View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.
http://www.galeriturk.net/getimg/e00147.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/sp01.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/e00155.jpg
http://www.galeriturk.net/getimg/e00157.jpg
Kavga sahnelerinde, eğer ortalıkta bir havuz görünüyorsa, grup ne kadar kalabalık olursa olsun, kavga bütün kötü adamlar havuza atılana kadar sürer...
Havuzun gerçekten de kötü adamlar üzerinde nihai bir etkisi vardır. Havuz yakınında kalabalık bir dövüş cereyan ettiğinde, kötü adamlar kahramanımız tarafından defalarca yere serilseler bile kalkıp yeniden saldırırlar. Ancak havuza atılan asla havuzdan çıkıp tekrar saldırmaz.
Tabancalı çatışmalarda; kurtulmak için fotr şapka giymek yeterlidir. Bu kesin bir tabudur: Fotr şapka takan birinin, şapkası vurulur...
Ormanda dövüş sahnelerinde, polis tam iyi adam kötü adamların hepsini alt eder etmez gelir. Kahramanımız son yumruğu atınca, birden bire orman yolunun ortasında arka arkaya dizili iki ya da üç trafik polisi arabası belirir.
Polis baskınlarında, kaç polis arabası olursa olsun, hepsinin kapıları aynı anda açılır. Öndeki arabadan iki tane pardösülü ve fotr şapkalı sivil polisle iki tane üniformalı polis, arkadaki araba ya da arabalardan da dörder tane üniformalı polis çıkar...
Silahlı çatışma sahnelerinde, en kötü yer tavandır. Tavanlarda kötü adamlar durur ve hepsi tek tek vurulup aşağıya düşer. Tavandaki adamın yapabileceği en kötü şey, arkası donuk olan kahramanımıza nişan almaktır. Çünkü tam o anda, kahramanımızın arkadaşı tarafından vurulur...
Eğer başta kötü adamın elinde bıçak varsa korkuya gerek yoktur. Çünkü bu durumda, kahramanımız kötü adamın kolunu bükerek bıçağı elinden düşürür. Ancak elinde bıçak görünmeyen adamlar tehlikelidir, çünkü son anda çıkarıp esas kız ya da esas oğlanın karnına saplayabilir...
Kahramanımız eğer dayak yiyor ise yerde kum olamasa da ne yapar eder bir avuç kumu kötü adamın gözüne atar ve o sahneden itibaren kötü adamı dövmeye başlar.
Kalabalık kavgalarda filmin kahramanını yenmenin en pratik yolu, kafasına bir çuval geçirip, çuvalın etrafını iple sarıp, dört bir yandan sopayla vurmaktır...
Kötü adamlar kahramanımızın üzerine kurşunları boşalttıkları halde, kurşunların hiçbiri isabet etmez. Ama kahramanımız bir kurşun ile iki hatta üç kötü adamı öldürebilme yeteneğine sahiptir.
Kahramanımız intikam yeminleri edip baş kötü adamın bulunduğu binaya gittiğinde binanın ilk üç katı kötü adamlarla doludur fakat baş kötü adamın bulunduğu dördüncü katta tek bir kötü adamın izine rastlanmamaktadır.
Yine kahramanımız intikam yeminleri etmekte ve baş kötü adamımız korku içinde bulunması gerektiği binanın dördüncü katında beklemektedir. Madem baş kötü adamımız korku içinde hazin sonun kendisine doğru geldiğini hissedip bütün adamlarını bina içinde toplamaktadır, neden başka bir binada kahramanımızın ölümünü beklememektedir. Acaba o kadar zenginlik içinde başka binası mı yoktur?
Bütün kavgaların sonunda polis gelir. Sanki bütün filmi televizyondan izlemiş ve kimin haklı kimin haksız olduğuna karar vermiş gibi kötü adamları tutuklar ve kahramanımıza teşekkür ederek olay yerinden ayrılır. Yerde dayaktan pestili çıkmış adamların iyi adamlar olmadıklarını polis şip şak anlamaktadır
ASKERLİK HİZMETİNDEN MUAF TUTULMA TALEBİ
(Aşağıda anlatılan bu olay resmi kayıtlardan alınmıştır.)
Saygı değer Hakim Bey..
Saygılarımla size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek istiyorum. Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz.
Şu günlerde askerliğe çağrılacağım.
Adım Cafer Keskinbıçak .
24 yaşındayım ve şu anda 44 yaşında olan Mahmure adındaki dul bir bayanla üç yıl önce evlendim.
Evlendiğim kadının şu anda 25 yaşında Düriye bir kızı var ve babam Ferit Keskinbıçak ise bu bahsetmiş olduğum üvey kızım Düriye ile geçen yılın ocak ayında evlendi. Böylelikle babam, karımın kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu.
Aynı zamanda, üvey kızım da babamla evlendiği için üvey annem olmuş oldu.
Karımın geçen sene benden hamile kaldı ve bir Kamil adını koyduğumuz bir oğlumuz oldu.
Oğlum Kamil, üvey kızım Düriye'nin erkek kardeşi ve aynı zamanda babamın da hem kayınbiraderi ve hem de torunu, üvey annemin de erkek kardeşi olduğu için benim de dayım oldu.
Babamın eşi yani üvey kızım Düriye geçen sene kasım ayında babamdan bir erkek çocuğu dünyaya getirdi ve adını Arif koydular.
Arif'te ta babamın oğlu olduğu için benimde erkek kardeşim ve de kızımın oğlu olduğu için de benim torunum oldu.
Yani ben de aynı zamanda torunum olan Arif'in erkek kardeşi oldum.
Ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduğuna göre bende eşimin kızının babası olmuş oldum.
Aynı zamanda kızımın erkek çocuğunun da erkek kardeşi oldum.
Kısacası ben şimdi aynı zamanda üvey kızım Düriye'nin oğlu Arif'inde büyük babasıyım.
Sayın hakim bey sizden ricam, benim askerlik görevimden muaf olmam yönünde karar vermenizdir.
Zira şu anda ben…..
Babam Ferit Keskinbıçak'ın oğluyum.
Babamın üvey kızım ile olan evliliğinden doğan Arif Keskinbıçak'ın büyükbabasıyım.
Aynı zamanda babamın torunu olan oğlum Kamil Keskinbıçak'ın babasıyım.
Bu durumda, sizde iyi biliyorsunuz ki mevcut kanunlarımız uyarınca büyükbaba, baba ve oğul aynı zamanda askerlik yapamazlar..
Saygılarımla…
Cafer Keskinbıçak.
Not:
Adıyaman ili …….. ilçesi ….. Asliye Hukuk Mahkemesince…..
Adli Tabiplik raporunda belirtilmiş olan psikolojik rahatsızlıklarından ve (!) aile içindeki dengesizliklerden dolayı Cafer Keskinbıçak'ın askerlik hizmetinden muaf tutulmasına ve askerlik şubesindeki dosyasına bu şekilde işlenmesine karar verilmiştir
:oley:
şırnak ta yaşanan akıllara durgunluk veren habere milliyet gazetesi tarafından atılan manşet. sadece türkiye'de olur dedirten haberin metni ise şöyle:
şırnak'ta çiftçilik yapan hüsnü ediş, 7 ay önce eşi piroze'yi kaybetti. ediş, temmuz'da bir iş gittiği van'da, soyadını bilmediği 'cemal' adlı kişiye dul olduğunu, uygun bir kadın bulması halinde evleneceğini anlattı. cemal de, "adana'da bir yeğenim var. tam sana göre" dedi. bunun üzerine ediş, adana'ya gitti.
otogarda buluştuğu cemal'in, "burada bekleyin, yeğenimi getireyim. beğenirsen, 3 bin ytl başlık alır, kızı hemen veririm" teklifini kabul eden ediş, kısa bir süre sonra yanına getirilen kumru ayçiçek adlı kızı beğendi. başlık parasını veren ediş, genç kızla otobüse binerek şırnak'a döndü.
göğüslere pamuk
yeni eşini, önce çocuklarıyla, akrabalarıyla tanıştıran ediş, düğün hazırlıklarına başladı. kıyılan dini nikâhın ardından 3 gün önce yapılan düğünle evlenen ediş, gerdek gecesi karşılaştığı manzara karşısında şoke oldu. çünkü, 'kız' diye aldığı kişi erkek çıktı. göğüslerine taktığı sutyeni pamukla destekleyen erkek gelin, 'seni oyuna getirdiler' demekle yetindi. ediş de erkek gelini adana'ya geri gönderdi.
bu habere aslında hiç yorum yapmamak lazım. nerden baksanız tam parodilik. levent kırca'nın skeçlerinde yaşanabilecek bir durum gibi. görüp beğenerek 3bin ytl veren adama mı gülsem, günlerce tanıştırdığı eşe dosta mı, yoksa olaylardan sonra 'seni oyuna getirdiler' demekle yetinen erkek geline mi, bilmiyorum.
Alıntıdır:
******************************************
Istanbul'da Yeni Semt Isimleri
Acibadem : HACIBADEM
Aksaray : AKPsaray
Arnavutköy : ARAPKÖY
Ataköy : ADAKKÖY
Avcilar : HACILAR
Aysekadin : TÜRBANLI AYSEKADIN
Baglarbasi : BAGLABASINI
Bakırköy : BAKiRKÖY
Bebek : NURTOPU
Beyoglu : YOBAZOGLU
Çarsamba : CUMA
Dogancılar : ERDOGANCILAR
Esenler : ERENLER
Etiler : EMEViLER
Etyemez : DOMUZETi YEMEZ
Fatih : VAHDETTiN
Feneryolu : AMPULYOLU
Findikli : ZINDIKLI
Galata : GALATA - PORT
Habipler : iMAMHATiPLiLER
Harbiye : TAKiYYE
Harem : NAMAHREM
Haydarpasa : HASAMA
ikitelli : iKiFESLi
Kandilli : AMPULLU
Kartal : DEVE
Kurtuluş : KURTULUs iSLAMDA
Kasımpaşa : TAYYiP PAsA
Kiziltoprak : YEsiLTOPRAK
Laleli : FESLEGEN
Mahmutpaşa : MAHMUTHOCA
Mecidiyeköy : DOLARKÖY
Merter : MEHTER
Moda : TESETTÜR
Nişantaşı : NURTASI
Okmeydanı : RECMMEYDANI
Pangaltı : FiNANS KURUMU ALTI
Pasabahçe : HOCABAHÇE
Pasalimani : PASA PORT
Salipazari : CUMAPAZARI
Sarigazi : SARIKLIGAZi
Selamsiz : SELAMINALEYKÜMLÜ
Sultanbeyli : SERiAT BELLi
Tarabya : TAKUNYA
Tarlabasi : AÇMABASI
Ulus : ÜMMET
Unkapanı : UNAKITANI
Ümraniye : ÜMMETÇiYE
Yedikule : SEVEN - TOWERS
Zeytinburnu : HURMABURNU
*********************************
(alinti)
ehh böyle de fena olmamis:gulen:
*Özel Sektörde Çalismaya Bagli Dikkat Eksikligi Sendromu*
Belirtileri Söyle...
**Çamasirlari makineye atmak üzere banyoya dogru ilerliyorum. Koridordan
geçerken bugünkü gazeteyi sehpanin üzerinde görüyorum. Tamam, çamasiri
yikayacagim...
AMA ÖNCE
**Gazeteyi okuyacagim. Gazete bitince postacinin getirdigi faturalari fark
ediyorum. Tamam, önce gazeteyi yerine koyayim...
AMA ÖNCE
**Su faturalara bi bakiiim.
Eveeett.. Bugün elektrik parasinin son günüymüs. Bunu halletmeliyim... Aaa
salonda dün aksamdan kalan bardaklar var. Faturayi sonra hallederim...
AMA ÖNCE
**Bardaklari lavaboya götüreyim. Mutfaga girince pencerenin önündeki
çiçeklerin kurumak üzere olduğunu gördüm. Bardagi lavaboya koyarken uzaktan
kumandanin mutfakta oldugunu farkettim. Burda ne isi var? Yerine
götüreyim...
AMA ÖNCE
**Çiçeklerimi sulamaliyim.
Kapiya doğru ilerlerken ... Olamaaazzzz! Az daha kediyi eziyordum. Tabi ya,
mamasini vermedim. Tamam, kumandayi yerine götürüp çiçekleri sulayacagim...
AMA ÖNCE
**Kediye yemek vermeliyim.
GÜNÜN SONUNDA:
**Çamasirlar yikanmamis, gazeteler yerde, bardak lavaboda,elektrik parasi
yatirilmamis ve kedi uzaktan kumandayi yemisti...vee,
nasil olup da hiçbir isi halledemedigimi düsündügümde saskina döndüm,
çünkü... BÜTÜN GÜN HiÇ BOs DURMADIM Ki!
Bu çok ciddi bir durum...Yardima ihtiyacim var...
AMA ÖNCE ...
*E-maillerime bakmaliyim *
(alinti) ************************
ben bile yoruldum :gulen: Saka bir yana bazen bende benzer seyleri yasiyorum...:eek:
Kim 500 Milyar ?
Who Wants To Be A Millionaire?
"Kim 500 Milyar İster" yarışmasının orijinali
"Kim 500 Milyar İster" yarışmasının orijinali ABC televizyonunda
yayınlanan
"Who Wants To Be A Millionaire?" yani "Kim Milyoner Olmak İster?" Bize
uyarlarken milyoner demek komik duracağından adını değiştirmişler tabii.
Yarışmanın orijinali bizdeki gibi sönük de geçmezmiş. Çok heyecanlı
yarışmalar yaşanırmış. Bir sürü efsanevi yarışmacı gelip geçmiş.
Bunlar arasında biri varmış ki; onun gibisi bir daha gelmemiş. Bu
arkadaşın
genel kültürü müthişmiş. En son soruya kadar hiç joker kullanmadan gelmiş.
Her seferinde hiç duraksamıyor, "Son kararım" dedikten sonra yanıtı verip
gülümsüyormuş. Sunucu kıl olmuş tabii. Çünkü yarışmanın heyecanı,
yarışmacının duraksaması, ikileme düşmesi, yüksek sesle, "Acaba o mu,
yoksa
bu mu?" diye acı çekmesindeymiş.
Hatta yarışma sorularını hazırlayanlar adamlar da sinir olup, her soruyu
normalinden daha da zorlaştırmışlar. Ama bizimki bana mısın demiyormuş.
Doğru yanıtları gülümseyerek, gözünü kırpmadan veriyormuş.
Soruları hazırlayanlar, yarışmacının son soruya doğru yanıt
veremeyeceğinden
çok eminlermiş. Gerçekten de soru geldiğinde bizimkinin yüzü değişmiş.
Soru
çok, ama çok çok zormuş. Yarışmacı biraz düşündükten sonra, "Telefon etme
jokerini kullanacağım" demiş. Sunucu sevincini gizleme gereği görmeden
sırıtarak, 'Kimi arayacaksınız?" diye sormuş. Yarışmacı, "Babamı" demiş.
Telefon bağlanmış. Sunucu, durumu yarışmacının babasına açıklayıp, soruyu
oğlunun soracağını söylemiş ve sözü yarışmacıya bırakmış. Bizimki, "Alo
baba? Ben şu anda 'Kim Milyoner Olmak İster?' yarışmasındayım. Şu anda 1
milyon dolar kazandım. Haberi de ilk benden duymanı istedim" demiş. Sonra
da
yine gülümseyerek doğru cevabı vermiş
http://img237.imageshack.us/img237/8383/2041387tc8.jpg (http://imageshack.us)
tarih: 22 Ağustos 2006
İsveç devlet kanalı SVT çalışanları, izledikleri porno kanalını değiştirmeyi unutunca canlı yayın rezaleti yaşandı.
İsveç'te önceki akşam devlet televizyonu SVT'nin gece bülteni yayınlandığı sırada, spiker Peter Dahlgren'in arkasındaki ekranda yayınlanan görüntüler izleyenlerde şaşkınlık yarattı. Çünkü stüdyodaki ekranlardan birinde pornografik görüntüler canlı yayına yansıdı. Program editörü Per Yng, evde televizyon izlerken görüntüleri görür görmez hemen stüdyoyu aradığını ve çalışma arkadaşlarını uyardığını söyledi. Böyle bir olayın bir daha tekrarlanmayacağına dair söz veren editör, haber programı çalışanlarının yayından önce porno yayın yapan bir kanalı izlediklerini ancak haber programı yayına girdiğinde, kanalı bir başka kanala almayı unuttuklarını açıkladı.
Haber yayını sırasında arkada bulunan ekranlardan birisinde porno görüntüler 2 dakika süreyle yayında kaldı.:D :D
Kadınlardan duyamayacağınız sözler...
Bunları bir kadından hiç duydunuz mu?
1. Peki aşkım, öyle olsun.
2. Bugün anneler günü, annene gidelim.
3. Kaç çocuğumuz olsun hayatım?
4. Sen maç izlerken ben ütü yaparım.
5. Bugün Pazar, istediğin kadar çarşıda kalabilirsin.
6. Yok hayatım istemem, herşeyim var çok şükür...
7. Tanga giymemi ister misin?
8. Seni seviyorum aşkım.
9. Annem seninle mutlaka evlenmem gerektiğini söylüyor.
10. Babam mesleginin gelecek vaad ettigini söyluyor.
11. Spor giyinmene bayılıyorum.
12. Sence popom çok mu küçük?
13. Ben ek kart istemiyorum. Bir kart ikimize yeter.
14. Çok eğlendiniz mi?
15. Bebeğimiz olursa adını sen koy aşkım.
16. Baaaak, bu eşyaları mutfak parasından arta kalanları biriktirerek aldım
17. Daha büyük ekranlı bir televizyon almak istersen alabilirsin.
18. Sana bir bira açmamı ister misin?
19. Bu sene tatile gitmesek de olur.
20. Bana bu kadar fazla vakit ayırma arkadaşlarını çok ihmal ediyorsun.
21. Evin küçüğü büyüğü olmaz şekerim. Ev evdir.
22. Arabayı birkaç yıl daha kullanalım, olmaz mı?
23. Bu akşam mantı mı yapayım, içli köfte mi, hünkar beğendi mi?
24. Sucuklu yumurta yapmana bayılıyorum.
25. Bebeğin mamasını ben yaparım, sen git uyu.
26. Annem ve babam bize geleceklermiş, haydi kaçalım.
27. Abime söyleyeyim, seni şirketine finansman müdürü yapsın.
28. 10 Milyon fazla bana, 5 ver sen.
ERKEKLERIN KADINLARI MUTLU ETME SIRLARI!
1.Saçlarini oksa
2. Yücelt
3. Simart
4. Gözlerinin
içine bak,
5. Gelecege ait planlar yap,
6. Dil dök
7. Yalvar
8. Destek ol
9.Yemege götür
10.Akmerkeze götür
11. Tekneye bindir
12. Güldür
13. Zeka oyunlari yap
14.Müzik dinlet
15. Tesvik et
16. Teskin et
17. Affet
18.Hayran kal
19.Banyosunu hazirla
20. Güven ver
21. Kapiyi tut
22.Asansörde kat dügmesine bas
23. Arabasinin kapisini aç
24. Isit
25. Saril
26.Öp
27. Ona hasta ol
28. Kulagina fisilda
29. Ayaklarina masaj yap
30.Televizyonun kumandasini ona ver
31. Konsere götür
32. Onu her yerde ve her zaman bekle
33. Tanriçan yap
34. Onunla birlikte rejim yap
35. Onunla birlikte spor yap
36. O uyumadan uyuma
37. O uyanmadan uyanma
38. Ne istedigini önceden anla
39.Günde yedi kez özür dile
40. Sürekli onu dinle
41.Arkadaslarina katlan
42.Yorgani çekince ses etme
43. Yorgani titretme
44. Sporaraba al
45. Saat al
46. Yüzük al
47. Küpe al
48. Maçin sesini kis
49. Tras ol
50. Saç seklini degistir
51. Kareli gömlek giy
52. Serbest piyasa kurallarini unut
53 Köpegi gezdir
54. Yemin et
55. Dayan
56. Katlan
KADINLARIN ERKEKLERI MUTLU ETME SIRRI
1. Soyun yeter!
Çok heyecanlı ve gerginsiniz...
Uzandığınızda kaslarınızın gerilmiş olduğunu hissediyorsunuz. Bir bahane uydurup onu bu işten vazgeçirmek geçiyor içinizden. Ama size yaklaşırken çok kararlı görünüyor. Size korkup korkmadığınızı soruyor ve cesur olmanız gerektiğini söylüyor ve korkulacak hiçbir şey olmadığını. Çok tecrübeli görünüyor.
Fakat parmaklarının sizde doğru yeri bulduğu ilk an bu sizin için.
Dikkatlice daha derine girerken vücudunuz çok gergin.
Fakat söz verdiği gibi çok yumuşak davranıyor. Gözlerinizin ta içine bakarak ona güvenmenizi söylüyor.Bunu daha önce çok kez yaptığını.
Rahatlatıcı gülümsemesi ile siz de kendinizi daha
rahat bırakıyorsunuz. Ve daha çok acıyorsunuz girişini kolaylaştırmak
için. Acele etmesi için yalvarıyorsunuz.
Ama o canınızın fazla yanmaması için yavaş ve
dikkatli. Daha derine girdikçe onu her bir hücrenizde
hissediyorsunuz. Acı tüm vücudunuza yayılıyor ve o devam ettikçe Bir kaç damla kanın akışını hissediyorsunuz. İlgiyle size bakıyor ve çok acıyıp acımadığını soruyor. Gözlerinize yaslar dolmuş ama başınızı sallayarak
devam etmesini söylüyorsunuz. Tekrar hareket etmeye başlıyor becerikli bir
şekilde. Fakat artık acıyı hissedemeyecek kadar duyarsız hale
gelmişsiniz. Bir kaç hızlı hareketten sonra, İçinizden bir şeylerin koptuğunu hissediyorsunuz. Ve o içinizden çıkarıyor. Bittiği için mutlu uzanıp kalıyorsunuz. Size sıcak bir gülümsemeyle bakıyor ve muzip bir biçimde size çok inatçı olduğunuzu ama yine de en ödüllendirici deneyimi olduğunuzu söylüyor. Gülümsüyor ve dişçinize teşekkür ediyorsunuz.
Her şeyden öte bu ilk diş çektirme deneyiminizdi,
Siz ne olduğunu düşünmüştünüz ki?
Bize fizigi yanlış öğrettiler...
Insan sesi uçak sesini bastıramaz dediler...
Onlar Şükrü Saracoğlu'nu gormediler...
Bize hayat bilgisini yanlis ogrettiler.
Yerli mali, yurdum mali kullan dediler.
Onlar Van Hooijdonk'u gormediler...
Bize matematigi yanlis ogrettiler
Kale direklerinin acisi 90 derecedir dediler
Pierre'in frikiklerinde 95 oldugunu gormediler...
Bize muzigi yanlis ogrettiler
En zor olani cok sesli korodur dediler
Onlar 55,000 Fenerliyi aynı anda gormediler...
Bize turkuleri yanlis ogrettiler.
Lorke lorke lorke dediler.
Onlar Nobre'yi gormediler..
Bize edebiyati yanlis ogrettiler.
En guzel eserler aruzla yazilir dediler.
Onlar Fenerbahce siirlerini dinlemediler...
Bize cografyayi yanlis ogrettiler.
Brezilya, kahvesiyle meshur dediler.
Onlar Alex'i hic gormediler...
Bize efsane asklari yanlis ogrettiler.
Kerem'le Asli, Ferhat'la Sirin dediler.
Onlar Fenerbahce sevdasini hic bilmediler...
Bize bir tek seyi dogru ogrettiler..
En büyük Fenerbahce, başka büyük yok dediler... ama ...
Fenerli olan arkadaşlara armağanımdır
Türklerin buluşları
Türk'lerin şüphesiz ki Dünya tarihini etkileyen sayısız buluşları var. İşte sizin için bu icatları araştırdık...
Bitmeyen piknik tüpü
Sigara cepli çorap
Topuğu basık ayakkabı
Köpüklü su musluğu ve şampuan konulan şofben
Elektrik sayacı durduracağı
Döner pişiren mikrodalga
Laf atan korna
Minibüs arkasından para uzatmak için şoförün yanına kadar uzanan demir
Çok amaçlı anne terliği
Kurban kesme makinesi
Basamakta durana çarpmayan otomatik kapı
Otobüste yan koltukta oturan kişinin gazetesini rahat bir şekilde okuma imkanı veren zoom'lu gözlük
Düğmesine basıldığında 'dü-lüü' sesi veren akbil taklidi
Ağza takılan ve dişlerle şişe kapağı açmayı kolaylaştıracak açacak
Polis kontrolünden 300 metre önce kendiliğinden takılan emniyet kemeri
Radarı 1 km geriden algılayabilen cep telefonu
Kapkaççılar için tasarlanmış elektirikli çanta
Şimdilik bu kadar ama arştırmaya devam ediyoruz...
HaywanLarın ağzından atasözLeri
- bi dakka bi söz buldum süper. akıntıya kapıl... bi dakka bi söz buldum süper. akıntıya kapıl... / balık
- çömelen insanı ısırmayan bizden değildir / köpek
- beni bacağımdan asanın bacağına s*çayım / koyun
- suyu içsen de sokarım içmesen de sokarım / yılan
- altımda buzağı arayan kerizin enayinin önde gidenidir / öküz
- bedevi, çölde gezenin karagün dostudur / kutupayısı
- atladığın yere dikkat et / sazan
- uzanamadığım ciğer mundardır / kedi
- kaz gelecek yerden hayır gelmez / tavuk
- havlayan köpek iplenmez, direk ısıracaksın / itoğluit
- köprüde dayı diyene inanma / ayı
- ürü ürü nereye kadar, durmuyor kervan / it
- yem veren insanın gözünü oy / karga
- devletin malı deniz, yemeyen biziz / domuz
- geçen altın semer taktım sonra baktım yine ben / eşek
- bende şans olsa çölde kutupayısı doğardım / abaza boz ayı
- unutma, unutulanlar unutanları asla unutmazlar / balık
- ölümüm arpadan olsun / at
- kurt kocayınca affetmem ulen / köpek
- o tatlı dilinle beni kandıramazsın ben bildiğin yılanlardan değilim / anakonda
- çok su kaçırdınız...tepecem şimdi / dişi eşek
- hanım, ben sudan gelinceye kadar şu bizim sıpayı dövüver / eşek
- söğüt dalına yuva yaparsan yavrunu sinek kapar / manda
- hoşaf da neymiş mis gibi karpuz kabuğu varken burda / gurme eşek
- sakla yosunu....unuttum lan atasözünü... atasözü ne lan ? / balık
- bir insan sana "eşek" derse umursama, ama 5 kişi sana "eşek" derse git kendine bir semer al / paranoyak at
- pantolunu gösteren ütü, sarıkız'ı gösteren sütüdür / tosun
- hayvanların agzından atasozleri / papağan
- hayvanların agzından atasozleri / papağan
- hayvanların agzından atasozleri / papağan
Erkeklerİ Sİnİr Etmenİn 138 Yolu
1. Ilk önce askinizi ilan edin; onu da kendinize asik edin; sonra bir yanlislik oldugunu söyleyip geri çekilin.
2. Ilk önce, "ömrümün sonuna dek seninim" deyip kendinize baglayin. Daha sonra "Ask, sürdügü müddetçe ebedidir" deyin. Bu, onu cin çarpmisa çevirecektir.
3. gabriel garcia Marquez`in Kolera Zamani Ask`ini okumasini coskuyla salik verin ve romandaki kahramanin 51 yil askini beklemesi gibi bir davranis sergilemesini ondan da umdugunuzu ima edin.
4. Kontrolün kimde oldugunu göstermek için, onun telefonlarina ve e-posta mesajlarina - verecekseniz bile - hep geç cevap verin.
5. Telefon ettiginizde de, kendinizi odadaki kisiyle konusmayi kesmek zorunda hissetmeyin. Birakin, telefondaki erkek arkadasiniz beklesin ve konusmanizin yalnizca sizin tarafini dinlemek zorunda kalsin.
6. `Yanlislikla` özel notlarini okuyun, sonra hesap sorun.
7. Eski erkek arkadasiniza iletmeniz gereken bir mesaji yanlislikla onun telesekreterine birakin.
8. Evini ziyaret ettiginizde telefon çalarsa, suçlar bir biçimde "Hmm, bu da kim olabilir?" diye dudak bükün.
9. Randevulara 15 dakika geç gitmeyi adet haline getirin. Bir gün, hakli sebepten de olsa geç kaldiginda küplere binin.
10. Hatta randevulara hiç gitmeyin. Sözlerinizin hiç birini tutmayin.
11. Sizi kentin en pahali restoranlarindan birine götürmesini saglayin; yemek gelince de yüksek sesle porsiyonlarin küçüklügünden yakinin. Ya da kitliktan çikmis gibi yiyin.
12. Evinizin en göze çarpan kösesine eski erkek arkadasinizin çerçeveli resmini asin.
13. Yatak yapmayi, ütülemeyi, yemek pisirmeyi, temizlik yapmayi bilmemezlikten gelin.
14. Ilk öpüstügünüzde dilinizi bogazina kadar sokun.
15. Izinizi birakin: boynunun görülebilecek bir yerini Isirin.
16. O evinden bir baska yere tasinirken, münasip bir biçimde tatile çikin.
17. Bir baska erkek arkadasiniz oldugunu söylemeyi unutuvermis olun.
18. önu is yerinde ziyarete gittiginizde, amiri ya da daha iyisi memuru ile kesisin.
19. Arkadaslarinin yaninda küçük düsürün.
20. Annesini elestirin. Ebeveynini ziyerete gittiginizde, onun hiç sevmedigi elbisenizi bilhassa giyin. En yakin akrabalarinin, kardesinin falan adini unutun.
21. Sözüm ona size hediye aldigi ütü, ekmek kizartma makinesi, mikser gibi ev esyalarini yilbasinda annesine hediye edin.
22. En sevdigi dostunu sürekli elestirin.
23. Verecegi partiden önce en ilgisiz konuda kavga çikarin ve bütün gece suratinizi asin.
24. Gideceginiz partide kravat takma mecburiyeti oldugunu söylemeyin.
25. O arabayi sürerken sürekli karisin; arabanin orasina burasina tutunun; frene basiyormus gibi yapin.
26. Siz arabayi kullanirken, kaybolsaniz bile durup yön sormayi reddedin.
27. Film seyrederken elini tutmayin.
28. Esprilerine gülmeyin.
29. Michelle Pfeiffer`i begendiginde hakarete ugramis gibi bozulun; Daniel Day-Lewis`i seyrederken kendinizden geçin, alkislayin.
30. Eski kiz arkadaslariyla dalga geçin.
31. Aska hazirlik safhasinda, anatomisinin asagi kisimlarinda rastgele bir seyi tutun ve "Bu mu?!" diye sorun.
32. Sevisirken onun adi hariç, kendinizinki dahil herhangi bir ad haykirin.
34. Uyumak istediginde, okumasaniz da gece lambasini açik tutun.
35. Uyurken kol ve bacaklarinizla ahtapot gibi ona sarilin ki sabaha kadar bütün vücudu uyusmus olsun.
36. Çalar saatin sizin tarafinizda olmasinda Israr edin ama çaldiginda, erisemeyecegini bilerek, uyumayi sürdürün.
37. Her gece, o, yataga girmenizi beklerken cilt bakiminizi son kerte yavas yapin; çantanizi bastan düzeltin; bozuk paralari etajerin üzerine büyük bir itina ile yavas yavas dizin. Sonra, yosunlu maskeyle yatin.
38. Iliskinizi, gelecek kusaklar için görüntüleyin; daha dogal oluyor diye hazirliksizken fotografini çekin.
39. Arkadaslarinizla saatlerce telefonda konusun; sonra o sizinle konusmak istediginde yorgun oldugunuzu, TV seyretmek istediginizi söyleyin.
40. TV seyrederken, uzaktan kumanda ile kanallari durmaksizin degistirerek kivançla el maharetinizi gösterin.
41. Tam gazetesini, dergisini ya da kitabini okumak istediginde TV`yi açip sadece hanimlara hitap eden bir programi seyredin.
42. Ne okudugunu görmek için elinden kitabi alin ve sayfayi kaybedin.
43. O tam gazete okuyacakken, ayaginizi kucagina uzatin ve ovmasini söyleyin.
44. TV`de heyecanla maç seyrederken odaya girip kanali degistirin; "Bu belgeseli kaçiramazsin" deyin.
45. "Meyve yemek ister misin?" diye sorun ve onun kalkip getirmesini bekleyin.
46. O disari yemek almaya giderken aç olmadiginizi söyleyin. Sonra o yerken agzinizin sulari aksin; basinizi yana egip, size de vermek zorunda kalincaya kadar sessizce onu seyredin.
47. Sürekli ovulmak isteyin ama onu ovmak için hiç orali olmayin.
48. O ilk önce ovarsa sizin de onu ovacaginiza söz verin; sonra uyuyakalin.
49. Evlilik lafi edildiginde yüzünüz kireç gibi bembeyaz olsun.
50. Ne konustugunun farkinda olmadigini söyleyin.
51. Konusurken dinlemeyin.
52. Telefonda konusurken esneyin ve o sirada uzandiginizdan rehavet çöktügünü bahane edin.
53. Gününün nasil geçtigini sorun; sözünü kesin ve kendi gününüzü anlatin.
54. Gününün nasil geçtigini sorun; sonra öbür odaya geçin.
55. Gününün nasil geçtigini sormayin.
56. Arkadaslara bir olayi tatli tatli anlatirken ortasinda sözünü kesin ve siz bitirin.
57. Onun her gün biteviye yaptigi olagan bir isi siz yaptiginizda iltifat bekleyin.
58. Sizi sevdiginizi söylediginde bos gözlerle bakin.
59. Her firsatta, "Ben demedim mi?" deyin.
60. Suratinizi asin; "Neyin var canim benim?" diye sordugunda, "Hiç!" deyin.
61. Caninizin bir seye sikildigini bildigini bildiginizi bildiginde bile hala "Hiç!" deyin.
62. Nihayet, "Neyin var canim benim?" demekten vaz geçtiginde kirilin ve artik duygulariniza eskisi kadar önem vermedigi için serzeniste bulunun.
63. çok büyük bir kavgadan sonra hiçbir sey olmamis gibi davranin ve yapmakta oldugunuz video kliple ilgili alakasiz bir soruyu sakince sorun.
64. çumartesi günü hasta yataginda yatarken, arkadaslarinizi davet edin ve iskambil oynayin.
65. Kilo aldiginda, yerçekimsel özürlü oldugunu bilhassa belirtin.
66. Kilo vermek istediginde, eski erkek arkadasinizin egzersiz programini ya da gida rejimini tavsiye edin.
67. Ona, kendi görsel zevkiniz için, en sevdiginiz erkek artistin egzersiz videosunu alin.
68. Yeni saç trasi oldugunda aldirmayin, farkina varmayin.
69. Yeni aldigi elbisenin yakisip yakismadigini sordugunda, gözünüzü TV`den ayirmadan yakistigini söyleyin. Daha sonra baktiginizda, "A, bunu mu giyiyordun?" diye sorun.
70. Ona, `bitirim, son kerte yakisikli` artist ve modellerin sizi hiiiç mi hiç ilgilendirmedigini, hep *onu* tercih ettiginizi gereksiz yere, durup dururken animsatin.
71. Onu, eski erkek arkadasinizla sürekli karsilastirip, "Hayatim, o saçimin daginik kalmasina hiç aldiris etmezdi" gibi bir laf edin.
72. Her yasgününde, ilk verdiginizde çok sevdigi tisörtün hep benzerlerini alin.
73. Onun yasgününde, kendi gitmek istediginiz bir etkinlige bilet alin.
74. Kutlanacak herhangi bir günde, aslinda kendinizin istedigi bir seyi hediye edin.
75. Yasgününde ne istedigini yüzde yüz bildiginiz halde, daha fazla memnun olacagina `emin` oldugunuz bambaska bir seyi alin.
76. Yasgününü unutun; sonra üstünde üzgün bakisli bir enik olan bir kart atin.
77. Yillik tatil için birlikte biriktirdiginiz parayla makyaj malzemesi alin.
78. Evi kendi zevkinize göre yeniden döseyerek ona sürpriz yapin. Baska erkeklerle olan anilarinizi canlandiracak seylerle süsleyin.
79. Taninmayacak hale gelmis esyalari bile bir gün faydasi olur diye atmayin.
80. Içine giremeseniz bile lise yillarindan kalan buluzunuzu giyin ve "öldu!" deyin.
81. Eve kedi almakta Israr edin; basaramazsaniz, evdeki bütün çiçeklere ad koyun.
82. önunla konusacaginiza kedinizle konusun.
83. Köpegi önüne gelene havlamaya ve saldirmaya basladiginda, "Egitilmesi için, artik köpegi okula gönderme zamani geldi" deyin.
84. Mirin kirin ettikten sonra kuru temizleyiciden kerhen aldiginiz elbisesini, kedinin üzerinde uyumasi için yatagin üzerine firlatin.
85. Sorulmadan, evin bütçesini dengelemek için ögütte bulunun.
86. Alisveris sirasi size geldiginde, mümkün oldugunca, donmus yiyecek alin.
87. Buz küpleri yapmaya yarar seyi buzluga susuz koyun.
88. Isten eve geldiginde, aksam yemegi için eksik malzemeyi almak üzere, en yakini iki km ötede olan sarküteriye gönderin.
89. Kirk yilin basinda, içinden geldigi için özene bezene yaptigi enfes yemegi TV seyrederek yiyin.
90. Kirk yilin basinda, içinden geldigi için özene bezene yaptigi enfes yemegin içine tuz basta olmak üzere her türlü baharati koyun.
91. Kirk yilin basinda, içinden geldigi için özene bezene yemek yaptiktan sonra, sizlanarak o gün hamburger yemek istediginizi söyleyin.
92. Kirk yilin basinda, içinden geldigi için özene bezene hazirladigi yemegi sizinle paylasma girisiminde bulunma cesaretini kirin.
93. Kirk yilin basinda, içinden geldigi için size yemek yapmak istediginde ailenizden birinin çok iyi yaptigi bir yemegi yapmasini isteyin; tattiktan sonra yüzünüzü burusturun.
94. Yemek pisirmesinin sizinki kadar iyi olmadigini söyleyin. Ancak, çok mesgul oldugunuzdan yemek pisirmeye ayiracak vaktiniz olmamis olsun.
95. çamasir yikama sirasinin ona geldigi hafta, her gün üç kez elbise degistirin. Hatta bir saat için giydiginiz buluzu, katlayip sifoniyere koymaktansa kirliye atmanin daha kolay, her dustan sonra havlunuzu degistirmenin bayagi yararli oldugunu birden farkedin.
96. Kan lekeli donlarinizi ortalikta birakin.
97. Tuvalet kagidi bitince, bilhassa bir yolculuk için bir süre kent disina gidecekseniz, ruloyu degistirmeyin.
98. Tras losyonu yerine bol bol kullanmaya bayildigi cilt temizleme losyonunuzu saklamayi ihmal etmeyin.
99. Islak havlunuzu yatagin üzerine, onun yattigi kisma firlatin.
100. Asetonla temizlenemiyorsa temizlemeye, mutfak biçagiyla düzeltilemiyorsa düzeltmeye degmez diye düsünün. 101. ö hazir olmasa bile garsona siparis vermeye hazir oldugunuzu söyleyin.
102. öna sormadan onun için de siparisi verin.
103. Kendisine ait olmayan siyasi görüsleri ona atfedin.
104. Basinizdan geçen tatli bir olayi animsatin ve anlamsiz gözlerle baktigini görünce, "öyle ya, o sen degildin" deyin.
105. Baska erkeklerle olan iliskilerinizde belirsiz olun; sürekli tahmin etmeye çalissin.
106. Yapilmasi gerekli bir seyi gelecek hafta yapacaginizi söyleyin.
107. Yapilmasi gerekli bir seyi gelecek hafta sonu yapacaginizi söyleyin.
108. Yapilmasi gerekli bir seyi `yakinda` yapacaginizi söyleyin.
109. Her seyi bas agriniza yükleyin.
110. Annesi geldiginde, abonesi oldugunuz Playgirl türü derginin ortalikta gözükmesini saglayin.
111. Kileri temizleyeceginize söz verin; sonra sadece içindekilerin yerini degistirin.
112. Evdeki hayvanin sizi daha fazla sevdigini söyleyin.
113. Bir spora baslayin ama gerçekte sadece TV`den seyredin.
114. Eve yeni alinan bir aletin isletme talimatini "Bir moron bile bunu isletebilir" diyerek okumayi reddedin; sonra bozdugunuzda kabahati fabrikada bulun.
115. Onun fütursuz alisveris huyu üzerine ileri geri konusun; sonra gidip yarim düzine çift ayakkabi alin.
116. Ertesi çarsida bir çift daha alin; fazla mal göz çikarmaz.
117. Sabah kendinize kahve yaptiktan sonra sütü disarida birakin.
118. Yalanci tirnaklariniz salatanin içinden çiksin.
119. Disinizi ilk önce siz firçalayin ve macun köpük ve artigini lavabodan temizlemeyin.
120. Yatmadan önce banyoyu önce siz kullanin ve her yere su siçratin. Naylon çoraplariniz ipte asili, kanli tamponlariniz yerde atili kalsin.
121. Sordugunda, evlenmek istediginizi ama zamanini bilmediginizi söyleyin.
122. Sordugunda, `isler yoluna girdiginde` evlenmek istediginizi söyleyin.
123. Sordugunda, `belki gelecek yil` evlenmek istediginizi söyleyin.
124. Kafasi çok fena bozukken çocuk taklidi yaparak konusun.
125. Kavgadan sonra çiçek gönderin ve artik herseyin eskisinden daha iyi, güllük gülistanlik oldugunu varsayin.
126. Kilo vermeye çalisirken, "Harika görünüyorsun hayatim, tatlini yiyebilirsin" deyin; sonra geçen yilin pantalonlarina sigmadigini söyleyin.
127. Kendiniz 10 kg aldiktan sonra onun 2 kilo almasi ile alay edin.
128. Hayatinizda onu hiç sakalli görmediginiz halde a-acayip yakisacagini beyan edin.
129. Yetiskin hayati boyunca biraktigi sakal ve saçlarini dibinden kestikten sonra uzun saç ve sakali ne denli çok sevdiginizi söyleyin.
130. Saçinizi onunkinden daha kisa kesin.
131. Asikar bir yalan söylemekten sakinin. Kilolu görünüp görünmedigini sordugunda "Yo, *aslinda* hayir" deyin.
132. Sözde kompliman yapin; kas yapayim derken, göz çikarin: "Siyah da çok ince gösteriyor", "çildin de bayagi düzeldi" falan deyin.
133. Ah bir anlayabildiginizde, kaygilarini tartismaktan nasil da mutluluk duyacaginizi belirtin.
134. Okumak için gece lambasini açik tuttugunda siddetle itiraz edin ama o uyumak istediginde siz okumak için açik tutun.
135. Yatak odanizdaki TV`nin bir süre sonra kendiliginden kapanacagi konusunda onu temin edin; sonra sabaha karsi söndürmek için kalkmak zorunda kaldigini gizlice ve haince seyredin.
136. Çamasirlarinizi etraftan toplamayin; sonra "Burasi darmadagin" diye yakinin.
137. 3 yastikta israr edin; o uyuduktan sonra onun tek yastigini da çalin.
138. Yorganin onun üstündeki kismini da üstünüze çekin, donsun.
sonra ne oldular(masal kahramanları)
Kırmızı Başlıklı Kız: Anneannesini yiyen kurtla, bu vahim olaydan 5 yıl
sonra sade bir törenle evlendi. Dünyaevine nikahtan giren Kırmızı Başlıklı
Kızın bu mutlu evlilikten Bobi, Tobi ve Hüsrev adlarında 3 eniği oldu.
Eşinin anneannesini yediği için vicdan azabından geberen Kurt, sonunda
tiner ve bali batağına düşerek intihar etti.
Pamuk Prenses: Kendini öperek uyandıran beyaz atlı prensin azılı bir beyaz
kadın simsarı olduğunu öğrendiğinde onun için artık çok geçti. Avrupa'da
pek çok pavyon ve randevuevinde çalıştıktan sonra "Smooth on the
Water" yani "Koy Koy Suyundan da Koy Koy" adlı bir
kitap yazarak Orta Çağ Avrupasının fuhuş alemini anlattı.
Peter Pan: Havada uçan, karada kaçan bu kahramanımız uçmak ve kaçmakla bir
yere varamayacağını anlayarak tövbeye geldi. Mistik Doğu'yu merak ederek
yollara düşen genç ad*** gezisinin Anadolu durağında çok etkilendiği
yurdumuza yerleşme kararı aldı. Erciş Pan Turizmin de kurucuları arasında
yer alan Peter Pan, birkaç yıl sonra Hac farizasını yerine getirmek için
gittiği kutsal topraklarda, taşlanan şeytandan seken irice bir taşın
omurilik soğanını ezmesi sonucu hayatını kaybetti. Kabri,
Şattülarap'tadır.
Pembe Panter: Şanlı panter ırkının karizmasını aleme papyon ettiği ve
atalarının adını lekelediği iddiasıyla Kara Panterler Örgütü tarafından
sokak ortasında hunharca parçalanarak öldürüldü. Sağlığında pembe rengi
yüzünden, "şööle bööleymiş, yumurtaymış, cillopmuş, karpuzmuş,
hötöröfmüş" gibi iddialarla karşı karşıya kalan Pembe Panter aynı
zamanda Mazlum-Der Kuzey Amerika Şubesi üyesiydi.
Heidi: Çizgi filmde Dedesi rolünde oynayan ak sakallı, nur yüzlü, tevekkül
adamı kisvesine bürünmüş ihtiyar oyuncu Hans Manfred Singer tarafından
mesajlı tacize uğradığı iddiasıyla film şirketiyle olan anlaşmasını
feshetti. İhtiyar Oyuncu her ne kadar, "O mesajları, kendisini torun
rolüne motive etmek için ben gönderdim. Bunu Peter'e de yaptım, Klara'ya
da, öbür kızlara da" dediyse de kimseyi inandıramadı. Genç ve çıtır
formatındaki Heidi, 1975 yılında Almanya'da yaşayan Becayiş İstempele
adlı Pülümürlü bir gurbetçimizle evlenerek Türkiye'ye yerleşti.
"Ömercik Aslan Parçası", "Kezban Paris'te" ve
"3 Süpermenler İsmail Dürüt'e Karşı" gibi filmlerde yardımcı
kadın oyuncu rollerine çıktığında ise o eski şöhretinden eser kalmamıştı.
Heidi, 1983 yılında Şile'deki evinde, 5 numara örgü şişini şah damarına
sokarak intihar etmiş olarak bulundu.
Red Kit: Vahşi Batı'nın bu gözü pek kovboyu, Dalton Kardeşlerin
ortancalarından Vilyım'la uygunsuz bir pozisyonda yakalandı. Sevenleri
tarafından linç edilmek istenirken son anda kaçmayı başaran Red, 1895
yılında atı Düldül'ü Masaçuset Sucuk Pastırma ve Et Mamulleri Fabrikasına
satarak küçük bir kanoyla Amerika'dan Malezya'ya kaçtı. Bir daha da izine
rastlanamadı.
Keloğlan: Can Kızla evlendikten 3 yıl sonra şiddetli geçimsizlikten
ayrıldılar. "Benzini Şelden, Akılı Kelden" düsturunun
yaratıcısı olan Keloğlan, kahramanlık dünyasından ayrıldıktan sonra
bozacılık, şıracılık, tellaklık" gibi işlere girip çıktı. Bir dönem
Yeniçeri Ocağına kaydını yaptıran kahramanımız, Fındıkkurdu 1 adlı askeri
tatbikatta kafasına mancınık taşı çarpmasıyla eğitim zaiyatı oldu.
Cin Ali: Asıl adı Fehim Bilgeyts'tir. Çizgi diziden ayrılmasının ardından,
"Bunca Yıl Nasıl Çiroz Kaldım" adlı bir diyet kitabı yazdı.
Bu eseri, dönemin Hükümeti tarafından toplatılan Fehim Bilgeyts, İstanbul
DGM'de yargılanarak cezaevine konuldu. Cin Ali dizisinde oynadığı
yıllarda, rol arkadaşı olan Karagözlü Kuzu'yu mangal yaparak eşini
dostunu rakı alemine çağırdığı ve dostunun derisini Türk Hava Kurumu'na
vermediği iddiaları yüzünden zor durumda kaldı. Bir dönem Beşiktaş'ta
futbol da oynayan Bilgeyts, daha sonra Deli Yürek, Deli Dumrul, Baba Evi
ve Ali Veli Kırtdokuz Elli gibi önemli Tv dizilerinin senaryosunu kaleme
aldı.
Kızılmaske: Ormanda 10 kaplan gücünde olduğunu ispat etmek için Şov Tv'yi
arayıncaya kadar harbiden de ormanın en kuul, en gizemli, en delikanlı
şahsiyetlerinden biriydi. Yıllarca rantını yediği "10 kaplan
gücündeyim bilaaader" tribinin sonu artık gelmişti. Baseniyle beşe
on dilme üzerinden 20'lik çivi söktüğünü iddia eden Malatyalı Berber
Cebrail Künefe ile karıştırılarak canlı yayında kendisinden çivileri
sökmesi istendi. Bu arada Kızılmaske zannedilerek arenaya sürülen Cebrail
de kaplanlar tarafından lime lime parçalanmaktaydı. Bu olaydan sonra bir
daha insan içine çıkamayan Kızılmaske, ormanın en denyo çocuğu olarak
hayvanat ve nebatatın
hafızalarına kazındı. Budur bir efsanenin çöküşü...
Telesekreterlere konulmus enteresan mesajlar:
"Merhaba.. karim ve ben su an size cevap veremiyoruz.. ama numaranizi birakirsaniz isimiz biter bitmez sizi arariz.."
"Merhaba..Ben John.. Telefon sirketinden ariyorsan, faturanizi odedim merak etme... Anne Baba eger sizseniz, bana acilen para gonderin.. Yatirim danismanim eger arayan sensen, bana yeteri kadar para gondermemissin.. Erkek arkadaslarimdan biriysen, bana borcun var halaparami vermedin.. Kiz arkadaslarimdan biriysen, hic endiselenme bende para bol"
"Merhaba.. simdi de sen bisey soyle.."
"Merhaba.. ben su anda evde diilim ama telesekreterim evde, benim yerime onunla konusun..simdi size biiip diycek"
" Merhaba,ben David'in telesekreteriyim siz kimsiniz??"
" Merhaba.. mesaj birakirsaniz sizi ararim.. "seksi" bir mesaj birakirsaniz, sizi HEMEN ararim"
" Merhaba!!! John'un telesekreteri bozuldu.. ben buzdolabındayım..."
" Merhaba.. bu konusan bir makinedir.. ben mesajlari anlayabilirim.. sahiplerim cok temiz insanlardir,evimiz cok zevkli dosenmistir... Bir sürü yardim kurumuna bagista bulunmuslardir.. hey hala ordaysaniz mesaj birakin, onlar sizi geri ariycak kadar naziktirler"
"Bu bir telesekreter degildir.. bu bir telepatik dusunce okuma makinesidir. bip sesinden sonra adinizi,neden aradiginizi ve numaranizi dusunun, ben de sizi aramayi dusunucem"
"Merhaba.. buyuk ihtimalle evdeyim, ama hoslanmadigim birinin aramasindan korkuyorum.. Mesajinizi birakin, size geri donmezsem demek ki o korktugum sizsiniz"
"Merhaba.. ben George!! Su anda size cevap veremiyorum.. mesajinizi birakin, ben size geri donene kadar telefonun basindan ayrilmayin"
"Lutfen sinyalden sonra mesajinizi birakin.. yine de sessiz kalma hakkiniz var.. cunku soylediginiz hersey kaydedilecek ve aleyhinize delil olarak kullanilacaktir..."
"Merhaba!! Biz Jim ve Sonya'yiz.. Su anda telefonu acamiyoruz cunku yapmayi cok sevdigimiz biseyle mesguluz... Sonya'nin tarzi yukari asagi, benim tarzim soldan saga ve yavas yavas... Neyse siz mesajinizi birakin, biz disimizi fircalamayi bitirince sizi arariz.."
Bir mektup.
Alıntıdır...
Uy sevgili usagum, Allah'in selami tabiidur.
Mektubumu çok yavas yazayrum, Çünkim bilirum ki,okuman zayuftur, çabuk okuyamazsun.
Benden sana sual edersen, Allahuma pin sükür iyiyum, yeni pir is buldum.
Emrimde 1500'e yakin adam var, hepside sessuz sedasuz, kendi hallerinde.
Ne is puldugumu soraysan söyleyecegum patlama, mezarluk pekçisi oldum.
Geçtigimiz hafta puraya iki tefa yagmur yagdu. Piri pazartesinden persembeye öbüride persembeden pazara.
Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkek midir kiz midir pelli degil, haçan o yüzden saga dayi mi oldin, teyzemi oldin söyleyemeyrum.
Saga kötü bir havadisim var Pahriyede askerlik yapan 10 usaguda kaybettuk.
Pindikleri denizaltu pozulmus, motoru turmus, inmis asagu, denizaltuyu itekleyup, motorunu çalistirmak istemuslar.
Temel emicende tükkan açtu, o da 30 a alduguni 25 e verir, sürümden kazaniyormus öyle dedu. Bizim köye findukçularun Temel'i muhtar seçtuk, akullu usakta. Geçen gün hepimizu zelzeleye karsi asi etturdu. Temel hem akillidur, hem de dürüsttür. Geçenlerde bir taksinin soförü köye varmis, muhtari ariyor, meger yolda bir tavuk ezmis sahibini soraymus. Muhtar Temel tavuga pakmis, ha bu pizden deguldur pizum köyde yassu tavuk yoktir demis.
Senin küçügün Ergin çok akullu usak çikti. Geçen gün tepeye varmis, elinde bir ip sallayip duriy. Anan uy usagum ne edeysun orada demis. O da heva durumuna bakayrum demis. Çektum oni aksam karsuma, anlat bakayum su hava turumu isinu dedum.
Anlattu, meger ip sallaninca havanin rüzgarli olduguni; ip islanunca da yagmur yagduguni anlaymis. Çok akillu usak vesselam. Sen o yasta böyle akillu degildun.
Senin gönderdigun resmi alduk, pir yaninda bir Alman herif pir yaninda pir Alman karisi var, ortada da sen. Iyiki resmin arkasina ortadaki penum diye yazmissun yaksam tanimayacaktuk.
Yaa iste böyle usagim. Memleçetten saga pol pol havadis. Yeni havadis olursa yine yazarum. Baki hüdaya emanet ol.
Baban
NOT: Mektupa para koyacaktim, ama geç akluma geldi, zarfi kapatmisum.
Yeni filmler eski isimler.
Alıntıdır...
Pretty woman - hususi avrat
21 grams - 0.016 okka
Million dollar baby - üçyüz akçelik sibyan
Godfather-şahbaba
Uçakta panik- tayyarede hezeyan
Terminatör - deccal
Spiderman - haşeret-ül adem.
Attack of the clones - taarruzü'l adem-i sahte
The empire strikes back -binaenaleyh hücumü'l devlet-i muazzam
Sin city- şehr-i kufran
Kuzuların sessizliği - sükunet-i cemaat_ul kuzu
Zor ölüm - zahmet-ul vefat
Çildirtan kadin - bint-el haram
I know what you did last summer - malumat-ı eylem-i nevbahar
Pulp fiction - hikayet-ül abes
Titanic - tekne-i devasaiye
Pi - rakkam-i tesadufiye
Heat - hararet
Kill bill - meft-ül bill
Fantastic 4 - ceharü harikulade
Dört nikah bir cenaze- cehar izdivaç yek mevta
Sex and the city - töbe töbe ve şehir (avrad-ül edeb yoksuni)
Charlie's angels - huri-ul çarli
Rosemary s baby - veled-i iblis ül gülmeryem
Shrek - gulyabani
Dark city - sehr-ül zifir
1 Nisan Şakasının Kökeni
1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını
Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada
yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki
iletişim şartlarında IX Charles'ın bu kararı fazla
yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski
adetlerine devam ettiler.1 Nisan'da partiler
düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları
olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptallarin
günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz
hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet
ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar
sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca,
Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası
görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı
İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar?
Bu konuda iki ayrı açıklama vardir.
1) insanların beş duyusunu tatmin amacıyla şarap kadehini
sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme;
diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokunma,ve çın
sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını
taşır.
2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemege davet edip,
ona zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi
içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için kendi içkisini
havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun
kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda
içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine
güvenini göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı
kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi
denemeye gerek olmadığını gösterirdi.
Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler?
Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini
çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk
kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca
zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu
tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle
tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak
beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek
sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük
parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar
ağaç sıkıntısi nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı.
Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden
ve kemikten yapılırdı.
Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir?
Bu şarki "Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl
kaynagi Amerika'lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adi
" Good Morning to All" yanı "Hepinize günaydın"dır.
Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır.
Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da
Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari
amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu
vardır
Mezara niçin çiçek konulur?
ilk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da
öldügünde mezarının çiçekten taçlarla kaplandığı saptanmıştır.
Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek
konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı
iyi ruhları çekme, kötü ruhları kovma amacıylaydı.
Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu
kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle
mezarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler,
kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde
siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden
sakınmakiçindir.
İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?
Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa
insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü
çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha
hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp
zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma
düğmesi 3 rakamının yanındadır. insanlar saati kurmak
istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ
elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.
Satrançta şah niçin o kadar pasiftir?
Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç
şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla
görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım
eder. ileri geri, çapraz her yöne gidebilir.
Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin
Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir.
Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya
başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.
Bir hafta niçin 7 gündür?
Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak
kullanıyorlardı. ilk çağlarda bilinen beş gezegen
ile güneş ve ayın sayısının 7 oluşu bu sayıyı gizemli
ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat
oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik
notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti.
Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta
sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük
hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine
hafta 7 gün olarak kaldı.
Niçin otellerin kapıları döner kapıdır?
Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur.
Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır.
Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla
girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi
nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır.
Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri
binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır.
Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın
da içeri girmesini engeller.
Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar?
Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da
önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur.
Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabin
içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların
herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç
oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan
hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün
birleştiği noktada tekrar donar. iki buz parçası kaynak
yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha
erime olmaz.
Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?
Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın
az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin
açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti
daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.
Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş
lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk
ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama,
sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır.
Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli
bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında
çekmez.
Çinlilerin gözleri niçin çekiktir?
Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydogu Asya'da
yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri
çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır.
Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye
nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının
ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir.
Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini
yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak
için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir.
Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar
yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde
yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır.
Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak
için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için
daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır.
Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara
ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz
kapaklı, demek daha doğrudur.
insan korkunca niçin dişleri birbirine vurur?
Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla
karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer.
Diger canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın
ana mekanizmalarıdır.işte bu nedenle ilk insanlardan
gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler
harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki
dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.
Akıl ile zeka arasında fark nedir?
Akil yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme,
bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme
yeteneğidir. insan olgunlaştıkça aklı gelişir.
Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama,
yargılama ve açıklayarak çözme yeteneğidir. Genel olarak
12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra
sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında
aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir
besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır.
Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir.
Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza
yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farklıklar
gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ
denilen testle ölçülebilir.
Dolunay insan davranışlarını etkiler mi?
insanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır.
Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir
inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır.
Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu
görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki
okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve
yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır.
Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla
kıyaslanamaz. Yani Ay'in çekim gücü insanı etkileseydi
yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi.
Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken
değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in
gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.
Niçin gözyaşı dökeriz?
Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlerle
ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam
tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize
sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır.
Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk
inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu
görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal
yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein
içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.
Üç yaşından daha önce olanları niçin hatırlamıyoruz?
Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın
beynimizde ani veya öykü şeklinde organize olduğunu ileri
sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma
yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar.
Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından
küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza
yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün
olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.
Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında
kaydetmeye başlıyor.
Develerin hörgüçlerinde ne var?
Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında
bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir.
Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yag bulunur.
Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini
sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de
yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun
mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk
alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler.
Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su
etkilenmez.
Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir?
Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok
zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu
şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli
olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde
dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada
durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta,
tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. ilerlemesi
sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem
yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik
biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur.
Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel
biçimdedir.
Kuşlar nasıl konuşabiliyor?
Her insan ağzıyla konuşur ama konuabilmeyi sağlayan asıl
organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve
dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz.
Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma değil,
mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler
ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan
farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinin dibinde,
karın boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında
ses taklit yeteneği vardır. Doğayla içiçe yaşarken diğer
kuşların seslerini taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar.
Ateş böceği nasıl ışık saçıyor?
Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da
bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı "Soğuk Işık"tır. Bu ışık
olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı
moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri
ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş
böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan
guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal
madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık
vermeye yetmediği için böceğin ışık bölgesine yakın
solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle
beslemesi gerekmektedir.
Kediler balık ve sütü niçin severler?
Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında
kediler çok iyi yüzerler. Hava şartlarından dolayı ve de
tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Ev kedisinin
balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan
düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır'da
Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri
avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar
kedileri fare avcıları olduğu için evcillestirmişlerdir.
Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu
Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında
balık avlayarak yaşamaktadır. Patileriyle balıkları
sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler.
Eski Mısır'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle
beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı
bakıcılarının yarattiğı beslenme alışkanlığından
kaynaklanmaktadır.
Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?
Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü
değildir. Kulağa en çok horozun sesinin gelmesi,
onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır.
Kuşların büyük çoğunlugu da aynı saatlerde ağaçlarda
koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem
kuşlar bu ötüşü sürdürürler ama seslerinin en güçlü
çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların
sabah gün doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle
ayarlanmıştır.
Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor?
Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların
ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar.
Sinekler ısıya karşı çok hassastır. Güneş bulutun
arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden
etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur.
Ölmeden önce yumurtalarını toprağa veya kuytuya
gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez.
Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine
sinekli günler başlar.
Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?
Kalemin tarihi yazınınkınden de eskidir. ilk insanlar
sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır.
Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu.
Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk
modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir.
Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir.
Uçaklar 2-3 bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır.
Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı
ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda
kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır.
Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki
yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla
aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı
kaliteli kılmasıdır.
Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur?
Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken
doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan
tendoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak
ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu
sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir
sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç
uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler.
Omurilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların
kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri
hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin,
yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla
gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi
konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.
Yapıştırcılar nasıl yapıştırıyor?
Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında
kimyasal bir reaksiyondan başka birşey değildir.
Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik
malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında
benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan
gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır.
Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri
ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması
gerekmektedir.
Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?
Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği
pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu
ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark
pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses
sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım
yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne,
pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo,
teyp, volkmen vb. için aynıdır.
Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor?
Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe
geçmis iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki
genellikle bir cam şişedir.ikisinin arasındaki hava ise
boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde
edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda
hava molekülleri de olmadığından ısı iletilemez.Cismin
ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya,
dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa
konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.
İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir?
Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar;
"Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other
Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır.
Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma
mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay
akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta,
üç çizgi olan S.O.S seçildi.
casaubon
28-08-2006, 17:48
Telefon ve Kulak Ütüleme
Telefon ve Kulak Ütüleme
Ütüfon olmuş...
Yorumsuz... (http://www.youtube.com/watch?v=X3hEN4mCoBU)
Aşkın böylesi... (http://www.youtube.com/watch?v=vXv4p0brsUE)
"]Aşkın böylesi...[/URL][/QUOTE]
:tamam: :aglayan:
Online Kız İsteme
Talipp:
Slm...
KızEvy:
Slm... Hoş geldiniz.
Talipp:
MSN adresinizi oğlumdan aldım.
KızEvy:
Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten
Talipp:
Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek
KızEvy:
Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.
Talipp:
Ok...
Kaynana34 konuşmaya katıldı
Oğlananası konuşmaya katıldı
Talipp:
Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.
ÇılgınDamat konuşmaya katıldı
BirEvinBirkızı konuşmaya katıldı
Oğlananası:
Slm...
KızEvy:
Hoş geldiniz hanım efendi
Kaynana34:
Slm...
Oğlananası:
Hoş bulduk efendim
ÇılgınDamat gönderiyor:
CICEK.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
CIKOLATA.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Kaynana34:
Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.
Talipp:
Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.
Kaynana34:
Nasılsınız? İyi misiniz? Ben Hacer. Burcunun annesiyim.
Talipp:
İyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.
KızEvy:
İyiyiz çok şükür.
Kaynana34:
Sizler Mersindenmişsiniz değil mi?
Talipp:
Evet efendim. Sizler de İstanbuldan
Kaynana34:
Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersine Çok güzel bir yer.
Oğlananası:
Güzeldir. Bekleriz bize de.
KızEvy:
İnşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten
Oğlananası:
Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...
Talipp:
Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.
KızEvy:
Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.
Talipp:
Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi yapmak düşüyor. Allahın emri Peygamberin kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamata kızımız BirEvinBirKızını istiyoruz.
KızEvy:
Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.
Oğlananası:
Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan yapalım diyoruz.
Kaynana34:
Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. İstanbulda kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.
Oğlananası:
Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancıda oturuyorlar.
Kaynana34:
Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok uzak. Biz Avcılardayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.
Oğlananası:
İnşallah diyelim o zaman.
Kaynana34:
İnşallah efendim. Kızım! Hadisene.
BirEvinBirKızı:
Tamam anneee!
BirEvinBirKızı gönderiyor:
KAHVE.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
ÇılgınDamat gönderiyor:
SOZYUZUGU.GIF
Aktarımı başlatmak için burayı çift tıklayın
Kabul et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet (Alt+D)
Talipp:
Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.
KızEvy:
Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.
Talipp:
O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.
KızEvy:
OK . Byeee!
Talipp:
Bye!
Oğlananası:
Bye..
Talipp konuşmadan ayrıldı
Oğlananası konuşmadan ayrıldı
Kaynana34:
Bye
BirEvinBirKızı:
Bye
Kaynana34 konuşmadan ayrıldı
KızEvy konuşmadan ayrıldı
ÇılgınDamat:
Bye... Şişşt Burcu kız? Gitme bir yere yaw
BirEvinBirKızı:
Hepsi gitti mi?
ÇılgınDamat:
Gittiler gittiler.Nasılsın aşkım? Çok heyecanlandın mı?
BirEvinBirKızı:
Ay! Ölüyorum zannettim
ÇılgınDamat:
Bak çok korkuyordun. Oldu işte aşkım. Oldu
http://www.galeriturk.net/getimg/gaziantep.jpg
Aşkın böylesi... (http://www.youtube.com/watch?v=vXv4p0brsUE)
Çok abartmışlar... Bir de bizim Türk filmlerine laf ederler...:oley:
Türk'lerin şüphesiz ki Dünya tarihini etkileyen sayısız buluşları var. İşte sizin için bu icatları araştırdık...
Bitmeyen piknik tüpü
Sigara cepli çorap
Topuğu basık ayakkabı
Köpüklü su musluğu ve şampuan konulan şofben
Elektrik sayacı durduracağı
Döner pişiren mikrodalga
Laf atan korna
Minibüs arkasından para uzatmak için şoförün yanına kadar uzanan demir
Çok amaçlı anne terliği
Kurban kesme makinesi
Basamakta durana çarpmayan otomatik kapı
Otobüste yan koltukta oturan kişinin gazetesini rahat bir şekilde okuma imkanı veren zoom'lu gözlük
Düğmesine basıldığında 'dü-lüü' sesi veren akbil taklidi
Ağza takılan ve dişlerle şişe kapağı açmayı kolaylaştıracak açacak
Polis kontrolünden 300 metre önce kendiliğinden takılan emniyet kemeri
Radarı 1 km geriden algılayabilen cep telefonu
Kapkaççılar için tasarlanmış elektirikli çanta
DÜNYAYI DÜZELTMEK IÇIN
Adam, bir haftanin yorgunlugundan sonra,
pazar sabahi kalktiginda keyifle eline gazetesini aldi
ve bütün gün miskinlik yapip evde oturacagini hayal ediyordu.
Tam bunlari düsünürken oglu
kosarak geldi ve parka ne zaman gideceklerini sordu.
Baba, ogluna söz vermisti;
bu hafta sonu parka götürecekti onu
ama hiç disariya çikmak istemediginden
bir bahane uydurmasi gerekiyordu.
Sonra gazetenin promosyon olarak dagittigi
dünya haritasi gözüne ilisti.
Önce dünya haritasini küçük parçalara ayirdi ve ogluna uzatti:
- Eger bu haritayi düzeltebilirsen seni parka götürecegim! dedi.
Sonra düsündü:
- Oh be, kurtuldum!
En iyi cografya profesörünü bile getirsen
bu haritayi aksama kadar düzeltemez!
Aradan on dakika geçtikten sonra oglu babasinin yanina kosarak geldi:
- Babacigim, haritayi düzelttim. Artik parka gidebiliriz! dedi.
Adam önce inanamadi ve görmek istedi.
Gördügünde de hayretler içindeydi
ve ogluna bunu nasil yaptigini sordu.
-"Bana verdigin haritanin arkasinda bir insan resmi vardi.
Insani düzeltigim zaman dünya kendiliginden düzelmisti"...
casaubon
29-08-2006, 16:15
MOUSE İLE ONCEDEN ASAGIYA GİDİP DE SONUCU GORMEK YOK
1. İlk once haftada kac kez cıkolata yemek istiyorsunuz... Bir rakam tutun ( 1'den buyuk ama 10'dan da kucuk olsun, ama sıfır olmasın)
2. Bu rakamı 2 ile çarpın.
3. Çıkan sayıya 5 ekleyin.
4. Şimdi de bu sayıyı 50 ile çarpın.
5 Bu sene eğer doğum gununüz gectiyse bulduğunuz bu sayıya 1756'yı ekleyin... Eger doğum gününüz henüz gelmediyse, 1755 ekleyin.
6. Simdi, doğduğunuz senenin tarihini (4 basamaklı rakam olarak, örneğin:1955) bulduğunuz sayıdan çıkarın lütfen..
SONUCA GELDİK;
Şimdi 3 basamaklı bir sayı bulmuş olmanız gerekiyor.
Bu sayının 1. basamağındaki rakam sizin ilk tuttuğunuz rakam (yani, haftada kaç kez çikolata yemek istediğiniz).
Sonraki 2 rakam yani bu rakamlardan oluşan SAYI ise
SİZİN YASINIZ !
Bildik işte. Gördünüz mü, kaçış yok...
Bir is arkadasim bizim grubun soğuk park :oley: uygulamasini yapmis... Begeninize sunuyorum... :)
Siyah noktali olan benim :oley: :oley: :oley: :oley: :oley:
Karakter super oturmus... a'dan z'ye :D :oley: :oley: :oley: :oley:
Gerçek Olay)
"Suç örgütleri Türkiye'nin belki en çok kazanan kurumları (!) olabilir, ama hiçbirinin Kolombiya'daki kadar gelişmiş yöntemler kullandığını sanmıyoruz. İşi dolayısıyla Kolombiya'nın başkenti Bogota'da yaşayan bir Amerikalı, bir sabah uyandığında 60 bin dolar değerindeki gıcır gıcır Mercedes'inin yerinde olmadığını görür. Polise yaptığı başvurular, gazeteye verdiği ilanlar sonuçsuz kalır. Allah'tan arabası sigortalıdır. Hemen gerekli işlemleri yapmak için sigorta şirketine başvurur. Bu sırada bir telefon gelir. Telefondaki ses, 10 bin dolarlık fidye karşılığında arabasını geri vermeyi önermektedir. Öykümüzün Amerikalı kahramanı, sigorta şirketinin tavsiyesiyle parayı öder ve aracını hırsızların söylediği yerde sapasağlam bulur. Telefon ertesi gün yine çalar ve hırsızlar, ''Parayı hemen ödediği için, arabasının bir yıl boyunca hırsızlığa karşı sigortalandığını'' söylerler. Ancak bir hafta sonra kahramanımızın Mercedes'i yine çalınır. Ertesi gün aynı hırsızlar telefon edip 10 bin dolar fidye isteyince Amerikalı dostumuz, ''Bu yaptığınız çok ayıp!'' diyerek hırsızları protesto eder: ''Geçen hafta da aracımı çaldınız ve ben fidyeyi ödeyince bir yıl boyunca dokunmayacağınızı söylediniz!'' Bunu üzerine telefondaki ses, böyle bir şey olmayacağını belirterek ''yine de her ihtimale karşı'' kontrol etmeye karar verir. Ahizeden bilgisayar tuşlarına basıldığı duyulmaktadır. Araştırmasını tamamlamayan oto hırsızı, binlerce kez özür dileyerek bir yanlışlık olduğunu kabul eder ve kurbanının arabasını nerede bulabileceğini söyler. Amerikalı dostumuz arabasını almaya gittiğinde ön koltuğun üzerinde, yapılan yanlışlıktan ötürü özür dileyen bir kart eşliğinde bir şişe şampanya bulur. Nasıl çete ama?
Gerçek Olay)
"Suç örgütleri Türkiye'nin belki en çok kazanan kurumları (!) olabilir, ama hiçbirinin Kolombiya'daki kadar gelişmiş yöntemler kullandığını sanmıyoruz. İşi dolayısıyla Kolombiya'nın başkenti Bogota'da yaşayan bir Amerikalı, bir sabah uyandığında 60 bin dolar değerindeki gıcır gıcır Mercedes'inin yerinde olmadığını görür. Polise yaptığı başvurular, gazeteye verdiği ilanlar sonuçsuz kalır. Allah'tan arabası sigortalıdır. Hemen gerekli işlemleri yapmak için sigorta şirketine başvurur. Bu sırada bir telefon gelir. Telefondaki ses, 10 bin dolarlık fidye karşılığında arabasını geri vermeyi önermektedir. Öykümüzün Amerikalı kahramanı, sigorta şirketinin tavsiyesiyle parayı öder ve aracını hırsızların söylediği yerde sapasağlam bulur. Telefon ertesi gün yine çalar ve hırsızlar, ''Parayı hemen ödediği için, arabasının bir yıl boyunca hırsızlığa karşı sigortalandığını'' söylerler. Ancak bir hafta sonra kahramanımızın Mercedes'i yine çalınır. Ertesi gün aynı hırsızlar telefon edip 10 bin dolar fidye isteyince Amerikalı dostumuz, ''Bu yaptığınız çok ayıp!'' diyerek hırsızları protesto eder: ''Geçen hafta da aracımı çaldınız ve ben fidyeyi ödeyince bir yıl boyunca dokunmayacağınızı söylediniz!'' Bunu üzerine telefondaki ses, böyle bir şey olmayacağını belirterek ''yine de her ihtimale karşı'' kontrol etmeye karar verir. Ahizeden bilgisayar tuşlarına basıldığı duyulmaktadır. Araştırmasını tamamlamayan oto hırsızı, binlerce kez özür dileyerek bir yanlışlık olduğunu kabul eder ve kurbanının arabasını nerede bulabileceğini söyler. Amerikalı dostumuz arabasını almaya gittiğinde ön koltuğun üzerinde, yapılan yanlışlıktan ötürü özür dileyen bir kart eşliğinde bir şişe şampanya bulur. Nasıl çete ama?
Database'i kontrol edip özür diliyor .Verdikleri rahatsızlık için de şampanya ile özür diliyorlar.Ciddi şirket diye buna denir:D:D:D
Bir is arkadasim bizim grubun soğuk park :oley: uygulamasini yapmis... Begeninize sunuyorum... :)
Siyah noktali olan benim :oley: :oley: :oley: :oley: :oley:
Karakter super oturmus... a'dan z'ye :D :oley: :oley: :oley: :oley:
Sevgili deep,karakterlerin oturup oturmadığını bilemiyorum sizleri görmediğim için :gulen: ama çizimler iyi olmuş.Aveanın bi dünya reklamlarındaki tiplere benziyor.
Arkadasınızın eline saglık,
Allah analı babalı büyütsün ne diyeyim daha:D
Müdür kadroları:
9 kadinin 1 bebegi 1 ayda dogurabilecegini soyleyen kişiye PROJE MUDURU
denir
1 bebegin 18 ayda ancak dogacagini soyleyen kişiye URETİM MUDURU
denir
Tek bir kadinin 1 ayda 9 bebek dogurabilecegini soyleyen kişiye
PLANLAMA
MUDURU denir
Bebegin uretim şeklinin ille de yanliş oldugunu soyleyen kişiye KALITE
MUDURU denir
Dunyada hic kadin ve erkek kalmasa o bebegi kendinin doguracagini
soyleyen
kişiye PAZARLAMA MUDURU denir
1 kadından 1 bebeği 1 ayda doğurmasını bekleyen kişiye GENEL MUDUR
denir.
Bebek falan istemedigini soyleyen kişiye ise MUŞTERI denir
Müdür kadroları:
9 kadinin 1 bebegi 1 ayda dogurabilecegini soyleyen kişiye PROJE MUDURU
denir
1 bebegin 18 ayda ancak dogacagini soyleyen kişiye URETİM MUDURU
denir
Tek bir kadinin 1 ayda 9 bebek dogurabilecegini soyleyen kişiye
PLANLAMA
MUDURU denir
Bebegin uretim şeklinin ille de yanliş oldugunu soyleyen kişiye KALITE
MUDURU denir
Dunyada hic kadin ve erkek kalmasa o bebegi kendinin doguracagini
soyleyen
kişiye PAZARLAMA MUDURU denir
1 kadından 1 bebeği 1 ayda doğurmasını bekleyen kişiye GENEL MUDUR
denir.
Bebek falan istemedigini soyleyen kişiye ise MUŞTERI denir
:tamam: : :gulen:
ENGINEER68
29-08-2006, 19:17
15:3029 Ağustos 2006 / Salı -Milliyet
Bu bir eşek şakasıdır!
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde bir kişi, arkadaşının yaptığı bir
"şaka" üzerine belediye hoparlörlerinden öldüğüne dair anonsu dinledi.
Tavşanlı Belediyesini telefonla arayan bir kişi, sahte isimle
arkadaşının öldüğünü söyleyerek, anons yaptırmak istediğini bildirdi.
Belediye yetkilileri de bu istek üzerine, "Emekli işçilerinden Ünal
Yurttan, hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi bugün ikindi namazına
müteakip Ulu Cami’den kaldırılarak ilçe mezarlığında defnedilecek"
şeklinde anons yaptırdı.
Belediye hoparlörlerinden yapılan öldüğüne dair anonsu duyan Ünal
Yurttan, belediyeye giderek hayatta olduğunu söyledi ve ilanı kimin
verdiğini öğrenmek istedi.
Belediyeye gelen telefonların numaralarının incelenmesi sonucu,
ilanı M.Ö’nün verdiği tespit edildi. Bunun üzerine Ünal Yurttan, M.Ö’den
şikayetçi olarak Tavşanlı Cumhuriyet Savcılığına başvurdu.
M.Ö’nün, ifadesinde, arkadaşına şaka yapmak için böyle bir yola
başvurduğunu söylediği öğrenildi.:oley: :oley:
http://img174.imageshack.us/img174/796/trendenyolistedimsj2mw3.gif
hayranlarının affına sığınarak..
http://img67.imageshack.us/img67/8736/kadnlarvadisiow9.jpg
http://img75.imageshack.us/img75/7686/avusevliliksonrasile7.jpg (http://imageshack.us)
• 17 Mayıs 2004 Trt1 Sabah Haberlerinde biten bir haberin hemen ardından spiker telefonla konuşurken yayına girilmesi, spikerin 3-4 saniye kameraya bakakaldıktan sonra telefonu elinden bırak(a)mayarak "Sayın seyirciler ben de rejiyle konuşuyordum!" diyerek durumu bir nebze olsun kurtarmaya çalışması...
• Mory Kante'nin "Yeke Yeke" şarkısının popüler olduğu sıralarda bir TRT muhabirinin Kastamonu'nun bir köyüne gidip "İşte Yeke Yeke'yi söyleyebilen çocuk!" diye çobanlık yapan bir çocukla röportaj yapması, çocuğun şarkıyı tamamen sallayarak "missındırın nerın nıyı yaaaa" diye okuması, muhabirin "sen büyüyünce şarkıcı olursun" diye onay vermesi...
• "Kim 500 Milyar İster?" yarışmasında Kenan Işık'ın yarışmacıya: "Kitaplarla aranız nasıl sorulara oldukça hızlı cevap verdiniz" lafına cevaben, yarışmacının: "Ben kitap falan okumam, gazete dergi ağırlıklı şeyler okurum" demesi... Kenan Işık'ın bir an kilitlenmesi ve kendini toplayıp, oluşan boşluğu bir an önce gidermek için "Ama olur mu kitaplar, edebiyat insanı başka dünyalara götürür, yeni ufuklar açar, sorunlarını unutturur, hayata bağlar" demesi ve bu kez de yarışmacının geçici olarak servis dışı kalması....
• Amerika'da seçimlerin arapsaçına dönmesi üzerine Reha Muhtar'ın ana haber bülteninde bir yanına Bush'un bir yanına Al Gore'un resimlerini koydurması ve "Bana bakın Bush'la Gore, şu seçim işini bir an önce halledeceksiniz, yoksa karışmam!" demesi...
• 14 Mayıs 2004 tarihli Beyaz Show'da "Hayvan dostu Asuman Krause" diye tanıtılan Asuman Krause'nin programda, 5 metre uzağındaki iguanadan korkması, ve 10 dakika boyunca ayakta dikilmesi...
• Bir basketbol maçı sırasında Trt spikeri Avni Küpeli'nin son 3 saniyeyi 1-2-3 şeklinde sayması, izleyicilerin hafiften afallaması...
• Jess Molho ve Ayşin Zeren ikilisinin sundukları Online Show'a Arto'yu davet etmeleri. Arto'nun sürekli Ayşin'e laf sokması, akabinde Ayşin'in sinirlenip çıngar çıkarması ve ertesi gün kanaldan kovulması... (Arto'nun gücü!)
• Estetik konusunun tartışıldığı bir Ates Hattı'nda bir estetik cerrahının Esra Balamir ve ailesini kastederek "hanfendinin memeleri benimdir, dudağını ben yaptım, annesinin de yüzünü ben gerdim, ablasının da memelerini ben yaptım..." demesi...
• Bir BJK maçında tribünlerin hep bir ağızdan "Sen söyle Rıdvan, sen söyle, penaltı mı sen söyle?" diye bağırması ve spiker Melih Gümüşbıçak'ın "Rıdvan tribünler sana soruyor. Ne diyorsun?" diye sorması, Rıdvan’ın hiçbir şey demeden boş boş bakması...
• Reha Muhtar'ın boynuna ip geçirilip sürüklenen bir kadının evine baskına gitmesi, röportajın ardından "20 yıllık gazeteciyim böyle hayvanlık görmedim!.." yorumunu yapması...
Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı...
Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi...
Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler...
Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında
yüzlerce erkek satın aldı.Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini
söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerin
tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.
Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama sonra
arabayı Latin Amerika'da satamayacakları anlaşıldı... Çünkü "Nova",
İspanyolca'da "gitmez" anlamına geliyordu.
1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules
Noel'in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. Çünkü atışı
izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını
izlemek için arkalarını dönmüşlerdi...
1840'da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok
soğuk bir günde Washington'da açık havada düzenlenen göreve
başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı
uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.
Meksika'daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine
mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.
1971'de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim
adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangın
hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana
gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.
Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini
sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve
içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce
pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.
1985'de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında
kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide
konuklardan biri boğuldu.
1975'de İngiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı
izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü.
Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak,
kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.
1983'de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir
kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini
tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten
ölünceye kadar nefesini tuttu.
Kadınların sordukları en zor 5 soru ve cevapları...
Ne düşünüyorsun, Beni seviyor musun, Şişman mıyım, O (kadın) benden daha mı güzel, Ben ölseydim ne yapardın?
Sorular:
1. Ne düşünüyorsun?
2. Beni seviyor musun?
3. Şişman mıyım?
4. O (kadın) benden daha mı güzel?
5. Ben ölseydim ne yapardın?
Bu soruların kötü ve zor olmasının nedeni onlara doğru cevaplar
verilmezse
her birinin büyük bir tartışma, kavga ve/veya boşanmaya yol açma riski
taşımasıdır. "Doğru" kelimesi burada pragmatik anlamda doğru demektir;
ahlaki açıdan doğruluk göz önüne alınmamış, bu okuyucunun ahlak
anlayışına
bırakılmıştır.
1.
Ne düşünüyorsun?
Bu sorunun doğru cevabı, tabii ki şöyle bir şeydir:
Senin ne kadar sıcak, harika, ilgili, düşünceli, zeki, ve güzel bir eş
olduğunu ve seninle karşılaştığım için ne kadar şanslı olduğumu
düşünüyordum.
Bu cevap kitabi olduğundan, böyle söylerseniz tabii ki fazla işe
yaramaz.
Onu konuşma diline aktarmanız gerekir:
Yaa, düşünüyorum da, ... sen çok sıcak ve sevimli birisin. ... Benimle
ilgileniyorsun... Düşüncelisin... Çok zeki ve güzel bir eşsin... (Biraz
boşluk) ... Aslında, seninle karşılaştığım için ben de çok şanslı bir
hergeleyim!
Bu cevap o sırada aklınızdan geçenlerle uzaktan yakından ilgili
olmayabilir.
Yanlış cevaplar:
a. at yarışı.
b. futbol.
c. dükkandaki işleri.
d. benden daha güzel olduğunu.
e. son günlerde ne kadar şişmanladın.
f. ...
Sassy makalesine göre bu aptal soruya verilen en iyi cevap Evli ve
Çocuklu'daki Al Bundy'den gelmiş. Karısı Peg bu soruyu sorunca,
Senin bilmeni isteseydim, demiş Al, düşünmek yerine konuşuyor olurdum.
Diğer soruların da bir tek doğru cevabı fakat bir çok yanlış cevabı
var.
2.
Beni seviyor musun?
Bu sorunun doğru cevabı, "evet"tir. Daha etkili olmak isteyenler,
"evet,
hayatım" da diyebilir.
Yanlış cevaplar:
a. sanırım.
b. evet deseydim kendini daha mı iyi hissedecektin?
c. bu senin "aşk"tan ne anladığına bağlı.
d. fark eder mi?
e. kim, ben mi?
f. ...
3.
Şişman mıyım?
Bu sorunun doğru cevabı kendinden emin bir şekilde ve kesinlikle
vurgulayarak, "hayır, tabii ki değilsin," deyip odadan hemen çıkmaktır.
Yanlış cevaplar:
a. sana şişman diyemem, ama ince de diyemem.
b. neye kıyasla?
c. hafifçe kilolu olmak sana yakışıyor.
d. daha şişmanları da gördüm.
e. soruyu tekrarlayabilir misin? ... üzerinde düşünüyordum da.
f. ...
4.
O benden daha mı güzel?
Bu sorudaki "o" eski bir kız arkadaş, yoldan geçen (ve ona bakarken neredeyse kaza yapacağınız) biri veya seyretmekte olduğunuz filmdeki bir aktris olabilir.
Her neyse, her halükarda doğru cevap, "hayır, sen çok daha güzelsin,"
şeklindedir.
Yanlış cevaplar:
a. bir başka açıdan öyle.
b. güzelliğin nasıl kıyaslandığını bilmiyorum.
c. evet, ama senin kişiliğin çok daha iyi.
d. o sadece daha genç ve ince.
e. soruyu tekrarlayabilir misin? ... üzerinde düşünüyordum da.
f. ...
5.
Ben ölseydim ne yapardın?
Doğru cevap:
Allah göstermesin! Senin zamansız ayrılığına dayanamam. Hayat benim için anlamını yitirir ve kendimi Boğaz Köprüsünden atmamak için bir neden bulamam.
(Dikkat: Ses tonu ve yüz ifadeleri olağanüstü önemlidir.)
Bu soru, aşağıdaki aptal fıkrada da görüleceği gibi, bütün soruların en aptalı ünvanını kazanmaya layık bir sorudur.
K: "Hayatım, ben ölseydim ne yapardın?"
E: "Eee, çok kötü olurdum, ama niye sordun?"
K: "Yeniden evlenir miydin?"
E: "Yo, elbette evlenmezdim."
K: "Niye? Evli olmaktan hoşlanmıyor musun?"
E: "Elbette hoşlanıyorum."
K: "Öyleyse neden evlenmezdin?"
E: "Pekala, evlenirdim."
K: "Demek evlenirdin?"
E: "Evet."
K: "Onunla yatağımızda mı yatardın?"
E: "Yani, evet. Herhalde öyle yapardım."
K: "Anlıyorum. Benim elbiselerimi giymesine de izin verir miydin?"
E: "İsterse, tabii ki"
K: "Öyle mi? O halde benim resimlerimi kaldırıp onun resimlerini de
asardın,
değil mi?"
E: "Evet. Doğru davranış bu olurdu."
K: "Yaaa!? Eh, o zaman benim golf sopalarımı kullanmasına da izin
verirdin?"
E: "Bu tabii ki mümkün değil, hayatım, çünkü o solak."
Dünyanın kimi ülkelerinde ama bilakis de Amerika ve Avrupa'nın bazı ülkelerinde siyah tenli insanlara argo niyetine RENKLİ diye hitab edilir. Hani tenleri kara olduğundan "renkli" insanlar yani.
Bunun üzerine Afrikanın küçük bir köyünde, küçük bir toprak evin duvarında şöyle bir yazı okunur. (Elimden geldiğince bizim dile çeviriyorum)
Ben doğarım, siyah
Büyürüm, siyah
Soğukta, siyah
Sıcak ta, siyah
Ölürüm, siyah
Sen doğarsın, pembe
Büyürsün, beyaz
Soğukta, mavi
Sıcak ta, kırmızı
Ve ölürsüz, boz
Bir de utanmadan bana renkli dersin.
Bir erkeğin hayatı nasıl karartılır?
Saçımı kestireyim mi?
Karı-koca diyaloğu
Kadın - Saçımı kestireyim mi?
Erkek - Olur.
K - Ama kıyamıyorum.
E - Öyleyse kestirme.
K - Canim değişiklik istiyor...
E - O halde kestir.
K - Bana akıl vermeyi bırak, delilere verir gibi.
E - Eğer nasıl hoşuma gitti