PDA

View Full Version : Günün komiği, haberi, ilginç şeyi..herşeyi!.


Pages : [1] 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51

serdarkus
17-02-2004, 21:37
Günün karikatürü -ödüllü-

cbaykus
17-02-2004, 21:44
tebrikler

serdarkus
18-02-2004, 14:42
Günün fıkrası:
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış";
fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş";
jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış";
matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış";
antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş".
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar.,
Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."

serdarkus
19-02-2004, 09:41
Günün erkeki :
"19.02.2004 - 03:51

AYNI ANDA 18 KADINI İDARE EDEN ADAMA 16 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ... ALMANYA'DA BİRBİRİNDEN HABERDAR OLMAYAN 18 SEVGİLİSİNİ AYNI ANDA İDARE EDEREK UZUN SÜRE ARALARINDA MEKİK DOKUYAN 46 YAŞINDAKİ GÜNTHER İSİMLİ ALMAN, 16 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI. ALMANYA'NIN BAŞKENTİ BERLİN'DE 18 SEVGLİSİNİ, BİRBİRLERİNDEN HABERİ OLMADAN AYNI ANDA İDARE EDEN 46 YAŞINDAKİ GÜNTHER İSİMLİ ALMAN, MAHKEMEDE 16 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI. 18 KADININ HEPSİNİ ‘‘HAYATINDA SADECE KENDİSİNİN BULUNDUĞUNA’’ İKNA EDEN BERLİNLİ PLAYBOY, SEVGİLİLERİNDEN BİRİNİ DOLANDIRDIĞI GEREKÇESİYLE HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI.

Günther'in son duruşmasını 18 sevgilisi de izledi. Karar için duruşmaya verilen arada sevgililer, birbirleriyle samimi bir sohbete daldılar. Duruşma salonunda hakimin kararını soğukkanlılıkla dinleyen eski sevgililer ile göz göze gelmemek için büyük çaba harcayan Günther, dolandırıcılıktan 16 ay hapse mahkum oldu.

Her biri kendini gelin adayı zanneden kadınların sipariş verdiği gelinliklerin de mağazalarda kaldığı öğrenildi. İnternet üzerinden tanıştığı 18 kadın ile aynı dönem içinde uzun süre yaşamayı başaran Günther'in foyası, sevgililerinden birisinin cep telefonu ve telefon faturasını incelemesi sonucu ortaya çıkmıştı. Aynı sevgili, Günther'in cebinde 18 farklı anahtarı bulunca kendisini dolandırdığı gerekçesi ile şikayetçi olmuştu.

HABER VİTRİNİ"

serdarkus
20-02-2004, 09:50
Günün sözü:
Yaşamaya zaman ayırın..zaman bunun için yaratılmıştır.
Çalışmaya zaman ayırın..başarının bedeli budur.
Düşünmeye zaman ayırın..güçlü olmanın kaynağı budur.
Çevrenize nazik davranmaya zaman ayirin..mutluluğa giden yol budur.
Etrafiniza bakmaya zaman ayırın..günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadir.
Gülmeye zaman ayırın..ruhunuzun müziği budur.
Oynamaya zaman ayırın..zevklerin en büyüğüdür.
Terbiyeli olmaya zaman ayırın..insan olabilmenin sembolü budur.

Goethe

serdarkus
21-02-2004, 00:21
Günün feminizmi:
* Erkek Tanri'ya sordu: "Tanrim, kadinlari neden bu kadar guzel yarattin?"
"Asik olabilmen icin" dedi Tanri. Erkek yine sordu "Peki ama onlari
neden bu kadar aptal yarattin?".
- "Sana asik olabilmesi icin" dedi Tanri
*******************************************
* Bir tek yumurtayi dollemek icin neden 1 milyon sperm gerekir?
-Cunku asla durup yolu sormazlar.
*******************************************
* Bir erkegin gelecek icin plan yaptigini nasil anlarsiniz?
- Eve 2 kasa bira alir
*******************************************
* Bir erkekle hukumet tahvili arasinda ne fark vardir?
- Tahvil zamanla deger kazanir
***************************************
* Aptal sarisin fikralari neden kisadir?
- Erkekler hatirlayabilsin diye
**************************************
* Bir tuvalet kagidi rulosunu degistirmek icin kac erkek gerekir?
- Bilinmiyor. Tarihte ornegi gorulmedi
***************************************
* Hassas, dusunceli ve yakisikli erkekleri bulmak neden zor?
- Cunku hepsi escinsel
***************************************
* Bir erkegin isine ne zaman onem vermelisiniz?
- O isin patronuysa...
*************************************
* Evli kadinlar neden bekarlardan daha sismandir?
- Bekar kadin eve gelince buzdolabinda bir sey olmadigini gorup yatmaya
gider, evli kadinsa yatakta ne oldugunu gorunce mutfaga gider.
************************************
* Bekar barlarina giden erkeklerin ortak ozelligi nedir?
- Evli olmalari

serdarkus
21-02-2004, 11:54
Günün günlüğü:
-sevgili günlük,
herkes, hersey altust oldu, guvenebildigim dostlarimdan sadece brutus kaldi.
( sezar )

-sevgili günlük,
bizim imparator iyice sapıttı. "ülkenin etrafına duvar örün!" diye tutturdu. yok ebenin şeyi ! bu adam ya ülke sınırlarını bilmiyor ya da bizimle kafa geçiyor!
(mö 200, çinli bir mimar)

-sevgili günlük,
içimden bir ses aya gidilecek, roma bölünecek falan diyor. hatta ikiz kuleler yıkılacak diyor, ama ben ikiz kulelerin ne olduğunu bile bilmiyorum. hayırlısı olsun...
(1550, nostradamus)

-sevgili günlük,
senden başka derdimi anlatabileceğim kimse yok! alt tarafı bir elma ya! bir elma kadar değerim yokmuş.
(adem)

-sevgili günlük,
kraliçenin sponsorluğunda aylarca okyanuslarda dolandım, bula bula hindistanı buldum. şansımı ... im! ben şimdi kraliçeye ne diycem? taşak geçmez mi benimle, "kristof efendi hindistanı mı buldun, tebrik ederim!" diye.
(1492, kristof kolomb)

-sevgili günlük,
Bu yaz dayımın çiftliğine karga kovalamaya gitçekmişim, sınıftan biri duysa tüm okula yayılır diye ödüm patlıyor ya!
(1891, selanik mustafa kemal)

-sevgili günlük,
bir yemin ettim ki dönemem.
(hipokrat)

-sevgili günlük,
aramızda kalsın ama, bizim stajer monica var ya, taş gibi şerefsizim! şeytan diyor, at şunu oval ofise, kim nereden duyacak ki!
(2000, bill clinton)

-sevgili takvim,
yarın beni başbakan yaptılar. ben de ankaraya liman yaparak millete olan borcumu ödeteceğim. ama çok yoruluyorum. Hatta yorgunluktan sürekli hasülüsas, hasülünas, hasülas, hasünilas, has...
(2001, çiller)

-sevgili günlük,
bu rus hatun var ya, beni yiyip bitirdi. ulan bir gece takılsam şu hatunla duyan olur mu acep?
(1711, baltacı)

-sevgili günlük,
bugün çocuklara hediyeler dağıttım.
(31 aralık, noel baba)

-sevgili günlük,
bugün hava bulutlu. yağmur çiselicek galiba. romatizmalarım azdı. uzun sürmese bari.
(nuh)

serdarkus
21-02-2004, 23:45
Günün terimi:
hâlet -i ruhiye: Arapça Ruh hali demek olup, yaşamın iniş çıkışlarında aklın oyunları ile yaşamın gelgitleri arasında ruhun aldığı halleri ifade eder.

(Önemli not: Cinsel açıdan deprosyanda olan erkek çocukların halet-i ruhiyesi demek olan alet-i ruhiye ile karıştırılmaması gerekir.)

serdarkus
22-02-2004, 11:59
'Ya Mustafa' kırdı geçirdi, bir tek De Soto kurtuldu


Kurulacak devletin milli marşı konuşulurken, Denktaş, "Ya Mustafa, ya Mustafa" şarkısını söylemeye başladı. Salondakiler kahkahaya boğuldu, De Soto şaşırıp kaldı-YORGO KIRBAKİ Atina

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, bugünlerde keyifli. Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'un sıkıntılı tavrına karşın son derece rahat görünen Denktaş, Lefkoşa'daki Kıbrıs müzekerelerinde arabulucu Alvaro De Soto'nun şaşkın bakışları arasında şarkı bile söyledi.
Rum basınına göre, müzakerelerin ikinci günü olan cuma günü, kurulacak yeni devletin milli marşı gündeme geldiğinde, Denktaş Papadopulos'a dönüp "1960'ta Doktor Fazıl Küçük hangi marşı önermişti hatırlıyor musun?" diye sordu. Papadopulos bilmediğini söyleyince Denktaş, "Ya Mustafa, ya Mustafa" şarkısını söylemeye başladı. Salondaki Türk ve Rumlar şoku atlattıktan sonra kahkahalar attı. Sadece Perulu diplomat Alvaro De Soto, ne olduğunu anlayamadı ve şarkı söyleyen Denktaş ile kahkahalarla gülen Türk ve Rum yetkilileri şaşkın bakışlarla izledi. Rum Simerini gazetesi, Denktaş'ın De Soto'yu görüşmeler sırasında uykuda yakaladığını öne sürdü. Gazete, "Denktaş'ın De Soto'yu dürterek, 'konuşurken kendisine bakmasını, horlamamasını' istediğini" yazdı.
...
Milliyet

serdarkus
22-02-2004, 16:10
Yarın ilk işim KMX'in çamaşırlarına bakmak olacak..

Kirlimi değilmi ancak o zaman anlaşılır..Hem bu arada EKG'sinide çekerim.. :D

200.üncü mesajımın konusunun Sevgili KMX'in donu olacağı hiç aklıma gelmezdi... :o
.....

serdarkus
22-02-2004, 16:16
"22.02.2004 - 14:53

FİNANSBANK KAYITLI SERMAYESİNİ 1 KATRİLYONA ÇIKARIYOR...

Finansbank, kayıtlı sermaye tavanını 1 katrilyon lira düzeyine ulaştırıyor.

Finansbank, kayıtlı sermayesini büyütmek için Sermaye Piyasası Kurulu`na (SPK) başvurdu. Banka, 500 trilyon lira düzeyinde bulunan sermaye tavanını 1 katrilyon liraya çıkarmayı planlıyor. Banka`nın sermayesi ise 425 trilyon 220 milyar lira düzeyinde bulunuyor.

Türkiye Ekonomi Bankası`nın (TEB) sermaye artırımı ise kayda alındı. Banka, sermayesini 2 trilyon 675 milyar lira bedelsiz artırarak 55 trilyon 125 milyar liradan 57 trilyon 800 milyar liraya çıkaracak.

Altı ortaklığın daha sermaye artırımına izin verildi. GSD Holding sermayesini 37 trilyonluk bedelsiz artırımla 43 trilyondan 80 trilyona, Gisad Dış Ticaret 7 trilyonluk bedelsiz artırımla 13 trilyondan 20 trilyona, Anadolu Isuzu 8 trilyon 473 milyarlık bedelsiz artırımla 8 trilyon 473 milyar liradan 16 trilyon 946 milyar liraya yükseltecek.

Devrektaş sermayesini 1 trilyon 323 milyar bedelli, 882 milyar bedelsiz artırımla 3 trilyon 87 milyara, Aksan Turizm 375 milyar bedelsiz artırımla 380 milyara, Sporturist 48 milyar bedelsiz artırımla 53 milyara çıkartacak.

Öte yandan, Demisaş 26 trilyonluk bedelsiz, Adel Kalemcilik 5 trilyon 625 milyarlık bedelsiz, TSKB Yatırım Ortaklığı ise 2 trilyon 250 milyarlık bedelli artırım için Kurul`a başvurdu."

ONC
22-02-2004, 17:03
****** Kombiyi almak isteyen varsa yazıyı okumaları menfaatleri icabı olabilir.

****** a GÖNDERİLEN E-MAİL DEN

Sayın Yetkili

1 yıl önce yetkili bayinizden almış olduğumuz kombi
sadece 1 kış süresi kullanımı sonrasında bozulmuştur.
Garanti belgesininin yetkili bayinizce imzalanmasının
unutulması neticesinde de yetkili ***** servisinizden de 375 milyon TL servis ücreti istenmektedir.Kombi henüz 1 yıllık tır.Garanti kapsamı 2 yıl olup halen devam etmektedir.Bu ücretin tarafımızca kabul edilmemesi neticesinde 13.2.2004 itibarıyle 1 haftadır evde dondurucu soğukla mücadele etmekte ayrıca kombinin sökülmesi sonrasında servisinizin gaz kaçağına karşı boru çıkışlarında hiçbir önlem almaması neticesinde evde gaz kokusu olmaktadır.Bu durum ölüm tehlikesi anlamına da gelmektedir.
Kombinizdeki hata adi plastik çevirme düğmelerinin çok kolaylıkla kırılıp işlev görmemesi neticesinde kurban bayramı gibi 1 kaç günlük kullanım dışı kalmanın kombinin içinde buzlanmaya neden olmasıdır.Bu yazı kalite politikanızı koşulsuz müşteri memnuniyeti diye açıklayan Genel Müdürünüzün müsait bir yerine gönderilmesi amacıyla gönderilmiştir.Gerekli önlemi derhal almadığınız taktirde
yukarda yazılan merciler nezdinde hak arama savaşımız bir vatandaş olarak başlatılacaktır.Müşterisini soğukta ve gaz kaçağıyla başbaşa bırakarak ticari çıkar sağlayan zihniyete karşı hertürlü mücadeleyi yapmakta kararlıyız.
Ev halkı adına
XXX 21.2.2004 saat 0.4 00
ev tel
iş tel:

serdarkus
23-02-2004, 10:04
zürafa da deveden byüktür :)
devenin üstündeki höyükdür
salyangozda salya sümükdür
giden trenden atlayan hödüktür !!
.....

AloneWolf
23-02-2004, 10:08
:) bu ödüle layık gördüğünüz için teşekkürler :)
ilk satırı yazmıştım sadece sonrası birden geldi kendinden
NOT= son satırdaki tren kelimesinin borsa ile ilgisi yoktur yanlış anlaşılma olmasın

serdarkus
24-02-2004, 15:29
Usül:
1- ata, cet, dede,
2- yol yordam, yöntem, kanun, nizam, yasa.
3- tarz, üslup, stil, vecih ve minval

Esas:
1- bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel.
2- (bir iş veya sözde) Doğru biçim.
3 -(sıfat) Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasî.

serdarkus
24-02-2004, 19:03
Bilader:

1- Birader'in yanlış olmasına rağmen dilimize birşekilde yerleşmiş ve kanıksanmış kullanımı.. (bkz: Birader)
2- İzmir şivesi tarafindan biraderin deforme edilmiş, iyi ki de edilmiş, söyleniş hali.
3- İzmir taraflarında, a harfi uzatarak söylenirse söyleyen kişiye şöyle bir bakınız. Gözünüz kesiyorsa dövünüz, kesmiyorsa kaçınız.(bkz: kavga çıkarma diyalogları)
4- İzmir delilanlılık jargonunun değişmez lafı. Araya samimiyet katsa da bir çeşit gözdağı da vermektedir. "Bak senle şu an samimiyim ama bir yamuğun çıkarsa dalarım.." temasını işlemektir.
5- sen anlamamışsın ki be bilader : Bir saat dil döküp konuşma partnerini yola getirme çabasından ve akabinde adamın çıkıp da denyo bir laf etmesinin sonrası söylenen sitem dolu süper sözcük grubu. Başına takı olarak ooo, eee, ama gelebilir, gelirse daha etkili olur.
6- bilader aile var : (bkz: birader aile var)ın özgün kalıbı.. kavgadan önce çıkan anlam yüklü sesler bütünüdür.. "seni döveceğim" anlamında kullanılır..
7- İşçilerden IMF e açık mektup'ta okuyanı dumura uğratan hitap şeklidir ki burada bilader diye seslenilen, IMF tir.
8- Bir lavuk söylemi... diyen kişiye kafa ile dalmak caizdir...
9- Erkek kardeşi olmayan bir insanın kız kardeşine hitap şekli.

gemici
24-02-2004, 21:13
sn serdar kuş sizinde fikrinizi alayım dedim
dağdan kestim kereste kuş besledim kafeste deki keresteler dağdan nasıl kesilmiş olabilir.ayrıca dağda kereste değil benim bildiğim ağaç vardır.
bi zahmet bilgilensek ...

serdarkus
25-02-2004, 10:21
sn serdar kuş sizinde fikrinizi alayım dedim
dağdan kestim kereste kuş besledim kafeste deki keresteler dağdan nasıl kesilmiş olabilir.ayrıca dağda kereste değil benim bildiğim ağaç vardır.
bi zahmet bilgilensek ...

Zahmet ne demek.. zevkle hocam..
Nasıl ki dikkatinizi çektiğini sandığım yukarıdaki bilgilendirme notum, başka bir topikte kullandığı argo kelimenin, kullanan kişiyle o topikte kısır bir tartışma yaratması yerine, kelime anlamını tam olarak sindirmesine faydası olma arzusu taşıyorsa, sizin de merak ettiğiniz konulara açıklık getirmek, boynumun borcudur.
Bilgilendiririz hocam.. yeter ki kara gözlü yurdumun bilgiye aç insanı bilgiden tasarrufa yeltenmesin.
Sorduğunuz sorunun cevabına gelince..

serdarkus
25-02-2004, 11:09
"25.02.2004 - 10:00
AHMET ÇAKAR SİLAHLI SALDIRIYA UĞRADI... ŞU ANDA AMELİYATTA

Star TV'de ''Telegol'' programının yorumcularından eski hakem Ahmek Çakar silahlı saldırıya uğradı.
Çakar, Avrupa Hastanesi'ne kaldırıldı.

Belden aşağı birden fazla yara alan Çakar, hemen ameliyata alındı."

serdarkus
25-02-2004, 11:51
Bilgilendiririz hocam.. yeter ki kara gözlü yurdumun bilgiye aç insanı bilgiden tasarrufa yeltenmesin.
Sorduğunuz sorunun cevabına gelince..

Ağaç kesmek, ağaç gövdesinin yere yakın bölümünden genellikle balta ile kesilmesi işlemidir ki, bazı kavşak düzenlemelerinde yolu genişletmek için de yapılır. Bin yıllık bir ağacın, aslında yolu tıkayanın kendisinin orada olması olan kişlerce, faturanın ağaca kesilmesi sonucu ağacın kesilmesidir. Her gördüğümüzde içimizi sızlatan bir eylemdir.(bkz: Yaş kesen baş keser)

Odun kesmek ise, Thomas Bernhard'ın Viyana sanat çevrelerinde geçen ikiyüzlü, kaypak ilişkileri anlatan bir eseridir ki, Sezer Duru'nun Türkçeleştirdiği yapıtın özgün adı "holzfallen - eine erregung"dır... Burada ise bu eylem, ağacı parçalamak anlamına gelmektedir. Odunun kendisi kadar ağır olan baltayı kaldırmak zaten yeterince zorken bunun üstüne güç de ekleyerek odunu denk getirebilmek ve doğru şekilde vurmak da gözönüne alindiığnda gayet zor bir eylemdir. Jön bir erkeğin kış kulübesinin önünde uygulaması da, filmlerde güçlu erkegi sembolize eder.

Orman dediğimiz topluluğu bir şekilde yaratabilen ağaç, halk dilinde, manide bile olsa korunmak içgüdüsüyle, kereste olarak ifade edilmiştir ki.. bu noktada konunun esasına geçersek eğer...

serdarkus
25-02-2004, 12:45
"25.02.2004 - 09:44
MYDOOM'UN YENİ SÜRÜMÜ ÇIKTI... İNTERNET VİRÜSÜ MYDOOM'UN YENİ SÜRÜMÜNÜN ORTAYA ÇIKTIĞI BİLDİRİLDİ. SOLUCAN TİPİ VİRÜSÜN YENİ SÜRÜMÜ MYDOOM.F'NİN, MİCROSOFT ŞİRKETİNİN İNTERNET SİTELERİNİN YANI SIRA AMERİKAN MÜZİK YAPIMCILARI DERNEĞİNİ HEDEF ALDIĞI KAYDEDİLDİ.


Sophos adlı araştırma kurumunun uzmanlarına göre, 20 Şubat'ta ortaya çıkan yeni sürümde, virüsün Microsoft ve kısa adı RİAA olan müzik yapımcıları derneğinin sitelerine erişimi engelleme ''talimatı'' bulunuyor.
Ocak sonunda ortaya çıkan Mydoom, birkaç gün içinde milyonlarca bilgisayara bulaşmıştı.
ABD'nin önde gelen müzik yapımcıları derneği olan RİAA, Kazaa veya Grokster gibi programlarla internette bedava müzik alışverişi yapanlara karşı geçen yaz ''hukuk taarruzuna'' geçmişti.
Sophos uzmanlarına göre, Mydoom.F virüsü, her ayın 17 ile 22'si arasında faaliyete geçmeye programlanmış bulunuyor. Çeşitli şekillerde posta kutusuna gelen virüs, bulaştığı bilgisayarın grafikleriyle Word, Excel ve Access belgelerinin yüzde 40'ını siliyor. Virüsten korunabilmek için, anti-virüs programlarını güncellemek gerekiyor."

serdarkus
25-02-2004, 17:01
... manide bile olsa korunmak içgüdüsüyle, kereste olarak ifade edilmiştir ki.. bu noktada konunun esasına geçersek eğer...

Kereste ‘nin sözlük anlamı, “tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen inşaat odunu” dur. Aynı zamanda Danimarka dilinde sevgili anlamina gelir. Bu nedenle insan orada yavuklusuna "min kereste" deyip de sarılır neticede ama bizde bu uygulama tavsiye olarak verilmez. Bizde,

1-insan hüvviyetindeki ağaç parçası
2-kro şahsiyetlere söylenilen sözcük

olarak argoda kullanılır. Bunun pratikte en güzel ifadesini ise Cem Yılmaz dile getirmiştir : "Ben marangoz değilim. Ama benim de malzemem kereste.." diyerek kendini çok güzel ifade etmiştir, ancak cila işlemine şiddetle karşı çıkacağı da haliyle muhtemeldir.

Bu ifadenin argodaki karşılığı olmak çok kolay değildir, doğuştan gelme bir yetenektir. Rivayet odur ki, her zaman her yerde rastlayıp da pek şaşırmamak gerekirmiş... ben şahsen hiç görmedim, söyleyenlerin yalancısıyım.

Kuş olayına gelince.. gelme. Kuş ‘un mu var, zaten derdin var..

SunShine
25-02-2004, 17:07
Kuş olayına gelince.. gelme. Kuş ‘un mu var, zaten derdin var..

:D

İllaki, sn serdarkus7 illaki bi de şu kuş olayı konusunda aydınlatsanız bizi.

Hani demeyin şimdi, koca güneşin aydınlatamadığını güççücük mum nasıl aydınlatsın. Kazın ayağı öyle değil. Mum deyip geçmeyin. Acaiyip aydınlatıyor.

Hürmetlerimizle efendim.

serdarkus
25-02-2004, 17:20
:D

İllaki, sn serdarkus7 illaki bi de şu kuş olayı konusunda aydınlatsanız bizi.

Hani demeyin şimdi, koca güneşin aydınlatamadığını güççücük mum nasıl aydınlatsın. Kazın ayağı öyle değil. Mum deyip geçmeyin. Acaiyip aydınlatıyor.

Hürmetlerimizle efendim.

Kuş olayı biraz derin mevzuu olup, ele alırken çok boyutlu bir inceleme icap edecektir.. Yarınki kahve molasında, inşallah efendim. Hürmetler bizden..

Ne yapalım, Kuş’u olan derdine de katlanır.

gemici
25-02-2004, 18:45
sn serdar kuş ne diyek sağol(izahat için daha dikkatli oluruz artık)

SunShine
26-02-2004, 12:26
.. Yarınki kahve molasında, inşallah efendim..

Kahve molası gelmedi mi ne..

Ne demişler,

Kahve bahane..

serdarkus
26-02-2004, 13:08
[QUOTE=SunShine]:D

İllaki, sn serdarkus7 illaki bi de şu kuş olayı konusunda aydınlatsanız bizi.

Hani demeyin şimdi, koca güneşin aydınlatamadığını güççücük mum nasıl aydınlatsın. Kazın ayağı öyle değil. Mum deyip geçmeyin. Acaiyip aydınlatıyor.

..QUOTE]

Bizde mevzu, depoda kahve bitmez.. yeter ki işyerinin olmazsa olmazı kahveci işyerinde olsun..

Öncelikle, aydınlanma deyince,“Sen içimdeki güççüük mum, hala sönmedin yanıyor musun?.." diye başlayan ama hiç dinlemediğim bir Bülent Ortaçgil şarkısında, aydınlanmanın önemi dehşet vurgulanmıştır. Aynı zamanda, aydınlanma, Emmanuel Kant'ın sözleriyle kişinin kendi suçuyla düşmüş olduğu ergin olmayış durumundan kurtulmasıdır.

Rönasans ta bir nevi aydınlanmadır, insanlığı aydınlatması çok derin bir mevzudur ama sonucu, tüm tablolardaki bayanların şişman çizilmesini getirmiştir ki, en azından görsel açıdan –erkek gözü tabi- toplumun yüzde ellisi tarafından sevilmemiştir diyebiliriz.

Bildiğim, ortanca amcam ilk mektebe giderken, kişiye soy ismi ile hitap etmeyi rönesans gereği kabul eden sınıf arkadaşları tarafından “Bay Kuş.. Bay Kuş!..” diye çağrılması sonucu sık sık eve ağlayarak dönmesi üzerine, rahmetli dedemin mahkeme kararıyla amcamın ve dolayısıyla da tüm ailenin kuşunu uzattırmasıdır ki, küçükken bu olayı her hatırladığımda, şükür eder dedeme saygıyla rahmet okurdum.

” Besle kargayı oysun gözünü” deyişindeki kuşla bir ilgim olmayıp, ayrıca zaman zaman kılavuzluk görevi yaptı isem de, çok şükür kimsenin burnu bile kirlenmemiştir.

Kişinin kuşunun olup olmaması bir dert, olup da ötmemesi ise bir başka derttir.

SunShine
26-02-2004, 13:27
Hay klavyenize gönlünüze sağlık.

Hafiften bir gülümsemeyle yüzümüz aydınlandı.

Ben de "kazın ayağı öyle değil" derken bir nevi kuş cinsi olan kazlar hakkında bilgi arzettirmek istemiştim.

Efendim, malumunuz olduğu üzere;

Kazın ayağı öyle değildir, perdelidir.

Bu sebepledir ki, ( rivayete göre ) kazlar karada, havada ve suda hareket edebilmektedirler. Ve başka bir rivayete göre de, taaa rönesanstan beri bu mahlukların ciğerleri en çok sevilen yerleri imiş. Kafaları da sevilmez, ve hatta alay mevzuu bile olurmuş.

Hürmetlerimizle efendim.

preatoria
26-02-2004, 13:30
:D :D :D

serdar hocam ne zaman acacaksın topiği

serdarkus
26-02-2004, 14:33
:D :D :D

serdar hocam ne zaman acacaksın topiği

Hangi topik Sn. preatoria

Emekli olmuş ama bir türlü kabüllenemiyen maliyeden ayrılma zabıtan katibi gibi, şurada off-topiğin en diplerinde bir yerde günde 1-2 maille gençliğimi yaşar gibi yapma düşüncesindeydim. Olana bak.. yeni bir topikten bahsetme kütfen. :rolleyes:

SunShine
26-02-2004, 14:44
Hangi topik Sn. preatoria

.. yeni bir topikten bahsetme kütfen. :rolleyes:

Sanırım yukarıdaki "kütfen", lütfen olacaktı.

Sn serdarkus, soyadınızla ilgili tarihsel açıklamalarınız herkesi yeterince aydınlatmıştır. Bu sebeple artık bu konuyu kapatabiliriz.

Mevzuyu değiştirmek icap edecek olursa da, kahve mevzu bahis olabilir.

Ben şahsen hep merak etmişimdir, memleketimizde bir tek çekirdek dahi kahve yetişmemesine rağmen "Türk Kahvesi" diye bir deyim nasıl oluşmuştur.

Bir de "Kahve bahane" meselesi tam olarak nedir. ?

Bazan hanıma "Ben kahveye gidiyorum" diye "bahane" uydurup maça gittiğimiz günlerden mi bahsediliyor acaba.

Saygılarımla.

serdarkus
26-02-2004, 15:05
.....

bikmisbroker
26-02-2004, 15:25
Hangi topik Sn. preatoria

Emekli olmuş ama bir türlü kabüllenemiyen maliyeden ayrılma zabıtan katibi gibi, şurada off-topiğin en diplerinde bir yerde günde 1-2 maille gençliğimi yaşar gibi yapma düşüncesindeydim. Olana bak.. yeni bir topikten bahsetme kütfen. :rolleyes:

Hani Neydi o TOPIC??
"sistem olusturacagim yardim abi"
miydi? neydi? Herhalde boyle bir topicden bahsediyor sayin preatoria.. :D

preatoria
26-02-2004, 15:39
haksızmıyım BaBo öksüz kaldı o topik

serdarkus
26-02-2004, 17:33
"26.02.2004 - 16:38
AHMET KAYA'NIN ŞARKISI GERÇEK OLDU... TRABZON'DA ''SİLAHIMI TUVALETTE UNUTTUM'' DİYE EMNİYETE BAŞVURAN BİR KİŞİ, GÖZALTINA ALINDI. MUSTAFA MERAL ADLI KİŞİ, TRABZON'UN FATİH MAHALLESİ'NDE BULUNAN ÇAĞLAYANLILAR DERNEĞİ'NDE BULUNAN TUVALETTE SİLAHINI UNUTTU. BUNUN ÜZERİNE MERAL, BULUNDURMA RUHSATLI SİLAHININ ÇALINDIĞI GEREKÇESİYLE, TRABZON EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ'NE BAŞVURDU.


Güvenlik güçleri tarafından yapılan araştırmada, silahın ruhsatının süresinin geçtiği ve bulundurma ruhsatlı silahı üzerindetaşıdığı gerekçesiyle Meral'ı gözaltına alındı.

Meral, ifadesinin ardından serbest bırakılırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi"

bikmisbroker
26-02-2004, 17:59
> Kadinin biri petshop'a gitmiş, kocasina hediye edicegi bi hayvan
> ariyomuş... ama fiyatlari cok pahali bulmuş, saticiya demiş ki:
> - Kocama bir hayvan hediye edicem ama cok da pahaliya gelsin
> istemiyorum...
> Satici bunun uzerine "tam size gore bişeyim var"demiş... "oldukca iri
> bir kurbaga, ustelik bunu digerlerinden ayiran bir ozelligi var.. bu
> kurbaga oral sex yapiyor..bunlardan daha dun 30 tane sattim"
> Kadin kulaklarina inanamamiş, ama duşunmuş "bunu benim adama alirim,
> her gece oral sex diye tutturmasindan da kurtulurum"demiş...........
> kurbagayi almiş evine goturmuş.... kocasina kurbagayi vermiş ve
> "yeteneklerini"
> anlatmiş, adamin cok hoşuna gitmiş kurbagayi alip yatak odasina
> cikmiş.......
> Derken gecenin korunde kadin bi patirti gurultuyle uyanmiş, bir de
> koşarak aşagi inmiş ki adam mutfakta, elinde yemek kitabiyla kurbaganin
> peşinden koşturuyo, kurbaga ordan oraya zipliyo tavalar tencereler havada
> ucuşuyo...
> kadin "NOLUYO BURDA..?!?!?!?!" diye bagirmiş...
> adam cevap vermiş:
> - Bu kurbaga yemek yapmayi da ogrendi mi sen artik doooooogru annenin
> evine.........

preatoria
26-02-2004, 18:16
yıkıldım yaw :)

Şirin küçük bir hikaye, paylaşmak istedim.

Saygılarımla,


Kurbağa Masalı...Yaşama Dair !

Günlerden bir gün ... kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış.Ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasında hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş:"Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!" Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. Seyirciler bağırıyorlarmış: "...Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!.."Sonunda, bir tanesi hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış ve yarışı bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş bu işi nasıl başardın diye.O anda farkına varmışlar ki....
kuleye çıkan kurbağa sağırmış!

Olumsuz düşünen insanları duymayın... Onlar kalbinizdeki ümitleri çalarlar!

SunShine
26-02-2004, 18:26
Kereste
Kahve
Kuş
Kurbağa
K******

Sırada ne var.. ?

Kestane mi. ?

gemici
26-02-2004, 18:59
aman hocam şimdide kestane çizildi çizilmedi diye 3 sayfa yazarız

AloneWolf
26-02-2004, 19:05
2 gun once izmitden kestane şekeri almışdım kalmamış :) bitmiş

SunShine
26-02-2004, 20:58
2 gun once izmitden kestane şekeri almışdım kalmamış :) bitmiş

Tekirdağ'ın Köftelerini bitirdin de İzmit'ten Kestane şekeri mi yiyorsun.

Gene de Kestane ve Köfte konusunda en iyi açıklamayı üstat yapar.

Saygılarımla.

SunShine
26-02-2004, 20:59
Unutmadan ilave edeyim ki, bir de Afyon'un Kaymağı var.

SunShine
26-02-2004, 21:02
Eminim yarın sn serdarkus gelip "Adananın Kebabı diyeni vururum" diyecektir.

Ama kendisi övünerek Malatyanınkinden bahsedebilir.

SunShine
26-02-2004, 21:08
Sn BaBo da forumda şu anda.

Kendilerine sormak isteriz Kanada mı ? Kahta mı.

serdarkus
27-02-2004, 15:30
.....

AloneWolf
27-02-2004, 15:47
Unutmadan ilave edeyim ki, bir de Afyon'un Kaymağı var.
izmit'in çukulatalı pişmaniyesini de o gun denedim güzelmiş :)
derler nasıl olsa köfteleri bitirmesemde bitirdi derler derler

şunlarda bana zamanında çok ilginç gelmiştir oynarken hep düşünürdüm :)
manda yuva yapmış söğüt dalına aman amman
yavrusunu sinek kapmış gördünmü tridine bandım
tridine tridine tridine bandım
bedavamı sandın para verdim aldım :D

serdarkus
27-02-2004, 16:22
izmit'in çukulatalı pişmaniyesini de o gun denedim güzelmiş :)
... :D

Gerçekten de güzel hocam.. geçen gün benim bebe de senin gibi pislik yapıp aldırdı, ama sonradan çoğunu ben yedim.. :D

serdarkus
27-02-2004, 16:24
şunlarda bana zamanında çok ilginç gelmiştir oynarken hep düşünürdüm :)
manda yuva yapmış söğüt dalına aman amman
yavrusunu sinek kapmış gördünmü tridine bandım
tridine tridine tridine bandım
bedavamı sandın para verdim aldım :D

Bu son ama bak, adım çıkacak sonra.. :D

Kastamonu yöresine ait olan türkümüz, adsürblüğüyle gerçekten de ilginçir. Anlatılanlar için iki rivayet ki, birincisi:

manda yuva yapmış söğüt dalına
Mandalar sulak yerlerde ağaç gölgelerinin dibinde yatarlar
yavrusunu sinek kapmış gördün mü?
Manda yavrularının kuyruğu henüz oluşmadığı için bütün sinekler bu yavruların götüne üşüşür, yöresel ağızda ise, sokmaya kapma denir

İkincisi ise,
Tosya halkı eskiden ticaret yapmak amacı ile saz dağını aşarak Çankırı'nın köylerine giderlermiş. Aşığın birisi öteyüze giderken bir çobanla karşılaşır. Çoban, aşıktan çalıp söylemesini ister. Aşık düşünür aklına bir şey gelmez o an için. Bakar ki bir köylü öküzlerini almış çifte gidiyor, bundan esinlenerek

sabahleyin erken çifte giderken, aman aman
öküzüm torbadan düşmüş, gördün mü? amanın fazlım.

Daha sonra bakar ki, çobanın otlattığı hayvanlar arasında bir manda görür, devam eder..

manda yuva yapmış söğüt dalına, aman aman
yavrusunu sinek kapmış gördün mü? amanın fazlım.

şeklinde çığırır. Musîki Cemiyeti'nin kurulmasından sonra Hakkı Berber bu sözleri bir araya getirir, İsmail Okur (Naiboğlu) nakarat kısmını ekleyip besteler. Mustafa Başefe (Akçak) ve arkadaşları tarafından oyuna dönüştürülerek folklörümüze kazandırılır.

serdarkus
27-02-2004, 16:49
"SPK, 'Chat'enin peşinde
150 kişilik bir grubun chat programları ile haberleşip; internet cafelerden belli hisselerde manipülatif işlem yaptıkları belirlendi. SPK, çete üyeleri arasındaki bağlantıyı ortaya çıkaramadığı için işlem yapamadı
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) borsada manüplasyonu önlemek için getirdiği yeni denetim ve gözetim sistemi ile Bankacılık Yasası'na sermaye piyasası suçlarının eklenmesiyle manipülasyon işlemlerinin karapara kapsamına alınmasına karşı borsacılar da yeni yöntem buldular. Anadolu'daki illerde yüzlerce kişi adına internet hesabı açtıran borsa spekülatörleri internet cafeleri kullanarak bu hesaplardan aynı anda yüzerce emir vererek hisse senetlerinde manipülatif hareketler yapıyorlar. SPK aralarındaki iletişimi yani alım satım zamanlamalarını internet cafelerden chat yaparak gerçekleştirdikleri için spekülatörler arasında fiziki bağ kuramıyor. Borsa kulislerinde manüplasyonu yapan spekülatörün chat yoluyla önceden anlaştığı kişileri harekete geçirerek hisse fiyatını yukarı ya da aşağı yönde hareket ettirdiği konuşuluyor. Yüzlerce ayrı kişi adına açtırılan hesaplardan internet üzerinden yapılan işlemlerde hesap gerçek kişiler adına açıldığı ve hesaptaki para kadar işlem yapıldığı için SPK, bu kişilere ulaşsa dahi yasal olarak herhangi bir işlem yapamıyor. İşlemler internet cafelerden ve internet üzerinden yapıldığı için polisiye yöntemle kişiler arasında bağlantı kurmak da mümkün olmuyor. İşlemi yapan kişi "Var olan param ile hisseyi aldım" dediğinde SPK'nın yasal olarak yapacak bir şeyi kalmıyor. Borsa kulislerinde bulunan yeni yöntem ile SPK'nın kurduğu gözetim sisteminin işe yaramaz hale geldiği ve yeni önlem alınmazsa İMKB'de internet cafeler yoluyla manüplasyonun önlenemeyeceği konuşuluyor. Çünkü SPK genel olarak birden fazla hesap üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde, hesap sahipleri arasındaki para transferleri ya da ilgili para ilişkilerini belirleyerek, manipülatif işleme karar veriyordu. Ancak şimdiki yöntemde durum farklı. SPK'ya göre bir ya da birkaç elebaşı borsa çetesinin Anadolu'nun çeşitli yerlerinde kendi adlarına hesap açtıran üyeleri, aynı hisse üzerinde elebaşlarının talimatları doğrultusunda işlem yapıyorlar. Ancak bu işlemler internet kafeler üzerinden yapılıyor. Aynı anda, messenger, ICQ gibi programlar kullanılarak çete üyeleri birbirleriyle haberleşiyor ve hangi işlemin kimin tarafından yapılacağı bildiriliyor. Buna göre işlemler yapılıyor. Dolayısıyla SPK herhangi bir virman işlemi belirleyemediği ve de birbirleri ile yine internet üzerinden haberleşildiği için manipülatif işlemi ispat edemiyor.

DENETÇİLER ÇILDIRDI
Son dönemde bazı yatırım ortaklığı hisselerinde bu çetenin işlemleri önemli fiyat hareketliliklerine yol açtı. Ancak hisse senedinde yaşanan yükselişte en az 150 küçük hesabın internet cafeler yoluyla kullanılması SPK'nın senette manüplasyon incelemesinin önünü kesiyor. Alınan bilgilere göre işlemi yapan borsacılara ulaşamayan SPK denetçileri, aracı kurumlardan seans salonu görüntü kasetleri dahil bir çok belge ve bilgi istediler. Ancak SPK'nın incelemesine rağmen senette aynı yönde işlem devam ediyor. Borsacılar, SPK denetçilerinin bu hissede günlük ve büyük miktarda işlem yapan kişileri yakalayarak inceleme başlattıklarını söylüyorlar. SPK'nın manipülasyon incelemesi yapması ve yasal tedbirler alması için işlem yapan kişiler arasında fiziki bağı tespit etmesi gerekiyor. Oysa şimdi bu bağı kurmak mümkün olamıyor. SPK yetkilileri ise inceledikleri her olayda borsacıların yeni teknikler geliştirdiklerini gördüklerini belirterek "Borsacılarımız çok yaratıcı. Ancak SPK da çözdüğü olaylar karşısında yeni tedbirler alıyor. Bu olay da yeni, buna karşı da tedbir alınır" dediler.

Sistem nasıl işliyor?

1-Borsa spekülatörü Anadolu'nun çeşitli illerinden insanlarla bağlantıya geçiyor.

2-Bu bağlantının akrabalık veya belirli bir gruba ait olma gibi bir öncesi olduğu tahmin ediliyor.

3-Eldeki para küçük miktarlar halinde bölüştürülerek kişilerin hesabına yatıyor.

4-Bu kişilere internetten işlem yapılabilecek hesap açılıyor.

5-Seans sırasında chat yoluyla haberleşiliyor ve birlikte hareket edilmesi sağlanıyor.

6-Ne kadar alış veya satış yapılacağı organizasyonu kuran spekülatör tarafından diğer üyelere aktarılıyor. "

http://www.sabah.com.tr/eko101.html

AloneWolf
27-02-2004, 17:03
açıklamalarınız için teşekkürler sn serdarkuş ha aklıma gelmişken yani sadece bebeler için çukulatalı saray helvası da çıkmış :)

serdarkus
01-03-2004, 10:08
.....

serdarkus
01-03-2004, 14:30
www.panlogic.net/rescue

serdarkus
01-03-2004, 17:11
Habershow 'dan:
"Kanal 7'de İbrahim Sadri'nin hazırlayıp sunduğu 'Eşref Saati' programında dün gece inanılmaz bir olay yaşandı.

Eşine ihanet ettiği için terkedilen bir adam stüdyoda konuktu.
Eşiyle barışmak istiyordu.
Programın bir de uzman konuğu vardı; Prof. Dr. Oskay Bos.
Oskay Bos, adamın samimi olmadığını, şıpsevdi olduğunu söyledi.
Terkedilen adam profesörün bu sözlerine çok sinirlenmişti.
Aradan yarım saat geçtikten sonra programa bir telefon bağlandı.
Telefonun öbür ucunda Prof. Dr. Oskay Bos'un eşi Döndü Bos vardı.
Döndü Bos canlı yayında inanılmaz sözler söylemeye başladı.
Döndü Bos, "Sen orada ahkam keseceğine önce kendine bak. Benimle hiç ilgilenmiyorsun. 'Köylüyüm' diye beni hor görüyorsun. Millete ders vereceğine aynaya bak." dedi.

Prof. Dr. Oskay Bos neye uğradığını şaşırmıştı.

Az önce profesöre çok sinirlenen programın ana konuğuysa bu gelişme üzerine "Sen artık sus ! Senin de ne olduğunu gördük !" dedi.

Ve koca profesör stüdyoda ağlamaya başladı.

Eşi telefonda ağzına geleni söylüyor O da "Tamam Döndü'cüğüm burası yeri değil." diyordu.

Nihayetinde telefon bağlantısı rejiden kesildi.

Bu arada eşi tarafından terkedilen ana konuğun eşi de barışmak için stüdyoya geldiğinde kötü bir sürprizle karşılaştı.

Az önce eşiyle barışmak istediğini söyleyen adam bu kez "Karım görmeyeli çirkinleşmiş. 4 yılda çok kilo almış. Artık barışmak istemiyorum." diyerek herkesi şaşkına çevirdi."

gemici
01-03-2004, 17:33
sn s.kuş çöp işini sevdim

serdarkus
01-03-2004, 17:38
sn s.kuş çöp işini sevdim

Ben de sevdim ama, daha 14 'ü geçemedim..
Borsada kağıt tutturmak daha kolay hocam :D

serdarkus
02-03-2004, 09:50
"01.03.2004 - 18:43

NETSKY VİRÜSÜNÜN YENİ BİÇİMİ... NETSKY ADLI BİLGİSAYAR VİRÜSÜNÜN YENİ BİÇİMİ NETSKY-D, DÜNDEN İTİBAREN TÜM DÜNYADA YAYILMAYA BAŞLADI. ''PİF'' DOSYASI (PROGRAM İNFORMATİON FİLE) BİÇİMİNDE VE YANIT MESAJ GİBİ GÖZÜKEN BİR POSTAYLA BİLGİSAYARLARA GELEN NETSKY-D SOLUCANI, İKİ GÜN İÇERİSİNDE OLDUKÇA ETKİLİ BİÇİMDE YAYILDI. MESAJ, ''RE: DETAİLS'' VEYA ''RE:HERE İS THE DOCUMENT'' ŞEKLİNDE İFADELERLE SUNULUYOR.

Sophos Plc.'den teknoloji danışmanı Graham Cluley, bugün yaptığı
açıklamada, bilinmeyen bir yerden ''pif'' dosyası alındığında açılmamasını, silinmesini önerdi."

SunShine
02-03-2004, 09:58
Çok mu alınganım neyim..

Paranoya belirtileri olabilir.

Sanki foruma birşeyler yazsam, birlieri FENER maçını soracak gibime geliyor.
(Sn gemici1, kullandığınız avatar size de yakışmış. Sizi de bayağı bi havalı ve mağrur gösteriyor )

Tabii bir de, bu topiğe yazdığım peşpeşe yazılardan sonra sn serdarkus tarfından attach edilen filli karikatür de alınganlığımı arttırdı.

Saygılarımla.

Not: Bu yazdıklarımın, topik başlığındaki "Günün komiği" kapsamında değerlendirilmemesi, eğer bir kapsamda değerlendirilmesi gerekiyorsa, "ilginç şeyi" kapsamında değerlendirilmesini rica edeceğim. Zaten yazdıktan sonra okuyunca bana da "ilginç" geldi. :D

gemici
02-03-2004, 10:06
şimdilik 6

preatoria
02-03-2004, 10:09
sol tarafta çalışan vantilatör işi bozuyo 100 kere atmışımdır daha isabet yok

serdarkus
02-03-2004, 10:12
..

Sanki foruma birşeyler yazsam, birlieri FENER maçını soracak gibime geliyor.
(Sn gemici1, kullandığınız avatar size de yakışmış. Sizi de bayağı bi havalı ve mağrur gösteriyor )..

Yok hocam, sormuyoruz.. sadece anlamlı anlamlı sırıtıyoruz.
Zor oluyor ama, sizi anlamaya çalışıyorum Sn.SunShine.. başımıza hiç gelmedi de.. :D
Bakınız, Sn. eeb de 6-0 sonrası , hala kendine gelemedi.. her teknik analiz çalışmasında, grafik eksenlerinde bir tarafta 0-6 arası rakamlar, diğerinde ise sadece 0 görüyormuş da, bir türlü analiz yapamıyormuş… söyleyenlerin yalancısıyım..

En iyisi Türk usülü bir kahve içmek, iyi gelir.. sahi bir kahve konumuz vardı.. yazayım bari.

SunShine
02-03-2004, 10:14
şimdilik 6

Tek umudumuz 2005 yılı başında silinecek altı sıfırdır.

SunShine
02-03-2004, 10:18
başımıza hiç gelmedi de.. :D


Allah göstermesin. Gerçekten kötü bi durum.

Sn Nasrettin'in dediği gibi, "bunu ancak damdan düşen" bilir, "attan düşen" bilemez. :D

serdarkus
02-03-2004, 10:46
..Ben şahsen hep merak etmişimdir, memleketimizde bir tek çekirdek dahi kahve yetişmemesine rağmen "Türk Kahvesi" diye bir deyim nasıl oluşmuştur.

Bir de "Kahve bahane" meselesi tam olarak nedir. ?

Bazan hanıma "Ben kahveye gidiyorum" diye "bahane" uydurup maça gittiğimiz günlerden mi bahsediliyor acaba.

...

Kahve (isim, botanik Arapça )
1 . Sıcak iklimlerde yetişen, kök boyasıgillerden bir ağaç (Coffea arabica).
2 . Bu ağacın meyve çekirdeği.
3 . Bu çekirdeklerin kavrulup dövülmesiyle, çekilmesiyle elde edilen toz.
4 . Bu tozla hazırlanan içecek:
5 . Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt oyunları vb. oynanan yer, kahvehane, kafe

Bu eşşiz içeceği Türk usülü yapıp da adını veren özellik, bize özgü pişirme şekli ve yanındaki bir bardak sudur. Elin adamı ise, yanındaki bir bardak suyu neresine ne yapacağını bilemeyince, tutmuş içine boca etmiş, telvesini parmaklamak cazibesinden kendini kurtarmak için de süzmüştür. Sonra da bu lightlığı yine bize pazarlamışlardır. Oysa memleketlerinde olsaydı bir adet Hıncal Uluç ‘ları, yazardı da onlar da öğrenirlerdi kahve içme adabını..

Kahve içme adabı: Önce bir yudum su içilir, sonrasında fincanın yarısında suyun da yarısı içilir, yarım bardak su ise geri gönderilir. Neymiş.. öyle hööörp… diye kahve içilmezmiş.

İtalayan usülünde, sigara tiryakilerinin tercihi her ne kadar bizim mırra ‘ya benzer espresso ise de, benimki her zaman, o hafif alkolümsü tadıyla capuccino ‘dur.

Kahve ve kadın konusu ise.. çok derin mevzudur,hanımların 79,5 adet gezme bahanesi içerisinde oldukça bir ağırlığı mevcuttur, ama gerçek olan ise, her ikisinin de iyisinin gece uykusuzluğa neden olduğudur.

SunShine
02-03-2004, 20:20
Sn serdarkus,

Bi de bu kahvenin, yani Türk kahvesinin falı oluyor. Bu konuda da bi tür açıklama şaapacak kadar bilginiz var mıdır acaba.?

Ya da siz baktırdınız mı hiç. Baktırdınızsa ne çıktı, ne dediler, dedikleri oldu mu, kahve falından endeks tahmini, kağıt seçimi falan yapılabiliyor mu, destekler, dirençler daha net olarak görülebiliyor mu..?

Teşekkür ederim.

OCEANS
02-03-2004, 21:51
Güzin ablacığım
SEVGILIM HASTA MI?

>
>
>Canim Ablacim Haluk'la birbirimizi gorur gormez asik olduk. Haluk hem
>yakisikli bir cocuk, hem de kirmizi Bemeve'si var. Beni ailesiyle
>tanistirmak icin evine goturdu. Fakat evde kimsecikler yoktu. "Simdi
>gelirler, beklerken birer bardak kola icelim" dedi. Haluk kendi kolasini
>icer icmez uyumaya basladi . O kadar itip kaktim ama uyanmadi. Ablacim,
>sevdigim erkek acaba hasta mi?Evlenmemde bir mani var mi?
>
>
>Rumuz:Bedriye
>
>
>Güzin ablanin cevabi:
>Ahhhh benim Sevgili yavrum anan seni Kadir gecesi dogurmus....
>:)))
>
>

OCEANS
02-03-2004, 21:54
>Kiz hayatinda ilk defa bir partiye gidecekmis, annesi o aksam
>>kizina ogut veriyormus.
>>Kizim bak sen bu partileri bilmezsin burada capkin erkekler olur,
>>seninle yatmak icin herseyi yaparlar. Eger boyle bisey olursa ona
>>"Cocugumuzun adi ne olsun?" diye sor, hemen telaslanir ve senden
>>uzaklasirlar.
>>Neyse kiz partiye gitmis biraz sonra bir cocuk kizi dansa
>>kaldirmis, dansederlerken cocuk kizi oksamaya, sarkintilik yapmaya
>>baslamis. Kiz hemen "Cocugumuzun adi ne olsun?" demis. Cocuk
>>tirsmis ve gitmis.
>>Bir sure sonra baska bir cocuk gelmis yine ayni sarkintiliklar
>>baslamis. Kiz yine "Cocugumuzun adi ne olsun?" demis ve cocuk yine
>>panik bi sekilde kacmis.
>>Biraz sonra bi cocuk daha gelmis, dansetmeler falan derken yine
>>ayni sarkintiliklar baslamis. Kiz yine "Cocugumuzun adi ne olsun?"
>>demis ama degisen bisey yok daha sonra disari cikip issiz bi yer
>>bulmuslar, kiz yine "Cocugumuzun adi ne olsun?" demis. Cocukta yine
>>bisey yok. Biraz sonra cocuk kizin elbiselerini ci! karmis, kiz
>>yine "Cocugumuzun adi ne olsun?" cocukta yine bisey yok. Cocuk
>>kizla sevismeye baslamis, kiz "Cocugumuzun adi ne olsun?" demis
>>cocuk yine sessiz. Bi' sure sonra cocuk isini bitirmis kiz yine
>>"Cocugumuzun adine olsun?" demis. Cocuk kalkmis, prezarvatifi
>>cikarip bi' dügüm atmis ve cevap vermis: "Buradan cikabilirse, adi
>>David Copperfield olsun!".

serdarkus
02-03-2004, 23:34
.. yani Türk kahvesinin falı ....

Kahve falı:
-Kahveyi pişirmekle başlayan bir seremoninin son safhası. Öncelikle Türk kahvesi yapılır, fincana konulur lezzetle içilir. Sonra “kalbimdeki pir, fincanıma gir.. neyse halim çıksın falim” dendikten sonra fincan dilek tutularak kapatılır.
-Kahveyi içen kişi fincanı ters çevirirken bu işi kendine doğru yapmalıdır yoksa karşısında oturanın falı çıkar. Fincanın üzerine yüzük konularak soğutulması daha iyidir.
-Sonrasında fincanın içine bakılmaya başlanır..Fincanı enlemesine üçe bölersek, en üstteki bölüm gelecek, orta kısım şimdiki zaman ve alt kısım da geçmiş hakkında bilgi verir.
-Kahve telvelerine grafiklere bakar gibi bakılması gerekir. Nasıl ki bir grafiği herkes farklı bir şekle benzetebilirse, telvelerin yorumu da de aynı şekilde kişiden kişiye değişir. İyi falcı/iyi analist kavramı da burada ortaya çıkar.
-Osmanlı kültüründe, fal baktıracak şahısların her birine farklı bir fincan verilirmiş ve de fala bakacak olan kiş de ayrı bir odada oturup hangi fincanın kime ait olduğunu bilmezmiş. Yani,aslında işin raconu budur.. TA yaparım diyen, hangi kağıdın grafiği olduğunu bilmeden bakmalıdır ki, iyi/kötü üstad bu şekilde ortaya çıkacaktır.
-Her kim ki ben TA yaptım falan kağıt görüntüsü şöyle der.. seksen kişi bir tarafına kulp takar. Yok, her kim ki ben fala baktım, aha bu kağıt üç vakte kadar uçacak der, o kişi daha çok saygı duyar, kimse bir laf etmez.. işte bu da fal kültürünün, fala saygının sonucudur..

SunShine
03-03-2004, 09:10
Kahve falı:
-Kahveyi pişirmekle başlayan bir seremoninin son safhası. Öncelikle Türk kahvesi yapılır, fincana konulur lezzetle içilir. Sonra “kalbimdeki pir, fincanıma gir.. neyse halim çıksın falim” dendikten sonra fincan dilek tutularak kapatılır.
-Kahveyi içen kişi fincanı ters çevirirken bu işi kendine doğru yapmalıdır yoksa karşısında oturanın falı çıkar. Fincanın üzerine yüzük konularak soğutulması daha iyidir.
-Sonrasında fincanın içine bakılmaya başlanır..Fincanı enlemesine üçe bölersek, en üstteki bölüm gelecek, orta kısım şimdiki zaman ve alt kısım da geçmiş hakkında bilgi verir.
-Kahve telvelerine grafiklere bakar gibi bakılması gerekir. Nasıl ki bir grafiği herkes farklı bir şekle benzetebilirse, telvelerin yorumu da de aynı şekilde kişiden kişiye değişir. İyi falcı/iyi analist kavramı da burada ortaya çıkar.
-Osmanlı kültüründe, fal baktıracak şahısların her birine farklı bir fincan verilirmiş ve de fala bakacak olan kiş de ayrı bir odada oturup hangi fincanın kime ait olduğunu bilmezmiş. Yani,aslında işin raconu budur.. TA yaparım diyen, hangi kağıdın grafiği olduğunu bilmeden bakmalıdır ki, iyi/kötü üstad bu şekilde ortaya çıkacaktır.
-Her kim ki ben TA yaptım falan kağıt görüntüsü şöyle der.. seksen kişi bir tarafına kulp takar. Yok, her kim ki ben fala baktım, aha bu kağıt üç vakte kadar uçacak der, o kişi daha çok saygı duyar, kimse bir laf etmez.. işte bu da fal kültürünün, fala saygının sonucudur..

Klavyene sağlık üstat.. ;)

serdarkus
03-03-2004, 09:31
İsa Seni İzliyor

Hırsız, gecenin yarısında bir eve girer. Karanlık koridorda, yaktığı küçük
el fenerinin ışığında ilerlerken bir ses duyar,
"İsa seni izliyor !"
Şaşkınlık ve korkuyla etrafına bakınan hırsız, bir yandan da evdeki değerli şeyleri
aramaya devam eder. Tekrar ayni sesi duyar, "İsa seni izliyor !"
Bu kez hırsız elindeki feneri çevrede gezdirmeye baslar ve bir papağan görür.
"Bunu sen mi söyledin?" diye papağana sorar. Papağan,
"Evet, yalnızca seni uyarmak için" der.
Hırsız, "Ne ! beni uyarmak mı! kimsin sen ? adın ne senin ?
" Papağan, "Musa" diye cevap verir.
"Musa !" der hırsız, "Hangi salak bir papağana Musa adını koyar ki !?
Kuş cevap verir,
"Bilmiyorum. Tahminimce arkanda duran Dobermana 'İsa' adını veren salak olabilir !"

serdarkus
03-03-2004, 09:58
Mehmet Ali Erbil: Eşiniz ne iş yapıyor?
Yarışmacı: Emekli memur...
Mehmet Ali Erbil: Yerim ben onu yerim...
Yarışmacı: Sağ ol!..

Gamze Özçelik: Bayhan geçen haftaki tartışmalar hakkında ne düşünüyorsun?
Bayhan: Her şeyden önce aydınlatıcı olduğum için sevinçliyim kendi aleyhime...

Ahmet Çakar: Sen şimdi diyorsundur içinden bu adam manyak manyak ne diyor diye...
Güntekin Onay: Estağfurullah....
Ahmet Çakar: Dersin dersiiin!..

("Objektif" programında)
Nazlı Ilıcak: Dünya globalleşiyor...
Şükrü Sina Gürel: Dünya global zaten!..
"Sana hiç iki kişi birden pompaladı mı?"
Mehmet Ali Erbil (Şansa Dansa'da Yeliz Yeşilmen'e soruyor)

"Galatasaray kontraatak yemekten 500 kiloluk adama döndü, hani bazı adamlar olur turşu murşu yemesi yasaktır aynen öyle işte..." / Erman Toroğlu

“Not:Haleti ruhiyem hergün iyiye gidiyor.” / KMX

SunShine
03-03-2004, 15:16
Efendiiim,, fıkra bu ya..

Var mı içimizde IQ'sunu ölçtüren.. Hakgatten bizimki 5 mi. ?

Einstein ölünce öteki tarafta sorgu melekleri sınavdan geçirip, dünya defterini okumuşlar. Üstad, insanlığa olan katkılarından dolayı cennete gitmeye hak kazanmış. Einstein'i büyük bir kapıdan içeri büyük bir bahçeye getirmişler. Burası cennetmiş. Triplex bir villa ve etrafı çiçeklerle kaplı bir bahçe vermişler. Einstein, sevinçle yerleşmiş ve yaşamaya başlamış. Bir gece geç saatlerde purosunu tüttürüp kitap okurken kapısı çalmış. Einstein merakla kapıyı açınca karşısında bir adam görmüş.

adam:

- Benim IQ'um 180 demiş. Einstein çok sevinmiş ve hemen adama, "gel içeri seninle Quantum fiziği, izafiye teorisi biraz da felsefe konuşalım" demiş. Adamı 7 gün 7 gece misafir etmiş.

Bir süre sonra yine bir akşam kapı çalınmış.

Yine bir adam:

- "Benim IQ'um 90" demiş. Einstein "Gel seninle siyaset ve ekonomi konuşalım" diye içeri almış adamı. Adam 7 gün 7 gece kalmış villada.

Aradan yine vakit geçmiş ve bir gece vakti kapı çalınmış.

Yine bir adam:

- "Benim IQ'um 5" demiş. Einstein bakmış bakmış "Buyur içeri, konuğum ol" demiş. "Seninle de BORSA konuşuruz".

SunShine
03-03-2004, 15:24
Arkadaşlar,

Aşağıdaki bilgi bana mail yoluyla geldi. Sizlerle paylaşmak istedim. Ne kadar doğru, bilemiyorum.

Belki bu kanuda fikir beyan edebilecek arkadaşlar olabilir.

Saygılarımla.


Nasil kandiriliyoruz... ?? Cok kolay..
Moda kredi kartlarindan worlcard, maximum, axes ya da bir baskasi..Bunlardan en az bir tanesini veya bir kac tanesini kullaniyorsaniz; eminim sizde kandiriliyorsunuz..

Ama bu defa tahmin ettiginiz gibi banka tarafindan degil(onlar zaten
Yapmadiklarini birakmiyorlar) magazalar tarafindan..Hizmeti size satan
tarafindan kandiriliyorsunuz.. Beni artik kandiramiyorlar..Nasil mi? Bir magazadan 100 milyon TL'lik alisveris yaptiniz ve Is bankasi maximum kartla odeyeceksiniz.. Normal sartlarda o isyeri maximum'a uye ve siz 100 mliyonluk alisverisiniz icin % 5 maxi puan kazanacaksiniz. Yani para yerine daha sonra
kullanabileceginiz 5 milyon TL kazanacaksiniz. Ancak kazanamiyorsunuz!!!
Cunku magaza sahibi sizi kandiriyor ve maximum kredi kartinizi baska
bir bankanin POS makinasindan geciriyor ve bu islemi buyuk bir hizla
yapiyor.. Sahip oldugunuz ozel kredi kartlari sadece o bankanin makinasindan gecirildiginde size para kazandirir.. Bu durumda 5 milyonunuz magaza sahibine kaliyor. Worlcard anlasmali bir istasyondan
benzin aliyorsunuz, world card'inizin mutlaka YKB'nin POS makinasindan gecmesi lazim, yoksa buradan da puan alamadiniz demektir. Genellikle isyerleri ayni anda bir kac banka ile anlasmali oluyor ve siz hangi karti
verirseniz oteki bankanin POS makinasini kullaniyorlar.. Biz de yiyoruz.
Nerden bilelim ki.. Bize mal satmak icin saatlerce dil doken bozuk ahlakli kisi ve kurumlar cebimizdeki Uc kurusa da goz diktiler. Alisveris yaptiginiz Uye isyerine, kartinizin o bankaya ait POS makinasindan gecirilmesini
soyleyerek gasp edilen haklarimizi en azindan bu alanda almis olacagiz.
Taksitli alisverislerde o bankanin cihazini kullanmak zorunda olduklari icin simdilik o konuda pek birsey yapamiyorlar. Ama tek taksit odemelerde % 5-10 arasi paraniz baska banka makinalarinin kullanilmasi yolu ile ucuyor...

serdarkus
03-03-2004, 16:32
Yeter Artik Yaw UĞraŞmayin Şu Hİsseyle Birakin Gİtsİn Artik.İÇİne Ettİnİz Tahtanin.
.....

serdarkus
04-03-2004, 10:06
HARD-DISK tipi kadın:
Her şeyi hafızasında saklar. Uzun sureli hafiza...

RAM tipi kadın :
İşiniz bittiği anda sizi de unutur.

WINDOWS tipi kadın:
Herkes hiçbir şeyi doğru dürüst yapamadığını bilse de kimse onsuz yaşayamaz.

EXCEL tipi kadın:
Söylendiğine göre bir çok kabiliyeti olmasına rağmen bir çok kimse basit ihtiyaçlar için kullanır.

SCREENSAVER tipi kadın:
Eğlendirmekten başka hiçbir işe yaramaz.

INTERNET tipi kadın:
Erişilmesi zorlu olan tiptir.

SERVER tipi kadın:
İhtiyacınız olduğunda hep meşguldür.

MULTIMEDIA tipi kadın:
Korkunç şeylerin güzel gözükmesini sağlar.

CD-ROM tipi kadın:
Hızlanır, Daha hızlanır Gittikçe de hızlanmaya devam eder.

E-MAIL tipi kadın:
Her 10 sözünden 8'i anlamsızdır.

VIRUS tipi kadın:
Bir başka ismi de "EŞ" dir. Hiç beklemediğiniz bir anda gelir kendisini yerleştirir ve kaynaklarınızı kullanmaya başlar.Kurtulmaya çalıştığınızda kesin bir şeyler kaybedersiniz eğer kurtulmazsanız her şeyinizi kaybedersiniz

AloneWolf
04-03-2004, 10:53
Demokrasi

Cocuk aksam eve gelmis ve babasina:
"baba hayat bilgisi dersinde yonetimleri isliyoruz, bana
demokrasiyi anlatir misin? " demis.
Babasi:
"Anlatmasina anlatirim yavrum ama senin bazi tanimlari bilmen
gerekiyor. " demis, "Bak simdi benim fabrikam var ve eve para
getiriyorum, ben kapitalistim; paranin nasil harcanacagina annen
karar verir, o hukumet; hepimiz senin icin yasiyoruz, sen halksin;
besikteki kardesin, gelecek; hizmetcimiz ise isci sinifi. Sen
bunlari ogren. Ben sabah sana demokrasiyi anlatirim" demis.
Gece cocuk uyanmis bir bakmis ki kucuk kardesi altini pisletmis ve
durmadan agliyor. Hemen anne ve babasinin odasina gitmis. Annesi
horul horul uyuyor. Uyandirmaya calismis ama basaramamis. Babasi
yatakta degil, gecerken hizmetcinin odasina bir bakmis ki
hizmetciyle babasi isi goturuyorlar. Caresiz donup yatmis.
Ertesi sabah babasi "gel oglum sana demokrasiyi anlatayim." demis.
Cocuk: "gerek yok baba, ben artik biliyorum" yanitini vermis ve
anlatmis:

"Kapitalistler isci sinifini becerirken hukumet uyuyor, halk
endiseli, gelecek ise bok icinde. :D

serdarkus
04-03-2004, 16:19
"04.03.2004 - 14:37

YENİ PENTİUM M İŞLEMCİLER, DAHA İŞLEVSEL OLACAK... INTEL SİLİKON ALANINDA YAPTIĞI YENİLİKLERLE MOBİL YAŞAMA İVME KAZANDIRMAYA DEVAM EDİYOR. INTEL, GELİŞTİRDİĞİ ÜÇ YENİ MOBİL PC KONSEPTİYLE 2005 MOBİL PLATFORMUNUN TANIMINI YAPTI. INTEL DEVELOPER FORUM'DA KONUŞAN INTEL BAŞKAN YARDIMCISI VE MOBİL PLATFORMLAR GRUBU GENEL MÜDÜRÜ ANAND CHANDRASEKHER, INTEL'İN INTEL CENTRİNO MOBİL TEKNOLOJİSİNİ VE INTEL PENTİUM M İŞLEMCİYİ GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİNİ VE MOBİL PC'LERİN ÇEŞİTLİ KULLANICILARIN GEREKSİNİMLERİNİ KARŞILAYABİLECEK ŞEKİLDE YEPYENİ ÖZELLİKLERLE DONATILACAĞINI AÇIKLADI.

Daha güçlü Pentium M işlemci geliyor
Intel, 2004'ün ikinci üç aylık döneminde kod adı "Dothan" olan daha yüksek performanslı bir Intel Pentium M işlemciyi görücüye çıkaracak. 2004'ün ikinci yarısında ise Intel Centrino Mobil Teknolojisinin tüm öğelerini "Sonoma" kod adlı platform ile yenileyecek. Sonoma, 802.11a, 802.11b ve 802.11g kablosuz ağ standardını destekleyen yeni bir Wi-Fi bileşen, yeni bir yonga seti, daha hızlı bir 533 MHz veri yolu ile yeni bir Intel Pentium M mobil işlemci içeriyor. Kod adı "Alviso" olan yonga seti DMI, TV-çıkışı, yüksek kaliteli ses, sekizli USB çıkışı ve 2GB DDR2 bellek gibi cihaz ve standartları destekliyor. Alviso ayrıca sese dayalı aktivite sırasında işlemcinin "sleep" konumunda olmasını sağlayarak enerji gereksinimini azaltıyor.

12 inç ekranlı Florence sürprizi
Intel 2005 mobil platform konseptlerini göstermek üzere üç mobil PC konsepti geliştirdi. Bunlardan kod adı "Florence" olan 12-inç model, dizüstü bilgisayardan tablet PC'ye geçişi simgelediği gibi esnek çalışma biçimiyle ofis ve mobil bilgisayar taleplerini karşılayabiliyor. 15-inç "sanal ofis" modeli ise parmak izi ve akıllı kart, dahili kamera gibi güvenlik donanımları ile çalışanların üretkenliğine katkıda bulunacak bir ürün.

17-inç mobil eğlence/dinlence platformu kullanıcıların ev ve bahçede kablosuz Bluetooth klavye, internet üzerinden ses taşıyan dahili telefon görüşmeleri olanağı, uzaktan kumanda, entegre mikrofonlar ve kamera, Dolby 7.1 'surround' ses sistemi, geniş ekran ve taşınabilirlik gibi özellikleri birleştiren bu aygıt ile iletişim ve eğlence gereksinimlerini karşılamaları düşünülmüş.

MELİHBAYRAMDEDE"

SunShine
04-03-2004, 17:59
ne bu yaw klavyeyi kapan koşmuş gelmiş rastgele düğmelere basmış

Semptomdan Teşhise, Teşhisten Tedaviye topiğinden alıntıdır.

AloneWolf
04-03-2004, 18:16
yaw sağa sola taşımayın su yazdıklarımı sonra log dosyalarında path leri tutmuyor :)

serdarkus
05-03-2004, 10:08
Dünyada candan dost pek seyrektir / Bacon

Dostlugumuzu meydana getiren yalnızca çıkarlardır / La Rochefoucauld

Dostların çoğu dostluktan, sofuların çoğu da sofuluktan iğrendirirler / La Rochefoucauld

Dostluğun kolları, birbirimizi dünyanın bir ucundan bir ucuna kucaklayabilecek kadar uzundur / Montaigne

Biri gerçeği duymak istemediği, öteki yalana hazır olduğu zaman dostluk, dostluk olmaz / Cicero

Dünyada dosttan bol şey yoktur, dosttan bulunmaz şey de / La Fontaine

Konarsan güle kon, dikene konma
Eski düşmanların dost olur sanma / Kuloğlu

İnsanlarda dostluk geçicidir, haber vermeden bitiverir / O' Henry

Kadınların çoğunun dostluktan bir şey anlamamaları, aşkı tattıktan sonra dostluğun yavan gelmesindendir / La Rochefoucauld

Yanlız taşla duvar olmaz / Karacaoğlan

Dar günümde dost düşmanım belloldu / Pir Sultan Abdal

Dost dilinden tatlı bal bulamadım / Pir Sultan Abdal

Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yarim kara topraktır /Aşık Veysel

Dost?... Kulaga kaçan piredir / Carvantes

Yanlızca hava, ışık ve dostun varsa hiç üzülme / Goethe

serdarkus
05-03-2004, 22:41
Osman Efendi bir sabah müthiş bir baş ağrısıyla uyanır.
İlaç alır geçmez.
Bir iki gün bekler, ağrı devam eder.
Doktor çağrılır.
Doktor muayene eder, ağrı kesiciler verir, gider.

Lakin Osman Efendinin baş ağrısı artarak sürer.
Üstüne üstlük basağrısı yanı sıra gözleri de yaşarmaya başlar.
Başka doktorlar çağrılır...

Osman Efendi Uşak'ın ileri gelenlerindendir, ağrıyı kesene servet vaat eder.
Doktorların hiçbiri ağrıyı durduramadığı gibi sebebini de bulamaz.
Ev halkı birbirine karışır, baş ağrısından geceleri uyuyamayan Osman Efendiyi İstanbul'a götürmeye karar
verirler.
İstanbul'da en iyi doktorlar seferber olur.
Röntgenler, beyin tomografileri çekilir, testler yapılır...
Görünüşe bakılırsa Osman Efendi turp gibidir.
Oysa dayanması gittikçe zorlaşan baş ağrısı ve gözyaşları hayatı çekilmez hale getirmiştir.
Ağrı kesici iğnelerle zor ayakta duran Osman Efendi bu defa da apar topar yurtdışına götürülür.
O devirde Amerika değil İsviçre moda, Zürich'e gidilir.

Haftalarca hastanede kalınır, onlarca profesör konsültasyon yapar, testler tekrarlanır.
Sonuç: Efendiye teşhis konulamaz.

Artık yerinden kalkamayan Osman Efendiye ağrı kesici iğneler verilir, altmışlarını süren adamın ülkesine dönüp "dinlenmesi", daha doğrusu son günlerini evinde geçirmesi tavsiye edilir.
Osman Efendi bitkin, aile perişan. "Kader" denilir, Uşak'a dönülür.

Osman Efendi yayla evinde bir odaya yatırılır ve ağrı kesici iğnelerle ölümü beklemeye başlar.
Bir gün, hastanın keyfi gelsin diye, Osman Efendi'nin eski berberi "Berber Mehmet" çağrılır.
Berber yataktan kalkamayan Osman Efendi'yi tıraş ederken, adamcağız derdini anlatır ve ölümü beklediğini söyler.

Berber Mehmet bir an düşünür.
"Beyim" der,
"Sakin sizin burnunuzda kıl dönmüş olmasın ?
" Bir bakar, "Hah işte" der " Kıl dönmüş.

"Osman Efendinin şaşkın bakışlarına aldırmaksızın çantasından cımbızı kaptığı gibi kılı çeker.

Ev halkı Osman Efendinin köyü ayağa kaldıran çığlığıyla odaya koşar.
Berber Mehmet, Osman Efendinin elinden zor alınır ve cımbızın ucunda tuttuğu yirmi santimlik kılla kapı dışarı edilir.

Osman Efendinin kanayan burnuna pansumanlar yapılır, kolonyalar koklatılır ve yaşlı adam tekrar yatağına yatırılır.

Ertesi sabah Osman Efendi aylardır ilk defa rahat bir uykudan uyanır.
Gözlerinin yaşarması geçmiştir.
Baş ağrısından ise eser kalmamıştır.
Dönen kılın sinire yürüyüp gittikçe uzayarak dayanılmaz izdıraplara yol açtığını doktorlar ancak o zaman keşfeder.
Çözümün bu kadar basit olabileceği kimsenin aklına gelmemiştir.

Sapasağlam ayağa kalkan Osman Efendi, Berber Mehmet'i çağırtır ve ona bir servet bağışlar.

Bu gerçek hikayeden alınacak üç ders:
1. Berber Mehmet efendilerin fikirleri var, dinlemek gerek.
2. Bazen büyük sorunların çok basit çözümleri olur.
3. Burnundan kıl aldırtmayanların başı çok ağrıyabilir.

SunShine
06-03-2004, 12:14
Aşağıdaki yazıyı bir yerden aldım.
Sanırım ben bazılarına uyuyorum. Ama uymadıklarım da yok değil hani.

Belki faydası olur okuyan arkadaşlarıma.

Saygılarımla.



İnternet kullanırken dikkat edin

İnternet artık hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. Evde, okulda her yerde bizimle birlikte olan internetin sayısız kolaylığının yanında dikkat edilmesi gereken noktaları da bulunuyor.Özellikle chat yaparken dikkat edilmezse bir takım tehlikelerle karşı karşıya kalınabilir.

Tanımadığımız kişilerle sanal ortamda konuşmak bazen terapi gibidir. Hatta hayatımıza bakış açıları çevremizde ki herkesten farklıdır. Bu durum bazen hoş olsa bile olaylar inanamayacağınız şekilde farklı boyutlara da gidebilir.

İşte size internet kullanırken dikkat etmeniz gereken bir kaç ufak tavsiye:

1-İnsanların sanal ortamda kendilerini olduklarından farklı tanıtabilirler bunu sakın unutmayın.

2-Kişisel bilgilerinizi vermeyin (telefon, isim adres gibi)

3- Kibar bir yazım dili kullanın küfürlü chat ortamlarından çıkın

4- Kullandığınız parolanızı ya da şifrenizi başkalarına söylemeyin.

5- Bir etkinliğe ya da oyuna katılabilmeniz için sitenin çok fazla kişisel bilgiye ihtiyacı yoktur. Bu nedenle gereğinden fazla bilgi vermeyin, gerekirse siteyi terkedin.

6- İnternette tanıştığınız kişilerle buluşmayın. Eğer buluşmak isterseniz, asla yalnız gitmeyin ve kalabalık yerleri tercih edin.

7-Hiçbir tartışmaya ya da kavgaya katılmayın. Eğer biri sizinle tartışmaya ya da kavga etmeye yeltenirse, ona cevap vermeyin

8-Şaka bile olsa kimseyi korkutmayın ya da tehdit etmeyin.

9-İnternetten alış veriş yaparken, sitenin güvenli olup olmadığını kontrol edin.

10-Bunların dışında kontrol edemediğiniz bir takım olaylar olmuşsa yanlız başınıza ve ya arkadaşlarınızla hiçbirşeyi çözemezsiniz mutlaka ailenizi bilgilendirin. Unutmayın onlar ne olursa olsun sizin yanınızdadır.

serdarkus
06-03-2004, 14:21
"06.03.2004 - 11:37

BORSA'DA İŞLEM GÖREN 11 ORTAKLIK KAYIT ALTINDA!

Sermaye Piyasası Kurulu, bu hafta toplam 20 adet menkul kıymet ihraç talebini kayda alırken, bu kıymetlerin toplam tutarı 43 trilyon 164.2 milyar lira oldu.

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Haftalık Bülteni'ne göre, bu hafta hisse senetleri İMKB'de işlem gören ve aralarında Eczacıbaşı İlaç ve Eczacıbaşı Yatırım ile Aselsan'ın bulunduğu 11 ortaklığın hisse senetleri kayda alındı. Hisse senetleri kayda alınan İMKB'de işlem gören diğer ortaklıklar arasında Alcatel Teletaş, Bagfaş, ÇBS Boya, Ege Endüstri, İntema, Raks Elektronik, Raks Ev Aletleri, Raks Elektronik ve Gorbon Işıl bulunuyor. Kurul kaydına alınan bu hisse senetlerinin toplam nominal tutarı 239 milyar lira oldu.

Kurul, Esgimtaş Esnaf ve Sanatkarlar Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Temin Tedarik Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 500 milyar lira bedelli, Ünal Tarım Ürünleri İhracat ve Sanayi A.Ş'nin 3 trilyon 800 milyar lira bedelli, Evren Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin 1 trilyon 902 milyar lira bedelli, Gedik Yatırım Ortaklığı A.Ş'nin 1 trilyon 50 milyar lira bedelli ve Mustafa Yılmaz Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin 675 milyar lira bedelli, Mazhar Zorlu Holding A.Ş'nin 500 milyar lirası ve Yeşilova Halı Yün İpliği ve Battaniye Fabrikası Ticaret A.Ş'nin de 40 milyar lirası iç kaynaklardan karşılanmak üzere bedelsiz hisse senedini kayda aldı.

SPK, toplam 13 trilyon 920 milyar liralık MNG Bank A.Ş.'nin B Tipi Değişken Yatırım Fonu, MNG Bank A.Ş.'nin A Tipi Değişken Yatırım Fonu, Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'nin B Tipi Tahvil ve Bono Fonu ile Garanti Yatırım Menkul Kıymetler A.Ş.'nin A Tipi Değişken Fonu katılma belgelerinin kayda alınmak üzere yaptıkları başvuruları değerlendirmeye alındı.

Kurul, Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş., Türk Ytong Sanayi A.Ş., Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş. ile Hes Hacılar Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin de hisse senedi ihracı nedeniyle yaptıkları kayda alınma başvurusunu incelemeye aldı. Söz konusu ortaklıklarca ihraç edilmek istenen bedelli hisse senetlerinin toplam nominal tutarı 32 trilyon 500 milyar lira, iç kaynaklardan karşılanmak üzere bedelsiz dağıtılacak hisse senedi tutarı 151 trilyon 858 milyar lira.

SPK, Migros Türk T.A.Ş'nin ve Parsan Makine Parçaları Sanayii A.Ş'nin mevcut kayıtlı sermaye tavanını yükseltme başvurusunu incelemeye alırken, Ceylan Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin menkul kıymet ihraç başvurusunu, talebi üzerine işlemden kaldırdı. SPK, İMKB'de hisse senetleri işlem gören ortaklıklardan Yapı Kredi Yatırım Ortaklığı A.Ş., Atlantis Yatırım Ortaklığı A.Ş. ve Mustafa Yılmaz Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin hisse senetlerinin Kurul kaydına alınması müracaatını da incelemeye aldı. Kurul kaydına alınması istenen hisse senetlerinin toplam nominal tutarı 19 milyar 570 milyon lira."

bikmisbroker
07-03-2004, 17:29
Sn BaBo da forumda şu anda.

Kendilerine sormak isteriz Kanada mı ? Kahta mı.

Kahtayi "Adiyaman'a bagladiklarindan beri KANADA"

Yaw shu forumda iken GOZUKMEME ozelligini nasil acabilirim??
Sayin Aritmik Imdaaat! Vakitsizlikten bir giriyorum, ishlere daliyorum herkez de beni buralarda zannediyor??

Eminim yarın sn serdarkus gelip "Adananın Kebabı diyeni vururum" diyecektir.

Ama kendisi övünerek Malatyanınkinden bahsedebilir.

KEBAP demeyin bana...Burnumda Tutuyorrrrr... :D

bikmisbroker
07-03-2004, 17:43
T ürk Usulü Başarının SIRRI : ))



İşe Başlamadan Önce "İNŞALLAH..."

İşe Başlarken "BİSMİLLAH..."

Kendimize Güvenirsek "EVELALLAH..."

İşten Vazgeçersek "EYVALLAH..."

Sonuna Kadar Gitmek İstersek "YA ALLAH..."

Canımızı Sıkarlarsa "FESÜPHANALLAH..."

İşe Coşku ve Heyecanla Sarılınca "ALLAH,ALLLAH,ALLAH..."

İşi Başarıyla Bitirince "MAŞALLAH..."

Eğer İşi Başaramazsak "HAY ALLAH..."

bikmisbroker
08-03-2004, 02:10
> >>Amerika'da adamin biri isine giderken birden anormal
bir trafigin icine
> >>duser,
> >>ama trafik bir milimetre bile kipirdamamaktadir.
> >>Bir sure sonra aracýnýn yan camýna birisinin
tikladigini gorur ve cami acar.
> >>-Ne var acaba?
> >>-Teroristler Bush'u yakaladilar eger 1 milyar dolar
verilmezse, ustune benzin dokup yakacaklarmis.
> >>-Haa simdi anladim bu trafigi...
> >>-Ya iste onun icin, herkesten biraz yardim topluyoruz
> >>-Insanlar ne kadar veriyor ortalama olarak? -Valla
yaklasik olarak 5'er litre...!!
> >>

bikmisbroker
08-03-2004, 02:11
> > > > Karadenizliler, bir konferans duzenlerler.
> > > > Bukonferansa konusmaci olarak unlu bir Amerikali bilim adami da davet edilir. Amerikali konuk, bir hafta erken gelir, hem tatil yapar hem de Turkleri yakindan tanima firsati bulur.
> > > > Karadenizliler ile Amerikali bilim adami hemen her konuda
> > anlasirlar,
> > uyum
> > > > icinde konferans biter.
> > > > Ayrilik gunu gelir, Karadenizlileri alir bir dusunce. Biz bu degerli
> > bilim
> > > > adamina ne alalim? Aralarinda toplanirlar, baskan konunun onemini vurgulamak icin der ki:
> > > > 'Biz bu Turk dostu, degerli bilim adamina nasil bir hediye alalim
> > > > ki
> > > bizi
> > > > unutmasin? Hem kullanisli bir sey olsun, hem her eline aldiginda bizi hatirlasin?' Salonda kisa bir sessizlik olur, arka siralardan Temel elini kaldirir: 'Sunnet ettirelim!...!
> > > >
> > > >

serdarkus
08-03-2004, 11:23
Borsacıyız morsacıyız ama insanız neticede.

Herşey para mı.. Her şey bu kadar TEKNIK mi.

Gerçekten de Duygusuz yatırımcılar mıyız.

Biliyorum ki, bir sürü bayan forumdaşımız var.

Ve bugün onların günü. Her ne kadar 364 gün hatırlamadığımız olsa da.. :o

Tüm forum adına, forumumuzda bulunan bütün bayan arkadaşlarımıza bu çiçekleri vermek istedim.

Sizler bizim herşeyimizsiniz. Anamız, bacımız, kızımız.

Herşey gönlünüzce olsun...

Öncelikle , aynı içten dileklerimle..
Ve onlarsız olmayacak bir yaşamı böylesine güzelleştirdikleri için..
Her gün sizin, sizinle ve gönlünüzce olsun..

Ve, her zaman olduğu gibi engin hoşgörülerine sığınarak bir kaç alıntı latife:

serdarkus
08-03-2004, 11:27
"Öperseniz beyefendi değilsinizdir,
Öpmezseniz adam değilsiniz.
İltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz bırakır gider.
Her isteğine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karşı çıkarsanız anlayışsız.
Çok yanına giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz küser.
İyi giyinirseniz çapkınsın der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kıskanırsınız huyun kötü der
Kıskanmazsınız sevmiyorsun der.
Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar
Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur
O buluşur 'Bizim kızlar' olur.
Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur
Başka bir adam ona baktığında adı hayranlık konur.
Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediğiniz anda 'Neden konuşmuyorsun?' der
Kısacası...
Sade ama çok karışık.
Zayıf gibi ama çok güçlü.
Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran.
İnsanı çıldırtan ama mükemmel!
Murat BİRSEL"

serdarkus
08-03-2004, 11:29
“Ey Türk Kadını
Birinci vazifen bulaşık, çamaşır ve kocana sahip çıkmaktır. Mevcudiyetinin yegane temeli budur. Kocan en kıymetli hazinendir. Seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek kaynanan, kaynatan ve görümcelerin olabilir.
Bir gün evliliğini kurtarmak mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için bulaşık ve çamaşırı düşünmeyeceksin.
Bu durum elektiriğin ve suyun kesildiği anda ortaya çıkabilir. Evliliğine tecavüz etmek isteyen kaynanan kaynatan ve görümcelerin hayatta emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Hayatta kılıbık kocan zor bir ihtimal de olsa başka kadınlara göz dikmiş olabilir. Aileniz fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey asil Türk kadını, işte bu ahval ve şeriat içinde dahi vazifen yuvanı kurtarmaktır. Anasının kuzusu olan kocanı adam etmek senin elindedir. İhtiyaç duyduğun merdane dolabın sol üst kösesinde saklıdır.”

preatoria
08-03-2004, 11:37
"Öperseniz beyefendi değilsinizdir,
Öpmezseniz adam değilsiniz.
İltifat edersiniz yalan der
Etmezseniz bırakır gider.
Her isteğine evet derseniz karaktersiz olursunuz
Karşı çıkarsanız anlayışsız.
Çok yanına giderseniz sıkıldım der
Az giderseniz küser.
İyi giyinirseniz çapkınsın der
Dikkat etmezseniz zevksizlikle suçlar.
Kıskanırsınız huyun kötü der
Kıskanmazsınız sevmiyorsun der.
Siz bir dakika geç kalın kıyamet kopar
Kendisi bir saat gecikirse bunda ne var.
Arkadaşınızla buluşursunuz adı ihmal olur
O buluşur 'Bizim kızlar' olur.
Siz başka kadına bakacak olsanız gözleriniz oyulur
Başka bir adam ona baktığında adı hayranlık konur.
Konuştuğunuz anda dinlemenizi ister
Dinlediğiniz anda 'Neden konuşmuyorsun?' der
Kısacası...
Sade ama çok karışık.
Zayıf gibi ama çok güçlü.
Akıl karıştıran ama hayranlık uyandıran.
İnsanı çıldırtan ama mükemmel!
Murat BİRSEL"

tebrik ediyorum

ne kadar da doğru gözlemler, hepsi doğru :)

AloneWolf
08-03-2004, 15:01
Orta Asyada, savaşın ok ve yay ile yapıldığı
dönemlerde Türk savaşçılar, arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek
için, sırtlarını önceden bu amaçla hazırlanmiş bir TAŞ'a dayarlardı.
Bu taş "ARKA-TAŞ" veya Azerbaycan'daki telaffuzuyla "ARKA-DAŞ"
olarak adlandırılırdı. Dostluk kavramının zaman içinde,insanın arkasını
yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden koruyacağı fikri ile
özleştirilmesi sonucu "arkadaş" kelimesi "dost"
anlamında Türkçedeki yerini buldu. Sırtınız "arka taş" sız
kalmasın..

AloneWolf
08-03-2004, 15:06
Yaşı yeterince olgun olanlar hatırlarlar
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış.
Bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş.

Dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermis.
Kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış.

Herkeste paylaşma duygusu, sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş.
O zamanlar çocuklar okula servis ile değil, köşe başında buluşarak giderlermiş.

Onların yolunu gözlememiş evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dersanesi, hazırlık kursları. Bilmezlermiş; hamburgeri, MTV'yi,Interneti, cep telefonunu, tetrisi, nintendoyu...
Bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi, hatıra defterleri doldurup sevgileri kesfetmeyi.

Bilirlermiş horoz şekercisini, elleri kirli macuncunun tornavida ile koyduğu rengarenk macunları.
Eve gitmeyi unutmayı, hava kararınca dayak yemeyi, sonra bir ıslıkla tekrar aşağıya kukalı saklambaca kaçmayı.

Bilirlermiş o hakkında türlü şeyler söylenen evdeki garip adamdan korkmayı, küsmeyi, ayni kıza asılmayı, torbalarla misket toplamayı, gıcır köstek ayırmayı, değiş tokuş, kaybedince kapısı, Teksas'ı, Tommiks'i, Konyakcı'nın dişlerini...

İc içe konan naylon topları, taştan kale direklerini. Üc korner bir penaltıyı.
Üzerine apartman yapılan top sahalarını, sonra o apartmana taşınan yeni dostları ve onları kapma yarışını....

Otobüsteki biletçinin lastik silgi sarılı kalemini, yoğurtçuyu, kalaycıyı, hallacı...
Evlerin arkasındaki odun kömur depolarını.
Yakar topun yakışını. Mantarlı gazoz kapaklarını, yaldız kazımayı.
Yandaki mahalle ile alınan kavgayı, her kavganın çıkardığı kahramanı-odleği.
Kan kardeşliğini, ip atlama, lastiğe basma, topaç virtiözlüğünü, çelik çomağı, kırılan camları, toplanan paralari...
Açık hava sinemalarını, frigo buzu...



Sonra zamanla bu güzel ülkede durumlar değişmeye başlamış.
Yaşlar ilerledikçe bu birliktelik, koruma kollama duyguları bu mahallenin çocuklarının başlarına çok işler açmis.
Daha sonra işsizlik, hayat pahalılığı, enflasyon, köşeyi dönme, adamını bulma, malı götürme falan derken, herkes yüzünde soluk bir bakış, içinde hayatın yenilgisi, çaresizlikleri, tatminsizlikleri ile başbaşa kalmiş.

Çocukları mı? Çocukları şimdi koca koca apartmanların arasında, nefes alınmaz bir havada, evlerinde, sanal bir dünyada, emniyet içinde ve yalnız yaşıyorlar.
Anneleri babaları onları çok seviyor.

Beta kapmasınlar diye kalabalık ortamlara hiç sokmuyor.
Hafta sonları hep beraber Karum ya da Galleria'dalar.
Okul servisleri çocukları neredeyse yataklarından alıyor.
Çocuklar trafik kaygısıyla, koşedeki markete dahi gönderilmiyor.
Babalar şirketlerin bilançolarını, çocuklar da dersane reytinglerini izliyorlar.

Hepsi birer test uzmanı, sayısal-sözel yuvarlanıp gidiyorlar.
Seksek oynamayı degil ama taban puanları çok iyi biliyorlar.
Hayata açılan pencereleri Windows 95, 98......
Onlar ekrana, ekran onlara bakıyor ve koca bir hayat dışarıda akıp gidiyor...
Ve şehrin dışında ağaclar; tırmanacak, salıncak kuracak, kalp kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor.
Paylaşmayan, yalnız, bencil, kafesler içinde, gürbüz, güvendeki çocukları...


Hiç sopa yememiş, ağaçtan düşmemiş, topu yandaki bahçeye kaçmamış, dizlerinde yara kabukları olmamış çocukların...


Düş Hekimi
Dr. Yalçın Ergir
ÜMİT YAYINCILIK

ertan
08-03-2004, 18:21
sn.alone,

bana tekrar çocukluk dönemimin o güzel anılarını yaşattığınız ve hatırlattığınız için çok teşekkür ederim...

AloneWolf
08-03-2004, 18:35
valla bende okuyunca yaşadım o yüzden yapıştırıverdim savaş nasıl gidiyor bu arada duyduguma göre age3 başlamamış daha arkadaşlara selamlar borsayı unuttunuz galiba

ertan
08-03-2004, 18:58
valla bende okuyunca yaşadım o yüzden yapıştırıverdim savaş nasıl gidiyor bu arada duyduguma göre age3 başlamamış daha arkadaşlara selamlar borsayı unuttunuz galiba

merak etmeyin dostları, borsayı unutmam...pm bakınız...

serdarkus
09-03-2004, 09:39
Yargıtay: İstenmeyen hisseyi aldınız zararı ödeyin
Nurettin KURT
Dinçer Ülger, yatırım hesabının bulunduğu banka şubesine faks çekerek Gümüşsuyu hisselerinin satılıp yerine yarı yarıya İhlas Finans ve Tekstilbank hissesi alınması talimatını verdi.
Yargıtay, sermaye piyasalarında yatırımcı-aracı kurum ilişkilerini etkileyebilecek bir karar aldı. Yargıtay, bir banka hakkında, ‘talimatı dışında menkul kıymet alarak yatırımcıyı zarara uğrattığı’ gerekçesiyle verilen mahkeme kararını onayladı.

…..

Geçmişte şikayet çoktu SPK önlem aldı, sorun azaldı

GALATASARAY Üniversitesi öğretim görevlesi, sermaye piyasası uzmanı Reha Tanör, Yargıtay'ın aldığı kararın eski yasadaki bazıboşluklardan kaynaklandığını söyledi. Tanör, yeni yasanın yatırımcılar lehine olduğu ifade ederek şöyle konuştu:

‘‘Sermaye piyasası faaliyetlerinde aracı kurum ve müşteriler karşı karşıya kaldıklarında, müşteri aleyhine olan davranışlardan korunulması için müşteri lehine yasada geniş önlemler alınmış durumda. Bugüne kadar pekçok aracı kurum müşteri emanetlerinde onun rızası, bilgisi ve isteğine aykırı olarak yapılan işlemlerden yatırımcıyı zarara uğratmışlardır.1995'e kadar yatırımcıların bu konu hakkında çok yoğun şikayetleri vardı. Bazı aracı kurumlar müşteri mal ve hizmetlerini izinsiz kullanıyorlardı. Sermaye Piyasası Kurulu bu konuda pekçok önlemler almış durumda. Müşterinin emri ve talimatı olmadan genel bir yetkilendirmeyle müşteri adına işlem yapılması olanaksızlaştırıldı.

Geçmiş yıllarda çok mağduriyet oldu. Sermaye Piyasası Kurulu artık ciddi önlemler getirdi. Geçmişe oranlada bu tip davalar son derece azalmış durumda.’’

Hukukçular ne diyor?

YARGITAY'ın kararı sermaye piyasası hukuku ile ilgilenen hukukçular tarafından da değerlendirildi. Hukukçuların bakışı şöyle: ‘‘Yeni Sermaye Piyasası Mevzuatına göre bu konuda çok sıkı önlemler getirildi. Yatırımcının lehine eski mevzuatta bulunmayan pekçok hüküm var artık. Sözleşme imzalanmış dahi olsa yatırımcı aleyhindeki hükümler kabul edilmiyor.’’
Hürriyet

serdarkus
09-03-2004, 10:16
Bu topic'te en şirin adam Turnusol bence. Benim esin kaynağım:) Lütfen onu incitmeyin...
.....

serdarkus
09-03-2004, 10:26
Online Aktif Kullanıcılar: 208 (50 üye ve 158 ziyaretçi)
En çok online kullanıcı 220 idi. (Bugün 09:22)

kalkedon
09-03-2004, 18:50
Doktordan kadınlara müthiş haber
09 Mart 2004 10:40
--------------------------------------------------------------------------------

Asrın başarısını Newyork Presbyterian Üniversitesi`nde çalışan Kutluk Oktay ortaya çıkardı.



Dondurulmuş yumurta sayesinde kadınlar istedikleri yaşta anne olabilecekler. Dünyada ilk kez bir Türk doktor Kutluk Oktay tarafından geliştirilen yöntem menopoz, kanser ve hastalıklar nedeniyle doğurma yeteneğini kaybeden kadınlara yeni bir şans veriyor..

DÜNYADA ilk kez bir Türk doktor, dondurulmuş yumurtayı insanın karnına naklederek embriyo elde etmeyi başardı. Newyork Presbyterian Üniversitesi`nde çalışan Prof. Dr. Kutluk Oktay`ın yöntemi yumurtlama yeteneğini herhangi bir nedenden kaybeden kadınlar için büyük umut anlamına geliyor. Menopozun ardından dondurulmuş yumurtalar sayesinde yeniden çocuk sahibi olmaya imkan verecek olan yöntem, kanser veya başka hastalıklar nedeniyle yumurtlama yeteneğini yitiren kadınlara da tekrar anne olma şansını tanıyor. Daha önce tıp dünyası dondurulmuş embriyolardan ve spermler yararlanabiliyordu.

--Heriiiiiif de hadi gel artık ...
-Dur yaw arkadaşlarla chat yapıyok.Sen dondur ben sora hallederim..

gemici
09-03-2004, 20:06
acaba internetten yanlış yönlendirildim zarar ettim diye mahkemeye versek haklı çıkarmıyız.hani sallayanlar çok ya belki korkarlar..

SunShine
09-03-2004, 20:13
acaba internetten yanlış yönlendirildim zarar ettim diye mahkemeye versek haklı çıkarmıyız.hani sallayanlar çok ya belki korkarlar..

İtiraf topiğinden sonra bir de İftira topiği açmamız gerekebilir.

SunShine
10-03-2004, 09:51
http://www.hisse.net/forum/showpost.php?p=12408&postcount=1

SunShine
10-03-2004, 10:01
Temel fıkrası gibi


Ali Koray UZUN/TRABZON, (DHA)

Trabzon'da yerel Akça Televizyonu'nda haftada bir yayınlanan ‘‘Müzik Ziyafeti' programını hazırlayan mahalli sanatçı İsa İlhan, geçen haftaki programında Temel fıkralarını aratmayan bir sürprizle karşılaştı.

Her programında olduğu gibi izleyici istekleri almaya başlayan İlhan, canlı telefon bağlantıları yapmaya başladı. Bir kaç telefondan sonra bir bağlantı daha yapan ve türkü isteği almayı bekleyen İlhan, ‘‘İsa abi, ben sizin mahalledeki tüpçü Rıfat. İstediğin tüpü eve götürdük fakat patron, ‘veresiye olmaz, parasını alın' dedi. Şimdi dükkándayız. Televizyonda seni görünce bunu söylemek için aradım’’ sözlerini duyunca şoke oldu. Neye uğradığını şaşıran İsa İlhan programa beş dakika reklam arası verdi.

Bugüne kadar ilk kez böyle bir şey yaşadığını belirten İsa İlhan, ‘‘Programa 15 dakika kala eşim arayarak evdeki tüpün bittiğini söyledi. Ben de mahalledeki tüpçüyü arayarak eve tüp götürmesini istedim. Canlı yayında gelen o telefonla bir anda şoke oldum. Durumu belli etmemeye çalıştım fakat olan oldu bir kere’’ dedi.


Hürriyet Gazetesinden alıntıdır.

serdarkus
10-03-2004, 11:44
http://62.116.30.116/index.html

gemici
10-03-2004, 16:06
penguenleri vurduk

serdarkus
10-03-2004, 16:21
.....

SunShine
10-03-2004, 16:25
Fena değilim,

Ama yazık oldu penguenlere. :D

serdarkus
11-03-2004, 09:39
.....

preatoria
11-03-2004, 10:10
http://62.116.30.116/index.html

bunlarda benden
http://62.116.30.116/index.html

AloneWolf
11-03-2004, 10:14
http://www.mironov.net/pingu/pingu3.swf
http://hosting.makaimedia.com/highlifter/tiretoss.asp
oyun isteyin asıl penguen oyunu burada gel vatandaş :))))

gemici
11-03-2004, 11:54
396 metre yi geçemedim

AloneWolf
11-03-2004, 11:58
çok fazla vurma hayvana

AloneWolf
11-03-2004, 11:59
lastik atmada 450 mt attım şimdilik :) varmı gecen

preatoria
11-03-2004, 12:10
478.998 m

preatoria
11-03-2004, 12:37
532.904 :)

ae1
11-03-2004, 12:49
nasıl okadar uzaga atıyorsunuz teknıgı nedır bızede soyleyın:))

preatoria
11-03-2004, 12:53
ben faul yaparak atıyorum yoksa şimdi tabelaya girmiştim acılan pencerenin en sağ en üst kısmını hedef alarak başla 2-3 adım kala bi yeşillik başlıyo orda lastiği fıtlatmak için hızlan ve odunu geçmeden at ben biraz önce kurallara uygun 443 m atış yaptım bugün talelaya girecem hadi bakalım

ae1
11-03-2004, 13:01
bende 44 metre attım:)) daha yakına atan varmı

artakin
11-03-2004, 13:03
443 ü geçemiyom ya :(

preatoria
11-03-2004, 13:04
ahanda tabelaya girdim reklam yapalım biraz
hissenet 444.008

SunShine
11-03-2004, 13:08
ahanda tabelaya girdim reklam yapalım biraz
hissenet 444.008

Oyun topiğinde oynayın yaa..

Valla sn serdarkus gelir şimdi, hepinizin kafasına birer lastik geçirir. Tubeless, 165/85, 4 mevsim.

Demedi demeyin.. :D

preatoria
11-03-2004, 13:12
sen çok yaşa Sn.Sunshine yıkıldım gülmekten ben kanat ızgara yemeye gidiyorum

artakin
11-03-2004, 13:15
yaw hangi lastikle atıyosunuz :) ?

SunShine
11-03-2004, 13:18
kanat ızgara

thanks to AloneWolf.

AloneWolf
11-03-2004, 13:46
ankarada kinleri almıyorlar ama chestir i gecebilirsen tavuk kanat yersin :)

AloneWolf
11-03-2004, 13:53
http://www.volf.info/hra/tucnak.swf
gunun oyunu
bunun yeni versiyonuda vardı ama şimdilik bulamadım yarın verirrim :)
zavallı penguene fazla vurmayım ama

preatoria
11-03-2004, 13:56
320.9 metre varmı geçen :)

artakin
11-03-2004, 13:59
en fazla 296 okuyo ya :)

artakin
11-03-2004, 14:00
318,7

AloneWolf
11-03-2004, 14:04
320.9 metre varmı geçen :)
yuhh be neyle vurdun hayvana :D

AloneWolf
11-03-2004, 14:06
rekor arkadaşda 324 yapmış ben hilesini buldum
okey ıstakasıyla vurunca 2 misli hızlı gidiyor :D

AloneWolf
11-03-2004, 14:08
http://ozansahin.com/images/penguen.JPG
eheh oeky ıstakası işe yarıyormuş :D

preatoria
11-03-2004, 14:22
süper

serdarkus
11-03-2004, 14:25
Oyun topiğinde oynayın yaa..

Valla sn serdarkus gelir şimdi, hepinizin kafasına birer lastik geçirir. Tubeless, 165/85, 4 mevsim.

Demedi demeyin.. :D


Az mı topik sulandırmıştım.. etme bulma dünyası.

Bugün özellikle fazla ileti göndermemiştim, konsantrasyon bozulmasın diye. Malum, borsa.. 20000..vaww!..çuf çuf!.. ufff!..

İlahlar intikam alıyor.

SunShine
11-03-2004, 14:32
thanks to AloneWolf.

12:33 Yurtiçi piyasada tüketimin artmaması nedeniyle sıkıntı yaşayan tavukçuluk sektörü, Avrupa Birliği'nin (AB) ithalat kapısını açmasını bekliyor. :D

Tavuk üreticileri sana minettar kalacaklar Alone.

AloneWolf
11-03-2004, 14:35
herhalde tavuk lar ı nasıl beleşe getiriyorum zannediyorsun her tarafım reklam oldu reklamcılıkda iyi para varmış be :) hayatı beleşe getiriyoruz

serdarkus
11-03-2004, 14:35
Adamin biri bir bakmış printer'i silik bi sekilde basıyor, hemen teknik
servisi arayip durumu anlatmış. görevli bunun uzerine "Printer'inizin
temizlenmesi gerekiyor olabilir efendim" demis.. "aslinda bunu kullanma
kılavuzunu okuyarak kendiniz de yapabilirsiniz, cünkü biz bu işlem icin 50 $ aliyoruz "

Adam bu duyduğuna hem cok sevinmiş hem de saşırmış.. "patronunuz bu sekilde işe sekte vurduğunuzu biliyor mu?" diye sormuş..

Görevli "Bu zaten patronun fikri" demiş.."insanlar bize getirmeden önce
kendileri tamir etmeye kalktıkları zaman daha iyi para kazanıyoruz"...

SunShine
11-03-2004, 15:54
Ne o, nooldu.. :D

Bakıyorum topiğin sahibi* gelince penguenlere okey ıstakasıyla vuramaz oldunuz. :D


* serdarkus7

preatoria
11-03-2004, 16:08
intemanın speki gelmiş eski bi hesap vardı elimde ıstaka ile onu kovalıyorum işim bitince gelirim

preatoria
11-03-2004, 16:10
alone nasıl yaptın bu sayıyı yaw 300 atış yaptım olmadı 776 cok yüksek

AloneWolf
11-03-2004, 16:49
eheheuh bende bekledim herkes inandı da gecemem diye vazmı gecti
bu oyunda rekor 325 idi bendeki başka versiyonu onda 776 normal 1500 mt lik olanı bile var ama onların siteleri artık açılmıyor bu ekran görüntüü eskiden kalma :D

AloneWolf
11-03-2004, 16:50
ama pengueni yaglarsan ve eline okey ıstakası alıp vurusan olabilirmish :D

preatoria
11-03-2004, 16:58
ıÜüSosyal Adalet

Bundan bir kac on yil önce genç bir Türk isadami Güney Afrika'da is gezisinde. Her sey umdugundan daha basarili ve çabuk gelismis. Sözlesme bile imzalanmis. Dönüsüne tam bir gün var. Büyük sinemalardan birinin önünden geçerken dikkatini "Ghandi" filmi çekiyor. Hani su bol Oscar'li uzun film. Hemen taksiden iniyor ve dogru gisenin önündeki kuyruga. Insanlar tuhaf tuhaf, bakiyorlar genç isadamina:

- Beyfendi, siz yabancisiniz galiba ?

- Evet, nereden anladiniz?

- Burada beyazlar kuyruga girmezler, onlar dogrudan giseye gider biletlerini oradan alirlar.

Adam biraz mahçup, tüm kuyrugu geçip gidiyor giseye. Evet..... beyazlar için ayri bir pencere:

-Iyi günler efendim, bir koltuk rica ediyorum, arkadan ve ortadan lütfen. Gisedeki kiz saskin:

- Beyfendi, siz yabancisiniz galiba ?

- Evet, nereden anladiniz?

- Burada beyazlar, koltukta degil, balkonda otururlar.

- Peki bir balkon lütfen. Adamcagiz, balkonda filmi seyretmeye devam eder etmesine de, Güney Afrika'da bizim sinemalar gibi "Frigo buz, Frigo buz" uzun uzun aralar yok ki; cisi gelir. Etraf karanlik, herkes filmi izliyor, dayanamaz ve ayaga kalkmaya karar verir. Tam kalkacak, yandaki sorar:

- Nereye beyfendi?

- Hiiç... Tuvalete..

- Beyfendi, siz yabancisiniz galiba ?

- Evet, ama nereden anladiniz?

- Burada beyazlar, tuvalete gitmez ki, balkondan asagi iseyiverirler. Adam iyiden iyiye saskin, tek güvendigi etraftaki karanlik. balkonun korkuluklarina dayanir ve tam çisini ederken, asagidan bir zenci seslenir:

- Heeey yabanciii...!!!

Adam iyiden iyiye saskin, karanlikta ve sadece çisinden tanindigi için ürkmüs... asagidaki devam eder:

- Insan sadece birinin kafasina etmez ki, söyle bir serpistirir. Bu memlekette sosyal adalet var, sosyal adalet!...

AloneWolf
11-03-2004, 17:02
:D :D çok iyiydi

serdarkus
11-03-2004, 23:27
.....

ae1
12-03-2004, 12:23
VAN'da bir eczacı geçen hafta Sayısal Loto kuponunda aynı rakamları 8 kolona da yazarak 5 tutturdu.


2-13-21-24-30-33 olan Sayısal Loto sonuçlarına göre 24 yerine 49 yazdığı için 6'yı kaçıran talihli, Türkiye'de bir kuponun 8 kolonuna da aynı rakamları yazarak 8 defa, 5 tutturan tek kişi olarak tarihe geçti. Talihli eczacı, bildiği her 5 için 725 milyon 250 bin liradan toplam 5 milyar 802 milyon lira kazandı.

SunShine
12-03-2004, 20:27
Böyle bir anı yakalayıp, resimlediğim için kendimi mutlu hissediyorum.

Eski forumda KoC topiğinde de 1000. yazıyı ben yazmıştım. ( Ahhh ulen folbre :D )

Hisse.net'in tarihi anlarını yakalarsam buraya yazacağım.

Hoşgeldiniz sn YİĞİT.

Saygılarımla.

serdarkus
12-03-2004, 23:36
Böyle bir anı yakalayıp, resimlediğim için kendimi mutlu hissediyorum.

Eski forumda KoC topiğinde de 1000. yazıyı ben yazmıştım. ( Ahhh ulen folbre :D )

Hisse.net'in tarihi anlarını yakalarsam buraya yazacağım.

Hoşgeldiniz sn YİĞİT.

Saygılarımla.

Bunu yakalayıp "Günün binincisi" olarak geçmeyi düşünmüştüm, yakalarım diye umuyordum.
Bilgisayarı açtım, 1004 gördüm, üzüldüm derken..
Teşekkürler sn.SunShine..

SunShine
13-03-2004, 13:03
http://www.hurriyetim.com.tr/displayimage/0,,119037,00.jpg


Dünyanın en şanslı ninesi


Norveç'te dağdan koparak 600 metre düşen her biri 500 tonluk iki dev kaya, 86 yaşında bir ninenin yaşadığı evi mucizevi bir şekilde ıskaladı.

ÇAM ağaçları arasında, biblo gibi, bembeyaz boyalı ahşap evinde mutlu, huzurlu bir yaşam sürmekte olan Seigred Uglehus (86) önceki gece müthiş bir gürültüyle uyandı. Ne olduğunu anlayabilmek için pencereden baktığında 500 tonluk iki kayanın evinin iki tarafında durduğunu farketti. Yakınlardaki bir zirveden kopan iki dev kaya, 600 metre düştükten sonra, mucizevi bir şekilde Uglehus'un evinin yanı başında durmuş.

Kornişler çıktı

Uglehus'un sarsılan evinde sadece birkaç çanak, çömlek kırıldı, dantel perdelerinin kornişleri çıktı. Mutlak ölümden dönen Uglehus dışarı çıkınca birkaç metre ötedeki bir garajın yerle bir olduğunu farketti. Yolun kapanmasına yol açan kayalardan evinin kurtulması tam anlamıyla bir mucizeydi. Şoka giren Uglehus ertesi geceyi bir arkadaşının evinde geçirmeyi yeğledi.

preatoria
13-03-2004, 13:38
Ben seni hiç sevmedim ki !



Ben senin FB'yi yenebilme ihtimalini sevdim

2000 li yıllarda çöküşünün ibretini

FB'den 7 yiyebilme ihtimalini sevdim





Ben seni hiç sevmedimki

Ben senin stad yapabilme ihtimalini sevdim

Ya da Sarıgülün stad yaptırabilme ihtimalini,

Eski açık 6 desene filminin vizyondan kaldırılması

Sahip som un filmin kralını vizyona sokmasını sevdim...



Ben seni hiç sevmedimki

Ben senin intertotoya katılabilme azmini sevdim

Her ne kadar arkanda ulusoysuz,Ağar'da olsa

Fatoş terimin gençleştirme operasyonu ağır da kalsa

Bülo,frank,baliç gitsede arifin kalabilme ihtimalini sevdim



Ben seni hiç sevmedimki

Ben senin Chelsea'dan 5 yiyip,avrupa fatihi FB'den 6 yiyipte

Türkiyede en büyük olabilme ihtimalini sevdim

Fatih terimin tikli gözünü,

Canaydının feir pılay sözünü

De boer un asistlerini,olimpiyatın kavislerini,abdurrahim öküzünü

Klubünün cadde de gs store açma ihtimalini,ülküsünü,

Taraftarının altıyolda sevinç gösterisi yapabilme içgüdüsünü,



kısacası ben seni hiç sevmedimki

BEN EZELİ REKABETİN,EZELİ EĞLENCEYE DÖNMESİNİSEVDİM

camarors
13-03-2004, 20:58
Batman`da CHP lokalinin açılışı, imamın yaptığı dua ile açıldı. CHP`nin Batman başkan adayı, ``29 Mart sabahı mutlak zafer CHP`nin olacaktır. Cenab’ı Hak Partisine oy verin`` dedi.

28 Mart seçimlerine hazırlanan muhalefet partisi yöneticileri, Batman`da seçim lokalinin açılışında kendisini Cenab’ı Hakkın Partisi olarak ifade etti ederek seçmenlerden oy istedi.

Batman da CHP adına seçimlere katılacak olan Bedrettin Ekmen seçim bürosunun açılışına davul zurna eşliğinde geldi. Ekmen. aday tanıtım töreninden sonra yaptığı konuşmada: ``Biz CHP olarak tavana değil tabana güveniyoruz. 29 Mart sabahı mutlak zaferin CHP`nin olacaktır.Cenabı Hak Partisine oy verin`` dedi.

Ekmen`in konuşması sonrasında gerçekleştirilen lokal açılışı için ise önce bir imam çağrıldı ve imam öncülüğünde dua edildikten sonra lokalin açılış kurdelası kesildi.

Kaynak: Haber7

serdarkus
14-03-2004, 00:11
Babylon Sözlük programı

İngilizce-İngilizce
İngilizce-Türkçe
ve diğer dillere
Bilgisayarda, herhangi bir programda, herhangi bir kelime üzerinde iken, mausun tanımladığın butonuna bastığında, kelime karşılığı karşında.
Basit ve pratik.
(Bir dergi CD sinden yükledim-trial versiyon)

kumralada
14-03-2004, 07:46
Tanri; Hz.Musa, Hz.Isa ve Hz.Muhammed'e kadinlar arasindan kendi
cemaatlerini ayirmalarini istemis.
Önce Musa atilmis ve içlerinden en zekilerini, en açikgözlerini
seçmis.
Sonra Isa vakit kaybetmeden en güzellerini kendi cemaatine
ayirmis.
Sira Muhammed'e gelince geride kalanlara söyle bir bakmis ve
bezgin bir sesle:
"Örtünün" demis, "örtünüüünnn.........." :)

gevezee
14-03-2004, 20:21
sevgili günlük
içimden bir ses aya gidilecek, roma bölünecek falan diyor. hatta
ikiz kuleler yakılacak diyor, ama ben ikiz kulelerin ne
olduğunu bile bilmiyorum. hayırlısı olsun...(1550, nostradamus)

sevgili günlük,
senden başka derdimi anlatabileceðim kimse yok! alt tarafı bir
elma ya!
bir elma kadar degerim yokmuş. (adem)


sevgili günlük,
bu yaz dayımın çiftliğine karga kovalamaya gitçekmişim, sınıftan
biri duysa tüm okula yayılır diye ödüm patlıyor ya...
(1891, selanik mustafa kemal)

sevgili günlük,
bir yemin ettim ki dönemem. (hipokrat)

sevgili günlük,
aramızda kalsın ama, bizim stajer monica var ya, taş gibi
şerefsizim! şeytan diyor, at şunu oval ofise, kim nereden duyacak ki!
(2000, bill clinton)

sevgili takvim,
yarın beni başbakan yaptılar. ben de ankaraya liman yaparak
millete olan borcumu ödeteceğim. ama çok yoruluyorum. hatta
yorgunluktan sürekli
hasülüsas, hasülünas, hasülas, hasünilas, has...
(2001, çiller)


sevgili günlük,
bugün çocuklara hediyeler dağıttım. (31 aralık, noel baba)

sevgili günlük,
bugün hava bulutlu. yağmur çiselicek galiba. romatizmalarım azdı.
uzun sürmese bari. (nuh)