View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.
http://img148.imageshack.us/img148/4067/554zv.jpg
GULSEK MI AGLASAK MI
BİLKENT ÜNİVERSİTESİ'NİN EN SEKSİ KIZI TANGASINI SATIŞA ÇIKARDI!
Kullanılmış tangaya 85 bin müşteri
Mustafa KÜÇÜK/HÜRRİYET İnternet üzerinden satış yapılan "www.gittigidiyor.com" sitesinde Bilkent Üniversitesi’nin en seksi ve popüler kızlarından biri yaz okulu parası için kullanılmış tangasını 31 YTL’den açık arttırmaya çıkardı.
--------------------------------------------------------------------------------
Satışı yapan kişinin Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi 2’nci sınıf öğrencisi 20 yaşındaki P.G. olduğu ortaya çıktı. Ancak küçük bir ayrıntı var: P.G. erkek.
"Bilkent Üniversitesi’nin en seksi ve popüler kızlarından biri, yaz okulu parası için kullanılmış tangasını açık artırmayla satıyor. Başlangıç fiyatı: 31 YTL." İnternet üzerinden satış yapan "www.gittigidiyor.com" sitesinde yer alan bu ilan büyük ilgi gördü. Bir günde tam 85 bin 400 kişi "Bilkentliden kullanılmış tanga" sayfasını tıkladı. Açık artırmada tangaya verilen para ilk günün sonunda 1250 YTL’ye çıktı. Maillerde dolaşmaya başlayan kullanılmış tanga satışı gazetelere de haber oldu. Satışı yapan Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi 2’nci sınıf öğrencisi 20 yaşındaki P.G.’ydi. Ancak P.G. erkekti ve iddiasına göre olay, "Uyduruk bir bez parçasını satılığa çıkarırım ve ortalığı ayağa kaldırırım" tezi için hazırlanmış bir projeydi.
SİTE SATIŞI DURDURDU
Gittigidiyor internet sitesinde 8 Haziran 2006 tarihinde "queenoflands" ismiyle verilen "Bilkentliden kullanılmış tanga" ilanının açıklaması şöyleydi:
"Bilkent’in en seksi ve popüler hatunlarından birinin kullanılmış tangasına sahip olun. Tamamen kendisinden satılık olan bu tanga kargoya verilmeden iki gün boyunca giyilecektir ve kargoya o haliyle verilecektir. Bu açık artırmanın sebebi, yaz okulu için alınan borç paranın ödenmesinde bir nevi katkı olarak akla gelmiştir. Alıcılar bunu istedikleri amaç doğrultusunda kullanmakta serbesttirler."
Tanganın fiyatı çok yükselince, site satışı durdurdu.
Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde öğrenci olan P.G. okulda öğrendiklerini, gerçek hayatta denemek için bu ilanı verdiğini savunuyor. "Uyduruk bir bez parçasını satılığa çıkarırım ve ortalığı ayağa kaldırırım" diyen P.G., şunları söylüyor:
"Amacım sadece zekámı kullanıp bir ürünü pazarlamaktı. Bilkent’in meşhur seksi kızlarıyla kullanılmış tangayı bağdaştırarak, bez parçasının değerini artırabilirim diye düşündüm. Ortada iğrençlik, sapıklık ya da dejenere bir durum yok. Sadece bir öğrencinin mesleğiyle ilgili yaptığı bir tez çalışması bu. Tangasını satıp okuyan Bilkentli kız öğrenci çok çarpıcı bir sunum. Kullanılmış tangaya gösterilen ilgi de ülkedeki cinsel açlığın hálá ne boyutta olduğunu gösteriyor."
P.G. site satışı durdurduktan sonra kullanılmış tangaya 5 bin YTL bile önerildiğini belirterek, ilandaki resmi, bir arama motorundan bulduğunu anlattı.
AYRI SİTE KURDU
P.G’nin, ilanın kaldırılmasından sonra kurduğu "www.tangasinisatanhatun.com" adlı site, "Bilkentli hatunun yeni icraatı" diye internet ortamında dolaşmaya başladı. Siteyi açınca kareli bir sayfayla karşılaşılıyor. Her bir kareye ilan vermek mümkün. P.G., günde onbinlerce kişinin girdiği sitede, müşterilerine dikkat çekip ürünlerini tanıtmalarını en azından bilinirliklerini artırmalarını sağladığını belirtiyor. Tabii bir yandan da para kazanıyor.
Hayat felsefesi üzerine amprik bir çalışma :)
>>>>> > >HAYAT BOK MU ? DOST MU ? MUTLULUK MU ?
>>>>> > >
>>>>> > >Bir kuş soğuk bir kış gününde yiyecek bulmak için kanat
>>>>> > >çırpıp duruyormuş.
>>>>> > >Hava o kadar ayazmış ki minik kuş dayanamayıp karın üstüne >
>>>>> >düşmüş.
>>>>> > >Minik kuş çaresiz soğuk karın üstüne ölümü beklerken oradan
>>>>> >
>>>>> >geçen bir inek kuşun üstüne sıçmış.
>>>>> > >Kuş öyle bir sinirlenmiş ki kanatları donmamış olsa kalkıp >
>>>>> >ineği
dövecek.
>>>>> > >Bide bakmış ki bokun sıcaklığı ile kanatları çözülmüş,
>>>>>yaşama
>>>>> > >geri dönmüş.
>>>>> > >Öyle bir sevinçle ötüyormuş ki oradan geçen bir kedi bunun >
>>>>> >sesini duymuş ve boku eşeleyip kuşu boktan çıkarmış, kuş buna
>>>>>da çok
>>>>> sevinmiş KEDİ ye teşekkür edecekmiş ki KEDİ onu yemiş!
>>>>> > >Bu hikayeden çıkaracağımız 3 anafikir var;
>>>>> > >
>>>>> > >1)Her üstüne sıçanı düşmanın sanma!
>>>>> > >2)Seni her boktan çıkaranı dostun sanma
>>>>> > >3) ve en önemlisi: BOKUN IÇINDE MUTLUYSAN, SESİNİ ÇIKARMA
selçuk efendi
23-06-2006, 17:40
Keith Chen, Yale Üniversitesinde ekonomi bölümünde görev
yapan bir
>profesör. Keith Chen'in araştırması, maymunlara, para
kullanmayı öğretmek
>ve bunun sayesinde topladığı bilgileri, bizlerin yani
insanların, para ile
>olan ilişkisini karsılaştırıp, çeşitli sonuçlar
çıkarmak. Araştırma, Yale
>Üniversitesinin maymun laboratuarında başlıyor. Bu
laboratuarda 7 adet
>capuchin maymunları, bir ana ve birçok küçük deney
kafeslerinde, para
>kullanmayı öğreniyorlar. Para olarak, gümüş renkli,
somun kullanılıyor.
>Süreç gayet basit. Ana kafesten bir maymun alınıp,
deney kafesine
>koyuluyor. Bu maymuna para adını verdikleri somun
veriliyor. Maymun
>öncellikle bu somunu kokluyor, ağzına götürüyor. Bu
aşamada bir tepsi
>içinde çeşitli yiyecekler getiriliyor: elma, üzüm ve
jell-o. Amaç, bu 7
>maymunun her birinin sevdiği yiyecek türünü bulmak ve
bu yiyeceği elde
>etmek için parayı kullanmalarını sağlamak. Deney
kafesindeki maymun elmayı
>seçiyor. Araştırmacılar, maymuna elmayı vermeden
önce, elinden parayı alıp,
>maymuna yiyeceği veriyorlar. Bu süreç haftalarca
sürüyor ve maymunlar
>birkaç hafta sonra, ellerindeki somunun yani paranın
gücünü anlamaya
>başlıyorlar. Maymunlar paranın kullanımını;
araştırmacılar, en çok tercih
>edilen yiyeceği öğrendikten sonra, yeni bir süreç
başlıyor: fiyatlandırma.
>Bu yeni süreçteki amaç, maymunların, biz insanlar
gibi rasyonel kararlar
>verip vermediğini bulabilmek. Böylece araştırmacılar,
birçok maymunun
>tercihi olan jell-o'nun fiyatını iki somun, elmanın
fiyatını yarım somun ve
>üzümün fiyatını ise bir somun yapıyorlar. Buldukları
sonuç ise gerçekten
>ilginç. Maymunlar, deney sırasında, biz insanlar gibi
para harcama
>konusunda çoğu zaman rasyonel davranıyorlar.
Parasını, en çok yiyecek
>alabileceği şekilde harcamaya başlıyorlar. Maymunlar,
1 somun verip, 2
>dilim elma almayı, fiyatı 2 somun olan bir adet
jell-o'ya tercih etmeye
>başlıyor.
>Buraya kadar her şey güzel! Günlerden bir gün, yine
ana kafesten, deney
>kafesine alınan maymun, deney kafesindeki bir tepsi
içinde bulunan 12
>somunu görüp, aniden çılgına dönüyor. Paraların
bulunduğu tepsiyi kapıp,
>ana kafese fırlatıyor ve kendisini de ana kafese
atıyor. Ana kafesteki
>bütün maymunlar bir anda gökten para yağdığını görüp,
yere düşen paraları
>kapışmaya başlıyorlar. Levitt, bunu yazısında maymun
tarihinde gerçeklesen
>ilk "banka soygunu"(maymunun tepsiyi çalması) ve
"hapishane kaçışı"
>(maymunun deney kafesinden, ana kafese kaçışı) olarak
tanımlıyor.
>
>Bütün bu kaos içinde araştırmacılar, ana kafesteki
maymunlardan parayı geri
>almaya çalışıyor. Olay biraz yatıştığı bir anda Keith
Chen, hiç görmemeyi
>tercih ettiğini söylediği bir olaya şahit oluyor:
Erkek maymunlardan biri,
>dişi maymunlardan birine yaklaşıp, ona elinde bulunan
somunlardan birini
>veriyor ve bunun karşılığında dişi maymun, erkek
maymunun seks teklifini
>kabul ediyor! Işin ilginç yanı bu iki maymunun "işi"
bittikten sonra, dişi
>maymun "kazandığı" parayı araştırmacıya getirip,
bununla üzüm almaya
>çalışıyor. Chen, bu olayı maymun tarihindeki ilk "
fuhuş" olarak
>tanımlıyor.
>
>Üniversitenin araştırma etik bölümü, maymunlar
üzerinde yapılan para
>araştırmasının, maymunların yaşam koşulunu,
değerlerini ve gündelik
>yaşamlarını tamamen değiştirdiği ve zedelediği
gerekçesiyle, araştırmayı
>iptal edip, maymunlara para verilmesini yasaklıyor.
http://www.youtube.com/watch?v=B3xsE--oGfo&search=formula%201
burası da formula aleminden
Seyit Abi
Arkadaşlarla yemek yiyecektik. Lokantaya gittiğimde henüz kimse yoktu..
Bir süre sonra kalabalık bir grup halinde geldiler. Öpme faslında o sırada sipariş almak üzere bekleyen garsonu da öpmüştüm! Tabii kahkaha tufanı kopmuştu. İste o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
Gece otobüsle İstanbul'dan İzmir'e gidiyordum. Yanımda oturan da benim gibi iri kıyım olunca komple vücut teması oldu. Gecenin ilerleyen
saatlerinde, ikimiz de uyumuşken, yanımdaki yolcu birden sıçradı. Karımdan alışık olduğum için,"Geçti bitanem. Ben yanındayım, yok bir şey" deyiverdim!
Adam gözlerini aralayıp dehşetle bana bakmıştı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
6 yaşındayken komşu ablaya izlediğim çizgi filmi anlatıyordum. Babası da yanımızda oturuyordu. Çocuk salaklığıyla, gorilleri anlatırken,"Böyle
böyle göğüslerine vuruyorlardı abla. Hem de göğüsleri seninkilerden daha büyüktü" demiştim! Yıllar sonra bizi ziyarete geldiklerinde adam bunu
hatırlattı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
Dünyanın parasını verip aldığım yırtık model jean pantolonumu giymiş sevgilimle dolaşıyorduk. Babamla karşılaştık. Bacaklarıma doğru
aşağılayıcı bir şekilde bakıp,"Hayrola, mahallenin köpekleri kovaladı galiba?"demişti! İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
Üniversite yıllarım... Kulak rahatsızlığımdan dolayı hastaneye gitmiştim. Doktor muayene esnasında rahat olmam için benimle sohbete başladı. "Ögrenci misin?""Evet." "Hangi üniversite?" "Uludağ" "Ben de oradan mezun
oldum. "Hangi bölümde okuyorsun?" "İşletme" dedim ve bombayı patlattım: "Siz hangi bölümden mezun oldunuz?" "Sence?" İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
Sabah ofiste telefonla konuşuyordum. Telefonu omuzumla başımın arasına sıkıştırmıştım. Elimin birinde cep telefonu, diğerinde poğaça vardı.
Cep telefonumu şarj etmek isterken şarj aletinin ucunu birden poğaçaya soktum! Gören oldu mu diye kafamı çevirince de müdürümle göz göze geldim. Sırıtıyordu. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
Lise 1. sınıftaydım. Kimya dersinde "ısınan maddeler genleşir" konusunu anlatan hocamız, "Örneğin pirinç "deyince atladım: "Haklısınız hocam yaa! 2 bardak pirinci ısıtinca koca bir tencere pirinç pilavı oluyor." Hoca, "Oğlum bu yemeklik pirinç değil, metal olan pirinç "deyince bütün sınıf
gülmekten yerlere yatmıştı. İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
Yirmili yaşlarım. Çok romantik bir sahneydi. Sevgilim kucağıma başını koymuş, ben de saçlarını okşuyordum. Birden başını kaldırdı, "Pantolonunun yıkanma zamanı gelmiş" dedi! İşte o an benim bittiğim andır Seyit Abi...
Eve gitmek üzere Bakirköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp, "Bir Monte Carlo" dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp, "Abi bu Bakirköy'e gider" diye cevap verdi! İste o an benim ve şoförün bittiği andır Seyit Abi...
İlginç Ölümler
Jake Fen isimli Macar adam, eşini korkutmak için
kendini asmiş pozu verdi... Eve gelen eş kocasını o halde gorünce
bayıldı.. Kapıyı açık gören komşu kadın içeri girince iki cesetle
karşılaştığını sanıp evi soydu. Topladıkları ile çıkarken Jake kadına bir
tekme attı. Cesedin canlandığını sanan kadın korkudan öldü..Jake beraat etti..
New York'ta 5'inci caddede bir adama araç hafifçe
çarptı. Adama birşey olmamistı.. Şoförle konuştu ve kalkacakken
olayı gören biri yanına gelerek, kalkmazsa sigortadan para alabileceğini
söyleyince yeniden aracın önüne yattı. Araç sürücüsü ise adamın
gittiğini düşünerek gaza bastı ve adam öldü..
Bayan Carson Amerika'nin New York kentinde yaşıyordu.. Birgün
eglenmek için cenaze işleri yapan bir şirketle anlastı. Şirket eve telefon etti ve
bayan Carson'un kalp krizi geçirip öldügünü söyledi . Aile hemen koştu. Bu
sırada tabutun içinde yatan bayan Carson birden
dogrulu verdi. Ama kizi oanda kalp krizi geçirip öldü...
Romollo Ribaldo işsizdi. Pisa kentinde oturan 42
yasindaki Italyan bir gün, tabanca ile intihar etmeye
hazırlandı. Eşi onu engellemek için dil döktü.. Sonunda Romolo ağlamaya başladı ve intihardan vazgeçip silahını yere fırlattı. Ateş alan tabancadan
çıkan mermi eşine isabet etti ve eşi öldü.
Beğenmediniz mi? Birde bu ölümsüz ölüme bakın neler
hissedeceksiniz.
Ölümsüz Ceset
Gerçek bir olay
Sibirya'nın köylerinden birinde cenaze mezarlığa
götürülüyormuş.Mısır tarlasının ortasında tabut köylülerin
ellerinden düşüvermiş.Tabutun içindeki ceset düşüp dereye yuvarlanmış.
Akıntı, cesedi dinamitle avlanan balıkçıların yanına sürüklemiş.
Balıkçılar "Acaba adamı dinamitle biz mi öldürdük"
diye endişeye kapılarak cesedi askeri kışlanın tellerine bırakmışlar. Nöbetçi
er, bölgeye birinin yaklaştığını düşünerek cesedi yaylım ateşine
tutmuş. Hemen ambulans çağrılmış. Delik deşik olan ceset hastaneye kaldırılmış.
Operasyon altı saat sürmüş. Ameliyattan çıkan doktor alnından akan
terleri silmiş ve "çok zor oldu ama galiba yaşayacak" demiş.
Dubai de klimalı otobüs durağı .....
http://img89.imageshack.us/img89/4171/pic175293lq.jpg
Öğrenci olaylarının yaşandığı günler.
Polis, Diyarbakır’da bir öğrenci evini basmış, bir sürü kitap toplamış, öğrenciler bir köşede sinmiş oturuyor, ama öyle pek de tehlikeli bir şey yok bulunanlar arasında.
Çocukları asıl endişelendiren, arkalarındaki duvarda asılı Karl Marx resmi.
Bir ara, polislerden biri sormuş:
- Ula bu kimin resmidir?
Hah, demiş çocuk içinden, şimdi mıçtık...
- Dedemin resmi abi...
Polis sinirle dişlerini sıkmış, öğrencinin ensesine bir şaplak atmış:
- Ula utanmisan, a pezev.., bele nur yüzlü, bele ak sakallı bir deden vardir, kakmişsan komonistlik yapisen...
ÇOK ACELE- Bir kadının sesi programında hayatı irdelenmek üzere kadınlar aranmaktadır...
ARANAN ŞARTLAR -
1) Bir yaratıkla evli olmak.
2) Kocasından sabah akşam deli gibi dayak yemekte en az 2 yıl tecrübeli olmak.
3) Kocası tarafından başka erkeklere satılabilmek.
4) Dünyaya en az 6 çocuk getirmiş, 3 kez düşük yapmış, 4 çocuğu da doğumda ölmüş olmak.
5) Küçük Emrah'ın filmlerini belgesel mantığıyla izleyebilmek.
6) Canlı yayında hüngür hüngür ağlayabilmek, izleyenleri ağlatabilmek.
7) Yıllar önce Almanya'da kaybettiği oğluna canlı yayında kavuşabilmek.
8) Kayınbabasının tacizlerine, üvey babasının tahriklerine dayanamayıp evden stüdyoya kaçabilmek.
Kadınların Arkadaşları:
Bir kadın bütün gece eve gelmemiş. Ertesi sabah kocasına, gece bir arkadaşında kaldığını söylemiş. Kocası karısının en yakin 10 arkadaşını aramış ve hiçbiri karisinin kendisinde kaldığını onaylamamış.
Erkeklerin Arkadaşları:
Bir adam bütün gece eve gelmemiş. Ertesi sabah karısına, gece bir arkadaşında kaldığını söylemiş. Karisi kocasının en yakin 10 arkadaşını aramış ve 5 tanesi kocasının kendisinde kaldığını onaylamış ve diğer 5 tanesi ise kocasının hala kendisiyle birlikte olduğunu iddia etmiş
gerçek bir olay
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nda bir bürokrat bize devletin eskiden nasıl istatistik yaptığını ve bürokrasinin işleri takip etmesindeki duyarlılığı çok güzel bir örnekle anlattı.
Bürokratın anlattığına göre bir dönem Tarım Bakanlığı, İl Müdürlükleri'ne bir yazı yazar ve "İlinizin bulunduğu bölgedeki karga, yaban domuzu, üveyik gibi tarımsal üretime zarar veren yabani hayvanların sayısını çıkartın bize yollayın" der. Der ve komedi bu noktada başlar..
Sayım işleminin devamını Referans Gazetesinden aktarıyoruz
İl müdürlerini alır bir düşünce... Adı üstünde zararlı ve yabani hayvan bunlar. Nasıl sayacaksın?
Sonunda kendi aralarında 'istişare' ederek bir formül bulurlar.
Buna göre bölgenin büyüklüğüyle orantılı olarak her il müdürü bir rakam yazıp bakanlığa yollar. Kimi 30, kimi 20 yaban domuzu olduğunu bildirir.
Aradan
1 yıl geçer, "Ses seda çıkmadı Bakanlık'tan..." diye sevinirlerken biz yazı daha... "Bölgenizdeki yaban domuzlarının son durumu nedir?
Şayet sayıları 150'yi aşarsa 'sürek avı' başlatın." Sürek avı başlaması için gerekli bürokratik işlemler ve nasıl ekipler oluşturulacağı, vurulan domuzların kuyruklarının kesilerek ispatlanması gerektiği gibi formaliteler sıralanır. İl müdürleri yeni sayıyı, hayvanların çoğalabileceği varsayımıyla 5'er, 10'ar artırıp bildirmişler. İş, yıllarca böyle devam etmiş. Bürokratımızın tayini bir gün Tunceli Tarım İl Müdürlüğü'ne çıkmış. Göreve başlamasının ardından yine bakanlığın aynı yazısı... Hemen, bir sene önce gönderilen yazıyı çıkarmış ki ne görsün.
Domuz sayısı 149... Domuzu 1 tane artırsa sürek avı başlamak zorunda kalacak. Hayvanların kuyrukları, ödenek... Kendi kendine (Ben bu sayıyı
50'ye düşürüyüm, kimse farketmez) demiş ve yazıyı göndermiş.
Bir ay sonra Bakanlık'tan bir yazı. Yazıda (Geçen yıl bölgenizde yaban domuzu sayısı 149 idi. Siz 50 olduğunu yazmışsınız. Ne oldu 99 yaban domuzuna...) diye soruluyor. Bürokrat oturmuş ve düşünmüş, bir formül bulup Bakanlığa yazmış. Yazıda, (Evet geçen yıl sayı 149'du..
Ancak sayıları artınca köylüler resmi olmayan yollardan sürek avı başlattılar, hiçbirini de vuramadılar. Domuzlar sınır ilimiz olan Erzincan'a geçti)
demiş. Bürokratın belirttiğine göre "Hayvanları vurduk" dese, bakanlık kuyruklarını isteyecek.
Bakanlık hemen olayın takipçisi olmuş ve Erzincan il müdürüne bir yazı yazmış. Yazıda (Bölgenizde 100 yaban domuzu olduğunu yazıyorsunuz.
Ancak Tunceli İl Müdürlüğü 99 adet domuzun bölgenize geçtiğini bildirdi.
O
hayvanları bulun. Sayı 150'yi aştığı için de hemen ekipleri toplayarak sürek avı yapın) diyormuş. Erzincan İl Müdürü düşünmüş ve Bakanlığa cevap yazmış. Cevapta, (Evet doğrudur. Tunceli'nin 99 domuzu sınırımızdan girdi.
Ancak hızlarını alamayarak sınırımızı aşıp Erzurum il hudutlarına geçtiler) deyip işin içinden sıyrılmış. Bakanlık hemen Erzurum İl Müdürlüğü'nden hayvanların bulunup sürek avı başlatılmasını istemiş.
Erzurum İl Müdürü Erzincan il müdürünü arayıp olayı sormuş, akıl almış.
Bakanlığa (Doğru. 99 domuz bölgemize girdi ancak peşlerine düştük, ancak Ağrı İl Sınırı'na girdiler) demiş. Bakanlık bu kez Ağrı il müdürlüğüne bir yazı yazmış. Ağrı il müdürü Erzurum il müdürünü aramış. Ve o da bakanlığa (Evet doğru bizim sınırdan girdi ama ülke sınırlarını aşıp Ermenistan'a geçti) diyerek olaya Tarım Bakanlığı nezdinde bir son vermiş.
Bürokratımız (artık Dışişleri Ermenistan'ı aramış mıdır bilmiyorum. Ama biz envanter işinden böyle sıyrıldık) diye kurnazca gülümsüyordu...
(günü geçmiş ama ilginç olduğu için paylaşmak istedim)
ANKARA (HABER7) - 06.10.2004 13:03:00 Ankara referans gazetesi
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz711.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz712.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz713.JPG
Sevgili Güzin abla ...
>> >
>> > Sevgili Güzin abla ben 17 yaşında bir kızım internette
>> >
>> > kendime yeni bir erkek arkadaş edindim.Onu çok seviyorum.O da beni
>> >seviyormuş.Bana seni ailemle tanıştırcam dedi.Buna çok sevindim.Beni
>> >evlerine davet etti.Ailesiyle tanıştırmak için.Evlerine gittiğimde evde
>> >kimse yoktu.Bana birazdan gelirler dedi.Onları beklerken birer kola
>>içelim
>>
>> >dedi.Bende olur dedim.Odasına geçtik,kolamızı içerken erkek arkadaşım
>> >birden uyumaya başladı.Güzin abla sence erkek arkadaşımın hastalığı ne
>>???
>> >
>> > GÜZİN ABLA'NIN CEVABI: Kızım seni anan Kadir gecesi dogurmus.
ekselans
26-06-2006, 19:54
.............
http://img236.imageshack.us/img236/5150/akildvrm8tf.jpg
düğün davetiyesi..... :)
http://img61.imageshack.us/img61/7144/evleniyoruzbizbyanitez6zj.jpg
http://img236.imageshack.us/img236/5150/akildvrm8tf.jpg
Sayın Petal,
Dubai'de çöl safarisi turları yapılıyor.
Bu resmin böyle bir turdan alındığını sanıyorum.
Daima Toyota Land Cruiser (başka hiç bir 4 çekere güvenmiyorlar çölde) kullanılıyor ve turistler direksiyona oturtulmuyor kuma çakılmasınlar diye.
Direksiyondaki arap vatandaş göreceli zayıf şöförmüş galiba. :)
GERÇEK OLAYLAR
1. Exxon'a ait bir petrol tankeri Kanada aciklarinda battiktan sonra, iki tane deniz ayisi 80.000 dolar harcanarak temizlenmis ve buyuk bir torenle denize birakilmislar. Tam 2 dakika sonra herkesin gozleri onunde bir mavi balina deniz ayilarini yemis.
2. New York'ta yasayan bir psikoloji ogrencisi kiz bos odasini bir marangoza kiralar. Amaci onunla konusup, adamin davranislarini incelemek. Ama iki hafta sonra marangoz kizi bir balta ile parcalar.
3. Bonn'da iki gosterici, domuzlarin kesimevi'ne barbarca goturulup orada kesilmelerini protesto ederken, domuzlarin bulundugu yerin kapilari kirilir ve 2000 domuz kacisirken, iki gostericiyi ezerek oldururler.
4. Amerika'da kadinin biri evine gelir ve kocasini mutfakta titrerken gorur. Belinden su-kaynatici'ya dogru bir kablo gitmektedir. Kadin hemen kalin bir tahta parcasi bulur ve adamin koluna vurarak onu elektrik sokundan ayirmaya calisir. Adamin kolu iki yerinden kirilir. Sonradan anlasilirki, kocasi orada mutlu bir sekilde wallkman dinliyordur.
5. Irakli bir terorist postaya bombali-mektup verir. Posta ucreti eksik odendigi icin mektup kendisine geri postalanir. Herseyi unutan terorist mektubu acinca parcalanarak olur
SEYAHAT NASILDI?
Hava taşımacılığının ilk yıllarında insanlar uçağa binmekten korktuğu için bir türlü istenen yolcu sayısına ulaşılamıyormuş.
Bir şirketin promosyon sorumlusu uçaklarında seyahat eden is adamlarına birer mektup göndererek, eğer o hafta rezervasyon yaptırırlarsa bundan sonraki ilk beş seyahatlerinde eslerinden para alınmayacağını bildirmiş. Bunun üzerine epeyce başvuru olmuş doğal olarak.
Şirket kampanya sona erdikten sonra bu kez işadamlarının eslerine birer mektup göndererek, seyahatlerinden memnun olup olmadıklarını sormuş. Ancak mektup gönderilen kadınların yüzde doksanından şu yanıt gelmiş:
"Ne seyahati??"
HATALAR
• Eğer bir berber bir hata yaparsa, bu yeni bir tarzdır...
• Eğer bir şoför bir hata yaparsa, bu bir kazadır...
• Eğer bir doktor bir hata yaparsa, bu bir müdahaledir...
• Eğer bir mühendis bir hata yaparsa, bu yeni bir atılımdır...
• Eğer ebeveynler bir hata yaparsa, bu yeni bir kuşaktır...
• Eğer bir politikacı bir hata yaparsa, bu yeni bir hukuk kuralıdır...
• Eğer bir bilim adamı bir hata yaparsa, bu yeni bir keşiftir...
• Eğer bir terzi bir hata yaparsa, bu yeni bir modadır...
• Eğer bir öğretmen bir hata yaparsa, bu yeni bir teoridir...
• Eğer bir patron bir hata yaparsa, bu bizim hatamızdır...
• Eğer bir personel bir hata yaparsa, bu bir "HATA" dır
Düğün arabası....:)
http://img523.imageshack.us/img523/104/3111113kt.jpg
http://img78.imageshack.us/img78/2028/killbill4aj.jpg
Bi duz bir de tersten dinleyeceynuz:
http://www.yonkis.com/mediaflash/reverse.htm
casaubon
29-06-2006, 16:46
Sigara Odası Tavan Dizaynı
http://img221.imageshack.us/img221/7743/111127yd.png
http://img226.imageshack.us/img226/2186/22222210oc.png
acaba düğünü nerede yaptılar?:)
http://img224.imageshack.us/img224/7371/att0001625sj.jpg
acaba kim kimin efendisi....
http://img233.imageshack.us/img233/8339/barthez23ly.jpg
yardımsever çocuklar :D
http://img224.imageshack.us/img224/6672/molodtsy2pl.jpg
http://img224.imageshack.us/img224/9930/nedoehal1ot.jpg
Kriko tasarımı :):)
http://img48.imageshack.us/img48/9032/araba9eo.jpg
yine bayan... yine park sorunsalı :)
http://img162.imageshack.us/img162/6936/podbor994179br.jpg
arkadaşınızı rezil mi etmek istiyorsunuz... işte size bir yöntem :D:D
http://img48.imageshack.us/img48/6765/proektor108bv.jpg
Bu sokağa (sokak diyerek abartıyormuyum acaba :D) trafik lambası şarttı... iyi olmuş :D:D
http://img162.imageshack.us/img162/7227/uzkoulitsa2an.jpg
http://img258.imageshack.us/img258/7904/k060xp.jpg (http://imageshack.us)
adrenalinin böylesi!
eve bağlı kalmak bazen sıkıcı olabilir. bakın şu ütü yaparken heyecan yaşayanlara..
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz20.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz21.JPG
http://www.galeriturk.net/getimg/adsiz22.JPG
http://img113.imageshack.us/img113/5545/image0016qn.jpg (http://imageshack.us)
http://img52.imageshack.us/img52/7163/i014ay.jpg (http://imageshack.us)
http://img86.imageshack.us/img86/1489/i022jy.jpg (http://imageshack.us)
http://img52.imageshack.us/img52/6025/i039qv.jpg (http://imageshack.us)
http://img157.imageshack.us/img157/9880/i046ta.jpg (http://imageshack.us)
Konu : TÜRKLER HER YERDE
>
>
>
> > > > Eyfel Kulesi'nin en üst katında, balkonu
>çevreleyen korkulukların
> > > > üzerinde, "Gülü bir gün, seni her gün, gülü
>solana kadar, seni
> >ölene kadar
> > > > seveceğim" yazdığını
> > > >
> > > > Notre Dame Kilisesi'ndeki kulenin en tepesinde,
>doğu tarafına
> >bakan
> > > > duvarda koca koca harflerle "T.C. EMİNE"
>yazdığını
> > > >
> > > >
> > > > Avustralya'daki ünlü Bonde Plajı'nı çevreleyen
>duvarın bir
> >yerinde devasa
> > > > harflerle, "Nuray, ara beni kuşum" yazdığını.
> > > >
> > > >
> > > > İsviçre'nin Basel kentindeki en büyük kilisenin
> >duvarında, "İbrahim
> > > > Tatlıses tek tek" yazdığını
> > > >
> > > >
> > > > Suudi Arabistan Medine Garı'ndaki istasyonun
>duvarında, "Tekrar
> >geleceğiz"
> > > > yazıyormuş. Altında da, "Osmanlı" imzası
>olduğunu
> > > >
> > > >
> > > > Malum, Londra'nın Greenwich kentinden, 0 (sıfır)
>meridyeni
> >geçer. Temsili
> > > > olarak, duvara metalden bir çizgi çekilidir. Tam
>o çizginin
> >yanında,
> > > > duvarda, "Burayı da gördüm ya, artık ölsem de
>gam yemem!"
> >yazdığını
> > > >
> > > >
> > > >
> > > > Meksika'daki Maya Tapınakları'nda, en büyük
>piramitin bir
> >odasının
> > > > duvarına,
> > > > "Ne mutlu Türküm diyene!" yazısı kazındığı
>biliomusunuzzzz
>
>
>
http://img72.imageshack.us/img72/7299/podbor996462kp.jpg
Temel reis ve.......
http://www.galeriturk.net/getimg/12tu.png
annesi
http://www.galeriturk.net/getimg/26wf3.jpg
Bebek nasıl yapılır???
Bebek nasıl yapılır diye miniklere sormuslar, onlar da bakin ne cevaplar vermis:
"Bebek yapmak icin anne bir yumurtanin üzerine yatar sonra baba gelip
yumurtayi kirar"
(Abby, 6 yasinda)
"Ben asla bebek yapmiycam.. babam dedi ki bebek beklerken kadinlar her
gün biraz daha hasta ve manyak oluyomus"
(Marie-Ann, 9 yasinda)
"Bir kadinla bir erkek yataga girdikleri zaman, ikisinden birinin bebegi
olacak demektir"
(Paul, 6 yasinda)
"Bebek annemizin içinden çikar, doktor da onun poposuna vurur çünkü
bebek doktoru isirmistir"
(Edward, 6 yasinda)
"Bebek yapmak için, bunu önemsemeyen biriyle olmak gerekir"
(Shelley, 7 yasinda)
"Karsimizdaki evdeki adamin karninda bebek var ama bi türlü disari çikaramiyor
(Alistair, 9 yasinda)
"Bebek yapmak için önce asik olursun, evlenirsin.. veya bunlara gerek de
yok aslinda.."
(Peter, 9 yasinda)
"Bebek yapmak için uygun zamani kollamak lazim, evde misafir olmamasi
lazim"
(Lyn, 9 yasinda)
"Ben nasil yapildigini biliyorum ama hiç yapmadim"
(Francis, 7 yasinda)
"Kediyseniz bebek yapmaniz daha kolaydir"
(Paulette, 6 yasinda)
Bu hastalığa.. Mc Donald's yoksunluk sendromu deniyor...:).
http://img82.imageshack.us/img82/9361/podbor97615ro.jpg
Bu arabanın soför'ü olsam tekerlek patlamasın diye dua ederdim... :D:D
http://img106.imageshack.us/img106/3492/zamenakolesa4fy.jpg
bu maç için sanki ülke tek vucut olmuştu....
ama hakem oyuncuları saysa yine de fena olmayacak :D:D
http://img106.imageshack.us/img106/1889/podbor992803eq.jpg
Ya petrol biterse.......
http://www.galeriturk.net/getimg/petrol17gy7nt.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/petrol21dr9yc.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/petrol47bt2jp.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/petrol62ju3nm.jpg
futbolcu
03-07-2006, 19:10
Konu: itiraflar
garson; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 23; Ülke: İngiltere
Bizim oradaki Carrefour´un ilk açıldığı zamanlar. Mağazada anlık indirim duyurularını anons eden kişi şöyle dedi: "Pantolonları indirdik, orta reyonda sizleri bekliyoruz." Geliyoruz anacım, sen öyle kal!
muhendisbasketci; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 29; İl: İstanbul
Lise yıllarında Milli Güvenlik dersinde hocamız olan subay, sınıfın güzel kızlarından birini kaldırmış ve ondan subay rütbelerini küçükten büyüğe doğru saymasını istemişti. Sıralamayı aynen yazıyorum: "Teğmen,üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbaşı ve albaşı."
sonbahargüneşi; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 27; İl: İstanbul
Geçenlerde gittiğim düğünde takılan paraları anons eden şahıs aynen şöyle dedi: "Gelin hanım köşede, isteyen takabilir."
atillatheturk; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 28; İl: Eskişehir Bugün radyoda duyduğum kan anonusu üzerine kan vermek için hasteneye gittim. Kan vermek isteyenlere doldurtulan ve içinde bir çok sorunun olduğu formu doldurmaya başladım. Soruların biri "Son iki yıl içinde cinsel ilişkiye girdiniz mi?" şeklindeydi. Kan alacak hemşireyi beğendiğim ve karşısında karizmayı çizdirmek istemediğim için "evet" cevabını işaretledim. Fakat testi hemşireye verirken gözüm o soruya takıldı. Soruyu yanlış okumuşum. Meğer "Son iki yıl içinde eşcinsel ilişkiye girdiniz mi?" diye soruyormuş. Sonuç: Blimum HIV testlerinin yapılmasını beklemek için saatlerce lobide oturdum. Üstelik bu da yetmiyormuş gibi o güzelim hemşireye de rezil oldum. Neyime benim elin hemşiresini etkilemek. Ver kanını git işte!
audrey hepburn; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 33; Ülke: ABD
Yer Bahariye, İstanbul. Ana yoldan geçmekte olan bir polis arabasındaki megafondan bir anons yükseliyor: "X plakalı aracın sahibi, lütfen hareket ediniz." Karşı taraftan geçmekte olan diğer bir polis arabasının megafonundan duyulan anons ise şu: "Lütfenini yiyimm Mistafaaaa." Yurdum polisi yaaaa.
şirinmaggie; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 31; İl: Muğla
Arkadaşımın sevgilisi komiser. Geçenlerde ikisi arabada sohbet ederlerken 'Bilmem kaç merkez, yolda üç tane or...pu var. Tamam.' diye bir telsiz anonsu gelmiş. Erkek arkadaşı çok utanmış ve hemen telsize sarılıp telsizin diğer ucundaki memura ´Bu ne biçim anons, malum kadın deyin biz anlarız.´ diye fırça atmış. On dakika sonra gelen telsiz anonsu ikisini de kahkaha krizine sokmuş. ´Komiserim malum kadınlar or...pu değilmiş.Tamam.´
uyurdagezerim; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 18; İl: İstanbul
Trafiğin sıkışık olduğu saatlerde Dolmabahçe´den Beşiktaş´a doğru yürüyordum. Biraz ileride trafikten dolayı yavaş ilerleyen bir polis arabası vardı. Tam o sırada, polis arabasının yanına motorlu bir polis yaklaştı ve bombayı patlattı.´Alırım anahtarını Hasaaan!'.
pıtırkurt; Cinsiyet: Kadın; Yaş: 26; İl: İstanbul
Öğrencim,verdiğim ödevin son sayfasını tamamlamamış. Nedenini sorduğumda "Öğretmenim Aliye başladı, annem bitiremedi" dedi. Yanıtı öyle hoşuma gitti ki kızamadım...
gabrielversus; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 28; Ülke: Almanya
Yıllar önce sahilde arabayla turlarken bir ekip otosu bizi cevirdi ve sordu: "Gençler alkol var mı?", cevabımız: "Yok valla, hepsini içtik."
içısıtan; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 39; İl: Ankara
Benzin istasyonunda arabamın deposunu doldurdum. Kredi kartımla ödeme yapmak için arabamın yanından ayrılmıştım ki bir kadının arabama bindiğini gördüm. Ben şaşkın bir şekilde arabama doğru koştururken kadın hızla istasyondan ayrıldı. Ne olduğunu anlayamadan tekrar geri döndü. Özür dileyerek "Arabaları karıştırmışım." dedi. Arabalarımız benziyor muydu diye merak edenler için sadece şunu söylemek istiyorum: Arabalardan biri beyaz, diğeri siyahtı
deremede; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 30; İl: İstanbul
Bir arkadaşımla balık almaya gittiğimizde, arkadaşım kovanın içinde yüzüp çırpınan balıklara bakıp, ´Bunlar taze mi?´diye sormuştu. Balıkçı da cevabı hemen yapıştırdı: ´Yok abla, pil takıp oynatıyoruz.´
skyonlife; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 26; İl: İstanbulPolis anonslarına bir ek de benden. Yer Amasya, Ramazan ayı. Meydan tarafında, karşılıklı iki şeritten birbirlerine doğru gelen polis arabalarının birinden duyulan cümle: "İftara üç tane büyük, sahura da iki küçük pide alıyoruz." Gelen cevap evlere şenlik: "Komiserinkinde susam olmasın. Tekrar ediyorum, komiserinkinde susam olmasın
futbolcu
04-07-2006, 17:54
BORSACILAR....butun gun neyapar ?
>>>>>>
>>>>>> > > >>> >Merak ediyorsaniz
>>>>>>
>>>>>> > > >>> >asagidaki link'i tikladiktan sonra
>>>>>>
>>>>>> > > >>> >ekran acilinca da mousu'i saga,
>>>>>>
>>>>>> > > >>> >sola, yukari ve
>>>>>>
>>>>>> > > >>> >asagiya
>>>>>>
>>>>>> > > >>> >dogru
>>>>>>
>>>>>> > > >>> >hareket ettirmeniz yeterli olacaktir.
>>>>>>http://www.andyfoulds.co.uk/amusement/economists.htm
futbolcu
05-07-2006, 18:32
http://www.milliyet.com.tr/ozel/dunyakupasi2006/videolar.asp?
şu adamların yeteneğine bakın
çok özel insanlar bunlar
http://www.erenet.net/komiksesler.php?op=dinle&id=103&isim=Kufurbaz_Metin_-_Cem_Ceminay
İngilizlerin kupadan elenme nedenleri
http://img268.imageshack.us/img268/518/podbor9994062hl.jpg
Bisikletine aşık veya güvensiz biri....
http://img428.imageshack.us/img428/5456/podbor9994539ln.jpg
bu da güvenlik konusunda deneyimsiz anlaşılan....
arabasını alttan mazgala zincirlemiş....
http://img395.imageshack.us/img395/4685/protivougonka017nn.jpg
http://img428.imageshack.us/img428/6943/podbor90400jb.jpg
selçuk efendi
06-07-2006, 12:03
......................
http://img149.imageshack.us/img149/4971/adsiz1nn.jpg (http://imageshack.us)
Bir Öğrenci Evinin Anatomisi
Her öğrenci evinde muhakkak 'nöbetçi sistemi' uygulanır ve günün nöbetçisi, resmi köle statüsünde kullanılır. Yemek sırasında en az elli kere mutfağa gönderilir.
· Evdekilerin temel gıda maddeleri yumurta ve patatestir. Bu ikisinin birleşiminden 12 çeşit yemek yapılabilir. Çay yemekten sonra değil, yemekle birlikte içilir.
· Her gece kesinlikle saçma sapan bir tartışma konusu açılır. (Düşünmüyorum o halde yok muyum yani? Dünya döndüğü için mi güzel? Attan inip eşşeğe binilir mi?)
· Her evin muhakkak suyu, çayı deviren bir sakarı vardır. Ha bi de işlerden kaytaran tembeli bulunmaktadır.
· Yemek yapmaya karar verilir ve yemek yapmaya başlandığında eksikler ortaya çıkar, zamanla yarışarak yemek tamamlanır.
· Kesinlikle ama kesinlikle temiz çatal, kaşık, tava kalmayıncaya kadar bulaşıklar yıkanmaz.
· Her sabah derse geç kalınır ve öğle kalkıp okula yemek yemeğe gidilir. (Okulun yemeği ucuz olduğu için...)
· Sınav dönemlerinin favori cümlesi "bu gece yatmıycam ders çalışcam"dır. Gece yatılmaz ama ders de çalışılmaz.
· Evin duvarları vize-final tarihleri, ilginç sözler, nöbetçi listesi, harcama listesi gibi yazılı belgelerle süslüdür.
· Öğrenci evinin, öğrenci misafirleri de eksik olmaz ve gelen misafire önce "bi kola al da içelim"diye başlanılan ısmarlatma olayına, iyice sövüşleninceye kadar devam edilir.
· Ev genelde bodrum ve giriş katta olduğundan, pencereden girilebilir özelliktedir. (Her ihtimale karşı bi pencere muhakkak içeriden kilitlenmeyerek açık bırakılır.) Dış kapı ise zaten kilitlenmez.
· Ev fertlerinin aşağı yukarı tamamı leyla gibidir, yani aşk trafiği yoğundur. Kimininki platoniktir, kafayı yer ve yedirtir, kimi romantik takılır, şiirler ezberlenir, kimi ise akşam ansızın nişanlı olarak eve dönebilir.
Sorular ve cevaplar
Yukarıdaki şiirin ölçüsü nedir? Cevap: Yaklaşık dokuz santimetredir. (Lise 1)
* Kimlere zekat verilmez? Cevap: Şeytana. (İlkokul 5)
*Demokrasilerde kuvvetler ayrılığı kaça ayrılır? Cevap: Üçe. Kara, deniz, hava kuvvetleri. (Orta 3)
* Mondros'u açıklayınız. Cevap: Mondros kimdir bilmiyom (Orhan/8)
*İneğin midesi kaç bölümdür? Cevap: İki oda, bir salon, bir mutfak (Ortaokul 1)
*Servet-i Fünun edebiyatı hangi edebi akımlardan etkilenmiştir? Cevap: Elektrik akımından (Yaşar/Lise 3)
*Üremeyi açıklayınız. Cevap: Anne ve babanın gece yaptığı işe üreme denir. (Gülşah/Lise 1)
*Canlıların ortak özellikleri nelerdir? Cevap: Yol, su, camii, mezarlık.
*Orta Asya'dan göçün sebepleri nelerdir? Cevap: Ellektirik kesintisi (Gülümser/6)
* Türkiye'nin geçitlerini yazınız. Cevap: Alt geçit, Üst geçit, Yaya geçidi (Serkan/7)
*Kanuni Fransa'ya neden kapitülasyon tanımıştır? Cevap: Bir kadına yardım etmek için (Berat/İlkokul)
* Güneydoğu Anadolu bölgesinde petrol nerelerden çıkartılır? Cevap: Petrol, Raman ve Gazman'dan çıkartılır. (Filiz/Ortaokul 2)
*İzmir'i kim işgal etti? Cevap: Gazeteci Hasan Tahsin (Barış/Orta3)
*Ailenin reisi kimdir? Cevap: Anam (Sabri/İlkokul3)
* Koşma nedir? Cevap: Yürümenin hızlı şekline koşma denir. (Samet/Lise1)
*Canlıların en küçügüne ne ad verilir? Cevap: Bebek
*Kasabayı kim yönetir? Cevap: Şerif ve adamları (Kamil/İlkokul5)
* Mübarek geceler hangileridir, yazınız. Cevap: Kına, gerdek ve dolunay gecesi (Hatice/İlkokul5)
Acemi asker diyalogları
sigara odası nerede?
-abi ileri bak mı diyo elleri bırak mı diyo?
-bunun adı kemer değildi neydi?
- komutanım bir durum emredebilir miyim?
- tabii oğlum ne demek buyur, sen emret suriye' yi alalım.
- komtanım, dizimden rahatsızlık geçirdim de, çök kalk yapmasam olur mu?
- tabii oglum sen şöyle kenara geç, komando dansına başla.
- ama komtanım...
- bi daha da böyle sendikal isteklerle gelme yanıma.
- emredersiniz komutanım.
-komutanım bir sıkıntım var arzedebilir miyim
-söyle bakalım
-bizim tuvaletler çok pis komutanım
-öyle mi? tamam o zaman, asteğmenim bu arkadaş alaydaki tüm tuvaletleri temizlesin bugün...
-???
-komutanım yemeklere şap katılıyor mu?
-koskoca türk ordusunun işi gücü yok sizin şeyinizle mi uğraşacak.
-komutanım bu 10 günlük yatak istirahatini nerede geciricem..?
-paris güzeldir bu mevsimde..!
komtan: sorusu olan var mı arkadaşlar? soru soru?
a1: komtanım akşam yemeği saat kaçta oluyo?
komtan: türk askeri acıkmaz ! başka?
a2: komtanım 10 dakka mola yetmiyo. 15 yapsak?
komtan: türk askeri yorulmaz! artık molalar 5 dakka. başka?
a3: komtanım benim eşofmanım yok!
komtan: benim de yok. sana soruyomuyum? başka?
a4: komtanım yemeklerde şap varmış doğrumudur?
komtan: arkadaşlar askeriyede herşey bilimseldir. bilimselliğin dışına çıkan hiçbişey olmaz. şap var mı bilmiyorum ama katmışlarsa birbirinizle duygusal ilişkiler kurmanızı engelliycek kadar koymuşlardır. başka?
a5: komtanım ekmekler sabaha bayatlıyo.
komtan: zamanında yemezseniz bayatlar tabi. başkaaaaaa?
a6: komtanım öğlen maruldan tırtıl çıktı.
komtan:arkadaşım savaşta ummadığını yiyceksin barışta eline ne geçerse... yeteer. başka soru yok. sstirahat et!
bölük: sool !
-muzikten anlayan var mi
(askeriye gazinosunda calistiralacagini sanan sevinen askerler atlar )
- komutanim super anlarim
-komutanim asıl ben anlarim
-hayir ben anlarim
-iyi siz 3'unuz kosun piyano tasinacak el atin
THY Diyalogları....1
Iyi günler hanimefendi, bir sorum olacakti
-Tabii buyurun
-THY ticketing bölümünde çalisanlarin maasi ne kadar ?
-Iyi günler danisma..
-Iyi günler bugün nereden bilet alabiliriz ?
-Sadece Taksim ve havalimani açik bugün.
-Anladim. Taksim'deki havalimaninin telefonunu alabilir miyim ?
-Semiha Yanki Havalimani'nin telefonunu alabilir miyim ? (Sabiha Gökçen demek istiyor
Iyi günler hanimefendi, bir sorum olacakti
-Tabii buyurun
-THY ticketing bölümünde çalisanlarin maasi ne kadar ?
-Iyi günler danisma..
-Iyi günler bugün nereden bilet alabiliriz ?
-Sadece Taksim ve havalimani açik bugün.
-Anladim. Taksim'deki havalimaninin telefonunu alabilir miyim ?
-Semiha Yanki Havalimani'nin telefonunu alabilir miyim ? (Sabiha Gökçen demek istiyor )
-Iyi günler hanimefendi. Denizli'ye uçusunuz var mi ?
-Evet beyefendi yarin sabah 07,45'de uçuyoruz ?
-Öyle mi, peki Denizli'de havalimani var mi ?
-Hayir beyefendi suya iniyoruz.
-Diyarbakir'a yer var mi acaba ?
-Maalesef yok efendim ?
-O zaman beni yedek kulübesine yazar misiniz ?
-Iyi günler iç hatlar..
-Bant kaydi misiniz, yoksa gerçek mi ?
-Gerçegim hanimefendi
-Iyi o zaman iyi günler.
-Istanbul'a son uçak kaçta?
-Nereden ?
-Buradan
-Nereden ariyorsunuz ?
-Sehir içinden
-Nereden?
-Erzurum'dan..
-Boeing 737 de (yerde park halinde) kokpitten orta pencere açik
uyarisi alinir amire bakmasi için komut verilir amir ortaya geldiginde
yolcular arasinda bi tartisma bi kargasa oldugunu görür. bi bakar
orta emergency pencere açik.sorar nedir problem diye. cam kenarindaki
abi futursuzca cevap verir: "uçak cok havasizdi bende pencereyi açtim
kalkarken kapaticam"
stewardlari hostesleri kendi özel usagi sanan insanar vardir.saçma
sapan istekler yapip insani daraltirlar:
-ben 2 yastik bi battaniye istiyorum bide uçak kalkmadan bi tane buzlu viski
ve yaninda findik alayim esim için de bir bloddymary buzlu ve tuzlu
karabiberli olsun cocuklara da portakal suyu ve oyuncak istiyorum
..............
- zamanim kalirsa getirecegim beyfendi
trabzon'dan bir yolcu havaalanini arar ve sorar:
-iyi aksamlar hanfendi trabzon-istanbul arasi ne kadar sürüyo acaba
-(hatun adami beklemeye alir) bi saniye efendim
-tamam tesekkürler,iyi aksamlar (telefonu kapatir)
-gazete?
-bi hürriyet bi sabah bi milliyet
-efem bir tane seçseniz arkada oturan yolcularada kalsin
-himmmmmmmmm bi hürriyet bi sabah o zaman
-peki
-ne kadar kalicaksiniz almanya?da?
-neden soruyorsunuz??
-ona gore bilet kesecegim onun için
-e olsun ben ucakta kalmiycam ki otelde kalicam
-cocugumla ben ucucam ogluma cocuk fiyati istiyorum ne kadardi.
-cocugunuzun 12 yasini asmamasi gerekiyor kac yasindaydi
-32 yasinda..
- telefona ingilizce hat geldigini ekrandan goren personel :
reservation may i help you??
- aa ben yanlis basmistim.simdi ingilizce bastim diye ingilizce mi
konusmam gerekicek??
- cocugun adini alabilir miyim?
- mustafa ibrahim suheyl isabeyoglu...hayvan babasi boyle bi isim
vermis..sanki arap seyhi ufacik cocuk...dayisiyim cok uzuluyorum da
cocuga..afedersin yani hanfendi..
-iyi gunler ben almanyaya gidecektim...
-olur hanimefendi nereye peki almanyada
-havalanina
-höönnnkkk (yok olmaz bizim ucaklar tren garina iner)
-meraba ben yarin aksam için bi ucak almistim...
(hayirli olsun..bize de bi tur attirirsin artik!!)
-hiç yer yok malesef
-ama ben askerim?
-hiç yer yok malesef
-hiç mi yok?
-hiç yer yok malesef
-ben yere otursam?
-Iyi günler hanimefendi. Denizli'ye uçusunuz var mi ?
-Evet beyefendi yarin sabah 07,45'de uçuyoruz ?
-Öyle mi, peki Denizli'de havalimani var mi ?
-Hayir beyefendi suya iniyoruz.
-Diyarbakir'a yer var mi acaba ?
-Maalesef yok efendim ?
-O zaman beni yedek kulübesine yazar misiniz ?
-Iyi günler iç hatlar..
-Bant kaydi misiniz, yoksa gerçek mi ?
-Gerçegim hanimefendi
-Iyi o zaman iyi günler.
-Istanbul'a son uçak kaçta?
-Nereden ?
-Buradan
-Nereden ariyorsunuz ?
-Sehir içinden
-Nereden?
-Erzurum'dan..
-Boeing 737 de (yerde park halinde) kokpitten orta pencere açik
uyarisi alinir amire bakmasi için komut verilir amir ortaya geldiginde
yolcular arasinda bi tartisma bi kargasa oldugunu görür. bi bakar
orta emergency pencere açik.sorar nedir problem diye. cam kenarindaki
abi futursuzca cevap verir: "uçak cok havasizdi bende pencereyi açtim
kalkarken kapaticam"
stewardlari hostesleri kendi özel usagi sanan insanar vardir.saçma
sapan istekler yapip insani daraltirlar:
-ben 2 yastik bi battaniye istiyorum bide uçak kalkmadan bi tane buzlu viski
ve yaninda findik alayim esim için de bir bloddymary buzlu ve tuzlu
karabiberli olsun cocuklara da portakal suyu ve oyuncak istiyorum
..............
- zamanim kalirsa getirecegim beyfendi
trabzon'dan bir yolcu havaalanini arar ve sorar:
-iyi aksamlar hanfendi trabzon-istanbul arasi ne kadar sürüyo acaba
-(hatun adami beklemeye alir) bi saniye efendim
-tamam tesekkürler,iyi aksamlar (telefonu kapatir)
-gazete?
-bi hürriyet bi sabah bi milliyet
-efem bir tane seçseniz arkada oturan yolcularada kalsin
-himmmmmmmmm bi hürriyet bi sabah o zaman
-peki
-ne kadar kalicaksiniz almanya?da?
-neden soruyorsunuz??
-ona gore bilet kesecegim onun için
-e olsun ben ucakta kalmiycam ki otelde kalicam
-cocugumla ben ucucam ogluma cocuk fiyati istiyorum ne kadardi.
-cocugunuzun 12 yasini asmamasi gerekiyor kac yasindaydi
-32 yasinda..
- telefona ingilizce hat geldigini ekrandan goren personel :
reservation may i help you??
- aa ben yanlis basmistim.simdi ingilizce bastim diye ingilizce mi
konusmam gerekicek??
- cocugun adini alabilir miyim?
- mustafa ibrahim suheyl isabeyoglu...hayvan babasi boyle bi isim
vermis..sanki arap seyhi ufacik cocuk...dayisiyim cok uzuluyorum da
cocuga..afedersin yani hanfendi..
-iyi gunler ben almanyaya gidecektim...
-olur hanimefendi nereye peki almanyada
-havalanina
-höönnnkkk (yok olmaz bizim ucaklar tren garina iner)
-meraba ben yarin aksam için bi ucak almistim...
(hayirli olsun..bize de bi tur attirirsin artik!!)
-hiç yer yok malesef
-ama ben askerim?
-hiç yer yok malesef
-hiç mi yok?
-hiç yer yok malesef
-ben yere otursam?
THY Diyalogları....2
Bir de üstün zekali check-in görevlileri uçaktaki tüm çocuklari emergency exit'e oturttugu için uçus öncesi kabin memurunu zor
duruma sokar:
-hanfendi yolcularimiz yerlestikten sonra sizin yerinizi degistirecegiz
-niye ki o?
-uçus güvenligi açisindan çikis kapilarina çocuk oturtamiyoruz efendim.
-niye biz güvenilir diil miyiz?
-??? çocuklarin burda oturmasi yasak, yerinizi degistirmek zorundayiz.
-valla ben hiç biyere gitmiyorum kardesim. ben pencere kenari aldim!!!
(uçagi aldi sanki!) -beyefendi çocuklarin yeri degismeden uçagin kalkmasi mümkün degil.
-ben anlamam kardesim, ben burda oturucam
-(fesüphanallah, nerde benim silahim..)[gidip amire haber verilir]
amir gelir adama yer degistirmezse uçagin kalkis okeyini
veremiyecegini falan söyler. adam yine anlamaz, pilot gelir,
pilot: beyefendi problem nedir?
y:hede hödö
p:eger hemen yerinizi degistirmezseniz polis çagiricam ve sizi uçaktan indirtecegim
y:aa, neyse tamam o zaman
full dolu bir uçakta iki yolcu beklenir, epey gecikmeyle gelirler,
tabi ki yerleri ayri verilmis kari kocadir:
adam:ben karimla oturucam.
steward: beyefendi uçagimiz dolu, herkes yerine oturuyor. siz de
lütfen kendi yerinize oturun.
a: ben anlamam, çabuk bana iki kisilik yer açin
s: (oldu masa atalim istersen ortaya, bi de alevli malevli..töbe
töbe) beyefendi yarim saattir sizi bekliyoruz zaten (bu arada yer
degisikligi için diger yolcular isteksizdir) ayrica sizinle yer degistirmek
isteyen yolcumuz da yok. lütfen oturun.
a: sen benim kim oldugumu biliyor musun lan!!!! (iste bir stewarda
söylenebilecek en son söz! steward artik bu adamin iflah
olmayacagini anlamistir, temiz bir dövmek ister, ama part-time'in
gözü kör olsun paraya ihtiyaci vardir. gidip durumu anlatir amire, amir
gelir ikna edemez, adam uçak içinde bagirip çagirmaya baslamistir iyice, tabi
kaptandadir söz artik..)
kaptan: (gayet nazik) beyefendi sorun nedir?
a: bu herifler bana yerimi göstermiyor!
k: verin board kartinizi ben göstereyim (vauv sabra bak). buyrun yeriniz burasi
a: yok kardesim ben karimla oturacagim.
k: beyefendi oturun yerinize ve uçagimiz kalksin artik
a: sen benim kim oldugumu biliyor musun? (iste yine bir kaptana söylenecek en son söz. olay kopmustur artik. thynin en sabirli, en baba kaptani necmi kaptani kimse tutamaz artik.)
k: (adamin yakasindan tutarak 20 santim havaya kaldirir ve) ulan senin kim oldugun görünmüyor da sen benim kim oldugumu görmüyorsun galiba. ben bu uçagin kaptaniyim. bu kadar yolcu seninle mi ugrasacak lan! (kaptan herifi firlatir, geriye döner) bu adami almiyorum uçusa, simdi polis
çagiriyorum, onlar aklini basina getirirler senin. (kokpite geri döner) adam yildirim hiziyla yetisir kaptana
a: aman kaptanim, affet yaptik bi eseklik, benim bu uçakla mutlaka gitmem gerek.
k: yok kardesim onu demin düsünecektin
a: kaptanim elini ayagini öpiim ne istersen yaparim
k: bütün uçus boyunca yerine oturup, ellerini bacaklarinin üstüne koyacaksin, yemek de vermeyin bu herife.
a: tamam kaptanim, yemem yemek, saol kaptanim
uçak yolcu alirken henüz bir yolcu telefon açar
-beyefendi kapatin telefonunuzu
-tamam be üff (konusmaya devam eder)
arkadan gelen baska bir yolcu, tam bir çamyarmasi herifin bogazini sikarak:
-ulan sen benim hayatimla nasil oynarsin lan essoglessek, kapat lan telefonu.
-tamam tamam pardon beyefendi, daha sonra yemek dagitilirken;
-Verme o eşekye yemek falan aç kalsin pust
-tamam ben zaten aç degilim hostesler yardimci yolcudan dolayi memnundur, her uçaga lazim
adana ucaginda yolcu karsilayan host koltugunu bulamayan yolcuya sorar;
- hangi numarada oturuyorsunuz beyfendi?
- sanayi mahallesi 14
http://www.galeriturk.net/getimg/30203.jpg
http://img262.imageshack.us/img262/5136/013kq.jpg (http://imageshack.us)
http://img262.imageshack.us/img262/9122/022vu.jpg (http://imageshack.us)
http://img262.imageshack.us/img262/5132/k015ml.jpg (http://imageshack.us)
http://img514.imageshack.us/img514/8575/k028vo.jpg (http://imageshack.us)
Dişlerinizi her gün fırçalayın yoksa.........
http://www.galeriturk.net/getimg/8zu3g3za1wx.jpg
garanti leasing'den sevgilerle (http://galeri.milliyet.com.tr/goster.asp?id=1&galeriid=347)
http://img284.imageshack.us/img284/2923/ko014fx.jpg (http://imageshack.us)
http://img472.imageshack.us/img472/6195/ko025hl.jpg (http://imageshack.us)
http://img284.imageshack.us/img284/4073/kurt016rd.jpg (http://imageshack.us)
http://img310.imageshack.us/img310/8104/kurtstallaert061hc.jpg (http://imageshack.us)
http://img472.imageshack.us/img472/5438/kurtstallaert095sh.jpg (http://imageshack.us)
http://img284.imageshack.us/img284/8591/kurtstallaert148mn.jpg (http://imageshack.us)
WordPerfect'in yardım hattında banda alınmış bir telefon
konuşması.
Bu konuşma sonrası helpdesk elemanı isinden
kovuluyor. Kovulduktan sonra da şirketi kendisini
"Gerekçesiz" isten çıkardığı için mahkemeye veriyor.
İşte Telefon Konuşması :
- Yardım hattı, buyrun, nasıl yardımcı olabilirim?
- Bir sorunum var.
- Nasıl bir sorun?
- Yazı yazıyordum, birden bütün kelimeler gitti?
- Gitti mi?
- Yok oldu!
- Ekranda şu anda ne görüyorsunuz?
- Hiç bir şey.
- Hiç bir şey mi?
- Yazdığım hiç bir şey ekrana çıkmıyor.
- Hala Wordperfect programında mısınız yoksa
programdan çıktınız mı?
- Bunu nereden bileyim?
- Ekranda bir "C" harfi görüyor musunuz?
- Bir "hece" mi...
- Boş verin. Ekranda yanıp sönen bir çizgi var mi?
- Söyledim ya hiç bir şey yazmıyor.
- Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
- Monitör ne?
- Ekranı olan yer, televizyon gibi... Çalıştığını
gösteren küçük bir lamba var mi?
- Bilmiyorum.
- Monitörün arkasına bakın, oraya bir elektrik kablosu
giriyor olması lazım. Görebiliyor musunuz?
- Evet.
- Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektriğe bağlı
mi bana söyleyin.
- Bağlı
- Harika. Monitörün arkasına bakınca bağlı olan tek
kablo mu gördünüz, yoksa iki tane mi?
- Görmedim.
- Tekrar bakar mısınız, ikinci bir kablonun da bağlı
olması lazım.
- Evet buldum.
- Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bağlı mı
diye bakin.
- Kabloya ulaşamıyorum.
- Ulaşmayın, bağlı mı diye bakabilir misiniz?
- Olmuyor.
- Bir şeyden destek alıp eğilip bilgisayarın arkasına
baksanız....
- Eğilmek dert değil, karanlık olduğu için
bakamıyorum.
- Karanlık?
- Ofisin ışıkları kapalı, pencereden gelen ışık
yetmiyor.
- Ofisin ışıklarını yakın.
- Yanmaz.
- Neden?
- Elektrikler kesik.
- Elektrikler mi kesik. Tanrım...!(kısa bir sessizlik)
Bilgisayarın kutusu, kitapları herşeyi duruyor mu?
- Evet dolapta.
- Simdi bilgisayarı sökün , aynen aldığınızdaki gibi
paketleyin ve aldığınız dükkana iade edin.
- Durum bu kadar kötü mu?
- Korkarım öyle!
- Peki tamam. Onlara ne diyeceğim?
- "Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalım"
diyeceksiniz...
Adamın biri Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış.
Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş.
Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karsıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor:
- Şimdi başım dertte, diye düşünmüş minik köpek.
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek kemikleri kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş. Leopar tam saldıracakken minik köpek kendi kendine konuşmuş:
-- Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?
Bunu duyan leopar bir anda donmuş kalmış ve en yakındaki ağaca tırmanarak dalların arasına saklanmış.
-- Tam zamanında kurtardım yoksa bu köpeğe yem olacaktım, diye düşünmüş leopar.
Bütün bunlar olup biterken bir başka ağacın üstündeki bir maymun olanları izliyormuş. Bildiklerini kullanarak bundan sonra leopardan kurtulabileceğini düşünmüş.Leoparın yanına giderek neler olduğunu anlatmış. Leopar köpeğin yaptıklarına çoksinirlenmiş ve maymuna:
-- Atla sırtıma, gidip sunu yakalayalım, demiş.
Ancak minik köpek neler olduğunu ve leoparın sırtında maymunla birlikte süratle kendisine yaklaştığını fark etmiş.
-- Şimdi ne yapacağım, diye düşünürken kaçmaya teşebbüs etmemiş.
Bunun yerine arkasını leoparın geldiği yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmiş. Tam leopar saldıracakken yine kendi kendine konuşmuş:
-- Bu aptal maymun da nerede kaldı? Yarım saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim hala haber yok!
Diplomasi böyle bir şey işte...
Yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü görün, düşmanını kendi silahı ile yen...
http://img383.imageshack.us/img383/5246/kom016lo.jpg (http://imageshack.us)
http://img261.imageshack.us/img261/9871/kom023xh.jpg (http://imageshack.us)
http://img261.imageshack.us/img261/396/kom038mb.jpg (http://imageshack.us)
http://img354.imageshack.us/img354/3121/kom048tf.jpg (http://imageshack.us)
futbolcu
11-07-2006, 13:03
Hayvan
piton kayip.
herkes saskin.
deniyor ki, "4 metrelik piton nereye gider?"
güzel kardesim...
adam 4 kilometrelik fiberoptik kabloyu çaliyor güpegündüz...
4 metrelik pitonu beline sarar, gene götürür.
siz bakin, fili götürmesinler.
ilginç bir ülke burasi çünkü.
çevre bakani'na soruyorlar mesela...
"efendim, piton nerede?"
bakan cevaplýyor:
"bugünlerde kimseye sis kebap yemesini tavsiye etmem."
"hayvan" denince en yetkili makamin bile ilk aklina gelen bu:
mangal.
bakan haksiz degil aslinda...
hiç unutmam, izmir'de sehrin göbegindeki havuza güzellik olsun diye
ördek birakmislardi.
ertesi sabah yok.
bir daha biraktilar.
ertesi sabah yine yok.
bir daha birakmadilar.
çünkü izmir'de nüfus 3 milyon...
basa çikman mümkün degil.
yemeyen de var tabii...
bolu'da yol kenarinda bir ayi bulunmustu birkaç yil önce.
ayi çiplak.
postu yok.
sonra anlasildi ki, yola çikan ayiya otomobil ile çarpmislar...
bakmislar ki, ayi ölmüs.
postunu yüzüp, satmaya kalkmislar.
merakliyiz da ayni zamanda...
darica'ya timsah getirmislerdi, millet görsün diye...
öööyle duruyor, hareketsiz...
kafasina kaya attilar, yasayip yasamadigini kontrol etmek için...
hayvancagiz debelendi ama, çok geç... ruhunu teslim etti.
var bir sorunumuz hayvanlarla...
"aman kesme" diyorsun, kesiyorlar.
"mutlaka kes" diyorsun, kesmiyorlar.
hatirlayin, kuslar grip oldu...
" kes" dediler. millet kamyonlara yükleyip, daglara kaçirdi tavuklari.
kimisi de yakti diri diri.
illa kesmeyecek.
hirçin bogaya ates eden kasap da var, uysal beygire tecavüz eden
mühendis de...
kanunlarimiz desen, ayri alem.
beygir "cilveli" bulundu ki, hafifletici sebepten, 240 lira cezayla
yirtti mühendis...
simdi, o beygirin, töre cinayetine kurban gitmesini bekliyoruz.
dana ferhat'imiz vardi bir ara...
murat 124'ün arka koltuguna oturtmustu sahibi. dünyaya haber olmustuk.
balina aydin'imiz da çok meshurdu.
bugünlerde piglet'imiz meshur...
hani su, haram diye, çizgi filmden makaslayarak çikarmaya çalistigimiz
domuz.
bir defa da, sütas'in inegiyle dünyaya haber olmustuk. santrfor inek...
voleyle gol atarken memeleri görünüyor diye rtük'e sikayet etmislerdi,
hayali inegi.
nedendir bilinmez ama, var bir gicigimiz hayvanlara...
bakin o kadar hazinemiz var.
ilk neyi çaldilar?
denizatini.
ilginç bir ülke burasi çünkü...
insan olarak yasamak zor da, hayvan olarak yasamak daha zor.
Yilmaz Ozdil
Sabah
100 Öpücük
Sevgili karıcığım, bu ay maaşımdan sana para gönderemiyorum, onun yerine 100 öpücük gönderiyorum. Sen benim bir tanemsin.
Kocan Allen
Karisi da ona cevap veriyor,
Sevgili aşkım, Gönderdiğin 100 öpücük için teşekkür ederim. Masraflar söyle;
1- Sütçü bir aylık süt için 2 öpücüğü kabul etti,
2- Elektrikçi 7 öpücükten sonra anlaşmaya razı oldu,
3- Evsahibi kira için her gün 2-3 defa uğruyor,
4- Bakkal sadece öpücüğe razı olmadı, ona ilave başka şeyler de verdim,
5- Diğer masraflar toplam 40 öpücük...
Beni lütfen merak etme, daha 35 öpücük bakiyem var ve bu ayı çıkarabilirim. Gelecek ay için de ayni yönde mi plan yapmalıyım? Lütfen bilgi ver.
Sevgili karın Josephine
futbolcu
12-07-2006, 17:42
Dünyanın en mutlu ülkesi Vanuatu
LONDRA, (DHA)
New Economics Foundation (NEF) tarafından yayımlanan ve 178 ülkenin sıralandığı Happy Planet Index (Mutlu Gezegen İndeksi) listesinde Türkiye 98. sırada yer alırken, 209 bin nüfuslu Vanuatu’da insanlar dünyanın kaynaklarını çok tüketmediği ve çok paraları olmadığı halde kendilerini çok mutlu hissediyor ve uzun yaşıyor.
Listenin başında yer alan ülkelerin çoğu kalkınmışlık sıralamasında geri sıralarda yer alıyor. Kolombiya, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Panama, Küba, Honduras gibi Latin Amerika ülkeleri listenin başlarında yer aldı. 108’inci sırada yer alan Fransa ile 129. sırada yer alan İngiltere gibi ülkeler listenin ancak sonlarında yer bulabilirken dünyanın süper ülkesi ABD listede 150. oldu. Listenin en kötüleri arasında Rusya 172, Ukrayna 174 Zimbabve sonuncu sırada yer alıyor.
NEF direktörü Andrew Simms, ülkelerin sıralamasının şaşırtıcı olduğunu kabul ettiği açıklamasında, "Ancak Mutlu Gezegen İndeksi, ülkelerin vatandaşlarına, çevreye saygıyla hoş bir yaşam sunmadaki başarı ya da başarısızlığını ölçüyor" dedi.
TÜRKİYE’DE MUTLULUK ENDEKSİ 41.4
Çevreci liste ülkelerin, doğal kaynakların tüketimi, ortalama ömür ve insanların mutluluğu gibi verileri karşılaştırılarak oluşturuluyor. Sıralamanın formülü ise şöyle: Happy Planet Index (HPI)= Yaşam memnuniyeti x Yaşam Süresi / Çevresel Faktörler. Buna göre yaşam memnuniyeti 7.4, çevresel faktörler 1.1 ve ortalama ömürün 68.6 olarak ölçüldüğü Vaunatu’nun Mutlu Gezegen Endeksi 68.2 oldu. Listede Türkiye’deki yaşam süresi 68.7 olarak belirtilirken yaşam memnuniyeti 5.3 ve çevresel föktörler de 2.0 olarak hesaplandı. Türkiye’deki mutluluk endeksi bu hesapla 41.4 çıktı.
futbolcu
12-07-2006, 18:06
Son pişmanlık
Uyuşturucu tacirlerinin son kurbanı olan Bakırköy Kız Meslek Lisesi Tekstil Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Melis Akpınar’ın toprağa verildiği Topkapı-Çamlık Mezarlığı’nda dün hüzün vardı. Evladının mezarı başına gelen acılı baba Remzi Akpınar çiçek tohumları ekti. Kalp şeklinde ektiği tohumları özenle yerleştiren Akpınar yaptığı açıklamada kızının iki hafta önce Antalya’da yanında olduğunu ve üzerinde uyuşturucu kullandığına dair hiçbir izin olmadığını belirtti.
Akpınar, “Hiç böyle sanıldığı gibi bir kız değildi, alkol kullanmıyordu, uyuşturucu kullanmıyordu. İki hafta önce Antalya’ya yanıma geldi. Beş gün önce de İstanbul’a döndü. Çok iyi yüzücüydü. Denizde benimle yarışırdı. Alkol ve uyuşturucu kullanan hiçbir insan böyle iyi yüzemez. Hatta beni geçince ‘Bana seni nasıl da geçtim’ diye dalga geçerdi. Kızımın Hızır’dan önce bir erkek arkadaşı vardı. Ondan ayrıldıktan sonra sanırım psikolojik sorunları olduğunu biliyorum. Benim tüm anne-babalara önerim çocuklarınızla konuşun. Kızım benim yanımda büyümedi, onu çok iyi anlamadım. Keşke kızımla daha çok konuşmayı deneseydim” dedi.
HIZIR’I GENÇ SANIYORDUK
Metanetli davranışlarıyla dikkat çeken Akpınar, “Kızım uzun süreden beri uyuşturucu kullansaydı mutlaka fiziksel olarak belli olurdu. Erkek arkadaşı Hızır ile sürekli telefonla konuşuyordu. Biz onu daha genç birisi olduğunu sanıyorduk. Melis’ten yaşça oldukça büyük olduğunu öğrenince şaşırdım. Bundan önceki erkek arkadaşından ayrıldığında birtakım sorunlar yaşamıştı. Melis’in en büyük şanssızlığı ayrı bir ailenin çocuğu olmasıydı. Annesi onu psikoloğa da götürüyordu. Biz Melis ile konuşmayı deneyebilirdik. Ama onun dünyasından uzak kaldık. Bana bir şeyler söyle deseler ne dersin diye sorsalar tek diyeceğim şey ‘Keşke olmasaydı’ olurdu. Çocukları olan ailelerin Allah yardımcısı olsun” dedi.
4 yaşındayken boşandılar
12 yıl önce boşanan Melek Öztürk-Remzi Akpınar çiftinin tek çocuğu olan Melis Akpınar’ın ölümü ailesini yasa boğdu. Baba Remzi Akpınar ailelerin çocuklarıyla eksik iletişim kurmamaları gerektiğini öğütleyerek “Annesi Kuran okumasını bilen, dini inanışları olan birisiydi. Kızım uyuşturucu kullanıyor olsa bile onlar bunu anlayamaz. Ama yanında ben olsaydım anlardım. Tüm aileler, çocuklarındaki kıyafet değişimini bile yakından takip etsin. Kızımı en son gördüğümde dudağına piercing yaptırmıştı. Aileler çocuklarının arkadaşları ile tanışsın, onlarla konuşsun” dedi.
--------------------------------------------------------------------------------
Müteahhit sevgili Hızır evli ve çocuklu çıktı
OLAY gecesi Melis’le birlikte olan ve Melis’in babasının kızımın sevgilisi dediği müteahhit Murat Hızır Akınay, E.U., A.A. ve Ö.Y.’ ile birlikte gözaltına alındı. Akınay’ın evli ve bir çocuk babası olduğu ortaya çıktı. Olayın kilit ismi Murat Hızır Akınay’ın avukatı Hasan Turgut, yaptığı açıklamada müvekkilinin talihsizlik yaşadığını söyledi. Akınay ifadesinde kendini şöyle savundu:
“İstanbul’a iş için gelmiştim. Bayan arkadaşım vasıtasıyla tanıdığım Melis ve arkadaşları ‘Abi bizi eğlenmeye götürür müsün?’ dedi. Bunun üzerine ben Melis, Melis’in arkadaşları E.U., Ö.Y. ile Taksim’de Rush Bar’a gittik. Gece 3-3,5’a kadar eğlendik. Daha sonra Ö.Y.’nin kuzeni olduğunu öğrendiğim A.A.’nın Merter’deki evine gittik.”
Akınay sözlerine şöyle devam etti: Evde tanımadığım 4 kişinin daha vardı. Melis’in ve E.U.’nun kredi kartı üzerinden burunlarına toz bir madde çektiğini gördüm. Bundan kısa bir süre sonra Melis fenalaştı. A.A. fenalaşan Melis’e tuzlu su içirmemizi önerdi. Biz Melis’e tuzlu suyu içiremeyince A.A., Melis’e damardan 3 kere tuzlu su enjekte etti. Melis kendine gelince açılması için gezdirmemi istediler. Ben Melis ve E.U. daha sonra dışarı çıkarak yürümeye başladık.’’
HASTANEYE TERK ETMİŞ
32 yaşındaki Altınay ifadesinde daha sonra “Melis’i alıp Fatih’teki kardeşime ait eve getirdim. Ayrı ayrı yerlerde sabah 09.00’a doğru uykuya daldık. Öğle saatlerinde E.U. beni aradı ve annesinin Melis’i merak ettiğini söyledi. Bunun üzerine ben de Melis’i uyandırmaya çalıştım. Uyanmaması üzerine E.U.’ya eve gelmelerini söyledim. Sonra E.U.’yla birlikte Melis’i hastaneye getirdik. Ben ‘Para lazım olur’ diye hastaneden ayrıldım. E.U’nun Melis’in annesinin aradığını biliyordum ve annenin geldiğini öğrenince ben hastaneye dönmekten vazgeçtim. Polisin Fatih’teki kardeşime ait evde arama yaptığını öğrenince gelip teslim oldum” dedi. Akınay’ın avukatı Turgut, müvekkilinin evli ve bir çocuk sahibi olduğunu belirterek, “Kendisi İstanbul’a sadece iş için geliyor. Uyuşturucu kullanmadığı gibi alkol dahi az içen birisidir” dedi. Halen gözaltıında bulunan Akınay ve diğer 3 kişi ifadelerinin alınmasının ardından bugün adliyeye sevk edilecek.
Psikiyatrist Doç. Dr. Kemal Sayar: Arkadaşlarını tanıyın
“AİLELER, çocuklarının normal gündelik hayatında değişiklik varsa, dalgınlık, ders notlarında düşüş varsa, arkadaş çevresinde bilmediğiniz arkadaşları oluştuysa, gözlerinde yaşarma, sulanma, burun akıntısı oluyorsa, uyuşturucu için tehlike çanları çalıyor demektir. Ailelerin çocukları ile iletişim kurup kimlerle arkadaşlık ettiklerini bilmeleri gerekir.
--------------------------------------------------------------------------------
Uyuşturucuya bir kurban daha
TAKSİM’de bir otelde kalan 34 yaşındaki Aykut Bayrak dün sabaha karşı ölü bulundu. Almanya’da doğup büyüyen ve son iki yıldır da İstanbul’da kaldığı öğrenilen Bayrak’ın yanında içinde uyuşturucu bulunan enjektör bulundu. Bayrak’ın odasından çıkmamasından şüphelenen otel görevlileri polis çağırdı.. Kapıyı kırarak içeri giren Beyoğlu Asayiş Şubesi ekipleri, Bayrak’ın cesedini buldu. Kolunun yanında içinde uyuşturucu olduğu sanılan bir enjektör ile bulunan genç adamın cesedi yapılan incelemenin ardından Taksim İlkyardım Hastanesi Morgu’na kaldırıldı. Olay yerinde inceleme yapan polis, üzerinden sadece 10 YTL çıkan genç adamın yakınlarına ulaşmaya çalışıyor.
Ceza sahası dışından
topu direğe çarptırıp
defalarca tekrar göğsüne alıyor.
Ronaldinho Şov...
(http://www.youtube.com/watch?v=lsO6D1rwrKc)
selçuk efendi
13-07-2006, 15:32
güzel yakalamışlar, değilse bu bulutlar 2 saniye aynı kalmaz ha...
http://img468.imageshack.us/img468/5972/z012wq.jpg (http://imageshack.us)
http://img123.imageshack.us/img123/162/z024fg.jpg (http://imageshack.us)
http://img468.imageshack.us/img468/4558/z036gc.jpg (http://imageshack.us)
futbolcu
14-07-2006, 18:08
vay be
Oyuncak tezgahında gerçek silah
İZMİR, (DHA)
İzmir'de Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Halkapınar Otobüs Son Durağı'nda, oyuncak ve kuru sıkı silahların yanı sıra tezgah altına sakladığı gerçek tabancaları satan, Büyükşehir Belediyesi'nin ulaşım şirketlerinden ESHOT'tan emekli 56 yaşındaki İsmail Ütük'ü gözaltına aldı.
Ütük'ün tezgahında, bazıları gerçeğe dönüştürülmüş 9 tabanca ile 4 bıçak ve 213 mermi ele geçirildi.
Dün saat 18.00 sıralarında, Halkapınar Otobüs Son Durağı'ndaki çay ocağının yanında bir kişinin silah sattığı ihbarını alan polis harekete geçti. Durağa gelen ekipler, kurduğu tezgahın üzerinde oyuncak ve havalı tabancalar satan emekli belediye otobüsü şoförü İsmail Ütük'ü gözaltına aldı. Tezgahın altındaki bir sandıkta yapılan aramada, 5'i namlusu değiştirilerek gerçeğe dönüştürülmüş, 4'ü'de bilye atar hale getirilmiş 9 kurusıkı tabanca ile çeşitli çaplarda 213 mermi ele geçirildi. Tezgah üzerindeki satışı yasak olan 4 bıçağa da el konuldu.
Gözaltına alınan İsmail Ütük'ün ifadesinde, maddi durumunun iyi olmadığını bu yüzden silahları sattığını söylediği kaydedildi. Tabancaları 200 ile 300 YTL arasında değişen fiyatlarla sattığı belirlenen İsmail Ütük, işlemlerin tamamlanmasının ardından adliyeye sevkedildi.
http://img115.imageshack.us/img115/8884/d01ej7.jpg (http://imageshack.us)
http://img115.imageshack.us/img115/3215/d04ua5.jpg (http://imageshack.us)
http://img115.imageshack.us/img115/5170/football85wl4.jpg (http://imageshack.us)
http://img394.imageshack.us/img394/6483/football86iu1.jpg (http://imageshack.us)
http://img115.imageshack.us/img115/1426/football60vi7.jpg (http://imageshack.us)
Yeryüzünde insanlar ya sigara içerler ya da içmezler.
Içenler, sigaralarini çakmak ya da kibritle yakarlar.
Ve bunlarin bir kismi da kanserden ölür.
Ama, dünyada demir çelik haddehanesinde çalisan hiçbir isçinin,
sigarasini yakmak amaciyla 600 tonluk pres ;makinesinin arasindan
emekleyerek geçip 2450 santigrad sicakligindaki firina
ulasmaya ;çalisirken can verdigi görülmemistir.
;Türkiye'de
görülmüstür.
;
;Karabük'te.
Bütün dünyada hasarat,özellikle sivrisinek vardir, buralarda da sinek
ilaci kullanilir. Ama, sivrisinek yutup da ; midesine kaçan ;
sinegi öldürmek üzere agzina Shelltox sikmak suretiyle zehirlenip
ölen,
Türkiye'dedir.
Istanbul, Sultanbeyli.
Dünyanın her yerinde insanlar berbere gidip tiras olurlar ama,hiçbir
berber, rahatlatmak amaciyla müsterinin kafasini saga sola
kanirtirken adamin boynunu kirip onu öldürmemistir. Türkiye'de
öldürmüstür. Erzurum'da.
Örnegin, bir bankamatikten para çekmek için dügmeye bastiginizda
elektrik çarpmaz ve ölmezsiniz ... Türkiye'de ölürsünüz.
Bozcaada
Örnegin, hiçbir yerde, otoyolda giderken radyoda duydugu göbek havasi
esliginde göbek atmak için arabayi 'sag seride çeken' veaz sonra da
arkadan gelen arabanin çarpmasi sonucu ölen bilinmez.Türkiye'de
bilinir.
Adapazari.
Nüfus sayim günü sokaga çikma yasagi nedeniyle bombos otoyolda
(Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir sey yoktur ve olamaz)
sayim görevlisi 'bariyerlere' çarpip ölmez.Burada ölür.
Gebze.
Ayni isyerinde biri gece, biri de gündüz vardiyasinda çalismakta
olan ve her ikisi de 'mobilet' kullanan bir baba-ogul birisi isten
çikip eve gider, öteki evden ise gelirken bir kavsakta
karsilasmazlar vebirbirlerine selam vermek için ellerini kaldirinca
çarpisip her ikisi de ölmezler.
Konya.
Marangoz atölyesinde çalisan isçiler paydosta üzerlerindeki talaslari
temizlemek için birbirlerine 'kompresör' tutarlarken, biri ötekine
saka yapmak için kompresörü onun arkasina yöneltmez, öteki
de 'saka öyle olmaz böyle olur' diye ayni kompresörü alip berikinin
makadina sokmaz ve adam bagirsaklari patlayarak ölmez.
Istanbul, Ayazaga.
Gemi mühendisi kazani kontrol etmek için kazana girdiginde biri gelip
kazanin kapagini kapatmaz ve sonra da gemi yola çikmaz.
Kocaeli, Dilovasi.
Bir adam ayakkabisinin içine kaçan tastan kurtulmak için elektrik
diregine yaslanip ayakkabisini çikarip silkelediginde, yoldan geçen
bir baskasi onu elektrik çarptigini sanmaz ve elektrikl
baglantisini kesmek amaciyla kafasina kürekle vurarak onu öldürmez.
Rize.
Çünkü dünyanın hiçbir sehrinde, 'Buralarda bir pideci varmis, ne
tarafta acaba?' sorusuna 'Kiymali mi, peynirli mi?'
diye cevap verilmez
ekselans
18-07-2006, 13:17
http://www.dosyaekle.com/x.php?yukle=41293
Antreman
ekselans
18-07-2006, 13:33
http://www.dosyaekle.com/x.php?yukle=41295
Baskettttttt :D
ekselans
18-07-2006, 14:27
sevinç hem de ne sevinç
http://www.dosyaekle.com/x.php?yukle=41301
Dr İtirafları
Askerdeyken sağlık kontrolünden geçirilmiştik. İdrar tahlili için hepimize plastik bardaklar verilmişti. Erlerden biri bunun üzerine doktora: "Bunları neresine kadar dolduralım?" diye sormuştu. Doktorun cevabını aynen yazıyorum: "Bize biraz dudak payı bırak da içerken üstümüze dökülmesin.."
.................
Muayeneye gelen hastalar beni potansiyel damat olarak mı görürler bilinmez ancak kontrole daima süslenmiş, püslenmiş, bayram çocuğu kılıklı bir hanımla gelirler. Önceki gün yaşlı bir teyze kontrole torunuyla birlikte geldi. Torun yeni gelin gibi göz süzdü, bilindik tavırlar... Bu durumu diğerlerinden ayırıp beni dumur eden kısım şöyle gelişti: Torun masadan bir kağıt aldı, üzerine adını ve telefonunu yazıp bana uzattı, "Acil bir şey olursa ararsınız" dedi! Nasıl yani? Acil bir şey olursa siz beni arayacaksınız! Benim sizi aramam için nasıl bir aciliyet olabilir?
..................
Doktor bir arkadaşım anlatmıştı;Bir adam on yaşlarındaki çocuğunu nefes darlığı çektiği için muayeneye getirmiş. Tetkiklerden sonra nefes borusuna baskı yapan bir tümör tespit edilmiş. Heyet halinde çocuğun babasına durumu anlatmışlar. Adam sonuna kadar sakin sakin dinlemiş. Bizimkiler de meseleyi anlatabildikleri için sevinmişler. Adam birden, "Yani şimdi pekmezi kaynatıp içirsek açılmaz mı?" diye sormuş
...................
Tıp öğrencisiyim. Doktor olmak istemiyordum. Kıytırık bir bölüm seçip yata geze okumak istiyordum. İşin kötü tarafı, artık hastalara bakıyorum. Bugün üroloji bölümündeydim. Adamın tekinin yumurtalıklarını incelemem gerekiyordu. Adamın soyunmasıyla tuvalete gitmem bir oldu. O neydi öyle ya! İğrenç! Haliyle hocam beni eve gönderdi. Sanırım ben bu işi yapamayacağım
...................
Yoğun bir muayene gününde hastanın biri, "Doktor bey sanırım kuş gribi oldum" dedi. "Yanlış yere gelmişsiniz, dahiliyeye gidin lütfen" dediğimde, "Yok yok doktor bey, ben doğru geldim, kuş gribi derken şey işte, benim kuş, minik kuş yani, şey, artık yapamıyorum da..." gibi şeyler söyledi. Pes yani!
...................
Uzman doktor olduktan sonra iki ay kadar işsiz kaldım. Evde oturup birkaç özel işimi halledeyim derken başıma neler geldi biliyor musunuz? Kocamın beni aldattığını, babamın annemden başka 4 kadınla beraber olduğunu, kız kardeşimin bakire olmadığını, kocamın sigara içtiğini, arabamı gece çizenin kocamın kız kardeşi olduğunu öğrendim! Ev hanımı olunca gözlerim açıldı yani!
..................
Doktorum. Tüm gün çalıştıktan sonra eve geldiğimde iki veya üç hasta komşu ile karşılaşıyorum. Genelde bu durumu sakin karşılayıp yadırgamıyorum. Çünkü bizde "Bedava mezar bulsa yatar" psikolojisi var. Ortamda bi doktor varken mutlaka bi hastalık bulunur, bulunmasa da uydurulur ve check up'tan geçilir. Ama geçen gün gelen komşumuzun, karın ağrısını araştırmak üzere gaita (kaka) analizi yaptırması gerektiğini söylediğimde, "Ben senin tuvaletine yapayım, sen ordan alıp hastanede tahlil yaptırırsın" demesi üzerine artık sakin karşılamamam gerektiğini anladım. Ama bu kadar da olmaz ki!
selçuk efendi
20-07-2006, 18:26
memleket manzaraları 1
selçuk efendi
20-07-2006, 18:29
mm 2.....
selçuk efendi
20-07-2006, 18:33
mm 3.....
selçuk efendi
20-07-2006, 18:34
mm 4......
selçuk efendi
20-07-2006, 18:34
mm 5.......
selçuk efendi
20-07-2006, 18:35
mm 6.. son... şimdilik...
ENGINEER68
21-07-2006, 11:43
milli kaleci Yasar'in anilari
ASLINDA Ingiltere ile 1984 yilinda oynayacagimiz o maça kadar inanin 1
ay sürekli yan top çalistik. Ancak o gün yedigimiz 8 golden 3'ü yan
toptandi. Adamlarin nasil gol atacagini biliyor ama çaresini bulamiyorduk.
Hayatimda oynadigim en tuhaf maçti.Düsünün sahada 22 kisi var ve 20
tanesi bana bakiyordu.ÇÜNKÜ maç hep benim kalemin önünde oynandi.
Top sanki duvara çarpiyordu bana geri geliyordu. Maçtaki tek
sutumuzu Erdal Keser atmisti. Belki bin maç yapsak 8 olmazdi. Ama
oldu.40'inci dakikada beni çikarin diye bagirdim. Hoca baska alana
degisi