View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.
serdarkus
04-06-2004, 09:27
Galiba inek tuzağına benziyor..Ben mi yanlış görüyorum acep.. ;)
:roll: Dost başa, düşman ayağa bakarmış..
Uysa da yazdım, uymasa da. :cool:
Sn.Ertan;
Karışmayayım dedim ,ama olmadı.Şimdi yine sakat bir fotoğrafımızı yakalar basar buraya korkusuyla..
Galiba inek tuzağına benziyor..Ben mi yanlış görüyorum acep.. ;)
Fakat ,ister boğa, ister inek olsun ,görüntüye bakılırsa teknikçiler bir hayli zor durumda... :D :D
haklısınız sn.nature,
arkadan gelen resime sığmayınca görünmemiş...ekliyeyim bari... :D
:roll: Dost başa, düşman ayağa bakarmış..
Uysa da yazdım, uymasa da. :cool:
Ben bunda, geçmişten gelen bir şeyler hissediyorumm.. ;)
serdarkus
04-06-2004, 09:37
haklısınız sn.nature,
arkadan gelen resime sığmayınca görünmemiş...ekliyeyim bari... :D
:rolleyes:
Sn.Nature maaşallah celep gibi..
Elini aşağıdan bir daldırdı mı, hayvanın yedi ceddini sayıyor. :)
[QUOTE=ertan1tr]haklısınız sn.nature,
arkadan gelen resime sığmayınca görünmemiş...ekliyeyim bari...
Şimdi inandım vallahi... :D Zaten açılıştan belli oldu..
O ne anlamlı bakış öyle.. :rolleyes: Hele ağzındaki çiçeğin ,verdiği karizma son derece inandırıcı... :D
Bu kadar kanıt yeter ,inandim.. :roll:
:rolleyes:
Sn.Nature maaşallah celep gibi..
Elini aşağıdan bir daldırdı mı, hayvanın yedi ceddini sayıyor. :)
:D :D
AloneWolf
04-06-2004, 10:38
http://www.sugarqube.com/Ecards/Car...0&L3=0&Page=Top
sakın bakmayın :D
AloneWolf
04-06-2004, 10:46
KONU: Çevremizde neler görüyoruz?
Ben çevremde çok sey
görürüm. Yasasin çevremiz. Çevremiz olmasaydi
hiçbirsey göremezdik bence. O zaman Ufuk'u da
göremezdik. Ufuk benim en iyi arkadasim. Ufuk neler
yazdi defterine bakiyorum. Ögretmenimiz hep
arkadasinizin defterine bakmayin der, ama su an da
bakmam lazim çünkü beni! m çevremde Ufugun defteri
var. Ufuk benim arkadasimdir. Ufuk salak degildir.
Çünkü arkadasimiza salak demek ayiptir. Ayip olmasa
Ufuk'a salak diyebilirdik. Ama diyemedik. Bunun ayip
oldugunu ögretmenimiz ögrettiydi.
Ögretmenimiz bize hep ögretir. Ne güzel seyler
ögretir. Böyle bir ögretmenimiz olmasaydi biz ne
yapardik? Okula gelmezdik. Tabi o zaman hemen
sevinmezdik hemen çok üzülürdük. ('çok' sözcügü araya
sonradan sikistirilmistir) Ögretmenimiz bize
"arkadaslariniza salak demek ayiptir" demisti. Ben de
"o zaman aptal demek ayip degildir" dedim.
Ögretmenimiz hepsi ayni dedi. Ben de "bu bilgi hayatta
ne isimize yarayacak" diye sordum. Ögretmenimiz "Bu
konu burada kapanmistir" dedi. Ama kapanmamisti tabi.
Ufuk defterine sunlari yazmis: Ben çevremde neler
görüyorum: Agaçlar, evler, yollar, ! insanlar,
kadinlar, kuslar, taslar,topraklar, kediler, köpekler,
böcekler, ulutlar, annem. Gerçekten de Ufugun annesi
hep cevresinde dolasir. Sabah okula getirir, aksam eve
götürür, derslerde de pencerenin önünde ziplayarak
oglunu görmeye çalisir. Bence çok komik. Kafasi bir
görünür, bir kaybolur. Yazin pencere açikken silgiyle
kafasini vurmaya çalisiriz. Ama havada durmayip hemen
düstügü için vurmak çok zordur. Yani bunlarin disinda
Ufugun ördügü ilginç bir sey yok.
Çevremiz çok sikici degil. Ben sanki görnüyorum
agaçlari,evleri. Salak! Sana demedim, bu sayilmaz,
agaçlara dedim Ben çevremde hep degisik seyler
görürüm. Mesela geçen gün çevremde bir tane tavukadam
gördüm. Tabi hemen arkadas olduk. Çok ilginçti. Ufuga
anlattim ama Ufuk inanmadi çünkü o benim
anlattiklarimi hiç inanmaz, bunu nereden biliyo! rum
çünkü uzaylilara da inanmamisti. "Bir kere, dedi,
tavuktan adam olsa o zaman horoz adam olurdu" çünkü
tavuktan adam olmazmis horozdan olurmus. Ben de ona
hayatinda kaç tane tavukadam gördügünü sordum. Hiç
görmemis tabi, ne konusuyorsun o zaman? (Bu cümlenin
sonundaki salak silinmis, ama iyice bastirilarak
yazilmis olsa gerek ki izi kalmis) tavukadam gerçekten
var, iste söyle bir sey: (Burada tavukadamin temsili
bir resmi var) tavukadamla geçen hafta, banka
sinemasinda tanistik. (Hala varmi bilmiyorum, bizim
çocuklugumuzda bankalar, sinemalarda çocuklar için
çizgi filmler falan gösterirlerdi) Içerisi karanlik
oldugu için diger çocuklar onu göremediler tabi
(Yalan!) tavukadam harika bir insan. Diger büyükler
gibi insanin canini sikmiyor. Benim en iyi arkadasim.
Ufuk için salak dedi. Ayip da olmamis oldu, çünkü o !
Ufugun arkadasi degil. tavukadam çok güçlü, herkesi
dövebilir. bu herkese, çevremde gördügüm herkes dahil,
bilmem anlatabildimmi? Bana dedi ki, "Eger sana
sinirlenen bir ögretmenin falan varsa, gelip onun
kafasini kirayim, bacaklarini da koparmam elbette
mümkün" dedi. Ben de ona "Tesekkür ederim, ama bana
sinirlenen bir ögretmenim yok, ögretmenim beni çok
sever bence, ben de onu severim.
Onun bacaklarini ikiye ayirip kafasini gagabla ezmene
hiç gerekyok!" Böylece is tatliya baglanmis oldu, ama
tavukadam "sen genede bir sey olursa haber ver, aninda
gelirim." dedi. Ben de haber verecegime söz verdim.
Simdi bir sey olursa ve ben haber vermezsem tavukadama
karsi çok ayip olur.
Çevremizi tavukadamla birlikte gördüm. Ona Marstan
gelen taslarimi gösterdim, o da bana çokoprens
agaçlarini gösterdi. O kadar çok ki. Hepsin! in
ortasini açip çukulatasini yaliyorsunuz, bisküvisini
hiç yemiyorsunuz. Ufuk bunlara da inanmiyor.
Bana dedi ki "Sen simdi tavukadamin uçtugunu da iddia
edersin" dedi. Ben de tabi hemen, tavuklar uçar mi be,
biz burada güvercin adamdan bahsetmiyoruz herhalde
dedim. Böyle bir laf ettgi için ona salak demedim
çünkü o benim arkadasim Ufuk o zaman niye
getirmiyorsun okula, bizi de tanistir dedi. Yok ki
gelsin dedi.
Ama tavukadam hergün lunaparka gittigi için okula
gelecek vakti yok. Ayrica kendisinden yok diye
bahsedildigini duyarsa Ufuga çok sinirlenir. Bu ona
inanmayan baskalari içinde geçerli olur.
O zaman yumurtasini getir dedi. Sanki tavukadam bütün
gün aptal aptal ortalikta dolasip yumurtluyor.
Tavuklarla tavukadamlari birbirine karistirmamaliyiz.
Cunku hangisini kesemeyiz. (Birbirine karis! tirirsak
hangisini kesecegimizi bilemeyiz demek istiyor)
Çevremizde neler gördük?
Ufuk gibi biz de çevremizde kus gördük, ama biz gittik
konustuk. Göç eden kuslar artik havalar isinmaya
basladigi için geri dönüyorlar. Onlara keske
dönmesaydiniz, çünkü havalar gene soguyacak dedim.
Onlar da bana belki bu yil sogumaz bir umut dediler.
Yaz bitmezse gerçekten çok iyi olur. Çünkü yaz bitince
okullar açilir. Ama yaz tatilindeyken çevremde okulu
görmüyorum. Tabi hemen okulumu özlüyorum. En çok da
ögretmenimi özlüyorum. Yararlandigimiz kaynaklar:
Çevremiz, büyüklerimiz, ögretmenimiz, tavukadam. (Son
olarak bir ekleme yapmak istiyorum: Ufuk bir
salaktir!!!)
SELÇUK ERDEM !
AloneWolf
04-06-2004, 10:58
Bir tavsan ormanda kosarken, esrar saran bir zürafa görür.
Ona Dostum Zürafa, içme bunu, sagligina zararli, gel kosalim form
tutalim der ve baslar bunlar kosmaya.Biraz sonra kokain çekmeye hazirlanan bir fil görürler ve tavsan:
Fil arkadasim, kokaini birak, gel bizimle kos beraber form tutalim"
diyerek onu da ikna eder.Biraz kostuktan sonra kendine eroin enjekte etmeye hazirlanan aslani görürler.Tavsan: Sevgili aslan kardes , batirma kendine bunu , gel bizimle kos sana da iyi gelir der.Aslan yaklasir tavsana ve yumrugunu indirir tavsanin suratina.Digerleri saskin, Niye yaptin bunu, iyiligimizi istiyordu der.
Aslan cevap verir:Bu soytarı her extacy aldiginda ormanda deli gibi
kosturuyor bizi.
IDDIA
Temel ile Dursun hararetli bir sekilde iddialasirlar.
Temel: - "Ula Dursun ha pen pu pinanun çatusundan pi pardak suya
paluklama
dalarum daa." Dursun: - "Nah dalarsun ula imkanu yoktur"
Vardir yoktur bir milyarina iddiaya girer kafadarlar. Temel gider bir
bardak
su getirir ve kaldirima koyar.
-"Iyi izle ula" der "Nasul dalacam hamsi cibi"
Dursun ise hala Temel'i umursamamakta, dalgasini geçmektedir. Temel
catiya
çikar Dursun'a seslenir:
-"Ula Dursun iyi izleyesun ha celeyrum!" ve kendini bosluga birakir.
Tam
yere üç bes metre kala Dursun yerdeki bardaga bir tekme sallar:
"Geber ula Temel"
**************************
UYKUSUZLUK
Albert Einstein karlı bir kış gecesi konferansa giderken yolda kalır.
Arabada kalsa donacak; uzaktaki zayıf ışığa dogru yürür. Manastırın
kapısını çalar.
Kapıyı açan rahibeye durumu anlatır ve sığınmak istediğini belirtir.
Ünlü bilgine bir oda verirler.
Gece yarısı kapıyı Basrahibe çalar.
Bilgine manastırda 40 rahibenin yaşadığını ve hepsinin uykusuzluk
çektiğini söyler.
Ünlü bilginden bu sorunun kökenini ve çözümünü bulma konusunda yardım
ister.
Einstein sabaha kadar düşünüp bir şeyler bulmaya çalışacağını söyler ve
yatar.
Ertesi sabah kahvaltıda sorunu özetler. Siz burada 40 rahibesiniz. Ve
hepinizin uyku sorunu var.
Yani: S L E E P.
Bu sorunu ne zaman yaşıyorsunuz: N I G H T.
Öyleyse:
S L E E P N I G H T
0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Einstein Basrahibeden ilk sözcükten iki, ikinci sözcükten bir harf
seçerek altındaki rakamları yanyana yazmasını ister.
Diyelim ki harfler L, P ve H olsun. 148.
Bilgin bu rakamları ters çevirip çıkarır:
841 - 148 = 693.
Bu rakamı ters çevirip toplar:
693 + 396 = 1089.
Ünlü bilgin 40 rahibe olduğu için çıkan sonucu 40 ile çarpar:
1089 x 40 = 43560
Çıkan sonucun altına ilgili harfleri yazmasını ister basrahibeden ve
sorunun nedeni ortaya çıkar:
4 3 5 6 0
P ? ? ? ?
İsterseniz farkli rakamlarla tekrar deneyebilirsiniz(her halukarda aynı çıkıyor)
AloneWolf
04-06-2004, 11:04
Bir adamla karisi misir'da eski bir carsida geziyorlarmis. Ayakkabi
satilanbir dukkanin onunden gecerlerken satici icerden seslenmis, buyur
etmis.
Girmisler, satici "cok ozel buyulu sandaletlerim var beyefendi, sizi
sexte cok vahsi ve kuvvetli yapacak sandaletler..."
Adam tabi ki erkeklige leke surdurmemek icin pek onemsememis ama eski
gunleri ozleyen karisinin israrlarina dayanamayip sandaletleri denemeye
karar vermis.
Adam sandaletleri giyer giymez gozleri parlamis,kalbi hizli hizli atmis,
fiziksel degisimler baslamis, nefesi serilesmis gozleri buyumus ve
etrafina seri bir sekilde bakinmaya baslamis. Karisi bir adim geri
kacmis "aman allahim dur dur..." derken adam kosmus, saticiyi yakaladigi
gibi tezgaha yatirmis, pantolonunu parcalayarak cikarmaya baslamis,bu
arada satici bir yandan kurtulmaya calisirken bagiriyormus,
"sandaletleri ters giydin lan!..."
Doğumevi bekleme salonuna hemşire koşarak girer, ilk sırada oturan adama
yaklaşarak:
"Sizi tebrik ederim, ikiz çocuğunuz oldu" der.
"Ne tesadüf" der adam. "Minnesota İkizleri - Basketbol Takımındayım"
Bir saat sonra, ayni hemşire yine koşarak gelir,
"Mr.Smith" ismini anons eder. Mr.Smith yerinden heyecanla doğrulur,
Hemşire; "Artık üçüz babasısınız" der.
Mr.Smith şaşırır ve "Olacak şey değil, ben de 3M şirketinde çalışıyorum"
der.
Hemşire bir daha göründüğünde üçüncü adama;
"Esiniz dördüz doğurdu, kutlarım" der. Adam da şaşkınlıkla "Ben de Four
Seasons Otelinde çalışıyorum" der.
O sırada yanında oturmakta olan adam hafif baygınlık geçirerek oturduğu
yerden aşağı doğru kayar, yetişip müdahale eden hemşire sorar; "İyi
misiniz, ne oldu size?" diye sorar.
Adam kendine gelmeğe çalışarak doğrulur;
"Temiz havaya ihtiyacım var, 101 Dalmaçyalılar mağazasının müdürüyüm de..."
Bir sormacam var balalar
Gaydi gaptır gaptır
Çaya gaamaltıya gatar
Dimeli nedir nedir
Miskimit denince ahla
Tamam şindi gaptım
Heman onun adı düşer
Dağ başında bir kulubede yaşayan 2 tane adam varmış..
dağ başı her gün yamaçtan tarlalarına ekine giden gelin-kaynana varmış..
bu iki adam gelinle kaynanayı gözlerine kestirmişler..
bunları alıp kaldıralım, diye düşünmeye başlamışlar..
bi gün, gelinle kaynana tarlaya giderken ortalığı yıkan bi ağlama
duymuşlar. dinlemişler ki, klübeden geliyor..
çıkalım bi bakalım,demişler..
gidip kapıyı çalmışlar adamlardan biri açmış, kaynana, hayırdır, demiş, ne oldu ?
adam demiş ki, cenazemiz var...
buyrun içeri...
gelin kaynana içeri girmişler...
giriş o giriş...!!!!
adamlar işlerini halletmişler..
neyse..
gelin kaynana evden çıkmışlar..
gelin sormuş,
-ana be, naapcaz şimdi ?
kaynana cevap vermiş,
-valla gelin seni bilmem ama, ben yedisine de gelicem kırkına da...............
M.Işılak
04-06-2004, 11:14
http://www.sugarqube.com/Ecards/Car...0&L3=0&Page=Top
sakın bakmayın :D
Sn. Alonewolf,
Ben sözünüzü dinlemeyip bakmaya kalktım, ama adreste sanırım ufak bir hata olmuş.
Saygılar...
AloneWolf
04-06-2004, 12:23
pardon zaten ona bakmayın demiştim çünkü bakamazsınız :)
alın buna bakın
http://www.sugarqube.com/Ecards/CardView.cfm?CardID=959&L1=0&L2=0&L3=0&Page=Top
SunShine
04-06-2004, 12:48
Damda inek otlatma yüzünden cinayet!
Nevşehir'in Derinkuyu İlçesi'nde damda otlatılan inek yüzünden çıkan tartışma, cinayetle sonuçlandı.
Alınan bilgilere göre, Nevşehir'in Derinkuyu İlçesi'ne bağlı Özlüce Köyü'nde, 72 yaşındaki Şaban Ekinci, evinin damında inek otlatan Yaşar Deliktaş'la (50) tartıştı.
Tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu, Şaban Ekinci, tabancasıyla 4 el ateş ederek Yaşar Deliktaş'ı öldürdü.
Olaydan sonra yakalanan Şaban Ekinci, jandarma tarafından gözlem altına alındı.
Ekinci'nin, ifadesinde, ''Yaşar Deliktaş'la daha önce de evimin damında ineğini otlatmaması için tartışmıştık. İnekler damda otlarken ben rahatsız oluyorum. Damın toprağı da bozuluyor. Otlatmamasını söylediğimde bana, (Ne var sanki, damının otunu temizliyorum) dedi. Ben de sinirlenip ateş ettim'' dediği öğrenildi.
[QUOTE=serdarkus7
Son söz: Gırmızı her zaman kötü değildir. Hele ki Yeşil Salkım 'ın sesinde veya Nicole Kidman 'ın giysisinde ise.[/QUOTE]
.................................................. .............................................
Nicole Kidman ve kırmızı... :eek:
Vııyyyy!!! :o
sağolun arkadaşlar 2 sene önce sağ diz şimdi sol diz çocuk mahvoldu morali bozuk yatıyor 2 ay kıpraşma yasak ömürboyu spor yasak 16 yaşında çok üzücü......................
.................................................. ............................................
Geçmiş olsun... :(
selçuk efendi
04-06-2004, 13:28
Günün şeker bebişleri :) (daha çoktular, kırpmak zorunda kaldım)
serdarkus
04-06-2004, 13:59
pardon zaten ona bakmayın demiştim çünkü bakamazsınız :)
alın buna bakın
http://www.sugarqube.com/Ecards/CardView.cfm?CardID=959&L1=0&L2=0&L3=0&Page=Top
Nereden bulursun beyaa bu şeyleri.. :roll:
Kameralarla tespit edildi
ağbi bravo hem ırak ta hem köpekbalığı, amerikalınında hiç şansı yokmuş.çölde olsaydıda deve düşürürdü helikopteri............... :) :D :)
ağbi bravo hem ırak ta hem köpekbalığı, amerikalınında hiç şansı yokmuş.çölde olsaydıda deve düşürürdü helikopteri............... :) :D :)
Tebrikler.
Sn Gemici espriyi yi yakalamisiniz.
Tufekle dusururlerde,kopekbaligi dusuremez mi? :D
bikmisbroker
04-06-2004, 20:28
KIMINLE EVLENECEGINIZE NASIL KARAR VERIRSINIZ?
"Buna biz karar veremeyiz, Tanri bunlari önceden ayarlamistir. Biz de kime takilacaksak, bir gün yolda yürürken karsimiza çikar." Zeynep, 10 yasinda.
- EVLENMEK IÇIN EN UYGUN YAS KAÇ OLMALI?
"Yasla ilgisi yok, evlenmek için aptal olmak yeter" Ali, 6 yasinda (bizden akilli)
- ANNENLE BABANIN ORTAK YÖNÜ NEDIR?
"Ikisi de, baska çocuk istemez." Selin, 8 yasinda.
- BIR KIZLA BIR ERKEK ÇIKTIKLARI ZAMAN NELER YAPARLAR?
"Biriyle çikmak çok eglenceli.. Aslinda yeterince sabirla dinleyebilirseniz, erkekler bazen güzel konusuyorlar." Gamze, 8 yasinda. (gerçekten 8 mi dersiniz?)
"Ilk randevuda birbirlerine yalan söylerler. Ama bu yalanlar ikinci kez bulusmak isteyecek kadar ilginç olmali" Metin, 10 yasinda (sizce ?)
- ILK RANDEVUDAN MEMNUN KALMAZSAN NE YAPARSIN?
"Eve gidip olu taklidi yaparim. Ertesi gün bütün gazeteleri arayip ben öldüm ismimi cenaze ilanlariniza yazar misiniz derim" Hüseyin, 9 yasinda.
- BIRINI ÖPMEK HANGI SARTLARDA DOGRUDUR?
"Çok parasi varsa." Petek, 7 yasinda (acaba bunun soyadi "Dinçöz mü?)
"Kanunlar en az 18 yasinda olmalisiniz diyor ama kanunlari bosver" Cüneyt, 7 yasinda (delikanli çocuk)
"Ben öpmem. Kadinlar öpünce hemen evlenip çocuk yapmak istiyorlar, ben ugrasamam". Levent, 8 yasinda (daha delikanli)
- EVLILIK DIYE BIRSEY OLMASAYDI NELER OLURDU?
"Hesabini vermemiz gereken bir sürü bebek olurdu". Murat,8 yasinda (çok zekice)
- BIR EVLILIGI, SONSUZA KADAR SÜRDÜRMEK IÇIN NE GEREKIR?
"Karinin poposu kamyon gibi olsa da, ona çok güzelsin demek gerekir" Hasan, 10 yasinda (herhalde en dogru yorum buydu!!)
sağolun arkadaşlar 2 sene önce sağ diz şimdi sol diz çocuk mahvoldu morali bozuk yatıyor 2 ay kıpraşma yasak ömürboyu spor yasak 16 yaşında çok üzücü......................
Kardesimize büyük gecmis olsun Sn.Gemici..
M.Işılak
04-06-2004, 22:10
BIRINI ÖPMEK HANGI SARTLARDA DOGRUDUR?
"Kanunlar en az 18 yasinda olmalisiniz diyor ama kanunlari bosver" Cüneyt, 7 yasinda (delikanli çocuk)
Bu ÇAKIR ya da POLAT
"Ben öpmem. Kadinlar öpünce hemen evlenip çocuk yapmak istiyorlar, ben ugrasamam". Levent, 8 yasinda (daha delikanli)
Bu da MEMATİ
EV HANIMI
Adam, akşamüstü iş çıkışı eve geldiğinde, evin bahçesinin karmakarışık olduğunu görmüş. Üç çocuk da bahçede çamurlar içinde oynuyormuş. Boş yemek kutuları ve içecekler etrafa saçılmış. Karısının arabası, garaj kapısının önünde, bir kapısı açık şekilde yamuk halde parkeder durumdaymış.
Evin içine girdiğinde, durum daha da vahim bir şekle dönüşmüş. Girişteki halının bir kenarı kıvrılmış, havaya kalkmış ve abajur sehpanın üzerine
devrilmiş. Salondaki televizyonun sesi sonuna kadar açık bir halde çizgi film kanalındaymış. Oturma odasında yerler, oyuncaklar ve çocuk giysileri ile kaplıymış. Mutfağa girdiğinde, lavabonun sabah kahvaltısı bulaşıkları
ile dolu olduğunu görmüş. Ayrıca, kırılmış bir bardağın parçaları masanın altında duruyormuş.
Üst kata yöneldiğinde, merdivenlerdeki elbiseleri
farketmiş. Telaşla karısının başına kötü bir şey gelmiş olabileceğini ya da hastalanmış olduğunu düşünerek, hızla koşmaya başlamış.
Yatak odasına girdiğinde, karısını yatakta, gecelikle uzanmış, kitap okurken bulmuş. Karısı, kocasını görünce, okuduğu kitaptan başını kaldırmış, hafifçe gülümsemiş ve gününün nasıl geçtiğini sormuş.
Adam yanıtlamış: "Her zamanki gibi.."
Ardından, şaşkınlıkla sormuş:
"Ne oldu bugün böyle?"
Karısı, tekrar gülümseyip, "Sen her gün eve döndüğünde, 'Bütün gün ne yaptın
ki?' demez miydin?"
"Evet"
"Güzel... Bugün, her gün yaptıklarımı, yapmadım."
ERKEK MANİFESTOSU
1. Eğer şişmanladigini dusunuyorsan buyuk ihtimalle sismanlamissindir zaten, bana sorma, cevap vermeyi reddediyorum.
2. Eger bir sey istiyorsan söylemen yeterli. Bi seyi aciga kavusturalim. Biz erkekler basitizdir. Oyle farkli anlamlar tasiyan dolayli sorulari anlamayiz. Ne istiyorsan direk soyle.
3. Eger aslinda cevap beklemedigin bir soru sordugunda duymak istemedigin bir cevap alirsan sakin sasirip kizma.
4. Biz erkekler basitizdir. Mesela senden ekmegi getirmeni istiyorsam, aslinda ekmegi getirmeni istiyorumdur. Bundan ekmek masada degil diye bir igneleme yaptigim sonucunu cikarma. Bunda ne bir dolayli anlam ne de bir
igneleme var. Biz gercekten basitizdir
5. Biz basitiz. Bana ne dusundugumu sormanin o yuzden hic bir anlami yok. Erkekler zamanlarinin % 96.5'inde sex dusunurler. Yanlis anlama, biz sapik degiliz, sadece en cok hosumuza giden sey sex.
6. Biz basitiz. Seni dusunmedigim zamanlar da olabilir. Bu kotu bir sey degil, buna alismalisin. Bana ne dusundugumu sakin sorma, cunku bu benim icin senin politika, ekonomi, felsefe, futbol, kafa cekmek, gogusler, kalcalar ve arabalar hakkinda muhabbet edebilecegini gosterir, ama edemezsin.
7. Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol bol yemek yemek = Arkadaslarla muhabbet =
Futbol = Bira. Benden baska bir sey bekleme. Iste deprem, ister yangin, ister sel, ister dolunay olsun bizim icin hafta sonlari budur.
8. Alisveris yapmak zevkli degildir ve asla da olmayacak.
9. Bir yere gittigimizde, hangi kiyafeti giyersen giy sana cok yakisiyor, yemin ederim, o yuzden bir daha sorma.
10. Yeteri kadar ayakkabin ve elbisen var. Beni iflas ettirmek bir sevgi gosterisi degildir.
11. Erkeklerin cogunun en fazla 3 cift ayakkabisi vardir. Tekrar ediyorum, biz basitiz. O yuzden 30 cift ayakkabindan hangisinin kiyafetine uyacagini sorma, bilmiyorum, 9. maddeye bak yeter.
12. Evet ya da hayir gibi cevaplar yeterlidir, soru ne olursa olsun. Baska anlamlar arama, evet ya da hayir iste.
13. Bir problemin oldugunda benden sorunu cozmek icin yardim iste. Benden seninle ayni uzuntuyu cekmemi bekleme, o senin kiz arkadaslarinin isi.
14. 8 hafta suren bas agrilari bas agrisi olamaz, bi doktora git.
15. Eger 2 degisik sekilde anlayabilecegin bir sey soylemissem, ve bunlardan
biri kotu ve seni uzecekse, kesinlikle öbür anlaminda soylemisimdir, bosuna beni sikintiya sokma.
16. Erkekler sadece 16 renk gorurler. Sampanya bir renk degil bir ickidir.
17. Siz el cantalarini ne kadar seviyorsaniz biz de birayi o kadar seviyoruz. Bunu anlamani beklemiyorum, cunku ben de sizinkini anlamiyorum.
18. Sana neyin var diye sordugumda hic bir seyim yok dersen sana inanirim, benim icin olay bitmistir. O yuzden bir seyin varsa direk soyle.
19. Beni seviyor musun diye sorma. Emin ol ki sevmesem yaninda 1 saniye bile durmam.
20. En karmasik durumda bile bizim icin temel kural sudur: En kolayini sec. Bizden komplike seyler bekleme. Biz gerçekten basitiz.
Türk'e sormuşlar:
"Yarın dünyaya meteor çarpacak, dünya ikiye bölünecek, herkes ölecek; ne yaparsın?"
Hiç düşünmeden cevap vermiş:
"Dolar alırım."
selçuk efendi
05-06-2004, 02:15
Cem Yılmaz'lı Doritos reklam filmi çok konuşuldu. Reklam filmi kadar, filmin kamera arkası da çok beğenildi. Ama bir de ekranlara yansımayan kamera arkası var ki, kulaklarınıza inanamayacaksınız....(inanamıycak mıyız bilmem ama güzel tabii):D
http://www2.haberturk.com/bulten/cmylmz_doritos.wmv
selçuk efendi
05-06-2004, 02:20
yav gecenin bi yarısı iftiharlan sunduk ama Azrail konu bile açmış buna, neyse.gönderdik artıkın
selçuk efendi
05-06-2004, 10:18
Artık devir deyişti, e tabi o da deyişti :p
Zülfü Aşkın
05-06-2004, 11:10
Bir gün taxiye binen bir müşteri soföre bir şey sormak için hafifçe omuzuna dokunur. Soför bir çığlık atıp,direksiyonun kontrolünü kaybeder, bir otobüse çarpmak üzereyken direksiyonu kırar, kaldırıma çıkıp, bir vitrinin önünde arabayı durdurur arkaya dönüp müşteriye:
"hayatta bir daha bunu yapmayın!" diye bağırır.
Müşteri ise sakinlikle bir ufacık dokunmanin onu bu kadar korkutup sıçratacağını düşünemediğini söyler. Bu arada kendini toparlamiş olan soför, müşteriye dönüp: "haklısınız, aslında sizin kabahatiniz yok" der. Bugün benim ilk taxi soförluğüm, 25 senedir cenaze arabasi soförüydüm.
http://www.bemboszoo.com/Bembo.swf
Zülfü Aşkın
05-06-2004, 16:36
Temel, evli bir arkadaşını ziyarete gider. Evin hanımı çok güzel bir içki masası hazırlamıştır. Hep birlikte yiyip, içip sohbet ederler. Kimse zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmaz. İçkinin etkisiyle, ev sahibi sızar ve horlamaya başlar. Kadın, Temel'e yaklaşır ve kulağına fısıldar: - Haydi biraz sevişelim. Temel sıkılarak: - Nasıl olur? Sen benim arkadaşımın eşisin. Hem sonra ya aniden uyanırsa ? Kadın, üstündeki son giysiyi de çıkartırken: - Yer yerinden oynasa, uyanmaz artık. Temel eğilir ve arkadaşının göğsünden bir kıl kopartır. Arkadaşının horultusunda hiçbir değişme olmaz. Bunun üzerine kadınla çılgınca sevişmeye başlar. Kadın, bir süre sonra içli bir sesle: - Haydi bir daha. Temel, arkadaşının göğsünden bir kıl daha kopartır, horultu yine devam etmektedir. Bir kez daha sevişirler. Olay, sabaha kadar tam beş kez tekrarlanır. Güneşin ilk ışıkları odaya dolarken, Temel bir kıl daha koparınca, arkadaşı: - Bak dostum, bütün gece karımla seviştin. Ses çıkartmadım. Ama beni skorboard olarak kullanmaya devam edersen, canına okurum ha!
M.Işılak
05-06-2004, 17:50
...
selçuk efendi
05-06-2004, 17:57
günün dinleme cihazı
En son üyemiz Sn. donsuz Hoşgeldiniz.
şu anda ana sayfada yazıyor:))
BORSADA OYNAMAK, BELKİ DE ÇOCUK OYUNCAĞI
Beş yaşındaki küçük kızın seçtiği portföy, profesyonellerin seçtiklerinden çok kazandırdı.
14 Mart 2002 — İngiltere’de yapılan bir deneyde, 5 yaşındaki küçük kız borsada bir profesyonelden ve bir falcıdan daha iyi sonuç aldı.
Hertfordshire Üniversitesi’nde yapılan deneyde Tia Lavern Roberts adındaki küçük kızın seçtiği hisse senetlerinden oluşan portföy yıllık yüzde 5.8 kazanç getirirken, mesleki uzmanlığına ve bilgisayar hesaplarına dayanarak oynayan deneyimli borsacı Mark Goodson’ın seçtiği portföy yüzde 46.2, gezegenlerin işaretlerini yorumlayarak oynayan tanınmış astrolog Christeen Skinner’in portföyü yüzde 6.2 zarar etti.
DÜŞÜŞ EĞİLİMİNE KAPILMAYANLARI SEÇMİŞ
Londra borsasının geçen yılı düşüşle kapattığı düşünülürse küçük Roberts’in tahmininin başarısı daha da önem kazanıyor. Borsanın temel göstergesi FTSE 100 Endeksi’nin yıl içinde yüzde 16 düşüş göstermesine rağmen, küçük kız bu genel düşüş eğilimine kapılmayan hisse senetlerini seçmeyi başarmış.
Küçük Roberts’in porföyünde yer alan Cadbury Schweppes, Northern Rock, Prudential, Pearson ve Shell Transport hisselerinin İngiltere’de yıl içinde en fazla kazanç getiren kağıtlar arasında olduğu belirtiliyor.
NTVMSNBC'den
northwind
06-06-2004, 00:20
gerelin sayfasina koyacaktim ama burasi daha dogru olur diye dusundum
gereli olanlarin affina siginarak(biraz daha duserse ben de alacagim)
baska bir siteden alintidir
bana gerel demeyin
1. Bana Gerel demeyin, gerim gerim Gerel'irim...
2. -Abi Gerel n'oluur?
-Çaaatt! Çuuutt!!
-Ya ne vuruyon be abi yaaa-
-Çaaatt!
3. Üzülmeyiniz birazdan Memduh bey sizi Gerelliycek!!!
4. -Abi Gerel n'oluur?
-Foşşşşşş
-Oy anam anam, haşlandımmm, ooy oooyyyy!
-Foşşşşşşş
5. -Abi Gerel n'oluur?
-Kiaaayyytttt! Taakkk!
-Yuh be abi be, oohaa bee! Uçan tekme ha!
-Çtong!
-Ben senin var yaaa!!!
-Paaattt!
-Ühüüüüeeee
6. -Abi Gerel n'oluur?
-Orda sabit dur sen, gelicem
-Neden abi?
-Dur be güzelim!
...
-Inınınınnnn!! Ciiiyyyykkkk!
-Lan lan, ezecek lan bu benii! Anaaaa!
-Vooornn vooorrnn! Inınınınnnn!!
-Hay seni terbiyesiz abi yaaa!
7. -Aloo, Memduh Abi, Gerel n'ooluur?
-Oynama sağa sola, dürbünden çıkıyorsun
-Nası abi yaa?
-Olm, 2 dakka sabit dursana, dürbünü ayarlıyom
-Abi, ne dürbünü ne diyon sen yaa
-Lan dur, az kaldı, sabret biraz
-İyi, durdum. Böyle iyi mi?
-Gayet iyi..... Paaammmm!
...
Ertesi gün, gazeteler...
...
ŞOK HABER! İstanbul'da kimliği belirsiz keskin nişancı, tek tek borsacıları vuruyor! ŞOK HABER!
8. -Abi Gerel n'oluur?
-(tak tuk tak tuk tak tuk)
-Abi nereye koşuyon yaa? Alooo?? Gitti adam... Kaçtı vallayi!
9. -Abi Gerel n'oolur?
-Fırrppp
-Lan laann!!! Napacan o bıçağı abi sen? Ya dur, şiişş, aloo, dursana abii?
-Harşşş! (bıçaklama sesi)
-Ahhhhh
10. -Abi Gerel n'oolur?
-Hışır hışırt (hoop, çıkart at üstündekileri, kemeri çöz)
-Napıyon sen abi yaa?
-Çıkırt! (kapı kitlenme sesi)
-Sormaz olaydım yaa! Ühhüüeeeee! Hüleeeaayyynnn! Etme laaayyyynnn!!!
11. Silah çıktı....mertlik bozuldu.....Gerel'i soranlar topsi oldu :))
12.
- Abi peki derel nolur?
bikmisbroker
06-06-2004, 00:46
Sayin Northwind,
Gereli bi da bana sorsaydin ya??? :D :D :D
Ayular ne kadar rahat..düşürdüler tabi endeksi 21.000'lerden buralara keyiflerine diyecek yok.. :D
tifosiferre
06-06-2004, 01:17
Bununkinin de rahatına diyecek yok....
tifosiferre
06-06-2004, 01:25
İşte bu da Mona Riza....
derindeniz
06-06-2004, 01:32
Seker cicek faslini gececegim,ben muhabbet kismina dokunacagim....
Allahin emri Peygamberi kavli ile......
Kizinizi istemeye geldik:Yok ya hicde belli olmuyor buradan bakinca ,oradan öylemi gözüküyor...
Kizinizi istemeye geldik:Vallaha olsa dükkan sizin, az önce receplere verdik.hanim bak görüyon mu sansi.Elimizde baska kaldimi
Kizinizi istemeye geldik:Yok ya biz oglunuzu istemeye geliyormuyuz ki
Kizinizi istemeye geldik:Bizim kizimiz yok,ama oglumuz var eger sizin kizin varsa diyom hazir gelmisken.........
Sonra biraz kaynasma olur baslarlar karsilikli kiz ve ogulari övmeye
Bizim kizi ne mühendisler,ne doktorlar istedi de kismet sizin salak oglunuzaymis.....
Bizim kiz bir yemekler yapar parmaklarinizi yersiniz(acliktan tabi dimi)
Bizim kiz bir göbek atar asena haltetsin
Bizim kiz bir sezen aksu takliti yapar sezen bile bukadar kendisine benzemez Allah inandirsin sizi
Oglan da asagi kalmaz ama; bir sürü marifetleri vardir
Bizim oglan memurdur cok iyi rüsvet alir
Bizim oglan cok iyi penalti atar
Bizim oglan okeyde üstüne adam tanimaz kitabini yazmistir.
Bizim oglan cok iyi kus takliti yapar.Hadi oglum göster amcalara.ya baba burada olmaz ya sonra göstersem....
Derken artik kizin verilmesine az bir naz kalmisti,kiz evi naz evi derken oglanin kzi gecindirip gecindiremeyecegi söz konusu olmustur.Ve o ölümcül soru sorulur
Oglunuz ne is yapar?(kapsami alani icindeyken mi disindayken mi)
Oglunuz ne is yapar?(Adamina göre degisir,ama senle is yapmaz)
Oglunuz ne is yapar?(Ortak mi ariyorsun)
Oglunuz ne is yapar?(Okeyi dörtlüye tamamlar)
Oglunuz ne is yapar?(cok iyi pisti yapar)
Oglunuz ne is yapar?(Karaborsada mac bileti satar)
Oglunuz ne is yapar?(Ben sana senin kiz ne is yapar diye soruyor muyum ki)
Oglunuz ne is yapar?(Bi is yapacakta,ortam bulamadi)
Oglunuz ne is yapar?(Ogluma göre elinizde bir is varmi,bak nasilsa kizinla evlenecek onu gecindirecek sevabina bir el ativer)
Oglunuz ne is yapar?(Fenerbahcenin amigolugunu yapar ama bu sene isler kesat malum Ne olacak bu fenerin hali)
Oglunuz ne is yapar?(Cok güzel cola kutusu acar)
Oglunuz ne is yapar?(Internette sörf yapar)
Oglunuz ne is yapar?(Cok hizli sms yazar yazsin bi tane)
Oglunuz ne is yapar?(aaaaaa hic aklima gelmedi ya,oglum hakketen sen ne is yaparsin)
Oglunuz ne is yapar?(cok iyi muska yazar,fal bakar,medyumluk yapar)
Oglunuz ne is yapar?(cok hizli zaping yapar)
Oglunuz ne is yapar?(öyle bir inadi yok illaha sunu yapacagim diye siz ne isterseni onu yapar)
tifosiferre
06-06-2004, 02:26
Sürüyü kurda emanet edersen ya karnını doyurur ya da birdir bir oynar...
alt tarafı koyun
üst tarafı kurt........................
Zülfü Aşkın
06-06-2004, 12:23
bende komik resim gondernek istiyorum ama pc konusunda cok yeteneksiz oldugum icin gönderemiyorum
bu konuda bana adim adim ne yapmam gerektigini bir arkadas yazabilirmi
simdiden duble tesekkürler
Tavla ve satranç ın ilginç öyküsü
Pers imparatorunun başverziri Büzur Mehir tarafından 1400 yıl önce tasarlanan tavla oyunu; Dünyanın en popüler oyunlarından biridir. Zaman kavramından alınan ilhamla tasarlanan oyunun zamana böylesine direnmesi son derece etkileyici.
Senenin birliği olarak tavla bir tanedir.
Tavlanın içindeki karşılıklı 6'şar hane
12 ayı temsil eder.
15 açık ve 15 koyu renkli pul,
Ayın 15 gece ve 15 gündüzünü simgeler.
Karşılıklı 12'şer hane günün 24 saatidir.
Eski zamanlarda Hint İmparatoru, satranç oyunun Pers İmparatoruna, yanında bir mektup ile hediye olarak göndermiştir. Mektubunda oyunla ilgili hiç bir açıklama yapmazken şöyle bir mesaj yazmıştır.
Pers İmparatoruna;
Kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
İşte hayat budur...
Pers İmparatoru dönemin en alim veziri olan Büzur Mehir ile bu mesajı paylaşarak, ondan oyunu çözmesi ve kendisinin de karşılık olarak Hint İmparatoruna hediye edilmek üzere başka bir oyun icat etmesini ister.
Vezir haftalarca çalıştıktan sonra gönderilen satrancın her taş hareketini ve oyunu çözer daha sonra da on günde tavlayı icad eder ve imparatora sunar.
Hint İmparatoruna tavla oyunuyla birlikte gönderilmek üzere şöyle bir mesaj hazırlanır.
Hint İmparatoruna;
Evet, Kim daha çok düşünüyor,
kim daha iyi biliyor,
Kim daha ileriyi görüyorsa
O kazanır.
AMA BİRAZ DA ŞANSTIR.
İşte hayat budur!!!...
bikmisbroker
06-06-2004, 13:06
"nasilsa Bizbizeyiz!" diye dusundum..
:D :D
BaBo
Pakize SUDA
Erkeklere öğütler
e-posta
SEVGİLİ ‘erkek kısmı’,
Aşağıdakiler, tamamen size iyilik olsun diye kaleme aldığım öğütlerdir. Kendim ve hemcinslerim için bir şey istiyorsam namerdim.
Karısını, sevgilisini elinden kaçırmak istemeyen erkekler bu öğütlerime harfiyen uysunlar. Hatta bu yazıyı kesip saklayın. Ömrünüzün son demine kadar size lazım olacaktır. Unutmayın, bu öğütler istisnasız bütün kadınlar için geçerlidir. İster entel, ister feminist olsun, sonradan edinilen sıfatlar kadının doğasını değiştirmeye yetmez.
* * *
O’na hayatınızda ‘en önemli’ olduğunu sık sık söyleyin. Unutmayın, kadınlar yalnız başka kadınları değil, işinizi, annenizi, babanızı, kardeşinizi, erkek arkadaşlarınızı, bilgisayarınızı, futbol takımınızı da kıskanırlar.
Çok sevildiklerini bilmek yetmez. Bunu sizin ağzınızdan her an duymak isterler. Bir gün önce söylemiş olmanız hiçbir şey ifade etmez. Dün dündür; bugün her şeye yeniden başlamanız gerekir.
Kadın-erkek ilişkisi üzerine asla felsefe yapmayın. Hatta hiçbir şey üzerine yapmayın. Sizin genel anlamda söylediğiniz her sözü, o, ilişkinize dair söylenmiş olarak kabul edecektir.
Anlattığı her şeyi ‘dünyanın en ilginç konusu’ymuş gibi dinleyin. Anlattığı, tırnaklarının çabuk kırılması ya da daha önce bin kez anlattığı kedisinin maskaralıkları olsa da...
O’nun yanında başka bir kadının güzelliğinden, meziyetlerinden asla bahsetmeyin. Sözünü ettiğiniz kişi o’nun kız kardeşi olsa bile...
TV’de asla kadınların boy gösterdiği programlara takılmayın. Hele memelerinin yarısı ortada VJ’ler, hostesler, hele Hülya Avşar Show...
O’na çok özel olduğunu hissettirin. Daha önce kimseyi bu kadar sevmediniz; hayatınızda o’ndan bilge kadın görmediniz.
O’nunla yakın temas sonrasında sakın ha gözünüzü tavana dikip düşünmeyin. Yani ‘Öküz öldü, ortaklık ayrıldı’ halleri takınmayın.
Romantik olun. Gözlerinin içine bakın, ellerini tutun. Kadını uçurmanın tek yolu o sizin bildiğiniz yol değildir.
Kadınlar aşkı yoğun yaşarlar. Áşık kadın için sizin dışınızdaki her şey dolgu malzemesidir. Biliyorum zor olacak ama siz de biraz gayret edin; aşkı ‘yapılacak işler’ listesinden çıkarıp hak ettiği yere koyun.
Tamam, erkek milleti olarak nihayet ‘Seni seviyorum’ diyebilmeyi başardınız. Ama bunu o kadar kuru, tatsız ve coşkusuz bir biçimde yapıyorsunuz ki... Gözünüzü seveyim, dilinizle söylemeden önce yüreğinizde ısıtın biraz şu sözü.
Kadınlar adeta ilgi görmek için yaşarlar. Eğer beklediği ilgiyi sizden göremiyorsa, göreceği adamı yakında bulacaktır, hiç merak etmeyin.
Sizi eskisi kadar kıskanmıyor, her fırsatta sitem etmiyorsa artık o’nun için çok önemli değilsiniz demektir.
İki eliniz kanda olsa o’nu arayın. ‘İş toplantısı’ndan falan anlamaz kadınlar. Hem sizin de ‘İki dakika bile vaktim olmadı’ sözünüz hiç inandırıcı değil. Helaya da mı gitmediniz akşama kadar?
‘Erkeklerin aldatması’yla ilgili bir konuşma geçtiğinde sizin asla böyle bir şey yapmayacağınızın ipuçlarını aralara serpiştirin. Sohbet süresince o bütün duyu organlarıyla sizi takipte, bilmiş olun.
Beraber dışarı çıktığınızda etraftaki kadınlara attığınız bakışların ‘kaçamak’ olduğu sizin yanılgınızdan başka bir şey değildir. O, arkası dönük olsa bile nereye baktığınızı görür.
Saç rengi, biçimi, makyajı, vs. görünüşüyle ilgili değişiklikleri hemen fark edin. Bu konuda kendinize güveniniz yoksa tedbir olarak sık sık ‘Sende bir değişiklik var’ deyin. Elbet birkaçı isabet edecektir.
Sohbetleriniz sırasında bir gün o’ndan ayrılırsanız, bunun sizin için dünyanın sonu olacağını ima edin. Yağmasanız da gürleyin.
Ne zaman sizi arayıp ‘Ne yapıyorsun?’ diye sorsa, vereceğiniz cevap ‘Seni düşünüyorum’ olsun. Biliyorsunuz, pembe yalanların hiçbir günahı yoktur.
Tartıştınız, size ‘Beni arama’ dedi. Bunun anlamı şudur: ‘Telefonun başında beni aramanı bekleyeceğim.’
Beraberliğiniz başlayalı kaç yıl olursa olsun, o’na eskimiş muamelesi yapmayın. Hele, ‘Nasıl olsa bir yere gidemez’ hallerine hiç teşebbüs etmeyin. Kadını ‘elde bir’ görmek, ‘ele kaptırmak’ için birebirdir.
Erkekler genellikle arkadaşlarının yanında bülbül kesilirler, eve gelince bülbülün dut yemişine dönerler. Yapmayın. Güzel sesinizden, engin bilginizden, dáhiyane fikirlerinizden kadını mahrum etmeyin.
Bütün bu sayıp döktüklerimi yapın ama o’ndan hiçbirini beklemeyin. O’na, vermeden almanın zevkini yaşatın.
NOT: Hürriyet’te fi tarihinde yayımlanmış ama modası geçmemiş bir yazım
..........................:D Nesneleri Tanıyalım :D..........
Bardak: Bilgisayar kullanırken içeceğimiz çayı içine doldurduğumuz cam eşya.
Çakmak: Sörf yaparken içeceğimiz sigarayı yakmak için kullandığımız ateşgeç.
Çay Kaşığı: Bilgisayar kullanırken içeceğimiz çayın şekerini karıştırmaya yarayan madeni maden.
Gökyüzü: Bilgisayar başında oturmaktan rengini ve kokusunu unuttuğumuz atmosfer parçası.
Hava: Bilgisayar kullanırken ciğerlerimize çektiğimiz yarı zehirli dumangaç.
İngilizce Sözlük: Bilgisayara program kurabilmek için gerekli olan, on saniyede bir açıp baktığımız kağıtgaç.
Kağıt: Yazıcıdan çıkan, üzeri harfler ve şekillerle bezeli odunsu yaratık.
Karşı Cins: Chat programını açtığımızda; sanal dünyada ısrarla aradığımız mükemmel fizikte tahmin edilen eciş-bücüş varlıklar.
Kolonya: Ekranımız tozlandığında ya da lekelendiğinde temizlemek için kullandığımız sıvı.
Küllük: Sörf yaparken pöfürdettiğimiz sigaranın külünü halıyla paylaştırdığımız cisim.
Masa: Bilgisayar ve aksamını üzerine koyduğumuz dayanıklı tüketim malzemelerine masa denir.
Parmak: Klavyeyi kullanmak için lazım olan kendi öz varlığımız.
Pijama: Uyuma vaktine yakın bir saatte bilgisayar kullanırken üzermize giydiğimiz giyinti.
Saç: Telefon faturası geldiğinde elimizle kaşıdığımız telsi organımız.
Sandalye: Bilgisayarımızı rahatça kullanabilmek için üzerine oturduğumuz eşyalardır.
Sigara: İnternette sörf yaparken pöfürdettiğimiz zehirli gıda maddesi.
Sinir Hapı: Hattan düştüğümüz zaman sakinleşmek için yuttuğumuz kimyasal maddeseller.
Su: Adult materyallere bakarken ağzımızdan sızan saydam sıvı.
Telefon Kablosu: Bir ucunu bilgisayarın kasasına bağladığımız iletişim götürgeçi.
"nasilsa Bizbizeyiz!" diye dusundum..
:D :D
BaBo
Pakize SUDA
Erkeklere öğütler
NOT: Hürriyet’te fi tarihinde yayımlanmış ama modası geçmemiş bir yazım
imza :D
:D ÇOCUKLAR NE İSTER? :D
Takdir edersiniz ki, çocukların en belirgin özelliklerinden birisi, sürekli birşeyler isteyip durmalarıdır. İşte bunlardan bir demet:
1- Anneden anne sütü, babadan sütlü çikolata isterler.
2- İşaret parmaklarını prize sokmak isterler.
3- Ellerini yanan sobaya yapıştırmak isterler.
4- Babasının üzerine binerek cengaver olmak isterler.
5- Baba olmadığı zamanlarda, koltuğun tepesini, at sırtı olarak kullanmak
isterler.
6- Çiğ yumurtayı mutfağın tam orta yerine atmak isterler.
7- Yenildikleri çocuk oyunlarında mızıkmak isterler.
8- Komşunun camına taş atmak isterler.
9- Hiç çalışmadan sınıf geçmek isterler.
10- Büyüyünce erkekler pilot, kızlar öğretmen olmak isterler.
11- Biraz daha büyüyünce erkeler jinekolog, kızlar bevliyeci olmak isterler.
12- Yağ satıp, bal satıp usta olmak isterler.
13- Kapıyı açan bezirgan başı olmak isterler.
14- Komşu kızının eteğinin altına bakmak isterler.
15- Komşu oğlunun pipisine bakmak isterler.
16- Dayak yediği çocuğu babalarına dövdürmek isterler.
17- Dersleri boş geçsin isterler.
18- Komşu teyzelerin oralarına buralarına bakmak isterler.
19- Hamama anneleriyle gitmek isterler.
20- Annelerinin kendilerine de makyaj yapmalarını isterler.
21- Ekşın Men olmak isterler.
22- Petek Dinçöz olmak isterler.
23- Ben nasıl oldum sorusuna doğru cevap isterler.
24- Oturdukları yerde uyuyana kadar çizgi film izlemek isterler.
25- Caddede, sokakta ve her mekanda dondurma isterler.
26- İstekleri olmayınca zırıl zırıl ağlamak isterler.
27- Kendileri değil kardeşleri dayak yesin isterler.
28- Sınıfta hiç tahtaya kalkmasın isterler.
29- Televizyondaki öpüşme sahnelerini odalarına yollanmadan özgürce seyretmek isterler.
30- 200 bin liralarıyla mahalle bakalındaki tüm çikolata ve sakızları almak isterler.
31- Bakkaldan azar işitince babalarına şikayet etmek isterler.
32- Babalarından da azar işitince annelerine dert yanmak isterler.
33- Annelerinden de paparayı yeyince, viyaklamak isterler.
34- Ertesi gün gene bakkala giderler....
ağbi çocuklar en çok sevgi isterler.............
ağbi çocuklar en çok sevgi isterler.............
Son noktayı da senin koymanı bekliyordum zaten sevgili gemici1'im.. :) :)
Hitler ve Yahudi
Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.
"Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis. Ingiliz'e sormus "Titanik kaç yilinda batti?" Ingiliz hemen cevap
vermis "1912" diye.
Hitler göndermis Ingiliz'i.
Fransiz'a sormus bu kez: "Titanik'te kaç kisi
öldü?" Fransiz cevap vermis :
"1050".
Hitler, "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür
birakmis Fransız'ı.
Ve Yahudi'ye dönmüs; "SAY LAN İSİMLERİNİ..!"
KALENDER
06-06-2004, 15:14
"nasilsa Bizbizeyiz!" diye dusundum..
:D :D
BaBo
Pakize SUDA
Erkeklere öğütler
e-posta
SEVGİLİ ‘erkek kısmı’,
Aşağıdakiler, tamamen size iyilik olsun diye kaleme aldığım öğütlerdir. Kendim ve hemcinslerim için bir şey istiyorsam namerdim.
Karısını, sevgilisini elinden kaçırmak istemeyen erkekler bu öğütlerime harfiyen uysunlar. Hatta bu yazıyı kesip saklayın. Ömrünüzün son demine kadar size lazım olacaktır. Unutmayın, bu öğütler istisnasız bütün kadınlar için geçerlidir. İster entel, ister feminist olsun, sonradan edinilen sıfatlar kadının doğasını değiştirmeye yetmez.
* * *
O’na hayatınızda ‘en önemli’ olduğunu sık sık söyleyin. Unutmayın, kadınlar yalnız başka kadınları değil, işinizi, annenizi, babanızı, kardeşinizi, erkek arkadaşlarınızı, bilgisayarınızı, futbol takımınızı da kıskanırlar.
Çok sevildiklerini bilmek yetmez. Bunu sizin ağzınızdan her an duymak isterler. Bir gün önce söylemiş olmanız hiçbir şey ifade etmez. Dün dündür; bugün her şeye yeniden başlamanız gerekir.
Kadın-erkek ilişkisi üzerine asla felsefe yapmayın. Hatta hiçbir şey üzerine yapmayın. Sizin genel anlamda söylediğiniz her sözü, o, ilişkinize dair söylenmiş olarak kabul edecektir.
Anlattığı her şeyi ‘dünyanın en ilginç konusu’ymuş gibi dinleyin. Anlattığı, tırnaklarının çabuk kırılması ya da daha önce bin kez anlattığı kedisinin maskaralıkları olsa da...
O’nun yanında başka bir kadının güzelliğinden, meziyetlerinden asla bahsetmeyin. Sözünü ettiğiniz kişi o’nun kız kardeşi olsa bile...
TV’de asla kadınların boy gösterdiği programlara takılmayın. Hele memelerinin yarısı ortada VJ’ler, hostesler, hele Hülya Avşar Show...
O’na çok özel olduğunu hissettirin. Daha önce kimseyi bu kadar sevmediniz; hayatınızda o’ndan bilge kadın görmediniz.
O’nunla yakın temas sonrasında sakın ha gözünüzü tavana dikip düşünmeyin. Yani ‘Öküz öldü, ortaklık ayrıldı’ halleri takınmayın.
Romantik olun. Gözlerinin içine bakın, ellerini tutun. Kadını uçurmanın tek yolu o sizin bildiğiniz yol değildir.
Kadınlar aşkı yoğun yaşarlar. Áşık kadın için sizin dışınızdaki her şey dolgu malzemesidir. Biliyorum zor olacak ama siz de biraz gayret edin; aşkı ‘yapılacak işler’ listesinden çıkarıp hak ettiği yere koyun.
Tamam, erkek milleti olarak nihayet ‘Seni seviyorum’ diyebilmeyi başardınız. Ama bunu o kadar kuru, tatsız ve coşkusuz bir biçimde yapıyorsunuz ki... Gözünüzü seveyim, dilinizle söylemeden önce yüreğinizde ısıtın biraz şu sözü.
Kadınlar adeta ilgi görmek için yaşarlar. Eğer beklediği ilgiyi sizden göremiyorsa, göreceği adamı yakında bulacaktır, hiç merak etmeyin.
Sizi eskisi kadar kıskanmıyor, her fırsatta sitem etmiyorsa artık o’nun için çok önemli değilsiniz demektir.
İki eliniz kanda olsa o’nu arayın. ‘İş toplantısı’ndan falan anlamaz kadınlar. Hem sizin de ‘İki dakika bile vaktim olmadı’ sözünüz hiç inandırıcı değil. Helaya da mı gitmediniz akşama kadar?
‘Erkeklerin aldatması’yla ilgili bir konuşma geçtiğinde sizin asla böyle bir şey yapmayacağınızın ipuçlarını aralara serpiştirin. Sohbet süresince o bütün duyu organlarıyla sizi takipte, bilmiş olun.
Beraber dışarı çıktığınızda etraftaki kadınlara attığınız bakışların ‘kaçamak’ olduğu sizin yanılgınızdan başka bir şey değildir. O, arkası dönük olsa bile nereye baktığınızı görür.
Saç rengi, biçimi, makyajı, vs. görünüşüyle ilgili değişiklikleri hemen fark edin. Bu konuda kendinize güveniniz yoksa tedbir olarak sık sık ‘Sende bir değişiklik var’ deyin. Elbet birkaçı isabet edecektir.
Sohbetleriniz sırasında bir gün o’ndan ayrılırsanız, bunun sizin için dünyanın sonu olacağını ima edin. Yağmasanız da gürleyin.
Ne zaman sizi arayıp ‘Ne yapıyorsun?’ diye sorsa, vereceğiniz cevap ‘Seni düşünüyorum’ olsun. Biliyorsunuz, pembe yalanların hiçbir günahı yoktur.
Tartıştınız, size ‘Beni arama’ dedi. Bunun anlamı şudur: ‘Telefonun başında beni aramanı bekleyeceğim.’
Beraberliğiniz başlayalı kaç yıl olursa olsun, o’na eskimiş muamelesi yapmayın. Hele, ‘Nasıl olsa bir yere gidemez’ hallerine hiç teşebbüs etmeyin. Kadını ‘elde bir’ görmek, ‘ele kaptırmak’ için birebirdir.
Erkekler genellikle arkadaşlarının yanında bülbül kesilirler, eve gelince bülbülün dut yemişine dönerler. Yapmayın. Güzel sesinizden, engin bilginizden, dáhiyane fikirlerinizden kadını mahrum etmeyin.
Bütün bu sayıp döktüklerimi yapın ama o’ndan hiçbirini beklemeyin. O’na, vermeden almanın zevkini yaşatın.
NOT: Hürriyet’te fi tarihinde yayımlanmış ama modası geçmemiş bir yazım
eğer bu yukarıdakilerin çoğunu yapın klendere göre değeriniz daha çok azalır , karşınızdakinin aşkı kısa sürer çünkü kendini garantide hisseder anadınmı , aşk zaten biter çünkü kadın doyuma ulaşmıştır her istedi yapılmiıştır , gizem karizma kalmamıştır , yedi önünde yemedi arkasından gelmektedir , şımarmıştır ve onun gözünde eski sevgilisi deyildirsiniz artık hala sevgi vardır ama aşk kesinlikle kalmamıştır anadınmı , insanoğlunun çoğu böyledir anadınmı
delkanlı adamada yukarıdakilerin çoğunu yapmak yakışmaz anadınmı
bunları yapmakla zayıflığınızı ilan etmekten başka bişey yapmazsınız anadınmı
ne yapılması lazıma gelince bilahare yazarım
not : klenderin burda yazdıkları garantilidir test edilip onaylanmıştır anadınmı
karşı çıkan , muhalefet eden çıkabilir ama emin olun onlar bile söylemleriyle ters düşmeye mahkumdur anadınmı bu insanın doğasında var
klender derki her zaman kağıt üzerindekilerle , yaşananlar
olması gerekenlerle , olanlar bir olmaz anadınmı
o kadarrrr
klender ne diosa ooo
Ali Baba
06-06-2004, 15:28
delkanlı adamada yukarıdakilerin çoğunu yapmak yakışmaz anadınmı
bunları yapmakla zayıflığınızı ilan etmekten başka bişey yapmazsınız anadınmı
o kadarrrr
klender ne diosa ooo
Aynen katılıyorum erkekliğide ayaklar altına almanın bir getirisi olmaz.
o kadar
:)
northwind
06-06-2004, 15:40
kalender abimize aynen katiliyorum
ozellikle guzel;alimli;fizigi duzgun...gibi kadinlari cezbetmenin en kolay yolu onun kendine olan guvenini kaybettirmektir pesinde kosup iltifatlar etmek sonuc vermez
aslinda derin bi konuda soyle bir teget geceyim istedim
Zülfü Aşkın
06-06-2004, 15:41
ilk deneme bu resimi yollamamda emegi gecen sn babo ya ve selcuk efendiye tsk
bikmisbroker
06-06-2004, 15:55
eğer bu yukarıdakilerin çoğunu yapın klendere göre değeriniz daha çok azalır , karşınızdakinin aşkı kısa sürer çünkü kendini garantide hisseder anadınmı , aşk zaten biter çünkü kadın doyuma ulaşmıştır her istedi yapılmiıştır , gizem karizma kalmamıştır , yedi önünde yemedi arkasından gelmektedir , şımarmıştır ve onun gözünde eski sevgilisi deyildirsiniz artık hala sevgi vardır ama aşk kesinlikle kalmamıştır anadınmı , insanoğlunun çoğu böyledir anadınmı
delkanlı adamada yukarıdakilerin çoğunu yapmak yakışmaz anadınmı
bunları yapmakla zayıflığınızı ilan etmekten başka bişey yapmazsınız anadınmı
ne yapılması lazıma gelince bilahare yazarım
not : klenderin burda yazdıkları garantilidir test edilip onaylanmıştır anadınmı
karşı çıkan , muhalefet eden çıkabilir ama emin olun onlar bile söylemleriyle ters düşmeye mahkumdur anadınmı bu insanın doğasında var
klender derki her zaman kağıt üzerindekilerle , yaşananlar
olması gerekenlerle , olanlar bir olmaz anadınmı
o kadarrrr
klender ne diosa ooo
Walla Klender anan baban heyrine hele yaz da ohuyak, haddimizi bilek nasil davranacagimizi da ona gore tayin edek!! Anadinmi? :D
Borsa olsa yaparih bi teknik amaliz!
Bilanco olsa yaparih bi TEMEL analiz!!
Amma mevzu DERIN! Ustalarin tecrubelerinden faydalanmak lazim?
Hem o yaziyi kaleme alanda kim ola ki?Adi Pakize Soyadi SUDA! Nihayetinde bir Kadin! Ustune ustluk Feministmi ne diyorlar? (ne demekse?) Elbette kendi kalesini savunacak! Olaya bu acidan baktim simdi bende annadinmi Gozzunun yaggini yiyem bir an once kaleme alki buradan genci yaslisi ohuyah! :D
Bu konuda bir TOPIC bile acilabilir aslinda Annadinmi? :D :D
bikmisbroker
06-06-2004, 15:56
kalender abimize aynen katiliyorum
ozellikle guzel;alimli;fizigi duzgun...gibi kadinlari cezbetmenin en kolay yolu onun kendine olan guvenini kaybettirmektir pesinde kosup iltifatlar etmek sonuc vermez
aslinda derin bi konuda soyle bir teget geceyim istedim
Simdi Bu topicgin acilmasi SART oldu!!
Zülfü Aşkın
06-06-2004, 16:00
buda ikinci deneme
Temel öksürükten, dursun da kabızlıktan şikayetçidir...
beraber doktora giderler...doktor temel'e öksürük şurubu dursun'a da müshil verir. bunlar ilaçları yanlışlıkla karıştırırlar.
Bir hafta sonra tekrar doktora giderler...
doktor temel'e sorar:
- nasıl oldun? hala öksürüyor musun?
- öksürmeye cesaret bile edemiyorum doktor bey.
northwind
06-06-2004, 17:09
gerelli muhabbetler part 2
umarim fazla germemisimdir
1. -memduh abi gerel ne olur?
-otur bakim yamacimi anlatayim
-ama memduh abi?
-otur otur cekinme...
2. -memduh abi gerel ne olur
-lan sen gecen gelip gereli soran degilmisin?
-evet abi
-vay seni vay
3. -memduh abi gunaydin
-gunaydin koc
-abi birsey soracaktim
-sor
-gerel ne olur abi?
-iyi olur insallah koc
-hou?
4. -memduh abi kos gerel aliyorlar
-gerel ne ulan ?
-abi hisse senedi ismi
-germe adami uzaaa
5. -memduh abi gunaydin saygilar
-saygi bizden koc soyle
-abi gerel ne olur?
-ne olur ne olmaz kocum
-hou?
6. -memduh abi gunaydin
-gunaydin koc hayirdir sabah sabah nereden geliyorsun?
-gormezden geliyorum abi
-hou?
-yok bisi abi yok bisi abi sana bisey sorcaktim ya
-sor koc sor cekinme
-abi gerel ne olur?
-cok iyi olur koc
-tamam abi gorusuruz ahmet abide gidiyor bende gideyim artik
-ahmet abi nereye gidiyor be?
-abi zoruna gidiyor
-hou?
northwind
06-06-2004, 17:16
buda ikinci deneme
hasta olmayi hic bu kadar istememistim tabi uyanik olmak sartiyla
SunShine
07-06-2004, 09:14
http://www.milliyet.com.tr/2004/06/07/resim/akapak020757.jpg
Efendiim, malumunuz olduğu üzere bugün bir gazetenin manşeti mafya ve mafya parası.
Bir fıkra hatırladım şimdi.
Eski zamanlarda bir mafya babası, tahsilata gönderdiği adamları polise yakalanacak olurlarsa ötmesinler diye sağır ve dilsizlerden seçermiş.
Sistem de iyi çalışırmış. Adamlar dönerse parayla döner, dönmezse de polislik bir durumla karşılaşılmazmış.
Günlerden bir gün sağır ve dilsiz tahsilat elemanı parasız dönünce mafya babası küplere binmiş. Hemen bir sağır dilsiz tercümanı buldurmuş ve elemana paraların nerede olduğunu sordurmuş. Tercüman, el kol, omuş baş ve omuz hareketleriyle paraların nerede olduğunu sormuş. Eleman "bilmiyorum" diye ters omuz baş omuz hareketleriyle cevap vermiş.
Doğal olarak bizim mafya babası bu ters hareketlere bozulmuş ve koltuğunun altından 38'liği çıkartıp elemanın kafasına dayamış ve tercümana aynı soruyu tekrar sormasını söylemiş.
Eleman 38'liğin etkisiyle beş dalga halinde zik zaklı el kol ve çanak çömlek şekilli hareketlerle cevap vermiş.
- Paralar şehir meydanındaki parkın içindeki heykelin arkasındaki ağacın dibinde gömülü.
Baba hemen sormuş tercümana,
- Ne diyor, ne diyor.
Tercüman cevaplamış.
- Efendim, benim paradan maradan haberim yok. Hem öyle silahla falan tehdit etmesin beni, adam vurmak sıkar biraz
diyor demiş.
Benim oyum bilecige, g.antep 2. olur :cool:
http://img74.photobucket.com/albums/v226/korr2/bulvar_manhunt.jpg
ferhat alır ağbi........................... :)
oğuz kaya nın bakışları da çok haşin bence gizli favori :)
bikmisbroker
07-06-2004, 12:56
>> ERKEK
>>
>>
>>
>>
>>
>> *20 yasında erkek FIAT gibidir. küçük ama hızlı.
>>
>> *20-30 yas arasında PORSCHE gibidir. Hızlı ve konforlu.
>>
>> *30-40 arası erkek VOLVO gibidir. Biraz sıkıcı ama teknik olarak
>>
>>mükemmel.
>>
>> *40-50 yas arası erkek OPEL gibidir. Yapabileceginden fazlasını
>>
>>vaat eder.
>>
>> *50-60 arasunda ise eski bir FORD gibidir. Harekete
>>
>>geçirmek için
>>
>>karbüratöre biraz alkol koymak gerekir. :D
>>
>>
>>
>>
>>
>> KADIN
>>
>>
>>
>>
>>
>> *15-25 Arasında kadın AFRIKA gibidir. Yarı kesfedilmis,yarı
>>bakir.
>>
>>*25-35 yasları arasında AMERIKA gibidir.tamamı kesfedilmis ve
>>
>>bilimsel olarak mükemmel.
>>
>> *35-45 yasları arasında HINDISTAN ve JAPONYA gibidir.Çok
>>
>>atesli,
>>
>>bilge ve güzel.
>>
>> *45-55 arasında kadın FRANSA gibidir. savastan hasarlı
>>
>>çıkmıs ama
>>
>>hala çekicidir.
>>
>> *55-60 arasında kadın ALMANYA gibidir.savası kaybetmistir ama
>>
>>umutları vardır.
>>
>> *60-70 arasında kadın RUSYA gibidir. genis sakin ama kimsenin
>>
>>gitmedigi.
>>
>> *70 inden sonra kadın TÜRKIYE gibidir. Sanlı bir
>>
>>geçmis ama
>>
>>gelecek yok. :D :D
bikmisbroker
07-06-2004, 12:59
Asıl mesleği eczacılık olan, Los Angeles'ta Pasifik Batı Üniversitesi'nde beslenme profesörü olarak görev yapan ve dünyanın çeşitli yerlerinde beslenme seminerleri veren Earl Mindell, "B kompleksin ve vitaminin stresi nasıl azalttığını, E vitamininin dayanma gücünü nasıl artıracağını öğrendim" diyerek henüz öğrencilik yıllarında vitaminlerin yararlarını nasıl keşfettiğini anlatıyor.
Yediklerinizi gözden geçirin
Vitaminlerin dışarıdan takviye edilebileceği gibi doğrudan besinlerden de alınabileceğini hatırlatan Mindell, bunun için başta dengeli beslenmeyi öneriyor ve dengeli beslenip beslenmediğimizi ortaya koymak için "Gıda Kılavuz Piramidi"ni örnek gösteriyor.
"Tamamlayıcılar, yemek yemeden işe yaramaz" diyen Mindell'a göre öncelikle beslenmenizde tahıl, ekmek, hububat, sebze meyve porsiyonlarının olması gereken miktarlarda olup olmadığını gözden geçirmeniz gerekiyor.
Hangi işi yapanların hangi vitamine ihtiyacı var?
Mindell'in vitaminlerin kullanımında önemle vurguladığı noktalardan biri de meslekler. Mindell Vitamin Programı olarak adlandırdığı bir program hazırlayan Mindell'in mesleklere göre reçeteleri şöyle:
Yöneticiler: Gerilim ve stresin günlük yaşamınızın bir parçası ve enerjinin bir gereksinim olduğunu kabul ederek şunları kullanın; Sabah akşam 50 miligram B kompleks, günde iki kez 1 tablet olmak üzere DMAE (zihinsel işlevi geliştiren tamamlayıcı) ve 60 miligram kompleks gingko biloba, günde bir iki kez kalsiyum ve magnezyum.
Bilgisayar kullanıcıları: Göz yorgunluğunu hafifletmek ve sinirleri rahatlatmak için şunları alın; sabah ve akşam 50 miligram B kompleks, günde iki kez 500 miligram kalsiyum ve 250 miligram magnezyum, günde iki kez ginkgo biloba, günde bir kapsül koenzim - Q10 ve E vitamini kompleks.
Gece çalışanlar: Gece çalışmanın metabolizma üzerinde ağır bir fiziksel ve duygusal etkisi vardır. Yeme ve uyku düzeni altüst olur, vücudun ritmi bozulur ve vücut daha fazla stres altına girer, hastalık olasılığınız artar. Şu tamamlayıcıları kullanmanız yararlı olur; D vitamini, uyku zamanından yarım saat önce 1 - 2 tablet 500 miligram kalsiyum ve 250 miligram magnezyum.
Doktorlar ve hemşireler: Uzun saatler çalışma, stres ve mikroplar, vitamin ve minerallere ihtiyacınızı artırır. Sabah-akşam 50 miligram B kompleks, enfeksiyonların riskini azaltmak için C vitamini, sabah ve akşam 500 mg kalsiyum ve 250 mg magnezyum kompleks alın.
İçki sersemliğine karşı
Sürekli alkol tüketimi, vitamin yetersizliğinin ana nedenidir. Eğer aşırı derecede alkol alan biriyseniz tüketmiş olduğunuz alkol, genellikle ihtiyaç duyulan proteinin yerini alır ya da bazı durumlarda sindirilen vitaminlerin emilmesini ya da uygun bir şekilde depolanmasını önleyebilir. Alkol, B kompleks vitamini yok ettiğinden dışarı çıkmadan önce bir adet 100 miligram B kompleks (özellikle B1, B6 ve folik asit), içki içerken yine bir tane ve bir diğerini de yatmadan hemen önce alın. Bin 500 miligram C vitamini ile 500 miligram sistein de yardımcı olabilir.
İşte Mindell'ın beslenme piramidi
1- Tahıl grubu: Tahıllar, ekmekler, makarna, pirinç, günlük 6 - 11 porsiyon (1 porsiyon 1 dilim ekmek ya da yarım tabak pirince eşit)
2- Sebze grubu: Koyu yeşil, lifli, yapraklı, sarı ya da turuncu sebzeler günde 3 - 5 porsiyon alınmalı (1 porsiyon 1 kap çiğ, yapraklı sebze - 4 büyük yaprak - ya da 170 gram sebze suyu)
3- Meyve grubu: Turunçgiller, domates ya da C vitamini yönünden zengin diğerleri günde 2 - 4 porsiyon tüketilmeli (1 porsiyon 1 orta meyve ya da 170 gram taze meyve suyu)
4- Süt grubu: Süt, peynir, yoğurt, diğer süt ürünleri günde 2 - 3 porsiyon (1 porsiyon 1 kap yoğurt ya da süt ya da 30 gram peynir)
5- Et grubu: Sığır, dana, kuzu eti, balık, kümes hayvanları, karaciğer, yumurta, kurubaklagiller, kabuklu yemişler gün başına 2 - 3 porsiyon (1 porsiyon 100 - 120 gram et ya da çeyrek kap yemiş)
6- Yağlar: Az kullanılmalı
Vitaminler alfabesi
A Vitamini
- Gece körlüğüne, zayıf görüşe karşı koyar ve birçok göz rahatsızlığına yardımcı olur
- Solunumla ilgili enfeksiyonlara karşı direnç sağlar
- Bağışıklık sisteminin tam olarak fonksiyon göstermesine yardımcı olur
- Kırışıklıkların yok edilmesine yardımcı olur
- Büyümeyi, kuvvetli kemikleri, sağlıklı bir cildi, saçı, dişi ve diş etlerini geliştirir
- Sivilcenin, yüzeysel kırışıklıkların, çıbanın ve dıştan uygulandığında açık ülserin tedavisine yardımcı olur
Doğal kaynakları: Balık karaciğer yağı, karaciğer, havuç, koyu yeşil ve sarı sebzeler, yumurta, süt ve süt ürünleri, margarin ve sarı meyveler
B1 Vitamini (Thiamine)
- Büyümeyi geliştirir
- Zihin fonksiyonlarını geliştirir
- Sinir sistemini, kasları ve kalbin fonksiyon göstermesini normalde tutar
- Hava ya da deniz tutmasını önler
- Tedavi sonrası diş ağrılarını azaltır
Doğal kaynakları: Bira mayası, pirinç kabukları, rafine edilmemiş tahıl taneleri, kepekli un, soya fasulyesi, yumurta sarısı, balık, yulaf ezmesi, sebzeler, kepek, süt
B2 Vitamini (Riboflavin)
- Büyüme ve üremeye yardımcıdır
- Sağlıklı bir cilt, tırnak ve saç sağlar
- Görüş için faydalıdır ve göz yorgunluğunu azaltır
Doğal kaynakları: Süt, karaciğer, böbrek, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, balık, yumurta, yoğurt, fasulye
B3 Vitamini
- Kolesterol ve trigliseridlerin düşürülmesine yardımcı olur
- Sağlıklı bir sindirim sistemi sağlar
- Daha sağlıklı bir cilt sağlar
- Migren kaynaklı baş ağrılarının önlenmesine yardımcı olur
- Dolaşımı artırır ve yüksek tansiyonu azaltır
Doğal kaynakları: Balık, yağsız et, kepekli un ürünleri, bira mayası, karaciğer, buğday tohumu, yumurta, kavrulmuş yerfıstığı, kümes hayvanlarının beyaz eti, avokado, hurma, incir, kuru erik
B6 Vitamini
- Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir
- Böbrek taşı oluşumunun önlenmesine yardımcı olur
- Mide bulantısını azaltır
- Gece kas kramplarını, ellerin uyuşmasını azaltır
Doğal kaynakları; Buğday kepeği ve tohumu, bira mayası, karaciğer, balık, soya fasulyesi, lahana, pekmez, yumurta, yulaf, yerfıstığı, ceviz
selçuk efendi
07-06-2004, 13:35
konu apayrı zaaten ama alt tarafa da bi göz atın; uzmanımız da Sevdaa demirel midir nedir....işte bu resme "oha falan olunur yaanı" :p
selçuk efendi
07-06-2004, 13:41
Ben iptaal oldum :p
bikmisbroker
07-06-2004, 14:18
İroni gibi, istihza gibi...
GALİBA İngilizlerin bir deyimidir; "Kraliçe, ülkesine sadık olan bir İngiliz'i mutlaka cezalandırır!"
Bu, Fransızların ironi dedikleri bir yaklaşım, Türkçede bunun karşılığı istihza olmalı, gizli ve ince alay...
***
YÜKSEL Ünal, Güneydoğu gazilerinden uzman çavuş... PKK'ya karşı düzenlenen bir operasyonda, Bingöl'ün Genç ilçesi yakınlarında mayına basarak, sağ ayağının dizden aşağısını kaybediyor.
Uzun süre tedavi görüyor, takma ayak takılıyor, Milli Savunma Bakanlığı 12 milyar lira tazminat ödüyor.
Hastaneden çıkan Yüksel Ünal'a, Emekli Sandığı'ndan emekli maaşı bağlanıyor ve 14 milyar tazminat alıyor.
"Gazi Çavuş" bu iki parayı birleştirip bir eve yatırıyor.
***
İŞTE ne olduysa bundan sonra oluyor, Milli Savunma Bakanlığı, "Sen Emekli Sandığı'ndan da tazminat almışsın!" diyerek verdiği parayı geri istiyor, dava açılıyor, karar "gazi"nin aleyhinde...
Şimdi ne olacak?
***
HİÇBİR haramzadeye bir kuruş kaptırmayan(!), hiç kimseye banka hortumlatmayan(!), kimsenin Hazine'yi soymasına izni vermeyen(!) devletimiz, şimdi bu "gazi"nin tazminatını çatır çatır geri alacaktır.
Belki "takma" ayağına bile haciz koyarak!
Çünkü bu uzman çavuş, diskotekte dans ederken ya da babasının parasıyla aldığı milyarlık otomobille Bağdat Caddesi'nde yarışırken ayağını kaybetmiştir!
Hem kim ona demiştir ki;
"Git Bingöl'e, bas mayına, ayağın kopsun!"
Kim demiştir, kim?
Olmaz öyle şey, bu devleti soymak imtiyazı "gazi çavuşlar"a verilmemiştir.
Ne der Orhan Veli?
"Neler yapmadık bu vatan için / kimimiz öldük / kimimiz nutuk söyledik" der.
Vatan paylaşımında "gazi çavuşlar"a ölmek düşmüştür.
***
BİR ironi, bir istihza daha...
Türk Standartları Enstitüsü Atatürk heykellerine standart getirmiş; bir sürü şart var.
Atatürk'ün heykeli şöyle olacak, böyle olacak ve de dikileceği alanın altından yağmur suyu, pis su, içme suyu şebekesi geçmeyecek...
Bu ironi değil de, istihza değil de nedir?
Atatürk "Beni görmek demek, behemahal görmek değildir; benim fikirlerimi anlıyorsanız yeter" der.
TSE, "Atatürk heykelleri"nin ölçülerini, nerelere, nasıl dikilmeleri gerektiğini ironi olsun, istihza olsun, diye saptamamıştır.
Lakin, Atatürk'ün fikirlerinin, devrimlerinin unutturulmaya çalışıldığı günlerde "heykel standardı" ironi olup, istihza olup çıkmıştır.
HASAN PULUR-MILLIYET
Salacaklı
07-06-2004, 16:02
Demirel'den yine 'Dün Dündür'
07 Haziran 2004 13:12
--------------------------------------------------------------------------------
İktidar dönemindeki özelleştirme uygulamaları konusunda başından geçen bir olayı anlatan Demirel, yeni bir 'Dün Dündür' klasiğine imza attı, samimi itiraflarda bulundu.
Referans Gazetesi'nden Erdal Sağlam'ın haberine göre, geçmişten bu yana ekonominin geçirdiği aşamaları değerlendiren Demirel, şu anda ekonominin sorunlarının neler olduğu ve neler yapılması gerektiği konusundaki düşüncelerini, kendine has üslubuyla dile getirdi.
Bu arada, başta özelleştirme olmak üzere, Demirel’in geçmişte ekonomide yapılan hatalar konusunda samimi itirafları da oldu. KİT’lerin özelleştirilmesi konusundaki görüşlerini anlatırken kendi başına gelen bir olayı da hatırlatıp, bir anlamda özeleştiri yapan Demirel, “Biz zamanında 5 çimento fabrikasının satışına karşı çıktık. Mevzuata göre yapılmıyordu. Davayı kazandık ve bu özelleştirme iptal edildi.
Daha sonra iktidar olduk bu dosya önümüze geldi. Hala boşluklar vardı ve bu özelleştirmelerin yapılması gerekiyordu. Buna zamanında karşı çıkmıştık ama inisiyatif kullanıp imza atmak zorundaydık, onu da yaptık ve imzayı basıp, 5 çimento fabrikasını sattık” dedi.
Bunun ardından da gülümseyerek, “Anadolu’da bir laf vardır, “iti öldürene sürütürler” derler. Bize de öyle oldu, öldürdüğümüz iti bize sürüttüler” dedi.
bikmisbroker
07-06-2004, 16:36
Demirel'den yine 'Dün Dündür'
07 Haziran 2004 13:12
--------------------------------------------------------------------------------
İktidar dönemindeki özelleştirme uygulamaları konusunda başından geçen bir olayı anlatan Demirel, yeni bir 'Dün Dündür' klasiğine imza attı, samimi itiraflarda bulundu.
Referans Gazetesi'nden Erdal Sağlam'ın haberine göre, geçmişten bu yana ekonominin geçirdiği aşamaları değerlendiren Demirel, şu anda ekonominin sorunlarının neler olduğu ve neler yapılması gerektiği konusundaki düşüncelerini, kendine has üslubuyla dile getirdi.
Bu arada, başta özelleştirme olmak üzere, Demirel’in geçmişte ekonomide yapılan hatalar konusunda samimi itirafları da oldu. KİT’lerin özelleştirilmesi konusundaki görüşlerini anlatırken kendi başına gelen bir olayı da hatırlatıp, bir anlamda özeleştiri yapan Demirel, “Biz zamanında 5 çimento fabrikasının satışına karşı çıktık. Mevzuata göre yapılmıyordu. Davayı kazandık ve bu özelleştirme iptal edildi.
Daha sonra iktidar olduk bu dosya önümüze geldi. Hala boşluklar vardı ve bu özelleştirmelerin yapılması gerekiyordu. Buna zamanında karşı çıkmıştık ama inisiyatif kullanıp imza atmak zorundaydık, onu da yaptık ve imzayı basıp, 5 çimento fabrikasını sattık” dedi.
Bunun ardından da gülümseyerek, “Anadolu’da bir laf vardır, “iti öldürene sürütürler” derler. Bize de öyle oldu, öldürdüğümüz iti bize sürüttüler” dedi.
Bir de O cimento fabrikalarinin 1.ci Ozellestirilmesi tarihi ile kendilerinin ozellestirdikleri TARIHleride verseydi ya?
Arkasindan Gecen bu zaman zarfinda Devletin bu fabrikalari subvanse etmek icin Butceden ne kadar para ayirmasi zorunda kaldigindan da bahsetseydi ya?
Ben verdiysem verdim, ben yaptiysam yaptim zihniyeti dir bizi surunduren..
Madalyonun Diger yuzunu Anadoludaki laf olayi ozetlemiyor, Yapilan bu roportaj neden yillarca ele gune muhtac bir ulke oldugumuzu esas cok guzel ozetliyor..
Tarih yargilayacak,
Ve yillar sonra..
SUCLU ayaga KALK! diyecek..
Salacaklı
07-06-2004, 16:57
Bir de O cimento fabrikalarinin 1.ci Ozellestirilmesi tarihi ile kendilerinin ozellestirdikleri TARIHleride verseydi ya?
Arkasindan Gecen bu zaman zarfinda Devletin bu fabrikalari subvanse etmek icin Butceden ne kadar para ayirmasi zorunda kaldigindan da bahsetseydi ya?
Ben verdiysem verdim, ben yaptiysam yaptim zihniyeti dir bizi surunduren..
Anadoludaki laf olayi ozetlemiyor, neden yillarca ele gune muhtac bir ulke oldugumuzu cok guzel ozetliyor..
Tarih yargilayacak,
Ve yillar sonra..
SUCLU ayaga KALK! diyecek..
eee Bu gibi demecler Off topigimize düsüyorsa, sayin Babo,,,ne demek kalir bizlere...
babalar günü topginizede tasinacak bunlar Bu gibi babalarin günleri kutlanilir mi..?
:roll:
selçuk efendi
07-06-2004, 22:52
Günün yol vereni :p
selçuk efendi
07-06-2004, 22:57
Günün ilginci(inşallah daa önce yollıyan olmamıştır):
camarors
07-06-2004, 23:10
Hayat zor be birader
Hiçbir zaman unutma, istedigin kadar araba satin alabilirsin, ama
> > insan hayatini...
> > BIR OTOMOBIL 80/KM-H SABIT HIZLA DUVARA ÇARPIYOR.ISTE
> > OLAYIN GELISIMI... -
> > Çarpismadan 26 milisaniye sonra ön tamponlar araca gömülür. Araç
> > kendi agirliginin 30 kati kadar bir kuvvetle frenlenir.
> > sürücü ve yolcular kemer ile bagli degillerse 80 km sürat ile
>araç
> > içinde harekete devam ederler. 39 milisaniye sonra sürücü
> >koltuguyla
> > beraber 15 cm öne dogru
> > firlamistir. 44 milisaniye sonra sürücü gögüs kafesiyle
> >direksiyona
> > çarpar. ve sonra araç ve içindekiler üzerinde etkiyen yavaslatici
> > kuvvet 80 G ye ulasir (yani kendi agirliklarinin 80 kati
>büyüklükte
> > bir kuvvet üzerlerinde etkir)
> > 68 milisaniye sonra sürücü 9 TONLUK bir kuvvetle gösterge
>paneline
> > çarpar. 92 milisaniye sonra sürücü yanindaki yolcuyla beraber ayni
> > anda kafasini ön cama çarpar, yolcu bu çarpmayla kafasina ölümcül
> > bir darbe alarak camdan disariya firlar.
> > 100 milisaniye sonra direksiyon tarafindan tutulan sürücü tekrar
> > aracin içine düser, o anda ÖLMÜSTÜR.
> > 110 milisaniye sonra araç yavasça geriye çekilmeye baslar.
> > 113 milisaniye sonra sürücünün arkasinda oturan yolcu sürücü
> > seviyesine yükselir ve kafasiyla sert bir darbe yapar ayni anda kendisi
> >de
> >ölümcül bir darbe almistir. - 150 milisaniye sonra tekrar sessizlik
>egemen
> >olur; cam, çelik, plastik parçalari yere düser. 200 milisaniyeden daha
> >kisa bir süre içerisinde her sey biter.
> > nbs Ortaya çikan enerji inanilmazdir. 80 km/h hizda ortalama 1 ton
> >agirligindaki bir otomobili 30 metre yukariya firlatabilir.
> > LÜTFEN OTOMOBIL HAREKET ETMEDEN ÖNCE EMNIYET KEMERINIZI tAKIN.
> > Gerçekten ilginç. Insanlar elektronik posta kutularina fikra veya
> >eglendirici türden bir haber geldigi zaman, fazla düsünmeden bunu adres
> >listelerindeki tüm arkadaslarina gönderiyorlar. Fakat yukaridaki gibi
> >üzerinde düsünülmesi gereken bir mesaj olursa, bunu arkadaslarina
> >gönderip göndermeme konusunda defalarca düsünüyorlar.Ve sonuçta da adres
> >listelerindeki herkese göndermiyorlar.Lütfen bu mesajı tüm
> > sevdiklerinize, arkadaslarınıza gönderin.
http://gallery.cybertarp.com/albums/userpics/19679/crash_1.jpg
camarors
07-06-2004, 23:22
Kiminin de umurunda mi dunya
camarors
07-06-2004, 23:36
Gel de su keyfi kiskanma :(
camarors
07-06-2004, 23:44
OCEANS ønemli bir konuya parmak basmis.Bu konuda da ulkemizin almasi gereken cok mesafe var.Øzellikle bazi suruculerin yanindaki kisilerin kemer takmasi olayina "sen bana guvenmiyor musun" seklinde yaklasmalarinin ilginc oldugunu dusunuyorum. Bir de cocuklarin arac icinde kesinlikle cocuk oturaklarinda oturtulmasi gerekiyor. Norvecteki kemer kampanyasinin resimlerini bize uyarladim, umarim hosunuza gider.
Zülfü Aşkın
08-06-2004, 08:14
Doktora
Temel'in karısı Fadime ile köydeki doktor işi pişirmişler. Bu durum köydeki herkesin dilinde, yalnız Temel bilmiyor. Kimse de korkudan Temel'e durumu açıklayamıyor. Köylü durumu Temel'e nasıl anlatırız diye kara kara düşünürken Dursun merak etmeyun uşaklar ben Temel'e söylerum demiş. Dursun akşam kahveye gitmiş. Temel bir köşede çayını içiyor, Dursun Temel'i görünce yüksek sesle sormuş:
"Ha Temel uşağum, senin Fadime ne zaman profesor oluyor?"
Temel " Dursun benim karı okumayı yazmayı zor söker. Profesor olmak
kim o kim?"
"Ne bileyim" der Dursun, "Köyde herkes Fadime doktora veriyor
diyor da..."
borsada son günlerdeki yükselişin nedeni bulundu !!!!
serdarkus
08-06-2004, 08:38
İşte Birinci Kompozisyon.. Rüyalar Gerçek Olsa..
RÜYALAR GERÇEK OLSA
Nermin ASLAN
Anadolu Kız Meslek Lisesi
Hafif yağmurlu bir ilkbahar akşamıydı. Odamın penceresinin önündeki kanepeye oturmuştum. Yağan yağmuru seyredip, mis gibi toprak kokusunu içime çekiyordum. O sırada gözüme pencerenin kenarına kadar uzanmış kayısı ağacının dalı ilişti... Beyaz çiçeklerini yeni açmış, bir süre sonra meyve verecek... Bir an bu şehirde yaşadığım için kendimi şanslı hissettim. Ama sonra şehrimdeki güzelliklerin yanında olumsuzlukları da geldi aklıma... Bir an silmek istedim tüm olumsuzlukları, gözlerimi kapadım:
Huzur dolu bir Malatya’dayım. İnsanlar sevgi dolu, birbirlerinin gözlerine sıcacık, samimi gülümsemelerle bakıyorlar.
Etraf yemyeşil, mis gibi çiçek kokuları sarmış havayı, çevre tertemiz... Bu şehre girerken farklı bir dünyaya giriliyor... Yürekteki bütün acıları unutturabilecek, büyüleyici doğal bir güzellik karşılıyor, güzelliklere hasret gözleri... Parklar, bahçeler, caddeler, sokaklar, tüm toplum mekanlar tertemiz, yüreklere huzur veren ferah bir hava...
Park ve bahçelerdeki ya da şehrin her hangi bir mekanındaki çimleri basılmıyor, insanlar bilinçli, o güzelim çiçekleri koparmıyor. Yerlere çöp atmıyor, çünkü ulaşabileceği her yerde bir çöp kutusuna rastlıyor.
Trafik sorunu yok bu şehirde, yaya yolcuya, yolcu yayaya saygılı... Çünkü bu şehirde insan hayatı her şeyden değerli... Bir yayanın ya da şoförün hatasının cezasını bir başka kişi ya da kişiler en ağır şekliyle, yani hayatlarıyla ödemiyorlar...
Bu şehrin engelli insanlarının yaşama haklarına engel olabilecek her şey kaldırılmış ortadan... Engelli oluşları onlara acı vermiyor. Engelli olmayı onlar istemediler, ama bu toplum biliyor ki, onlar da rahat bir yaşam arzusundalar. Bu yüzden bu şehirde kaldırımlar, yollar, araçlar, park ve bahçeler, okullar... Yani akla gelebilecek, onların olabileceği bütün ortamlar onlara uygun hazırlanmış...
Gençler genç olduklarını anlıyor, çocuklar doyasıya yaşıyor çocukluklarını... Parklarda oynayıp gülüşen çocuklar ayrı bir huzur katıyor bu şehre... Anne babalar, çocuklarına eğlendirebilecekleri bir ortam bulmak için saatler harcamıyorlar. Çocuklar daha rahat oynuyorlar oyunlarını... Ağaçlı yol kenarlarında bisiklet yolları var... Çocuklar, gençler güvenle sürüyorlar bisikletlerini... Annelerin içi daha rahat... Bu şehir güven dolu...
Henüz oyun çağındaki çocuklar çalışmak zorunda değil, yarının gençliği, geleceğin büyüğü olan çocuklar okuyor, geleceğini en iyi yaşamak ve yaşatmak için eğitim görüyor... Sokaklarda görünce içimizi sızlatan aç, susuz, evsiz, üşüyen, çocuklara, insanlara rastlanmıyor bu şehirde...
Hiç kimse parası olmadığı için sağlık kuruluşlarından kovulmuyor ya da bir anne parası olmadığı için yeni doğan bebeğiyle hastanelerde rehin alınmıyor, anne olmanın sevincini buruk yaşamıyor... Hayata gözlerini yeni açmış o bebek suçlu doğmuyor.
Kimse “aracımı nereye koyacağım, nasıl huzur içinde uyuyacağım” demiyor. Yollardaki kirli su birikintileri sıçramıyor insanlara...
Tarihi mekanları yıkık, dökük, virane değil, bakımlı pırıl pırıl... Sanki ilk yapıldığı günden hiçbir şey kaybetmemiş... İnsan bu mekanları gezerken o devirleri yaşıyor yeniden... Tarih kokuyor... Yüreğinde yaşıyor, vatan uğruna verilmiş mücadeleleri ve bir kez daha anlıyor yaşadığı ortamın, elde ettiklerinin kıymetini...
Sessizliğin içine gizlenen bütün güzel düşlerim yoğun bir korna sesiyle darmadağın oldu... Gidip pencereyi sımsıkı kapadım.
Fakat her ne olursa olsun, memleketim, kayısı kentim MALATYA’MIN havasını, suyunu, toprağını sahte güzelliklerle süslenmiş bir başka şehre değişmem... Hani yine de şairin dediği gibi: “RÜYALAR GERÇEK OLSA...”
SunShine
08-06-2004, 09:47
Bu, bu nedir bu.. ?
preatoria
08-06-2004, 10:13
beyaz çukula
SunShine
08-06-2004, 10:16
beyaz çukula
Değil.
Bilene yeşil puan vereceğim. :D
preatoria
08-06-2004, 10:22
bisiklet çarkı diyeceğim ama beyaz olmaz
mısır gevreği
kurabiye
yeni bir tür makarna
SunShine
08-06-2004, 10:27
Fikri olan beyan etsin.
Doğru cevap gelmeden tek tek yanlış demeyeceğim.
Eğer cevabınıza 3 dakika 47 saniye içinde cevap vermiyorsam demek ki cevabınız yanlış.
Yeniden deneyiniz. :roll:
Bu, bu nedir bu.. ?
Kilidin anahtar girme bölümünün ya da bir bisküvi türünün kalıbı.. :D
fiş giriş yeri...
üflemeli bir çalgının parçası...
düğme...
:hmm:
SunShine
08-06-2004, 10:31
üflemeli bir çalgının parçası...
Daha net bir cevap. :D
preatoria
08-06-2004, 10:31
zurna parçasımı yoksa
zurna parçasımı yoksa
aynı anda aklımıza gelmiş... :D
SunShine
08-06-2004, 10:35
zurna parçasımı yoksa
Tebrikler sn preatoria.
Cevap eksik ama doğru kabul ediyoruz.
Cevap: Zurnanın zipciği
Yarın yeşil puanınızı vereceğim.
preatoria
08-06-2004, 10:38
kahvaltı yapmayınca insanın aklına hep yiyecek geliyor
ertan hocam sünger bob kopyayı nasıl cekti ama :)
serdarkus
08-06-2004, 11:35
:rolleyes:
Eeee, neymiş..
Zurna çalmayı bilmeyen, doğru cevabı da bilemez. :D
SunShine
08-06-2004, 12:05
:rolleyes:
Eeee, neymiş..
Zurna çalmayı bilmeyen, doğru cevabı da bilemez. :D
Efendiim,
Çukurovada çiftçilik zor derler. Ama hiç bir çiftçi de vazgeçmez. Hatta ister ki çocukları da çiftçi olsun.
Hikaye bu ya..
Torosların eteklerine kadar gelen göçebe davulculardan birisi oğlunu yanına alıp, ovada güneş altında tarlada çalışan çiftçileri gösterip,
- Bak oğlum, ya bu zurnayı çalmayı öğrenirsin ya da seni çiftçi yaparım
demiş.
Aynı anda ovadaki çiftçi de oğluna kızıyormuş.
- Oğlum ya bu çiftçiliği öğrenirsin, ya da seni mektep mektep süründürürüm.
Saygılarımla.
çocukların tercihleri ne olmuş ???? :rolleyes:
SunShine
08-06-2004, 12:10
çocukların tercihleri ne olmuş ???? :rolleyes:
Zurnacıdan haberim yok. Ama çiftçinin çocuğu mektep mektep süründükten sonra babasının ne demek istediğini anlamış. :D
mektep, mektep süründükten sonra çiftçiliğe mi dönmüş ? :D
SunShine
08-06-2004, 12:20
mektep, mektep süründükten sonra çiftçiliğe mi dönmüş ? :D
Evet. :D
Bir sonraki soruyu bilmiyorsam ne oliim. :D
başka sorum yok sn.hakim... :D
SunShine
08-06-2004, 12:24
başka sorum yok sn.hakim... :D
Tamam,
O halde konuyu değiştirelim. :roll:
SunShine
08-06-2004, 12:25
Sn serdarkus7 yedisini kaybetmiştir.
Buluncaya kadar serdarkus olarak devam edecektir.
Duyurulur. :D
bulamazsa serdarkusyedi diyebilirmiyiz...
SunShine
08-06-2004, 12:49
bulamazsa serdarkusyedi diyebilirmiyiz...
Şansınızı bir deneyin. :hayır: :D
serdarkus
08-06-2004, 13:15
bulamazsa serdarkusyedi diyebilirmiyiz...
:roll:
Sorunuzu tam olarak anlayamadım Sn.Ertanbirtırrrt.. :D
bikmisbroker
08-06-2004, 13:29
çocukların tercihleri ne olmuş ???? :rolleyes:
Zurnacıdan haberim yok. Ama çiftçinin çocuğu mektep mektep süründükten sonra babasının ne demek istediğini anlamış. :D
Veee birkac tane BANKA sahibi olmush!
(Benim bildigim o mektep mektep surunenlerden birisi bugun ki YKBNK'in cogunluk hissedari sayin MKM dir. :D )
Tarsus amerikan koleji, Bogazici universitesi vs.vs.
:roll:
Sorunuzu tam olarak anlayamadım Sn.Ertanbirtırrrt.. :D
gördüğüm kadarıyla bir operasyon geçirmişsiniz...geçmiş olsun... :D
acaba nerede aldırdınız...tanıdık bir doktor var mı? :D
böyle daha şık olmuşsunuz...hem yaz geliyor mayo falan giyeceksiniz...çok formda görünüyorsunuz... :D
vah vah ne oldu ? 7 ile tartıştınız mı? aslında birlikteliğiniz oldukça iyi gidiyordu...çevrede örnek çift olarak gösteriliyordunuz...umarım tez zamanda tekrar kavuşursunuz... :D
SunShine
08-06-2004, 17:06
acaba nerede aldırdınız...tanıdık bir doktor var mı? :D
Sn JusticE yapmış.
Yeni bir tür ceza olduğu söyleniyor. :D ( Eski bir hesaplaşma diyenler de var :cool: )
kuşyemekten vazgeçmişte olabilir:)
bikmisbroker
08-06-2004, 17:09
Sn JusticE yapmış.
Yeni bir tür ceza olduğu söyleniyor. :D ( Eski bir hesaplaşma diyenler de var :cool: )
Ben olsam 7 yi kaldirip 44'u ilave ederdim.. :D
:roll:
Sorunuzu tam olarak anlayamadım Sn.Ertanbirtırrrt.. :D
hakikatten bu birtırrrt bölümünü nasıl aldırabilirim... :roll:
özel bir formulü var mı? üye listesine baktım başka ertan yok...
sizin isminizi versem hallederler mi?... :)
bikmisbroker
08-06-2004, 17:11
gördüğüm kadarıyla bir operasyon geçirmişsiniz...geçmiş olsun... :D
acaba nerede aldırdınız...tanıdık bir doktor var mı? :D
Duyanda zannedecek birileri COCUK aldirdi.. :D
Ben olsam 7 yi kaldirip 44'u ilave ederdim.. :D
hımmmmm serdarkuskırkdört fena durmuyor...
ama cevap yazarken 2 dakika süre geçiyor ismini yazıncaya kadar... :D
serdarkuşyemedi olabilir mi?
iyiki forumda değil (ismini özellikle yazmadım yer kaplamasın diye)...
yoksa mahvolmuştuk...ama yazdıklarımızı nasıl saklayacağız? :D
preatoria
08-06-2004, 17:18
hımmmmm serdarkuskırkdört fena durmuyor...
ama cevap yazarken 2 dakika süre geçiyor ismini yazıncaya kadar... :D
bende ne zamandır uzattırmayı düşünüyordum ilk üye olurken ya kapasite yetmediğinden yada benim beceriksizliğimden hepsini kullanamamıştım şimdi gönül rahatlığı ile uzattırabilirim ;)
SunShine
08-06-2004, 17:21
iyiki forumda değil (ismini özellikle yazmadım yer kaplamasın diye)...
yoksa mahvolmuştuk...ama yazdıklarımızı nasıl saklayacağız? :D
Geldi.. :eek:
Kaçın..
bende ne zamandır uzattırmayı düşünüyordum ilk üye olurken ya kapasite yetmediğinden yada benim beceriksizliğimden hepsini kullanamamıştım şimdi gönül rahatlığı ile uzattırabilirim ;)
eğer isterseniz kesilenleri biriktirip sizin isminizin sonuna ekliyelim acayip karizma olur... :D
sevgiler...
ertanbirtırrrt
SunShine
08-06-2004, 17:27
eğer isterseniz kesilenleri biriktirip sizin isminizin sonuna ekliyelim acayip karizma olur... :D
sevgiler...
ertanbirtırrrt
Bu yazıyı haftanın yazısına öneren var mı..
Var mı ? :D
Yok mu ? :D
tifosiferre
08-06-2004, 17:30
İngiltere yılın en sıcak gününü yaşarken, sıcaklığın bazı bölgelerde 32 dereceye kadar yükseldiği açıklandı
Havanın mevsim normallerine göre en fazla 19 ile 29 derece arasında olması beklenirken, bir anda 30 derecenin üzerine çıkan sıcaklık, halkın bir anda parklara ve plajlara akın etmesine yol açtı. İş günü olmasına rağmen, sahillerde ve parklarda güneşlenenlerin sayısının fazla olduğu dikkat çekti. Mevsim normalleri üzerine çıkan sıcaklığın iki ya da üç gün süreyle İngiltere'de hakim olması, hafta sonuna doğru sıcaklıkların mevsim normallerine dönmesi bekleniyor.
bikmisbroker
08-06-2004, 17:31
Bu yazıyı haftanın yazısına öneren var mı..
Var mı ? :D
Yok mu ? :DBen oneriyorummm!!
SunShine
08-06-2004, 17:34
İngiltere yılın en sıcak gününü yaşarken, sıcaklığın bazı bölgelerde 32 dereceye kadar yükseldiği açıklandı
Sevgili kardeşim tifosiferre,
Bu yazıyı yanlış topiğe yazdınız gibime geliyor.
Hemen az ileride solda "ERKEK olarak kadınlara nasıl davranmalıyız" topiği var.
Ya oraya silin, ya da buradan silin. Lütfen.
eğer isterseniz kesilenleri biriktirip sizin isminizin sonuna ekliyelim acayip karizma olur... :D
sevgiler...
ertanbirtırrrt
şöyle bir gözümün önüne getirdim de, acayip havalı duruyor... :D
preatoria71tırrrt
ya da
preatoriayedibirtırrrt
AloneWolf
08-06-2004, 17:49
You must spread some Reputation around before giving it to ertan1tr again.
sunshine dostum bunu neden yapıyor ya değişkenler mi oldu forumda anlayamadım kime puan vermeye kalksam bunu veriyor.
serdar kuş yemedi arkadaşlar başkası yemiş ihale ona kaldı sadece.
serdar tavuk yedi sadece ben oradaydım :)
ertan1tr ertan 2 tr nerde yada gercek ertantr nerede onu yedin sonra ertan1tr mi oldun :)
SunShine
08-06-2004, 17:52
You must spread some Reputation around before giving it to ertan1tr again.
sunshine dostum bunu neden yapıyor ya değişkenler mi oldu forumda anlayamadım kime puan vermeye kalksam bunu veriyor.
Puanlama sistemi değişti.
Foruma 3 gün üst üste devamsız kalanlar puan vermek için üç gün bekliyorlar. :D
yöneticilere tekirdağdan köfte getirenler iki itibar puanı verme gücüne kavuşuyormuş...
yani bir nevi;
nekka ekmek okka köfte.... :D
SunShine
08-06-2004, 17:58
yöneticilere tekirdağdan köfte getirenler iki itibar puanı verme gücüne kavuşuyormuş...
yani bir nevi;
nekka ekmek okka köfte.... :D
Rakı ilavesiyle 3X bile olabilir. :D
AloneWolf
08-06-2004, 18:08
alabalık getirmiştim ama ,akyazı altıntepe den. demek köfte olacakmış illaki, vazcaydım :D
ya preatoria dugun ne zaman bak tum hisseneti davet edeceksin tamam mı?
hadi size bir konu atıp ben kacayım en iyisi iyi akşamlar
alabalık getirmiştim ama ,akyazı altıntepe den. demek köfte olacakmış illaki, vazcaydım :D
ya preatoria dugun ne zaman bak tum hisseneti davet edeceksin tamam mı?
hadi size bir konu atıp ben kacayım en iyisi iyi akşamlar
düğün mü ? nerede ? ne zaman ?
zurnanın zipciğini de öğrendik... :D
San Francisco
08-06-2004, 19:43
Siz olsanız buna ne alt yazı yazardınız..? kafaları bir yoralım bakalım. en güzel yazıyı kim yazacak. [COLOR=Red]
serdarkus
08-06-2004, 20:06
böyle daha şık olmuşsunuz...hem yaz geliyor mayo falan giyeceksiniz...çok formda görünüyorsunuz... :D
:rolleyes:
İmajmeykırımın tavsiyesi.. böyle daha havalı oluyormuş.
Şimdi Angel 'e benzediğim söyleniyor ama bana sorarsan daha çok Spike 'a benzetiyorum. :cool:
Kızlar, siz ne düşünüyorsunuz?
serdarkus
08-06-2004, 20:10
Ben olsam 7 yi kaldirip 44'u ilave ederdim.. :D
Nerdee!.. tüm 44 leri kapatmışlar. Araba almak bile, 44 lü plakadan daha kolay şimdi. :)
serdarkus
08-06-2004, 20:17
Geldi.. :eek:
Kaçın..
:eek:
Maaşallah!.. hattı saldırı yok, sath-ı saldırı var.
Neticede, geldiğim gibi giderim. :o
E-mailime gelen ve ilginç olduğuna inandığım bir hatıra ;çok etkileyici (nedense bu tür gerçekler beni oldukca derinden etkiler )
serpentine; Cinsiyet: Kadin; Yas: 30; İl: Ankara
>
>>Birkac yil önce Temmuz ayinda Japonya'ya gittim. Benim icin hazirlanan programa, 1890 yilinda Ertugrul Firkateyni faciasinin yasandigi ve 587 Osmanli askerinin sehit oldugu Kusimoto sehrini ziyaret de dahil edilmisti.
>>Japonya'da yasayan gazeteci bir arkadasim Kusimoto'ya ne zaman bir Turk gitse (yilin hangi mevsimi ya da hangi ayi olursa olsun) yagmur yagdigini söyledi. Ona göre bu yagmur, orada yatan askerlerin bir Turk gördugu icin aglamasindan kaynaklaniyordu. Buna bizzat kendisi de sahit olmus. Bu olayin
>>tek istisnasi, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutani Guven Erkaya'nin ziyareti sirasinda yasanmis. Bunun nedenini de, "Asker komutaninin önunde aglamaz" diye aciklamisti. Acikcasi anlattiklarina gulup gecmistim. Ta ki asiri sicak
>>ve gunesli bir gunde, sehitler icin dikilen anita cicek birakirken aniden bastiran yagmurun altinda sirilsiklam olana kadar. Dusundukce hâlâ tuylerim
>>diken diken oluyor ve gözlerim doluyor.
selçuk efendi
08-06-2004, 21:21
:) PSIKOLOJI
> > >Adam barda gördügü güzel bayanla konusmanin yollarini
ariyordu. Sonunda cesaretini toplayarak kiza yaklasti ve,
> > >- "Biraz konusabilir miyiz, acaba?" dedi. Kiz birden
haykirdi: - "Terbiyesiz! Ben senin bildigin kizlardan degilim!"
> > >Adam utancindan yerin dibine girmisti. Herkes ona bakiyordu.
Gitti ve masasina oturdu. Bir süre sonra kiz ona yaklasti. Gülümseyerek, -
"Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji ögrencisiyim ve
utandirici durumlarda insanlarin nasil davrandiklarini inceliyordum..."
dedi...
> > >Adam avaz avaz bagirarak cevap verdi:
> > >- "Nee? Gecesi 200 dolar mi? Deli misin sen?"
Josh Findley adlı bir bilim adamı bugüne kadan bilinenden daha büyük bir asal sayı buldu. 7 milyon 235 bin 733 basamaklı asal sayı yan yana yazılması durumunda 25 kilometreyi buluyor. Daha önceki en büyük asal sayıdan bir milyon basamak daha büyük olan yeni sayıyı elle yazmak en iyi ihtimalle altı hafta sürüyor.
BBC'nin haberine göre, "2 üzeri 24,036,583-1" olarak ifade edilen yeni sayı, özel bir asal sayı türü olarak nitelendirilen Mersenne asal sayılarından. Yeni sayı ayrıca bilinen 41'inci Mersenne asal sayı. Mersenne asal sayıları, adını 17. yüzyılda bu tür sayılar üzerinde ilk olarak çalışmaya başlayan Fransız Marin Mersenne'den alıyor.
İSPAT ETMEK 14 GÜN SÜRDÜ
Gimps (Great Internet Mersenne Prime Search - Büyük Internet Mersenne Asal Sayı Araştırması) adı verilen bir proje için gönüllü olarak çalışan Findley, en büyük asal sayıyı bulmak için kendi bilgisayarının yanı sıra yaklaşık 240 bin bilgisayardan oluşan bir ağdan yararlandı. Findley'in 2.4 GHz Pentium 4 işlemcili, Windows XP işletim sistemli bilgisayarında bulunan sayının asal sayı olduğunu ispat etmek tam 14 gün sürdü. Şifreleme açısından büyük önem taşıyan asal sayıların kırılamayacak kodların yaratılmasına yol açabileceği belirtiliyor.
HEDEF 10 MİLYON BASAMAK
Electric Frontier Foundation adlı vakıf tarafından yürütülen ve isteyen herkese açık olan Gimps projesinde ilk 10 milyon basamaklı asal sayıyı bulana 100 bin dolar ödül verilecek. Mayıs 2000 yılında ilk 1 milyon basamaklı sayıyı bulan kişi 50 bin dolar almıştı.
Asal sayıları bulmak için kullanılan ücretsiz Gimps programı aynı zamanda bilgisayar donanımları için de bir test niteliği taşıyor. Findley bu program sayesinde çok sayıda bilgisayarda donanım sorununa rastladı.
ASAL SAYILAR
Asal sayılar uzun yıllardır matematikçilerin ilgisini çeken konuların başında geliyor. Sadece bire ve kendisine bölünebilen birden büyük tam sayılara asal sayılar deniliyor. Asal sayılar 2,3,5,7,11.. şeklinde gidiyor. Daha nadir olan Mersenne asal sayıları ise "2^P-1" olarak ifade ediliyor. En küçük Mersenne asal sayıları 3,7,31,127...Mersenne asal sayıları, sayıların temel yapı taşları olarak görülüyor.
Gimps projesi:
http://www.mersenne.org/prime.htm
(Hürriyetim)
:rolleyes: HASTALIKLARIMIZ :rolleyes:
01-Kardan adama tekme atma veya bozmaya çalışma hastalığı,
02-Yeni atılmış bir betona basma ve isim yazma hastalığı,
03-Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, bıyık ve gözlük yapma hastalığı,
04-En iyi arabayı ben kullanıyorum zannetme hastalığı,
05-Kar topunun içine buz koyma hastalığı,
06-Cep telefonu kullanımının yasak olduğu ortamlarda ille de görüşme yapma hastalığı,
07-Belediyenin duraklara koyduğu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastalığı,
08-Kumsalda Deve güresi yapma hastalığı,
09-şahin marka arabayı, Doğan görünümlü yapma hastalığı,
10-Ağaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim bas harfi kazıma hastalığı,
11-Derslerini çalışıp sınıfını geçenleri inek sanma hastalığı,
12-Mesleğimizdeki ünvanımızı İngilizce olarak söyleme hastalığı,
13-Tiki olan insanların tikleri ile uğraşma hastalığı,
14-İskambil kağıtlarından kule yapan birinin kulesini bozmaya çalışma hastalığı,
15-Cep telefonu ile bağıra bağıra konuşma hastalığı,
16-Reklam için duvarlara veya panolara yapıştırılan afişleri yırtma hastalığı,
17-Tuvalet duvarlarını defter sanma hastalığı,
18-Otobüs duraklarına "Ateşli sevişirim beni ara" yazma hastalığı,
19-Trafikte bizi geçen bir aracı mutlaka yakalayıp onu geçmeyi ilke sayma hastalığı,
20-Sinyal verir vermez şerit değiştirip, kazaya sebebiyet verdiğimizde sinyal verdik görmüyon mu deme,
21-Ara yollardan ana yola çıkacak araca yol vermeme hastalığı,
22-Ünlü birini gördüğümüzde ona el sallama hastalığı,
23-Ünlü birini gördüğümüzde onunla fotoğraf çektirip çok samimiyiz havası verme hastalığı,
24-Yasamadığımız bir şeyi yaşamış gibi anlatıp ona kendimizi inandırma hastalığı,
25-Otobüs durağa yanaştığında ille de ön kapıdan inmeye çalışma hastalığı,
26-Otobüs koltuklarını yırtma ve üzerlerine acayip acayip yazılar yazma hastalığı,
27-Minibüs şoförüyseniz beğenmeseniz bile mutlaka kral fm dinleme hastalığı,
28-Trafikte kırmızı ışıkta dururken, yeşil ışık yanar yanmaz tornaya basma hastalığı,
<