun olan kisiler
vardir. Bunlar geriden topu alip butun gucleriyle ileri kosarken
kafalarini ileri dogru atarlar. Amac gol atmak ya da rakibi çalimlamak
degil, saclarin ruzgarda ahenkle dans etmesini saglamaktir. Bu kisiler
buyuyunce Ümit Davala gibi olurlar.
TOP KURTARMA OPERASYONU:
Top zirt pirt araba altina kacar. Boyle durumlarda, sahadaki en
celimsiz ve en hop-zip kisi, en iri iri kisi tarafindan topu almaya
gonderilir. Arabanin altina kacan toplar tam ortasinda durur bazen,
kimse yetisemez oraya. Bu sefer tas atma ve sopayla itekleme fasli
baslar. Arabanin egzosuna vurulan birkac darbeden sonra top yuvarlana
yuvarlana cikar bir taraftan; artik kosarak maca geri donme zamanidir.
AT BAKIIM AABININ KILLI GOGSUNE...
Ya ne iirenc bisiiydi bu. Sen takimini kurmussun, pasa pasa macini
yapiyosun. Muhtemelen yasca ve boyutca senden buyuk olan eleman
damlar, bu gereksiz cumleyi sarfederek maca dahil olur, tadimizi
tuzumuzu kacirir.
GOL DIIL OLM BEL USTU:
Minyatur kale maclarda elle tutulmasina engel olunmak icin getirilmis
bir cozumdur ancak bel ustu gibi kisiden kisiye degisen ve ispati zor
bir kriter getirdigi icin nice kavgalarin cikmasina, nice baslarin
yarilmasina sebep olmustur.
Iyi guzel de butun bu kavramlar kitabi olmadan, televizyon olmadan
nasil herkes tarafindan bilinebiliyo? Ben diyorum ki gizli bi orgut
var, her mahalleye bi adam gonderiyo bilmem kimin amcaoglu olarak
bilmem kim de orgutten. Sonra mesela hem gol hem penalti olunca
agizlara kolayca yerlesecek "giren gole penalti olmaz" cumlesini
soyluyo, pozisyon geciyo, cocuk evine donuyo ama ifade baki.
Oynayacak kisi sayisinin tek olmasi ve kimsenin oyundan cikarilarak
kalbinin kirilmak istenmemesi durumu sozkonusu olur sikca. bu durumda
futbol kariyeri en berbat durumda olan fasulyeden tabiri ile
adlandirilarak birinci devre bi takimdan ikinci devre bi takimdan
oynatilarak ufacik yureklere ve beyinlere adaleti yerine getirmis olma
duygusu zerk edilir. Aksam herkes eve gidip yattiginda da hep o gunku
maci, varsa attigi golleri, kacirdiklarini, bir sonraki maclarda
yapmayi planladigi hareketleri hayallenerek uykuya dalar. Bu planlanan
ama becerilemeyen hareketlere girmiyorum. ben mahalle maci
kurallarinin nasil bilindigi sorusuna ise kalitsal diyorum.
Bazen kucukler kendi aralarinda oynarken eli torbali bi is donusu
adami maca dalip topu kucuklerin ayagindan alir ve aptal aptal seyler
yapmaya baslar. Eger adam yetenekliyse bi iki numara yapip cocuklarin
aklini alir. En konunda topa hizlica vurur. Cocuklar topu yakalayamaz
ve top uzaga gider. Eli torbali is donusu adami yaptigi ufak
hareketten mutlu bir halde evinin yolunu tutarken cocuklarin "hay
........., top ta .............. gitti, kim alcek lan topu?" dedikleri
duyulur.
ELDEN GOL OLMAZ:
Pasa pasa oynuyoruzdur, adamin tekinin eline carpar top, biz dikeriz
topu, hemen bi mahalle maci oyun kurallari uzmani portler oradan bi
yerden ve der ki, "Elden gol olmaz"! Ulan niye olmasin hasta misin
sen? El karari verilmisse, bunun sonucu frikiktir. Herkes de
kabullenmistir elden gol olmayacagini, hatta baraj bile kurulmazdi
bazen. Ben de buyuyunce ogrendim elden direk kaleye cekilip gol
atilabilecegini. Ogrendim de ne oldu, o caanim frikikler geri mi geldi?
UC ADIM ACILMAK:
"uc adim acilmak" denen olayi atlamak senelerini betonda top
oynayarak, dizinde o cok derin olmayan ama surekli yanan yaralarla
dekore eden bicok mahalle topcusunu uzecektir. Top frikik noktasina
dikilir ve rakip barajin ustune dogru adeta 'onnar orda diilmiscesine
yurunur'. Kocaman uc adim atilir ve baraj gogusle itmek suretiyle
uzaklastirilir. Adimlarin buyuklugunden sikayet edenler iki kere
"o-ha" der.
TEKNIK VURMAK:
Penalti vuruslarinda en bickin forvet oyuncusu sahne alacagindan
kalecinin gozu korkar. Hemen ici rahatlatilir: "korkma olm, teknik
vurcam".
KALECI DUZENI:
Mahalle maclarinda rastlanan pekcok tatsiz durumdan sadece biridir
kalecisizlik. Herkes kendisini ispatlamak ve golleri yagmur edip
yagdirmak İstediginden kimse kaleye gecmeyecektir. Adil duzen ilk
"kalede son" diye bagirani kayirmaktadir. Hemen arkasindan gelen "son
bir", "son iki".. gibi cigliklarin sonunda artik son kac oldugunun bir
onemi kalmayan agir kanli arkadas kaleye gecer. Kaleci gerek iki golde
bir, gerekse dakka ayriyla eldivenleri bir sonraki arkadasina teslim
edebilir. Nizam boyle emreder.
Arkadasin biri iyi orta gol getirir diye bagirir o da iyi bi orta
yapmaya calisir ve ortasini yaptiktan sonra duser. Arkadasin dizi
kaniyodur ama farkinda değildir birisi ordan "olm dizin kaniyo" der ve
olan olmustur dizi kaniyan cocuk aglamaya baslar.
Eee bide her zaman bağırılarak söylenen sözler vardır;
- Avut be oglum avut
- Kasti faul yapma lann
- direk abi direk
- valla gol diil
- Abi siz cok guclu oldunuz ya
-"Mithat'i bize verin, Mete'yi siz alin"
- Ahh bacagim
- annem anneeem
- Top benim oolum istedigimi oynatirim
- Beste devre onda biter
- Santra yapin lan santraaa
- Sahsi oynama oglum pas ver
- Abanma beee
- Yuhhh o da kacar mi
- Hakeme gozluuuk
- Ortani goriyim
way be ne kadar da dogru :D
ATAN ALIR SPOR:
Mahalle macları genellikle caddelerde yahut bahcelerde yapıldıgı için
topun kaçma olasılıgı olan cok yer vardır. Top bir yere kactığında
topu kacıran takımın karşısındaki takım hemen,
"Atan alır sipor." der.
Top onların sahasında auta cıkmış olduğu halde karşı takım topu almak
zorunda kalır.
ELiN AVANTAJI OLMAZ:
Takımlardan biri ataktadır. Defans oyuncusu topu elle keser fakat
pozisyon devam eder ve gol olur. Golu yiyen takim el var diye
mızırdar. Karşı takım,
"Avantaj olm." der.
Hemen akabinde kaleci
"Ulan elin avantaji olmaz." diye haykirir.
Bir yere varılamaz. Kısır döngüdür.
ADAMIN GOL DiYO:
Gol atılır fakat yıyen takım saymaz. Hep bir agızdan "Direk ulan."
diye anırmaktadırlar. Fakat içlerinden biri, "Gol abi." der. Karşı
takımdan bunu duyan biri direk atlar ve,
"Ulan adamın gol diyo." diye serzeniste bulunur.
Gol sayılır, adam dövülür.
ABANMA YOK:
Genelde küçük çocuklar arasiıda yaygındır. Kaleciler abanma yok
derler. Aralarından yaşca büyük olanı "Lan karı mısınız." dese de
abanma olmaz.
GöNüL ALMA:
Büyüklerle küçüklerin ortak oynadıgı maçta büyüklerden biri gaza gelip
kucuk bir cocuga sert girince direk penaltı olur. Nerede olursa olsun.
Kucuk cocuk sevilen bi simadır ve faulu yapan abidir. Penaltı
kullanilir, genelde gol olmaz cünkü kalede bir ayi vardır ve penaltıyı
atan kucuk cocuktur.
KALECI DEGISTIN 2 PENALTI:
Herhangi bir penalti pozisyonunda kaleye hemen forvetin etkili
silahlarindan biri gecmek ister cunku o her mevkide iyidir.Buna
karsilik karsi takima teselli olarak ekstra bir penalti verilir. 1+1=2.
3 KERE SEKTIRME:
Kaleci degaj kullanirken eger yaninda bir rakip forvet varsa topu 3
kere sektirir ve,
"Acilsana ulan uc kere sektirdim iste." der,
rakip acilir. Ne keyiflerdi bunnar bea. Bak gozlerim dolu dolu oldu.
1'E 1 ATIS:
Cift penalti sisteminde eger birinci penalti kacarsa ikinci sans
vardir ama gol olursa ikinci sans kullanilamaz. Bunun mantigini hala
cozebilmis degilim.
SAGLIK ONLEMLERI:
Bazen top insanin pek munasip olmayan bi tarafina gelir, herkesin
reaksiyonu aynidir:
"işe işe!."
Uygun araziye cis edildikten sonra maca devam edilir.
Mahalle maclarinda her zaman saci ince telli ve uzun olan kisiler
vardir. Bunlar geriden topu alip butun gucleriyle ileri kosarken
kafalarini ileri dogru atarlar. Amac gol atmak ya da rakibi çalimlamak
degil, saclarin ruzgarda ahenkle dans etmesini saglamaktir. Bu kisiler
buyuyunce Ümit Davala gibi olurlar.
TOP KURTARMA OPERASYONU:
Top zirt pirt araba altina kacar. Boyle durumlarda, sahadaki en
celimsiz ve en hop-zip kisi, en iri iri kisi tarafindan topu almaya
gonderilir. Arabanin altina kacan toplar tam ortasinda durur bazen,
kimse yetisemez oraya. Bu sefer tas atma ve sopayla itekleme fasli
baslar. Arabanin egzosuna vurulan birkac darbeden sonra top yuvarlana
yuvarlana cikar bir taraftan; artik kosarak maca geri donme zamanidir.
AT BAKIIM AABININ KILLI GOGSUNE...
Ya ne iirenc bisiiydi bu. Sen takimini kurmussun, pasa pasa macini
yapiyosun. Muhtemelen yasca ve boyutca senden buyuk olan eleman
damlar, bu gereksiz cumleyi sarfederek maca dahil olur, tadimizi
tuzumuzu kacirir.
GOL DIIL OLM BEL USTU:
Minyatur kale maclarda elle tutulmasina engel olunmak icin getirilmis
bir cozumdur ancak bel ustu gibi kisiden kisiye degisen ve ispati zor
bir kriter getirdigi icin nice kavgalarin cikmasina, nice baslarin
yarilmasina sebep olmustur.
Iyi guzel de butun bu kavramlar kitabi olmadan, televizyon olmadan
nasil herkes tarafindan bilinebiliyo? Ben diyorum ki gizli bi orgut
var, her mahalleye bi adam gonderiyo bilmem kimin amcaoglu olarak
bilmem kim de orgutten. Sonra mesela hem gol hem penalti olunca
agizlara kolayca yerlesecek "giren gole penalti olmaz" cumlesini
soyluyo, pozisyon geciyo, cocuk evine donuyo ama ifade baki.
Oynayacak kisi sayisinin tek olmasi ve kimsenin oyundan cikarilarak
kalbinin kirilmak istenmemesi durumu sozkonusu olur sikca. bu durumda
futbol kariyeri en berbat durumda olan fasulyeden tabiri ile
adlandirilarak birinci devre bi takimdan ikinci devre bi takimdan
oynatilarak ufacik yureklere ve beyinlere adaleti yerine getirmis olma
duygusu zerk edilir. Aksam herkes eve gidip yattiginda da hep o gunku
maci, varsa attigi golleri, kacirdiklarini, bir sonraki maclarda
yapmayi planladigi hareketleri hayallenerek uykuya dalar. Bu planlanan
ama becerilemeyen hareketlere girmiyorum. ben mahalle maci
kurallarinin nasil bilindigi sorusuna ise kalitsal diyorum.
Bazen kucukler kendi aralarinda oynarken eli torbali bi is donusu
adami maca dalip topu kucuklerin ayagindan alir ve aptal aptal seyler
yapmaya baslar. Eger adam yetenekliyse bi iki numara yapip cocuklarin
aklini alir. En konunda topa hizlica vurur. Cocuklar topu yakalayamaz
ve top uzaga gider. Eli torbali is donusu adami yaptigi ufak
hareketten mutlu bir halde evinin yolunu tutarken cocuklarin "hay
........., top ta .............. gitti, kim alcek lan topu?" dedikleri
duyulur.
ELDEN GOL OLMAZ:
Pasa pasa oynuyoruzdur, adamin tekinin eline carpar top, biz dikeriz
topu, hemen bi mahalle maci oyun kurallari uzmani portler oradan bi
yerden ve der ki, "Elden gol olmaz"! Ulan niye olmasin hasta misin
sen? El karari verilmisse, bunun sonucu frikiktir. Herkes de
kabullenmistir elden gol olmayacagini, hatta baraj bile kurulmazdi
bazen. Ben de buyuyunce ogrendim elden direk kaleye cekilip gol
atilabilecegini. Ogrendim de ne oldu, o caanim frikikler geri mi geldi?
UC ADIM ACILMAK:
"uc adim acilmak" denen olayi atlamak senelerini betonda top
oynayarak, dizinde o cok derin olmayan ama surekli yanan yaralarla
dekore eden bicok mahalle topcusunu uzecektir. Top frikik noktasina
dikilir ve rakip barajin ustune dogru adeta 'onnar orda diilmiscesine
yurunur'. Kocaman uc adim atilir ve baraj gogusle itmek suretiyle
uzaklastirilir. Adimlarin buyuklugunden sikayet edenler iki kere
"o-ha" der.
TEKNIK VURMAK:
Penalti vuruslarinda en bickin forvet oyuncusu sahne alacagindan
kalecinin gozu korkar. Hemen ici rahatlatilir: "korkma olm, teknik
vurcam".
KALECI DUZENI:
Mahalle maclarinda rastlanan pekcok tatsiz durumdan sadece biridir
kalecisizlik. Herkes kendisini ispatlamak ve golleri yagmur edip
yagdirmak İstediginden kimse kaleye gecmeyecektir. Adil duzen ilk
"kalede son" diye bagirani kayirmaktadir. Hemen arkasindan gelen "son
bir", "son iki".. gibi cigliklarin sonunda artik son kac oldugunun bir
onemi kalmayan agir kanli arkadas kaleye gecer. Kaleci gerek iki golde
bir, gerekse dakka ayriyla eldivenleri bir sonraki arkadasina teslim
edebilir. Nizam boyle emreder.
Arkadasin biri iyi orta gol getirir diye bagirir o da iyi bi orta
yapmaya calisir ve ortasini yaptiktan sonra duser. Arkadasin dizi
kaniyodur ama farkinda değildir birisi ordan "olm dizin kaniyo" der ve
olan olmustur dizi kaniyan cocuk aglamaya baslar.
Eee bide her zaman bağırılarak söylenen sözler vardır;
- Avut be oglum avut
- Kasti faul yapma lann
- direk abi direk
- valla gol diil
- Abi siz cok guclu oldunuz ya
-"Mithat'i bize verin, Mete'yi siz alin"
- Ahh bacagim
- annem anneeem
- Top benim oolum istedigimi oynatirim
- Beste devre onda biter
- Santra yapin lan santraaa
- Sahsi oynama oglum pas ver
- Abanma beee
- Yuhhh o da kacar mi
- Hakeme gozluuuk
- Ortani goriyim
way be ne kadar da dogru :D
:bravo: :bravo: :bravo: :bravo: :bravo:
Polis bunu yaparsa... :D :D :D
http://img.photobucket.com/albums/v688/skoc/polis.jpg
Gerçek gibi... :) :) :)
http://img.photobucket.com/albums/v688/skoc/motor.jpg
Yaratıcılık diye ben buna derim işte... :bravo: :cheers:
:hayır:
http://www.milliyet.com.tr/content/galeri/resim/919-20050615-29.jpg
Kompozisyon odevi:
Asağıdaki konulara kısa ve etkili bir sekilde değinen bir yazı yazın.
1. Din
2. Cinsellik
3. Gizem
10 alan ödev:
"Allahim! Hamileyim. Acaba kimden ?
-Berke bıktım senin şu fantastik entelliklerinden.
Herkes gibi salonda evlensek ne olurdu Berkeeeee.
Aaay düşüyoruum.
-Hahaha.Konuşma işte düşeceksiiin...
Eller.Gözler.
Uçmuş bu...
İLGİNÇ OLAYLAR
-Sıcak ve kurak Afrika'da 18.02.1979 tarihinde Büyük Sahra çölüne kar yağdı.
-Futbolda Dünya kupası Okyanusya elemelerinde Avustralya, Amerikan Samoası'nı
31-0 yenerek bir resmi milli maçtaki en farklı skorlu galibiyeti elde etti.
-Kazakistan'da 7 yaşındaki bir erkek çocuğun karnında ikizi bulundu. Simkent
şehrinde yaşayan çocuğun karnındaki şişliği fark eden okul doktorunun hastaneye
başvurması sonucunda hemen ameliyata alınan çocuğun karnından saçları ve
tırnakları uzamış bir cenin çıkarıldı.
-İran'da, korkusunu bastırmak ve sıkıntılarından kurtulmak için madeni
nesneleri yiyen genç kızın karnından ameliyatla yarım kilogram ağırlığında
metal parçalar çıkarıldı. 17 yaşındaki genç kızın karnından çıkarılan
madeni nesnelerin arasında jilet ve çiviler de bulundu.
-Amerika'nın Arkansas Eyaleti'nde 19 yıldır komada yatan Terry Wallis 13
haziran 2003 de hayata döndü.
-Kars'ta 'canı sıkıldığı' için saçlarını yiyen bir kadının midesinde biriken
1.5 kilogram ağırlığında saç kılı, ameliyatla çıkarıldı.
-İsviçreli Cece Leclere, tıp adamlarınca "megavizyon" diye adlandırılan çok
üstün bir görme yeteneğine sahipti. Kumaşların,kalın astarlı zarfların,
perdelerin, hatta bazen tuğla duvarların arkasını bile görebiliyordu. Ancak
insanlar kendisini hasta ediyordu,çünkü insanların iç organlarını görmek onu
tiksindiriyordu.
İspanya'da İnnece Fernandece isimli bir kadın 11.000 geceyi uykusuz
geçirmiştir. Hiç uyuyamayan kadın sadece bir defa tıbbi operasyon sırasında 2
kat anestezi etkisiyle uyutulabilmiştir.
-En uzun kalp durması 4 saattir. Bir Norveçli, Aralık 1987'de denize düşmüş,
kalbi durmuş, vücut ısısının düşüklüğü nedeniyle yeniden yaşatılmıştır.
-1898'de gazeteci-yazar Morgan Robinson "Titan" isimli bir kitap yazdı. Kitapta
büyük bir yolcu gemisinin okyanusta buzdağına çarpması anlatılıyordu. 14 yıl
sonra "Titanic" deniz faciası meydana geldi.
inceleyin
http://www.sinanoglu.net/index.php
Aşağıdaki maniler Akbank ATM dekontlarının arkasında yazıyor.
Yağmur yağar şakır şakır
Bankanın içi fıkır fıkır
Havaleni yap internetten
Hem de çok kolay tıkır tıkır
Beyoğlunda gezersin
Gözlerini süzersin
Kredi kartlarını telefonla öde
Daha da çok gezersin
En sevdiğim zar dübeş
Dışarıda var güneş
Kendini şubeye kapatma
Dört yüz kırk dört yirmi beş yirmi beş
Gitsene sen de kıra
Ne güzel kokar çıra
Faturanı akbank.com ödesin
Bankada bekleme sıra
Başından aşkın işin
Bir de şubeye gelmişin
Yatırım fonunu telefonla al
Zaman kazan peşin peşin
17. Yüzyıl Türk Uyarı Levhaları
- Kutlamalarda havaya ok atmak tehlikeli ve yasaktır.
-At sırtında iken haberci güvercinle konuşmak yasaktır..
-Dikkat..! Fayton çıkabilir..
-seyir halindeki sandaldan sarkmak tehlikeli ve yasaktır.
-seyir halindeyken faytoncuyla konuşmak yasaktır..
-"kanat takıp uçmak yasaktır" (galata kulesi müdürlüğü)
-18 yaşından küçük veledlere tütün ve mamulleri satışı zinhar yasaktır...
-yenicerilik cagi gelmis er kisilerin dikkatine... bu er kisilerin, tecil
islemlerinin baslatilabilmesi icin, yoklama suresi gecmeden, tez vakitte
kayitli bulunduklari tekke, zaviye ve medreselerden ogrenci belgesi getirmeleri
gerekmektedir...
-"develer sağdan gidiniz" - kervan yolları umum müdürlüğü
-saray kapısı, park yapmayınız.
-dikkat, mancınık atış sahası dikkatli geçiniz...
-idam esnasında cellatla konuşmayınız..
-Viyana'dan Musul'a kadar tam teşekküllü deve kervanlarımız emrinizdedir
(Kervansaray Turizm)
-yenicerilerin kazan kaldirmasi nedeniyle kazan satisi gecici bir sure
durdurulmustur..
-"lutfen mendillerinizi cope atiniz" --uskudar belediyesi
-surlardan sarkmak tehlikeli ve yasaktır..
-orta asya'dan gelip cihad icin yedi duvele giden akincilar, hareket saatiniz
gelmistir, lutfen atlarinizin basina...
- selamlıktan dost tutmak yasaktır..
- çamurlu nalla avluya girmeyiniz"- topkapı sarayı avlu idaresi..
- temiz bir cevre icin tezek muayenesini yaptiriniz..
- faytona orta kapıdan binmek yasaktır..
- Bu alanda Bizanslı avlamak yasaktır…
-Faytonlar için yolcu indirme-bindirme yeri durmak yasaktır..
- bu alanda cenk eylemek yasaktır..
-Satılan cariye geri alınmaz..
- viyana 250 km
tahran 1850 km
- 80 yaşından küçüklerin tütün, alkol ve emsallerini içmesi yasaktır.. (4.
Murat)
- lüzumsuz yanan kandilere ufleyunuz..
- en sağ şerit tulumbacılar içindir, lütfen bu şeridi kullanmayınız
- faytona binince saray kimliğini göstermek mecburidir..yeniçeri kimlikleri
geçersizdir..
-Viyanadayım,gelicem…kanuni
- itinayla karadan gemi yüzdürülür…
- hanın önüne beygir bağlamak yasaktır...
-kesici ve delici silahlar sandalcımıza zarar verdiğinden yolculuk boyunca
kılıcınızı lütfen kınında tutunuz..
- savas alanına çocukla girmek tehlikeli ve yasaktır..
- yol boyunca at kullanmak serbesttür ancag maksimung 50 km/s ola..
- haçlı ordusu imha alanı
-ok ve mızrak atış poligonu..
-Her türlü cariye alınır ve satılır
Bilin bakalım hangisi dişi kuş
cak cak oten disidir her halde :D :D :D
Derin adamlar yemek yiyecek güzel bir yer ararlar...
-alo kuntik döner mi? bizim bi tavuk şiş bi kola vardı nooldu?
-yaw o diil de... bi ilhan irem vardı hani... o nooldu?
-ne bileyim lan?
-tavuk şişi biliyosun ama!
-hasta mısın kardeşim?
-yaw kusura bakmayın adresinizi kaybetmişiz.
arkadaşlar yerinizi tespit edicek de.
sizi telefonda tutmaya çalışıyorum...
-babanla konuştun mu, ferit?
-valla nurten, tırnak içinde söylüyorum "elim yemedi..."
-ferit, tırnak içinde bırakırım seni!! ne zaman evlenicez!?
-altını çizerek söylüyorum, bilmiyorum*...
-abime söyliyim de çizsin senin altını...
-(öhöö)
-yine parantez içine öhöö di mi?
-köşede bekledim, çıkınca da tepsiyle kafasına vurdum..
-iyi de, yanında silahın bıçağın da varmış.. neden tepsi?
-bi yerde okumuştum.. öyle yapınca tepsi müdafaadan az ceza alınıyormuş..
-nefsi müdafaa olmasın o?
-hepsi müdafaa değilmi sonuçta..
-yaz kızım sanığın yirmi yıl hapsine...
-ama yirmi yıl çok fazla.. bilseydim yanımda hafifletici sepetler getirirdim
-babacığım ben de diğer çocuklar gibi koşup eğlenmek istiyorum...
-oğlum in yatağından!!
-ben de onlar gibi oynamak istiyorum..
-oğlum oynasana oynama diyen mi var!!!
-naapalım, allah baba beni de böyle yaratmış
-lan yine gece altına mı işedin?
-...
zülfikar
17-06-2005, 20:49
Askeri Yargıtay 4. Dairesi, ‘hava değişimi’ izni almak için kendisi ve birlikte askerlik yaptığı 4 er arkadaşının kolunu kıran er L.K’yı affetmedi.
Askeri mahkeme, sanık er L.K’ya kendisi ve ‘Başkalarını askerliğe elverişsiz hale getirmeye tam teşebbüs’ suçundan 33 ay 10 gün hapse mahkûm etti. Askeri Yargıtay da bu kararı ‘isabetli’ bularak onadı.
Er L.K, 23 Ağustos 2001’de izindeyken, rapor alabilmek için önce kendi sol kolunu kırdı, 1.5 ay hava değişimi aldı, sonra birliğine döndü. Ağustos 2001 sonunda arkadaşı er M.S’nin, ailesinin yurtdışından izne gelmesi nedeniyle izne ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine, M.S ile anlaşıp, rapor almasını temin amacıyla sol koluna sert bir cisimle vurarak kırdı. 3, 4, 5 Eylül 2001’de ise sırasıyla er A.D, er Ö.K ve er M.K’nın sol kollarını da anlaşarak kırdı. Adı geçen erlerin de 1.5 ay hava değişimi almalarını sağladı. Olayın ortaya çıkması üzerine Askeri Mahkeme er L.K’yı Askeri Ceza Kanunu’nun (ACK) 79/1 maddesinden mahkûm etti. Er L.K’ya bu madde 5 kez uygulanarak, her kırdığı erin kolu için 6 ay 20’şer günden toplam 33 ay 10 gün hapis cezası verildi.
Gülmek bulaşıcı, o güldükçe siz de gülüyorsunuz.
17.yy uyarı levhaları
- çamurlu nalla avluya girmeyiniz"- topkapı sarayı avlu idaresi..
- temiz bir cevre icin tezek muayenesini yaptiriniz..
- faytona orta kapıdan binmek yasaktır..
- Bu alanda Bizanslı avlamak yasaktır…
-Faytonlar için yolcu indirme-bindirme yeri
durmak yasaktır..
- bu alanda cenk eylemek yasaktır..
-Satılan cariye geri alınmaz..
- viyana 250 km
tahran 1850 km
- 80 yaşından küçüklerin tütün, alkol ve emsallerini içmesi yasaktır.. (4. Murat)
- lüzumsuz yanan kandilere ufleyunuz..
- en sağ şerit tulumbacılar içindir, lütfen bu şeridi kullanmayınız
- faytona binince saray kimliğini göstermek mecburidir..yeniçeri kimlikleri geçersizdir..
-Viyanadayım,gelicem…kanuni
- itinayla karadan gemi yüzdürülür…
- hanın önüne beygir bağlamak yasaktır...
-kesici ve delici silahlar sandalcımıza zarar verdiğinden yolculuk boyunca kılıcınızı lütfen kınında tutunuz..
- savas alanına çocukla girmek tehlikeli ve yasaktır..
- "yol boyunca at kullanmak serbesttür ancag maksimung 50 km/s ola..
- haçlı ordusu imha alanı
-ok ve mızrak atış poligonu..
-Her türlü cariye alınır ve satılır
Yeni başlayanlar için İngilizce desek biraz abartı olur biz İngilizcenizi yeniden canlandırmak için ufak bir egsersiz diyelim!
Yeni başlayanlar için tercüme cümlesi : Üç cadı üç Swatch saate bakıyorlar.
Hangi cadı hangi saate bakıyor?
İngilizce tercümesi: Three witches watch three Swatch watches. Which witch
watch which Swatch watch?
Şimdi ileri derece tercüme cümlesi : Üç travesti cadı üç Swatch saatin
butonuna bakıyorlar. Hangi cadı hangi Swatch saatin butonuna bakıyor?
İngilizce tercümesi: Three switched witches watch three Swatch watch
switches. Which switched witch watch which Swatch watch switch?
En yeni tabular
kelime: abayı yakmak
- sen sevgilini ne yaparsın?
- severim.
- başka?
- öperim.
- başka? başka?
- daha fazlasını söylemem valla
kelime: baraj
-hani futbolcular kalenin önüne kurar maçta...
-pusu...
-yuh!
kelime : helikopter
- savaşta yaralıları kurtarır
- doktor
- değil
- sıhhiye
- değil, yukardan gelen bir şey
- ee... Allah?
kelime: dergah
-hani böyle insanlar ulvi bir amaç için bir araya gelir aynı mekanda
-grup seks
-çarpılırsın valla
-ha tamam trafo
kelime: kadın budu
- olum sen nesin
- erkek
- tersi
- kadın
- onun yeneni
- çıtır
kelime: Eskimo
- kutupta yaşarlar
- (hep bir ağızdan) ayııııııı
- yok insan olanları
- heeee Eskimo
kelime: ihanet
- e şey siz bilirsiniz hani ben nişanlıyken yaptım ya
- aldatmak
- e benzeri
- ihanet
kelime: jartiyer
- bana çok yakışan bir şey
- hersey
- canim benim.ama en çok yakışan.hani diyordun ya.
- makyaj, piercing, gözlük, kıyafet, hede hodo...
- victorias secret
- jartiyer
- heyoooo
rakip takım:
- biz çıkalım siz sevişin
kelime: bilardo masası
- hani zenginlerin evinde olur, üzerinde fantezi yaparlar falan
- su yatağı
- ama o amaçla üretilmiş bişi diil
- mutfak masası, hali, hayvan postu, şömine vs vs (burayı
hatırlamıyorum
saydı doktu bu tur bir sürü şey)
- bilinçaltımızın da maşallahı varmış
kelime: nikah şahidi
-:Sakıp sabancı yapar bunu hep,mmm yaz gelince kadınlarla erkekler ne yapar
-:sevişir
-:onun resmi olanı, Çırağanda filan olur.!!!!!!!!!!!!
kelime: zayıf
-ben ne değilim
-salak değilsin
-sen de değilsin (hala kelimeyi kastetmektedir)
-sağ ol abi ( sen de salak değilsin anlar)
-hayır sen de değilsin hohahahaha
-hohahahha
kelime: randevu
- hani kızla erkek bir yere gider, kız erkeğe bir şey verir
- oha....?
kelime: Berlin duvarı
- hani Avrupa'da bir ülke............
- Berlin duvarı !!!
kelime: repertuar
-anlatan, şarkı söylemeye meraklı bir hatundur; ve kelimeyi görür
görmez bu özelliğini iyi bilen hatun arkadaşına dönüp sorar:
- benim neyim geniş?
- kalçan!
kelime:korna
- hani bizim x çalar
- korno?
- heh heh şimdi bi harfini değiştir
- porno
- !!!??
kelime:hamal
anlattığını sanan: - hani otellerde bulunur.
anladığını sanan: - zangoç
topluluk: - yürü beaaaa kim tutar seni
kelime: Şirinler
( kelimeyi annatacaım kişinin adı Şirin )
-sen kimsin?
-ben, şey .. şirin!
-evet! ama bu tvde oynuo
-şirin baba!!
-taam! çoğul yap bunu şimdi!!
-şirin babalar.!!!!!!!!
-ehemm peeki..
kelime: yetenekli
-ben neyim arkidisler?
-salak
-....!!!!!!
kelime: kibirli
- egemen nasıl biri?
- kendini beğenmiş
- şaşkın
- yüzsüz
- geveze
Egemen: durun ya!!!
kelime:kokteyl
-bazıları evlenmeden önce verir
-Neyyyyyyyy Oha ???!!!???
kelime: travma
-hani düşüp kafanı kaldırım taşına vurursun da bi şey geçirirsin?
-film Şeridi?
grup: cüşşşşşşşş
> > > > > > >>
> > > > > >> OLAY
> > > > > >> Bir piliç, bir yolda karşıdan karşıya geçer.
> > > > > >>
> > > > > >>
> > > > > >> SORU
> > > > > >> Piliç karşıdan karşıya niçin geçer?
> > > > > >>
> > > > > >>
> > > > > >> YANITLAR
> > > > > >> RENE DESCARTES
> > > > > >> Yolun öbür tarafına geçmek için.
> > > > > >>
> > > > > >> EFLATUN
> > > > > >> İyiliği için. Gerçek, öteki taraftadır.
> > > > > >>
> > > > > >> ARISTOTELES
> > > > > >> Karşıdan karşıya geçmek pilicin doğasıdır.
> > > > > >>
> > > > > >> KARL MARX
> > > > > >> Tarihsel olarak kaçınılmazdı.
> > > > > >>
> > > > > >> HIPOKRATES
> > > > > >> Pankreasının aşırı salgısı yüzünden.
> > > > > >>
> > > > > >> MARTIN LUTHER KING JR.
> > > > > >> Tüm piliçlerin nedenini açıklamak zorunda kalmadan özgürce
> > > > > >>karşıdan karşıya geçtikleri bir dünya düşlüyorum.
> > > > > >>
> > > > > >> HZ. MUSA
> > > > > >> Ve Tanrı cennetten inip pilice dedi ki: "Karşıdan karşıya
> > > > > >>geçeceksin!" ve piliç karşıdan karşıya geçti ve Tanrı
> > >bunun iyi
> > > >olduğunu
> > > > > >>gördü.
> > > > > >>
> > > > > >> RICHARD M. NIXON
> > > > > >> Piliç karşıdan karşıya geçmedi, tekrar ediyorum, piliç
> > >asla
> > > > > >>yolun karşısına geçmedi.
> > > > > >>
> > > > > >> SIGMUND FREUD
> > > > > >> Pilicin karşıdan karşıya geçmesiyle ilgilenmeniz, sizde
> > >güçlü
> > > > > >>ve latant bir cinsel güvensizlik duygusunu ele vermektedir.
> > > > > >>
> > > > > >> BUDA
> > > > > >> Bu soruyu sormak, sizin kendi piliç doğanızı inkâr
> > >etmektir.
> > > > > >>
> > > > > >> GALILEI
> > > > > >> Oysa piliç karşıdan karşıya geçiyor...
> > > > > >>
> > > > > >> CHARLES DE GAULLE
> > > > > >> Piliç belki yolun karşısına geçti, ama otoyolun karşısına
> > > > > >>henüz geçmedi.
> > > > > >>
> > > > > >> EINSTEIN
> > > > > >> Pilicin yolun karşısına geçmesi ya da yolun pilicin
> > >ayakları
> > > > > >>altında yer değiştirmesi, tümüyle sizin gösterdiğiniz
> > >referansa
> > > >bağlıdır.
> > > > > >>
> > > > > >> BILL CLINTON
> > > > > >> Anayasa üzerine yemin ederim ki bu piliçle aramda hiç
> > >bir şey
> > > > > >>geçmemiştir.
> > > > > >>
> > > > > >> SÜLEYMAN DEMİREL
> > > > > >> Piliç geçmişse geçmiş, geçmemişse geçmemiştir.
> > > > > >>
> > > > > >> TANSU ÇİLLER
> > > > > >> Bu memleket için karşıdan karşıya geçen piliç de bizimdir,
> > > > > >>üstünden geçen traktör de bizimdir.
> > > > > >>
> > > > > >> R. TAYYİP ERDOĞAN
> > > > > >> Ben tavuklu sandviç de satmıştım.
> > > > > >>
> > > > > >> ABDULLAH GÜL
> > > > > >> Hayır, bana böyle bir bilgi verilmedi ama karşıdan karşıya
> > > > > >>geçtiyse hükümet gereğini yapar.
> > > > > >>
> > > > > >> GEORGE W. BUSH
> > > > > >> Pilicin bu yolda BM kararlarına rağmen cezalandırılmadan
> > > > > >>karşıdan karşıya geçmesi, demokrasiye, özgürlüğe ve
> > >adalete kafa tutmaktır. Bu durum, o yolu bizim çoktan bombalamış
> > >olmamız
> > > >gerektiğini
> > > > > >>göstermektedir. Bölgede barışı sağlamak amacıyla ve
> > >savunduğumuz değerlerin tavuk türü teröristler tarafından bir kez
> > >daha ayaklar
> > > >altına
> > > > > >>alınmaması için Amerika Birleşik Devletleri oraya
> > >karadan 243 bin GI, havadan 846 bombardıman uçağıyla desteklenen
17
> > >uçak gemisi, 46
> > > >firkateyn
> > > > > >>ve 154 kruvazör göndermeye karar ve bu güçlerine
> > >özgürlük ve demokrasi adına 5 bin kilometre çapındaki bir alanda
> > >bulunan tüm kümesleri yerle
> > > >bir
> > > > > >>etmek görevi vermiştir. Bu kutsal görev, ülkede uzaktan
> > >yakından
> > > >kümese
> > > > > >>benzeyen her şeyi bir avuç kül haline getirinceye kadar
> > >sürecek ve
> > > >küstah
> > > > > >>kümes efradını milletimize kafa tutması önlenecektir.
> > >Hükümetimiz,
> > > >ondan
> > > > > >>sonra ülkedeki kümeslerin standartlara uygun biçimde
> > >yeniden inşasına
> > > >ve
> > > > > >>başlarına ABD Büyükelçisi tarafından demokratik olarak
> > >seçilecek bir
> > > >horoz
> > > > > >>geçirmeye karar vermiştir. Kümeslerin yeniden inşası
> > >finansmana
> > > >karşılık
> > > > > >>olarak, bölgedeki tüm yem üretimine 30 yıl süreyle el
> > >koymakla yetineceğiz. Yerel canlıların, bizimle işbirliği
yaptıkları
> > >takdirde
> > > >yem
> > > > > >>üretiminin bir miktarından özel fiatlarla istifade
> > >ettirilmesi öngörülmüştür. Bu yeni adalet, özgürlük ve barış
> > >kümesleri ülkesinde,
> > > >size
> > > > > >>temin ederiz ki bir daha asla bir piliç bir yoldan karşı
> > >karşıya
> > > >geçmeye
> > > > > >>kalkmayacak, çünkü yol kalmayacak ve piliçlerin de
> > >yürüyecekleri
> > > >bacakları
> > > > > >>olmayacaktır. Tanrı Amerika'yı takdir etsin!
> > > > > >>
Ülke idareleri üzerine...
Sosyalizm: İki ineğiniz varsa, birini komşuya verirsiniz.
Komunizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır size süt verir.
Faşizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır size süt satar.
Nazizm: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır sizi kurşuna dizer.
Teokrasi: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır, siz süt duasına çıkarsınız.
Bürokrasi: İki ineğiniz varsa, devlet ikisini de alır, birini öldürür, sütü satar, kovayı da devirir.
Demokrasi: İki ineğiniz varsa, ikisi de greve girer.
Türkiye Senaryoları;
Türkiye 1: İki ineğiniz varsa ikisini de satar, parayı repoya yatırırsınız. Gelen faizle de süpermarketten pastorize süt alırsınız...
Türkiye 2: Devlet memurusunuzdur, haliyle ineğiniz yoktur... Hep inek alma hayaliyle çalışırsınız. Emekli ikramiyenizle, parasını repoya yatırmak üzere ineklerini satan birinin ineklerinden ancak birisini satın alabilirsiniz. İnek bir ay sonra ölür..
Türkiye 3: Devlet memurusunuzdur, haliyle ineğiniz yoktur... Hep inek alma hayaliyle çalışırsınız. Emekli ikramiyenizle, parasını repoya yatırmak üzere ineklerini satan birinin ineklerinden ancak birisini alabilirsiniz. Siz ineğin sütünü satarak bir inek daha almak için yırtınırken, parasını ona katlayan reposever, süt çiftliği kurar. Ve ineğinizi yarı fiyatına satın almak ister. Siz satmazsınız. İneğinizi bir bacağından vurdurur. İneğinizden sosis yapar..
Türkiye 4: Devlet memurusunuzdur, haliyle ineğiniz yoktur... Hep inek alma hayaliyle çalışırsınız. Emekli ikramiyenizle, parasını repoya yatırmak üzere ineklerini satan birinin ineklerinden ancak birisini satın alabilirsiniz. Siz ineğin sütünü satarak bir inek daha almak için yırtınırken, parasını ona katlayan reposever, süt çiftliği kurar. İneğinizi yarı fiyatına satın almak ister. Siz satmazsınız. İneğinizi bir bacağından vurdurur. Reha Muhtar sizi ve topal ineğinizi 3 gün birer saat haber yapar. Siz gazinolarda Kahtalı Mıçı ile şarkı söyler, köşe olur, kazandığınız paralarla inek alırsınız, topal inek de reposeverin boğasına kaçar..
Ceza full album indirmek için
http://www.megaupload.com/?d=11YQ5E9F
caylak25
19-06-2005, 20:28
Kelime Kökenleri
Bu sayfamızda Türkçe'mizde kullanılan bazı sözcüklerin (sayfayı ilk açtığınızda görünenler argo kelime içermeyenler, daha sonrası rahatsız edici olabilir) kökenleri açıklanıyor, ilginç bir araştırma; kim yaptıysa takdir ederiz başarısı için..
1. safsata: Yunanca'daki "sophistes" bilgili, bilgisi olan anlamına geliyor. Türkçe ve Arapça'da ise "gereksiz söz" anlamında kullanılıyor.
2. entel: Tabii ki bu sözcük batı dillerindeki "intellectual" sözcüğünden bozularak "toplumdan tümüyle kopuk, bilgisini yalnızca biliyor görünmek için edinen kişi" anlamında kullanılıyor. Gerçek anlamı ise, "birçok konuda bilgili olan"dır (sıfat).
3. kapuska: Slavca'da "lahana" demektir. Bizde ise "kıymalı lahana" yemeğine denmektedir.
4. karyola: Bizde genelde yatağın üzerine serildiği, genelde metalden yapılan ayaklı mobilya anlamına geliyor. Oysa gerçek anlamı "el arabası"dır (carriola: İtalyanca). İtalyan gemicilerden bizim kullanımımıza geçti; gemicilerin kullandığı taşınabilir tekerlekli yataklara denir;kökü "taşımak"tır (carri).
5. ameliyat: Arapça'daki "amel" (iş, eylem) sözcüğünden geliyor. Gerçek anlamı, "işlemler, eylemler"dir. Bizde ise, "yetkili uzmanın hastaya uyguladığı işlem" (genelde cerrahi) olarak anlaşılır.
6. gebermek: Türkçe'de eski anlamı "şişmek" idi. Şimdi ise ölmenin kaba bir tabiri oldu. Ölüp beklemiş hayvanların şişmesinden geliyor olsa gerek. (Gebe ve göbek sözcükleri de aynı kökten geliyor)
7. serbest: Gerçek anlamı "başı bağlı"dır (ser:baş, best:bağlı). Ancak sanırım bizde yanlış olarak kullanılıyor; gerçeği "serbes" (başıboş) olsa gerektir. Yine de bizdeki anlamı tam karşılamıyor. Biraz karışık bir durum yani...
8. sosyete: Bizim kullandığımız söyleniş Fransızca'dan alıntı... Anlamı "topluluk"tur. Bizde önceleri "yüksek sosyete" denen zengin tabakaya sonradan kısaca "sosyete" denmeye başlanmıştır.
9. kokona: Yunanca "kokkona"dan geliyor ve gerçek anlamı "Hristiyan kadın"dır. Bizde ise giyimi ve süslenmesi aşırıya kaçan (yorumu yapanların düşüncesi böyle) yaşlı kadınlar nedense bu biçimde anılıyor.
10. tuvalet: Yalnız bizim dilimizde değil, birkaç dilde daha "hela"ya verilen isim... Aslı, Fransızca "toilette"tir ve "temizlik" anlamına gelir. "Tuvalet kağıdı" ve "tuvalet masası" temizlikle ilgili şeylerdir. "Tuvalet kağıdı"nı referans alarak mekana "tuvalet" ismini vermek yalnız bizim bulışumuz değil... Yunanlar da bunu başarmış.
11. yosma: Gerçek anlamı "şen, güzel genç kadın"ken ne duruma düştüğünü ibretle izliyorum. Kadının neşe ve güzelliğinin gizli kalması gerektiği düşüncesinin bir sonucu...
11. don: Elbette ki "giysi" anlamına geliyor ama "külot"un argosu yapılmış. Zaten ne zaman ki bir sözcüğün yabancı dildeki karşılığı "moda" olur, Türkçe'si giderek argolaşır.
12. puşt: Farsça'da "arka, kıç" anlamına geliyor. Pek masum bir laf...
13. orospu: Farsça'da "ruspi"den... Gerçek anlamı ise "toplumda alnı açık, yüzü ak dolaşabilen kadın" demek... İlginç!.. (ru: yüz, sepid: ak, beyaz - ruspid, ruspi)
14. pezevenk: Farsça'daki "pejavend" (kapı tokmağı, sürgü) sözcüğünden pezevenk (kapı arkasında bekleyen; anlam genişlemesiyle, kadın alışverişi yapan)...
15. sıpa: Abazaca'da (gerçekten bir ülkedir) "spau" "çocuk, yavru" demektir. Bizde ise eşek yavrusu... Arapça'da da benzer biçimde "sabi, sibyan" "çocuk" anlamındadır.
16. kaltak: Türkçe'de "alta konup üzerine oturulan" anlamına geliyor. Eyer için de bu sözcük kullanılır. "Önüne gelenin altına yatan kadın" anlamında aşağılama sözcüğü olarak kullanılması ilginç...
copyright : kahkaha.com
selçuk efendi
19-06-2005, 20:44
4 yasinda basari ...................pantolonuna
isememektir.
12 yasinda basari ..................arkadas
bulabilmektir.
16 yasinda basari ...................araba
kullanabilmektir.
20 yasinda basari ..................seks
yapabilmektir.
35 yasinda basari ..................para
kazanabilmektir.
50 yasinda basari ...................para
kazanabilmektir.
60 yasinda basari ..................seks
yapabilmektir.
70 yasinda basari ...................araba
kullanabilmektir.
75 yasinda basari ..................arkadas
bulabilmektir.
80 yasinda basari ..................pantolonuna
isememektir.
Biz buna ÇAN EGRISI diyoruz!!...
Prof.Dr.Albert Follanberg
http://www.fun.gen.tr/komikresim/DIGER/0849.JPG
http://www.fun.gen.tr/komikresim/DIGER/0875.JPG
http://www.fun.gen.tr/komikresim/DIGER/COMP8.JPG
http://www.fun.gen.tr/komikresim/DIGER/paraisteme.jpg
1 YTL'nin içine altın karışmış. Kuyumcular 1 YTL'likler topluyorlar. Darphane Md.bunu kabul etti fakat kaç milyarlık altın karıştığını açıklamadı.
1 YTL'ye 1,5 YTL veriyorlarmış. TGRT Haber şimdi verdi.
İşyeri Kuralları
Bu işyerinde patron daima haklıdır. (Çünkü maaşlarınız onun kasasında saklıdır)
Bu işyerinde hertürlü hastalık mazeret kabul edilmez. Getireceğiniz rapor kanıt sayılmaz. (Doktora kadar gidilebilenin işede gelebileceği varsayılır.)
Patron hertürlü amelliyata çok kızar. O, sizi tüm organlarınızla işe almıştır. Amelliyatla alınan her organ için maaşınızdan %10 kesilir. (Özellikle de diş ve tırnaklarınıza mukayet olunuz.)
Birinci dercede dahil akraba ölümü işten kaytarmak için mazeret kabul edilmez. Ölen sizseniz, bu geçerli bir mazeret sayılabilir. Ancak iş ahlakına uygun olması bakımından bu durumu 15 gün önceden haber vermelisiniz. (Böylece iş aksamadan yerinize biri geçirilir.)
Bu işyerinde patronun odasına kendi fiikirilerinizle girebilirsiniz. (Ancak patronun fikirleriyle çıkmak zorundasınız.)
Bu işyerinde kitap zaten, gazete okumaksa katiyyen yasaktır.
Bu işyerinde uyumak kesinlikle affedilmez. Şekerleme yapanlar ise uyarılmaksızın maaş kesimine uğratılır. (Patron uyumaz, gözlerini dinlendirir.)
Patron, çalışanların akşam eve gitmesini para ve zaman kaybı sayar. Sabah zaten işyerine dönüleceğinden eve gitmek özel izne bağlanmıştır. (Bütün masalarda çekyat olma özelliği vardır.)
Mesai saatlerinde tuvaleti kullanmanız yasaktır.
Tavsiyeler
Zam aylarında çok sefil bir tavır alın. Yani olduğunuz gibi görünün. Ne demişler ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...
Patrona sakın bulaşmayın. O size bulaşırsa kötü olur.
İyi bir eleman olmanın ilk şartı : "Bugün patron için ne yaptım" sorusunu her mesai sonunda kendinize sormak ve iyi şeyler yaptıysanız patrona bu durumu rapor halinde iletmektir.
Patron geleceğinizin garantisidir... Patronun haksız olduğu durumlarda işyeri kuralları 1. madde geçerlidir.
Yediğin içtiğin senin olsun...
Her sey incelikten kırılır , insan kabalıktan kırılır. TURK ATASOZU
Insan ne kadar yükselirse , gönlü o kadar alcalmalidir. CICERO
Bir seyi gercekten bilmek , onu anlatmakla olur. SOCRATES
Yasamın uzunlugu degil , nasıl yasanıldıgı onemlidir. M.L.KING
Her bildigini soyleme , her soyledigini bil. CLAVDIUS
Ogretmen bir kandile benzer , kendini tuketerek baskalarına ısık verir. RUFFINI
Bir gemiyi iki reis batırır .TURK ATASOZU
Mutlulugu tatmanın tek caresi , onu paylasmaktır. BYRON
Savasın iyisi , barısın kotusu yoktur. BENJAMIN FRANKLIN
Istediginiz bazı seylere sahip olamamak , mutlulugun bir parcasidir. B.RUSSEL
Cesaret , tehlike karsısında akıl ve zekanın kullanılmasıdır. EFLATUN
Insanlar yanlıs yapabilirler , yalnız buyuk insanlar yanlıslarını anlarlar. F.von KOTZEBUE
Kucuk seylere gereginden cok onem verenler , elinden buyuk is gelmeyenlerdir. EFLATUN
Bilgi buyuk adamı alcak gonullu yapar , normal adamı sasırtır , kucuk adamı ise kibirlendirir. BRIGITTE
İngilterede bir otobüs şirketi, hava kirliliğine alternatif bir çözüm getirerek yakıt olarak koyun idrarı kullandı. İngiliz The Guardian gazetesinde çıkan haberde, otobüsün koyun idrarı dolu bir "rezervuar" ile donatıldı. Böylece aracın emisyon değerleri azaltıldı. Fikrin sahibi olan Stagecoach South otobüs şirketinin yöneticisi Andrew Dyer, bu tuhaf uygulamasını şöyle savundu: "Bu kirliliği önlemenin yeni bir yolu ve geleceğinin olduğunu düşünüyorum. Yolcuların endişelenmelerine mahal yok, çünkü otobüsün arkasına koyun yerleştirmeye gerek kalmayacak." Andrew Dyer, gerekli "hammaddenin" çiftliklerden sağlanabileceğini, idrarın içindeki amonyağın yanınca azot diyoksite dönüşeceğini, egzozdan ise sadece su buharı çıkacağını, bu şekilde çalışan bir otobüsün geçen aydan bu yana Winchesterda işlediğini kaydetti.İlginç fikre imzasını atan yönetici, projesini Birminghamda bir konferansta ilk açıkladığında dinleyenler gülmekten kırılmış. Ancak eleştirilere kulaklarını tıkayan Dyer, "Bu, yeşil teknoloji alanında en son icat. Bunun sayesinde şehirler daha yaşamaya değer yerlere dönüşecek" görüşünü savunuyor.
İngilterenin Coventry Üniversitesinin dört erkek öğrencisi, akıllı beşik geliştirdiler. Dört öğrencinin, üniversite bitirme projesi olarak geliştirdiği ve halen üniversitede sergilenmekte olan beşik, otomatik olarak bebeği sallarken, uyuduğunda kendi kendine duruyor. Beşiğin özellikleri arasında, bebeğin uyku sırasındaki ateşini ölçmek ve eğer herhangi bir anormal durum söz konusu olduğunda, diğer odadaki ebeveynlerini uyarmak da bulunuyor. Ani ölüme son Akıllı beşik, diğer odadaki ebeveynlere bebeklerini izleme ve duyma olanağı da sunuyor. Ama bu teknoloji harikası beşiğin asıl marifeti, bebeğin ani ölüm sendromu tehlikesini hemen hemen sıfıra indirmesi. Çünkü bu sendrom ani ateş yükselmesi sonucu meydana geliyor.
Kanadada yapılan bir araştırmaya göre günde bir adet kırmızı elma yemek, vücutta biriken zehirli maddelerle savaşta en etkili çözüm... Sadece bir kırmızı elma... İşte sağlıklı olmak için gerçekten ihtiyacınız olan şey bu! Kanada hükümeti tarafından yapılan bir araştırmaya göre vücutta biriken zehirli maddelerle savaşmanın ve onları zararsız hale getirmenin en kolay ve ucuz yolu hergün elma özellikle de "kırmızı elma" yemek... Tam bir oksidan deposu Kanada Gıda ve Tarım Kurumu tarafından yapılan ve "Journal of Agricultural and Food Chemistry" isimli dergide yayımlanan araştırmaya imza atansa Rong Tsao... Kanadalı bilim adamı, elmaların, özellikle de kırmızı elmaların tam bir oksidan deposu olduğunu ve içerdikleri bu maddeler sayesinde vücudun zehirli kimyasallara karşı enzimler yoluyla yaptıkları savaşı desteklediğini belirtti. Yapay işlemler bozuyor Elmalar arasında antioksidan madde miktarı en çok olan Amerikada yetiştirilen "Red Delicious" cinsi elma... Tsao ayrıca, gıdaların üretimindeki değişik ve yapay işlemler nedeniyle vücuda giren serbest radikallerin arttığını ve bunların reaksiyonu sonucu oluşan zehirli vücutta birikerek kanser başta olmak üzere birçok hastalığa neden olduğunu söyledi. Ve vücutta biriken toksinleri atmak ve onların zararlı etkilerinden kurtulmak için en iyi yolun antioksidan besin alımını arttırmak olduğunu vurguladı.
Bugün dünyanin en pahali arazisi sayilan New York'un ünlü Manhattan adasinin
1624 yilinda Peter Munite adli bir tüccar tarafindan kizilderililerden 24
dolar degerindeki incik boncuk karsiliginda satin alindigini, Toplam 58 km2
olan Manhattan'a ilk olarak Hollandali göçmenlerin yerlestigini ve bölgeye
New Amsterdam adi verildigini, Bölgeye 1664 yilinda yerlesen Ingilizlerin
New York adini verdigini, Kizilderililerin 24 dolarlarini 377 yildir
Amerikan hazine bonolarina yillik % 5 faiz ile yatirsalar bugün 2 milyar336
milyon 536 bin 394 dolarlari olacagini, Biliyor muydunuz?
Amerika'da yasli bir emekli olan albay Sanders'in otoyol kenarinda küçük bir
lokanta islettigini, Otoyol baska bir yere tasinacagi için lokantasini
kapattigini, Kendi buldugu bir kizarmis tavuk tarifinden baska bir sermayesi
kalmadigini, Bu tarifi ülkedeki lokanta sahiplerine satarak piliç basina
prim almaya karar verdigini, Tüm ülkeyi arabasi ile dolastigini ve tam 1009
lokantadan red cevabi aldigini, Fakat sonunda birinin kabul ettigini ve
bunun sonucunda Kentucy Fried Chicken zincirinin dogdugunu, Albay Sanders'in
simdi ülkenin sayili zenginlerinden oldugunu, Biliyor muydunuz?
Avrupalilarin tütün içmeyi onun tedavi edici özellikleri olduguna inanan
Amerikan kizilderililerinden ögrendiklerini, 16. yüzyilda tütünün Avrupa'ya
tibbi faydalari olan bir madde olarak tanitildigini, tütünün zararli
etkilerinin ancak 1950'lerde kanitlanip kamuoyuna açiklandigini, Dünyada
sigaradan kaynaklanan toplam ölümlerin 1995 yilinda 2.5 milyon kisi
oldugunu, Bu rakamin 2050 yilinda 12 milyona ulasmasinin beklendigini, 1990
yilinda Amerikada 20 bin kisi uyusturucudan ölürken 400 bin kisinin
sigaradan öldügünü, Her sigaranin bir tiryakinin hayatinin 5.5 dakikasina
mal oldugunu, Ingilterede bütün sigara tiryakilerinin yarisinin sigara
kullanimindan dolayi öleceklerini
18. yy. baslarinda Topkapi sarayinda amiral Piri Reis'e ait bir çok eski
haritanin bulundugunu, 1957 yilinda Amerikali haritacilar tarafindan
incelenen haritalarda henüz 1952 yilinda ses yansitici araçlarla kesfedilen
Antarktika daglarinin bütün ayrintilariyla çizildigini, Daha sonra uydu
fotograflari ile karsilastirilan haritalarla uydu fotograflari arasinda
müthis benzerlikler çiktigini, Bilim adamlarinin bu haritalarin ancak çok
yükseklerden çekilmis fotograflar araciligi ile çizilebilecegini söylediklerini,
Biliyor muydunuz?
Ingiliz taburu nereye gitti ?
12 agustos 1915'te Çanakkale savasinda Ingilizlerin 54. tümenine ait 4.
Norfolk taburunun Küçük Anafartalar ovasinda bir tepeye tirmandigini,
Tepenin üzerindeki ekmek somunu seklindeki beyaz bulutun içine girdiklerini,
Son askerde bulutun içinde kaybolduktan sonra bulutun yavasça havalandigini
ve rüzgarin aksi yönünde hareket ettigini, 250 asker, 16 subay ve 1 albayin
hiç bir iz birakmadan kaybolup gittigini ve bir daha haber alinamadigini,
Biliyor muydunuz?
ABD'ye yasadışı yollardan girmeye çalışan bir kaçak, gümrük ekipleri tarafından yakalandı.
11 Eylül'den sonra gümrüklerde daha dikkatli olan Amerika gümrük görevlileri,
gördükleri manzaralar karşısında çok şaşırdıklarını,
ülkeye girmeye çalışan kaçakların cin fikirlerini tahmin etmekte
zorlandıklarını belirtmişler.
Nasıl da kendilerinden geçmişler. :D :D :D
Araçlarda sana benziyor.. :D
Turistlerden gelen ilginç sorular
Salatalari yiyebilir miyiz?
Yemek masasinda sürahideki damacana suyu için "Bu su içilir mi?"
Türkiyede kadinlar araba kullanabilir mi?
Saat 10 treni kaçta hareket edecek?
Iki saat Efes örenyerini gezdikten sonra, "Burasi neresiydi?"
Paradan neden sifirlari atmiyorsunuz?
Neden bütün paralarin üstünde ayni adam var?
Turun 15. gününde, "Otobüste esyalarimizi birakabilir miyiz?"
Semazenlerin RPM''i (dakikadaki dönme hizi) kaç?
Izmir Kordon''da yürürken bir soru gelir: "Rakim kaç?"
Yagmurlu bir havada Aspendos ziyaretinin ardindan Köprüçay nehrinin yanindaki Belkiz restoranda yemek yerken nehrin diger tarafinda yagmur altinda insanlar görürüz. Ayni masada yemek yedigimiz turistlerden biri söyle der: "Aa! Nehrin öteki tarafinda biri var. Oraya nasil geçti acaba?"
Yolda giderken yiginlar halinde toplanmis soganlari ayristiran insanlari görüp fotograflarini çekmek için durdugumuzda turist sorar: "Bunlar agaçta mi yetisiyor?"
Sehirlerarasi yolda otobüsle giderken etrafta koyun ve keçi sürüleri vardir. Bir soru yükselir arkadan: "Koyunlar mi yoksa keçiler mi önce otlatmaya götürülür
başlıkta günü haberi yazıyor acaba günü haberini başka bir başlık altında mı yazsak?
img427e519362265.jpg (20.6 KB)
http://img48.echo.cx/img48/6643/catinabag1qe.jpg
http://img84.echo.cx/img84/6310/whitetigercubflowers8hx.jpg
Affetmenin Hafifliği
Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur: "Bir hayat deneyimine katılmak ister misiniz?" Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin" Öğrenciler bunu da yaparlar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!" Öğrenciler , bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen: "Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun." Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar: "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar." Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar: "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor." "Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık." "Hem sıkıldık, hem yorulduk?" Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir: "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir.
http://fotogaleri.hurriyetim.com.tr/GalleryImages/Yaşam/Fotofanclub'da%20En%20İyiler%2022-06-2005/7.jpg
Kompozisyon odevi;
Asagidaki konulara kisa ve etkili bir sekilde deginen
bir yazi yazin.
. Din
. Cinsellik
. Gizem
?
ne olabilir sizce
???
on alan ödev:
"Allahim! Hamileyim. Acaba kimden ?
AloneWolf
23-06-2005, 10:19
Bir kısa mesaj..
"Bir tanem, Kocam, Canım erkeğim..
Senin kalbini kırdığım için dünden beri uyuyamıyorum.. Çok haksızdım..
Unutup beni affeder misin? Yokluğunu her an, her saniye içimde hissediyorum. Aptalın biriyim ben.. Hiç kimse senin yerini dolduramaz..
Seni seviyorum..
Aşkım..
Karın..
Not: Sayısal Loto'da büyük ikramiye kazandığın için tebrikler..
AloneWolf
23-06-2005, 10:35
Senden Çocuğum Olsun
-senden çocuğum olsun istiyorum aysel
-ben de senden arabam olsun istiyorum ama hala tık yok
-taam lankendi kendime yaparım ben çocuğu
-senden çocuğum olsun istiyorum tarık
-onu benim söylemem gerekiyordu yeşim
-e be pezevnkyılardır niye söylemedin o zaman.. kötü kötü
konuşturuyosunbeni
-senden çocuğum olsun istiyorum
-ben de az evvel bibardak su istemiştim ama daha getirmedin
çiğdem.
-önce çocuk sonra su ismail
-landeli karı şimdi çalışmalara başlasak, tohumun tutması, cenin
in
oluşması, gelişmesi, doğması 10 ayı bulur.. öldürcenmi lanbeni
susuzluktan
-senden çocuğum olsun istiyorum özlem
-bu cümleyi kaç kıza söyledin hilmi?
-babası olduğum 6 çocuğun annesine söylemiştim
-senden çocuğum olsun istiyorum
-kaç kilo istersin cemal? istersen suyundan da koyayım, tam olsun
-senden çocuğum olsun istiyorum belma
-efendim
-senden çocuğum olsun istiyorum dedim
-pardon tanışıyor muyuz?
-ayyçok özür dilerim, ben belmaile karıştırdım sizi.. özür
dilerim..
ama sizden de biçocuk yapabiliriz isterseniz..
-senden çocuğum olsun istiyorum gülşen
-ben kısırım ali rıza
-en azından bideneseydik
-olmuyoali rıza olmuyo
-lanbari .. ....... yapsaydık.. alla allaa
-senden çocuğum olsun istiyorum
-buyur burdayapılmışı var.. zahmetsiz, uğraşmadan..
-nerden buldun lanbu bebeği
-aynı cümleyi daha evvel de duymuştum.. ondan sonra nasıl olduysa
bu oldu.
futbolcu
23-06-2005, 11:08
ÇOK OZEL BIR HIKAYE
Kendini bildi bileli mor menekşeyi çok severdi. Çocukluğunun geçtiği iki
katlı evin bahçesinde bahar geldiğinde mor mor açar, mis gibi kokarlardı..
Annesi mor menekşeleri hep duvar kenarına dikerdi..gölgeyi sever menekşeler
derdi.. Oysa ögretmeni bitkilerin güneş ışınları ile fotosentez yaptığını
anlatmıştı onlara .Bitkiler güneş ışığına muhtaçtı. Mor menekşeler ne tuhaf
bitkilerdi ,her bitki güneşi severken, onlar neden gölgeyi tercih ediyorlar
diye düşündü durdu Hande.. Küçük, ufacık aklı ile aslın