View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.
reha muhtar klasikleri
Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi ceker.
R. M. : - Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?
-Inanc meselesi, içinizde bunu hissetmeniz gerekir.
R.M. : - Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?
----------------------------------------------------
Haber : Mahkumlar tünel kazarak kaçar...
R .M. : Mahkumlar kaçmak için mi tünel kazdılar?
----------------------------------------------------Haber : Bir okul müdürü cinsel tacizle suçlanır...
R. M. : Sen benim sözümü bile kestiğine göre kim bilir daha neler yapmışsındır.
----------------------------------------------------
Haber : Harika Avcı kürtaj yaptırmıştır.
R.M. : Peki, Bebek şimdi nerede?
----------------------------------------------------
Alparslan Türkeş'in cenaze töreninin olduğu gün sevgili Reha Muhtar Show Haber'de şöyle konuşur:
-Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
----------------------------------------------------
Reha Muhtar karısını boğarak öldüren adamı programına çıkarıyor. İlk sözü:
- Efenim, başınız sağ olsun.
----------------------------------------------------
Haber: Cenk Koray'ın oglu DEMİR CAMA(!) kafa atar ve vefat eder...
R.M. : - Peki Sayın Cenk Koray, oğlunuz daha önce de sık sık cama kapıya kafa atar mıydı?
----------------------------------------------------
Reha Muhtar anlamakta bazen güçlük çeker:
- Doğuştan kör olduğunuzu anladım da beyefendi, küçükken de
gözleriniz görmüyor muydu onu soruyorum?
----------------------------------------------------
Reha Muhtar, canli yayinda Serafettin Bey'le konusuyor.
-Sayin Serafettin Bey kardesim, siz orada var miydiniz, yok muydunuz, efenim?
-Yoktum.
-Yoktum diyorsunuz.
-Yoktum diyorum.
-Bak Serafettin sana bir daha soruyorum. Var miydin, yok muydun?
-Valla billa yoktum.
-Yemin etmenize gerek yok efendim, size inaniyoruz.
-Var miydin, yok muydun?
-Vardim efendim..
-Peki Serafettin siz demin yoktum diyordun, simdi vardim diyorsunuz. Bu nasil is kardesim?
-Yoktum dedim inanmadiniz, ne yapayim?
-Ne yapacaginizi ben bilemem efendim. Orasini sen dusun. Var miydin, yok muydunuz?
-Hatirlamiyorum.
-Hatirlayiniz efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim, sonra sana soracagim.
Araya soz konusu film giriyor. Bir muhabir kapiyi kirip Serafettin'in evine giriyor ve kibarca, gizli kamera (!!) ile cekim yapmak icin izin istiyor. Serafettin Bey izin vermiyor tabii. Bunun uzerine kameraman dinlemiyor, cekimlerini yapip gidiyor.
Yine Reha Muhtar geliyor goruntuye:
-Filmimizi izlediniz, Serafettin Bey. Simdi ne diyorsunuz?
-Galiba varmisim.
-Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz?
-Eminim.
-Oyleyse eminsiniz yani.
-Evet efendim, eminim.
-Serafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin gorunmuyorsunuz..
----------------------------------------------------
-Sayin Hamdi Bey iyi aksamlar efendim. Sizin adiniz Hamdi midir, efendim?
-Evet Hamdi'dir, Reha Bey..
-Hamdi diyorsun.
-Hamdi diyorum cunku nufus kagidimda oyle yaziyor.
-Ben nufus kagidinizi sormuyorum efendim.
-Sana soruyorum: Sizin sahte olmayan isminiz nedir?
-Hamdi.
-Nasil yaziliyor?
-He, a, me, de, i seklinde..
-Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz.
-Peki sahte olan isminiz hangisi?
-Benim sahte olan bir ismim yok!
-Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz.
-Demek ki bir de sahte isminiz var. Size Yesil diyorlar efendim. Siz Yesil misiniz?
-Hayir Yesil degilim.
-Oyleyse size niye Yesil diyorlar?
-Bana Yesil demiyorlar. Hamdi diyorlar.
-Yani inkar ediyorsunuz. Sukut ikrardan gelir Hamdi.
-Ben sukut etmiyorum, konusuyorum ve Yesil degilim diyorum.
-Yesil degilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bakiyorum simdi de kizariyorsun. Ne sarardin Hamdi?
-Sarardim cunku ben Tanri'nin ogluyum. Her renge girerim.
-Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konusuyorsunuz.
-Galiba delirdim. Bana bir doktor lutfen!
-Gecmis olsun, Hamdi Bey. Size acil sifalar diliyorum.Iyi aksamlar efendim.
http://img67.imageshack.us/img67/6800/clipimage0016ud2yg.jpg (http://imageshack.us)
http://img67.imageshack.us/img67/4553/clipimage0055qm8th.jpg (http://imageshack.us)
http://img67.imageshack.us/img67/662/clipimage0074jw7xi.jpg (http://imageshack.us)
http://img67.imageshack.us/img67/8388/clipimage0096ot2xg.jpg (http://imageshack.us)
http://img67.imageshack.us/img67/3570/clipimage0104mb2bl.jpg (http://imageshack.us)
http://img351.imageshack.us/img351/8130/183strong20boy5mb8lg.jpg (http://imageshack.us)
http://img351.imageshack.us/img351/6790/197drivein6xb5sp.jpg (http://imageshack.us)
http://img351.imageshack.us/img351/4015/214legosmoker9cx4ji.jpg (http://imageshack.us)
http://img295.imageshack.us/img295/1208/worldsbiggestsnowmane0c3mw3go.jpg (http://imageshack.us)
http://img295.imageshack.us/img295/8216/cocuk13296un.jpg (http://imageshack.us)
http://img295.imageshack.us/img295/4061/cocuk16153tv.jpg (http://imageshack.us)
http://img295.imageshack.us/img295/958/foto17056cq.jpg (http://imageshack.us)
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz349.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz350.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz351.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz352.JPG
http://img225.imageshack.us/img225/1982/image0325rm.jpg (http://imageshack.us)
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz357.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz358.JPG
Garanti leasing"te çalisanlar, bir pastaneye, telefonla pasta siparisi
vermis.
Pastanin üstüne "Garanti leasing'den sevgilerle." yazilmasi istenmis.
Telefondaki adam "leasing" kelimesini anlamamis. Onlar da harf harf
kodlamislar.
Gelen pasta ekte... !!!!
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz360.JPG
http://img99.imageshack.us/img99/9853/05kartinki597826tn.jpg
2 SANİYEDE 0'DAN 100'E ÇIKIYOR
3 adam oturmus eslerine aldiklari hediyelerden bahsediyorlarmis. Birincisi demis ki, "karima öyle bir hediye aldim ki, 6 saniyede 0'dan 100'e çikiyor." Digerleri anlamamislar. "Ne aldin?" diye sormuslar. "Beyaz bir Porsche aldim. Çok mutlu oldu." diye cevap vermis. Ikinci adam demiski, "Ben de geçen dogum gününde karima 4 saniyede 0'dan 100'e çikan bisey almistim." Hemen anlamislar tabi ki: "Heey, yoksa Ferrari mi aldin?" Adam gülümsemis: "Evet, kipkirmizi bir Ferrari aldim. Gerçekten de ona çok yakisti." demis. Bu sefer üçüncü adama sormuslar: "Peki sen ne aldin karina?" Adam demis ki: "Ben öyle bisey aldim ki; sadece 2 saniyede 0'dan 100'e çikiyor." Adamlar sasirmislar: "Atiyorsun!" demisler, "Öyle bir araba olmaz' Adam cevap vermis:"Araba aldigimi kim söyledi? Iste bunu aldim demis : ne aldigini görmek için tıklayın...
http://img193.echo.cx/img193/7475/adsz8oj.jpg
Osmanlıda Uyarı Levhaları
- Kutlamalarda havaya ok atmak tehlikeli ve yasaktır.
- At sırtında iken haberci güvercinle konuşmak yasaktır..
- Dikkat..! Fayton çıkabilir..
- Seyir halindeki sandaldan sarkmak tehlikeli ve yasaktır.
- Seyir halindeyken faytoncuyla konuşmak yasaktır..
- "Kanat takıp uçmak yasaktır" (galata kulesi müdürlüğü)
- 18 yaşından küçük veledlere tütün ve mamulleri satışı zinhar yasaktır...
- Yenicerilik cagi gelmis er kisilerin dikkatine... bu er kisilerin, tecil islemlerinin baslatilabilmesi icin, yoklama suresi gecmeden, tez vakitte kayitli bulunduklari tekke, zaviye ve medreselerden ogrenci belgesi getirmeleri gerekmektedir...
- "Develer sağdan gidiniz"
- Kervan yolları umum müdürlüğü
- Saray kapısı, park yapmayınız.
- Dikkat, mancınık atış sahası dikkatli geçiniz...
- Idam esnasında cellatla konuşmayınız..
- Viyanadan Musula kadar tam teşekküllü deve kervanlarımız emrinizdedir (Kervansaray Turizm)
- Yenicerilerin kazan kaldirmasi nedeniyle kazan satisi gecici bir sure durdurulmustur.. .
- "Lutfen mendillerinizi cope atiniz" --uskudar belediyesi
- Surlardan sarkmak tehlikeli ve yasaktır..
- Orta asyadan gelip cihad icin yedi duvele giden akincilar, hareket saatiniz gelmistir, lutfen atlarinizin basina...
- Çamurlu nalla avluya girmeyiniz" --topkapı sarayı avlu idaresi..
- Temiz bir cevre icin tezek muayenesini yaptiriniz..
- Faytona orta kapıdan binmek yasaktır..
- Bu alanda Bizanslı avlamak yasaktır...
- Faytonlar için yolcu indirme-bindirme yeri durmak yasaktır..
- Bu alanda cenk eylemek yasaktır..
- Satılan cariye geri alınmaz..
- Viyana 250 km, tahran 1850 km
- 80 yaşından küçüklerin tütün, alkol ve emsallerini içmesi yasaktır.. (4. Murat)
- Lüzumsuz yanan kandilere ufleyunuz..
- En sağ şerit tulumbacılar içindir, lütfen bu şeridi kullanmayınız
- Faytona binince saray kimliğini göstermek mecburidir.. yeniçeri kimlikleri geçersizdir..
- Viyanadayım, gelicem...kanuni
- Itinayla karadan gemi yüzdürülür...
- Hanın önüne beygir bağlamak yasaktır...
- Kesici ve delici silahlar sandalcımıza zarar verdiğinden yolculuk boyunca kılıcınızı lütfen kınında tutunuz..
- Savas alanına çocukla girmek tehlikeli ve yasaktır..
Bir zamanlar İngiliz hükümeti çocuğu olmayan ailelerin bu sorununu
çozmek için "Cici Baba" servisi kurmuş.Cici Baba evliliklerinin ilk
beş yılında çocuk sahibi olamayanlara yardım eden bir devlet memuru.
Smith ailesi de boyle bir servis için başvuruda bulunur , heyecanla
"CiciBaba" yi beklerken kapı calınır, ancak gelen kişi cici baba adayı değil,kapı kapı dolaşan bir bebek fotoğrafcısıdır. Konuşma şöyle gelişir:
Ms Smith: Günaydın
SATICI : Günaydın efendim ben şey için gelmiştim
Ms Smith: Açıklamanıza gerek yok kocam herşeyi anlattı. Buyrun
içeri girin
SATICI : Öylemi? Bebek işinde üstüme yoktur, özellikle ikizlerde.
Ms Smith: Kocamda öyle söyledi buyrun oturun.
SATICI : O zaman kocanız belki de size . .. . . . . . . . . . . . .
. . .
Ms Smith: Aa evet, ikimizde en iyi sonucun böyle alınacağını
düşünüyoruz.
SATICI : Öyleyse hemen başlayalım.
Ms Smith: (KIZARARAK) şey nerede başlamalı?
SATICI : Her şeyi bana bırakın. Ben genellikle iki kez banyo
küvetinde,
bir kez kanapede ve belki bir kaç kez yatakta denerim. Bazen oturma
odasının halısınde iyi oluyor
Ms Smith: Banyo ! ! Oturma odasının halısı! ! ! Neden bizim
beceremediğimiz anlaşılıyor.
SATICI : Şey hanımefendi , hiç kimse ilk seferinde iyi bir sonuç
garanti edemez ama altı yedi kere denersek bir tanesi mutlaka şahane
olacaktır.
Ms Smith: Afedersiniz ama biraz fazla olmuyor musunuz?
SATICI : Kesinlikle değil benim işimde insanlar aceleci
olmamalıdır.
Ms Smith: Başarılı oluyor musunuz bari?
SATICI : (Çantasını açarak bebek fotoğrafları gösterir)Şu bebeklere
bakın bunlar benim işlerim. Bakın bu dört saat sürdü.
Ms Smith: Evet çok güzel bir bebek
SATICI : Fakat gerçekten güç bir iş. Görmek istiyorsanız şuna
bakın, ister
inanın ister inanmayın bu Londra'nın ortasında , otobüsün üzerinde
oldu.
Ms Smith: TANRIM ! ! ! ! ! ! !
SATICI : Bunlar da şehrin en şirin ikizleri.Anneleri ile çalışmanın
ne zor olduğunu bilseniz ikizlerin şirinliğine daha cok şaşırırsınız.
Ms Smith: Öyle mi ?
SATICI : Sormayın. Şununda işi doğru yapabilmek için onu Hyde
Park'a göturdüm. Herkes çevremizi sardı. Peş peşe dört beş tam boy ve iş bitti.
Ms Smith: Dört beş tam boy ! ! ! ! !
SATICI : Evet üstelik üç saatten fazla sürdü. Sonunda bir kaç kişi
kalabalığı tuttu . Karanlık olmadan önce yeniden denemeliydik ancak
serçeler aletimin uzerine konup gagalamaya başladılar bu yüzden işi
bırakmak zorunda kaldık.
Ms Smith: Yani gerçekten serçeler şeyinizi aaa-aletinizi ısırdıler
mı?
SATICI : Evet böyle şeyler oluyor tabi. Ben tekniğimi geliştirmek
için tam üç yıl harcadım. Mesela şu bebek. Bu neticeye ancak büyük bir mağazanın ön vitrininde ulaşabilirsiniz.
Ms Smith: Bu kadar da olmaz!
SATICI : Hanfendi hazırsak ayaği alıp geleyim.
Ms Smith: Ayak mı ? ? ? ? ! ! ! ! !
SATICI : Aa evet , ağır olduğu için sürekli elde taşımak zor oluyor
bunun için ayak kullanıyorum.
- Hanımefendi . . . . . Hanımefendi . . . . .
Hayallah neden bayıldı şimdi bu. . .
Masum Seytan
Bir gün seytan büyük bahçeli koskoca bir malikaneye girmis. Merdivenleri çikmis. Bir kuzu görmüs. Kuzunun boynunda bir ip varmis. Seytan ipi çikarmadan sadece biraz gevsetmis. Kuzu malikenenin önünde bulunan aynayi görmüs. Sasirinca bir hamle yapip aynayi kirmis. Çikan gürültüye evin hizmetçisi gelmis. Sen naaptin? ben simdi burayi nasil temizliycem. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar demis ve kuzuya bir tekme atmis. Kuzu merdivenlerden düsünce ip yetmemis ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüs. Bu sirada evin usagi gelmis. Neler oldugunu sormus. Kadin anlatinca bunu nasil yaparsin. Bey simdi ikimizi de kovucak. O kuzu onun için çok degerliydi demis. Ve hafifçe kadini itmis. Kadin dengesini kaybetmis ve merdivenlerden düsüp boynunu kirmis. Sesi duyunca evin hanimi gelmis. Olanlari ögrenince sinirlenmis. Tam usagi dövmek için usaga yaklasirken usak lütfen beni bagislayin ve beni kovmayin diyerek diz çökmüs. Usagin üstüne hizla gelen kadin ise ona çarpip merdivenlerden yuvarlanmis ve ölmüs. Evin beyi gelip de olanlari dinleyince belinden silah çekip usagi vurmus. Sonra kendi kendine eyvah ben ne yaptim? bir kuzu, aynanin kirilmasi ve sevmedigim karim için elimi kana bulamaya, katil olmaya degermiydi? demis ve silahi çekip bir kursunda kendine sikmis. Bütün bu olanlari bir kenardan izleyen seytansa siritarak "Ben hiç bisey yapmadim ki. Sadece aciyarak kuzunun boynundaki ipi gevsettim, o kadar..." demis...
http://img99.imageshack.us/img99/9853/05kartinki597826tn.jpg
Şimdi buradan çıkarmamaız gereken şu olmalı.
Bütün sarışınları devre dışı bırakmışlar. !
Sağda elini kaldıran şarışın da 'kurtarın beni ' demek istiyor..
Masum Seytan
Bir gün seytan büyük bahçeli koskoca bir malikaneye girmis. Merdivenleri çikmis. Bir kuzu görmüs. Kuzunun boynunda bir ip varmis. Seytan ipi çikarmadan sadece biraz gevsetmis. Kuzu malikenenin önünde bulunan aynayi görmüs. Sasirinca bir hamle yapip aynayi kirmis. Çikan gürültüye evin hizmetçisi gelmis. Sen naaptin? ben simdi burayi nasil temizliycem. Evin beyi bunu duyunca kesin beni kovar demis ve kuzuya bir tekme atmis. Kuzu merdivenlerden düsünce ip yetmemis ve kuzunun boynunu kesip onu öldürmüs. Bu sirada evin usagi gelmis. Neler oldugunu sormus. Kadin anlatinca bunu nasil yaparsin. Bey simdi ikimizi de kovucak. O kuzu onun için çok degerliydi demis. Ve hafifçe kadini itmis. Kadin dengesini kaybetmis ve merdivenlerden düsüp boynunu kirmis. Sesi duyunca evin hanimi gelmis. Olanlari ögrenince sinirlenmis. Tam usagi dövmek için usaga yaklasirken usak lütfen beni bagislayin ve beni kovmayin diyerek diz çökmüs. Usagin üstüne hizla gelen kadin ise ona çarpip merdivenlerden yuvarlanmis ve ölmüs. Evin beyi gelip de olanlari dinleyince belinden silah çekip usagi vurmus. Sonra kendi kendine eyvah ben ne yaptim? bir kuzu, aynanin kirilmasi ve sevmedigim karim için elimi kana bulamaya, katil olmaya degermiydi? demis ve silahi çekip bir kursunda kendine sikmis. Bütün bu olanlari bir kenardan izleyen seytansa siritarak "Ben hiç bisey yapmadim ki. Sadece aciyarak kuzunun boynundaki ipi gevsettim, o kadar..." demis...
Buranın kapısındaki tabela herhalde şöyle.
'MURPHY MALİKANESİ'
Satılık adalar... acaba hangisini alsam :)
http://img135.imageshack.us/img135/4585/05kartinki597824oi.jpg
Bonusçuların Tuzağı :)
http://img135.imageshack.us/img135/6224/28kartinki379288yo.jpg
ünlü basketçi k. abdülcabbar'a özel :)
http://img72.imageshack.us/img72/9274/untitled7qz.png
neden daha azı ile yetinsinler ki.....:D
http://img132.imageshack.us/img132/6130/podbor79178qd.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz390.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz391.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz392.JPG
selçuk efendi
10-05-2006, 21:32
Allahım yaarabbim, çok komik ve şeker birşey geçti elime... şimdi size anladığım kadarıyla konyalı bir çocuğun okuduğu şiirin sözlerini yazmaya çalışacağım (ben bile oraya yakın olmama rağmen bazı yerleri anlayamadım..en iyisi sn. karamanoğlu, düzeltiversin yanlışım varsa:)):
önce link http://www.resimload.com/140522/cmbxfwIh.swf
adı konyalıca aşık
seni görüvirince annah dimişsim,
sanki ekşim erik-börek yemişsim,
ne sevdiğim çabuk unuttun beni,
yanık şebit gibi kuruttun beni...
al şu şalvarlığı dikin bolcana,
döndürdün beni şaklanmış patlıcana,
bana bakıp da gözlerini hörtletme,
reçellik kayısı gibi beni pörtletme...
aşkın bende bıngıl bıngıl kaynasın,
nöörecen sıpaları kız, sokakta oynasın..
ne gördüysen uzun ömre,
yeter ettiğin gayri, höllüğün körü..
oy oy oy, çok güzel olmuş:)
selçuk efendi
10-05-2006, 23:18
tamam, memleketimden manzaralar ama yazım hatası mı, azgınlık mı, bu ne be?:D:p
http://img50.imageshack.us/img50/7330/11cg0jg.jpg (http://imageshack.us)
http://img50.imageshack.us/img50/5/29rc8sh.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/2582/33ir1mv.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/4273/evlilik9ij5hy.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/8973/aa17lo5uu.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/5292/a23kv8ka.jpg (http://imageshack.us)
http://img141.imageshack.us/img141/4276/a46dz6dy.jpg (http://imageshack.us)
THY
Yolcu: Diyarbakır kaç para?
THY: 58 milyon 500 bin, indirim belgeniz varsa 32 milyon.
Yolcu: İndirim belgesi kaç para?
Yolcu: Trabzon'dan İstanbul'a kaç saat acaba?
THY: Beklemeye alan görevli 'Bir saniye efendim...'
Yolcu: Sağolun iyi akşamlar.
Yolcu: Kars'a yer var mı?
THY: Maalesef yok efendim.
Yolcu: Arada bir yerde falan yok mu, askeriz de.
THY: İndirim belgeniz var mı?
Yolcu: Var komutanım.
Diyarbakır'dan arayan yolcu: İyi günler abi, ben İstanbul'a uçacağım da, pasaport lazım mıydı!
THY: Yolcunun adı lütfen.
Yolcu: Duygu. Ama yolcu benim ve erkeğim!
THY: Uçak akşam beşte efendim.
Yolcu: Doksan beşte mi, çok geç yahu.
Yolcu: İyi akşamlar, Lufthansa'nın uçağı indi mi?
THY: Onların uçağını biz göremiyoruz .
Yolcu: Nasıl göremezsiniz, orası THY değil mi?
Yolcu: İyi akşamlar, Ağrı'ya yer var mı?
THY: Yer yok, dolu efendim.
Yolcu: Acil gitmem lazım, firardayım da.
Kuşkucu bir bayan: Affedersiniz eşim Londra'ya uçuyor, yanındaki arkadaşının adı dilimin ucunda ama hatırlayamıyorum, siz bir bakıp söyler misiniz bilgisayardan?
THY: Yolcu hakkında bilgi veremeyiz efendim.
Bayan: Şey, bari yanındakinin bay mı bayan mı olduğunu söyleseniz, benim için çok önemli.
Terminalde yolcuyu uçağa götüren otobüsü gören Trabzon yolcusu, 'Ula, ben uçak parası verdim, otobüsle gitmem!
Alıngan Hırsız :)
Çinde bir üniversitede oldukça ilginç tamamiyle gerçek bir olay ..
Kızın biri bir gün yeni aldığı bisikletiyle okula geliyor ve okulun
bahçesindeki bisiklet parkına henüz kilit almadığı için öylece
bırakıyor..
derslerin bitiminde okul çıkışı bisikletinin yerinde olmadığını
görüyor ve çok sinirleniyor..
Ertesi gün sabah okula geldiğinde bisikletini üzerinde bir notla bir
gün önce bıraktığı yerde buluyor. Üzerindeki notta "Çok özür dilerim
ama bisikletine gerçekten çok ihtiyacım vardı aldıktan 2 saat sonra
geri getirdim ama sanırım çıkışına yetişemedim çok üzgünüm anlayışın
için teşekkürler."
Kız doğruca bir bisikletçiye gidiyor ve 5 tane kilit alarak okula
dönüyor.. bisikleti iyice kilitleyip 5 farklı anahtarla derse giriyor
ve olayı arkadaşlarına anlatıyor..
Ders bitimi okul çıkışında 5 kilit taktığını anlattığı arkadaşlarıyla
beraber bisikletini almaya gittiğinde şok oluyor..
Bisikletin üzerinde 10 kilit ve birde not var.. "Eğer acil ihtiyacım
olduğu halde ben kullanamayacaksam sen hiç kullanamayacaksın."
AKLA HAYALE GELMEZ DOLANDIRICILIK OLAYLARI
İstanbul’a yeni gelen taşralılara Galata Köprüsü’nü satan uyanıklar nostaljik Türk filmlerinde kaldı. Sülün Osman’ın torunları artık şeytana bile pabucunu ters giydirecek tezgahlar kuruyor. Kimi dini inancınızı hedef alıyor, kimi cinsel zaafınızı. Kandırılanlar arasında Adnan Şenses de var, Beyazıt Öztürk de.
Dolandırıcılar ise bazen doktor oluyor, bazen polis ya da Mahsun Kırmızıgül. İşadamına dadanan ayrı, yaşlının, gencinki ayrı. Yerlisi de var, İsrailli, Nijeryalısı da. Zamane dolandırıcıları benim diyen külyutmazı katakulliye getirecek senaryolarla çıkıyor kişilerin karşısına. Ben yutmam, bana olmaz demeyin, iş başa gelmeden şu son moda dolandırıcılıklara bir göz atın.
Define senaryosu
İşte Uğur Dündar’ın ortaya çıkardığı film gibi bir dolandırıcılık. Seçilen alana bir küp altın benzeri heykelcik gömülüyor. Civarda arazi almak istiyormuş gibi yapıp zengin bir köylüyle samimiyet kuruluyor. Hikaye şu: Ekip, İsveç’teki zengin biri tarafından, dedesinin gömdüğü defineyi bulmak için gönderilmiş. Zengin adam, bulana 12 milyon Euro verecek. İhtiyatlı köylü çetenin haritada gösterdiği yerden küp dolusu altın heykelcik çıkınca oltaya yakalanıyor. Üstelik çete, altınları da köylüye bırakıp, İsveç’e alıcıları getirmeye gidiyor. Ardından çete köylüyü telefonla arıyor. Masraflar için acil para istemeye başlıyor. Vize masrafları için 13 bin Euro, yok filanca rüşvet için acil şu kadar Euro... Altınlara bakıp, istenen parayı ödeyen Tuzcular Köyü muhtarı Bahattin Manav, ocak ayında 155 milyar lirasını kaptırdı. Çetenin sadece Bartın civarında 500 bin YTL vurgun yaptığı tahmin ediliyor.
Doktor Egemen
İstanbul’da kendini Doktor Egemen olarak tanıtan, doktor önlüğü giyen kişi hasta yakınlarını indirim vaadiyle dolandırıyor. Hastanelerde yakını yatan birini bulup "Orada ameliyatlara giriyorum, size yüzde 30 indirim yaptırayım. Fazlasını yaptırabilirsem üstü benim" diyor. Kayınpederi Alman Hastanesi’nde tedavi gören T.G. (51) de indirim lafını duyunca eşini aradı, para alarak gelmesini istedi. Doktor Egemen’le hastaneye giden çift evrakları verip kafeteryada beklemeye başladı. Sahte doktor işlemlerle uğraşırken, gerekirse diye otomobilinin anahtarını da T.G.’ye vermişti. Doktor Egemen bir süre sonra gelip, 12 bin liralık faturaya yüzde 60 akraba indirimi yaptırdığını söyledi. Payına düşen 3 bin 250 YTL’yi alıp gitti. Sonra ortadan kayboldu. Anahtar çalıntı bir otoya aitti. (Mart, 2006).
Dantel çetesi
Bu çetenin küfesinde 2 bin Batmanlı kadının parası var. Biri kadın, üç kişilik grup mahallede bir dükkan kiralıyor. "Evlerinizde örmek için dantel işi veriyoruz" sloganıyla kadınları çağırıyor. Gelenlere sipariş verip bunları 100 YTL’ye alacaklarını söylüyor. Danteller standart olsun diye iplik çeteden. Ama 2 YTL’lik ipliği kadınlara peşin 7.5 YTL’den satıyorlar. Kadınlar eve dönüp gece gündüz çalışırken, çete ortadan kayboluyor. Batman Aydınlıkevler Mahallesi’nde kadınlara haftalarca dantel ördürüp, semt lokantasına bile borç takarak kayıplara karıştılar. (Nisan, 2006).
Yabancı vurgunu
İsrailli iki işadamı, krizden hemen sonra Perpa Ticaret Merkezi’nde şirket kurup 25 kişiyi işe aldı. Gazetelere "şok kampanya" sloganıyla tam sayfa ilanlar verip 12 ay taksitle her marka beyaz eşyayı ucuza sattıklarını duyurdu. Şirkete başvuran müşteriler ucuz ürünleri inceleyip sipariş verdi. Peşinatları ödedi. Ürün, 15 gün sonra başvuru sırasına göre verilecekti. 25 çalışanın maaşının ödeneceği ve ürün teslimatının başlayacağı 27 Ocak’ta iki İsrailli ortadan kayboldu. Kaldıkları Ceylan Oteli’nden ayrılıp ülkelerine döndükleri anlaşıldı. Şişli Adliyesi’ne ilk suç duyurusunu kapalı kepenkleri görüp durumu anlayan şirket çalışanları yaptı. (Şubat, 2004).
AB’nin doktorları
Önce mahallede yaşlı ve hastaları araştırıyorlar. Sonra biri önlüklü diğeri takım elbiseli ikili kapıyı çalıyor. "Sağlık Bakanlığı’ndan geliyoruz. Bundan sonra hastanızın bakımını evde yapacağız" diyorlar. Ücretini soran yaşlıya verdikleri cevap: "AB’ye uyum çerçevesinde bedava bir hizmet. Bakım için getirdiğimiz aletleri (tansiyon cihazı, masaj aleti, zayıflatma kemeri) üzerinize zimmetleyeceğiz, tedavi bitince geri alınacak." 58 yaşındaki N.S. bu tuzağa düşenlerden biri. Kocası felçli. Zimmet için verilen evrakları imzalamakla kalmadı, komşusu A.K.’ye de haber verip "hizmetten" yararlanmasını sağladı. Sevincinden doktorun eline 50 YTL de bahşiş sıkıştırdı. Ama AB’nin doktorlarını bir daha göremedi. Cihaz kutularını karıştırınca, taksitli satış evraklarıyla karşılaştı. (Ocak, 2006).
Alıntıdır.
Yataktaki pozisyonlar :)
üstad az daha ahlak zabıtasını çağırıyodum :D
üstad az daha ahlak zabıtasını çağırıyodum :D
Bir arkadaş email ile gönderdi,benimde ilk tepkim öyleydi.:D
İşyeri Kuralları
Bu işyerinde patron daima haklıdır. (Çünkü maaşlarınız onun kasasında saklıdır)
Bu işyerinde hertürlü hastalık mazeret kabul edilmez. Getireceğiniz rapor kanıt sayılmaz. (Doktora kadar gidilebilenin işede gelebileceği varsayılır.)
Patron hertürlü amelliyata çok kızar. O, sizi tüm organlarınızla işe almıştır. Amelliyatla alınan her organ için maaşınızdan %10 kesilir. (Özellikle de diş ve tırnaklarınıza mukayet olunuz.)
Birinci dercede dahil akraba ölümü işten kaytarmak için mazeret kabul edilmez. Ölen sizseniz, bu geçerli bir mazeret sayılabilir. Ancak iş ahlakına uygun olması bakımından bu durumu 15 gün önceden haber vermelisiniz. (Böylece iş aksamadan yerinize biri geçirilir.)
Bu işyerinde patronun odasına kendi fiikirilerinizle girebilirsiniz. (Ancak patronun fikirleriyle çıkmak zorundasınız.)
Bu işyerinde kitap zaten, gazete okumaksa katiyyen yasaktır.
Bu işyerinde uyumak kesinlikle affedilmez. Şekerleme yapanlar ise uyarılmaksızın maaş kesimine uğratılır. (Patron uyumaz, gözlerini dinlendirir.)
Patron, çalışanların akşam eve gitmesini para ve zaman kaybı sayar. Sabah zaten işyerine dönüleceğinden eve gitmek özel izne bağlanmıştır. (Bütün masalarda çekyat olma özelliği vardır.)
Mesai saatlerinde tuvaleti kullanmanız yasaktır.
Tavsiyeler
Zam aylarında çok sefil bir tavır alın. Yani olduğunuz gibi görünün. Ne demişler ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...
Patrona sakın bulaşmayın. O size bulaşırsa kötü olur.
İyi bir eleman olmanın ilk şartı : "Bugün patron için ne yaptım" sorusunu her mesai sonunda kendinize sormak ve iyi şeyler yaptıysanız patrona bu durumu rapor halinde iletmektir.
Patron geleceğinizin garantisidir... Patronun haksız olduğu durumlarda işyeri kuralları 1. madde geçerlidir.
Turna
Avcılar oturmuşlar başlarından geçen ilginç olayları anlatıyorlarmış,
içlerinden biri bir gün gölde balık avlarken oltama büyük bir balığın
takıldığını anlayınca yavaş, yavaş ve büyük bir mücadele ile kıyıya
çektiğimde, büyük bir turna balığı olduğunu gördüm balığı tek başına
taşıyamayacağımı anlayınca gidip köyden atımı aldım, fakat balığı ata
koyduğum zaman bir taraftan başı diğer taraftansa kuyruğu yere deymesin
mi,
yapacak bir şey olmadığından yola çıktım ama oda ne az sonra balığın
ağırlığından atın beli kırılmasın mı, deyince orada bulunan
arkadaşlarından
biride bizde üç arkadaş bir gün sisli bir havada domuz avına çıkmıştık,
o
arada çalıların arasında ses duyunca tüfeğimi ateşlememle acı bir
feryat
duyup, çalılıklara gidince vurduğumun arkadaşım olduğunu görünce hemen
bir
mezar kazmaya başladım, fakat o arada diğer arkadaşım gelerek seni
katil
deyince onu da vurmak zorunda kaldım, onun içinde bir mezar kazmaya
başlamıştım ki bu sefer de orman memuru silah sesini duyup ta yanıma
gelince
artık yapacak bir şey kalmadı, ha iki ha üç kişi deyip onu da vurdum,
tabii
onu saklamak içinde bir mezar daha kazmaya başladığımda karşıdan bir
traktör
dolusu köylü yanıma doğru gelmiyor mu deyince, turnayı yakalayan avcı
yok
artık köylüleri de vurup gömdüm deme, diyince o zaman sende balığın
boyunu
daha makul bir ölçüye çekte bana bir traktör dolusu köylüyü vurdurma
der.
araba lastiğinden sanat eserleri..
http://img523.imageshack.us/img523/6426/0045gk6ig7lt.jpg (http://imageshack.us)
http://img523.imageshack.us/img523/3210/0023sp7os5qg.jpg (http://imageshack.us)
http://img523.imageshack.us/img523/9393/0039zl2zq6wo.jpg (http://imageshack.us)
http://img523.imageshack.us/img523/3457/0013lc18lp6fn.jpg (http://imageshack.us)
http://img390.imageshack.us/img390/5417/kqqyzwh45ua.jpg (http://imageshack.us)
http://img390.imageshack.us/img390/9281/23859erdal5et6ef.jpg (http://imageshack.us)
Tavuk Yasami
http://img502.imageshack.us/img502/6859/1tavugunyasami6rn2cp.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/4812/22cw6fb.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/6044/39ys3jz.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/5600/49mx2lf.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/7298/53pe19iy.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/7825/63lc6uu.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/8984/71bf3ha.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/1216/88gz2lq.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/4496/97kg3xz.jpg (http://imageshack.us)
http://img502.imageshack.us/img502/2654/adsz4bd5sm6ky.png (http://imageshack.us)
BORSAHİSSE
16-05-2006, 01:17
http://www.resimload.com/140522/cmbxfwIh.swf
1)Anons
DIYARBAKIR Havaalani'nda THY'nin ucagi kalkacak. Görevli, yolculari
ucaga davet etmek icin son anonsu yapiyor. Hoparlörlerden yükselen
sözcükler söyle; ''Sayin yolcilar! Ucak on dakka sonra kahacahtir .
Polis kontrolünden gectiizz, gectizz... Gecmediz, ucah gitti, siz
kaldiz... Tikkatinize.'' Bu anons gectigimiz günlerde yapildi.
*************************************************
2) Anadolu'yu köy köy dolasan bir müfettisin sahit oldugu olaydir.
Müfettis arkadas Denizli'nin köylerinden birine hurda bir minibüsle
gitmektedir. Minibüste yayla köylerine giden köylüler vardir.
Köylülerden biri ileride yol kenarinda otlayan keci yavrularini
göstererek soföre seslenir "Oglaklarin yaninda indiriveee". Soför
vitesi kücültür tam duracakken motor sesinden ürken keci yavrulari yol
boyunca kosmaya baslarlar.Soför de hizini yeniden artirip oglaklarin
pesine düser. Araba ile oglaklar arasinda müthis bir kovalamaca
baslar. Yaklasik 2 kilometre sonra oglaklar yorulur ve durur. Soför de
durup kapiyi acar. Köylü hicbir sey söylemeden minibüsten iner.
**************************************************
3)Doktor Olmak Zorrr Dogu'da devlet hastanelerinden birinde mecburi
hizmetini yapan bir doktorun basindan gecer olay. Doktorumuz
jinekologdur... Bir gün iceri carsafli bir kadin ve kocasi
gelir...Adam; "Karimin bir sikayeti var" deyip cikar disari... Doktor
kadina uzanmasini söyler ve normal muayenesini yapar. Muayene
bittikten sonra da hastanin SSK'li oldugunu düsünerek sevk kagidinin
olup olmadigini sorar ve "Sevk aldin mi?" der. "Acuuk" diye cevap
verir kadin...
**************************************************
4)Dedik ya, Doktor Olmak Zorrr... Kartal Devlet Hastanesi'ne gece
nöbetinde bir cocuk getirilir. Yapilan tetkiklerden sonra cocugun
ayaginin burkuldugu anlasilir. Hekimimiz babayi iceri cagirir ve
"Cocuga voltaren pomat yaziyorum. Günde üc kere yedire yedire sürün"
der. Aradan bir hafta gecmistir ki ayni adam ve ayni cocuk bir kez
daha gelirler hastaneye. Cocugun ayagi davul gibi sismistir, surati
da morluklar icindedir. "Doktor bey" der, "bu cocugun ayagi kirik."
Doktor hayretler icinde kalmistir. Ayagin kirik olmadigini bilmektedir.
Merakla sorar; "Peki verdigim merhemi ne yaptiniz?" "Valla doktor
sizin dedigunuz gibi günde üc ögün ekmegin üstüne sürdük yedirdik,
sürdük yedirdik. Yemek istemedi ama duve duve yidirdik. Gine de inmedi
sisligi... Naapsak bilmiyom artik..."
http://img146.imageshack.us/img146/7339/208il.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/2527/funwithmask7ah.jpg
http://img108.imageshack.us/img108/20/prikol40pb.jpg
http://img146.imageshack.us/img146/1940/noname4vq.jpg
http://img108.imageshack.us/img108/2821/foto39wa.jpg
selçuk efendi
16-05-2006, 23:02
BİLMEYENLER ÖGRENSİN :)))
Musa Agacik, yillardir yaptigi röportajlarin küçük bir
bölümünü
"Musa'dan Beri" adli kitapta topladi.
Türkiye'nin son yillardaki serüvenini daha iyi görmek
için mutlaka
okunmasi gereken kitaptan birkaç satir:
Agri' da konustugu 75 yasindaki Haci SIddIk
Bilgin diyor ki:
-Musa Bey, biz Atatürk'ü çok seviyoruz...
-Zorunuz nedir, neden Atatürk'ü seviyorsunuz baba?"
-Çünkü Atatürk LAYIGLIGI getirmistir!.."
- Layiglik nedir SIddIk Baba?"
-Camiye giden camiye layigtir, kerhaneye giden,
kerhaneye layigtir..."
-Bu mudur?
-Heee budur.
http://www.galeriturk.net/getimg/761.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz446.JPG
Buyuk kahinlerden !!! Sozler
"Radyonun gelecegi yok"
Lord Kevin - Iskocyali fizik alimi
"Artık yeni hicbir sey yok.Icat edilebilecek hersey icat edildi."
Charles H. Duell - Amerikan Patent Dairesi Baskani 1899
"Denizaltilarin savasta ne ise yarayabilecegini anlayamadim.En fazlasindan murettebatin bogularak olmesine sebep olabilir."
H. G. Wells - yazar 1901
"Atlar her zaman kullanilacaktir.Otomobil ise ancak gecici bir moda olabilir."
Henry Ford'un kredi talebi uzerine otomotiv sektorunun gelecegi konusunda ekspertiz veren bir banka muduru 1903
"Ucaklar hos oyuncaklar.Ama askeri bir degerleri yok."
Maresal Ferdinand Foch, I.Dunya Savasi'nda Fransiz Ordulari Baskomutani 1911
"Artistlerin konusmalarini kim duymak ister ki?"
Harry M. Warner, film endustrisi yoneticisi.O siralarda yeni icat edilen sesli film hakkında 1927
"Televizyon en gec altı ay icinde piyasadan silinecektir.Insanlar her aksam boyle bir kutuya bakmak istemez."
Daryik F. Zanuck - Twenty Century Fox'un baskani 1944
"Bilgisayarlar gelecekte belki sadece 1,5 ton agirliginda olacaklar."
Popular Mechanics Dergisi - 1949
"Sound'larini begenmedim,ayrica gitar gruplarinin modasi gecti."
Decca Record Plak Firmasinin bir yoneticisi.
Beatles'lar hakkinda - 1962
"Insanlarin buyuk cogunlugu icin tutun tuketimi gayet sihhi bir seydir."
Doktor Ian G. McDonald, Operator - 1963
"Insanlarin evlerinde bilgisayar bulundurmalari icin herhangi bir neden goremiyorum."
Kenneth Olsen, Digital Equipment Corp.'un (bir
bilgisayar firmasi) baskani - 1977
http://www.mrandmrswheatley.co.uk/cunningstunt.html
artislik yapmanın sonu
EVLENMEDEN ÖNCEKİ HALİ......
BİRDE EVLENDİKTEN SONRAKİ HALİNİ GÖRMEK İÇİN (CTRL-A) ya BASIN....
http://img99.imageshack.us/img99/409/235tp.jpg
Dünyanın en hızlı kürek çekeni.....
http://img131.imageshack.us/img131/1376/000285533mz.jpg
Sn. Red kit'in düldül'ü bulduk..... çağdaş redkit e çağdaş düldül yakışırdı :):)
http://img141.imageshack.us/img141/7349/clipimage0068rb.jpg
Trafiğe, bahçelievler belediyesi kesin bir çözüm bulmuş :D:D
http://img141.imageshack.us/img141/5739/dsc000132gd.jpg
selçuk efendi
17-05-2006, 18:06
http://xiuke.free.fr/autre/kiss/
türk filmi tadında bir film... klip mi desek acaba?
selçuk efendi
17-05-2006, 18:08
Amerika da su siralar en populer ekran koruyucusunu gormek istiyorsaniz asagidaki linki tiklayiniz...Koselere sikistigi zaman mouse inizla uzerinde oynayabilirsiniz...
http://www.planetdan.net/pics/misc/georgie.htm
GOOGLE daki GİZLİ GERÇEK
1- www.google.com sayfasini acin
2- arama motoruna "Failure" (basarisizlik, yetersizlik;
basari kazanamayan kimse) yazin.
3- "Search" (Google'da ara) yerine "I'm feeling Lucky" (kendimi sansli
hissediyorum)'u tiklayin
4- Gorun bakalim ne olacak!
http://img163.imageshack.us/img163/1220/000285054vn.jpg
futbol severler artık tuvaletlerden çıkamaz... turnuvalar bile düzenlenir :D:D
http://img138.imageshack.us/img138/2431/coolurinalfootball6sz.jpg
http://img101.imageshack.us/img101/562/90le4ee.jpg
http://img159.imageshack.us/img159/8296/125dv1wo.jpg
http://img138.imageshack.us/img138/8467/061zb.jpg
http://img138.imageshack.us/img138/4879/090mg.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz496.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz498.JPG
Margarin , Tereyağı ve diğer yağlar arasındaki farkı biliyor musunuz?
Her ikisi de hemen hemen ayni kaloriye sahiptir.
Tereyağı çok az daha fazla doymuş yağ oranına sahiptir. 8 grama 5 gram.
Harvard Tip Fakültesinin çalışmasına göre tereyağı ile karşılaştırılınca margarin yemek kadınlarda kalp hastalığına
yakalanma olasılığını %53 artırıyor.
Tereyağı yemek, yiyeceklerdeki diğer besin öğelerinin emilimini artırıyor. Tereyağının besinsel değeri yüksek olmasına
rağmen margarinin çok düşüktür. Çünkü katkılıdır.
Tereyağı margarinden çok daha lezzetlidir ve diğer yiyeceklerdeki tadları zenginleştirir. Tereyağı yüzyıllardır bilindiği halde margarin 100 yıldan az bir süredir yapılmaktadır.
Ve şimdi margarine gelelim...
Yağ asitleri çok yüksektir...
Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar...
Toplam kolesterolü ve LDL'yi yükseltir. (Kötü kolesterol)
HDL'yi düşürür. (iyi kolesterol)
Kanser riskini beş katına çıkarır...
Anne sütünün kalitesini düşürür...
Bağışıklık sistemini zayıflatır...
Insülin tepkisini düşürür.
İSTE EN İLGİNÇ KISMI!
Margarin plastikten yalnızca 1 molekül farklıdır. İste bu gerçek beni hayatim boyunca bir daha margarin ve diğer hidrojene yiyecekleri yemekten alıkoymuştur . (Hidrojene demek moleküler yapısına hidrojen eklenmiş demektir.) Kendiniz de deneyebilirsiniz: Bir paket margarin alin ve gölge bir yere koyun. İki gün içinde şunları gözlemleyeceksiniz.Üzerinde bir tane bile sinek yok! (Bu size birseller anlatmalı.) Çürümemiş ve kötü kokmamıştır. Çünkü hiçbir besin değeri yoktur ve üzerinde hiçbir şey gelişmez. Hatta mikro organizmalar bile yerleşmez. Neden? Çünkü nerdeyse plastiktir. Evdeki plastik kablonuzu eritip de tostunuza sürer misiniz?
Sadece margarinler değil, pek çok sıvı yağ da bu durumda. Yanma derecesini yükseltmek, yağı dayanıklı hale getirmek için ayçiçek yağı, kanola yağı gibi pek çok sanayi tipi yağı hidrojene ediyorlar. Böyle yağın dayanıklılığı artıyor ve uzun süre kızartmalarda kullanılabiliyor.
İbret verici iki hatıra:
1966-1968 yıllarında yedek subaylığımı yaptığım (ARGE) dairesinde bulunduğum bir dönemde Biyoloji laboratuarında yapılan kobaylar üzerinde 6 ay boyunca sıra ile margarinli, tereyağlı, soya yağlı ve zeytinyağlı gıdalar verildi. Daha sonra kobayların karaciğerleri çıkartılarak incelemeye alındır. En çok tahrip olmuş karaciğer margarinle beslenen kobaya ait, bunu soya yağı ile beslenen kobay, bunu da tereyağı ile beslenen kobay takip ediyordu. En az tahrip olmuş karaciğer ise zeytinyağı ile beslenen kobaylara ait idi.
İkinci hatıram 1975 yıllarında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığında Sanayi Dairesi Reisliği yaptığım bir dönemle ilgili. O dönemde sıvı yağ sıkıntısı sebebi ile margarin üretiminde de sıkıntı vardı. Askeriyenin büyük bir yağ ihtiyacı oluştuğundan üreticileri toplantıya çağırmıştım. Toplantıda Fiskobirlik temsilcisi Karadenizde 10 seneye yakın bir zamandan beri depolarda bekleyen bozulmuş ve acılaşmış fındık yağından söz etmişti. Margarin üretici temsilcileri, bu yağı derhal margarin haline getirebileceklerini ifade ettiler. Bu acılaşmış ve bozulmuş yağ nasıl margarin olur? Sorumuza karşılık bir margarinci gülerek "Beyefendi bize adamı verin, kazana atalım öbür taraftan margarin çıkaralım" şeklinde tuhaf ve tiksinti verici bir cevap vermişti.
Şimdi de yağlarla ilgili "Bilim ve Teknik" mecmuasında yayınlanan yazıdan bazı alıntıları birlikte okuyalım.
"Yağlar, yağ asidi ve gliserol (gliserin) den oluşur. Yağ molekülleri ve karbon ve hidrojen atomlarından meydana gelir. Karbon ve hidrojen düz zincirler şeklinde bağlanırken birbirleri ile yaptıkları bağlar yağın cinsini ve tadını tayin eder.
Karbon atomları, kendi aralarında bir bağla bağlandıkları taktirde, diğer üç bağla Hidrojen atomu ile bağ kurar, bu taktirde doymuş (sature ) yağlar meydana gelir. Domuz donyağı, sığır don yağı, balina don yağı gibi hayvani yağlar, Koko yağı, palm yağı gibi bitkisel yağlar ve suni olarak hidrojen ilave edilen Margarinler bu yağ grubuna girer.
Şayet zincirdeki iki karbon atomu çift bağla bağlanmışsa, karbon atomları bu durumda iki hidrojen atomu ile bağ kurabilir. Bu taktirde Hidrojenle doymamış bir yağı oluşur ki, bu yağlar doymamış ( non sature) yağlar grubunu meydana getirir. Doymamış yağ olabilmesi için zincirde karbon atomları en az bir çift bağ oluşturmuş olmalıdır. Daha fazla çift bağlar oluştuğunda doymamışlık artmış olacaktır. Zeytinyağı hem doymuş ve hem doymamış yağ moleküllerinden oluşmuştur. Çiçek yağları ise doymamış yağlar grubundadır.
Doymuş veya doymamış yağlar, beklerken kimyasal bir reaksiyona tabi tutulduğunda yada belli sıcaklıkların üzerine çıkarıldıkları zaman Hidrojen atomları yerine, yada karbonların çift bağları yerine Oksijen atomları yerleşir ve yağlar oksitlenmiş duruma gelir. Oksijen atomları ile doymuş duruma gelen yağlar kanser yapıcı bileşiklere dönüşür. Bu sebepledir ki kızartmalarda kullanılan yağların tekrar kullanımı yada belli sıcaklıkların üzerine çıkarılmaları halinde kanser riskinin oluşacağı belirtilmektedir.
Kaynak: Anadolu Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü
ekselans
22-05-2006, 12:13
http://rapidshare.de/files/6861264/A...udur.mpeg.html
salak antilop
stresinizi olcun; eger donuyorlarsa ki stresınız buna gore olculuyor ne kadar cok donerse okadar fazla stresınız var demektır, unutmayın sabit durumdalar, imkb boyleyken fırıldak gıbı donenler vardır:) benımkısı oyledeee:D
evet bizler ali cengiz oyunları pesındeyken millet teknoloji uretıyor, mailime gelen arabanın tekerleri cok ilginç....:eek:
1998’de bir Fransız oldukca karmaşık bi intihar girişiminde bulundu. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bi ip bağladı, ipi de büyük bi kayaya bagladi. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ates etti! Ama devamı daha ilginç. Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam suya düştugünde asılı kalmadı.Soğuk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttuğu zehri kusmasını sağladı. Sudan bir balikçı tarafından çıkarılıp hastahaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü..
Bir bilim adamının (erkek) yaptığı araştırma, kadınların hayatının 4
ana
döneme ayrıldığını ortaya koymuş:
1. Her şeye ağzı açık ayran budalası gibi baktıkları, söylenen her
güzel
lafa kolayca kandıkları 17-25 yaş arası KAZ dönemi...
2. Güzelliklerinin farkına vardıkları, o yüzden hep kapris üstüne
kapris
yaptıkları 25-35 yaş arasındaki NAZ dönemi...
3. Hayatı (ya da erkekleri) tanıyıp artık gözlerinin açıldığı, 35-45
yaş
arasındaki KURNAZ dönemi...
4. Mihrabın yıkıldığı, her şeyin bittiği, 45 yaş sonrası ENKAZ dönemi
Benzer araştırmayı bir bilim adamı (kadın) daha yapmış... O da
erkeklerin
hayatının 4 ana döneme ayrıldığını belirlemiş:
1. 17-25 yaş arası: KAZ dönemi..
2. 25-35 yaş arası: KAZ dönemi..
3. 35-55 yaş arası: KAZ dönemi..
4. 55 yaş sonrası: ENKAZ dönemi!..
KLASİK TEPKİ: "Sıraya geç kardeşim"
NEOKLASİK TEPKİ: "Şeker kardeşim sıraya geçiver"
REALİST TEPKİ: "Sıra var"
SURREALİST TEPKİ: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"
ROMANTİK TEPKİ: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz"
NATURALİST TEPKİ: "Sırana geç"
MODERN TEPKİ: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da"
POST-MODERN: "Sırana geç lan ayı!"
UZLASIMCI: "Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibi"
DEVRİMCİ: "Alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek"
KADERCİ: "iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür..
FELSEFECİ (septik-kuşkucu): "Ön ve arka kavramları gorecelidir.O
tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir"
KANT'CI: "Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olur"
KOTÜMSER VAROLUŞCU: "Herkes bir gun ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecek"
İYİMSER VAROLUŞCU: "Sıkmayın canınızı,su anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor"
HUMANİST: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için.
Dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."
WILLOUGHBY YASASI
* Birine bir makinenin çalışmadığını kanıtlamaya çalışırsanız makine
o anda çalışacaktır.
ANDREW YOUNG YASASI
* Eğer 100 işadamı yasal olmayan bir iş yapmaya karar verirlerse, o
iş yasal olur.
MAXWELL'IN ÇIKARDIĞI SONUÇ
* Eğer havayı soluyabiliyor ama suyu içemiyorsanız geri kalmış bir
ülkedesinizdir. Oysa, suyu içebiliyor ama havayı soluyamıyorsanız
kalkınmış bir ülkedesinizdir.
MURPHY'NIN 4 NOLU ÖLÇÜTÜ
* Ne zaman bir işi yapmaya karar verirseniz, o anda yapmanız gereken
bir başka iş ç ıkar.
LOFTA'NIN GÖZYAŞLARI
* Hiç kimse sizi kendinizi iyi hissettiğiniz zaman terk etmez.
MURPHY'NIN 5 NOLU ÖLÇÜTÜ
* Her çözüm beraberinde yeni sorunlar getirir.
FANT YASASI
* Bir eliniz dolu iken diğer elinizle kilitli bir kapıyı açmak
zorunda kaldığınızda, anahtar kesinlikle elinizin dolu olduğu
taraftaki cebinizdedir.
MONLY'NIN KURALI
* Mantık, yanlış sonuca özgüveninizi yitirmeden sistematik bir
biçimde ulaşma yöntemidir.
MURPHY ILKESI
*İyi bir yanlış yapmanın her zaman bir yolu vardır.
GOODWIN'DEN HATIRLATMA
* Gözle görülen eleştirilmeye mahkumdur.
FULTON'UN YERÇEKIMI YASASI
* Düşen bir nesneyi sakın tutmaya çalışmayın. Bırakın düşsün, daha az
zarar görecektir.
CAMPBELL YASASI
* Ne kadar az iş yaparsanız, işleriniz o kadar yolunda gider.
KOVAC'IN YASASI
* Telefonda yanlış numara çevirdiğinizde, asla meşgul çalmaz.
ANONIM BIR YASA
* Beklenmedik bir yerden gelen para, beklenmedik bir harcamaya gider.
MURPHY'NIN ONARIM KONUSUNDAKI YASASI
* Ufak bir arızayı gidermeye çalışırken, daha önemli bir arızaya
neden olursunuz .
ÖNEMLI INSANLAR KURALI
* Büyük hayranlık ve saygı duyduğunuz insanların derin düş üncelere
daldığını gördüğünüzde, olasılıkla öğle yemeğinde ne yiyeceklerini
düş ünüyorlardır.
ARLEN YASASI
* Bir yerden ayrılırken, insanların size ne kadar iyi davrandıklarını
görmek çok ilginçtir.
MURPHY YASASI
* Bir işin ters gitme olasılığı varsa, kesinlikle ters gidecektir.
MURPHY'NIN 2 NOLU ÖLÇÜTÜ
* Her iş düşündü ğünüzden daha uzun sürer.
MURPHY'NIN 3 NOLU ÖLÇÜTÜ
* Birkaç işinizden birinin ters gitme olasılığı varsa, kesinlikle
size en çok zarar verecek i ş ters gidecektir.
Vatandaş "Türk ALİ" ALİ Bey, sabah saat 7.00'de Casio masa saatinin
alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını
çıkarıp Adidas terliklerini giydi.
WC'ye uğradıktan sonra banyoya geçti. Clear şampuan ve Protex sabunuyla
duşunu aldı. Colgate ile dişlerini fırçaladı.
Rowenta ile saçlarını kuruttu. Bill's gömleğini ve Pierre Cardin takımını
giydi.
Lipton çayını içti. Sony televizyonda medya özetlerini ve flashhaberleri
izledi.
Citizen kol saatine baktı. Aile fertlerine 'çav' deyip Hyundai otomobiline
bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu.
Ağzına bir Polo şeker attı . Şehrin göbeğindeki Mega Center'daki ofisine
varınca, Casper bilgisayarını calıştırdı. Microsoft Excel'e girdi.
Ofisboy'dan Nescafe'sini istedi.
Saat 10.00'a doğru açlığını yatıştırmak için Grissini yedi. Öğlen Wimpy's
Fast Food kafeterya ya gitti. Ayak üstü, Coca Cola ve hamburgeri mideye
indirdi.
Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı. Akşam-üzeri iş çıkışı
Image Bar'a ugrayıp JB'sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center'a
uğradı. Eşinin sipariş ettiği Persil Supra deterjan, Ace çamaşır suyu,
Palmolive şampuan, Gala tuvalet kağıdı , Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı
alarak kasaya yanaştı.
Bonus kartıyla faturayı ödedi. Hafta sonu eşi Münevver'le Galleria 'ya
giden ALİ Bey, Showroom'lar dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue
jean satın aldı.
Akşam evde bir gazetenin verdiği TV Guide'a göz atan ALİ Bey,kanallar
arasında zapping yaparak, First Class, Top Secret, Paparazzi gibi
programlar izledi.
Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.
Saat 22.00'ye doğru Show' da Türk dili üzerine panel başladı. Uykusu gelen
ALİ Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu
hissetti.
"Ne mutlu Türk'üm diyene!" diye gerindi ve uyudu.
Hala da uyuyor.....
minik yatirimci
24-05-2006, 20:17
MAXWELL'IN ÇIKARDIĞI SONUÇ
* Eğer havayı soluyabiliyor ama suyu içemiyorsanız geri kalmış bir
ülkedesinizdir. Oysa, suyu içebiliyor ama havayı soluyamıyorsanız
kalkınmış bir ülkedesinizdir.
Bu durumda guzel istanbulumuz hangi kategoriye giriyor, ne suyu iciliyor ne nefes alinabiliyor :D :D
selçuk efendi
24-05-2006, 20:59
bilgisizliğimizin ve cahillikte ısrar edişimizin işaretidir bu ekran fotoğrafları... Bunların sonuçları kesinlikle alınacaktır tarafımızdan... aslında gülüp geçmelik bu manzaralar ama ben bu sefer geçemedim...
selçuk efendi
24-05-2006, 21:02
...........
selçuk efendi
24-05-2006, 21:07
...............
selçuk efendi
24-05-2006, 21:14
.........
selçuk efendi
24-05-2006, 21:36
...........
http://img125.imageshack.us/img125/1930/220gk.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/5527/147ac.jpg
http://img97.imageshack.us/img97/6874/154an.jpg
http://img150.imageshack.us/img150/8843/105vc.jpg
http://img67.imageshack.us/img67/4483/128ri.jpg
http://img70.imageshack.us/img70/183/134fx1.jpg
http://img215.imageshack.us/img215/185/324ga.jpg
son_azrail
25-05-2006, 08:51
--------------------------------------------------------------------------------
internette dolaşırken rastladım.
Giresunda bir köyün internet sitesi mevcut.
Bu normal tabi ama sitede sanal mezarlık ziyareti diye bir bölüm açılmış.
Buraya girince sol tarafta vefat eden kişinin ismini tıklayınca onun mezarının görüntüsü mevcut.
Olay bununla da bitmiyor.Mezarlık ziyaretinde iki hocadan birini seçerek dua okutabiliyorsunuz.
Böyle bir olay daha önce gormedim.
Epey bir uğraş verilmiş..
Artık bayram günleri millet internete girecektir.
http://www.sarvan.net/mezarmain.htm
Sanata hassas bir arkadaş :D.....
http://img74.imageshack.us/img74/1835/podbor76217cn.jpg
olsa olsa DSİ nin binasıdır :)
http://img142.imageshack.us/img142/4208/netherlandsbigtap8co.jpg
http://img142.imageshack.us/img142/8125/1705060qg.jpg
http://img112.imageshack.us/img112/5647/dsc0491523ds.jpg
Ordu ciddiyeti :)
http://img142.imageshack.us/img142/5381/000287292ht.jpg
Türk erkeğinin portresi :D:D
dışarıda.... atar tutar.....
http://img112.imageshack.us/img112/8850/beforemarriage9yh.jpg
evde. kuzu gibi....
http://img142.imageshack.us/img142/6158/aftermarriage4ro.jpg
sonucunda :D.....
http://img112.imageshack.us/img112/4710/afterthedivorce3ud.jpg
Serenler
27-05-2006, 10:03
Bir haber ve yorumları:
Kent merkezine ayı indi !
Iğdır’da kent merkezine inen ayı, korkulu anlar yaşattı ! 26 Mayıs 2006 17:23
http://img142.imageshack.us/img142/8943/350802vh.jpg
(Böyle bir haber fotosuz olmaz ya bir yerlerden buluvermişler, ayı işte nolcek poz vermeyince..)
Alınan bilgiye göne, Ağrı Dağı’ndan Yedi Kasım Mahallesi’ne bir ayının indiğini gören vatandaşlar, durumu Çevre ve Orman İl Müdürlüğüne bildirdiler.
------------------------------------------------------------------
Artık yadırgamayalım ?
Ayılar her tarafa yayılmıştır.Korkarım bu durumu henüz kavramayanlar var!
27 Mayıs 2006 02:33 - Ahmet Cevat Şüküroğlu
--------------------------------------------------------------------------------
NE DİYELİM
VATANDAŞTAN SES SEDA YOK BOŞ SANDI HERALDE ŞEHRİ. ZAM VAR SES YOK CEPTE PARA YOK SES YOK.EEE KÜLHANBEYLİMİZ BAŞBAKANIMIZ TEK SES ÇIKARANIMIZ(GÜRÜLTÜ ANLAMINDA) ODA YURT DIŞINDA.HEM AYI TEKRAR İNİNE GİRER. NEDE OLSA SOFRALAR BOŞŞŞ
27 Mayıs 2006 00:18 - CEM CEMİL
--------------------------------------------------------------------------------
BU ZAVALLI AYIYI BIRAKSANIZDA!ASIL ARAMIZDAKİ İNSAN KILIĞINDAKİ AYILARI AYIKLAYIPTA DAĞA SÜRSENİZ?O KADAR ÇOK ŞEHİR AYISI VARKİ BU ZAVALLIYA DOKUNMAYIN BİLE?
26 Mayıs 2006 21:03 - dr tolga toksoy
--------------------------------------------------------------------------------
halitttttt!!!!
halittt ya siz ne kadar çok bayılıyosunuz hükümete laf atayım kötüleyim...falan...sn başbakan mı gelip o ayıyı kaldırsın dağdan....ayıp oLm ayıp...adama yakışmaz böle sözler.....
26 Mayıs 2006 19:56 - Doğru Konuş
--------------------------------------------------------------------------------
KEH KEH KEHHHHHHHH
İner abi HÜKÜMET YOKKİ ORTALARDA
26 Mayıs 2006 18:25 - Halit bin velit
--------------------------------------------------------------------------------
radyolog
27-05-2006, 13:52
http://img82.imageshack.us/img82/2147/amp6re.jpg (http://imageshack.us)
radyolog
27-05-2006, 13:54
http://img84.imageshack.us/img84/6956/ort6ti.jpg (http://imageshack.us)
radyolog
27-05-2006, 13:55
http://img95.imageshack.us/img95/6228/acil4fg.jpg (http://imageshack.us)
radyolog
27-05-2006, 13:56
http://img84.imageshack.us/img84/4378/blent6tf.jpg (http://imageshack.us)
radyolog
27-05-2006, 13:58
http://img84.imageshack.us/img84/9119/scak8uo.jpg (http://imageshack.us)
http://img96.imageshack.us/img96/8830/262019soyad9py.jpg
Alıntıdır:
Arkadaşlar daha öncede olmuştu ama yaklaşık 2 saat önce bi arkadaşa rep verecekken daha önce verdiğimi belirten bi mesaj geldi doğal olarak.. hatırladım bende verdiğimi daha önce....bu fikir o zaman aklıma geldi...umarım daha önce başka bi arkadaşda benzerini yapmamıştır....zaten yapmış olsa bile yorumlar bana ait doğal olarak farklı olacaktır....
Lütfen konuyu yanlış yerlere çekmeyelim,aklıma gelen bir şeyi hepinizle paylaşmak istedim
önce orjinalleri.....
http://img106.imageshack.us/img106/6739/adsz5hm.jpg
http://img127.imageshack.us/img127/4884/kjuyyyyky5mv.jpg
şimdi FAKE ler.....
http://img124.imageshack.us/img124/8936/dfdfdf9sy.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/5493/gfhfhfhfh2fg.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/8788/ghjghjgj6kd.jpg
http://img124.imageshack.us/img124/4938/grhhg3gb.jpg
http://img147.imageshack.us/img147/4797/jkyhkh0zf.jpg
http://img124.imageshack.us/img124/7947/rgfegrege0ia.jpg
http://img124.imageshack.us/img124/1469/rgfegregeeyeeyertyrt4mb.jpg
http://img370.imageshack.us/img370/3995/gfghfgh7dc.jpg
http://img370.imageshack.us/img370/4347/erterte0fi.jpg
http://img124.imageshack.us/img124/5580/gfhfghfh5lc.jpg
http://img124.imageshack.us/img124/2310/yhruhrhrh3jo.jpg
İki kere düşünün
Bir şeye karar vermeden önce 2 defa düşünün!
Özürlü sekiz çocuğu olan ve frengi hastası hamile bir kadına rastlasaydınız, ona kürtaj olmasını tavsiye eder miydiniz?
Bu sorunun yanıtını vermeden önce lütfen aşağıdaki soruyu okuyun.
Şimdi bir dünya lideri seçme zamanı ve sizin oyunuz da sonucu etkileyecek. İşte üç aday hakkındaki gerçekler:
1. aday: Sahtekar siyasetçilerle işbirliği içinde ve falcılara danışıyor. İki metresi olmuş. Paket paket sigara ve günde 8 ile 10 bardak martini içiyor.
2. aday:İki kere işten atılmış, öğlene kadar uyur. Üniversitedeyken uyuşturucu kullanmış ve her gece 1 litre viski içiyor.
3. aday: Madalya almış bir savaş kahramanı, vejeteryan, sigara içmiyor. Nadiren bira içer ve evlilik dışı hiçbir ilişkisi olmamış.
Tercihiniz bu adaylardan hangisi olurdu?
Önce karar verin, kopya çekmek yok, daha sonra aşağıdaki yanıta bakın lütfen!
1. aday: Franklin D. Roosevelt
2. aday: Winston Churchill
3. aday: Adolf Hitler
ve bu arada...
Kürtaj sorusuna eğer evet dediyseniz, Beethoven'i öldürdünüz !!!
__________________
• Jake Fen isimli Macar adam, esini korkutmak için kendini asmis pozu verdi... Eve gelen es kocasini o halde gorünce bayildi..Kapiyi açik gören komsu kadin içeri girince iki cesetle karsilastigini sanip evi soydu.Topladiklari ile çikarken Jake kadina bir tekme atti. Cesedin canlandigini sanan kadin korkudan öldü..Jake beraat etti..
• New York'ta 5'inci caddede bir adama araç hafifçe çarpti. Adama birsey olmamisti.. Soförle konustu ve kalkacakken olayi gören biri yanina gelerek,kalkmazsa sigortadan para alabilecegini soyleyince yeniden aracin önüne yatti. Araç sürücüsü ise adamin gittigini düsünerek gaza basti ve adam öldü...
• Bayan Carson Amerika'nin New York kentinde yasiyordu.. Birgün eglenmek için cenaze isleri yapan bir sirketle anlasti. Sirket eve telefon etti ve bayan Carson'un kalp krizi geçirip öldügünü söyledi . Aile hemen kostu. Bu sirada tabutun içinde yatan bayan Carson birden dogruluverdi. Ama kizi o anda kalp krizi geçirip öldü...
• Romollo Ribaldo issizdi. Pisa kentinde oturan 42 yasindaki bu Italyan birgün, tabanca ile intihar etmeye hazirlandi. Esi onu engellemek icin dil döktü.. Sonunda Romolo aglamaya basladi ve intihardan vazgeçip silahini yere firlatti. Ates alan tabancadan çikan mermi esine isabet etti ve esi öldü...
• Kansas Wichita'daki polis,havaalanı otelinde 22 yaşında bir adamı sahte 16 dolarlık iki banknotu kullanmaya çalışırken yakaladı.
• Güney Afrika Johannesbur'da iki adam birbirlerinin kafası üzerine koydukları bira kutularına ateş ederlerken birisi arkadaşının yüzüne ateş etti.Adam ağır yaralandı.
• Bir şirket,çalışanlarının iş başında güvenli gözlük kullanmalarını teşvik etmek için özel bir film izletti.Kanlı iş kazalarını gösteren film o kadar canlıydı ki 25 kişi odadan kaçtı.13 işçi bayıldı.ve işçilerden biri sandalyeden düşerek kafasını yardı.
• Washington'da bir suçlu hapishaneden kaçtı.Birkaç gün sonra kız arkadaşıyla yemeğe gitti.Ama uzun süre geri dönmeyince kız arkadaşı merak ederek polise haber verdi.Polisler adını duyunca kim olduğunu anladılar ve yakaladılar.
• *Michigan lonia'da sarhoş bir hırsız,iki hizmetçi kızdan nakit para istedi,kızlar parayı vermeyi reddedince adam polis çağıracağını söylerek onları korkutmaya çalıştı.Kızlar aldırmayınca adam gerçekten polis çağırdı ve tutuklandı.
• *Pennsylvania Radnor'da bir şüpheliyi sorguya çeken polis,şüphelinin kafasına metal bir süzgeç yerleştirmiş ve tellerle fotokopi makinasına bağlamıştı.Polisin Fotokopi makinasında şüphelinin yalanlarının yazdığını söylemesi inanan şüpheli suçunu itiraf etti.
İKİZİNİ ÖLDÜRDÜ -
Marko ve Roberto de Solisa adlı iki kardeş, birbirleriylepek iyi geçinemiyorlardı. Roberto'nun sık sık kendisiyle dalga geçmesinedayanamayan Marko, kardeşini, kafasına sıktığı tek kurşunla öldürdü. Bubasit bir cinayet gibi görünebilir. Ancak gerçek öyle değil. Çünkü Marko ile Roberto aynı dolaşım sistemini paylaşan yapışık ikizlerdi. Roberto'nun ölümünden 5 dakika sonra, kan dolaşımı duran Marko da öldü.
MAYINLA FUTBOL -
Komboçya'da 2 asker, patlamamış mayınla futbol oynamaya kalkınca hayatlarını kaybetti. Olayı ilginç kılan bir başka nokta, parçalanarak can veren 2 askerin, Kamboçya ordusunun "en iyi mayın uzmanları" arasında yer almasıydı.
TÜKÜRÜK KURBANI -
ABD'nin Alabama eyaletinde 25 yaşındaki bir asker tükürme alışkanlığının kurbanı oldu. Pencerenin kenarına oturarak, tükürüğünü, büyük bir tencere şeklindeki sokak lambasına isabet ettirmeye çalışan asker, dengesini kaybedip 11. kattan düştü.
COLADAKİ ÇİVİ -
New Hempshere eyaletinde 10 yaşında bir çocuk, kolasını çiviyle açmaya çalışırken hayatını kaybetti. Kolanın içindeki gaz basıncıyla fırlayan çivi, çocuğun boğazına saplandı ve çocuk yaşamını yitirdi.
ÖLECEĞİ VARMIŞ -
Amerikalı bir genç, bunalıma girerek 10. kattan aşağıya atladı. Aynı binanın 9. katında, gencin, birbirleriyle sürekli kavga eden anne ve babası oturuyordu. 8.katta ise intihar eden gencin hayatını kurtarabilecek çelik bir ağ vardı. Gencin intihara kalkıştığı sırada, 9. katta anne ve babası yine kavga ediyordu. Eşine iyice sinirlenen baba, elindeki av tüfeğinin tetiğine bastı. Anne kendini yere atarak hayatını kurtardı, ancak tüfekten çıkan saçmalar, o sırada 9. katın hizasında bulunan gencin başına isabet etti.
• Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı...
Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi...
Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler...
• Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında
yüzlerce erkek satın aldı.Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini
söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerin
tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.
• Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama sonra
arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı... Çünkü "Nova",
İspanyolca'da "gitmez" anlamına geliyordu.
• 1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules
Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı
izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını
izlemek için arkalarını dönmüşlerdi...
• 1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok
soğuk bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve
başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı
uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.
• Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine
mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.
• 1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim
adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangın
hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana
gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.
• Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini
sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve
içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce
pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.
1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında
kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide
konuklardan biri boğuldu.
• 1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı
izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü.
Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak,
kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.
• 1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir
kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini
tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten
ölünceye kadar nefesini tuttu.
http://img103.imageshack.us/img103/3847/komikyumurta5qu.jpg
Burasi Turkiye;
Olayın kahramanları, iki üniversite öğrencisi. Koyu geyik muhabbetinin
döndüğü akşamlardan birinde, bu iki kafadar bir iddiaya girer.
Delikanlılardan biri, odanın tavanında asılı olan ampulü kendi ağzına
tamamen sığdırabileceğini iddia eder. Evet yanlış okumadınız, bildiğiniz
100 mumluk ampulü. Ve sığdırır da. Ancak bir sorun vardır. Ampulü ağzından
geri çıkaramamaktadır. Öbür arkadaşı hayret eder, o da evdeki başka bir
ampulü ağzına sokar ve tabi ki o da çıkaramaz. Bu iki kafadar hastanenin
yolunu tutmaya karar verir. Ağızlarında ampul olduğu halde bir taksiye
atlarlar. Konuşma zorluğu çekerek güç bela taksiciye dertlerini
anlatırlar. Taksici bir taraftan gülme krizi geçirirken bir taraftan da
"nasıl olur abi ya, uğraşsanız çıkar, bir asılın şöyle, şaka mi
yapıyonuz ?" diye söylenmektedir. Neyse akşamın bir yarısında acile
gelirler. Taksiciyle ayrılırlar, doktorlar çocukları beklemeleri için bir
odaya alır. Veeee aradan 15 dakika geçmeden taksici kapıda görünür,
ağzında ampulle. Amcam çocuklara inanmamış, açık olan bir marketten ampul
almış ve denemiştir !!
http://img235.imageshack.us/img235/2396/ampul8uj4yk.jpg
Bill Gates, ComPex bilgisayar fuarını gezdikten sonra bir açıklama yapıyor ve buyuruyor: "Volkswagen( VW) kendi teknolojisini eğer bilgisayar endüstrisi kadar geliştirmiş olsaydı, şu anda 25 dolarlık otomobiller bir depo benzinle 1000 kilometre gidiyor olurdu." Volkswagen Bill Gates 'in bu örneği vermesinden sonra bir basın açıklaması yaptı... "VW teknolojisi Microsoft teknolojisi gibi olsaydı otomobiller söyle olurdu:
1- Ortada hiç bir neden yokken otomobiller günde en az iki kere stop ederdi.
2- Yol çizgileri her yeniden boyandıgında yeni bir otomobil almak zorunda kalırdınız.
3- Otoyolda giderken birdenbire otomobilin bütün göstergeleri kilitlenir ve sizin bunu kabullenip arabayı baştan çalıştırmanız gerekirdi.
4- Bazen sağa dönüş gibi basit bir manevra, arabanın tamamen stop etmesine neden olur ve bu durumda motoru tekrar yüklemeniz gerekirdi.
5- Macintosh güneş enejisiyle çalışan daha güvenli, çok daha süratli bir otomobil yapar ancak bu araba mevcut yolların sadece yüzde beşinde gidebilirdi.
6- Yağ, hararet ve akü ikaz ışıklarının hepsi ortadan kalkar ve tek bir "Genel Koruma Hatası" sinyali olurdu.
7- Yeni koltuklar herkesin aynı boy ve ağırlıkta olmasını gerektirirdi.
8- Hava yastıkları açılmadan evvel "Emin misiniz" diye sorardı.
9- Bazen araba durup duruken kilitlenir ve aynı anda kapı kilidini açıp marşa basıp bir elle de anteni tutmadıkça blokaj çözülmezdi. (Ctrl+Alt+Delete)
10- VW her yeni model otomobili piyasaya çıkardığında müşterilerin araba kullanmayı baştan öğrenmeleri gerekirdi."
Wall Street Journal tarafından yayınlanmış gerçek bilgisayar hikayeleri
1. Compaq "Press any key" komutunu "Press return key" şekline dönüştürmeyi düşünüyor. Neden? "Any" tuşu nerede sorusuna cevap vermekten baygınlık gelmiş.
2. Bir müşteri, üzerinde "toz koruyucu" olduğunda fareyi kullanmakta güçlük çektiğinden dert yanmış. Toz koruyucu dediğinin farenin plastik paketi olduğu ortaya çıkmış.
3. Disklerinin hatalı olduğunu savunan müşteriye "diskleri satıcıya yollayın" denmiş. Satıcının eline geçen mektuptan disklerin fotokopileri çıkmış.
4. Dell şirketinin bir müşterisi bilgisayarının faks çekememesinden şikayet etmiş. 40 dakikalık bir telefon görüşmesi sonucunda adamın kağıdı monitöre dayayıp "Gönder" tuşuna bastığı ortaya çıkmış.
5. Bir IBM müşterisi dökümanı yazıcıya aktaramadığından şikayet etmiş. "Bilgisayar yazıcıyı görüyor mu?" sorusuna karşılık "Ekranı yazıcıya doğru çevirdim ama hala görmüyor" cevabını vermiş.
6. Yeni aldığım bilgisayar çalışmıyor diye Dell firmasını arayan kadın sürekli "Ayak pedalına basıyorum basıyorum makinadan hiç ses gelmiyor" demiş. Ayak pedalı dediğinin fare oldugu ortaya çıkmış.
7. Novell Netware'in ünlü hikayesi: NetWare: Buyrun SysOp. Adam: Bilgisayarın kahve taşıyıcıs kırıldı. Garanti kapsamındayım, ne yapmam lazım? Netware: Kahve taşıyıcı mı? Adam: Evet bilgisayarın önündeki! Netware: Pardon anlamakta güçlük şekiyorum. Bu kahve taşıyıcıyı nereden aldınız. Promosyon falan mı? Üzerinde bir marka var mı? Adam: Bilgisayarla birlikte geldi. Promosyon olup olmadığını bilmiyorum. Üzerinde 4X yazıyor.
8. Bir IBM müşterisi:" İlk disketi sürdüm. İkincisini sürerken çok zorlandım. Üçüncüsü asla içeri girmiyor
Bu takım bayağı bir baraj antrenmanı yapmış.....
http://img242.imageshack.us/img242/4112/85120050419288nd.jpg
Şampiyonlar ligi final maçından....
http://img242.imageshack.us/img242/3843/guzel367im.jpg
ankara metro güzergahı..... inşaası senelerce sürmüştü
http://img242.imageshack.us/img242/8847/ankara4ze.gif
Bu da tokyo metrosu.... acınacak durumdayız....
http://img315.imageshack.us/img315/375/tokyo5fh.jpg
En Çok Söylenen Yalanlar
sizde yalan sölermisiniz küçükte olsaaaaa
Ben zaten anlamıştım.
Önemli olan ruh güzelliği canım.
Senden başka kimseyi sevmedim.
Aaaa.Hoşgeldin.Ben de şimdi sana geliyordum.
Abi İş Yarın tamam.
Öğle tatili yapmıyoruz.
Şimdi ben de seni arayacaktım.
Orijinal yedek parcası.
Telefon şehirler arasına kapalı abi be
Burada torpil geçmez kardeşim.
Walla girilmez levhasını görmedim memur bey.
Yemeğe kalsaydınız.
Çok üzüldüm.
Her bedene uyar abla.
Davetliydik ama gitmedik.
Kızımızı ne doktorlar ne mühendisler istedi...
Herkese eşit zam yapıldı.
Hatırası var.
Sen herşeyin en iyisine layıksın.
Biz sadece arkadaşız.
O benim ağabeyim gibiydi.
Ben zaten böyle olacağını biliyordum.
Emrin olur.
Arkasından değil, burada olsun yüzüne de söylerim.
Bilsem söylemez miyim???
Ayıp ettin valla kimseye söylemem.
Kolay gelsin herkese.
Aradım valla yoktun...
Kusura bakma güzelim, bizde de hiç bozuk kalmadı.
Yolda lastik patladı.
Çok kolay bir ders. Ben hep 100 alırdım.
Baba, bu dönem kitaplar çok tuttu.
Yedi göbekten İstanbul´luyuz.
Üç saatte Ankara´ya indik.
Çok yakın ahbabım olur.
Elimizde büyüdü.
Adamın biri gazetede gördüğü seçkin bir şirketin iş ilanına başvurur ve kısa bir süre sonra da görüşmeye çağırılır. Görüşme olumlu geçer ve prensipte anlaşıldıktan sonra çalışma koşullarına gelindiğinde müstakbel patronuyla aralarındaki konuşma şöyle gelişir.
A:Beyefendi bilmeniz gereken bir mevzu var ki, ben 5 bin dolardan
aşağı bir ücretle çalışmam
P:aman efendim dert ettiğiniz şeye bakın biz zaten 7500 dolardan aşağı maaş vermiyoruz kimseye..
A: Harika! ancak bir mevzu daha var ki bana tahsis edeceğiniz araba iyi bir araba olmalı üstelik son model.. zira başka türlü çalışamam..
P: hah hah haa hiç merak etmeyin biz zaten bütün çalışanlarımıza jip
veriyoruz.üstelik chrysler..
Adam gittikçe hem sevinmeye hem de endişelenmeye başlar, ama böyle
bir fırsatta ele geçmez deyip devam eder konuşmasını sürdürmeye..
A: peki yalnız çalıştığım ortam stresli olursa ben verimli olamam.. bunedenle sadece benim için çalışacak bir hizmetli ve bir de özel asistan
ile yardımcı istiyorum..
Müstakbel patron aynı rahatlıkla cevap verir..:
P: Bu konuyu da düşünmeyin efendim zaten şirketimizin bir reviri
bu revirde istihdam edilmiş her bir çalışan için özel hizmet verecek
masözlerimiz var...
Adam artık iyice afallamıştır ve dayanamayıp sorar:
"Şaka yapıyorsunuz herhalde?!"
Patron cevap verir:
Ama önce siz başlattınız...!
http://www.milliyet.com.tr/2006/05/31/son/sonyas14.asp
http://www.milliyet.com.tr/2006/05/31/son/sonyas14.asp
Harika bu ya,sağolun sn Pinky!
ne demiş anlayamadım
Anladığım kadarıyla gemileri ve gemicileri çok severim diyor.:)
futbolcu
01-06-2006, 13:37
ya bu ne zeka
bunlar hergün tv'de ve birçok küçük çocuk izliyor bunları
malesef çocuk aklı işte ister istemez örnek alıyor
inanamıyorum bu kadar mı ya
şekerden karınca yaratan yüce Rabbim sen akıl ihsan eyle
aminnnn
1 Haziran 2006
Japon yapıştırıcı hastanelik etti
Ünlü manken Doğa Bekleriz, büyüklüğünden hoşlanmadığı kulaklarını Japon yapıştırıcı ile başına yapıştırınca hastanelik oldu.
Vatan Gazetesi'nin haberine göre güzel manken geçtiğimiz günlerde bir davet için hazırlanırken saçlarını topuz şeklinde toplattı.Bekleriz, daha sonra bu saç modelinin iyice belirginleştirdiği kulaklarını bir yapışıtırıcı ile başına yapıştırdı.
Zaman geçtikçe Bekleriz'in kulakları kızarıp şişmeye başladı.
Doktora giden mankene hemen müdahale yapıldı. Çeşitli solüsyonlar uygulanarak kulak yapıştığı yerden ayrıldı.
Eşiyle Antalyada kulaklarının iyileşmesini bekleyen güzel manken "Kepçe kulaklarımdan rahatsız olduğum için bunu hep yaparım. Bu sefer yapıştırıcının üstüne saç spreyi sıktım. Yapmamam gerekirdi " dedi.
AMELİYATI 2 BİN YTL
Plastik Cerrah Nazım Çerkeş, kepçe kulaklıların bu yönteme sıkça başvurduğunu söyledi. Çerkeş "Bu çok sakıncalı bir durum. Eğer bir kaç kez tekarlaınırsa cilt soyulur, yaralar oluşmaya başlar, daha ciddi sorunlara neden olabilir.
Bir kulak ameliyati 2 bin ile 3 bin YTL arasında yapılıyor. Ameliyat yaklaşık 1.5 saat sürüyor ve hasta 1 ile 10 günde kendine geliyor" dedi.
hurriyet
Mona Lisa konuştu
http://www.milliyet.com.tr/2006/05/31/son/sonyas14.asp
ne demiş anlayamadım
Sizin için çevirelim sn gemici.
"Mona Lisa'yım,hikayem gizemle çevrili.Bazıları benim Maria Magdalena,başkası Gioconda,Isabella d'Este yada Leonardo da Vinci'nin annesi,başkası ise benim Leonardo da Vinci'nin kendisi olduğumu düşünüyor.Kesin olan tek bir şey var o da en sevilen ve en gizemli gülümsemeye sahip olan kadın olmam."
sağol andrea...bende mona yı çok severdim bundan 11 önceki yaşamımda pinky
http://img394.imageshack.us/img394/7467/284bf6ys9py.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/6969/14ri31cy.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/2589/26kb0na.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/906/39mx4hv.jpg
http://img224.imageshack.us/img224/3978/47nf5zf.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/3246/52zz7qn.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/9074/63dc0lv.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/7332/72sk4fx.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/4397/91zl6kv.jpg
http://img48.imageshack.us/img48/7533/104fq1lm.jpg
futbolcu
02-06-2006, 16:02
fena değiller
Dünün harika çocuğu bugün daha da bir harika. Bunu son açtığı sergisinde bir kere daha ispatladı. Kıvır kıvır saçlarıyla kah Ermeni- Kürt Konferansı protesto gösterilerinde, kah Fenerbahçe TV'de futbol yorumlarında, kah bir barın orta yerinde mayolu kızları sanat adına güreş tuttururken görmeye alışmıştık kendisini. Şimdi de 1200 sayfalık 2 tuğlasal kitabıyla ve bir sergisiyle karşımızda. Bu son sergisinde sergilediği 35 yıllık 'ilk spermli peçete'si ise herkesin dilinde. "Böyle sanat olmaz, eski tuvalet kağıtlarını da sergileseymiş bari" diyenler var. "Adam harika kolay mı kardeşim? Kendi eliyle yaptığı işleri tabii ki sergisine koyacak. Bu da onlardan biri. (Bedri Baykam) Çıraklık dönemi eseri böyle olur işte" diyenler de var. Aslında adam saklamış spermini zamanı geldi deyip sergilemiş kime ne? Sanata hakaret deyip kızmayın boşuna. Siz de ona Bay-Cum deyin bir süre, o da kızmasın. Olsun bitsin.
Dünyadaki en ilginç ölümlerden bazıları
Yaşamak kadar gerçek olan ölüm, kabullenilmesi zor bir durum. Ölüm, sadece
trafik veya uçak kazalarıyla gelmiyor. Çok küçük işler gibi görünen birçok
olay da can kaybına neden olabiliyor. Kişinin karşısına nerede ve nasıl
çıkacağı belli olmayan ölüm, bazen ilginç vesilelerle geliyor.
İşte en ilginç ölümler:
- Buenos Aires'te karısına sinirlenip onu